BAŞKANDAN

Yeni hikayeler yazma zamanı

Ülkemiz 24 Haziran’da belki de tarihinin en önemli seçimlerinden birisini gerçekleştirdi. Büyük bir demokratik olgunlukla geçen seçimlere halkımızın %87 oranında bir katılım göstermesi Türkiye ve Dünya demokrasi tarihine geçecek önemli bir gelişmedir. Batılı ülkelerde gerçekleşen seçimlere yüzde ellilerde dahi katılım zor sağlanırken milletimiz demokrasiye olan inancını sandık başına giderek göstermiştir. Ülkemizin ulaştığı demokrasi seviyesini görmek ve göstermek adına bu oranın önemli bir gösterge olduğu kanaatindeyim.

Yine 24 Haziran’da gerçekleşen seçim yoluyla ülkemiz yepyeni bir sisteme de geçiş yapmış oldu. Bürokrasinin azalacağı, daha pratik bir yönetimin hayat bulacağı ve güçler ayrılığı ilkesinin daha akılcı bir biçimde uygulanacağı özgün bir yönetim biçimine geçiş yapmış olduk. Artık kararların daha hızlı alındığı ve alınan kararların ivedilikle uygulamaya alınacağı aktif bir süreç bizleri bekliyor. Sivil toplum kuruluşlarının daha etkin ve belirleyici rol alacağı bu yeni süreçte sorunlarımıza efektif çözümler bulma adına oldukça verimli bir dönem yaşayacağız. Özellikle yıllar yılı süren seçimlerle yorulan ülkemiz ekonomisi geleceğini şekillendirme adına yüklerinden kurtuluyor. Hızla değişen ve dönüşen gelişmeler karşısında anlık reaksiyonlar gösterebilecek öngörülebilir bir sistem bizleri bekliyor. Bilhassa biz işadamlarının olmazsa olmazı olan istikrar, bu yeni sistemle birlikte ülkemizde kalıcı hale geliyor. Yerli sanayici ve iş insanlarının yanı sıra yurtdışı yatırımcıları da ülkemize çekecek bu stabil yapı ülke ekonomisinde adeta vites yükseltecektir.

Ortak akıl ve uzlaşı kültürü kuşkusuz demokrasiler adına önemli kavramlardır. Başkanlık sistemine geçerken, ülkemizdeki parlamenter yapının da güçlendiğini belirtmekte yarar var. Bu yeni sistemde parlamento hak ettiği değere ulaşırken, özünde yasama ve yürütme başlıkları birbirinden ayrılmaktadır. Bu da yönetimsel anlamda ülkemizi güçlendirecek, demokratik açındansa daha katılımcı bir yapı oluşturacaktır. Tanzimat döneminden bugüne belki de ilk defa bu denli istikrar temelli, demokrasi odaklı ve pratik işleyen bir yönetimle tanışmış olduk. Genç ve dinamik nüfusu, sıçramaya hazır ekonomik altyapısı, askeri, siyasi ve kültürel nüfuz gücü ile geleceğin ülkemiz adına parlak olduğunu söylememiz mümkün.

Artık zaman seçim sürecinde yaşanan gerginlikleri, atışmaları ve tartışmaları geride bırakma ve geleceğe yürüme zamanıdır. Bizler tüm fertleri ve değerleriyle koca bir ülke, hep birlikte Türkiye’yiz. Her bir insanımız değerli, her vatandaşımız olabildiğince kıymetlidir. Geleceğe kol kola, omuz omuza yürüyecek ve bin yıllık kardeşlik hukukumuzun destanını hep birlikte yazacağız. Ülkemiz belki de tarihinde görülmemiş bir fırsatla karşı karşıyadır. Bu dönemde ortaya koyacağımız başarı hikayesinin koşulu kardeşlik, dayanışma ve çok çalışmadır.

Sanayiciler olarak bizler çalışmaya, yatırıma, istihdama ve her zamankinden fazla ter akıtmaya talibiz. Yeter ki ülkemiz gereksiz gündemler ekseninde enerjisini, zamanını ve gücünü boşa harcamasın. Odaklanmamız ve çözmemiz gereken sayısız sorunlar var. Millet olarak bu zorlu sorunları aşacak güç, inanç ve iradeye sahibiz. Kalbimiz bir attıkça, yüreğimiz bir çarptıkça önümüzde duracak bir set yoktur ve olamaz. Bu ülke ve bu millet, tarihi boyunca mazlumların duasını almış, her zaman onların yanında yer almıştır. Dünyadaki eşitlik ve adalet adına daha yapacak çok işimiz olduğunu biliyoruz. Bu yüzden her zamankinden fazla çalışmalı ve yorulmalıyız. Değişen dünyada ülkemizin hak ettiği yere ve değere ulaşması adına var gücümüzle çaba sarf etmeliyiz. Hazır olalım; ülkemizin büyüme hikayesi yeniden başlıyor.

Tarihimiz boyunca kardeşliğimizi, birliğimizi ve beraberliğimizi bozmak isteyen, bizi yıkıp yok etmek isteyen birçok hain, ruhunu şeytana satmış birçok alçak olmuştur. Özellikle 15 Temmuz sürecinde bu hainler karşısında ülkemiz ve milletimiz büyük bir badire atlatmış, gecenin sabahında ise tarihe geçecek bir efsane yazmıştır. Batı’nın görmezden geldiği bu efsanenin adı elbette ki 15 Temmuz Destanı’dır. Rabbim ülkemize bir daha böyle acılar yaşatmasın. Bu vesileyle tüm şehitlerimizi rahmetle anıyor, ailelerine sabır ve başsağlığı, gazilerimize ise şifalar diliyorum. 

Yeni dönemin ülkemiz ve milletimiz adına hayırlar getirmesi dilek ve temennisiyle saygılar sunuyorum.

 Gıyasettin Eyyüpkoca

Bu Haberi Paylaş: