BAŞKANDAN

Tarihi Yeniden Yazmak

Yeni yılın bu ilk günlerinde geçmişe dönüp zamanı şöyle bir irdeleyelim. Dünya tarihi bugüne değin ne acımasız liderler, katiller ve ne azgın firavunlar gördü kim bilir! Bizler bile şu kısacık ömrümüzde ne amansız savaşlara, insanları hunharca öldürebilen ne gaddar katillere şahit olduk. İnsan olarak ümidimizi korumakta zorlandığımız zamanlar çok oldu. Dünya’da hukuk ve adaletin ayaklar altına alındığını defalarca gördük, üzüldük, kederlendik, iç geçirdik. Zalimlerin insanlığı hunharca aşağılamasına, en dayanılmaz vahşet ve acımasızlıklara tanık olduk. Çoğu zaman insanlığımızdan utandık, hiddetlendik, sustuk. Ama zaman geçtikçe gördük ki, ne Dünya bu zulümleri yapanlara yar oldu, ne de mazlumun ahı yerde kaldı! Kısa zaman içinde o derin karanlıklar aydınlandı, zulüm yerle yeksan oldu, insanlık tekrardan filizlendi.

    Yeni yıla girerken yine birçok coğrafyada acılar, mazlumların yüzüne yansıyan dayanılmaz sancılar var. Dünya gitgide büyüyen sığ bir kutuplaşmanın eşiğinde. Batılı ülkelerin kurduğu düzen yavaş yavaş çatırdıyor. Sömürge üzerine kurulu asalak yapıların miadı dolmak üzere. Kardeşi kardeşe küstüren, sonra silah satıp kırdıran ve akabinde ülkeleri zapturapt altına alan ahlaksız sistemin sonuna yaklaşılıyor. Uzak Doğu ve Avrasya Bölgesi küresel anlamda yeni oyuncular olarak pastayı paylaşma niyetindeler. Bu istek ve değişen dengeler gürültülü bir kırılmayı da beraberinde getirecektir. Sermaye el değiştirirken teknoloji, bilim ve sanayide global bir kayma görülüyor. Yeni nesil düşünüyor, tasarlıyor ve hızlıca uygulamaya geçiyor. Batı’nın paniğe kapılması ve ticari anlamda içine kapanma refleksi buradan ileri gelmekte. Yüz yılı aşkın bir süredir gücü elinde bulunduran şımarık aktörler bunu yitirmenin kabusuyla sık sık uyanıyorlar. Çalışmadan ve tek bir damla alın teri dökmeden mazlum halklardan çaldıkları petroller ve madenler artık kendi halklarına da huzur vermiyor. Zenginlik ve refaha ulaşmak için her yolu mubah gören zihniyet artık kaygılı. Batı’daki şanslı elitler haksızlığa uğrayan yığınların çığlığına kulaklarını tıkayamıyorlar. Özetle mazlumun ahı yerde kalmıyor, zulüm ile abat olunmuyor.

    Bu eksende Türkiye’nin önünde tarihi bir fırsat var diyebiliriz. Kıtaları birbirine bağlayan köprü diyebileceğimiz Türkiye, değişen dengelerin de vazgeçilmezi olmaya hazırdır. Gelişmiş sanayi gücü, coğrafi konumu, kültürel alt yapısı ve genç nüfusuyla ülkemiz 21.yüzyılın yıldızı olmaya adaydır. Ürettikçe büyüyecek, büyüdükçe güçleneceğiz. Türkiye bölgesinin en dinamik, en stratejik ve en önemli ülkesidir. Onsuz kurulan oyunlar ve düzenler yok olmaya mahkumdur. Türkiye olarak bölgemizde özlenen kardeşlik iklimini ve dayanışmayı sağlayacak, bulunduğumuz coğrafyaya kan yerine barışı, gözyaşı yerine tebessümü ve umudu inşa edeceğiz. Bu noktada ülkemizin yarınlarına inanalım, kendimize güvenelim ve daha çok çalışıp gayret edelim.

    Her yeni yıl yeni bir başlangıç demektir. Yeni başlangıçlar yeni umutları da beraberinde getirir. Geçmişin karamsarlığına perde çekmeli ve inançla, cesaretle geleceğe yürümeliyiz. Başarının temelinde kendine güven yatmaktadır. Başta bizler ülkemize ve gençliğimize güvenmeli, şecaat ve sabırla yürümeliyiz. Unutmayalım; bu ülkenin temelleri çelik gibi sağlamdır. Her bir karış toprağı şehit kanlarıyla sulanmıştır. Bu millet her daim mazlumun yanında olmuş, bir lokma ekmeğini onlarla bölüşmüş hatta gerektiğinde düşünmeden canını bile vermiştir. Bu asil vatan, memleket aşkıyla yanan bir halkın sefalet içindeki direnişiyle ve mukaddes canlarıyla kurulmuştur. İşte bu yüzden bizler bir ve beraber olursak yolumuza ne çıkarsa çıksın aşar, bentleri yıkar geçeriz. Bu engin tufanın önünde ne bir set durabilir ne de bir engel. Bize karşı yazılan tarihi bozar, tekrardan yazarız. Kurulan bu vahşi oyunu yıkar, barışı ve adaleti tekrar be tekrar inşa ederiz. Ne yorulur, ne bıkar, ne de usanırız. Sabırla, inançla ve metanetle dağları aşar, hedeflerimize ulaşırız.

    Bu dilek ve temennilerle yeni yılın size, sevdiklerinize ve ülkemize sağlık, huzur ve refah getirmesi temennisiyle saygılar sunuyorum.

    Gıyasettin Eyyüpkoca

Bu Haberi Paylaş: