BAŞKANDAN

Geçmiş, Bugün ve Gelecek Yansımaları

Zaman... Durmaksızın akıp giden tarifi imkansız bir mefhum bizler için. Karşı konulamayan, durdurulamayan esrarlı bir tren sanki. Bu kurşuni gerçeklik geçmişin üzerini usulca örterken, 365 günün sonunda elimizde sadece acı ve sevinç tortuları kalmakta. Hayatın ta kendisi gibi... Tıpkı onun gibi yaşanmış ve unutulmuş resimler, silik hatıralar geride kalanlar. Ama yine de “Uyan! Önüne bak!” diyor hayat. “Geçmişi yeniden yazamazsın ama geleceği inşa edebilirsin!” diye haykırıyor bizlere. Dün geride kaldı. Yarın ise meçhul. O zaman bu gerçeğin anahtarı bugünü doğru yaşamaktan geçiyor. Günü olması gerektiği gibi hakkını vererek yaşamaktan!

Evet, bir yılı daha geride bıraktık.  Acısıyla, tatlısıyla geçti gitti. Bazen üzdü bizi, bazense mutlu etti ama bitti. Şimdi önümüzde koca bir yıl var. Zihinlerimiz yeni umut ve beklentilerle yüklü. Hedeflerimiz, hayallerimiz büyük. Laleli’yi dünyanın sayılı moda merkezlerinden birisi haline getirmek için yapacak daha çok işimiz var. Bu bir rüya ya da ütopya değil elbette. Aksine gerçeğin ta kendisi. Yeter ki bizler bugünü gerektiği gibi yaşayıp geleceği doğru okuyalım. Dünya küçülüyor, dengeler değişiyor. Hiçbir şey eskisi gibi değil. Yeni dünya düzeninde şartlar ve kurallar baştan yazılıyor. Geçmişin devleri artık güçlerini paylaşmak zorundalar. Ülkemiz oyunun içinde bende varım diyor. Bu noktada bizler çok hassas ve özverili olmalıyız. Taşları doğru oynarsak gelecek nesillerimizi parlak ufuklar beklemekte. Muhakkak ki sorunlarımız vardır. Çözülmesi gereken birçok problemimiz olması gayet doğaldır. Ama bu zehrin panzehri olan irade ve kararlılık yine bizlerde mevcut. İnanır ve çabalarsak hepsini aşmamız mümkün. Genç ve dinamik bir ülkeyiz. Geçmişi şanlı bir milletiz. Tarih sayfalarını yırtıp atmış, yeniden yazmış bir neslin torunlarıyız. Bunu bir daha başarabiliriz. Toplumu oluşturan yegane unsur her zaman bireyler olmuştur. Bizler ferdi olarak gayret eder, toplumsal anlamda bir ve beraber olursak yanı başımızda donarak ölen bebekler artık üşümeyecek, onları yitiren anaların gözyaşları dinecektir. Gönüller kardeşlik ruhu ile çarpacak, özlediğimiz güzel günler geri gelecektir. Buna ancak özümüzü oluşturan o inanmış ve paylaşımcı ruh ile ulaşabiliriz.  Bu bilinç bizlerde olduğu sürece üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir sorun olmayacaktır.

Bu istek ve arzuyla Aralık ayı içerisinde gerçekleştirdiğimiz arama konferansımız, bizlere Laleli adına yepyeni fikir ve önerileri tartışma ve paylaşma imkanı sundu. Gerçekçi ve bir o kadar da verimli geçen toplantılarda Laleli’nin sorunlarını konuştuk, çözüm yolları aradık. Hedeflerimizi gözden geçirip gelecek planlarımızı şekillendirdik. Kısa ve uzun vadede sonuçlarını almayı umduğumuz birçok projeyi detaylarıyla irdeledik. Sonuçta fark ettik ki her yapılan iş, her faaliyet bizlere yepyeni bir kapı açıyor, ilerletmemiz ve geliştirmemiz gereken bir süreci başlatıyor. Bu noktada emek harcamaya, akıl ve alın terimizi akıtmaya devam edeceğimizden emin olabilirsiniz.

Sözlerimi sonlandırırken, 2014 yılının ülkemiz ve dünya için huzur ve refah adına yepyeni bir milat olmasını, kabuk tutmuş yaralarımızın iyileşmesini ve el ele vererek yaktığımız kardeşlik ateşinin sevgiye ve barışa susamış gönüllerimizi ısıtmasını diliyor, saygılar sunuyorum.

Giyasettin Eyyüpkoca

Bu Haberi Paylaş: