BAŞKANDAN

Biz Olmayı Başarabilmek...

Kalitede sıfır hata ve toplam kalite kavramlarının önde gelen savunucularından Philip B. Crosby “Müşteri anlamak zorunda değildir. Müşteri müşteridir.” der. Ona göre kalite, algılanan mükemmellikten öte ihtiyaca uygunluğu ifade etmektedir. Bu anlayış, bir ürün veya hizmetin sağlanış metodunun dışında kalan alışılagelmiş kalite tanımlarından farklı bir bakış açısını içermektedir. Tanıma göre kalite, bir müşterinin tüm beklentilerini anlamaya odaklanan ve bütün organizasyonu bu beklentileri karşılamaya yönlendiren stratejik bir yaklaşımı ifade etmektedir. Kalite kavramına bu şekilde dışarıdan (müşteri gözüyle) bakmak esas hedeflerin saptanabilmesinde, içeriden bakmak ise saptanan hedeflere göre daha gerçekçi ve zorlayıcı olması hasebiyle daha avantajlı görülmektedir.

Bu akademik terim ve tanımlara değinmemin sebebi, Laleli’nin farkında olarak ya da olmayarak ulaştığı uluslararası normların gerçekleşen vizyonunu anlatmak istememdir. Laleli’de var olan resmin bütününe baktığınızda uzun yıllara dayanan ve müşteri isteklerini çok iyi algılayıp uygulamaya koyabilen bir anlayış göreceksiniz. Hizmet ve ürün gamasında mükemmelliği hedefleyen ve bunu büyük oranda yakalamış böyle spesifik bir bölgenin başarılı olması elbette ki kaçınılmaz olacaktır.  Bugün misafir ve müşterilerimizin kendilerini evinde gibi hissetmelerinin temelinde yatan gerçek de budur. Bahsettiğimiz müşteri odaklı hareket etme anlayışının oluşması muhakkak ki belirli bir zaman, kaynak ve efor gerektirmektedir. Ayrıca süreç içerisinde yaşanan krizler, sekteye uğrayan devamlılık gibi negatif faktörler de işin içine girince bu oluşumun kıymeti daha iyi anlaşılabilir. Özellikle ülke ekonomisi, tanıtımı ve gelişimi açısından değerlendirildiğinde Laleli’nin tüm kurumlar tarafından özel ilgi ve alaka görmesi gerektiği önemli bir gerçektir. Bu minvalde Lasiad olarak bizlerin gerçekleştirdiği tüm proje, faaliyet ve organizasyonların esasında Laleli’nin şahsına münhasır olan bu nadide kimliğini korumak ve geliştirmek odaklı olduğunu söylemek de mümkündür. Global anlamda yaşanan tüm jeopolitik ve sosyoekonomik reaksiyonlara rağmen bu ilerleyişin süreceğinden kesinlikle şüphem yoktur.

Bildiğiniz gibi uzun süre devam eden gösteriler sonrasında çıkan olaylar ve ardından Ukrayna-Kırım-Rusya hattında yaşanan siyasi kriz, bu pazarlarla ciddi ilişkiler içerisinde bulunan bizleri tedirgin bir bekleyişe itmiş oldu. Tüccar ve sanayicinin her zaman olduğu gibi sakinlik ve itidalden yana olma kuralını bu durum için de zaruri bir gerçeklik olarak görüyorum. Ayrıca Laleli ve ülkemiz açısından önem arz eden bu iki komşu ülkenin arasındaki suların kısa sürede durulmasını ve bölgesel kalkınmamızın geçmişte olduğu gibi hep birlikte sürmesini ümit ediyorum.

Geriye dönüp baktığımızda, 2014 yılı yerel seçimleri ve Ağustos ayında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimi ile önümüzdeki yıl gerçekleşecek olan genel seçimler ülkemiz için daha şimdiden gergin bir sürece girdiğimizin sinyallerini vermiş oldu. Halbuki tüm bu seçimler, halklar adına demokrasinin bayram ve şenlik günleri olarak görülmelidir. Seçimler, halkın iradesinin net bir şekilde ortaya koyulduğu ve milletin, kendisini idare etmesini istediği kişi ve kurumları yine bizzat kendisinin seçtiği cumhuriyetin en temel unsurlarındandır. Böyle güzel bir günün tüm yurttaşlarımızı geren ve yaşanmasını istemediğimiz görüntülere sahne olan bir evreye dönüşmesi bizleri gerçekten üzmektedir. Dünyada özellikle gelişmekte olan ülke ekonomilerinin zor bir dönemeçten geçtiği şu dönemde herkesin sağduyu içerisinde ve empati yaparak birbirini anlamaya çalışması sanırım ülkemiz ve bizlere umut bağlamış toplumlar için elzemdir. Kültürel farklılıklarımız bizleri ayıran, bölen, birbirine düşman eden değil bizleri birleştiren, zenginleştiren bir araya gelip kol kola geleceğe yürümemizi sağlayan pozitif etkenler olarak görülmelidir. Bizler gerçekten biz olmayı ve kendimiz gibi davranmayı başarabilirsek üstesinden gelemeyeceğimiz güçlüğün, aşamayacağımız zorluğun olmadığını düşünüyorum. Toplumumuzda bu anlayış ve karşılıklı saygı-sevginin var olduğuna canı gönülden inanan birisi olarak geleceğe umutla bakıyor, bu seçim sürecinin evlatlarımızın yaşamlarını çalan değil, onların geleceğini inşa eden mutlu ve huzurlu bir dönemin mihenk taşı olmasını dileyerek hepinize saygılar sunuyorum.

Giyasettin Eyyüpkoca

Bu Haberi Paylaş: