BAŞKANDAN

Sayıların Söylediği Gerçekler

Rus rublesinin 2014 yılı değer kaybı yaklaşık %76’ydı. 2015 yılında ise bu kayıp %22’leri buldu. Sadece bu yılı ele aldığımızdaysa gün itibariyle %16’lık bir değer kaybı söz konusu. Yani 1 Ocak 2014’ten bugüne Amerikan doları Rus rublesi karşısında nerdeyse 2,5 kat değerlenmiş oldu. Bu da Rus halkının satın alma gücünün 2014 öncesine göre 2,5 kat azaldığı anlamına geliyor. Daha basit açıdan bakarsak 15.000 ruble aylık maaş alan bir Rus vatandaşı 2014 öncesinde bu parayla 441 $ alabiliyorken bugün sadece 176 dolar alabiliyor. Özetle tarihi komşumuz ve en önemli pazarlarımızdan olan Rus halkı bu iki yıl içerisinde ciddi anlamda fakirleşmiş oldu.

Tüm bu istatistiksel veri ve ölçekleri doğru okumak ve anlamak gerek. Siyasi anlamda ciddi bir kriz yaşadığımız Rusya bizlerin ajandalarında on yıllar boyunca büyük ve potansiyel bir pazar olarak yerini aldı. Birçok işadamımız Rusya’nın farklı bölgelerinde ve farklı sektörlerde ciddi ve kalıcı yatırımlar yaptı. 4,5 milyona yakın Rus turisti ülkemizde ağırladık, vizeleri kaldırıp iki ülke vatandaşlarını kaynaştırdık, halklar arasında azımsanmayacak sayıda evlilikler oldu, Rus firmaları ülkemize yatırımlar yaptılar, gaz aldık, petrol aldık, en üst düzeyde işbirliği toplantıları düzenleyip çok büyük çapta işler yaptık. Ancak bugüne baktığımızda yaşanan politik etkenler bu iki dost ve müttefik ülkeyi ayrım noktasına getirdi. Kuşkusuz siyaset ve stratejik gerçekler fazla müdahil olabildiğimiz unsurlar değildir. Ancak görülmesi gereken bir gerçek var ki yıllar yılı ticaret yaptığımız Rusya Federasyonu alım gücü ve tüketim kapasitesi anlamında bizlerin bildiği eski Rusya değil.

Özellikle ekonomisini ve gelirlerini petrol çıpasına dönük enerji merkezli dizayn eden bu ülkede, 144 dolardan 28 dolarlara inen petrol fiyatları ekonomiyi hem kamusal bütçe dengeleri hem de özel sektör harcamaları yönünden negatif olarak etkilemekte. Rusya’nın döviz rezervleri azalırken enflasyon üzerindeki belirsizlik gün geçtikçe artmakta. Bilhassa Laleli gibi yıllar yılı bu pazarlarla ticaret yapan emsalsiz bir bölgenin mensupları olan bizlerin bu gerçeği bilmesi ve buna göre planlamalar yapmasının önemli olduğu kanaatindeyim.

Dünya gün geçtikçe küçülüyor. İletişim ağları güçlenirken, uzaklar yakın olup mesafeler ortadan kalkıyor. Bulunduğumuz lokasyon itibariyle gücümüzün ve değerimizin farkında olmalı ve tüm dünyayı kendimize hedef seçmeliyiz. Pazarların önündeki bariyerleri ancak ticari girişimler sonucu elde edilecek kazanımlar ortadan kaldırabilir. Bunun için de hızla harekete geçmeli ve birlik güdüsü içerisinde etkili bir aksiyon ortaya koymalıyız. Bizler İTO ile birlikte yürüttüğümüz Afrika açılımı çerçevesinde 5 etapta tüm Afrika’yı dolaşmayı planlıyoruz. Yapılacak bu Road Show ile yepyeni pazarlar bulmayı ve ihracatımızı arttırmayı hedefliyoruz. Bildiğiniz gibi dünya sürekli değişiyor. İran’a uygulanan yaptırımların kalkması da bölgemizin vizyonunu baştan aşağıya değiştirecek bir başka gelişmedir. İşadamlarımız bu faktörü mutlak surette dikkate almalı ve planlarını bu yönde yapmalıdırlar.

Günün konjonktürel zorluklarının gelecek yarınlara ışık tutması ümidiyle sizleri saygıyla selamlıyorum.

Giyasettin Eyyüpkoca

Bu Haberi Paylaş: