BAŞKANDAN

Değişim, Dönüşüm ve Yeni Dengeler

“Değişmeyen tek şey değişimdir” derler. Bu kavramı her birimizin zihnine kazıması ve onunla yaşaması gerekiyor. Bölgemizin geçmişine bakarsak bu dönüşümü daha rahat görebiliriz. Müşteri profili sürekli değişen Laleli, gerek fiziksel ve görsel anlamda gerekse de anlayış olarak kendisini sürekli çağa uydurmayı becerebilmiştir. Bu yüzdendir ki aradan geçen on yıllara karşın Laleli ilk günkü canlılığını ve gelişimini durmaksızın sürdürebilmektedir.

Geleceğe yön vermenin ve büyümenin yegane yolu bireylerin ve kurumların kendisini sürekli yenilemesinden geçmektedir. Ticaret ve yöntemleri oldukça değişken ve dinamik bir haldeyken, geçmişin birebir sürdürülen satış mekanizmaları birçok yönden yerini teknolojiye ve çağcıl iletişim yöntemlerine bırakmıştır. Zamanın en büyük maliyet olduğu gerçeğinden hareketle müşterilerin seyahat, konaklama ve zaman maliyetlerini fazlasıyla dikkate aldığı bir dönemden geçiyoruz. Rekabetin gitgide küreselleştiği bu ortamda kazançlı çıkabilmek şüphesiz maliyetleri minimize etmekten geçmektedir. Alıcılarımız ve misafirlerimiz bu anlamda oldukça hassas ve seçici davranmaktadırlar. Bu durum bizleri teknolojiye, iletişime ve yenilikçi sunum yöntemlerine daha fazla yatırım yapmaya itmeli, kendimizi bu noktada sürekli ilerletmeliyiz. İşletmelerimiz ürün ve mağaza gruplarını bu tür altyapı yatırımlarıyla desteklemeli ve hizmet odaklarını geliştirmelidir. Bu durum bizler için dezavantaj gibi görülse de bu sistemi oturtmayı başaran firmalarımızın yalnızca geleneksel pazarlar yerine dünyanın her noktasına satış yapabilecek kabiliyete haiz olacakları kesindir. Bundan yıllar evvel ülkemize ve bölgemize nerdeyse haftada birkaç kez gelen müşterilerimiz hazırladığımız yeni koleksiyonlara artık küçük bir cihazla ulaşabilmekte, tüm gelişmelerden anında haberdar olabilmektedirler. Değişim ve dönüşüm dediğimiz şey de esasında budur. Bir sistematik yapının aynı sonuca bambaşka bir metotla varması durumu Laleli’nin yani bizlerin ticari perspektifine doğrudan etki etmiştir. Unutmamalıyız ki bu değişim asla nihayet bulmayacak ve önümüzdeki yıllarda bu yöntemler yerini daha hızlı ve efektif işleyen bambaşka yöntemlere bırakacaktır. İşte bu yüzden başarı ve kazanç, ancak günü ve geleceği doğru okuyan firmaların değişime entegre olmasıyla ortaya çıkmaktadır. Kendisini her anlamda yenileyen ve yatırımlarını sürdüren firmalar küresel gelgitlere karşın gelişimini ve büyümesini aralıksız sürdürebileceklerdir.

Bu değişim bölgesel ve ticari bazda olduğu gibi küresel anlamda da kaçınılmaz bir biçimde ilerlemektedir. Anbean değişen dengeler, büyüyen ülkemizin önemli aktörlerden birisi olacağı bu yeni sisteme dirense de yeni çağın geçmişten farklı olacağı açıktır. İkinci Dünya Savaşı’nın Soğuk Savaş ortamında oluşturulan küresel sistem artık çatırdamaktadır. Sürdürülmesi imkansız bu yapı, dünyanın geleceğini birkaç gücün hegemonyasına bırakmışken yeni çağda Türkiye gibi ülkeler kangrene dönüşmüş olan bu oyunu bozacaklardır. Adaletsiz, acımasız ve güçlülerin çıkarlarına hizmet eden bu sistemin revize edilmesi ve çok sesliliğin ön planda olduğu yepyeni bir düzenin kurulması elzemdir. Aksi halde dünyaya huzur ve sükunetin yerleşmesini beklemek hayalcilikten ibarettir. Hedeflerine doğru sağlam ve emin adımlarla ilerleyen birlik-beraberlik içindeki bir Türkiye, umuyorum ki bu yeni düzende hak ettiği yere ulaşacaktır.

Bu dilek ve temennilerle sizleri selamlıyor, geleceğin ve güzel yarınların umuduyla saygılar sunuyorum. 

Giyasettin Eyyüpkoca

Bu Haberi Paylaş: