ekonomi HABERLERi

Standard Post with Image

'Türkiye'ye gelen doğrudan yatırımlar yüzde 13,1 artarak yaklaşık 13 milyar dolara çıktı'

Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Arda Ermut, "Geçen yıl dünyada doğrudan yatırımlar yüzde 13 azalışla 1,3 trilyon dolar seviyesine gerilemişken, Türkiye'ye gelen doğrudan yatırımlar yüzde 13,1 artarak yaklaşık 13 milyar dolara çıktı." dedi. Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği'nin (TTYD) Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi'nin desteğiyle düzenlediği "Turizm Yatırımcıları Forumu (TIF 2020)" İstanbul'da başladı. Ermut, toplantıda yaptığı konuşmada, yatırım ortamını iyileştirmek için hayata geçirilen reformlar sayesinde Türkiye'nin son 17 yılda 217 milyar dolar doğrudan uluslararası yatırım çektiğini ve bu güçlü performansın küresel yatırımcıların Türkiye ekonomisine olan güveninin güçlü bir ifadesi olduğunu dile getirdi. "Dünyada doğrudan uluslararası yatırımlar azaldı Türkiye'de arttı" Özellikle 2003 öncesinde Türkiye'nin çekmiş olduğu toplam doğrudan uluslararası yatırımın 15 milyar dolar olduğu da düşünüldüğünde bu gelişmenin çok önemli olduğunu vurgulayan Ermut, "Ancak Türkiye'nin potansiyeli dikkate alındığında almamız gereken mesafeler olduğunun ve çok çalışmamız gerektiğinin de farkındayız." diye konuştu. Ermut, 2018 yılında dünyada doğrudan uluslararası yatırımların yaklaşık yüzde 13 azaldığını ifade ederek, şunları söyledi: "Dünyada global doğrudan yatırımların zirveye çıktığı 2007 yılında yaklaşık 2 trilyon doları aşmıştı doğrudan yatırımlar. Sonrasında 2008'deki global krizle birlikte bu yaklaşık 1,2 trilyon dolar seviyelerine kadar inmişken 2016'ya kadar yine bir yükseliş trendine girmişti. Fakat son yıllarda dünyada artan global belirsizlik, artan korumacılık, Çin ile ABD arasındaki ticaret savaşları, Brexit belirsizlikleri derken geçen yıl yine yaklaşık 1,3 trilyon dolar seviyesine kadar dünyada uluslararası doğrudan yatırımlar düştü. Bu 2008 global krizi sonrası rakamlara yakın bir rakam. Fakat geçen yıl dünyada doğrudan yatırımlar yüzde 13 azalışla 1,3 trilyon dolar seviyesine gerilemişken Türkiye'ye gelen doğrudan yatırımlar yine yüzde 13,1 artarak yaklaşık 13 milyar dolara çıktı. Negatif küresel gidişattan bir nevi pozitif şekilde ülkemizi ayrıştırmış oldu." "Uzun vadede 30 milyar dolar seviyelerini aşmamız lazım" Türkiye'nin bu başarısının yatırımcıların pozitif anlamda dikkatini çekmesi açısından olumlu olduğunu belirten Ermut, buna rağmen yıllık 13-14 milyar dolar gibi son 16-17 yıllık ortalama olan seviyeleri yeterli bulmadıklarını bildirdi. Türkiye'nin dünyadaki doğrudan uluslararası yatırım pastasında yeteri kadar pay alamadığına değinen Ermut, şöyle devam etti: "Çünkü dünyadaki doğrudan yatırımlardan son 17 yılda aldığımız paya baktığımızda ortalama yüzde 0,9, yüzde 1 pay almış oluyoruz ki bizim temel özelliklerimiz olan coğrafi konumumuzu, genç nüfusumuzu ve ekonomi dinamiklerimizi dikkate aldığımızda bu payın kısa vadede kolayca yüzde 1,5'lere, uzun vadede yüzde 2'lere kadar çıkabileceğini düşünüyoruz. Dünyada son 15-16 yılda uluslararası doğrudan yatırımların yıllık 1,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini hesaplarsak bizim en az 22,5- 23 milyar dolar seviyelerini, uzun vadede de 30 milyar dolar seviyelerini aşıyor olmamız lazım." "Turizm yatırımları da bizim öncelikli sektörlerimiz arasına girmeye başladı" Arda Ermut, Türkiye'nin yatırım alanındaki ihtiyaçlarını belirleyerek özellikle stratejik sektörlerde tanıtım stratejileri geliştirdiklerini ve bu ihtiyaçlar belirlenirken özellikle Türkiye'nin öncelikli konuları olan cari açık, işsizlik ve yüksek teknoloji ürünlerinde ithal bağımlılığı gibi Türkiye'nin çok hızlı şekilde mesafe alması gereken alanlara yoğunlaştıklarını aktardı. Ermut, "Ülkemizin yüksek teknoloji, ihracat ve Ar-Ge merkezi konumuna gelişmesi ve bölgesinde ticaret ve finans merkezi olmasını sağlamak için enerji, havacılık, savunma, sağlık, makine, kimya, turizm ve bilgi iletişim teknolojilere gibi sektörlere öncelik veriyoruz. Ve bu sektörlerde küresel ölçekte öne çıkan ülkeleri tespit ederek ülkemize yatırım çekmek amacıyla faaliyetler yürütüyoruz. Turizm yatırımlarının katma değer yaratma anlamında da zaten yavaş yavaş önemi anlaşılmaya başlandı. Bu noktada da dönüşüm başladığı için artık turizm yatırımları da bizim öncelikli sektörlerimiz arasına girmeye başladı. Bizim açımızdan zaten bu toplantının öneminin altını çizen bir nokta da bu." diye konuştu. Yapılan çalışmalarla uluslararası doğrudan yatırım konusundaki çeşitliliğin artırılmaya çalışıldığını anlatan Ermut, bunun sonuçlarını da görmeye başladıklarını ve geçen yıl itibariyle Türkiye'nin gayrimenkul yatırımlarında yaklaşık 6,5 milyar dolarla rekor seviyede bir uluslararası yatırım çektiğini sözlerine ekledi. "Yeni yatırım kanunu devrim niteliğinde katkılar sağlayacak" Arda Ermut, temmuzda yürürlüğe giren 11'inci Kalkınma Planı'nın ekonomiye önemli gelişmeler katacak bir vizyon ortaya koyduğunu belirterek, uluslararası doğrudan yatırımla ilgili 2023 hedefinin 24 milyar dolar olduğunu söyledi. Bu hedefe ulaşma noktasında ellerinden geleni yapacaklarını dile getiren Ermut, özel yatırımlara ilişkin kamu düzenlemeleri konusunda bir kanun ortaya koyacaklarını, halihazırda taslak aşamasına geldiğini, yakın zamanda özel sektörle istişare yaparak son hali vereceklerini anlattı. Ermut, "Bu kanun, devrim niteliğinde bazı katkılar sağlayacak. Özellikle belirli bir düzeyin üzerindeki yatırımlarda çok hızlı önlemlerin alınabileceği, ilgili bakanlıkların çok güzel koordinasyon içerisinde çalışacağı ve sekretaryasını bizim yürüteceğimiz bir mekanizma oluşturacağız. Bu özellikle yatırımların korunması ve bürokratik süreçlerdeki öngörülebilirlik anlamında çok önemli gelişmelere yol açacak." ifadelerini kullandı. Kendilerinin sektörel yol haritaları hazırlama görevlerinin de bulunduğunu anımsatan Ermut, bu yol haritalarını özel sektör iş birliğiyle hazırlamak istediklerini bildirdi. "Turizm sektörüne öncelik ve destek vermeyi sürdüreceğiz" Ermut, Türkiye'nin 2018'de turist sayısının 39,4 milyon olduğunu anımsatarak, "Kasım verilerine baktığımızda bu rakamın yüzde 15 aşılacağını görüyoruz. Dolayısıyla 2018'deki 29,5 milyar dolarlık gelire 2018 eylül itibarıyla ulaştığımızı görüyoruz." dedi. Türkiye'nin başta İstanbul olmak üzere Kapadokya, İzmir, Gaziantep, Hatay, Şanlıurfa gibi sayısız turizm şehrine sahip olduğunu dile getiren Ermut, turizmi çeşitlendirmek ve tüm Türkiye'ye yaymak adına çok çalıştıklarını, Anadolu'nun farklı yerlerinde turizm alanında artık yükselen yıldızların bulunduğunu söyledi. Ermut, turistlerin daha önce dikkatini çekemeyen bazı kentlerin artık daha çok potansiyelini gerçekleştirme imkanına sahip olduğunu ifade etti. Türk turizminin gücüne ve potansiyele değinen Ermut, "Biz de ofis olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da turizm sektörüne öncelik vermeye, verdiğimiz öncelik doğrultusunda çalışmalarımızı artırmaya devam edeceğiz." diye konuştu. Ermut, Türkiye'nin turizm potansiyelini gerçekleştirme noktasında THY'nin kritik önemine değinerek, Türkiye'nin bayrak taşıyıcısı hava yolu şirketinin 125 ülkeye, 313 şehre, 316 havaalanına uçtuğunu söyledi. Öte yandan, yarın da devam edecek forum kapsamında düzenlenecek panellerde sektörün geleceği ve dönüşümü ele alınacak. Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/turkiyeye-gelen-dogrudan-yatirimlar-yuzde-13-1-artarak-yaklasik-13-milyar-dolara-cikti/1716493
Devamını Oku
Standard Post with Image

Ekonomik güven endeksi arttı

Türkiye İstatistik Kurumu, ocak ayına ilişkin ekonomik güven endeksini açıkladı. Buna göre, endeks bu ay, geçen aya göre yüzde 0,6 artarak 96,5'ten 97,1'e yükseldi. Ekonomik güven endeksindeki artış, tüketici, hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörü güven endekslerindeki yükselişlerden kaynaklandı. Tüketici güven endeksi bir önceki aya göre yüzde 0,1 artarak 58,8, hizmet sektörü güven endeksi yüzde 2,2 artarak 95,2, perakende ticaret güven endeksi yüzde 2,2 artarak 105, inşaat sektörü güven endeksi yüzde 14,6 artarak 78,9 değerini aldı. Reel kesim güven endeksi ise aylık bazda yüzde 2,1 azalarak 106,4 oldu. Kaynak https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/ekonomik-guven-endeksi-artti/1717524
Devamını Oku
Standard Post with Image

TürkAkım'dan ilk 1 milyar metreküp gaz sevk edildi

Rus enerji şirketi Gazprom, TürkAkım boru hattı üzerinden ilk 1 milyar metreküp doğal gazın sevk edildiğini bildirdi. Gazprom'dan yapılan açıklamada, ay başında faaliyete geçen TürkAkım üzerinden ilk 1 milyar metreküplük doğal gazın yüzde 54'ü Türkiye'ye, yüzde 46'sı ise Bulgaristan-Türkiye sınırına gönderildi. Rus gazını Türkiye ve Türkiye üzerinden Avrupa'ya gönderen TürkAkım'ın açılışı 8 Ocak'ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin tarafından gerçekleştirilmişti. Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/turkakimdan-ilk-1-milyar-metrekup-gaz-sevk-edildi/1715625
Devamını Oku
Standard Post with Image

Mevduat faizleri 3 yılın en düşüğüne geriledi

Vadeli mevduat faizi 2019'un ikinci yarısından itibaren gerileyerek, geçen hafta yüzde 9,60 ile 3 yılın en düşük seviyesini gördü. Ekonomide geçen yıl başarılı bir dengelenme süreci geride kaldı. Yıl sonu itibarıyla Yeni Ekonomi Programı'ndaki (YEP) yüzde 12'lik enflasyon hedefi tutturulurken, politika faizinde de tek haneye bir adım daha yaklaşıldı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Temmuz 2019'dan bu yana politika faizini 1275 baz puanlık indirimle yüzde 24'ten yüzde 11,25'e düşürdü. Geçen yılın haziran ayında yüzde 23'e yaklaşan vadeli mevduatın ortalama faizi, kademeli olarak düşerek yeni yılda yüzde 10'un altına geldi. 17 Ocak'ta vadeli mevduat ortalama faizi yüzde 9,60 ile 3 yılın en düşük seviyesini gördü. 1 aya kadar vadeli mevduat faizi yüzde 9,21'e, 3 aya kadar vadeli mevduat faizi yüzde 10,33'e, 6 aya kadar vadeli mevduat faizi yüzde 9,25'e, 1 yıla kadar vadeli mevduat faizi yüzde 9,54'e, 1 yıl ve üzeri vadeli mevduat faizi de yüzde 9,65'e indi. Analistler, enflasyon ve politika faizinde düşüşün gelecek aylarda devamı durumunda mevduat faizlerinde geri çekilmesinin süreceğini belirtti. "Disiplin ve dengelenme sürecinin meyveleri görüldü" AA Analisti Cüneyt Paksoy, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, Türkiye ekonomisinde Eylül 2018'de başlayan ve 2019 yılının tamamında sürdürülen disiplin ve dengelenme sürecinin meyvelerinin görüldüğünü söyledi. Bankacılık sisteminde, TCMB faiz indirimlerine paralel olarak gerileyen mevduat faizlerinde ve bu denklemin doğal bir sonucu olarak düşen kredi faizleri tarafında bu meyvelerin görüldüğünü belirten Paksoy, şöyle devam etti: "TCMB'nin şu ana kadar gerçekleştirdiği 1275 baz puanlık indirimin kur ve faiz tarafında pozitif fiyatlanmasının Merkez Bankasına önümüzdeki süreç için yeni manevra alanı verirken, bankacılık sistemine de maliyet tarafında mevduat faizlerinde tek haneye inişle ciddi bir potansiyel verdiğini görüyoruz."  "Pozitif sürecin devamı mümkün" Paksoy, enflasyon çıpası izin verdikçe TCMB'nin faiz indirimlerini fiyat ve finansal istikrar çıpalarına bağlı olarak kademeli ve dengeli bir şekilde sürdürdükçe, 2020 içerisinde bu pozitif sürecin devamının mümkün olduğunu söyledi. Global ölçekte beklenmedik bir negatif haber akışı ile içsel dinamikler ya da jeopolitik risklerle kur, faiz veya CDS tarafında dengeli pozitif trendi etkileyecek ekstrem bir yön değişimi olmadıkça bankacılık sisteminin Türkiye'nin değişim sürecini ve üretimini destekleyecek tarafta olacağını öngören Paksoy, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bankacılık sektörüne dair yurt dışı önemli kurumlardan son gelen pozitif raporlarda bu hikayenin desteklendiğini izliyoruz. Bütün bunların paralelinde mevduat faizleri tarafında tek hanelere inildiğini görmekteyiz. Yıl içerisinde yüzde 7-10 bandı içinde fiyatlamaların potansiyel olarak masada olacağını bekliyoruz." Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/mevduat-faizleri-3-yilin-en-dusugune-geriledi/1714313
Devamını Oku
Standard Post with Image

Türkiye'nin demir yolu taşıtı ihracatı yüzde 147 arttı

Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliğinden alınan bilgiye göre, 2018 yılında 27 milyon 634 bin dolar olan otomotiv sektörünün alt gruplarından demir yolu taşıtı ihracatı, 2019 yılında 68 milyon 457 bin dolar olarak gerçekleşti. Geçen yıl 18 ülke ve bir serbest bölgeye ihracat gerçekleştiren sektör, 2018'de hiç ürün göndermediği 12 ülkeye dış satım yapmayı başardı. Demir yolu taşıtı sektörü, 2018'de ürün gönderilmeyen Avusturya, İspanya, Singapur, Romanya, Özbekistan, Gürcistan, Ukrayna, Kosova, Libya, Yemen, Azerbaycan ve Kırgızistan'a geçen yıl 3,3 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Sektör temsilcileri, önceki yıl numune gönderilen Makedonya'ya ise 2019'da 1 milyon 147 bin dolarlık ihracat yaptı. Tayland'a ihracat yüzde 110 arttı Demir yolu taşıtı sektöründe en fazla ihracat yapılan ülkeler sıralamasında ilk sırada Tayland yer aldı. Bu ülkeye yapılan ihracat, 2018'e göre yüzde 110 artarak 15 milyon dolardan 31 milyon 695 bin dolara yükseldi. Almanya'ya yapılan ihracatta ise yaklaşık 5 kat artış görüldü. Söz konusu ülkenin ihracatı 110 bin dolardan 515 bin dolara ulaştı. Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/turkiyenin-demir-yolu-tasiti-ihracati-yuzde-147-artti/1714512
Devamını Oku
Standard Post with Image

Vergi ödemelerini internet ve mobil bankacılık kolaylaştırıyor

Gelir İdaresi Başkanlığınca 1 Ocak 2020'den itibaren, bankalarla imzalanan vergi tahsilat protokollerinde değişikliğe gidilmişti. Buna göre, vergi dairesi müdürlüklerince takip ve tahsilatı yapılmakta olan vergi, harç, ceza ve diğer alacakların vergi daireleri vezneleri dışında, Ziraat Bankası, Halkbank, VakıfBank, Ziraat Katılım, Vakıf Katılım, Emlak Katılım ve PTT vasıtasıyla tahsiline devam ediliyor. Bu bankalar dışındaki diğer bankalar tarafından nakden, hesaptan, çekle, banka kartı, havale ve EFT yoluyla tahsilat yapılamıyor. Ancak, kredi kartı ile tahsilat yapılması uygun bulunan, vergi, harç ve cezalar, anlaşmalı bankalar vasıtasıyla kredi kartı kullanılmak suretiyle tahsil edilmesine devam ediliyor. Yeni dönemde mükelleflerin vergi ödeme yükümlülüklerini kolay, hatasız ve rahatlıkla yerine getirebilmesi amacıyla, Gelir İdaresi Başkanlığı ve tahsilat yetkisi verilen kamu bankaları, kamu katılım bankaları ve PTT tarafından vergi tahsilatlarının gerçekleştirilebilmesi için yeni geliştirmeler devreye alındı. Özellikle mükelleflerin internet ve mobil bankacılık uygulamaları başta olmak üzere tüm dijital kanallardan vergilerini rahat ve hızlıca ödeyebilecekleri yenilikler kullanılmaya başlandı. Bunların dışında mükellefler kamu bankaları şubelerinden de vergi ödeme işlemlerini rahatça gerçekleştirebiliyor. Öte yandan Aralık 2019 dönemi Katma Değer Vergisi, Damga Vergisi ve Muhtasar Beyannamelerinin verilme süreleri ile bu beyannamelere ilişkin tahakkukların ödeme süreleri bugün sona erecek. Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/vergi-odemelerini-internet-ve-mobil-bankacilik-kolaylastiriyor/1715228
Devamını Oku
Standard Post with Image

Altın üretiminde yıl sonu hedefi 45 ton

Altın Madencileri Derneği Başkanı Hasan Yücel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'nin altın madeninde 6 bin 500 tonluk potansiyelinin olduğunu ve bunun yaklaşık bin 500 tonunun rezerve dönüştürüldüğünü ifade etti.  Yıl başında yatırım süreçleri tamamlanan ve faaliyete geçen birkaç altın üretim tesisi bulunduğunu aktaran Yücel, bu sayının artması için maden aramacılığında özel sektörün teşvik edilmesi gerektiğini kaydetti. Cari açığın artmasında altın ithalatının önemli payı olduğuna işaret eden Yücel, son 20 yılda Türkiye'nin altın ithalatının ortalama yıllık 130-140 tonu bulduğunu aktardı. Yücel, geçen yıl altın üretiminde 38 tonla Cumhuriyet tarihinin rekorunun kırıldığını dile getirerek, "Bu yıl, 45 ton ile bu rekorun revize edileceğini öngörüyoruz. Devlet destekli planlama ve stratejiyle 5 yıl içinde yıllık 60 ton ve 15 yıl içinde de ithal ettiğimiz yıllık 160 ton altını üretecek kabiliyet ve kapasitemiz var. 160 ton altının fiyatının 9 milyar dolar olduğunu düşünürsek bunun ancak 1,9 milyar dolara yakınını ürettik. Ciddi destek, planlama ve stratejiyle Türkiye bu açığı kapatabilir. " değerlendirmesinde bulundu. Altında özel sektör yatırımı 7,5 milyar dolar Yücel, bu yıl çıkarılması planlanan yeni maden yasasında arama ve üretim izinleri, iş süreçleri, kamu kaynaklarının kullanımı ve hassas bölgelerdeki izinlerin, topyekün bir planlama içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Hükümetin mevzuatta şeffaflığa yönelik yenilikler yapma konusunda istekli olduğunu dile getiren Yücel, "Mevzuat önemli ancak bazen iradenin yansıması mevzuatla olmuyor. En kıymetlisi dışarıya muhtaç kalmadan, ülkede üretmek. Ülkemizde üretiyorsak, katma değeri burada sağlıyorsak, bizim için başarı budur. Altın üretimimizin sıfır olduğu 2000'den bugünlere geldik ve şu an Avrupanın en büyük altın üreticisi olduk." diye konuştu Yücel, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez'in de altın üretimine ciddi destek verdiğini belirterek, "Ancak bu sadece özel sektör çalışmaları veya bakanlığın direktifleriyle ilerleyebilecek bir konu değil. Özel sektör tarafından 1,5 milyar dolarlık arama yatırımı, 6 milyar dolara yakın da tesis yatırımı yapıldı." ifadelerini kullandı. "Altın madenciliğinde çevre hassasiyeti üst seviyede" Yücel, Türkiye'de altın madenciliğinde çevre hassasiyetine üst seviyede önem verildiğini vurguladı. Türkiye'de teknoloji, doğaya uyum ve rehabilitasyon projeleri bakımından dünya standartlarının üzerinde altın madeni sahaları olduğunu ifade eden Yücel, şunları kaydetti: "Bu sahalarda gerekli önlemler alınıyor ve sahalar sınırsız denetime açık bulunuyor. Türkiye'de üretim potansiyelinin ortaya çıkmasıyla birlikte altın arama konusu çok tartışıldı. Bu konunun uluslararası, siyasi ve ekonomik birçok boyutu var. Halkımıza maalesef yanlış bilgiler de aktarılıyor. Türkiye'nin zengin yer altı kaynaklarına ve bu kaynakları değerlendirecek kapasiteye sahip olduğu gerçeği çeşitli manipülasyonları beraberinde getiriyor. Siyasi partiler, STK'lar, kurumlar konuya alet olabiliyor. Kendi hatalarımızı içimizde öz eleştiri yaparak minimize etmeliyiz." Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/altin-uretiminde-yil-sonu-hedefi-45-ton/1715111
Devamını Oku
Standard Post with Image

Rusya'ya domates ihracatı 2019'da yüzde 186 arttı

Türkiye'den Rusya'ya yapılan domates ihracatı 2019 yılında bir önceki yıla göre yüzde 186 artarak 86 milyon 53 bin dolara yükseldi. Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) verilerinden derlenen bilgilere göre, 2018 yılında toplamda faklı ülkelere 291 milyon 855 bin dolarlık domates ihracatı yapıldı. 2019 yılında ise bir önceki yılın rakamları aşılarak 56 ülkeye yapılan ihracatta 304 milyon 513 bin dolarlık gelir elde edildi. En çok domates ihracatı yapılan ülkelerin başında Rusya geldi. Türkiye, Rusya'ya 2018'de 30 milyon 625 bin dolarlık domates ihracatı gerçekleştirdi. Rusya'ya domates ihracatı 2019 yılında, önceki yıla göre yüzde 186 artarak 86 milyon 53 bin dolar olarak gerçekleşti. Rusya'yı 36 milyon 409 bin dolarla Romanya ve 30 milyon 18 bin dolarla Ukrayna izledi. Sera Yatırımcıları ve Üreticileri Birliği (SERA-BİR) ve GAP Seracılar Derneği Başkanı Müslüm Yanmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2019 yılında mevsim şartlarından dolayı rekoltede düşüş yaşandığını belirtti. Yaşanan olumsuzluklara rağmen ihracat rakamlarındaki artışın sevindirici olduğunu anlatan Yanmaz, "İhracat artıyor, geçen yıl ihracat 285 milyon dolarlardan 305 milyon dolara çıktı. Sevindirici tarafı biz Rusya'ya uçak krizinden sonra hiçbir şey gönderemez olmuştuk, bir önceki yıl 30 milyon dolar olan ihracatımız bu yıl 90 milyon dolara çıktı. Bu, Rusya'ya domates ihracatımızın açıldığı anlamına geliyor. Ama çok daha önceki yıllarda sadece domatesten 275 milyon dolarlık bir ihracat geliyordu şimdi onun çabası içerisindeyiz. Başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere gerçekten büyük çaba sarf ediyorlar, biz de üreticiler olarak Rusya'da bu pazarlarımızı koruyup geliştirmenin yollarını arıyoruz." dedi. Yanmaz, Rusya dışında yeni pazarlara açılmak için görüşmeler yaptıklarını, Çin'e de domates ihracatı için çalışmalarının olduğunu söyledi. Domates ihracatında bu yıl da bir artış beklediklerini dile getiren Yanmaz, "2019 yılında ihracat rakamları arttı ama üretim açısından iyi bir yıl değildi. Şu anda üretimlerimiz çok iyi, fiyatlar üreticiyi memnun ediyor. İklim de geçen yıla göre daha iyi geçiyor. Hastalık ve iklimde beklenmeyen bir olay gelişmezse bu yıl yüzde 20 ila 25'lik bir artıştan bahsedebiliriz." diye konuştu. "Şu anda ihracat yapılıyor memnunuz" Şanlıurfa'nın Karaali bölgesinde bulunan jeotermal seralarda topraksız tarım tekniğiyle domates üretimi yapan İbrahim Kılıç da geçen yıl ihracatta bir problem yaşamadıklarını ve ürünleri Rusya, Romanya ve Almanya'ya gönderdiklerini belirterek, "Geçen yıla göre bu yılın daha iyi olmasını bekliyoruz, gidişat onu gösteriyor zaten. Şu anda ihracat yapılıyor memnunuz. Bu sene tonajda yüzde 20 ila 25 arasında bir artış bekliyoruz." ifadelerini kullandı. Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/rusyaya-domates-ihracati-2019da-yuzde-186-artti-/1715119
Devamını Oku
Standard Post with Image

Bakan Albayrak: TL varlıklara güvenenler kazandı

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Ağustos 2018'den bugüne Türk lirası varlıklarına güvenenlerin, yatırım yapanların kazandığını bildirdi. Albayrak, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, finansal yatırım araçlarının karşılaştırmalı getirilerini değerlendirdi. Borsa ve devlet iç borçlanma senetlerinin (DİBS) getirilerine dikkati çeken Albayrak, şunları kaydetti: "Ağustos 2018'den bugüne Türk lirası varlıklara güvenenler, yatırım yapanlar kazandı. Uzun vadeli DİBS yatırımcısı yüzde 101,5 ile en yüksek kazancı elde ederken, BIST 100 endeksi yüzde 33,3 değer sağladı. Döviz ve spekülatif beklentilere yatırım yapanlar ise önemli bir getiriyi kaçırdı."  En yüksek getiri DİBS'den Albayrak, paylaşımında konuya ilişkin bir infografiğe de yer verdi.  Finansal yatırım araçlarının getirilerinin karşılaştırmalı olarak gösterildiği infografiğe göre, 31 Ağustos 2018'den bugüne dolar ve avro, Türk lirası karşısında sırasıyla yüzde 9,8 ve yüzde 13,7 değer kaybetti. Söz konusu dönemde orta vadeli DİBS, yatırımcısına yüzde 68,3 getiri sağladı.  2019 yılında da uzun ve orta vadeli DİBS yatırımcısı, sırasıyla yüzde 39,1 ve yüzde 34 getiri elde etti.  Geçen yıl BIST 100 endeksi yüzde 29,7 değer kazandı. , Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/bakan-albayrak-tl-varliklara-guvenenler-kazandi/1712348
Devamını Oku