ekonomi HABERLERi

Standard Post with Image

TİM'de kadın ihracatçı sayısını artırmak için ilk kez 'Kadın Konseyi' kuruldu

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), kadın ihracatçı sayısını artırmak amacıyla “TİM Kadın Konseyi” oluşturdu. TİM Başkanı İsmail Gülle, “Ülke olarak büyük bir atılım gerçekleştirdiğimiz bu dönemde, kadınlarımızın emeği ve desteğiyle, ihracatımızı sürekli ve kalıcı bir şekilde artırarak, milli hedeflerimize çok daha hızlı bir şekilde ulaşacağız. Kurduğumuz konseyle birlikte kadın ihracatçılarımızın iş dünyasında karşılaştıkları sorunları hızlı bir çözüme kavuşturmayı ve ortaya koydukları projelerini daha etkin şekilde yürütmeyi hedefliyoruz. Biz de oluşturduğumuz bu konseyimizle ihracatta yeni bir seferberlik başlatıyoruz” dedi. Kadın ihracatçı sayısını artırmak, iş dünyasında kadın istihdamı ve girişimciliğini geliştirmek amacıyla Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) bünyesinde “TİM Kadın Konseyi” kuruldu. TİM Başkanı İsmail Gülle, yaptığı açıklamada “Bugün TİM tarihinde bir ilke imza atarak Kadın Konseyi’ni oluşturmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Ülke olarak büyük bir atılım gerçekleştirdiğimiz bu dönemde, kadınlarımızın emeği ve desteğiyle, ihracatımızı sürekli ve kalıcı bir şekilde artırarak, milli hedeflerimize çok daha hızlı bir şekilde ulaşacağız. Biz de oluşturduğumuz bu konseyimizle ihracatta yeni bir seferberlik başlatıyoruz. Kadın ihracatçılarımızın hem mevcuttaki sorunlarını çözmeye, hem de yeni ihracatçı sayımızı artırmaya odaklanacağız. Konseyimizin yol haritasını belirledikten sonra kadın delegelerimiz ile el ele, iş ve ihracat camiasında daha fazla kadının yer alması için çalışmalarımızı sürdüreceğiz” dedi. “Kadın Konseyi ülkemiz ve TİM için mihenk taşı olacak” TİM Başkanı İsmail Gülle “Sayın Cumhurbaşkanımızın dile getirdiği gibi bizim gözümüzde kadınlar insanlığın öğretmenidir. Onlarda zaten Allah vergisi bir kabiliyet olan güçlü bir sezgi var. İşte biz bu yeteneği, ihracata daha fazla entegre etmek istiyoruz. Bu sebeple, kadın delegelerimizin daha aktif yer alacağı bir Kadın Konseyi oluşturma kararı aldık. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün vurguladığı gibi ‘Yeryüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir’.” şeklinde sözlerine devam etti. 2018 yılı itibarıyla 5.200 kadın ihracatçı bulunduğunu belirten TİM Başkanı, “Yani 71 bin ihracatçı firmamızın sadece yüzde 7,3’ü kadınlarımızdan oluşuyor. Yeni yönetimimiz ile ilk defa TİM yönetiminde bir kadın üyemiz yer aldı. Aynı şekilde, İhracatçı Birliklerimizin Yönetim Kurullarında daha öncesinde 39 kadın üyemiz varken, bu dönemde 55 kadın üyemiz yer alıyor. Biz bu sayıları daha da fazla artırma konusunda kararlıyız. Hem kadın ihracatçılarımızın, hem de kadın delegelerimizin sayısının artmasını, çok daha fazla kadın çalışanın iş dünyasında temsil edilmesini amaçlıyoruz. Bu yüzden Kadın Konseyi’mizin kurulmasının hem ülkemiz hem de TİM için bir mihenk taşı olacağına inanıyoruz” dedi. TİM Başkanı Konsey bünyesinde yapılacak çalışmalar için “Kurduğumuz konseyle birlikte kadın ihracatçılarımızın iş dünyasında karşılaştıkları sorunları hızlı bir çözüme kavuşturmayı ve ortaya koydukları projelerini daha etkin şekilde yürütmeyi hedefliyoruz. Bu amaçla başarılı kadın ihracatçılarımızı daha fazla ödüllendireceğiz. Türkiye ve dünyadaki başarılı kadın ihracatçı ve girişimcileri bir araya getireceğiz. Ticaret heyetlerimize daha fazla girişimci kadının katılımını teşvik edeceğiz” değerlendirmesinde bulundu.TİM Kadın Konseyi’nin Ekim ayı içerisinde bir araya gelerek yol haritasını oluşturulması ve somut projelere başlaması bekleniyor.   Kaynak: https://www.istekadinlar.com/kadin-orgutleri/tim-de-kadin-ihracatci-sayisini-artirmak-icin-ilk-kez-kadin-h2494.html  
Devamını Oku
Standard Post with Image

Katar'dan petrol piyasasına ilişkin açıklama

Katar Enerji ve Sanayi Bakanı Sade, petrol fiyatlarındaki yükselişin psikolojik etkenler ve jeopolitik değişkenlerden kaynaklandığını belirterek, piyasalarda arz-talep dengesi olduğunu belirtti. Katar Enerji ve Sanayi Bakanı Muhammed bin Salih Al Sade, Katar resmi haber ajansı QNA'ya petrol fiyatlarındaki yükselişe ilişkin açıklamalarda bulundu. Piyasalarda şu anda arz ve talep dengesinin olduğunu ifade eden Sade, "Petrol fiyatlarındaki mevcut yükseliş psikolojik etkenler ve jeopolitik değişkenlerden kaynaklanıyor." dedi. Sade, petrol üretiminin azaltılmasına ilişkin anlaşmayı imzalayan Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) üyeleri ve bağımsız petrol üreticilerinin, arz-talep dengesini sağlamak için gelişmeleri takip ettiğini aktardı. Petrol piyasasının birçok gelişmeye sahne olduğunu kaydeden Sade, bunların arasında petrol tedariki, petrole olan ihtiyacın artması ile jeopolitik gelişmelerin yer aldığına değindi. Sade, tüm bu gelişmelerin Kasım ayındaki OPEC toplantısında göz önüne alınacağına değinerek, petrol üretiminin artırılması veya azaltılmasına piyasadaki yeni değişkenler üzerinden, OPEC'in yaptığı çalışma baz alınarak karar verileceğini ifade etti. Ocak 2016'da varil başına 27,10 dolar seviyesine kadar düşen petrolde, üreticiler makul fiyata ulaşmak için 2016 yılının Kasım ayı sonunda Viyana'daki OPEC Olağan Toplantısı'nda, Rusya gibi diğer üreticilerin de desteğiyle küresel arzı kısma kararı alındı. Böylece, petrol üretim seviyesinin günlük 1,2 milyon varil düşürülmesi karara bağlanmıştı.   Kaynak: https://www.dunya.com/sektorler/enerji/katardan-petrol-piyasasina-iliskin-aciklama-haberi-429431  
Devamını Oku
Standard Post with Image

Ticaret Bakanlığından "Yerli Üretim" açıklaması

Ticaret Bakanlığı, "Sermayesi yabancı olmakla birlikte Türkiye'de yatırım yapan ve katma değer üreten firmalar tarafından Türkiye'de üretilen ve satışa sunulan her tür mal için fiyat etiketlerinde 'Yerli Üretim' logosu kullanılması zorunluluğu bulunmaktadır" açıklamasında bulundu. Ticaret Bakanlığınca, sermayesi yabancı olmakla birlikte Türkiye'de yatırım yapan ve katma değer üreten firmaların ürünleri için fiyat etiketlerinde "Yerli Üretim" logosu kullanılmasının zorunlu olduğu belirtilerek, ithal edilen ve Türkiye'de sadece ambalajlanarak piyasaya arz edilen ürünlerin ise bu kapsamda kabul edilmeyeceği bildirildi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, 3 Ekim itibarıyla yürürlüğe giren düzenlemeyle Fiyat Etiketi Yönetmeliği'nde değişikliğe gidilerek, etiket ve listelerde bulunması zorunlu bilgilere "malın satış fiyatı ve birim fiyatının uygulanmaya başladığı tarih" ile "üretim yeri Türkiye olan mallar için, Bakanlıkça tespit ve ilan edilen şekil, logo veya işaret" hususlarının eklendiği hatırlatıldı. Bu doğrultuda tüketicilere yönelik mal satışlarında, ürünün Türkiye'de üretildiğini göstermek üzere tüketicilerin dikkatini ilk bakışta çekecek nitelikte "Yerli Üretim" logosu hazırlandığına işaret edilen açıklamada, bu logonun mevzuata uygun olarak kullanılmasında malın üretim yerinin tespitinin büyük önem taşıdığı vurgulandı. Açıklamada, "Yerli Üretim" logosunun perakende satışa konu hangi malların etiketleri üzerine yerleştirileceği hususu ile logonun kullanımına ilişkin usul ve esasların Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlanan "Fiyat Etiketinde Yerli Üretim Logosu Kullanımına İlişkin Tebliğ" ile belirlendiğine dikkati çekilerek, şu ifadelere yer verildi: "Düzenlemeyle Sanayi Sicil Kanunu'nun ilgili maddesinde belirtilen işletmeler tarafından Türkiye'de üretilen malların, Türkiye'de üretilen el ve ev sanatları ürünleri ile Gümrük Kanunu'nun ilgili maddesinde sayılan ürünlerden (sanayi, gıda ve tarımsal ürünler ile madenler gibi) Türkiye'de elde edilen veya üretilen malların 'yerli üretim' sayılacağı kabul edilmiştir. Bu doğrultuda yurt dışından ithal edilen ve Türkiye'de sadece ambalajlanarak piyasaya arz edilen ürünler yerli üretim olarak kabul edilmeyecektir. Örneğin Rusya'dan ithal edilen pirincin Türkiye'de sadece ambalajlanarak satışa sunulmasının yerli üretim sayılmayacağı değerlendirilmiştir. Ayrıca, sermayesi yabancı olmakla birlikte Türkiye'de yatırım yapan ve katma değer üreten üreticilerin de yerli sayılacağı göz önünde bulundurularak Türkiye’de elde edilen veya üretilen malların yerli üretim sayılması gerektiği değerlendirilmiştir. Diğer taraftan 'yerli üretim' kavramı ile 'yerli malı' kavramları farklı olup birbirlerinin yerine kullanılmamaktadır. Zira sermayesi yabancı olmakla birlikte Türkiye’de yatırım yapan ve katma değer üreten firmalar tarafından Türkiye’de üretilen ve satışa sunulan her tür mal için de fiyat etiketlerinde yerli üretim logosu kullanılması zorunluluğu bulunmaktadır." Kaynak: https://www.dunya.com/ekonomi/ticaret-bakanligindan-yerli-uretim-aciklamasi-haberi-429292  
Devamını Oku
Standard Post with Image

Petrol fiyatları 85 doların üzerinde

Brent petrolün varil fiyatı, haftanın son işlem gününde uluslararası piyasalarda 85,04 dolardan işlem görüyor. Dün 85,92 dolardan güne başlayan ve gün içinde 86,39 dolara kadar çıkan Brent petrolün varil fiyatı, bu sabah 84,91dolardan açıldı. Brent petrolün varili saat 09.28 itibarıyla yüzde 0,15'lik artışla 85,04 dolardan işlem görmeye başladı. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili ise 74,92 dolardan alıcı buldu. Uzmanlar, ABD'deki petrol stok artışları ve Çin ile yaşanan ticaret savaşına rağmen, gelecek ay uygulanmaya başlanacak İran yaptırımlarının petrol fiyatlarının gerilemesini engellediğini belirtti. İran'ın, Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) Temsilcisi Hüseyin Kazımpur Erdebili, Suudi Arabistan ve Rusya'nın petrol üretimini artırarak OPEC kararlarını ihlal ettiğini söyledi. İran Enerji Haber Ajansı SHANA'ya konuşan Erdebili, OPEC üyesi Suudi Arabistan ve OPEC dışındaki Rusya'yı OPEC'in İş Birliği Deklarasyonu'na aykırı olarak petrol üretimini artırmakla suçladı. Öte yandan, Rus petrol şirketi Lukoil'in Üst Yöneticisi Vagit Alekperov, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımları nedeniyle risk almak istemediklerini, İran’dan petrol alımını durdurduklarını duyurdu. Brent petrolde, teknik olarak 85,08 ile 85,18 dolar aralığının direnç, 84,88 ile 84,98 dolar aralığının destek bölgesi olarak izlenebileceği belirtiliyor.   Kaynak: https://www.dunya.com/finans/haberler/petrol-fiyatlari-85-dolarin-uzerinde-haberi-429286
Devamını Oku
Standard Post with Image

Rusya'dan "ticarette ulusal para kullanımı" değerlendirmesi

Kremlin Sözcüsü Dimitriy Peskov, "Dolar kullanımını azaltmaya yönelik süreç karmaşık ve kolay değil. Bu, zaman isteyen ve özen gerektiren bir süreç. Ancak zorlu olmasına rağmen uluslararası ticarette ulusal para birimlerinin kullanımını arttırmaya yönelik eğilimler var." dedi. Peskov, başkent Moskova’da gazetecilere yaptığı açıklamada, uluslararası ticarette dolar yerine ulusal para birimlerinin kullanılmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Rusya’nın dolardan uzaklaşmasının zorlu bir süreç olacağına işaret eden Peskov, "Dolar kullanımını azaltmaya yönelik süreç karmaşık ve kolay değil. Bu, zaman isteyen ve özen gerektiren bir süreç." ifadelerini kullandı.  Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in de bu konuda talimatlarının bulunduğunu anımsatan Peskov, "Ancak zorlu olmasına rağmen uluslararası ticarette ulusal para birimlerinin kullanımını arttırmaya yönelik eğilimler var." dedi. Putin, bir süre önce yaptığı açıklamada, ikili ticarette ulusal para birimlerinin daha yoğun bir şekilde kullanılmasını desteklediklerini söylemişti. Rusya Merkez Bankası tarafından dün yayımlanan raporda, bu yılın ilk çeyreğinde 2017'nin aynı dönemine göre dolar ve avronun, ülkenin uluslararası rezervlerdeki payının azaltıldığı, yuanın payının ise arttığı belirtilmişti.    Kaynak: https://www.dunya.com/dunya/rusyadan-ticarette-ulusal-para-kullanimi-degerlendirmesi-haberi-429062
Devamını Oku
Standard Post with Image

BMD'den 'TL geçiş taslağı'na destek

Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) Başkanı Sinan Öncel, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan Kira Sözleşmelerinde Dövizden TL'ye Geçiş Tebliği Taslağı'na ilişkin yaptığı açıklamada, geçen günlerde görüşe açılan taslağa tam destek verdiklerini bildirdi. Perakende sektörünün taleplerinin tamamına yakınının taslakta yer aldığını vurgulayan Öncel, "Tebliğ öngörüldüğü haliyle yürürlüğe girerse yurt içinde ve yurt dışında Türk markalarının büyüme hamlelerine tanık olacağız. Perakende sektöründe yeni yatırım ve istihdamın kapısı aralanacak. Markalarımız büyüyecek, Türkiye büyüyecek." ifadelerini kullandı. Öncel, taslağa göre 2018'den önce yapılan kira sözleşmelerinde 2 Ocak tarihindeki kurların esas alınacağını anımsatarak, bu tarihten sonraki kontratlarda ise sözleşme tarihindeki kur üzerinden hesap yapılacağını bildirdi. Dövizle kira sorununu iki yıldır ısrarla gündeme taşıdıklarını aktaran Öncel, taslağın taleplerini büyük ölçüde karşıladığını kaydetti. Öncel, sorunun çözümü konusunda Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'a teşekkür etti. "Maliyetlerdeki düşüş tüketicilerimize yansıyacak" Öncel, Türkiye'de 400'ün üzerindeki AVM'nin yaklaşık üçte birinde devam eden sıkıntılar olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı: "Kontratlardaki ağır yaptırımlar nedeniyle markalarımız zarar ettikleri halde mağazalarını kapatamıyorlardı. Hazırlanan taslağı markalarımızın bu zorlu süreci aşmaları noktasında çok önemli bir kilometre taşı olarak görüyorum. Zaten son iki yılda açılan 40 civarında AVM'nin neredeyse tamamında tebliğ taslağında yer alan kur civarında bir denge oturmuş bulunuyor. Biz Türkiye'nin markaları olarak tebliğ taslağını ülkemiz ve perakende sektörümüz için çok önemli bir adım olarak değerlendiriyoruz. Tebliğin aynen kabul edilmesi halinde markalarımız yeni yatırım ve yeni istihdam imkanına kavuşacak. Maliyetlerdeki düşüş tüketicimiz de ürünlere daha uygun fiyatla erişim imkanı bulacak. Özetle taslağın aynen geçmesi halinde yurt içinde ve yurt dışında Türk markalarının büyüme hamlelerine tanık olacağız. Markalarımız büyüyecek, Türkiye büyüyecek."   Kaynak: https://www.dunya.com/ekonomi/bmdden-tl-gecis-taslagina-destek-haberi-429319
Devamını Oku
Standard Post with Image

Afrika iş dünyası İstanbul'da ağırlanacak

  Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, hükümetin 100 Günlük İcraat Programı'ndaki eylemleri arasında bulunan 2. Türkiye-Afrika Ekonomi ve İş Forumu'nu 10-11 Ekim'de İstanbul'da gerçekleştireceklerini belirterek, "Forumla kıta ülkeleriyle ekonomik ve ticari ilişkileri daha da ileri bir seviyeye taşımayı, yatırımları artırmayı amaçlıyoruz.” dedi. Pekcan, AA muhabirine, genç nüfusu ve zengin coğrafyasının verdiği potansiyelle Afrika'nın önemli iş birliği olanakları sunduğunu söyledi. Türkiye'nin kıta ülkeleriyle ilişkilerinin hak ettiği konuma gelmesi amacıyla 2003 yılında "Afrika Stratejisi"ni devreye aldıklarını anımsatan Pekcan, söz konusu tarihten bu yana Sahra altı Afrika başta olmak üzere kıta ülkeleriyle ekonomiden tarıma, eğitimden diplomasi ve güvenliğe kadar her alanda ciddi ortaklıklar tesis edildiğini bildirdi. Pekcan, 2003 yılında 5,4 milyar dolar olan Türkiye'nin Afrika ile toplam ticaret hacminin geçen yıl yüzde 280 artışla 20,6 milyar dolara ulaştığını aktardı. Türkiye'nin Afrika'ya ihracatının geçen yıl itibarıyla 11,7 milyar dolar, ithalatının ise 8,9 milyar dolar olduğunu ifade eden Pekcan, bu dönemde kıta çapındaki Türk yatırımlarının 6 milyar doları, üstlenilen müteahhitlik projelerinin toplamının ise 65 milyar doları aştığını dile getirdi. Pekcan, Afrika ülkelerinden muhataplarla birçok üst düzey ziyaret ve teknik toplantıda bir araya gelerek ilişkilerin geleceğini planladıklarını vurgulayarak, ilki 2016 yılında gerçekleştirilen Türkiye-Afrika Ekonomi ve İş Forumu'nun ikincisini bu ay yapacaklarını söyledi. Hükümetin 100 Günlük İcraat Programı'ndaki eylemler arasında yer alan 2. Türkiye-Afrika Ekonomi ve İş Forumu'nun 10-11 Ekim'de İstanbul'da gerçekleştirileceğini belirten Pekcan, şöyle devam etti: "Bakanlığımız ve Afrika Birliği koordinasyonunda, DEİK organizasyonunda yapacağımız forum ile kıta ülkeleriyle ekonomik ve ticari ilişkileri ileri bir seviyeye taşımayı, yatırımları artırmayı amaçlıyoruz. Diğer ülkelerle birlikte Afrika'ya ortak yatırım için çalışıyoruz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın açılışını onurlandırmasını beklediğimiz organizasyona Etiyopya Cumhurbaşkanı Mulatu Teshome Wirtu'nun da katılımı bekleniyor. Söz konusu foruma Afrika ülkelerinden 30'un üzerinde bakan ve bakan yardımcısı katılacak. Özel sektör ayağında ise 40'tan fazla Afrika ülkesinden 2 bine yakın Afrikalı iş insanının katılacağı bu önemli organizasyonla Türkiye, Afrika pazarındaki iddiasını ve kıta ülkeleriyle son yıllarda oluşturduğu stratejik ortaklığını en güzel biçimde ortaya koyacak." Yeni ekonomik iş birliği imkanları ele alınacak Pekcan, forumda yeni ekonomik iş birliği imkanlarının ele alınacağına işaret ederek, firmalar arasında da görüşmelerin gerçekleştirileceğini bildirdi. Bakan Pekcan, organizasyon çerçevesinde "Adil, Serbest, Sürdürülebilir Ticaret" gündemiyle yapılacak Bakanlar Toplantısı'nın yanı sıra "Afrika'da Ticaret ve Yatırım Finansmanı", "Türkiye ve Afrika Arasında İnşaat, Altyapı ve Enerji Alanında İşbirliği" ve "Afrika’da Bütünleşme Çabaları ve Türk İş Dünyası için Fırsatlar" konulu panellerin düzenleneceğini vurguladı. Afrika ülkelerinin temsilcilerince Türk iş insanlarına kendi ülkelerindeki projeleri anlatacakları sunumların da gerçekleştirileceğini belirten Pekcan, ayrıca Türk müteahhitlik ve bankacılık sektörlerinin anlatılacağı panellerin yapılacağını ifade etti. Pekcan, "Biz Afrika ile sadece ticaret değil, aynı zamanda oraya yatırım yapmak, kıtayla kalkınmak istiyoruz. İlişkilerimizde 'kazan-kazan' ve 'ortaklık' ilkelerini esas alıyoruz." diye konuştu. "Afrika'da müteahhitlik sektöründe Türkiye markası oluştu" Pekcan, Afrika ülkelerinde Türk yatırımlarının artmasına önem verdiklerinin altını çizerek, kıtada bazı ülkelerin ham madde ihracatına dayalı ekonomik yapıdan yavaş yavaş uzaklaşarak ekonomilerini çeşitlendirdiklerini, burada yüzde 42 dolayında olan şehirleşme oranının son yıllarda yükseldiğini, bilgi ve iletişim teknolojilerinin yaygınlaştığını, ihtiyaç duyulan ürün ve hizmet yelpazesinin genişleyerek talebin arttığını bildirdi. Özellikle müteahhitlik sektörünün kıtada faaliyetlerini yoğun şekilde sürdürdüğünü vurgulayan Pekcan, şunları kaydetti: "Afrika'da müteahhitlik sektöründe bir Türkiye markasının oluştuğunu söyleyebiliriz. Müteahhitlerimiz Afrika'nın altyapı ve üstyapısının inşasında en önemli aktörlerden biri olup kıtada günümüze kadar toplam 65 milyar dolar tutarında bin 300'ü aşkın proje üstlendi. Bu değer, müteahhitlerimizin tüm dünyada üstlendiği proje büyüklüğünün yaklaşık yüzde 20'sine denk gelmektedir." Türkiye ile Afrika ülkeleri arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin yasal altyapısının da hızla tamamlandığına işaret eden Pekcan, kıta genelinde Ticari ve Ekonomik İşbirliği (TEİ) Anlaşması imzalanan ülke sayısının 45'e, Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması (YKTK) Anlaşması'nın olduğu ülke sayısının 29'a, Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi (ÇVÖ) Anlaşması sonuçlandırılan ülke sayısının ise 12'ye çıktığını dile getirdi. Pekcan, "Bakanlığımızca yürütülen Karma Ekonomik Komisyon (KEK) toplantıları özellikle Afrika ülkeleriyle ticaretten yatırıma, sağlıktan turizme birçok alanda iş birliği olanaklarının ele alınmasına fırsat tanımaktadır. Afrika ile öngördüğümüz ortak geleceğin inşasına farklı araçlarla devam etmekteyiz." dedi.   Kaynak: http://www.dunya.com/ekonomi/afrika-is-dunyasi-istanbulda-agirlanacak-haberi-429220      
Devamını Oku
Standard Post with Image

...Ve Rusya'ya yeniden yatırım reytingi

Rusya ekonomisi için "beklenen" güzel haber geldi:  Standart & Poors uluslararası reytşmg ajansı, Rusya'nın kredi notunu yeniden "yatırım" seviyesine yükseltti. S&P, Rusya'nın kredi notunu "BBB-"ye yükseltirken, görünümünün "durağan" olduğunu duyurdu. Bu not arttırımı yabancı fonlar açısından Rusya'yı yeniden "yatırım yapılabilir ülke" seviyesine taşıyacağı büyük önem taşıyor.  S&P'den yapılan açıklamada, Rusya'nın yabancı para cinsinden kredi notunun "BBB-" seviyesine, yerli para cinsinden kredi notunun da "BBB" seviyesine yükseltildiği, görünümünün de "durağan" olduğu bildirildi. Makroekonomik politikaların, Rusya'nın dış ve mali bilançosunu güçlü tutacağı vurgulanan açıklamada, aynı zamanda daha sıkı yaptırımlara ve düşük emtia fiyatlarına karşı ekonomiyi de koruyacağına dikkat çekildi. AA'nın aktardığına göre, ekonomik düzelmenin hız kazanması ve değişken emtia fiyatlarının kamu finansmanı üzerindeki etkisinin azalması durumlarında Rusya'nın görünümünün "pozitife" yükseltilebileceğine yer verilen açıklamada, öte yandan, jeopolitik gelişmeler nedeniyle Rusya'nın üzerindeki yaptırımların daha da artması halinde ülkenin görünümünün "negatife" düşürülebileceği uyarısında bulunuldu. S&P, geçen sene yüzde 1,5 büyüme kaydeden Rusya ekonomisinin bu yıl yüzde 1,8; gelecek sene de yüzde 1,7 büyümesinin tahmin edildiğini aktardı. Bir diğer uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings ise, Rusya'nın kredi notunu teyit ettiğini açıkladı. Fitch Ratings'ten yapılan açıklamada, Rusya'nın yabancı ve yerli para cinsinden kredi notunun "BBB-" seviyesinde teyit edildiği, görünümünün de "pozitif" olduğu ifade edildi. Açıklamada, "pozitif" görünümle ilgili olarak, ekonomik politika çerçevesinin ilerlediği ve enflasyona karşı güçlü kararlılıkla hareket edildiği vurgusu yapıldı. Büyüme potansiyelini artıracak yapısal reformların uygulanması, güçlü parasal ve mali politikalarda makroekonomik dengenin oluşması durumunda Rusya'nın kredi notunun yükseltileceğine yer verilen açıklamada, öte yandan, yaptırımların artarak makroekonomik dengeyi sarması veya Rusya'nın uluslararası rezervlerinin azalması halinde ülkenin görünümünün "durağana" düşürüleceği kaydedildi. Açıklamada, geçen sene yüzde 1,5 büyüme yakalayan Rusya ekonomisinin bu yıl ve gelecek sene ortalama yüzde 2 büyümesinin öngörüldüğü bilgisine yer verildi. Kaynak: www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Beş büyük sanal para biriminden dördü düştü

İnternet aracılığıyla kullanılan ve herhangi bir merkezi otoriteye ya da aracı kuruma bağlı olmayan, ancak, son günlerde farklı ülkelerden gelen "düzenleme" haberleriyle sert dalgalanmalar yaşayan kripto para birimleri piyasasının en büyük beş para biriminden dördü düşerken, bu duruma bağlı olarak kripto para piyasası hacmi de yüzde 5.5 azalarak 783 milyar dolara indi. 1384 adet kripto paranın oluşturduğu kripto para birimleri piyasasının belirleyicisi Bitcoin son 24 saatte yüzde 5.39 düşerek 16 bin 107 dolara geriledi. Bitcoin 783 milyar dolarlık kripto para birimleri piyasasının yüzde 34.5'ini oluştururken, kripto para birimleri piyasasının son 24 saatlik işlem hacmi 44 milyar dolar olarak hesaplandı. Piyasa değeri sıralamasında ilk beşte yer alan kripto para birimlerindeki günlük değişimler ise şöyle: Bitcoin yüzde 5.39,  Ripple yüzde 18.91, Bitcoin Cash yüzde 14.81 ve Cardano yüzde 2.88 azalırken, Ethereum yüzde 10.25 arttı. Kaynak:www.milliyet.com.tr
Devamını Oku