politika HABERLERi

Standard Post with Image

Milli elektronik kelepçe 2021'de devreye girecek

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Bakanlığın Sanayi İşbirliği Projeleri (SİP) ile kamu idarelerinin, yenilik, yerlileşme ve teknoloji transferi içeren alımlarının, teknoloji odaklı proje yönetimi yaklaşımıyla yapılması ve yurt içindeki imkan ve kabiliyetlerin azami ölçüde kullanılması hedefleniyor.  SİP'in en yeni uygulaması, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen Elektronik İzleme Sistemi Hizmet Alımı ihalesi oldu. Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ (STM) ile Adalet Bakanlığı arasında tedarik sözleşmesi, STM ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı arasında da Sanayi ve Teknoloji Katılımı Sözleşmesi 7 Şubat'ta imzalandı. Söz konusu sözleşmelerle, denetimli serbestlik altında bulunan yükümlülerin, haklarında hükmedilmiş yükümlülüklerinin infazı sürecinde rehabilitasyonlarının sağlanması, toplumla bütünleştirilmeleri, tekrar suç işlemelerinin önlenmesi, toplum güvenliğinin sağlanması ve cezanın yıpratıcı etkisine alternatif oluşturulmasında kullanılan cihazların milli imkanlarla üretilmesi amaçlanıyor. Bu kapsamda, elektronik kelepçe, alkol izleme, mağdur izleme, ev hapsi ünitesi, anlık takip sistemi ve söz konusu üniteleri oluşturan modüller, yazılım ve elektronik devre kartları yurt içinde tasarlanacak, geliştirilecek, üretilecek. Şüpheli, sanık veya hükümlülerin izlenmesi amacıyla yurt dışından ithal edilen elektronik izleme sistemleri 31 Aralık 2020 tarihine kadar kullanılacak. Tasarımı, yazılımı ve üretimi milli imkanlarla gerçekleştirilecek elektronik izleme sistemi ürünlerinin kullanılmasına 1 Ocak 2021’de başlanacak. Sanayi ve Teknoloji Katılımı Sözleşmesi gereğince sözleşme bedelinin yüzde 68’ine karşılık gelen tutarda yurt içi katma değer gerçekleştirilecek. Proje kapsamında kazanılacak kabiliyetler, Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı başta olmak üzere muhtelif kamu idarelerinin izleme ve takip sistemlerine yönelik ihtiyaçlarının karşılanmasında da kullanılabilecek. "İthalatın önüne geçmeyi hedefliyoruz" Açıklamada, değerlendirmelerine yer verilen Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, elektronik kelepçenin çok iç açıcı bir konu olmadığını ancak modern ceza infaz sisteminde birçok ülke tarafından kullanıldığını belirtti. Elektronik İzleme Sistemi'nin özellikle kadına şiddetin önlenmesi noktasında caydırıcı bir işlev üstlendiğinin altını çizen Varank, "Bununla birlikte bakanlık olarak özellikle kamunun yaptığı alımlarda yerli ve milli ürünlerin kullanılmasını çok önemsiyoruz." ifadelerini kullandı. Varank, kamu alımları ve yatırımlarının ciddi bir ölçek oluşturduğunu belirterek, şunları kaydetti: "Bu sayede yerlileşme ve millileşme alanındaki hedeflerimize daha hızlı varabiliriz. Topyekun kalkınma için yerliliği ve milliliği olmazsa olmaz bir ilke olarak kabul etmeliyiz. Elektronik İzleme Sistemi'nde kullanılan ürünler, sistemin yürürlüğe girdiği 2013 yılından bu yana yurt dışından ithal ediliyordu. Bakanlığımızın Sanayi İşbirliği Projesi ile ilk kez, milli olarak üretilmiş sistemi kullanacağız. Bu proje kapsamında toplamda yaklaşık 20 milyon liralık ithalatın önüne geçmeyi hedefliyoruz." Kamu kurum ve kuruluşlarının yerli ve milli ürünler kullanması konusunda farkındalık oluşturmaya çalıştıklarının altını çizen Varank, bu konudaki hassasiyeti nedeniyle Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’e de teşekkür etti. Uygulama 2013'te başlamıştı Elektronik İzleme Sistemi, şüpheli, sanık, hükümlülerin cezalarının infazı veya bu kişilere denetimli serbestlik tedbirlerinin uygulanması amacıyla 2013 yılında başlatılmıştı. Türkiye’de, konutun terk edilmemesi, belirlenen yerlere gitmekten yasaklanma veya belirli alanların terk edilmesinin engellenmesi, alkol kullanımı izleme ve mağdur koruma amaçlı elektronik izleme üniteleri kullanılıyor. Kamu alımlarına yönelik SİP projeleri Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, kamu alımlarının SİP uygulamasına tabi olarak gerçekleştirilmesi için diğer kamu kurum ve kuruluşlarıyla koordineli bir şekilde çalışmalarını yürütüyor. Bu kapsamda, metro, tramvay, tren gibi raylı sistem araçları, raylı sistemlerde kullanılacak sinyalizasyon, güç, haberleşme ve benzeri alt sistemler, elektrikli otobüs başta olmak üzere muhtelif kara, hava ve deniz araçları, güvenlik, izleme, gözlem, kontrol, yazılım, bilişim, haberleşme, tespit ve takip sistemleri, enerji üretim ve dağıtım sistemleri, akıllı şehir uygulamaları üzerinde çalışılıyor. Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/milli-elektronik-kelepce-2021de-devreye-girecek/1742135
Devamını Oku
Standard Post with Image

Bakan Albayrak'tan G-20 Finans Bakanları Toplantısı'na ilişkin açıklama

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da düzenlenen G-20 Finans Bakanları Toplantısı'nda küresel ekonomi gündemiyle ilgili görüşlerini paylaştıklarını kaydetti. Bakan Albayrak, Güney Kore ve ABD'li yetkililerle bir araya geldiklerini belirterek, "Güney Kore Başbakan Yardımcısı Nam-Ki Hong ve ABD Hazine Bakanı Steven Mnuchin ile ekonomik iş birliğimiz ve bölgesel gelişmelere ilişkin toplantılar gerçekleştirdik." ifadelerini kullandı. Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/bakan-albayraktan-g-20-finans-bakanlari-toplantisina-iliskin-aciklama/1742569
Devamını Oku
Standard Post with Image

Bakan Albayrak'tan G-20 Finans Bakanları Toplantısı'na ilişkin açıklama

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da düzenlenen G-20 Finans Bakanları Toplantısı'nda küresel ekonomi gündemiyle ilgili görüşlerini paylaştıklarını kaydetti. Bakan Albayrak, Güney Kore ve ABD'li yetkililerle bir araya geldiklerini belirterek, "Güney Kore Başbakan Yardımcısı Nam-Ki Hong ve ABD Hazine Bakanı Steven Mnuchin ile ekonomik iş birliğimiz ve bölgesel gelişmelere ilişkin toplantılar gerçekleştirdik." ifadelerini kullandı. Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/bakan-albayraktan-g-20-finans-bakanlari-toplantisina-iliskin-aciklama/1742569
Devamını Oku
Standard Post with Image

Bakan Albayrak: Türkiye’yi, istihdama, ihracata ve katma değerli üretime dayalı bir model ile büyüteceğiz

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Türkiye’yi, istihdama, ihracata ve katma değerli üretime dayalı bir model ile büyüteceklerini söyledi. Albayrak, Mardin Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen "Mardin İş Dünyası ile Buluşma" programında yaptığı konuşmada, devlet ile millet kucaklaşıp terör örgütü kazındıkça bölgenin huzura kavuştuğunu söyledi. 2018 yılının ağustos ayında başlayan ve 2019 yılı içerisinde de devam eden spekülatif saldırıları anımsatan Albayrak, "Türkiye’yi ekonomik olarak çökertmek istediler. Yaşadığımız süreçte biz, yaşanan saldırıyı püskürtmek, ekonomimizin kırılganlıklarını gidermek ve 18 yıldır olduğu gibi vatandaşlarımızın refahını, gelirini, zenginliğini artırmak için mücadele verdik." dedi. "Türkiye ekonomisine olan bakışı pozitif olarak değişti" Birilerinin ülkeyi 'enflasyon-kur-faiz' şeytan üçgenine hapsetmek isterken birilerinin de milletin öz güvenini yerle bir etmek, piyasalarda bir kriz havasını hakim kılmak için uğraştığını hatırlatan Albayrak, şöyle konuştu: "18 yıllık AK Parti politikalarının temel özelliği 'öz güven' olmuştur. 1,5 yıldır ekonomide verdiğimiz mücadelede hep ülkemize, milletimize, kurumlarımıza güvendik. Son 1,5 yılda ekonomide verdiğimiz mücadele ile nerden nereye geldiğimizi herkesin görmesini isterim. Enflasyonda, faizlerde, kurda, piyasa maliyetlerinde nerden nereye geldik. En zor dönemde ortaya koyduğumuz güçlü koordinasyon ve doğru politikalar ile kimsenin ihtimal dahi vermediği iyileşmeleri sağladık. İşte bunun sonucunda, dünyanın önde gelen, saygın finans kuruluşları başta olmak üzere, herkesin, her kesimin Türkiye ekonomisine olan bakışı pozitif olarak değişti." "İzin vermedik" "Yaşadığımız saldırıların hepsinin temelindeki hedef aynıydı." diyen Albayrak, "Kura saldırdılar. Kuru yukarı çekerek tüm fiyatlarda bir bozulmayı, kontrolsüz bir yükselmeyi elde edecekler, bizim paramızı pul haline getirip yüksek faize mahkum edeceklerdi. Yüksek faiz, yüksek kur, yüksek enflasyon üçgeninde Türkiye ekonomisini tamamen kontrolleri altına almaya çalışacaklardı. İzin vermedik." ifadelerini kullandı. Bakan Albayrak, enflasyon ve faizlerle mücadeledeki kararlı duruş ile son 7 aylık sürede Merkez Bankası politika faizinin 11,75’e geldiğine işaret etti. Piyasa faizlerinde ise kamu bankalarının öncülüğünde tek hanelerin görüldüğünü aktaran Albayrak, şunları kaydetti: "İşte, birilerinin özlem duyduğu Gezi günleri ile başlayan ve ülkemizi hedef alan her saldırı ile yukarı taşınan faizleri Mayıs 2013’ün yani Gezi döneminin öncesi seviyelere indirdik. Geçtiğimiz sene uluslararası bir ödül ile başarısı ortaya konulan borçlanma yönetimimiz başarılı performansı ile ülkemizin faiz yükünü azaltmaya devam ediyor. Geçtiğimiz hafta yaptığımız Eurobond ihracı, gerek şu ana kadar uluslararası sermaye piyasalarında gerçekleştirdiğimiz en yüksek tutarlı ihraç olması, gerekse dolar piyasasında son yıllardaki en düşük maliyetli ihracımız olması gerekse aldığı rekor talep ile uluslararası yatırımcıların ülkemize yönelik pozitif algısının güçlenerek devam ettiğinin açık bir göstergesi oldu." "Yeniden güçlü büyümeye odaklandık" Ekonomide faiz ve enflasyon ile mücadelede atılan adımlar meyvelerini verdiğini vurgulayan Albayrak, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yeniden güçlü büyümeye odaklandık. Büyümede hedefimiz daha fazla ihracata, istihdama ve katma değerli üretime dayalı bir modeli sağlamak. İşte bu kapsamda politikalarımızda reel sektörümüz önceliyoruz. 2020 yılı reel sektör yılı olacak diyoruz. Kimse merak etmesin, Türkiye’yi, istihdama, ihracata ve katma değerli üretime dayalı bir model ile büyüteceğiz. İşte bu modelimiz, idealimiz ile bu sürecin adına 'değişim' dedik. Finansal sitem, ekonomik model değişiyor." Bakan Beraat Albayrak, 500 yıllık ekosistemin değiştiği bir dönemde Türkiye'nin de değişmek durumunda olduğunu belirterek, "Bu farkındalığı oluşturacak, kaynakları bu model doğrultusunda yönlendirecek ve iş dünyamızla bu hedef doğrultusunda kenetleneceğiz." dedi. "Türkiye tarihi bir performans inşallah ortaya koyacak" Gaziantep’te yakın zamanda devreye alacakları yeni finansman modeli anlattığını belirten Albayrak, şunları söyledi: "Kalkınma Bankası, Varlık Fonu ve gerekse iş dünyamız ile yeni dönemde ithalatı ikame edecek, cari açığımızı düşürecek, küresel ticarette bize rekabet gücü sağlayacak stratejik sektörlerdeki yatırımlara odaklanacağız. Verdiğimiz büyüme ile gelen cari fazla, Türkiye’nin ne kadar büyük potansiyeli olduğunu ortaya koyuyor. Bu yılı inşallah yüzde 5’lik bir seviyenin üzerinde büyüme ile kapatmayı hedefliyoruz. Türkiye tarihi bir performans inşallah ortaya koyacak." "8,6'lık büyümeyle açık ara öndeyiz" Küresel rekabet, küresel çatışmalar, ticaret ve kur savaşlarının olduğu bir dönemde artık yüzde yarım, 1-2 büyümelerin beklendiğini aktaran Albayrak, şunları kaydetti: "Türkiye'nin büyümesi yüzde 5 diyoruz biz. Özellikle sanayide aralık ayında gelen yüzde 8,6’lık büyümeyi sürdüreceğiz. Türkiye aralık ayı sanayi üretim verilerinde AB ülkelerinin tamamını geride bıraktı. Sanayi üretimi yıllık bazda AB'de yüzde 3,6, avro bölgesinde ise yüzde 4,1 azalış gösterdi. Buna dayalı birçok ülkenin eksi yönde küçülme yaşadığı bir dönemde yüzde 8.6'lık büyümeyle açık ara öndeyiz. " "Onun için ayağınıza geldik" Albayrak, Türkiye'nin tarihi saldırılara maruz kaldığı geçen yıl böyle bir performansının beklenmediğini vurgulayarak, "Ekonomideki her olumlu adımı, iyileşmeyi iş dünyasına, iş adamlarımıza, vatandaşlarımıza adım adım yansıtacağız. Kolay bir süreçten geçmiyoruz. Tüm bunlarla alakalı gelen talepler, il il onun için ayağınıza geldik. Projeleri yerinden ve kaynağından alacağız." diye konuştu. İş dünyası, piyasalar ve vatandaşlardan gelen talepleri karşılıksız bırakmadıklarını anımsatarak şunları kaydetti: "Maliyetlerdeki düşüşlerden sonra bankaların aldığı ücret ve komisyonlara standart getirildi ve bunlar aşağı çekildi. Ticari müşterilerden alınabilecek ücret, masraf ve komisyonların sayısı 2 bin 400’den 51 adede, finansal tüketicilerde 20’den 16’ya indirildi. Detaylarını çok yakından bildiğiniz bu düzenleme ile yaklaşık 30 milyar liralık bir kaynak iş dünyamızın ve vatandaşlarımızın cebinde kalacak. Attığımız her adımda iş dünyamızı rahatlatmaya, ülkemizi büyütmeye, milletimizin huzur ve istikrarını çok daha ileri taşımaya devam edeceğiz." "Antep’te müjdeyi paylaştık" "İşte bugün Antep’te müjdeyi paylaştık. Sanayicimizin büyük teveccüh gösterdiği İVME finansman paketimizi TLREF endeksli ve sabit faizli iki seçenekle devam ettiriyoruz." diyen Bakan Albayrak, şöyle devam etti: "İş insanlarımız ister sabit yüzde 8,5 faizli 7 yıl vadeli isterse 7 yıla kadar TLREF artı yüzde 1,5 faizli ya da 12 yıl vadeli TLREF artı yüzde 2 faizli olarak bu finansmanı kullanabilecekler. Benzer şekilde İstihdam Odaklı Finansman Programımız İSTOD’da da faizleri 1 ila 1,5 puan düşürdük. Bu düşen maliyetler, bu iyileştirmeler yansıdıkça iş dünyasının üzerindeki faiz yükü düştükçe siz daha fazla elde ettiğiniz gelirle inşallah yatırım, istihdam ve üretim daha iyi bir seviyeye gelecek." Programa Mardin Valisi Mustafa Yaman, bazı bankaların yöneticileri ile çok sayıda iş insanı katıldı. Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/bakan-albayrak-turkiye-yi-istihdama-ihracata-ve-katma-degerli-uretime-dayali-bir-model-ile-buyutecegiz/1740107
Devamını Oku
Standard Post with Image

Çiftçi destek ödemeleri bugün başlıyor

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Melikgazi Belediyesi Tiyatro Salonu'nda, "Söz Sizde Tarım Orman Buluşmaları" kapsamında düzenlenen Kayseri Sektör Buluşmaları Toplantısı'nda, tarım ve orman sektörlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kayseri'ye yapılan yatırımlardan bahseden Pakdemirli, kentte ilk defa manda sütü işleyen bir işletmenin faaliyete geçtiğini ve buranın günlük bir ton süt işleme kapasitesi olacağını söyledi. 2 milyon 300 bin fidanı toprakla buluşturmayı hedeflediklerini ve Kayseri'de 1,5 milyon fidanı üreteceklerini belirten Pakdemirli, sosyal ağaçlandırma projelerine devam edeceklerini aktardı. Pakdemirli, 10 ayrı ilçede bulunan 25 mahallede de 2B orman kadastro çalışmalarını tamamlayacaklarını vurgulayarak 15 tarım kredi kooperatifi marketi açacaklarını ve tüm istihdamı bölge insanından sağlayacaklarını bildirdi. Çiğ süt desteklerinde de Kayseri'ye düşen miktarın 185 milyon lira olduğunu anlatan Pakdemirli, "Bütün imkanlarınızı seferber edin, yeter ki benim çiftçimin yüzü gülsün." diyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a teşekkür etti. Pakdemirli, şunları kaydetti: "Merakla beklenen destekleri bugün açıklıyoruz, ödemelere bugün başlıyoruz. Toplam 2 milyar 674 milyon lira ödenecek. Mazot, gübre desteği 2 milyar 334 milyon 27 bin 194 lira, hububat desteği 138 milyon lira, süt desteği 184 milyon lira, kırsal kalkınma desteği 5,2 milyon lira, lisanslı depoculuk desteği de 12 milyon lira olmak üzere tek seferde ödenecekleri 21 Şubat saat 18.00'den sonra ödemeye başlıyoruz." Kaynak: https://www.dunya.com/sektorler/tarim/ciftci-destek-odemeleri-bugun-basliyor-haberi-463156
Devamını Oku
Standard Post with Image

Finansal piyasalara ilişkin yenilikler içeren teklif Genel Kurul'da kabul edildi

Bankacılık Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin 21 maddeden oluşan birinci bölümü, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi. Teklife göre, bankacılık sistemini tehlikeye düşürdükleri tespit edilen banka mensuplarının imza yetkisi geçici olarak kaldırılabilecek. Kalkınma ve yatırım bankalarının taşınır ve taşınmaz mal ve hizmet bedellerinin ödenmesi suretiyle veya kar ve zarar ortaklığı yatırımları, taşınmaz, ekipman veya emtia temini, mal karşılığı vesaikin finansmanı, ortak yatırımların kanun uygulamasında kredi sayılması sağlanarak, değişen koşullar altında yeni finansman yöntemlerinin oluşması halinde bu yöntemlerin de kredi sayılabilmesi için BDDK'ye yetki veriliyor. Bir banka ile bankanın nitelikli pay sahipleri, banka yönetim kurulu üyeleri, genel müdürü, genel müdür yardımcıları ile başka unvanlarla istihdam edilseler dahi yetki ve görevleri itibarıyla bunlara denk veya daha üst konumlarda görev yapan yöneticileri ile bunların eş ve çocukları, birlikte veya tek başına, doğrudan ya da dolaylı olarak kontrol ettikleri ya da sınırsız sorumlulukla katıldıkları veya yönetim kurulu üyesi ya da genel müdürü oldukları ortaklıklar, bankanın dahil olduğu risk grubunu oluşturacak. Sermayesinin çoğunluğu ayrı ayrı veya birlikte Hazineye, Özelleştirme İdaresi Başkanlığına, Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketinin, Türkiye Varlık Fonunun veya merkezi yönetim kapsamındaki kamu idarelerine ait bankaların her biri, doğrudan veya dolaylı olarak kontrol ettikleri ortaklıklar ile birlikte ayrı bir risk grubu oluşturacak. Kamu iktisadi teşebbüsleri ile hisselerinin çoğunluğu Özelleştirme İdaresi Başkanlığının, Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketinin, Türkiye Varlık Fonunun elinde bulunan diğer kamu kurum ve kuruluşlarının her biri sermaye, yönetim ve denetimlerine hakim oldukları bağlı ortaklık, iştirak ve müesseseler ile birlikte ayrı bir risk grubu oluşturacak. Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketi veya Türkiye Varlık Fonuyla yapılan işlemler, bu kurumlarca çıkarılan ya da ödenmesi garanti edilen bono, tahvil ve benzeri borçlanma araçlarının kredi sınırlamalarına tabi olmayacak. Kalkınma ve yatırım bankalarının kredi müşterilerinden, ortaklıkları ve ortaklarından sağlayacakları fonlar ile bankalardan, para piyasaları, sermaye piyasaları ve organize piyasalardan kullanacakları fonlar mevduat sayılmayacak. BDDK tarafından "sistemik önemli" olarak belirlenen bankalar, kanun ve kanuna istinaden çıkarılan düzenlemelerde yer alan koruyucu hükümlere uyumsuzluk nedeniyle veya sair suretle mali bünyelerinde bozulma yaratacak hallerden herhangi birinin görülmesi veya görülme ihtimalinin ortaya çıkması halinde alınacak tedbirlerin önceden belirlenmesi maksadıyla, önlem planı hazırlamak ve BDDK'ye göndermekle yükümlü olacak. Bu bankalar, konsolide veya konsolide olmayan bazda yaptıkları değerlendirmeler sonucunda, mali bünyelerinde bozulma yaratacak hallerden herhangi birinin gerçekleşmesi veya gerçekleşme ihtimalinin ortaya çıkması durumlarında, önlem planında yer alan konsolide veya konsolide olmayan bazda uygulanacak tedbirleri almak ve ivedilikle BDDK'ye bilgi vermekle yükümlü olacak. BDDK tarafından konsolide veya konsolide olmayan bazda yapılan denetimler sonucunda mali bünyede bozulma meydana getirecek hallerin gerçekleştiğinin veya gerçekleşme ihtimalinin tespit edilmesi halinde ise BDDK, bankadan önlem planında yer alan tedbirlerden birini veya birkaçını almasını isteyebilecek. Bankacılık faaliyetlerine özgü olarak bankalarda müşteri ilişkisi kurulduktan sonra oluşan gerçek ve tüzel kişilere ait veriler "müşteri sırrı" haline gelecek. Diğer kanunların emredici hükümleri saklı kalmak kaydıyla, "müşteri sırrı" niteliğindeki bilgiler, sır saklama yükümlülüğünden istisna tutulan haller haricinde Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyarınca müşterinin açık rızası alınsa bile kendisinden gelen bir talep ya da talimat olmaksızın yurt içindeki ve yurt dışındaki üçüncü kişilerle paylaşılamayacak ve bunlara aktarılamayacak. BDDK, ekonomik güvenliğe ilişkin yapacağı değerlendirme neticesinde, "müşteri sırrı" ya da "banka sırrı" niteliğinde olan her türlü verinin, yurt dışındaki üçüncü kişilerle paylaşılmasını ya da bunlara aktarılmasını yasaklamaya, ayrıca bankaların faaliyetlerini yürütmede kullandıkları bilgi sistemleri ve bunların yedeklerinin yurt içinde bulundurulması hususunda karar almaya yetkili olacak. Sır saklama yükümlülüğünden istisna tutulan hallerde yapılacak paylaşımlar da dahil olmak üzere "müşteri sırrı" ve "banka sırrı" niteliğindeki bilgiler, sadece belirtilen amaçlarla sınırlı olmak ve ölçülülük ilkesine uygun olarak bu amaçların gerektirdiği kadar veriyi içermek kaydıyla paylaşılabilecek. Bankalar tarafından finansal piyasalarda yapay arz, talep veya döviz kuru dahil fiyat oluşumunu sağlamak amaçlı işlem ve uygulamaların yapılması, internet ortamı dahil farklı araçlarla gerçeğe aykırı veya yanıltıcı bilgilerin yayılması, tasarruf sahiplerinin gerçeğe aykırı veya yanıltıcı şekilde yönlendirilmesi ya da bu amaçları sağlamaya yönelik benzer işlem ve uygulamaların yapılması finansal piyasalarda manipülasyon ve yanıltıcı işlemler olarak kabul edilecek. Bu madde kapsamına giren işlem ve uygulamalar BDDK tarafından belirlenecek ve Resmi Gazete'de yayımlanacak. Bankacılık sisteminin geneli için belirlenen standart oran ve sınırların kalkınma ve yatırım bankaları için farklılaştırılması konusunda BDDK'ye yetki veriliyor. Katılım ve kalkınma bankaları Teklifle, katılım bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarının Bankacılık Kanunu'nda düzenlenen faaliyetleri faizsiz yöntemlerle gerçekleştirmelerine ilişkin usul ve esasları belirlemek üzere de BDDK'ye yetki verilmesi öngörülüyor. Katılım bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarınca faizsiz finansman sağlamak amacıyla katıldıkları ortaklıkların bankanın dahil olduğu risk grubu kapsamında değerlendirilmeyecek. Kalkınma ve yatırım bankalarına tanınan ortaklık payı sınırlamasına ilişkin muafiyetin katılım bankalarının faizsiz finansman sağlamak amacıyla edindikleri ortaklık payları için de tanınması, katılım bankalarının faizsiz yöntemlerle finansman sağlanması nedeniyle üstlendikleri yükümlülüklerden dolayı gayrimenkul ve emtia üzerine yaptıkları işlemlere ilişkin özel hükümler düzenebilecek. Bankaların kredi, mevduat, dış ticaret, transfer, nakit yönetimi ve kredi kartı gibi tüm faaliyetlerinden her ne ad altında olursa olsun aldıkları ücret, masraf ve komisyonların belirlenmesi hususundaki yetkiler, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına veriliyor. Manipülasyon yapanlara para cezası Finansal piyasalarda manipülasyon ve yanıltıcı olarak kabul edilen işlem ve uygulamaları gerçekleştirenlere idari para cezası verilecek. TBMM Genel Kurulu'nda, Bankacılık Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin ilk bölümünü oluşturan 21 madde kabul edildi. Buna göre, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) kararıyla ve gerekçesi belirtilmek suretiyle Bankacılık Kanunu kapsamındaki kuruluşlara, "yurt içinde şube açma" ve "sınır ötesi faaliyetler" hükmüne aykırı şekilde şube ve temsilcilik açılması halinde 100 bin liradan 200 bin liraya kadar idari para cezası uygulanacak. Pay edinim ve devirlerindeki bazı hükümlere aykırılık halinde 100 bin liradan 200 bin liraya, kanunda belirtilen hükümlere aykırı olarak banka genel müdür ve yardımcılıklarına atama yapılması veya çalışma ve imza yetkisi yasağına tabi kişilerin yasaklanan görevlerde çalıştırılması halinde 100 bin liradan 500 bin liraya, karar defteri hükümlerine aykırılık halinde bağımsız denetim kuruluşları veya değerleme ve derecelendirme kuruluşlarına yönelik hükümlere ya da muhasebe ve raporlama sistemine, konsolide finansal raporlar, finansal raporların imzalanması, sunulması, ilanı ve denetimi veya belgelerin saklanması hükümlerine aykırı davranılması halinde 50 bin liradan 100 bin liraya kadar idari para cezası verilecek. Dahil olunan risk grubu ve mensuplara kredi kullandırma koşulları çerçevesinde kredi yasaklarına uyulmaması halinde 50 bin liradan az olmamak üzere verilen kredinin yüzde 5'i tutarına kadar, ayrılması gereken karşılıkların tesis edilmemesi halinde 500 bin liradan az olmamak üzere ayrılması gereken karşılık tutarının yüzde 5'ine kadar, kredi sınırlarına uyulmaması halinde 500 bin liradan az olmamak üzere aykırılık oluşturan tutarın yüzde 5'ine kadar, kanunda belirtilene aykırı şekilde ortaklık payı edinilmesi halinde 500 bin liradan az olmamak üzere aykırılık teşkil eden tutarın yüzde 5'ine kadar, yasaklama ve sınırlamalara aykırılık halinde 500 bin liradan az olmamak üzere yasaklama ve sınırlama konusu değerin yüzde 5'ine kadar ceza uygulanacak. Sandık ve vakıflara ilişkin işlemler hükümlerine aykırılığın cezası 500 bin liradan az olmamak üzere aykırılık tutarı kadar, bağış sınırlamasına uyulmamasının cezası ise 500 bin liradan az olmamak üzere aykırılık tutarı kadar olacak. Türkiye'de kurulan kredi kuruluşlarının yurt dışındaki şubeleri ve ortaklıklarının, mevduat cüzdanı ve fon toplamaya ilişkin evrakın düzenlenmesi işlemlerini faaliyette bulundukları ülkede yapmaması; bu şube veya ortaklıklar adına yurt içinde mevduat cüzdanı ve fon toplamaya ilişkin evrak düzenlenmesi halinde 500 bin liradan 1 milyon liraya kadar idari para cezası verilecek. Kredi kuruluşlarının, mevduat hesapları ile katılım fonu hesaplarını Merkez Bankasınca tespit edilecek vade ve türlerine göre tasnif etmemesi, tasarruf mevduatı ve gerçek kişilere ait katılım fonunu diğer hesaplardan ayırmaması halinde kesilecek idari para cezası 500 bin liradan 1 milyon liraya kadar olacak. Müşteri hakları hükümlerine aykırılığa 1 milyon liraya kadar ceza Mevduatın ve katılım fonunun çekilmesi ve müşteri hakları hükümlerine aykırılık halinde 500 bin liradan 1 milyon liraya kadar idari para cezası kesilecek. Merkez Bankası tarafından miktar ya da oranların tespit edildiği durumlarda, söz konusu miktar ve oranlara aykırılık oluşturan tutarın 10 katına kadar, finansal piyasalarda manipülasyon ve yanıltıcı işlemler olarak kabul edilen işlem ve uygulamaları gerçekleştirenlere, menfaat sağlanması halinde sağlanan menfaatin iki katından az olmamak üzere, bir önceki yıl sonu finansal tablolarında yer alan faiz, kar payı gelirleri, alınan ücret ve komisyonlar ile bankacılık hizmet gelirleri toplamının yüzde 5'ine kadar idari para cezası uygulanacak. Yaptırım kararı verilinceye kadar aykırılığın birden fazla işlenmiş olması veya idari para cezasının uygulanmasından itibaren 2 yıl içinde aynı aykırılığın tekrarlanması dikkate alınarak Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumuna (BDDK) idari yaptırımı ağırlaştırma yetkisi verilecek. BDDK kararıyla ve gerekçesi belirtilmek suretiyle, ilgili gerçek ve tüzel kişilere Bankacılık Kanunu kapsamında verilmesi öngörülen idari para cezası tutarları da güncelleniyor. Bankacılık Kanunu'nda yer alan sınırlamalara, kararlara ve düzenlemelere aykırı hareketler dolayısıyla öngörülen idari yaptırım kapsamına, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından Bankacılık Kanunu'na dayanılarak verilen talimatlar da dahil edilecek. İnternet sitelerine erişim engellenecek Telafisi mümkün olmayan zararların önlenebilmesi için izinsiz faaliyetlerin işlenmesinde kullanılan internet sitelerine erişimin içerik ve yer sağlayıcılarının yurt içinde olması halinde internet sitesine erişim engellenecek. BDDK tarafından savcılığa suç duyurusunda bulunulmasını takiben hakim kararı sonrasında internet sitesine erişim engellenecek. İçerik ve yer sağlayıcının yurt dışında olması durumunda kurulun başvurusu üzerine bu tedbirin uygulama yetkisi Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunda olacak. Aşım tutarı Bankaların; kredi kuruluşları ve finansal kuruluşlar dışındaki bir ortaklıktaki payının kendi öz kaynaklarının yüzde 15'ini, bu ortaklıklardaki paylarının toplam tutarının ise kendi öz kaynaklarının yüzde 60'ını aşması halinde, aşım tutarının öz kaynak hesaplamasında ana sermayeden indirim kalemi olarak dikkate alınacağına yönelik hüküm kaldırılıyor. Aşım tutarının öz kaynak hesaplamasında ana sermayeden indirilmesi yerine, Basel standartları uyarınca yüksek risk ağırlığına tabi tutulması sağlanıyor. Bankacılık Kanunu'nda yapılan değişikliklere göre çıkarılacak düzenlemeler yürürlüğe konulana kadar mevcut hükümler uygulanacak. Bankacılık Kanunu'nda belirtilen sınırlama ve oranlara uyum konusunda yapılan değişiklikler sebebiyle oluşabilecek aşımların giderilmesi için BDDK'ye, bankalara süre verme yetkisi tanınıyor. Teklif, Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nda da değişiklik getiriyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, azami akdi ve gecikme faiz oranlarını tespit ve ilan etmeye yetkili olacak. Talep olmadan kart limiti artırımına 50 bin liraya kadar ceza Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nda yer alan idari para cezası tutarları da güncelleniyor. Kurul kararıyla ve gerekçesi belirtilmek suretiyle bu kanun kapsamındaki kuruluşlara, kart çıkaran kuruluşların, talepte bulunmayan veya sözleşme imzalamayan kişiler adına kart vermeleri, kart çıkaran kuruluşların, kart hamilleri talep etmedikçe kart limitlerini artırmaları halinde 25 bin liradan 50 bin liraya kadar, koruyucu hükümlere aykırılık halinde 50 bin liradan 250 bin liraya kadar idari para cezası uygulanacak. TBMM Başkanvekili Levent Gök, verdiği aranın ardından komisyonun yerini almaması üzerine birleşimi saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı. Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/finansal-piyasalara-iliskin-yenilikler-iceren-teklif-genel-kurulda-kabul-edildi/1739034
Devamını Oku
Standard Post with Image

İmar Kanunu'nda değişiklik Resmi Gazete'de

Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kanuna göre, Ulusal Coğrafi Veri Sorumluluk Matrisinde yer alan coğrafi verilerin, Ulusal Coğrafi Veri Paylaşım Matrisine göre, kamu kurum ve kuruluşları arasında paylaşımı, erişimi ve kullanımı bedelsiz olacak. Yerli-yabancı gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerin söz konusu coğrafi verileri toplayabilmesine, üretebilmesine, paylaşabilmesine ve satabilmesine yönelik düzenleme yapılacak, bu düzenlemelere uyulmaması durumunda idari para cezası belirlenecek. Gecekondu Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce eski Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca oluşturulan alanlar ile söz konusu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra belediye sınırları içinde veya dışında Gecekondu Kanunu'na göre Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından oluşturulan veya oluşturulacak alanlardaki uygulamalarda TOKİ yetkili olacak. Belediyelerce Gecekondu Kanunu'na göre oluşturulan veya oluşturulacak alanlardaki uygulamalarda ise ilgili belediye yetkili olacak. Belediyeler bu hak, yetki ve görevlerini yetkili organları eliyle kullanacak. Büyükşehirlerde bu kanunun tatbikatı, büyükşehir belediyelerinin koordinatörlüğünde ilçe belediyelerince yapılacak. TOKİ tarafından satış ve kira sözleşmesine konu edilen taşınmazlar hariç olmak üzere, mülkiyetinde bulunan arsa ve arazilerin, gerçek veya tüzel kişilerce işgali halinde TOKİ ecrimisil istemeye, ecrimisilin tahsiline ve taşınmazın tahliyesine ilişkin işlemleri uygulamaya veya Milli Emlak Genel Müdürlüğü eliyle uygulatmaya yetkili olacak. Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanun kapsamında alınacak ecrimisiller ve taşınmazın tahliyesiyle ilgili tahsil edilen tutarların yüzde 50'si genel bütçeye gelir kaydedilecek ve yüzde 50'si tahsilatı takip eden ayın sonuna kadar Toplu Konut İdaresi Başkanlığına aktarılacak. Kesinleşen planların kopyaları Çevre ve Şehircilik Bakanlığına elektronik ortamda gönderilecek ve ilgili idaresi tarafından elektronik arşiv ortamına yüklenecek. Böylelikle Bakanlığın taşra birimlerinin Mekansal Veri Arşiv Sistemi (MVAS) benzeri bir yapıya doküman yükleme yükü azaltılacak. Planlar, plan değişiklikler ve plan revizyonları e-plan otomasyon sistemi üzerinden "plan işlem numarası" alacak ve planların sayısal verileri bu ortamda toplanacak. Böylelikle plan verilerinin erişilebilirliğinin artırılması, kontrollü ve doğru şekilde izleme ve arşivleme işlemlerinin yapılması planlanıyor. Onaylanan imar planlarının hak sahipleri ve kamuoyunca haberdar olunması için ilgili muhtarlıklarda planın askıya çıkarıldığına dair ilan ile değişikliğin yapıldığı alanda da tabela ile bilgilendirme yapılacak. Kentsel tasarım projeleri, uygulama imar planlarıyla birlikte hazırlanabilecek. Bina yüksekliklerine sınır İmar planlarının ve imar uygulamalarının sürüncemede kalmaması, mülkiyet haklarının kısıtlanmaması ve idari işlemlerin istikrarının sağlanması amacıyla kesinleşmiş planlara ve parselasyon planlarına karşı kesinleşme tarihinden itibaren 5 yıl içinde dava açılabilecek. İmar planlarında bina yükseklikleri serbest olarak belirlenemeyecek. Sanayi alanları, ibadethane alanları ve tarımsal amaçlı silo yapıları hariç olmak üzere meri imar planlarında serbest (Yençok) olarak belirlenmiş yükseklikler, emsal değerde değişiklik yapılmaksızın çevredeki mevcut teşekküller ve siluet dikkate alınarak, imar planı değişiklikleri/revizyonları yapılmak suretiyle ilgili idare meclis kararı ile belirlenebilecek. Bu şekilde ilgili idare tarafından belirlenmeyen yükseklikler, maliyetleri döner sermaye işletmesi gelirlerinden karşılanmak üzere Bakanlıkça belirlenecek. Oluşacak maliyetlerin yüzde 100 fazlası ilgili idareden tahsil edilecek. Büyükşehir belediyesi sınırlarının il sınırı olması nedeniyle mahalleye dönüşen ve nüfusu 5 binin altında kalan yerlerin, kırsal yerleşim özelliğinin devam edip etmediğine büyükşehir belediye meclisince karar verilecek. Büyükşehirlerde il özel idareleri kaldırıldığından ve büyükşehirlerde yer alan köyler mahalleye, muhtarlar da artık mahalle muhtarlarına dönüştüğünden ve bu alanlar ilçe belediyelerinin hizmet alanına girmesi nedeniyle, il özel idaresi ve muhtarların görevleri ilçe belediyelerince yürütülecek. İmar uygulamalarının mahkeme kararıyla iptal edilmesi durumunda davaya konu parselin hak sahiplerine muvafakati alınmak kaydıyla uygulama sahası içinde idarece uygun bir yer tahsis edilecek. Hak sahibine, anlaşma olmaması halinde davacı hak sahibinin kök parseldeki yeri dikkate alınarak, uygulamadaki düzenleme ortaklık payı kesintisi düşüldükten sonraki taşınmazın rayiç bedeli üzerinden değeri ödenecek. Köylerdeki konut projelerine valilik onay verecek Köylerde ve mezralarda yapılacak konut ve yapıların projeleri valilik tarafından onaylanacak, ardından muhtarlığa bildirilecek. Projeye aykırı yapılar, muhtarlık tarafından valiliğe iletilecek. Kırsal yerleşik alanı ve civarı sınırları, belediye sınırı il sınırı olan yerlerde ilçe belediye meclisinin teklifi üzerine büyükşehir belediye meclisi kararıyla, diğer yerlerde ise il genel meclisi kararıyla belirlenecek. Onaylı üst kademe planlarda aksine hüküm bulunmadığı hallerde köy yerleşik alan sınırları içinde taşkın, heyelan ve kaya düşmesi gibi afet riski olan, sıhhi ve jeolojik açıdan üzerinde yapı yapılmasında mahzur bulunan alanlar ile köyün ana yolları ve genişlikleri, halihazır harita veya kadastro paftaları üzerinde belediye sınırı il sınırı olan yerlerde ilgili ilçe belediye meclisi kararı ile diğer yerlerde ise il genel meclisi kararıyla belirlenecek. Kırsal yerleşik alanı ve civarı sınırlarının tespitinde ve bu alanlarda ruhsata tabi olmadan yapılabilecek yapılara ilişkin ilgili kurum veya kuruluşlarca yapılan etüt, proje, proje uygunluk görüşü için resim, harç, ücret, döner sermaye ücreti ve herhangi bir ad altında bedel alınmayacak. İleri tasarım yöntemleri ve teknolojileri gerektiren özellik arz eden binaların projeleri, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca çıkarılan yönetmelik çerçevesinde yeterli uzmanlığı haiz mühendislerin gözetiminde yapılacak. Ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak başladığı gerekçesiyle inşaatı durdurulan yapının imar mevzuatına aykırı olduğuna dair bilgi, tapu kayıtlarının beyanlar hanesine kaydedilmek üzere ilgili idaresince tapu dairesine en geç 7 gün içinde yazılı olarak bildirilecek. Aykırılığın giderildiğine yönelik ilgili idaresince tapu dairesine bildirim yapılmadan, beyanlar hanesindeki kayıt kaldırılamayacak. Muhtara bırakılan yapının durdurulduğuna ilişkin tebligatın bir nüshası da Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne gönderilecek. Yapı tatil tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren 1 ay içinde yapı sahibi tarafından yapının ruhsata uygun hale getirilmediğinin veya ruhsat alınmadığının ilgili idaresince tespit edilmesine rağmen 2 ay içinde hakkında yıkım kararı alınmayan yapılar ile hakkında yıkım kararı alınmış olmasına rağmen 6 ay içinde ilgili idaresince yıkılmayan yapılar, yıkım maliyetleri döner sermaye işletmesi gelirlerinden karşılanmak üzere Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yıkılabilecek veya yıktırılabilecek. Yıkım maliyetleri yüzde 100 fazlasıyla, ilgili idaresinden tahsil edilecek. Bu şekilde tahsil edilememesi halinde il özel idarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun gereğince aktarılan paylarından kesilerek tahsil olunacak. Tahsil olunan tutarlar, Bakanlığın döner sermaye işletmesi hesabına gelir olarak kaydedilecek. Mükellefiyetleri yerine getirmeyen veya ilgili maddelere aykırı davranan yapının gözetmenlerine de ceza getirildi. Ruhsata tabi tarım ve hayvancılık maksatlı yapılardaki aykırılıklar için verilecek olan idari para cezası, 1000 liradan az olmamak üzere uygulanacak. Ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibi, yapı müteahhidi veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesul hakkında yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre verilecek para cezası 500 liradan en az 1000 liraya çıkarılıyor. Köy ve mezralarda ruhsat aranmayan yapılar için de aynı ceza miktarı geçerli olacak. Bakanlıkça belirlenen yapı sınıflarına ve gruplarına göre yapının inşaat alanı üzerinden hesaplanmak üzere, mevzuata aykırılığın her bir metrekaresi için verilen idari para cezasına, mevzuata aykırılığa konu alanın arsa payına isabet eden arsa alanı ile emlak vergisine esas arsa ve arazi asgari metrekare birim değerinin çarpımı ile bulunan bedel kadar idari para cezası ayrıca ilave edilecek. Bina yüksekliğini artıran imar planı değişiklikleri yapılamayacak Plan değişiklikleri, plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak şekilde ve teknik gerekçeleri sağlamak şartıyla yerleşmenin özelliğine uygun olarak yapılacak. Plan değişikliği tekliflerinde ihtiyaç analizini içeren sosyal ve teknik altyapı etki değerlendirme raporu hazırlanarak planı onaylayacak idareye sunulacak. Parsel bazında; nüfusu, yapı yoğunluğunu, kat adedini, bina yüksekliğini artıran imar planı değişiklikleri yapılamayacak. Bin metrekareden az olmamak kaydıyla oluşan adalarda; ada bazında nüfusu, yapı yoğunluğunu, kat adedini, bina yüksekliğini artıran veya fonksiyon değişikliği getiren plan değişikliklerinde ihtiyaç duyulan kültürel tesis, sosyal ve teknik altyapı kullanımları, adanın merkezine en fazla 500 metre yarı çaplı alanda karşılanmak zorunda olacak. Taşınmaz maliklerinin tamamının talebi üzerine ada bazında yapılacak imar planı değişikliği sonucunda değerinde artış olan arsanın artan değerinin tamamı değer artış payı olarak alınacak. İmar planı değişikliği ile taşınmazda meydana gelecek değer artışının tespiti Sermaye Piyasası Kanunu'na göre, yetkilendirilmiş en az iki lisanslı gayrimenkul değerleme kuruluşu tarafından plan değişikliği açıklama raporunda belirtilen mer'i plan koşullarındaki değer tespiti ile değişiklik sonrası değer tespiti yapılmak suretiyle belirlenen ortalama yeni değerden az olmamak üzere, idarece oluşturulan kıymet takdir komisyonu tarafından belirlenecek. Değer artış payı, en geç taşınmazın ilk satışında veya ruhsat aşamasında taşınmaz maliklerince ödenecek. Kıymet takdir komisyonunca belirlenen değer artış payı, ödeme tarihinde her takvim yılı için, bir önceki yıla ilişkin olarak tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında takvim yılı başından geçerli olmak üzere artırılarak uygulanacak. Taşınmazın değer artışına tabi olduğu, tapu kütüğüne şerh edilecek. Emsal, inşaat alanı, yapı yüksekliği ve kullanım amacı değiştirilmemek kaydıyla yapılacak ruhsat tadilatları hariç, değer artış payı ödenmeden yapı ruhsatı düzenlenemeyecek. Yatırılan tutarların, büyükşehir belediyesinin olduğu illerde yüzde 25'i büyükşehir belediyesinin ilgili hesabına, yüzde 25'i ilgili ilçe belediyesinin ilgili hesabına, yüzde 25'i Bakanlığın Dönüşüm Projeleri Özel Hesabına; büyükşehir belediyesi olmayan illerde ise yüzde 40'ı imar planı değişikliğini onaylayan idarede açılacak ilgili hesaba, yüzde 30'u Bakanlığın Dönüşüm Projeleri Özel Hesabı'na aktarılacak. Bakanlıkça onaylanan imar planı değişikliğinden kaynaklanan değer artışının yüzde 75'i Bakanlığın Dönüşüm Projeleri Özel Hesabı'na, kalan değer artış payının; büyükşehir belediyesinin olduğu illerde yüzde 15'i büyükşehir belediyesinin ilgili hesabına, yüzde 10'u ilgili ilçe belediyesinin hesabına; büyükşehir belediyesi olmayan yerlerde ise Bakanlık payının dışındaki kalan değer artış payının tamamı plan değişikliğinin yapıldığı yerdeki ilgili idarenin açılacak ilgili hesabına 5 iş günü içinde aktarılacak. Büyükşehir belediyesinin olduğu illerde kalan değer artış payının yüzde 25'i, büyükşehir belediyesi olmayan illerde kalan değer artış payının yüzde 30'u ile Bakanlıkça onaylanan imar planı değişikliğinden kaynaklanan değer artışında imar planı değişikliğinin diğer genel bütçeli idareler tarafından onaylanması durumunda değer artış payının tamamı genel bütçeye gelir olarak kaydedilecek. Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamındaki alanlarda, kamu yatırımları ile kamu mülkiyetindeki alanlarda, mazbut ve mülhak vakıflara ait alanlarda yapılacak plan veya plan değişiklikleri ile imar planlarında serbest (Yençok) olarak belirlenmiş yükseklikler, planların hazırlanması ve yürürlüğe konulmasındaki esaslara ilişkin düzenlemeye göre yapılacak plan değişikliklerinde uygulanmayacak. İmar Kanunu'na eklenen geçici maddeyle, planlarda yer alan serbest olarak belirlenmiş yükseklikler, 1 Temmuz 2021'e kadar değiştirilecek. İlgili idaresince gerekli düzenleme yapılmadığı takdirde ise değişiklik yapılmadan yapı ruhsatı düzenlenemeyecek. Islahı mümkün yapılara güçlendirme Hasar görmüş olmakla birlikte ıslahının mümkün olduğu tespit edilen yapılarda, ilave inşaat alanı ihdas edilmemek şartıyla, Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre güçlendirme kararı alınarak güçlendirme yapılabilecek. Bu yapılarda güçlendirme izni, bu kanunda ve ilgili diğer mevzuatta öngörülen şartlara ve kısıtlamalara tabi olmaksızın, güçlendirme projesine istinaden ilgili idaresince verilecek. Güçlendirilecek yapının üzerinde bulunduğu taşınmazın mülkiyetinin belediyeye veya Hazineye ait olması durumunda, taşınmaz satın alınmadıkça güçlendirme yapılamayacak. Güçlendirilecek yapının üçüncü kişilere ait taşınmazlara tecavüzlü olması durumunda güçlendirme için taşınmazına tecavüzlü üçüncü şahısların muvafakati aranacak. Yapılacak güçlendirme iş ve işlemleri Yapı Denetimi Hakkında Kanun kapsamında yapı denetim kuruluşlarının denetimine tabi olacak. Yapı denetim kuruluşlarından bu madde kapsamındaki denetim görevini yerine getirmedikleri tespit edilenlere idari ve cezai müeyyideler uygulanacak. Güçlendirme izni verilen yapıların herhangi bir sebeple yıkılmaları halinde, bu alanlarda yeniden yapılacak yapılar için yürürlükteki plan ve mevzuat hükümleri uygulanacak. Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamındaki yapılara söz konusu hükümler uygulanmayacak. Gecekondu Kanunu'nda yapılan değişiklikle gecekondu alanlarında TOKİ ile belediyeler arasındaki yetki çakışmasının giderilecek. Değerli konut vergisine düzenleme Değeri 5 milyon liraya kadar olan mesken nitelikli taşınmazlar "Değerli Konut Vergisi"ne tabi olmayacak. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından değer belirleme uygulamasına son verilecek, Emlak Vergisi Kanunu'na göre belirlenen bina vergi değeri esas alınacak. TOKİ Başkanlığının sahip olduğu mesken nitelikli taşınmazların, tek meskeni olanların ve birden fazla değerli konut kapsamına giren taşınmazı olanların en düşük değerli taşınmazı değerli konut vergisinden muaf olacak. Değeri 5 milyon ila 7,5 milyon lira arasında olan konutlarda, 5 milyon lirayı aşan kısım için binde 3; değeri 7,5 milyon ila 10 milyon lira arasında olan konutlarda, 7,5 milyon lira için 7 bin 500 lira, aşan kısım için binde 6; değeri 10 milyon liradan fazla olan konutlarda 10 milyon lirası için 22 bin 500 lira, fazlası için ise binde 10 oranında vergilendirme yapılacak. Paylı mülkiyette ve el birliği mülkiyette matrahın hesabında mesken nitelikli taşınmazın toplam değeri esas alınacak. Değerli konut vergisine ilişkin mükellefiyet 2020'nin başından itibaren geçerli olacak. 2020'ye ilişkin 2020'de verilmesi gereken beyanname verilmeyecek, vergi tahakkuk ettirilmeyecek. Cumhurbaşkanı, bu hükümde yer alan süreleri 1 yıla kadar uzatmaya yetkili olacak. Değerli konut vergisine ilişkin mükellefiyet 2021'in başından itibaren başlayacak. Değerli konut vergisinin uygulanmasında Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenen değerler dikkate alınmayacak. Kanun yürürlüğe girmeden önce yıkım kararı alınan ancak ilgili yerel idarelerce yıkımı gerçekleştirilmeyen binalar, kanun yürürlüğe girdikten sonra Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yıkılacak. İmar planı kararıyla kıyılarda da millet bahçeleri yapılabilecek Kanun ile Kıyı Kanunu'nda yapılan değişikliğe göre, kıyının kumluk veya çakıllık olduğu alanlarda denize girme, güneşlenme, amatör su sporları gibi faaliyetlerin gerçekleştirilmesine yönelik rekreatif amaçlı iskele yapılamayacak. Ancak kıyının kayalık karakter gösterdiği ya da kıyının kumluk veya çakıllık olmasına rağmen niteliği gereği su alanından başka türlü faydalanmanın mümkün olmadığı zorunlu hallerde genişliği üç metreyi geçmeyen ve platform niteliği taşımayan rekreatif amaçlı iskeleler kurulabilecek. Buna ilişkin usul ve esaslar Turizmi Teşvik Kanunu kapsamındaki alanlarda Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından müştereken, diğer alanlarda ise Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenecek. Kıyılarda imar planı kararıyla millet bahçeleri oluşturulabilecek. Bitlis Ahlat'ta, kanunda sınır ve koordinatları gösterilen, Kıyı Kanunu'na tabi bölgede, imar planı kararıyla resmi kurum alanları yapılabilecek. Belediye sınırları içinde olanlar dahil köy statüsünü koruyan, köy yerleşme alanlarının sahil şeridinde kalan ve yapıldığı tarihteki mevzuatına uygun olarak 11 Temmuz 1992 tarihinden önce yapılmış yapılar mevcut haliyle korunacak. Bu yapılar, kat mülkiyeti tesis edilmemek ve herhangi bir müktesep hak teşkil etmemek ve mevcut kontur ve gabari aşılmamak kaydıyla yöreye uygun cephe değişikliği ve onarımıyla can ve mal güvenliği için güçlendirme yapılarak kullanılabilecek. Bu nitelikteki köy yerleşme alanlarının sahil şeridinde kalan kısımlarında yeni yapı yapılamayacak. İdari müeyyideler ve para cezalarına düzenleme Yapı Denetimi Hakkında Kanun'da yapılan değişikliklere göre, yapı denetim kuruluşlarına ödenecek hizmet bedeli, endüstri bölgeleri, teknoloji geliştirme bölgeleri, organize sanayi bölgeleri, serbest bölgeler ve sanayi siteleri onaylı sınırı içerisinde yer alan tüm yapılar için yüzde 30'u geçmemek üzere indirimli uygulanacak. Kanunla, mevzuata uymayanlara yönelik idari müeyyideler ve idari para cezaları da yeniden düzenlendi. Buna göre Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca, mevzuata uygun hareket etmeyen yapı denetim şirketlerine, İl Yapı Denetim Komisyonunun teklifi üzerine 1 yıl yeni iş almaktan men cezası verilebilecek. Yapı denetim kuruluşunda ortak veya görevliyken başkaca mesleki ve inşaat işleriyle ilgili ticari faaliyette bulunan veya laboratuvarlarda ortak olan ya da görev alan yapı denetimi kuruluşunun ortakları, denetçi mimar ve mühendisleri ile diğer teknik elemanlarına 10 bin lira idari para cezası verilecek. Yeni iş almaktan men cezası alan yapı denetim kuruluşunun ortakları ceza süresince, faaliyete son verme cezası alan yapı denetim kuruluşunun ortakları ise üç yıl süreyle herhangi bir yapı denetim veya laboratuvar kuruluşunda teknik bir görev alamayacak, başka bir yapı denetim veya laboratuvar kuruluşunun ortağı olamayacak. Yapı denetim kuruluşlarına üç ayrı teknik inceleme raporu kapsamında üç idari müeyyide uygulanmasına sebebiyet vererek kayıtları tutulan denetçi mimar ve denetçi mühendisler ile diğer teknik personel, Merkez Yapı Denetim Komisyonunun kararı ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığının onayıyla üç yıl herhangi bir yapı denetim veya laboratuvar kuruluşunda teknik bir görev alamayacak, başka bir yapı denetim veya laboratuvar kuruluşunun ortaklığını yapamayacak. Laboratuvarlara uygulanan para cezası 19 bin liraya çıkarılacak Laboratuvar kuruluşuna kalite sistemine ilişkin şartlar bakımından tespit edilen aykırılıklar için uyarma cezası verilecek. Alet ve cihaz kalibrasyonları zamanında yaptırmayan, taze betondan numune alınması, şantiye mahallinde saklanması, laboratuvarda kürlenmesi, deneylerinin yapılması ve raporlanması, izlenmesi ve denetlenmesi süreçlerinde ilgili standartlara ve mevzuata uymayan, karot numunesi alınması sırasında laboratuvar denetçisi hazır bulunmayan, laboratuvarın deney kapsam listesinde bulunmayan deney raporlarında Çevre ve Şehircilik Bakanlığının logosunu kullanan, numune kayıt ve rapor defterinde aralarda boş satır bırakan, numuneleri kayıt defterine kaydetmeyen, laboratuvar kuruluşunun faaliyet gösterdiği il dışındaki illerden kendi numune toplama istasyonunun bulunduğu il veya iller hariç olmak üzere faaliyet gösterdiği il dışından taze beton numunesi alan ve laboratuvar kuruluşunda görev yapan idari veya teknik personel veya laboratuvar adres değişikliğini zamanında bildirmeyen laboratuvarlara uygulanan idari para cezası 10 binden 19 bin 30 liraya çıkarılıyor. Laboratuvar kuruluşuna söz konusu nedenlerle son üç yıl içinde üç ayrı idari para cezası verilmesi halinde, Bakanlıkça bir yıl yeni iş almaktan men cezası verilecek. Yeni iş almaktan men cezası alan laboratuvar ortakları ceza süresince, faaliyete son verme cezası alan laboratuvarın ortakları ise üç yıl süreyle herhangi bir yapı denetim veya laboratuvar kuruluşunda teknik bir görev alamayacak ve başka bir yapı denetim veya laboratuvar kuruluşunun ortağı olamayacak. Laboratuvar kuruluşunun, idarelere veya şahıslara verdiği deney raporlarının gerçeği yansıtmayan sonuçlar ihtiva ettiğinin tespit edilmesi halinde izin belgesinin iptaline veya laboratuvar kuruluşuna üç ayrı değerlendirme raporu kapsamında üç idari para cezası uygulanmasına sebebiyet vererek kayıtları tutulan denetçi mühendisler ile teknik personel üç yıl süreyle herhangi bir yapı denetim veya laboratuvar kuruluşunda teknik bir görev alamayacak, başka bir yapı denetim veya laboratuvar kuruluşunun ortağı olamayacak. Görevini yerine getirmediği tespit edilen mimar ve mühendisler hakkında meslek odaları, kendi mevzuatı uyarınca cezai işlem yaparak neticesini Bakanlığa bildirecek. Bakanlıkça yapı denetim kuruluşları ve laboratuvarlara izin belgesi için alınan teminat bedeli haczedilemeyecek ve üzerine ihtiyati tedbir konulamayacak. Kanun'a göre, Yapı Denetimi Hakkında Kanun'un ceza hükümlerinde değişiklik yapılacak. Değişiklik kapsamında, şantiye şeflerine de görevlerini yerine getirmemeleri halinde yaptırım uygulanacak. Kanun hükümlerinin uygulanması sırasında, yapı denetim kuruluşunun icrai veya ihmali davranışla yeni iş almaktan men cezası uygulanmasını gerektiren fiiller nedeniyle; görevini kötüye kullanan ortakları, yöneticileri, mimar ve mühendisleri, yapı müteahhidi, şantiye şefi, proje müellifi gerçek kişiler ile laboratuvar görevlileri, 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacak. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, laboratuvarların denetimini de yapacak. Bakanlıkça hazırlanan yönetmelikte, yapı denetim kuruluşu ve laboratuvar kuruluşu sayısı, yapı denetim izin belgesinin geçici olarak geri alınmasına ilişkin şartlar yer alacak. Kanun, idari müeyyidelere ilişkin geçiş hükümleri de getiriyor. Buna göre, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce düzenlemeye aykırı olarak işlenmiş fiiller nedeniyle uygulanması gereken ancak henüz tesis edilmemiş idari müeyyidelerde lehe olan hükümler uygulanacak. Yüksek Fen Kurulu Başkanlığı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'na eklenen maddeyle, yapım ve yapım ile ilgili danışmanlık hizmet işlerine ilişkin sözleşme uyuşmazlıklarında karşılaşılan ihtilafların çözümü için ilgili idarenin talebiyle anlaşmazlıkları incelemek üzere Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bünyesinde yer alan Yüksek Fen Kurulu görevli ve yetkili olacak. Yüksek Fen Kurulu Başkanlığı; sözleşmede bulunmayan veya fiyatı belirli olmayan işlerin fiyatının tespiti, ihale dokümanını oluşturan belgeler arasındaki uyumsuzluk, iş programı ihtilafları, fiyat farkı ödenmesi ve hesaplanması, sürenin uzatılması ve ödenek aktarılması, geçici ve kesin kabul işlemleri, gecikme halinde uygulanacak cezalar, yaptırılabilecek ilave işler ve iş eksilişlerinde sözleşme anlaşmazlıklarını inceleyecek. Yüklenici veya idareler, sözleşmenin uygulanmasından kaynaklanan anlaşmazlıklar nedeniyle yargılama veya Sayıştay incelemesine konu edilmemiş olmak şartıyla anlaşmazlığın çözümü için Yüksek Fen Kuruluna başvurabilecek. Yüklenici itirazları, sözleşmeyi düzenleyen idarelere, kesin kabul aşaması tamamlanıncaya kadar yazılı olarak yapılacak. İtirazlar, ilgili idareler tarafından en geç 30 gün içinde Yüksek Fen Kuruluna gönderilecek. Kurul, itirazları en geç 60 gün içinde karara bağlayacak. Lisanslı harita ve kadastro mühendisleri, Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Hakkında Kanun kapsamındaki faaliyetlerini yürüttükleri süre içerisinde, serbest harita ve kadastro mühendislik ve müşavirlik faaliyeti yürütemeyecek, harita ve kadastro mühendislik müşavirlik hizmetlerini yerine getiren şirketlere ortak olamayacak. Lisansın iptali şartları arasına, lisanslı mühendisin 65 yaşını doldurmuş olması şartı da eklenecek. Lisanslı mühendislik faaliyetini sürdürenler hakkında bu madde, yayımı tarihinden 2 yıl sonra uygulanacak. İskanda aile kabul edilecekler Çevre ve Şehircilik Bakanlığının, Türk soyundan ve Türk kültürüne bağlı olan göçmen ailelerin kalıcı olarak iskan edilinceye kadar beslenme ve barınma gibi temel ihtiyaçlarına yönelik görevleri İçişleri Bakanlığınca yürütülecek. İskanda aile kabul edileceklerle ilgili de değişiklik yapıldı. Mevcut düzenlemede, "anasız ve babasız kardeş çocuklar birlikte ve eşit hisselerle, bir aile olarak iskan edilirken" değişiklikle, "anasız ve babasız bekar kardeş çocuklar birlikte ve eşit hisselerle; bekar kardeşi olmayan ya da tek kalan çocuklar başlı başına" bir aile olarak iskan edilmesi öngörülüyor. Yapılacak yapılara ilişkin ruhsat ve izinler, Belediye Gelirleri Kanunu'na göre alınan bina inşaat harcı ve imarla ilgili harçlardan muaf olacak. Bu yapılara ilişkin belediyece ve il özel idaresince verilen hizmetlerden ücret alınmayacak. Kaynak: https://www.dunya.com/ekonomi/imar-kanununda-degisiklik-resmi-gazetede-haberi-463042
Devamını Oku
Standard Post with Image

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Varank: Standartlar konusunda üreticilerin elini taşın altına koyması gerekiyor

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Bakan Mustafa Varank,, Türk Standardları Enstitüsü (TSE) ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) iş birliğinde düzenlenen "Standardizasyon Zirvesi"ne katıldı. Varank, buradaki konuşmasında, TSE bünyesinde kurulan milli teknik (ayna) komitelerin çalışmaları hakkında bilgi verdi. Sanayici, akademisyen ve ilgili tüm tarafları TSE bünyesinde kurulan ayna komitelerin çalışmalarına katılmaya davet eden Varank, standartların belirlenmesinde üretim sürecinin bizzat içinde olan, çarkları döndürenlerin yönlendirici olması ve seslerini duyurması gerektiğini bildirdi. Varank, TSE ile TOBB arasında iş birliği protokolü imzalandığının altını çizdi. Protokolle sanayiciler ve ticaret erbaplarının, uluslararası standardizasyon faaliyetlerine etkin katılımı için önemli bir adım attıklarını vurgulayan Varank, "Standartlar konusunda üreticilerin elini taşın altına koyması gerekiyor. Standartların belirlenmesinde masa başında oturan, sektörü bilmeyen uzmanlar değil, üretim sürecinin bizzat içinde olan, çarkları döndüren üreticiler yönlendirici olmalı ve seslerini duyurmalı." değerlendirmesinde bulundu. Eğitim programı İş birliği protokolünün ardından TSE ve TOBB, enstitü bünyesinde faaliyet gösteren ayna komitelere insan kaynağı sağlamak üzere veri tabanı oluşturdu. İki kurumdan yapılan açıklamalarda da "Standartlar Milli Takımı" olarak ifade edilen ekipleri kurmak üzere yürütülen iş birliğine ilişkin çalışmalar aktarıldı. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile TSE Başkanı Adem Şahin'in görüşlerine yer verilen açıklamalara göre, standardizasyon konusunda farkındalığı artırmak üzere TSE ve TOBB birlikte çalışacak. İşletmelerde standardizasyon konusunda yeterli insan kaynağı oluşturulması amacıyla bir eğitim programı uygulanacak. Buradaki asıl hedef, uluslararası teknik komitelere temsilciler göndermek olarak belirlendi. Standardizasyon alanında insan kaynağı sağlamak üzere oluşturulan eğitim programına katılmak isteyenlerin, öncelikle TSE ve TOBB tarafından hazırlanan ve "http://std.tobb.org.tr" adresinden ulaşılabilen standardizasyon veri tabanına kaydolmaları gerekiyor. Eğitimler gerçekleştirildikten sonra programa katılanlarla ayna komite toplantıları gerçekleştirilecek. Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/sanayi-ve-teknoloji-bakani-varank-standartlar-konusunda-ureticilerin-elini-tasin-altina-koymasi-gerekiyor/1738444
Devamını Oku
Standard Post with Image

Kırsal kalkınmaya 970 milyon liralık hibe

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, yaptığı yazılı açıklamada, söz konusu desteklerin 13. etap sonuçlarına ilişkin değerlendirmede bulundu. Bu desteklerden faydalanmak için 81 ilin Tarım ve Orman Müdürlüklerine yapılan başvuruların 14 Kasım 2019'da sona erdiğini anımsatan Pakdemirli, proje kapsamında il müdürlüklerine 6 bin 591 başvuru yapıldığını aktardı. Pakdemirli, ilk değerlendirme sonucunda başvuruların 2 bin 783'ünün bakanlığa gönderildiğini bildirerek, "Merkez Değerlendirme Komisyonu bu başvuruların 2 bin 745'ini desteklemeye uygun gördü. Uygun görülen 1063 adet ekonomik yatırım projesine 814 milyon 444 bin lira, 1682 adet ekonomik altyapı yatırım projesine de 155 milyon 729 bin lira olmak üzere toplamda 2 bin 745 projeye 970 milyon 173 bin lira hibe sağlayacağız. Bu projeler sayesinde 14 bin 839 kişiye istihdam da sağlamış olacağız." ifadelerini kullandı. Uygun görülen proje sahipleri ile il müdürlükleri arasında hibe sözleşmelerinin imzalanacağını kaydeden Pakdemirli, böylece yatırım sürecinin başlayacağını ve 15 Kasım 2020'ye kadar projelerin fiziki olarak tamamlanacağını belirtti. Açıklamada, desteklemeden yararlanacak projeler de yer aldı. Buna göre, kabul edilen ekonomik yatırım projesi konuları ve sayıları şöyle: "375 bitkisel ürünlerin işlenmesi, paketlenmesi ve depolanması projesi, 80 hayvansal ürünlerin işlenmesi, paketlenmesi ve depolanması projesi, 15 su ürünlerinin işlenmesi, paketlenmesi ve depolanması projesi, 58 çelik silo (tarımsal ürünlerin depolanması) projesi, 53 soğuk hava deposu projesi, 35 yenilenebilir enerji kullanan seralar projesi, 66 yenilenebilir enerji üretim tesisi projesi, 10 hayvansal ve bitkisel orijinli gübrelerin işlenmesi, paketlenmesi ve depolanması projesi, 371 büyükbaş, küçükbaş, hindi ve kaz yetiştiriciliği, su ürünleri ve kültür mantarı üretimine yönelik sabit yatırım tesisi projesi." Kırsal ekonomik altyapı yatırımları ise "10 kırsal turizm yatırımı, 1659 çiftçilik faaliyetlerinin geliştirilmesi, 12 el sanatları ve katma değerli ürünler, 1 bilişim sistemi yatırımları." şeklinde belirlendi. Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/kirsal-kalkinmaya-970-milyon-liralik-hibe/1737069
Devamını Oku