yasam HABERLERi

Standard Post with Image

Dünyanın en güçlü pasaportları

Mali danışmanlık şirketi Arton Capital'ın vizesiz seyahat edilebilen ülkeler ve insani gelişmişlik düzeyi temel alınarak hazırladığı en güçlü pasaport listesi açıklandı. Türkiye ve Rusya geçen senelerde olduğu gibi yine başa baş gitti.  Türkiye küresel sıralamada 42’nci, bireysel sıralamada 83’üncü sırayı aldı. Rusya ise globalde 43’üncü, bireyselde 86’ncı sırada. Türkiye pasaportu ile 104, Rusya pasaportu ile 103 ülkeye vizesiz girilebiliyor. Küresel sıralama vizesiz girilebilen ülkelerin, bireysel sıralama ise vizenin, sınır kapılarında alınabildiği ülkelerin sayısına göre yapılıyor. Listenin ilk sırasında, vatandaşlarının 158 ülkeye vizesiz girebildiği Almanya var. İsveç (157), Singapur (157), Danimarka (156), Finlandiya (156), Fransa (156), İspanya (156), İsviçre (156), Norveç (156), Büyük Britanya (156)  ve ABD (156) ilk 11 sırayı paylaşan ülkeler. Araştırmaınn orijinali için: https://www.passportindex.org Kaynak:www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

İndirimli alışveriş neden mutlu eder?

Bazıları için "% 50 indirim" afişleri hiçbir şey ifade etmezken, bazılarında da diğer bağımlılık türlerindeki gibi bir dürtüyü tetikler. Terapistler, indirimde ucuza eşya alma duygusunun alkol, uyuşturucu ve gıda bağımlılığı ile benzerlik taşıdığını söylüyor. Takıntılı bir satın alma dürtüsü teşhisi konmamış olanlar bile benzer bir coşku hissedebilir. BİLİNÇALTINDA ALINAN KARAR Gerçekte çoğumuz bir şeyi satın almaya kısa bir an içinde karar verir, konu hakkında uzun uzun düşünmeyiz. İndirim etiketlerinin cazibesine kapılmış bir halde, sonucu tartıp düşünecek normal süreci işletmeyiz. İnsan beyninin yapısından dolayı, bu şekildeki ani duygusal kararlar bilinçaltında alınır çoğunlukla. ALIŞVERİŞ Satın almaya karar verdiğimiz an pozitif bir duygu yüklemesi ile kendimizi iyi hissederiz. Fakat ardından, tıpkı uyuşturucu ve alkol bağımlılığında olduğu gibi, yoğun bir suçluluk hissi baş gösterir. Bu durum mantıklı düşünmeye de engel olur. Yeniden kendimizi iyi hissetmek için daha fazla satın almaya ihtiyaç duyarız. Bu dürtüyü tetikleyen şeyleri ve ortaya çıktığında insanın beyninde ne olup bittiğini anlarsak kontrol dışı görünen bu durumla baş etme yollarını da bulabiliriz. 'HAZİNE AVI' Sevdiğiniz bir mağazaya ya da alışveriş sitesine girmek bu duyguyu tetikler. Bu eylemin kendisi vücudumuza daha fazla dopamin üretme emri verir. Dopamin beyindeki bir nörotransmiterdir ve alışveriş yoluyla beynin ödül ve zevk merkezini harekete geçirerek mutluluk hissi verir. Bazı uzmanlar alışverişi "hazine avına" benzetiyor. Alacağınız şeyi arayıp bulmak kendibaşına oldukça motive edici bir eylem haline geliyor. Bir sonraki adım ise mantıklı karar verme sürecinin dışına düşüyor. Çoğumuz satın alma kararını bir saniyeden daha kısa zamanda alırız. Bu sırada beyin dalgalarında bir yükselme görülür; bunun nedeni aldığımız ürüne karşı oluşan "duygusal angajman"dır. Çoğu zaman bu dürtüler belli bir markayla ilgili önceki deneyimlerimiz ya da almak istediğimiz bir eşyanın indirime girmiş olması ile tetiklenir. Çoğumuz satın aldığımız şeylere bağımlı değilizdir. Bu daha çok alışveriş sürecinin alışkanlık haline gelmesi ve tıpkı uyuşturucu ve alkol bağımlılığı gibi zor kırılmasıdır. Satın alma anından önceki günlerde bu düşüncenin getirdiği alışveriş heyecanı ile başlar ve o anı dört gözle bekler hale geliriz. KORKU VE REKABET ABD ve dünyanın birçok ülkesinde geçen hafta indirimli alışveriş olanağı olarak sunulanKara Cuma günü günlerden uzak durmak zor gelebilir. İndirimli satışlar sırasında vücudun otonom sinir sistemi bazı organların kontrolünü ele geçirerek ölüm kalım anlarındakine benzer aşırı tepki gösterir hale getirir. Ucuzluktan yararlanamama korkusu bizi "rekabet moduna" sokar ve başkalarından önce bir şeyi bulup alma güdüsünü kontrol edilmez hale getirir. Bunun nedeni düşünmeden hareket etmektir. Bazılarında bu durum heyecan ve rekabet hissini tetiklerken bazılarında da nabız atışı yavaşlar, alışveriş günlük endişe ve sorunlardan uzaklaşmayı ve rahatlamayı sağlayan bir etkinlik haline gelir. Alışverişe arkadaşlarınızla giderek davranışlarınızı daha iyi kontrol edebileceğinizi düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Tersine bunun alışverişi körükleyici etkisi olur genellikle. SON PİŞMANLIK Arkadaşla gitmek, alış veriş yapan diğer insanlarla karşılaşmak ve internette başka insanların fikirlerini okumak kişide bağlantı duygusunu artırarak tereddüt halinde bile satın almayı kolaylaştırır. Bunun farkında bile olmazsınız çoğu zaman. Bu durum hızlanan kalp atışı ve gerilen kaslardan ziyade beyin dalgaları ve büyümüş göz bebekleriyle kendisini gösterir. Bu güdüden kurtulmak için indirimlerden uzak durmak, internette alışveriş yaparken hemen ucuzluk bölümüne girmemek, mağazada ise her eşyanın etiketine bakmayıp sadece ilgilendiğiniz şeyin fiyatına bakmak etkili olabilir. Uzmanlar bu konuda sakin olmayı ve mantıklı düşünmeyi öneriyor. Ayrıca satın aldıktan sonra hissedilen pişmanlık duygusunu düşünmek de işe yarar. Kaynak:www.hurriyet.com.tr  
Devamını Oku
Standard Post with Image

Atlasglobal Rusya’nın 10 şehrine uçacak

Odeabank iş birliğiyle hayata geçirilen Bank’O Atlas kredi kartının tanıtımında konuşan Atlasglobal Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ersoy, önümüzdeki yıl Rusya’nın 10’dan fazla şehrine tarifeli uçuşlara başlayacaklarını söyledi  Bank’O Atlas’ın tanıtım toplantısında konuşan Atlasglobal Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ersoy, yurt dışında Irak ve Ukrayna’da iki hava yolu şirketi kurduklarını belirterek, 2017 sonrasında en az 8 hava yolu şirketi daha kuracaklarını ifade etti. 2017’nin 2016 gibi zor bir yıl olacağına işaret eden Ersoy, yeni 20 dış hat noktasına uçuş gerçekleştireceklerini, bu hatların ağırlıklı olarak Antalya çıkışlı olacağını kaydetti. 2016’da 50’den fazla noktaya uçtuklarını bu rakamı 2017’de 70’e çıkaracaklarını söyleyen Ersoy; “2017’de Rusya’ya ciddi bir açılımımız olacak. 10’dan fazla şehre tarifeli uçuşlara başlayacağız” dedi. “2016 sadece Türk taşıyıcıları için değil, Türkiye’ye yolcu taşıyan diğer bütün yabancı millî hava yolu şirketleri için de zor bir yıldı” diyen Murat Ersoy, birçok yabancı millî hava yoluyla ortak uçuş gerçekleştireceklerini kaydetti. Yeni iş birliklerini önümüzdeki aydan itibaren duyuracaklarını söyleyen Ersoy, Bank’O Atlas sayesinde yolcu sadakat programlarını 2020 yılına kadar 1 milyondan fazla aktif yolcuya ulaştırmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi. ODEABANK’IN HEDEFİ 500 BİN KART Toplantıda konuşan Odeabank Genel Müdürü Hüseyin Özkaya da, büyükler ligine girmek için yola çıktıklarını ve bu doğrultuda yatırımlarına hız kesmeden devam edeceklerini söyledi. 500 bin kart kullanıcısı hedeflediklerini belirten Özkaya; “Yeni ürünümüz ile hem Odeabank olarak büyümedeki iddiamızı devam ettiriyoruz hem de mil kartları pazarına canlılık getirmeyi hedefliyoruz” diye konuştu.  Kaynak:www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

İşte 2018 Dünya Şampiyonası’nın maskotu

Rusya’nın ev sahipliğini yapacağı FIFA 2018 Dünya Kupası’nın maskotu belli oldu. Yapılan online oylama sonucunda, şampiyonanın maskotu olarak gözlüklü bir kurt belirlendi. 2018 Dünya Futbol Şampiyonası’nın maskotu internet üzerinden bir ay boyunca yapılan oylamanın sonucunda seçildi.  Oylamanın sonuçları, cumartesi gecesi 1’inci Kanal’dan naklen ekranlara geldi.   1 milyon oyunun yarısından fazlasını alan kurt, rakipleri kedi ile kaplanı geride bırakarak turnuvanın maskotu oldu. Maskot kurtun ismi “Zabivaka” olarak açıklandı. Kaynak:www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Türk-Rus yapımı dizi Rusya'da gösterime girdi

Uzun zamandan beridir reklamları dönen ve afişleri Moskova’nın her tarafına asılan ilk Türk-Rus yapımı dizi olarak lanse edilen Vostok-Zapad "Doğu-Batı" adlı dizi film dün akşam ilk bölümü ile Domashniy televizyon kanalında seyirci ile buluştu. Melodram olarak çekilen dizide farklı iki kutupta bulunan bir aşkı konu olan dizinin başrollerinde kızı Eugene Loza (filmdeki adı Tatyana) , Türk sevgilisi rolünde ise Adnan Koç oynuyor. Filmdeki adı Kemal olan Adnan Koç daha önce aynı kanalda uzun süre Rusça dublaj ile defalarca tekrarı gösterilen Muhteşem Yüzyıl dizisinde Behram Paşa’yı oynamıştı. Dizinin tekrar bölümü bugün saat 14’te yeniden gösterilecek. Kaynak: www.gazetem.ru
Devamını Oku
Standard Post with Image

Sonbahar depresyonunu önlemek için 10 öneri

İşte mevsimsel depresyondan korunmak için günlük yaşamda yapılması gereken değişiklikler... Bol güneşli ve sıcak günlere yavaş yavaş veda ediyoruz. Gri ve soğuk hava, dikkat edilmezse metabolizma kadar psikolojiyi de olumsuz yönde etkiyebiliyor. Özellikle bugünlerde sabahları yataktan kalkmak güçleşiyor, yorgunluk şikayetleri artıyor, kişi kendini daha az enerjik hissediyor ve uyku ihtiyacı artabiliyor. Memorial Şişli Hastanesi Psikoloji Bölümü'nden Uz. Psk. Didem Üngör, mevsimsel depresyondan korunmak için günlük yaşamda yapılması gereken değişiklikler hakkında bilgi verdi. Gün ışığının azalması psikolojiyi etkiliyor Mevsim dönüşleri, beden sağlığı kadar ruh sağlığını da etkilemektedir. Duygusal, zihinsel, davranışsal ve bedensel bazı belirtiler bu dönemde artış gösterir. "Mevsimsel depresyon” olarak adlandırılan bu tablo, Eylül– Ekim aylarında kendini göstermeye başlar ve genelde kış aylarının bitimine kadar devam eder. Araştırmalara göre, mevsimsel depresyonda, özellikle sonbahar ve kış aylarında günlerin kısalması, gün ışığında azalma ve daha uzun süre karanlığa maruz kalma etkili olmaktadır. Ağır seyirli mevsimsel depresyona karşı önleminizi alın Mevsimsel depresyon, diğer depresyon tipleri ile benzer belirtiler gösterir. Genel bir hüzün ve üzüntü hali, ağlama krizleri, geleceğe dair umutsuzluk ve olumsuz düşünceler, gerginlik hali, öfke patlamaları, yoğun kaygı hissi, enerjide azalma, yorgunluk, halsizlik, sosyal hayattan kendini geri çekme, önceden zevk alınan aktivite ve ilişkilerden uzaklaşma, uyku problemleri, iştah ve yeme alışkanlığında değişiklikler, konsantrasyon güçlüğü ve performans düşüklüğü görülen belirtiler arasındadır. Bu belirtilerden hepsi görülebileceği gibi sadece bazıları da görülebilir. Mevsimsel depresyon belirtileri hafif, orta ve ağır derecede olabilir. Hafif derecede belirtiler kişinin günlük yaşantısını çok etkilemez ve aksatmazken, ağır derecede olan belirtiler kişinin günlük fonksiyonlarını çok engeller. Her belirti mevsimsel depresyon olmayabilir Mevsimsel depresyon tanısı için detaylı bir klinik değerlendirme gerekmektedir. Psikolojik değerlendirme, fiziksel muayene ve laboratuvar testlerinin ardından hasta için genel bir sonuç tablosu çıkartılabilir. Mevsimsel depresyon tanısı konulabilmesi için en az 2 yıl üst üste, yılın aynı dönemlerinde bu belirtilerin ortaya çıkması ve hem ruh halindeki hem de davranışlardaki değişiklikleri açıklayacak başka bir nedenin olmaması gerekir. Çevredeki çeşitli stres faktörlerinin ve fiziksel başka bozuklukların olması sonucu ortaya çıkan belirtiler ve şikayetler mevsimsel depresyondan ziyade başka tanıları düşündürebilir. Mevsimsel depresyonu önleyen 10 öneri - Kaliteli bir yaşam oluşturmak ve öngörülebilir şekilde yaşamak kişiyi mevsimsel depresyondan korumaktadır. Bunun için; - Gün ışığından mümkün olabildiğince faydalanın. Sabahları erken kalkmak size bu konuda yardımcı olacaktır. - Açık havada yapacağınız aktiviteleri artırın. Tempolu yürüyüşler, koşu ve açık havada yapılan egzersizler faydalıdır. - Uyku düzeninize dikkat edin. Çok geç yatıp, uykunuzu alamadan sabahları erken kalkmayın. - Düzenli, doğal ve sağlıklı beslenin. Ana ve ara öğünlerinizi atlamamaya özen gösterin. - Su tüketiminize dikkat edin ve suyu artırın. - Gün içerisinde kendiniz için ayırdığınız bir zaman dilimi belirleyin. Keyif aldığınız şeyleri yapmaya çalışın. - Ruhsal olarak kendinizi besleyin. - İlişkilerinize ve arkadaşlarınıza zaman ayırın. Birlikte programlar yaparak iletişimizi de güçlendirebilirsiniz. - Yeni planlar yapın ve hedefler belirleyin. Kısa süreli koyulan hedefler daha kolay ulaşılabilir olacağı için motivasyonunuzu artıracaktır. - Çalıştığınız ortamda ve evinizde anılarınıza yer verin. Tatil fotoğrafları ve küçük detaylar size keyif dolu anlarınızı hatırlatacaktır. Kaynak:www.kadinvekadin.net
Devamını Oku
Standard Post with Image

İşsize 2 bin lira!

İşsiz kalanlara sağlanan imkanlar artırılıyor. İşçilere işsiz kaldıklarında ödenen maaşın artırılması, süresinin uzatılması, yararlanmanın kolaylaştırılması için düğmeye basıldı. Mevcut sistemde, kendi istek ve kusuru dışında işini kaybedenler; son 120 gün içinde prim ödeyerek sürekli çalışmış ve son 3 yıl içinde en az 600 gün işsizlik sigortası primi ödemiş olmak şartıyla maaş alıyor. Edinilen bilgiye göre; işten ayrılmadan önce son 120 gün olan eksiksiz prim ödeme süresinin 30 güne, son 3 yılda 600 gün prim ödeme şartının da 100 güne çekilmesi, kendi kusuru dışında işten çıkarılma şartının kaldırılması üzerinde duruluyor. İşsizlik maaşının süresinin uzatılması ve tutarının artırılması da gündemde. Takvim'in haberine göre, mevcut sistemde işsizlik maaşı bağlanırken son 4 aylık dönemdeki ortalama brüt kazanca bakılıyor. Kazancın yüzde 40'ı kadar maaş ödeniyor. Maaş, brüt asgari ücretin yüzde 80'ini aşamıyor. KADEMELİ ARTACAK Halen işsizlik maaşı damga vergisi düşüldükten sonra en düşük 653, en yüksek ise bin 307 liraseviyesinde bulunuyor. İşsizlik maaşında üst sınırın kademeli olarak artırılması formülü üzerinde duruluyor. Uzmanlar, işsizlik maaşının üst sınırının öncelikli olarak bin 500 liraya, sonrasında ise 2 bin liraya kadar çıkarılabileceğini belirtiliyor. Ayrıca halen işsiz kalanlara 10 aya kadar süreyle maaşödenirken, 15 aya kadar çıkarılması üzerinde duruluyor. BAĞ-KUR'LU İÇİN DE FON GELİYOR İşçiler işsiz kaldığında devreye giren 'işsizlik fonu'nun esnaf için de oluşturulması amacıyla çalışma yapılıyor. Sistemin detayları henüz netleşmedi ancak fon kurulduğunda esnaf her ay işsizlik sigortası primi ödeyecek. İşsiz kaldığında da fondan para alabilecek. Fona devlet katkısı da sağlanması üzerinde duruluyor. Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, esnaf için işsizlik fonu oluşturulmasına yönelik bir çalışmanın bulunduğunu belirterek, "Bunun bir ayağı esnaf, bir ayağı devlet. Devlet katkı vermeye hazır" demişti. Kaynak: www.milliyet.com.tr
Devamını Oku
Standard Post with Image

Dostluk, birlik, "beraberlik"... 0-0

Türkiye ile Rusya A milli futbol takımları arasında Antalya'da oynanan hazırlık maçı golsüz sona erdi. Tamamına yakını dolu tribünler önünde, ellerinde Türk ve Rus bayrakları taraftarların coşkulu alkışları ve tezahüratları arasında oynanan maç iki takım için de iyi bir prova oldu. Yeni Teknik Direktör Çerçesov ile ilk maçına çıkan Rusya ile, Arda, Selçuk, Burak gibi aslarının kadro dışı kalmasıyla yeni bir anlayışla sahaya çıkan Türkiye yenişemedi. Maçta Rusya daha etkili olurken, Türkiye'de Emre Mor'un kişisel becerileri ve pozisyonları alkış aldı. İki ülke arasında siyasi kriz sonrası "normalleşme" adımları kapsamında yapılan bu maç, dostluk havası içinde "beraberlik" ile sonuçlandı: 0-0 Bu arada Hürriyet'in aktardığına göre, Rusya Milli Takımı sahaya .ıktığında tribünler ıslık ve protesto edince Antalya Arena Stadında hemen acil bir anons yapıldı.  Federasyon yetkilileri taraftarların Rusya Milli marşı çalınırken Türk misafirperverliğine yakışır şekilde centilmence dinlenmesini istedi. Tribünde binden fazla Rus taraftar da vardı. Stadyum öncesinde dev Türk ve Rus bayrakları önünde taraftarlar hatıra fotoğrafı çektirdiler. Bu arada Rusya'nın maçta, Türk ve Rus bayraklarının olduğu özel forma ile çıkması dikkat çekerken, Türkiye standart forma ile oynadı. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da tribünde maçı izleyenler arasındaydı. Bakanın yanında, Rusya Futbol Federasyonu Başkanı Vitali Mutko oturdu. Kaynak: www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Meydanı lale bahçesine çeviren halı

Yerli ve yabancı turistlerin büyük ilgi gösterdiği Lale Halısı, bu yıl ikinci kez Sultanahmet Meydanı’nda sergilendi. Bin 728 metrekarelik alana döşenen halı için 563 bin canlı lale kullanıldı. İstanbul’da Lale Festivali kapsamında bu yıl ikinci kez düzenlenen ve yerli yabancı pek çok turistin ilgiyle izlediği Lale Halı, Sultanahmet Meydanı’nda görücüye çıktı. Yaklaşık yarım milyon canlı lale kullanılarak hazırlanan ve bin 728 metrekarelik alana döşenen halı, aynı zamanda İstanbul’un fethinin 563. yıldönümü için yapılacak kutlamalar için de tasarlandı.   TURİSTLERİN İLGİ ODAĞI Sultanahmet Meydanı’nda görsel şölen sunan Lale Halı, pek çok ülkeden gelen yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı olmuştu. Geçen sene ilk kez yapılan halı, bu yılki festival etkinliklerinin en önemli bölümlerinden birini oluşturdu. Geçen seneki halıdan daha büyük ve daha fazla lale barındıran halı için bin 728 metrekarelik alan ayrıldı. Sultanahmet Meydanı’nı lale bahçesine çeviren halı için 563 bin canlı lale kullanıldı.   30 NİSAN SON TARİH Sultanahmet Meydanı’ndaki canlı Lale Halısı 30 Nisan’a kadar ziyaretçilere açık olacak.   BAHARIN MÜJDECİSİ İBB Meclis Başkanvekili Ahmet Bilal Kıymaz, 2005’te başlatılan ‘Lale Evine Dönüyor’ kampanyasıyla bu topraklardan göç eden lalenin yeniden İstanbul’un her köşesinde açmaya başladığını söyledi. Kıymaz, “Artık halkımız ilkbaharın gelmesiyle İstanbul’un her köşesinde laleleri görmeye alıştı. Adeta baharın müjdecisi oldu. Bu güzelliğin yanında Türkiye’de lale endüstrisi kuruldu. Bu sayede ülkemiz lale ihraç eden ülkeler arasına girdi” dedi.   EN GÜZELİ SEÇİLECEK İstanbul’un parklarında, bahçelerinde, korularında ve köşklerinde açan laleler, ‘En Güzel Lale’ fotoğraf yarışması ile seçilecek. Bu yıl 11’incisi düzenlenen İstanbul Lale Festivali kapsamında park ve bahçeleri gezen vatandaşlar, lalelerle fotoğraf çektirip, özçekim yaptı.   kaynak: www.itohaber.com
Devamını Oku