Arama HABERLERi

Standard Post with Image

‘Vizesiz Avrupa’ ekonominin önünü açacak

Türkiye-AB Zirvesi’nde gündeme gelen Türk vatandaşları için “Vizesiz Avrupa” konusu ekonomi çevrelerince pozitif karşılandı.   Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye uyguladığı vize uygulamasının haziran ayında kalkacağının açıklanması iş dünyası tarafından olumlu karşılandı. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Ömer Cihad Vardan, Brüksel’de yapılan Türkiye-AB Zirvesi’nde Türk tarafının öneriler paketinde yer alan “En geç haziran sonunda Türk vatandaşlarının Schengen bölgesine vizesiz seyahat edebilmeleri” talebini değerlendirdi. ‘Önemli bir engel kalkar’ Vardan, Türk vatandaşlarının Schengen vize başvurusu için milyonlarca euro para harcadığına dikkati çekerek, “Vizelerin kaldırılması AB ile ticaretimizdeki önemli bir engelin kalkması anlamına gelmektedir” dedi. Vize uygulamasının Avrupa’ya olan ticareti olumsuz etkilediğini savunan Vardan, şu ifadeleri kullandı: “Vatandaşlarımız 2014 yılında AB ülkelerine yaptığı 813 bin 339 kısa süreli Schengen vize başvurusuna, 50 milyon euroya yakın para harcamışlar. Bunların yanında bir de gizli maliyetler var. Banka komisyonları, aracı kurum hizmet bedelleri, seyahat sağlık sigortası bedelleri de eklendiği zaman fatura iyice kabarıyor. Özellikle Türk iş dünyası için maliyet tek olumsuzluk değil. Schengen vize uygulamaları, en büyük ticaret ortağımız AB ile aramızda önemli bir dengesizlik oluşturuyor. İş insanlarımız AB’ye üye ülkelere ürün satmaya, almaya, ürünlerini pazarlamaya, anlaşma imzalamaya veya yatırım yapmaya kısacası iş yapmaya giderken vize engeli ile karşılaşıyorlar. Bu engeli de sadece kendileri değil çalışanları ve personeli de yaşıyor. Bu durumda Türk özel sektörü rekabet avantajını maalesef en başta kaybediyor. Türk vatandaşlarına yönelik vize uygulamalarının kaldırılması, AB ile ticaretimizdeki önemli bir engelin kalkması anlamına gelmektedir.” ‘İkişkilere olumlu katkı sağlayacak’ Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi de mevcut vize uygulamasından en çok ihracatçıların etkilendiğine dikkati çekerek, “Vizesiz Avrupa” sürecinin hızlandırılmasını olumlu karşıladıklarını bildirdi. Büyükekşi, “Vize serbestisinde bu aşamaya gelinmesinde büyük emek ve destekleri olan Sayın cumhubaşınımız ve başbakanımız başta olmak üzere hükümetimize gösterdikleri yoğun çaba ve kararlı tutum için şükranlarımızı sunuyoruz. TİM olarak, vize uygulamasının kaldırılmasının, halkımızın AB’ye duyduğu güven kaybı nedeniyle üyelik sürecine giderek azalan desteğini yeniden artıracak ve Türkiye-AB ilişkilerinin olumlu yönde gelişmesine katkı sağlayacak önemli bir kilometre taşı olacağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı. Malların serbest dolaşımda olduğunu ancak kişilerin vizesiz Avrupa’ya gidemediğini hatırlatan Büyükekşi, “2015 yılında AB pazarından aldığımız payı yüzde 1,21’e çıkararak rekor kıran ihracatçılarımız, vize serbestisinin sağlayacağı avantajlarla hedeflerine çok daha sağlam ilerleyebileceklerdir” değerlendirmesinde bulundu. 300 milyar euro ekonomiye dönecek Vizesiz Avrupa Projesi ve Türkiye’yi Tanıtım Platformunun Kurucu Başkanı Mehmet Okumuş ise vizelerin kalkmasıyla Türk vatandaşlarına yaklaşık 35 yıldır uygulanan “haksız-hukuksuz” seyahat engeline son verilmiş olunacağını belirtti. Okumuş, “Bu hem Türkiye hem de AB ekonomilerine çok büyük katkı sağlayacak. Vize engelinden dolayı yaklaşık 300 milyar euroluk ekonomik kaybın AB ve Türkiye ekonomilerine dönüşümü sağlanacaktır. Türk ekonomisinin rekabet gücü artacaktır. İş adamlarımız daha kolay seyahat edebilecek, fuarlara katılabilecek, iş anlaşmalarını daha kolay yapabileceklerdir. Kararın Türk turizm sektörüne de çok önemli katkıları olacaktır” ifadelerini kullandı. Kaynak: www.dunya.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Uzmanlar tartışıyor: "Şanghay üyeliğinin Türkiye'ye ekonomik katkısı olur mu?"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamalarıyla Şanghay İşbirliği Örgütü'ne (ŞİÖ) üyelik konusu tekrar gündemde. Ekonomik açıdan da tartışılan ŞİÖ hakkındaki genel kanı, Türkiye'ye ticari ilişkiler açısından yeni bir vizyon vaat etmediği yönünde. Özge Özdemir, BBC Türkçe için derledi: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) yerine ŞİÖ'ye üye olabileceğini söylemiş; ŞİÖ üyeleri Çin ve Rusya'dan da bu yönde olumlu sinyaller gelmişti. Bölgesel bir işbirliği örgütü olan ŞİÖ'nün üyeleri, Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan ve Özbekistan. Örgütün, bugün altı üyesinin yanı sıra altı gözlemcisi ve Türkiye'nin de içinde bulunduğu altı "diyalog ortağı" bulunuyor. "Şanghay İşbirliği Örgütü, Türkiye'nin ticari ilişkilerine merhem olur mu?" sorusuyla ilgili uzmanların ilk çekincesi, örgütün yapısıyla ilgili olarak geliyor. BBC Türkçe'ye konuşan Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi Asya Çalışmaları Uzmanı Dr. Altay Atlı, örgütün ilk amacının "güvenlik ve terörizmle mücadele" konularında işbirliği olduğunu vurguluyor. Ancak Atlı'ya göre örgüt son zamanlarda Çin ve Rusya ekonomilerinin zora girmesi dolayısıyla ekonomik işbirliğine de yönelmiş durumda: "Ekonomisi petrol ve doğalgaz fiyatlarına aşırı derecede bağımlı olan Rusya, bir yandan fiyatların düşük seyretmesi, diğer yandan Avrupa'nın uyguladığı yaptırımlarla karşı karşıya kalması nedeniyle ekonomik bir darboğaza girdi. Çin ise ihracat ve yatırıma dayalı bir kalkınma modelinden iç tüketim ve yüksek katma değere dayalı bir modele geçmek için çaba gösteriyor ve bu süreçte ekonomik büyümesi hız kesiyor." Atlı, Pekin ve Moskova'nın bu yüzden ekonomik işbirliği projelerine giriştiğini belirtiyor. BBC Türkçe'nin sorularını yanıtlayan Enerji Piyasaları ve Politikaları Enstitüsü (EPPEN) Başkanı Dr. Volkan Özdemir ise örgütün ekonomik bir işbirliği değil, siyasi bir ittifak olduğuna dikkat çekiyor. Volkan Özdemir bu görüşünü, "Her şeyden önce ŞİÖ, gelişim sürecini henüz tamamlamamış olan ve iktisadi işbirliğinden ziyade üye ülkeler arası terörizmle mücadele, kaçakçılık, köktencilik gibi konularda siyasi ittifakın varolduğu uluslararası bir örgüttür" sözleriyle açıklıyor. Özdemir ayrıca, "NATO üyesi bir ülkenin resmi üyeliği söz konusu olamayacağı ve iktisadi birliktelik olmaması hasebiyle Türkiye'ye ek bir ticari fırsat oluşturmayacağını iddia edebiliriz" açıklamasında bulunuyor.   'Çin ile dengeli bir ticari ilişki kurulmalı' Türkiye'nin Çin ve Rusya ile ticari ilişkilerine baktığımızda büyük bir dengesizlik göze çarpıyor. Türkiye ile Çin arasındaki ticaret dengesi, Türkiye aleyhine işliyor. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerine göre 2016 Ocak-Eylül döneminde Türkiye'nin en büyük ithalat ortağı Çin. Türkiye, Çin'den 19,3 milyar dolarlık bir ithalat gerçekleştirirken ihracatı 1,5 milyar dolar seviyesinde. Asya uzmanı akademisyen Atlı da Çin ile ticaret açığının büyüklüğüne vurgu yaparak, "Sattığımız her bir dolarlık mal karşılığında bu ülkeden on doların üzerinde alım yapıyoruz. Çin ile açığı kapatamayız, ancak daha dengeli bir ekonomik ilişki kurabiliriz" açıklamasında bulunuyor.   'Rusya ile güven tesis edilmeli' Rusya ile de özellikle uçak krizinin ardından ticari dengesizliğin büyüdüğü fark ediliyor. TÜİK verilerine göre, Türkiye'nin 2016'nın Ocak-Eylül döneminde Rusya'ya ihracatı yaklaşık 1,2 milyar dolar iken bu ülkeden yapılan ithalat 11,3 milyar dolar seviyesinde. Türkiye sınırları içinde bir Rus uçağının 24 Kasım 2015'te düşürülmesinin ardından iki ülke ilişkileri neredeyse durma noktasına gelmişti. Rusya'nın Türkiye'ye uyguladığı ekonomik yaptırımlar ticari ilişkilere zarar verirken, normalleşme süreci kurulan diplomatik temasların ardından bu yılın ikinci yarısında başlamıştı. Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi Asya Çalışmaları'ndan Atlı'ya göre Türkiye ve Rusya arasında ekonomik ilişkileri iyileştirmek için güveni tesis etmek önemli bir yer tutuyor. Atlı, Rusya'dan doğalgaz alan ve Rusya'ya gıda ürünleri ve inşaat hizmetleri ihracatı yapan Türkiye için Rusya'nın önemli bir ticari ortak olduğunu vurguluyor. Rus lider Vladimir Putin, iki ülke ilişkilerinin normalleşme sürecine girmesinin ardından 10 Ekim'de Türkiye'yi ziyaret ederek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la bir basın toplantısı düzenledi. Atlı, "Uçak krizinden sonra, ekonomik yaptırımların da uygulanmasıyla büyüyen kriz, iki tarafa da ekonomik anlamda zarar verdi. Türkiye, turizm ve gıda pazarlarını kaybederken, Türkiye'den alım yapmamak Rusya'da enflasyonu tetikleyen bir etki yarattı" diyor.   'Türkiye, Avrasya Ekonomik Birliği'ne katılmalı' EPPEN Başkanı Dr. Volkan Özdemir ise ŞİÖ yerine Çin ve Rusya'nın başını çektiği farklı projelere yönelmenin daha iyi olacağı görüşünde. Özdemir, "Çin dünya ölçeğinde üretim ekonomisiyle mallarını pazarlara daha kolay ve çeşitli yollarla aktaracak başta Yeni İpek Yolu gibi projelere odaklanmaktadır" açıklanmasında bulunarak Çin ve Rusya arasındaki ticari vizyon farkına dikkati çekiyor. ŞİÖ'de kalkınma bankası ya da serbest ticaret bölgesinin kurulmasını uzak bir ihtimal olarak gören Özdemir, "Çin'in geliştirdiği ve odağında enerji ile ulaşım projeleri yer alan Yeni İpek Yolu'na aktif katılım Türkiye'ye yarar sağlar. Rusya ise ağırlığını daha çok Avrasya Ekonomik Birliği'ne vermektedir" diyor. Bu yüzden Özdemir'e göre Türkiye'nin Avrasya Ekonomik Birliği'ne katılımı daha pozitif olur. Ermenistan, Belarus, Kazakistan, Kırgızistan ve Rusya'nın üye olduğu bölgesel ve ekonomik bir işbirliğini temel alan Avrasya Ekonomik Birliği, 2014'te kuruldu. Üye ülkeler arasında bir serbest ticaret bölgesi yaratıldı. Özdemir, "Türkiye'nin bu birliğe katılımı mevcut üye ülkelere göre rekabetçi üretim yapısı nedeniyle kendisi için yararlı. Bu ülkelerle yapılacak gümrüksüz ticarette ihracatımız ithalatımıza oranla kat ve kat artacaktır. Bunun nedeni başta Rusya olmak üzere üye ülkelerin ihracatının enerjiye dayanması ve bunun zaten tarafımızca şu anda da ithal edilmesidir" diyor.   'ŞİÖ üyeliği, projelerde avantaj yaratabilir' Çin ve Rusya ile ticari ilişkilerin geliştirilmesi için Dr. Atlı halihazırda sürdürülen işbirliklerinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. "Rusya'nın başı çektiği 'Avrasya Ekonomik Topluluğu' ve Çin'in büyük yatırımlar yaptığı, Yeni İpek Yolu olarak da adlandırdığımız 'Bir Kuşak, Bir Yol' projesi oldukça iddialı; bu projeler özellikle Orta Asya'da coğrafi anlamda örtüşüyor" diyen Atlı, Türkiye'nin bu projelerde önemli roller üstlendiğine dikkati çekiyor. "Rusya ve Orta Asya'da Türkiye'nin büyük yatırımları ve inşaat projeleri var" açıklamasında bulunan Atlı, Türkiye ve Çin arasında altyapı konusunda ortak girişimlerin artacağı görüşünde. Atlı'ya göre Türkiye'nin ŞİÖ üyeliği bu projelerde Türkiye'yi avantajlı bir konuma geçirebilir.   'AB'ye alternatif olamaz' Diğer yandan iki uzman da Şanghay İşbirliği Örgütü'nün ticaret açısından Avrupa Birliği'ne alternatif oluşturamayacağını söylüyor. Türkiye'nin AB ile ticaret hacminin büyüklüğü ve gümrük birliği anlaşması göz önünde bulundurulduğunda ŞİÖ'nün küçük bir potansiyel teşkil ettiği vurgulanıyor. TÜİK verilerine göre Türkiye'nin 2016'nın Ocak-Eylül döneminde AB'ye ihracatı 50.5 milyar dolar seviyesinde. Atlı bu durumu, "Ticaret açısından baktığımızda Türkiye'nin halen ihracatının yarısını AB ülkelerine yaptığını, pazar büyüklüğü ve derinliği açısından ŞİÖ ülkelerinin AB ile yapılan ticarete bir alternatif oluşturabilmekten henüz çok uzakta olduğunu belirtmek lazım" diyerek özetliyor. (BBC) Kaynak:www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD Rusya Başkonsolosluğu’nun ‘Yılbaşı Resepsiyonu’na Katıldı

Rusya Federasyonu İstanbul Başkonsolosluğu 19 Aralık Pazartesi günü yılbaşı resepsiyonu gerçekleştirdi. Toplantıda Türkiye ve Rusya ilişkilerinin önemi vurgulandı. İki ülke arasındaki vize muafiyeti, serbest ticaret antlaşması ve Suriye’de yaşanan olayların Türkiye ve Rusya öncülüğü ile çözüme kavuşması resepsiyonda konuşulan önemli konular arasında yer aldı. Rusya Federasyonu İstanbul  Başkonsolosu  Sn. Andrey Podelyshev’in davetlisi konuklar yeni yıl temennilerinde bulundu. Programa LASİAD’ı temsilen Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Üyeleri Barış Köseliören ve Arif Özkan katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Abhazya Hükümetinden LASİAD’a Yatırım Daveti

Abhazya Cumhuriyeti Başbakan Yardımcısı ve yatırımlardan sorumlu Devlet Bakanı Beslan T.Butba, 14 Mayıs 2015 tarihinde LASİAD’ı ziyaret etti. Abhazya ile Laleli arasındaki dostluk ilişkilerinin gelişmesine yönelik yapılan ziyaret saat 12:00’de Laleli Sanayici ve İş Adamları Derneği’ne gerçekleşti. Abhazya Cumhuriyeti Başbakan Yardımcısıve yatırımlardan sorumlu Devlet Bakanı Beslan T.Butba, Ahbazya Özerk Cumhuriyeti İstanbul Temsilcisi İnarGitsba ve Akva Şirketler Genel Müdürü Ahmet Ceylan’ı; LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca ile Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları; İsmail Dark, Ercan Hardal, Mehmet Ocaklı, Ahmet Turan, Erdem Soylu Karabağlı ve Sekreterya karşıladı. “Sizleri burada ağırlamaktan çok büyük mutluluk duyuyoruz. Türkiye her zaman yeni ilişkilere açık bir ülke olmuştur. Dolayısıyla sizlerle dostluk kurmak ve birlikte yeni iş kolları geliştirmekten büyük mutluluk duyuyoruz” şeklinde konuşan Eyyüpkoca, Türkiye’nin komşusu olan Abhazya’ya karşı her zaman misafirperver olduklarını dile getirdi. Laleli bölgesi ile birçok alanda ortak ticaret yapmak istediklerini dile getiren ve bu amaçla Laleli’yi ziyaret eden Butba; küçük bir ülke olan ve henüz gelişim aşamasında olan Abhazya’nın Türkiye ile yapacağı ticari anlaşmaları sonuna kadar desteklediğini dile getirdi. “Sizin Yaptıklarınız Doğrultusunda Yeni Projeler Geliştiriyoruz” “Öncelikle bizleri kabul ettiğiniz için hepinize çok teşekkür ederim. Laleli hakkında birçok düşüncem vardı ancak burada sizleri tanıdıktan sonra bu bölge hakkında daha büyük düşünmeye başladım. Abhazya birçok açıdan çok zengin bir ülkedir. Ancak bölgemizde ve çevremizde gerçekleşen savaşlardan sonra uygulanan yoğun ambargolardan dolayı ticari anlamda gelişim gösterememiş bir ülkedir, Abhazya. Benim görevim ise, Abhazya’ya yatırım yapabilecek olan ülke ve şirketlerle dostluk bağlarımızı geliştirmek. Böylece Abhazya’nın kendi ekonomisini oluşturmasını ve geliştirmesini sağlamış olacağız. Ben özellikle son zamanlarda Asya’ya yoğun ziyaretler gerçekleştiriyorum. Çünkü Avrupa ile henüz ticari ilişkiler kurabilecek yapıda olmadığımızı biliyorum. Abhazya; üniversite mezunu çalışanları ile, toplam işçi kapasitesi ile, ucuz elektrik gücü ile, otelleri, konaklamaları, turizmi ile her açıdan zengin ve yatırım yapıldığı zaman bu zenginliği dört bir yana dağıtabilecek kapasiteyi bünyesinde barındıran bir ülke. Bizlerin istediği; yapılacak yatırımlar ile birlikte herkesin eşit oranda kazanmasıdır. Yalnızca tekstil değil, birçok farklı sektör ile yeni ticari ilişkiler kurmak üzere Türkiye’ye gerçekleştirdiğimiz bu ziyarette gördük ki; Laleli bölgesi pek çok farklı sektörü kendi bünyesinde barındırmasıyla bizlerin ortaklık kurmak isteyeceği önemli ve büyük bir bölge. Bizler Abhazya’da sizin işlerinizi analiz ederek, yeni projeler üretmek üzere çalışmalar sürdürüyoruz. Umarım LASİAD gibi değerli ve başarılı bir kurum aracılığı ile Laleli bölgesi Abhazya’ya açılır ve böylece iki ülke arasındaki dostluk bağları en temelden, sağlam bir şekilde kurulmuş olur.” Şeklinde konuşan Abhazya Cumhuriyeti Başbakan Yardımcısı Beslan T.Butba, LASİAD ve Laleli ile yapılmasını desteklediği ticari ortaklıklar hakkında bilgi verdi. LASİAD’ı, Abhazya’ya davet eden Butba; yatırımcıların yeni yatırımlar yapacakları yerleri birebir görmeleri için ellerinden gelen tüm misafirperverliği sağlayacaklarını belirtti. Toplantının ardından LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Abhazya Cumhuriyeti Başbakan Yardımcısı’na LASİAD’ın simgesi olan lale figürlü plaket takdim etti.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

Yükselen Avrasya'da Türkiye-Rusya İlişkilerinin Geleceği Konferansı Düzenlendi

Uluslararası İşbirliği Platformu ve (UİP) Antalya Büyükşehir Belediyesi işbirliği ile düzenlenen Antalya Zirvesi: "Yükselen Avrasya’da Türkiye- Rusya İlişkilerinin Geleceği" Konferansı Belek Turizm Merkezi’ndeki bir otelde 26 Nisan Perşembe günü düzenlendi. Konferans kapsamında gerçekleştirilen yuvarlak masa toplantılarında Türkiye ve Rusya’nın önümüzdeki dönem ticaret hedefleri konuşuldu. Türk - Rus Ticaretinde 2023 Hedefleri ve 2019 Ajandası ne olmalı?" konusu görüşmelerde istişare edildi. Yuvarlak masa görüşmelerine konuşmacı olarak katılan LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca, Aleksander Dugin- politik analist ile bir araya geldi. Konferansa LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammed Sancaktar katıldı. Rusya Ankara Büyükelçisi Alexei V. Erkhov ile ikili görüşme yapıldı. 
Devamını Oku