Arama HABERLERi

Standard Post with Image

Aile İşletmelerinin Sorunları Konuşuldu

Türkiye’nin önde gelen teksil sektörü temsilcileri İTHİB tarafından organize edilen gecede bir araya geldi. 15 Nisan 2016 tarihinde gerçekleşen organizasyona aile işletmeleri konusunda dünyanın tanınmış eğitimci ve danışmanlarından Stetson Üniversitesi Aile İşletmeleri Merkezi Öğretim Üyesi J. Peter Begalla konuşmacı olarak katıldı. İTHİB Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Gülle öncülüğünde Beyti Restoran’da organize edilen “Aile İşletmelerinde Yönetimi, Mali Sorunlar, Yönetimsel ve Ailevi Sorunlar” toplantısına LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Yasubuğa, BATİAD Yönetim Kurulu Başkaı Aydın Ertem, MESAİD Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Gecü, OTİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Oktay Demir ve çok sayıda sektör temsilcisi katıldı. ABD’nin aile işletmeleri konusunda dünyanın tanınmış eğitimci ve danışmanlarından olan J. Peter Begalla: “Aileler ekonomik sistemin temelini oluştururlar. Onlar işletme bazında da çok büyük önem arz ediyor. Aileler birbirleriyle ilgilenmek ve birbirlerini korumak isterler. Aile işletmeleri bir araya geldiğinde ise elde edilen nihai sonuç ekonomik değerlerden öteye giderek, bazı başka değerleri de ortaya çıkardığı için çok önemlidir” şeklinde konuştu. Yaklaşık 40 kişinin hazır bulunduğu toplantıda katılımcıların konu ile ilgili sorularına cevap veren Begalla,aile işletmelerinin sürdürülebilir olması için günümüz yönetim kurallarının uygulamaya geçirilmesi gerektiğini de söyledi.   “Kuşak Çatışmaları Her İşletmede Var Olan Bir Sorun” Aile şirketlerinin belli kurallar dahilinde yönetilmesi gerektiğini hatırlatan Begalla, “Aile şirketleri için yasa hazırlamak belli bir deneyim ve süre içeriyor. Ama belli kuralları da baştan koymak gerekiyor. Kural konulmadığı zaman da çatışmalar, görüş ayrılıkları başlıyor ve bunun sonucunda dağılmalar yaşanıyor” açıklamasında bulundu. Aile şirketlerinde yaşanan kuşak çatışmalarının sebepleri yönünde sorulan soruları cevaplayan Begalla, yeni kuşaklara başarılı olma fırsatının tanınması gerektiğini belirtti ve en zor sürecin birinci kuşak ile ikinci kuşak arasında geçtiğini, üçüncü kuşağa geçişin nispeten daha rahat bir süreçte gerçekleştiğini anlattı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Yeni İstanbul için geri sayım

İstanbul’u her alanda dünyanın merkezi haline getirecek projelerin inşası durmaksızın devam ediyor. Bu projelerden Marmaray hizmete girerken, 3. Havalimanı, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Kanal İstanbul, Galataport, Avrasya Tüneli ve Haliç Yat Limanı’nın çalışmaları ise hız kesmeden sürüyor. Dünyanın en büyük şantiyelerinden Üçüncü Havalimanı’nda ilk etabın 2018’in başına yetiştirilmesi için 16 ülkeden 13 binin üzerinde personel, çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. İstanbul’u her alanda dünyanın merkezi haline getirecek projelerin inşası durmaksızın devam ediyor. Bu projelerden Marmaray hizmete girerken, 3. Havalimanı, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Kanal İstanbul, Galataport, Avrasya Tüneli ve Haliç Yat Limanı’nın çalışmaları ise hız kesmeden sürüyor. Dört alt projeden oluşan Marmaray’da demiryolu boğaz tüp geçişi, tüneller ve istasyonların inşası tamamlanırken, Gebze-Haydarpaşa, Sirkeci-Halkalı Banliyö Hatlarının İyileştirilmesi, İnşaat ve Mekanik Sistemleri, Yeni Demiryolu Araçlarının Temini, Mühendislik ve Müşavirlik Hizmetlerinin tamamı 2018’in Haziran ayında bitirilecek.   HALKALI-GEBZE 105 DAKİKA Gebze’den başlayarak Haydarpaşa’ya kadar banliyö hattı ile buradan Boğaz’ın altından batırma tüp tünel ile Sarayburnu’na ve Yedikule-Halkalı arasında yerüstü banliyö hatlarını kullanarak oluşan projenin uzunluğu 76.3 kilometreyi buluyor. Kadıköy-Kartal Metro Hattı ile entegre olan İbrahimağa-Ayrılık Çeşmesi İstasyonu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nca inşa edilip, hizmete açıldı. Projeyle tek yönde 1 saatte 75 bin yolcu taşınacak, Gebze-Halkalı arası seyahat süresi 105 dakika olacak ve güzergâhta toplam 440 araç ile hizmet verilecek. Toplam maliyeti 10 milyar 177 milyon 359 bin lira olan proje için 2015 sonu itibarıyla toplam 7 milyar 278 milyon 246 bin lira harcama yapıldı. İşte kamu yatırımları bakımından Türkiye’de ilk sırada yer alan İstanbul’daki mega projeler:   YILDA 150 MİLYON YOLCU 2017’de bitirilmesi hedeflenen 3. Havalimanı için, 10.2 milyar Euro harcanacak. Yılda 150 milyon yolcuya hizmet verecek havalimanında ilk etap, 29 Ekim 2017’de hizmete açılacak. Bittiğinde 120 bin kişiye iş imkânı sağlayacak.   BOĞAZDA TANKER RİSKİNE SON Kanal İstanbul projesi, 25 metre derinliğinde, 150 metre genişliğinde olacak ve Karadeniz’i Marmara Denizi’ne bağlayacak. Proje ile İstanbul Boğazı üzerindeki tanker trafiği, Kanal İstanbul’a yönlendirilecek ve her gün tehlikeli yük taşıyan tanker riskleri de son bulacak.   TURİST SAYISI 6 KAT ARTACAK Galataport projesi kapsamında Salıpazarı’nda bulunan liman, kruvaziyer gemiler için tanzim edilerek bölge turizme yönelik değerlendirilecek. Sona erdiğinde kruvaziyer ile gelen turist sayısında 5-6 kat artış olacağı tahmin ediliyor.   TRANSİT TRAFİK AZALACAK Yavuz Sultan Selim Köprüsü ile İstanbul’daki transit trafik yükü hafifleyecek. Şehir içi trafik; erişim kontrollü, kesintisiz ve emniyetli şekilde sağlanacak. Köprü, bu yıl hizmete girecek.   140 YAT KAPASİTELİ LİMAN Haliç Yat Limanı ve Kompleksi projesi içinde 2 adet her biri minimum 70 yat kapasiteli yat limanı ile 2 adet 5 yıldızlı 400 odalı otel, dükkânlar, ofis ve kongre merkezi bulunacak. Kaynak: www.itohaber.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD İTHİB’in İftar Organizasyonuna Katıldı

İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) bu yılki iftar programını Bahçelievler Şeyh Zayid Çocuk Yuvası’nda gerçekleştirdi. Programa İstanbul Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Önal İnaltekin, İTHİB Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Gülle, Kızılay Merter Şubesi Başkanı Erhan Tan, LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, BATİAD Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Ertem, OTİAD Yönetim Kurulu Başkanı İlker Karataş, MESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Gecü, Bahçelievler Şeyh Zayed Çocuk Yuvası Müdürü Hanifi Küçükaltun, LASİAD Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Yasubuğa, Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak, Dış İlişkiler Sorumlusu Muharrem Ay, Çocuk Yuvası ve Huzur evi sakinleri, anne öğretmenler ve çalışanlar katıldı. İftar yemeği öncesinde Başkan Giyasetin Eyyüpkoca yuvadaki çocuklara çeşitli hediyeler takdim etti. Mehmet Yasubuğa da tüm çocuklara çikolata dağıttı. Programda konuşan İTHİB Başkanı İsmail Gülle, çocukların gelecek için öneminden bahsetti ve yardım yapan dernek ve kuruluşlara teşekkürlerini iletti. İftar yemeği miniklerin koro eşliğinde söylediği şarkı ve şiirlerle devam etti.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

Alvan ve Fimka Gana 1. Türk Ürünleri Fuarı’na Katıldı

İstanbul Ticaret Odası tarafından Gana’da düzenlenen Gana 1. Türk Ürünleri Fuarı, Batı Afrika ülkelerine ihracat için önemli bir adım oldu. Sektör lideri firmaların katıldığı fuar, bölge genelinde ilgi gördü. Fuara Laleli’den LASİAD Yönetim Kurulu Üyesi Rıfat Opan’a ait Alvan firması ile LASİAD Yönetim Kurulu Üyesi Barış Köseliören’in ortağı olduğu Fimka firması da katıldı. Dış fuar organizasyonlarıyla da firmalara destek olan İstanbul Ticaret Odası (İTO), Batı Afrika’nın ticaret kapısı olan Gana’da 1. Türk Ürünleri Fuarı düzenledi. Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS) ülkelerine ihracat için önemli bir giriş noktası olan Gana’nın başkenti Akra’da gerçekleştirilen fuar, 24-27 Ağustos tarihlerinde yapıldı. Fuarı düzenleyen ve firmaların katılım organizasyonunu da yapan İstanbul Ticaret Odası, Gana’yı ECOWAS bölgesinde iş yapılabilecek en iyi yer olması ve sektörlerin hızlı gelişimi sebebiyle seçti. Gana’nın yanı sıra Benin, Burkina Faso, Cabo Verde, Fildişi Sahilleri, Gambiya, Gine, Gine-Bissau, Liberya, Mali, Nijer, Nijerya, Senegal, Sierra Leone, Togo'ya ihracat için büyük potansiyel barındıran fuara sektör lideri 50 firma katıldı. Amaç Ekonomik Birliktelik Gana’nın ikinci büyük şehri Kumasi’den de iş adamlarını ağırlayan fuarı, binlerce firma temsilcisi ve profesyonel ziyaret etti. Akra Mövenfick Ambassador Hotel’deki fuarın açılışında Gana Ticaret ve Sanayi Bakanı Dr. Ekwow Spio - Garbrah, Gana’daki Nana bölgesi kralı Osabarima Ansah Sasrako, her iki ülkenin büyükelçileri Nesrin Bayazıt ve Alhaji Ibrahim Abass, Gana Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dr. Appiagyei Dankawoso da yer aldı. Bakan Dr. Ekwow Spio - Garbrah, Gana’nın yatırıma ihtiyacı olduğunu belirterek, Türk iş adamlarına, bölgeye yatırım için gelmeleri çağrısında bulundu. Katılımcıların Ekonomi Bakanlığı’ndan devlet teşviği de aldığı fuarın açılışında konuşan İstanbul Ticaret Odası Başkan Yardımcısı Dursun Topçu, “Gana’da ilkini düzenlediğimiz Türk Ürünleri Fuarı, yeni adımların başlangıcı olacak” dedi. Topçu, konuşmasında şunları söyledi: “Ülkelerimiz arasında 5 bin kilometre mesafe var. Fakat amaç ekonomik birliktelik olunca, mesafelerin önemi kalmıyor. Burada, sadece tek taraflı bir iş yapmak için bulunmuyoruz. Gana ekonomisi, çok daha büyük işbirliklerine ve yatırım iklimine sahip. Daha fazla yatırım için yeni ortaklıklar inşa etmeyi arzu ediyoruz. Sadece Türkiye-Gana ilişkileriyle de sınırlı kalmayalım. Bölgedeki diğer iş yapma alanları için de birlikte hareket edelim diyoruz.”
Devamını Oku
Standard Post with Image

Zirve muhasebesi: Kim ne aldı?

Uçak krizi sırasında atılan köprüleri tekrar onarmaya başlayan Tükiye ile Rusya, dün iki ülke liderinin İstanbul zirvesi ile yeniden "güçlü işbirliği" mesajları verdi. İlişkilerin temel taşlarından olan enerji alanında Türk Akım için konulan imzalar, Ankara-Moskova bağlarını daha da perçinledi. İki liderin yakınlığı ve samimi pozları, kriz günlerine sünger çekildiği, "normalleşme" sürecinin pratikte Türk tarafının arzuladığı kadar hızlı olmasa da "adım adım" devam edeceği tespitlerini güçlendirdi. Her ne kadar Rusya'daki iş dünyasının beklediği somut adımlar henüz atılmamış olsa da, genel manzara Türkiye-Rusya ilişkilerinde bulutların büyük ölçüde dağıldığı, Suriye krizi yüzünden yeni "kara bulutlar" birikmezse yolun açık olduğu şeklinde.    Dünkü zirveden çıkan bazı sonuçları şöyle sırlamak mümkün: - İki lider uçak krizi sırasında büyük darbe olan samimi ilişkilerine yeniden döndüler. Erdoğan ile Putin’in birlikte verdikleri fotoğraf, “kırgınlıkların unutulduğu, Rus tarafının uçak krizinin perde arkasında başka nedenler olduğu kanaatine geldiği, Erdoğan ile ilişkileri iyi tutma arzusunda olduğu” yorumlarını güçlendirdi. - Putin, iki ülkenin Türkiye’yi “enerji hub’ı yapma” niyetini bizzat dile getirerek, Türkiye ile stratejik ilişkilerin olası boyutuna dair ipucu verdi. Hata kulislerde, TANAP, Türk Akımı gibi projelerin birbirine rakip değil, Rusya-Türkiye-Azerbaycan arasında “enerji ortaklığı” yaratma konusunda fırsat verebileceği değerlendirmeleri yapıldı. - Rusya Botaş’ın istediği doğal gaz indirimini alamadığı için Türk Akımı’na daha önce gerekli izinleri vermemişti. Şimdi Gazprom’dan indirim garantisi alındığı, sadece oran üzerinde görüşmeler yapılacağı bildiriliyor. Rus basını da bugün Putin'in Türkiye'ye gazda indirim için söz verdiğini özellikle vurguluyor. - Rus tarafının Güney Akım’ın suya düştüğü bir dönemde Türk Akımı anlaşmasını imzalaması, Batı’ya karşı “Hala enerjide gücümüz yerinde” mesajı olduğu ve Ankara ile Moskova’nın AB’ye karşı “ortak tavır” sergiledikleri belirtiliyor. AB içinde Rusya’dan yeni hat ile gaz almaya hazır pek şok ülke olduğu içini, bu proje AB enerji politikalarındaki çatlağı büyüteceğe benziyor.  - Suriye konusunda medyanın önünde "farklı düşüncelere rağmen diyaloga devam" mesajı verilse de, iki tarafın politikalarının hala çok uzak olduğu belirtiliyor. Esad'ın kaderi konusu en önemli farklılık konusu olarak masada. Ancak Fırat Kalkanı operasyonu ile ilgili Rusya'nın başından itibaren ölçülü tepki verme çabasında olması, iki tarafın uçak krizi oılayından ders alarak "diğer konuların ikili ticari-ekonomik ilişkilerin seyrini bozmasına izin vermeme" çabasına bağlanıyor. - Zirvede ağırlığın enerji projelerine ve Suriye konusunda olduğu, ikili ilişkilerdeki detaylı konuların bakanlara havale edildiği anlaşılıyor. Yaş sebze meyvede yasağın domatesi kapsamaması, Rusya’nın yerli üreticisini koruma kararlılığı ile açıklanıyor. Çalışma izinleri başta olmak üzere, Türk iş dünyasının talepleri, KEK toplantısı ve bakanlıklar arasındaki müzakerelere kaldı. Yani Rusya verirken "acele" etmiyor. -  Rusya’nın ilk günden Putin’in ağzından ilan ettiği “kademeli normalleşme” politikasına bağlı olduğu, Türkiye’den gelen taleplerin “aşama aşama karşılanacağı” mesajı verdiği anlaşılıyor. Yıl sonuna kadar yaptırımlardan kaynaklanan yasakların kaldırılması bekleniyor.  Vize konusunda ise en fazla "iş adamlarına vizesiz rejim" beklentisi şimdilik gündemde. Turist vizesinin kaldırılması, Türkye'de olağanüstü hal sürdükçe masada olmayacağa benziyor. Kaynak:www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Putin'den "Biz bize yeteriz" mesajı…

Rusya’da her yıl yabancı yatırımcıların büyük merak ve ilgil ile bekledikleri “Rusya Çağırıyor!” (Russia Calling) forumunda Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yaptığı açıklama büyük yankı buldu. Ülkenin önde gelen ekonomi gazeteleri, Putin’in “Biz bize yeteriz, artık yabancı yatırım gelmese de kendi kaynaklarımızla kalkınaya devam edeceğiz” mesajı verdiği yorumunu yaptı. RBK’nın “Rusya artık çağırmıyor: Hükümet neden Batılı yatırımcı beklemekten vazgeçti?” başlıklı haber analizinde, “Devlet artık yabancı yatırımcılara bel bağlamıyor ve Rusya bankalarının kendi ekonomimize daha aktif yatırım yapmaya çağırıyor. Putin’in bu yöndeki mesajı güne damgasını vurdu. Bu mesajı hem Putin hem de Rus bürokratlar verdi” denildi. Putin’in Rusya ekonomisinde artık istikrarın sağlandığını, Batının yaptırımlarının etkili olmadığını açıklaması dikkat çekerken, enflasyonda tarihi minimuma gidildiğini, rublenin değer kazandığını, uluslararası rezervlerin 400 milyar dolara çıktığını, dış sermaye çıkışının kesildiğini, ilk üç çeyrekte Rusya’da finans dışı sektörler yatırımların 3,6 kat artarak 8,3 milyar dolara çıktığını söyledi. 550 yabancı yatırımcının katıldığı ve Putin’in vereceği mesajı dikkatle dinlediği forumda bu “Rusya’da yabancı yatırım ikliminin iyileştirilmesi ya da Rusya’ya doğrudan yatırım çağrısı”ndan çok, Rusya’nın “kendi kendine yeterliliği” vurgusu öne çıktı. Rusya’nın kendi kalkınması için yeterli kaynağa sahip olduğu her vesile ile vurgulandı. Putin bankacılık sektöründen projeleri daha aktif finanse etmelerini isterken, ocak-aralık döneminde kredilerin yüzde 6,8 azalarak 31 trilyon rubleye inmiş olmasını “en önemli mesele” olarak niteledi. Bu arada ekonomi çevrelerinin saygın gazetesi Vedomosti, bugünkü başyazısında "yabancı yatırımcıların Putin'i dinlediği bir günde üç kıtalararası balistik füze denemesi yapılmasının, forumu 'havai fişek gösterisi ile kutlamak' gibi ironik bir yankısı olduğunu ve istikrar-sükunet isteyen yatırımcılar için ilginç bir mesaj olduğunu" yazdı. Kaynak: www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Türk-Rus yapımı dizi Rusya'da gösterime girdi

Uzun zamandan beridir reklamları dönen ve afişleri Moskova’nın her tarafına asılan ilk Türk-Rus yapımı dizi olarak lanse edilen Vostok-Zapad "Doğu-Batı" adlı dizi film dün akşam ilk bölümü ile Domashniy televizyon kanalında seyirci ile buluştu. Melodram olarak çekilen dizide farklı iki kutupta bulunan bir aşkı konu olan dizinin başrollerinde kızı Eugene Loza (filmdeki adı Tatyana) , Türk sevgilisi rolünde ise Adnan Koç oynuyor. Filmdeki adı Kemal olan Adnan Koç daha önce aynı kanalda uzun süre Rusça dublaj ile defalarca tekrarı gösterilen Muhteşem Yüzyıl dizisinde Behram Paşa’yı oynamıştı. Dizinin tekrar bölümü bugün saat 14’te yeniden gösterilecek. Kaynak: www.gazetem.ru
Devamını Oku
Standard Post with Image

ŞİÖ mü, yoksa AEB mi?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) yerine Şanghay İşbirliği Örgütü'ne (ŞİÖ) üye olabileceğine dair açıklamasının ardından başlayan ŞİÖ tartışmalarında asıl "AB muadili" kurumun Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) olduğu yorumları öne çıkıyor.  Konuyu yakından izleyenler, "ŞİÖ tam olmasa da, bir ölçüde güvenlik temelli bir anlaşma olarak NATO ile karşılaştırılabilir. Ama eğer AB'nin karşılığı olarak Rusya ile birlikte hareket edilecek bir Avrasya platformu kast ediliyorsa o zaman Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) anlaşılmalı" değerlendirmesini yapıyor. Erdoğan konuyu şu sözlerle gündeme taşımıştı: "Mesela, “Şanghay 5’lisi içerisinde Türkiye niye olmasın?” diyorum. Bunu sayın Putin’e olsun, Nazarbayev’e olsun, şu anda Şanghay 5’lisinin içerisinde olanlara da söyledim. Başlangıçta 5 ülkenin kurduğu Şanghay İşbirliği Örgütü’ne daha sonra Özbekistan, Pakistan, Hindistan gibi ülkeler de dahil oldu. İran da girmek istiyor. Sayın Putin, “Bunu değerlendiriyoruz” gibi bir ifade de kullandı. Temenni ederim ki orada olumlu bir gelişme olması halinde, yani Türkiye’nin Şanghay 5’lisi içerisinde yer alması, bu konuda çok daha rahat hareket etmesini sağlayacaktır diye düşünüyorum.” BBC Türkçe'den Onur Erem, uzman görüşlerine dayanarak konuyu analiz attiği yazıda şu değerlendirmeyi yaptı: "AB'nin ekonomi, politika, güvenlik ve insan hakları konusunda bağlayıcı bir müktesebatı, üye ülkelerden parlamenterlerin temsil ediği ve yasama gücü bulunan bir meclisi, mahkemesi, marşı ve tüm üye ülkelerin bayraklarının yanında kullandığı bir bayrağı bulunurken bunlar ŞİÖ'de mevcut değil. AB'nin üye ülkeleri arasında insan, sermaye ve ürünlerin serbest dolaşımı bulunurken ŞİÖ'de bunlar da yok. AB, diğer ülkelerle de serbest ticaret anlaşması imzalayabilirken ŞİÖ üyeleri kendi aralarında bile serbest ticaret anlaşmasına sahip değil. ŞİÖ'ye kıyasla, AB'ye daha çok benzeyen Asya örgütü ise Avrasya Ekonomik Birliği (AEB). Rusya, Kazakistan, Ermenistan, Belarus ve Kırgızistan'ın üye olduğu AEB'de insan, sermaye ve ürünlerin serbest dolaşımı bulunuyor. 2013 yılında "Türkiye hem NATO üyesi, hem de ABD'nin en yakın müttefiklerinden. ŞİÖ üyelerinin bu şartlarda Türkiye'yi tam üyeliğe kabul etmesi mümkün değil" diyen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in danışmanı Sergey Markov, bu yüzden Türkiye'nin ŞİÖ'ye değil AEB'ye üye olabileceğini söylemişti. Kazakistan lideri Nursultan Nazarbayev de 2014 yılında Türkiye'yi AEB üyeliğine davet etmişti." PUTİN DE DEĞİNMİŞTİ 2014 Aralık sonundan Kremlin Sarayı’nda yapılan Avrasya Ekonomik Yüksek Konseyi Toplantısında  Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Belarus Devlet Başkanı Aleksander Lukaşenko, Kırgızistan Devlet Başkanı Almazbek Atambayev, Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev ve Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan buluşmuştu. Toplantıda konuşan Rusya Devlet Başkanı Putin, "Ulaşılan noktada durmak tabii ki doğru olmaz. Geleceğe yönelik yeni büyük hedeflerimiz var" demişti. Putin devamında,  başka ülkelerin de birliğe ilgi duyduğuna işaret ederek, “Vietnam’la serbest ticaret sözleşmesi projesine hazırlık için final aşamasına gelindi. Türkiye, Hindistan ve İsrail ile de benzer sözleşmeler üzerinde çalışmalar yapılıyor” dedi.  Rusya resmi haber ajansı Sputnik, bu sözleri şöyle yorumlamıştı: "Türkiye önce de Avrasya Ekonomik Birliği ile işbirliği veya üyelik ihtimalini dile getirmişti. Başta Türkiye’nin bu isteği Türkiye’nin AB üyelik sürecini hızlandırmak amacıyla AB’ye baskı yapma çabası olarak algılanmıştı. Ama sonra Ankara daha pragmatik yaklaşım sergilemeye başladı. Türkiye Ukrayna’daki kriz yüzünden uygulanan Rusya karşıtı yaptırımlara katılmayı reddetti, Rusya ile ticari-ekonomik işbirliğini genişleterek karşılıklı ödemelerde ulusal para birimlerini kullanmaya hazır olduğunu açıkladı. 1 Aralık’ta gerçekleşen Rusya Devlet Başkanı Putin’in Türkiye ziyareti sırasında Güney Akım boru hattının rotasının değiştirilip Türkiye üzerinden geçeceği açıklanmıştı. Ayrıca Avrasya Ekonomik Birliği ile işbirliği Türkiye için ticari-ekonomik alanda çok büyük fırsatlar tanıyacak. Türk işadamları faaliyetlerini uluslararası ticaret şartlarına göre yürütebilecekler. Ayrıca Avrasya Birliği’nin üyelerinin Türkiye’den AB ile Avrasya Ekonomik Birliği arasında seçim yapmasını talep etmemeleri önemlidir. İleride iki birliğin mutlaka işbirliğini yapması gerekecek. Bütün bunlar Türkiye’nin Avrasya Ekonomik Birliği ile işbirliği için hazırlanan yol haritasında yansıtılacak." TARİHÇESİ 1994'te ilk kez Kazak lider Nazarayev tarafından dile getirilen "ortak pazar" fikri sonucunda Avrasya Ekonomik Birliği'nin (AEB) hukuki temeli, 29 Mayıs 2014'te Belarus, Kazakistan ve Rusya liderleri tarafından imzalanan bir antlaşma ile atılmıştı. AEB'ye Ermenistan'ı dahil eden antlaşma 9 Ekim 2014'te imzalandı. Birlik resmen 1 Ocak 2015'te kuruldu.  Kırgızistan'ın Avrasya Birliği'ne tam üyeliği de 1 Mayıs 2015 tarihinden itibaren geçerliliğini kazandı. Böylece bu ülkeler gümrüksüz "ortak pazar" uygulamasına geçti. Beş soruda Şanghay İşbirliği Örgütü Onur Erem, BBC Türkçe'ye derledi: 1. Şanghay İşbirliği Örgütü nedir? ŞİÖ, bölgesel bir işbirliği örgütü. Ana işbirliği konusu güvenlik olan ŞİÖ, ilk olarak 1996'da Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan tarafından "Şanghay Beşlisi" adıyla kuruldu. 2001'de Özbekistan'ın da katılmasının ardından adını Şanghay İşbirliği Örgütü olarak değiştirdi. Örgütün uluslararası yapısında düzenli olarak toplanan Devlet Başkanları Konseyi ve Hükümet Başkanları Konseyi'nin yanı sıra sekretarya, Bölgesel Anti-Terör Yapısı, Dışişleri Bakanları Konseyi gibi yapılar yer alıyor. Örgütün sekretaryası Çin'in başkenti Pekin'de, "Bölgesel Terörle Mücadele Kuruluşu" ise Özbekistan'ın başkenti Taşkent'te bulunuyor. Bugün örgütün 6 üyesinin yanı sıra 6 gözlemcisi ve 6 "diyalog ortağı" bulunuyor. Gözlemciler; Afganistan, Belarus, Hindistan, İran, Moğolistan ve Pakistan. 2006 yılında üyelik başvurusu yapan Pakistan ve 2014 yılında üyelik başvurusu yapan Hindistan'ın 2017'de ŞİÖ'ye üye olmaları bekleniyor. Örgütün diyalog ortakları ise Ermenistan, Azerbaycan, Kamboçya, Nepal, Sri Lanka ve Türkiye. ŞİÖ üyesi 6 ülke, dünya nüfusunun yaklaşık çeyreğini oluşturuyor. Buna gözlemciler ve diyalog ortakları da eklendiğinde ŞİÖ, dünya nüfusunun yaklaşık yarısını içeriyor. ŞİÖ üyesi 6 ülke, dünya nüfusunun yaklaşık çeyreğini oluşturuyor.   2. Hangi amaçla kuruldu? Hükümetler arası bir kurum olan ŞİÖ'nün kuruluşunda Çin ve Rusya'nın Asya'da güvenlik üzerine işbirliği yapma amacı bulunuyordu. Örgütün güvenlik konusundaki endişelerinden biri, Orta Asya'daki İslamcı örgütler ve uyuşturucu ticaretiydi. ŞİÖ üyeleri, bunlara karşı birbirileriyle istihbarat paylaşımında bulunuyor, ortak askeri tatbikat düzenliyor, "suçluları" birbirlerine iade ediyor. Örgüt, Rusya ve Çin'in Orta Asya'ya yönelik politikalarını koordine etmenin bir aracı olma özelliği taşıyor. Askeri bir ittifak ise değil. Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü'nün eski direktörü Bates Gill'e göre örgütün kuruluşunda Rusya ve Çin'in ABD'nin Asya'daki olası müdahalelerine karşı ortak hareket etme isteği de vardı. Gill, Brookings Enstitüsü için yazdığı makalede, örgüte üye ülkelerin imzaladığı anlaşmalarda yer alan "Diğer ülkelerin iç işlerine 'insani müdahale' veya 'insan haklarını koruma' gerekçesiyle yapılacak müdahalelere karşı çıkmak ile ülkelerin güvenlik meselelerinde birbirlerine yardım etmesi" ifadelerinin bunun kanıtı olduğunu söylemişti. Şangay İşbirliği Örgütü Batı'ya rakip mi? Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu Doğu Avrupa ve Orta Asya Direktörü Sacha Koulaeva ise ŞİÖ'yü "içe kapalı otoriter ülkeler kulübü" olarak tanımlıyor. Sacha Koulaeva, "Ülkelerin gizli servisleri diğer ülkere engellenmeden girip, hatta girdikleri ülkenin güvenlik güçlerinden yardım alarak 'suçlu' ilan ettikleri kişileri alıp geri götürebiliyorlar" diyor.   3. AB'den ne farkı var? Avrupa Birliği, üye ülkelerin üzerinde yer alan bir hükümetler üstü yapıyken ŞİÖ, işbirliği için kurulmuş hükümetler arası bir yapı özelliği taşıyor. AB'nin ekonomi, politika, güvenlik ve insan hakları konusunda bağlayıcı bir müktesebatı, üye ülkelerden parlamenterlerin temsil ediği ve yasama gücü bulunan bir meclisi, mahkemesi, marşı ve tüm üye ülkelerin bayraklarının yanında kullandığı bir bayrağı bulunurken bunlar ŞİÖ'de mevcut değil. AB'nin üye ülkeleri arasında insan, sermaye ve ürünlerin serbest dolaşımı bulunurken ŞİÖ'de bunlar da yok. AB, diğer ülkelerle de serbest ticaret anlaşması imzalayabilirken ŞİÖ üyeleri kendi aralarında bile serbest ticaret anlaşmasına sahip değil. ŞİÖ'ye kıyasla, AB'ye daha çok benzeyen Asya örgütü ise Avrasya Ekonomik Birliği (AEB). Rusya, Kazakistan, Ermenistan, Belarus ve Kırgızistan'ın üye olduğu AEB'de insan, sermaye ve ürünlerin serbest dolaşımı bulunuyor. 2013 yılında "Türkiye hem NATO üyesi, hem de ABD'nin en yakın müttefiklerinden. ŞİÖ üyelerinin bu şartlarda Türkiye'yi tam üyeliğe kabul etmesi mümkün değil" diyen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in danışmanı Sergey Markov, bu yüzden Türkiye'nin ŞİÖ'ye değil AEB'ye üye olabileceğini söylemişti. Kazakistan lideri Nursultan Nazarbayev de 2014 yılında Türkiye'yi AEB üyeliğine davet etmişti.   4. Neden Türkiye'nin gündeminde? Türkiye 2011 yılındaki başvurusunun ardından 2013'te ŞİÖ'nün diyalog ortağı konumuna gelmişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan bu tarihten sonra hem başbakanlığı hem de cumhurbaşkanlığı döneminde pek çok defa Türkiye'nin Şanghay İşbirliği Örgütü'ne üye olarak kabul edilmesi karşılığında AB'ye tam üyelik başvurusunu geri çekebileceğini açıklamıştı. Erdoğan'ın, son olarak geçen hafta "Türkiye bir defa kendini rahat hissetmeli. 'Benim için varsa, yoksa Avrupa Birliği' dememeli. Mesela, 'Şanghay Beşlisi içerisinde Türkiye niye olmasın?' diyorum. Temenni ederim ki orada olumlu bir gelişme olması halinde, yani Türkiye'nin Şanghay Beşlisi içerisinde yer alması, bu konuda çok daha rahat hareket etmesini sağlayacaktır diye düşünüyorum" açıklaması üzerine ŞİÖ üyeliği tekrardan gündem oldu.   5. Türkiye için AB'nin alternatifi olabilir mi? Peki ŞİÖ, Türkiye için AB'nin alternatifi olabilir mi? Avrupa Birliği ve Küresel Araştırmalar Derneği Başkan Yardımcısı Can Baydarol'a göre bu sorunun cevabı "Hayır". AB'nin kendine özgü bir entegrasyon süreci olduğunu, ŞİÖ'nün ise ekonomiden ziyade siyasetle ilgili ve NATO'ya alternatif olabilecek bir oluşum olduğunu söyleyen Baydarol, "Erdoğan'ın bu konudaki mesajı ŞİÖ'nün AB'ye alternatif olarak görülmesini değil, Erdoğan'ın Batı dünyasına bir alternatif arayışını ifade ediyor, NATO'yu tartışma haline getiriyor" diyor. Erdoğan'ın bugün NATO Parlamenterler Meclisi toplantısında ittifak üyelerine sert mesajlar verdiğini hatırlatan Baydarol, "Türkiye'nin Batı'yla entegrasyonu bırakıp ŞİÖ üyeliği yoluna girmesi çok çok zor. Türkiye'nin ekonomisi Batı'yla entegre. Bunu koparıp da yerine kısa vadede, hele böyle bir konjonktürde bir alternatif bulması olası gözükmüyor" uyarısında bulunuyor. Baydarol, NATO ile Rusya arasında gerginlik tırmanırken böyle mesajlar vermenin Türkiye için riskler taşıdığını düşünüyor: "Rusya ve NATO Ukrayna'da silahlarını birbirine çeviriyor. Türkiye eğer Rusya'nın kampına girerse Batı da silahlarını Türkiye'ye çevirir." Baydarol, Avrupa Birliği müktesebatının bir AB üyesinin ŞİÖ üyesi olmasına imkan tanımadığını, bu açıdan yasal ve teknik engeller olduğunu belirtirken "Batı dünyası içindeyseniz Çin ve Rusya ile yanyana yer alamazsınız" diyor. Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) Ekonomi Araştırmaları Direktörü Sadık Ünay ise ŞİÖ'yü Türkiye için AB'ye karşı hem siyasi hem de ekonomik olarak önemli bir denge unsuru olarak görüyor. ŞİÖ'nün siyasi olarak AB'nin net bir alternatifi olmadığını belirten Ünay, "ŞİÖ enerji güvenliği ve lojistik bağlantılar açısından yükselen Asya'yı temsil ettiği için, içinde dünya ekonomisinin yükselen güçleri olduğu için dünya sisteminin temel ekseninin kaymakta olduğu bir yörüngeyi temsil ediyor" diyor. Ünay'a göre Türkiye-AB ilişkisinin bozulduğu bir dönemde Türkiye'nin, yükselen bir ekonomi olarak diğer ekonomilerle yakın ilişkiler geliştirmesi anlaşılır bir tutum: "AB ile hem ekonomik hem de siyasi sorunlar yaşanıyor. Gümrük Birliği'nin mevcut yapısı Türkiye'nin dış politikasını istediği gibi dizayn etmesine engel oluyor. "Siyaseten de AB'den son dönemde terörle mücadele ve mülteci sorununda Türkiye'nin beklentilerinden uzak açıklamalar geliyor. "Üstelik kıtada aşırı sağ yükseliyor, Türkiye ve Erdoğan karşıtı, İslamofobik yaklaşımlar yükselişe geçiyor". Türkiye'nin ŞİÖ üyeliğinin Avrupa çıpasını tamamen terk etmek ve doğuya yönelik bir eksen kayması değil bir dengeleme olacağını söyleyen Ünay, "Türkiye AB ile ilişkileri kesmeden ŞİÖ üyesi olabilir" diyor ve ekliyor: "Türkiye-AB ilişkisi her zaman bir şekilde devam edecektir. Ama Türkiye'nin Asya'daki pazarlara erişimi açısından böyle açılımlara da ihtiyacı var". Kaynak:www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

"ŞİÖ, Türkiye'den önce İran'ı kabul edecek"

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) işlerinden sorumlu özel temsilcisi Bahtiyar Hakikov, örgütün yakında İran'ın katılım dilekçesini incelemeye alabileceğini söyledi.  Görünüşe bakılırsa Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in, nükleer sorun çözüldükten ve yaptırımlar kalktıktan sonra İran'ın ŞİÖ'ye üyelik başvurusunun olumlu değerlendirilmesi için hiçbir engelin kalmadığı yönündeki ifadeleri uygulamaya geçiyor. Peki, Tahran mevcut koşullarda ŞİÖ üyeliğine hazır mı? Zira başvuru yapıldığı 2008'den bu yana uzun zaman geçti ve siyasi ve ekonomik bütünleşme alanında birçok şey değişti.  Tahran merkezli Şehit Beheşti Üniversitesi Bilimsel Konseyi üyesi ve Avrasya araştırmaları uzmanı Hamid Reza Azizi, Sputnik'e açıklamasında, birkaç kilit noktaya dikkat çekerek, "Bu, İran'ın ŞİÖ üyeliği konusunda 2008'den bu yana sergilediği resmi tutum. Burada önemli değişiklikler yaşandı. Bilindiği gibi son zamana kadar İran, uluslararası ve bölgesel ittifaklara katılım yönünde birçok planını hayata geçirmekte engel olan uluslararası yaptırımların baskısı altındaydı. Başta İran'ın nükleer programıyla ilgili sağlanan anlaşma, yaşanan değişiklikler dikkate alınırsa İran'ın bölgesel ve uluslararası ittifaklarla bütünleşme yolu üzerindeki engeller de kalktı" dedi. İran'ın ŞİÖ'ye katılımını engelleyen bir diğer engelin, örgüt içindeki iki kampın tutumundan kaynaklandığını belirten Azizi, "Bir yandan dünyanın en büyük iki ülkesi Rusya ve Çin, diğer yanda da ŞİÖ'nün diğer üyeleri. Rusya ve Çin, 2008'den bu yana ABD ile aktif işbirliği aramadı. İran'da da, Batı ve ABD ile daha büyük çatışmaya girilmemesi, ŞİÖ içinde ve dışındaki uluslararası durumu daha fazla germemek için üyelik konusunda biraz daha beklenmesi gerektiği yönünde görüş üstün geldi" diye konuştu. Ama 2014'ten başlayarak dünya sahnesinde birçok şeyin değiştiğine dikkat çeken Azizi, "Ukrayna krizi, Rusya ve ABD arasındaki mücadeleyi alevlendirdi. Rusya, aktif olarak uluslararası ittifakları ve bölgesel koalisyonları güçlendirme, çok taraflı işbirliğini geliştirme çizgisine girdi. Rusya'nın bu çizgisini bugün sadece ŞİÖ değil, BRICS ve Avrasya Ekonomik Birliği örneğinde de gözlemliyoruz. Bunlar, İran'ı tutumunu gözden geçirmeye zorlayan olumlu siyasi faktörler" ifadelerini kullandı.  ŞİÖ, ortak enformasyon alanı kuruyor ŞİÖ'nün diğer üyelerinin de unutulmaması gerektiğini kaydeden Azizi, "Onların duruşu da dikkate alınmalı. Örneğin geçen yıl, Rusya ve Çin'in büyük ilgi duymasına rağmen bazı ŞİÖ üyelerinin tutumu yüzünden İran başvurusunun incelenmeye alınması sürecinin geciktiği haberi yapılmıştı. Nükleer anlaşmanın uygulanmaya başlamasıyla İran'ın ŞİÖ üyeliği önündeki engellerin kalkmasına rağmen nihai karar, örgütün diğer üyeleri arasında tam konsensüsün sağlanma olasılığına ve kilit oyuncuların (Rusya ve Çin) İran'ın ittifaka katılımının ekonomik ve siyasi yararları olacağına diğer üyeleri ikna etme ve ilgisini çekme yeteneğine bağlı" yorumunda bulundu.  İran'ın üyelik tutumunun da 2008'den bu yana güçlü bir değişim geçirdiğini söyleyen Azizi, "2014 olayları kilit faktörleri büyük oranda etkiledi. Şimdi, dünya sahnesinde gözlemlediklerimiz dikkate alındığında, İran elbette Rusya ve Çin ile ekonomik bütünleşme ve yakınlaşma peşinde. Ve eğer ŞİÖ, İran'ın bu hırs ve isteklerinin uygulamaya geçmesi için uygun zemini hazırlarsa İran bu örgüt içinde eşit haklara sahip üye statüsüne daha fazla ilgi duyar. Ayrıca, 2008'deki durumun tekrarlanmaması için tüm ŞİÖ üyelerinin de İran'a ilgi duyması gerekir. Bu, sanırım, bugün İran'ın ŞİÖ'ye katılım sürecini hızlandırmak için gereken tek tedbir" dedi.  Kaynak:www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

"Uzun vadede Rusya" zamanı: Batılı devlere güven geldi, yatırımlar hızlandı

Ekonomik büyüme beklentisi ve ABD’de Trump’ın zaferi, Batılı yatırımcıların Rusya pazarına olan ilgisinde artışa yol açtı. Bloomberg’in haberine göre, IKEA, Leroy Merlin, Pepsi, Mars gibi büyük şirketler yeniden Rusya’ya yatırım yapma hazırlığında.  Habere göre IKEA, Rusya’da yeni mağazaları için beş yıl içinde yaklaşık 1,6 milyar dolar yatırım yapmayı planlıyor. Leroy Merlin de 2 milyar dolar yatırımla ülkedeki mağazalarını ikiye katlamayı hedefliyor. Pfizer Rusya’da yeni fabrika inşasına başlarken, Mars da büyümeye gidiyor.  IKEA Rusya Müdürü Walter Kadnar, “Rusya’da bugün yatırım yapmak için doğru zaman. Rusya pazarının uzun vadeli potansiyeline inanıyorum” açıklamasını yaptı.  Ülke ekonomisinde iki yıldır devam eden resesyon ve Batı ile yaşanan gerginlik, Batılı yatırımcıların Rusya’ya olan ilgisinde ciddi düşüşe yol açmıştı. Bu arada Bloomberg'de yer alan bir yorumda, rublenin yabancı yatırımcılar için yeniden en cazip yatırım araçları arasında yer almaya başladığı vurgulandı. Kaynak:www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Yıldırım'dan Rus basınına: "Moskova ile Ankara doğal partner, yardımlarınızı unutmayacağız"

15 Temmuz darbe girişimi sırasında Türkiye'ye yardım eli uzatan ilk ülkelerden birinin Rusya olduğunu belirten Başbakan Binali Yıldırım, Moskova ve Ankara'nın doğal partnerler olduğunu vurguladı. Rusya ziyareti dolayısıyla Rus basını için bir makale kaleme alan Yıldırım, Türkiye'nin Rusya'nın uzattığı yardım elini unutmayacağının altını çizdi. İki ülkenin çıkarlarının birçok alanda kesiştiğini ve en önemli alanlardan birinin de terörle mücadele olduğunu kaydeden Yıldırım, bölgeye siyasi istikrar kazandıracak yeni konseptler geliştirmeleri gerektiğini yazdı.  'RUSYA VE TÜRKİYE, BATI İLE DAHA PRAGMATİK BİR DİYALOG KURMALI'  Rusya ve Türkiye'nin terörle mücadele alanında daha yakın işbirliğinin gerekliliğini kabul ettiğine ancak Avrupalı ve ABD'li partnerlerin bu konuda tutarlı davranmadığına dikkat çeken Başbakan, "Terörün yok edilmesi için güçlü bir uluslararası cephe kurmamız gerekiyor. Rusya ve Türkiye'nin bu amaç doğrultusunda Batı'daki güçlü ülkelerle eşitlik ve iç işlerine müdahalede bulunmama ilkelerine dayalı yeni, çıkarlara odaklanan ve daha pragmatik bir diyalog kurmak zorunda" ifadelerini kullandı.  'ŞİÖ İLE İŞBİRLİĞİ MANTIKLI' "Küresel düzen hızlı bir şekilde değişiyor. 2016 yılı, Rusya ve Türkiye'nin birbiri için ve bölge için ekonomik ve stratejik açıdan ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Şu anda yapmamız gereken, çalışmalarımızı Suriye'deki bitmek bilmeyen trajediyi en kısa sürede sonlandırmaya odaklandırmak" diye devam eden Yıldırım, bu sayede Avrasya bölgesinde çok sayıda yeni işbirliği alanının doğacağını kaydetti. Yıldırım, bu doğrultuda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın gündeme getirdiği Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) ile iş birliğinin mantıklı olduğunun altını çizdi. 'TÜRK AKIMI VE AKKUYU PROJELERİNDE KARARLIYIZ' Öte yandan Yıldırım, Türk-Rus ilişkilerindeki normalleşme sonucunda her 2 ülkenin de kazançlı çıkacağı bir diğer alanın ticaret olduğunu ifade etti. İkili ticaret hacmini yılda 100 milyar dolar seviyesine çıkarma hedefinden söz eden Başbakan, yakın zamanda enerji alanında büyük bir atılım yaptıklarını, Türk Akımı doğalgaz boru hattı ve Akkuyu Nükleer Güç Santrali projelerini hayata geçirmeye hazır olduklarını belirtti.  '2017'DE ÇOK SAYIDA RUS TURİSTİ TÜRK SAHİLLERİNE BEKLİYORUZ'  Türkiye'nin Ruslar için turizm alanındaki en popüler rotalardan biri haline geldiğine de işaret eden Yıldırım, 2017'de Türk sahillerini çok sayıda Rus turistin ziyaret etmesini beklediklerini vurguladı. (Sputnik News) Kaynak:www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Moskova’ya Özel Kriz Ziyareti

Rus pazarında yaşanan sıkıntıları yerinde tespit etmek ve çözüm üretmek amacıyla LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca’nın önerileri üzerine, İTHİB Başkanı İsmail Gülle öncülüğünde Moskova’da sektör temsilcileri ile bir araya gelindi. LASİAD adına Moskova’daki görüşmelere katılan Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca bir dizi temaslarda bulundu. Moskova’da gerçekleştirilen görüşmelere İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Başkanı İsmail Gülle, LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Mehmet Yasubuğa, Ahmet Turan, Basın Danışmanı Zerrin Yazıcı ile MESİAD Başkanı Yusuf Gecü, OTİAD Başkanı İlker Karataş, BATİAD Başkan Yardımcısı Şerafettin Kurt, TETSİAD Başkan Yardımcısı Abdülhadi Köseoğlu ve bir grup iş adamı katıldı. Sektör temsilcileri ile bir araya gelinen görüşmelerde kriz nedeniyle yaşanan sorunlar ile ilgili çözüm önerileri tartışıldı. Rusya’ya yapılan ihracatta değer kaybı yaşandığına dikkat çeken İTHİB Başkanı İsmail Gülle, “Bizim Rusya’ya yıllık 1 milyar 100 milyon dolarlık ihracatımız var. Aslında 2013 yılından itibaren sıkıntılar yaşanmaya başlandı. Rubledeki değer kaybıyla 2014’te bu rakam 750 milyon dolara geriledi. Bu yılın ilk 3 ayında ise dibe vurdu kayıp yüzde 50’lerde. Ancak Moskova ziyaretimizde krizin artık dip yaptığını gördük. Biz bu pazarda pek çok ülkeye göre daha iyi durumdayız. Ancak ülkedeki mevcut varlığımızı korumak ve yeni yatırımlar yapabilmemiz için bu pazara özel teşviklere ihtiyacımız var.” diye konuştu. Gülle ayrıca, Rusya pazarında yerleşik olarak faaliyet gösteren Türk hazır giyim ve ev tekstilcilerinin Moskova’da bir “Türk Shopping Fest” düzenlenmesi yolundaki taleplerini de Türk yetkililer ile değerlendireceklerini kaydetti. LASİAD Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca ise, Rusya ile yaşanan en büyük sorunun rubledeki değer kaybı ve Rus bankaların para transferinde yüksek miktarlarda komisyon alması olduğunu vurguladı. Eyyüpkoca, “İki ülke arasında sabit bir kurda anlaşılarak ruble kullanımının önünün açılması, gümrük vergilerinin aşağı çekilmesi, Laleli, Osmanbey, Merter’de yapılan yolcu beraberi satışların fatura karşılığında antrepo sistemine indirilerek ihracatın oradan yapılması ve Rusya’daki teşviklerin artırılması yeni teşviklerin verilmesi sağlanabilir.” açıklamasında bulundu. LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Yasubuğa’nın Süper Textil ve LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Turan’ın Arya firmasıyla katılımcı olarak yer aldığı 31 mart-3 Nisan 2015 tarihleri arasında düzenlenen MosBuild 2015 Fuarını da ziyaret eden heyet, temaslarının ardından yurda döndü.
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD BATİAD’ın Defilesine Katıldı

LASİAD, Bayrampaşa Tekstilci ve Sanayici İş Adamları Derneği tarafından organize edilen, Modacı Hakan Akkaya'nın tasarımlarının tanıtıldığı defileye katıldı. Ünlü moda tasarımcısı Hakan Akkaya ile iş birliği yapan BATİAD, 11 Şubat 2015 gecesi düzenlediği defile ile hazırladıkları koleksiyonu tanıttı. Defile iş, sanat, tekstil ve moda dünyasından davetlilerin katılımıyla Wow Hotel'de gerçekleşti. Defileye Bayrampaşa Belediye Başkanı Atila Aydıner, Bayrampaşa Kaymakamı Hasan Gözen ve birçok sektör temsilcisi katıldı. Defileye LASİAD adına katılan Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Ocaklı ile Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak; defileden önce Wow Hotel Kongre Merkezi önünde verilen kokteylde BATİAD Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Ertem ile bir araya gelerek, tebriklerini iletti. Televizyonların sevilen ismi Gonca Vuslateri ve Kaan Sekban'ın sunuculuğunu yaptığı defileden önce BATİAD Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Ertem bir konuşma yaptı. Konuşmasında modanın hızlı değişimine değinen Ertem; desteklerinden dolayı İTO, İTKİB, İHKİB, İSO ve MİDMAK'A teşekkür etti. Daha sonra İSO Başkanı Erdal Bahçıvan sahneye çıkarak, BATİAD'ı tebrik etti. Moda tasarımcısı Hakan Akkaya'nın tasarladığı, Bayrampaşalı tekstilcilerin ise üretimini yaptığı koleksiyonu Banu Noyan'ın hazırladığı koreografi eşliğinde manken Çağla Şikel ve Özge Ulusoy'un yanı sıra 30 manken tanıttı. Özge Ulusoy'un sunduğu, Kartopu Firması tarafından hazırlanan el örgüsü gelinlik büyük ilgi gördü.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Başkan Eyyüpkoca’nın Projesi Olumlu Karşılandı

LASİAD ve İTHİB arasında düzenlenen ‘Ortak Akıl Toplantısı’nda; LASİAD Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca tarafından Rusya krizine yönelik sunulan çözüm projesi sektör temsilcileri ile görüşüldü. Geçtiğimiz hafta LASİAD ve İTHİB iş birliği ile organize edilen Ortak Akıl Toplantısı’nda alınan kararlar; 23 Mart 2015 tarihinde sektör dernekleri ve temsilcileri ile görüşüldü. LASİAD’tan toplantıya Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Ercan Hardal, Mehmet Yasubuğa, Ahmet Turan ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak ile Zerrin Yazıcı katıldı. Dış Ticaret Kompleksi’ndeki toplantının ev sahipliğini İTHİB Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Gülle ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Şerafettin Demir yaptı. OTİAD Yönetim Kurulu Başkanı İlker Karataş, MESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Gecü, BATİAD Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Erten ve dernek üyelerinin katıldığı toplantı kahvaltı ile başladı. Toplantının açılış konuşmasını yapan İTHİB Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Gülle, ” LASİAD ile yaptığımız toplantıda Sayın Giyasettin Eyyüpkoca Rusya’da ki krizi aşmak üzerine hepimizin dahil olabileceği bir çözüm önerisi sundu. Sunulan bu projeyi değerlendirmek üzere buradayız. Sorunları hep konuşuyoruz ancak çözüm önerilerini daha sık konuşmalıyız. Rusya’da tekstil ihracatçıları ile bir araya gelip, söz konusu sorunları yerinde tespit etmek üzere Moskova’ya yapılacak bu ziyaret umarım ki krizi bir parça olsun aşmamızda bizlere fayda sağlar” diye konuştu. Gülle’nin konuşmasının ardından İTHİB tarafından hazırlanan “Rusya ve İran Pazarına Yönelik Ortak Akıl Toplantısı” başlıklı sunum gerçekleştirildi. “Atılan Her Adım Maraş’ta Ki İplikçiyi Etkiliyor” Sunumun ardından söz alan dernek başkanları Rusya ve İran pazarlarının bugünkü durumunu değerlendirerek, krizin çözüm yollarını tartıştı. LASİAD’ın önerisi ile gündeme gelen bu projeyi değerlendiren temsilciler, atılabilecek diğer adımları konuştu. Daha sonra söz alan Mehmet Yasubuğa konuşmasına:” Sayın Başkanımız Giyasettin Eyyüpkoca kayınpederinin vefatından dolayı bu toplantıya katılamadı ancak herkese sevgilerini iletti” sözleriyle başladı. Krizi yerinde tespit etmek ve Rusya’da ki tekstilciler ile birebir masaya oturmanın herkes açısından olumlu bir adım olacağını söyleyen Yasubuğa; bu adımın ardından Başbakanlığa sunmak üzere bir rapor hazırlanacağını belirtti. “Dünyada Türkiye ile ticaret yapmak isteyenler, bugün Türkiye’nin demokrasisini de sorgular durumda. Tüm bunları göz önüne alarak hareket etmeli ve attığımız her adımı iyice değerlendirmeliyiz. Çünkü atılan her adım Maraş’ta ki iplikçiyi, Antep’te ki dokumacıyı etkiliyor” diye konuşan Yasubuğa, Rusya ile ilgili izlenecek diğer yolları değerlendirdi. Mehmet Yasubuğa’nın sözlerinin ardından; katılımcılar söz konusu proje ile ilgili fikirlerini sunarak, genel değerlendirmelerde bulundular.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

Başkanlar LASİAD’ın Çözüm Önerisi Üzerine Toplandı

Rusya’da yaşanan krizle ilgili gerçekleşen istişare toplantısında LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin  Eyyüpkoca’nın hazırladığı çözüm raporu değerlendirildi. Rusya’da yaşanan krizi değerlendirmek ve bu konuda çözüm önerileri üretmek için istişare toplantısı düzenlendi. İstanbul Ticaret Odası’nda gerçekleşen ve LASİAD  adına Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca’nın  katıldığı toplantıya, İTO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Çağlar, İTO Yönetim Kurulu Üyesi Servet Samsama, İTHİB Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Gülle, OTİAD Yönetim Kurulu Başkanı İlker Karataş, MESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Gecü, BATİAD Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Erten, TGSD Yönetim Kurulu Başkanı Şeref Fayat ve sektör temsilcileri katıldı. Akşam yemeği ile başlayan toplantının açılış konuşmalarını Çağlar ve Gülle yaptı. Çağlar konuşmasında; mevcut krizi aşmak adına birlik ve beraberlikle hareket etmenin önemine değindi. Çağlar, İTHİB’in düzenlediği toplantıyı örnek göstererek; “Yapmış olduğunuz bu organizasyonu duyunca hemen harekete geçerek sorunları hep birlikte çözmenin yollarını aramamız gerektiğini düşündük. Geldiğimiz bu aşamada güçlerimizi birleştirmeli, ne yapacaksak birlikte yapmalı ve sorunları hep birlikte aşmalıyız. Rusya krizi ile ilgili olarak yetkili mercilerle toplantılar gerçekleştiriyoruz. Hepimiz el ele verip, sektör temsilcisi arkadaşlarımızı da yanımıza alarak büyük ve zengin bir organizasyon yapmalı ve bundan iyi sonuç almalıyız. Yapacağımız bu eylem birliği ile sorunları rahatlıkla aşacağımızı düşünüyorum. Bu konuda Giyasettin Eyyüpkoca’nın hazırlamış olduğu rapor son derece kapsamlı. Bu rapordaki maddeleri masaya yatırdığımız zaman tüm sorunları kapsamlıca değerlendirmiş oluruz” ifadelerini kullandı. İTHİB Başkanı İsmail Gülle ise, Giyasettin Eyyüpkoca’ya çözüm aşamasına gösterdiği ilgi ve çabadan dolayı özellikle teşekkür etti. Çözüm odaklı çalışmalara devam edilmesi gerektiğinin altını çizen Gülle: “Çok güvendiğimiz, çok itibar ettiğimiz o büyük ve Avrupalı markaların kağıttan kale gibi yıkıldıklarını görüyoruz. Bu nedenle korkmadan, güçlü adımlar atmalıyız. Bugünün resmini iyi okuyarak, iyi hamleler yapmalıyız. Bu aşamada hepinizin değerli fikirlerine ihtiyacımız var” şeklinde konuştu. “Tok Tavrımız İle Durumun Üstesinden Gelmeliyiz” Açılış konuşmalarından sonra ilk sözü alan Eyyüpkoca, “Yaşanan krizleri ancak birlik olarak yapılacak organizasyonlarla çözüme kavuşturabileceklerine vurgu yaptı. Eyyüpkoca: “Krizleri ancak ve ancak topyekün hareket ederek çözebiliriz. Söylemlerimizde ve duruşumuzda tok bir tavır sergilemeliyiz. Gerekirse bu aşamada ser verip sır vermeyen bir tutum sergileyerek, son derece hassas davrandığımızı belli etmeliyiz.” sözleriyle durumun ciddiyetine dikkat çekti. Laleli Fashion Shopping’in bu yıl dördüncüsünü düzenleyeceklerini belirten Eyyüpkoca, bu büyük organizasyonun tek amacının eğlence olmadığını ifade etti. Bu tür organizasyonları düzenli olarak gerçekleştirmelerinin bir diğer nedenin ise, yaşanan bu krizleri ön görmüş olmaları olduğunu belirten LASİAD Başkanı: “Bu tür krizler ticaret sektöründe her zaman olabilecek şeylerdir. Bizler değişen dünya ve siyasi tabloları doğru okuyarak gerçekleşebilecek herhangi bir krizi ön gördük ve bu tür organizasyonlarla bunun önüne geçmeye çalıştık” ifadelerini kullandı. Bu aşamada izlenecek önemli yollardan birinin de hedef pazar arayışlarına devam ederek, yeni hedef pazarlar üretmek olduğunu söyleyen Eyyüpkoca: “Dünyadaki büyük pazarlardan birinin de Afrika olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu anlamda Gana yaptığımız ikili görüşmelerde, Afrika’nın yeni hedef pazarımız olmaya açık olduğu sonucuna vardık. Gana bölgedeki en güvenilir ülkelerden biri olmasının yanı sıra bölgenin merkezi. Bu tür yeni pazarlar ile Rusya’daki açığı kapatma şansımız oldukça yüksek” şeklinde konuştu. Daha sonra söz alan katılımcılar, Eyyüpkoca’nın sunmuş olduğu çözüm raporu kapsamında mevcut sorunları değerlendirdi ve krizi aşmak için önerilerde bulundu.
Devamını Oku
Standard Post with Image

BATİAD’dan Ramazan’ın İlk İftarı

Bayrampaşa Tekstilci ve Sanayici İşadamları Derneği (BATİAD), 09 Temmuz 2013 tarihinde Titanic Hotel’de iftar verdi. İftar Yemeğine; Ak Parti Bayrampaşa İlçe Başkanı Cemil Yıldız, Bayrampaşa Belediye Başkanı Atilla Aydıner, LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Ocaklı, LASİAD Denetleme Kurulu Üyesi Zülfi Koç, OTİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ulvi Orhan, MESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Halit Tuna ve çok sayıda davetli katıldı. Bin kadına bir iş projesiyle 30 kursiyeri fabrikalara yerleştirdiklerini ifade eden BATİAD Başkanı Aydın Erten de, “Başarı bir yolculuktur. Varış noktası değildir. Bu başarı yolculuğunda bizleri destekleyen Bayrampaşa Belediye Başkanı Atilla Aydıner, iş adamlarımız ve halkımıza teşekkür ediyoruz.“ diye konuştu.
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD, “Ethem Sancak ile Tecrübe Paylaşımı” Programındaydı

LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, 23 Kasım 2013 tarihinde düzenlenen Helezon İş Adamları Derneği’nin “Hedef Alliance Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ethem Sancak ile Tecrübe Paylaşımı” programına katıldı. Hedef Alliance Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ethem Sancak, konuşmasına “Eğitim Sistemi Batı Kültürünü Empoze Ediyor”eleştirisiile başladı ve Türkiye’deki eğitim sistemini de eleştirdi. Müfredatın tamamen Batı’nın kültür ve tarihinin etkisinde olduğunu, "Ders kitaplarında çağlar, karanlık, orta ve yakın çağ olarak geçiyor. Bu durum Avrupa için geçerli olabilir. Zaten bu isimleri de onlar takmış. Ancak o tarihler belki onlarda karanlık çağdı ancak bu coğrafyada altın çağdı. Parlak bir dönem vardı. Batı'nın palavrası, dayatması” dedi. Davetin sonunda Hedef Alliance Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ethem Sancak’a Helezon İşadamları Derneği tarafından plaket verildi.
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD Geleneksel İftarında AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış'ı Ağırladı

LASİAD, 10 Temmuz 2013 tarihinde Ataköy Sheraton Otel'de geleneksel iftar organizasyonu düzenledi. Tasavvuf müziği eşliğinde başlayan iftar yemeğine; Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış başta olmak üzere, İstanbul Vali Yardımcıları; İ. Hayrullah Sun, Kazım Tekin, AK Parti Fatih  İlçe Başkanı Ahmet Hamdi Görk, Ak Parti Fatih İlçe Başkan Yardımcısı Şenol Özdemir, Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, İTHİB Başkanı İsmail Gülle,TİM Başkan Vekili Ahmet Akbalık, İHKİB Başkan Yardımcısı Kemalettin Güneş, İHKİB Yönetim Kurulu Üyesi Sabri Sami Yılmaz,  İTO 19.Dönem Meclis Başkanı Şekib Avdagiç, İTO 19. Dönem Yönetim Kurulu Üyesi Servet Samsama, Rusya Federasyonu İstanbul Konsolosu Alexander Hapilov, İran İslam Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu Ekonomi Müsteşarı Ali Tusi, ASKON Tekstil Sektör Başkanı Nesim Ayyıldız,  BATİAD Başkanı Aydın Erten,  ÇSD Başkanı Hüseyin Öztürk, FAGİDER Başkanı Ayla Erdim, KYSD Başkan Vekili Hacı Turan Yolcu, MESİAD Başkanı Halit Tuna, OTİAD Başkanı Ali Ulvi Orhan, ÖRSAD Başkanı Fikri Kurt, TİGSAD Başkanı İrfan Özhamaratlı,  TRİSAD Başkanı Mustafa Balkuv, TÜGİAD Başkanı Özden Pelister, TÜMSİAD Başkan Yardımcısı Yakup Köç, LASİAD Yönetim Kurulu Üyeleri, LASİAD Üyeleri ve çok sayıda davetli katıldı. “Biz Birlikte Oldukça Daha Da Güçleneceğiz” İftar yemeğinin açılış konuşmasını yapan LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, LASİAD’ın kurulma amacının çok manidar olduğunu dile getirerek, “O yıllarda malum Türkiye’de yaşanan sıkıntılar, çevremizdeki komşularımızla yaptığımız ticarette yaşadığımız sıkıntılar çerçevesinde derneğimizin faaliyetleri köprü vazifesi gördü. Gerek Türkiye’deki kurumlar ve esnaf arasında köprü kurabilmek gerekse Rusya coğrafyasında çalıştığı ve ona benzer çalışılan ülkelerde yaşanılan sıkıntıları burada dile getirip çözüme varabilmek amacıyla kurulmuş bir derneğiz” dedi. Eyyüpkoca sözlerine şöyle devam etti; " Son dönemde yaşadığımız ve dünya nezdinde imajımızı ciddi manada zedeleyen olaylar, ne yazık ki ülke dinamiklerimizde telafisi güç yaralar açmıştır.Ticari açıdan 36 ila 40 milyar dolar arası olduğu düşünülen bir kaybın yanı sıra turizm sektörümüz de bu olaylardan büyük oranda etkilenmiştir.Özellikle ülkemize ziyaret amacıyla gelmeyi planlayan misafirlerimizin birçoğu ne yazık ki bu olaylar yüzünden seyahatlerini iptal etmişlerdir.En iyi ihtimalle eskiye dönüşün bir-iki ay sürmesi beklenirken, bu gelişmeler maalesef hassas dengeler içerisindeki ekonomimize büyük darbe vurmuştur.Gariptir ki, dinsel, tarihsel ve kültürel açıdan yeşilin ve doğanın en büyük savunucusu olan bizlerin, farklı mecraların elinde şiddete dönüşen bu olayların ülkemize yaşattığı zararları hissedenlerin de başında gelmemiz büyük bir çelişki olsa gerek.Temennimiz odur ki ülkemiz, taleplerin ortaya konulması ve bunların karşılanması hususunda anlayış ve karşılıklı empatinin hakim olduğu günleri kısa zamanda görür ve manasız iç çekişmelerle zaman kaybetmez.Her şeye rağmen bu güzel akşamımızı nurlu ışıltılarıyla aydınlatan Ramazan’ın ülkemize ve tüm dünyaya barış, huzur ve kardeşlik getirmesini diliyorum." dedi. “LASİAD Üyeleri Adeta Bizim Büyükelçilerimiz” Programa katılan Egemen Bağış ise Ramazan ayı ve gündeme dair konulara değindi. Bağış, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın selamını ileterek konuşmasına başladı. Başbakan'ın LASİAD’a ayrı bir önem verdiğini kaydeden Bağış, derneğin ekonomiye katkısının büyük olduğunu söyledi. AB Bakanı, LASİAD’ın sadece üyeleriyle buluşma mekanizması kurması dışında, çevresinde ihtiyaç sahiplerinin ihtiyaçlarına eğilmek, onların sorunlarını çözebilmek için elini taşın altına koymak gibi özelliklere sahip olduğunu da kaydetti. Bağış, konuşmasına şöyle devam etti: "LASİAD, bugün gerçekten dünyanın en güzel şehri olan İstanbul’un dünyaya açılmasında önemli bir rol oynuyor. LASİAD üyeleri adeta bizim büyükelçilerimiz gibi dünyanın farklı yerleriyle temaslar kuruyor. Bugün LASİAD’ın ticaret yapmadığı coğrafya kalmadı. Avrupa’ya, Asya’ya, Amerika kıtasına açılma potansiyeli ortaya koydu. Böyle bir derneğe sahip olduğumuz için gerçekten çok çok mutluyuz. Bugün bu Ramazan heyecanını bizim gibi yaşayamayan kardeşlerimiz var. Gerek Gazze’de, gerek Mısır’da, Arakan’da sıkıntı içinde olan kardeşlerimiz var. Dernek üyelerinin de oradaki kardeşlerimizin sorunlarıyla da dertlendiklerini biliyorum. Onlar için de ellerinden gelen çabayı ortaya koyacaklarına inanıyorum." Türkiye’de de kardeşin kardeşe düşürülmek istenildiğini fakat başarılamadığına dikkat çeken Bağış, "Dünyanın neresinde olursa olsun zalimin zulmüne karşı atılmış çığlıkları Türkiye duyar. İşte bugün Suriye’deki çığlıklarını duymamız o yüzden." şeklinde konuştu. İstanbul Vali Yardımcısı İbrahim Hayrullah Sun ise LASİAD’ın yaptığı çalışmaları takdir ettiklerini vurgulayarak “LASİAD durmadan güzelliklere imza atıyor. Bir sivil toplum kuruluşu olarak, bir dernek olarak belediye ile iş birliği yaparak yollar yapıyor, caddeler yapıyor. Festivaller düzenliyor. Laleliyi ve tüm güzelliklerini akıllara kazıyor. Binlerce kez teşekkür ediyorum” dedi. “Laleli varsa LASİAD sayesinde var” Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir ise konuşmasında Ramazan’ın öneminden ve LASİAD’ın çalışma prensibinden bahsederek, “ 9 yıllık Belediye Başkanıyım. Sivil toplum kuruluşları, dernekler üzerlerine düşenleri fazlasıyla yaptılar. LASİAD bu konularda tabiri caizse kendini aştı, tabiri caizse uçtu. LASİAD olmasaydı bugün alt Laleli böyle olmazdı, LASİAD olmasaydı üst Laleli böyle olmazdı, LASİAD olmasaydı Sultan hamam böyle olmazdı, LASİAD olmasaydı Tahtakale böyle olmazdı, LASİAD olmasaydı Sultanahmet böyle olmazdı. Kamunun kaynakları çok kısıtlı, halk destek olmazsa yolları ve yolların alt parklarını gümüşten yapsanız bir anlamı olmaz. LASİAD bu konuda herkese örnek oldu” dedi.
Devamını Oku
Standard Post with Image

TRİSAD Yaza Veda Kahvaltısında Sektörü Bir Araya Getirdi

14 Eylül 2013 Cumartesi günü Kandilli İTO Cemile Sultan Korusu Tesislerinde TRİSAD Yaza Veda kahvaltısı düzenlendi. TRİSAD Başkanı Mustafa Balkuv’un açılış konuşması ile başlayan ve Triko sektörünün kaynaşmasını sağlayan etkinliğe; İTHİB Başkanı İsmail Gülle, İHKİB Başkanı Hikmet Tanrıverdi,İŞKUR İstanbul Müdürü Muammer Coşkun, LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, OTİAD Başkanı Ali Ulvi Orhan, MESİAD Başkanı Halit Tuna, BATİAD Başkanı Aydın Erten, LASİAD Eski Başkanı Orhan Altun ve çok sayıda sektör temsilcisi katıldı. Kahvaltıda İTHİB Başkanı İsmail Gülle, İHKİB Başkanı Hikmet Tanrıverdi ve İŞKUR İstanbul Müdürü Muammer Coşkun personel çalıştırma ve istihdam yaratma konularında konuşma yaptılar.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD, Uluslararası Rekabeti Geliştiren Projenin Kahvaltılı Tanıtım Toplantısı’nda

Bayrampaşa Tekstilci Ve Sanayici İş Adamları Derneği (BATİAD) ve İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri (İTKİB) tarafından uluslararası rekabeti geliştirme konulu  kahvaltılı tanıtım toplantısı düzenlendi. 1 Nisan Cumartesi günü Bayrampaşa  Lionel Hotel’de gerçekleştirilen toplantıya,Avrupa Birliği  Eski Bakanı Volkan Bozkır, Bayrampaşa Belediye Bayrampaşa Kaymakamı Osman Aslan Canbaba, Başkanı Atila Aydıner,  İHKİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mustafa Gültepe katıldı. LASİAD adına  ise Yönetim Kurulu Başkanvekili Muhammed Sancaktar ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD’ın Ramazan Programı

Paylaşma ve dayanışmaya vesile olan, huzur ve barışa büyük katkı sağlayan on bir ayın sultanı Ramazan 26 Mayıs Cuma akşamı başladı. LASİAD bu süreçte 01 Haziran’da Whıte House;   02 Haziran’da İETT İftar Programı İBB Şehir Parkı;  05 Haziranda Bosna Sancak Kültür ve Dayanışma Derneği 06 Haziran’da Türkiye İktisadi Girişim ve İş Ahlakı Derneği (İGİAD) ve İSTANBUL NAKIŞ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ-İNSAD İftar Yemeği  07 Haziran’da Birleşmiş Milletler Derneği (BMD)   ve İstanbul Konfeksiyon ve İhracatçı Birlikleri (İHKİB), Çorap Sanayicileri Derneği (ÇSD) ve Tüm İç Sanayicileri Derneği (TİGSAD)    08 Haziran’da İHKİB ve Osmanbey Tekstilci ve İş Adamları Derneği (OTİAD)  12 Haziran’da İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB)    Ayakkabı Sektörü İftar Yemeği  Fatih Belediyesi Protokol  13 Haziran’da İHKİB, Konfeksiyon Yan Sanayicileri Derneği (KYSD) ve Merter Sanayici Ve İş Adamları Derneği (MESİAD)    LİONEL hotel iftar yemeği   15 Haziran’da İHKİB, Bayrambaşa Tekstilci Ve Sanayici İş Adamları Derneği (BATİAD) ve Türkiye Triko Sanayicileri Derneği (TRİSAD)   20 Haziran’da Beşiktaş Four Seasons Otel’de İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçı Birliği (İTHİB) ve Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri Ve İş Adamları Derneği (TETSİAD)’ın ortaklaşa düzenledikleri iftar yemeklerine katılım gösterdi.
Devamını Oku
Standard Post with Image

New York Moda Haftası'nda Afrika Esintisi

Moda dünyasına adeta yön veren New York Moda Haftası, her yıl olduğu gibi bu yıl da birbirinden farklı tasarımlara ev sahipliği yapıyor. İşte onlardan biri 2018 erkek hazır giyim koleksiyonunu görücüye çıkaran David Hart. Hart, Küba’ya henüz gitmediğini fakat yeni tasarımlarında Küba esintisini yansıttığını söylüyor: “Benim yansıttığım Küba, filmler, medya, fotoğraflar ve müzik yoluyla bizi etkisi altına alan Küba. New York Moda Haftası’nın öne çıkan bir diğer modacısı 18 yaşındaki Nijeryalı Aofeek Abıjako da tasarımlarında Afrika’nın tarihini de yansıtmaya çalışmış: “Bu koleksiyonda, batı Afrika’da sömürgecilik ve sömürgecilik sonrasından ilham aldım. Aynı zamanda gençlik kültürüne de atıfta bulundum. İlham kaynağım onlardı. Afrikalıların sömürge sonrası tutumlarını ve Batı etkisine nasıl tepki verdiğini yansıtmaya çalıştım.” Senede iki kere düzenlenen moda haftasında yeni kreasyonunun tanıtan deneyimli tasarımcı Michael Rubin’in moda severlerden tam not aldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Kültür ve Turizm Bakanı Kurtulmuş Çin'de

Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, bu yıl sonuna  kadar 200 bin Çinli turistin Türkiye'yi ziyaret etmesini beklediklerini  söyleyerek "Fakat bu rakam yeterli değil, bu sayının bir milyon olmasını  istiyoruz." dedi. Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, resmi ziyaret kapsamında geldiği Çin'in başkenti Pekin’de  Çin Kültür Bakan Luo Şugang ile görüştü. Kültür Bakanlığı konutunda yapılan  görüşmede, iki ülke arasındaki kültür ve turizm konuları ele alındı. Çin ve Türkiye arasındaki ilişkileri ve iş birliğini güçlendirmek için  güçlü bir irade olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, "Turizm alanında iş birliklerimizi  güçlendirmeliyiz. Bütün bu iş birliklerini güçlendirecek yumuşak güç, kültür ve  turizm alanıdır. Çin'de gelecek yılın 'Türkiye Turizm Yılı' olarak ilan edilmesi  Kültür ve Turizm Bakanlığının en önemli projesidir." diye  konuştu. Bakan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da desteklediği  "Türk-Çin Üniversitesi"nin kurulmasının büyük önem taşıdığını dile getirerek iki  bakanlığın bu konu üzerinde hassasiyetle durması gerektiğini söyledi. HEDEF BİR MİLYON ÇİNLİ TURİST Bu yıl sonunda 200 bin Çinli turistin Türkiye'yi ziyaret etmesini  beklediklerini kaydeden Kurtulmuş, "Fakat bu rakam yeterli değil, bu sayının bir  milyon olmasını istiyoruz. Özellikle Çin ve Türkiye turizm operatörleri  arasındaki iş birliğinin artırılmasını istiyoruz. Türkiye’deki Konfüçyüs  Enstitüsü ve Çin'deki Yunus Emre Enstitüsü iki ülke arasındaki hatları   yakınlaştırma açısından iyi bir fırsat." ifadelerini kullandı. Bakan Kurtulmuş, şunları kaydetti: "Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan iki ülke arasındaki  ilişkilere ayrı bir önem veriyor. Türkiye ve Çin, birisi Asya'nın doğusunda  birisi Asya'nın en batısında Avrupa kapısında iki değerli ülkedir. Her iki  ülkenin de çok zengin ve derin tarihi ve kültürel birikimi var. Çin 5 bin yıllık  devlet geleneğine sahip olan bir büyük ülke. Türkiye de binlerce yıllık devlet  geleneği olan çok zengin ve  farklı kültürleri bir arada barındıran bir ülke.  Mesafelerin uzak olmasına rağmen Çin Halk Cumhuriyeti ile dostane ilişkileri  artırmak konusunda daha yakın ilişkiler kuruyoruz." "Bizim kültürel, siyasi ve ekonomik ilişkilerimizde benzerliklerimiz  var" diyen Kurtulmuş, "Kuşak ve Yol" Projesiyle ilişkilerin her alanda  gelişmesini beklediğini söyledi. Kurtulmuş, Türkiye ve Çin arasında ilişkilerin başta enerji, ulaşım,  kültür ve turizm olmak üzere her alanda gelişeceğini düşündüklerini ve bu konuda  kararlılık gösterdiklerini ifade ederek "Ümit ederim ki bu ziyaretimiz de  kültürel alandaki iş birliğimiz konusunda önemli katkı sağlar." dedi. ÇİNLİ BAKANDAN TOPKAPI SARAYI'NA ÖVGÜ Topkapı Sarayı’nda sergilenen porselenleri incelediğini kaydeden Luo,  "Çin porselen ülkesi olarak bilinir ancak ben Topkapı’da sergilenen eserleri  Çin’de bile görmedim. Bu eserlerin İpek Yolu’nun izdüşümü olduğunu düşünüyorum.”  ifadelerini kullandı. Bakan Luo, gelecek yıl "Türkiye Yılı" olması dolayısıyla büyük  bir  etkinlik yapacaklarını belirtti. Toplantı sonrasında Pekin’deki tarihi ve turistik yerleri ziyaret eden  Kurtulmuş, Pekin’deki temasları kapsamında gazeteciler ve Çinli tur  operatörleriyle bir araya gelecek.
Devamını Oku
Standard Post with Image

II. Tekstil Aksesuarları Trend Ve İnovasyon Etkinliği

Konfeksiyon Yan Sanayicileri Derneği’nin (KYSD) bu yıl ikincisini düzenlediği II. Tekstil Aksesuarları Trend Ve İnovasyon Etkinliği 26 Eylül Salı günü Wow Aırport Conventıon Center’da başladı. Açılış, KYSD Başkanı Murat Özpehlivan’ın konuşmasıyla başladı. Özpehlivan, “Ülkemizin en büyük problemlerinden bir tanesi markalaşma. Ülkelerin marka olması hazır giyim sektöründen çıkacak markaların önünü açıyor. Ülkelerin marka olma yolunda da mutlaka ki bu tip organizasyonlar gerçekleşiyor. Bu anlamda yola çıktığımızdan beri yan sanayinin hak ettiği yeri alması için bu etkinliği gerçekleştiriyoruz. Bu yıl ikincisini düzenlediğimiz etkinliğimizin inşallah çıtasını daha da yükselteceğimize inanıyoruz. Bu yıl partnerimiz Okan Üniversitesi oldu. Çok güzel, örnek teşkil edecek çalışmalar yaptılar” dedi. Murat Özpehlivan sözlerine şu cümlelerle devam etti ; “ Gerek alan olarak, gerek katılımcı olarak bu yıl ciddi anlamda artış olduğunu gördük. Demek ki bu tip organizasyonlara ülkemizin çok ihtiyacı var. İnanıyoruz ki bu tip organizasyonların sayısı gelecekte daha da artar. İsterdik ki bu yıl yirmincisini, otuzuncusunu yapalım tabii bu konuda devamlılık ciddi anlamda esas. İnşallah hep birlikte ona da şahit oluruz” dedi. Açılışa İstanbul Sanayi Odası Başkan Vekili İrfan Özhamaratlı, İHKİB Başkanı Hikmet Tanrıverdi, İTHİB Başkanı İsmail Gülle, BATİAD Başkanı Aydın Erten, LASİAD Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, MESİAD Başkanı Yusuf Gecü, OTİAD Başkanı İlker Karataş, TGSD Başkanı Şeref Fayat, TİGSAD Başkanı Osman Alyüz, TRİSAD Başkanı Mustafa Balkuv katılım gösterdi. LASİAD adına ayrıca Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammed Sancaktar, Sayman İbrahim Murat Ramizoğlu, Yönetim Kurulu Üyesi Tarık Nayman ve Proje Sorumlusu Fatih Akkoç katıldı.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

Türkiye-Rusya İş Konseyleri toplantısı 30 Kasım'da Voronej'de yapılacak

Bu yıl 19’uncusu yapılacak olan Türkiye-Rusya ve Rusya-Türkiye İş Konseyleri Ortak Toplantılarının 30 Kasım  tarihinde Rusya Federasyonu’nun Voronej şehrinde düzenlenmesi kararlaştırıldı. Konu ile ilgili Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu DEİK'ten yapılan açıklama şöyle: "Türkiye ile Rusya arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerinde yaşanan kısa süreli düşüşten sonra, ikili ticaretimizde önceki yıllarda yakalanan yaklaşık 33 milyar USD gibi yüksek seviyeye en kısa zamanda tekrar gelinmesi ve 100 milyar USD hedefine ulaşılması amacıyla yeni dönemde hem hükümetler, hem de iş çevreleri olarak gerekli çabayı sarf etmemiz önem taşımaktadır. Zira, 21 Ekim 2017 tarihinde Kazan’da gerçekleştirilen Hükümetlerarası Karma Ekonomik Komisyonu (KEK) 15. Dönem Toplantısında imzalanan KEK Prokotolünde yer verilen diğer önemli hususuların yanı sıra, gündeme aldığı sorunlar ve katılımcıların nitelik ve niceliği açısından özel sektörde iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari işbirliğinin kilometre taşlarını oluşturan en önemli etkinliklerden biri olan ve  bu yıl 19’uncusu yapılacak Türkiye-Rusya ve Rusya-Türkiye İş Konseyleri Ortak Toplantılarının 30 Kasım 2017 tarihinde Rusya Federasyonu’nun Voronej şehrinde düzenlenmesi maddesi derç edilmiştir. Bu bağlamda, ekteki taslak program çerçevesinde düzenlenecek olan Voronej ziyaretine katılmayı arzu eden üyelerimizin en geç 15 Kasım 2017 Çarşamba günü, saat 18:00’a kadar https://portal.deik.org.tr/KatilimFormu/519/9385 adresli internet bağlantısı üzerinden kayıt yaptırmaları; İstanbul – Voronej – İstanbul uçak biletleri, Voronej’de 3 gece konaklama, havaalanı ve şehir içi transferler, rehber tercüman hizmetleri ve diğer organizasyon giderlerinin dahil olduğu katılım bedeli avans tutarını kayıt sayfasında belirtilen hesaba yatırmaları gerekmektedir.  Söz konusu etkinliğe kendi imkânları ile katılmayı arzu eden firma temsilcilerinin ise https://portal.deik.org.tr/KatilimFormu/520/9385 adresli internet bağlantısından kayıt yaptırmaları mümkün olup; her iki katılım şeklinde Rusya’ya giriş için iş vizesi katılımcılar tarafından münferit olarak temin edilecektir. Rusya Federasyonu’na giriş vizesi işlemleri hakkında detaylı bilgiye http://www.vhs-turkey.com/ adresli bağlantıdan ulaşılabilmektedir. Vize işlemlerin hızlandırılması amacıyla, kayıt formunda iş vizesine ihtiyacı olduğunu belirten katılımcıların isimleri Rusya’daki makamlara bildirilerek karşı taraftan davet yazıları talep edilecek olup, ilgili yazılar Rusya Federasyonu Ankara Büyükelçiliği ve İstanbul Başkonsolosluğuna tarafımızdan iletilecektir. Anılan ziyaret programına ilişkin her türlü  güncelleme ve detay bilgi katılım teyidi veren firma temsilcilerine bilahare iletilecektir." Bu arada  Rusya Federasyonu’nun Kuzey Batı Kafkasya bölgesindeki Adıgey Cumhuriyeti’nin başkenti Maykop’ta 9 Kasım  tarihinde “Adıgey Yatırım Forumu” düzenleneceği açıklandı. DEİK'in açıklaması şöyle: "Söz konusu Yatırım Forumuna kendi imkanları ile katılmayı arzu eden firma temsilcilerinin https://portal.deik.org.tr/KatilimFormu/493/9416 adresli internet bağlantısından kayıt yaptırmaları mümkün olup, taslak programda tavsiye niyetinde belirtilen uçuşlara gidiş dönüş biletleri ve Rusya’ya giriş için iş vizesi katılımcılar tarafından münferit olarak temin edilecektir.  Kayıt formunda iş vizesine ihtiyacı olduğunu belirten katılımcıların isimleri Adıgey Cumhuriyeti yetkili makamlarına bildirilerek karşı taraftan davet yazıları talep edilecek olup, işlemlerin hızlandırılması amacıyla ilgili yazılar RF Ankara Büyükelçiliği ve İstanbul Başkonolosluğuna tarafımızdan iletilecektir. Ayrıca, arzu eden katılımcılar uçak bileti ve vize işlemleri için, ekte bilgileri yer alan Adıgey tarafınca tavsiye edilen  tur acentesi hizmetinden yararlanabilirler. " www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Siz Rusya'yı nasıl bilirsiniz?

Seveni de çok, korkanı da... Takdir edeni de çok, eleştireni de...  Ama ortak nokta, Rusya'nın her zaman dünyanın en çok merak edilen ülkelerinden biri olduğu gerçeği. Çoğu yabancı için, Rusya hakkında bilinenler ise bazen bu nispette yüzeysel. Bu da önyargılara, doğru bilinen yanlışlara, güncel ifadeyle söylemek gerekirse "steryotiplere", yani basmakalıp inanışlara kapı aralıyor. İşte Georgi Manayev'in derlediği bunlardan bazıları ve "doğru"lar: 1. En popüler Rus ismi İvan'dır: İvan aslen Rus ismi olmadığı gibi, en popüler isim de değildir. İvan eski bir Yahudi ismidir (Yohanan). Rusya'da en çok rastlanan erkek isimleri Aleksandr, Sergey ve Dmitri'dir. 2. Bira Rusya'da alkolden sayılmaz: Yaygın kanının aksine bira 2011'den beri Rusya'da alkollü içecek sınıfına girer. 3. Ruslar birbirine hep "yoldaş" der: Sovyet devrinin bu sıfatı hiç yaygın değildir. Genellikle, şaka yollu kullanılır. 4. Tüm Ruslar komünisttir: Hayır, Sovyetler Birliği'nin en kuvvetli yıllarında bile tüm Ruslar komünist değildi. En iyi zamanlarında bile parti üyesi 20 milyonu bulmamıştı. 5. Rusya çok soğuktur ve sürekli kar yağar: Rusya belirli bir iklim kalıbına sokulamayacak kadar büyük bir coğrafi alana yayılan bir ülkedir. Dört iklim bölgesine ayrılan ülkede hava sıcaklığı -41 ile +41 arasında değişir. 6. Ruslar diğer Slav dillerini kolayca anlayabilir: Bazılarını kısmen evet (Ukraynaca), bazılarını hayır (Lehçe, Çekçe). Türklerin Azericeyi kolay, Kazakçayı çok az anlaması gibi. 7. Rusya yoksul bir ülkedir: Rusya gelir dağılımının adaletsiz olduğu ülkeler arasında yer alır, ancak bir bütün olarak yoksul bir ülkedir denemez. Rusya dünyanın en büyük 12. ekonomisidir. 8. Rusya'da mağazalarda raflar boştur: Perestroyka döneminden kalan bu inanış kesinlikle yanlıştır. Rusya bugün tüketimin bol olduğu bir ülkedir. 9. Her Rus mafyayla biraz ilişkilidir: Ortalama Rusun kanunla derdi ödenmemiş bina hizmeti faturaları ve trafik cezalarından öteye geçmez. 10. Rusya sokaklarında ayılar gezer: Hayır. Sadece Sibirya'da ya da uzak bazı kasabalarda kışın yiyecek bulmak için şehre nadiren inen ayılar olursa bu da "büyük haber" olur.  11. Rusların gizemli bir ruhu vardır: XIX. yüzyıl edebiyatçıları tarafından "yaratılan" Rus ruhu kavramı Ruslara kendilerini özel hissettirir ve renk katar, ama ülkeye dair herhangi bir gizeme ışık tuttuğu şüphelidir. 12. Bütün Ruslar KGB tarafından izlenir: KGB'nin dağılmasının üzerinden neredeyse 30 yıl geçti, ismi FSB'ye döndü ama genel olarak sistem devam ediyor. "Herkes izleniyor" paranoyası yersizdir elbette ama yine de Rusya'da gizli servislerin hayat üzerindeki kontrolü Batılı demokrasilere göre daha fazladır. 13. Ruslar daçayı sever: Doğru. 1950'lerin sonunda Kruşçev'in toprak reformu ile birlikte Rusların daça edinme imkanı ortaya çıkmasaydı Sovyetler Birliği daha erken yıkılabilirdi. Hem ekonomik açıdan, hem özel alan yaratma olanakları bakımından daçalar Rusya vatandaşlarının "hayatını kurtardı" denebilir. Ancak daça kültürünün SSCB öncesine uzandığını da bilmeli. 14. Rusya'da yollar berbattır: Kısmen doğru. O yüzden Rusçada "Bizim iki derdimiz var; yıllar (darogi) ve aptallar (duraik)" derler. 15. Ruslar batıl inançlıdır: Evet. Uzaya ilk insan yollamış, bilim ve teknolojide bu kadar yol almış bir ülke ve toplum için umulmayacak kadar fazla batı inanç vardır. 16. Rusya'da bütün sürücülerin araç içinde kamerası vardır: Neredeyse tamamen doğru.  17. En iyi hackerlar Rusya'dan çıkar: Matematik geleneği kuvvetli bir ülke olarak Rusya iletişim teknolojilerinde de iyi bir yerdedir. Ve, evet, maceracı ruhla birleşince, Rusya'dan ve eski Sovyet cumhuriyetlerinden çok sayıda iyi hackerın çıktığı doğrudur. 18. Yolsuzluk Rusya'da yaygındır: Devlet görevlilerinin işlerini yapmaları için rüşvet verdiğini söyleyen Rusyalı sayısı Avrupalı sayısının dört katı olduğunu söylemekle yetinelim. 19. Ruslar çok votka içer: Yaygın kanının aksine Rusya dünyada içki tüketiminde 1. değil, 6. sıradadır. 20. Rusya babuşkalarla doludur: Gerçekten de Rusya'da yaşlı kadın sayısı yaşlı erkek sayısının bir buçuk katıdır.  Kaynak:www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Azerbaycanlı Vekil: Geçmişte Yanımızda Olmayan Batı Bugün de Türkiye'nin Yanında Değil

Azerbaycan Milletvekili Ganire Paşayeva, sözde Ermeni soykırımını kabul eden Hollanda Parlamentosu'nun Hocalı soykırımıyla ilgili açıklama yapmadığını belirterek, "Geçmişte bizim yanımızda olmayan Batı bugün de Türkiye'nin yanında değil" dedi. Azerbaycan Milletvekili Ganire Paşayeva, sözde Ermeni soykırımını kabul eden Hollanda Parlamentosu'nun Hocalı soykırımıyla ilgili açıklama yapmadığını belirterek, "Geçmişte bizim yanımızda olmayan Batı bugün de Türkiye'nin yanında değil" dedi. Karabağ Savaşı sırasında 26 Şubat 1992 tarihinde Azerbaycan Cumhuriyeti'nin Dağlık Karabağ bölgesindeki Hocalı kasabasında yaşanan ve Azeri sivillerin Ermenistan'a bağlı kuvvetler tarafından toplu şekilde katledilmesinin 26. yıldönümünde Azerbaycan Milletvekili Ganire Paşayeva açıklamalarda bulundu. Paşayeva, "Hocali Soykırımı üzerinden 26 yıl geçti. O gün orada kar ve soğuk vardı. Ermenistan askeri güçleri sivil insanlarımızı çocuk, kadın, yaşlı demeden acımadan bu soykırımı yaptılar. İnsanların çoğunu katlettiler, çok az insan sağ kurtuldu. Onlar da ayakları ve elleri donarak, ağır hastalık ve travmalarla kurtuldular. İşgalci Ermenistan askerleri yeryüzünden Hocalı adında bir kent sildiler. Çoğunu da rehin aldılar, bazıları kayıp. Onlarda 26 yıldır kendi evlerine dönemiyorlar. Oradaki insanların tek suçu Türk Müslüman olmaktı. O insanlara yapılan soykırım tüm insanlığa yapılmıştır. Herkesin din, dil ve ırk fark etmeksizin Hocalının yanında olmalıdır. Bizim isteğimiz bu soykırımı yapanların adalet karşısında hesap vermesidir. Bunu yapanlar işgalci Ermenistan'da en üst düzeyde şu an görev yapıyorlar ve adalet karşısında cevap vermiş değiller. Dünyanın her yerinde bu çalışmaları yürütüyoruz. Tüm insanlığa Hocalı için adaletin yanında olmaya çağırıyoruz" dedi. "SÖZDE ERMENİ SOYKIRIMINI KABUL EDEN HOLLANDA, HOCALI'YLA İLGİLİ AÇIKLAMA YAPMADI" Ganire Paşayeva, "Biz bu konuda Batı'da çifte standartlarla karşılaşıyoruz. Sözde Ermeni soykırımını kabul eden Hollanda'nın bu kararını Türk evlatları olarak kabul etmeyeceğiz. Bu yalan ve iftiradır. Bu kararları kabul eden Hollanda Parlamentosu, Hocalı katliamıyla ilgili herhangi bir açıklama yapmadı. Neden yüzyıl önce olmamış olayları kabul edenler modern dünyanın gözü önünde olan Hocalı soykırımını görmek istemiyor. Fransa Cumhurbaşkanı Ermeni Diasporasıyla görüşerek, sözde Ermeni soykırımını anma günlerinin içerisinde ekleyeceklerini söyledi. Biz bunu kınıyoruz. Fransa'nın bu adımları atması çok yanlıştır. Ayrıca Fransa, Karabağ sorunun çözümünde rol oynayacak 3 ülkeden biridir. Tüm bunlar çifte standartı gösterir" ifadelerini kullandı. "GEÇMİŞTE BİZİM YANIMIZDA OLMAYAN BATI BUGÜN DE TÜRKİYE'NİN YANINDA DEĞİL" Paşayeva, "Azerbaycan'da Ermenistan destekli terör örgütleri metroları, parkları ve sivil insanları öldürdüklerinde Batılı ülkeler bizim yanımızda değillerdi. Bugün de terörle mücadele de Türkiye'nin yanında değiller. Uluslararası hukukun çöktüğü dünyada haklı olmak yeterli değil, güçlü olmak zorundayız. Hep birlikte kardeş ülkelerle beraber tüm haksızlıkların karşısında olacağız. Hollanda'da binlerce insanımız var. Evlerinizde oturmayın, itirazınızı Hollanda Parlamentosuna iletin. Seçimler geldiğinde de bu haksız adaletsiz karar kimler oy kullandıysa onlara oy kullanmayın. Herkese de bunu duyurun. Bu yalanlara destek verenlere bizim oyumuz yok. Yalanlara karşı en güzel mücadelenin yolu doğruları anlatmaktır. Gençlerimiz de sosyal medyada daha aktif olmalıdır" şeklinde konuştu. "-TERÖRLE BERABER MÜCADELE EDELİM- DİYEN BATI, TÜRKİYE'NİN YANINDA DEĞİL" Afrin harekatıyla ilgili de açıklamalarda bulunan Paşayeva, "Avrupa, 'terör insanlık aleyhine suçtur' diyor. Terörle mücadele etmek gerekir. Bizde doğrudur diyoruz. Terör her yerde terördür ve kınıyoruz. Aynı duruşu ve tavrı göremiyoruz. Türkiye'nin bugün Afrin'de yaptığı terörle mücadeledir. PKK'nın tüm kolları terör örgütüdür. Bu örgüt binlerce can aldı. Zeytin Dalı Harekatıyla batı ülkelerinin Türkiye'nin yanında olmadığını görüyoruz. Tam aksine Türkiye'nin aleyhine çalışan terör örgütlerini desteklediklerini görüyoruz. Terör kendilerine gelince beraber mücadele edelim derler. Bize gelince terör örgütlerinin arkasında durdukları için insanlık suçu derler. O yüzden biz Azerbaycan olarak kardeş Türkiye'nin yanındayız. Herkesin de Türkiye'nin yanında olması lazım. Terörle mücadele için canımızı vermeye hazırız. Amaçları Türkiye'nin gücünü zayıflatmaktır. Türkiye'nin gücü azalırsa, herkesin gücü azalır. Türkiye'nin gücü bizim gücümüzdür. Birlik ve beraber olma günüdür" diye konuştu. Kaynak:www.sondakika.com
Devamını Oku