Arama HABERLERi

Standard Post with Image

LASİAD, Hikmet Tanrıverdi’yi Ziyaret Etti

LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammed Sancaktar, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Ercan Hardal, İsmail Dark, Erdem Soylu Karabağlı ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak, 14 Nisan 2016 tarihinde İHKİB Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Tanrıverdi’yi makamında ziyaret etti. Bu yıl beşincisi düzenlenecek olan Laleli Fashion Shopping Festival ile ilgili proje ve aktiviteler hakkında bilgi sunmak için gerçekleşen ziyarette, yurtdışından getirilecek olan alım heyetleri ve organizasyonun detayları hakkında konuşuldu. Ekonomi Bakanlığı’nın da desteklediği festivalin geçen yıllara göre çok daha büyük bir organizasyon olması ve geniş kitlelere seslenmesi bekleniyor. Ziyarette; bir çok yeniliğin uygulanacağı festival ve tekstil sektörünün yeni yılında İHKİB ile LASİAD’ın birlikte imza atacağı etkinlikler üzerinde duruldu.
Devamını Oku
Standard Post with Image

KYSD’nin Yeni Başkanı Murat Özpehlivan LASİAD’ı Ziyaret Etti

Konfeksiyon Yan Sanayicileri Derneği (KYSD), genel kurulunun ardından yeni başkanları ile LASİAD’ı ziyaret etti. KYSD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Özpehlivan, aynı zamanda Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevini yürüttüğü LASİAD’ı ziyaret etti. 21 Nisan 2016 tarihindeki ziyarete LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammed Sancaktar, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları, Yönetim Kurulu Üyeleri ile KYSD Yönetim Kurulu Üyeleri; Osman Nuri Noyan, İsmail Ali Şahin, İbrahim Şentürk, Sezai Poyraz, Muharrem Erdoğan ve Genel Sekreter Hasan Yeğenler katıldı. “Doğduğumuz ve Doyduğumuz Topraklara Vefa Borcumuzu Ödüyoruz” Konuşmasına, LASİAD Başkanlığı görevinde 3. dönemi olduğunu belirterek başlayan Eyyüpkoca:” Masanın etrafında erkek giyim, kadın giyim, çocuk giyim, turizm, lojistik, gıda, ayakkabı kısaca Türkiye ekonomisini canlı tutan tüm sektörler var. Murat Özpehlivan’la birlikte KYSD bizim kardeş kurumumuz oldu. Murat gerek akademik kariyeri açısından gerekse kişiliği açısından bizler için çok değerli. Akademik geçmişi olan bir iş adamı ve biz bununla gurur duyuyoruz. Bizim yönetim kurulumuz 22 kişiden oluşuyor, KYSD’nin de ki 22 kişiden oluşuyor. Artık bundan böyle 44 kişilik bir sivil toplum kuruluşuyuz. İnancımız gereği, neye inanırsak inanalım her semavi dinde kişi kazandığının karşılığını vermek zorundadır. Böyle düşündüğünüzde yaptığınız her işin karşılığını iyilik ve güzellikle alabilirsiniz. Biz işimizi nasıl daha iyi yaparız, doğduğumuz topraklara olan vefa borcumuzu nasıl daha fazla şekilde geri ödeyebiliriz düşüncesiyle çalışıyoruz. Ama doğduğumuz yere olan vefa borcumuzun yanında, doyduğumuz yere olan da sarsılmaz bir bağımız var. Bu nedenle buradaki mücadelemiz asla bitmeyecek” şeklinde konuştu. “İleriye Dönük Birçok Projeye İmza Atacağımıza İnanıyorum” KYSD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Özpehlivan: “ Yeni bir takıma transfer olup eski takımına karşı maça çıkan Futbolculara sorarlar, düşünüyorsunuz diye. Onlar da kendimi evimde hissediyorum derler ya, ben de şu an kendimi evimde hissediyorum. KYSD 21 yıllık köklü bir kuruluş. Değer ve bilinirlilik anlamında bu zamana kadar pek efektif olamamıştık ancak bunun üzerine gideceğiz. Bu anlamda ilk adımı LASİAD’ı ziyaret ederek gerçekleştirmek istedik. KYSD, Türkiye hazır giyim endeksini beslerken aynı zamanda yurtdışına da ihracat yapan bir değer. Bu güçle birlikte yan sanayi sektörü de her geçen gün gelişiyor. Dernek olarak, ileriye dönük birçok proje yapacağımıza inanıyorum. Bu iki kurumun iş birliğine devam etmesinin de herkes için hayırlı olacağı görüşündeyim” ifadelerini kullandı. Toplantının ardından LASİAD ile KYSD arasında iş birliği protokolü imzalandı. KYSD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Özpehlivan’ın LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkocaya plaket takdim etmesinin ardından; Eyyüpkoca, Özpehlivan’a lale motifli tabak takdim etti.
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD, TRİSAD’ın düzeneldiği ‘’Tecrübe Paylaşım Programı’’na katıldı

Süleyman Orakçıoğlu: “Başarıya Giden Yol İnanmışlıktan Geçer” Türkiye’nin lider moda markaları Damat – Tween ve D’S Damat’ı bünyesinde barındıran Orka Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu deneyimlerini sektör temsilcileri ile paylaştı. 26 Nisan 2016 tarihinde, Türkiye Triko Sanayicileri Derneği (TRİSAD)’nde düzenlenen söyleşiye TRİSAD Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Balkuv, LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Turan ile Yönetim Kurulu Üyesi Rıfat Opan, İSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İrfan Özhamaratlı ve çok sayıda sektör temsilcisi katıldı. Saat 18:00’de başlayan söyleşide deneyimlerini paylaşan Orka Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, genç nesile yönelik tavsiyelerde bulundu. “Genç yaşta sektörün içine girince çok şey öğrendim. Üniversitelerde ders verdiğim öğrencilerime de aynı tavsiyede bulunuyorum: çalışma hayatında şimdiden deneyim edinin. Çünkü çocuklarımızın ne kadar iyi bir eğitim hayatı olmasını sağlarsak sağlayalım, sıra çalışma hayatına geldiğinde en önemli şey tecrübe oluyor. Yurtdışında master yaptıktan sonra yönetici pozisyonunda işe başlayan gençlerimiz, bakkalda ekmeğin fiyatının ne olduğunu bilmiyor. İşlerimizi devredeceğimiz, bizim yaptığımızdan daha büyük işler başarmasını beklediğimiz çocuklarımıza iyi bir eğitimin yanı sıra iyi bir iş tecrübesi imkanı da sağlamaya çalışmalıyız” ifadelerini kullanan Orakçıoğlu, özellikle bu sektörde yetişecek olan genç neslin izlemesi gereken yolu anlattı.   “Gençler Yönetici Olabiliyor Ama Ekmeğin Fiyatını Bilmiyorlar” Damat-Tween markası ile dünyanın dört bir yanında faaliyet gösteren Süleyman Orakçıoğlu, bünyelerinde üst düzey pozisyonda çalışan yaklaşık 2000 kişi olduğunu belirtti ve ekledi: “Bir firmanın, hangi sektörde olursa olsun, başarıyı yakalayabilmesinin en önemli koşullarından biri çalışanlarının başarıya olan inancıdır. Bizim şirkette, çalışanlarımız ortaya koyduğumuz projenin başarılı olacağına benden çok inanıyor. İnanmışlık, nitelik, güven ve çaba beraberinde hiç kuşkusuz başarıyı da getirecektir.” Gelecek sezonlarda çok daha farklı ve yeni projelere imza atacaklarını belirten Orakçıoğlu, sürdürülebilir küresel başarı için çalıştıklarını söyledi. Global marka olma yolunda geçirilen akreditasyon sürecinin geçtiğimiz yıllarda sağlam bir temelde oluştuğunu ifade eden Orakçıoğlu düşüncelerini:” Yeni sezonda spor, eğlence ve iş dünyasında önemli sponsorluk anlaşmalarımız var. Amerika’da, Rusya’da, Avrupa’da, Afrika’da, Çin’de, Avusturalya’da bulunan mağazalarımızın sayısını başarı ve ihtiyaç oranına göre arttırmayı hedefliyoruz. Özellikle Rusya pazarı kaynaklı yaşanan ekonomik krizin ardından piyasadan çekilen firmaların aksine, tüm zorlukların karşısında ayakta kalabilme ve hatta ilerleyebilme politikası izlemek ne derece globalleşebildiğimizi gösteriyor” şeklinde ifade etti. Söyleşi, katılımcıların Orakçıoğlu’na yönelttiği sorular ile devam etti. Söyleşinin ardından TRİSAD Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Balkuv, Orka Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu’na plaket takdim etti.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Gürcistan’da Tekstil

Gürcistan Başbakan Yardımcısı ve Ekonomi Bakanı Dimitri Kumsişvili, “Gürcistan’ın ticaret ortakları arasında Türkiye birinci sıradadır. Gürcistan Başbakan Yardımcısı ve Ekonomi Bakanı Dimitri Kumsişvili, “Gürcistan’ın ticaret ortakları arasında Türkiye birinci sıradadır. Türkiye Gürcistan’a en çok yatırım yapan ülkeler arasında da başı çekiyor” dedi. Kumsişvili, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) tarafından düzenlenen “Gürcistan’da Tekstil Alanında Yatırım Fırsatları” toplantısında Türkiye ve Gürcistan arasındaki ticaretin artırılması gerektiğini söyledi. Gürcistan’ın Avrupa Birliği (AB) ile 2014’te yaptığı Serbest Ticaret Anlaşmasını (STA) hatırlatan Kumsişvili, anlaşmanın Gürcü vatandaşlar için önemli getiri sağlayacağını söyledi. Söz konusu anlaşmanın Türk yatırımcılar için de faydalı olacağına dikkati çeken Kumsişvili, Gürcistan’da üretilen ürünlerin Avrupa pazarına vergisiz girebildiğini kaydetti. Gürcistan’da üretim yapılması halinde Gürcistan’ın küresel ticarette önemli anlaşmalar tesis ettiğini anlatan Kumsişvili, AB ile müzakerelerin devam ettiğini belirterek, “Serbest Ticaret Kurumu ile AB nezdinde son aşamalara gelmiş bulunmaktayız. Dün de Çin ile STA için görüşmelere başladık. Müzakerelerin 1 yıl içerisinde tamamlanmasını öngörüyoruz” değerlendirmesini yaptı. Gürcistan ekonomisinin 2014’te yüzde 4,6, 2015’te de yüzde 2,8 büyüdüğünü anımsatan Kumsişvili, IMF tahminlerine göre ülke milli gelirinin 2016 yılında yüzde 3, 2017’de de yüzde 5 büyümesini beklediklerini kaydetti. Gürcistan’a yabancı yatırımların son dönemde hız kazandığını belirten Kumsişvili, “Yabancı yatırım 2014 yılında önceki yıla göre yüzde 87 artarak 1,75 milyar dolara ulaştı. Son 7 yıl içerisinde doğrudan yabancı yatırımda çok büyük bir artış oldu. 2015’te ilk çeyrek itibarıyla 1 milyar doları aşan yatırım gerçekleşti.” ifadelerini kullandı.   “2015’te Türkiye ile Gürcistan arasındaki dış ticaret 1,5 milyar dolara yaklaştı” Türkiye’nin Gürcistan’ın en büyük dış ticaret ortağı olduğunu belirten Kumsişvili, ticaretin tekstil sektöründe sağlanacak yeni iş birlikleriyle daha iyi seviyelere gelebileceğini söyledi. Kumsişvili iki ülke ekonomik ilişkilerine ilişkin şu bilgileri verdi: “Gürcistan’ın ticaret ortakları arasında Türkiye birinci sırada. Zaten Türkiye, Gürcistan’a en çok yatırım yapan ülkeler arasında başı çekiyor. Gürcistan ve Türkiye arasında 2007’de imzalanan STA var. 2015’te Türkiye ile toplam dış ticaret 1,5 milyar dolara yaklaştı.Türkiye’den ülkemize 2015 yılının ilk üç ayında 110 milyon dolardan fazla yatırım yapıldı.Bu, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 60 büyümedir. Türkiye ile karşılıklı ekonomik ilişkilerimiz giderek artıyor. Türkiye’den birçok firmanın başarısını görmek bizi memnun ediyor. Farklı sektörlerde fevkalade başarılı oldunuz, yönetimimiz bunları çok hoş karşılıyor. Gürcistan’da sizleri daha çok görmek istiyoruz, ticarette, tekstilde, turizm, otelcilik ve haberleşme alanında… Türkiye’deki yatırımcılarımız için en cazip sektörler bunlardır.”   “Toplam turist sayısında Türkler 3. sırada” Türkiye’nin Gürcistan’la yakın ilişkilerini memnuniyetle karşıladıklarını aktaran Kumsişvili, Batum ve Tiflis’teki iki büyük havalimanının TAV tarafından işletildiğini hatırlattı. Gürcistan’a geçen yıl 1,3 milyon turist geldiğini anımsatan Kumsişvili, toplam turist sayısı içinde Türk turistlerin 3. sırada yer aldığını söyledi. Gürcistan hükümetinin Türk yatırımcılara sınırsız teminat sağlayacağını anlatan Kumsişvili, iki ülke arasında mütekabiliyet çerçevesinde yeni iş birliklerinin gündeme gelebileceğini söyledi. DEİK/Türkiye-Gürcistan İş Konseyi Başkanı Cemal Yangın ise Gürcistan ve Türkiye’nin ortak geleneklerinden söz ederek Gürcü misafirperverliğinin Türk yatırımcılar için çekicilik sağladığını söyledi. Gürcistan Başbakan Yardımcısı ve Ekonomi Bakanı Dimitri Kumsişvili’nin yaşanabilecek bürokratik sorunların kısa sürede çözebileceğine yönelik açıklamalarını hatırlatan Yangın, yatırımcıları Gürcistan’a davet etti. “Dış Ticaret Dengesi 2015’te Türkiye lehine 886 milyon dolar” DEİK’in toplantıda paylaştığı verilere göre, hazır giyim ve konfeksiyon sektöründe eski Doğu Bloku ülkelerine göre Türkiye’nin Gürcistan’a ihracatı dördüncü sırada yer alıyor. Gürcistan, özellikle iç giyim sektöründe Türkiye’nin en fazla hazır giyim ve konfeksiyon ithalatı yaptığı ilk 20 ülke arasında yer alıyor. Türkiye’nin Gürcistan’dan tekstil ithalatı 2015 yılında 1,9 milyon dolar, hazır giyim ithalatı ise 60 milyon dolar seviyesinde. Türkiye ve Gürcistan arasında toplam dış ticaret hacmi 2015’te 1,332 milyar dolar olurken, Türkiye’den Gürcistan’a yapılan ihracat 1,109 milyar dolar. Türkiye’nin Gürcistan’dan yaptığı ithalat 2015’te 223 milyon dolar seviyesinde. Dış Ticaret Dengesi 2015’te Türkiye lehine 886 milyon dolar olarak gerçekleşti. Kaynak: http://www.haberler.com/tekstil-sektoru/
Devamını Oku
Standard Post with Image

Hollanda, Türkiye ile daha güçlü olacak

Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş, Türk girişimcilerle birlikte ziyaret ettiği Lahey kentinde iki ülke iş dünyası temsilcileriyle bir araya geldi. Elitaş, Hollanda’nın Türkiye gibi sürekli gelişen ve küresel alanda söz sahibi bir ortakla daha güçlü olacağını söyledi. Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş, beraberindeki Türk girişimcilerle resmi temaslarda bulunmak üzere Lahey’e giderek, Hollanda iş dünyası ile bir araya geldi. Hollanda’nın Türkiye gibi güçlü, sürekli gelişen ve küresel alanda söz sahibi bir ortakla daha güçlü olacağını belirten Bakan Elitaş, “Tüm Hollanda firmalarını Türkiye gibi dinamizmini yitirmeyen bir ülkeye yatırım yapmaya davet ediyorum” diye seslendi.   SERMAYE İHRACATINDA LİDER İstanbul Ticaret Odası (İTO) Taşımacılık ve Lojistik Hizmetleri Meslek Komitesi Meclis Üyeleri Cihan Kilerci ve Tamer Dinçşahin’in de aralarında bulunduğu Türk iş dünyasının önde gelen temsilcileri ile birlikte katıldığı Hollanda-Türkiye İş Forumu’nda konuşan Bakan Elitaş, Türk şirketlerinin yatırım için en fazla sermaye ihraç ettiği ülkenin Hollanda olduğunu söyledi. “Ekonomik işbirliğimizi geliştirmek amacıyla ülkemize düşen her türlü görevi yerine getirmeye hazırız” diyen Elitaş, bu konuda asıl sorumluluğun ise her iki ülkenin iş dünyasının omuzlarında olduğunu kaydetti.   TTIP ANLAŞMASI Bakan Elitaş, Lahey’de gazetecilerle yaptığı toplantıda ise ABD ile AB arasında müzakereleri sürdürülen Transatlantik Yatırım Ortaklığı Anlaşması’nda (TTIP) Türkiye’nin dışarıda kalmasının Türkiye için ölüm kalım meselesi olmadığını kaydetti.   O HÜKÜM KONULMALI Bakan Elitaş, “TTIP bizim olmazsa olmazımız değil ama AB’nin Türkiye’ye haksızlık yapmadığını ifade edebilmek için en önemli göstergelerden birinin bu olması gerekir” dedi. Elitaş, Türkiye’nin Gümrük Birliği Anlaşması’na ‘üçüncü ülkelerle yapılan Serbest Ticaret Anlaşması’na (STA) Türkiye doğrudan taraf olur’ hükmünü koydurduğu takdirde, ABD ile AB arasındaki STA’ya Türkiye’nin kendiliğinden dahil olacağını dile getirdi.   İHRACAT ARTIYOR Türkiye ve Hollanda arasındaki ticaret hacmi 2002-2015 arasında 2.4 milyar dolardan 6.1 milyar dolara ulaştı. Hollanda, yüzde 53.9 ile bu yılın mart ayında Türkiye’nin en fazla ihracat artışı gerçekleştirdiği ülke oldu.   500 BİN TÜRK YAŞIYOR Hollanda, Avrupa’da en fazla sayıda Türk’e ev sahipliği yapan 3’üncü ülke. Bu ülkede yaşayan yaklaşık 500 bin Türk, iki ülke arasındaki ilişkilerde köprü görevi görüyor.   İŞ DÜNYASININ YOLU DAHA AKICI OLMALI Hollanda Dış Ticaret ve Kalkınma İşbirliği Bakanı Lilianne Ploumen, Hollanda’nın, Türkiye’nin 16’ncı ticaret ortağı olduğunu hatırlatarak, “Bununla yetinmemek lazım. Çünkü Türkiye, G20’de yer alan ülkeler içerisinde 5’inci sırada yer alıyor” dedi. Ploumen, işbirliğini geliştirerek iş dünyasının yolunun daha akıcı olması için çaba gösterdiklerini belirterek, vize konusundaki sıkıntıların da ortadan kaldırılması için girişimleri sürdürdüklerini anlattı. Türkiye’deki KOBİ’lerin kendilerini kanıtlamış işletmeler olduğuna işaret eden Ploumen, “Hollanda’daki KOBİ düzeyinde Türk asıllı girişimciler her türlü fırsatı yakalıyorlar. İki ülke arasında sonsuz denebilecek olanaklar bulunuyor” diye konuştu.   JETCO ANLAŞMASI İMZALANDI Türkiye ile Hollanda arasında Ekonomik ve Ticari Ortaklık Komitesi (JETCO) Anlaşması imzalandı. Taraflar adına imzaları Elitaş ve Ploumen attı. Kaynak: www.itohaber.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

‘Vizesiz Avrupa’ ekonominin önünü açacak

Türkiye-AB Zirvesi’nde gündeme gelen Türk vatandaşları için “Vizesiz Avrupa” konusu ekonomi çevrelerince pozitif karşılandı.   Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye uyguladığı vize uygulamasının haziran ayında kalkacağının açıklanması iş dünyası tarafından olumlu karşılandı. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Ömer Cihad Vardan, Brüksel’de yapılan Türkiye-AB Zirvesi’nde Türk tarafının öneriler paketinde yer alan “En geç haziran sonunda Türk vatandaşlarının Schengen bölgesine vizesiz seyahat edebilmeleri” talebini değerlendirdi. ‘Önemli bir engel kalkar’ Vardan, Türk vatandaşlarının Schengen vize başvurusu için milyonlarca euro para harcadığına dikkati çekerek, “Vizelerin kaldırılması AB ile ticaretimizdeki önemli bir engelin kalkması anlamına gelmektedir” dedi. Vize uygulamasının Avrupa’ya olan ticareti olumsuz etkilediğini savunan Vardan, şu ifadeleri kullandı: “Vatandaşlarımız 2014 yılında AB ülkelerine yaptığı 813 bin 339 kısa süreli Schengen vize başvurusuna, 50 milyon euroya yakın para harcamışlar. Bunların yanında bir de gizli maliyetler var. Banka komisyonları, aracı kurum hizmet bedelleri, seyahat sağlık sigortası bedelleri de eklendiği zaman fatura iyice kabarıyor. Özellikle Türk iş dünyası için maliyet tek olumsuzluk değil. Schengen vize uygulamaları, en büyük ticaret ortağımız AB ile aramızda önemli bir dengesizlik oluşturuyor. İş insanlarımız AB’ye üye ülkelere ürün satmaya, almaya, ürünlerini pazarlamaya, anlaşma imzalamaya veya yatırım yapmaya kısacası iş yapmaya giderken vize engeli ile karşılaşıyorlar. Bu engeli de sadece kendileri değil çalışanları ve personeli de yaşıyor. Bu durumda Türk özel sektörü rekabet avantajını maalesef en başta kaybediyor. Türk vatandaşlarına yönelik vize uygulamalarının kaldırılması, AB ile ticaretimizdeki önemli bir engelin kalkması anlamına gelmektedir.” ‘İkişkilere olumlu katkı sağlayacak’ Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi de mevcut vize uygulamasından en çok ihracatçıların etkilendiğine dikkati çekerek, “Vizesiz Avrupa” sürecinin hızlandırılmasını olumlu karşıladıklarını bildirdi. Büyükekşi, “Vize serbestisinde bu aşamaya gelinmesinde büyük emek ve destekleri olan Sayın cumhubaşınımız ve başbakanımız başta olmak üzere hükümetimize gösterdikleri yoğun çaba ve kararlı tutum için şükranlarımızı sunuyoruz. TİM olarak, vize uygulamasının kaldırılmasının, halkımızın AB’ye duyduğu güven kaybı nedeniyle üyelik sürecine giderek azalan desteğini yeniden artıracak ve Türkiye-AB ilişkilerinin olumlu yönde gelişmesine katkı sağlayacak önemli bir kilometre taşı olacağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı. Malların serbest dolaşımda olduğunu ancak kişilerin vizesiz Avrupa’ya gidemediğini hatırlatan Büyükekşi, “2015 yılında AB pazarından aldığımız payı yüzde 1,21’e çıkararak rekor kıran ihracatçılarımız, vize serbestisinin sağlayacağı avantajlarla hedeflerine çok daha sağlam ilerleyebileceklerdir” değerlendirmesinde bulundu. 300 milyar euro ekonomiye dönecek Vizesiz Avrupa Projesi ve Türkiye’yi Tanıtım Platformunun Kurucu Başkanı Mehmet Okumuş ise vizelerin kalkmasıyla Türk vatandaşlarına yaklaşık 35 yıldır uygulanan “haksız-hukuksuz” seyahat engeline son verilmiş olunacağını belirtti. Okumuş, “Bu hem Türkiye hem de AB ekonomilerine çok büyük katkı sağlayacak. Vize engelinden dolayı yaklaşık 300 milyar euroluk ekonomik kaybın AB ve Türkiye ekonomilerine dönüşümü sağlanacaktır. Türk ekonomisinin rekabet gücü artacaktır. İş adamlarımız daha kolay seyahat edebilecek, fuarlara katılabilecek, iş anlaşmalarını daha kolay yapabileceklerdir. Kararın Türk turizm sektörüne de çok önemli katkıları olacaktır” ifadelerini kullandı. Kaynak: www.dunya.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Türkiye-AB zirvesinin taslağı şekillenmeye başladı

Brüksel’de Davutoğlu’nun katılımıyla gerçekleştirilen zirvede Avrupa, Suriyeliler için ek yardım ve vize serbestisini erkene çekmeyi önerdi.   Başbakan Ahmet Davuoğlu’nun, bugün NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’le görüştükten sonra Ankara’ya dönmesi bekleniyordu. Ancak Brüksel’deki Türkiye-AB zirvesinin süresinin uzatıldığı açıklandı. Öte yandan toplantının taslak metnine ilişkin ilk bilgiler gelmeye başladı. Avrupa Birliği, Türkiye ile zirvede Suriyeliler için ek yardım ve vize serbestisini erkene almayı önerdi. EK 3 MİLYAR EURO Buna göre Türkiye’ye 2018’e kadar ek 3 milyar Euro daha önerildi.   VİZESİZ AVRUPA HAZİRAN’DA Taslak metne göre Türkiye’ye Haziran sonu vize serbestisi tanınacak. Türkiye-AB zirvesinin taslağı şekillenmeye başladı AB 3 MİLYAR EURO SÖZÜNÜ TUTACAK MI Avrupa Birliği, Türkiye’nin kabul ettiği mülteciler için son 5 yılda 21 milyar lira harcamasından dolayı, Türkiye’ye 3 milyar euro (9 milyar lira) bütçe ayıracağını duyurmuş ancak aylar geçmesine rağmen bu parayı teslim etmemişti. AB ayrıca Türkiye üzerinden Avrupa’ya geçiş yapan mültecilerin hükümet tarafından engellenmesini istiyor. Kaynak: www.ensonhaber.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD, Dosso Dossi Fashion Show’u Ziyaret Etti

Türkiye’nin en büyük moda organizasyonlarından biri olan Dosso Dossi Fashion Show’un 22.si Antalya’da yine muhteşem bir organizasyonla düzenlendi. Organizasyona LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Erdem Soylu Karabağlı katıldı. Birçok ülkeden hazır giyim sektörü profesyonellerinin bir araya geldiği organizasyonun ilk günü, dünyaca ünlü iki ismin konserine sahne oldu. Açık havada düzenlenen Faydee ve Alexandra Stan konserleri, konukları coşturdu. ş ve tatili birleştiren özgün modeliyle tüm dünyada adından söz ettiren Dosso Dossi Fashion Show (DDFS), bölgesel sorunlar nedeniyle daralan pazara alternatif olarak sunduğu VIP konsepti ile önemli bir başarıya imza attı. Daha önce Antalya Expo-Center’da düzenlenen Dosso Dossi Fashion Show’a bu yıl ilk kez Titanic Hotel ev sahipliği yaptı.Dosso Dossi Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Eraslan, düzenledikleri organizasyonlar ve yaptıkları yeniliklerle sektöre yıllardır öncülük ettiklerini hatırlatarak VIP konsept ile ağırladıkları alıcıları yüksek katma değerli ürünlerle buluşturduklarını söyledi.Hazır giyim ihracatının ilk beş ayda yüzde 49 gerilediği Rusya başta olmak üzere BDT ülkelerindeki pazarlarda yaşanan daralmaya karşı geliştirdikleri yeni strateji ile ciddi bir çıkış yakaladıklarını bildiren Eraslan şöyle devam etti: “Fuarımıza katılım için müşterilerimize en az 15 bin dolarlık alım şartı koyuyorduk. İlk kez bu organizasyonda asgari alım sınırını 25 bin dolara çıkardık. Buna karşılık üretici firmalarımızı elemeden geçirip daha kaliteli ve katma değerli üretim yapanları kabul ettik. Böylece Dosso Dossi Fashion Show’u üreticisiyle ve alıcısıyla çok daha elit bir organizasyona dönüştürdük. DossoDossi başından itibaren katma değerli ürünleri alıcılarla buluşturuyor. Türkiye’nin hazır giyim ihracatında kilogram başına ortalama satış geliri 24 dolar iken Dosso Dossi olarak biz 45-50 dolarlardaydık. Yeni konseptimizde hazır giyimin değerine daha da değer katıp kilogram başına ihracat birim fiyatımızı ortalama 75 dolar düzeyine çıkardık. İhracat gelirimizi üçe katlayarak sektörümüzün hayalindeki rakamlara öncülük ettik.”  
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD İTHİB’in İftar Organizasyonuna Katıldı

İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) bu yılki iftar programını Bahçelievler Şeyh Zayid Çocuk Yuvası’nda gerçekleştirdi. Programa İstanbul Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Önal İnaltekin, İTHİB Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Gülle, Kızılay Merter Şubesi Başkanı Erhan Tan, LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, BATİAD Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Ertem, OTİAD Yönetim Kurulu Başkanı İlker Karataş, MESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Gecü, Bahçelievler Şeyh Zayed Çocuk Yuvası Müdürü Hanifi Küçükaltun, LASİAD Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Yasubuğa, Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak, Dış İlişkiler Sorumlusu Muharrem Ay, Çocuk Yuvası ve Huzur evi sakinleri, anne öğretmenler ve çalışanlar katıldı. İftar yemeği öncesinde Başkan Giyasetin Eyyüpkoca yuvadaki çocuklara çeşitli hediyeler takdim etti. Mehmet Yasubuğa da tüm çocuklara çikolata dağıttı. Programda konuşan İTHİB Başkanı İsmail Gülle, çocukların gelecek için öneminden bahsetti ve yardım yapan dernek ve kuruluşlara teşekkürlerini iletti. İftar yemeği miniklerin koro eşliğinde söylediği şarkı ve şiirlerle devam etti.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

STK'lardan Darbe Girişimine karşı Ortak Bildiri

STK'lardan Darbe Girişimine karşı Ortak Bildiri Sektörün Önde gelen STK'ları, 15 Temmuz darbe girişimine karşı "Karanlıktan Aydınlığa: 15 Temmuz" bildirisi yayınladı. Sivil toplum örgütlerinin ‘Karanlıktan Aydınlığa 15 Temmuz’ başlıklı ortak bildirisini MÜSİAD Başkanı Nail Olpak okudu. 18 Temmuz 2016 günü yapılan toplantıya ve bildiriye TİM, ASKON, DEİK, Deniz Ticaret Odası, İstanbul Sanayi Odası, İstanbul Ticaret Borsası, İstanbul Ticaret Odası, MÜSİAD, TAMPF, TÜMSİAD ve YASED, LASİAD, OTİAD ve daha bir çok STK katıldı. Demokrasiye ve milli iradeye darbe girişimine karşı ortak basın bildirisi yayınladı. LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca'nın katıldığı toplantıda yayınlanan ortak basın bildirisinin adı "Karanlıktan Aydınlığa 15 Temmuz" Bildiri Şöyle; Ülkemiz, 15 Temmuz Cuma gecesi önce karanlığı; ortaya konan büyük inanç ile de aydınlığı yaşadı. Artık 15 Temmuz, öznesi millet olan demokrasinin kazandığı bir gündür. Bu gün, yalnızca Türkiye'nin değil, dünyanın tarihine geçecek Milli İrade günüdür. Ülkemizin büyük demokrasi yürüyüşüne yönelik 15 Temmuz saldırısında, millet ile iradesi arasındaki köprüye atılan her bomba, sıkılan her kurşun, aslında bunu yapanların karanlık planlarının aydınlığa çıkmasını sağladı. Milletin İradesinden Başka İrade Tanımıyoruz… Ülkemizdeki iş dünyasının temsilcileri olarak, demokrasimizin derinleşmesi ve ekonomimizin güçlenmesinin sivil bir yönetimle mümkün olduğunun bilinci ile demokrasi dışı güçlerin müdahalelerinin en başta ekonomimize büyük zarar vereceğini, tüm birikimlerimizi heba edeceğini biliyoruz. Seçilmiş hükümeti yıkmaya yönelik teşebbüsler demokrasimizi ve ekonomimizi katledecektir. Anti demokratik her türlü girişimin karşısında kararlılıkla duruyoruz. Darbecileri lanetliyor, hükümetimizi destekliyor ve milletimizin iradesinden başka bir irade tanımıyoruz. Milletin İstikrarı En İyi Cevaptır… Bu hain girişimin çökertilmesinin orta ve uzun vadede ülkemiz ekonomisine olumlu yansımalarının olacağı kanaatindeyiz. Çünkü iş dünyası huzur, güven ve istikrar ister. Yaşananlar, tüm bu bileşenleri perçinlemiştir. İstikrarın sadece hükümetle olmayacağını söyleyenlere, siyasi risk olduğunu söyleyenlere, her görüşten milletin istikrarı cevap vermiştir. Güçlü millet iradesi her türlü zorlukla baş edebileceğimizi, ülkemizin uluslararası arenada da siyasi ve ekonomik gücünün kat be kat artacağını ortaya koymuştur.  Çalışmaya ve Üretmeye Devam Edeceğiz… Başbakanımızın dünkü açıklamalarında söylediği gibi ekonomimizin temelleri sağlamdır ve hükümetimiz ile Merkez Bankası ve ilgili kuruluşlar da gereken tedbirleri almıştır. Türkiye, global krizlere karşı ayakta durmayı başaran, G20 üyesi ve AB adayı, serbest piyasa ekonomisini ve çok partili siyasi sistemi içselleştirmiş güçlü bir ülkedir. İlk refleks olarak olumsuz etkiler hissetsek de ülkemizin güçlü imajı, kısa sürede hem iç pazarda hem de dış pazarlarda bu olumsuzlukları bertaraf edecektir. Keza, kamuoyunun da izlediği gibi bütün piyasalar süratle normal seyrine ulaşmıştır. Bundan sonra da bizler daha çok çalışarak ve üreterek ekonomimizi büyütmeye devam edeceğiz. Şimdi “Sağduyu ve Hukuk” Zamanı… Şimdi, paralel terör örgütü darbecilerinin hukukla yüzleşme ve milletin derin hafızasında mahkûm olma zamanıdır. Bu ihanet tezgahını tasarlayan hainlerin hukuk çerçevesinde yargılanarak, en ağır ve caydırıcı cezaları almasını bekliyoruz. Artık darbe kelimesinin literatürden kalkmasını istiyoruz. Meclis'te siyasi partiler arasında takdir edilen bir yaklaşım varken toplumda ayırımcılık yapılması teröristlerin amacına ulaşmasına sebep olur. Sağduyu içerisinde hareket etmeliyiz. Gün Birlik Günü, Milletimize Teşekkürler… Milli İradeyi korurken şehit düşen vatandaşlarımıza ve güvenlik görevlilerimize Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyoruz. Gün birlik günüdür. Demokrasimize sahip çıkan necip milletimize, halkımıza kararlılığı ile cesaret veren Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan ve Sayın Başbakanımız ile hükümetimize, darbe girişimine destek vermeyen ve karşı mücadele eden Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarımıza, polisimize ve güvenlik güçlerimize, darbeye kalkışanlara bir ağızdan karşı çıkan parti liderleri ile STK'larımızın sağduyulu açıklamalarına ve basınımızın darbe karşıtı tutumuna sonsuz teşekkür ediyoruz. Üretmeye ve demokrasi nöbetine devam edeceğiz… Bizler de iş dünyası olarak, üretmeye ve demokrasi nöbeti tutmaya devam edeceğiz.
Devamını Oku
Standard Post with Image

5. Laleli Fashion Shopping Festival açılışı

Türkiye’nin en büyük açık hava alışveriş merkezi olan Laleli’de LASİAD’ın düzenlediği 5. Laleli Fashion Shopping Festival 8 ağustos 2016 günü Laleli Double Tree Hilton Otelde yapılan açılış töreniyle başladı.   5.LALELİ FASHİON SHOPPING FESTİVAL AÇILIŞI Açılış programına GANA Cumhuriyet Ankara Büyükelçisi İbrahim Abass, Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir GANA Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği Ticari Ateşesi John HawkinsAsideu, Rusya Federasyonu Tataristan Cumhuriyeti Türkiye Temsilcisi Ramil Gubeydullin, İl Kültür ve Turizm Müdürü Nedret Apaydın,İTO Başkan Yardımcısı Dursun Topçu,İso Başkan Yardımcısı İrfan Özhamaretlı, İHKİB Başkan Vekili, Kemalettin Güneş, İTO Yönetim Kurulu Üyesi Servet Samsama, İBB Kültür A.ş Genel müdürü Nevzat Kütük, TRİSAD Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Balkuv, Fatih Belediyesi Meclis Üyesi Salih Akverdi, FAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Artuğ, FAGİDER Genel Sekreteri Tuğrul Dirier, İstanbul Viranşehirliler Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Necati Erol, TDKD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İbrahim Aydoğan katıldılar. 7 ülkeden toplam 170 alıcıyı ağırlayan LASİAD, Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyüpkoca’nın daha önce yaptığı basın açıklamasında sade bir şekilde Double Tree By Hilton Oteli’nde gerçekleşti. Eyüpkoca açıklamasında geçen senelerde olduğu gibi defile, eğlence odaklı olmayacağını belirtmişti. Bunun sebebinin ise 15 Temmuz darbe girişimi sırasında şehit olan asker, polis ve vatandaşlarımız olduğunu dile getirmişti. Aynı zamanda “darbeye inat üretime ihracata devam” diyen Eyüpkoca davet edilen hiçbir ülkenin daveti geri çevirmediğini belirtti. 51 Laleli firmasının iştirak ettiği B2B börüşmelere Katılan ülkeler ve gelen davetli sayısı şöyle; Gana 20, İran 50,Lübnan 20, Nijerya 20, Türkmenistan 20, Cezayir 20, Kamerun 20 kişi şeklinde. Festival LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyüpkoca’nın konuşmasıyla başladı. Eyüpkoca konuşmasında ‘’ Bildiğiniz gibi hayatın her alanında devamlılık esastır. Bir işi ya da faaliyeti kıymetlendiren ana unsur şüphesiz ki o işin devamlılığıdır. Özetle “Taşı delen suyun gücü değil, damlaların sürekliliğidir” Bizler ülkemizin ve dünyanın geçtiği bu zorlu süreçte beşinci festivalimizi gerçekleştirmenin onurunu ve gurunu sizlerle paylaşmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu renkli festival sizlerin ve yurtdışından gelen kıymetli misafirlerimizin ülkemize olan güvenlerinin en büyük ispatıdır. Unutmayalım ki Türkiye’miz, bu güzel memleketimiz büyük, güçlü ve eşsiz bir ülkedir. Bizler Türkiye Cumhuriyeti’nin neferleri ve işadamları olarak dimdik ayaktayız ve yolumuza hız kesmeden, ara vermeden devam ediyoruz. Ancak şunu özellikle belirtmeliyim ki, yaşanan tüm badirelere karşın bugünü geçmişle kıyasladığınızda çok ama çok önemli bir fark göreceksiniz. Bizler ülke ve millet olarak artık geçmişe nazaran daha gayretli, daha azimli, daha inançlı ve gelecekten çok daha fazla ümitliyiz. Demokrasimiz ve devletimiz eskisinden kat be kat daha güçlüdür. Ülkemize gerek ticaret gerekse de ziyaret için gelen saygıdeğer misafirlerimizi kaygılandıracak ya da endişeye sevk edecek herhangi bir durum söz konusu değildir. Türkiye tüm hızıyla büyümeye ve her anlamda gelişmeye devam etmektedir. Bizler de Laleli ve LASİAD olarak bu gelişime var gücümüzle katkı sunmaya devam ediyoruz ve edeceğiz. Ülkemizin aydınlık yarınlara kavuşması adına emek sarf etmekten asla yorulmayacak ve yılmayacağız. ’’ dedi. Ardından Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir konuştu. Demir’’içimizden çıkan bir stk olarak LASİAD’ın yaptıklarıyla gurur duyuyoruz. Her geç gün durmadan ilerleme kaydeden LASİAD’ın bugün burada, mekanda böyle bir etkinlik yapıyor olması bile LASİAD’ın ilerlemesinin bir kanıtı.Eminim ki LASİAD önümüzde yıllarda çok daha ilerilerde olacaktır. Geçtiğimiz Cuma günü Yenikapı’da 5 milyon insanımızın katıldığı Ortadoğu ve Avrupa’nın bugüne kadar görmüş olduğu en büyük mitingii15 temmuz demokrasi ve şehitler mitingini yaptık.Burada Laleli esnafı ve işadamları da vardı.Sizlerle gururu duyuyoruz ’’ dedi.  Konuşmaların ardından LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyüpkoca ve Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir ve diğer katılımcılar standları dolaşarak gelen davetlilere ‘’hoş geldiniz’’ diyerek ayaküstü sohbette bulundular. Fotoğraf çekiminin ardından protokol ekibiyle birlikte toplantı yapan Demir, daha sonra otelden ayrıldı. Program Laleli Firmaları ile 7 ülkeden gelen 170 kişiden oluşan alım heyetinin B2B görüşmeleri ile devem etti. 9 ağustos Salı günü de B2B görüşmelere devam edilecek.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Festivalin 2. Gününde de Görüşmeler Devam Etti

LASİAD tarafından bu yıl beşincisi düzenlenen ve artık geleneksel hale gelen Laleli Fashion Shopping Festivali’nin 2. günü de oldukça hareketli geçti.  Yedi farklı ülkeden gelen işadamları, B2B görüşmeleri kapsamında Laleli Double Tree by Hilton Oteli’nde kurulan stant alanında Laleli firmaları ile bir araya geldi. 9 Ağustos 2016 günü saat 10.00’da başlayan görüşmeler gün boyunca devam etti. Görüşmelerde geleceğe yönelik işbirliklerinin ilk adımları atılırken, önemli anlaşmalara da imzalar atıldı.  Gelen alıcılar, hem yeni dostluklar hem iş ortaklıkları kazandıkları için mutlu olduklarını belirttiler. 
Devamını Oku
Standard Post with Image

Rusya: "Türkiye ile serbest ticaret yakın"

Türkiye ile Rusya arasında hızla yeniden canlanma sürecine giren ekonomik ilişkilerin, serbest ticaret anlaşmasıyla yeni bir boyuta çıkarılması için girişimler yoğunlaştırıldı. Rusya Ekonomik Kalkınma Bakanı Aleksandr Ulyukayev, iki ülke arasında serbest ticaret anlaşmasının yakında imzalanmasının planlandığını söyledi.  İki ülke liderlerinin G20 zirvesindeki görüşmesinde konuya değindiklerini belirten Rus Bakan, “Serbest ticaret ve yatırım konusunda bir anlaşmaya yaklaştık” dedi. Türkiye-Rusya Yatırım Fonu görüşmelerinde sona gelindiğini hatırlatan Ulyukayev, ekim ayı sonunda Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi ile bir araya gelerek konuyu görüşeckelerini belirtti. Rus Bakan ayrıca, Türk Akımı konusunda ayrıntılar üzerinde çalışıldığı bilgisini verdi. Kaynak:www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Zirve muhasebesi: Kim ne aldı?

Uçak krizi sırasında atılan köprüleri tekrar onarmaya başlayan Tükiye ile Rusya, dün iki ülke liderinin İstanbul zirvesi ile yeniden "güçlü işbirliği" mesajları verdi. İlişkilerin temel taşlarından olan enerji alanında Türk Akım için konulan imzalar, Ankara-Moskova bağlarını daha da perçinledi. İki liderin yakınlığı ve samimi pozları, kriz günlerine sünger çekildiği, "normalleşme" sürecinin pratikte Türk tarafının arzuladığı kadar hızlı olmasa da "adım adım" devam edeceği tespitlerini güçlendirdi. Her ne kadar Rusya'daki iş dünyasının beklediği somut adımlar henüz atılmamış olsa da, genel manzara Türkiye-Rusya ilişkilerinde bulutların büyük ölçüde dağıldığı, Suriye krizi yüzünden yeni "kara bulutlar" birikmezse yolun açık olduğu şeklinde.    Dünkü zirveden çıkan bazı sonuçları şöyle sırlamak mümkün: - İki lider uçak krizi sırasında büyük darbe olan samimi ilişkilerine yeniden döndüler. Erdoğan ile Putin’in birlikte verdikleri fotoğraf, “kırgınlıkların unutulduğu, Rus tarafının uçak krizinin perde arkasında başka nedenler olduğu kanaatine geldiği, Erdoğan ile ilişkileri iyi tutma arzusunda olduğu” yorumlarını güçlendirdi. - Putin, iki ülkenin Türkiye’yi “enerji hub’ı yapma” niyetini bizzat dile getirerek, Türkiye ile stratejik ilişkilerin olası boyutuna dair ipucu verdi. Hata kulislerde, TANAP, Türk Akımı gibi projelerin birbirine rakip değil, Rusya-Türkiye-Azerbaycan arasında “enerji ortaklığı” yaratma konusunda fırsat verebileceği değerlendirmeleri yapıldı. - Rusya Botaş’ın istediği doğal gaz indirimini alamadığı için Türk Akımı’na daha önce gerekli izinleri vermemişti. Şimdi Gazprom’dan indirim garantisi alındığı, sadece oran üzerinde görüşmeler yapılacağı bildiriliyor. Rus basını da bugün Putin'in Türkiye'ye gazda indirim için söz verdiğini özellikle vurguluyor. - Rus tarafının Güney Akım’ın suya düştüğü bir dönemde Türk Akımı anlaşmasını imzalaması, Batı’ya karşı “Hala enerjide gücümüz yerinde” mesajı olduğu ve Ankara ile Moskova’nın AB’ye karşı “ortak tavır” sergiledikleri belirtiliyor. AB içinde Rusya’dan yeni hat ile gaz almaya hazır pek şok ülke olduğu içini, bu proje AB enerji politikalarındaki çatlağı büyüteceğe benziyor.  - Suriye konusunda medyanın önünde "farklı düşüncelere rağmen diyaloga devam" mesajı verilse de, iki tarafın politikalarının hala çok uzak olduğu belirtiliyor. Esad'ın kaderi konusu en önemli farklılık konusu olarak masada. Ancak Fırat Kalkanı operasyonu ile ilgili Rusya'nın başından itibaren ölçülü tepki verme çabasında olması, iki tarafın uçak krizi oılayından ders alarak "diğer konuların ikili ticari-ekonomik ilişkilerin seyrini bozmasına izin vermeme" çabasına bağlanıyor. - Zirvede ağırlığın enerji projelerine ve Suriye konusunda olduğu, ikili ilişkilerdeki detaylı konuların bakanlara havale edildiği anlaşılıyor. Yaş sebze meyvede yasağın domatesi kapsamaması, Rusya’nın yerli üreticisini koruma kararlılığı ile açıklanıyor. Çalışma izinleri başta olmak üzere, Türk iş dünyasının talepleri, KEK toplantısı ve bakanlıklar arasındaki müzakerelere kaldı. Yani Rusya verirken "acele" etmiyor. -  Rusya’nın ilk günden Putin’in ağzından ilan ettiği “kademeli normalleşme” politikasına bağlı olduğu, Türkiye’den gelen taleplerin “aşama aşama karşılanacağı” mesajı verdiği anlaşılıyor. Yıl sonuna kadar yaptırımlardan kaynaklanan yasakların kaldırılması bekleniyor.  Vize konusunda ise en fazla "iş adamlarına vizesiz rejim" beklentisi şimdilik gündemde. Turist vizesinin kaldırılması, Türkye'de olağanüstü hal sürdükçe masada olmayacağa benziyor. Kaynak:www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Sonbahar depresyonunu önlemek için 10 öneri

İşte mevsimsel depresyondan korunmak için günlük yaşamda yapılması gereken değişiklikler... Bol güneşli ve sıcak günlere yavaş yavaş veda ediyoruz. Gri ve soğuk hava, dikkat edilmezse metabolizma kadar psikolojiyi de olumsuz yönde etkiyebiliyor. Özellikle bugünlerde sabahları yataktan kalkmak güçleşiyor, yorgunluk şikayetleri artıyor, kişi kendini daha az enerjik hissediyor ve uyku ihtiyacı artabiliyor. Memorial Şişli Hastanesi Psikoloji Bölümü'nden Uz. Psk. Didem Üngör, mevsimsel depresyondan korunmak için günlük yaşamda yapılması gereken değişiklikler hakkında bilgi verdi. Gün ışığının azalması psikolojiyi etkiliyor Mevsim dönüşleri, beden sağlığı kadar ruh sağlığını da etkilemektedir. Duygusal, zihinsel, davranışsal ve bedensel bazı belirtiler bu dönemde artış gösterir. "Mevsimsel depresyon” olarak adlandırılan bu tablo, Eylül– Ekim aylarında kendini göstermeye başlar ve genelde kış aylarının bitimine kadar devam eder. Araştırmalara göre, mevsimsel depresyonda, özellikle sonbahar ve kış aylarında günlerin kısalması, gün ışığında azalma ve daha uzun süre karanlığa maruz kalma etkili olmaktadır. Ağır seyirli mevsimsel depresyona karşı önleminizi alın Mevsimsel depresyon, diğer depresyon tipleri ile benzer belirtiler gösterir. Genel bir hüzün ve üzüntü hali, ağlama krizleri, geleceğe dair umutsuzluk ve olumsuz düşünceler, gerginlik hali, öfke patlamaları, yoğun kaygı hissi, enerjide azalma, yorgunluk, halsizlik, sosyal hayattan kendini geri çekme, önceden zevk alınan aktivite ve ilişkilerden uzaklaşma, uyku problemleri, iştah ve yeme alışkanlığında değişiklikler, konsantrasyon güçlüğü ve performans düşüklüğü görülen belirtiler arasındadır. Bu belirtilerden hepsi görülebileceği gibi sadece bazıları da görülebilir. Mevsimsel depresyon belirtileri hafif, orta ve ağır derecede olabilir. Hafif derecede belirtiler kişinin günlük yaşantısını çok etkilemez ve aksatmazken, ağır derecede olan belirtiler kişinin günlük fonksiyonlarını çok engeller. Her belirti mevsimsel depresyon olmayabilir Mevsimsel depresyon tanısı için detaylı bir klinik değerlendirme gerekmektedir. Psikolojik değerlendirme, fiziksel muayene ve laboratuvar testlerinin ardından hasta için genel bir sonuç tablosu çıkartılabilir. Mevsimsel depresyon tanısı konulabilmesi için en az 2 yıl üst üste, yılın aynı dönemlerinde bu belirtilerin ortaya çıkması ve hem ruh halindeki hem de davranışlardaki değişiklikleri açıklayacak başka bir nedenin olmaması gerekir. Çevredeki çeşitli stres faktörlerinin ve fiziksel başka bozuklukların olması sonucu ortaya çıkan belirtiler ve şikayetler mevsimsel depresyondan ziyade başka tanıları düşündürebilir. Mevsimsel depresyonu önleyen 10 öneri - Kaliteli bir yaşam oluşturmak ve öngörülebilir şekilde yaşamak kişiyi mevsimsel depresyondan korumaktadır. Bunun için; - Gün ışığından mümkün olabildiğince faydalanın. Sabahları erken kalkmak size bu konuda yardımcı olacaktır. - Açık havada yapacağınız aktiviteleri artırın. Tempolu yürüyüşler, koşu ve açık havada yapılan egzersizler faydalıdır. - Uyku düzeninize dikkat edin. Çok geç yatıp, uykunuzu alamadan sabahları erken kalkmayın. - Düzenli, doğal ve sağlıklı beslenin. Ana ve ara öğünlerinizi atlamamaya özen gösterin. - Su tüketiminize dikkat edin ve suyu artırın. - Gün içerisinde kendiniz için ayırdığınız bir zaman dilimi belirleyin. Keyif aldığınız şeyleri yapmaya çalışın. - Ruhsal olarak kendinizi besleyin. - İlişkilerinize ve arkadaşlarınıza zaman ayırın. Birlikte programlar yaparak iletişimizi de güçlendirebilirsiniz. - Yeni planlar yapın ve hedefler belirleyin. Kısa süreli koyulan hedefler daha kolay ulaşılabilir olacağı için motivasyonunuzu artıracaktır. - Çalıştığınız ortamda ve evinizde anılarınıza yer verin. Tatil fotoğrafları ve küçük detaylar size keyif dolu anlarınızı hatırlatacaktır. Kaynak:www.kadinvekadin.net
Devamını Oku
Standard Post with Image

ŞİÖ mü, yoksa AEB mi?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) yerine Şanghay İşbirliği Örgütü'ne (ŞİÖ) üye olabileceğine dair açıklamasının ardından başlayan ŞİÖ tartışmalarında asıl "AB muadili" kurumun Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) olduğu yorumları öne çıkıyor.  Konuyu yakından izleyenler, "ŞİÖ tam olmasa da, bir ölçüde güvenlik temelli bir anlaşma olarak NATO ile karşılaştırılabilir. Ama eğer AB'nin karşılığı olarak Rusya ile birlikte hareket edilecek bir Avrasya platformu kast ediliyorsa o zaman Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) anlaşılmalı" değerlendirmesini yapıyor. Erdoğan konuyu şu sözlerle gündeme taşımıştı: "Mesela, “Şanghay 5’lisi içerisinde Türkiye niye olmasın?” diyorum. Bunu sayın Putin’e olsun, Nazarbayev’e olsun, şu anda Şanghay 5’lisinin içerisinde olanlara da söyledim. Başlangıçta 5 ülkenin kurduğu Şanghay İşbirliği Örgütü’ne daha sonra Özbekistan, Pakistan, Hindistan gibi ülkeler de dahil oldu. İran da girmek istiyor. Sayın Putin, “Bunu değerlendiriyoruz” gibi bir ifade de kullandı. Temenni ederim ki orada olumlu bir gelişme olması halinde, yani Türkiye’nin Şanghay 5’lisi içerisinde yer alması, bu konuda çok daha rahat hareket etmesini sağlayacaktır diye düşünüyorum.” BBC Türkçe'den Onur Erem, uzman görüşlerine dayanarak konuyu analiz attiği yazıda şu değerlendirmeyi yaptı: "AB'nin ekonomi, politika, güvenlik ve insan hakları konusunda bağlayıcı bir müktesebatı, üye ülkelerden parlamenterlerin temsil ediği ve yasama gücü bulunan bir meclisi, mahkemesi, marşı ve tüm üye ülkelerin bayraklarının yanında kullandığı bir bayrağı bulunurken bunlar ŞİÖ'de mevcut değil. AB'nin üye ülkeleri arasında insan, sermaye ve ürünlerin serbest dolaşımı bulunurken ŞİÖ'de bunlar da yok. AB, diğer ülkelerle de serbest ticaret anlaşması imzalayabilirken ŞİÖ üyeleri kendi aralarında bile serbest ticaret anlaşmasına sahip değil. ŞİÖ'ye kıyasla, AB'ye daha çok benzeyen Asya örgütü ise Avrasya Ekonomik Birliği (AEB). Rusya, Kazakistan, Ermenistan, Belarus ve Kırgızistan'ın üye olduğu AEB'de insan, sermaye ve ürünlerin serbest dolaşımı bulunuyor. 2013 yılında "Türkiye hem NATO üyesi, hem de ABD'nin en yakın müttefiklerinden. ŞİÖ üyelerinin bu şartlarda Türkiye'yi tam üyeliğe kabul etmesi mümkün değil" diyen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in danışmanı Sergey Markov, bu yüzden Türkiye'nin ŞİÖ'ye değil AEB'ye üye olabileceğini söylemişti. Kazakistan lideri Nursultan Nazarbayev de 2014 yılında Türkiye'yi AEB üyeliğine davet etmişti." PUTİN DE DEĞİNMİŞTİ 2014 Aralık sonundan Kremlin Sarayı’nda yapılan Avrasya Ekonomik Yüksek Konseyi Toplantısında  Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Belarus Devlet Başkanı Aleksander Lukaşenko, Kırgızistan Devlet Başkanı Almazbek Atambayev, Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev ve Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan buluşmuştu. Toplantıda konuşan Rusya Devlet Başkanı Putin, "Ulaşılan noktada durmak tabii ki doğru olmaz. Geleceğe yönelik yeni büyük hedeflerimiz var" demişti. Putin devamında,  başka ülkelerin de birliğe ilgi duyduğuna işaret ederek, “Vietnam’la serbest ticaret sözleşmesi projesine hazırlık için final aşamasına gelindi. Türkiye, Hindistan ve İsrail ile de benzer sözleşmeler üzerinde çalışmalar yapılıyor” dedi.  Rusya resmi haber ajansı Sputnik, bu sözleri şöyle yorumlamıştı: "Türkiye önce de Avrasya Ekonomik Birliği ile işbirliği veya üyelik ihtimalini dile getirmişti. Başta Türkiye’nin bu isteği Türkiye’nin AB üyelik sürecini hızlandırmak amacıyla AB’ye baskı yapma çabası olarak algılanmıştı. Ama sonra Ankara daha pragmatik yaklaşım sergilemeye başladı. Türkiye Ukrayna’daki kriz yüzünden uygulanan Rusya karşıtı yaptırımlara katılmayı reddetti, Rusya ile ticari-ekonomik işbirliğini genişleterek karşılıklı ödemelerde ulusal para birimlerini kullanmaya hazır olduğunu açıkladı. 1 Aralık’ta gerçekleşen Rusya Devlet Başkanı Putin’in Türkiye ziyareti sırasında Güney Akım boru hattının rotasının değiştirilip Türkiye üzerinden geçeceği açıklanmıştı. Ayrıca Avrasya Ekonomik Birliği ile işbirliği Türkiye için ticari-ekonomik alanda çok büyük fırsatlar tanıyacak. Türk işadamları faaliyetlerini uluslararası ticaret şartlarına göre yürütebilecekler. Ayrıca Avrasya Birliği’nin üyelerinin Türkiye’den AB ile Avrasya Ekonomik Birliği arasında seçim yapmasını talep etmemeleri önemlidir. İleride iki birliğin mutlaka işbirliğini yapması gerekecek. Bütün bunlar Türkiye’nin Avrasya Ekonomik Birliği ile işbirliği için hazırlanan yol haritasında yansıtılacak." TARİHÇESİ 1994'te ilk kez Kazak lider Nazarayev tarafından dile getirilen "ortak pazar" fikri sonucunda Avrasya Ekonomik Birliği'nin (AEB) hukuki temeli, 29 Mayıs 2014'te Belarus, Kazakistan ve Rusya liderleri tarafından imzalanan bir antlaşma ile atılmıştı. AEB'ye Ermenistan'ı dahil eden antlaşma 9 Ekim 2014'te imzalandı. Birlik resmen 1 Ocak 2015'te kuruldu.  Kırgızistan'ın Avrasya Birliği'ne tam üyeliği de 1 Mayıs 2015 tarihinden itibaren geçerliliğini kazandı. Böylece bu ülkeler gümrüksüz "ortak pazar" uygulamasına geçti. Beş soruda Şanghay İşbirliği Örgütü Onur Erem, BBC Türkçe'ye derledi: 1. Şanghay İşbirliği Örgütü nedir? ŞİÖ, bölgesel bir işbirliği örgütü. Ana işbirliği konusu güvenlik olan ŞİÖ, ilk olarak 1996'da Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan tarafından "Şanghay Beşlisi" adıyla kuruldu. 2001'de Özbekistan'ın da katılmasının ardından adını Şanghay İşbirliği Örgütü olarak değiştirdi. Örgütün uluslararası yapısında düzenli olarak toplanan Devlet Başkanları Konseyi ve Hükümet Başkanları Konseyi'nin yanı sıra sekretarya, Bölgesel Anti-Terör Yapısı, Dışişleri Bakanları Konseyi gibi yapılar yer alıyor. Örgütün sekretaryası Çin'in başkenti Pekin'de, "Bölgesel Terörle Mücadele Kuruluşu" ise Özbekistan'ın başkenti Taşkent'te bulunuyor. Bugün örgütün 6 üyesinin yanı sıra 6 gözlemcisi ve 6 "diyalog ortağı" bulunuyor. Gözlemciler; Afganistan, Belarus, Hindistan, İran, Moğolistan ve Pakistan. 2006 yılında üyelik başvurusu yapan Pakistan ve 2014 yılında üyelik başvurusu yapan Hindistan'ın 2017'de ŞİÖ'ye üye olmaları bekleniyor. Örgütün diyalog ortakları ise Ermenistan, Azerbaycan, Kamboçya, Nepal, Sri Lanka ve Türkiye. ŞİÖ üyesi 6 ülke, dünya nüfusunun yaklaşık çeyreğini oluşturuyor. Buna gözlemciler ve diyalog ortakları da eklendiğinde ŞİÖ, dünya nüfusunun yaklaşık yarısını içeriyor. ŞİÖ üyesi 6 ülke, dünya nüfusunun yaklaşık çeyreğini oluşturuyor.   2. Hangi amaçla kuruldu? Hükümetler arası bir kurum olan ŞİÖ'nün kuruluşunda Çin ve Rusya'nın Asya'da güvenlik üzerine işbirliği yapma amacı bulunuyordu. Örgütün güvenlik konusundaki endişelerinden biri, Orta Asya'daki İslamcı örgütler ve uyuşturucu ticaretiydi. ŞİÖ üyeleri, bunlara karşı birbirileriyle istihbarat paylaşımında bulunuyor, ortak askeri tatbikat düzenliyor, "suçluları" birbirlerine iade ediyor. Örgüt, Rusya ve Çin'in Orta Asya'ya yönelik politikalarını koordine etmenin bir aracı olma özelliği taşıyor. Askeri bir ittifak ise değil. Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü'nün eski direktörü Bates Gill'e göre örgütün kuruluşunda Rusya ve Çin'in ABD'nin Asya'daki olası müdahalelerine karşı ortak hareket etme isteği de vardı. Gill, Brookings Enstitüsü için yazdığı makalede, örgüte üye ülkelerin imzaladığı anlaşmalarda yer alan "Diğer ülkelerin iç işlerine 'insani müdahale' veya 'insan haklarını koruma' gerekçesiyle yapılacak müdahalelere karşı çıkmak ile ülkelerin güvenlik meselelerinde birbirlerine yardım etmesi" ifadelerinin bunun kanıtı olduğunu söylemişti. Şangay İşbirliği Örgütü Batı'ya rakip mi? Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu Doğu Avrupa ve Orta Asya Direktörü Sacha Koulaeva ise ŞİÖ'yü "içe kapalı otoriter ülkeler kulübü" olarak tanımlıyor. Sacha Koulaeva, "Ülkelerin gizli servisleri diğer ülkere engellenmeden girip, hatta girdikleri ülkenin güvenlik güçlerinden yardım alarak 'suçlu' ilan ettikleri kişileri alıp geri götürebiliyorlar" diyor.   3. AB'den ne farkı var? Avrupa Birliği, üye ülkelerin üzerinde yer alan bir hükümetler üstü yapıyken ŞİÖ, işbirliği için kurulmuş hükümetler arası bir yapı özelliği taşıyor. AB'nin ekonomi, politika, güvenlik ve insan hakları konusunda bağlayıcı bir müktesebatı, üye ülkelerden parlamenterlerin temsil ediği ve yasama gücü bulunan bir meclisi, mahkemesi, marşı ve tüm üye ülkelerin bayraklarının yanında kullandığı bir bayrağı bulunurken bunlar ŞİÖ'de mevcut değil. AB'nin üye ülkeleri arasında insan, sermaye ve ürünlerin serbest dolaşımı bulunurken ŞİÖ'de bunlar da yok. AB, diğer ülkelerle de serbest ticaret anlaşması imzalayabilirken ŞİÖ üyeleri kendi aralarında bile serbest ticaret anlaşmasına sahip değil. ŞİÖ'ye kıyasla, AB'ye daha çok benzeyen Asya örgütü ise Avrasya Ekonomik Birliği (AEB). Rusya, Kazakistan, Ermenistan, Belarus ve Kırgızistan'ın üye olduğu AEB'de insan, sermaye ve ürünlerin serbest dolaşımı bulunuyor. 2013 yılında "Türkiye hem NATO üyesi, hem de ABD'nin en yakın müttefiklerinden. ŞİÖ üyelerinin bu şartlarda Türkiye'yi tam üyeliğe kabul etmesi mümkün değil" diyen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in danışmanı Sergey Markov, bu yüzden Türkiye'nin ŞİÖ'ye değil AEB'ye üye olabileceğini söylemişti. Kazakistan lideri Nursultan Nazarbayev de 2014 yılında Türkiye'yi AEB üyeliğine davet etmişti.   4. Neden Türkiye'nin gündeminde? Türkiye 2011 yılındaki başvurusunun ardından 2013'te ŞİÖ'nün diyalog ortağı konumuna gelmişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan bu tarihten sonra hem başbakanlığı hem de cumhurbaşkanlığı döneminde pek çok defa Türkiye'nin Şanghay İşbirliği Örgütü'ne üye olarak kabul edilmesi karşılığında AB'ye tam üyelik başvurusunu geri çekebileceğini açıklamıştı. Erdoğan'ın, son olarak geçen hafta "Türkiye bir defa kendini rahat hissetmeli. 'Benim için varsa, yoksa Avrupa Birliği' dememeli. Mesela, 'Şanghay Beşlisi içerisinde Türkiye niye olmasın?' diyorum. Temenni ederim ki orada olumlu bir gelişme olması halinde, yani Türkiye'nin Şanghay Beşlisi içerisinde yer alması, bu konuda çok daha rahat hareket etmesini sağlayacaktır diye düşünüyorum" açıklaması üzerine ŞİÖ üyeliği tekrardan gündem oldu.   5. Türkiye için AB'nin alternatifi olabilir mi? Peki ŞİÖ, Türkiye için AB'nin alternatifi olabilir mi? Avrupa Birliği ve Küresel Araştırmalar Derneği Başkan Yardımcısı Can Baydarol'a göre bu sorunun cevabı "Hayır". AB'nin kendine özgü bir entegrasyon süreci olduğunu, ŞİÖ'nün ise ekonomiden ziyade siyasetle ilgili ve NATO'ya alternatif olabilecek bir oluşum olduğunu söyleyen Baydarol, "Erdoğan'ın bu konudaki mesajı ŞİÖ'nün AB'ye alternatif olarak görülmesini değil, Erdoğan'ın Batı dünyasına bir alternatif arayışını ifade ediyor, NATO'yu tartışma haline getiriyor" diyor. Erdoğan'ın bugün NATO Parlamenterler Meclisi toplantısında ittifak üyelerine sert mesajlar verdiğini hatırlatan Baydarol, "Türkiye'nin Batı'yla entegrasyonu bırakıp ŞİÖ üyeliği yoluna girmesi çok çok zor. Türkiye'nin ekonomisi Batı'yla entegre. Bunu koparıp da yerine kısa vadede, hele böyle bir konjonktürde bir alternatif bulması olası gözükmüyor" uyarısında bulunuyor. Baydarol, NATO ile Rusya arasında gerginlik tırmanırken böyle mesajlar vermenin Türkiye için riskler taşıdığını düşünüyor: "Rusya ve NATO Ukrayna'da silahlarını birbirine çeviriyor. Türkiye eğer Rusya'nın kampına girerse Batı da silahlarını Türkiye'ye çevirir." Baydarol, Avrupa Birliği müktesebatının bir AB üyesinin ŞİÖ üyesi olmasına imkan tanımadığını, bu açıdan yasal ve teknik engeller olduğunu belirtirken "Batı dünyası içindeyseniz Çin ve Rusya ile yanyana yer alamazsınız" diyor. Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) Ekonomi Araştırmaları Direktörü Sadık Ünay ise ŞİÖ'yü Türkiye için AB'ye karşı hem siyasi hem de ekonomik olarak önemli bir denge unsuru olarak görüyor. ŞİÖ'nün siyasi olarak AB'nin net bir alternatifi olmadığını belirten Ünay, "ŞİÖ enerji güvenliği ve lojistik bağlantılar açısından yükselen Asya'yı temsil ettiği için, içinde dünya ekonomisinin yükselen güçleri olduğu için dünya sisteminin temel ekseninin kaymakta olduğu bir yörüngeyi temsil ediyor" diyor. Ünay'a göre Türkiye-AB ilişkisinin bozulduğu bir dönemde Türkiye'nin, yükselen bir ekonomi olarak diğer ekonomilerle yakın ilişkiler geliştirmesi anlaşılır bir tutum: "AB ile hem ekonomik hem de siyasi sorunlar yaşanıyor. Gümrük Birliği'nin mevcut yapısı Türkiye'nin dış politikasını istediği gibi dizayn etmesine engel oluyor. "Siyaseten de AB'den son dönemde terörle mücadele ve mülteci sorununda Türkiye'nin beklentilerinden uzak açıklamalar geliyor. "Üstelik kıtada aşırı sağ yükseliyor, Türkiye ve Erdoğan karşıtı, İslamofobik yaklaşımlar yükselişe geçiyor". Türkiye'nin ŞİÖ üyeliğinin Avrupa çıpasını tamamen terk etmek ve doğuya yönelik bir eksen kayması değil bir dengeleme olacağını söyleyen Ünay, "Türkiye AB ile ilişkileri kesmeden ŞİÖ üyesi olabilir" diyor ve ekliyor: "Türkiye-AB ilişkisi her zaman bir şekilde devam edecektir. Ama Türkiye'nin Asya'daki pazarlara erişimi açısından böyle açılımlara da ihtiyacı var". Kaynak:www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Uzmanlar tartışıyor: "Şanghay üyeliğinin Türkiye'ye ekonomik katkısı olur mu?"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamalarıyla Şanghay İşbirliği Örgütü'ne (ŞİÖ) üyelik konusu tekrar gündemde. Ekonomik açıdan da tartışılan ŞİÖ hakkındaki genel kanı, Türkiye'ye ticari ilişkiler açısından yeni bir vizyon vaat etmediği yönünde. Özge Özdemir, BBC Türkçe için derledi: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) yerine ŞİÖ'ye üye olabileceğini söylemiş; ŞİÖ üyeleri Çin ve Rusya'dan da bu yönde olumlu sinyaller gelmişti. Bölgesel bir işbirliği örgütü olan ŞİÖ'nün üyeleri, Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan ve Özbekistan. Örgütün, bugün altı üyesinin yanı sıra altı gözlemcisi ve Türkiye'nin de içinde bulunduğu altı "diyalog ortağı" bulunuyor. "Şanghay İşbirliği Örgütü, Türkiye'nin ticari ilişkilerine merhem olur mu?" sorusuyla ilgili uzmanların ilk çekincesi, örgütün yapısıyla ilgili olarak geliyor. BBC Türkçe'ye konuşan Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi Asya Çalışmaları Uzmanı Dr. Altay Atlı, örgütün ilk amacının "güvenlik ve terörizmle mücadele" konularında işbirliği olduğunu vurguluyor. Ancak Atlı'ya göre örgüt son zamanlarda Çin ve Rusya ekonomilerinin zora girmesi dolayısıyla ekonomik işbirliğine de yönelmiş durumda: "Ekonomisi petrol ve doğalgaz fiyatlarına aşırı derecede bağımlı olan Rusya, bir yandan fiyatların düşük seyretmesi, diğer yandan Avrupa'nın uyguladığı yaptırımlarla karşı karşıya kalması nedeniyle ekonomik bir darboğaza girdi. Çin ise ihracat ve yatırıma dayalı bir kalkınma modelinden iç tüketim ve yüksek katma değere dayalı bir modele geçmek için çaba gösteriyor ve bu süreçte ekonomik büyümesi hız kesiyor." Atlı, Pekin ve Moskova'nın bu yüzden ekonomik işbirliği projelerine giriştiğini belirtiyor. BBC Türkçe'nin sorularını yanıtlayan Enerji Piyasaları ve Politikaları Enstitüsü (EPPEN) Başkanı Dr. Volkan Özdemir ise örgütün ekonomik bir işbirliği değil, siyasi bir ittifak olduğuna dikkat çekiyor. Volkan Özdemir bu görüşünü, "Her şeyden önce ŞİÖ, gelişim sürecini henüz tamamlamamış olan ve iktisadi işbirliğinden ziyade üye ülkeler arası terörizmle mücadele, kaçakçılık, köktencilik gibi konularda siyasi ittifakın varolduğu uluslararası bir örgüttür" sözleriyle açıklıyor. Özdemir ayrıca, "NATO üyesi bir ülkenin resmi üyeliği söz konusu olamayacağı ve iktisadi birliktelik olmaması hasebiyle Türkiye'ye ek bir ticari fırsat oluşturmayacağını iddia edebiliriz" açıklamasında bulunuyor.   'Çin ile dengeli bir ticari ilişki kurulmalı' Türkiye'nin Çin ve Rusya ile ticari ilişkilerine baktığımızda büyük bir dengesizlik göze çarpıyor. Türkiye ile Çin arasındaki ticaret dengesi, Türkiye aleyhine işliyor. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerine göre 2016 Ocak-Eylül döneminde Türkiye'nin en büyük ithalat ortağı Çin. Türkiye, Çin'den 19,3 milyar dolarlık bir ithalat gerçekleştirirken ihracatı 1,5 milyar dolar seviyesinde. Asya uzmanı akademisyen Atlı da Çin ile ticaret açığının büyüklüğüne vurgu yaparak, "Sattığımız her bir dolarlık mal karşılığında bu ülkeden on doların üzerinde alım yapıyoruz. Çin ile açığı kapatamayız, ancak daha dengeli bir ekonomik ilişki kurabiliriz" açıklamasında bulunuyor.   'Rusya ile güven tesis edilmeli' Rusya ile de özellikle uçak krizinin ardından ticari dengesizliğin büyüdüğü fark ediliyor. TÜİK verilerine göre, Türkiye'nin 2016'nın Ocak-Eylül döneminde Rusya'ya ihracatı yaklaşık 1,2 milyar dolar iken bu ülkeden yapılan ithalat 11,3 milyar dolar seviyesinde. Türkiye sınırları içinde bir Rus uçağının 24 Kasım 2015'te düşürülmesinin ardından iki ülke ilişkileri neredeyse durma noktasına gelmişti. Rusya'nın Türkiye'ye uyguladığı ekonomik yaptırımlar ticari ilişkilere zarar verirken, normalleşme süreci kurulan diplomatik temasların ardından bu yılın ikinci yarısında başlamıştı. Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi Asya Çalışmaları'ndan Atlı'ya göre Türkiye ve Rusya arasında ekonomik ilişkileri iyileştirmek için güveni tesis etmek önemli bir yer tutuyor. Atlı, Rusya'dan doğalgaz alan ve Rusya'ya gıda ürünleri ve inşaat hizmetleri ihracatı yapan Türkiye için Rusya'nın önemli bir ticari ortak olduğunu vurguluyor. Rus lider Vladimir Putin, iki ülke ilişkilerinin normalleşme sürecine girmesinin ardından 10 Ekim'de Türkiye'yi ziyaret ederek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la bir basın toplantısı düzenledi. Atlı, "Uçak krizinden sonra, ekonomik yaptırımların da uygulanmasıyla büyüyen kriz, iki tarafa da ekonomik anlamda zarar verdi. Türkiye, turizm ve gıda pazarlarını kaybederken, Türkiye'den alım yapmamak Rusya'da enflasyonu tetikleyen bir etki yarattı" diyor.   'Türkiye, Avrasya Ekonomik Birliği'ne katılmalı' EPPEN Başkanı Dr. Volkan Özdemir ise ŞİÖ yerine Çin ve Rusya'nın başını çektiği farklı projelere yönelmenin daha iyi olacağı görüşünde. Özdemir, "Çin dünya ölçeğinde üretim ekonomisiyle mallarını pazarlara daha kolay ve çeşitli yollarla aktaracak başta Yeni İpek Yolu gibi projelere odaklanmaktadır" açıklanmasında bulunarak Çin ve Rusya arasındaki ticari vizyon farkına dikkati çekiyor. ŞİÖ'de kalkınma bankası ya da serbest ticaret bölgesinin kurulmasını uzak bir ihtimal olarak gören Özdemir, "Çin'in geliştirdiği ve odağında enerji ile ulaşım projeleri yer alan Yeni İpek Yolu'na aktif katılım Türkiye'ye yarar sağlar. Rusya ise ağırlığını daha çok Avrasya Ekonomik Birliği'ne vermektedir" diyor. Bu yüzden Özdemir'e göre Türkiye'nin Avrasya Ekonomik Birliği'ne katılımı daha pozitif olur. Ermenistan, Belarus, Kazakistan, Kırgızistan ve Rusya'nın üye olduğu bölgesel ve ekonomik bir işbirliğini temel alan Avrasya Ekonomik Birliği, 2014'te kuruldu. Üye ülkeler arasında bir serbest ticaret bölgesi yaratıldı. Özdemir, "Türkiye'nin bu birliğe katılımı mevcut üye ülkelere göre rekabetçi üretim yapısı nedeniyle kendisi için yararlı. Bu ülkelerle yapılacak gümrüksüz ticarette ihracatımız ithalatımıza oranla kat ve kat artacaktır. Bunun nedeni başta Rusya olmak üzere üye ülkelerin ihracatının enerjiye dayanması ve bunun zaten tarafımızca şu anda da ithal edilmesidir" diyor.   'ŞİÖ üyeliği, projelerde avantaj yaratabilir' Çin ve Rusya ile ticari ilişkilerin geliştirilmesi için Dr. Atlı halihazırda sürdürülen işbirliklerinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. "Rusya'nın başı çektiği 'Avrasya Ekonomik Topluluğu' ve Çin'in büyük yatırımlar yaptığı, Yeni İpek Yolu olarak da adlandırdığımız 'Bir Kuşak, Bir Yol' projesi oldukça iddialı; bu projeler özellikle Orta Asya'da coğrafi anlamda örtüşüyor" diyen Atlı, Türkiye'nin bu projelerde önemli roller üstlendiğine dikkati çekiyor. "Rusya ve Orta Asya'da Türkiye'nin büyük yatırımları ve inşaat projeleri var" açıklamasında bulunan Atlı, Türkiye ve Çin arasında altyapı konusunda ortak girişimlerin artacağı görüşünde. Atlı'ya göre Türkiye'nin ŞİÖ üyeliği bu projelerde Türkiye'yi avantajlı bir konuma geçirebilir.   'AB'ye alternatif olamaz' Diğer yandan iki uzman da Şanghay İşbirliği Örgütü'nün ticaret açısından Avrupa Birliği'ne alternatif oluşturamayacağını söylüyor. Türkiye'nin AB ile ticaret hacminin büyüklüğü ve gümrük birliği anlaşması göz önünde bulundurulduğunda ŞİÖ'nün küçük bir potansiyel teşkil ettiği vurgulanıyor. TÜİK verilerine göre Türkiye'nin 2016'nın Ocak-Eylül döneminde AB'ye ihracatı 50.5 milyar dolar seviyesinde. Atlı bu durumu, "Ticaret açısından baktığımızda Türkiye'nin halen ihracatının yarısını AB ülkelerine yaptığını, pazar büyüklüğü ve derinliği açısından ŞİÖ ülkelerinin AB ile yapılan ticarete bir alternatif oluşturabilmekten henüz çok uzakta olduğunu belirtmek lazım" diyerek özetliyor. (BBC) Kaynak:www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

"Uzun vadede Rusya" zamanı: Batılı devlere güven geldi, yatırımlar hızlandı

Ekonomik büyüme beklentisi ve ABD’de Trump’ın zaferi, Batılı yatırımcıların Rusya pazarına olan ilgisinde artışa yol açtı. Bloomberg’in haberine göre, IKEA, Leroy Merlin, Pepsi, Mars gibi büyük şirketler yeniden Rusya’ya yatırım yapma hazırlığında.  Habere göre IKEA, Rusya’da yeni mağazaları için beş yıl içinde yaklaşık 1,6 milyar dolar yatırım yapmayı planlıyor. Leroy Merlin de 2 milyar dolar yatırımla ülkedeki mağazalarını ikiye katlamayı hedefliyor. Pfizer Rusya’da yeni fabrika inşasına başlarken, Mars da büyümeye gidiyor.  IKEA Rusya Müdürü Walter Kadnar, “Rusya’da bugün yatırım yapmak için doğru zaman. Rusya pazarının uzun vadeli potansiyeline inanıyorum” açıklamasını yaptı.  Ülke ekonomisinde iki yıldır devam eden resesyon ve Batı ile yaşanan gerginlik, Batılı yatırımcıların Rusya’ya olan ilgisinde ciddi düşüşe yol açmıştı. Bu arada Bloomberg'de yer alan bir yorumda, rublenin yabancı yatırımcılar için yeniden en cazip yatırım araçları arasında yer almaya başladığı vurgulandı. Kaynak:www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD’dan Öğrencilere Göz Muayenesi

LASİAD geçtiğimiz günlerde hamisi olduğu Kâtip Kasım İlkokulu öğrencileri için Medicine Hospital ile birlikte okulda göz taranması gerçekleştirmişti. 25 Kasım Cuma günü daha kapsamlı bir muayeneye ihtiyaç duyan öğrenciler Fatih Belediyesi’nin ulaşım desteğiyle Medicine Hospital Güneşli şubesine velileri ve öğretmenler eşliğinde götürülerek detaylı göz muayenesinden geçirildi. Veliler yapılan uygulamadan çok memnun olduklarını ifade ederek emeği geçen Medicine Hospital ve LASİAD yönetimine teşekkür etti. Hastane yetkilileri de LASİAD’ın ön ayak olduğu bu sosyal sorumluluk projesinin bir parçası olmaktan gurur duyduklarını dile getirdi.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Geleceğin otelleri nasıl olacak?

Hotels.com, ünlü fütürist Dr. James Canton ile gelecekte otellerin nasıl olacağını araştırdı. İşte şaşırtıcı özellikleriyle 2060 yılının akıllı otelleri... Yapay zeka, artırılmış gerçeklik, kişiselleştirilmiş hizmetler ve elbette robotlar... Konuklar 2060 yılında bir otele adım attıklarında, bambaşka özellikler ve sıra dışı bir hizmet anlayışıyla karşılaşacak. Sektörde 25. yılını kutlayan Hotels.com®'un Global Gelecek Enstitüsü'nden ünlü fütürist Dr. James Canton ile birlikte hazırladığı "Geleceğin Otelleri Araştırması", akıllı otellere dair merak ettiğiniz tüm soruları yanıtlıyor. Araştırmanın en dikkat çekici maddeleri şöyle: 1- Robot Yardımcılar: Kendi başına hareket edebilen bu robotlar, siz otele adım atmadan önce konaklama deneyimini kişiselleştirmek için özel yeteneklerle donatılacak. Dilinizi konuşacak, aklınıza takılan sorulara cevap verecek ve tercih ettiğiniz diğer becerilere sahip olacaklar. Robotlar, misafirlerin havaalanında karşılanmasından, gurme yemek servisine, oda temizlemeden, eğitim, eğlence, iş danışmanlığı, concierge hizmeti ve hatta arkadaşlık desteğine kadar çeşitli alanlarda hizmet verebilecek. 2- Talebe göre dönüştürülen oteller:  Talep oluşturmanın yeni nesli olarak adlandırılan bir sistem ile oteller misafirlerin oylarına göre kendi kendine tasarlanıp, istediğiniz biçimde monte edilebilecek. Nanoteknoloji ve gelişmiş makineler sayesinde, hayalinizdeki veya sevdiğiniz filmdeki bir ortamı (Örneğin Jurassic Park) konakladığınız otele taşıyabileceksiniz. Üstelik tüm bunlar 2060'a gelmeden, önümüzdeki 20 yıl içinde mümkün olabilir. 3- Her odada üç boyutlu yazıcı:  Tatil için valiz hazırlamak tarih olacak ya da en azından fazlasıyla kolaylaşacak. Çünkü gelecekte konuklar üç boyutlu yazıcılar ile yeni bir çift ayakkabı, kıyafetler, ilaçlar, hatta bilgisayar veya giyilebilir telefona kadar arzu ettikleri her şeyi gerçek zamanlı olarak üretebilecek. Bu özellik her otel odası için standart haline gelecek. 4- Kendi rüyanı seç Gelecekte iyi bir uyku çekmenin tanımı değişecek. Geleceğin gezginleri güzel bir uyku için rahat bir otel yatağı yerine uykuya dalmadan rüyalarını seçebilecekleri yerleri tercih edecekler. Oteller misafirlerine nöroteknoloji programlarına erişim vererek kendilerini rahatlatacak, geliştirecek ya da eğlendirecek rüyaları seçmelerine imkan sunacak. Peki ya siz? Uzayda keşfe çıkmayı mı yoksa romantik bir maceraya atılmayı mı tercih edersiniz? 5- Pop-up oteller:  Yeni nesil pop-up otellerin temaları ve yerleri, mobil oylama ile halk tarafından belirlenecek. En fazla oyu alan otel tasarımları, nanoteknoloji özellikli olarak üç boyutlu yazıcılar ile kısa sürede inşa edilecek ve biyo-güneş pilleri kullanacak şekilde programlanacak. Bu oteller sınırlı süreyle hizmet verecek ve giyilebilir teknoloji uygulamalarıyla sayesinde dijital bir Blockchain para birimi olan HotelCoin'lerle ödeme alacak. 6- Ömür uzatan otel spa'ları: Basit cilt bakımı ya da masaj seçenekleri sunan spa'lar tarih olacak; yeni nesil spa merkezleri aklınızı başınızdan alacak. Otel spa'ları, DNA analizi yöntemiyle rahatsızlıklarınızı tespit edecek. Bir sonraki aşamada rahatsızlıklarınızı gidermek için, vücudunuza göre geliştirilmiş programlar sunacaklar ve size bugünkü imkanlarla karşılaştırılamayacak ölçüde etkili bir rahatlama sağlayacaklar. 7- Geleceğin havaalanı transferi: Tatillerin en stresli bölümlerinden biri, havaalanından otele ulaşana kadar geçen süreçtir. Gezginlerin bu stresi, yüksek teknolojiye ve hıza sahip havaalanı transfer seçeneklerinin geliştirilmesi ile son bulacak. Gelecekte transferler, sizi trafikten kurtarıp en kısa sürede otelinize ulaştıracak kendi kendine çalışabilen kapsüller ve hatta daha yüksek teknolojiye sahip, yüzlerce kilometreyi saniyeler içinde kat edebilen süpersonik hava yolculuğu araçları ile yapılacak. 8- Mobil DNA ödemesi:  DNA, nihai kişisel kimlik olacak ve kullanıcılar tatil rezervasyonları ile ödemelerini kimlik konfirmasyonu ile online olarak gerçekleştirebilecek. Ayrıca otelinize check-in yaptığınızda DNA parmak iziniz ile check-in yapacak ve işleminizi saniyeler içinde tamamlayarak sıra beklemekten kurtulacaksınız. 9- Seyahat avatarı desteği: Otel rezervasyonları, kendi dijital seyahat acenteniz gibi çalışan kişisel seyahat avatarınız tarafından yapılacak. Avatarınız, Apple'ın Siri'si veya Amazon'un Alexa'sının kişisel bir sürümü gibi rezervasyonları tasarlayacak, gerçekleştirecek ve yönetecek. Avatarlar, pazarlıktan iletişime, tatil tasarlamadan müşteri hizmetlerine tüm seyahat deneyiminizi planlayacak. 10- Eko-oteller: Günümüzde bazı otel sürdürülebilir ve çevre dostu olmaya odaklanıyor olsa da, gelecekte tüm oteller sürdürülebilir olacak. Enerji verimliliği artacak ve yenilebilir enerji platformları devreye girecek. Gelişmiş güneş enerjisi ve jeotermal enerji teknolojileri ile donatılacak eko-oteller, ürünlerinden çalışanlarına sosyal farkındalık oluşturarak topluma katkı sağlayacak. 11- Artırılmış gerçeklik otelleri:  Konuklar belirli bölgeleri gezmekle kalmayıp, otellerin kendilerine sunacağı diğer turistik bölgeleri sanal imkanlarla gezebilecek. Artırılmış gerçeklik sayesinde inovatif senaryolar geliştirilecek ve örneğin Avrupa'daki bir otelde kalsanız da otelinize gittiğinizde Afrika'da sanal bir geziye çıkabileceksiniz. 12- Farklı bir lezzet deneyimi:  Otel restoranları, DNA analizleri doğrultusunda damak tadınıza en uygun, en çok beğeneceğiniz yemekler servis edecek. Siz otelinize bile varmadan, DNA özelliklerinize göre sağlığınıza için optimize edilmiş, size özel diyet ve beslenme menünüz hazır olacak. Özel şefler tarafından yaratılan yemeğiniz, muhteşem tadına rağmen size kilo aldırmayacak. 13- Sürükleyici temalı oteller: Geleceğin otelleri sürükleyici temalar ve bugün sadece hayal edebileceğimiz deneyimler sunacak. Gezginler, gerçek zamanlı interaktif etkinliklere katılabilecek. Örneğin Roma ya da Rönesans döneminde vakit geçirebileceğiniz sanal gerçeklik deneyimlerine katılabileceksiniz. Peki, akıllı otel odasının içi nasıl olacak? 2060 yılı itibarı ile otel odalarında standart hale gelecek hizmetlerden bazıları şöyle: Odaya girişte yüz tanıma sistemi Sizi takip eden çoklu sensörler Konuşan ve size yanıt veren televizyonlar Tümüyle dokunmatik, reaktif ve interaktif yüzeyler Akıllı tuvaletler ve gerçek zamanlı haber akışı sunan aynalar Stres seviyesini algılayarak rahatlatıcı aromalarla odadaki havayı gevşeten, uykuyu rahatlatan interaktif duvarlar Kir tutmayan özel nano kaplamalı havlular Otomatik olarak ayarlanan, kablosuz sıcaklık kontrolleri Nöro-geribildirime dayalı kişiselleştirilmiş yatak ve yastıklar Hologram konser veya spor müsabakası izlemek gibi oda içi kişiselleştirilmiş deneyimler... Kaynak:www.turizmdebusabah.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

İndirimli alışveriş neden mutlu eder?

Bazıları için "% 50 indirim" afişleri hiçbir şey ifade etmezken, bazılarında da diğer bağımlılık türlerindeki gibi bir dürtüyü tetikler. Terapistler, indirimde ucuza eşya alma duygusunun alkol, uyuşturucu ve gıda bağımlılığı ile benzerlik taşıdığını söylüyor. Takıntılı bir satın alma dürtüsü teşhisi konmamış olanlar bile benzer bir coşku hissedebilir. BİLİNÇALTINDA ALINAN KARAR Gerçekte çoğumuz bir şeyi satın almaya kısa bir an içinde karar verir, konu hakkında uzun uzun düşünmeyiz. İndirim etiketlerinin cazibesine kapılmış bir halde, sonucu tartıp düşünecek normal süreci işletmeyiz. İnsan beyninin yapısından dolayı, bu şekildeki ani duygusal kararlar bilinçaltında alınır çoğunlukla. ALIŞVERİŞ Satın almaya karar verdiğimiz an pozitif bir duygu yüklemesi ile kendimizi iyi hissederiz. Fakat ardından, tıpkı uyuşturucu ve alkol bağımlılığında olduğu gibi, yoğun bir suçluluk hissi baş gösterir. Bu durum mantıklı düşünmeye de engel olur. Yeniden kendimizi iyi hissetmek için daha fazla satın almaya ihtiyaç duyarız. Bu dürtüyü tetikleyen şeyleri ve ortaya çıktığında insanın beyninde ne olup bittiğini anlarsak kontrol dışı görünen bu durumla baş etme yollarını da bulabiliriz. 'HAZİNE AVI' Sevdiğiniz bir mağazaya ya da alışveriş sitesine girmek bu duyguyu tetikler. Bu eylemin kendisi vücudumuza daha fazla dopamin üretme emri verir. Dopamin beyindeki bir nörotransmiterdir ve alışveriş yoluyla beynin ödül ve zevk merkezini harekete geçirerek mutluluk hissi verir. Bazı uzmanlar alışverişi "hazine avına" benzetiyor. Alacağınız şeyi arayıp bulmak kendibaşına oldukça motive edici bir eylem haline geliyor. Bir sonraki adım ise mantıklı karar verme sürecinin dışına düşüyor. Çoğumuz satın alma kararını bir saniyeden daha kısa zamanda alırız. Bu sırada beyin dalgalarında bir yükselme görülür; bunun nedeni aldığımız ürüne karşı oluşan "duygusal angajman"dır. Çoğu zaman bu dürtüler belli bir markayla ilgili önceki deneyimlerimiz ya da almak istediğimiz bir eşyanın indirime girmiş olması ile tetiklenir. Çoğumuz satın aldığımız şeylere bağımlı değilizdir. Bu daha çok alışveriş sürecinin alışkanlık haline gelmesi ve tıpkı uyuşturucu ve alkol bağımlılığı gibi zor kırılmasıdır. Satın alma anından önceki günlerde bu düşüncenin getirdiği alışveriş heyecanı ile başlar ve o anı dört gözle bekler hale geliriz. KORKU VE REKABET ABD ve dünyanın birçok ülkesinde geçen hafta indirimli alışveriş olanağı olarak sunulanKara Cuma günü günlerden uzak durmak zor gelebilir. İndirimli satışlar sırasında vücudun otonom sinir sistemi bazı organların kontrolünü ele geçirerek ölüm kalım anlarındakine benzer aşırı tepki gösterir hale getirir. Ucuzluktan yararlanamama korkusu bizi "rekabet moduna" sokar ve başkalarından önce bir şeyi bulup alma güdüsünü kontrol edilmez hale getirir. Bunun nedeni düşünmeden hareket etmektir. Bazılarında bu durum heyecan ve rekabet hissini tetiklerken bazılarında da nabız atışı yavaşlar, alışveriş günlük endişe ve sorunlardan uzaklaşmayı ve rahatlamayı sağlayan bir etkinlik haline gelir. Alışverişe arkadaşlarınızla giderek davranışlarınızı daha iyi kontrol edebileceğinizi düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Tersine bunun alışverişi körükleyici etkisi olur genellikle. SON PİŞMANLIK Arkadaşla gitmek, alış veriş yapan diğer insanlarla karşılaşmak ve internette başka insanların fikirlerini okumak kişide bağlantı duygusunu artırarak tereddüt halinde bile satın almayı kolaylaştırır. Bunun farkında bile olmazsınız çoğu zaman. Bu durum hızlanan kalp atışı ve gerilen kaslardan ziyade beyin dalgaları ve büyümüş göz bebekleriyle kendisini gösterir. Bu güdüden kurtulmak için indirimlerden uzak durmak, internette alışveriş yaparken hemen ucuzluk bölümüne girmemek, mağazada ise her eşyanın etiketine bakmayıp sadece ilgilendiğiniz şeyin fiyatına bakmak etkili olabilir. Uzmanlar bu konuda sakin olmayı ve mantıklı düşünmeyi öneriyor. Ayrıca satın aldıktan sonra hissedilen pişmanlık duygusunu düşünmek de işe yarar. Kaynak:www.hurriyet.com.tr  
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD Rusya Başkonsolosluğu’nun ‘Yılbaşı Resepsiyonu’na Katıldı

Rusya Federasyonu İstanbul Başkonsolosluğu 19 Aralık Pazartesi günü yılbaşı resepsiyonu gerçekleştirdi. Toplantıda Türkiye ve Rusya ilişkilerinin önemi vurgulandı. İki ülke arasındaki vize muafiyeti, serbest ticaret antlaşması ve Suriye’de yaşanan olayların Türkiye ve Rusya öncülüğü ile çözüme kavuşması resepsiyonda konuşulan önemli konular arasında yer aldı. Rusya Federasyonu İstanbul  Başkonsolosu  Sn. Andrey Podelyshev’in davetlisi konuklar yeni yıl temennilerinde bulundu. Programa LASİAD’ı temsilen Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Üyeleri Barış Köseliören ve Arif Özkan katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Türkiye ile Rusya anlaştı karşılıklı yeni tarifeli uçuş noktaları eklendi

Türkiye ile Rusya sivil havacılık kurumları arasında gerçekleşen görüşmeler sonrası Rusya Gazipaşa (Alanya), Türkiye ise Grozny ve Zhukovski (Moskova Bölgesi) için izinleri aldı bu güzergahlara da her iki ülkeden artık tarifeli uçuşlar gerçekleştirilecek. Türkiye ile Rusya sivil havacılık kurumları arasında 20-21 Aralık tarihinde Moskova’da gerçekleşen görüşme sonrası imzalanan memeranduma göre Türkiye ile Rusya arasında gerçekleşen uçuş noktalarına yeni eklenen noktalar şöyle: “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Rota Çizelgesi ile Rusya Federasyonu Hükümeti Arasında Hava Ulaştırma Anlaşması Rusya Federasyonu tayin edilen havayolu Anlaşma uyarınca belirlenen hatlarda her iki yönde de uluslararası tarifeli hava hizmetlerini işletmek hakkına sahip olacaktır: Rus hava yolları için izin verilen noktalar: Ankara, Antalya, Bodrum, Dalaman, İstanbul, İzmir, Trabzon, Samsun, Gazipaşa ve diğer Rus tarafınca serbestçe seçilmiş 8 nokta. Türkiye havacılık firmaları için izin verilen noktalar: Moskova, Saint- Petersburg, Astrahan, Ekaterinburg, Kazan, Krasnodar, Mahaçkale, Nalçik, Nizhnekamsk, Novosibirsk, Omsk, Soçi, Rostov, Stavropol, Ufa, Grozni, Zhukovski.” Kaynak:www.gazetem.ru
Devamını Oku
Standard Post with Image

Abhazya Hükümetinden LASİAD’a Yatırım Daveti

Abhazya Cumhuriyeti Başbakan Yardımcısı ve yatırımlardan sorumlu Devlet Bakanı Beslan T.Butba, 14 Mayıs 2015 tarihinde LASİAD’ı ziyaret etti. Abhazya ile Laleli arasındaki dostluk ilişkilerinin gelişmesine yönelik yapılan ziyaret saat 12:00’de Laleli Sanayici ve İş Adamları Derneği’ne gerçekleşti. Abhazya Cumhuriyeti Başbakan Yardımcısıve yatırımlardan sorumlu Devlet Bakanı Beslan T.Butba, Ahbazya Özerk Cumhuriyeti İstanbul Temsilcisi İnarGitsba ve Akva Şirketler Genel Müdürü Ahmet Ceylan’ı; LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca ile Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları; İsmail Dark, Ercan Hardal, Mehmet Ocaklı, Ahmet Turan, Erdem Soylu Karabağlı ve Sekreterya karşıladı. “Sizleri burada ağırlamaktan çok büyük mutluluk duyuyoruz. Türkiye her zaman yeni ilişkilere açık bir ülke olmuştur. Dolayısıyla sizlerle dostluk kurmak ve birlikte yeni iş kolları geliştirmekten büyük mutluluk duyuyoruz” şeklinde konuşan Eyyüpkoca, Türkiye’nin komşusu olan Abhazya’ya karşı her zaman misafirperver olduklarını dile getirdi. Laleli bölgesi ile birçok alanda ortak ticaret yapmak istediklerini dile getiren ve bu amaçla Laleli’yi ziyaret eden Butba; küçük bir ülke olan ve henüz gelişim aşamasında olan Abhazya’nın Türkiye ile yapacağı ticari anlaşmaları sonuna kadar desteklediğini dile getirdi. “Sizin Yaptıklarınız Doğrultusunda Yeni Projeler Geliştiriyoruz” “Öncelikle bizleri kabul ettiğiniz için hepinize çok teşekkür ederim. Laleli hakkında birçok düşüncem vardı ancak burada sizleri tanıdıktan sonra bu bölge hakkında daha büyük düşünmeye başladım. Abhazya birçok açıdan çok zengin bir ülkedir. Ancak bölgemizde ve çevremizde gerçekleşen savaşlardan sonra uygulanan yoğun ambargolardan dolayı ticari anlamda gelişim gösterememiş bir ülkedir, Abhazya. Benim görevim ise, Abhazya’ya yatırım yapabilecek olan ülke ve şirketlerle dostluk bağlarımızı geliştirmek. Böylece Abhazya’nın kendi ekonomisini oluşturmasını ve geliştirmesini sağlamış olacağız. Ben özellikle son zamanlarda Asya’ya yoğun ziyaretler gerçekleştiriyorum. Çünkü Avrupa ile henüz ticari ilişkiler kurabilecek yapıda olmadığımızı biliyorum. Abhazya; üniversite mezunu çalışanları ile, toplam işçi kapasitesi ile, ucuz elektrik gücü ile, otelleri, konaklamaları, turizmi ile her açıdan zengin ve yatırım yapıldığı zaman bu zenginliği dört bir yana dağıtabilecek kapasiteyi bünyesinde barındıran bir ülke. Bizlerin istediği; yapılacak yatırımlar ile birlikte herkesin eşit oranda kazanmasıdır. Yalnızca tekstil değil, birçok farklı sektör ile yeni ticari ilişkiler kurmak üzere Türkiye’ye gerçekleştirdiğimiz bu ziyarette gördük ki; Laleli bölgesi pek çok farklı sektörü kendi bünyesinde barındırmasıyla bizlerin ortaklık kurmak isteyeceği önemli ve büyük bir bölge. Bizler Abhazya’da sizin işlerinizi analiz ederek, yeni projeler üretmek üzere çalışmalar sürdürüyoruz. Umarım LASİAD gibi değerli ve başarılı bir kurum aracılığı ile Laleli bölgesi Abhazya’ya açılır ve böylece iki ülke arasındaki dostluk bağları en temelden, sağlam bir şekilde kurulmuş olur.” Şeklinde konuşan Abhazya Cumhuriyeti Başbakan Yardımcısı Beslan T.Butba, LASİAD ve Laleli ile yapılmasını desteklediği ticari ortaklıklar hakkında bilgi verdi. LASİAD’ı, Abhazya’ya davet eden Butba; yatırımcıların yeni yatırımlar yapacakları yerleri birebir görmeleri için ellerinden gelen tüm misafirperverliği sağlayacaklarını belirtti. Toplantının ardından LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Abhazya Cumhuriyeti Başbakan Yardımcısı’na LASİAD’ın simgesi olan lale figürlü plaket takdim etti.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD, Gana İle Afrika’ya Açılıyor

Gana Ticari Ateşesi ile görüşen LASİAD’ın yeni hedef pazarı; Afrika. Tekstil dünyasında Afrika’nın hedef pazar haline gelmesinde ve yeni ticari ilişkiler kurulmasında önemli rol oynayan LASİAD, Gana Ticari Ateşesi’ni ağırlayarak ilk adımları attı. LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca ve Yönetim Kurulu Üyesi Tarık Nayman 19 Mart 2015 tarihinde Gana Ticari Ateşesi John-Hawkins Asıedu ile bir araya geldi. LASİAD’ta gerçekleşen toplantıda, Gana ile yapılması öngörülen yeni ticari anlaşmalar üzerinde duruldu. Dünya ticari pazarlar arasında oldukça zengin bir altyapıya sahip olan Afrika ile karşılıklı ticari ilişkiler kurmak için adımlar atan Başkan Eyyüpkoca, bu yolda altyapıyı sağlayabilmek için çalışmalara başlayacaklarını belirtti. Eyyüpkoca; 13 ülke ile Serbest Ticari Anlaşması olan Gana önderliğinde, bu ülkelerin temsilcilerini Laleli’ye davet etti. Bu ülkeleri; birlikte gerçekleştirilecek çalışmalar ışığında Laleli’de ağırlamaktan büyük onur duyacaklarını ifade eden Eyyüpkoca, Gana’nın her açıdan çok zengin bir ülke olduğunu söyledi. Gana’da her yıl Mayıs ayında düzenlenen Genel Ticaret Fuarı’na katılan tekstilcilerin sayısının çok az olduğunu belirten Asıedu ise LASİAD’ı fuarlarına davet ederek mevcut potansiyelin artması için ortak çalışmalar düzenleyebileceklerini ifade etti. Asıedu; her yıl Mayıs ayında Afrika ülkelerinin katılımıyla Ankara’da gerçekleştirilen tanıtım fuarına, bu yıl LASİAD’ın da katılmasının yapılacak yatırımlar için son derece olumlu bir adım olacağını vurguladı.  Başkan Eyyüpkoca; bu yıl 25 Mayıs 2015 tarihinde düzenlenecek fuarda Laleli’nin tanıtımını en iyi şekilde yapacaklarını dile getirdi.
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD Sihirli Mikrofon Radyo Ödülleri Gecesinde…

LASİAD, Fatih Belediyesi tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen “Sihirli Mikrofon Radyo Ödülleri” törenine Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir’in Davetlisi olarak katıldı. 2 milyon 300 bin kişinin oylamasıyla finale kalan yılın en iyi radyo, radyocu ve radyo programlarının ödüllendirildiği gece 10 ocak 2015 günü, Zorlu Center PSM’de düzenlendi. Ödül töreninde 17 farklı kategori ile "özel" ve "vefa" ödülleri başarılı radyoculara takdim edildi. Ödül törenine Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, TRT Genel Müdürü Şenol Göka, LASİAD Yönetim Kurulu’ndan; Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammed Sancaktar, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Turan ile Yönetim Kurulu Üyeleri; İhsan Bıyıkbeyi, İrfan Akbaş, Mehmet Özbayrak, Münir Dinler ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak, Dış İlişkiler Yöneticisi Halil Kılınç, Halkla İlişkiler Yöneticisi Muharrem Ay, Başkan Özel Kalemi Nada İsmail, birçok ünlü ve radyocu katıldı. “Radyoculara Olan Vefa Borcumuzu Ödemek İstiyoruz” Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir gecede yaptığı konuşmada radyonun tarihine değinerek, radyoculuğun öneminden bahsetti. Demir; günümüzde kitle iletişim araçlarının hiçbirinin radyo ve radyoculuğun insanlara verdiği özgürlüğü veremeyeceğini belirterek, sözlerine devam etti: “Türkiye’de ilk radyo yayıncılığının 6 Mayıs 1927’de şu an Fatih sınırları içinde yer alan Sirkeci Büyük Postane’nin bodrum katında başlamış olması nedeniyle radyonun ve radyocuların desteklenmesini kendimize tarihi bir vazife olarak addediyoruz. Fatih Belediyesi olarak, 'Sihirli Mikrofon Radyo Ödülleri' ile hayatlarımıza sesleriyle dokunup yalnızlığımıza arkadaş olan, programlarıyla trafiği çekilir kılan, kimi zaman yüzümüzdeki gülümsemenin sebebi olan ve gündeme dair haberleri en hızlı şekilde sunan o gizemli sesleri görünür kılmayı umuyoruz. Bu vesileyle gelmiş, geçmiş tüm radyocuları saygı ve sevgiyle anarak, vefa borcumuzu bir nebze olsun ödemek istiyoruz.” Ödül töreni sunuculuğunu Ceyhun Yılmaz’ın üstelendiği gecede; Mustafa Ceceli, Bengü, Gökhan Türkmen, Emre Aydın ve Funda Arar sahne alarak birer şarkı söyledi. Birçok başarılı radyo programı ve radyocunun yarıştığı geceye, eski radyoculardan Sezen Cumhur Önal, İzzet Öz ve Orhan Ayhan ile Nuri Sesigüzel katıldı. Bunun yanı sıra; Işın Karaca, Burcu Güneş, Can Bonomo, Gökhan Tepe, Gripin grubu, Betül Demir, Mustafa Topaloğlu, Ahmet Selçuk İlkan, Sibel Tüzün, Ayşe Tolga, Ertem Şener, Ersin Düzen ödül alan radyoculara ödüllerini takdim eden isimler oldu. Müzeyyen Senar Unutulmadı Gecenin sonunda Mustafa Ceceli ve orkestrası eşliğinde sahneye çıkan Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, ödül alan radyocular ve geceye katılan ünlü isimler hep birlikte “Dalgalandım da Duruldum” şarkısını seslendirerek, dün toprağa verilen Müzeyyen Senar’ı andı. Gecede Ödül Kazanan radyo, radyocu ve radyo programları ise şu şekilde: Yılın En İyi Pop Radyosu: Power Türk  Yılın En İyi Talk (Konuşan) Radyosu: Kral FM  Yılın En İyi Yabancı Müzik Radyosu: Power FM  Yılın En İyi Slow Müzik Radyosu: Slow Türk  Yılın En İyi Haber Radyosu: NTV Radyo  Yılın En İyi Spor Radyosu: Radyo Spor  Yılın En İyi Tematik Radyosu: Radyo Trafik  Yılın En İyi Halk Müziği Radyosu: Medya FM  Yılın En İyi Arabesk Radyosu: Star Artı  Yılın En İyi Yerel Radyosu: Baba Radyo  Yılın En İyi Üniversite Radyosu: Radyo Dumlupınar (Kütahya Dumlupınar Üniversitesi)  Yılın En İyi Radyo Konuk Programı: Duygu Özkan - Süper FM Yılın En İyi Şiir Edebiyat Programı: Bora Öge – Radyo 7  Yılın En İyi Radyo Show Programcısı: Cem Arslan – Best FM  Yılın En İyi Radyo Programcısı: Duygu Özkan - Süper FM Yılın En İyi Yerel Radyo Programcısı: Tuğba Saraçlar – Radyo Alaturka Yılın En iyi Radyo Portalı: karnaval.com  Onur Ödülleri: Gezegen Mehmet (Mehmet Akbay), Hopdedik Ayhan (Ayhan Güngör), Cem Ceminay (Remzi Cem Gökmen), İtalyan radyocu Bay J (Jerfi Benveniste), Kadir Çöpdemir Vefa Ödülleri: Orhan Ayhan, Sezen Cumhur Önal, İzzet Öz  
Devamını Oku
Standard Post with Image

DOSSO DOSSİ FASHİON SHOW’DA MİRANDA KERR VE TARKAN RÜZGARI ESTİ

Ünlü top model Miranda Kerr’in podyuma çıktığı 17. Dosso Dossi Fashion Show, yine unutulmaz bir etkinliğe imza attı. Tarkan konserine de ev sahipliği yapan etkinlik kapsamında yaklaşık 5 bin tekstil alıcısı Antalya’ya gelerek hem alışveriş yaptı, hem de unutulmaz bir tatil fırsatı yakaladı. Türkiye’nin en büyük moda organizasyonu olan Dosso Dossi Fashion Show, dünyaca ünlü isimleri ağırlamaya devam ediyor. Expo Center’da 8-13 Ocak 2014 tarihleri arasında gerçekleştirilen Dosso Dossi Fashion Show kapsamında Antalya hareketli günler yaşadı. Her fuarda olduğu gibi LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılarından; Fuar Komite Başkanı Ercan Hardal, Dergi Komite Başkanı Erdem Soylu Karabağlı, Dış Ticaret ve Lojistik Komite Başkanı Ahmet Turan, LASİAD Yönetim Kurulu Üyesi ve organizasyonun ev sahiplerinden Murat Eraslan, LASİAD Başkan Özel Kalemi Nada İsmail ve LASİAD Proje Sorumlusu Ersin Akçay katılım gösterdi. Dünyaca ünlü bir top model Miranda Kerr’i ağırlayan Dosso Dossi Fashion Show, 9 Ocak günü muhteşem bir defileye ev sahipliği yaptı. Kerr’in 3 kıyafet giyerek çıktığı defilede ünlü tekstil firmalarının yeni sezon kreasyonları sergilendi. Yaklaşık 150 tekstil firmasının ve 5 bin tekstil alıcının bir araya geldiği organizasyon süresince 500 mankenin görev aldığı 50’ye yakın defile düzenlendi. Düzenlediği etkinlikle dünyanın sayılı moda organizasyonları arasında yer alan Dosso Dossi Fashion Show, Miranda Kerr'in podyumda olduğu sırada yine farklı bir gösteriye imza attı. Pop müziğin genç yıldızlarından Emir, defileye renk kattı. Üçüncü kıyafet öncesi podyumda çıkan Emir, defileyi izleyen yaklaşık beş bin kişiye “makine” isimli şarkısı eşliğinde bir şov sundu. UNUTULMAYACAK BİR GÖRSEL ŞOV Dosso Dossi Fashion Show için çok özel bir sahne dekoru da hazırlandı. Sahne konseptiyle de defilenin çok konuşulduğunu belirten Dosso Dossi Fashion Show CEO’su Hikmet Eraslan, unutulmayacak görsel bir şov garantisiyle yola çıktıklarını belirterek, “Dosso Dossi Fashion Show, gerek podyuma çıkarttığı top modeller, gerekse sunduğu sahne şovlarıyla akıllarda kalıyor ve birçok çevre tarafından yakından takip ediliyor” dedi. Antalya Expo Center’da düzenlenen şov kapsamında Miranda Kerr için çok özel bir podyum hazırlandı. Dosso Dossi Fashion Show’un bu organizasyondaki konseptini tamamlar nitelikle olan podyum ve çevresi yaklaşık 70 bin adet çiçekle süslendi. Klasik podyum yerine içinde fıskiyelerin de bulunduğu sahnede Awoss, Delfin ve Dawn Line markalarının üç ayrı kıyafetini sergileyen ünlü top modele, Türk ve yabancı onlarca manken eşlik etti. Defilenin ardından LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca ve dünyaca ünlü top model Miranda Kerr bir araya geldi. Ünlü modelin doğallığı ve samimiyeti herkes tarafından beğeniyle karşılandı. TARKAN KONSERİ Dosso Dossi Fashion Show’un 17. organizasyonuna özel sürprizlerinden biri de mega star Tarkan oldu. Expo Center’daki defilenin ardından akşam gerçekleştirilen konser, ağırlıklı olarak Rusya’dan gelen misafirlerin aralarında bulunduğu 5 bin kişiyi coşturdu. After parti ile devam eden gecede birçok sürpriz de konukları coşturdu. O ARTIK “MODA AJANI” Dosso Dossi Fashion Show’un sürprizlerinden biri de “Kızıl Ajan” lakaplı Anna Chapman oldu. ABD’de ajanlık yaptığı gerekçesiyle tutuklanıp Rusya’ya iade edilmesiyle gündeme gelen Anna Chapman, geçtiğimiz yıl Hikmet Eraslan’ın konuğu olarak geldiği ve ilk kez podyuma çıktığı Dosso Dossi Fashion Show’da tekstil sektörüyle yakınlaştı. Anna Chapman, şimdilerde kendisine meslek olarak  modacılığı seçti. DOSSO DOSSI FASHION SHOW İşadamı Hikmet Eraslan tarafından geliştirilen ve “özgün bir iş fikri” olarak Yargıtay tarafından da onaylanan Dosso Dossi Fashion Show, “İş Tatili” konsepti altında yılda 2 kez,  Ocak ve Haziran aylarında düzenleniyor. Dosso Dossi Fashion Show, 2005 yılında 11 firma ve 45 alıcının katılımı ile başladı. Bu yıl 17. organizasyonunda 150 firma ve 5 bin  alıcı rakamına ulaşan etkinlik, Laleli ağırlıklı olmak üzere tekstil üreticileriyle, tekstil alıcılarını Expo Center’de düzenlenen fuar alanında bir araya getiriyor. Etkinlik sırasında Rusya ağırlıklı olmak üzere 30 ayrı ülkeden ve 200 farklı şehirden tekstil alıcıları geliyor. 13 Ocak’ta sona eren şov kapsamında yaklaşık 500 mankenin görev aldığı 50 ayrı defile düzenlendi. Tekstil alıcıları, beraberlerinde aileleriyle birlikte geldikleri Antalya’da hem alışveriş hem de tatil yapma imkanı buldu…
Devamını Oku
Standard Post with Image

A Bölge Trafik Denetleme Şubesi Ziyaret Edildi

LASİAD, 05 Eylül 2013 tarihinde A Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürü Levent Altun'u ziyaret etti. Ziyarete; LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Başkan Vekili Muhammed Sancaktar, Başkan Yardımcıları; Erdem Soylu Karabağlı, Mehmet Ocaklı ile Başkan Özel Kalemi Nada İsmail katıldı. Konuşmasına Laleli'nin ülke ekonomisine olan katkılarından bahsederek başlayan LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, "Laleli, Türkiye'nin dışarıya açılan tek kapısı ve yüzüdür. Dünyanın tek açık hava alışveriş merkezidir. Bizim de STK olarak öncelikli amacımız temsilcisi olduğumuz Laleli esnafının bölge trafik ve asayişine yönelik sorunlarına çözüm bulmaktır" dedi. Trafik ve asayiş sorunlarının yaşandığını dile getirerek bu konuda problemlerin yerinde tespit edilmesini talep etti. LASİAD'ın Laleli bölgesinde yaptığı çalışmaları ve aldığı mesafeyi çok takdir ettiğini söyleyen Levent Altun, problemleri yerinde tespit edip, raporlar çıkartarak, alınması gereken tedbirleri alacaklarını ve üzerlerine düşen görevi sonuna kadar yerine getireceklerini dile getirdi. En kısa zamanda da LASİAD'ı ziyaret edeceğini sözlerine ekledi. Ziyaretin sonunda Levent Altun'a LASİAD logolu tabak takdim edildi.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı ASKON İftar Yemeği’nde

Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) 11 Temmuz 2013 tarihinde Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın katılımları ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi Topkapı 1453 Sosyal Tesisleri’nde iftar verdi. İftara; Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici,Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, LASİAD Yönetim Kurulu Üyeleri; Sabri Akten, İ. Murat Ramizoğlu ve çok sayıda davetli katıldı. Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, iftar programında yaptığı konuşmada, geçmiş yıllarda yapılan düzenlemeyle okullarda serbest kıyafet uygulamasına geçildiğini anımsatarak, şunları anlattı: "Yönetmeliğe göre özel okullarda velilerin yüzde 60'ı formaya devam kararı alıyorlarsa devam edebiliyorlardı. Ancak devlet okulları  için  yönetmelikte böyle bir hüküm yoktu. Bir yıldır özellikle kız çocuğu olan anneler ısrarlarla 'biz çocuklarımızla her gün ne giyeceğiz kavgası yapmaktan bıktık. Bu çocuklar arasında marka yarışına yol açıyor. Dolayısıyla bizim de özel okullar gibi forma seçme hürriyetimiz olsun' diyorlardı. Ben de kendilerine yönetmelikte buna aykırı bir durum olmadığını, serbest kıyafet uygulamasının içinde forma seçme hürriyetinin de olduğunu, velilerin de arzu ederlerse bir araya gelerek formayı da seçebileceklerini de söylüyordum ama bunun bir yönetmelik düzeltmesiyle resmiyete intikal etmesi daha uygun olur görüşü ağır bastığı için geçtiğimiz hafta içinde Bakanlar Kurulunda imzaya açtık, yönetmelik değişiyor. Cumhurbaşkanı'na arz edilip Resmi Gazete'de yayımlanıp yürürlüğe girecek. Önümüzdeki ders yıldan itibaren veliler, okul aile birliklerinin yüzde 51'i çocukları için formayı tercih ederlerse, okullarda forma giyilebilecek. Serbest kıyafet seçimi içinde bu da var." ASKON Genel Başkanı Mustafa Koca da iftarlar vesilesiyle birçok dostla bir araya geldiklerini, muhabbetlerin arttığını ve birçok sosyal olaya farklı duyarlılıkla bakarak sahip çıktıklarını söyledi.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

Borusan Otomotiv Brunch ve Test Sürüşü

Borusan Otomotiv Avcılar şubesi LASİAD üyelerine özel 21 Ağustos 2013 tarihinde brunch ve test sürüşü organize etti. Etkinliğe; LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammed Sancaktar, LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları; Ercan hardal, Erdem Soylu Karabağlı ve LASİAD Yönetim Kurulu Üyesi Rıfat Opan katıldı. Brunch’ın ardından LASİAD Yönetimi, yeni çıkan otomobillere ilişkin bilgiler alarak incelemelerde bulundu. Organizasyonda otomobiller hakkında detaylı bilgi almak ve sürüş performansını uygulamalı olarak görmek isteyen davetliler için de test sürüşü imkanı sağlandı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

5. Sihirli Mikrofon Radyo Ödülleri

Fatih Belediyesi tarafında   radyoculuk sektörüne hizmet etmek,başarılı radyoları ve radyo programları ve programcılarını ödüllendirmek amacıyla düzenlediği “ Sihirli Mikrofon Radyo Ödülleri” nin  5 incisi  9 Şubat Perşembe akşamı Zorlu Center Performans Sanatları Merkezi’nde gerçekleştirildi. 18-20 Ocak 2017 tarihleri arasında ön elemesi yapılan yarışmanın  ödülleri, 24 Ocak- 07 Şubat 2017 tarihleri arasında dinleyenlerin verdiği oylarla sahiplerini buldu. 5.Sihirli Mikrofon Ödülleri töreninde kazananlar şu şekilde; Sihirli Mikrofon Radyo Özel Ödülü : Erhan Konuk, Romina Özipekçi, Muzaffer Gürsar Yılın En iyi Halk Müziği Radyosu : Radyo Ekin Yılın En iyi Tematik Radyosu : Radyo Trafik Yılın En iyi Yerel Radyo Programı : Baba Radyo Yılın En iyi Yerel Radyosu : Yozgat FM Yılın En iyi Slow Radyosu : JoyTurk Yılın En iyi Arabesk Radyosu : Aşk FM Yılın En iyi Radyo Haber Programı : Best FM – Ufuk Karcı Yılın En iyi Haber Radyosu : CNN Türk Radyo Yılın En iyi Üniversite Radyosu : Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Radyosu Yılın En iyi Spor Radyosu : Lig Radyo Yılın En iyi Şiir Edebiyat Programı : Gölge Programı Yılın En iyi Yabancı Müzik Radyosu : Number One FM Yılın En iyi Radyo Konuk Programı : Radyo 7 – Erkan Koç Yılın En iyi Radyo Show Programı : Gazoz Ağacı – Cem Arslan Yılın En iyi Talk (Konuşan) Radyosu : TRT FM Yılın En iyi Pop Müzik Radyosu : Kral Pop Radyo Yılın En iyi Radyo Programı : Zeki Kayhan Coşkun – Show Radyo Yılın En iyi Digital Radyo Portalı : Karnavsl.com Yılın En iyi Ulusal Radyosu : PowerTürk
Devamını Oku
Standard Post with Image

TGSD 4. Gelecek Satın Alma Stratejileri Ve Beklentileri Paneli

Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD), 5 Mayıs Cuma günü Beşiktaş Four Seasons Hotel’de ‘Gelecek Satın Alma Stratejileri ve Beklentileri’ adlı bir panel gerçekleştirdi. TGSD Üyesi Kimtex Tekstil destekleri ile yoğun katılım ile gerçekleşen panelde 2017 alım stratejileri konuşuldu. Panele LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Murat Özpehlivan, Yönetim Kurulu üyesi Tarık Nayman ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak katıldı.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

Sait İskender 4’üncü Şubesini Açtı

LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Erdem Soylu Karabağlı’ nın sahibi olduğu Sait İskender, Sirkeci’de yeni şubesini açtı. 23 Mayıs Salı günü  yapılan açılışa halk yoğun ilgi gösterdi. Açılışa LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammed Sancaktar, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Ercan Çelik, İrfan Akbaş, Ahmet Turan, Yönetim Kurulu Üyeleri Murat Eraslan, Rıfat Opan, Mehmet Muhammet Yaşar ve Gökhan Karabulut, Denetleme ve Disiplin Kurulu üyeleri Gazi Naci Polat,Bilal Varlık,Erdoğan Avit, Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak ve çok sayıda LASİAD üyesi  katıldı. Açılışta konuklara ve halka döner ikram edildi.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD, sektör temsilcileriyle iftar yemeğinde buluştu

İstanbul Hazır Giyim Ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB), birlik ve derneklerle ortaklaşa yaptığı iftarların sonuncusunu Laleli Sanayici ve İş Adamları Derneği (LASİAD)’ la birlikte 16 Haziran Cuma akşamı Sheraton Otelde gerçekleştirdi. Dernek STK başkanları, yöneticileri ve Laleli esnafının katılım gösterdiği iftar yemeğine Fatih Belediyesi Başkanı Mustafa Demir de katıldı. Açılış konuşmasını LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca yaptı. LASİAD yönetiminin ev sahipliği yaptığı geceye yaklaşık 600 kişi katıldı.  “Birliğimizi Pekiştirmek Adına Bundan Sonraki İftarlarınızı Doğu Ve Güneydoğu’da Gerçekleştireceğiz “  Eyyüpkoca; “Ramazanın belki de en güzel sahnelerinden birini yaşıyoruz. Biz LASİAD olarak son 3 senedir aldığımız karar gereği İstanbul’da iftar yapmıyoruz. Geçen sene Ağrı’da bu sene de Muş’ta LASİAD olarak 6.000 kişi ile mükemmel bir iftar gerçekleştirdik. Bu sene İHKİB’in organize ettiği iftarda bize ev sahipliği yaptıkları için çok teşekkür ediyorum. Her yıl Ramazan’da Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin bir ilinde olacağız. Bütün Sivil Toplum Örgütlerine bir çağrıda bulunmak istiyorum, lütfen herkes bir yere dağılsın, birliğimizi pekiştirmek adına bundan sonraki iftarlarınızı Doğu ve Güneydoğu’nun mutlaka bir şehrinde yapın.” Diye konuştu.  “ Bu Olumsuz Ortamı Olumlu Hale Çevirmek İçin Mücadele Ettik” İHKİB Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Tanrıverdi yağtığı; “Son günlerde zor bir dönemden geçiyoruz. Atatürk Havalimanı’nda yaşanan terör saldırısı, yılbaşında Reinakatliamı ve 15 Temmuz darbesi nedeniyle hep işlerimizin geri kalmasına özellikle bizim gibi yurt dışı ile çalışan firmaların zarar görmesine sebep oldu. Bu olumsuz ortamı olumlu hale çevirmek için mücadele ettik. İhracatımız ne kadar düştüyse de Allah’a çok şükür şu anda iyi durumdayız. Bu ülke bizim bu yüzden daha da fazla çalışıp ülkemize, ekonomimize katkı sağlamamız lazım” dedi.   “Ramazan sabahtan akşama kadar aç kalmak iftarda da karın doyurmak değildir” Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir yaptığı konuşma ; “Yine Ramazan gününün bir akşamında geleneksel iftarınızdasizlerle beraber olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Mevlam bu paylaşma hazzını herkese nasip etsin. Necip Fazıl üstad der ki; “Ekmeği paylaşmanın hazzını bir bilseniz ekmeğin kendisinden daha tatlı olduğunu anlarsınız.”Ramazan sabahtan akşama kadar aç kalmak değildir, iftarda da karın doyurmak değildir. Son 10 güne girdik. Mevla’m, başı rahmet ortası mağfiret sonu da cehennem azabından kurtuluş olan ve son 10 gününde saklı olan ve bin aydan hayırlı olan Kadir Gecesinin feyzine ermeyi nasip eylesin. Bu günleri en iyi şekilde yakalayıp, en güzel şekilde idrak edenlerden olalım inşallah. Ramazan bayramınızı şimdiden kutluyorum ” dedi.
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD’ın Ramazan Programı

Paylaşma ve dayanışmaya vesile olan, huzur ve barışa büyük katkı sağlayan on bir ayın sultanı Ramazan 26 Mayıs Cuma akşamı başladı. LASİAD bu süreçte 01 Haziran’da Whıte House;   02 Haziran’da İETT İftar Programı İBB Şehir Parkı;  05 Haziranda Bosna Sancak Kültür ve Dayanışma Derneği 06 Haziran’da Türkiye İktisadi Girişim ve İş Ahlakı Derneği (İGİAD) ve İSTANBUL NAKIŞ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ-İNSAD İftar Yemeği  07 Haziran’da Birleşmiş Milletler Derneği (BMD)   ve İstanbul Konfeksiyon ve İhracatçı Birlikleri (İHKİB), Çorap Sanayicileri Derneği (ÇSD) ve Tüm İç Sanayicileri Derneği (TİGSAD)    08 Haziran’da İHKİB ve Osmanbey Tekstilci ve İş Adamları Derneği (OTİAD)  12 Haziran’da İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB)    Ayakkabı Sektörü İftar Yemeği  Fatih Belediyesi Protokol  13 Haziran’da İHKİB, Konfeksiyon Yan Sanayicileri Derneği (KYSD) ve Merter Sanayici Ve İş Adamları Derneği (MESİAD)    LİONEL hotel iftar yemeği   15 Haziran’da İHKİB, Bayrambaşa Tekstilci Ve Sanayici İş Adamları Derneği (BATİAD) ve Türkiye Triko Sanayicileri Derneği (TRİSAD)   20 Haziran’da Beşiktaş Four Seasons Otel’de İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçı Birliği (İTHİB) ve Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri Ve İş Adamları Derneği (TETSİAD)’ın ortaklaşa düzenledikleri iftar yemeklerine katılım gösterdi.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Rusya Federasyonu Ulusal Gün Resepsiyonu

Rusya Konsolosluğu, 12 Haziran Pazartesi akşamı Beşiktaş Conrad Otel’de İstanbul’da bulunan konsoloslukların, bazı Rus vatandaşların, kaymakamların katılım gösterdiği Ulusal Gün Resepsiyonu düzenledi. Resepsiyon Rusya Federayonu Başkonsolosu, Andrey Podelyshev’in ulusal gün konuşmasıyla başladı. Resepsiyon LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammed Sancaktar, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Erdem Soylu Karabağlı katılım gösterdi.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

İstanbul'da sansar alarmı

İstanbul sokaklarının kirpilerden sonra yeni misafiri sansarlar. Forum sitelerinde İstanbul’da sansar görenlerin paylaşımları yer alıyor. Yaban Hayvan Veterineri Ahmet Emre Kütükçü, bazı ilçelerde sansar yavruları bulduklarını açıklamıştı. Geceleri dolaşıp kedilerin mamalarını yiyorlar. İstanbul'da kirpilerden sonra  sansar alarmı. Gazete Habertürk'ten Uzay Kesmen'in haberine göre; İstanbul’da kirpilerin yanı sıra sansarlar da sıklıkla görülüyor. Sansarlar, özellikle geceleri binaların çatılarında ve bahçelerde dolaşıyor. Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF) üyesi ve Yaban Hayvan Veterineri Ahmet Emre Kütükçü, İstanbul’da görülen türün daha çok ‘kaya sansarı’ olduğunu açıkladı. AHŞAP EVLERDE YAŞIYORLAR Sansarların özellikle ahşap ya da müstakil evlerin çatı aralarında barındıklarını belirten Kütükçü, “Geceleri beslenmeye çıkıyorlar. İstanbul’da sıçan ve güvercinler gibi avlayabilecekleri çok hayvan var. Tatlıya da düşkünler. Bazen açık pencere bulurlarsa evlere girebilirler. Yumurtayı da severler. Burunlarıyla kırıp içerisinden emerler. İstanbul’da sansarlar için hem barınma hem de beslenme imkânı geniş. Daha önce Fatih ve Beyoğlu’ndan çok ihbar geldi. Bu bölgelerde bir sürü yavru sansar bulduk. Sansarlar, şehirde yaşamaya ayak uydurmuş bir hayvan. Ancak yeni yapıların yüksek ve betonarme olması bu hayvanların farklı alanlara yönelmesine neden oluyor” diye konuştu. Kütükçü, son olarak 18 Temmuz’da Sarıyer’de ormanlık alandan kente inen domuzlarla ilgili ise “Eğer ormanlık alan yetmiyorsa bu sefer domuzlar daha geniş alanları taramaya başlıyorlar. Bazen yiyecek aramak için şehir içine giriyorlar. Bu domuzların artık şehirde yiyecek aramaya başladığını ve ormanın yetmediğini bize söylüyor” dedi. GÖRENLER SOSYAL MEDYADA PAYLAŞIYOR Cerrahpaşa Mahallesi’nde, evimin arkasındaki okul bahçesinde sansarlar var. Kedilere verdiğim mamaları yiyorlar. Şehremini’de oturuyorum. 17 yıldır ve hâlâ arka bahçedeki tek katlı eski yapıda sansarlar yaşıyor. Gece karanlığında bağrıştıklarını sık sık duyarım. Fındıkzade Haseki Sultan Mahallesi’nde arabaların altından aniden karşınıza çıkabilir. Üsküdar Devlet Acil’de çalışıyorum. Geçen gece 2.5 civarlarında arabayla sigara almaya çıktığımda sansar gördüm. Altunizade Koşuyolu civarlarında da aralıklarla görüyoruz. Kirpiler de var. Validebağ’da da sincaplarımız var. Kaynak: www.milliyet.com.tr
Devamını Oku
Standard Post with Image

Başbakan Yıldırım'dan yüzde 7'yi aşan büyüme tahmini

Başbakan Binali Yıldırım Türk ekonomisinin önünün açık olduğunu, yılın ikinci çeyreğinde yüzde 7 veya daha üzeri büyüme beklediklerini söyledi. Orta Vadeli Program'a göre GSYH'de 2017 yılında yüzde 4.4, 2018'de ise yüzde 5 büyüme öngörülüyor. Türkiye ekonomisi 2017 yılının ilk çeyreğinde yüzde 5'lik büyüme gerçekleştirmişti. Yıldırım Singapur'da, Türk-Singapur İş Forumu Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, "Türk ekonomisinin önü açıktır ilk çeyrekte gerçekleşen yüzde beşlik büyüme sonrasında, yılın ikinci çeyreğinde yüzde yedi veya üzerinde büyüme bekliyoruz. Bundan sonraki on yıllarda en istikrarlı ülke Türkiye olacak" dedi. Suriye ve Irak'ın imar edilmesi için önlerinde büyük imkanlar olduğunu ve bu faaliyetleri Türkiye ile Singapur'un ortak gerçekleştirebileceğini de dile getiren Yıldırım şunları söyledi: "Singapur güçlü finans kaynaklarına sahip. Tecrübe de var. Türk müteahhitleri dünyada yüklendikleri işler bakımından Çin'den sonra geliyor. Tecrübe, finansal imkanlarla bir araya gelince pekala çok güzel işler başarılabilir." Kaynak:www.sabah.com.tr
Devamını Oku
Standard Post with Image

"Metro kazısındaki bulgular, kent tarihi açısından dikkat çekici"

İstanbul'da yapımı süren Kabataş-Beşiktaş-Mecidiyeköy-Mahmutbey metro hattının Beşiktaş istasyonda süren arkeolojik kazı çalışmalarında, tarih gün yüzüne çıkmaya devam ediyor. Son olarak Erken Demir Çağı'na ait olduğu değerlendirilen iki mezarın bulunduğu kazı alanında çalışmalar, 5 müzeci ve 45 işçiyle sürdürülüyor. İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürü Kızıltan: "İstanbul, geçmişi 8 bin yıla dayanan bir kent. Özellikle Tarihi Yarımada içerisinde yapılan kazılar, bunu kanıtladı ama Tarihi Yarımada dışında özellikle Beşiktaş bölgesinde tarih öncesi bir döneme ait bir yerleşim olduğu bugüne kadar tespit edilmemişti. Bu bulgular, kent tarihi açısından önemli ve dikkat çekici belgelerdir" "Kazılarda kentin geçmişine yönelik çeşitli kültür katmanları açığa çıkıyor. Derinlere indikçe farklı kültür kalıntılarına rastlıyoruz" İstanbul'da yapımı süren  Kabataş-Beşiktaş-Mecidiyeköy-Mahmutbey metro hattının Beşiktaş istasyonda süren  arkeolojik kazı çalışmalarında, Beşiktaş bölgesinde tarih öncesi döneme ait bir  yerleşim olduğuna dair bulgulara ulaşılmaya devam ediliyor.     Arkeolojik kazı çalışmalarında, tarih gün yüzüne çıkmaya devam ediyor.  Son olarak Erken Demir Çağ'a ait olduğu değerlendirilen iki mezarın bulunduğu  kazı alanında çalışmalar, 5 müzeci ve 45 işçiyle sürdürülüyor.     Kazı başkanı olan İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürü Zeynep Kızıltan,  AA muhabirine yaptığı açıklamada, ilgili Koruma Kurulunun aldığı kararlar  doğrultusunda İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin metro inşaatının devam ettiği  Beşiktaş istasyonunda çalışmalar yaptıklarını söyledi.     Kızıltan, kazılarda kentin geçmişine yönelik çeşitli kültür  katmanlarının açığa çıktığını aktararak, şöyle devam etti:     "Bunlar, günümüzden itibaren süreklilik gösteriyor. Büyük bir bölümü  19. yüzyıl sonu, 20. yüzyıl başlarına ait. Bu alandaki kalıntılar, belgelendikten  sonra alttaki kültür katlarına inmek için, ilgili Koruma Kurulunun kararı  doğrultusunda kaldırıldı. Şu anda Beşiktaş istasyon alanının bin 800 metrekarelik  bölümünün yaklaşık 850 metrekaresinde kazı çalışmalarına devam ediyoruz. 5'e  5'lik 54 açma içinde arkeolojik kazılarımızı sürdürüyoruz. Deniz düzleminin  yaklaşık 7 metre üstünde başladık. Şimdi yaklaşık 5 metrelerdeyiz. Önce kentin  altyapı sistemlerine ait kalıntılar ortaya çıktı. Bunları belgeledik ve  kaldırdık."     Derinlere indikçe farklı kültür kalıntılarına rastladıklarını  vurgulayan Kızıltan, "Yuvarlak taş oluşumlar açığa çıkmaya başladı. Yaklaşık 2,5  aydır bunlarla ilgili çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Alanda normal basit  mezarlarla kremasyon mezarlar açığa çıktı. Bütün bu alanda çıkan malzemenin,  mezarların değerlendirilmesi sonucu burada Erken Demir Çağı'na ait kurgan tipi  bir mezarlık alanında çalıştığımızı tespit ettik. Bu çalışmalarımız hassasiyetle  devam ediyor." ifadelerini kullandı.     - "İki tür mezar bulundu"     Kazı çalışmalarında iki tür mezar bulunduğunu dile getiren Kızıltan,  şu bilgileri verdi:     "Biri normal basit toprak mezar; çukur açılarak iskeletler, yarı  hocker pozisyonunda gömülmüş. Yanlarına ise o dönemde kullandıkları taş baltası,  ok ucu ve diğer aletler mezar hediyesi olarak konulmuş. Buna ilişkin bulgular  var. Topluca üç iskeletten oluşan bir toplu mezarımız var. İkinci mezar tipi ise  kremasyon dediğimiz, ceset yakıldıktan sonra kalan kemiklerin ve küllerin  toplanıp bazen bir kap, pişmiş toprak bir küp içine konularak gömüldüğü mezar  şeklidir. Bu tipte ise bazen tamamen çömleksiz olarak gömülüp etrafına taş  dizilmiş, bazen de etrafı taşlarla kapatılarak üstü kapatılmış."     Kızıltan, Beşiktaş'taki mezar tipinin, özellikle Anadolu ve Trakya  bölgesinde tespit edilen Erken Demir Çağı'na işaret ettiğini, elde edilen  verilerin Milattan Önce 1200 ila 800 yıllarına tarihlendirildiğini ve bulguların  bir dönemin ölü gömme geleneğini gözler önüne serdiğini anlattı.     - "Bulgular şehirde tarih öncesi dönemde yerleşim alanı olduğunu  kanıtlıyor"     Bulguların, şehirde tarih öncesi dönemde yerleşim alanı olduğunu  kanıtladığını dile getiren Kızıltan, şöyle konuştu:        "Daha önce Tarihi Yarımada içinde Marmaray kazıları sırasında kentin  Neolitik dönem insanlarına ait yerleşim yerleri ve mezarlıklarını açığa  çıkarmıştık. Burası için aynı ifadeyi kullanamıyoruz ancak bu mezarlıktaki  sakinler, günümüzden yaklaşık 3000-3500 yıl geriye götürecek Erken Demir Çağı'nın  temsilcileridir. İstanbul, geçmişi 8 bin yıla dayanan bir kent. Özellikle Tarihi  Yarımada içerisinde yapılan kazılar, bunu kanıtladı ama Tarihi Yarımada dışında  özellikle Beşiktaş bölgesinde bugüne kadar tarih öncesi bir döneme ait herhangi  bir yerleşim olduğu bugüne kadar tespit edilmemişti. O nedenle bu bulgular, kent  tarihi açısından önemli ve dikkat çekici belegelerdir."     - "Buluntular bilimsel çalışmalarda kullanılacak hale getiriliyor"        Elde edilen buluntuların her birine isim ve adres verildiğini aktaran  Kızıltan, bütün buluntuların kodlara göre alandan toplandığını ve daha sonra  adresleriyle birlikte atölyelerine götürüldüğünü söyledi.     Kızıltan, buluntuların orada profillerine göre envanterleştirme  işlemine tabi tutulduğunu anlatarak, "Tümlenecek parçalar yapıştırılıyor. Daha  sonra bunlar müzeye naklediliyor ve bilimsel çalışmalar için kullanılacak hale  getiriliyor." dedi. Kaynak:www.milliyet.com.tr
Devamını Oku
Standard Post with Image

30 Ağustos Zafer Bayramı 95’inci Yıldönümü Resepsiyonu

İstanbul Valisi Vasip Şahin, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 95’inci yıldönümünde Haliç Kongre Merkezi’nde resepsiyon verdi. Resepsiyona 1. Ordu Komutanı Orgeneral Musa Avsever, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, İstanbul protokolü, şehit aileleri ve gaziler katıldı. LASİAD adına Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak katılım gösterdi. Resepsiyonda verilen kokteylin ardından konuşan Vali Şahin; “Bugün 19 Mayıs 1919’da başlayan istiklal destanının, 30 Ağustos 1922’de Başkomutanlık Meydan Muharebesi zaferiyle tamamlandığı şanlı tarihin 95. Yıldönümünü kutlamaktayız. Her bir karışı aziz şehitlerimizin kanıyla yoğrulmuş vatan toprağında, hür bir milletin evlatları olarak yaşamanın gururuyla hepinizi saygı ve sevgi ile selamlıyorum.” dedi.
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Sports & Business Summit 2017’de

Spor ve ekonomi dünyasının önemli isimleri FANATİK'in düzenlediği 2017 Spor ve Ekonomi Zirvesi'nde buluştu. Raffles Istanbul Hotel’de 3 Ekim Salı günü saat 9.45’te başlayan program açılışında “Büyük Şirketlerin Yeni Dönem Planları” adı altında bir söyleşi gerçekleştirildi. Ardından “Satranç’ta Altyapı” , “Türkiye’de Ve Avrupa’da Yükselen Değer Basketbol ve Ekonomisi” ve “Yerel Yönetim Ve Spor”  söyleşileri gerçekleştirildi. Programda “Finansal Fair Play Kıskancında Kulüp Başkanlığı” başlığı altında Kulüpler Birliği Başkanı ve Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Dursun Özbek ve Beşiktaş Jimnastik Kulübü İkinci Başkanı Ahmet Nur Çebi’nin katılım gösterdiği söyleşi ile son buldu. Programa LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca katılım gösterdi.
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD, Hazır Giyim ve Konfeksiyon Sektörünün Vizyon Belgesi Basın Toplantısı’nda

İstanbul Hazır Giyim Ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB), 24 Ekim Salı günü Beşiktaş Four Seasons Otel’de Hazır giyim Sektörü Vizyon Belgesi’ni basın mensuplarının yoğun katılımı ile gerçekleştirdi. “Türkiye’yi Stratejik 6 Hamle İle Hazır Giyim İhracatında Dünya Üçüncülüğüne Taşıyacağız” McKinsey’in analitik desteği ile hazırlanan Hazır giyim Sektörü Vizyon Belgesi’ni açıklayan İHKİB Başkanı Hikmet Tanrıverdi: Avrupalı markaların komşu ülkelerden yaptığı alımın 5 yıl sonra 30 milyar dolara ulaşacağını söyleyen Hikmet Tanrıverdi, Türkiye’nin “yakın ülke” kartını kullanarak sadece AB ülkelerine ihracatını 22-23 milyar dolara çıkarabileceğinin bildirdi. Tanrıverdi, 6 stratejik atağın hayata geçirilmesi durumunda 60 milyar dolar ihracatın yakalanabileceğini vurguladı. Toplantıya LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Ercan Hardal, Murat Özpehlivan ve Barış Köseliören katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Katalan lider Belçika polisine teslim oldu

Katalonya Özerk Yönetimi'nin eski Başkanı Carles Puigdemont ve 4 bakanı Belçika polisine teslim oldu Katalan lider Carles Puigdemont, Belçika polisine teslim oldu. Geçtiğimiz gün Belçika Federal Savcılığı, Belçika'ya kaçan eski Katalonya Özerk Yönetimi Başkanı Carles Puigdemont ve 4 eski bakan hakkında yasal sürecin nasıl işleyeceğine ilişkin bilgi vermişti. Belçika Federal Savcılığından yapılan yazılı açıklamada, "Dün İspanyol yetkililer, Carles Casamajo Puigdemont, Maria Aleu Serret, Antoni Oliveres Comin, Lluis Gordi Puig ve Clara Obiols hakkında çıkardıkları Avrupa çapındaki tutuklama emrini Belçika Federal Savcılığına iletti." ifadeleri kullanılmıştı. Açıklamada, ismi geçen kişilerin bulunduktan sonra soruşturma hakiminin karşısına çıkarılacakları, soruşturma hakiminin ise karar vermek için 24 saati olacağı bildirilmişti. Soruşturma hakimi için farklı seçeneklerin bulunduğuna dikkat çekilen açıklamada, hakimin tutuklama emri çıkarmamaya ya da tutuklama emri çıkararak söz konusu kişilerin belirli koşullar altında serbest bırakılmasına hükmedebileceği kaydedilmişti. Açıklamada, soruşturma hakiminin tutuklama emri çıkarması durumunda davanın Belçika Asliye Mahkemesine iletileceği, Asliye Mahkemesinin de 15 gün içinde Avrupa çapında tutuklama emrinin uygulanıp uygulanmayacağına karar vermesi gerektiği belirtilmişti. Asliye Mahkemesinin kararına karşı çıkan bir tarafın bulunması durumunda ise Belçika İstinaf Mahkemesine itiraz edilebileceği aktarılan açıklamada, İstinaf Mahkemesinin de 15 gün içinde karar vermesi gerektiği bildirilmişti. Açıklamada, İstinaf Mahkemesinin kararına itiraz edilmesi durumunda davanın Belçika Temyiz Mahkemesine taşınacağı ifade edilmişti. İspanya Ulusal Mahkemesi, Katalonya Özerk Yönetiminin tek taraflı bağımsızlık ilanındaki rolleri nedeniyle "devlete karşı başkaldırma, ayaklanma ve kamu malını kötüye kullanmakla" suçlanan Puigdemont ve 4 bakanı hakkında Avrupa çapında tutuklama kararı çıkarmıştı. www.dunyabulteni.net
Devamını Oku
Standard Post with Image

7. Arama Konferası’nda Laleli’nin Geleceği Tasarlandı

LASİAD, Gelecek Stratejisi, Hakim akımlar, Tehditler ve fırsatlar, Laleli’nin bütünleştirilmiş gelecek tasarımı grup çalışmaları ve sunumları, beyin fırtınası, fikir alış verişi ve değerlendirmelerinin yapıldığı 7. Arama Konferansını 20-23 Aralık tarihleri arasında Calista Luxury Resort Hotel’de düzenledi. Konferansa LASİAD Yönetim, Denetleme ve Disiplin kurulları üyeleri ile sekretarya katıldı. Ruslar Gelince Laleli Oluşmadı, Laleli Zaten Vardı Açış konuşmasını Yönetim kurulu başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca’nın yaptığı  arama konferansını Prof.Dr.Oğuz Babüroğlu’nun ekibi modere etti. Birçok fikir ve görüşün dile getirildiği arama konferansında söz alan Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammed Sancaktar; “Ürünlerimizin kalite ve üretimlerinde hiçbir sıkıntı yok. Bizim fiyatlarımızda sıkıntı var. Lalelide ana müşteri yine Ruslar. Başka ülkelerden gelen müşterilerimiz de var. Fiyatlarımız uygun duruma düştüğü zaman diğer ülkelerdeki çoğu müşteri Türkiye’ye tekrar gelmeye başladı. 2015-2016 krizinden sonra üretilenlerin fiyatlarının biraz daha düşmesinden dolayı çoğu müşteri geri gelmeye başladı. Laleli de fiyatlar yükseldiği zaman müşteri serbest dolaşımdan dolayı İtalya Fransa gibi ülkelere gidiyor. Ruslar geldi Laleli oluştu diye bir şey yok. Laleli zaten vardı. Laleli Ruslar ile genişledi” dedi. Arama konferansının 2. Oturumunda Hakim Akımların oluşturduğu tehdit ve fırsatları 4’er gruplar halinde çalışıldı ve sonuçları değerlendirildi. Yapılan değerlendirme sonucunda Hakim Akımlar – Tehditler ve Fırsatlar çalışmasından ortaya çıkan en önemli sonuç; LASİAD’ın bölge tanıtımı için önemli bir aktör olma potansiyeli oldu. Arama Konferansının 2. Gününde “Laleli’nin bütünleştirilmiş gelecek tasarımı ele alındı. LASİAD heyeti Laleli’nin gelecekteki tasarımı ile ilgili Arama Konferansı Ekibi’nin yönlendirmesi ile gruplara ayrılarak çalıştı. Ortaya çıkan projeler Arama Konferansının son oturumunda istişare edildi. “En Çok Keyif Aldığım Arama Konferansıydı” LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Erdem Soylu Karabağlı; “ Bu benim 7. Arama Konferansım ama en keyif aldığım ve en faydalı Arama Konferansı oldu. Oğuz Babüroğlu ve ekibine çok teşekkür ediyorum” dedi. “Biz tamamen amatör olarak yaşantımızı, işimizi idame etiğimiz bölgeyi nasıl ayakta tutabiliriz, ticaretimizi daha ileriye nasıl taşıyabiliriz onun üzerine konuştuk” LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca Arama Konferansının son gününde yaptığı konuşmada, “2 gün boyunca burada bir çalışma yaptık. Başta Arama Konferansı Ekibi olmak üzere katılımcı arkadaşlara teşekkür ediyorum. Arama Konferansı ekibi profesyoneldi biz tamamen amatör olarak yaşantımızı, işimizi idame etiğimiz bölgeyi nasıl ayakta tutabiliriz, ticaretimizi daha ileriye nasıl taşıyabiliriz onun üzerine konuştuk. Grup çalışması yaparken bazen güldük bazen ciddileştik bundan dolayı da sürç-i lisan ettiysek affola” dedi.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

Beş büyük sanal para biriminden dördü düştü

İnternet aracılığıyla kullanılan ve herhangi bir merkezi otoriteye ya da aracı kuruma bağlı olmayan, ancak, son günlerde farklı ülkelerden gelen "düzenleme" haberleriyle sert dalgalanmalar yaşayan kripto para birimleri piyasasının en büyük beş para biriminden dördü düşerken, bu duruma bağlı olarak kripto para piyasası hacmi de yüzde 5.5 azalarak 783 milyar dolara indi. 1384 adet kripto paranın oluşturduğu kripto para birimleri piyasasının belirleyicisi Bitcoin son 24 saatte yüzde 5.39 düşerek 16 bin 107 dolara geriledi. Bitcoin 783 milyar dolarlık kripto para birimleri piyasasının yüzde 34.5'ini oluştururken, kripto para birimleri piyasasının son 24 saatlik işlem hacmi 44 milyar dolar olarak hesaplandı. Piyasa değeri sıralamasında ilk beşte yer alan kripto para birimlerindeki günlük değişimler ise şöyle: Bitcoin yüzde 5.39,  Ripple yüzde 18.91, Bitcoin Cash yüzde 14.81 ve Cardano yüzde 2.88 azalırken, Ethereum yüzde 10.25 arttı. Kaynak:www.milliyet.com.tr
Devamını Oku
Standard Post with Image

Antalya'da tüm zamanların Rusya rekoru kırıldı

2017, Antalya ve çevresi için Rusya'dan gelen turist sayısı açısından "tüm zamanların rekoruna" imza attı. Antalya'ya, Antalya ve Gazipaşa havalimanları başta olmak üzere İstanbul ile diğer havalimanlarından transfer şeklinde 2017 yılında ağırladığı 10 milyon 486 bin turistin milliyetlerine göre dağılımında Ruslar ilk sırayı aldı. 2016'ya göre yüzde 671 artışla 3 milyon 796 bin 374 turist sayısına ulaşıldı. haberalanya.com.tr'nşn aktardığına göre, Antalya Valisi Münir Karaloğlu, Rusya pazarında 2017'de bütün zamanların rekorunun kırıldığını kaydetti. 3 milyon 800 bine yakın sadece Rusya'dan misafir geldiğine değinen Vali Münir Karaloğlu, "Toplantıda bu pazarın 2018'de daha da büyüyeceğini öngördük. Tabi Rusya'nın etkili olduğu hinterlandı var. BDT bölgesi ve o bölgede de geçen sene ciddi bir sıçramamız oldu. Şu anda Antalya'ya en çok turist gönderen ülke Rusya oldu. Antalya'ya gelen toplam turist sayımızın yüzde 40'ını Ruslar oluşturdu, Rusya'dan geldi" dedi. Vali Karaloğlu, Rusya-BDT pazarındaki büyümenin iyi olduğunu ama tek pazara bağlı olmayı da çok arzu etmediklerini belirtti. Pazar çeşitliliği konusunda çok ciddi çalışmalar yaptıklarını vurgulayan Karaloğlu, "Ortadoğu pazarı çok büyüyor. Rakamlar Avrupa ve Rusya kadar büyük olmasa da oransal olarak 2016 ile 2017 rakamlarına bakıldığında çok büyüyor. Bugün hedef ülkeler belirledik. Irak, Ürdün, Lübnan, Suudi Arabistan gibi. 2018'de ve devamındaki yıllarda pazarı çeşitlendirme ve Antalya'daki tek pazarın ağırlığını azaltma noktasında bir gayretimiz olacak. Bunu yaparken rakamı büyüteceğiz. Farklı ve yeni pazarlardan turist getirerek bu sağlamaya çalışacağız" diye konuştu. Antalya'ya, Antalya ve Gazipaşa havalimanları başta olmak üzere İstanbul ile diğer havalimanlarından transfer şeklinde 2017 yılında ağırladığı 10 milyon 486 bin turistin milliyetlerine göre dağılımında Ruslar ilk sırayı aldı. 2016'ya göre yüzde 671 artışla 3 milyon 796 bin 374 turist sayısıyla Ruslar tüm zamanların rekorunu kırdı. Bu sayı toplam turistin de yüzde 40'ını oluşturdu. Turizmin altın yılı olarak kabul edilen 2014 yılında Antalya'ya 3 milyon 489 bin Rus turist gelirken, bu ülkeden 2015 yılında 2 milyon 838 bin, 2016'da ise 492 bin 349 tatilci geldi. İkinci sırada ise Almanya geldi. Almanya pazarında yüzde 15 azalma ile 1 milyon 694 bin 956 turist geldi. Üçüncü sırayı alan Ukrayna'dan yüzde 24 artışla 715 bin kişi geldi. Dördüncü İngiltere'den yüzde 8.5 artışla 375 bin, beşinci Hollanda'dan yüzde 21 düşüşle 275 bin turist geldi.  Kaynak:www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

TRİSAD’tan Denetimli Serbestlikten Yararlanan Kişilere İş İmkanı

Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı İstanbul Denetimli Serbestlik Müdürlüğü ile Türkiye  Triko   Sanayicileri Derneği (TRİSAD) iş birliğiyle, hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanan kişilere iş imkanı sağlamak için trikotaj atölyesi açıldı. 19 Şubat Pazartesi günü İstanbul Denetimli Serbestlik Müdürlüğü Binasında kursun açılışı yapıldı. Projede denetimli serbestlik konumunda olan kişilere eğitim vermek ve hayata kazandırılmak üzere düz örme triko örgü makinesi ve konfeksiyonda çalıştırılmak üzere remayözcü kursu verilecek. Usta eğiticiler tarafından, denetimli serbestlik kapsamında infazı devam eden hükümlülerin yer alacağı eğitimi tamamlayanlara katılım sertifikası ve TRİSAD bünyesindeki iş yerlerinde işe başlama garantisi verileceği belirtildi. Açılışa, İstanbul Başsavcı Vekili Mehmet Salih Sol, İstanbul Denetimli Serbestlik Müdürü Necmi Sultani, Türkiye Triko Sanayicileri Derneği (TRİSAD) Başkanı Mustafa Balkuv, İstanbul Tekstil Ve Hammaddeleri İhracatçılar Birliği (İTHİB) Başkanı İsmail Gülle, Çorap Sanayicileri Derneği (ÇSD) Üyesi Özkan Karaca katıldı. LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Barış Köseliören ile Yönetim Kurulu Üyesi Arif Özkan yer aldı. Açılışta konuşan Türkiye Triko Sanayicileri Derneği (TRİSAD) Başkanı Mustafa Balkuv ‘Türkiye’de ilk defa bu konumda bir faaliyet gerçekleştiriyoruz  böyle bir sosyal projeyi sahiplendik. Şu anda bulunduğumuz mekanda sektörümüze sanayimize ihtiyacı olan yetişmiş elemana, yetiştirmek konusunda bir atölye açtık bu Türkiye’de ilk olan bir proje bununla gurur duyuyoruz.’ dedi. İstanbul Başsavcı Vekili Mehmet Salih Sol; ‘Herkesin kazanacağı bir proje şeklinde kazan kazan diye adlandırıyorum ben bu projeyi. Düşünün ki hükümlü hükmünü infaz ederken meslek öğreniyor, bir şeyler üretiyor ve bu ürettiği bütün ürünler 81 vilayetteki muhtaç insanlara gönderiliyor aynı zamanda iş sahibi oluyor. Tekstil Sanayicileri de kazanıyor, burada meslek öğrenen hükümlüler daha ileride tekstil sanayisine eleman olarak yetiştiriliyor.’ diye konuştu.
Devamını Oku