Arama HABERLERi

Standard Post with Image

Cumhurbaşkanı Erdoğan Fildişi Sahili’nde

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ziyaret için geldiği Fildişi Sahili’nde Devlet Başkanı Alassane Vattara tarafından resmi törenle karşılandı.   Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, özel uçak “TUR” ile TSİ 21.05’te Fildişi Sahili’ne geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı Felix Houphouet Boigny Havalimanı’nda, Fildişi Sahili Devlet Başkanı Alassane Vattara ile eşi Dominique Vattara, Fildişi Sahili Başbakanı Daniel Kablan Duncan ve Bakanlar Kurulunun tüm üyelerinin yanı sıra Türkiye’nin Abidjan Büyükelçisi Esra Demir ile büyükelçilik yetkilileri karşıladı. Fildişi Sahili’ne Cumhurbaşkanı Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan’ın yanı sıra Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Çevre ve Şehircilik Bakanı Fatma Güldemet Sarı, Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş ve Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz da geldi. Resmi törenle karşılandı Erdoğan, havalimanına gelişinde Fildişi Sahili Devlet Başkanı Vattara tarafından resmi törenle karşılandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, havalimanındaki başkanlık karşılama salonunda Fildişi Sahili Devleti’nin tüm yetkilileriyle tokalaştı. Kabile liderlerini selamladı Öte yandan Erdoğan, geleneksel kıyafetleriyle kendilerine ayrılan yerde hazır bulunan 60 yerel kabile liderinin yanına giderek, onları da selamladı. Havalimanında Fildişi Sahilli vatandaşlar da Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Fransızca “Bienvenu Erdoğan” yazılı “Hoşgeldin Erdoğan” anlamına gelen pankartlar ve Türk bayraklarıyla sevgi gösterisinde bulundu, Fildişi Sahili’nde yaşayan Türk vatandaşlar da “Başkan Erdoğan” sloganı attı. Erdoğan’a Fildişi Sahili, Gana, Nijerya ve Gine’deki ziyaretlerinde 100’ü aşkın iş adamı eşlik ediyor. Kaynak: www.dunya.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASAİD Ağrı'da 6 Bin 500 Kişiye İftar Verdi

Her yıl düzenlenen ‘Geleneksel LASİAD İftarı’ bu yıl ''Gelin Gönüller Yapalım, Bu Ramazan ve Her Zaman'' teması ile ve Ağrı Valiliği'nce ''Kardeşlik Sofrası'' adı verilen büyük bir iftar organizasyonu olarak gerçekleştirildi. ''Hemen hemen her gün şehit cenazelerinin olduğu bir ortamda İstanbul'da iftar programı düzenlemeyi uygun bulmuyoruz'' diyen LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, bu nedenle bu yıl iftar programını Ağrı Valiliği işbirliği ile 6 bin 500 Ağrılıyı, Ağrı Şehir Stadı’nda iftarda ağırladı. LASİAD'ın iftarına Başbakan Binali Yıldırım ile Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Mehmet Mehdi Eker ve Yasin Aktay, Ağrı Valisi Musa Işın, Iğdır Valisi Ahmet Turgay Alpman, milletvekilleri, bürokratlar ve üst düzey devlet erkânı ile LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Başkan Vekili Muhammed Sancaktar, Başkan Yardımcısı Ahmet Turan, Yönetim Kurulu Üyeleri Mehmet Yasubuğa, Murat Eraslan, Barış Köseliören, LASİAD Üyesi ve İTO Meclis Üyesi Şenol Aras ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak katıldı. 21 Haziran 2016 günü Ağrı'ya giden LASİAD heyetini Ağrı valiliğinde Vali Musa Işın karşıladı. Burada yapılan görüşmelerin ardından Başbakan Binali Yıldırım ve beraberindekileri karşılamak üzere Ağrı Ahmed-i Hani Havalimanı’na gidildi. Burada Giyasettin Eyyüpkoca ve Muhammed Sancaktar Ağrı Valisi Musa ışın ve İl protokolüyle birlikte Başbakan ve beraberindeki heyeti karşıladı. Başbakan Binali Yıldırım ve Başkan Giyasettin Eyyüpkoca arasında ayaküstü kısa bir sohbet oldu. Bu sohbette Başkan Eyyüpkoca, Laleli ve LASİAD hakkında Başbakan Binali Yıldırım'a kısa bilgiler verdi. Ve Ağrı'ya 6.500 kişiye iftar vermek için geldiklerini belirtti. Başbakan Binali Yıldırım da bundan duyduğu menuniyeti dile getirdi. Daha sonra iftar programı için Ağrı şehir stadına hareket edildi. İftar programında konuşan Başbakan Binali Yıldırım, Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek ve Vali Musa Işın kardeşlik vurgusu yaptılar. İftar yemeğinden sonra yapılan duayla program son buldu.  İftar programının ardından Vali Musa Işın, LASİAD heyetini konutunda ağırladı. Oldukça samimi bir ortamda gerçekleşen görüşme sohbetlerle sahura kadar devam etti. Vali Işın daha sonra LASİAD heyetine sahur yemeğinde ağırladı. 22 Haziran günü LASİAD heyeti Vali Musa Işın'ı tekrar makamında ziyaret etti. Ziyarette Vali Işın'a lale motifli vazo, plâket ve çeşitli hediyeler takdim edildi. Vali Işın da başta LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca ve Başkan veklili Muhammed Sancaktar olmak üzere LASİAD heyetine plaket ve çeşitli hediyeler takdim etti. Başkan Eyyüpkoca, Vali Işın'a teşekkürlerini iletti. Vali Işın LASİAD heyetini valiliğin önünden bizzat kendisi havaalanına uğurladı.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

STK'lardan Darbe Girişimine karşı Ortak Bildiri

STK'lardan Darbe Girişimine karşı Ortak Bildiri Sektörün Önde gelen STK'ları, 15 Temmuz darbe girişimine karşı "Karanlıktan Aydınlığa: 15 Temmuz" bildirisi yayınladı. Sivil toplum örgütlerinin ‘Karanlıktan Aydınlığa 15 Temmuz’ başlıklı ortak bildirisini MÜSİAD Başkanı Nail Olpak okudu. 18 Temmuz 2016 günü yapılan toplantıya ve bildiriye TİM, ASKON, DEİK, Deniz Ticaret Odası, İstanbul Sanayi Odası, İstanbul Ticaret Borsası, İstanbul Ticaret Odası, MÜSİAD, TAMPF, TÜMSİAD ve YASED, LASİAD, OTİAD ve daha bir çok STK katıldı. Demokrasiye ve milli iradeye darbe girişimine karşı ortak basın bildirisi yayınladı. LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca'nın katıldığı toplantıda yayınlanan ortak basın bildirisinin adı "Karanlıktan Aydınlığa 15 Temmuz" Bildiri Şöyle; Ülkemiz, 15 Temmuz Cuma gecesi önce karanlığı; ortaya konan büyük inanç ile de aydınlığı yaşadı. Artık 15 Temmuz, öznesi millet olan demokrasinin kazandığı bir gündür. Bu gün, yalnızca Türkiye'nin değil, dünyanın tarihine geçecek Milli İrade günüdür. Ülkemizin büyük demokrasi yürüyüşüne yönelik 15 Temmuz saldırısında, millet ile iradesi arasındaki köprüye atılan her bomba, sıkılan her kurşun, aslında bunu yapanların karanlık planlarının aydınlığa çıkmasını sağladı. Milletin İradesinden Başka İrade Tanımıyoruz… Ülkemizdeki iş dünyasının temsilcileri olarak, demokrasimizin derinleşmesi ve ekonomimizin güçlenmesinin sivil bir yönetimle mümkün olduğunun bilinci ile demokrasi dışı güçlerin müdahalelerinin en başta ekonomimize büyük zarar vereceğini, tüm birikimlerimizi heba edeceğini biliyoruz. Seçilmiş hükümeti yıkmaya yönelik teşebbüsler demokrasimizi ve ekonomimizi katledecektir. Anti demokratik her türlü girişimin karşısında kararlılıkla duruyoruz. Darbecileri lanetliyor, hükümetimizi destekliyor ve milletimizin iradesinden başka bir irade tanımıyoruz. Milletin İstikrarı En İyi Cevaptır… Bu hain girişimin çökertilmesinin orta ve uzun vadede ülkemiz ekonomisine olumlu yansımalarının olacağı kanaatindeyiz. Çünkü iş dünyası huzur, güven ve istikrar ister. Yaşananlar, tüm bu bileşenleri perçinlemiştir. İstikrarın sadece hükümetle olmayacağını söyleyenlere, siyasi risk olduğunu söyleyenlere, her görüşten milletin istikrarı cevap vermiştir. Güçlü millet iradesi her türlü zorlukla baş edebileceğimizi, ülkemizin uluslararası arenada da siyasi ve ekonomik gücünün kat be kat artacağını ortaya koymuştur.  Çalışmaya ve Üretmeye Devam Edeceğiz… Başbakanımızın dünkü açıklamalarında söylediği gibi ekonomimizin temelleri sağlamdır ve hükümetimiz ile Merkez Bankası ve ilgili kuruluşlar da gereken tedbirleri almıştır. Türkiye, global krizlere karşı ayakta durmayı başaran, G20 üyesi ve AB adayı, serbest piyasa ekonomisini ve çok partili siyasi sistemi içselleştirmiş güçlü bir ülkedir. İlk refleks olarak olumsuz etkiler hissetsek de ülkemizin güçlü imajı, kısa sürede hem iç pazarda hem de dış pazarlarda bu olumsuzlukları bertaraf edecektir. Keza, kamuoyunun da izlediği gibi bütün piyasalar süratle normal seyrine ulaşmıştır. Bundan sonra da bizler daha çok çalışarak ve üreterek ekonomimizi büyütmeye devam edeceğiz. Şimdi “Sağduyu ve Hukuk” Zamanı… Şimdi, paralel terör örgütü darbecilerinin hukukla yüzleşme ve milletin derin hafızasında mahkûm olma zamanıdır. Bu ihanet tezgahını tasarlayan hainlerin hukuk çerçevesinde yargılanarak, en ağır ve caydırıcı cezaları almasını bekliyoruz. Artık darbe kelimesinin literatürden kalkmasını istiyoruz. Meclis'te siyasi partiler arasında takdir edilen bir yaklaşım varken toplumda ayırımcılık yapılması teröristlerin amacına ulaşmasına sebep olur. Sağduyu içerisinde hareket etmeliyiz. Gün Birlik Günü, Milletimize Teşekkürler… Milli İradeyi korurken şehit düşen vatandaşlarımıza ve güvenlik görevlilerimize Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyoruz. Gün birlik günüdür. Demokrasimize sahip çıkan necip milletimize, halkımıza kararlılığı ile cesaret veren Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan ve Sayın Başbakanımız ile hükümetimize, darbe girişimine destek vermeyen ve karşı mücadele eden Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarımıza, polisimize ve güvenlik güçlerimize, darbeye kalkışanlara bir ağızdan karşı çıkan parti liderleri ile STK'larımızın sağduyulu açıklamalarına ve basınımızın darbe karşıtı tutumuna sonsuz teşekkür ediyoruz. Üretmeye ve demokrasi nöbetine devam edeceğiz… Bizler de iş dünyası olarak, üretmeye ve demokrasi nöbeti tutmaya devam edeceğiz.
Devamını Oku
Standard Post with Image

V. Laleli Fashion Shopping Festival başlıyor.

LASİAD, 7 ülkeden 170 alıcıyı Laleli’ye Getiriyor! Türkiye ekonomisinde ihracat potansiyeli açısından çatı görevi yapan bölgelerden biri olan Laleli’yi yurt dışı pazarlarda da güçlendirmek adına birçok önemli projeye imza atan ve Darbe girişimine inat, üretime ve ihracata devam” diyen LASİAD, V. Laleli Fashion Shopping Festival kapsamında 7 ülkeden 170 alıcıyı İstanbul’a getiriyor. 8 Ağustos’ta başlayıp 14 Ağustos’ta sona erecek olan V. Laleli Fashion Shopping Festival’in basın lansmanı Grand Hyatt Regency Otel’de gerçekleşti. Kalabalık bir basın grubunun yer aldığı lansmana LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Başkan Vekili ve Festival Komitesi Başkanı Muhammed Sancaktar, Başkan Yardımcıları Ercan Hardal, İrfan Akbaş, Erdem Soylu Karabağlı ve Sayman İbrahim Murat Ramizoğlu katıldı. Türkiye’nin en önemli hazır giyim ihracat merkezlerinden Laleli, başta Rusya olmak üzere komşu ülkelerle yaşanan gerilimler nedeniyle kaybettiği pazarları canlandırmak ve alternatif kapılar açmak için harekete geçti. Laleli Sanayici ve İşadamları Derneği (LASİAD) tarafından bu yıl 5’incisi düzenlenecek olan Laleli Fashion Shopping Festivali 8 Ağustos’ta başlayacak. Festival için LASİAD’ın ev sahipliğinde 7 ülkeden 170 alıcı Laleli’de buluşacak. 15 Temmuz’daki darbe girişiminin ardından Türkiye’nin morale ihtiyacı olduğunu vurgulayan LASİAD Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, bu yılki festivali “darbe girişimine inat üretim ve ihracata devam” sloganı ile gerçekleştireceklerini söyledi. Son bir yılda Ruble’nin değer kaybı ve uçak krizi nedeniyle yüzde 60 daralan Rusya pazarına alternatif arayışındaki Laleli için festivali fırsata dönüştürmek istediklerini bildiren Eyyüpkoca, şöyle devam etti: Festivalin Ana Etkinliğini B2B Görüşmeler Oluşturacak “Önceki yıllarda açık hava defileleri ile festivalimize farklı bir renk ve coşku katıyor, Laleli’de dünyanın en uzun podyumunu kuruyorduk. 300 metrelik podyumda birbirinden ünlü mankenler Laleli’de yaratılan değerleri alıcılarla buluşturuyordu. Ancak bu yıl festival ülkemiz ve milletimiz için sıkıntılı bir döneme denk düştü. Hem 15 Temmuz’daki darbe girişimi sırasında can veren 250’ye yakın polis, asker ve sivilimiz hem de terör olaylarındaki şehitlerimiz nedeniyle defile, eğlence gibi etkinlikler gerçekleştirmeyeceğiz. Şehitlerimizin acısını yüreğimizde yaşarken “hayat devam ediyor” ilkesinden hareketle Laleli Fashion Shopping Festivali’ni düzenleyeceğiz. Darbe girişimine inat üretime ve ihracata devam edecek, ülkemizi büyüteceğiz. Bir hafta sürecek festival boyunca İran, Cezayir, Nijerya, Türkmenistan, Lübnan, Kamerun ve Gana’dan toplam 170 kişilik alım heyetini ağırlayacağız. Avrupa gibi geleneksel pazarlardaki alıcılar darbe girişimini öne sürüp, İstanbul’a gelmekten kaçınırken, davet ettiğimiz ülkelerden hiçbir iptal bildirimi almadık. Bu onların Türkiye’ye olan güvenlerini ortaya koyuyor. Bu yıl ki festivalimizin ana etkinliğini Laleli firmalarının yabancı alıcılarla yapacakları B2B görüşmeleri oluşturacak. Firmalarımız alternatif pazarlar için yeni ihracat köprüleri kuracak.” Krizde Yüzde 60 Daraldık, Gözümüz Erdoğan ve Putin Zirvesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 9 Ağustos’ta Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile St. Petersburg’da gerçekleştireceği kritik zirveyi değerlendiren Eyyüpkoca, tarihi buluşmanın uçak krizi nedeniyle yüzde 60 daralan Rusya pazarına can suyu olacağını söyledi. Giyasettin Eyyüpkoca, kriz öncesi Laleli’den ağırlıklı kısmı Rusya’ya olmak üzere 5,8-6 milyar dolar aralığında ihracat gerçekleştirdiklerini hatırlatarak, “Krizle beraber bu rakam 2,5 milyar dolarlara kadar geriledi. Şimdi yeniden eski günlere dönecek olmanın heyecanını yaşıyoruz. Yaklaşık 3,5 milyar dolarlık kaybın ardından yeniden bir sıçrama yakalayabilmek için gözümüz kulağımız 9 Ağustos’taki zirveden çıkacak kararlarda. Bu kararlar başta Laleli olmak üzere tüm hazır giyim endüstrisine can suyu olacak” dedi.  Festivale Ekonomi Bakanlığı ve İHKİB Destek Veriyor Moda ve alışverişi buluşturan Laleli Fashion Shopping Festivali, bölgede faaliyet gösteren 7 bin civarındaki işyerinin pazarlama ve satış kanallarını daha etkin kullanma hedefiyle düzenlenmeye başlandı. İlki 2012’de gerçekleştirilen ve bu yılla birlikte 64 ülkeden alıcının ağırlandığı festival aynı zamanda “Türkiye’nin en büyük açık hava alış veriş merkezi” olarak da nitelendiriliyor. Ekonomi Bakanlığı ile İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nin (İHKİB) destek verdiği festivalin ana sponsorluğunu önceki yıllarda olduğu gibi yine Garanti Bankası üstleniyor.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Putin, 3 Eylül'de Çin'de Erdoğan ile bir araya gelecek

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Çin'de bir araya geleceği bildirildi.  Konuyla ilgili açıklama yapan Rusya Devlet Başkanı'nın Danışmanı Yuriy Uşakov, "3 Eylül'de Çin'de ikili görüşmeler planlanıyor. İlki Arjantin Devlet Başkanı Mauricio Macri ile olacak. Bu görüşmenin Macri'nin göreve seçilmesinden sonraki ilk görüşme olduğunu belirtmek isterim.  Bunun ardından daha ilginç bir temas gerçekleşecek. Putin, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya gelecek" ifadelerini kullandı.  Uşakov, iki liderin 9 Ağustos'ta St. Petersburg'da bir araya geldiğini hatırlatarak, "İkili ilişkilerin normale dönme süreci ilerliyor. Şimdi charter seferlerinin başlamasına ilişkin kararname çıktı. Kasım ayındaki uçak olayının ardından işbirliğinin normale dönme süreci etkili tempoyla sürüyor" dedi.  Kaynak: www.gazetem.ru
Devamını Oku
Standard Post with Image

Erdoğan, G20 Liderler Zirvesi'ne katılacak

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çin Halk  Cumhuriyeti’nin Hangzhou kentinde düzenlenecek olan "11. G20 Liderler Zirvesi"ne  katılacak. Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi'nden yapılan açıklamaya göre,  Cumhurbaşkanı Erdoğan, 4-5 Eylül 2016 tarihlerinde düzenlenecek zirvede, bazı üye ülkelerin liderleri ve Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Ban Ki-mun ile  ikili görüşmelerde bulunacak. Küresel gündemin başlıca konuları arasında yer alan güçlü,  sürdürülebilir, dengeli ve kapsayıcı büyüme hedefine yönelik yürütülen  çalışmaların gözden geçirilmesi, uluslararası ticaretin güçlendirilmesi, küresel  barış, istikrar ve ekonomik büyümeyi doğrudan etkileyen terörizm, mülteci krizi  gibi konuların ele alınması bakımından, G20 Zirvesi'nin önemli bir fırsat  niteliği taşıdığı ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi: "Sayın Cumhurbaşkanımızın, G20 Hangzhou Zirvesi'nde anılan konular  başta olmak üzere, küresel gündem ve G20’nin rolü kapsamında ülkemizin  görüşlerini üye ülke liderleriyle paylaşması öngörülmektedir. Zirve çerçevesinde  Sayın Cumhurbaşkanımızın bazı ülke liderleriyle, ayrıca Birleşmiş Milletler Genel  Sekreteri ile ikili görüşmeler yapması da planlanmaktır." Kaynak: www.milliyet.com.tr
Devamını Oku
Standard Post with Image

Putin: "Yapılacak çok şey var"

Çin'de G20 Zirvesi'nde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir araya gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, charter seferlerinin yeniden başlamasıyla ilgili olarak Rus lidere teşekkür etti.  G20 Zirvesi için Çin’in Hangzhou kentinde bulunan Putin ve Erdoğan’ın görüşmesi, cumartesi günü TSİ 18.10’da başladı.  Görüşmenin basına açık bölümünde konuşan Putin, "Yaptığımız son telefon görüşmesinde, daha önce alınan kararların beklenenden yavaş uygulandığını söylediniz. Özellikle charter seferleriyle ilgili anlaşmanın yerine getirilmediğini ifade ettiniz. Sizin de gördüğünüz gibi Rusya hükümeti, 28 Ağustos'ta yasağı kaldıran kararnameyi imzaladı ve Rus turistleri taşıyan ilk charter uçağı Türkiye'ye uçtu" dedi.   Putin'e "Evet, gerçekten de dün charter seferleri başladı ve ilk uçak Türkiye'ye geldi" sözleriyle yanıt veren Erdoğan, Rus lidere teşekkürlerini sundu.  PUTİN: TAM KAPSAMLI İŞ BİRLİĞİ İÇİN YAPILACAK ÇOK ŞEY VAR  İki ülke arasındaki iş birliğinin tam kapsamlı olarak yeniden başlaması için yapılacak çok şey bulunduğunu kaydeden Putin, bugün Erdoğan ile bu konuları ele alacaklarını belirtti. Erdoğan ise enerji alanındaki konuların masaya yatırılacağını ifade etti. Cumhurbaşkanı, enerji alanda birtakım ilerlemeler kaydedildiğini anımsatarak, gelinen noktanın daha da ilerisine gitmek için atılması gereken adımlar bulunduğunu vurguladı. İki lider 9 Ağustos'ta St. Petersburg'da bir araya gelmiş, 26 Ağustos'ta da telefonda görüşmüştü.  Kaynak:www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Erdoğan'dan Putin'e charter teşekkürü

Çin'de gerçekleştirilen G20 Zirvesi'nde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir araya gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, charter seferlerinin yeniden başlamasıyla ilgili olarak Rus lidere teşekkür etti. G20 Zirvesi için Çin'in Hangzhou kentinde bulunan Putin ve Erdoğan'ın görüşmesi, 18.10'da başladı . Shangri La Otel'de gerçekleşen görüşme öncesi Erdoğan ve Putin basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Rusya'dan charter seferlerinin dün başladığını anımsatan Erdoğan, "Bugün de St. Petersburg'daki görüşmelerde ele aldığımız konuları burada tekrar değerlendirmek suretiyle, çok çok önemli, geleceğe yönelik, gerek siyasi, gerek ekonomik, gerek bölgesel birçok konuları ele alma fırsatımız olacak" dedi.  Enerji konularında yapılan görüşmeler olduğunu ve bunları değerlendirme fırsatı bulacaklarını belirten Erdoğan, "Bu anlamda da özellikle atacağımız adımlar inanıyorum ki süreci çok daha güçlü kılacaktır." diye konuştu.  "Rus turistlerin Türkiye'de çok sıcak karşılandıklarını gördük" Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Çin'deki görüşmesi sırasında şunları söyledi: "Sayın Cumhurbaşkanı, yeniden görüştüğümüz için memnunum, bu sefer burada Çin'de. Görüşme imkanı bulduğumuz ve sizin St. Petersburg ziyaretiniz sırasında vardığımız anlaşmaların uygulanma sürecini görüşme imkanı bulduğumuz için memnunum. En son yaptığımız telefon görüşmesinde daha önce alınan kararların istenilenden daha yavaş hayata geçirildiğine dikkat çektiniz.  Özellikle charter seferlerinin yenilenmesine ilişkin anlaşmaların gerçekleşmediğini söylediniz. Gördüğünüz üzere, 28 Ağustos'ta Rusya hükümeti ilgili kararnameyi imzaladı ve dün Türkiye'ye Rus turistleri taşıyan ilk charter gitti. Rus turistlerin Türkiye'de çok sıcak karşılandıklarını gördük.  Tabi ki, tüm alanlarda işbirliğimize yeniden başlamak için birçok şey yapmamız gerek. İşte bugün bunları konuşacağız." Rusya Devlet Başkanı Putin'in heyetindeki Enerji Bakanı, Yatırım Fonu Başkanı, Ekonomi Bakanı, Dışişleri bakanı, Gazprom, Rosneft, Rosatom'dan isimleri tanıtmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan da heyetinde Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak ile MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın bulunduğu belirtti.  Kaynak:www.turizmdebusabah.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Vladimir Putin G20'de bir araya geldi

Çin'de yapılan G20 zirvesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rus lider Putin Çin'de bir araya geldi. Yaklaşık 2 saat süren görüşme sırasında Putin'in Hakan Fidan'la ilgili yaptığı espri de güldürdü. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le görüşmesine ilişkin, "St. Petersburg'daki görüşmelerde ele aldığımız konuları burada tekrar değerlendirmek suretiyle çok çok önemli, geleceğe yönelik, gerek siyasi, gerek ekonomik, gerek bölgesel birçok konuları ele alma fırsatımız olacak." dedi. Erdoğan, G20 Liderler Zirvesi için bulunduğu Çin'in Hangcou kentinde, Rusya Devlet Başkanı Putin ile TSİ 18.10'da bir araya geldi. Shangri La Otel'de gerçekleşen görüşme öncesi Erdoğan ve Putin basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Rusya'dan charter seferlerinin dün başladığını anımsatan Erdoğan, "Bugün de St. Petersburg'daki görüşmelerde ele aldığımız konuları burada tekrar değerlendirmek suretiyle, çok çok önemli, geleceğe yönelik, gerek siyasi, gerek ekonomik, gerek bölgesel birçok konuları ele alma fırsatımız olacak." değerlendirmesinde bulundu. Enerji konularında yapılan görüşmeler olduğunu ve bunları değerlendirme fırsatı bulacaklarını belirten Erdoğan, "Bu anlamda da özellikle atacağımız adımlar inanıyorum ki süreci çok daha güçlü kılacaktır." diye konuştu. Putin'in heyetindeki isimleri tanıtmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan da heyetinde Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak ile MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın bulunduğu belirtti. VLADIMIR PUTİN'İN AÇIKLAMALARI Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Türkiyede iç siyasi hayatın normalleşmesini görmekten memnuniyet duyduklarını belirterek, "Türkiyenin zor dönemden geçtiğini görüyoruz. Terörle mücadele etmektedir ve önemli tehditlerle karşı karşıya kalmaktadır, bunu biliyoruz. Türkiyedeki durumun normalleşmesi konusunda önemli başarılar var ama normalleşme tamamen sağlandıktan sonra daha hızlı bir şekilde ileriye gidebileceğiz." dedi. G20 Liderler Zirvesi dolayısıyla Çinin Hangcou kentinde bir araya gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Putin, Shangri La Oteldeki görüşme başlamadan önce gazetecilere açıklamalarda bulundular. Putin, Cumhurbaşkanı Erdoğanla bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "St. Petersburga yaptığınız ziyarette vardığımız mutabakatların nasıl hayata geçirildiğini bugün ele alacak olmaktan mutluluk duyuyorum. Son telefon görüşmemizde mutabakatların istenilen hızla yerine getirilmediğini ifade ettiniz. Özellikle telefon görüşmemizde charter uçuşlarının istenilen hızla yerine getirilmediğinden bahsetmiştiniz. Ama artık, görüyoruz ki 28 Ağustosta hükümetimiz ilgili kararı imzaladı ve 3 Eylülde ilk charter uçuşu Türkiyeye gelmiştir." diye konuştu. Rus turistlerin çok sıcak karşılandığını dile getiren Putin, "İlişkilerimizin tam formatlı bir şekilde tekrar başlaması için daha çok çalışmamız gerekiyor. Ama bugün zaten bunu konuşacağız." diye konuştu. Görüşmenin kapsamlı bir heyet eşliğinde gerçekleştiğine dikkati çeken ve başta Gazprom şirketi olmak üzere enerji şirketlerinin ve enerji bakanının da aralarında olduğunu vurgulayan Putin, heyetteki iki dışişleri bakanının "nasıl güzel konuşabilecekleri konusunda bir yarışma yapacaklarını" söyledi. "EĞER İSTİHBARAT MÜDÜRÜNÜZ BURADAYSA..." Putin, Cumhurbaşkanı Erdoğanın, "Ben de aynı şekilde gerek ekonomiden sorumlu başbakan yardımcım, dışişleri bakanım, ekonomi bakanım, enerji ve tabii kaynaklar bakanım, milli istihbarat müsteşarımla geniş bir ekiple burdayız." sözlerine karşılık, "Eğer gerçekten heyetinizde istihbarat müdürünüz varsa bizim için konuşacak hiçbir şey kalmamıştır, size zaten her şeyi aktarmıştır." esprisini yaptı. Türkiyenin zor dönemden geçtiğini vurgulayan Putin, "Türkiyede iç siyasi hayatın normalleşmesini görmekten memnuniyet duyuyoruz. Türkiyenin zor dönemden geçtiğini görüyoruz. Terörle mücadele etmektedir ve önemli tehditlerle karşı karşıya kalmaktadır bunu biliyoruz. Zaten terörle mücadeleyle ilgili pozisyonlarımızı daha önce anlatmıştık birbirimize. Türkiyedeki durumun normalleşmesi konusunda önemli başarılar var ama normalleşme tamamen sağlandıktan sonra daha hızlı bir şekilde ileriye gidebileceğiz." ifadelerini kullandı.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

Türk Akımı'na tarihi imza

Türkiye ile Rusya arasında, Türk Akımı boru hattının inşaatına dair hükümetlerarası anlaşma dün İstanbulda imzalandı. İki ülke devlet başkanının huzurunda imzalanan anlaşma, Karadeniz'in altından hem Türkiye'ye, hem de Türkiye üzerinden  AB'ye gaz sevk edecek iki paralel hat döşenmesini öngörüyor. İstanbul'da düzenlenen 23. Dünya Enerji Kongresi'ne  katılan Rusya Devlet Başkanı Putin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan,  son derece yoğun bir gün yaşadı. İki lider, kongrenin açılış oturumunun ardından ikili görüşme için Mabeyn Köşkü'nde buluştu. İki liderin görüşmesi 1 saat 40 dakika kadar sürdü. Görüşmenin ardından  Türk Akımı gaz boru hattı için hükümetler arası anlaşma imzalandı. İki ülke enerji bakanları, liderlerin huzurunda imzaları attı. Putin, Rusya'nın bazı Türk tarım ürünlerinde yasağı kaldırdığını açıkladı. Putin 2015 yılında 500 milyon dolarlık Türk gıda ürünü alındığını, yasak kararının kalkmasıyla Rusya'nın kendisinin üretmediği bu ürünlerde, iç piyasada fiyatların ucuzlayacağını söyledi ve "karşılıklı faydaya" işaret etti. Rus liderin "çekirdekli ürünler ve turunçgillerde yasağın kaldırıldığını" açıklaması dikkat çekti. Bu durumda domateste ihracat yasağı ise sürecek.   Rusya Federal Tarım Ürünleri Denetleme Ajansı (Rosselhoznadzor) Başkanı Aleksey Alekseyenko, Türkiye’den gelen narenciye, şeftali ve eriğin girişine daha önce getirilen kısıtlamanın kaldırılacağını açıkladı. Sputnik'e  göre, Türkiye’den Rusya’ya meyve teslimatının güvenli bölgelerden ve büyük işletmelerden geleceğini belirten Alekseyenko, “Türk mevkidaşlarımızla geçen hafta görüşmemiz oldu. Haşerelerden arındırılmış bölgelerden ve kontrolümüz altında güvenliği sağlamaya hazır büyük işletmelerden başlayarak meyve teslimatını yeniden başlatma konusunda anlaşmaya vardık” dedi. Alekseyenko, hangi tarım ürünlerine izin verileceği sorusuna, “Narenciye ve sert çekirdekli meyveler, yani Türkiye için geleneksel meyveler, şeftali, erik ve diğerleri” cevabını verdi. ÖNEMLİ MESAJLAR Anlaşmanın imzalanmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmeye ilişkin bilgi verdi. Erdoğan, Putin ile dolu dolu bir görüşme yaptıklarını belirterek, “23. Dünya Enerji Kongresi sebebiyle İstanbul'daki toplantımızı gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Toplantı 2 gün daha sürecek. Bu kongre çok daha farklı bir zenginliğe kavuşacaktır. Bugün devlet başkanları olarak açılış konuşmalarında bir arada bulunduk. Ardından ikili görüşmelerimizi gerçekleştirdik. Bakanlarımız ikili görüşmelerine devam ediyor. Bu aynı zamanda ülkeler arasındaki enerjiyle ilgili münasebetleri özellikle ilgilendiren konular. Türkiye Rusya arasındaki ilişkiler noktasında Sayın Başkanla dolu dolu bir gün geçirdik. Sonunda az önce imzalanan anlaşmalar imzalanacak noktaya geldi” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye -Rusya arasındaki normalleşme sürecinin hızla devam edeceğine inandığını belirterek, “Türkiye Rusya arasındaki normalleşme sürecinin hızla devam edeceğine inanıyorum. Bir çok alanda bu ilişkilerimizi bundan sonraki süreçte çok iyi şekilde geliştireceğiz” diye konuştu. "KARŞILIKLI GÖREVLENDİRMELER YAPTIK" Görüşmede Suriye konusunun da ele alındığını belirten Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Tabii çok daha hassas bir konu bölgedeki mevcut gelişmeler. Suriye konusunu etraflıca ele alma imkanımız oldu. Fırat Kalkanı operasyonunu kendileriyle görüştük. Bu konuda iş birliği yapabiliriz, bunların değerlendirmesini yaptık. Halep'teki gelişmelerde insani yardım konusunda ne gibi strateji uygulayalım ki insanlar rahata kavuşsunlar; bu konuda karşılıklı olarak görevlendirmemizi yaptık” ifadelerini kullandı. Erdoğan, “Türk Akımı'nın aramızda değerlendirmesini yaptık. Türk akımıyla ilgili sürecin hızlanması konusunda az önce atılan imzayla noktayı koyduk. Akkuyu Nükleer Enerji Santrali'yle ilgili olarak burada bundan sonraki sürecin hızla devamında mutabakatımız net. Zaman kaybının önümüzdeki süreçte telafi edileceği inancındayım” diye konuştu. Son dakika: Türkiye ile Rusya arasında Türk Akımı anlaşması imzalandı Rusya Devlet Başkanı Putin'in açıklamalarından satırbaşları şöyle: Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Türkiye’den ihraç edilmesi yasaklanan bazı tarım ürünlerindeki kısıtlamaları kaldırdıklarını belirterek, “Türk Akımı doğalgaz boru hattı projesi çevresinde Türkiye'ye doğalgaz indirimi yapılması konusunda mutabık kaldık” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Mabeyn Köşkü'nde gerçekleştirdiği görüşmenin ardından açıklama yapan Putin, “Kongre için gönderilen davetten dolayı şükranlarımı sunuyorum. Bu çok büyük bir organizasyonun başarılı şekilde gerçekleştirilmesinden dolayı Türk dostlarımız tebrik ederim. Bizim iki ülke için çok fazla konu üzerinde görüş alışverişi yaptık. İkili ilişkilerin normalleşmesi sonucunda çaba gösterme konusunda mutabık kalmıştık” dedi. “BAZI TARIM ÜRÜNLERİNDEKİ KISITLAMALARI KALDIRDIK” Narenciye ve yaş sebzeye yönelik yasağın kaldırılması kararını aldıklarını anlatan Putin, “Özellikle şu konuya dikkatinize çekmek isterim. Rusya, Türkiye’den ihraç edilmesi yasaklanan bazı kalemlerin yeniden ihracını açmış bulunuyoruz. Narenciye gibi bazı tarım ürünlerindeki kısıtlamaları kaldırdık. Bu karşılıklı yarar sağlayan bir karar sonuçta. Rusya’daki tarım sektörü bu tür tarım ürünleri üretmiyor. Türkiye’den bu kalemleri Rusya’ya ithal edince Rusya’daki fiyatlar düşecektir. Türk ortaklarımız için Rusya piyasasının açılışı anlamına gelecektir. Bahsettiğim kalemlerin 2015 yılındaki ihracatının hacmi 500 milyon dolar hacmindeydi. Dolayısıyla önemli kararlar alındı ve ikili ilişkilerimizin tamamen normalleşmesi konusunda mutabık kalmıştık. Önümüzdeki günlerde bizim karma ilişkiler konseyimiz bu konuda çalışacaktır. “TÜRKİYE'YE DOĞALGAZ İNDİRİMİ YAPILMASI KONUSUNDA MUTABIK KALDIK” Putin, Türk Akımı projesi çevresinde Türkiye'ye doğalgaz indirimi yapılması konusunda anlaştıklarını da belirtti. “HALEP'E İNSANİ YARDIMLARIN GÖTÜRÜLMESİ, İÇİN GÖRÜŞÜMÜZ AYNI” Putin, görüşmede farklı alanlarda iş birliğinin de ele alındığını belirterek, “Uzay gibi diğer alanlarda iş birliğimizin geliştirmesini ele aldık bugünkü görüşmede. İnsani alanda işbirliğinin geliştirilmesinden bahsettik. Türk tarafı bize karşılık olarak Rus Turizm Günleri yapmayı önerdiler. Biz bu öneriyi destekliyoruz. Suriye'de akan kanın durdurulmasından yanayız. Düşünüyoruz ki Suriye'deki barışı isteyen herkes bunu desteklemeli. Halep'e insani yardımların götürülmesi, için görüşümüz aynı. Tek konu var insani yardımın ulaşımında güvenliğin sağlanmasıdır”. “HALEP'E İNSANİ YARDIMI ABD ENGELLİYOR” Putin konuşmasını şöyle sürdürdü: “İnsani konulara ateş açılmasın diye önerimiz oldu Amerika tarafına. Amerika tarafı fiilen bunu yapmak istemiyor yada yapamıyor. Özellikle özel servisler ve askeri kurumlarımızın arasındaki temasların hızlandırılması için mutabık kalmıştık. Biz savunma sanayi alanındaki işbirliğini sürdürmeye hazırız. Bunu somut projelere dönüştürülmesini umut ediyoruz. Her iki taraftan bu noktada olan öneriler araştırılmaktadır. Bunları gerçekleştirmek için imkanlarımız var." Görüşmenin heyetler arası kısmında Türk tarafından Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Enerji Bakanı Berat Albayrak ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Rusya tarafından Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Ekonomi Bakanı Aleksey Ulyukaev ve Enerji Bakanı Aleksandr Novak katıldı. Öte yandan Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Rusya ve Türkiye arasında Suriye konusunda görüş ayrılıklarının mevcut olduğunu ancak iki ülkenin diyalogun devamı için siyasi irade ortaya koyduğunu söyledi.  Sputnik'e göre, gazetecilerin, Rusya ve Türkiye’nin Suriye konusundaki görüş ayrılıklarının giderilmesi konusunda ilerleme kaydedip kaydetmediğine dair sorusunu yanıtlandıran Peskov, “Şüphesiz ki Suriye konusunda görüş ayrılıkları, farklı yaklaşımlar mevcut. Yine de en azından diyalog devam ediyor ve taraflar, bu iletişimi geliştirmek için siyasi irade gösteriyor ki bu bile olumlu bir faktör” dedi. Bu arada Gazprom Başkanı Aleksey Miller, Rusya ve Türkiye'nin Türk Akımı doğalgaz boru hattı projesinde iki kol inşa edilmesiyle ilgili hükümetlerarası anlaşma imzalaması konusunda mutabakat sağladığını ve anlaşmanın Putin-Erdoğan görüşmesinin sonunda imzalanacağını ifade etti. Miller, anlaşmanın proje çerçevesinde iki kol inşa edilmesini öngördüğünü ve iki kolun Aralık 2019'a kadar inşa edileceğini bildirdi. Kaynak:www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

ŞİÖ mü, yoksa AEB mi?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) yerine Şanghay İşbirliği Örgütü'ne (ŞİÖ) üye olabileceğine dair açıklamasının ardından başlayan ŞİÖ tartışmalarında asıl "AB muadili" kurumun Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) olduğu yorumları öne çıkıyor.  Konuyu yakından izleyenler, "ŞİÖ tam olmasa da, bir ölçüde güvenlik temelli bir anlaşma olarak NATO ile karşılaştırılabilir. Ama eğer AB'nin karşılığı olarak Rusya ile birlikte hareket edilecek bir Avrasya platformu kast ediliyorsa o zaman Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) anlaşılmalı" değerlendirmesini yapıyor. Erdoğan konuyu şu sözlerle gündeme taşımıştı: "Mesela, “Şanghay 5’lisi içerisinde Türkiye niye olmasın?” diyorum. Bunu sayın Putin’e olsun, Nazarbayev’e olsun, şu anda Şanghay 5’lisinin içerisinde olanlara da söyledim. Başlangıçta 5 ülkenin kurduğu Şanghay İşbirliği Örgütü’ne daha sonra Özbekistan, Pakistan, Hindistan gibi ülkeler de dahil oldu. İran da girmek istiyor. Sayın Putin, “Bunu değerlendiriyoruz” gibi bir ifade de kullandı. Temenni ederim ki orada olumlu bir gelişme olması halinde, yani Türkiye’nin Şanghay 5’lisi içerisinde yer alması, bu konuda çok daha rahat hareket etmesini sağlayacaktır diye düşünüyorum.” BBC Türkçe'den Onur Erem, uzman görüşlerine dayanarak konuyu analiz attiği yazıda şu değerlendirmeyi yaptı: "AB'nin ekonomi, politika, güvenlik ve insan hakları konusunda bağlayıcı bir müktesebatı, üye ülkelerden parlamenterlerin temsil ediği ve yasama gücü bulunan bir meclisi, mahkemesi, marşı ve tüm üye ülkelerin bayraklarının yanında kullandığı bir bayrağı bulunurken bunlar ŞİÖ'de mevcut değil. AB'nin üye ülkeleri arasında insan, sermaye ve ürünlerin serbest dolaşımı bulunurken ŞİÖ'de bunlar da yok. AB, diğer ülkelerle de serbest ticaret anlaşması imzalayabilirken ŞİÖ üyeleri kendi aralarında bile serbest ticaret anlaşmasına sahip değil. ŞİÖ'ye kıyasla, AB'ye daha çok benzeyen Asya örgütü ise Avrasya Ekonomik Birliği (AEB). Rusya, Kazakistan, Ermenistan, Belarus ve Kırgızistan'ın üye olduğu AEB'de insan, sermaye ve ürünlerin serbest dolaşımı bulunuyor. 2013 yılında "Türkiye hem NATO üyesi, hem de ABD'nin en yakın müttefiklerinden. ŞİÖ üyelerinin bu şartlarda Türkiye'yi tam üyeliğe kabul etmesi mümkün değil" diyen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in danışmanı Sergey Markov, bu yüzden Türkiye'nin ŞİÖ'ye değil AEB'ye üye olabileceğini söylemişti. Kazakistan lideri Nursultan Nazarbayev de 2014 yılında Türkiye'yi AEB üyeliğine davet etmişti." PUTİN DE DEĞİNMİŞTİ 2014 Aralık sonundan Kremlin Sarayı’nda yapılan Avrasya Ekonomik Yüksek Konseyi Toplantısında  Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Belarus Devlet Başkanı Aleksander Lukaşenko, Kırgızistan Devlet Başkanı Almazbek Atambayev, Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev ve Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan buluşmuştu. Toplantıda konuşan Rusya Devlet Başkanı Putin, "Ulaşılan noktada durmak tabii ki doğru olmaz. Geleceğe yönelik yeni büyük hedeflerimiz var" demişti. Putin devamında,  başka ülkelerin de birliğe ilgi duyduğuna işaret ederek, “Vietnam’la serbest ticaret sözleşmesi projesine hazırlık için final aşamasına gelindi. Türkiye, Hindistan ve İsrail ile de benzer sözleşmeler üzerinde çalışmalar yapılıyor” dedi.  Rusya resmi haber ajansı Sputnik, bu sözleri şöyle yorumlamıştı: "Türkiye önce de Avrasya Ekonomik Birliği ile işbirliği veya üyelik ihtimalini dile getirmişti. Başta Türkiye’nin bu isteği Türkiye’nin AB üyelik sürecini hızlandırmak amacıyla AB’ye baskı yapma çabası olarak algılanmıştı. Ama sonra Ankara daha pragmatik yaklaşım sergilemeye başladı. Türkiye Ukrayna’daki kriz yüzünden uygulanan Rusya karşıtı yaptırımlara katılmayı reddetti, Rusya ile ticari-ekonomik işbirliğini genişleterek karşılıklı ödemelerde ulusal para birimlerini kullanmaya hazır olduğunu açıkladı. 1 Aralık’ta gerçekleşen Rusya Devlet Başkanı Putin’in Türkiye ziyareti sırasında Güney Akım boru hattının rotasının değiştirilip Türkiye üzerinden geçeceği açıklanmıştı. Ayrıca Avrasya Ekonomik Birliği ile işbirliği Türkiye için ticari-ekonomik alanda çok büyük fırsatlar tanıyacak. Türk işadamları faaliyetlerini uluslararası ticaret şartlarına göre yürütebilecekler. Ayrıca Avrasya Birliği’nin üyelerinin Türkiye’den AB ile Avrasya Ekonomik Birliği arasında seçim yapmasını talep etmemeleri önemlidir. İleride iki birliğin mutlaka işbirliğini yapması gerekecek. Bütün bunlar Türkiye’nin Avrasya Ekonomik Birliği ile işbirliği için hazırlanan yol haritasında yansıtılacak." TARİHÇESİ 1994'te ilk kez Kazak lider Nazarayev tarafından dile getirilen "ortak pazar" fikri sonucunda Avrasya Ekonomik Birliği'nin (AEB) hukuki temeli, 29 Mayıs 2014'te Belarus, Kazakistan ve Rusya liderleri tarafından imzalanan bir antlaşma ile atılmıştı. AEB'ye Ermenistan'ı dahil eden antlaşma 9 Ekim 2014'te imzalandı. Birlik resmen 1 Ocak 2015'te kuruldu.  Kırgızistan'ın Avrasya Birliği'ne tam üyeliği de 1 Mayıs 2015 tarihinden itibaren geçerliliğini kazandı. Böylece bu ülkeler gümrüksüz "ortak pazar" uygulamasına geçti. Beş soruda Şanghay İşbirliği Örgütü Onur Erem, BBC Türkçe'ye derledi: 1. Şanghay İşbirliği Örgütü nedir? ŞİÖ, bölgesel bir işbirliği örgütü. Ana işbirliği konusu güvenlik olan ŞİÖ, ilk olarak 1996'da Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan tarafından "Şanghay Beşlisi" adıyla kuruldu. 2001'de Özbekistan'ın da katılmasının ardından adını Şanghay İşbirliği Örgütü olarak değiştirdi. Örgütün uluslararası yapısında düzenli olarak toplanan Devlet Başkanları Konseyi ve Hükümet Başkanları Konseyi'nin yanı sıra sekretarya, Bölgesel Anti-Terör Yapısı, Dışişleri Bakanları Konseyi gibi yapılar yer alıyor. Örgütün sekretaryası Çin'in başkenti Pekin'de, "Bölgesel Terörle Mücadele Kuruluşu" ise Özbekistan'ın başkenti Taşkent'te bulunuyor. Bugün örgütün 6 üyesinin yanı sıra 6 gözlemcisi ve 6 "diyalog ortağı" bulunuyor. Gözlemciler; Afganistan, Belarus, Hindistan, İran, Moğolistan ve Pakistan. 2006 yılında üyelik başvurusu yapan Pakistan ve 2014 yılında üyelik başvurusu yapan Hindistan'ın 2017'de ŞİÖ'ye üye olmaları bekleniyor. Örgütün diyalog ortakları ise Ermenistan, Azerbaycan, Kamboçya, Nepal, Sri Lanka ve Türkiye. ŞİÖ üyesi 6 ülke, dünya nüfusunun yaklaşık çeyreğini oluşturuyor. Buna gözlemciler ve diyalog ortakları da eklendiğinde ŞİÖ, dünya nüfusunun yaklaşık yarısını içeriyor. ŞİÖ üyesi 6 ülke, dünya nüfusunun yaklaşık çeyreğini oluşturuyor.   2. Hangi amaçla kuruldu? Hükümetler arası bir kurum olan ŞİÖ'nün kuruluşunda Çin ve Rusya'nın Asya'da güvenlik üzerine işbirliği yapma amacı bulunuyordu. Örgütün güvenlik konusundaki endişelerinden biri, Orta Asya'daki İslamcı örgütler ve uyuşturucu ticaretiydi. ŞİÖ üyeleri, bunlara karşı birbirileriyle istihbarat paylaşımında bulunuyor, ortak askeri tatbikat düzenliyor, "suçluları" birbirlerine iade ediyor. Örgüt, Rusya ve Çin'in Orta Asya'ya yönelik politikalarını koordine etmenin bir aracı olma özelliği taşıyor. Askeri bir ittifak ise değil. Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü'nün eski direktörü Bates Gill'e göre örgütün kuruluşunda Rusya ve Çin'in ABD'nin Asya'daki olası müdahalelerine karşı ortak hareket etme isteği de vardı. Gill, Brookings Enstitüsü için yazdığı makalede, örgüte üye ülkelerin imzaladığı anlaşmalarda yer alan "Diğer ülkelerin iç işlerine 'insani müdahale' veya 'insan haklarını koruma' gerekçesiyle yapılacak müdahalelere karşı çıkmak ile ülkelerin güvenlik meselelerinde birbirlerine yardım etmesi" ifadelerinin bunun kanıtı olduğunu söylemişti. Şangay İşbirliği Örgütü Batı'ya rakip mi? Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu Doğu Avrupa ve Orta Asya Direktörü Sacha Koulaeva ise ŞİÖ'yü "içe kapalı otoriter ülkeler kulübü" olarak tanımlıyor. Sacha Koulaeva, "Ülkelerin gizli servisleri diğer ülkere engellenmeden girip, hatta girdikleri ülkenin güvenlik güçlerinden yardım alarak 'suçlu' ilan ettikleri kişileri alıp geri götürebiliyorlar" diyor.   3. AB'den ne farkı var? Avrupa Birliği, üye ülkelerin üzerinde yer alan bir hükümetler üstü yapıyken ŞİÖ, işbirliği için kurulmuş hükümetler arası bir yapı özelliği taşıyor. AB'nin ekonomi, politika, güvenlik ve insan hakları konusunda bağlayıcı bir müktesebatı, üye ülkelerden parlamenterlerin temsil ediği ve yasama gücü bulunan bir meclisi, mahkemesi, marşı ve tüm üye ülkelerin bayraklarının yanında kullandığı bir bayrağı bulunurken bunlar ŞİÖ'de mevcut değil. AB'nin üye ülkeleri arasında insan, sermaye ve ürünlerin serbest dolaşımı bulunurken ŞİÖ'de bunlar da yok. AB, diğer ülkelerle de serbest ticaret anlaşması imzalayabilirken ŞİÖ üyeleri kendi aralarında bile serbest ticaret anlaşmasına sahip değil. ŞİÖ'ye kıyasla, AB'ye daha çok benzeyen Asya örgütü ise Avrasya Ekonomik Birliği (AEB). Rusya, Kazakistan, Ermenistan, Belarus ve Kırgızistan'ın üye olduğu AEB'de insan, sermaye ve ürünlerin serbest dolaşımı bulunuyor. 2013 yılında "Türkiye hem NATO üyesi, hem de ABD'nin en yakın müttefiklerinden. ŞİÖ üyelerinin bu şartlarda Türkiye'yi tam üyeliğe kabul etmesi mümkün değil" diyen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in danışmanı Sergey Markov, bu yüzden Türkiye'nin ŞİÖ'ye değil AEB'ye üye olabileceğini söylemişti. Kazakistan lideri Nursultan Nazarbayev de 2014 yılında Türkiye'yi AEB üyeliğine davet etmişti.   4. Neden Türkiye'nin gündeminde? Türkiye 2011 yılındaki başvurusunun ardından 2013'te ŞİÖ'nün diyalog ortağı konumuna gelmişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan bu tarihten sonra hem başbakanlığı hem de cumhurbaşkanlığı döneminde pek çok defa Türkiye'nin Şanghay İşbirliği Örgütü'ne üye olarak kabul edilmesi karşılığında AB'ye tam üyelik başvurusunu geri çekebileceğini açıklamıştı. Erdoğan'ın, son olarak geçen hafta "Türkiye bir defa kendini rahat hissetmeli. 'Benim için varsa, yoksa Avrupa Birliği' dememeli. Mesela, 'Şanghay Beşlisi içerisinde Türkiye niye olmasın?' diyorum. Temenni ederim ki orada olumlu bir gelişme olması halinde, yani Türkiye'nin Şanghay Beşlisi içerisinde yer alması, bu konuda çok daha rahat hareket etmesini sağlayacaktır diye düşünüyorum" açıklaması üzerine ŞİÖ üyeliği tekrardan gündem oldu.   5. Türkiye için AB'nin alternatifi olabilir mi? Peki ŞİÖ, Türkiye için AB'nin alternatifi olabilir mi? Avrupa Birliği ve Küresel Araştırmalar Derneği Başkan Yardımcısı Can Baydarol'a göre bu sorunun cevabı "Hayır". AB'nin kendine özgü bir entegrasyon süreci olduğunu, ŞİÖ'nün ise ekonomiden ziyade siyasetle ilgili ve NATO'ya alternatif olabilecek bir oluşum olduğunu söyleyen Baydarol, "Erdoğan'ın bu konudaki mesajı ŞİÖ'nün AB'ye alternatif olarak görülmesini değil, Erdoğan'ın Batı dünyasına bir alternatif arayışını ifade ediyor, NATO'yu tartışma haline getiriyor" diyor. Erdoğan'ın bugün NATO Parlamenterler Meclisi toplantısında ittifak üyelerine sert mesajlar verdiğini hatırlatan Baydarol, "Türkiye'nin Batı'yla entegrasyonu bırakıp ŞİÖ üyeliği yoluna girmesi çok çok zor. Türkiye'nin ekonomisi Batı'yla entegre. Bunu koparıp da yerine kısa vadede, hele böyle bir konjonktürde bir alternatif bulması olası gözükmüyor" uyarısında bulunuyor. Baydarol, NATO ile Rusya arasında gerginlik tırmanırken böyle mesajlar vermenin Türkiye için riskler taşıdığını düşünüyor: "Rusya ve NATO Ukrayna'da silahlarını birbirine çeviriyor. Türkiye eğer Rusya'nın kampına girerse Batı da silahlarını Türkiye'ye çevirir." Baydarol, Avrupa Birliği müktesebatının bir AB üyesinin ŞİÖ üyesi olmasına imkan tanımadığını, bu açıdan yasal ve teknik engeller olduğunu belirtirken "Batı dünyası içindeyseniz Çin ve Rusya ile yanyana yer alamazsınız" diyor. Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) Ekonomi Araştırmaları Direktörü Sadık Ünay ise ŞİÖ'yü Türkiye için AB'ye karşı hem siyasi hem de ekonomik olarak önemli bir denge unsuru olarak görüyor. ŞİÖ'nün siyasi olarak AB'nin net bir alternatifi olmadığını belirten Ünay, "ŞİÖ enerji güvenliği ve lojistik bağlantılar açısından yükselen Asya'yı temsil ettiği için, içinde dünya ekonomisinin yükselen güçleri olduğu için dünya sisteminin temel ekseninin kaymakta olduğu bir yörüngeyi temsil ediyor" diyor. Ünay'a göre Türkiye-AB ilişkisinin bozulduğu bir dönemde Türkiye'nin, yükselen bir ekonomi olarak diğer ekonomilerle yakın ilişkiler geliştirmesi anlaşılır bir tutum: "AB ile hem ekonomik hem de siyasi sorunlar yaşanıyor. Gümrük Birliği'nin mevcut yapısı Türkiye'nin dış politikasını istediği gibi dizayn etmesine engel oluyor. "Siyaseten de AB'den son dönemde terörle mücadele ve mülteci sorununda Türkiye'nin beklentilerinden uzak açıklamalar geliyor. "Üstelik kıtada aşırı sağ yükseliyor, Türkiye ve Erdoğan karşıtı, İslamofobik yaklaşımlar yükselişe geçiyor". Türkiye'nin ŞİÖ üyeliğinin Avrupa çıpasını tamamen terk etmek ve doğuya yönelik bir eksen kayması değil bir dengeleme olacağını söyleyen Ünay, "Türkiye AB ile ilişkileri kesmeden ŞİÖ üyesi olabilir" diyor ve ekliyor: "Türkiye-AB ilişkisi her zaman bir şekilde devam edecektir. Ama Türkiye'nin Asya'daki pazarlara erişimi açısından böyle açılımlara da ihtiyacı var". Kaynak:www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Uzmanlar tartışıyor: "Şanghay üyeliğinin Türkiye'ye ekonomik katkısı olur mu?"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamalarıyla Şanghay İşbirliği Örgütü'ne (ŞİÖ) üyelik konusu tekrar gündemde. Ekonomik açıdan da tartışılan ŞİÖ hakkındaki genel kanı, Türkiye'ye ticari ilişkiler açısından yeni bir vizyon vaat etmediği yönünde. Özge Özdemir, BBC Türkçe için derledi: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) yerine ŞİÖ'ye üye olabileceğini söylemiş; ŞİÖ üyeleri Çin ve Rusya'dan da bu yönde olumlu sinyaller gelmişti. Bölgesel bir işbirliği örgütü olan ŞİÖ'nün üyeleri, Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan ve Özbekistan. Örgütün, bugün altı üyesinin yanı sıra altı gözlemcisi ve Türkiye'nin de içinde bulunduğu altı "diyalog ortağı" bulunuyor. "Şanghay İşbirliği Örgütü, Türkiye'nin ticari ilişkilerine merhem olur mu?" sorusuyla ilgili uzmanların ilk çekincesi, örgütün yapısıyla ilgili olarak geliyor. BBC Türkçe'ye konuşan Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi Asya Çalışmaları Uzmanı Dr. Altay Atlı, örgütün ilk amacının "güvenlik ve terörizmle mücadele" konularında işbirliği olduğunu vurguluyor. Ancak Atlı'ya göre örgüt son zamanlarda Çin ve Rusya ekonomilerinin zora girmesi dolayısıyla ekonomik işbirliğine de yönelmiş durumda: "Ekonomisi petrol ve doğalgaz fiyatlarına aşırı derecede bağımlı olan Rusya, bir yandan fiyatların düşük seyretmesi, diğer yandan Avrupa'nın uyguladığı yaptırımlarla karşı karşıya kalması nedeniyle ekonomik bir darboğaza girdi. Çin ise ihracat ve yatırıma dayalı bir kalkınma modelinden iç tüketim ve yüksek katma değere dayalı bir modele geçmek için çaba gösteriyor ve bu süreçte ekonomik büyümesi hız kesiyor." Atlı, Pekin ve Moskova'nın bu yüzden ekonomik işbirliği projelerine giriştiğini belirtiyor. BBC Türkçe'nin sorularını yanıtlayan Enerji Piyasaları ve Politikaları Enstitüsü (EPPEN) Başkanı Dr. Volkan Özdemir ise örgütün ekonomik bir işbirliği değil, siyasi bir ittifak olduğuna dikkat çekiyor. Volkan Özdemir bu görüşünü, "Her şeyden önce ŞİÖ, gelişim sürecini henüz tamamlamamış olan ve iktisadi işbirliğinden ziyade üye ülkeler arası terörizmle mücadele, kaçakçılık, köktencilik gibi konularda siyasi ittifakın varolduğu uluslararası bir örgüttür" sözleriyle açıklıyor. Özdemir ayrıca, "NATO üyesi bir ülkenin resmi üyeliği söz konusu olamayacağı ve iktisadi birliktelik olmaması hasebiyle Türkiye'ye ek bir ticari fırsat oluşturmayacağını iddia edebiliriz" açıklamasında bulunuyor.   'Çin ile dengeli bir ticari ilişki kurulmalı' Türkiye'nin Çin ve Rusya ile ticari ilişkilerine baktığımızda büyük bir dengesizlik göze çarpıyor. Türkiye ile Çin arasındaki ticaret dengesi, Türkiye aleyhine işliyor. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerine göre 2016 Ocak-Eylül döneminde Türkiye'nin en büyük ithalat ortağı Çin. Türkiye, Çin'den 19,3 milyar dolarlık bir ithalat gerçekleştirirken ihracatı 1,5 milyar dolar seviyesinde. Asya uzmanı akademisyen Atlı da Çin ile ticaret açığının büyüklüğüne vurgu yaparak, "Sattığımız her bir dolarlık mal karşılığında bu ülkeden on doların üzerinde alım yapıyoruz. Çin ile açığı kapatamayız, ancak daha dengeli bir ekonomik ilişki kurabiliriz" açıklamasında bulunuyor.   'Rusya ile güven tesis edilmeli' Rusya ile de özellikle uçak krizinin ardından ticari dengesizliğin büyüdüğü fark ediliyor. TÜİK verilerine göre, Türkiye'nin 2016'nın Ocak-Eylül döneminde Rusya'ya ihracatı yaklaşık 1,2 milyar dolar iken bu ülkeden yapılan ithalat 11,3 milyar dolar seviyesinde. Türkiye sınırları içinde bir Rus uçağının 24 Kasım 2015'te düşürülmesinin ardından iki ülke ilişkileri neredeyse durma noktasına gelmişti. Rusya'nın Türkiye'ye uyguladığı ekonomik yaptırımlar ticari ilişkilere zarar verirken, normalleşme süreci kurulan diplomatik temasların ardından bu yılın ikinci yarısında başlamıştı. Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi Asya Çalışmaları'ndan Atlı'ya göre Türkiye ve Rusya arasında ekonomik ilişkileri iyileştirmek için güveni tesis etmek önemli bir yer tutuyor. Atlı, Rusya'dan doğalgaz alan ve Rusya'ya gıda ürünleri ve inşaat hizmetleri ihracatı yapan Türkiye için Rusya'nın önemli bir ticari ortak olduğunu vurguluyor. Rus lider Vladimir Putin, iki ülke ilişkilerinin normalleşme sürecine girmesinin ardından 10 Ekim'de Türkiye'yi ziyaret ederek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la bir basın toplantısı düzenledi. Atlı, "Uçak krizinden sonra, ekonomik yaptırımların da uygulanmasıyla büyüyen kriz, iki tarafa da ekonomik anlamda zarar verdi. Türkiye, turizm ve gıda pazarlarını kaybederken, Türkiye'den alım yapmamak Rusya'da enflasyonu tetikleyen bir etki yarattı" diyor.   'Türkiye, Avrasya Ekonomik Birliği'ne katılmalı' EPPEN Başkanı Dr. Volkan Özdemir ise ŞİÖ yerine Çin ve Rusya'nın başını çektiği farklı projelere yönelmenin daha iyi olacağı görüşünde. Özdemir, "Çin dünya ölçeğinde üretim ekonomisiyle mallarını pazarlara daha kolay ve çeşitli yollarla aktaracak başta Yeni İpek Yolu gibi projelere odaklanmaktadır" açıklanmasında bulunarak Çin ve Rusya arasındaki ticari vizyon farkına dikkati çekiyor. ŞİÖ'de kalkınma bankası ya da serbest ticaret bölgesinin kurulmasını uzak bir ihtimal olarak gören Özdemir, "Çin'in geliştirdiği ve odağında enerji ile ulaşım projeleri yer alan Yeni İpek Yolu'na aktif katılım Türkiye'ye yarar sağlar. Rusya ise ağırlığını daha çok Avrasya Ekonomik Birliği'ne vermektedir" diyor. Bu yüzden Özdemir'e göre Türkiye'nin Avrasya Ekonomik Birliği'ne katılımı daha pozitif olur. Ermenistan, Belarus, Kazakistan, Kırgızistan ve Rusya'nın üye olduğu bölgesel ve ekonomik bir işbirliğini temel alan Avrasya Ekonomik Birliği, 2014'te kuruldu. Üye ülkeler arasında bir serbest ticaret bölgesi yaratıldı. Özdemir, "Türkiye'nin bu birliğe katılımı mevcut üye ülkelere göre rekabetçi üretim yapısı nedeniyle kendisi için yararlı. Bu ülkelerle yapılacak gümrüksüz ticarette ihracatımız ithalatımıza oranla kat ve kat artacaktır. Bunun nedeni başta Rusya olmak üzere üye ülkelerin ihracatının enerjiye dayanması ve bunun zaten tarafımızca şu anda da ithal edilmesidir" diyor.   'ŞİÖ üyeliği, projelerde avantaj yaratabilir' Çin ve Rusya ile ticari ilişkilerin geliştirilmesi için Dr. Atlı halihazırda sürdürülen işbirliklerinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. "Rusya'nın başı çektiği 'Avrasya Ekonomik Topluluğu' ve Çin'in büyük yatırımlar yaptığı, Yeni İpek Yolu olarak da adlandırdığımız 'Bir Kuşak, Bir Yol' projesi oldukça iddialı; bu projeler özellikle Orta Asya'da coğrafi anlamda örtüşüyor" diyen Atlı, Türkiye'nin bu projelerde önemli roller üstlendiğine dikkati çekiyor. "Rusya ve Orta Asya'da Türkiye'nin büyük yatırımları ve inşaat projeleri var" açıklamasında bulunan Atlı, Türkiye ve Çin arasında altyapı konusunda ortak girişimlerin artacağı görüşünde. Atlı'ya göre Türkiye'nin ŞİÖ üyeliği bu projelerde Türkiye'yi avantajlı bir konuma geçirebilir.   'AB'ye alternatif olamaz' Diğer yandan iki uzman da Şanghay İşbirliği Örgütü'nün ticaret açısından Avrupa Birliği'ne alternatif oluşturamayacağını söylüyor. Türkiye'nin AB ile ticaret hacminin büyüklüğü ve gümrük birliği anlaşması göz önünde bulundurulduğunda ŞİÖ'nün küçük bir potansiyel teşkil ettiği vurgulanıyor. TÜİK verilerine göre Türkiye'nin 2016'nın Ocak-Eylül döneminde AB'ye ihracatı 50.5 milyar dolar seviyesinde. Atlı bu durumu, "Ticaret açısından baktığımızda Türkiye'nin halen ihracatının yarısını AB ülkelerine yaptığını, pazar büyüklüğü ve derinliği açısından ŞİÖ ülkelerinin AB ile yapılan ticarete bir alternatif oluşturabilmekten henüz çok uzakta olduğunu belirtmek lazım" diyerek özetliyor. (BBC) Kaynak:www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Yıldırım'dan Rus basınına: "Moskova ile Ankara doğal partner, yardımlarınızı unutmayacağız"

15 Temmuz darbe girişimi sırasında Türkiye'ye yardım eli uzatan ilk ülkelerden birinin Rusya olduğunu belirten Başbakan Binali Yıldırım, Moskova ve Ankara'nın doğal partnerler olduğunu vurguladı. Rusya ziyareti dolayısıyla Rus basını için bir makale kaleme alan Yıldırım, Türkiye'nin Rusya'nın uzattığı yardım elini unutmayacağının altını çizdi. İki ülkenin çıkarlarının birçok alanda kesiştiğini ve en önemli alanlardan birinin de terörle mücadele olduğunu kaydeden Yıldırım, bölgeye siyasi istikrar kazandıracak yeni konseptler geliştirmeleri gerektiğini yazdı.  'RUSYA VE TÜRKİYE, BATI İLE DAHA PRAGMATİK BİR DİYALOG KURMALI'  Rusya ve Türkiye'nin terörle mücadele alanında daha yakın işbirliğinin gerekliliğini kabul ettiğine ancak Avrupalı ve ABD'li partnerlerin bu konuda tutarlı davranmadığına dikkat çeken Başbakan, "Terörün yok edilmesi için güçlü bir uluslararası cephe kurmamız gerekiyor. Rusya ve Türkiye'nin bu amaç doğrultusunda Batı'daki güçlü ülkelerle eşitlik ve iç işlerine müdahalede bulunmama ilkelerine dayalı yeni, çıkarlara odaklanan ve daha pragmatik bir diyalog kurmak zorunda" ifadelerini kullandı.  'ŞİÖ İLE İŞBİRLİĞİ MANTIKLI' "Küresel düzen hızlı bir şekilde değişiyor. 2016 yılı, Rusya ve Türkiye'nin birbiri için ve bölge için ekonomik ve stratejik açıdan ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Şu anda yapmamız gereken, çalışmalarımızı Suriye'deki bitmek bilmeyen trajediyi en kısa sürede sonlandırmaya odaklandırmak" diye devam eden Yıldırım, bu sayede Avrasya bölgesinde çok sayıda yeni işbirliği alanının doğacağını kaydetti. Yıldırım, bu doğrultuda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın gündeme getirdiği Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) ile iş birliğinin mantıklı olduğunun altını çizdi. 'TÜRK AKIMI VE AKKUYU PROJELERİNDE KARARLIYIZ' Öte yandan Yıldırım, Türk-Rus ilişkilerindeki normalleşme sonucunda her 2 ülkenin de kazançlı çıkacağı bir diğer alanın ticaret olduğunu ifade etti. İkili ticaret hacmini yılda 100 milyar dolar seviyesine çıkarma hedefinden söz eden Başbakan, yakın zamanda enerji alanında büyük bir atılım yaptıklarını, Türk Akımı doğalgaz boru hattı ve Akkuyu Nükleer Güç Santrali projelerini hayata geçirmeye hazır olduklarını belirtti.  '2017'DE ÇOK SAYIDA RUS TURİSTİ TÜRK SAHİLLERİNE BEKLİYORUZ'  Türkiye'nin Ruslar için turizm alanındaki en popüler rotalardan biri haline geldiğine de işaret eden Yıldırım, 2017'de Türk sahillerini çok sayıda Rus turistin ziyaret etmesini beklediklerini vurguladı. (Sputnik News) Kaynak:www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Putin'den yeni yıl mesajı: "Türkiye ile aktif olarak işbirliği yapacağız"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yeni yılını kutlayan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rusya ve Türkiye'nin ilişkileri geliştirmeye yönelik aktif çalışmaları sürdüreceğini vurguladı.  Putin, Erdoğan'a gönderdiği yeni yıl mesajında, Ankara ile Moskova'nın bölgesel ve küresel konulardaki iş birliğine devam edeceğini belirtti.  Putin'in yabancı ülke liderlerine gönderdiği yeni yıl tebrik mesajları Kremlin'in resmi internet sitesinde yayımlandı.  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a gönderdiği mesajında Putin, Türkiye-Rusya ilişkilerindeki zor dönemin ardından, Türk-Rus iş birliğinin tüm alanlarda kademeli olarak normalleşmeye başlamasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.  Putin, "Siyasi, ekonomik, insani, bilim-teknik ve çeşitli alanlarda tam kapsamlı işbirliğini yeniden başlattık. Rusya ve Türkiye, elde ettikleri sonuçlara istinaden ikili ilişkileri geliştirmeye yönelik yapıcı ortak çalışmaları sürdürecek, bölgesel ve uluslararası sorunları iki ülkenin çıkarına olacak ve Avrasya kıtasında güvenlik ve istikrarı temin edecek şekilde çözmek için aktif olarak işbirliği yapacak" ifadelerini kullandı.  Kaynak:www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD’IN ANKARA TEMASLARI

LASİAD  bazı temaslarda bulunmak ve programlara katılmak üzere 21 nisan 2015 günü  Ankara’ya ziyaret gerçekleştirdi. Ziyarete LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Başkan Vekili Muhammed Sancaktar, Başkan Yardımcısı Ercan Çelik, Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak katıldı. LASİAD’ın  Ankara programı Ekonomi Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Veysel Parlak’la yapılan görüşmeyle başladı. Veysel Parlak’ın İhracat Genel Müdürlüğündeki makam odasında yapılan toplantıya İhracat Genel Müdür Yardımcısı Hakan Kızartıcı, Dış Ticaret Uzman Yardımcısı Hacı Hasan Kaygısız da katıldı. Görüşmede; LASİAD Y önetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca ,  2014 yılında yapılan III.Laleli Fashion  Shopping Festival kapsamında, Ekonomi Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü Ticaret Organizasyonları Daire Başkanlığı ve İTO ile ortaklaşa gerçekleştirdikleri ‘’Alım Heyeti organizasyonu’’ ile ilgili düşüncelerini dile getirildi. Ve bu yıl da yapılacak olan alım heyeti organizasyonu ile ilgili destek talebinde bulundu. Ukrayna-Rusya gerginliğine ve bu gerginliğin ekonomiye olan yansımalarına da değinen  Eyyüpkoca ;Türkiye ile Rusya Federasyonu hükümetleri arasında bir yakınlaşma olduğunu ve iki ülke arasında tercihli ticaret anlaşma yapılması gerektiğini  söyledi. Veysel Parlak ;bu konunun gündemde olduğunu, ancak bunun o kadar da kolay olmayacağını belirtti. LASİAD’ın alım heyeti organizasyonunu geçen yıl olduğu gibi bu yıl da destekleyeceklerini belirten Parlak’’ bize projelerle gelin. Uygun olan her projenizi destekleyeceğiz. İhracatın arttırılması için elimizden gelen her şeyi yapacağız’’ dedi. Toplantının sonunda LASAİD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca ,İhracat Genel Müdürü Veysel Parlak’a ,LASİAD’ın simgesi haline gelen Lale  motifli tabak takdim etti. LASİAD heyeti buradaki  görüşmenin ardından TOBB’un düzenlediği  VIII.Türkiye Sektörel Ekonomi Şurasına katıldı. Başbakan Ahmet Davutoğlu, Maliye, Orman ve Su, Çalışma ve Sosyal Güvenlik, Gıda Tarım ve Hayvancılık ve Ekonomi Bakanlarının katıldığı şuranın açılış konuşmasını TOBB başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu  yaptı. Geçmiş yıllarda yapılan şuralardan söz eden Hisarcıklıoğlu desteklerinden ötürü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a,Başbakan Ahmet Davutoğlun’a ve bakanlara teşekkür etti. Hisarcıklıoğlu’ndan sonra kürsüye Başbakan Ahmet Davutoğlu geldi.Türkiye ekonomisin kat ettiği mesafeyi anlatan başbakan’’  hayaliniz olacak, iddianız olacak. Ancak bu hayal fizıbıl olacak. Yani gerçekleştirilebilir olacak’’ dedi.13 Yıllık hükümetlerinin en büyük başarısının gerçekleştiremeyecek vaatte bulunmamak, bulundukları vaatleri de gerçekleştirmek olduğunu belirten Davutoğlu İş dünyasına şöyle seslendi ’’sizlere de çok iş düşüyor. Bu güne kadar olduğu gibi, bundan sonra ülkemizin ve milletimizin kalkınması için durmadan çalışın. Biz sizlerden aldığımız güç ve destekle bu işleri başarıyoruz. İktidarımız döneminde 17.000 km duble yol yapıldı. Şimdi bu yolları otobana dönüştüreceğiz. Harap olmuş bir demir yolu ağı teslim aldık. Bunu önce rehabilite ettik. Sonra hızlı trene dönüştürdük.Şimdi ide Yüksek Hızlı Trene dönüştüreceğiz. Ankara İstanbul arasını 3,5 saate düşürdük. Şimdi 1,5 saate düşüreceğiz’’ dedi. Başbakan Davutoğlu’nun konuşmasından sonra sektör meclisleri başkanları kısa birer sunum yaptılar. LASİAD heyeti  temasların ardından  Ankara’dan ayrıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

MÜSİAD’IN 22. Olağan Genel Kurulu Haliç Kongre Merkezinde Yapıldı.

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) 22.Olağan Genel Kurulu T.C. Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımlarıyla 27 Nisan 2013 tarihinde Haliç Kongre Merkezi'nde gerçekleştirildi. Genel Kurul’a Başbakan Erdoğan’ın yanı sıra; T.C. Ekonomi Bakan Zafer Çağlayan, Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, LASİAD Genel Sekreteri Şerafettin Yüzüak ve çok sayıda davetli katıldı. Genel Kurulda konuşan MÜSİAD Genel Başkanı Nail Olpak, çözüm sürecine desteklerinin tam olduğunu belirterek, "Son 10 yılda hayata geçirilen önemli reformların arasında özel bir yeri olan çözüm sürecini, medeniyetimizin bize yüklediği tarihi bir sorumluluk olarak görüyoruz. Çözüm süreci Türkiye'nin ekonomik gelişimini hızlandıracak bir gelişmedir. Çözüm süreci, gelecek ve refah için prangaların sökülüp atılması demektir" diye konuştu. Başbakan Erdoğan, 22. Olağan Genel Kurulu'nun açılışında yaptığı konuşmada, MÜSİAD'ın, gerek bir sivil toplum örgütü olarak gerekse tek tek tüm mensuplarıyla Türkiye iktisadına yeni bir soluk ve iklim kazandırdığını söyledi. Erdoğan, "Türkiye ekonomisini sizler, kanaat kavramıyla tanıştırdınız. Türkiye ekonomisini sizler, bereket kavramıyla taçlandırdınız. Sizler, acımasız kapitalizmin, kıran kırana rekabetin, insanı insanın kurdu olarak gören anlayışın izinden değil, kanaatin, bereketin, zühdün ve takvanın izinden gittiniz" ifadelerini kullandı. MÜSİAD'ı çok iyi tanıdığını ve bildiğini ifade eden Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "MÜSİAD için insan, önce müşteri, önce tüketici, önce çalışan değil, MÜSİAD için insan, önce insandır, eşrefi mahlukattır, yaratılmışların en şereflisidir. MÜSİAD için ülke, büyük bir fabrika, büyük bir mağaza, bir tüketim arenası değil, her şeyden önce şehitlerimizin kanıyla sulanmış mübarek vatan toprağıdır. MÜSİAD için millet, bir para kaynağı, bir emek kaynağı, bir iş gücü yığını değil, tarihin ve ecdadın şanlı mirasını omuzlarında taşıyan, kader birliği yapan, aynı ufka bakan kardeşler topluluğudur. MÜSİAD'ı, Türkiye için değerli kılan, işte ekonomiye, iktisada, böyle farklı bir nazarla bakıyor olmasıdır. Başbakan Erdoğan'a, konuşmasının ardından MÜSİAD Başkanı Nail Olpak, hattat Ahmet Bursalı'nın yaptığı Hz. Muhammed'in özelliklerini anlatan Hilye-i Şerif takdim etti.
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD Geleneksel İftarında AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış'ı Ağırladı

LASİAD, 10 Temmuz 2013 tarihinde Ataköy Sheraton Otel'de geleneksel iftar organizasyonu düzenledi. Tasavvuf müziği eşliğinde başlayan iftar yemeğine; Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış başta olmak üzere, İstanbul Vali Yardımcıları; İ. Hayrullah Sun, Kazım Tekin, AK Parti Fatih  İlçe Başkanı Ahmet Hamdi Görk, Ak Parti Fatih İlçe Başkan Yardımcısı Şenol Özdemir, Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, İTHİB Başkanı İsmail Gülle,TİM Başkan Vekili Ahmet Akbalık, İHKİB Başkan Yardımcısı Kemalettin Güneş, İHKİB Yönetim Kurulu Üyesi Sabri Sami Yılmaz,  İTO 19.Dönem Meclis Başkanı Şekib Avdagiç, İTO 19. Dönem Yönetim Kurulu Üyesi Servet Samsama, Rusya Federasyonu İstanbul Konsolosu Alexander Hapilov, İran İslam Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu Ekonomi Müsteşarı Ali Tusi, ASKON Tekstil Sektör Başkanı Nesim Ayyıldız,  BATİAD Başkanı Aydın Erten,  ÇSD Başkanı Hüseyin Öztürk, FAGİDER Başkanı Ayla Erdim, KYSD Başkan Vekili Hacı Turan Yolcu, MESİAD Başkanı Halit Tuna, OTİAD Başkanı Ali Ulvi Orhan, ÖRSAD Başkanı Fikri Kurt, TİGSAD Başkanı İrfan Özhamaratlı,  TRİSAD Başkanı Mustafa Balkuv, TÜGİAD Başkanı Özden Pelister, TÜMSİAD Başkan Yardımcısı Yakup Köç, LASİAD Yönetim Kurulu Üyeleri, LASİAD Üyeleri ve çok sayıda davetli katıldı. “Biz Birlikte Oldukça Daha Da Güçleneceğiz” İftar yemeğinin açılış konuşmasını yapan LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, LASİAD’ın kurulma amacının çok manidar olduğunu dile getirerek, “O yıllarda malum Türkiye’de yaşanan sıkıntılar, çevremizdeki komşularımızla yaptığımız ticarette yaşadığımız sıkıntılar çerçevesinde derneğimizin faaliyetleri köprü vazifesi gördü. Gerek Türkiye’deki kurumlar ve esnaf arasında köprü kurabilmek gerekse Rusya coğrafyasında çalıştığı ve ona benzer çalışılan ülkelerde yaşanılan sıkıntıları burada dile getirip çözüme varabilmek amacıyla kurulmuş bir derneğiz” dedi. Eyyüpkoca sözlerine şöyle devam etti; " Son dönemde yaşadığımız ve dünya nezdinde imajımızı ciddi manada zedeleyen olaylar, ne yazık ki ülke dinamiklerimizde telafisi güç yaralar açmıştır.Ticari açıdan 36 ila 40 milyar dolar arası olduğu düşünülen bir kaybın yanı sıra turizm sektörümüz de bu olaylardan büyük oranda etkilenmiştir.Özellikle ülkemize ziyaret amacıyla gelmeyi planlayan misafirlerimizin birçoğu ne yazık ki bu olaylar yüzünden seyahatlerini iptal etmişlerdir.En iyi ihtimalle eskiye dönüşün bir-iki ay sürmesi beklenirken, bu gelişmeler maalesef hassas dengeler içerisindeki ekonomimize büyük darbe vurmuştur.Gariptir ki, dinsel, tarihsel ve kültürel açıdan yeşilin ve doğanın en büyük savunucusu olan bizlerin, farklı mecraların elinde şiddete dönüşen bu olayların ülkemize yaşattığı zararları hissedenlerin de başında gelmemiz büyük bir çelişki olsa gerek.Temennimiz odur ki ülkemiz, taleplerin ortaya konulması ve bunların karşılanması hususunda anlayış ve karşılıklı empatinin hakim olduğu günleri kısa zamanda görür ve manasız iç çekişmelerle zaman kaybetmez.Her şeye rağmen bu güzel akşamımızı nurlu ışıltılarıyla aydınlatan Ramazan’ın ülkemize ve tüm dünyaya barış, huzur ve kardeşlik getirmesini diliyorum." dedi. “LASİAD Üyeleri Adeta Bizim Büyükelçilerimiz” Programa katılan Egemen Bağış ise Ramazan ayı ve gündeme dair konulara değindi. Bağış, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın selamını ileterek konuşmasına başladı. Başbakan'ın LASİAD’a ayrı bir önem verdiğini kaydeden Bağış, derneğin ekonomiye katkısının büyük olduğunu söyledi. AB Bakanı, LASİAD’ın sadece üyeleriyle buluşma mekanizması kurması dışında, çevresinde ihtiyaç sahiplerinin ihtiyaçlarına eğilmek, onların sorunlarını çözebilmek için elini taşın altına koymak gibi özelliklere sahip olduğunu da kaydetti. Bağış, konuşmasına şöyle devam etti: "LASİAD, bugün gerçekten dünyanın en güzel şehri olan İstanbul’un dünyaya açılmasında önemli bir rol oynuyor. LASİAD üyeleri adeta bizim büyükelçilerimiz gibi dünyanın farklı yerleriyle temaslar kuruyor. Bugün LASİAD’ın ticaret yapmadığı coğrafya kalmadı. Avrupa’ya, Asya’ya, Amerika kıtasına açılma potansiyeli ortaya koydu. Böyle bir derneğe sahip olduğumuz için gerçekten çok çok mutluyuz. Bugün bu Ramazan heyecanını bizim gibi yaşayamayan kardeşlerimiz var. Gerek Gazze’de, gerek Mısır’da, Arakan’da sıkıntı içinde olan kardeşlerimiz var. Dernek üyelerinin de oradaki kardeşlerimizin sorunlarıyla da dertlendiklerini biliyorum. Onlar için de ellerinden gelen çabayı ortaya koyacaklarına inanıyorum." Türkiye’de de kardeşin kardeşe düşürülmek istenildiğini fakat başarılamadığına dikkat çeken Bağış, "Dünyanın neresinde olursa olsun zalimin zulmüne karşı atılmış çığlıkları Türkiye duyar. İşte bugün Suriye’deki çığlıklarını duymamız o yüzden." şeklinde konuştu. İstanbul Vali Yardımcısı İbrahim Hayrullah Sun ise LASİAD’ın yaptığı çalışmaları takdir ettiklerini vurgulayarak “LASİAD durmadan güzelliklere imza atıyor. Bir sivil toplum kuruluşu olarak, bir dernek olarak belediye ile iş birliği yaparak yollar yapıyor, caddeler yapıyor. Festivaller düzenliyor. Laleliyi ve tüm güzelliklerini akıllara kazıyor. Binlerce kez teşekkür ediyorum” dedi. “Laleli varsa LASİAD sayesinde var” Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir ise konuşmasında Ramazan’ın öneminden ve LASİAD’ın çalışma prensibinden bahsederek, “ 9 yıllık Belediye Başkanıyım. Sivil toplum kuruluşları, dernekler üzerlerine düşenleri fazlasıyla yaptılar. LASİAD bu konularda tabiri caizse kendini aştı, tabiri caizse uçtu. LASİAD olmasaydı bugün alt Laleli böyle olmazdı, LASİAD olmasaydı üst Laleli böyle olmazdı, LASİAD olmasaydı Sultan hamam böyle olmazdı, LASİAD olmasaydı Tahtakale böyle olmazdı, LASİAD olmasaydı Sultanahmet böyle olmazdı. Kamunun kaynakları çok kısıtlı, halk destek olmazsa yolları ve yolların alt parklarını gümüşten yapsanız bir anlamı olmaz. LASİAD bu konuda herkese örnek oldu” dedi.
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD, Özbekistan Yatırım Fırsatları Yemeği’nde

İstanbul Ticaret Odası (İTO), 28 Şubat Salı akşamı Cemile Sultan Korusu’nda ‘’Özbekistan Yatırım Fırsatları’’ tanıtımı için akşam yemeği düzenledi. Program İTO Başkanı İbrahim Çağlar’ın konuşmasıyla başladı. Yemeğe İTO üyelerinin yanı sıra geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Beylerbeyi Sarayı'nda ağırladığı Özbekistan Başbakan Yardımcı Rustam Azimov da katıldı. Yemekte LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca yer aldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Türk iş dünyasından Putin-Erdoğan zirvesi yorumu: Bundan sonraki işimiz yolumuza devam etmek

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeleri Sputnik’e değerlendiren Türk iş dünyası temsilcileri, "Türkiye-Rusya ilişkileri dondurulmuş bir döneme girmişti. Bu dönemi atlattık. Artık iş dünyası bundan sonra yoluna devam edecek" dedi. Türk iş dünyası temsilcileri Soçi kentinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeleri Sputnik’e değerlendirdi. Rus-Türk İşadamları Birliği (RTİB) Başkanı Naki Karaaslan şunları söyledi: “Tabii yasakların kalkması çok iyi oldu. Türkiye-Rusya ilişkileri dondurulmuş bir döneme girmişti. Bu dönemi atlattık. Artık iş dünyası bundan sonra yoluna devam edecek. Herkes artık işine gücüne bakacak.” SAVAŞIR: 6-7 MAYIS GÖRÜŞMELERİNİ UMUTLA BEKLİYORUZ   © REUTERS/ ALEXANDER ZEMLİANİCHENKO Rus uzman: Türk-Rus ilişkilerinde kriz öncesi döneme yaklaşıldı DTİK Avrasya Komitesi Başkanı Ali Galip Savaşır konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı: “Erdoğan ve Putin’in Soçi görüşmesi ve tüm yasakların kısa sürede kaldırılacağı, Putin’in ortaklık döneminin başladığını açıklayarak normalleşme ve partnerlik vurgusunu çok önemsiyorum. Ana konusu Suriye olan görüşmede diğer sorunların da çözülme sürecine gireceğini değinilmesi çok umutverici idi. 6-7 Mayıs’ta Başbakan Yardımcıları düzeyindeki Ankara’da yapılacak müzakereler beklentilerimizi yükseltti. Umutla 6-7 Mayıs’ı bekleyeceğiz.”   YANGIN: BÖLGEDEKİ BARIŞ VE HUZURA KATKI SAĞLAYACAK   © AFP 2017/ ALEXANDER NEMENOV Erdoğan ve Putin, Soçi'de görüştü: Vize ve domates dışındaki kısıtlamalar kalkıyor Azerbaycan Türkiye İşadamları Birliği (ATİB) Başkanı Cemal Yangın ise şöyle değerlendirmede bulundu: “İki liderin ileriye dönük adımları ülkeler arasındaki ticaretin en iyi anlamda en iyi şekilde gelişmesine sebep olacaktır. Rusya ve Türkiye iki güçlü ve geleneği olan devletler. Liderlerin aldığı kararların ilişkilerin gelişmesine, bölgede barış ve huzura önemli katkı sağlayacağına inanıyorum.”   Laleli Sanayici ve İşadamları Derneği (LASİAD) Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca da şu ifadeleri kullandı: “Erdoğan-Putin görüşmesinin neticeleri bizi memnun etti. Zira Türk iş dünyası olarak alınan bu kararlardan, varılan mutabakattan memnunuz. Bundan sonra bize düşen çalışmaktır. 2016 yılının sonlarında ikili ekonomi ilişkilerde az da olsa başlayan artış, gelecek yıllarda daha iyi olacağının göstergesi.” DİNÇ: ÖNEMLİ OLAN YUVAYI TEKRAR KURMAK   © AFP 2017/ ALEXANDER ZEMLİANİCHENKO Putin’den Erdoğan’a: Seninkiler çalışmak istemiyor İstanbul Deri ve Deri Mamülleri İhracatçıları Birliği (İDMİB) Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Dinç de, “Tabii biz iki liderin perde arkasında neler konuştuğunu çok iyi bilmiyoruz. Ama basına yansıyan kısmıyla son derece umutverici. Güzel gelişmeler. Tabii ben bu durumu şöyle açıklıyorum: Rusya ve Türkiye arasında çok iyi ilişkiler vardı. Durup dururken birileri evimizi yaktı. Bizler şuanda bu yangını söndürdüğümüze seviniyoruz. Önemli olan bu evi, yuvayı tekrar kurmak. Bunun da ortak akıl ve sağduyu ile sağlanacağına inanıyoruz. İkili ilişkiler mutlaka eski günlerine dönecektir. İkili sıkıntılar da geride kalacaktır” ifadeleri kullandı.   Türkiye Kürk Sanayicileri ve İş Adamları Derneği (KSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ayfer Gümrük de “Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Sayın Putin’in ikili görüşmesinin ülkelerin çıkarları için son derece olumlu olacağına inanıyorum. Vize ile ilgili sorunların bir an önce kaldırılmasını da temenni ediyoruz” dedi. Kaynak: https://tr.sputniknews.com/turkiye
Devamını Oku
Standard Post with Image

Kurban Bayramı tatili 10 güne uzatıldı! İşte o tarihler

Bakanlar Kurulu toplantısı devam ederken milyonların beklediği açıklama Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ'dan geldi! Kurban Bayramı tatili 10 gün oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz hafta olumlu sinyali vermiş ve "Şu anda tabii Hükümet, bu 10 günü programına aldı, çalışıyor. Eğer önünde ve arkasında durum hakikaten müsaitse turizm açısından isabetli olur ve gerek iç turizmde, gerekse dış turizm açısından şu anda hareketlenen turizm -mesela bugün itibarıyla Antalya yüzde 80'i doluluk oranı itibarıyla yakalamış vaziyette- bu da turizm sektöründeki açığımızı süratle kapama fırsatını verir. Öyle zannediyorum ki salı günü Bakanlar Kurulumuz var. Bunu Cumhurbaşkanlığı'nda yapacağız. Hayırlı bir adım olur diye düşünüyorum" demişti. HANGİ TARİHLER TATİL OLACAK Kurban Bayramı bu sene 1-4 Eylül tarihlerine denk geliyor. 31 Ağustos ise arife günü. 30 Ağustos Zafer Bayramı'nın da resmi tatil olması sebebi ile Kurban Bayramı normalde 6 güne çıkıyordu. 28 - 29 Ağustos'u da Kurban Bayramı tatiline dahil eden hükümet böylece 26-27 Ağustos hafta sonu da dahil olmak üzere toplam 10 günlük Kurban Bayramı tatiline izin vermiş oldu. Kaynak: www.milliyet.com.tr
Devamını Oku
Standard Post with Image

Yüzde 57'si tamam! 225 bin kişi çalışacak...

Türkiye'nin mega projelerinden İstanbul Üçüncü Havalimanı, aynı zamanda önemli bir istihdam merkezi. Havalimanı inşaatında çalışanların sayısı 30 bini geçerken, tamamlandığında da doğrudan ve dolaylı 225 bin kişiye istihdam yaratacak. Üçüncü Havalimanı'nın inşaatında çalışan sayısı 30 bini aştı. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, hedefin kısa süre içinde sayının 35 bin seviyesine çıkartılması olduğunu belirterek, tamamlandığında doğrudan ve dolaylı istihdam sayısının 225 bine çıkacağını öngördüklerini söyledi. YÜZDE 57'Sİ TAMAM 29 Ekim 2018'de açılması planlanan havalimanı projesinin yüzde 57'si tamamlandı MONTAJ İŞLEMLERİ BAŞLADI Terminal ana blok cephe ve çatı kaplama işleri sürerken, bagaj sistemi inşaatında yüzde 65'lik ilerleme sağlandı. Yolcu köprüleri montaj işlemleri başladı, Hava Trafik Kontrol Kulesi'nin kaba inşaat işleri tamamlandı ve cephe ve çatı kaplama işlerine geçildi. İkinci pist ve bağlantı taksi yollarının toprak işleri sürerken, eş zamanlı alt temel çalışmaları sürüyor. Bu yoğun inşaat faaliyetlerinde özellikle taşımacılık büyük önem taşıyor.. Kaynak:www.milliyet.com.tr
Devamını Oku
Standard Post with Image

Kültür ve Turizm Bakanı Kurtulmuş Çin'de

Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, bu yıl sonuna  kadar 200 bin Çinli turistin Türkiye'yi ziyaret etmesini beklediklerini  söyleyerek "Fakat bu rakam yeterli değil, bu sayının bir milyon olmasını  istiyoruz." dedi. Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, resmi ziyaret kapsamında geldiği Çin'in başkenti Pekin’de  Çin Kültür Bakan Luo Şugang ile görüştü. Kültür Bakanlığı konutunda yapılan  görüşmede, iki ülke arasındaki kültür ve turizm konuları ele alındı. Çin ve Türkiye arasındaki ilişkileri ve iş birliğini güçlendirmek için  güçlü bir irade olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, "Turizm alanında iş birliklerimizi  güçlendirmeliyiz. Bütün bu iş birliklerini güçlendirecek yumuşak güç, kültür ve  turizm alanıdır. Çin'de gelecek yılın 'Türkiye Turizm Yılı' olarak ilan edilmesi  Kültür ve Turizm Bakanlığının en önemli projesidir." diye  konuştu. Bakan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da desteklediği  "Türk-Çin Üniversitesi"nin kurulmasının büyük önem taşıdığını dile getirerek iki  bakanlığın bu konu üzerinde hassasiyetle durması gerektiğini söyledi. HEDEF BİR MİLYON ÇİNLİ TURİST Bu yıl sonunda 200 bin Çinli turistin Türkiye'yi ziyaret etmesini  beklediklerini kaydeden Kurtulmuş, "Fakat bu rakam yeterli değil, bu sayının bir  milyon olmasını istiyoruz. Özellikle Çin ve Türkiye turizm operatörleri  arasındaki iş birliğinin artırılmasını istiyoruz. Türkiye’deki Konfüçyüs  Enstitüsü ve Çin'deki Yunus Emre Enstitüsü iki ülke arasındaki hatları   yakınlaştırma açısından iyi bir fırsat." ifadelerini kullandı. Bakan Kurtulmuş, şunları kaydetti: "Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan iki ülke arasındaki  ilişkilere ayrı bir önem veriyor. Türkiye ve Çin, birisi Asya'nın doğusunda  birisi Asya'nın en batısında Avrupa kapısında iki değerli ülkedir. Her iki  ülkenin de çok zengin ve derin tarihi ve kültürel birikimi var. Çin 5 bin yıllık  devlet geleneğine sahip olan bir büyük ülke. Türkiye de binlerce yıllık devlet  geleneği olan çok zengin ve  farklı kültürleri bir arada barındıran bir ülke.  Mesafelerin uzak olmasına rağmen Çin Halk Cumhuriyeti ile dostane ilişkileri  artırmak konusunda daha yakın ilişkiler kuruyoruz." "Bizim kültürel, siyasi ve ekonomik ilişkilerimizde benzerliklerimiz  var" diyen Kurtulmuş, "Kuşak ve Yol" Projesiyle ilişkilerin her alanda  gelişmesini beklediğini söyledi. Kurtulmuş, Türkiye ve Çin arasında ilişkilerin başta enerji, ulaşım,  kültür ve turizm olmak üzere her alanda gelişeceğini düşündüklerini ve bu konuda  kararlılık gösterdiklerini ifade ederek "Ümit ederim ki bu ziyaretimiz de  kültürel alandaki iş birliğimiz konusunda önemli katkı sağlar." dedi. ÇİNLİ BAKANDAN TOPKAPI SARAYI'NA ÖVGÜ Topkapı Sarayı’nda sergilenen porselenleri incelediğini kaydeden Luo,  "Çin porselen ülkesi olarak bilinir ancak ben Topkapı’da sergilenen eserleri  Çin’de bile görmedim. Bu eserlerin İpek Yolu’nun izdüşümü olduğunu düşünüyorum.”  ifadelerini kullandı. Bakan Luo, gelecek yıl "Türkiye Yılı" olması dolayısıyla büyük  bir  etkinlik yapacaklarını belirtti. Toplantı sonrasında Pekin’deki tarihi ve turistik yerleri ziyaret eden  Kurtulmuş, Pekin’deki temasları kapsamında gazeteciler ve Çinli tur  operatörleriyle bir araya gelecek.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye- Sırbistan İş Forumu’nda

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ukrayna ziyaretinin ardından resmi temaslarda bulunmak üzere Sırbistan'a gitti. 10 Ekim tarihinde Sırbistan’ın başkenti Belgrad’da gerçekleşen “Sırbistan-Türkiye İş Forumuna Cumhurbaşkanı Erdoğan ile birlikte iş adamları ve sektör temsilcileri de katıldı. İş forumuna LASİAD adına Başkan Vekili Muhammed Sancaktar katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı Belgrad'da Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vuçiç, Başbakan Ana Brnaviç ve Sırbistan Bakanlar Kurulu üyeleri karşıladı. Erdoğan ziyareti kapsamında Sırbistan Cumhurbaşkanı Vuçiç'le baş başa ve heyetler arası görüşmeler gerçekleştirdi.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Fatih Belediyesi ‘Kültürel Mirası İhya’’ Programında Tarihi Yarımadada Yapılan Restorasyon Projeleri Tanıttı.

Fatih Belediyesi, 2004 yılından itibaren Medreseler, Tekkeler, Sıbyan Mektepleri, Sarnıçlar, Anıt Yapılar, Tescilli Sivil Mimarlık örneği yapılar, Camiler ve Çeşmelerden oluşan toplam 320 adet orta ölçekli eseri Kültür ve Turizm Bakanlığı, İstanbul Valiliği, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve hayırsever vatandaşlar ile işbirliği yaparak restore işlemlerini gerçekleştirdi. Yapılan bu restore işlemleri için Fatih Belediyesi 11 Kasım Cumartesi günü Yenikapı Etkinlik Alanı’nda Cumhurbaşkanının katıldığı ve tüm halkın davetli olduğu bir tanıtım programı gerçekleştirdi. ‘320 Orta Ölçekli Eseri Restore Ettik’ Programın açılış konuşmasını Fatih Belediyesi Başkanı Mustafa Demir yaptı. Demir, “8.500 yıllık tarihi boyunca, üç kadim medeniyete ve imparatorluğa ev sahipliği yapan Fatih, binlerce yıldır medeniyetlerin, birbirleriyle yarışına sahne olmuş ve bu yarışta ecdadımız,medeniyet tasavvurunu mimariye yansıtarak, abidevi eserler vücuda getirmiş, şehre, adeta; mührünü vurmuştur.” dedi. Sözlerine şu şekilde devam eden Demir,“Camiler ve çeşmelerden oluşan 320 adet, orta ölçekli eseri restore ettik. Ayrıca hâlihazırda sayısı 480’i bulan ecdat yadigârı eserimizin bir kısmının projeleri tamamlandı, bir kısmının ise; proje süreci devam etmektedir. Bunlardan ayrı olarak; temeli Fatih Sultan Mehmet Han tarafından atılan, 2.776 parsel ve 3.125 dükkândan oluşan, şehrimizin simge eserlerinden Kapalıçarşı’yı da, zamanın acımasız ellerine bırakmadık ve restorasyon sürecini başlattık.” diye konuştu. ‘15 Yılda Hükümet İmkânlarıyla Tarihimizi Ayağa Kaldırmanın Mücadelesini Verdik’ Programa katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yaptığı konuşmada, tarihle ters düşülmemesi gerektiğini belirterek şunları kaydetti, "Biz tarihimizle ters düşmemeli, tarihimizle bütünleşirsek bir değer ifade eder. Bunu yapamıyorsak bir kaçak var demektir. Bugün ecdadımızın seviyesine ulaşabilmiş değiliz. Bir gün restorasyonun açılışını yaptığımız eserlerine bakalım bir de günümüz mimarisiyle yapılan eserlere bakalım. Ecdat ne kadar zamanda yapmış biz restorasyonu ne kadar zaman da yapmışız. Hangisi insan ruhuna daha iyi ifade ediyor. Hangisi gelecek nesillere iftiharla bırakacak nitelikte. Ecdadın yaptığı eserle bu özelliklere sahip. Zihniyeti ve uygulamamızı değiştirmeliyiz. Önce ihyayı gerçekleştirmeliyiz, sonra da onu aşacak yani inşayı gerçekleştirecek bir anlayışı hâkim kılmalıyız.” Erdoğan, "İstanbul'da yaşamanın anlamını ancak bu manayı kavrayarak anlarız. Geçtiğimiz 15 yılda hükümet imkânlarıyla tarihimizi ayağa kaldırmanın mücadelesini verdik. Yeniden ayağa kaldırdığımız eserleri tek tek saysam saatler sürer. ” dedi. Programa LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Erdem Soylu Karabağlı, Barış Köseliören, Ahmet Turan Yönetim Kurulu Üyeleri İsmail Dark, Turan Yavuz, İhsan Bıyıkbeyi, Arif Özkan, Yakup Samsama, Sebahattin Demir, Gökhan Karabulut ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak  ve 150 kişilik bir Laleli iş adamı grubu katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Erdoğan- Putin görüşmesi başladı, ilk açıklama geldi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Soçi'de görüşüyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin ile baş başa  görüşmesinde, "Gerek bölgede ikili ilişkilerimiz, bunun yanında bölge sorunlarına  yönelik dayanışmamız, geleceğe yönelik güvenimizi de artırıyor" dedi. Putin  ise "İlişkilerin tam kapasite ile canlandığını söyleyebiliriz" ifadesini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan Rusya'ya geldi.  Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı, Soçi Uluslararası Havalimanı'na gelişinde,  Krasnodar Valisi Vinyamin Kondratyev, Soçi Belediye Başkanı Anatoli Pakhomov,  Türkiye Cumhuriyeti Moskova Büyükelçisi Hüseyin Diriöz, Novorossisk Başkonsolosu  Yunus Emre Özigci ve diğer yetkililer karşıladı. Erdoğan, daha sonra  Devlet Başkanlığı Rezidansı'na geçti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı  Vladimir Putin ile bir araya geldi. Görüşme, saat 17.20'de başladı.  Görüşmeye, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Dışişleri Bakanı  Mevlüt Çavuşoğlu ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın da katılıyor.  İLK AÇIKLAMA GELDİ Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin ile baş başa  görüşmesinden ilk açıklama geldi.  "Aramızdaki siyasi, askeri ekonomik ve ticari bütün ilişkiler her geçen gün artarak devam ediyor" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gerek bölgede ikili ilişkilerimiz, bunun yanında bölge sorunlarına  yönelik dayanışmamız, geleceğe yönelik güvenimizi de artırıyor. Özellikle bu normalleşme süreci içerisinde gerçekten yoğun bir  şekilde bir araya gelişimiz, Türkiye ve Rusya Federasyonu arasındaki ilişkileri  daha da güçlendirecek" ifadelerini kullandı.  TİCARET HACMİMİZ YÜZDE 30 ARTTI  Putin  ise "Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkilerin  artık tümüyle eski haline döndüğünü söyleyebiliriz. Ticaret hacmimiz, geçen yıl  yaşanan düşüşten sonra bu yılın ilk 8 ayında yüzde 30'dan fazla arttı. Türkiye ve  Rusya, Suriye krizi dahil olmak üzere tüm konular üzerinde birlikte  çalışıyor" dedi. Kaynak: www.milliyet.com.tr
Devamını Oku
Standard Post with Image

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bulgaristan Başbakanı Borisov ile görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov’u kabul etti. Restorasyonu tamamlanan Sveti Stefan Kilisesi (Demir Kilise) açılışına katılan  Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bulgar Başbakan Borisov, tören alanından birlikte  ayrıldı.  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bulgaristan  Başbakanı Boyko Borisov ile Yıldız Sarayı'nda görüşüyor. Saat 12.40'ta başlayan kabul, basına kapalı 1 saat  20 dakika sürdü. Kaynak:www.milliyet.com.tr
Devamını Oku
Standard Post with Image

Başbakan Yıldırım yerli otomobil için tarih verdi

Başbakan Yıldırım Bursa'da AK Parti İl Kongresi'nde önemli açıklamalarda bulundu. Yıldırım, "Yerli otomobilin ilk örneğini 2019'da, seri üretimi 2020-2021'de bitirmiş olacağız" dedi. Yıldırım, burada yaptığı konuşmada, "Dünyanın en güçlü ekonomilerinin bile krize girdiği bir dönemde, Türkiye büyümeye, kalkınmaya devam ediyor. Ekonomide seferberlik ruhuyla başladığımız 2017 rekor büyümesi, ihracat ve istihdam artışıyla devam ediyor." dedi. Her zaman milletle birlikte yürüdüklerine işaret eden Yıldırım, şöyle konuştu: İstiklalimizi, Cumhuriyetimizi ve demokrasimizi tehdit eden bütün şer odaklarına karşı mücadelemiz devam edecek. Türkiye Cumhuriyetini artık hiç kimse, hiçbir güç darbeyle, terörle, tuzaklarla durduramayacak, yürüyüşünü kesemeyecek. Türkiye'nin ekonomisi sağlam, istikrarlı. Yıllardır atlattığımız nice badirelere rağmen kararlı bir şekilde yolumuza devam ediyoruz." YERLİ OTOMOBİL SERİ ÜRETİM 2020-2021'DE Türkiye'nin üretim kapasitesinin artırılmasına yönelik çalışmalar yaptıklarına işaret eden Yıldırım, şunları kaydetti: "Hükümet olarak üretim kapasitemizi, rekabet gücümüzü, araştırma geliştirme kapasitemizi daha da arttıracağız. Teknoloji transferini hızlandırarak yerli ve milli ürünleri daha çok üreteceğiz. Yerli otomobilin ilk örneğini 2019'da, seri üretimi 2020-2021'de bitirmiş olacağız." "CANLA BAŞLA ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ" Türkiye için çalışmaya devam edeceklerini vurgulayan Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü: "İnşallah 2019'da ülkemizi, milletimizi hak ettiği yere getirmek için canla başla çalışmaya devam edeceğiz; Türkiye'nin birliği için, beraberliği için, tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet ülküsü için canla başla liderimiz Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde..." "TÜRKİYE DİMDİK AYAKTA" Yıldırım, kongrenin düzenlendiği TOFAŞ Spor Salonu önünde bekleyen vatandaşlara da hitap etti.  Sözlerine, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın selamını getirdiğini belirterek başlayan Yıldırım, AK Parti kongrelerinin adeta bir şölen, düğün, miting havasında geçtiğini ifade etti.  Başbakan Yıldırım, "Allah sizlerden razı olsun. Bu sevginiz, coşkunuz, muhabbetiniz daim olsun. Birliğimiz, kardeşliğimiz daim olsun." diyerek, şunları kaydetti: "Türkiye, bölgede var olan sıkıntılar, terör, kaos, Suriye'de, Irak'ta iç savaş, bütün bu olumsuzluklara rağmen dimdik ayakta. Milletimiz sayesinde. AK kadrolar, 15 yıldır bir yandan kumpaslara, darbelere, vesayet odaklarına meydan okurken, mücadele verirken, diğer yandan da Türkiye'nin kalkınması için, büyümesi için, Cumhuriyetimizin 2023, 100. yıl hedeflerini yakalamak için liderimiz Recep Tayyip Erdoğan'ın önderliğinde, kararlı adımlarla yoluna devam ediyor. Ne dedik, 'Durmak yok yola devam.' Bursa hazır mısın? 2019'da yeni bir destan yazacak mıyız? Allah sizden razı olsun. Bursa işi bitirmiş, maşallah. Osmanlı'nın torunları, Osmanlı'nın doğduğu, sırtını Uludağ'a vermiş Bursa'nın güzel insanları, Allah sizden razı olsun. Sağ olun, var olun, Allah'a emanet olun. Biz de sizi seviyoruz. Başım, gözüm üstünde yeriniz var. Allah hepinizden razı olsun." Kaynak:www.milliyet.com.tr
Devamını Oku