Arama HABERLERi

Standard Post with Image

Hazır Giyimin Yıldızları Ödüllendirildi

Geçen yıl 17 milyar dolarlık ihracat ile ülke ekonomisine önemli ölçüde katkı sağlayan hazır giyim sektörünün başarılı firmaları ‘İhracatın Yıldızları’ ödül töreninde buluştu. 16 Nisan 2016 tarihinde Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen ödül törenine LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Ercan Hardal, Erdem Soylu Karabağlı, İrfan Akbaş, Murat Özpehlivan ile Yönetim Kurulu Üyeleri Turan Yavuz, Barış Köseliören, Tarık Nayman, Münir Dinler, Rıfat Opan, Arif Özkan ve çok sayıda sektör temsilcisi katıldı. Bu yıl “Yıldızımız Her Zamankinden Daha Parlak” ve “Yıldızımız Sizinle Daha Parlak” sloganı taşıyan ödül töreni açılış kokteylinin ardından gerçekleşti. Ünlü spiker Simge Fıstıkoğlu’nun sunuculuğu üstlendiği ödül töreninde sektör temsilcilerine seslenen İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Tanrıverdi; hazır giyim sektörünün son 30 yılda 25 kez ihracat şampiyonu olduğunu söyledi. Tanrıverdi, “Ülkemizi hazır giyimde dünyanın 7. büyük tedarikçisi konumuna yükselttiniz. Sektörel ihracatımızı 1 milyar dolardan 18.7 milyar dolara çıkardınız. Ülkemize son 10 yılda net 150 milyar dolar para kazandırdınız.” dedi.     “Türkiye Hazır Giyimde Dünyanın 7. Büyük Tedarikçisi” Tanrıverdi, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen ödül töreninde yaptığı konuşmada ekonomik gelişmeler ve hazır giyim sektörüyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Başarıyı konuşmak ve ödüllendirmek için bir araya geldiklerini belirten Tanrıverdi, firma temsilcilerine hitap ederek şunları söyledi: “Fabrikalarınızda, imalathanelerinizde 500 bin insanımıza iş veriyorsunuz. Mağazacılık tarafınızla birlikte 1,5 milyon kişiyi istihdam ediyorsunuz. Çalışanlarınızın yarıya yakınını kadınlar oluşturuyor. Kadın istihdamının da lideri sizlersiniz. Geliri tabana yayıyorsunuz. Biliyorum hiç bir zaman işimiz kolay olmadı. İçeride ciddi sıkıntılı dönemlerden geçtik. Küresel pazarlarda önümüze engeller çıktı. Ama hiç bir zaman yılmadınız. ‘Güçlükler, başarının değerini arttıran süslerdir’ inancıyla yola devam ettiniz.” Tanrıverdi, Türkiye’nin hazır giyimde dünyanın 7. büyük tedarikçisi konumuna yükseldiğini vurguladı. Kilogram başına ihracat gelirlerinin 3 dolardan 24 dolara çıktığını kaydetti. Ardından şöyle dedi: “Hazır giyimi katma değerli üretimde ilk üç sektörden biri haline getirdiniz. Son 30 yılın 25’inde sektörümüzü ihracat şampiyonu yaptınız. 200’ün üzerinde ülkeye ihracat yaptınız. Sektörel ihracatımızı 1 milyar dolardan 18.7 milyar dolara çıkardınız. Ülkemize son 10 yılda net 150 milyar dolar para kazandırdınız. Markalarımız bugün 100’e yakın ülkede 4 bin 500 mağazaya ulaşmışsa bu gururda da sizin payınız var.”   2015 yılının sektör açısından zorlu bir yıl olduğuna değinen Tanrıverdi, “Kilogram bazında yüzde 5 daha fazla mal sattığımız halde parite etkisiyle gelirde 1.7 milyar dolarlık bir kayıp yaşadık. Geçen yılı 17 milyar dolar ihracatla kapattık.” şeklinde konuştu. Jeopolitik sorunlara, uçak krizine, bin 300 TL’lik asgari ücretin ek maliyetine rağmen 2016’ya iyi başladıklarını ifade eden Tanrıverdi, “İlk çeyrekte Türkiye’nin genel ihracatı yüzde 10 düşerken hazır giyim sektörü ihracatı yüzde 7 artış kaydeti. Üç ayda 4,255 milyon dolarlık ihracat yaptık. İnanıyorum ki siz dostlarımızın azim ve gayreti ile beraber bu yıl 18 milyar doları hep birlikte geçeceğiz. Cumhuriyetimizin 100. yılını kutlayacağımız 2023 için 60 milyar dolarlık bir hedef koyduk.” ifadelerini kullandı. Törende, 50 milyon doların üzerinde ihracat yapan firmalar platin, 20-50 milyon dolar arasında ihracat yapanlar altın, 10-20 milyon dolar arasında ihracat yapanlar gümüş, 2,5-10 milyon dolar arasında ihracat yapanlar bronz plaket, 500 bin – 2.5 milyon dolar arasında ihracat gerçekleştiren firmalar ise başarı belgesi ile ödüllendirildi. 47 firmaya platin, 136 firmaya altın, 167 firmaya gümüş, 674 firmaya bronz plaket, 1025 firmaya ise başarı sertifikası verildi.   Hazır giyim ihracatında ilk 10 sıra şöyle oluştu: 1. Akıntek Tekstil San. İç ve Dış Tic. Ltd. Şirketi 2. LC Waikiki Mağazacılık Hiz. Tic. A.Ş. 3. USM Lojistik Tekstil Gıda İnşaat Sanayi ve Dış Tic. Ltd. Şirketi 4. Şık Makas Giyim San. Ve Tic. A.Ş. 5. Cross Tekstil San. Ve Tic. A.Ş. 6. ERPA Hazır Giyim İç ve Dış Tic. A.Ş. 7. Akıntek Tekstil Ürün San. ve Dış Tic. LTD. Şirketi 8. Aster Tekstil Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş. 9. Aster Global Pazarlama ve Dış Ticaret A.Ş. 10. Saide Tekstil San. ve Tic. A.Ş.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Yeni İstanbul için geri sayım

İstanbul’u her alanda dünyanın merkezi haline getirecek projelerin inşası durmaksızın devam ediyor. Bu projelerden Marmaray hizmete girerken, 3. Havalimanı, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Kanal İstanbul, Galataport, Avrasya Tüneli ve Haliç Yat Limanı’nın çalışmaları ise hız kesmeden sürüyor. Dünyanın en büyük şantiyelerinden Üçüncü Havalimanı’nda ilk etabın 2018’in başına yetiştirilmesi için 16 ülkeden 13 binin üzerinde personel, çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. İstanbul’u her alanda dünyanın merkezi haline getirecek projelerin inşası durmaksızın devam ediyor. Bu projelerden Marmaray hizmete girerken, 3. Havalimanı, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Kanal İstanbul, Galataport, Avrasya Tüneli ve Haliç Yat Limanı’nın çalışmaları ise hız kesmeden sürüyor. Dört alt projeden oluşan Marmaray’da demiryolu boğaz tüp geçişi, tüneller ve istasyonların inşası tamamlanırken, Gebze-Haydarpaşa, Sirkeci-Halkalı Banliyö Hatlarının İyileştirilmesi, İnşaat ve Mekanik Sistemleri, Yeni Demiryolu Araçlarının Temini, Mühendislik ve Müşavirlik Hizmetlerinin tamamı 2018’in Haziran ayında bitirilecek.   HALKALI-GEBZE 105 DAKİKA Gebze’den başlayarak Haydarpaşa’ya kadar banliyö hattı ile buradan Boğaz’ın altından batırma tüp tünel ile Sarayburnu’na ve Yedikule-Halkalı arasında yerüstü banliyö hatlarını kullanarak oluşan projenin uzunluğu 76.3 kilometreyi buluyor. Kadıköy-Kartal Metro Hattı ile entegre olan İbrahimağa-Ayrılık Çeşmesi İstasyonu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nca inşa edilip, hizmete açıldı. Projeyle tek yönde 1 saatte 75 bin yolcu taşınacak, Gebze-Halkalı arası seyahat süresi 105 dakika olacak ve güzergâhta toplam 440 araç ile hizmet verilecek. Toplam maliyeti 10 milyar 177 milyon 359 bin lira olan proje için 2015 sonu itibarıyla toplam 7 milyar 278 milyon 246 bin lira harcama yapıldı. İşte kamu yatırımları bakımından Türkiye’de ilk sırada yer alan İstanbul’daki mega projeler:   YILDA 150 MİLYON YOLCU 2017’de bitirilmesi hedeflenen 3. Havalimanı için, 10.2 milyar Euro harcanacak. Yılda 150 milyon yolcuya hizmet verecek havalimanında ilk etap, 29 Ekim 2017’de hizmete açılacak. Bittiğinde 120 bin kişiye iş imkânı sağlayacak.   BOĞAZDA TANKER RİSKİNE SON Kanal İstanbul projesi, 25 metre derinliğinde, 150 metre genişliğinde olacak ve Karadeniz’i Marmara Denizi’ne bağlayacak. Proje ile İstanbul Boğazı üzerindeki tanker trafiği, Kanal İstanbul’a yönlendirilecek ve her gün tehlikeli yük taşıyan tanker riskleri de son bulacak.   TURİST SAYISI 6 KAT ARTACAK Galataport projesi kapsamında Salıpazarı’nda bulunan liman, kruvaziyer gemiler için tanzim edilerek bölge turizme yönelik değerlendirilecek. Sona erdiğinde kruvaziyer ile gelen turist sayısında 5-6 kat artış olacağı tahmin ediliyor.   TRANSİT TRAFİK AZALACAK Yavuz Sultan Selim Köprüsü ile İstanbul’daki transit trafik yükü hafifleyecek. Şehir içi trafik; erişim kontrollü, kesintisiz ve emniyetli şekilde sağlanacak. Köprü, bu yıl hizmete girecek.   140 YAT KAPASİTELİ LİMAN Haliç Yat Limanı ve Kompleksi projesi içinde 2 adet her biri minimum 70 yat kapasiteli yat limanı ile 2 adet 5 yıldızlı 400 odalı otel, dükkânlar, ofis ve kongre merkezi bulunacak. Kaynak: www.itohaber.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Cumhurbaşkanı Erdoğan Fildişi Sahili’nde

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ziyaret için geldiği Fildişi Sahili’nde Devlet Başkanı Alassane Vattara tarafından resmi törenle karşılandı.   Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, özel uçak “TUR” ile TSİ 21.05’te Fildişi Sahili’ne geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı Felix Houphouet Boigny Havalimanı’nda, Fildişi Sahili Devlet Başkanı Alassane Vattara ile eşi Dominique Vattara, Fildişi Sahili Başbakanı Daniel Kablan Duncan ve Bakanlar Kurulunun tüm üyelerinin yanı sıra Türkiye’nin Abidjan Büyükelçisi Esra Demir ile büyükelçilik yetkilileri karşıladı. Fildişi Sahili’ne Cumhurbaşkanı Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan’ın yanı sıra Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Çevre ve Şehircilik Bakanı Fatma Güldemet Sarı, Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş ve Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz da geldi. Resmi törenle karşılandı Erdoğan, havalimanına gelişinde Fildişi Sahili Devlet Başkanı Vattara tarafından resmi törenle karşılandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, havalimanındaki başkanlık karşılama salonunda Fildişi Sahili Devleti’nin tüm yetkilileriyle tokalaştı. Kabile liderlerini selamladı Öte yandan Erdoğan, geleneksel kıyafetleriyle kendilerine ayrılan yerde hazır bulunan 60 yerel kabile liderinin yanına giderek, onları da selamladı. Havalimanında Fildişi Sahilli vatandaşlar da Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Fransızca “Bienvenu Erdoğan” yazılı “Hoşgeldin Erdoğan” anlamına gelen pankartlar ve Türk bayraklarıyla sevgi gösterisinde bulundu, Fildişi Sahili’nde yaşayan Türk vatandaşlar da “Başkan Erdoğan” sloganı attı. Erdoğan’a Fildişi Sahili, Gana, Nijerya ve Gine’deki ziyaretlerinde 100’ü aşkın iş adamı eşlik ediyor. Kaynak: www.dunya.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

STK'lardan Darbe Girişimine karşı Ortak Bildiri

STK'lardan Darbe Girişimine karşı Ortak Bildiri Sektörün Önde gelen STK'ları, 15 Temmuz darbe girişimine karşı "Karanlıktan Aydınlığa: 15 Temmuz" bildirisi yayınladı. Sivil toplum örgütlerinin ‘Karanlıktan Aydınlığa 15 Temmuz’ başlıklı ortak bildirisini MÜSİAD Başkanı Nail Olpak okudu. 18 Temmuz 2016 günü yapılan toplantıya ve bildiriye TİM, ASKON, DEİK, Deniz Ticaret Odası, İstanbul Sanayi Odası, İstanbul Ticaret Borsası, İstanbul Ticaret Odası, MÜSİAD, TAMPF, TÜMSİAD ve YASED, LASİAD, OTİAD ve daha bir çok STK katıldı. Demokrasiye ve milli iradeye darbe girişimine karşı ortak basın bildirisi yayınladı. LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca'nın katıldığı toplantıda yayınlanan ortak basın bildirisinin adı "Karanlıktan Aydınlığa 15 Temmuz" Bildiri Şöyle; Ülkemiz, 15 Temmuz Cuma gecesi önce karanlığı; ortaya konan büyük inanç ile de aydınlığı yaşadı. Artık 15 Temmuz, öznesi millet olan demokrasinin kazandığı bir gündür. Bu gün, yalnızca Türkiye'nin değil, dünyanın tarihine geçecek Milli İrade günüdür. Ülkemizin büyük demokrasi yürüyüşüne yönelik 15 Temmuz saldırısında, millet ile iradesi arasındaki köprüye atılan her bomba, sıkılan her kurşun, aslında bunu yapanların karanlık planlarının aydınlığa çıkmasını sağladı. Milletin İradesinden Başka İrade Tanımıyoruz… Ülkemizdeki iş dünyasının temsilcileri olarak, demokrasimizin derinleşmesi ve ekonomimizin güçlenmesinin sivil bir yönetimle mümkün olduğunun bilinci ile demokrasi dışı güçlerin müdahalelerinin en başta ekonomimize büyük zarar vereceğini, tüm birikimlerimizi heba edeceğini biliyoruz. Seçilmiş hükümeti yıkmaya yönelik teşebbüsler demokrasimizi ve ekonomimizi katledecektir. Anti demokratik her türlü girişimin karşısında kararlılıkla duruyoruz. Darbecileri lanetliyor, hükümetimizi destekliyor ve milletimizin iradesinden başka bir irade tanımıyoruz. Milletin İstikrarı En İyi Cevaptır… Bu hain girişimin çökertilmesinin orta ve uzun vadede ülkemiz ekonomisine olumlu yansımalarının olacağı kanaatindeyiz. Çünkü iş dünyası huzur, güven ve istikrar ister. Yaşananlar, tüm bu bileşenleri perçinlemiştir. İstikrarın sadece hükümetle olmayacağını söyleyenlere, siyasi risk olduğunu söyleyenlere, her görüşten milletin istikrarı cevap vermiştir. Güçlü millet iradesi her türlü zorlukla baş edebileceğimizi, ülkemizin uluslararası arenada da siyasi ve ekonomik gücünün kat be kat artacağını ortaya koymuştur.  Çalışmaya ve Üretmeye Devam Edeceğiz… Başbakanımızın dünkü açıklamalarında söylediği gibi ekonomimizin temelleri sağlamdır ve hükümetimiz ile Merkez Bankası ve ilgili kuruluşlar da gereken tedbirleri almıştır. Türkiye, global krizlere karşı ayakta durmayı başaran, G20 üyesi ve AB adayı, serbest piyasa ekonomisini ve çok partili siyasi sistemi içselleştirmiş güçlü bir ülkedir. İlk refleks olarak olumsuz etkiler hissetsek de ülkemizin güçlü imajı, kısa sürede hem iç pazarda hem de dış pazarlarda bu olumsuzlukları bertaraf edecektir. Keza, kamuoyunun da izlediği gibi bütün piyasalar süratle normal seyrine ulaşmıştır. Bundan sonra da bizler daha çok çalışarak ve üreterek ekonomimizi büyütmeye devam edeceğiz. Şimdi “Sağduyu ve Hukuk” Zamanı… Şimdi, paralel terör örgütü darbecilerinin hukukla yüzleşme ve milletin derin hafızasında mahkûm olma zamanıdır. Bu ihanet tezgahını tasarlayan hainlerin hukuk çerçevesinde yargılanarak, en ağır ve caydırıcı cezaları almasını bekliyoruz. Artık darbe kelimesinin literatürden kalkmasını istiyoruz. Meclis'te siyasi partiler arasında takdir edilen bir yaklaşım varken toplumda ayırımcılık yapılması teröristlerin amacına ulaşmasına sebep olur. Sağduyu içerisinde hareket etmeliyiz. Gün Birlik Günü, Milletimize Teşekkürler… Milli İradeyi korurken şehit düşen vatandaşlarımıza ve güvenlik görevlilerimize Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyoruz. Gün birlik günüdür. Demokrasimize sahip çıkan necip milletimize, halkımıza kararlılığı ile cesaret veren Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan ve Sayın Başbakanımız ile hükümetimize, darbe girişimine destek vermeyen ve karşı mücadele eden Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarımıza, polisimize ve güvenlik güçlerimize, darbeye kalkışanlara bir ağızdan karşı çıkan parti liderleri ile STK'larımızın sağduyulu açıklamalarına ve basınımızın darbe karşıtı tutumuna sonsuz teşekkür ediyoruz. Üretmeye ve demokrasi nöbetine devam edeceğiz… Bizler de iş dünyası olarak, üretmeye ve demokrasi nöbeti tutmaya devam edeceğiz.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Putin, 3 Eylül'de Çin'de Erdoğan ile bir araya gelecek

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Çin'de bir araya geleceği bildirildi.  Konuyla ilgili açıklama yapan Rusya Devlet Başkanı'nın Danışmanı Yuriy Uşakov, "3 Eylül'de Çin'de ikili görüşmeler planlanıyor. İlki Arjantin Devlet Başkanı Mauricio Macri ile olacak. Bu görüşmenin Macri'nin göreve seçilmesinden sonraki ilk görüşme olduğunu belirtmek isterim.  Bunun ardından daha ilginç bir temas gerçekleşecek. Putin, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya gelecek" ifadelerini kullandı.  Uşakov, iki liderin 9 Ağustos'ta St. Petersburg'da bir araya geldiğini hatırlatarak, "İkili ilişkilerin normale dönme süreci ilerliyor. Şimdi charter seferlerinin başlamasına ilişkin kararname çıktı. Kasım ayındaki uçak olayının ardından işbirliğinin normale dönme süreci etkili tempoyla sürüyor" dedi.  Kaynak: www.gazetem.ru
Devamını Oku
Standard Post with Image

Alvan ve Fimka Gana 1. Türk Ürünleri Fuarı’na Katıldı

İstanbul Ticaret Odası tarafından Gana’da düzenlenen Gana 1. Türk Ürünleri Fuarı, Batı Afrika ülkelerine ihracat için önemli bir adım oldu. Sektör lideri firmaların katıldığı fuar, bölge genelinde ilgi gördü. Fuara Laleli’den LASİAD Yönetim Kurulu Üyesi Rıfat Opan’a ait Alvan firması ile LASİAD Yönetim Kurulu Üyesi Barış Köseliören’in ortağı olduğu Fimka firması da katıldı. Dış fuar organizasyonlarıyla da firmalara destek olan İstanbul Ticaret Odası (İTO), Batı Afrika’nın ticaret kapısı olan Gana’da 1. Türk Ürünleri Fuarı düzenledi. Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS) ülkelerine ihracat için önemli bir giriş noktası olan Gana’nın başkenti Akra’da gerçekleştirilen fuar, 24-27 Ağustos tarihlerinde yapıldı. Fuarı düzenleyen ve firmaların katılım organizasyonunu da yapan İstanbul Ticaret Odası, Gana’yı ECOWAS bölgesinde iş yapılabilecek en iyi yer olması ve sektörlerin hızlı gelişimi sebebiyle seçti. Gana’nın yanı sıra Benin, Burkina Faso, Cabo Verde, Fildişi Sahilleri, Gambiya, Gine, Gine-Bissau, Liberya, Mali, Nijer, Nijerya, Senegal, Sierra Leone, Togo'ya ihracat için büyük potansiyel barındıran fuara sektör lideri 50 firma katıldı. Amaç Ekonomik Birliktelik Gana’nın ikinci büyük şehri Kumasi’den de iş adamlarını ağırlayan fuarı, binlerce firma temsilcisi ve profesyonel ziyaret etti. Akra Mövenfick Ambassador Hotel’deki fuarın açılışında Gana Ticaret ve Sanayi Bakanı Dr. Ekwow Spio - Garbrah, Gana’daki Nana bölgesi kralı Osabarima Ansah Sasrako, her iki ülkenin büyükelçileri Nesrin Bayazıt ve Alhaji Ibrahim Abass, Gana Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dr. Appiagyei Dankawoso da yer aldı. Bakan Dr. Ekwow Spio - Garbrah, Gana’nın yatırıma ihtiyacı olduğunu belirterek, Türk iş adamlarına, bölgeye yatırım için gelmeleri çağrısında bulundu. Katılımcıların Ekonomi Bakanlığı’ndan devlet teşviği de aldığı fuarın açılışında konuşan İstanbul Ticaret Odası Başkan Yardımcısı Dursun Topçu, “Gana’da ilkini düzenlediğimiz Türk Ürünleri Fuarı, yeni adımların başlangıcı olacak” dedi. Topçu, konuşmasında şunları söyledi: “Ülkelerimiz arasında 5 bin kilometre mesafe var. Fakat amaç ekonomik birliktelik olunca, mesafelerin önemi kalmıyor. Burada, sadece tek taraflı bir iş yapmak için bulunmuyoruz. Gana ekonomisi, çok daha büyük işbirliklerine ve yatırım iklimine sahip. Daha fazla yatırım için yeni ortaklıklar inşa etmeyi arzu ediyoruz. Sadece Türkiye-Gana ilişkileriyle de sınırlı kalmayalım. Bölgedeki diğer iş yapma alanları için de birlikte hareket edelim diyoruz.”
Devamını Oku
Standard Post with Image

Kritik zirvenin perde arkası

İki ülke liderleri Erdoğan ve Putin’in Çin’deki G-20 zirvesi öncesinde Cumartesi günü yaptıkları görüşmeye dair Krmelin’den açıklama geldi. Putin’in basın sözcüsü Peskov, iki liderin “çok ve uzun süre konuştuklarını” söyledi. Peskov, “Türk meslektaşlarımız tarım ürünlerine konan yasağın hızlı bir şekilde kaldırılması konusunu gündeme getirdi. Bu alanda çalışmalar devam edecek” dedi. Rus yetkili, “Genel olarak son derece pozitif görüşmeler oldu. İlişkilerin hızlandırılması konusunda iki taraf da kararlılığını teyit etti” dedi.  Rus gazetecilere bilgi veren Peskov, devlet başkanlarının tüm alanlarda işbirliğinin normalleştirilmesi konusunda çalışma grafiğini ele aldıklarını vurguladı. Buna göre, yıl sonuna kadar Rusya’da yapılması planlanan, iki liderin başkanlık edeceği Üst Düzey İşbirliği Konseyi toplantısı için de hazırlıklara hız verildi. Peskov, Suriye krizinden ikili ilişkilere kadar ker konuda ayrıntılı fikir alışverişinde bulunulduğunu vurguladı. Peskov, “Oldukça uzun süre oturup konuştular. Hem delegasyonla, hem ikili ve dışişleri bakanlarının dahil olduğu formatla. Sonra Suriye konusunda görüş alışverişinde bulundular. Oldukça güvene dayalı ve ayrıntılı fikir değiş tokuşu oldu” dedi. Üst Düzey İşbirliği Konseyi’nin altındaki stratejik planlama gurubu ve toplumsal forumun da sonbaharda toplantıları olacağını ekleyen Peskov, ayrıca 2019 yılına kadarki kültürel ve bilimsel teknolojik işbirliği programının imzalanacağını vurguladı. Kaynak:www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD Kiev'e de Destek Verdi

31.Uluslararası Kiev Moda Festivali Kyiy Fashion, 7-9 Eylül tarihleri arasında Kiev Expo Plaza'da gerçekleştirildi. 700 katılımcının yer aldığı bildirilen etkinliği, 9.700 kişinin ziyaret ettiği belirtiliyor. Bir sonraki etkinlik 8-10 Şubat 2017 tarihinde... LASİAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Fimka firması ortaklarından Barış Köseliören, etkinlikte firması ve LASİAD adına yer aldı. Türkiye'den ve bilhassa Laleli'den gelen firmaların standlarında incelemelerde bulunan Köseliören, katılımcılardan fuar, sorunlar ve tavsiyeleri hakkında bilgiler aldı, onlarla izlenimlerini paylaştı. İTKİB desteğiyle sağlanan alanda Türkiye'den; YilbaTekstil, CemDeri, THM TEKSTİL, SETRE, Star Time, BOVONA, MESS, Fimka firmaları yer aldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

2. Uluslararası Ayakkabı Tasarım Yarışması

İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği (İDMİB), Türk ayakkabı sektörünün yaratıcı gücünün yükselmesi, özgün tasarımlarını yaratma ve satma isteklerinin güçlendirilmesi  adına Ayakkabı Tasarım Yarışması düzenledi. Uluslar arası bir yarışma olan ve bu yıl 2.si organize edilen  yarışma, 26 Eylül 2016 günü Conrad İstanbul Bosphorus Hotelde  düzenlendi. Ayakkabı sektöründe tasarım ve inovasyona katkıda bulunup ihracatı artırmak maksatlı düzenlenen yarışmada onur jüriliğini Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi üstlendi. Asil jüri üyeliğini ise Barış Arduç, Ali Sabancı, Didem Çapa gibi önemli isimler yaptı. Ayakkabı sektöründe gelecek yılın modasının tanıtıldığı ve aynı zamanda Özge Ulusoy’un baş mankenlik yaptığı yarışmaya sektör temsilcileri katıldı. Yarışmaya LASİAD adına Yönetim Kurulu Üyesi Barış Köseliören katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Bakan Bozkır'dan çok önemli pasaport açıklaması

AB Bakanı Bozkır, "Vizeler iki ay içinde ya kalkacak ya da kalmayacak" dedi. Bozkır ayrıca parmak izli pasaportlara geçiş yapacak olan pasaport sahibi vatandaşların tekrar harç yatırmayacaklarını söyledi. CNN Türk’te yayınlanan Hakan Çelik ile Hafta Sonu programına katılan AB Bakanı Volkan Bozkır sorulara cevap verdi. AB ile vizelerin kaldırılması ile ilgili konuşan Bozkır “Vizeler iki ay içinde ya kalkacak ya da kalmayacak” dedi. Bozkır vizelerin belirlenen tarihte kaldırılmasının yüksek bir ihtimal olduğunu da sözlerine ekledi. Bozkır, “İki ay sonunda vizeler kalkacak. Kalkma ihtimali çok büyük. Bütün anlaşma yapıldı. Burada bütün mesela 72 beklentiyi karşılamamız. 6 yasa geçmesi gerekiyordu. O geçti. 5 yasa daha Meclis’ten geçecek. Şu anda 40 önlem ve beklenti karşılanmış durumda” dedi.  AB Bakanı, "Vizeleri kaldırmazsa AB, biz de geri kabul anlaşmasını fesh edebiliriz. Bu durum anlaşmada var. Geri kabul anlaşmasını da vizeler kalkmazsa fesh ederiz" dedi.  YENİDEN HARÇ YATMAYACAK AB Bakanı Volkan Bozkır ayrıca parmak izli pasaportlara geçiş yapacak olan pasaport sahibi vatandaşların tekrar harç yatırmayacaklarını söyledi. DEFTER BEDELİ ÖDENECEK   Bozkır, yeni pasaportlar için harç ödenmeyeceğini ancak sadece defter bedeli ödeneceğini belirtti. Avrupa Birliği'ne vizesiz seyahatte işte bunlar değişecek Örneğin iki yıl önce 10 yıllık pasaport almış bir vatandaş yeni pasaport aldığında kalan 8 yıl için ayrıca bir harç ödemeyecek. "PASAPORT HARÇLARI YÜKSEK DEĞİL" Volkan Bozkır “pasaport harçlarının yüksek olduğu” şeklindeki yorumlara katılmadığını söyledi. Kaynak: www.radikal.com.tr
Devamını Oku
Standard Post with Image

Zirve muhasebesi: Kim ne aldı?

Uçak krizi sırasında atılan köprüleri tekrar onarmaya başlayan Tükiye ile Rusya, dün iki ülke liderinin İstanbul zirvesi ile yeniden "güçlü işbirliği" mesajları verdi. İlişkilerin temel taşlarından olan enerji alanında Türk Akım için konulan imzalar, Ankara-Moskova bağlarını daha da perçinledi. İki liderin yakınlığı ve samimi pozları, kriz günlerine sünger çekildiği, "normalleşme" sürecinin pratikte Türk tarafının arzuladığı kadar hızlı olmasa da "adım adım" devam edeceği tespitlerini güçlendirdi. Her ne kadar Rusya'daki iş dünyasının beklediği somut adımlar henüz atılmamış olsa da, genel manzara Türkiye-Rusya ilişkilerinde bulutların büyük ölçüde dağıldığı, Suriye krizi yüzünden yeni "kara bulutlar" birikmezse yolun açık olduğu şeklinde.    Dünkü zirveden çıkan bazı sonuçları şöyle sırlamak mümkün: - İki lider uçak krizi sırasında büyük darbe olan samimi ilişkilerine yeniden döndüler. Erdoğan ile Putin’in birlikte verdikleri fotoğraf, “kırgınlıkların unutulduğu, Rus tarafının uçak krizinin perde arkasında başka nedenler olduğu kanaatine geldiği, Erdoğan ile ilişkileri iyi tutma arzusunda olduğu” yorumlarını güçlendirdi. - Putin, iki ülkenin Türkiye’yi “enerji hub’ı yapma” niyetini bizzat dile getirerek, Türkiye ile stratejik ilişkilerin olası boyutuna dair ipucu verdi. Hata kulislerde, TANAP, Türk Akımı gibi projelerin birbirine rakip değil, Rusya-Türkiye-Azerbaycan arasında “enerji ortaklığı” yaratma konusunda fırsat verebileceği değerlendirmeleri yapıldı. - Rusya Botaş’ın istediği doğal gaz indirimini alamadığı için Türk Akımı’na daha önce gerekli izinleri vermemişti. Şimdi Gazprom’dan indirim garantisi alındığı, sadece oran üzerinde görüşmeler yapılacağı bildiriliyor. Rus basını da bugün Putin'in Türkiye'ye gazda indirim için söz verdiğini özellikle vurguluyor. - Rus tarafının Güney Akım’ın suya düştüğü bir dönemde Türk Akımı anlaşmasını imzalaması, Batı’ya karşı “Hala enerjide gücümüz yerinde” mesajı olduğu ve Ankara ile Moskova’nın AB’ye karşı “ortak tavır” sergiledikleri belirtiliyor. AB içinde Rusya’dan yeni hat ile gaz almaya hazır pek şok ülke olduğu içini, bu proje AB enerji politikalarındaki çatlağı büyüteceğe benziyor.  - Suriye konusunda medyanın önünde "farklı düşüncelere rağmen diyaloga devam" mesajı verilse de, iki tarafın politikalarının hala çok uzak olduğu belirtiliyor. Esad'ın kaderi konusu en önemli farklılık konusu olarak masada. Ancak Fırat Kalkanı operasyonu ile ilgili Rusya'nın başından itibaren ölçülü tepki verme çabasında olması, iki tarafın uçak krizi oılayından ders alarak "diğer konuların ikili ticari-ekonomik ilişkilerin seyrini bozmasına izin vermeme" çabasına bağlanıyor. - Zirvede ağırlığın enerji projelerine ve Suriye konusunda olduğu, ikili ilişkilerdeki detaylı konuların bakanlara havale edildiği anlaşılıyor. Yaş sebze meyvede yasağın domatesi kapsamaması, Rusya’nın yerli üreticisini koruma kararlılığı ile açıklanıyor. Çalışma izinleri başta olmak üzere, Türk iş dünyasının talepleri, KEK toplantısı ve bakanlıklar arasındaki müzakerelere kaldı. Yani Rusya verirken "acele" etmiyor. -  Rusya’nın ilk günden Putin’in ağzından ilan ettiği “kademeli normalleşme” politikasına bağlı olduğu, Türkiye’den gelen taleplerin “aşama aşama karşılanacağı” mesajı verdiği anlaşılıyor. Yıl sonuna kadar yaptırımlardan kaynaklanan yasakların kaldırılması bekleniyor.  Vize konusunda ise en fazla "iş adamlarına vizesiz rejim" beklentisi şimdilik gündemde. Turist vizesinin kaldırılması, Türkye'de olağanüstü hal sürdükçe masada olmayacağa benziyor. Kaynak:www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Türk Akımı'na tarihi imza

Türkiye ile Rusya arasında, Türk Akımı boru hattının inşaatına dair hükümetlerarası anlaşma dün İstanbulda imzalandı. İki ülke devlet başkanının huzurunda imzalanan anlaşma, Karadeniz'in altından hem Türkiye'ye, hem de Türkiye üzerinden  AB'ye gaz sevk edecek iki paralel hat döşenmesini öngörüyor. İstanbul'da düzenlenen 23. Dünya Enerji Kongresi'ne  katılan Rusya Devlet Başkanı Putin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan,  son derece yoğun bir gün yaşadı. İki lider, kongrenin açılış oturumunun ardından ikili görüşme için Mabeyn Köşkü'nde buluştu. İki liderin görüşmesi 1 saat 40 dakika kadar sürdü. Görüşmenin ardından  Türk Akımı gaz boru hattı için hükümetler arası anlaşma imzalandı. İki ülke enerji bakanları, liderlerin huzurunda imzaları attı. Putin, Rusya'nın bazı Türk tarım ürünlerinde yasağı kaldırdığını açıkladı. Putin 2015 yılında 500 milyon dolarlık Türk gıda ürünü alındığını, yasak kararının kalkmasıyla Rusya'nın kendisinin üretmediği bu ürünlerde, iç piyasada fiyatların ucuzlayacağını söyledi ve "karşılıklı faydaya" işaret etti. Rus liderin "çekirdekli ürünler ve turunçgillerde yasağın kaldırıldığını" açıklaması dikkat çekti. Bu durumda domateste ihracat yasağı ise sürecek.   Rusya Federal Tarım Ürünleri Denetleme Ajansı (Rosselhoznadzor) Başkanı Aleksey Alekseyenko, Türkiye’den gelen narenciye, şeftali ve eriğin girişine daha önce getirilen kısıtlamanın kaldırılacağını açıkladı. Sputnik'e  göre, Türkiye’den Rusya’ya meyve teslimatının güvenli bölgelerden ve büyük işletmelerden geleceğini belirten Alekseyenko, “Türk mevkidaşlarımızla geçen hafta görüşmemiz oldu. Haşerelerden arındırılmış bölgelerden ve kontrolümüz altında güvenliği sağlamaya hazır büyük işletmelerden başlayarak meyve teslimatını yeniden başlatma konusunda anlaşmaya vardık” dedi. Alekseyenko, hangi tarım ürünlerine izin verileceği sorusuna, “Narenciye ve sert çekirdekli meyveler, yani Türkiye için geleneksel meyveler, şeftali, erik ve diğerleri” cevabını verdi. ÖNEMLİ MESAJLAR Anlaşmanın imzalanmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmeye ilişkin bilgi verdi. Erdoğan, Putin ile dolu dolu bir görüşme yaptıklarını belirterek, “23. Dünya Enerji Kongresi sebebiyle İstanbul'daki toplantımızı gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Toplantı 2 gün daha sürecek. Bu kongre çok daha farklı bir zenginliğe kavuşacaktır. Bugün devlet başkanları olarak açılış konuşmalarında bir arada bulunduk. Ardından ikili görüşmelerimizi gerçekleştirdik. Bakanlarımız ikili görüşmelerine devam ediyor. Bu aynı zamanda ülkeler arasındaki enerjiyle ilgili münasebetleri özellikle ilgilendiren konular. Türkiye Rusya arasındaki ilişkiler noktasında Sayın Başkanla dolu dolu bir gün geçirdik. Sonunda az önce imzalanan anlaşmalar imzalanacak noktaya geldi” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye -Rusya arasındaki normalleşme sürecinin hızla devam edeceğine inandığını belirterek, “Türkiye Rusya arasındaki normalleşme sürecinin hızla devam edeceğine inanıyorum. Bir çok alanda bu ilişkilerimizi bundan sonraki süreçte çok iyi şekilde geliştireceğiz” diye konuştu. "KARŞILIKLI GÖREVLENDİRMELER YAPTIK" Görüşmede Suriye konusunun da ele alındığını belirten Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Tabii çok daha hassas bir konu bölgedeki mevcut gelişmeler. Suriye konusunu etraflıca ele alma imkanımız oldu. Fırat Kalkanı operasyonunu kendileriyle görüştük. Bu konuda iş birliği yapabiliriz, bunların değerlendirmesini yaptık. Halep'teki gelişmelerde insani yardım konusunda ne gibi strateji uygulayalım ki insanlar rahata kavuşsunlar; bu konuda karşılıklı olarak görevlendirmemizi yaptık” ifadelerini kullandı. Erdoğan, “Türk Akımı'nın aramızda değerlendirmesini yaptık. Türk akımıyla ilgili sürecin hızlanması konusunda az önce atılan imzayla noktayı koyduk. Akkuyu Nükleer Enerji Santrali'yle ilgili olarak burada bundan sonraki sürecin hızla devamında mutabakatımız net. Zaman kaybının önümüzdeki süreçte telafi edileceği inancındayım” diye konuştu. Son dakika: Türkiye ile Rusya arasında Türk Akımı anlaşması imzalandı Rusya Devlet Başkanı Putin'in açıklamalarından satırbaşları şöyle: Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Türkiye’den ihraç edilmesi yasaklanan bazı tarım ürünlerindeki kısıtlamaları kaldırdıklarını belirterek, “Türk Akımı doğalgaz boru hattı projesi çevresinde Türkiye'ye doğalgaz indirimi yapılması konusunda mutabık kaldık” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Mabeyn Köşkü'nde gerçekleştirdiği görüşmenin ardından açıklama yapan Putin, “Kongre için gönderilen davetten dolayı şükranlarımı sunuyorum. Bu çok büyük bir organizasyonun başarılı şekilde gerçekleştirilmesinden dolayı Türk dostlarımız tebrik ederim. Bizim iki ülke için çok fazla konu üzerinde görüş alışverişi yaptık. İkili ilişkilerin normalleşmesi sonucunda çaba gösterme konusunda mutabık kalmıştık” dedi. “BAZI TARIM ÜRÜNLERİNDEKİ KISITLAMALARI KALDIRDIK” Narenciye ve yaş sebzeye yönelik yasağın kaldırılması kararını aldıklarını anlatan Putin, “Özellikle şu konuya dikkatinize çekmek isterim. Rusya, Türkiye’den ihraç edilmesi yasaklanan bazı kalemlerin yeniden ihracını açmış bulunuyoruz. Narenciye gibi bazı tarım ürünlerindeki kısıtlamaları kaldırdık. Bu karşılıklı yarar sağlayan bir karar sonuçta. Rusya’daki tarım sektörü bu tür tarım ürünleri üretmiyor. Türkiye’den bu kalemleri Rusya’ya ithal edince Rusya’daki fiyatlar düşecektir. Türk ortaklarımız için Rusya piyasasının açılışı anlamına gelecektir. Bahsettiğim kalemlerin 2015 yılındaki ihracatının hacmi 500 milyon dolar hacmindeydi. Dolayısıyla önemli kararlar alındı ve ikili ilişkilerimizin tamamen normalleşmesi konusunda mutabık kalmıştık. Önümüzdeki günlerde bizim karma ilişkiler konseyimiz bu konuda çalışacaktır. “TÜRKİYE'YE DOĞALGAZ İNDİRİMİ YAPILMASI KONUSUNDA MUTABIK KALDIK” Putin, Türk Akımı projesi çevresinde Türkiye'ye doğalgaz indirimi yapılması konusunda anlaştıklarını da belirtti. “HALEP'E İNSANİ YARDIMLARIN GÖTÜRÜLMESİ, İÇİN GÖRÜŞÜMÜZ AYNI” Putin, görüşmede farklı alanlarda iş birliğinin de ele alındığını belirterek, “Uzay gibi diğer alanlarda iş birliğimizin geliştirmesini ele aldık bugünkü görüşmede. İnsani alanda işbirliğinin geliştirilmesinden bahsettik. Türk tarafı bize karşılık olarak Rus Turizm Günleri yapmayı önerdiler. Biz bu öneriyi destekliyoruz. Suriye'de akan kanın durdurulmasından yanayız. Düşünüyoruz ki Suriye'deki barışı isteyen herkes bunu desteklemeli. Halep'e insani yardımların götürülmesi, için görüşümüz aynı. Tek konu var insani yardımın ulaşımında güvenliğin sağlanmasıdır”. “HALEP'E İNSANİ YARDIMI ABD ENGELLİYOR” Putin konuşmasını şöyle sürdürdü: “İnsani konulara ateş açılmasın diye önerimiz oldu Amerika tarafına. Amerika tarafı fiilen bunu yapmak istemiyor yada yapamıyor. Özellikle özel servisler ve askeri kurumlarımızın arasındaki temasların hızlandırılması için mutabık kalmıştık. Biz savunma sanayi alanındaki işbirliğini sürdürmeye hazırız. Bunu somut projelere dönüştürülmesini umut ediyoruz. Her iki taraftan bu noktada olan öneriler araştırılmaktadır. Bunları gerçekleştirmek için imkanlarımız var." Görüşmenin heyetler arası kısmında Türk tarafından Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Enerji Bakanı Berat Albayrak ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Rusya tarafından Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Ekonomi Bakanı Aleksey Ulyukaev ve Enerji Bakanı Aleksandr Novak katıldı. Öte yandan Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Rusya ve Türkiye arasında Suriye konusunda görüş ayrılıklarının mevcut olduğunu ancak iki ülkenin diyalogun devamı için siyasi irade ortaya koyduğunu söyledi.  Sputnik'e göre, gazetecilerin, Rusya ve Türkiye’nin Suriye konusundaki görüş ayrılıklarının giderilmesi konusunda ilerleme kaydedip kaydetmediğine dair sorusunu yanıtlandıran Peskov, “Şüphesiz ki Suriye konusunda görüş ayrılıkları, farklı yaklaşımlar mevcut. Yine de en azından diyalog devam ediyor ve taraflar, bu iletişimi geliştirmek için siyasi irade gösteriyor ki bu bile olumlu bir faktör” dedi. Bu arada Gazprom Başkanı Aleksey Miller, Rusya ve Türkiye'nin Türk Akımı doğalgaz boru hattı projesinde iki kol inşa edilmesiyle ilgili hükümetlerarası anlaşma imzalaması konusunda mutabakat sağladığını ve anlaşmanın Putin-Erdoğan görüşmesinin sonunda imzalanacağını ifade etti. Miller, anlaşmanın proje çerçevesinde iki kol inşa edilmesini öngördüğünü ve iki kolun Aralık 2019'a kadar inşa edileceğini bildirdi. Kaynak:www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD Alleather-IDF Lansmanı’ndaydı

‘Deri’de Yüksek Ritm’ mottosuyla, Türkiye Deri Vakfı ve UBM işbirliğiyle düzenlenecek Alleather – IDF İstanbul Deri Fuarı’nın tanıtım toplantısı 17 Ekim Pazartesi günü Ataköy Sheraton Otel’de gerçekleşti. Türk ekonomisi içinde katma değeri yüksek sektörler arasında önemli bir ayrıcalığa sahip olan deri sektörünün dünya pazarına açılan kapısı niteliğinde olacak fuarın tanıtım toplantısına, LASİAD adına; Yönetim Kurulu Üyeleri Tarık Nayman ve Turan Yavuz katılım gösterdi. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi’nin açış konuşması ile başlayan etkinlik Türkiye Deri Vakfı (TÜRDEV) Başkanı Kıyasettin Temuçin, fuar şirketi UBM EMEA (İstanbul) Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Tığlıoğlu ve sektör temsilcilerinin konuşmaları ile devam etti. Fuar 1-3 Şubat 2017 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde yapılacak.
Devamını Oku
Standard Post with Image

BBC’nin Çocuk Çalışan Karalamasına LASİAD’dan Tepki

İstanbul Sanayi Odası (İSO), İngiliz Yayın Kuruluşu BBC’nin “Çocuk Mülteciler” haberi ile ilgili olarak tekstil, hazır giyim, deri ve deri mamulleri sektörlerini temsil eden komitelerini ve 16 Sivil Toplum Kuruluşunu 31 Ekim Pazartesi günü bir araya getirdi. Toplantıda LASİAD, Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca tarafından temsil edildi. Toplantının sonunda yapılan açıklamada, BBC’de yayımlanan “Çocuk mülteciler Türkiye'de tekstil atölyelerinde çalıştırılıyor” haberinin Türkiye’nin imajını olumsuz etkilediğine vurguda bulunularak, “Gerçeklerle bağdaşmayan  bu  haberden çok büyük üzüntü duyan sektörlerimizin ve firmalarımızın haberde yer alan ağır suçlamaları hiçbir şekilde hak etmiyor, ortaya atılan asılsız iddiaların tam aksine, Türk tekstil ve hazır giyim sanayimiz, rakiplerine göre birçok açıdan çok daha uygun şartlara ve etik değerlere bağlı bir çalışma ortamına sahiptir” ifadeleri kullanıldı.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

Piyasalarda Trump etkisi! Dolar ve Euro uçtu

Dolar, ABD'deki başkanlık seçiminin ardından büyük bir sıçrayış yaptı. Dolar fiyatları 3,30 seviyelerine kadar yükselirken şu sıralar 3,18 liradan işlem görüyor. Seçimlerinin ardından en ağır düşüşü ise Meksika Pesosu aldı. Euro ise 3,67 ile rekor kırdı. Şu sıralar 3,56 liradan işlem görüyor. Piyasalardaki Trump depremi etkisini ilerleyen günlerde dolar ve euro üzerinde nasıl göstereceği hakkında uzmanlar önemli uyarılarda bulunuyor. ABD'deki başkanlık seçimlerden Trump'ın zafer ile çıkması dolar/TL kuru, uluslararası piyasalarda 3,30 sınırına dayanarak tarihi seviyeleri gördü. Seçim sonuçlarından en ağır darbeyi ise Meksika Pesosu aldı. Donald Trump'ın yarışı önde bitirmesiyle birlikte Meksika pezosu tüm zamanların en düşük düzeyini gördü. Euro/dolar yüzde 2'nin üzerinde değerlendi. Euro/TL'de kendi rekorlarını alt üst ederek 3.6954'ü gördü. ABD DOLARI ÖNEMLİ PARA BİRİMLERİ KARŞISINDA DEĞER KAYBEDİYOR ABD başkanlık seçimlerinde Donald Trump'ın önde gittiği, çekişmeli Florida eyaletinin Trump'ın kazandığı haberleri ABD Doları'na değer kaybettiriyor. ABD Doları önde gelen para birimleri karşısında yüzde 3'e varan değer kayıpları yaşıyor. Euro, ABD Doları karşısında yüzde 2,18 değer artışıyla 1,1254 seviyesine yükselirken, İngiliz Sterlini de yüzde 1,11 artışla 1,2507 dolar seviyesini çıktı. ABD Doları, Japon Yeni karşısında yüzde 3,16 düşüşle 101,79 yeneve İsviçre Frangı karşısında yüzde 2,17 kayıpla 0,9571 CHF'ye geriledi. 'PİYASALARDAKİ YÜKSEK HAREKETLİLİĞE ÖNLEM ALABİLİRİZ' Japonya’da Kabine Sekreteri Yoshihide Suga, Japon Yeni’nin ABD Doları’na karşı yüzde 3 değer kazanmasının ardından bir açıklama yaparak, finansal piyasalardaki yüksek hareketliliğe karşı önlem alabileceklerini söyledi. TÜRK LİRASI DA DEĞER KAYBETTİ ABD’de seçimi Donald Trump’ın önde götürmesi, Türk Lirası’nın da uluslararası piyasalardaki değerini düşürdü.  TSİ 06:17 itibarıyla Dolar/TL kuru %2,5 yükselişle 3.23'e, Euro/TL ise %4'ün üzerinde primle 3.48'e çıktı. BORSA GÜNE DÜŞÜŞLE BAŞLADI Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, ABD başkanlık  seçiminde Donald Trump'ın zafere çok yakın olduğu haberlerinin ardından güne  yüzde 2,37 düşüşle 74.561,69 puandan başladı. Açılışta, BIST 100 endeksi 1.806,10 puan azalırken, bankacılık endeksi  yüzde 2,46, holding endeksi yüzde 2,13 değer kaybetti. Tüm sektör endeksleri  değer kaybederken, en çok gerileyen ise yüzde 3,85 ile tekstil, deri oldu. Dün ABD'de açıklanan son anketlere göre, Hillary Clinton'ın başkanlık  yarışında yaklaşık 3 puan farkla önde olmasının etkisiyle gün boyu pozitif bir  seyir izleyen BIST 100 endeksi yüzde 0,91 artışla 76.367,79 puandan kapanmıştı. ABD başkanlık seçiminde kesin olmayan sonuçlara göre Trump, başkanlık  için gerekli olan 270 temsilciye oldukça yaklaştı. Uzmanlar, bundan sonra açılan  sandıklarda görünümün değişmesinin pek mümkün olmadığını belirterek, yüzde 80  ihtimalle Trump'ın yeni ABD Başkanı olacağını kaydetti. Trump'ın uygulayacağı ekonomik ve siyasi politikalara ilişkin belirsizliğin küresel piyasalarda risk iştahını azalttığı ve yatırımcıların  güvenli liman arayışlarının öne çıktığı görülüyor. Analistler, piyasalarda ilk  anda oluşan panik havasının uzun soluklu olmayacağını ve gelmesi muhtemel tepki  alımlarının gücü ile ABD'den gelecek haberlerin piyasaların yönü üzerinde  belirleyici olacağını ifade ediyor. Kaynak:www.milliyet.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

ŞİÖ mü, yoksa AEB mi?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) yerine Şanghay İşbirliği Örgütü'ne (ŞİÖ) üye olabileceğine dair açıklamasının ardından başlayan ŞİÖ tartışmalarında asıl "AB muadili" kurumun Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) olduğu yorumları öne çıkıyor.  Konuyu yakından izleyenler, "ŞİÖ tam olmasa da, bir ölçüde güvenlik temelli bir anlaşma olarak NATO ile karşılaştırılabilir. Ama eğer AB'nin karşılığı olarak Rusya ile birlikte hareket edilecek bir Avrasya platformu kast ediliyorsa o zaman Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) anlaşılmalı" değerlendirmesini yapıyor. Erdoğan konuyu şu sözlerle gündeme taşımıştı: "Mesela, “Şanghay 5’lisi içerisinde Türkiye niye olmasın?” diyorum. Bunu sayın Putin’e olsun, Nazarbayev’e olsun, şu anda Şanghay 5’lisinin içerisinde olanlara da söyledim. Başlangıçta 5 ülkenin kurduğu Şanghay İşbirliği Örgütü’ne daha sonra Özbekistan, Pakistan, Hindistan gibi ülkeler de dahil oldu. İran da girmek istiyor. Sayın Putin, “Bunu değerlendiriyoruz” gibi bir ifade de kullandı. Temenni ederim ki orada olumlu bir gelişme olması halinde, yani Türkiye’nin Şanghay 5’lisi içerisinde yer alması, bu konuda çok daha rahat hareket etmesini sağlayacaktır diye düşünüyorum.” BBC Türkçe'den Onur Erem, uzman görüşlerine dayanarak konuyu analiz attiği yazıda şu değerlendirmeyi yaptı: "AB'nin ekonomi, politika, güvenlik ve insan hakları konusunda bağlayıcı bir müktesebatı, üye ülkelerden parlamenterlerin temsil ediği ve yasama gücü bulunan bir meclisi, mahkemesi, marşı ve tüm üye ülkelerin bayraklarının yanında kullandığı bir bayrağı bulunurken bunlar ŞİÖ'de mevcut değil. AB'nin üye ülkeleri arasında insan, sermaye ve ürünlerin serbest dolaşımı bulunurken ŞİÖ'de bunlar da yok. AB, diğer ülkelerle de serbest ticaret anlaşması imzalayabilirken ŞİÖ üyeleri kendi aralarında bile serbest ticaret anlaşmasına sahip değil. ŞİÖ'ye kıyasla, AB'ye daha çok benzeyen Asya örgütü ise Avrasya Ekonomik Birliği (AEB). Rusya, Kazakistan, Ermenistan, Belarus ve Kırgızistan'ın üye olduğu AEB'de insan, sermaye ve ürünlerin serbest dolaşımı bulunuyor. 2013 yılında "Türkiye hem NATO üyesi, hem de ABD'nin en yakın müttefiklerinden. ŞİÖ üyelerinin bu şartlarda Türkiye'yi tam üyeliğe kabul etmesi mümkün değil" diyen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in danışmanı Sergey Markov, bu yüzden Türkiye'nin ŞİÖ'ye değil AEB'ye üye olabileceğini söylemişti. Kazakistan lideri Nursultan Nazarbayev de 2014 yılında Türkiye'yi AEB üyeliğine davet etmişti." PUTİN DE DEĞİNMİŞTİ 2014 Aralık sonundan Kremlin Sarayı’nda yapılan Avrasya Ekonomik Yüksek Konseyi Toplantısında  Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Belarus Devlet Başkanı Aleksander Lukaşenko, Kırgızistan Devlet Başkanı Almazbek Atambayev, Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev ve Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan buluşmuştu. Toplantıda konuşan Rusya Devlet Başkanı Putin, "Ulaşılan noktada durmak tabii ki doğru olmaz. Geleceğe yönelik yeni büyük hedeflerimiz var" demişti. Putin devamında,  başka ülkelerin de birliğe ilgi duyduğuna işaret ederek, “Vietnam’la serbest ticaret sözleşmesi projesine hazırlık için final aşamasına gelindi. Türkiye, Hindistan ve İsrail ile de benzer sözleşmeler üzerinde çalışmalar yapılıyor” dedi.  Rusya resmi haber ajansı Sputnik, bu sözleri şöyle yorumlamıştı: "Türkiye önce de Avrasya Ekonomik Birliği ile işbirliği veya üyelik ihtimalini dile getirmişti. Başta Türkiye’nin bu isteği Türkiye’nin AB üyelik sürecini hızlandırmak amacıyla AB’ye baskı yapma çabası olarak algılanmıştı. Ama sonra Ankara daha pragmatik yaklaşım sergilemeye başladı. Türkiye Ukrayna’daki kriz yüzünden uygulanan Rusya karşıtı yaptırımlara katılmayı reddetti, Rusya ile ticari-ekonomik işbirliğini genişleterek karşılıklı ödemelerde ulusal para birimlerini kullanmaya hazır olduğunu açıkladı. 1 Aralık’ta gerçekleşen Rusya Devlet Başkanı Putin’in Türkiye ziyareti sırasında Güney Akım boru hattının rotasının değiştirilip Türkiye üzerinden geçeceği açıklanmıştı. Ayrıca Avrasya Ekonomik Birliği ile işbirliği Türkiye için ticari-ekonomik alanda çok büyük fırsatlar tanıyacak. Türk işadamları faaliyetlerini uluslararası ticaret şartlarına göre yürütebilecekler. Ayrıca Avrasya Birliği’nin üyelerinin Türkiye’den AB ile Avrasya Ekonomik Birliği arasında seçim yapmasını talep etmemeleri önemlidir. İleride iki birliğin mutlaka işbirliğini yapması gerekecek. Bütün bunlar Türkiye’nin Avrasya Ekonomik Birliği ile işbirliği için hazırlanan yol haritasında yansıtılacak." TARİHÇESİ 1994'te ilk kez Kazak lider Nazarayev tarafından dile getirilen "ortak pazar" fikri sonucunda Avrasya Ekonomik Birliği'nin (AEB) hukuki temeli, 29 Mayıs 2014'te Belarus, Kazakistan ve Rusya liderleri tarafından imzalanan bir antlaşma ile atılmıştı. AEB'ye Ermenistan'ı dahil eden antlaşma 9 Ekim 2014'te imzalandı. Birlik resmen 1 Ocak 2015'te kuruldu.  Kırgızistan'ın Avrasya Birliği'ne tam üyeliği de 1 Mayıs 2015 tarihinden itibaren geçerliliğini kazandı. Böylece bu ülkeler gümrüksüz "ortak pazar" uygulamasına geçti. Beş soruda Şanghay İşbirliği Örgütü Onur Erem, BBC Türkçe'ye derledi: 1. Şanghay İşbirliği Örgütü nedir? ŞİÖ, bölgesel bir işbirliği örgütü. Ana işbirliği konusu güvenlik olan ŞİÖ, ilk olarak 1996'da Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan tarafından "Şanghay Beşlisi" adıyla kuruldu. 2001'de Özbekistan'ın da katılmasının ardından adını Şanghay İşbirliği Örgütü olarak değiştirdi. Örgütün uluslararası yapısında düzenli olarak toplanan Devlet Başkanları Konseyi ve Hükümet Başkanları Konseyi'nin yanı sıra sekretarya, Bölgesel Anti-Terör Yapısı, Dışişleri Bakanları Konseyi gibi yapılar yer alıyor. Örgütün sekretaryası Çin'in başkenti Pekin'de, "Bölgesel Terörle Mücadele Kuruluşu" ise Özbekistan'ın başkenti Taşkent'te bulunuyor. Bugün örgütün 6 üyesinin yanı sıra 6 gözlemcisi ve 6 "diyalog ortağı" bulunuyor. Gözlemciler; Afganistan, Belarus, Hindistan, İran, Moğolistan ve Pakistan. 2006 yılında üyelik başvurusu yapan Pakistan ve 2014 yılında üyelik başvurusu yapan Hindistan'ın 2017'de ŞİÖ'ye üye olmaları bekleniyor. Örgütün diyalog ortakları ise Ermenistan, Azerbaycan, Kamboçya, Nepal, Sri Lanka ve Türkiye. ŞİÖ üyesi 6 ülke, dünya nüfusunun yaklaşık çeyreğini oluşturuyor. Buna gözlemciler ve diyalog ortakları da eklendiğinde ŞİÖ, dünya nüfusunun yaklaşık yarısını içeriyor. ŞİÖ üyesi 6 ülke, dünya nüfusunun yaklaşık çeyreğini oluşturuyor.   2. Hangi amaçla kuruldu? Hükümetler arası bir kurum olan ŞİÖ'nün kuruluşunda Çin ve Rusya'nın Asya'da güvenlik üzerine işbirliği yapma amacı bulunuyordu. Örgütün güvenlik konusundaki endişelerinden biri, Orta Asya'daki İslamcı örgütler ve uyuşturucu ticaretiydi. ŞİÖ üyeleri, bunlara karşı birbirileriyle istihbarat paylaşımında bulunuyor, ortak askeri tatbikat düzenliyor, "suçluları" birbirlerine iade ediyor. Örgüt, Rusya ve Çin'in Orta Asya'ya yönelik politikalarını koordine etmenin bir aracı olma özelliği taşıyor. Askeri bir ittifak ise değil. Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü'nün eski direktörü Bates Gill'e göre örgütün kuruluşunda Rusya ve Çin'in ABD'nin Asya'daki olası müdahalelerine karşı ortak hareket etme isteği de vardı. Gill, Brookings Enstitüsü için yazdığı makalede, örgüte üye ülkelerin imzaladığı anlaşmalarda yer alan "Diğer ülkelerin iç işlerine 'insani müdahale' veya 'insan haklarını koruma' gerekçesiyle yapılacak müdahalelere karşı çıkmak ile ülkelerin güvenlik meselelerinde birbirlerine yardım etmesi" ifadelerinin bunun kanıtı olduğunu söylemişti. Şangay İşbirliği Örgütü Batı'ya rakip mi? Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu Doğu Avrupa ve Orta Asya Direktörü Sacha Koulaeva ise ŞİÖ'yü "içe kapalı otoriter ülkeler kulübü" olarak tanımlıyor. Sacha Koulaeva, "Ülkelerin gizli servisleri diğer ülkere engellenmeden girip, hatta girdikleri ülkenin güvenlik güçlerinden yardım alarak 'suçlu' ilan ettikleri kişileri alıp geri götürebiliyorlar" diyor.   3. AB'den ne farkı var? Avrupa Birliği, üye ülkelerin üzerinde yer alan bir hükümetler üstü yapıyken ŞİÖ, işbirliği için kurulmuş hükümetler arası bir yapı özelliği taşıyor. AB'nin ekonomi, politika, güvenlik ve insan hakları konusunda bağlayıcı bir müktesebatı, üye ülkelerden parlamenterlerin temsil ediği ve yasama gücü bulunan bir meclisi, mahkemesi, marşı ve tüm üye ülkelerin bayraklarının yanında kullandığı bir bayrağı bulunurken bunlar ŞİÖ'de mevcut değil. AB'nin üye ülkeleri arasında insan, sermaye ve ürünlerin serbest dolaşımı bulunurken ŞİÖ'de bunlar da yok. AB, diğer ülkelerle de serbest ticaret anlaşması imzalayabilirken ŞİÖ üyeleri kendi aralarında bile serbest ticaret anlaşmasına sahip değil. ŞİÖ'ye kıyasla, AB'ye daha çok benzeyen Asya örgütü ise Avrasya Ekonomik Birliği (AEB). Rusya, Kazakistan, Ermenistan, Belarus ve Kırgızistan'ın üye olduğu AEB'de insan, sermaye ve ürünlerin serbest dolaşımı bulunuyor. 2013 yılında "Türkiye hem NATO üyesi, hem de ABD'nin en yakın müttefiklerinden. ŞİÖ üyelerinin bu şartlarda Türkiye'yi tam üyeliğe kabul etmesi mümkün değil" diyen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in danışmanı Sergey Markov, bu yüzden Türkiye'nin ŞİÖ'ye değil AEB'ye üye olabileceğini söylemişti. Kazakistan lideri Nursultan Nazarbayev de 2014 yılında Türkiye'yi AEB üyeliğine davet etmişti.   4. Neden Türkiye'nin gündeminde? Türkiye 2011 yılındaki başvurusunun ardından 2013'te ŞİÖ'nün diyalog ortağı konumuna gelmişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan bu tarihten sonra hem başbakanlığı hem de cumhurbaşkanlığı döneminde pek çok defa Türkiye'nin Şanghay İşbirliği Örgütü'ne üye olarak kabul edilmesi karşılığında AB'ye tam üyelik başvurusunu geri çekebileceğini açıklamıştı. Erdoğan'ın, son olarak geçen hafta "Türkiye bir defa kendini rahat hissetmeli. 'Benim için varsa, yoksa Avrupa Birliği' dememeli. Mesela, 'Şanghay Beşlisi içerisinde Türkiye niye olmasın?' diyorum. Temenni ederim ki orada olumlu bir gelişme olması halinde, yani Türkiye'nin Şanghay Beşlisi içerisinde yer alması, bu konuda çok daha rahat hareket etmesini sağlayacaktır diye düşünüyorum" açıklaması üzerine ŞİÖ üyeliği tekrardan gündem oldu.   5. Türkiye için AB'nin alternatifi olabilir mi? Peki ŞİÖ, Türkiye için AB'nin alternatifi olabilir mi? Avrupa Birliği ve Küresel Araştırmalar Derneği Başkan Yardımcısı Can Baydarol'a göre bu sorunun cevabı "Hayır". AB'nin kendine özgü bir entegrasyon süreci olduğunu, ŞİÖ'nün ise ekonomiden ziyade siyasetle ilgili ve NATO'ya alternatif olabilecek bir oluşum olduğunu söyleyen Baydarol, "Erdoğan'ın bu konudaki mesajı ŞİÖ'nün AB'ye alternatif olarak görülmesini değil, Erdoğan'ın Batı dünyasına bir alternatif arayışını ifade ediyor, NATO'yu tartışma haline getiriyor" diyor. Erdoğan'ın bugün NATO Parlamenterler Meclisi toplantısında ittifak üyelerine sert mesajlar verdiğini hatırlatan Baydarol, "Türkiye'nin Batı'yla entegrasyonu bırakıp ŞİÖ üyeliği yoluna girmesi çok çok zor. Türkiye'nin ekonomisi Batı'yla entegre. Bunu koparıp da yerine kısa vadede, hele böyle bir konjonktürde bir alternatif bulması olası gözükmüyor" uyarısında bulunuyor. Baydarol, NATO ile Rusya arasında gerginlik tırmanırken böyle mesajlar vermenin Türkiye için riskler taşıdığını düşünüyor: "Rusya ve NATO Ukrayna'da silahlarını birbirine çeviriyor. Türkiye eğer Rusya'nın kampına girerse Batı da silahlarını Türkiye'ye çevirir." Baydarol, Avrupa Birliği müktesebatının bir AB üyesinin ŞİÖ üyesi olmasına imkan tanımadığını, bu açıdan yasal ve teknik engeller olduğunu belirtirken "Batı dünyası içindeyseniz Çin ve Rusya ile yanyana yer alamazsınız" diyor. Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) Ekonomi Araştırmaları Direktörü Sadık Ünay ise ŞİÖ'yü Türkiye için AB'ye karşı hem siyasi hem de ekonomik olarak önemli bir denge unsuru olarak görüyor. ŞİÖ'nün siyasi olarak AB'nin net bir alternatifi olmadığını belirten Ünay, "ŞİÖ enerji güvenliği ve lojistik bağlantılar açısından yükselen Asya'yı temsil ettiği için, içinde dünya ekonomisinin yükselen güçleri olduğu için dünya sisteminin temel ekseninin kaymakta olduğu bir yörüngeyi temsil ediyor" diyor. Ünay'a göre Türkiye-AB ilişkisinin bozulduğu bir dönemde Türkiye'nin, yükselen bir ekonomi olarak diğer ekonomilerle yakın ilişkiler geliştirmesi anlaşılır bir tutum: "AB ile hem ekonomik hem de siyasi sorunlar yaşanıyor. Gümrük Birliği'nin mevcut yapısı Türkiye'nin dış politikasını istediği gibi dizayn etmesine engel oluyor. "Siyaseten de AB'den son dönemde terörle mücadele ve mülteci sorununda Türkiye'nin beklentilerinden uzak açıklamalar geliyor. "Üstelik kıtada aşırı sağ yükseliyor, Türkiye ve Erdoğan karşıtı, İslamofobik yaklaşımlar yükselişe geçiyor". Türkiye'nin ŞİÖ üyeliğinin Avrupa çıpasını tamamen terk etmek ve doğuya yönelik bir eksen kayması değil bir dengeleme olacağını söyleyen Ünay, "Türkiye AB ile ilişkileri kesmeden ŞİÖ üyesi olabilir" diyor ve ekliyor: "Türkiye-AB ilişkisi her zaman bir şekilde devam edecektir. Ama Türkiye'nin Asya'daki pazarlara erişimi açısından böyle açılımlara da ihtiyacı var". Kaynak:www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Uzmanlar tartışıyor: "Şanghay üyeliğinin Türkiye'ye ekonomik katkısı olur mu?"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamalarıyla Şanghay İşbirliği Örgütü'ne (ŞİÖ) üyelik konusu tekrar gündemde. Ekonomik açıdan da tartışılan ŞİÖ hakkındaki genel kanı, Türkiye'ye ticari ilişkiler açısından yeni bir vizyon vaat etmediği yönünde. Özge Özdemir, BBC Türkçe için derledi: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) yerine ŞİÖ'ye üye olabileceğini söylemiş; ŞİÖ üyeleri Çin ve Rusya'dan da bu yönde olumlu sinyaller gelmişti. Bölgesel bir işbirliği örgütü olan ŞİÖ'nün üyeleri, Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan ve Özbekistan. Örgütün, bugün altı üyesinin yanı sıra altı gözlemcisi ve Türkiye'nin de içinde bulunduğu altı "diyalog ortağı" bulunuyor. "Şanghay İşbirliği Örgütü, Türkiye'nin ticari ilişkilerine merhem olur mu?" sorusuyla ilgili uzmanların ilk çekincesi, örgütün yapısıyla ilgili olarak geliyor. BBC Türkçe'ye konuşan Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi Asya Çalışmaları Uzmanı Dr. Altay Atlı, örgütün ilk amacının "güvenlik ve terörizmle mücadele" konularında işbirliği olduğunu vurguluyor. Ancak Atlı'ya göre örgüt son zamanlarda Çin ve Rusya ekonomilerinin zora girmesi dolayısıyla ekonomik işbirliğine de yönelmiş durumda: "Ekonomisi petrol ve doğalgaz fiyatlarına aşırı derecede bağımlı olan Rusya, bir yandan fiyatların düşük seyretmesi, diğer yandan Avrupa'nın uyguladığı yaptırımlarla karşı karşıya kalması nedeniyle ekonomik bir darboğaza girdi. Çin ise ihracat ve yatırıma dayalı bir kalkınma modelinden iç tüketim ve yüksek katma değere dayalı bir modele geçmek için çaba gösteriyor ve bu süreçte ekonomik büyümesi hız kesiyor." Atlı, Pekin ve Moskova'nın bu yüzden ekonomik işbirliği projelerine giriştiğini belirtiyor. BBC Türkçe'nin sorularını yanıtlayan Enerji Piyasaları ve Politikaları Enstitüsü (EPPEN) Başkanı Dr. Volkan Özdemir ise örgütün ekonomik bir işbirliği değil, siyasi bir ittifak olduğuna dikkat çekiyor. Volkan Özdemir bu görüşünü, "Her şeyden önce ŞİÖ, gelişim sürecini henüz tamamlamamış olan ve iktisadi işbirliğinden ziyade üye ülkeler arası terörizmle mücadele, kaçakçılık, köktencilik gibi konularda siyasi ittifakın varolduğu uluslararası bir örgüttür" sözleriyle açıklıyor. Özdemir ayrıca, "NATO üyesi bir ülkenin resmi üyeliği söz konusu olamayacağı ve iktisadi birliktelik olmaması hasebiyle Türkiye'ye ek bir ticari fırsat oluşturmayacağını iddia edebiliriz" açıklamasında bulunuyor.   'Çin ile dengeli bir ticari ilişki kurulmalı' Türkiye'nin Çin ve Rusya ile ticari ilişkilerine baktığımızda büyük bir dengesizlik göze çarpıyor. Türkiye ile Çin arasındaki ticaret dengesi, Türkiye aleyhine işliyor. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerine göre 2016 Ocak-Eylül döneminde Türkiye'nin en büyük ithalat ortağı Çin. Türkiye, Çin'den 19,3 milyar dolarlık bir ithalat gerçekleştirirken ihracatı 1,5 milyar dolar seviyesinde. Asya uzmanı akademisyen Atlı da Çin ile ticaret açığının büyüklüğüne vurgu yaparak, "Sattığımız her bir dolarlık mal karşılığında bu ülkeden on doların üzerinde alım yapıyoruz. Çin ile açığı kapatamayız, ancak daha dengeli bir ekonomik ilişki kurabiliriz" açıklamasında bulunuyor.   'Rusya ile güven tesis edilmeli' Rusya ile de özellikle uçak krizinin ardından ticari dengesizliğin büyüdüğü fark ediliyor. TÜİK verilerine göre, Türkiye'nin 2016'nın Ocak-Eylül döneminde Rusya'ya ihracatı yaklaşık 1,2 milyar dolar iken bu ülkeden yapılan ithalat 11,3 milyar dolar seviyesinde. Türkiye sınırları içinde bir Rus uçağının 24 Kasım 2015'te düşürülmesinin ardından iki ülke ilişkileri neredeyse durma noktasına gelmişti. Rusya'nın Türkiye'ye uyguladığı ekonomik yaptırımlar ticari ilişkilere zarar verirken, normalleşme süreci kurulan diplomatik temasların ardından bu yılın ikinci yarısında başlamıştı. Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi Asya Çalışmaları'ndan Atlı'ya göre Türkiye ve Rusya arasında ekonomik ilişkileri iyileştirmek için güveni tesis etmek önemli bir yer tutuyor. Atlı, Rusya'dan doğalgaz alan ve Rusya'ya gıda ürünleri ve inşaat hizmetleri ihracatı yapan Türkiye için Rusya'nın önemli bir ticari ortak olduğunu vurguluyor. Rus lider Vladimir Putin, iki ülke ilişkilerinin normalleşme sürecine girmesinin ardından 10 Ekim'de Türkiye'yi ziyaret ederek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la bir basın toplantısı düzenledi. Atlı, "Uçak krizinden sonra, ekonomik yaptırımların da uygulanmasıyla büyüyen kriz, iki tarafa da ekonomik anlamda zarar verdi. Türkiye, turizm ve gıda pazarlarını kaybederken, Türkiye'den alım yapmamak Rusya'da enflasyonu tetikleyen bir etki yarattı" diyor.   'Türkiye, Avrasya Ekonomik Birliği'ne katılmalı' EPPEN Başkanı Dr. Volkan Özdemir ise ŞİÖ yerine Çin ve Rusya'nın başını çektiği farklı projelere yönelmenin daha iyi olacağı görüşünde. Özdemir, "Çin dünya ölçeğinde üretim ekonomisiyle mallarını pazarlara daha kolay ve çeşitli yollarla aktaracak başta Yeni İpek Yolu gibi projelere odaklanmaktadır" açıklanmasında bulunarak Çin ve Rusya arasındaki ticari vizyon farkına dikkati çekiyor. ŞİÖ'de kalkınma bankası ya da serbest ticaret bölgesinin kurulmasını uzak bir ihtimal olarak gören Özdemir, "Çin'in geliştirdiği ve odağında enerji ile ulaşım projeleri yer alan Yeni İpek Yolu'na aktif katılım Türkiye'ye yarar sağlar. Rusya ise ağırlığını daha çok Avrasya Ekonomik Birliği'ne vermektedir" diyor. Bu yüzden Özdemir'e göre Türkiye'nin Avrasya Ekonomik Birliği'ne katılımı daha pozitif olur. Ermenistan, Belarus, Kazakistan, Kırgızistan ve Rusya'nın üye olduğu bölgesel ve ekonomik bir işbirliğini temel alan Avrasya Ekonomik Birliği, 2014'te kuruldu. Üye ülkeler arasında bir serbest ticaret bölgesi yaratıldı. Özdemir, "Türkiye'nin bu birliğe katılımı mevcut üye ülkelere göre rekabetçi üretim yapısı nedeniyle kendisi için yararlı. Bu ülkelerle yapılacak gümrüksüz ticarette ihracatımız ithalatımıza oranla kat ve kat artacaktır. Bunun nedeni başta Rusya olmak üzere üye ülkelerin ihracatının enerjiye dayanması ve bunun zaten tarafımızca şu anda da ithal edilmesidir" diyor.   'ŞİÖ üyeliği, projelerde avantaj yaratabilir' Çin ve Rusya ile ticari ilişkilerin geliştirilmesi için Dr. Atlı halihazırda sürdürülen işbirliklerinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. "Rusya'nın başı çektiği 'Avrasya Ekonomik Topluluğu' ve Çin'in büyük yatırımlar yaptığı, Yeni İpek Yolu olarak da adlandırdığımız 'Bir Kuşak, Bir Yol' projesi oldukça iddialı; bu projeler özellikle Orta Asya'da coğrafi anlamda örtüşüyor" diyen Atlı, Türkiye'nin bu projelerde önemli roller üstlendiğine dikkati çekiyor. "Rusya ve Orta Asya'da Türkiye'nin büyük yatırımları ve inşaat projeleri var" açıklamasında bulunan Atlı, Türkiye ve Çin arasında altyapı konusunda ortak girişimlerin artacağı görüşünde. Atlı'ya göre Türkiye'nin ŞİÖ üyeliği bu projelerde Türkiye'yi avantajlı bir konuma geçirebilir.   'AB'ye alternatif olamaz' Diğer yandan iki uzman da Şanghay İşbirliği Örgütü'nün ticaret açısından Avrupa Birliği'ne alternatif oluşturamayacağını söylüyor. Türkiye'nin AB ile ticaret hacminin büyüklüğü ve gümrük birliği anlaşması göz önünde bulundurulduğunda ŞİÖ'nün küçük bir potansiyel teşkil ettiği vurgulanıyor. TÜİK verilerine göre Türkiye'nin 2016'nın Ocak-Eylül döneminde AB'ye ihracatı 50.5 milyar dolar seviyesinde. Atlı bu durumu, "Ticaret açısından baktığımızda Türkiye'nin halen ihracatının yarısını AB ülkelerine yaptığını, pazar büyüklüğü ve derinliği açısından ŞİÖ ülkelerinin AB ile yapılan ticarete bir alternatif oluşturabilmekten henüz çok uzakta olduğunu belirtmek lazım" diyerek özetliyor. (BBC) Kaynak:www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Türkiye'den Ukrayna'ya kredi yardımı

Siyasi olayların yaşandığı Ukrayna'ya 50 milyon dolar kredi yardımında bulunulacak. Ukrayna'da yaşanan siyasi olayların ülkeyi derinden etkilemesi sebebiyle ülkeye mali yardım sağlamak amacıyla 50 milyon dolar tutarında kredi sağlanmasına ilişkin 15 Şubat'ta imzalanan ekli kredi anlaşmasının yürürlüğe girmesi, Hazine Müsteşarlığının yazısı üzerine Bakanlar Kurulunca kararlaştırıldı. Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre, kredi, Ukrayna devlet bütçesinin finansmanı amacıyla kullanılacak. Anlaşma, kredinin ana parası veya tahakkuk etmiş faizi ya da bu kapsamda ödenmesi gereken herhangi bir tutar ödenmediği sürece tam olarak yürürlükte kalmaya devam edecek. Türkiye'den OECD'ye 160 bin avro hibe katkısı Öte yandan, Türkiye ile Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) arasındaki matrah aşındırma ve kar kaydırma projesine ilişkin katkı anlaşmasının yürürlüğe girmesi, Hazine Müsteşarlığının yazısı üzerine, Bakanlar Kurulunca kararlaştırıldı. Resmi Gazetede yayımlanan karara göre, Türkiye OECD'ye hibe kaydıyla 160 bin avro tutarında bir finansal katkı sağlayacak. Katkı, anlaşmanın yürürlüğe girmesinin ardından tek dilimde ödenecek. Kaynak:www.trthaber.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

İndirimli alışveriş neden mutlu eder?

Bazıları için "% 50 indirim" afişleri hiçbir şey ifade etmezken, bazılarında da diğer bağımlılık türlerindeki gibi bir dürtüyü tetikler. Terapistler, indirimde ucuza eşya alma duygusunun alkol, uyuşturucu ve gıda bağımlılığı ile benzerlik taşıdığını söylüyor. Takıntılı bir satın alma dürtüsü teşhisi konmamış olanlar bile benzer bir coşku hissedebilir. BİLİNÇALTINDA ALINAN KARAR Gerçekte çoğumuz bir şeyi satın almaya kısa bir an içinde karar verir, konu hakkında uzun uzun düşünmeyiz. İndirim etiketlerinin cazibesine kapılmış bir halde, sonucu tartıp düşünecek normal süreci işletmeyiz. İnsan beyninin yapısından dolayı, bu şekildeki ani duygusal kararlar bilinçaltında alınır çoğunlukla. ALIŞVERİŞ Satın almaya karar verdiğimiz an pozitif bir duygu yüklemesi ile kendimizi iyi hissederiz. Fakat ardından, tıpkı uyuşturucu ve alkol bağımlılığında olduğu gibi, yoğun bir suçluluk hissi baş gösterir. Bu durum mantıklı düşünmeye de engel olur. Yeniden kendimizi iyi hissetmek için daha fazla satın almaya ihtiyaç duyarız. Bu dürtüyü tetikleyen şeyleri ve ortaya çıktığında insanın beyninde ne olup bittiğini anlarsak kontrol dışı görünen bu durumla baş etme yollarını da bulabiliriz. 'HAZİNE AVI' Sevdiğiniz bir mağazaya ya da alışveriş sitesine girmek bu duyguyu tetikler. Bu eylemin kendisi vücudumuza daha fazla dopamin üretme emri verir. Dopamin beyindeki bir nörotransmiterdir ve alışveriş yoluyla beynin ödül ve zevk merkezini harekete geçirerek mutluluk hissi verir. Bazı uzmanlar alışverişi "hazine avına" benzetiyor. Alacağınız şeyi arayıp bulmak kendibaşına oldukça motive edici bir eylem haline geliyor. Bir sonraki adım ise mantıklı karar verme sürecinin dışına düşüyor. Çoğumuz satın alma kararını bir saniyeden daha kısa zamanda alırız. Bu sırada beyin dalgalarında bir yükselme görülür; bunun nedeni aldığımız ürüne karşı oluşan "duygusal angajman"dır. Çoğu zaman bu dürtüler belli bir markayla ilgili önceki deneyimlerimiz ya da almak istediğimiz bir eşyanın indirime girmiş olması ile tetiklenir. Çoğumuz satın aldığımız şeylere bağımlı değilizdir. Bu daha çok alışveriş sürecinin alışkanlık haline gelmesi ve tıpkı uyuşturucu ve alkol bağımlılığı gibi zor kırılmasıdır. Satın alma anından önceki günlerde bu düşüncenin getirdiği alışveriş heyecanı ile başlar ve o anı dört gözle bekler hale geliriz. KORKU VE REKABET ABD ve dünyanın birçok ülkesinde geçen hafta indirimli alışveriş olanağı olarak sunulanKara Cuma günü günlerden uzak durmak zor gelebilir. İndirimli satışlar sırasında vücudun otonom sinir sistemi bazı organların kontrolünü ele geçirerek ölüm kalım anlarındakine benzer aşırı tepki gösterir hale getirir. Ucuzluktan yararlanamama korkusu bizi "rekabet moduna" sokar ve başkalarından önce bir şeyi bulup alma güdüsünü kontrol edilmez hale getirir. Bunun nedeni düşünmeden hareket etmektir. Bazılarında bu durum heyecan ve rekabet hissini tetiklerken bazılarında da nabız atışı yavaşlar, alışveriş günlük endişe ve sorunlardan uzaklaşmayı ve rahatlamayı sağlayan bir etkinlik haline gelir. Alışverişe arkadaşlarınızla giderek davranışlarınızı daha iyi kontrol edebileceğinizi düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Tersine bunun alışverişi körükleyici etkisi olur genellikle. SON PİŞMANLIK Arkadaşla gitmek, alış veriş yapan diğer insanlarla karşılaşmak ve internette başka insanların fikirlerini okumak kişide bağlantı duygusunu artırarak tereddüt halinde bile satın almayı kolaylaştırır. Bunun farkında bile olmazsınız çoğu zaman. Bu durum hızlanan kalp atışı ve gerilen kaslardan ziyade beyin dalgaları ve büyümüş göz bebekleriyle kendisini gösterir. Bu güdüden kurtulmak için indirimlerden uzak durmak, internette alışveriş yaparken hemen ucuzluk bölümüne girmemek, mağazada ise her eşyanın etiketine bakmayıp sadece ilgilendiğiniz şeyin fiyatına bakmak etkili olabilir. Uzmanlar bu konuda sakin olmayı ve mantıklı düşünmeyi öneriyor. Ayrıca satın aldıktan sonra hissedilen pişmanlık duygusunu düşünmek de işe yarar. Kaynak:www.hurriyet.com.tr  
Devamını Oku
Standard Post with Image

“Halep İçin Elele” Kampanyasına LASİAD’dan Tam Destek!

Geçtiğimiz günlerde İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Gülle'nin çağrısıyla başlayıp sektör paydaşlarının katılımıyla büyüyen "Halep İçin Elele" kampanyası sonuç verdi.Kampanya kapsamında toplanan battaniye, halı, yorgan, yastık, giyim eşyası ve gıda gibi temel ihtiyaç malzemelerinin yer aldığı 21 tır dolusu  yardım malzemesi  Türk Kızılay’ı koordinasyonu ile 26 Aralık Pazartesi günü TİM Dış Ticaret Kompleksinde düzenlenen bir törenle  Halep’e gönderildi. LASİAD’ın 1 tır muhtelif giyim eşyası  olarak destek verdiği kampanyada Halep’ten İdlib’e tahliye edilen Suriyelilere ulaştırılacak. Dış Ticaret Kompleksi’nde düzenlenen törene tekstil ve hazır giyim sektöründe faaliyet gösteren ihracatçı birlikleri ve dernek başkanları ile çok sayıda basın mensubu ilgi gösterdi. Törene LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Başkan Yardımcısı Ercan Hardal ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak katıldı.“Halep İçin Elele” kampanyasına LASİAD’ın yanı sıra İTHİB, İHKİB, İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği, İstanbul Halı İhracatçıları Birliği  ile sektörel dernekler destek verdi.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

Abhazya Hükümetinden LASİAD’a Yatırım Daveti

Abhazya Cumhuriyeti Başbakan Yardımcısı ve yatırımlardan sorumlu Devlet Bakanı Beslan T.Butba, 14 Mayıs 2015 tarihinde LASİAD’ı ziyaret etti. Abhazya ile Laleli arasındaki dostluk ilişkilerinin gelişmesine yönelik yapılan ziyaret saat 12:00’de Laleli Sanayici ve İş Adamları Derneği’ne gerçekleşti. Abhazya Cumhuriyeti Başbakan Yardımcısıve yatırımlardan sorumlu Devlet Bakanı Beslan T.Butba, Ahbazya Özerk Cumhuriyeti İstanbul Temsilcisi İnarGitsba ve Akva Şirketler Genel Müdürü Ahmet Ceylan’ı; LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca ile Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları; İsmail Dark, Ercan Hardal, Mehmet Ocaklı, Ahmet Turan, Erdem Soylu Karabağlı ve Sekreterya karşıladı. “Sizleri burada ağırlamaktan çok büyük mutluluk duyuyoruz. Türkiye her zaman yeni ilişkilere açık bir ülke olmuştur. Dolayısıyla sizlerle dostluk kurmak ve birlikte yeni iş kolları geliştirmekten büyük mutluluk duyuyoruz” şeklinde konuşan Eyyüpkoca, Türkiye’nin komşusu olan Abhazya’ya karşı her zaman misafirperver olduklarını dile getirdi. Laleli bölgesi ile birçok alanda ortak ticaret yapmak istediklerini dile getiren ve bu amaçla Laleli’yi ziyaret eden Butba; küçük bir ülke olan ve henüz gelişim aşamasında olan Abhazya’nın Türkiye ile yapacağı ticari anlaşmaları sonuna kadar desteklediğini dile getirdi. “Sizin Yaptıklarınız Doğrultusunda Yeni Projeler Geliştiriyoruz” “Öncelikle bizleri kabul ettiğiniz için hepinize çok teşekkür ederim. Laleli hakkında birçok düşüncem vardı ancak burada sizleri tanıdıktan sonra bu bölge hakkında daha büyük düşünmeye başladım. Abhazya birçok açıdan çok zengin bir ülkedir. Ancak bölgemizde ve çevremizde gerçekleşen savaşlardan sonra uygulanan yoğun ambargolardan dolayı ticari anlamda gelişim gösterememiş bir ülkedir, Abhazya. Benim görevim ise, Abhazya’ya yatırım yapabilecek olan ülke ve şirketlerle dostluk bağlarımızı geliştirmek. Böylece Abhazya’nın kendi ekonomisini oluşturmasını ve geliştirmesini sağlamış olacağız. Ben özellikle son zamanlarda Asya’ya yoğun ziyaretler gerçekleştiriyorum. Çünkü Avrupa ile henüz ticari ilişkiler kurabilecek yapıda olmadığımızı biliyorum. Abhazya; üniversite mezunu çalışanları ile, toplam işçi kapasitesi ile, ucuz elektrik gücü ile, otelleri, konaklamaları, turizmi ile her açıdan zengin ve yatırım yapıldığı zaman bu zenginliği dört bir yana dağıtabilecek kapasiteyi bünyesinde barındıran bir ülke. Bizlerin istediği; yapılacak yatırımlar ile birlikte herkesin eşit oranda kazanmasıdır. Yalnızca tekstil değil, birçok farklı sektör ile yeni ticari ilişkiler kurmak üzere Türkiye’ye gerçekleştirdiğimiz bu ziyarette gördük ki; Laleli bölgesi pek çok farklı sektörü kendi bünyesinde barındırmasıyla bizlerin ortaklık kurmak isteyeceği önemli ve büyük bir bölge. Bizler Abhazya’da sizin işlerinizi analiz ederek, yeni projeler üretmek üzere çalışmalar sürdürüyoruz. Umarım LASİAD gibi değerli ve başarılı bir kurum aracılığı ile Laleli bölgesi Abhazya’ya açılır ve böylece iki ülke arasındaki dostluk bağları en temelden, sağlam bir şekilde kurulmuş olur.” Şeklinde konuşan Abhazya Cumhuriyeti Başbakan Yardımcısı Beslan T.Butba, LASİAD ve Laleli ile yapılmasını desteklediği ticari ortaklıklar hakkında bilgi verdi. LASİAD’ı, Abhazya’ya davet eden Butba; yatırımcıların yeni yatırımlar yapacakları yerleri birebir görmeleri için ellerinden gelen tüm misafirperverliği sağlayacaklarını belirtti. Toplantının ardından LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Abhazya Cumhuriyeti Başbakan Yardımcısı’na LASİAD’ın simgesi olan lale figürlü plaket takdim etti.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD FİNANS SEKTÖRÜ BULUŞMASI

LASİAD  birçok bankanın Laleli, Aksaray, Beyazıt Şube müdürleri ile bir araya geldi. LASİAD, Laleli, Aksaray, Beyazıt ve Laleli’ye yakın bölgelerde  hizmet veren bankaların şube müdürleri ile bir araya gelen LASİAD Yönetimi, bankalar ile ortaklaşa yapılacak çalışmaları değerlendirdi. 20 Nisan 2015 tarihinde, Wyndham Hotel'de düzenlenen toplantıya LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammed Sancaktar ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları; Ercan Hardal, Ercan Çelik, Mehmet Ocaklı, Erdem Soylu Karabağlı ile Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Murat Ramizoğlu ve Sekreterya katıldı. Laleli ve civarında  hizmet veren tüm banka şubelerinin müdürlerinin katıldığı toplantı akşam saat 19:00'da verilen akşam yemeği ile başladı. Toplantının açılış konuşmasını yapan Eyyüpkoca; 21. yy'da gelinen ekonomik düzende piyasanın gerçek sahiplerinin bankalar olduğunu ifade etti ve ekledi: "Bu Zor Zamanlarda Bankalar İle Birlikte Hareket Etmeliyiz" "Ticaretin herhangi bir kolu ile uğraşan iş adamları ve sanayiciler bugün geldiğimiz düzende piyasanın gerçek sahipleri değillerdir, çünkü bizler kobi ölçekli firmalarız. Bugün baktığımız zaman tüm ekonomik alanlara bankalar yön veriyor. Dolayısıyla paraya yön veren kurumlar olan bankalar, esnafın üzerinde hakimiyet kurabilecek güçtedirler. Bunun yanı sıra bugün hepimizin etkilerini yakından hissettiği Rusya krizini hiçbirimiz beklemiyorduk. Bu zor zamanlarda bankalar ile birlikte ortak akıl doğrultusunda hareket etmemiz gerektiğine inanıyorum. Birlikte üretilecek fikirler ile, feryat figan etmeden çözüme odaklanmalıyız. Bugün, burada toplanmamızdaki temel amaç da budur." "Tercihli Ticaret Anlaşması Üzerine Çalışmalar Yürütüyoruz" "Ben ve arkadaşlarım geçtiğimiz ay üç defa Rusya ziyaretinde bulunduk, oradaki piyasayı ve son durumu yakından takip ediyoruz. Bu nedenle yakın ve uzun vadede nasıl gelişmeler olacağını, nelerin olup biteceğini tahmin edebiliyoruz, bu durumlar üzerine değerlendirmeler yapıyoruz. Bu değerlendirmelerle birlikte vardığımız kesin sonuç ise, önümüzdeki süreçte bankalara çok fazla iş düşeceğidir. Garanti Bankası Laleli Şube Müdürü geçen ay bizlerle birlikte Moskova ziyaretimize katıldı, bu önemli girşim için Garanti Bankası'na yeniden çok teşekkür ederim. Garanti Bankası da bizlerle birlikte piyasayı yerinde gördü, değerlendirdi. Daha sonra birlikte yapmış olduğumuz ortak görüşmeler sonucunda varmış olduğumuz fikirlerden biri, Ruysa ile gerçekleşecek Tercihli Ticaret Anlaşması'dır. Bu anlaşma kesinlikle çözüme giden yolda olmazsa olmaz adımlardan biridir. Rusya'daki kurum ve kuruluşlar ile, dernekler ile yaptığımız görüşmeler sonucunda bu konuyu Bakanlar Kurulu'na taşıdık ve Başbakan'ın bizzat talimatı ile Tercihli Ticaret Anlaşması (Rusya) gündem maddelerinden biri haline geldi. Atılacak ileriki adımlarda bu konuyu sonuca bağlayarak, gerçekleştireceğimizi ümit ediyorum." "Rusya'nın Kendi Enerji Koridorunu Başkasına Kaptırmayacağına İnanıyorum" "Rusya krizi tahminlerimizin de ötesinde çok ağır bir durumdur. Bu ciddi krizi Rusya özelinde ele almak, sorunları daha iyi kavrayarak, çözüme daha iyi odaklanmamızı sağlayacaktır. Rusya'nın kendi enerji koridorunu, nefes aldığı kapıyı başkasına kaptırmayacağına inanıyorum. Dolayısıyla ülke menfaatleri ön plana çıktığında, kimse kimsenin gözünün yaşına bakmıyor. Biz komşularımızla var olan bir ülkeyiz. Komşularımızın hepsinde bir ateş var. Ancak biz birlik ve beraberlikle tüm sorunları çözecek bir toplumuz." Eyypkoca'nın konuşmasının  ardından söz alan bankaların şube müdürleri; Eyyüpkoca'nın değerlendirmeleri ve paylaştığı bilgiler temelinde Rusya krizini ele alarak fikirlerini sundular. Ekonomik krizleri ve bu krizlerin çözüm yollarını değerlendiren bankacılar, yaşanan sorunların birlikte çalışma ile çözülebileceğini belirttiler. Daha sonra banka şube müdürlerinin değerlendirmeleri üzerinden, toplantıya katılanlara fikirlerini sunan LASİAD Yönetim Kurulu birlik ve beraberliğe odaklanılması gerektiği mesajını verdi. Banka şube müdürlerinin değerlendirmelerinin ardından LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, B2B Görüşmeleri ve Laleli Fashion Shopping Festival hakkında bilgi sundu.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Başkan Eyyüpkoca’nın Projesi Olumlu Karşılandı

LASİAD ve İTHİB arasında düzenlenen ‘Ortak Akıl Toplantısı’nda; LASİAD Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca tarafından Rusya krizine yönelik sunulan çözüm projesi sektör temsilcileri ile görüşüldü. Geçtiğimiz hafta LASİAD ve İTHİB iş birliği ile organize edilen Ortak Akıl Toplantısı’nda alınan kararlar; 23 Mart 2015 tarihinde sektör dernekleri ve temsilcileri ile görüşüldü. LASİAD’tan toplantıya Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Ercan Hardal, Mehmet Yasubuğa, Ahmet Turan ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak ile Zerrin Yazıcı katıldı. Dış Ticaret Kompleksi’ndeki toplantının ev sahipliğini İTHİB Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Gülle ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Şerafettin Demir yaptı. OTİAD Yönetim Kurulu Başkanı İlker Karataş, MESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Gecü, BATİAD Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Erten ve dernek üyelerinin katıldığı toplantı kahvaltı ile başladı. Toplantının açılış konuşmasını yapan İTHİB Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Gülle, ” LASİAD ile yaptığımız toplantıda Sayın Giyasettin Eyyüpkoca Rusya’da ki krizi aşmak üzerine hepimizin dahil olabileceği bir çözüm önerisi sundu. Sunulan bu projeyi değerlendirmek üzere buradayız. Sorunları hep konuşuyoruz ancak çözüm önerilerini daha sık konuşmalıyız. Rusya’da tekstil ihracatçıları ile bir araya gelip, söz konusu sorunları yerinde tespit etmek üzere Moskova’ya yapılacak bu ziyaret umarım ki krizi bir parça olsun aşmamızda bizlere fayda sağlar” diye konuştu. Gülle’nin konuşmasının ardından İTHİB tarafından hazırlanan “Rusya ve İran Pazarına Yönelik Ortak Akıl Toplantısı” başlıklı sunum gerçekleştirildi. “Atılan Her Adım Maraş’ta Ki İplikçiyi Etkiliyor” Sunumun ardından söz alan dernek başkanları Rusya ve İran pazarlarının bugünkü durumunu değerlendirerek, krizin çözüm yollarını tartıştı. LASİAD’ın önerisi ile gündeme gelen bu projeyi değerlendiren temsilciler, atılabilecek diğer adımları konuştu. Daha sonra söz alan Mehmet Yasubuğa konuşmasına:” Sayın Başkanımız Giyasettin Eyyüpkoca kayınpederinin vefatından dolayı bu toplantıya katılamadı ancak herkese sevgilerini iletti” sözleriyle başladı. Krizi yerinde tespit etmek ve Rusya’da ki tekstilciler ile birebir masaya oturmanın herkes açısından olumlu bir adım olacağını söyleyen Yasubuğa; bu adımın ardından Başbakanlığa sunmak üzere bir rapor hazırlanacağını belirtti. “Dünyada Türkiye ile ticaret yapmak isteyenler, bugün Türkiye’nin demokrasisini de sorgular durumda. Tüm bunları göz önüne alarak hareket etmeli ve attığımız her adımı iyice değerlendirmeliyiz. Çünkü atılan her adım Maraş’ta ki iplikçiyi, Antep’te ki dokumacıyı etkiliyor” diye konuşan Yasubuğa, Rusya ile ilgili izlenecek diğer yolları değerlendirdi. Mehmet Yasubuğa’nın sözlerinin ardından; katılımcılar söz konusu proje ile ilgili fikirlerini sunarak, genel değerlendirmelerde bulundular.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

Ak Parti Fatih İlçe Başkanı Ahmet Hamdi Görk’ten LASİAD Yönetim Kurulu’na Ziyaret

Ak Parti Fatih İlçe Başkanı Ahmet Hamdi Görk,Ak Parti Fatih İlçe teşkilatının yeni dönem yönetim kurulu üyeleriyle birlikte  LASİAD’ı ziyaret ederek, Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca ve LASİAD Başkan Yardımcıları ile  görüştü. Ak Parti Fatih İlçe Başkanı Ahmet Hamdi Görk,Ak Parti Fatih İlçe teşkilatı ile LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca ve İcra kurulu üyeleri 28 Ocak Çarşamba günü LASİAD’da bir araya geldiler. Ziyarete Ak Parti Fatih İlçe Başkanı Ahmet Hamdi Görk ile birlikte Ak Parti Fatih İlçe Teşkilatından; İlçe Başkan Yardımcısı ve Fatih Belediyesi Ak Parti Meclis Üyesi Cahide Ahmetoğlu, İlçe Başkan Yardımcısı Emrullah Gözcü,İlçe Yönetim Kurulu Üyeleri,Hayrullah Küçüktekin,Hasan Bayram ,Tuğrul  Diriel ve  Cebrail Uludağ, iştirak etti.LASİAD adına ise; Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca,Başkan yardımcıaları,Ercan Çelik,İsmail Dark,Ahmet Turan,Mehmet Yasubuğa,Mehmet Ocaklı,Erdem Soylu Karabağlı,Sayman İbrahim Murat Ramizoğlu,Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak ve Başkan Özel Kalemi Nada İsmail katıldı. İbrahim Haliloğlu, Hasan Bayram, Erdem Soylu Karabağlı, Ahmet Turan, Mehmet Ocaklı, İsmail Dark ve Mehmet Doğan’ın katıldığı toplantıda; Görüşmede Ak Parti Fatih İlçe Başkanı Ahmet Hamdi Görk LASİAD’ın çalışmalarını değerlendirerek, yeni dönemle ilgili düşüncelerini aktardı. “Hem Kapınızı, Hem Gönlünüzü Açtığınız İçin Teşekkürler” “Buraya bugün siyasi temsilci olarak değil dost olarak geldik. Ben öncelikle sizleri, tüm LASİAD ailesini tebrik etmek istiyorum. LASİAD’ın Fatih’te getirdiği ses bizler için çok önemli. LASİAD kesinlikle bir marka haline gelmiştir” diyen Ahmet Hamdi Görk, Beyazıt Meydanı Projesi’nin Laleli’nin üzerine güzellik ve mutluluk getireceğini düşündüğünü sözlerine ekledi.Bu  Çalışmaları  yürüten herkesin ortak paydasının Fatih olduğunu söyleyen Görk, Laleli’nin de her geçen gün büyüyerek bir marka haline geldiğini belirtti.Bölge için  yürütülen diğer  çalışmalara da değinen Görk sözlerini; “Hem kapınızı, hem gönlünüzü açtığınız için hepinize çok teşekkür ederim” diyerek sonlandırdı. “Masada Her Zaman LASİAD Olmalı” LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca ise; elde edilen tüm başarının, LASİAD’ın tüm çevrelerce kabul görmesinin ve sayılmasının nedeninin ekip ruhundan kaynaklandığını ifade etti. Ekip ruhunun olduğu yerde, başarının kaçınılmaz olduğunu da belirten  Eyyüpkoca,’’ bölgemiz için bu çalışmaları  yürüten tüm dostlarımıza tebriklerimizi sunuyorum’’ dedi. Sözlerine; “ Laleli gerçekten çok özel bir yer, hassasiyetleri fazla olan bir yer. Türkiye açısından baktığımızda; her dilin, her dinin, her ırkın, her kültürün bir araya geldiği önemli bir ticari merkez. Dünya açısından baktığımızda ise, Laleli Türkiye’nin dışarıya açılan kapısıdır” şeklinde devam etti. Laleli’nin dönem dönem zorluklar yaşasa da bu zorlukları aşacağına inandığını söyleyen Eyyüpkoca, tüm zorluklar karşısında her zaman bir umut olduğunu ifade etti. Yeni dönemlerde yeni çalışmalara imza atacaklarını da sözlerine ekleyen Gıyasettin Eyyüpkoca, masada her zaman LASİAD’ın olması gerektiğini ifade etti. Görüşmenin sonunda LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca,Ak Parti Fatih İlçe Başkanı Ahmet Hamdi Görk’e Lale Plaketi takdim etti.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Defilenin Baş Mankeni Tuğçe Kazaz Oldu

07 Ekim 2013 tarihinde başlayan Mercedes Benz Fashion Week İstanbul  presented by American Express GIZIA defilesi ile görkemli bir açılışa imza attı. Defileye; İHKİB Başkanı Hikmet Tanrıverdi’nin yanı sıra LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammed Sancaktar, LASİAD Üyeleri; Vedat Toy, Cengiz Polatdemir ve LASİAD Başkan Özel Kalemi Nada İsmail, Gökçe, Deniz Berdan, Arzu Kaprol, Nihat Odabaşı katıldı. Uzun yıllar GIZIA markasının yüzü olarak hafızalarımıza kazınan Tuğçe Kazaz, GIZIA 2014 ilkbahar – yaz koleksiyonunun sunulduğu Mercedes Benz Fashion Week Istanbul presented by American Express’in açılış defilesinde bir kez daha GIZIA için podyuma çıktı. Afrika’ya ilham verici bir yolculuk... İpek, keten, pamuk ve deri gibi naturel materyallerin hakim olduğu GIZIA 2014 ilkbahar yaz koleksiyonunda, zıtlık teşkil eden renkler, desenler ve aksesuarlar özgürce bir arada kullanılarak zarif, lüks ve görkemli siluetler podyuma çıktı. Koleksiyonun en önemli parçalarını oluşturan yumuşak tuşeli kuzu ve doğal piton derisi ile hazırlanan zengin deri kostümler, özel el işi detayları ile Mercedes Benz Fashion Week İstanbul presented by American Express’e imza attı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

İhracatçılar İTKİB Ödül Töreni'nde Buluştu

İTKİB’in Düzenlediği, İhracatın Yıldızlarına Ödül Töreni 1 Mayıs 2013 tarihinde Lütfi Kırdar Kongre Salonu’nda yapıldı. Geceye, T.C. Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Hikmet Tanrıverdi,  İstanbul Tekstil ve Hammadeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Başkanı İsmail Gülle, İstanbul Deri ve Deri Mamülleri İhracatçıları Birliği (İDMİB) Başkanı Lemi Tolunay, İstanbul Halı İhracatçıları Birliği (İHİB) Başkan Yardımcısı Cem Şengör, LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Yasubuğa, LASİAD Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Turan  ile yaklaşık 2 bin ihracatçı katıldı. Ödül töreninde konuşan Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan,  ihracatta hayal dahi edilemeyen bir başarıya imza attıklarını vurgulayarak, Türkiye’nin dünyada pek çok kimsenin adını dahi bilmediği sadece iki ülkeye ihracat yapmadığını söyledi. Mikronezya ve Nauro adındaki çok küçük iki ülkeye ihracat yapılmadığına dikkat çeken Bakan Çağlayan, ihracatçı birlik başkanlarına çağrı yaparak "Gelin o iki ülkeye de ihracat yapalım. Dünyada Türk malı girmeyen pazar bırakmayalım" dedi. Süper Tekstil’e Platin Ödülü Ece Vahapoğlu’nun sunduğu ödül töreninde ihracatta başarılı olan şirketlere farklı kategorilerde toplamda 133 ödül verildi, Platin kategorisindeki ödülleri Bakan Çağlayan, Büyükekşi ve ihracatçı birliklerin başkanları takdim etti. Ödül alanlar arasında LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Yasubuğa, Süper Tekstil firması ile platin ödülüne layık görüldü. İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri (İTKİB)  çatısı altında yer alan dört sektörden 2 bin davetlinin katıldığı  geceye sanatçı Candan  Erçetin şarkılarıyla renk kattı.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

Daha Güzel Bir Laleli İçin El Ele

Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir İstanbul’un gözbebeği Tarihi Yarımada Fatih’i daha da güzel hale getirmek için çalışmalarını tüm hızıyla sürdürüyor.  Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir ve Belediye Başkan Yardımcıları, LASİAD (Laleli Sanayici ve İşadamları Derneği) Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammed Sancaktar, LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Dark, LASİAD Yönetim Kurulu Üyeleri İrfan Akbaş ve İbrahim M. Ramizoğlu, LASİAD Genel Sekreteri Şerafettin Yüzüak ve LASİAD Yönetim Kurulu Asistanı Nada İsmail ile Fatih Belediyesi Çatladı Kapı Sosyal Tesislerinde gerçekleştirilen kahvaltılı toplantıda bir araya geldi.  Kahvaltının ardından konuklarına, davetlerine icabet ettiklerinden dolayı teşekkür eden Belediye Başkanı Mustafa Demir, sözü LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca’ya bıraktı.  Söze geçtiğimiz hafta düzenledikleri toplantıya katılımlarından dolayı Mustafa Demir’e teşekkür ederek başladı. Eyyüpkoca, bu bir araya gelmelerin sık sık olmasını dileyerek fikir alışverişlerinde bulunmalarının faydalarına dikkat çekti. Laleli’nin önemli bir ticaret merkezi olduğunu belirten ve Laleli esnafının sıkıntılarını da dile getiren Lasiad Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, bu sıkıntıların giderilmesi konusunda Belediye Başkanı Mustafa Demir’den destek istedi.  Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir’de Laleli’nin hem tarihi hem de ticari olarak önemli bir merkez olduğunu belirterek, burada gerek çevre düzenlemesi gerekse yenileme çalışmalarının devam ettiğini kaydetti. Bölgenin trafik ve diğer görsel sorunlarıyla ilgili yakından ilgilendiğini vurgulayan Demir, LASİAD yöneticilerine Laleli ve çevresiyle ilgili projeleri hakkında da bilgi verdi.  Başkan Demir, LASİAD yöneticilerine Nişanca ile ilgili projelerinden de bahsederek “Konut alanı ile ilgili yenileme çalışmalarımız devam ediyor. Yalnız bazı şeyleri kamu desteği ile yapmak zor, ama vatandaş isterse biz gerekli desteği vermeye hazırız” dedi.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Taziye Mesajı

MESİAD'ın geçmiş dönem başkanlarından Sn. Halit TUNA kalp krizi sonucu hayatini kaybetmiştir. Bizleri derin bir üzüntüye boğan bu ani ölümden dolayı merhum Halit TUNA'ya  Allah'tan rahmet, MESİAD'a, ailesine, sevenlerine  başsağlığı ve sabr-i cemil niyaz ederiz.
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD ve Laleli Dergisi, 32 Firma ile Çıkartma Yaptığımız CPM'deydi

20-23 Şubat'ta Moskova'da yapılan 28.Collection Premiere Moscow (CPM) Bay - Bayan ve Çocuk Hazırgiyim ve Aksesuarları Fuarı'nda Türkiye, İTKİB organizasyonunda Made in Turkey ulusal pavyonunda 32 firma ile yer aldı. 3 Türk firmasının da bireysel katılım gösterdiği, 24.000 ziyaretçinin ağırlandığı CPM Fuarı'na yaklaşık olarak 1.000 firmanın katıldığı bildiriliyor. Hazırgiyim hollerinin yanı sıra Tasarımcı, Aksesuar&Ayakkabı, Ayrıcalıklı, Çocuk ve Elişi adı altında 5 ayrı bölüm halinde düzenlenen fuara Türkiye'nin yanı sıra Fransa, Almanya, İtalya, İspanya, Finlandiya, Rusya ve Çin de ulusal katılım gerçekleştirdi. Laleli Dergimiz'in Fuar Özel 193.Sayısı'nın da sergilendiği etkinliğe LASİAD adına katılan Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca ve Başkan Yardımcısı Ercan Hardal standları gezip incelemelerde bulundu.   Türkiye'den 32 firma katıldı Fuara katılan özellikle deri, konfeksiyon ve kadın hazırgiyim Türk firmaları, son derece memnun kalarak gelecek dönemlerde de koleksiyonlarını büyüterek fuara daha güçlü bir şekilde katılmak istediklerini belirttiler. Bu markalar şu şekilde oldu: Albertini, Arda-Tex, Ay-Sel, Bisa, Boni Pelle, Cartigiano In Bogetta, Bovona, Cipo&Baxx, Climber, Darkmen, Eveline, Ezrah, Formenti, Gizia, Guzella, Jadore, Joggy, Kapris, Mees, Merkür Algore, Of White, Oxt And Fort, Perspective, Phardi, Platin, Ricardo, Samsara, Sergio Barone, Serianno, Simoni Carducci, Tornado Leather Fashion, Whitney.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

6. Laleli Fashion Shopping Festival Alım Heyeti Hk.

Sayın Üyemiz, 07 – 13 Ağustos 2017 tarihlerinde düzenleyeceğimiz 6. Laleli Fashion Shopping Festival kapsamında; önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da yurt dışından Alım Heyeti getireceğiz. Alım Heyeti için bize önerebileceğiniz ülke varsa en geç 31 Mart 2017 tarihine kadar Derneğimize bildirmenizi önemle rica ederiz. Saygılarımızla, LASİAD Not: Alım Heyeti Ülkeleri bildirimini lasiad@lasiad.org.tr adresine mail atabilir ya da 0212 458 12 50 numaralı faksa gönderebilirsiniz.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Türk Firmaları Uzak Doğu Ülkelerini Feth Etti

Türkiye, İHKİB/İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği organizasyonunda 12-14 Mart tarihleri arasında Kazakistan’ın Almatı şehrinde düzenlenen Central Asia Fashion - CATEXPO Fuarı'na 16 firma ile katıldı. Fuara LASİAD adına katılan Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca ile Başkan Yardımcısı Ercan Hardal aynı zamanda kurdeleyi keserek açılışı gerçekleştirdi. Avrupalı firmalardan da ilgi Bayan hazır giyim ürünlerinin ağırlıklı olmakla beraber ayakkabı, deri hazır giyim ve iç çamaşır ürünlerinin de sergilendiği fuara Türkiye'den katılan; Phardi, Mees, Baraca, Beggi, dossi Dossi, Of White, Eveline, La Chere, Merkür-Algore, Ricardo, Green Tous, Serianno, Setre, Kasha, Beethoven ve Whiney firmaları hem standları hem defileleriyle başta Kazakistan olmak üzere Orta Asya'da yer alan Özbekistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Tacikistan, Moğolistan, Moldovya, Rusya, Çin Urumçi, Fransa, Finlandiya, İtalya gibi çeşitli ülkelerden gelen alıcılarla görüşme ve ürünlerini gösterme fırsatı buldukları belirtiliyor.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Türk iş dünyasından Putin-Erdoğan zirvesi yorumu: Bundan sonraki işimiz yolumuza devam etmek

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeleri Sputnik’e değerlendiren Türk iş dünyası temsilcileri, "Türkiye-Rusya ilişkileri dondurulmuş bir döneme girmişti. Bu dönemi atlattık. Artık iş dünyası bundan sonra yoluna devam edecek" dedi. Türk iş dünyası temsilcileri Soçi kentinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeleri Sputnik’e değerlendirdi. Rus-Türk İşadamları Birliği (RTİB) Başkanı Naki Karaaslan şunları söyledi: “Tabii yasakların kalkması çok iyi oldu. Türkiye-Rusya ilişkileri dondurulmuş bir döneme girmişti. Bu dönemi atlattık. Artık iş dünyası bundan sonra yoluna devam edecek. Herkes artık işine gücüne bakacak.” SAVAŞIR: 6-7 MAYIS GÖRÜŞMELERİNİ UMUTLA BEKLİYORUZ   © REUTERS/ ALEXANDER ZEMLİANİCHENKO Rus uzman: Türk-Rus ilişkilerinde kriz öncesi döneme yaklaşıldı DTİK Avrasya Komitesi Başkanı Ali Galip Savaşır konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı: “Erdoğan ve Putin’in Soçi görüşmesi ve tüm yasakların kısa sürede kaldırılacağı, Putin’in ortaklık döneminin başladığını açıklayarak normalleşme ve partnerlik vurgusunu çok önemsiyorum. Ana konusu Suriye olan görüşmede diğer sorunların da çözülme sürecine gireceğini değinilmesi çok umutverici idi. 6-7 Mayıs’ta Başbakan Yardımcıları düzeyindeki Ankara’da yapılacak müzakereler beklentilerimizi yükseltti. Umutla 6-7 Mayıs’ı bekleyeceğiz.”   YANGIN: BÖLGEDEKİ BARIŞ VE HUZURA KATKI SAĞLAYACAK   © AFP 2017/ ALEXANDER NEMENOV Erdoğan ve Putin, Soçi'de görüştü: Vize ve domates dışındaki kısıtlamalar kalkıyor Azerbaycan Türkiye İşadamları Birliği (ATİB) Başkanı Cemal Yangın ise şöyle değerlendirmede bulundu: “İki liderin ileriye dönük adımları ülkeler arasındaki ticaretin en iyi anlamda en iyi şekilde gelişmesine sebep olacaktır. Rusya ve Türkiye iki güçlü ve geleneği olan devletler. Liderlerin aldığı kararların ilişkilerin gelişmesine, bölgede barış ve huzura önemli katkı sağlayacağına inanıyorum.”   Laleli Sanayici ve İşadamları Derneği (LASİAD) Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca da şu ifadeleri kullandı: “Erdoğan-Putin görüşmesinin neticeleri bizi memnun etti. Zira Türk iş dünyası olarak alınan bu kararlardan, varılan mutabakattan memnunuz. Bundan sonra bize düşen çalışmaktır. 2016 yılının sonlarında ikili ekonomi ilişkilerde az da olsa başlayan artış, gelecek yıllarda daha iyi olacağının göstergesi.” DİNÇ: ÖNEMLİ OLAN YUVAYI TEKRAR KURMAK   © AFP 2017/ ALEXANDER ZEMLİANİCHENKO Putin’den Erdoğan’a: Seninkiler çalışmak istemiyor İstanbul Deri ve Deri Mamülleri İhracatçıları Birliği (İDMİB) Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Dinç de, “Tabii biz iki liderin perde arkasında neler konuştuğunu çok iyi bilmiyoruz. Ama basına yansıyan kısmıyla son derece umutverici. Güzel gelişmeler. Tabii ben bu durumu şöyle açıklıyorum: Rusya ve Türkiye arasında çok iyi ilişkiler vardı. Durup dururken birileri evimizi yaktı. Bizler şuanda bu yangını söndürdüğümüze seviniyoruz. Önemli olan bu evi, yuvayı tekrar kurmak. Bunun da ortak akıl ve sağduyu ile sağlanacağına inanıyoruz. İkili ilişkiler mutlaka eski günlerine dönecektir. İkili sıkıntılar da geride kalacaktır” ifadeleri kullandı.   Türkiye Kürk Sanayicileri ve İş Adamları Derneği (KSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ayfer Gümrük de “Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Sayın Putin’in ikili görüşmesinin ülkelerin çıkarları için son derece olumlu olacağına inanıyorum. Vize ile ilgili sorunların bir an önce kaldırılmasını da temenni ediyoruz” dedi. Kaynak: https://tr.sputniknews.com/turkiye
Devamını Oku
Standard Post with Image

Türkiye-Moldova İş Forumu

Başbakan Binali Yıldırım 5-6 Mayısta Türk iş adamlarıyla Moldova’nın başkenti Kişinev ziyaretinde bulundu. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ev sahipliğinde düzenlenen Türkiye-Moldova İş Forumu, Başbakanın katılımıyla istişare toplantıları ve ikili görüşmelerle sürdü. Foruma Ankara’dan çok sayıda isim katıldı. Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, AK Parti Genel Başkan yardımcıları Mehdi Eker ve Fatih Şahin, Türkiye'nin Kişinev Büyükelçisi Hulusi Kılıç, TİKA Başkanı Serdar Çam ve Başbakanlık Dış Politika Başdanışmanı Kerim Uras yer aldı. 300’e yakın iş adamının olduğu programa LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca katıldı.   Türk ve Moldovalı iş adamlarına seslenen Yıldırım, iki ülke ticaret hacminin artırılması için her türlü desteği sağlayacaklarına vurgu yaptı. Başbakan Binali Yıldırım forumda yaptığı açıklamada, "Türkiye, kişi başına düşen milli geliri 25 bin dolara çıkarmayı hedefliyor. Bunu yapmak için iki şeye ihtiyacımız var. Güven ve istikrar. Son 15 yıl içerisinde Türkiye bir yandan bütün alt yapı eksiklerini giderirken, diğer yandan dünyanın birçok alanında ciddi yatırımlar yaptık. İş adamlarımızın önünü açacak adımlar atıyoruz. İmkânlar hazırlıyoruz" dedi.    
Devamını Oku
Standard Post with Image

THY, Moskova – İstanbul sefer sayısını yine günde 4 sefere çıkardı

Rusya ile yaşanan uçak hadisesinin turizme verdiği yaraları hızla sarılırken, bu yıl turizmcilerin yüzünü güldürecek ilk rakamlar Türk Hava Yolları’nın Rusya operasyonundan geldi. THY, önümüzdeki 6 aylık turizm sezonunda sadece Moskova’dan bir milyonun üzerinde yolcu taşıyacak, tüm Rusya’dan ise uçak hadisesinden önceki rakamları da çok geride bırakarak 2 milyonu geçeceği bildirildi. THY’nin Moskova’da kullandığı havaalanında adeta THY’nin bir uçağı iniyor diğeri kalkıyor. Türkiye’nin birçok büyük şehrinde bile görülmeyen THY uçak trafiği Moskova Vnukovo Havalimanı’nda yaşanıyor. Her gün 15 uçağın inip kalktığı Moskova’da haftada dört gün ise 16 uçak kalkıp iniyor. -Sadece ilave seferler ile bir milyon yolcu Turizm sezonun açılması ile birlikte Antalya – Moskova güzergâhına 10 tane ilave sefer koyan THY, yıl boyunca her gün İstanbul-Moskova arasında dört ve her gün bir Antalya – Moskova uçuşunun yanı sıra haftada dört gün de Ankara – Moskova uçuşu gerçekleştirmeye başladı. Çoğu geniş gövdeli ve yaklaşık 280 yolcu kapasiteli Antalya uçaklarının tamamına yakını ise tam kapasite ile uçuyor. THY, sadece Moskova’dan ilave seferleri ile sezon sonuna kadar Antalya’ya yaklaşık 850 bin kişi taşıyacak. St. Petersburg ve Ufa kentlerine de her gün bir Antalya ilave seferi koyan THY, bu uçuşlar ile birlikte sadece Antalya’ya bir milyonu geçkin yolcu taşımış olacak. Yıl boyunca gerçekleştirdiği normal seferler ile birlikte Rusya ile en iyi olunan dönemde Moskova’dan 700 bin civarında yolcu taşıyan THY, bu yıl bu rekorunu da ikiye katlayacak. Türk Hava Yolları, Moskova’dan direk uçtuğu Antalya, İstanbul ve Ankara’ya yaklaşık 1,5 milyon yolcu taşımış olacak. -Yıl sonuna kadar tüm Rusya’dan 2 milyonu geçecek Rusya’da toplam 10 kente uçuş gerçekleştiren Türk Hava Yolları, Moskova dışında St.Petersburg ve Kazan’dan İstanbul’a her gün, Ekaterinburg, Rostov, Soçi, Stavropol’dan haftada 4, Varonej, Samara ve Ufa’dan ise haftada 3 sefer gerçekleştiriyor. Bu şehirlerden Antalya’ya ise Moskova dışında St. Petersburg ve Ufa’dan Mayıs-Kasım ayları arasındaki turizm sezonunda her gün uçuyor. THY, bu uçuş grafiği ile yıl sonuna kadar ise tüm Rusya’dan bu yıl 2 milyonun üstünde yolcu taşıyarak yeni bir rekora imza atacak. Türk Hava Yolları’nın Rusya operasyonun başında bölgeyi yakından tanıyan Mefail Deribaş bulunuyor.   Kaynak için tıklayınız
Devamını Oku
Standard Post with Image

2016 İhracatta Fark Yaratanlar Ödül Töreni

İstanbul Deri ve Deri Mamülleri İhracatçıları Birliği (İDMİB), 24 Nisan Pazartesi günü Dış Ticaret Kompleksi Fuaye Alanı’nda 2016 yılının Başarılı İhracattçılarını “İhracatta Fark Yaratanlar” Ödül Töreni ile 5 farklı kategoriden 293 başarılı ihracatçı firmayı ödüllendirdi.   Ekonomist ve Futurist Ufuk Tarhan’ın sunumuyla başlayan törende Altın ve Platin ödül almaya hak kazanan firmalara ödüllerini İDMİB Başkanı Mustafa Şenocak takdim etti. Törene LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Murat Özpehlivan Yönetim Kurulu Üyesi Tarık Nayman ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak katıldı.    
Devamını Oku
Standard Post with Image

Dezavantajlı Kişilerin Mesleki Eğitim Yoluyla Topluma Entegrasyonu Projesi

İstanbul Deri ve Deri Mamülleri İhracatçılar Birliği (İDMİB), 10 Mayıs Çarşamba günü Dış Ticaret Kompleksi Şehit Ömer Halisdemir Konferans Salonunda iş adamları ,ev kadınları ve  öğrencilere  ''Dezavantajlı Kişilerin Deri ve Deri Ürünleri Sektöründe Mesleki Eğitim Yoluyla Topluma Entegrasyon Projesi (DEZDEM)''  projesi ile ilgili  Bilgilendirme ve Farkındalık Semineri verdi. Hedef grubu Zeytinburnu, Tuzla, Başakşehir (İkitelli), Güngören ilçelerinde yaşayan 18-35 yaş arası  Sosyal yardım alan işsizler, yoksul ve yoksulluk riski altında bulunan işsiz kadın ve erkekler, işsiz ve engelli çocuğu olan kadınlar, ortopedik bedensel engelli bireyler olan  İDMİB ve Türkiye Deri Sanayici Derneği (TDSD) ortaklığı ile uygulanan proje Avrupa Birliği ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı-İŞKUR  tarafından da finanse edilmektedir. Seminere LASİAD adına Yönetim Kurulu Üyesi Arif Özkan ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak katıldı.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

Çin ile ABD anlaştı

Çin Halk Kurtuluş Ordusu (PLA) ve ABD ordusu arasında yeni bir iletişim mekanizması kurulması konusunda anlaşma yapıldığı bildirildi. Çin ve ABD arasında kritik anlaşma. "China Daily"nin haberine göre, ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Joseph Dunford, başkent Pekin'de PLA Genelkurmay Başkanı Fang Fınghui ile bir araya geldi. ABD Başkanı Donald Trump'ın başkanlık görevini devralmasından bu yana askeri alanda en yüksek düzeyde yapılan bu ziyarette, iki Ordu arasında yeni bir iletişim mekanizması kurulması i Çin çerçeve anlaşması imzalandığı belirtildi. Fang, mevkidaşı Dunford ile yaptığı toplantıda, Başkan Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in iki ordu arasındaki "dostça" gelişmeleri değerlendirdiğini söyleyerek bu iş birliğinin Çin ile ABD için "tek doğru seçenek" olduğunu ve iki tarafın "mükemmel ortaklık yapabileceğini" dile getirdi. Çin ordusunun, ABD ordusu ile karşılıklı anlayış ve güveni güçlendirme konusunda istekli olduğunu belirten Fang, PLA'nın iki ülke orduları arasında iş birliğini derinleştirmek, risk ve farklılıkları uygun ve etkili bir yolla yönetmek istediğini ifade etti.Dunford ise ABD ordusunun PLA ile ilişkilerini geliştirmeyi sürdüreceğini aktardı. Her iki tarafın aynı sorunları yapıcı bir yolla çözmek için iş birliğini derinleştirme noktasında fırsatlardan yararlanması gerektiğini kaydeden Dunford ise "Pek çok zor konuda aynı görüşü paylaşmıyor olsak da onları çözmek için aynı taahhüdü paylaşıyoruz." ifadesini kullandı. Ayrıca iki genelkurmay başkanı, Tayvan, Güney Çin Denizi, Kore Yarımadası'nın nükleerden arındırılması ve ortak çıkarlarını ilgilendiren konularda görüş alışverişinde bulundu.Dunford'un Çin'deki programı kapsamında ülkenin kuzeyindeki bir PLA üssünü ziyaret ederek Çin ordusunun tatbikatını izleyeceği duyuruldu. Kaynak:www.milliyet.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

"Metro kazısındaki bulgular, kent tarihi açısından dikkat çekici"

İstanbul'da yapımı süren Kabataş-Beşiktaş-Mecidiyeköy-Mahmutbey metro hattının Beşiktaş istasyonda süren arkeolojik kazı çalışmalarında, tarih gün yüzüne çıkmaya devam ediyor. Son olarak Erken Demir Çağı'na ait olduğu değerlendirilen iki mezarın bulunduğu kazı alanında çalışmalar, 5 müzeci ve 45 işçiyle sürdürülüyor. İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürü Kızıltan: "İstanbul, geçmişi 8 bin yıla dayanan bir kent. Özellikle Tarihi Yarımada içerisinde yapılan kazılar, bunu kanıtladı ama Tarihi Yarımada dışında özellikle Beşiktaş bölgesinde tarih öncesi bir döneme ait bir yerleşim olduğu bugüne kadar tespit edilmemişti. Bu bulgular, kent tarihi açısından önemli ve dikkat çekici belgelerdir" "Kazılarda kentin geçmişine yönelik çeşitli kültür katmanları açığa çıkıyor. Derinlere indikçe farklı kültür kalıntılarına rastlıyoruz" İstanbul'da yapımı süren  Kabataş-Beşiktaş-Mecidiyeköy-Mahmutbey metro hattının Beşiktaş istasyonda süren  arkeolojik kazı çalışmalarında, Beşiktaş bölgesinde tarih öncesi döneme ait bir  yerleşim olduğuna dair bulgulara ulaşılmaya devam ediliyor.     Arkeolojik kazı çalışmalarında, tarih gün yüzüne çıkmaya devam ediyor.  Son olarak Erken Demir Çağ'a ait olduğu değerlendirilen iki mezarın bulunduğu  kazı alanında çalışmalar, 5 müzeci ve 45 işçiyle sürdürülüyor.     Kazı başkanı olan İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürü Zeynep Kızıltan,  AA muhabirine yaptığı açıklamada, ilgili Koruma Kurulunun aldığı kararlar  doğrultusunda İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin metro inşaatının devam ettiği  Beşiktaş istasyonunda çalışmalar yaptıklarını söyledi.     Kızıltan, kazılarda kentin geçmişine yönelik çeşitli kültür  katmanlarının açığa çıktığını aktararak, şöyle devam etti:     "Bunlar, günümüzden itibaren süreklilik gösteriyor. Büyük bir bölümü  19. yüzyıl sonu, 20. yüzyıl başlarına ait. Bu alandaki kalıntılar, belgelendikten  sonra alttaki kültür katlarına inmek için, ilgili Koruma Kurulunun kararı  doğrultusunda kaldırıldı. Şu anda Beşiktaş istasyon alanının bin 800 metrekarelik  bölümünün yaklaşık 850 metrekaresinde kazı çalışmalarına devam ediyoruz. 5'e  5'lik 54 açma içinde arkeolojik kazılarımızı sürdürüyoruz. Deniz düzleminin  yaklaşık 7 metre üstünde başladık. Şimdi yaklaşık 5 metrelerdeyiz. Önce kentin  altyapı sistemlerine ait kalıntılar ortaya çıktı. Bunları belgeledik ve  kaldırdık."     Derinlere indikçe farklı kültür kalıntılarına rastladıklarını  vurgulayan Kızıltan, "Yuvarlak taş oluşumlar açığa çıkmaya başladı. Yaklaşık 2,5  aydır bunlarla ilgili çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Alanda normal basit  mezarlarla kremasyon mezarlar açığa çıktı. Bütün bu alanda çıkan malzemenin,  mezarların değerlendirilmesi sonucu burada Erken Demir Çağı'na ait kurgan tipi  bir mezarlık alanında çalıştığımızı tespit ettik. Bu çalışmalarımız hassasiyetle  devam ediyor." ifadelerini kullandı.     - "İki tür mezar bulundu"     Kazı çalışmalarında iki tür mezar bulunduğunu dile getiren Kızıltan,  şu bilgileri verdi:     "Biri normal basit toprak mezar; çukur açılarak iskeletler, yarı  hocker pozisyonunda gömülmüş. Yanlarına ise o dönemde kullandıkları taş baltası,  ok ucu ve diğer aletler mezar hediyesi olarak konulmuş. Buna ilişkin bulgular  var. Topluca üç iskeletten oluşan bir toplu mezarımız var. İkinci mezar tipi ise  kremasyon dediğimiz, ceset yakıldıktan sonra kalan kemiklerin ve küllerin  toplanıp bazen bir kap, pişmiş toprak bir küp içine konularak gömüldüğü mezar  şeklidir. Bu tipte ise bazen tamamen çömleksiz olarak gömülüp etrafına taş  dizilmiş, bazen de etrafı taşlarla kapatılarak üstü kapatılmış."     Kızıltan, Beşiktaş'taki mezar tipinin, özellikle Anadolu ve Trakya  bölgesinde tespit edilen Erken Demir Çağı'na işaret ettiğini, elde edilen  verilerin Milattan Önce 1200 ila 800 yıllarına tarihlendirildiğini ve bulguların  bir dönemin ölü gömme geleneğini gözler önüne serdiğini anlattı.     - "Bulgular şehirde tarih öncesi dönemde yerleşim alanı olduğunu  kanıtlıyor"     Bulguların, şehirde tarih öncesi dönemde yerleşim alanı olduğunu  kanıtladığını dile getiren Kızıltan, şöyle konuştu:        "Daha önce Tarihi Yarımada içinde Marmaray kazıları sırasında kentin  Neolitik dönem insanlarına ait yerleşim yerleri ve mezarlıklarını açığa  çıkarmıştık. Burası için aynı ifadeyi kullanamıyoruz ancak bu mezarlıktaki  sakinler, günümüzden yaklaşık 3000-3500 yıl geriye götürecek Erken Demir Çağı'nın  temsilcileridir. İstanbul, geçmişi 8 bin yıla dayanan bir kent. Özellikle Tarihi  Yarımada içerisinde yapılan kazılar, bunu kanıtladı ama Tarihi Yarımada dışında  özellikle Beşiktaş bölgesinde bugüne kadar tarih öncesi bir döneme ait herhangi  bir yerleşim olduğu bugüne kadar tespit edilmemişti. O nedenle bu bulgular, kent  tarihi açısından önemli ve dikkat çekici belegelerdir."     - "Buluntular bilimsel çalışmalarda kullanılacak hale getiriliyor"        Elde edilen buluntuların her birine isim ve adres verildiğini aktaran  Kızıltan, bütün buluntuların kodlara göre alandan toplandığını ve daha sonra  adresleriyle birlikte atölyelerine götürüldüğünü söyledi.     Kızıltan, buluntuların orada profillerine göre envanterleştirme  işlemine tabi tutulduğunu anlatarak, "Tümlenecek parçalar yapıştırılıyor. Daha  sonra bunlar müzeye naklediliyor ve bilimsel çalışmalar için kullanılacak hale  getiriliyor." dedi. Kaynak:www.milliyet.com.tr
Devamını Oku
Standard Post with Image

Kültür ve Turizm Bakanı Kurtulmuş Çin'de

Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, bu yıl sonuna  kadar 200 bin Çinli turistin Türkiye'yi ziyaret etmesini beklediklerini  söyleyerek "Fakat bu rakam yeterli değil, bu sayının bir milyon olmasını  istiyoruz." dedi. Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, resmi ziyaret kapsamında geldiği Çin'in başkenti Pekin’de  Çin Kültür Bakan Luo Şugang ile görüştü. Kültür Bakanlığı konutunda yapılan  görüşmede, iki ülke arasındaki kültür ve turizm konuları ele alındı. Çin ve Türkiye arasındaki ilişkileri ve iş birliğini güçlendirmek için  güçlü bir irade olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, "Turizm alanında iş birliklerimizi  güçlendirmeliyiz. Bütün bu iş birliklerini güçlendirecek yumuşak güç, kültür ve  turizm alanıdır. Çin'de gelecek yılın 'Türkiye Turizm Yılı' olarak ilan edilmesi  Kültür ve Turizm Bakanlığının en önemli projesidir." diye  konuştu. Bakan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da desteklediği  "Türk-Çin Üniversitesi"nin kurulmasının büyük önem taşıdığını dile getirerek iki  bakanlığın bu konu üzerinde hassasiyetle durması gerektiğini söyledi. HEDEF BİR MİLYON ÇİNLİ TURİST Bu yıl sonunda 200 bin Çinli turistin Türkiye'yi ziyaret etmesini  beklediklerini kaydeden Kurtulmuş, "Fakat bu rakam yeterli değil, bu sayının bir  milyon olmasını istiyoruz. Özellikle Çin ve Türkiye turizm operatörleri  arasındaki iş birliğinin artırılmasını istiyoruz. Türkiye’deki Konfüçyüs  Enstitüsü ve Çin'deki Yunus Emre Enstitüsü iki ülke arasındaki hatları   yakınlaştırma açısından iyi bir fırsat." ifadelerini kullandı. Bakan Kurtulmuş, şunları kaydetti: "Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan iki ülke arasındaki  ilişkilere ayrı bir önem veriyor. Türkiye ve Çin, birisi Asya'nın doğusunda  birisi Asya'nın en batısında Avrupa kapısında iki değerli ülkedir. Her iki  ülkenin de çok zengin ve derin tarihi ve kültürel birikimi var. Çin 5 bin yıllık  devlet geleneğine sahip olan bir büyük ülke. Türkiye de binlerce yıllık devlet  geleneği olan çok zengin ve  farklı kültürleri bir arada barındıran bir ülke.  Mesafelerin uzak olmasına rağmen Çin Halk Cumhuriyeti ile dostane ilişkileri  artırmak konusunda daha yakın ilişkiler kuruyoruz." "Bizim kültürel, siyasi ve ekonomik ilişkilerimizde benzerliklerimiz  var" diyen Kurtulmuş, "Kuşak ve Yol" Projesiyle ilişkilerin her alanda  gelişmesini beklediğini söyledi. Kurtulmuş, Türkiye ve Çin arasında ilişkilerin başta enerji, ulaşım,  kültür ve turizm olmak üzere her alanda gelişeceğini düşündüklerini ve bu konuda  kararlılık gösterdiklerini ifade ederek "Ümit ederim ki bu ziyaretimiz de  kültürel alandaki iş birliğimiz konusunda önemli katkı sağlar." dedi. ÇİNLİ BAKANDAN TOPKAPI SARAYI'NA ÖVGÜ Topkapı Sarayı’nda sergilenen porselenleri incelediğini kaydeden Luo,  "Çin porselen ülkesi olarak bilinir ancak ben Topkapı’da sergilenen eserleri  Çin’de bile görmedim. Bu eserlerin İpek Yolu’nun izdüşümü olduğunu düşünüyorum.”  ifadelerini kullandı. Bakan Luo, gelecek yıl "Türkiye Yılı" olması dolayısıyla büyük  bir  etkinlik yapacaklarını belirtti. Toplantı sonrasında Pekin’deki tarihi ve turistik yerleri ziyaret eden  Kurtulmuş, Pekin’deki temasları kapsamında gazeteciler ve Çinli tur  operatörleriyle bir araya gelecek.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Dezavantajlı Kişilerin Deri ve Deri Ürünleri Sektöründe Mesleki Eğitim Yoluyla Topluma Entegrasyonu Projesi Kapanış Toplantısı

Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilen, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Avrupa Birliği ve Mali Yardımlar Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen “Dezavantajlı Kişilerin Deri ve Deri Ürünleri Sektöründe Mesleki Eğitim Yoluyla Topluma Entegrasyonu Projesi” (DEZDEM)’nin Kapanış Toplantısı 26 Ekim Perşembe akşamı Crowne Plaza Florya’da gerçekleşti. Toplantı İstanbul Deri ve Deri Mamülleri İhracatçıları Birliği (İDMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Şenocak’ın konuşması ile başladı, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi’nin konuşması ve proje kapsamında yer alan öğrencilere sertifika  verilmesiyle sona erdi. Programa LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Barış Köseliören ve Yönetim Kurulu Üyesi Arif Özkan katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Dezavantajlı Kişilerin Deri ve Deri Ürünleri Sektöründe Mesleki Eğitim Yoluyla Topluma Entegrasyonu Projesi Kapanış Toplantısı

Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilen, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Avrupa Birliği ve Mali Yardımlar Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen “Dezavantajlı Kişilerin Deri ve Deri Ürünleri Sektöründe Mesleki Eğitim Yoluyla Topluma Entegrasyonu Projesi” (DEZDEM)’nin Kapanış Toplantısı 26 Ekim Perşembe akşamı Crowne Plaza Florya’da gerçekleşti. Toplantı İstanbul Deri ve Deri Mamülleri İhracatçıları Birliği (İDMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Şenocak’ın konuşması ile başladı, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi’nin konuşması ve proje kapsamında yer alan öğrencilere sertifika  verilmesiyle sona erdi. Programa LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Barış Köseliören ve Yönetim Kurulu Üyesi Arif Özkan katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Başbakan Yıldırım ABD'ye gidecek

Yıldırım, 7-10 Kasım'da ABD'ye bir ziyaret gerçekleştirecek, ABD Başkan Yardımcısı Pence ile görüşecek. Görüşmede terörle mücadele, ikili siyasi, ekonomik ve askeri ilişkilerin yanı sıra vize sorununun çözümü ele alınacak Başbakan Binali Yıldırım, 7-10 Kasım'da ABD'ye bir ziyaret gerçekleştirecek, ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence ile görüşecek. Başbakanlık kaynaklarından alınan bilgiye göre, Yıldırım, 7-10 Kasım'da Washington ve New York'ta bazı temaslarda bulunacak. Söz konusu ziyaret, ABD'de yeni yönetimin göreve gelmesinden sonra Türkiye'den ABD’ye başbakan düzeyinde gerçekleştirilecek ilk ziyaret olacak. Ziyaret sırasında Başbakan Yıldırım'a Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak eşlik edecek. Yıldırım'ın, ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence ile yapacağı görüşmenin yanı sıra, Washington ve New York'ta kanaat önderleri, Türk ve akraba toplulukları ile Müslüman ve Yahudi toplumu temsilcileri, medya mensupları, yatırımcılar ve iş adamlarıyla bir araya gelmesi öngörülüyor. Başkan Yardımcısı Pence ile yapılacak görüşmelerde, ikili siyasi, ekonomik ve askeri ilişkilerle, Suriye, Irak dahil bölgesel konuların yanı sıra ortak gündemde yer alan başta FETÖ, DEAŞ, PYD/YPG olmak üzere terörle mücadele, sığınmacılar meselesi ve vize sorununun çözümü konularında görüş alışverişinde bulunulması planlanıyor. Görüşmelerin, ABD ile bazı konulardaki görüş farklılıklarının giderilmesi ve iş birliğinin ilerletilmesi yönündeki ortak çabaların sürdürülmesine katkı sağlaması hedefleniyor. Başbakan Yıldırım'ın ziyareti, Türkiye'nin dış politikasına ilişkin temel mesajlar ile Türkiye'nin bölgesinde ve dünyadaki rolü ile ekonomik ve ticari potansiyelinin vurgulanması açısından da önemli bir fırsat oluşturacak. www.dunyabulteni.net
Devamını Oku
Standard Post with Image

İGİAD Türkiye İş Ahlakı Zirvesi ‘17

Türkiye İş Ahlakı Zirvesi, Türkiye İktisadi Girişim ve İş Ahlakı Derneği (İGİAD) tarafından Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Bu yıl ikincisi düzenlenen İş Ahlakı Zirvesi’ne Başbakan Yardımcısı Fikri Işık, Sabah Gazetesi Ekonomi Müdürü Şeref Oğuz, ORKA Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Cengiz Ceylan, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak ve İstanbul Şehir Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. Ömer Dinçer konuşmacı olarak katıldı. İGİAD Başkanı Ayhan Karahan yaptığı konuşmada; “İnsan, ancak üretim yapmakla kendini geliştirebilir. Kendi eylemlerimiz ve tercihlerimizle kendi yolumuzu çizeriz, kendi hayatımızı inşa ederiz. İhtiyaçlarımızı karşılamak, sorunlarımızı çözmek, insani ve onurlu bir hayat inşa etmek, ancak insanın iş ahlakına uygun üretici eylemleriyle mümkündür. Lübnan’lı şair Halil Cibran’ın da ifade ettiği gibi, alın yazımızı sadece alın terimizle silebiliriz” dedi. Zirveye LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Turan ve Yönetim Kurulu Üyesi Tarık Nayman katıldı. 
Devamını Oku
Standard Post with Image

4. Detay Deri Ürünleri Tasarım Yarışması’nın Ödülleri Sahiplerini Buldu

İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği bünyesinde, Ekonomi Bakanlığı’nın destekleriyle, deri sektöründe tasarım ve inovasyona katkıda bulunmak ve ihracatı artırmak amacıyla düzenlenen 4. Detay Deri Ürünleri Tasarım Yarışması’nın ödülleri sahiplerini buldu. Deri sektöründe 2017-2018 yılı sonbahar-kış döneminin modasının belirlendiği Detay Deri Tasarım Yarışması’nda Siran Ertan, Mehmet Ali Dinç, Simay Bülbül, Ruken Mızraklı, Hüseyin Buzrul, Murat Aytulum, Musa Evin, Can Oker, Güven Karaca, Fikriye Altunbaş, Cemal Aydın ve Hakan Güldağ gibi birbirinden değerli isimler jüri üyeliği yaptı. Yarışmanın ev sahipliğini yapan İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mustafa Şenocak’ın ev sahipliğini yaptığı geceye Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkan vekilleri Tahsin Öztiryaki, Mustafa Çıkrıkçıoğlu, ihracatçı birlikleri başkanları katıldı. LASİAD adına geceye Yönetim Kurulu Başkanı Barış Köseliören ve Yönetim Kurulu Üyesi Arif Özkan katıldı. Gecenin açılış konuşmasını yapan Şenocak “Öncelikle İTO Başkanımız, benim de değerli dostum, arkadaşım İbrahim Çağlar’ı son yolculuğuna uğurladık tüm iş dünyasın, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı dilerim” dedi. Tasarım yarışmalarının sektöre sağladığı katkılara vurgu yapan Şenocak, “Şimdi yeni bir tasarım yarışması ile karşınızdayız. Yarışmamızı bir gün ertelemiş olmamıza rağmen bugün çok yoğun bir katılım ile karşılaştık. Her geçen gün daha çok kişiye ulaşan yarışmamızda her iki kategoride de yoğun başvuru aldık ve başta Özge Ulusoy olmak üzere 26 mankenin taşıdığı 12 finalistimizin tasarımlarını puanlayarak yarışmamızı sonuçlandırdık. Bizler sektör olarak ihracatta katma değer için tasarımın, modanın, inovasyonun, Ar-Ge’nin, markanın önemini biliyoruz. Katma değeri artırabilmek için tasarımcılarımıza çok büyük görev düşüyor. Bizleri ileriye katma değeri yüksek ürünlere taşıyacak olan yine tasarımcıların getirdiği yeni bakış açıları olacak” diye konuştu.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

İto Kanarya İlkokulu’ndan LASİAD’a Teşekkür Ziyareti

İto Kanarya İlkokulu Müdürü Abdullah Erhan Yücel, Müdür Yardımcısı Tamer Mengeç, İto Kanarya İlkokulu Öğretmenleri Duriye Orak, Özlem Güler, Burak Hatay ve Okul Aile Birliği Başkanı Emine Yaman 31 Ocak Çarşamba günü LASİAD’ı dernek merkezinde ziyaret etti. LASİAD Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca yaptığı konuşmada; “Bizler Sivil Toplum Örgütleriyiz. Gönüllü çalışıyoruz. Her zaman söylediğim bir söz vardır, “Sivil Toplum Örgütleri aklın zekâtıdır.” Elimizden geldiğince destek olmaya çalışıyoruz. Eğitim bizler için çok değerlidir. Sizler çok kıymetlisiniz. Sonsuz teşekkür ediyorum. Okul Müdürü Abdullah Erhan Yücel ise “Kanarya Bölgesi Mardin yoğunluğunda göç almakta. Yaklaşık 1.000 öğrencimiz var. Zor şartlar altında mücadele ediyoruz. Terör olayları ve eylemlerle gündem olan bir bölgedeyiz. Yaptığınız yardımlardan dolayı çok teşekkür ederiz” dedi. Ziyarete Sayman İbrahim Murat Ramizoğlu ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak da katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

TRİSAD’tan Denetimli Serbestlikten Yararlanan Kişilere İş İmkanı

Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı İstanbul Denetimli Serbestlik Müdürlüğü ile Türkiye  Triko   Sanayicileri Derneği (TRİSAD) iş birliğiyle, hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanan kişilere iş imkanı sağlamak için trikotaj atölyesi açıldı. 19 Şubat Pazartesi günü İstanbul Denetimli Serbestlik Müdürlüğü Binasında kursun açılışı yapıldı. Projede denetimli serbestlik konumunda olan kişilere eğitim vermek ve hayata kazandırılmak üzere düz örme triko örgü makinesi ve konfeksiyonda çalıştırılmak üzere remayözcü kursu verilecek. Usta eğiticiler tarafından, denetimli serbestlik kapsamında infazı devam eden hükümlülerin yer alacağı eğitimi tamamlayanlara katılım sertifikası ve TRİSAD bünyesindeki iş yerlerinde işe başlama garantisi verileceği belirtildi. Açılışa, İstanbul Başsavcı Vekili Mehmet Salih Sol, İstanbul Denetimli Serbestlik Müdürü Necmi Sultani, Türkiye Triko Sanayicileri Derneği (TRİSAD) Başkanı Mustafa Balkuv, İstanbul Tekstil Ve Hammaddeleri İhracatçılar Birliği (İTHİB) Başkanı İsmail Gülle, Çorap Sanayicileri Derneği (ÇSD) Üyesi Özkan Karaca katıldı. LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Barış Köseliören ile Yönetim Kurulu Üyesi Arif Özkan yer aldı. Açılışta konuşan Türkiye Triko Sanayicileri Derneği (TRİSAD) Başkanı Mustafa Balkuv ‘Türkiye’de ilk defa bu konumda bir faaliyet gerçekleştiriyoruz  böyle bir sosyal projeyi sahiplendik. Şu anda bulunduğumuz mekanda sektörümüze sanayimize ihtiyacı olan yetişmiş elemana, yetiştirmek konusunda bir atölye açtık bu Türkiye’de ilk olan bir proje bununla gurur duyuyoruz.’ dedi. İstanbul Başsavcı Vekili Mehmet Salih Sol; ‘Herkesin kazanacağı bir proje şeklinde kazan kazan diye adlandırıyorum ben bu projeyi. Düşünün ki hükümlü hükmünü infaz ederken meslek öğreniyor, bir şeyler üretiyor ve bu ürettiği bütün ürünler 81 vilayetteki muhtaç insanlara gönderiliyor aynı zamanda iş sahibi oluyor. Tekstil Sanayicileri de kazanıyor, burada meslek öğrenen hükümlüler daha ileride tekstil sanayisine eleman olarak yetiştiriliyor.’ diye konuştu.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Başbakan Yıldırım yerli otomobil için tarih verdi

Başbakan Yıldırım Bursa'da AK Parti İl Kongresi'nde önemli açıklamalarda bulundu. Yıldırım, "Yerli otomobilin ilk örneğini 2019'da, seri üretimi 2020-2021'de bitirmiş olacağız" dedi. Yıldırım, burada yaptığı konuşmada, "Dünyanın en güçlü ekonomilerinin bile krize girdiği bir dönemde, Türkiye büyümeye, kalkınmaya devam ediyor. Ekonomide seferberlik ruhuyla başladığımız 2017 rekor büyümesi, ihracat ve istihdam artışıyla devam ediyor." dedi. Her zaman milletle birlikte yürüdüklerine işaret eden Yıldırım, şöyle konuştu: İstiklalimizi, Cumhuriyetimizi ve demokrasimizi tehdit eden bütün şer odaklarına karşı mücadelemiz devam edecek. Türkiye Cumhuriyetini artık hiç kimse, hiçbir güç darbeyle, terörle, tuzaklarla durduramayacak, yürüyüşünü kesemeyecek. Türkiye'nin ekonomisi sağlam, istikrarlı. Yıllardır atlattığımız nice badirelere rağmen kararlı bir şekilde yolumuza devam ediyoruz." YERLİ OTOMOBİL SERİ ÜRETİM 2020-2021'DE Türkiye'nin üretim kapasitesinin artırılmasına yönelik çalışmalar yaptıklarına işaret eden Yıldırım, şunları kaydetti: "Hükümet olarak üretim kapasitemizi, rekabet gücümüzü, araştırma geliştirme kapasitemizi daha da arttıracağız. Teknoloji transferini hızlandırarak yerli ve milli ürünleri daha çok üreteceğiz. Yerli otomobilin ilk örneğini 2019'da, seri üretimi 2020-2021'de bitirmiş olacağız." "CANLA BAŞLA ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ" Türkiye için çalışmaya devam edeceklerini vurgulayan Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü: "İnşallah 2019'da ülkemizi, milletimizi hak ettiği yere getirmek için canla başla çalışmaya devam edeceğiz; Türkiye'nin birliği için, beraberliği için, tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet ülküsü için canla başla liderimiz Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde..." "TÜRKİYE DİMDİK AYAKTA" Yıldırım, kongrenin düzenlendiği TOFAŞ Spor Salonu önünde bekleyen vatandaşlara da hitap etti.  Sözlerine, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın selamını getirdiğini belirterek başlayan Yıldırım, AK Parti kongrelerinin adeta bir şölen, düğün, miting havasında geçtiğini ifade etti.  Başbakan Yıldırım, "Allah sizlerden razı olsun. Bu sevginiz, coşkunuz, muhabbetiniz daim olsun. Birliğimiz, kardeşliğimiz daim olsun." diyerek, şunları kaydetti: "Türkiye, bölgede var olan sıkıntılar, terör, kaos, Suriye'de, Irak'ta iç savaş, bütün bu olumsuzluklara rağmen dimdik ayakta. Milletimiz sayesinde. AK kadrolar, 15 yıldır bir yandan kumpaslara, darbelere, vesayet odaklarına meydan okurken, mücadele verirken, diğer yandan da Türkiye'nin kalkınması için, büyümesi için, Cumhuriyetimizin 2023, 100. yıl hedeflerini yakalamak için liderimiz Recep Tayyip Erdoğan'ın önderliğinde, kararlı adımlarla yoluna devam ediyor. Ne dedik, 'Durmak yok yola devam.' Bursa hazır mısın? 2019'da yeni bir destan yazacak mıyız? Allah sizden razı olsun. Bursa işi bitirmiş, maşallah. Osmanlı'nın torunları, Osmanlı'nın doğduğu, sırtını Uludağ'a vermiş Bursa'nın güzel insanları, Allah sizden razı olsun. Sağ olun, var olun, Allah'a emanet olun. Biz de sizi seviyoruz. Başım, gözüm üstünde yeriniz var. Allah hepinizden razı olsun." Kaynak:www.milliyet.com.tr
Devamını Oku
Standard Post with Image

Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir LASİAD’ı Ziyareti

Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir ve Yardımcıları, Yönetim, Denetleme ve Disiplin Kurulu Üyeleriyle 12 Nisan Perşembe günü Wyndham Otel’de kahvaltıda bir araya geldi. Ziyarette Laleli’nin sorunları ve çözüm önerileri ele alındı. Programda konuşan LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca ‘’Biz her daim Mustafa başkanı yanımızda gördük. Ne zaman bir ihtiyacımız bir derdimiz bir kederimiz olsa hep onunla paylaştık, o hep bizim yanımızdaydı. Bizim de elimizden ne geliyorsa her daim onunla beraber olmamız gerektiği kanaati ve inancı taşıyorum.’’ dedi. Eyyüpkoca’dan sonra Ak Parti Fatih Müstakbel İlçe Başkanı Orhan Narin konuştu. Narin Yurt dışındaki Türkiye algısından bahsederek; ‘’Bu algıyı en iyi hale getirmek bizlerin elinde, bunu en iyi yere taşımak yine bizlerin elinde. Biz Ak Parti hükümeti olarak bizlere düşen bir görev varsa ilçe bazında biz bunu kanımızın ve terimizin son damlasına kadar inşallah akıtmaya, gücümüzün yettiğince aklımızın erdiğince bu yolda yürümeye gayret edeceğiz. Rabbim bizi utandırmasın.” dedi. ‘’LASİAD, İstanbul’u, çevresini ve geleceği düşünen olağanüstü bir dernek’’ Son konuşmayı yapan Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir ise ‘’Her defasında söylüyorum. Yerel Yönetimlerle Sivil Toplum Kuruluşlarının ilişkisi söz konusu olduğunda ülke için demokrasi için toplumun ortak menfaati için bir örnek verin deseler ben LASİAD’ı örnek veririm. Hem kendi esnaf üyelerinin menfaati için ne gerekiyorsa onu yapıyor, hem de şehrin ihtiyacı neyse bir belediye kadar şehre,  çevreye karşı duyarlı. Bulunduğu yeri Laleli’yi ve çevresini olması gereken düzey neyse ulusal ve uluslararası ölçekte aktif. Memleketi düşünen İstanbul’u, çevresini ve geleceği düşünen derneğin çok üzerinde iş yapan ve bizimde geldiğimizde kendimizi evimizde hissettiğimiz güzel bir yer ve kuruluş‘’dedi.
Devamını Oku