Arama HABERLERi

Standard Post with Image

Aile İşletmelerinin Sorunları Konuşuldu

Türkiye’nin önde gelen teksil sektörü temsilcileri İTHİB tarafından organize edilen gecede bir araya geldi. 15 Nisan 2016 tarihinde gerçekleşen organizasyona aile işletmeleri konusunda dünyanın tanınmış eğitimci ve danışmanlarından Stetson Üniversitesi Aile İşletmeleri Merkezi Öğretim Üyesi J. Peter Begalla konuşmacı olarak katıldı. İTHİB Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Gülle öncülüğünde Beyti Restoran’da organize edilen “Aile İşletmelerinde Yönetimi, Mali Sorunlar, Yönetimsel ve Ailevi Sorunlar” toplantısına LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Yasubuğa, BATİAD Yönetim Kurulu Başkaı Aydın Ertem, MESAİD Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Gecü, OTİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Oktay Demir ve çok sayıda sektör temsilcisi katıldı. ABD’nin aile işletmeleri konusunda dünyanın tanınmış eğitimci ve danışmanlarından olan J. Peter Begalla: “Aileler ekonomik sistemin temelini oluştururlar. Onlar işletme bazında da çok büyük önem arz ediyor. Aileler birbirleriyle ilgilenmek ve birbirlerini korumak isterler. Aile işletmeleri bir araya geldiğinde ise elde edilen nihai sonuç ekonomik değerlerden öteye giderek, bazı başka değerleri de ortaya çıkardığı için çok önemlidir” şeklinde konuştu. Yaklaşık 40 kişinin hazır bulunduğu toplantıda katılımcıların konu ile ilgili sorularına cevap veren Begalla,aile işletmelerinin sürdürülebilir olması için günümüz yönetim kurallarının uygulamaya geçirilmesi gerektiğini de söyledi.   “Kuşak Çatışmaları Her İşletmede Var Olan Bir Sorun” Aile şirketlerinin belli kurallar dahilinde yönetilmesi gerektiğini hatırlatan Begalla, “Aile şirketleri için yasa hazırlamak belli bir deneyim ve süre içeriyor. Ama belli kuralları da baştan koymak gerekiyor. Kural konulmadığı zaman da çatışmalar, görüş ayrılıkları başlıyor ve bunun sonucunda dağılmalar yaşanıyor” açıklamasında bulundu. Aile şirketlerinde yaşanan kuşak çatışmalarının sebepleri yönünde sorulan soruları cevaplayan Begalla, yeni kuşaklara başarılı olma fırsatının tanınması gerektiğini belirtti ve en zor sürecin birinci kuşak ile ikinci kuşak arasında geçtiğini, üçüncü kuşağa geçişin nispeten daha rahat bir süreçte gerçekleştiğini anlattı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD, TRİSAD’ın düzeneldiği ‘’Tecrübe Paylaşım Programı’’na katıldı

Süleyman Orakçıoğlu: “Başarıya Giden Yol İnanmışlıktan Geçer” Türkiye’nin lider moda markaları Damat – Tween ve D’S Damat’ı bünyesinde barındıran Orka Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu deneyimlerini sektör temsilcileri ile paylaştı. 26 Nisan 2016 tarihinde, Türkiye Triko Sanayicileri Derneği (TRİSAD)’nde düzenlenen söyleşiye TRİSAD Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Balkuv, LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Turan ile Yönetim Kurulu Üyesi Rıfat Opan, İSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İrfan Özhamaratlı ve çok sayıda sektör temsilcisi katıldı. Saat 18:00’de başlayan söyleşide deneyimlerini paylaşan Orka Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, genç nesile yönelik tavsiyelerde bulundu. “Genç yaşta sektörün içine girince çok şey öğrendim. Üniversitelerde ders verdiğim öğrencilerime de aynı tavsiyede bulunuyorum: çalışma hayatında şimdiden deneyim edinin. Çünkü çocuklarımızın ne kadar iyi bir eğitim hayatı olmasını sağlarsak sağlayalım, sıra çalışma hayatına geldiğinde en önemli şey tecrübe oluyor. Yurtdışında master yaptıktan sonra yönetici pozisyonunda işe başlayan gençlerimiz, bakkalda ekmeğin fiyatının ne olduğunu bilmiyor. İşlerimizi devredeceğimiz, bizim yaptığımızdan daha büyük işler başarmasını beklediğimiz çocuklarımıza iyi bir eğitimin yanı sıra iyi bir iş tecrübesi imkanı da sağlamaya çalışmalıyız” ifadelerini kullanan Orakçıoğlu, özellikle bu sektörde yetişecek olan genç neslin izlemesi gereken yolu anlattı.   “Gençler Yönetici Olabiliyor Ama Ekmeğin Fiyatını Bilmiyorlar” Damat-Tween markası ile dünyanın dört bir yanında faaliyet gösteren Süleyman Orakçıoğlu, bünyelerinde üst düzey pozisyonda çalışan yaklaşık 2000 kişi olduğunu belirtti ve ekledi: “Bir firmanın, hangi sektörde olursa olsun, başarıyı yakalayabilmesinin en önemli koşullarından biri çalışanlarının başarıya olan inancıdır. Bizim şirkette, çalışanlarımız ortaya koyduğumuz projenin başarılı olacağına benden çok inanıyor. İnanmışlık, nitelik, güven ve çaba beraberinde hiç kuşkusuz başarıyı da getirecektir.” Gelecek sezonlarda çok daha farklı ve yeni projelere imza atacaklarını belirten Orakçıoğlu, sürdürülebilir küresel başarı için çalıştıklarını söyledi. Global marka olma yolunda geçirilen akreditasyon sürecinin geçtiğimiz yıllarda sağlam bir temelde oluştuğunu ifade eden Orakçıoğlu düşüncelerini:” Yeni sezonda spor, eğlence ve iş dünyasında önemli sponsorluk anlaşmalarımız var. Amerika’da, Rusya’da, Avrupa’da, Afrika’da, Çin’de, Avusturalya’da bulunan mağazalarımızın sayısını başarı ve ihtiyaç oranına göre arttırmayı hedefliyoruz. Özellikle Rusya pazarı kaynaklı yaşanan ekonomik krizin ardından piyasadan çekilen firmaların aksine, tüm zorlukların karşısında ayakta kalabilme ve hatta ilerleyebilme politikası izlemek ne derece globalleşebildiğimizi gösteriyor” şeklinde ifade etti. Söyleşi, katılımcıların Orakçıoğlu’na yönelttiği sorular ile devam etti. Söyleşinin ardından TRİSAD Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Balkuv, Orka Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu’na plaket takdim etti.
Devamını Oku
Standard Post with Image

İMA Mayıs Ayı Kısa Eğitimler

İMA Mayıs Ayı Kısa Eğitimler
Devamını Oku
Standard Post with Image

İMA Mart Eğitimler

İMA Mart Eğitimler
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASAİD Ağrı'da 6 Bin 500 Kişiye İftar Verdi

Her yıl düzenlenen ‘Geleneksel LASİAD İftarı’ bu yıl ''Gelin Gönüller Yapalım, Bu Ramazan ve Her Zaman'' teması ile ve Ağrı Valiliği'nce ''Kardeşlik Sofrası'' adı verilen büyük bir iftar organizasyonu olarak gerçekleştirildi. ''Hemen hemen her gün şehit cenazelerinin olduğu bir ortamda İstanbul'da iftar programı düzenlemeyi uygun bulmuyoruz'' diyen LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, bu nedenle bu yıl iftar programını Ağrı Valiliği işbirliği ile 6 bin 500 Ağrılıyı, Ağrı Şehir Stadı’nda iftarda ağırladı. LASİAD'ın iftarına Başbakan Binali Yıldırım ile Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Mehmet Mehdi Eker ve Yasin Aktay, Ağrı Valisi Musa Işın, Iğdır Valisi Ahmet Turgay Alpman, milletvekilleri, bürokratlar ve üst düzey devlet erkânı ile LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Başkan Vekili Muhammed Sancaktar, Başkan Yardımcısı Ahmet Turan, Yönetim Kurulu Üyeleri Mehmet Yasubuğa, Murat Eraslan, Barış Köseliören, LASİAD Üyesi ve İTO Meclis Üyesi Şenol Aras ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak katıldı. 21 Haziran 2016 günü Ağrı'ya giden LASİAD heyetini Ağrı valiliğinde Vali Musa Işın karşıladı. Burada yapılan görüşmelerin ardından Başbakan Binali Yıldırım ve beraberindekileri karşılamak üzere Ağrı Ahmed-i Hani Havalimanı’na gidildi. Burada Giyasettin Eyyüpkoca ve Muhammed Sancaktar Ağrı Valisi Musa ışın ve İl protokolüyle birlikte Başbakan ve beraberindeki heyeti karşıladı. Başbakan Binali Yıldırım ve Başkan Giyasettin Eyyüpkoca arasında ayaküstü kısa bir sohbet oldu. Bu sohbette Başkan Eyyüpkoca, Laleli ve LASİAD hakkında Başbakan Binali Yıldırım'a kısa bilgiler verdi. Ve Ağrı'ya 6.500 kişiye iftar vermek için geldiklerini belirtti. Başbakan Binali Yıldırım da bundan duyduğu menuniyeti dile getirdi. Daha sonra iftar programı için Ağrı şehir stadına hareket edildi. İftar programında konuşan Başbakan Binali Yıldırım, Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek ve Vali Musa Işın kardeşlik vurgusu yaptılar. İftar yemeğinden sonra yapılan duayla program son buldu.  İftar programının ardından Vali Musa Işın, LASİAD heyetini konutunda ağırladı. Oldukça samimi bir ortamda gerçekleşen görüşme sohbetlerle sahura kadar devam etti. Vali Işın daha sonra LASİAD heyetine sahur yemeğinde ağırladı. 22 Haziran günü LASİAD heyeti Vali Musa Işın'ı tekrar makamında ziyaret etti. Ziyarette Vali Işın'a lale motifli vazo, plâket ve çeşitli hediyeler takdim edildi. Vali Işın da başta LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca ve Başkan veklili Muhammed Sancaktar olmak üzere LASİAD heyetine plaket ve çeşitli hediyeler takdim etti. Başkan Eyyüpkoca, Vali Işın'a teşekkürlerini iletti. Vali Işın LASİAD heyetini valiliğin önünden bizzat kendisi havaalanına uğurladı.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

TRİSAD Mesleki ve Anadolu Teknik Lisesi 16. Mezunlarını Verdi

TRİSAD Mesleki ve Anadolu Teknik Lisesi 2015-2016 eğitim yılı mezunlarını görkemli bir törenle uğurladı. TRİSAD Mesleki ve Anadolu Teknik Lisesi 16. mezuniyet törenine TRİSAD Başkanı Mustafa Balkuv, LASİAD Yönetim Kurulu Üyeleri İhsan Bıyıkbeyi, Turan Yavuz ve sektör temsilcileri katıldı. Törende TRİSAD başkanı Mustafa Balkuv mezun olan öğrencilere teşekkür ederek, gelecekteki hayatları için başarılar diledi.  Konuşmanın ardından öğrenciler yıl içerisinde kendi tasarladıkları kıyafetleri giyerek defile gerçekleştirdiler. Tören, mezun öğrencilerin keplerini atmasıyla son buldu.   
Devamını Oku
Standard Post with Image

'Türkiye yatırımcılar için adeta cennet haline geldi'

Bakan Özlü, "Hükümetimizin son dönemde yaptığı atılımlarla, Türkiye yatırımcılar için adeta cennet haline geldi"dedi. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, "Hükümetimizin son dönemde yaptığı atılımlarla, Türkiye yatırımcılar için adeta cennet haline geldi. Bu imkanlardan Japon iş adamlarının da yararlanmasını istiyorum." dedi. Bakan Özlü, Japonya ziyaretinin son gününde beraberindeki heyetle, Tokyo'da bulunan Bilim ve İnovasyon Ulusal Müzesi'ne (MİRAİKAN) gitti. Buradaki sergiyi gezen Özlü, ardından Honda Motor'un, Ar-Ge merkezi tarafından tasarlanan ve üretilen insansı robot Asimo'nun gösterisini izledi. Bilim ve İnovasyon Ulusal Müzesi sonrasında, Japon elektrik şirketi NEC'e geçen Özlü, burada firma yetkilileri ve beraberindeki heyetle bir iş toplantısı gerçekleştirdi. Türkiye ve Japonya firmalarının mevcut işbirliklerinin konuşulduğu görüşmede, gelecekte yapılabilecek ortaklıklar ele alındı. Toplantının ardından NEC sergi salonunu da gezen Özlü, firmanın çalışmaları hakkında bilgi aldı. "Bilişim Vadisi Japon yatırımcıları bekliyor" Özlü, son olarak Tsukuba kentinde yer alan, Japon Uzay Araştırma Ajansı'nı (JAXA) ziyaret etti. JAXA Başkanı Naoki Okumura tarafından karşılanan Özlü, merkezin hazırladığı tanıtım sunumunu izledi. Burada Astronot Koichi Wakata ile bir araya gelen Özlü, merkezin çalışmaları hakkında bilgi aldı. JAXA'nın laboratuvarları ve sergi merkezini de gezen Özlü, ziyaretlerinin ardından açıklamalarda bulundu. Japonya’daki temaslarını heyet olarak başarıyla tamamladıklarını anlatan Özlü, ziyaretin iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin gelişmesi noktasında büyük önem arz ettiğini söyledi. Japon yetkilileri ve iş adamlarını da Türkiye’ye davet ettiğini ve en kısa sürede ülkeye beklediğini belirten Özlü, "Hükümetimizin son dönemde yaptığı atılımlarla, Türkiye yatırımcılar için adeta cennet haline geldi. Bu imkanlardan Japon iş adamlarının da yararlanmasını istiyorum." diye konuştu. Özlü, Türkiye'yi teknoloji üssüne dönüştürmeyi hedeflediklerini vurgulayarak, bakanlık olarak bu kapsamdaki çalışmalara hız verdiklerini kaydetti. Japon yatırımcıları Bilişim Vadisi'ne davet eden Özlü, proje ve firmalara özel teşvik ve destek paketleri oluşturduklarını ifade etti. Japonya ziyareti kapsamındaki temaslarına tamamlayan Özlü, ülkeden ayrıldı. MİRAİKAN, JAXA ve NEC MİRAİKAN adıyla bilinen Müze, 2001 yılında Tokyo'da kuruldu. Bilim ve teknolojinin gelecekte üstleneceği rol ve ulaşabileceği nokta konusundaki çalışmalar hakkında bilgi vermek üzere kurulan müzede, en son teknolojik gelişmeler, küresel çevre ve uzay araştırmaları konusundaki teknolojinin geldiği nokta sergileniyor. Bilim ve İnovasyon Ulusal Müzesi 2014 yılında ABD Başkanı Barack Obama, 2015 yılında ise Japon Başbakanı Shinzo Abe başta olmak üzere birçok devlet başkanı, başbakan ve bakan tarafından ziyaret edildi. JAXA, 2003 yılında Japon hükümetinin uzay alanıyla ilgili çalışmalarını yürütmek üzere kuruldu. Ajans, Japon hükümetinin uzay alanındaki temel araştırma, geliştirme ve uzaydan yararlanma ile ilgili entegre operasyonları yürütüyor. Ayrıca JAXA'ya bağlı olarak faaliyet gösteren Tsukuba Uzay Merkezi’nde de uydu gelişimi, uyduların operasyonel kabiliyetinin geliştirilmesi, uzaydan alınan gözlem verilerinin analizi, Japon deney modülü "Kibo" ile uzay ortamının kullanımı ve astronot eğitimi verilmesi, roket ve diğer uzay ulaşım sistemlerinin geliştirilmesi, uzay faaliyetlerinin teşviki ve teknolojik araştırmanın geliştirilmesinin desteklenmesi gibi konularda çalışıyor. Japon Elektrik Şirketi NEC, 1899 yılında Kunihiko Iwadere tarafından kuruldu. Teknoloji pazarında önemli bir yere sahip olan çok uluslu şirketin, yaklaşık 99 bin çalışanı buluyor. Yarı-iletkenler, bilgisayarlar, telekomünikasyon ekipmanların üretimi ve ilgili yazılım ve hizmet alanlarında faaliyet gösteren firma, işletmelere, iletişim sağlayıcılara ve hükümet kuruluşlarına IT ve ağ çözümleri sağlıyor. Türkiye'ye ilk olarak, 1960'lı yıllarda telekomünikasyon ekipmanı tedarik eden NEC, 2010 yılında Ortadoğu ve Kuzey Afrika operasyonları merkezini Türkiye'de kurmuştu. AA Kaynak: www.trthaber.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD İlk Tekstil Ar-GE Merkezi Açılışında Yer Aldı

İstanbul Tekstil İhracatçı Birlikleri ile Alman RWTH Aachen Üniversitesi Tekstil Teknoloji Enstitüsü işbirliğiyle kurulan, Türkiye’nin tekstil sektöründeki ilk AR-GE-inovasyon merkezi olan İTA, 8 Ekim'de açıldı. Merkez ile ortak kalkınma projeleri, know-how paylaşımı, mesleki ve akademik eğitimi desteklenerek her iki tarafın kurumlarının daha da güçlenmesi amaçlanıyor. Törende özellikle sanayinin geleceğine yönelik Aachen Üniversitesi yetkililerinin sanayi 4.0 ile ilgili yaptığı sunum ilgiyle izlendi. İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Gülle ve İTA İstanbul A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Şişman’ın evsahipliğinde düzenlenen açılış törenine; Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, aynı zamanda İTHİB Yönetim Kurulu Üyesi de olan İSO Yönetim Kurulu Üyesi Sultan Tepe yanında İTHİB üyeleri, İSO Meclis Üyeleri ile tekstil ve iş dünyasından çok sayıda temsilci katıldı. Etkinliğte LASİAD adına da Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Turan ve Proje Sorumlusu Fatih Akkoç yer aldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD Türkiye’nin İlk İş Ahlakı Zirvesi’nde

Türkiye’de ilk kez düzenlenen İş Ahlakı Zirvesi iş dünyasının zirvesini bir araya getirdi. İş Ahlakı alanında bir ilk olma özelliği taşıyan zirve, Türkiye İktisadi Girişim ve İş Ahlakı Derneği (İGİAD)tarafından 15 Ekim Cumartesi günü Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. “Eğitimden Üretime İş Ahlakı” temasıyla yolu çıkan zirveye LASİAD adına Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak katıldı. LASİAD Kurucu Başkanı ve İGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Karahan’ın açılış konuşmasıyla başlayan zirvede Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’un da konuşma yaptığı etkinlikte; ‘İş Ahlakı Nasıl Uygulanabilir?’ ve ‘İş Ahlakı Nasıl Öğretilebilir?’ konuları işlendi. Aynı zamanda Türkiye’de iş ahlakının mevcut durumu ve yapılması gerekenler işadamları, akademisyen, yönetici ve bürokratların katılımıyla gerçekleşen zirvede ele alındı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Kazakistan Girişimci Kadınlar Derneği’nden LASİAD’a ziyaret

LASİAD 25 Ekim salı günü Kazakistan’dan gelen misafirlerini ağırladı. Ülkelerinde tekstil, eğitim, inşaat, üretim, hizmet, turizm ve kozmetik gibi farklı birçok sektörde iş yapan Kazakistan Girişimci Kadınlar Derneği’nden 12 kişilik heyet TOBB’un daveti üzerine geldikleri İstanbul’da Türkiye’nin tekstil başkenti Laleli’ye gelerek, tekstil alanında yatırımlar yapmak ve LASİAD’ın tecrübelerinden faydalanmak için LASİAD’ı ziyaret etti. İki ülke arasındaki dostlukların pekişmesi için bu tür girişimlerin önemli olduğu hatırlatılan toplantıya LASİAD Yönetim Kurulu olarak; Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları; Ahmet Turan ve Erdem Soylu Karabağlı, Yönetim Kurulu Üyeleri; İbrahim Murat Ramizoğlu, Turan Yavuz, Rıfat Opan ve Tarık Nayman, Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak, Proje Sorumlusu Fatih Akkoç  katıldı. Toplantıda karşılıklı görüş alış verişinde bulundu.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Kâtip Kasım İlkokulu Öğrencilerine Ücretsiz Göz Taraması

LASAİD,hamiliğini yaptığı Kâtip Kasım İlkokulu öğrencilerine ücretsiz göz taraması yaptırdı.  LASİAD Medicine Hospital ile yaptığı protokol sonucu Katip Kasım İlkokulu'nda öğrencilere göz taraması yaptırdı. Medicine Hospital sağlık personeli tarafından yapılan göz taramasına öğrenci ve veliler tarafından yoğun ilgi gösterildi. Muayene ardından göz problemi yaşayan öğrencilerin isimleri hastanede kapsamlı muayeneleri için not alındı.Bu öğrencilerin muayenesi yine LASİAD tarafından yaptırılacak. Göz taraması sırasında   LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ve Eğitim Komitesi Başkanı  Erdem Soylu Karabağlı, Yönetim Kurulu ve  Eğitim Komitesi Üyesi Barış Köseliören Yönetim Kurulu Üyesi Rıfat Opan ile Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak katıldı.     
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD, 24 Kasımda Öğretmenleri Yalnız Bırakmadı

LASİAD hamisi olduğu Katip Kasım İlkokulu’nun 24 Kasım Öğretmenler Günü kutlama programına katıldı. Okul Müdürü Mehmet Öcel’in günün anlam ve önemini belirten konuşmasıyla başlayan programda LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca öğretmenlere hitaben bir konuşma yaptı. Daha sonra öğrencilerin hazırlamış olduğu gösteriler ile devam eden etkinliğe LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Eğitim Komitesi Başkanı Erdem Soylu Karabağlı, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Turan ve İrfan Akbaş, Yönetim Kurulu ve Eğitim Komitesi Üyesi Barış Köseliören, Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak, Özel Kalem Nada Ökten, Halkla İlişkiler Yöneticisi Muharrem Ay ve Proje Sorumlusu Fatih Akkoç katıldı. Program LASİAD’ın okul öğretmenleri için hazırlamış olduğu hediyelerin takdimi ile sona erdi.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Geleceğin otelleri nasıl olacak?

Hotels.com, ünlü fütürist Dr. James Canton ile gelecekte otellerin nasıl olacağını araştırdı. İşte şaşırtıcı özellikleriyle 2060 yılının akıllı otelleri... Yapay zeka, artırılmış gerçeklik, kişiselleştirilmiş hizmetler ve elbette robotlar... Konuklar 2060 yılında bir otele adım attıklarında, bambaşka özellikler ve sıra dışı bir hizmet anlayışıyla karşılaşacak. Sektörde 25. yılını kutlayan Hotels.com®'un Global Gelecek Enstitüsü'nden ünlü fütürist Dr. James Canton ile birlikte hazırladığı "Geleceğin Otelleri Araştırması", akıllı otellere dair merak ettiğiniz tüm soruları yanıtlıyor. Araştırmanın en dikkat çekici maddeleri şöyle: 1- Robot Yardımcılar: Kendi başına hareket edebilen bu robotlar, siz otele adım atmadan önce konaklama deneyimini kişiselleştirmek için özel yeteneklerle donatılacak. Dilinizi konuşacak, aklınıza takılan sorulara cevap verecek ve tercih ettiğiniz diğer becerilere sahip olacaklar. Robotlar, misafirlerin havaalanında karşılanmasından, gurme yemek servisine, oda temizlemeden, eğitim, eğlence, iş danışmanlığı, concierge hizmeti ve hatta arkadaşlık desteğine kadar çeşitli alanlarda hizmet verebilecek. 2- Talebe göre dönüştürülen oteller:  Talep oluşturmanın yeni nesli olarak adlandırılan bir sistem ile oteller misafirlerin oylarına göre kendi kendine tasarlanıp, istediğiniz biçimde monte edilebilecek. Nanoteknoloji ve gelişmiş makineler sayesinde, hayalinizdeki veya sevdiğiniz filmdeki bir ortamı (Örneğin Jurassic Park) konakladığınız otele taşıyabileceksiniz. Üstelik tüm bunlar 2060'a gelmeden, önümüzdeki 20 yıl içinde mümkün olabilir. 3- Her odada üç boyutlu yazıcı:  Tatil için valiz hazırlamak tarih olacak ya da en azından fazlasıyla kolaylaşacak. Çünkü gelecekte konuklar üç boyutlu yazıcılar ile yeni bir çift ayakkabı, kıyafetler, ilaçlar, hatta bilgisayar veya giyilebilir telefona kadar arzu ettikleri her şeyi gerçek zamanlı olarak üretebilecek. Bu özellik her otel odası için standart haline gelecek. 4- Kendi rüyanı seç Gelecekte iyi bir uyku çekmenin tanımı değişecek. Geleceğin gezginleri güzel bir uyku için rahat bir otel yatağı yerine uykuya dalmadan rüyalarını seçebilecekleri yerleri tercih edecekler. Oteller misafirlerine nöroteknoloji programlarına erişim vererek kendilerini rahatlatacak, geliştirecek ya da eğlendirecek rüyaları seçmelerine imkan sunacak. Peki ya siz? Uzayda keşfe çıkmayı mı yoksa romantik bir maceraya atılmayı mı tercih edersiniz? 5- Pop-up oteller:  Yeni nesil pop-up otellerin temaları ve yerleri, mobil oylama ile halk tarafından belirlenecek. En fazla oyu alan otel tasarımları, nanoteknoloji özellikli olarak üç boyutlu yazıcılar ile kısa sürede inşa edilecek ve biyo-güneş pilleri kullanacak şekilde programlanacak. Bu oteller sınırlı süreyle hizmet verecek ve giyilebilir teknoloji uygulamalarıyla sayesinde dijital bir Blockchain para birimi olan HotelCoin'lerle ödeme alacak. 6- Ömür uzatan otel spa'ları: Basit cilt bakımı ya da masaj seçenekleri sunan spa'lar tarih olacak; yeni nesil spa merkezleri aklınızı başınızdan alacak. Otel spa'ları, DNA analizi yöntemiyle rahatsızlıklarınızı tespit edecek. Bir sonraki aşamada rahatsızlıklarınızı gidermek için, vücudunuza göre geliştirilmiş programlar sunacaklar ve size bugünkü imkanlarla karşılaştırılamayacak ölçüde etkili bir rahatlama sağlayacaklar. 7- Geleceğin havaalanı transferi: Tatillerin en stresli bölümlerinden biri, havaalanından otele ulaşana kadar geçen süreçtir. Gezginlerin bu stresi, yüksek teknolojiye ve hıza sahip havaalanı transfer seçeneklerinin geliştirilmesi ile son bulacak. Gelecekte transferler, sizi trafikten kurtarıp en kısa sürede otelinize ulaştıracak kendi kendine çalışabilen kapsüller ve hatta daha yüksek teknolojiye sahip, yüzlerce kilometreyi saniyeler içinde kat edebilen süpersonik hava yolculuğu araçları ile yapılacak. 8- Mobil DNA ödemesi:  DNA, nihai kişisel kimlik olacak ve kullanıcılar tatil rezervasyonları ile ödemelerini kimlik konfirmasyonu ile online olarak gerçekleştirebilecek. Ayrıca otelinize check-in yaptığınızda DNA parmak iziniz ile check-in yapacak ve işleminizi saniyeler içinde tamamlayarak sıra beklemekten kurtulacaksınız. 9- Seyahat avatarı desteği: Otel rezervasyonları, kendi dijital seyahat acenteniz gibi çalışan kişisel seyahat avatarınız tarafından yapılacak. Avatarınız, Apple'ın Siri'si veya Amazon'un Alexa'sının kişisel bir sürümü gibi rezervasyonları tasarlayacak, gerçekleştirecek ve yönetecek. Avatarlar, pazarlıktan iletişime, tatil tasarlamadan müşteri hizmetlerine tüm seyahat deneyiminizi planlayacak. 10- Eko-oteller: Günümüzde bazı otel sürdürülebilir ve çevre dostu olmaya odaklanıyor olsa da, gelecekte tüm oteller sürdürülebilir olacak. Enerji verimliliği artacak ve yenilebilir enerji platformları devreye girecek. Gelişmiş güneş enerjisi ve jeotermal enerji teknolojileri ile donatılacak eko-oteller, ürünlerinden çalışanlarına sosyal farkındalık oluşturarak topluma katkı sağlayacak. 11- Artırılmış gerçeklik otelleri:  Konuklar belirli bölgeleri gezmekle kalmayıp, otellerin kendilerine sunacağı diğer turistik bölgeleri sanal imkanlarla gezebilecek. Artırılmış gerçeklik sayesinde inovatif senaryolar geliştirilecek ve örneğin Avrupa'daki bir otelde kalsanız da otelinize gittiğinizde Afrika'da sanal bir geziye çıkabileceksiniz. 12- Farklı bir lezzet deneyimi:  Otel restoranları, DNA analizleri doğrultusunda damak tadınıza en uygun, en çok beğeneceğiniz yemekler servis edecek. Siz otelinize bile varmadan, DNA özelliklerinize göre sağlığınıza için optimize edilmiş, size özel diyet ve beslenme menünüz hazır olacak. Özel şefler tarafından yaratılan yemeğiniz, muhteşem tadına rağmen size kilo aldırmayacak. 13- Sürükleyici temalı oteller: Geleceğin otelleri sürükleyici temalar ve bugün sadece hayal edebileceğimiz deneyimler sunacak. Gezginler, gerçek zamanlı interaktif etkinliklere katılabilecek. Örneğin Roma ya da Rönesans döneminde vakit geçirebileceğiniz sanal gerçeklik deneyimlerine katılabileceksiniz. Peki, akıllı otel odasının içi nasıl olacak? 2060 yılı itibarı ile otel odalarında standart hale gelecek hizmetlerden bazıları şöyle: Odaya girişte yüz tanıma sistemi Sizi takip eden çoklu sensörler Konuşan ve size yanıt veren televizyonlar Tümüyle dokunmatik, reaktif ve interaktif yüzeyler Akıllı tuvaletler ve gerçek zamanlı haber akışı sunan aynalar Stres seviyesini algılayarak rahatlatıcı aromalarla odadaki havayı gevşeten, uykuyu rahatlatan interaktif duvarlar Kir tutmayan özel nano kaplamalı havlular Otomatik olarak ayarlanan, kablosuz sıcaklık kontrolleri Nöro-geribildirime dayalı kişiselleştirilmiş yatak ve yastıklar Hologram konser veya spor müsabakası izlemek gibi oda içi kişiselleştirilmiş deneyimler... Kaynak:www.turizmdebusabah.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

7. Arama Konferansı'nda Geçmiş Geleceğe Işık Tuttu

LASİAD, 2016 yılının değerlendirilmesinin yapıldığı ve 2017 projelerinin planlandığı 7. Arama Konferansı’nı 21-25 Aralık tarihleri arasında Antalya Mardan Palace Otel’de gerçekleştirdi.Arama Konferansı’na LASİAD Yönetim, Denetleme ve Disiplin kurulları üyeleri ile sekretarya katıldı. LASİAD Ailesi başka derneklerle genişliyor Program LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca’nın 2016 yılı genel değerlendirmesi ile başladı. Eyyüpkoca, yıl içerisinde yaşanan darbe girişimi ve dünya genelindeki krizin piyasa üzerindeki kötü etkisinden bahsetti. “Geçmişi iyi değerlendirir ve analizimizi iyi yaparsak geleceğe daha emin adımlarla yaklaşmış oluruz” sözleriyle Arama Konferansı’nın önemine dikkat çekti. LASİAD Başkanı, “Dernek içerisinde Başkan Vekili Muhammet Sancaktar’ın Bosna Sancak Kültür ve Yardımlaşma  Derneği Başkanı, Başkan Yardımcısı Murat Özpehlivan’ın KYSD Başkanı olması ile iki kardeş dernek sahibi olduk” sözleriyle LASİAD ailesinin genişlemesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Tam bir uyum içinde çalışıyoruz LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammed Sancaktar Arama Konferansı’na katılmanın herkes için faydalı olacağına inandığını ifade ederken, LASİAD’ın diğer STK’lar içinde ayrı bir yeri olduğunu dile getirdi. Bunun sebebini “LASİAD’da herkes birbiriyle kaynaşmış halde, anlayış içinde hareket ediliyor ve birbirinin fikirlerine saygı duyuluyor” sözleriyle açıkladı. E-ticarete dikkat! LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Ekonomik Projeler ve Fuarlar Komitesi Başkanı Ercan Hardal, fuarlara katılımın sektör açısından öneminden bahsetti. “Birlikte hareket etme kültürünü en güzel fuarlara katılarak göstermiş oluruz. Fuarlara katılım oldukça zayıf. Fuarlara katılım için LASİAD olarak destekte bulunulmasını, firmalara daha fazla duyurulması anlamında çalışılmasını istiyoruz” sözlerini dile getirdi. Hayata geçirilen LASİAD Kart Projesi’nden de bahseden Hardal, “Sonuç alınan güzel bir proje oldu” dedi.Hardal konuşmasında -ticaret’in gittikçe gelişen bir sektör olduğunu hatırlattı. Bunun üzerine e-ticaret alına giriş yapmış olan  Disiplin Kurulu Üyesi Erdoğan Avit,e-ticaret sektörünün öneminin altını çizdi, üretim ve sevkiyat alanındaki kolaylıklarından bahsetti. Piyasalardaki daralma normal LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Çevre Düzenleme ve Tekstil-Hazır Giyim Komitesi Başkanı Ercan Çelik, piyasalarda genel anlamda yaşanan daralmanın ülkemizin son yıllarda içinden geçtiği sıkıntılı durum itibariyle olağan olduğunu dile getirdi.Projelerde yaşanan bir takım aksaklıkların hem darbe girişimi hem de terör olayları nedeniyle kamu kurumlarında yaşanan bağlantı sıkıntılarından kaynaklandığının altını çizdi. Eğitim gibi sosyal alanlardaki destekler sürüyor LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Dergi, Eğitim ve Medya İlişkileri Komitesi Başkanı Erdem Soylu Karabağlı yaptığı sunumda Katip Kasım İlkokulu için yapılan projelerden bahsetti. Öğrencilere yönelik yapılan göz taraması etkinliğinin önemini hatırlattı ve bu sosyal maksatlı projeleri sürdüreceklerini belirtti. Ayrıca LASİAD Kart projesi ve LASİAD web sitesinin güncellenmesi konuları üzerinde durdu. Üye kazanmak için gayretler sürüyor LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve  Üye ve  Halkla İlişkiler Komitesi Başkanı İrfan Akbaş konuşmasında piyasa değerlendirmesinde bulundu. Üye kazanımı anlamında sıkıntılar olduğuna değinen Akbaş, üye ilişkilerini güçlendirmek adına yapılması gerekenlerden bahsetti. Üye kazanmak için bölgede üyeler ve firmalara yönelik alınması gereken  aksiyonlar üzerinde durdu. Uluslararası projeler son sürat! LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve AB ve Uluslararası İlişkiler Komitesi Başkanı Murat Özpehlivan, komite tarafında gerçekleştirilen projelerden bahsetti. Uluslararası Web Siteleri Projesi’nde gelinen aşamayı bildiren Özpehlivan ayrıca TwoMonthsTwo Hands Projesi, İyi Niyet ve İşbirliği Projesi ve Yurtdışı İş Seyahati Projesi ile yapılanları dile getirdi. Turizmimizi geliştiriyoruz LASİAD Yönetim Kurulu  ve Turizm-Kurumsal  İlişkiler  Komitesi Üyesi İhsan Bıyıkbeyi, Turizm ve Kurumsal İlişkiler Komitesi adına bir sunum gerçekleştirdi. Sunumunda 2016 yılı EMİTT Fuar stantlarından ve Lale Stars projelerinden bahsetti. Yabancı Tur Operatörleri ile yapılan Laleli Turu ve ardından Taşhan’da organize edilen  akşam yemeğinin sektöre önemli katkılarını hatırlattı.Sunumda ayrıca, veriler çerçevesinde Laleli bölgesine gelen ve otellerde konaklayan turist sayısının yıllara göre oranları üzerinde konuşuldu. Program seminerlerle zenginleştirildi Arama Konferansı’nın 2. günü Kişisel Gelişim Uzmanı Nur Hekimoğlu’nın Beden Dili Eğitimi ile başladı. Sağlıklı bir iletişim için dikkat edilmesi gerekenlerin hatırlatıldığı sunumda Beden Dili kullanımına yönelik püf noktaları verildi. 2.Gün A Haber Spikeri Salih Nayman’ın vermiş olduğu Diksiyon Eğitimi ile devam etti.Sunumunda anadilimizi doğru kullanmanın önemi ve getirilerinin altını çizen Nayman, sağlıklı bir iletişim için ilk olarak kendimizi doğru ifade etmenin önemli olduğunu vurguladı. Arama Konferansı’nın 3. gününde Bloomberg HT Televizyonu Haber Koordinatörü Ali Çağatay sahnedeydi. Küresel ekonomik durumun genel değerlendirmesini yapan Çağatay, sunumunda Türkiye ekonomisinin bugünü ve yarınını anlattı. Türkiye ve dünyada 2017 yılı beklentilerine değindi. Ekonomideki tehditleri ve fırsatları dile getiren Çağatay, Türkiye ve Avrupa Birliği ilişkileri ile Türk-Rus ilişkilerini değerlendirdi.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Katip Kasım İlkokulu 23 Nisan Kutlaması

Katip Kasım İlkokulu 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinliklerini kötü hava koşullarından dolayı 28 Nisan 2015 tarihinde gerçekleştirdi. Saat 9:30’da Katip Kasım İlkokulu bahçesindeki alanda başlayan etkiliğe LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Erdem Soylu Karabağlı, Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak ve Sekreterya katıldı. Etkinliğin açılış konuşmasını Okul Müdürü Serdar Esina yaptı. Esina konuşmasında; bu yıl 95. kez kutlanan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın Türkiye halklarına, Ulu Önder Atatürk’ten emanet kaldığını söyledi. Daha sonra söz alan LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ve  Eğitim Komitesi Başkanı Erdem Soylu Karabağlı; “23 Nisan günü her yıl başta siz temiz yürekli çocukların kutlamaları olmak üzere tüm ülke genelinde şenliklerle geçiyor. Mustafa Kemal Atatürk’ün tüm dünya çocuklarına armağan ettiği bu güzel güne hepimiz aynı direnç ile sahip çıkmalıyız. 95 yıldır özveri ile kutlanan bu gün, yüzyıllarca kutlanmaya devam edecektir. Bizlerin ve ülkemizin geleceği olan sizler, inanıyorum ki güzel ve aydınlık düşünceleriniz ile yarınlarda yaşayacaksınız. LASİAD olarak biz her zaman sizlerin yanındayız. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı hepinize kutlu olsun” şeklinde konuştu. Daha sonra Katip Kasım İlkokulu öğrencileri hazırlamış oldukları gösterileri ve oyunları sergilediler. İlk olarak dans topluluğu tarafından sergilenen oyun tüm katılımcılar tarafından ilgiyle izlendi. Velilerin ve vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği kutlama etkinlikleri, Halk oyunları ve tiyatro oyunlarının ardından, okul korosu tarafından seslendirilen şarkı ve şiirlerle son buldu.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD, Hobyarlı Ahmet Paşa İlkokulu Öğrencilerine Kıyafet yardımında bulundu.

LASİAD Hobyarlı Ahmet Paşa İlköğretim Okulu’nu ziyaret ederek maddi durumu yetersiz öğrencilere kıyafet yardımında bulunda. Okul yönetimi ve okul aile birliği yöneticileri LASİAD heyetini okulun kütüphanesinde ağırladı. Ziyarete, LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammed Sancaktar, LASİAD Yönetim Kurulu Başkan yardımcıları; Ercan Çelik, İsmail Dark, Erdem Soylu Karabağlı, LASİAD Yönetim Kurulu Üyesi İhsan Bıyıkbeyi, LASİAD Genel Sekreteri Şerafettin Yüzüak LASİAD Halkla İlişkiler Sorumlusu Muharrem Ay katıldı.  Hobyarlı Ahmet Paşa İlkokulu’nun Müdür Vekili Suat Erdoğan okul ve öğrenciler hakkında bilgi vererek okul adına taleplerini dile getirdi. LASİAD Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca ise LASİAD olarak özellikle çocuk ve eğitime katkı sağlayan sosyal sorumluluk projelerine destek olmaktan mutluluk duyduklarını, LASİAD’ın bütçesi ve alınan kararlar çerçevesinde okula destek olabileceklerini ifade etti. Toplantıya Hobyarlı Ahmet Paşa İlköğretim Okulu’ndan öğretmenler ve Okul Aile Birliği Üyeleri de katıldı. Toplantı sonrasında LASİAD tarafından alınan hediyeler birer birer çocuklara verildi. Kız ve erkek öğrenciler için ayrı ayrı hazırlanan ve ayakkabıdan monta kadar pek çok giyim eşyasının bulunduğu hediye paketleri ihtiyaç sahibi öğrencilere dağıtıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Forum İstanbul 2013 Ödülleri Sahiplerini buldu

TİM’in desteklediği, Dünya ve Türkiye ekonomisindeki gelişmelerin değerlendirildiği, ve bu  yıl 12.’si düzenlenen Forum İstanbul 2013 gala yemeği ve ödül töreni 06 Mayıs 2013 tarihinde Swissotel The Bosphorus İstanbul’da gerçekleşti. Geceye;  TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, FİBA Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Özyeğin, LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Giyasettin Eyyüpkoca, OTİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ulvi Orhan, Ekonomi Yazarı Meliha Okur ve çok sayıda davetli katıldı. Bu yıl ‘’Yaşam Boyu Başarı’’ Ödülü; Altan Öymen ve Prof. Dr. Mustafa Aysan’a verilirken, ‘’Ulusal onurumuzu Uluslararası Boyuta Taşıma Başarısı Gösterenler Ödülünü’’  Dr. Ahmet Lokurlu, Bitlis ilinde lise ve üniversite yapımı ile öğrencilere sağladıkları burslar nedeniyle Eğitim Ödülü’nü Ahmet Eren aldı. Diyarbakır Gürünlü Köyü ve Yüzyıllık Markalar Derneği’ne de teşekkür plaketleri takdim edildi.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı ASKON İftar Yemeği’nde

Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) 11 Temmuz 2013 tarihinde Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın katılımları ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi Topkapı 1453 Sosyal Tesisleri’nde iftar verdi. İftara; Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici,Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, LASİAD Yönetim Kurulu Üyeleri; Sabri Akten, İ. Murat Ramizoğlu ve çok sayıda davetli katıldı. Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, iftar programında yaptığı konuşmada, geçmiş yıllarda yapılan düzenlemeyle okullarda serbest kıyafet uygulamasına geçildiğini anımsatarak, şunları anlattı: "Yönetmeliğe göre özel okullarda velilerin yüzde 60'ı formaya devam kararı alıyorlarsa devam edebiliyorlardı. Ancak devlet okulları  için  yönetmelikte böyle bir hüküm yoktu. Bir yıldır özellikle kız çocuğu olan anneler ısrarlarla 'biz çocuklarımızla her gün ne giyeceğiz kavgası yapmaktan bıktık. Bu çocuklar arasında marka yarışına yol açıyor. Dolayısıyla bizim de özel okullar gibi forma seçme hürriyetimiz olsun' diyorlardı. Ben de kendilerine yönetmelikte buna aykırı bir durum olmadığını, serbest kıyafet uygulamasının içinde forma seçme hürriyetinin de olduğunu, velilerin de arzu ederlerse bir araya gelerek formayı da seçebileceklerini de söylüyordum ama bunun bir yönetmelik düzeltmesiyle resmiyete intikal etmesi daha uygun olur görüşü ağır bastığı için geçtiğimiz hafta içinde Bakanlar Kurulunda imzaya açtık, yönetmelik değişiyor. Cumhurbaşkanı'na arz edilip Resmi Gazete'de yayımlanıp yürürlüğe girecek. Önümüzdeki ders yıldan itibaren veliler, okul aile birliklerinin yüzde 51'i çocukları için formayı tercih ederlerse, okullarda forma giyilebilecek. Serbest kıyafet seçimi içinde bu da var." ASKON Genel Başkanı Mustafa Koca da iftarlar vesilesiyle birçok dostla bir araya geldiklerini, muhabbetlerin arttığını ve birçok sosyal olaya farklı duyarlılıkla bakarak sahip çıktıklarını söyledi.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD - Fatih Denetim İşbirliği ile E-Defter, E- Fatura, İş Sağlığı ve Güvenliği Semineri Düzenledi.

LASİAD, 30 Eylül 2013 tarihinde Fatih Denetim Mali Müşavirlik Hizmetleri, Avrasya Bağımsız Denetim ve Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş ve Bordro Eğitim Danışmanlık Ticaret A.Ş sponsorluğunda E-Defter, E- Fatura, İş Sağlığı ve Güvenliği Semineri düzenledi. Programa; İstanbul Milletvekili Ahmet Baha Öğütken, LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ercan Çelik, LASİAD Yönetim Kurulu Üyesi Münir Dinler, LASİAD Başkanı Özel Kalemi Nada İsmail ve çok sayıda firma yetkilisi katıldı. Fatih Denetim YMM A.Ş Yeminli Mali Müşaviri Fatma Mevhibe Özgün direktifliğinde başlayan program, LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca ve İstanbul Milletvekili Ahmet Baha Öğütken'in açılış konuşmaları ile devam etti. Ardından kürsüye çıkan İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Tahsilat ve Usul Grup Müdür Vekili Eyyüp İnce, öncelikle e-defter ve e-faturanın tanımını yaparak bu kapsamdaki yasal mevzuatı anlattı. Dünyada ve Türkiye'deki e-fatura kullanım oranlarına da değinen İnce, e-fatura ve e-defter kapsamına giren mükelleflerden bahsetti ve bu konularda sıkça sorulan sorulara cevap verdi. Soru-cevap şeklinde ilerleyen bu bölümün sonunda Ahmet Baha Öğütken, Eyyüp İnce'ye LASİAD logolu tabak takdim etti. Programın ikinci bölümünde konuşma yapan Sosyal Güvenlik Kurumu Baş Müfettişi ve İş Güvenliği Uzmanı Bekir Geçer de, İş Sağlığı ve Güvenliği hususunda yanlış bilinen birçok konuya değindi. İşyerlerini çok tehlikeli, tehlikeli ve az tehlikeli olmak üzere 3 sınıfa ayırdıklarını söyledi ve tehlike sınıfının tespitinde dikkate alınması gereken hususları dile getirdi. Tehlike sınıfına göre A,B ve C sınıfı belgeye sahip iş güvenliği uzmanı veya iş hekimi çalıştırma yükümlülüğünden de bahseden Geçer, konuşmasını İSG konusunda tüm çalışanlara eğitim verilmesi, bu eğitimde bir müfredatın oluşturulması ve bu oluşturulan müfredatın eksiksiz olması gerektiğini dile getirerek sonlandırdı. Konuşma sonunda LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Bekir Geçer'e LASİAD logolu tabak takdim etti.
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD, “Ethem Sancak ile Tecrübe Paylaşımı” Programındaydı

LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, 23 Kasım 2013 tarihinde düzenlenen Helezon İş Adamları Derneği’nin “Hedef Alliance Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ethem Sancak ile Tecrübe Paylaşımı” programına katıldı. Hedef Alliance Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ethem Sancak, konuşmasına “Eğitim Sistemi Batı Kültürünü Empoze Ediyor”eleştirisiile başladı ve Türkiye’deki eğitim sistemini de eleştirdi. Müfredatın tamamen Batı’nın kültür ve tarihinin etkisinde olduğunu, "Ders kitaplarında çağlar, karanlık, orta ve yakın çağ olarak geçiyor. Bu durum Avrupa için geçerli olabilir. Zaten bu isimleri de onlar takmış. Ancak o tarihler belki onlarda karanlık çağdı ancak bu coğrafyada altın çağdı. Parlak bir dönem vardı. Batı'nın palavrası, dayatması” dedi. Davetin sonunda Hedef Alliance Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ethem Sancak’a Helezon İşadamları Derneği tarafından plaket verildi.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Katip Kasım İlkokulu'ndan Bir Şampiyon Geçti

Dünya Kick Boks şampiyonu HalisAvşar, 18 Ocak'ta LASİAD'ın hamisi olduğu Katip Kasım İlkokulu'nda miniklere bir seminer verdi. Avşar, ilkokul öğrencilerine sporun faydalarını anlattı. Sporun faydalarını anlatıp sorulara cevap veren şampiyon, Uğur Sönmez ve Hasret Kargın ile birlikte bir boks gösterisi de yaptı. Seminere LASİAD adına Başkan Yardımcısı İrfan Akbaş ve Yönetim Kurulu ile Eğitim Komitesi Üyesi Barış Köseliören katıldı. Seminer sonunda Halis Avşar, Okul Müdürü Mehmet Öcel ile Barış Köseliören'e bir plaket takdim ederken Barış Köseliören de Halis Avşar'a Katip Kasım İlkokulu'na gösterdiği ilgi sebebi ile lale motifli bir tabak hediye etti.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Bingöl Derneğinden LASİAD'a Ziyaret

Bin-İl-Der/Bingöl İli Merkez Köyleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, 18 Ocak'ta LASİAD'ı ziyaret etti. LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca'nın katıldığı toplantıda Bin-İl-Der'in projelerinden ve 'Bingöllü Minik Eller Üşümesin' kampanyasına dair çeşitli istişarelerde bulunuldu. Toplantıya Bin-İl-Der Başkanı Halis Atar, Genel Sekreter Paşa Ari, Kadın Komisyonu Başkanı Zuhal Dalbeler, Tanıtım ve Medya Başkanı Fatma Korkutata, Eğitim ve Kültür Komisyonu Başkanı Ahmet Cevdet Özdemir ve Yönetim Kurulu Üyesi Nahit Şerifoğlu katıldı. Toplantı sonunda Giyasettin Eyyüpkoca Bin-İl-Der'e lale motifli plaket takdim etti.
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD, "Çocuk ve Suriyeli İşçi İstihdamı" Toplantısı’na Katıldı

İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri (İTKİB), 9 Mart Perşembe akşamı "Çocuk İşçi ve Suriyeli İşçi İstihdamı"na yönelik çalışma toplantısı düzenledi. Yemekli toplantıya ev sahipliği yapan İTKİB’in alt kuruluşları olan İHKİB ve İTHİB Yönetim Kurulu Başkanları Hikmet Tanrıverdi ve İsmail Gülle ile yönetim kurulu üyeleri ve tüm sektörel derneklerin başkan ve temsilcileri ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Uluslararası İşgücü Genel Müdürü Saadettin Akyıl ve Başbakanlık Müşaviri Ömer Kayır ile MEB Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü Kalite Geliştirme Daire Başkanı Mehmet Salih Canbal ile Geçici Koruma Altındakilerin Sorumlusu Sevil Şenses katıldı. Organizasyonda LASİAD adına; Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Ercan Hardal, Murat Özpehlivan ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak yer aldı.    
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD, Sosyal Yardımlara Hız Kesmeden Devam Ediyor

LASİAD’ın Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerimiz için başlatmış olduğu yardım kampanyası devam ediyor. Kampanya kapsamında bu ay Siirt’te yaşayan 3000 ihtiyaç sahibi vatandaşımıza verilmek üzere muhtelif giyim eşyası bağışlandı. Koliler halinde paketlenen kıyafetler 20 Mart 2017 günü Yönetim Kurulu Üyesi Tarık Nayman tarafından  Siirt’e ulaştırılmak üzere Siirt Eğitim Kültür ve Yardımlaşma Vakfı  Başkanı Zeki Akyüz’e teslim edildi.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 102. Yıldönümü Gösterisi’nde Öğrencileri Yalnız Bırakmadı

Fatih Kız İmam Hatip Lisesi,17 Mart tarihinde, 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 102. Yıldönümü Kutlama ve Aziz Şehitlerimizi Anma Programı düzenledi. Okulun Konferans Salonu'nda gerçekleşen anma programı, şehitler adına 1 dakikalık saygı duruşu ardından İstiklal Marşı ile başlayıp koro ve tiyatro gösterisi ile devam etti. Fatih Kaymakamı Ahmet Ümit ve Fatih Belediye Başkan Yardımcısı Hasan Suver,Fatih İlçe Milli Eğitim Müdürü Mucip Kına ve ilçe protokolünün katıldığı programda LASİAD adına; Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Turan, Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Murat Ramizoğlu, Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak ve Katip Kasım İlkokul Müdürü Mehmet Öcel yer aldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Siirt Eğitim Kültür ve Yardımlaşma Vakfı LASİAD’ı Ziyarete Geldi

LASİAD, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerimiz için başlatmış olduğu yardım kampanyaları kapsamında geçtiğimiz ay Siirt’te yaşayan 3000 ihtiyaç sahibi vatandaşımıza verilmek üzere muhtelif giyim eşyası bağışı yapmıştı. 5 Nisan Çarşamba günü Siirt Eğitim Kültür ve Yardımlaşma Vakfı bağış için LASİAD’a teşekkür ziyaretinde bulundu. Ziyarette Siirt Eğitim Kültür ve Yardımlaşma Vakfı adına Başkan  Zeki Akyüz, ve yönetim yer alırken, LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca,Başkan Vekili Muhammed Sancaktar,Başkan Yardımcıları Ercan Hardal,Ercan Çelik,İrfan Akbaş,Erdem Soylu Karabağlı,Murat Özpehlivan ve Sayman İbrahim Murat Ramizoğlu bulundu.Karşılık iyi dileklerin dile getirdiği ziyaretin sonunda başkanlar bir birilerine hediyeler takdim etti.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

57. AYMOD Uluslararası Ayakkabı Fuarı Açıldı

Kendi alanında dünyanın en büyük ikinci fuarı olan AYMOD, CNR Holding Kuruluşu Pozitif Fuarcılık tarafından Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD), Türkiye Ayakkabı Sektörü Araştırma Geliştirme Eğitim Vakfı (TASEV), Türkiye Umum Ayakkabıcılar Federasyonu (TUAF) ve İstanbul Ayakkabı Esnafı Sanatkarlar Odası (İASEO) iş birliğinde organize edildi.Uluslararası Ayakkabı Moda Fuarı, CNR EXPO Yeşilköy’de bin 400’ün üzerinde markanın katılımı ile 5 Nisan’da başladı. Fuara, aralarında İtalya, Hollanda, Almanya, Yunanistan, Rusya, Ukrayna, Belarus, Suudi Arabistan, Katar, Lübnan, B.A.E. ve İran’ın da bulunduğu 59 ülkeden alım heyetleri geldi. 6 Nisan Perşembe günü LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Ercan Hardal, Erdem Soylu Karabağlı, İrfan Akbaş ve Yönetim Kurulu üyeleri Tarık Nayman ve Arif Özkan standları dolaştı. Fuara LASİAD Yönetim Kurulu üyesi olan Arif Özkan da kendi firması ‘Özkan Shoes’ ile katıldı.   57. AYMOD Fuarı Kızılay İle “100.000 Çift Ayakkabı” Projesi 57. AYMOD Fuarı 5 Nisan Çarşamba günü kapılarını ziyaretçilere kapılarını açtı. Bu sene fuara katılan bazı firmalar ve Kızılay işbirliği ile ihtiyaç sahipleri için  100.000 Çift ayakkabı toplandı. 6 Nisan Perşembe akşamı bağış yapan firma sahipleri ödüllendirildi. Ödül törenine Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, LASİAD adına Yönetim Kurulu Üyesi Arif Özkan katıldı.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

3. Modelist ve Modelhane Eğitimi Sertifika Töreni

Merter Sanayici ve İş Adamları Derneği (MESİAD), bu yıl 3.sünü düzenlediği Modelist ve Modelhane  Sertifika Törenini 6 Mayıs Cumartesi günü Hurry Inn Otel’de gerçekleştirdi. MESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Gecü’nün açılış konuşmasıyla başlayan törene LASİAD adına katılım gösteren Yönetim Kurulu üyeleri Barış Köseliören ve Arif Özkan öğrencilere sertifika verdi.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

Genç Modacılara ödül gecesi

İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) tarafından düzenlenen "Koza Genç Moda Tasarımcıları Yarışması"nda ödüller sahiplerini buldu. Geçtiğimiz ay 25’incisi düzenlenen ve hepsi birbirinden iddialı 10 genç tasarımcının yarıştığı finalde Mehmet Emiroğlu birinciliğe değer görülürken Başak Koç ikinci, Nazlıcan Karahan ise üçüncü oldu. Ünlü modacıların jüriliğini yaptığı geceye çok sayıda moda sever katıldı. LASiAD adına geceye Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca ve Yönetim Kurulu Başkan yardımcısı Ercan Hardal katıldı. Jüri başkanlığını İHKİB Yönetim Kurulu Üyesi Cem Altan’ın yaptığı yarışmada birinciliği kazanan finalist 20 bin TL para ödülünün yanı sıra Ekonomi Bakanlığı’nın desteğiyle yurt dışında yüksek lisans eğitimi alma hakkını kazandı. İkinci 15 bin, üçüncü 10 bin TL para ödülünün sahibi oldu. İlk üçe giren yarışmacılar ayrıca birer yıl ücretsiz İngilizce eğitim hakkı elde etti. İHKİB Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Tanrıverdi, yaptığı açıklamada, “Türkiye’nin en köklü moda tasarım yarışmasında bugüne kadar 200’ün üzerinde gencimizi moda endüstrisine kazandırdık. Koza Genç Moda Tasarımcıları Yarışması ile tasarım dünyasına adım atan birçok isim bugün yerli ve yabancı markalar için koleksiyon hazırlıyorlar. Gücümüze güç katan genç yeteneklerimizin özgün tasarımlarının katkısıyla 30 yıl önce 1 milyar dolar civarında bulunan hazır giyim ihracatımızı 18,7 milyar dolarlara çıkardık. Türkiye’nin kilogram başına ihracat geliri ortalama 1,5 dolarlarda iken hazır giyim ve konfeksiyonda 23-24 dolarları konuşuyoruz. Katma değerli ihracatta zirvedeysek ve ülkemize her yıl 15 milyar dolar net döviz kazandırıyorsak tasarımın buradaki farkını unutmamamız gerekiyor. Genç yeteneklerimizle birlikte daha fazla tasarıma odaklanıp kilogram başına ihracat gelirimizi 40-50 dolarlara çıkarmak istiyoruz." dedi.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

Dezavantajlı Kişilerin Mesleki Eğitim Yoluyla Topluma Entegrasyonu Projesi

İstanbul Deri ve Deri Mamülleri İhracatçılar Birliği (İDMİB), 10 Mayıs Çarşamba günü Dış Ticaret Kompleksi Şehit Ömer Halisdemir Konferans Salonunda iş adamları ,ev kadınları ve  öğrencilere  ''Dezavantajlı Kişilerin Deri ve Deri Ürünleri Sektöründe Mesleki Eğitim Yoluyla Topluma Entegrasyon Projesi (DEZDEM)''  projesi ile ilgili  Bilgilendirme ve Farkındalık Semineri verdi. Hedef grubu Zeytinburnu, Tuzla, Başakşehir (İkitelli), Güngören ilçelerinde yaşayan 18-35 yaş arası  Sosyal yardım alan işsizler, yoksul ve yoksulluk riski altında bulunan işsiz kadın ve erkekler, işsiz ve engelli çocuğu olan kadınlar, ortopedik bedensel engelli bireyler olan  İDMİB ve Türkiye Deri Sanayici Derneği (TDSD) ortaklığı ile uygulanan proje Avrupa Birliği ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı-İŞKUR  tarafından da finanse edilmektedir. Seminere LASİAD adına Yönetim Kurulu Üyesi Arif Özkan ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak katıldı.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

TÜBİTAK'tan tarihinin en yüksek hibe desteği

TÜBİTAK'ın Bireysel Genç Girişim Programı 2017 yılı 1. dönemi kapsamında girişimcilere yaklaşık 30 milyon liralık hibe desteği sağlanacak. Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumunun (TÜBİTAK) Bireysel Genç Girişim (BiGG) Programı 2017 Çağrısı 1. Dönem Sonuçları belirlendi. Program, 2012 yılında başlatıldı ve bu kapsamda desteklenen 557 girişimci, şirketlerini kurarak iş fikirlerini hayata geçirdi. Geçen yıl, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca yürütülen "Teknogirişim Sermayesi Desteği" ile birleştirilen programın 1. aşamasında, TÜBİTAK tarafından desteklenen 20 uygulayıcı kuruluş, girişimcilere eğitim, mentorluk, kuluçka, işbirliği ağlarının kullanımı ve müşteri doğrulama desteklerini içerecek şekilde hızlandırıcı hizmeti sağladı. ÜSTÜN BAŞARILI GİRİŞİMCİLERE ÇİFTE BURS FIRSATI Konuya ilişkin soruları yanıtlayan TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Arif Ergin, program sayesinde Türkiye'de ilk kez yenilikçi fikirlerini hayata geçirme noktasında girişimcilere kapsamlı destek sunulduğunu söyledi. Ergin, Bireysel Genç Girişim Programının 2. aşamasında TÜBİTAK tarafından başarılı bulunan girişimcilere, 150 bin liraya kadar sermaye desteği sağlanacağına ve isteyen her girişimciye iş rehberi atanacağına dikkati çekerek, "Bireysel Genç Girişim Programı desteği alan üstün başarılı girişimcilerin, Türkiye ve İngiltere'nin birlikte yürüttüğü 'Katip Çelebi-Newton Fonu' çerçevesinde, İngiltere'de İnovasyonun Liderleri Burs (Leaders in Innovation Fellowships) Programından faydalanmaları da sağlanıyor" diye konuştu. Bireysel Genç Girişim Programı 2017 yılı çağrısı 1. dönemine 20 uygulayıcı kuruluş aracılığıyla, 3 bin 327 girişimci iş fikri başvurusu yapıldığını bildiren Ergin, bunlardan bin 457 girişimcinin 1. aşama desteği almaya uygun görüldüğünü belirtti. Uygulayıcı kuruluşların 1. aşama desteği alan girişimcilerden 320'sinin 2. aşamaya başvurmasını onayladığını kaydeden Ergin, bunlarda da 312'sinin başvuru şartlarına uygun bulunarak panel değerlendirmesine kabul edildiğini aktardı. "TÜBİTAK TARİHİNİN EN YÜKSEK HİBE DESTEĞİNİ VERİYORUZ" Ergin, TÜBİTAK tarafından yapılan panel değerlendirmeleri sonucunda, 206 girişimcinin Teknogirişim Sermayesi Desteği almasının uygun bulunduğunu açıklayarak, "Teknogirişim Sermayesi Desteği almaya hak kazanan 206 girişimci, ağustos ve eylül aylarında şirketlerini kurmaları sonucu TÜBİTAK'la sözleşme imzalayarak, 1 Ekim'de iş planlarını gerçekleştirmek için çalışmalarına başlayacak. Bireysel Genç Girişim Programı 2017 yılı 1. dönemi kapsamında girişimcilere yaklaşık 30 milyon liralık hibe destek sağlanacak" ifadesini kullandı. Bireysel Genç Girişim Programı 2017 yılı 2. dönem iş fikri başvurularının, "bigg.tubitak.gov.tr" web adresinde duyurulan 20 uygulayıcı kuruluş tarafından 1-15 Ağustos'ta alındığına değinen Ergin, iş planı başvurularının ise 16-29 Ağustos'ta toplanacağını dile getirdi. TÜBİTAK tarafından eylül-kasımda yapılacak 2. aşama değerlendirme sonuçlarının 30 Kasım'da açıklanması planladıklarına işaret eden Ergin, şunları kaydetti: "Programın 2017 yılı 2. döneminde, 4 binin üzerinde iş fikri ve 400'ün üzerinde iş planı başvurusu bekliyoruz. Bireysel Genç Girişim Programı 2017 yılı 1. ve 2. dönemi kapsamında, Türkiye'de girişimciliğe yönelik TÜBİTAK tarihinin en yüksek hibe desteğini veriyoruz. Bu noktada genç ve yenilikçi girişimcilerimizden temennimiz, özellikle savunma, enerji ve biyoteknoloji gibi alanlarda dışa bağımlılığımızı azaltacak katma değeri yüksek projeleri hayata geçirmeleri. TÜBİTAK olarak, kamu kaynaklarının etkin olarak kullanılacağı bu programda, Türkiye'yi daha ileriye taşıyacak projelerin desteklenmesi için çalışıyoruz." dedi. Kaynak: www.milliyet.com.tr
Devamını Oku
Standard Post with Image

Dezavantajlı Kişilerin Deri ve Deri Ürünleri Sektöründe Mesleki Eğitim Yoluyla Topluma Entegrasyonu Projesi Kapanış Toplantısı

Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilen, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Avrupa Birliği ve Mali Yardımlar Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen “Dezavantajlı Kişilerin Deri ve Deri Ürünleri Sektöründe Mesleki Eğitim Yoluyla Topluma Entegrasyonu Projesi” (DEZDEM)’nin Kapanış Toplantısı 26 Ekim Perşembe akşamı Crowne Plaza Florya’da gerçekleşti. Toplantı İstanbul Deri ve Deri Mamülleri İhracatçıları Birliği (İDMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Şenocak’ın konuşması ile başladı, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi’nin konuşması ve proje kapsamında yer alan öğrencilere sertifika  verilmesiyle sona erdi. Programa LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Barış Köseliören ve Yönetim Kurulu Üyesi Arif Özkan katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Dezavantajlı Kişilerin Deri ve Deri Ürünleri Sektöründe Mesleki Eğitim Yoluyla Topluma Entegrasyonu Projesi Kapanış Toplantısı

Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilen, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Avrupa Birliği ve Mali Yardımlar Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen “Dezavantajlı Kişilerin Deri ve Deri Ürünleri Sektöründe Mesleki Eğitim Yoluyla Topluma Entegrasyonu Projesi” (DEZDEM)’nin Kapanış Toplantısı 26 Ekim Perşembe akşamı Crowne Plaza Florya’da gerçekleşti. Toplantı İstanbul Deri ve Deri Mamülleri İhracatçıları Birliği (İDMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Şenocak’ın konuşması ile başladı, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi’nin konuşması ve proje kapsamında yer alan öğrencilere sertifika  verilmesiyle sona erdi. Programa LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Barış Köseliören ve Yönetim Kurulu Üyesi Arif Özkan katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

İto Kanarya İlkokulu’ndan LASİAD’a Teşekkür Ziyareti

İto Kanarya İlkokulu Müdürü Abdullah Erhan Yücel, Müdür Yardımcısı Tamer Mengeç, İto Kanarya İlkokulu Öğretmenleri Duriye Orak, Özlem Güler, Burak Hatay ve Okul Aile Birliği Başkanı Emine Yaman 31 Ocak Çarşamba günü LASİAD’ı dernek merkezinde ziyaret etti. LASİAD Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca yaptığı konuşmada; “Bizler Sivil Toplum Örgütleriyiz. Gönüllü çalışıyoruz. Her zaman söylediğim bir söz vardır, “Sivil Toplum Örgütleri aklın zekâtıdır.” Elimizden geldiğince destek olmaya çalışıyoruz. Eğitim bizler için çok değerlidir. Sizler çok kıymetlisiniz. Sonsuz teşekkür ediyorum. Okul Müdürü Abdullah Erhan Yücel ise “Kanarya Bölgesi Mardin yoğunluğunda göç almakta. Yaklaşık 1.000 öğrencimiz var. Zor şartlar altında mücadele ediyoruz. Terör olayları ve eylemlerle gündem olan bir bölgedeyiz. Yaptığınız yardımlardan dolayı çok teşekkür ederiz” dedi. Ziyarete Sayman İbrahim Murat Ramizoğlu ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak da katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

TRİSAD’tan Denetimli Serbestlikten Yararlanan Kişilere İş İmkanı

Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı İstanbul Denetimli Serbestlik Müdürlüğü ile Türkiye  Triko   Sanayicileri Derneği (TRİSAD) iş birliğiyle, hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanan kişilere iş imkanı sağlamak için trikotaj atölyesi açıldı. 19 Şubat Pazartesi günü İstanbul Denetimli Serbestlik Müdürlüğü Binasında kursun açılışı yapıldı. Projede denetimli serbestlik konumunda olan kişilere eğitim vermek ve hayata kazandırılmak üzere düz örme triko örgü makinesi ve konfeksiyonda çalıştırılmak üzere remayözcü kursu verilecek. Usta eğiticiler tarafından, denetimli serbestlik kapsamında infazı devam eden hükümlülerin yer alacağı eğitimi tamamlayanlara katılım sertifikası ve TRİSAD bünyesindeki iş yerlerinde işe başlama garantisi verileceği belirtildi. Açılışa, İstanbul Başsavcı Vekili Mehmet Salih Sol, İstanbul Denetimli Serbestlik Müdürü Necmi Sultani, Türkiye Triko Sanayicileri Derneği (TRİSAD) Başkanı Mustafa Balkuv, İstanbul Tekstil Ve Hammaddeleri İhracatçılar Birliği (İTHİB) Başkanı İsmail Gülle, Çorap Sanayicileri Derneği (ÇSD) Üyesi Özkan Karaca katıldı. LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Barış Köseliören ile Yönetim Kurulu Üyesi Arif Özkan yer aldı. Açılışta konuşan Türkiye Triko Sanayicileri Derneği (TRİSAD) Başkanı Mustafa Balkuv ‘Türkiye’de ilk defa bu konumda bir faaliyet gerçekleştiriyoruz  böyle bir sosyal projeyi sahiplendik. Şu anda bulunduğumuz mekanda sektörümüze sanayimize ihtiyacı olan yetişmiş elemana, yetiştirmek konusunda bir atölye açtık bu Türkiye’de ilk olan bir proje bununla gurur duyuyoruz.’ dedi. İstanbul Başsavcı Vekili Mehmet Salih Sol; ‘Herkesin kazanacağı bir proje şeklinde kazan kazan diye adlandırıyorum ben bu projeyi. Düşünün ki hükümlü hükmünü infaz ederken meslek öğreniyor, bir şeyler üretiyor ve bu ürettiği bütün ürünler 81 vilayetteki muhtaç insanlara gönderiliyor aynı zamanda iş sahibi oluyor. Tekstil Sanayicileri de kazanıyor, burada meslek öğrenen hükümlüler daha ileride tekstil sanayisine eleman olarak yetiştiriliyor.’ diye konuştu.
Devamını Oku
Standard Post with Image

KARİYER FASHİON SHOW 2017-2018

Moda Devleri Modanın Yeni Yıldızları İçin Buluştu. İstanbul Yılın En Görkemli Defilesine Şahit Oldu. Kariyer Eğitim Kurumları Moda bölümü mezunlarının hazırladığı koleksiyonlardan oluşan Kariyer Fashion Show 2017-2018, Swissotel The Bosphorus’ta gerçekleştirildi. Defilenin moda direktörü ve onur konuğu Özlem Süer bu yıl genç tasarımcılar için belirlediği HannahHöch ‘Pop’ (Dadaism), Giacoma Balla ‘Wekkend’(Futurism), Picasso ‘Avangarde’ (Cubism) ve Cezanne ‘HauteCasual’ (Naturmort) temalarında oluşan 120 parçalık dev koleksiyonla moda severlere görsel şölen yaşattı. Öğrencilerin yıl içindeki çalışmalarının bir özeti niteliğinde olan ve gelenekselleşen Kariyer Fashion Show, Moda duayenlerinin, iş ve cemiyet dünyasının seçkin konuklarının katılımı ile gerçekleşti. Etkinliğe, LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Üyesi Tarık Nayman  ve Genç LASİAD Üyesi Deniz Nayman katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

İHKİB HAZIR GİYİM TEKNOLOJİSİ BECERİ YARIŞMASINDA ÖĞRENCİLER ÖDÜLLENDİRİLDİ

İHKİB Hazır Giyim Teknolojisi Beceri Yarışması 15 Mart Perşembe günü Dış Ticaret Kompleksinde gerçekleşti.İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nin (İHKİB) bu yıl ilk kez düzenlediği ”Hazır Giyim Teknolojisi Beceri Yarışması’nda dereceye giren öğrenciler ödüllerini aldı  Mesleki ve teknik eğitimin kalitesinin artırılması ve algının yükseltilmesi adına İHKİB’e bağlı İHKİB Kağıthane Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, İHKİB Avcılar Mesleki Ve Teknik Anadolu Lisesi, Bayrampaşa Mesleki Ve Teknik Anadolu Lisesi okulları arasında giyim üretim teknolojisi alanında Moda Ve Hazır Giyim Teknolojisi becerileri yarışması düzenlendi. Bu yarışma kapsamında öğrenciler üç gün boyunca gömlek ve etek diktiler.  Törende konuşan İHKİB Başkanı Hikmet Tanrıverdi “Meslek liselerimizden mezun olan her gencimizi sektöre kazandırdığımız bir değer olarak görüyoruz. İHKİB, okulları vasıtasıyla 27 yıldır eğitim, bilgi, çağdaşlık ekiyor; gelir, refah ve toplumsal barış biçiyoruz.  Okullarımızla ve öğrencilerimizle gurur duyuyoruz. Hazır giyim ve konfeksiyon sektörü her yıl ülkemize net 14 milyar dolar döviz kazandırıyorsa mezunlarımızın da bunda payı olduğunu biliyoruz'' dedi Ödül törenine LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD, İMA Ödül Töreni ve Sergi Açılışına katıldı

İstanbul Moda Akademisi’nin ‘2018 Eğitim Dönemi Mezuniyet Töreni ve Sergi Açılışı’ 27 Haziran 2018 tarihinde gerçekleşti. İstanbul Tekstil İhracatçıları Birliği Başkan ve Yönetim Kurulu Üyelerinin ve ünlü simaların katıldığı tören yoğun ilgiyle karşılaştı. LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Ercan Hardal ve Barış Köseliören katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Yeni Akademik Yıl Başladı

İstanbul Ticaret Üniversitesi (İTİCÜ)2018-2019 eğitim öğretim yılına düzenlenen törenle başladı. 17 Eylül tarihinde SütlüceYerleşkesi konferans salonun da yapılan 18. AkademikYıl Açılış Törenine, değerli isimler katıldı. İstanbul Ticaret Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı, İTO Meclis Başkanı Öztürk Oran, İTO Yönetim Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç, Rektör Prof. Dr. Nazım Ekren, İTO Genel Sekreteri Doç. Dr. Nihat Alayoğlu, üniversitenin mütevelli heyet üyeleri, İTO meclis üyeleri, akademik ve idari personel ile öğrenciler ve öğrenci velileri de katıldı. LASİAD adına Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Afrika iş dünyası İstanbul'da ağırlanacak

  Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, hükümetin 100 Günlük İcraat Programı'ndaki eylemleri arasında bulunan 2. Türkiye-Afrika Ekonomi ve İş Forumu'nu 10-11 Ekim'de İstanbul'da gerçekleştireceklerini belirterek, "Forumla kıta ülkeleriyle ekonomik ve ticari ilişkileri daha da ileri bir seviyeye taşımayı, yatırımları artırmayı amaçlıyoruz.” dedi. Pekcan, AA muhabirine, genç nüfusu ve zengin coğrafyasının verdiği potansiyelle Afrika'nın önemli iş birliği olanakları sunduğunu söyledi. Türkiye'nin kıta ülkeleriyle ilişkilerinin hak ettiği konuma gelmesi amacıyla 2003 yılında "Afrika Stratejisi"ni devreye aldıklarını anımsatan Pekcan, söz konusu tarihten bu yana Sahra altı Afrika başta olmak üzere kıta ülkeleriyle ekonomiden tarıma, eğitimden diplomasi ve güvenliğe kadar her alanda ciddi ortaklıklar tesis edildiğini bildirdi. Pekcan, 2003 yılında 5,4 milyar dolar olan Türkiye'nin Afrika ile toplam ticaret hacminin geçen yıl yüzde 280 artışla 20,6 milyar dolara ulaştığını aktardı. Türkiye'nin Afrika'ya ihracatının geçen yıl itibarıyla 11,7 milyar dolar, ithalatının ise 8,9 milyar dolar olduğunu ifade eden Pekcan, bu dönemde kıta çapındaki Türk yatırımlarının 6 milyar doları, üstlenilen müteahhitlik projelerinin toplamının ise 65 milyar doları aştığını dile getirdi. Pekcan, Afrika ülkelerinden muhataplarla birçok üst düzey ziyaret ve teknik toplantıda bir araya gelerek ilişkilerin geleceğini planladıklarını vurgulayarak, ilki 2016 yılında gerçekleştirilen Türkiye-Afrika Ekonomi ve İş Forumu'nun ikincisini bu ay yapacaklarını söyledi. Hükümetin 100 Günlük İcraat Programı'ndaki eylemler arasında yer alan 2. Türkiye-Afrika Ekonomi ve İş Forumu'nun 10-11 Ekim'de İstanbul'da gerçekleştirileceğini belirten Pekcan, şöyle devam etti: "Bakanlığımız ve Afrika Birliği koordinasyonunda, DEİK organizasyonunda yapacağımız forum ile kıta ülkeleriyle ekonomik ve ticari ilişkileri ileri bir seviyeye taşımayı, yatırımları artırmayı amaçlıyoruz. Diğer ülkelerle birlikte Afrika'ya ortak yatırım için çalışıyoruz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın açılışını onurlandırmasını beklediğimiz organizasyona Etiyopya Cumhurbaşkanı Mulatu Teshome Wirtu'nun da katılımı bekleniyor. Söz konusu foruma Afrika ülkelerinden 30'un üzerinde bakan ve bakan yardımcısı katılacak. Özel sektör ayağında ise 40'tan fazla Afrika ülkesinden 2 bine yakın Afrikalı iş insanının katılacağı bu önemli organizasyonla Türkiye, Afrika pazarındaki iddiasını ve kıta ülkeleriyle son yıllarda oluşturduğu stratejik ortaklığını en güzel biçimde ortaya koyacak." Yeni ekonomik iş birliği imkanları ele alınacak Pekcan, forumda yeni ekonomik iş birliği imkanlarının ele alınacağına işaret ederek, firmalar arasında da görüşmelerin gerçekleştirileceğini bildirdi. Bakan Pekcan, organizasyon çerçevesinde "Adil, Serbest, Sürdürülebilir Ticaret" gündemiyle yapılacak Bakanlar Toplantısı'nın yanı sıra "Afrika'da Ticaret ve Yatırım Finansmanı", "Türkiye ve Afrika Arasında İnşaat, Altyapı ve Enerji Alanında İşbirliği" ve "Afrika’da Bütünleşme Çabaları ve Türk İş Dünyası için Fırsatlar" konulu panellerin düzenleneceğini vurguladı. Afrika ülkelerinin temsilcilerince Türk iş insanlarına kendi ülkelerindeki projeleri anlatacakları sunumların da gerçekleştirileceğini belirten Pekcan, ayrıca Türk müteahhitlik ve bankacılık sektörlerinin anlatılacağı panellerin yapılacağını ifade etti. Pekcan, "Biz Afrika ile sadece ticaret değil, aynı zamanda oraya yatırım yapmak, kıtayla kalkınmak istiyoruz. İlişkilerimizde 'kazan-kazan' ve 'ortaklık' ilkelerini esas alıyoruz." diye konuştu. "Afrika'da müteahhitlik sektöründe Türkiye markası oluştu" Pekcan, Afrika ülkelerinde Türk yatırımlarının artmasına önem verdiklerinin altını çizerek, kıtada bazı ülkelerin ham madde ihracatına dayalı ekonomik yapıdan yavaş yavaş uzaklaşarak ekonomilerini çeşitlendirdiklerini, burada yüzde 42 dolayında olan şehirleşme oranının son yıllarda yükseldiğini, bilgi ve iletişim teknolojilerinin yaygınlaştığını, ihtiyaç duyulan ürün ve hizmet yelpazesinin genişleyerek talebin arttığını bildirdi. Özellikle müteahhitlik sektörünün kıtada faaliyetlerini yoğun şekilde sürdürdüğünü vurgulayan Pekcan, şunları kaydetti: "Afrika'da müteahhitlik sektöründe bir Türkiye markasının oluştuğunu söyleyebiliriz. Müteahhitlerimiz Afrika'nın altyapı ve üstyapısının inşasında en önemli aktörlerden biri olup kıtada günümüze kadar toplam 65 milyar dolar tutarında bin 300'ü aşkın proje üstlendi. Bu değer, müteahhitlerimizin tüm dünyada üstlendiği proje büyüklüğünün yaklaşık yüzde 20'sine denk gelmektedir." Türkiye ile Afrika ülkeleri arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin yasal altyapısının da hızla tamamlandığına işaret eden Pekcan, kıta genelinde Ticari ve Ekonomik İşbirliği (TEİ) Anlaşması imzalanan ülke sayısının 45'e, Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması (YKTK) Anlaşması'nın olduğu ülke sayısının 29'a, Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi (ÇVÖ) Anlaşması sonuçlandırılan ülke sayısının ise 12'ye çıktığını dile getirdi. Pekcan, "Bakanlığımızca yürütülen Karma Ekonomik Komisyon (KEK) toplantıları özellikle Afrika ülkeleriyle ticaretten yatırıma, sağlıktan turizme birçok alanda iş birliği olanaklarının ele alınmasına fırsat tanımaktadır. Afrika ile öngördüğümüz ortak geleceğin inşasına farklı araçlarla devam etmekteyiz." dedi.   Kaynak: http://www.dunya.com/ekonomi/afrika-is-dunyasi-istanbulda-agirlanacak-haberi-429220      
Devamını Oku
Standard Post with Image

‘Trend İnovasyon’la Ülkemize Hizmet Ediyoruz’

"Konfeksiyon Yan Sanayicileri Derneği (KYSD) himayesinde bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilen ‘Tekstil Aksesuarları Trend ve İnovasyon Etkinliği’ Wow Airport Hotel Convention Center’da başladı. Sektör derneklerinin ve tasarım öğrencilerinin yoğun ilgi gösterdi. " Konfeksiyon Yan Sanayi’nin gelecek projeksiyonuna yön vermek amacıyla kurgulanan ve 2016 yılında ilki gerçekleştirilen ‘Tekstil Aksesuarları Trend ve İnovasyon Etkinliği’ bu yıl üçüncü kez hazır giyim ve yan sanayi firmalarını bir araya getirdi.  Wow Airport Hotel Convention Center’da gerçekleştirilen etkinliğin açılış programına sektör dernekleri, hazır giyim markaları, moda tasarımı öğrencileri ve tasarımcılar yoğun katılım gösterirken, Okan Üniversitesi Moda Tasarımı Bölümü öğrencilerinin yan sanayi ürünlerini kullanarak hazırladıkları kreasyon, ziyaretçilerin oldukça ilgisini çekti.  Bosna Sancak Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı ve LASİAD YK Başkan Yardımcısı Muhammed Sancaktar, OTİAD Başkanı Rıdvan Kandağ, MESİAD Başkanı Yusuf Gecü, BATİAD Başkanı Şerafettin Kurt, TRİSAD Başkanı Mustafa Balkuv, ÖRSAD Başkanı Fikri Kurt, Çorap Sanayicileri Derneği Başkanı İlker Öztaş ve Okan Üniversitesi Sanat Tasarım Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Demet Irklı Eryıldız ve diğer sektör temsilcilerinin hazır bulunduğu açılış programına, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da ‘etkinliğin amacına ulaşmasını temenni ettiğini ve emeği geçen herkesi tebrik ettiğini’ içeren bir mesaj gönderdi.   Yan Sanayiciler ‘Trend İnovasyon’la Moda Algısına Destek Veriyor KYSD Başkanı Murat Özpehlivan açılış konuşmasında Trend İnovasyon etkinliğinin üç ana başlığı olduğunu ifade ederek şunları söyledi: ‘Birincisi, yan sanayimizin trend ve inovasyon yönünü geliştirmek. İkincisi, Üniversite-Sanayi işbirliğini artırmak ki bunu Okan Üniversitesiyle uzun zaman önce başlatmıştık; kendileri hazırladıkları kreasyonlarla bizlere farklı bakış açıları kazandırıyorlar. Üçüncüsü ise, hazır giyim sektörümüzün moda algısına yan sanayiden destek olmaktır. Hep söylediğimiz gibi burada bir kez daha yinelemek istiyorum; yan sanayi olmadan tam sanayi olmaz. Dünyanın her tarafında fuarlar, etkinlikler ve B2B’ler düzenleniyor. Metrekaresi 500-600 Euro’lardan fuarlara, B2B’lere katılan sektör firmalarımıza, bugünkü değerleriyle 380 Dolar civarında bir rakama stant sunmak gerçek manada ülkeye hizmet etmek demektir bize göre. Bu anlamda alın teri döken fuar komitemizi ve yönetim kurulumuzu huzurunuzda alkışlamak istiyorum. Kompozisyon yazarken bir kural vardır; önce ana metni yaz, başlığı en son koyarsın! Bu etkinliğin ismi de Trend İnovasyon; giriş kısmında alın teri, emek, gayret, gelişme kısmında mücadele, azim ve kararlılık var. İnşallah sonucu da hayırlı ve bereketli olur diye ümit ediyoruz. Hepinize tekrar teşekkür ediyorum geldiğiniz ve bizleri desteklediğiniz için.’ Sanayi-Eğitim İşbirliği Sürdürülebilir Olmalı Okan Üniversitesi Sanat Tasarım Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Demet Irklı Eryıldız da konuşmasında sanayi-eğitim uyumunun önemine değinerek KYSD ile uzun yıllar işbirliğine devam etmek istediklerini dile getirdi: ‘Sanat Tasarım Mimarlık Fakültesi Moda Tasarımı Bölümü olarak bu etkinliğe ikinci kez katılıyoruz. Murat Özpehlivan başta olmak üzere dernek yönetimine teşekkür ediyorum. Onlar sayesinde öğrencilerimiz sektörün değerli sanayicilerinin ürettiği malzemeleri tanıyorlar, o malzemelerle kreasyonlar yapıyorlar. Böylelikle hem yaratıcı güçleri gelişirken hem de sektörle tanışmış oluyorlar. Ve biz bunu çok büyük bir kazanç olarak görüyoruz. Öğrencilerimizle, sektörle ve tüm yan sanayicilerimizle birlikte her türlü projeye açık olduğumuzu belirtmek istiyorum. Uzun yıllar bu iletişimimiz sürsün istiyoruz. Ülkemize bu zor dönemlerde yaptığınız katkılar için çok çok teşekkür ediyoruz. Sanayisi, tekstili, eğitimi olmayan ülke olmaz. Yeter ki biz bu işbirliklerini elden geldiğince geliştirmenin yollarını arayalım.’ Son Gün Vizyon 2030 Lansmanı Var Konuşmalardan sonra etkinliğin açılış kurdelesini sektör temsilcileri hep birlikte kesti. Sonrasında etkinlik alanına geçen Başkan Özpehlivan ve diğer sektör temsilcileri stantları dolaşarak katılımcılara hayırlı olsun dileklerini ilettiler. Etkinliğin son gününde KYSD tarafından hazırlanan ‘Konfeksiyon Yan Sanayi Vizyon 2030’ kitap çalışmasının lansmanı da yapılacak. İTO 42. Zümre toplantısıyla birleştirilecek lansman çerçevesinde ekonomik gelişmelerin de gündeme alınması bekleniyor. Konfeksiyon Yan Sanayi Sektörü Hakkında: Konfeksiyon yan sanayi, Türk hazır giyim ve konfeksiyon sanayinin en önemli yapı taşlarından biri olarak tamamlayıcı ve katma değer oluşturulmasında pay sahibi olan önemli bir sektördür. Toplam konfeksiyon maliyetinde yüzde 5-10 oranında bir maliyete sahip olup nihai üründe yüzde 5-15 oranında bir katma değer sağlamaktadır. Uluslararası rekabete açık yapısıyla ihracat deneyimine sahip olup yaklaşık yüzde 20 oranında direkt ve yüzde 50 oranında dolaylı ihracat gerçekleştirilmektedir. Sektör, bu yapısıyla ülkemize döviz girdisinin sağlanmasında önemli bir sorumluluk üstlenmiş ve üretim potansiyeli ile ciddi oranlarda istihdam sağlamış bir sektördür.   Konfeksiyon Yan Sanayicileri Derneği (KYSD) Hakkında: 1995 yılında kurulan Konfeksiyon Yan Sanayicileri Derneği, sektöre verdiği hizmetleriyle ülke içinde ve dışında önemli platformlarda yer alan saygın bir kuruluştur. Yedi gruptan oluşan ve bu grupların içerisinde faaliyet gösteren sektörün öncüsü sanayici üyeleriyle birlikte KYSD’nin gücü, her geçen yıl daha da artmaktadır. Yapılan yatırımlarla ülke ekonomisine katkı sağlayan dernek üyeleri, ürünleri ve verdiği hizmetleriyle de uluslararası pazarlarda aranılan firmalar haline gelmişlerdir. Türk Konfeksiyon Yan Sanayi’nin ülke içinde oluşan gücünü uluslararası platformlarda gösterme çalışmalarını başarıyla sürdüren dernek, Türk tekstilinin gelişmesi için çaba gösteren kurum ve kuruluşların da destekçisidir.   Yan Sanayideki Dönüşüm, “Trend İnovasyon”la Başlayacak Konfeksiyon Yan Sanayicileri Derneği (KYSD) tarafından bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilen ‘Tekstil Aksesuarları Trend ve İnovasyon Etkinliği’ sona erdi. İki gün boyunca Wow Hotel Airport Convention Center’da yerli ve yabancı misafirlerini ağırlayan KYSD, gelecek sene için şimdiden hazırlıklarına başladı. Konfeksiyon Yan Sanayi’nin en seçkin firmalarının iştirakiyle 25-26 Eylül 2018 tarihlerinde düzenlenen ‘III. Trend İnovasyon’ etkinliğinin ikinci ve son gününde, tasarımcıların ve sponsorların desteği, İsrail ile Rusya’dan gelen yabancı alım gruplarının katılımıyla oldukça verimli, renkli ve keyifli anlar yaşandı. Tasarımcılar Trend İnovasyona İnanıyor Moda Tasarımcıları Derneği’nden Can Yunus Çetinkaya, beklentisinin üzerinde bir organizasyonla karşılaşmaktan duyduğu mutluluğu dile getirirken, bir sonraki yıl etkinliğin içerisinde yer almayı düşünebileceğini ifade etti. Okan Üniversitesi öğrencilerinin düğme, fermuar, tela, etiket, vatka, dar dokuma gibi ürünleri kullanarak meydana getirdikleri ürünler, ziyaretçiler tarafından yine ilgiyle takip edildi. Firmaların ikinci günde daha yoğun bir şekilde görüşme yapmak amacıyla organizasyonu ziyaret etmeleri, Dernek yetkilileri ve katılımcılarca memnuniyetle karşılandı. Vizyon 2030 Hedeflerine Trend İnovasyonla Ulaşılacak III. Trend İnovasyon Etkinliği çerçevesinde İstanbul Ticaret Odası 42. Zümre Toplantısı da yapıldı. ‘Türkiye Konfeksiyon Yan Sanayi Sektörü: Vizyon 2030’ kitabının tanıtımının; hazırlık sürecinin ve sektöre kazandıracağı faydaların anlatıldığı toplantıda kitabın oluşmasında başrolü oynayan Prof. Dr. Bülent Özipek de söz alarak 2030 hedeflerinin önemine ve realize edilmesi için yapılması gerekenlere dikkat çeken bir konuşma yaptı. Kalite, fiyat, hız, tasarım, çevre ve sürdürülebilirlik hususlarının konfeksiyon yan sanayi için büyük önem arz ettiğini ifade eden Özipek, sınırlı olan direkt ihracatın artması için ‘Trend İnovasyon’ gibi etkinliklerin çok önemli olduğunu, bu sayede sektörün özgüveninin artacağını, dolayısıyla hazır giyim endüstrisine katma değer sunan yanının daha çok ön plana çıkabileceğini belirtti. Yapılan değerlendirmeler sonucunda sektör oyuncularının fikir birliği yaptığı başlıklar ise şöylece sıralandı: 1) Yan Sanayi Tedarik Denetim Sistemi kurulmalıdır. 2) Firma güvenliği ve denetimler için ilgili bakanlık içinde bir birim oluşturulmalıdır. 3) Yan sanayine yönelik Meslek Liseleri oluşturulmalı, kurulacak böyle bir lisede sektördeki uzmanların sektörle ilgili ana alanları belirleyerek ders vermesi, birikimlerini aktarması sağlanmalıdır. 4) Ortak numune, Tasarım Ofisleri ve Ar-Ge Merkezleri kurulmalıdır. 5) Fonksiyonel, sürdürülebilir, çevreye ve insan sağlığına duyarlı, geri kazanılmış malzemelerin kullanıldığı inovatif ürünler geliştirilmelidir ve bu yöndeki yapılanmalar desteklenmelidir. 6) Uluslararası müşterilerle direkt temas kuracak mekanizmalar geliştirilmelidir. 7) İTO’da Tekstil ve Yan Sanayi Borsası kurulmalıdır. 8) İstanbul sınırları içerisinde Uzman Yan Sanayi Bölgesi oluşturulmalıdır. Trend İnovasyon’un bu maddelerin hayata geçirilmesi için bir başlangıç olduğu noktasında hem fikir olan sektör temsilcileri, yan sanayinin gelecek projeksiyonuna yön verecek bu etkinliğin önümüzdeki yıllarda daha iyi anlaşılması ve sektördeki tüm firmalar tarafından sahiplenilerek Dünya çapında bir marka değerine sahip olması için bugünden itibaren çalışmalara başlayacakların söylediler. Trend İnovasyon Katılımcılarına Marka Tescil Desteği III. Tekstil Aksesuarları Trend ve İnovasyon Etkinliğinin sponsorlarından Adres Patent, etkinlik katılımcılarına özel olarak marka tescil işlemlerinde yüzde 25 civarında bir destek sunacağını açıkladı. Belirli bir süre zarfında yapılacak bu destek için ihtiyacı olan firmaların hemen kendileriyle irtibata geçmesi gerektiğini kaydeden Patent yetkilileri, Trend İnovasyon’un içerisinde olmaktan büyük onur ve mutluluk duyduklarını da ifade ettiler. Etkinlik, ‘Yan Sanayi Pastası’yla Sona Erdi Yine etkinlik sponsorlarından Pastan Burada, son günde, katılımcılara keyifli anlar yaşatan bir pasta hazırladı. Üzerinde yan sanayi ürünlerinin bulunduğu pasta, KYSD üyeleri ve katılımcılarla birlikte kesilerek misafirlere ikram edildi. KYSD Başkanı Dr. Murat Özpehlivan, bu ailenin bir parçası olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirirken, emeği geçen herkese sonsuz şükranlarını sunmayı bir borç bildiğini, gelecek senenin kurgusunu yapmaya şimdiden başladıklarını ve bunun heyecanını tüm yıl boyunca hissedeceklerini, böylece üretken bir STK olmanın hazzını hep birlikte yaşayacaklarını kaydetti. Özpehlivan ayrıca dernek fuar-etkinlik komitesi üyelerinden Osman Nuri Noyan ve İsmail Ali Şahin’e birer plaket vererek, gayret ve emekleri için kendilerinin şahsında tüm komite ve YK üyelerine teşekkürlerini iletti. Ayrıca KYSD Yönetim Kurulu üyeleri, Trend İnovasyon katılımcılarıyla sponsorlarının stantlarını tek tek dolaşıp hepsine desteklerinden ötürü teşekkür ederek, katılım belgelerini takdim ettiler. Konfeksiyon Yan Sanayi Sektörü Hakkında: Konfeksiyon yan sanayi, Türk hazır giyim ve konfeksiyon sanayinin en önemli yapı taşlarından biri olarak tamamlayıcı ve katma değer oluşturulmasında pay sahibi olan önemli bir sektördür. Toplam konfeksiyon maliyetinde yüzde 5-10 oranında bir maliyete sahip olup nihai üründe yüzde 5-15 oranında bir katma değer sağlamaktadır. Uluslararası rekabete açık yapısıyla ihracat deneyimine sahip olup yaklaşık yüzde 20 oranında direkt ve yüzde 50 oranında dolaylı ihracat gerçekleştirilmektedir. Sektör, bu yapısıyla ülkemize döviz girdisinin sağlanmasında önemli bir sorumluluk üstlenmiş ve üretim potansiyeli ile ciddi oranlarda istihdam sağlamış bir sektördür.   Konfeksiyon Yan Sanayicileri Derneği (KYSD) Hakkında: 1995 yılında kurulan Konfeksiyon Yan Sanayicileri Derneği, sektöre verdiği hizmetleriyle ülke içinde ve dışında önemli platformlarda yer alan saygın bir kuruluştur. Yedi gruptan oluşan ve bu grupların içerisinde faaliyet gösteren sektörün öncüsü sanayici üyeleriyle birlikte KYSD’nin gücü, her geçen yıl daha da artmaktadır. Yapılan yatırımlarla ülke ekonomisine katkı sağlayan dernek üyeleri, ürünleri ve verdiği hizmetleriyle de uluslararası pazarlarda aranılan firmalar haline gelmişlerdir. Türk Konfeksiyon Yan Sanayi’nin ülke içinde oluşan gücünü uluslararası platformlarda gösterme çalışmalarını başarıyla sürdüren dernek, Türk tekstilinin gelişmesi için çaba gösteren kurum ve kuruluşların da destekçisidir   Kaynak: http://www.gazetesonan.com/haber/trend-inovasyonla-ulkemize-hizmet-ediyoruz/18000/
Devamını Oku
Standard Post with Image

Hazır Giyimin Ardındaki Yerel Güç, ‘Trend İnovasyon’la Büyüyor

KYSD Başkanı Dr. Murat Özpehlivan: ‘Trend İnovasyon’la Ülkemize Hizmet Ediyoruz’ Konfeksiyon Yan Sanayicileri Derneği (KYSD) himayesinde bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilen ‘Tekstil Aksesuarları Trend ve İnovasyon Etkinliği’ Wow Airport Hotel Convention Center’da 25-26 Eylül tarihlerinde gerçekleşti. Yan Sanayiciler ‘Trend İnovasyon’la Moda Algısına Destek Veriyor KYSD Başkanı Murat Özpehlivan açılış konuşmasında Trend İnovasyon etkinliğinin üç ana başlığı olduğunu ifade ederek şunları söyledi: ‘Birincisi, yan sanayimizin trend ve inovasyon yönünü geliştirmek. İkincisi, Üniversite-Sanayi işbirliğini artırmak ki bunu Okan Üniversitesiyle uzun zaman önce başlatmıştık; kendileri hazırladıkları kreasyonlarla bizlere farklı bakış açıları kazandırıyorlar. Üçüncüsü ise, hazır giyim sektörümüzün moda algısına yan sanayiden destek olmaktır. Hep söylediğimiz gibi burada bir kez daha yinelemek istiyorum; yan sanayi olmadan tam sanayi olmaz. Dünyanın her tarafında fuarlar, etkinlikler ve B2B’ler düzenleniyor. Metrekaresi 500-600 Euro’lardanfuarlara, B2B’lere katılan sektör firmalarımıza,bugünkü değerleriyle 380 Dolar civarında bir rakama stant sunmak gerçek manada ülkeye hizmet etmek demektir bize göre. Bu anlamda alın teri döken fuar komitemizi ve yönetim kurulumuzu huzurunuzda alkışlamak istiyorum.’ Sanayi-Eğitim İşbirliği Sürdürülebilir Olmalı Okan Üniversitesi Sanat Tasarım Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Demet Irklı Eryıldız da konuşmasında sanayi-eğitim uyumunun önemine değindi. Eryıldız;‘Sayenizde öğrencilerimiz sektörün değerli sanayicilerinin ürettiği malzemeleri tanıyorlar, o malzemelerle kreasyonlar yapıyorlar. Böylelikle hem yaratıcı güçleri gelişirken hem de sektörle tanışmış oluyorlar. Ve biz bunu çok büyük bir kazanç olarak görüyoruz.’ Son Gün Vizyon 2030 Lansmanı Var Konuşmalardan sonra etkinliğin açılış kurdelesini sektör temsilcileri hep birlikte kesti. Sonrasında etkinlik alanına geçen Başkan Özpehlivan ve diğer sektör temsilcileri stantları dolaşarak katılımcılara hayırlı olsun dileklerini ilettiler. Birçok sektör temsilcisinin katıldığı etkinliğe LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammed Sancaktar, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Barış Köseliören, Ahmet Turan, Yönetim Kurulu Üyesi Rıfat Opan, Mehmet Ocaklı katıldı.    
Devamını Oku
Standard Post with Image

Ayakkabı Tasarımcılarından Muhteşem Şov

Ayakkabı sektöründe tasarım ve İnovasyona katkıda bulunmak ve katma değerli ürün ihracatını artırmak amacıyla düzenlenen "3.Uluslararası Ayakkabı Tasarım Yarışması" ödülleri sahiplerini buldu.10 Ekim akşamı Raffles Istanbul’ da İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği'nin (İDMİB) düzenlediği yarışmanın kreatif direktörlüğünü Hakan Yıldırım üstlendi. Jüri üyeleri arasında Gülşen ve Edis yer aldı. Ödül töreninde konuşan İDDMİB Başkanı Mustafa Şenocak, “Ayakkabı sektörümüzde çift başına 60 dolara varan çok yüksek ihracat değerlerine ulaştık. Bu rakamı daha da yukarılara taşımanın yolu tasarımdan geçiyor. 2018 yılının ilk dokuz ayında 170 ülkeye, 703 milyon dolar değerinde ayakkabı ihracatı gerçekleştirdik. Böylece 2016 yılı ihracat rakamını 9 ayda geçtik, 2017 rakamını ise Ekim’de geçeceğiz.” dedi. TİM Başkanı İsmail Gülle, katma değerli ihracatın önemli olduğunu belirterek, "Tasarımın gücüne ve Ar- Ge'ye her zaman inandık. Tasarım, malın artısı ve fikrin parasal karşılığı. Tasarım, Ar-Ge ve inovasyon ile ilgili söyleyecek ve yapılacak çok şey var. Böyle bir organizasyonu başlattıkları için İDMİB ailesine teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı. ‘Ayakkabıda dünyanın en büyük 6. üreticisiyiz’ Şenocak, “İhracatımızı sadece nicelik olarak değil, nitelik olarak da artırmak zorundayız. Türkiye, ayakkabı sektörü bugün dünyanın çift bazında en büyük 6. üreticisi, 8. ihracatçısı. Ancak değer bazında 25. sırada yer alıyoruz. Bu durumu değiştirmek zorundayız. Bunu da ancak katma değerli ihracatımızı artırarak yapabiliriz. Bunu yapmanın en etkili yolu da tasarım gücümüzü artırmak. Üçüncüsünü gerçekleştirdiğimiz bu yarışma ile bu amaca katkı sağlamaya çalışıyoruz.” diye konuştu. 10 tasarımdan altısına ödül Kadınlar kategorisinden birinci olan Dila Korkmaz 15 bin TL, ikinci Melih Öz 10 bin TL, üçüncü Gamze Gürtaşar 5 bin TL, Erkekler kategorisinde birinci olan Oya Cevizkaya 15 bin TL, ikinci Kaan Eratalay 10 bin TL, üçüncü Alparslan Şendağlı 5 bin TL ve yurt dışı eğitim ödülünün sahibi oldu. Ayrıca genç tasarımcılar eğitim süreçlerine katkıda bulunacak tasarım tabletleriyle de ödüllendirildi. LASİAD adına geceye, Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Mesleki eğitimde tekstil mezunlarının istihdamı artacak

MEB ile Türk Tekstil Vakfı arasında yapılan iş birliğiyle tekstil alanında eğitim gören öğrencilerin sektörde istihdamları kolaylaşacak. Öğrencilere işletmelerde beceri eğitimi, staj imkânı sağlanacak ve bu okullardaki öğretmenlere sektörde iş başı eğitimleri düzenlenecek. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tekstil alanında ihtiyaç duyulan nitelikli insan gücü yetiştirmek, mezunların istihdama erişimini artırmak ve sektörün rekabet kabiliyetini yükseltmek amacıyla Türk Tekstil Vakfı ile iş birliğine gitti. Eski Milli Eğitim Bakanlarından Türk Tekstil Vakfı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Metin Emiroğlu ile Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Mahmut Özer tarafından mesleki eğitimle ilgili iş birliği protokolü imzalandı.   Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/egitim/mesleki-egitimde-tekstil-mezunlarinin-istihdami-artacak-41156838  
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD - Doğa Koleji İş Birliği Protokolü

LASİAD işbirliği yaptığı kurumlara bir yenisini ekledi.  Bu kapsamda Doğa Koleji ile iş birliği  protokolü imzaladı.24 Ağustos Çarşamba günü Doğa Koleji Genel Merkezinde gerçekleşen protokol imza törenine  LASİAD  adına Yönetim Kurulu ve Eğitim Komitesi  Üyesi Mert Karaca, Doğa Koleji  adına Kurumsal Pazarlama ve İş Geliştirme Müdürü Hakan Arısan ile Kurumsal Pazarlama Yöneticisi Bahar Özbek katıldı. LASİAD Yönetim Kurulu Üyesi Mert Karaca, bu sözleşme ile LASİAD üyelerinin çocuklarına Doğa Okulları'nda eğitim ücretlerinde  indirim   sağlanacağını belirtti.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Yeni eğitim öğretim yılı başladı

Yeni eğitim ve öğretim yılı dolayısıyla resmi ve özel okullarda 18 milyonun üzerinde öğrenci ve 1 milyonu aşkın öğretmen dersbaşı yaptı. Yaz tatilinin ardından 18 milyonun üzerinde öğrenci ve 1 milyonu aşkın öğretmen için yeni eğitim öğretim yılının ilk ders zili çaldı. Resmi ve özel okullarda 18 milyonun üzerinde öğrenci ve 1 milyonu aşkın öğretmen, 2019-2020 eğitim öğretim yılında dersbaşı yaptı. Yeni eğitim ve öğretim yılı birinci dönemi 17 Ocak 2020 Cuma günü sona erecek. Birinci dönem ara tatili 18-22 Kasım 2019'da, yarıyıl tatili 20-31 Ocak 2020'de yapılacak. İkinci dönem 3 Şubat 2020 Pazartesi başlayacak ve 19 Haziran 2020 Cuma tamamlanacak. İkinci dönem ara tatili 6-10 Nisan 2020'de yapılacak.
Devamını Oku
Standard Post with Image

DÜNYANIN 2. BÜYÜK ULUSLARARASI AYAKKABI MODA FUARI KAPILARINI AÇTI

Alanında Türkiye ve Avrupa'nın en büyük, dünyanın ise ikinci büyük fuarı olan AYMOD, 62. kez gerçekleştirildi. CNR Holding kuruluşlarından Pozitif Fuarcılık tarafından Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD) iş birliği ve Türkiye Ayakkabı Sektörü Araştırma Geliştirme Eğitim Vakfı (TASEV) desteğiyle düzenlenen Uluslararası Ayakkabı Moda Fuarı (AYMOD), CNR Expo İstanbul Fuar Merkezi'nde gerçekleştirildi. Potansiyel ticaret fırsatlarının sunulduğu fuar, yapılan ikili görüşmelerle birlikte milyarlarca dolarlık iş bağlantılarına sahne oldu. Türkiye’nin yanı sıra Rusya, Ukrayna, Pakistan, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Gürcistan, İran, Irak ve Ürdün gibi yakın coğrafyada yaşayan 600 milyona yakın insanın ayakkabı ihtiyacını karşılayan fuarda, kadın-erkek ayakkabısından çocuk ayakkabılarına kadar klasik, spor ve el yapımı binlerce yeni model sergilendi. Fuara Rusya, İtalya, İsrail, Birleşik Arap Emirlikleri, Kazakistan, Polonya, Türkmenistan, Özbekistan, Ürdün, Macaristan, Çekya, Karadağ ve Lübnan’ın da olduğu ülkelerden 30 binin üzerinde ziyaretçi katıldı. LASİAD adına fuara katılan Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Turan ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak, stantları ziyaret edip firmalara iyi dileklerini sundu. Fuarda ayrıca Zahit Okurlar tarafından imal edilen 455 numarayla dünyanın en büyük ayakkabısı olarak Guinness Rekorlar Kitabı'na giren ayakkabı ve Layd Gaga’nın da ayakkabı tasarımcısı olan Kobi Levi’nin “Artistik Ayakkabılar” koleksiyonu sergilendi.
Devamını Oku
Standard Post with Image

RUSYA FEDERASYONU İSTANBUL BAŞKONSOLOSLUĞU’NDA PİYANOYA İLK ADIM

Türkiye’de Türk müzik eğitim müesseselerinin öğretim üyeleri, öğrencileri ve Türk müzik toplumu için ilk defa düzenlenen piyano uzmanlık dersi, 15 Ekim tarihinde Rusya Federasyonu İstanbul Başkonsolosluğu’nda gerçekleşti. Programın açılış konuşmasında, Rusya Federasyonu İstanbul Başkonsolosu Andrey Buravov: ‘’Bu dersi yapmayı nazik şekilde kabul eden Moskova Gnessin Özel Müzik Okulu Müdürü, Rusya Halk Sanatçısı Mikhail Khokhlov’a özel şükranlarımı sunuyorum. Uzmanlık dersinde dünyaca ünlü olan Rus piyano ekolünün avantajlarını göstermeye imkan vereceğini ve Rusya ile Türkiye’de bu sene düzenlenen Karma Kültür ve Turizm Yılı çerçevesinde önemli bir olay olacağını umut ediyoruz.’’ dedi. Programın akışı piyanist Mikhail Khokhlov’un Türk öğrenci Kaya Güvercin’e piyano çalmanın inceliklerini anlattığı açık ders ile devam etti. Misafirlerine müzik şöleni sunan etkinlik, Moskova Gnessin Müzik Okulu Öğrencisi Maya Eremina’nın performansı ve piyano dinletisiyle sona erdi. Seçkin davetlilerin katılım gösterdiği Rus piyano ekolü akşamına LASİAD adına Başkan Yardımcısı İhsan Bıyıkbeyi ve Yönetim Kurulu Üyesi Erdem Soylu Karabağlı katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

GELECEĞİN TASARIMCILARI ÖDÜLLERİNİ ALDI

Ticaret Bakanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) destekleriyle İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) tarafından organize edilen ‘14. İstanbul İTHİB Uluslararası Kumaş Tasarım Yarışması’ ödülleri görkemli bir törenle sahiplerini buldu. 14.Uluslararası Kumaş Tasarım Yarışması’nın açılış konuşmasını yapan İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Öksüz: “Tekstil sektörü olarak makinelere yıllarca çok büyük yatırımlar yaptık, yapmaya da devam ediyoruz. İlerleyen süreçte artık insana daha fazla yatırım yapmamız gerektiğini anladık. Bu ihtiyacı sektörün en önemli nitelikli insan kaynağı olan tekstil mühendisliği bölümlerinin artık kapanma noktasına geldiği süreçte çok daha iyi bir şekilde anladık. Sektörün hak etmediği negatif algının yansıması olan bu durumu tekstil mühendisliğini tercih eden öğrencilere başarı kriterini göz önüne alarak verdiğimiz burs ile aştık. Bugün burada sektörümüzde katma değer yaratan en önemli unsurlardan tasarımın önemini ve tasarımcıya verilen değerin ortaya konduğu bu organizasyon aynı zamanda insana yaptığımız yatırımın bir kanıtı olmuştur. Bu organizasyonda emeği geçen başta Ticaret Bakanlığımız ve Türkiye İhracatçılar Meclisimiz olmak üzere tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum” dedi. Sektörün ve cemiyet hayatının önde gelen isimlerinin yoğun ilgi gösterdiği geceye, LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca, Başkan Vekili Muhammed Sancaktar, Başkan Yardımcısı Ahmet Turan ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak katıldı. Yarışmanın kazananları belli oldu Genç yetenekleri desteklemek ve tekstil sektöründe katma değerli ürün ihracatını artırmak amacıyla düzenlenen dünyanın dört bir yanından gelen tasarımcıların tasarımlarının değerlendirildiği yarışmada M. Fatih Bilici, M. Zekeriya Tanrıverdi, Ahu Yağtu, Alara Koçibey, Daan Roosegarde, Feryal Gülman, Filiz Tunca, Nejdet Ayaydın, Nomi Kleinman, Nur Bilen Yavuzer, Mustafa Sandal, Özgür Masur, Özlem Kaya, Sema Güral Sürmeli, Sinem Kınran Parlak, Siren Ertan, Süleyman Orakçıoğlu, Tamer Pala, Yıldırım Mayruk ve  Zeynep Üner Jüri koltuğunda oturdu. Jürinin değerlendirmeleri sonucu “Pele’nin Gözyaşları” tasarımıyla “Damla Güden” 1. olarak 50 bin TL. para ödülü almaya hak kazandı. Birinci seçilen Güden ödülünü Ticaret Bakan Yardımcısı Rıza Tuna Turagay, TİM Başkanı İsmail Gülle, İTHİB Başkanı Ahmet Öksüz’ün elinden aldı. Row And Refine Shine tasarımıyla Hale Yılmaz 2., Flawed Symmetry tasarımıyla Mithila Amy Mohan 3. oldu. Dereceye giren ilk üç finalist, dünyanın önde gelen fuarlarından Premiere Vision Paris Fuarını ziyaret etme hakkı elde etti ve 6 aylık dil eğitimi ile ödüllendirildi. Ayrıca ikincilik ödülünün sahibi Hale Yılmaz 25 bin TL, üçüncülük ödülünün sahibi Mithila Amy Mohan ise 12.500 bin TL kazandı. Bununla birlikte dereceye giren adaylar Ticaret Bakanlığı’nın onaylarıyla yurtdışında eğitim hakkına sahip oldular. SİNGER ise dev yarışmanın tüm finalistlerine dikiş makinası hediye ederken, Ceylan Şenkal isimli tasarımcı SİNGER Jüri Özel Ödülü ile ödüllendirildi.
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD’TAN EĞİTİME DESTEK

LASİAD, hamisi olduğu Katip Kasım İlkokulu’na ziyaret gerçekleştirdi. Ziyaret, okul müdürü ve öğretmenlerle gerçekleşen görüşmede okulun ve öğrencilerin ihtiyaçlarının kayıt altına alınmasıyla başladı, ardından öğrencilerin giyim ihtiyaçlarını karşılayacak paketler dernek tarafından öğrencilere hediye edildi. 30 Ekim Çarşamba günü gerçekleşen ziyarete, LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Turan, LASİAD Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak, Yönetim Kurulu Üyeleri Hasan Bulut, İrfan Akbaş ve Rıfat Opan katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Suriye mesajı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Londra'da Türk vatandaşlarıyla buluşmasında konuştu. Erdoğan, "Dünyada hala bazı saygın ülkelerin saygısız liderleri İslam terör ifadesini kullanıyor. İslam bir barış dinidir. Terörün yanına sıfat olarak İslam'ı koyamazsınız.. Bu ifadeyi kullananları lanetliyorum." ifadelerini kullandı. Erdoğan, NATO Liderler Zirvesi için geldiği Londra'da Old Billingsgate binasında İngiltere'deki Türk vatandaşları ve Müslüman toplumuyla bir araya geldi. Burada bir konuşma yapan Erdoğan, vatandaşları selamladı ve "Buradan, sizlerin aracılığıyla kalpleri bizimle atan Asyalı, Afrikalı, Türkistanlı, Keşmirli, Arakanlı, Yemenli, Libyalı, Suriyeli mazlumlara selamlarımı gönderiyorum. İlk kıblemiz Kudüs'e canları pahasına sahip çıkan Filistinli kardeşlerime aynı şekilde muhabbetlerimi iletiyorum." diye konuştu. NATO Liderler Zirvesi vesilesiyle Türk vatandaşları ve Müslüman toplumuyla bir araya gelmekten duyduğu mutluluğu dile getiren Erdoğan, salonu dolduranlara aşkı, sevdası, ahde vefası için teşekkür etti. Erdoğan, programda bir konuşma yapan Cordoba Vakfı Başkanı Enes El Tikriti'ye buradaki tüm STK'ler adına ayrıca teşekkürlerini iletti. Türkiye'den kucak dolusu sevgi getirdiklerini belirten Erdoğan, burada yaşayan Türklerin ana vatanını, baba ocağını, yurdunu ve mensubu olduğu milletini çok yakından takip ettiğini bildiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ülkemizin içinden geçtiği bu kritik dönemde dualarınızın, desteklerinizin daima bizimle olduğunun farkındayım. Bir kısmınız eğitim için, bir kısmınız rızkı için, bazılarınız ise ülkemizin vesayetle boğuştuğu dönemlerde kendine daha iyi, daha özgür bir hayat kurmak için bu topraklara hicret ettiniz. Buraya gelirken geride gözü yaşlı ailelerinizi, dostlarınızı, sizi canından ayrı görmeyen sevdiklerinizi bıraktınız." diye konuştu. Türk edebiyatının "7 güzel adam"ından biri olan Erdem Bayazıt'ın, "Hicret Burcundan" şiirinden dizeler okuyan Erdoğan, burada yaşayan Türklerin vatanından uzakta, binlerce kilometre ötede, kendine yepyeni hayatlar kurduğunu, zorluklardan yılmadığını, "İman varsa, imkan da vardır" diyerek gurbeti sılaya çevirdiğini, tarihi şanlı zaferlerle dolu Türk milletini burada gururla temsil ettiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayın 12'sinde İngiltere'de seçimlerin yapılacağını anımsatarak, "Bu seçimde burada az önce başkanımızın da ifade ettiği gibi belirleyici rol oynamalısınız ve oynayacağınıza inanıyorum. Ülkem ve milletim adına her birinize tek tek teşekkür ediyorum. Rabbim sizleri her türlü sıkıntıdan muhafaza buyursun diyorum." ifadelerini kullandı. "TÜRKİYE EMİN ELLERDE" Türkiye'nin emin ellerde, emniyet, huzur ve barış içinde olduğunu dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bugün 17 yıl öncesine göre çok daha güçlü bir Türkiye var. Bugün üzerinde rahatça oyun oynanan değil, bölgesinde oyun kuran, oyun bozan kararlı bir Türkiye var. Bugün birkaç milyar dolar için el açan değil, dünyada milli gelire oranla en fazla insani yardım yapan cömert bir ülke var. Bugün 2002'ye göre ekonomisini 3,5 kat büyütmüş, kişi başı milli gelirini 3 bin 500 dolardan 9 bin 700 dolara çıkarmış, ihracat rakamlarında her sene rekora koşan bir Türkiye var. Bugün, duble yollarla, köprülerle, hızlı tren hatlarıyla, tüneller, kavşaklar, köprülerle, viyadükler, dünyanın ilk üç sırasındaki en büyük havalimanlarıyla, Asya'yı Avrupa'ya bağlayan yeni gerdanlarıyla ulaşım altyapısını tamamlamış bir Türkiye var. Bugün, Ege'de, Karadeniz'de, Doğu Akdeniz'de haklarını savunan, menfaatlerini koruyan, donanması güçlü bir Türkiye var. Bugün, kendine sığınan 4 milyonu aşkın mazlum ve mağdura kucak açan, onlara sahip çıkan bir Türkiye var." Dünyanın hiçbir yerinde Türkiye'den başka bu kadar mülteciye tek elde ev sahipliği yapan bir başka ülke bulunmadığını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti: "Bu 4 milyon mültecinin içinde yaklaşık 3 milyon 250 bini Arap, 350 bini Kürt, kalan diğerleri ise bunun içinde Ezidi var, Keldani var, Arami var. Bütün bunlara hiçbir ayrım yapmaksızın bunları besleyen bir Türkiye var. Tabii önemli olan bir şey var. Peki Avrupa Birliği ne yaptı? Avrupa Birliği şu ana kadar söz verdiği halde sadece 2016'da '3 artı 3 yani 6 milyar avro destek vereceğim' dediği halde ne yazık ki sadece 3 milyar avro uluslararası STK'ler vasıtasıyla Kızılayımıza, AFAD'a vesaire verdiği destek var. Yani bu para bizim milli bütçemize girmiyor. Bizim yaptığımız ne? Şu ana kadar 30 milyar doları aştı yaptığımız oradaki yatırımlar. Türkiye'nin farkı bu." "Bugün kendi milli güvenliği için hiç kimsenin icazetini aramadan operasyon düzenleyen, dış politikası bağımsız bir Türkiye var." ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Tabii herkes bize akıl veriyor, 'Sizin Suriye'de ne işiniz var', bize diyorlar ki; 'Suriye'den ne zaman çıkacaksınız'. Tabii bizim onlara verdiğimiz tek cevap var; Sizin Suriye'de ne işiniz var? Suriye'ye sınırınız var mı? Yok. Peki ne işiniz var? 10 bin kilometreden oraya geliyorsun, 3 bin, 5 bin kilometreden oraya geliyorsun ama bizim 911 kilometre sınırımız var. Bu teröristler, bu YPG/PYD, DEAŞ, PKK bütün bunlar havan toplarıyla, füzelerle her an sınıra, bütün sınır şehirlerimize atışlar yapıyorlar. Biz şehitler veriyoruz, bizim yaralılarımız var ve bütün bunlar karşısında biz eli bağlı neyi bekleyeceğiz? Evet biz oradayız, orayı bu teröristlerden temizleyene kadar oradan çıkmayacağız. Şunu çok açık ve samimi söylüyorum; Bizim Suriye'nin topraklarında gözümüz yok ama gözü olanlar lütfen terk etsinler." Kendilerinin sadece 82 milyonun güvenliğini değil yurt dışında yaşayan 6,5 milyon vatandaşının da haklarını savunan diplomasisi güçlü bir Türkiye olduklarını vurgulayan Erdoğan, "Bütün bunlar Türkiye'nin kendine güvendiğinin, kendine inandığının, uzun yıllar sonra potansiyelini yeniden harekete geçirdiğinin işaretleridir. Hiç şüphesiz bu başarıların tamamı hepimizindir, hepimizin eseridir. Bu başarı, öncelikle devletine, iradesine, demokrasisine 15 Temmuz gecesi olduğu gibi gerektiğinde istiklal ve istikbaline canı pahasına sahip çıkan aziz milletimizin başarısıdır. Türkiye bu noktalara tam bir seferberlik ruhuyla hareket ederek geliyor. Sizlerden kalbinizi ferah tutmanızı istirham ediyorum, sizlerden Türkiye'ye inanmanızı, devletinize güvenmenizi istiyorum." ifadesini kullandı. Recep Tayyip Erdoğan, toplantı için daha büyük bir salon bulunamadığını ve bu nedenle yaklaşık bin vatandaşın dışarıda olduğunu, içeride de bazı vatandaşların ayakta kaldığını belirterek, helallik diledi. "TUZAKLARIN HEPSİ ÇÖKÜYOR" Türkiye'nin hem kendi bekasını hem de bölgesinin istikbalini garanti altına alacak adımları kararlılıkla attığına işaret eden Erdoğan, şu değerlendirmede bulundu: "Türkiye'nin gayretleriyle merkezinde çatışma yerine dayanışmanın, zulmün yerine adaletin, kavga yerine barışın olduğu yeni bir dünya kuruluyor. Silah üzerinden, ölüm üzerinden, acı, kan, baskı ve tehdit üzerinden ülkemize kurulan tuzakların hepsi çöküyor. Türkiye'yi terörle, şantajla terbiye edeceklerini zannedenler, hedeflerine ulaşamamanın mahcubiyetini yaşıyor. 82 milyon tam bir dayanışma içinde huzuruna huzur katarak, kardeşliğini pekiştirerek kutlu yolculuğunu devam ettiriyor." Türkiye ve Birleşik Krallık arasındaki ilişkinin 400 yılı aşkın bir mazisi olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu köklü iş birliğinin günden güne geliştiğini, derinleştiğini, yeni boyutlar kazanarak güçlendiğini gördüklerine dikkati çekti. Birleşik Krallık'ta nüfusu yarım milyona varan dinamik ve üretken bir Türk toplumu bulunduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Buradaki mevcudiyetinizle sizler, ülkelerimiz arasında beşeri bir köprü kuruyorsunuz. Bugün 15-20 sene öncesine kıyasla bu ülkede çok daha etkin, çok daha organize bir diasporaya sahibiz. Türk toplumu, Türkiye ve Birleşik Krallık arasındaki ilişkilerin gelişmesi noktasında da kritik rol oynuyor. Vatandaşlarımızın özellikle ticari hayatta giderek daha da fazla varlık göstermeleri bizleri gururlandırıyor." şeklinde konuştu. Türk girişimcilerin farklı sektörlerde hayata geçirdikleri proje, ortaklık ve kurdukları iş yerleriyle Birleşik Krallık ekonomisine çok ciddi katkılar sağladığına işaret eden Recep Tayyip Erdoğan, "Sizlerin de çabalarıyla iki ülke olarak 2017 başında belirlediğimiz hedef neydi biliyor musunuz? 20 milyar dolarlık ikili ticaret hacmi hedefini neredeyse yakaladık. 2018 senesinde ikili ticaretimiz bir önceki yıla göre yüzde 14 artışla 18 milyar 600 milyon dolara çıktı." dedi. "TURİZM RAKAMLARI KATLANARAK ARTIYOR" Turizm rakamlarının da her sene katlanarak arttığına dikkati çeken Erdoğan, 2018 yılında Birleşik Krallık'tan 2 milyon 250 bin turisti misafir ettiklerini, bu yılın ilk 10 ayında bu rakamın yüzde 13,5 artışla 2 milyon 443 bine ulaştığına değindi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnşallah 2019'u turizm rakamlarında rekorla tamamlayacağız. Yakaladığımız bu ivmenin ekonomiden turizme, savunma sanayinden yatırımlara her alanda kuvvetlenerek devam edeceğine inanıyorum." dedi. Bu konuda bir özeleştiri yapmak istediğini dile getiren Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Vatandaşlarımızın ekonomik hayatta elde ettikleri başarıyı maalesef siyasi alana yeterince yansıtamadıklarını görüyoruz. Halbuki Birleşik Krallık'ın kendine özgü şartları bunu zorunlu kılıyor. Siyasi ve sivil toplum boyutu eksik olan bir Türk diasporasının, kendi geleceğini ilgilendiren politikalara etki gücü de zayıflayacaktır. Milli hassasiyetleri yüksek sivil toplum örgütlerine belki bir çok yere kıyasla Birleşik Krallık'ta daha fazla ihtiyacımız var. Bunun için sizlerden çok daha örgütlü, organize ve dayanışma içinde hareket etmenizi bekliyoruz." Tüm sivil toplum kuruluşlarının bu alanlarda yapacakları çalışmalar ve atacakları adımların çok önemli olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Şayet sizler ümitsizliği, öz güvensizliği kapınıza yaklaştırmazsanız, Allah'ın izniyle size kimse ket vuramaz. Şayet sizler aynı idealler etrafında birbirinize kenetlenirseniz, kimse sizi bölemez, parçalayamaz." ifadelerini kullandı.  - Türkiye hem kendi bekasını hem bölgenin güvenini sağlayacak adımları atıyor. - Türkiye'yi terörle, şantajla terbiye edeceklerini zannedenler, hedeflerine ulaşamamanın mahcubiyetini yaşıyor. - Türk toplumu, Türkiye ve Birleşik Krallık arasındaki ilişkilerin gelişmesi noktasında da kritik rol oynuyor. - 40 yıldır teröre çok kurban verdik. Bütün bunlar olurken kimse kapımızı çalmadı. Terörle mücadelede bize akıl verenlere şunu diyoruz; siz aklınızı kendinize saklayın. - Dünyada hala bazı saygın ülkelerin saygısız bazı liderleri 'İslami terör' ifadesini kullanıyor. Bunu kabullenmemiz mümkün değil. İslam bir barış dinidir. Dinimize asla terörü yaklaştıramazsınız, terörün yanına sıfat olarak İslam'ı koyamazsınız. Bu ifadeyi kullananları lanetliyorum. - Asimilasyon çabaları şu ana kadar dünyanın hiçbir ülkesinde sonuç vermemiştir, vermeyecektir. - Son dönemde tüm Avrupa genelinde ırkçılığın arttığını ve hedeflerinde Türk toplumlarının olduğunu görüyoruz. Yükselen İslam düşmanlığı sadece bizim değil, Tüm Batı toplumunun sorunudur. Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/gundem/son-dakika-cumhurbaskani-erdogandan-londrada-sert-mesaj-bu-ifadeyi-kullananlari-lanetliyorum-41389848
Devamını Oku
Standard Post with Image

Kız Kardeşim Projesi 10 bin kadını girişimciliğe hazırlayacak

Kız Kardeşim Projesi kapsamında yerel lezzetler üzerine çalışan girişimci kadınların desteklenmesi amacıyla hayata geçirilen "Yerel Lezzet Girişimciliği Destek Programı" kazananları düzenlenen toplantı ile tanıtıldı.  Toplantıda belirlenen kriterlere göre iş geliştirme hibesi almaya hak kazanan 11 girişimci kadına TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, Coca-Cola Türkiye, Kafkasya ve Orta Asya Bölgesi Başkanı Evguenia Stoichkova, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca ve Habitat Derneği Başkanı Sezai Hazır tarafından ödül verildi. Program kapsamında Türkiye genelinden 29 ilden restoran sahibi olan ve yerel lezzetler üzerine çalışan 114 girişimci kadının başvuruları değerlendirildi. Coca-Cola Türkiye, Kafkasya ve Orta Asya Bölgesi Başkanı Evguenia Stoichkova da programa ilişkin olarak "Coca-Cola olarak; kadınların küresel ekonomiyi şekillendirmede dönüştürücü bir rol oynadığına inanıyor; bu inançla kadınların kariyer yolculuklarında ilerleyebilmeleri için gelişimlerine destek veren pek çok proje gerçekleştiriyoruz. 2015'te başlattığımız Kız Kardeşim Projesi'yle bugüne kadar yaklaşık 20 bin kadına ulaştık." yorumunu yaptı. Yerel Lezzet Girişimciliği Hibe Programı ile projenin daha da büyüyerek etki alanını genişletmesinden dolayı gurur duyduklarını anlatan Stoichkova, "2020'de Kızkardeşim eğitimleri ile 40 ilden 10 bin kadına ulaşmayı hedefliyoruz. Gelecekte de projelerimiz ile kadınların ekonomik hayata katılım konusunda gerekli bilgi ve becerilerle donatılarak yerel kalkınmada aktif rol almalarını desteklemeyi sürdüreceğiz." şeklinde konuştu. İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca, kadınların ekonomik hayata katılmasının Türkiye'nin büyüme ve gelişmesi açısından önemli olduğunu belirterek, "Yerel Lezzet Girişimciliği Destek Programı" yerel lezzetlerin kalite standardının korunmasının ve geliştirilmesinin yanı sıra, girişimci kadınlara da önemli bir fırsat tanıyor. Dünyada kadın ruhunun egemen olacağı yakın gelecekte, kadınların ekonomik konumlarının güçlenmesi ve ekonomik kalkınmada aktif rol almalarına İTÜ olarak katkı sağlamaktan büyük mutluluk duyuyorum." değerlendirmesinde bulundu. Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/kiz-kardesim-projesi-10-bin-kadini-girisimcilige-hazirlayacak/1664799
Devamını Oku
Standard Post with Image

5. Modelist ve Modelhane Eğitimi Sertifika Töreni Gerçekleşti

Merter Sanayici ve İş Adamları Derneği (MESİAD), bu yıl 5.sini düzenlediği Modelist ve Modelhane Sertifika Törenini 23 Mart Cumartesi günü Green Park Merter Otel’de gerçekleştirdi. MESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Gecü’ nün açılış konuşmasıyla başlayan törene LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Turan ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Genç Tasarımcılardan Dikkat Çeken Defile

Niyazi Erdoğan’ın yeni tasarımcı adaylarına destek olmak için gönüllü eğitim verdiği Bayrampaşa Teknik Anadolu Lisesi yılsonu defilesi 2 Mayıs Perşembe günü Lionel Hotel’de gerçekleşti. Tekstil sektörüne kalifiye eleman yetiştirme amacıyla hazırlanan proje, öğrencilerin yıl boyunca ürettikleri tasarımlarından oluştu. İlhamını Pablo Picasso, Vincent van Gogh, Salvador Dali gibi dünyaca ünlü ressamların renkli dünyasından alan tasarımlar, podyumda renk şöleni yaşattı.   Niyazi Erdoğan, defile sonrasında genç yeteneklere imkan sağlanmasından  dolayı mutlu olduğunu söyledi. İTKİB ve İHKİB sponsorluğunda, BATİAD’ ın organize ettiği, koreografisini Akif Örük’ ün hazırladığı defilenin baş mankenleri Simge Tertemiz, Gizem Barlak oldu. Bayrampaşa Tekstilci ve İş Adamları Derneği'nin (BATİAD) katkısıyla yapılan defileye öğrencilerin özgün tasarımları damga vurdu. Defileye sektörün önde gelen temsilcileri, STK’lar, öğrenciler ve yakınları katıldı. LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Murat Özpehlivan ve Yönetim Kurulu Üyesi Tarık Nayman katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜNE ÖZEL KUTLAMA

LASİAD hamisi olduğu Katip Kasım İlkokulu öğretmenleri için 26 Kasım Salı akşamı Arya Lounge’da yemekli kutlama düzenledi. LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Turan, Yönetim Kurulu Üyesi Erdem Soylu Karabağlı, Sayman İrfan Akbaş, Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak ve Katip Kasım İlkokulu idarecileri ile öğretmenlerinin katıldığı gecede günün anlam ve önemine ilişkin konuşmalar yapıldı.  Gecede konuşan LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca ‘’Katip Kasım İlkokulu’nu seçerken bu okulu seçmemizin nedenlerini ve sebeplerini çok iyi biliyorduk. Okulu devraldığımız ilk yıl fiziki şartlarını düzelttik, eğitim alanında Milli Eğitim Bakanlığı’yla görüşüp öğretmenlerin birçoğunu düzenledik. Her şey tamamdı ancak ruh eksikti, çocuklar pazartesi günü okula gelmek istemiyordu bunun nedeni de hafta sonu para kazanmak için çalışıyor olmalarıydı. Yaklaşık olarak 1 sene ailelerin çocuklarını sorunsuz okula göndermeleri için maddi yardımda bulunduk. Geldiğimiz noktada birçok şeyi başarabildiğimizi görüyoruz ama bu başarının aslan payı siz öğretmenlerimizin, hepinizi tebrik ederim, öğretmenler gününüz kutlu olsun.’’ dedi. Programın sonunda öğretmenlere hediyeler takdim edilirken, Okul Müdürü Mehmet Öcel katkılarından dolayı LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca’ya plaket takdim etti.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD’TAN MİKRO İHRACAT SEMİNERİ

LASİAD, 21 Kasım Perşembe günü Laleli Crown Plaza’da ‘’TİM Kobi İhracat Seferberliği Eğitim Programı’’ kapsamında ‘’Mikro İhracat Semineri’’ verdi. Laleli’deki firmaların ve TİM yetkililerinin katıldığı seminerde konuşan LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca şunları kaydetti: ‘’10 yıldır dernek başkanlığı yapıyorum, başladığımız gün bir programımız vardı: Türkiye’nin her mecrasında Laleli olarak yerimizi ve hak ettiğimizi almak. Hem lobi yaparak hem de kendimizi anlatarak rakamlarımızı, yaptığımız işlemleri anlatarak düşüncemizi ifade etmeye çalıştık. İnatla, dirayetle bu düşüncemizi gerçekleştirebileceğimizin bu kapasiteye sahip olduğumuzun altını çizdik. Bir ihracat antreposunun olması gerektiğini, sattığımız malların; taşımacılar, taşıyıcılar ve kargocular aracılığıyla antrepodan geçtiği andan itibaren bizim faturamızın tasdik olması gerektiğini ve bu tasdikten sonra sürecin taşıyıcı ve devlet arasındaki hukuk süreci olması gerektiğini ifade ettik. Bu program gerçekleşirse, Laleli’nin ihracata ciddi anlamda katkı sağlayabileceğini söyledik. Geldiğimiz noktada çok şükür isteklerimizin hemen hepsi yerine geldi. İstanbul Atatürk Havalimanı’nda bize bir ihracat antreposu tahsis ettiler, bu ihracat antreposu bize hizmet edebilecek bir pozisyonda. Arkadaşlar hiçbir zaman mikro ihracat programından kopmayın, ticaretinizden ve kazanımlarınızdan hiçbir şey almayacak, tam tersine katkı sağlayacak bir program. Çünkü Laleli olarak özellikle Rusya coğrafyasına yoğun çalışıyoruz. Rusya yaklaşık olarak 1 senedir çip sistemi üzerinde çalışıyor ve bu çip sistemi hayata geçtiği andan itibaren bu koridoru kullanmak zorundasınız, bu koridoru kullanmadan 1 parça mal satamazsınız. Rusya çip hazırlığı yaparken biz de kendimizce mikro ihracat hazırlığı yaptık, birbirine denk geldi. Bu durumda samimiyetten, iyi niyetten kaynaklanıyor olsa gerek.’’ Gıyasettin Eyyüpkoca konuşmasını, T.C Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, T.C Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan,TİM Başkanı İsmail Gülle,Ticaret Bakan Yardımcısı Rıza Tuna Turagayve çalışma arkadaşlarına bu süreçteki çalışmalarından ve desteklerinden dolayı teşekkür ederek sonlandırdı. Program, Laleli’deki firmaların mikro ihracat hakkında bilgilendirilmesi ve soru - cevap bölümüyle devam etti.    
Devamını Oku
Standard Post with Image

TBMM'de bütçe görüşmeleri

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM), 12 gün sürecek 2020 bütçe görüşmeleri yarın başlıyor. TBMM Genel Kurulu, yarın saat 12.00'de Meclis Başkanı Mustafa Şentop Başkanlığı'nda toplanacak. Genel Kurul, 2020 bütçesi görüşmelerinin tümü üzerindeki görüşmeleri ile başlayacak, 20 Aralık'ta sona erecek. Kamu idarelerinin bütçe ve kesin hesapları üzerindeki görüşmelerin 8 turda tamamlanması, kamu idarelerinin bütçe ve kesin hesaplarının görüşülme günlerini belirten programın TBMM Başkanlığı'nca bastırılarak duyurulması, turların bitiminden sonra Bütçe Kanunu Teklifi ve Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin maddelerinin oylanması öngörüldü. SİSTEMİN HAZIRLADIĞI İLK BÜTÇE 2020 bütçesi; aynı zamanda Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde hazırlanan ilk bütçe olacak. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, 2020 bütçesinin sunuş konuşmasını yapacak. 2020 bütçesinin tümü üzerinde yapılacak görüşmelerde siyasi parti grupları adına konuşmalar yapılacak. Gruplar adına konuşmalar sandalye sayısı en az olan partiden başlayacak. İYİ Parti Grubu adına Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan ve Bursa Milletvekili İsmail Tatlıoğlu, MHP Grubu adına grup başkanvekilleri Erkan Akçay ve Muhammed Levent Bülbül, HDP grubu adına eş genel başkanlar Pervin Buldan ve Sezai Temelli, CHP Grubu adına Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, Ak Parti grubu adına Grup Başkanvekili Mehmet Muş, Genel Başkan Yardımcısı Nurettin Canikli ve Mersin Milletvekili Lütfi Elvan konuşacak. SALI GÜNÜ TBMM BÜTÇESİ GÖRÜŞÜLECEK Genel Kurul'da Salı günü TBMM, Çarşamba günü Adalet Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Perşembe günü Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Cuma günü Ticaret Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Cumartesi Sağlık Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Pazar günü Milli Eğitim Bakanlığı bütçesi görüşülecek. PARTİLERDEN BÜTÇE UYARISI Ak Parti, 12 gün sürecek bütçe görüşmelerinin aralıksız devam edeceğini belirterek milletvekillerinden resmi ve özel programlarını TBMM Genel Kurulu'nda olacak şekilde yapmalarını istedi. CHP Grup Başkanlığı, bütçenin tümü üzerindeki görüşmelerin yapılacağı günlerde bütün milletvekillerinden Genel Kurul'da bulunmalarını istedi. MHP ve İYİ Parti de bütçe görüşmeleri boyunca milletvekillerinin programlarını Meclis'te olacak şekilde ayarlamalarını istedi. Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/gundem/tbmmde-butce-gorusmeleri-yarin-basliyor-41392402
Devamını Oku
Standard Post with Image

Türkiye için bir lik! 59. sıraya yükseldi

Türkiye, 2018'i kapsayan İnsani Gelişme Endeksi'nde 189 ülke arasında 59'uncu sırada yer alarak, ilk kez çok yüksek insani gelişme kategorisine girdi. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından 2018 yılı verileri baz alınarak hazırlanan ve İnsani Gelişme Endeksi, Eşitsizliğe Uyarlanmış İnsani Gelişme Endeksi, Cinsiyete Dayalı Gelişme Endeksi, Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği Endeksi ile Çok Boyutlu Yoksulluk Endeksi'ni içeren "İnsani Gelişme Raporu 2019" yayımlandı. Ülkelerin resmi istatistik kurumlarından elde edilen veriler ışığında hazırlanan endekslerden İnsani Gelişme Endeksi, uzun ve sağlıklı yaşam, bilgiye erişim ile kabul edilebilir bir yaşam standardı gibi 3 temel boyutta ortalama insani gelişme düzeyinin uzun vadeli takibi sonucunda oluşturuluyor. İnsani gelişmede ilk sırada Norveç var Dünyada en çok bilinen kalkınma göstergelerinden biri olan endekse göre, yeni nesil eşitsizlikler, eğitim, teknoloji ve iklim değişikliği konularının etrafında şekilleniyor. İnsani Gelişme Endeksi'nde 0,954'lük değerle Norveç ilk sırada yer aldı ve zirvedeki yerini korudu. Bu ülkeyi, 0,946'lık değerle İsviçre, 0,942'lik değerle İrlanda, 0,939'luk değerle Almanya ve Çin'in Hong Kong Özel İdari Bölgesi izledi. Geçen yıl kaydettikleri İnsani Gelişme Endeksi değeriyle listenin en altında yer alan ülkeler ise 0,377'lik değerle Nijer, 0,381'lik değerle Orta Afrika Cumhuriyeti, 0,401'lik değerle Çad, 0,413'lük değerle Güney Sudan ve 0,423'lük değerle Burundi olarak sıralandı. Türkiye sınıf atladı Türkiye'nin 2018'deki İnsani Gelişme Endeksi değeri 0,806 olarak hesaplandı. Bu değerle Türkiye, 189 ülke arasında 59'uncu oldu ve ilk kez "çok yüksek insani gelişme" kategorisinde yer aldı. Türkiye, bir önceki listede 64'üncü olmuş ve "yüksek insani gelişme" kategorisine girmişti. Bu dönemde, en yüksek insani gelişme kategorisindeki ülkelerin ortalama endeks değeri 0,892, Avrupa ve Orta Asya ülkelerinin ortalama endeks değeri ise 0,779 olarak hesaplandı. Türkiye'nin endeks değeri 28 yılda yüzde 39,4 arttı İnsani gelişmedeki ilerlemenin ölçütü olan endekste, Türkiye son 28 yılda önemli bir gelişme gösterdi. Türkiye'nin 1990'da 0,579 olarak hesaplanan endeks değeri, geçen yıl 0,806'ya çıkarak toplamda yüzde 39,4'lük artış gösterdi. Türkiye'de 1990-2018 döneminde beklenen yaşam süresi 13,2 yıl, ortalama öğrenim süresi 3,1 yıl ve beklenen öğrenim süresi 7,5 yıl arttı. Ülkede kişi başına brüt milli gelir aynı dönemde yaklaşık yüzde 122,1 yükseldi. İnsani gelişme dağılımındaki eşitsizlikten arındırılmış endekste ise Türkiye'nin değeri boyut endekslerinin dağılımındaki eşitsizliğe bağlı olarak yüzde 16,2'lik bir kayıpla 0,675'e düştü. Çok Yüksek İnsani Gelişme Endeksi değerine sahip ülkelerin eşitsizlik nedeniyle kaybı ortalama yüzde 10,7 olurken, Avrupa ve Orta Asya'da bu oran yüzde 11,7 olarak kaydedildi. Türkiye cinsiyet eşitsizliği endeksinde 66'ncı sırada Raporda, üreme sağlığı, kadının güçlendirilmesi ve ekonomik faaliyetler alanlarında cinsiyete dayalı eşitsizliklere ilişkin bulguların yer aldığı Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği Endeksi de açıklandı. Kadın ve erkek kazanımları arasındaki eşitsizliklerin insani gelişmede yarattığı kaybı ortaya koyan endekse göre, Türkiye, 2018'de 0,305'lik değerle 162 ülke arasında 66'ncı sırada yer aldı. Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/turkiye-insani-gelismede-en-yuksek-kategoride/1667685
Devamını Oku
Standard Post with Image

Fuat Oktay 2020 büyüme hedefini açıkladı!

Oktay, TBMM Genel Kurulunda görüşmelerine başlanılan 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2018 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin sunuş konuşmasını yaptı. Milli iradenin tecelligahı olan TBMM'deki bütçe görüşmelerinin,  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve kabinesinin vizyonunu ortaya koyma ve  millet önünde hesap verme mecrası olarak büyük bir fırsat olduğuna inandıklarını  söyleyen Oktay, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin ikinci, AK Parti  hükümetlerinin 18. bütçesi olan 2020 yılı merkezi yönetim bütçesinin devlete ve  millete hayırlı olmasını diledi. Ekonomide yaşanan dalgalanmalar, yaptırım tehditleri ve bölgesel  belirsizliklerinin, Türkiye'yi hedeflerinden uzaklaştırmadığını aksine  hedeflerine daha sıkı sarılmaya yönelttiğini vurgulayan Oktay, "2020 yılı  bütçesini, toplumumuzun tüm kesimlerini kapsayan sürdürülebilir ekonomik kalkınma  ve toplumsal refah artışı için bir fırsat olarak görüyoruz." dedi. Oktay, 2020 yılı bütçesinin, 11. Kalkınma Planı ile Yeni Ekonomi  Programı'nın hedeflerini merkeze aldığını, 82 milyonun bütçesi olduğunu belirtti. Küresel ekonomik görünüme değinen Oktay, 2020'de küresel büyüme  açısından ılımlı bir toparlanma beklendiğine işaret etti. Küresel ekonominin, ticari ve jeopolitik gerginliklerin yanı sıra  uluslararası ekonomik ve ticari iş birliğinin geleceğine yönelik  belirsizliklerdeki artışın, yatırımcı güvenini ve küresel ticari gelişmeleri  olumsuz etkilediğine dikkati çeken Oktay, bu kapsamda 2018'de küresel büyümenin  yüzde 3,8'den yüzde 3,6'ya gerileyerek ivme kaybettiğini dile getirdi. GELİŞMEKTE OLAN EKONOMİLERDE KÜRESEL TİCARET SAVAŞLARI Oktay, Türkiye'nin de aralarında bulunduğu gelişmekte olan  ekonomilerde küresel ticaret savaşları nedeniyle korumacılık eğilimlerinin  artması, güven ve yatırım ortamının zayıflaması ile Çin'de görülen belirgin  ekonomik yavaşlamanın, 2018'de olduğu gibi 2019'da da sürdüğüne dikkati çekti. Gelişmiş ekonomilerde 2019 ve 2020'de büyüme oranının yüzde 1,7  olmasının beklendiğinin altını çizen Oktay, geride kalan dönem ortalamalarına  göre düşük büyüme beklentisinin, başta ticari gerilimler kaynaklı olmak üzere dış  talebin zayıflamasına bağlı olarak öne çıktığını söyledi. Oktay, güçlü seyreden istihdam gelişmelerine rağmen ABD'nin ticaret  anlaşmazlıkları, büyüme üzerinde baskı oluşturduğunu, ticaret savaşının  etkilerinin birçok sektöre yayıldığını dile getirdi. Avro bölgesinde ekonomik büyümenin, 2018 ortasından itibaren  yavaşladığını ve 2019'un ilk yarısında da zayıf bir performans gösterdiğini  aktaran Oktay, ihracat kanalındaki yavaşlamanın, otomotiv sektörü başta olmak  üzere sanayi üretimine yansıdığını belirtti. Fuat Oktay, sonuç olarak küresel ekonomik büyümenin destekleyici  politikalar ve iktisadi faaliyette beklenen canlanmayla 2020'de 2019'a kıyasla  bir miktar daha yüksek olmasının ve yüzde 3,4'e yükselmesinin tahmin edildiğini  bildirdi. ABD VE ÇİN ARASINDA ARTAN TİCARET TANSİYONU Küresel büyümeyi etkileyen en önemli faktörün, ticaret hacmine yönelik  gelişmeler olduğuna işaret eden Oktay, ABD ve Çin arasında artan ticaret  tansiyonunun olumsuz etkilerinin, küresel ticaret hacmindeki artışı  sınırlandırdığını ve buna bağlı olarak dünyada korumacı politikaların artış  göstermesinin küresel büyüme oranlarını baskıladığını anlattı. ABD Merkez Bankasının (Fed), 2008 sonrasında ilk kez 2019 Temmuz  ayında faiz indirimine gittiğini, eylül ve ekim aylarında da faiz indirimlerine  devam ederek genişletici para politikasını sürdürdüğünü anımsatan Oktay, Fed'in  2020'de de faiz indirimine gidebileceğinin, Avrupa Merkez Bankasının politika  faizlerinin de sıfır seviyelerine yakın kalmaya devam edeceğinin  değerlendirildiğini vurguladı. Oktay, 2018'de işsizlik oranının küresel düzeyde yüzde 5 olarak gerçekleştiğini hatırlatarak, genç işsizliğin yanı sıra eğitim ve gelir düzeylerindeki eşitsizliklere de bağlı olarak işgücü piyasasının gerektirdiği  becerilere uygun yeterli işgücünün olmamasının, küresel iş gücü piyasasının  kronik problemleri arasında öne çıktığını aktardı. PETROL FİYATLARINDAKİ DALGALANMALAR Yılın başlarında petrol piyasalarının arz yönlü olarak baskılandığını  ve fiyatların yukarı yönlü hareket ettiğini belirten Oktay, İran ve Venezuela  yaptırımlarının yanı sıra Libya'da artan çatışmalar ile OPEC ve Rusya başta olmak  üzere OPEC dışı bazı ülkelerin üretim kısıntısı kararını yürürlüğe koyması  sonucunda, Brent petrolün varil fiyatının 70 dolar seviyesini aştığını aktardı. Mayıs ayıyla birlikte ticaret savaşı geriliminin yeniden  tırmanmasının, talep yönlü endişeleri tetikleyerek petrol fiyatlarını aşağı yönlü  baskıladığını anlatan Oktay, ortalama petrol fiyatlarının 2019'da 61,8, 2020'de  ise 60 doların altında olmasının beklendiğini belirtti. Türkiye ekonomisinin, küresel büyüme ve ticarete bağlı dış talepteki  toparlanma beklentisiyle genişletici para politikalarından olumlu etkilenmesinin  beklendiğini ifade eden Oktay, "Küresel finans piyasalarında ortaya çıkabilecek  dalgalanmalar ve petrol fiyatlarında meydana gelebilecek yukarı yönlü hareketler,  Türkiye ekonomisinde cari işlemler dengesi ve enflasyon üzerinde risk  oluşturabilecektir." diye konuştu. Son 17 yılda gerçekleştirilen temel icraat ve hizmetlere değinen  Oktay, "Ekonomideki başarılarımızın arkasında bütçe disiplinindeki istikrarlı  duruşumuz bulunmaktadır." dedi. Oktay, 2002'de yüzde 11,2 olan bütçe açığını 2018 sonunda yüzde 2'ye  indirdiklerinin, böylece vergi gelirlerinin daha etkin harcanabileceği mali  yapıya kavuşulduğunu altını çizdi. Mali alanla büyüme ve istihdamın desteklenmesinin yanı sıra başta  ulaştırma, Ar-Ge, eğitim ve sağlık gibi ekonomik ve sosyal alanlarda büyük  altyapı yatırımlarına imza atarak önemli gelişmeleri gerçekleştirdiklerini  anlatan Oktay, "2003-2018 döneminde yıllık ortalama yüzde 5,6 oranında büyüme  sağlayarak ekonomi genelinde toplamda 9,8 milyon, yıllık ortalama olarak ise  yaklaşık 610 bin yeni istihdam oluşturduk. Ar-Ge harcamalarının milli gelir  içindeki payını 2002'de yüzde 0,51'den 2018'de yüzde 1,03'e yükselttik. Söz  konusu harcama tutarı 2002'de toplamda 1,8 milyar lirayken 2018'de toplam 38,5  milyar liraya çıkmıştır." ifadelerini kullandı. ALT YAPI YATIRIMLARI Başta ulaştırma olmak üzere pek çok alanda önemli alt yapı yatırımları  oluşturduklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, "Bu kapsamda  havalimanı sayımızı 56'ya, bölünmüş yol uzunluğumuzu 2019 Kasım ayı itibarıyla 27  bin 123 kilometreye yükseltirken daha önce kullanımda olmayan hızlı trenlerin  kullanımı için bin 213 kilometrelik hat oluşturduk. Derslik sayısını toplamda 343  binden 721 bine çıkararak ilköğretimde derslik başına düşen öğrenci sayısını  36'dan 24'e indirdik." diye konuştu. Oktay, 10 bin kişiye düşen hastane yatağı sayısını 24,8'den 27,9'a  çıkarırken nitelikli yatak sayısını da 19 binden 145 bine yükselttiklerini  anlatarak, "Sağlık yatırımlarımızın sonucunda bin canlı doğumda bebek ölüm hızını  31,5'den 6,8'e, 100 bin canlı doğumda anne ölüm oranını ise 64'ten 13,6'ya  geriletmiş olduk. Söz konusu kazanımlarımıza imkan tanıyan bütçe disiplinine  yönelik istikrarlı tutumumuzu, büyümeye ve refaha daha fazla destek olmasını  sağlayacak şekilde ortaya koymaktayız." dedi. Türkiye ekonomisine ilişkin gelişmeleri aktaran Oktay, Türkiye'nin son  17 yılda yalnızca ekonomik değil, siyasi anlamda da dünyada ağırlığını  hissettirmeye başladığını ve dünyanın bölgesel güç merkezlerinden biri haline  geldiğini belirtti. Bu durumun Türkiye'nin siyasi ve iktisadi rakiplerinin dikkatinden  kaçmadığını ve Türkiye'nin, yapılan bilinçli hamlelerle çok sayıda iç-dış siyasi  ve iktisadi şoklarla karşı karşıya kaldığını ifade eden Oktay, bunların son  örneğinin, 2018 Ağustos ayında başlayan spekülatif kur saldırıları olduğunu  hatırlattı. "2020 YILI BÜYÜME HEDEFİMİZ YÜZDE 5 OLARAK BELİRLENDİ" Hükümetin, Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde her türlü açık tehdit ve  baskıya rağmen kararlı tutumuyla saldırılara boyun eğilmediğini ve alınan  tedbirlerle bu şokların etkisiz hale getirildiğini belirten Oktay, "Şokların  neticesinde yükselen enflasyonla oldukça kararlı bir mücadele ortaya konulmuş,  halkımızın desteği alınarak beklentiler iyi yönetilmiş ve enflasyonda belirgin  bir düşüş gerçekleştirilerek fiyat artışında katılaşmanın önüne geçilmiştir."  dedi. Mali disiplinden taviz vermeden vergi indirimleri, istihdam teşvikleri  ve kredi programlarıyla ekonomik büyümenin desteklendiğini vurgulayan Oktay,  uygulanan dış ticaret politikaları ve alınan tedbirlerle, ithalatın  kompozisyonunun ihracatı destekleyecek şekilde değişmeye başladığını, turizm  gelirlerinin desteğiyle cari işlemler fazlası veren bir ekonomiye doğru önemli  adımlar atıldığını söyledi. Yeni Ekonomi Programı'nda öngörülen para ve maliye politikalarının,  koordineli şekilde uygulanmayı sürdürüleceğini ifade eden Oktay, "Yargı reformu  stratejisi ve vergi reformu gibi temel alanlarda öngörülebilirliği güçlendirecek  adımlarla ekonomide yapısal dönüşüm, enflasyonu daha da aşağıya çekerken  ekonominin sürdürülebilir bir büyüme patikasına oturmasına da yardımcı olacaktır.  Bu kapsamda 2020 yılı büyüme hedefimiz yüzde 5 olarak belirlenmiştir." diye konuştu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, iş gücü piyasasına yönelik yapısal adımlar atılacağını, bu kapsamda iş gücü piyasası deneme ve denkleştirme süresi ve kısmi süreli çalışma konularının taraflar arasında mutabakatla esnekleştirilmesinin öngörüldüğünü belirtti. Oktay, TBMM Genel Kurulunda görüşmelerine başlanılan 2020 Yılı Merkezi  Bütçe Kanunu Teklifi ile 2018 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin  sunuş konuşmasında, döviz kurlarındaki yükselme sonucu oluşan maliyet baskısı ve  fiyatlama davranışlarında ortaya çıkan bozulma neticesinde 12 aylık tüketici  enflasyonunun ekimde yüzde 25,2 seviyesine ulaştığını söyledi. Para ve maliye politikaları arasındaki güçlü koordinasyon, petrol ve  diğer emtia fiyatlarındaki aşağı yönlü hareketin, kamu fiyatlama mekanizmalarıyla  kur kaynaklı fiyat dalgalanmalarının tüketici enflasyonu üzerindeki etkisinin  yumuşatılması ve enflasyonla mücadele çerçevesinde gösterilen toplumsal destek  neticesinde enflasyonun düşüş eğilimine girdiğini belirten Oktay, bu çerçevede  tüketici enflasyonunun, 2018 sonunda Yeni Ekonomi Programı tahminleriyle uyumlu  olarak yüzde 20,3 seviyesine ve 2019 Kasım ayı itibarıyla da yüzde 10,56  seviyesine gerilediğini ifade etti. Oktay, 2019 yıl sonunda TÜFE'nin Yeni Ekonomi Programı (YEP) hedefi  olan yüzde 12 seviyesinin altında gerçekleşmesinin öngörüldüğünü anımsattı. YEP'te öngörülen politikaların hayata geçirilmesiyle enflasyonun  kalıcı olarak düşük, tek haneli seviyelere indirilmesinin temel hedefleri  olduğuna işaret eden Oktay, bu çerçevede enflasyonun 2020 yılında yüzde 8,5'e,  2022 yılında ise yüzde 4,9'a düşmesinin beklendiğini de vurguladı. İhracatın, AB ekonomisindeki yavaşlamadan olumsuz etkilense de 2018'de  genel ticaret sistemine göre 176,9 milyar dolara yükseldiğine dikkati çeken  Oktay, yıllık ihracatın bu yıl sonunda 180 milyar doları aşmasını, 2020 yılı  ihracat hedefinin ise 190 milyar dolar olduğunu bildirdi. Oktay, bu yıl sonunda seyahat gelirlerinin 29 milyar dolara  ulaşılacağını tahmin ettiklerine dikkati çekerek, "Bu çerçevede turizmdeki  canlanmanın sürmesini beklediğimiz 2020 yılında da seyahat gelirleri hedefimizi  34,3 milyar dolar olarak öngörmekteyiz." diye konuştu. "YÜKSEK KATMA DEĞERLİ ÜRÜN İHRACATININ ARTIRILMASINI BEKLİYORUZ" Oktay, cari işlemler dengesinin YEP'te öngörüldüğü şekliyle 2020  yılında makul düzeylerde bir açık vermesinin beklendiğini dile getirdi. Enflasyondaki gerilemeyle birlikte risk primlerindeki düşüş ve  kaliteli sermaye girişleri için ortamın elverişli hale gelmesinin dış finansmanın  temel belirleyicisi olacağına işaret eden Oktay, bu kapsamda cari işlemler  açığının GSYH'ye oranının 2020 yılında yüzde -1,2 olarak gerçekleşmesinin  öngörüldüğünü anlattı. Oktay, üretimdeki dönüşüme bağlı olarak yüksek katma değerli ürün  ihracatının artırılmasını beklediklerini, bu durumun aynı zamanda yerlileştirme  yoluyla ithalata olan bağımlılığın azaltılmasıyla da destekleneceğini vurguladı. Seyahat gelirlerinin de önemli derecede artmasıyla cari işlemler  dengesinde kalıcı iyileşme sağlanacağına işaret eden Oktay, bu sayede dış  finansman ihtiyacının azalacağını, dengeli ve sürdürülebilir büyüme eğiliminin  korunacağını belirtti. Fuat Oktay, Türkiye'nin gelecek dönemde de yeni nesil uygulamalarla  hızlı ve kolay ticaretin adresi, bölgesinde güvenli bir liman olmaya devam  edeceğinin altını çizdi. Geçen yıl yaklaşık 550 bin kişilik ilave istihdamla işsizlik oranının  yüzde 11 seviyesinde gerçekleştiğini anlatan Oktay, büyümedeki gelişmelerin  istihdama da yansıdığını, işgücü piyasasının ekonomideki büyüme yönünden  etkilendiğini ve 2018'in ikinci yarısında başlayan ekonomik yavaşlama neticesinde  işsizlik oranının bu yıl sonunda yüzde 12,9 olarak gerçekleşmesinin öngörüldüğünü  söyledi. "3 YILDA İSTİHDAM 3,2 MİLYON KİŞİ ARTIRILACAK" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, 2020 yılında hedeflenen yüzde 5'lik  büyümeyle iktisadi faaliyette toparlanma ve bunun sonucunda işgücüne katılım ve  istihdam oranlarında iyileşme öngörüldüğünü belirtti. Oktay, "İstihdama yönelik olarak iktisadi güven ortamının güçlenmesi  sonucunda ertelenmiş yatırımların hayata geçirilmesi ve üretimdeki artışla  birlikte istihdam teşviklerinin etkili bir biçimde uygulanmaya devam edecektir.  Ayrıca işgücü piyasasına yönelik yapısal adımlar atılacaktır. Bu çerçevede,  işgücü piyasası deneme ve denkleştirme süresi ve kısmi süreli çalışma konularının  taraflar arasında mutabakatla esnekleştirilmesi öngörülmektedir." şeklinde  konuştu. Kadın istihdamı için 2020'de de güçlü bir destek paketinin hayata  geçirileceğini anlatan Oktay, kadınların çalışma hayatına girişini  kolaylaştıracak ve kadın istihdamını yükseltecek esnek çalışma imkanlarının  artırılması, kadın kooperatiflerinin güçlendirilmesi, çocuk bakım hizmetleri ve  ihtiyaca göre belirlenmiş mesleki eğitim programlarının yaygınlaştırılması için  teşvik uygulamalarının artırılarak sürdürüleceğine işaret etti. İstihdam teşviklerinin ihtiyaçlara göre yeniden tasarlanarak hayata  geçirilmesi ve gençlerin iş dünyasının ihtiyaçlarına uygun mesleki eğitim  programlarına dahil edilmesiyle genç işsizliğinin azaltılmasını sağlayacaklarını  belirten Oktay, bu çerçevede 2020 yılında bu yıla göre istihdamın 1 milyon 52 bin  kişi artmasının, işsizlik oranının ise yüzde 11,8’e gerilemesinin beklendiğini,  YEP'e göre de gelecek üç yılda istihdamın 3,2 milyon kişi artırılarak 2022'de  işsizliğin yüzde 9,8'e düşürülmesinin hedeflendiğini kaydetti. "FAİZ ÖDEMELERİNİN BÜTÇE İÇİNDEKİ PAYI AZALTILDI" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, kamu maliyesinde en önemli  kazanımlardan birinin faiz ödemelerinin bütçe içindeki payının azaltıldığını  vurguladı. Faiz harcamalarının bütçe giderleri içerisindeki payı, 2002'de yüzde  43,2 iken, 2020 yılı bütçesinde bu oranın yüzde 12,7 seviyesinde kalmasının  öngörüldüğünü dile getiren Oktay, bu çerçevede oluşturdukları mali alanla  vatandaşlara hizmet olarak ayrılan kaynakların miktarının önemli ölçüde  artırıldığına dikkati çekti. Oktay, vergi gelirleriyle faiz giderleri karşılaştırıldığında da  benzer bir görünümün ortaya çıktığına işaret ederek, şöyle konuştu: "2002'de toplanan her 100 liralık verginin 85,7 lirası faiz  harcamalarına giderken, 2020 bütçesinde yalnızca 17,7 lirasının faiz  harcamalarına ayrılacağı tahmin edilmektedir. Kamu maliyesinin bir diğer önemli  kazanımı ise borç stokunda ciddi oranda bir düşüşün sağlanmasıdır. 2000'li  yılların başında Gayri Safi Yurtiçi Hasıla içindeki payı yüzde 76,1 seviyesinde  bulunan AB tanımlı borç stoku seviyesi 2019 yılı ikinci çeyreği itibarıyla yüzde  32,2 seviyesindedir. Avrupa İstatistik Ofisi verilerine göre, aynı dönemde 28 AB  üyesi ülkenin borç stokunun Gayri Safi Yurtiçi Hasılaya oranı yüzde 80,5  düzeyindedir. 2019 Ekim ayı IMF Küresel Ekonomik Görünüm Raporu'na göre söz konusu  oran gelişmiş ülkeler için yüzde 103,1; gelişmekte olan ülkeler için ise yüzde  53,3 seviyesinde bulunmaktadır. Yüzde 32,2 ile borç stokumuzun düşük seviyelerde  bulunması maliye politikamızın işlevselliğini önemli ölçüde arttırmıştır. 2019  yılında yüzde 32,8 olması beklenen AB tanımlı genel yönetim borç stokunun Gayri  Safi Yurtiçi Hasılaya oranının 2020 yılı itibarıyla yüzde 33,2 ve Yeni Ekonomi  Programı dönemi sonunda ise yüzde 32,3 seviyesine gelmesini hedefliyoruz." "YEREL YÖNETİMLERİN ÖZ GELİRLERİNİN ARTIRILMASI DA ÖNGÖRÜLÜYOR" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, 11. Kalkınma Planı'na da değinerek,  Planda verimlilik odağında sanayi sektörünün itici güç rolünü üstlendiği,  ihracata dayalı istikrarlı bir büyüme modeli çerçevesinde hedeflerin  belirlendiğini anlattı. Belirlenen büyüme modelinde bir taraftan yatırımların üretken alanlara  yönlendirilmesinin, diğer taraftan yurt içi tasarrufların artırılmasının  amaçlandığını, bu kapsamda plan dönemi sonunda yurt içi tasarrufların milli  gelire oranının yüzde 30'un üzerine çıkarılmasını hedeflediklerini belirten  Oktay, Kalkınma Planı'nda yurt içi tasarrufların artırılması için hane halkı ve  firmaların tasarrufa özendirilmesinin yanında kamu tasarruflarının artırılmasının  ve bu tasarrufların ekonominin verimli alanlarındaki yatırımlara  yönlendirilmesinin öngörüldüğünü söyledi. Fuat Oktay, planda öngörülen büyümeyi destekleyici maliye  politikalarının hayata geçirilebilmesi için program bütçe sistemine geçilmesinin  yanı sıra maliye politikasının etkinliğini artırmak için harcamaların gözden  geçirildiğini anlatarak şöyle konuştu: "Buna ek olarak vergi adaletini güçlendirecek ve vergi tabanını  genişletecek revizyonların yanı sıra yerel yönetimlerin öz gelirlerinin  artırılması da öngörülmektedir. Ayrıca, sosyal güvenlik sisteminin  güçlendirilmesi için kayıtlı istihdamın artırılması, sistemin kapsadığı nüfusun  genişletilmesi ve prim tahsilatlarının artırılması sağlanarak emeklilik ve sağlık  harcamalarının kamu maliyesi üzerindeki baskısının kontrol altında tutulması  hedeflenmektedir." "EKONOMİDE KAYIT DIŞILIĞIN AZALTILMASINI HEDEFLİYORUZ" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, 2018 Ağustos'unda yaşanan kur şokundan  sonra uygulanan maliye politikalarının iktisadi faaliyetin yanı sıra cari açık ve  enflasyonla mücadeleyi desteklediğine işaret etti. Uygulanan etkin bütçe politikaları sayesinde 2018 yılında merkezi  yönetim bütçe açığının Gayri Safi Yurtiçi Hasılaya oranının yüzde 2 gibi makul  bir seviyede gerçekleştiğini hatırlatan Oktay, şunları kaydetti: "2020-2022 döneminde de mali disiplini kararlılıkla sürdüreceğiz. Bu  kapsamda, bütçenin gelir performansının yükseltilmesine yönelik; sürekli gelir  kaynakları ile vergi tahsilatında etkinliğin artırılması ve ekonomide kayıt  dışılığın azaltılmasını hedefliyoruz. Kaynakların verimli kullanılmasını ve  belirlenen alanlarda tasarrufların artırılmasını sağlayacak yapısal  değişiklikleri hayata geçireceğiz. Böylece kamu borçluluğu düşük düzeylerde  tutulacaktır. Yeni Ekonomi Programı'nın kapsadığı önümüzdeki üç yıllık dönemde de  bütçe açığının Gayri Safi Yurtiçi Hasılaya oranının yüzde 3'ün altında kalmasını  hedefliyoruz."   Geçen yıl bütçe giderlerinin 830,8 milyar, bütçe gelirlerinin 758  milyar lira olduğunu belirten Oktay, bütçe açığının 72,8 milyar, faiz dışı  fazlanın 1,1 milyar lira olarak gerçekleştiğini anlattı. 2018 yılı bütçe giderlerinin, bütçe başlangıç tahminine göre yüzde  10,8, yıl sonu gerçekleşme tahminine göre yüzde 1 arttığını dile getiren Oktay,  buna karşın bütçe gelirlerinin bütçe başlangıç tahminine göre yüzde 8,1, yıl sonu  gerçekleşme tahminine göre yüzde 1,1 arttığı bilgisini verdi. Oktay, "2018  yılında 72,8 milyar lira olarak gerçekleşen bütçe açığı başlangıçta öngörülen  açığın 6,9 milyar lira üzerinde, yıl sonu gerçekleşme tahmini ise 0,7 milyar lira  üzerinde gerçekleşmiştir." dedi. "BU YIL SONUNDA BÜTÇE AÇIĞININ 125 MİLYAR LİRA OLMASINI BEKLİYORUZ" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, 2019 yılı merkezi yönetim bütçe  gerçekleşmelerine ilişkin yıl sonu beklentilerine de değindi. Bu yıl merkezi yönetim bütçe giderlerinin 992,4 milyar, merkezi yönetim bütçe gelirlerinin ise 867,4 milyar lira olmasının öngörüldüğünü  vurgulayan Oktay, bu yıl sonunda bütçe açığının 125 milyar lira, faiz dışı açığın  21,9 milyar lira olarak gerçekleşmesini beklediklerini ifade etti. Fuat Oktay, 2019 yıl sonu bütçe açığının 125 milyar lira ile bütçe  başlangıç hedefinin 44,4 milyar lira üzerinde gerçekleşeceğini beklediklerini  aktararak, şöyle devam etti: "Bu açığın milli gelire oranının ise yüzde 2,9 olacağını  öngörmekteyiz. Bütçe giderlerinin detaylarına bakacak olursak, 2019 yılında  personel giderlerinin 250,7 milyar lira, sosyal güvenlik kurumlarına devlet primi  giderlerinin 43,7 milyar lira, mal ve hizmet alım giderlerinin 78,4 milyar lira,  cari transferlerin 397,1 milyar lira, sermaye giderlerinin 75,3 milyar lira,   sermaye transferlerinin 15,3 milyar lira, borç verme giderlerinin 28,8 milyar  lira, faiz giderlerinin 103,1 milyar lira olarak gerçekleşmesini beklemekteyiz." Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, 2019 yılında vergi gelirlerinin  yaklaşık 668 milyar lira, vergi dışı gelirlerin ise yaklaşık 200 milyar lira  olacağını öngördüklerini söyledi. 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nde bütçe giderlerinin  1 trilyon 95,5 milyar, faiz hariç giderlerin 956,5 milyar, bütçe gelirlerinin  956,6 milyar lira olduğunu belirten Oktay, gelecek yılın bütçesinde vergi  gelirlerinin 784,6 milyar lira, bütçe açığının 138,9 milyar lira olarak  öngörüldüğünü bildirdi. Oktay, 2020 bütçesinde personel giderlerinin 282,5 milyar, sosyal  güvenlik kurumlarına devlet primi giderlerinin 48,1 milyar, mal ve hizmet alım  giderlerinin 75,6 milyar, cari transferlerin 451,1 milyar, sermaye giderlerinin  56,6 milyar, sermaye transferlerinin 6,8 milyar, borç verme giderlerinin 27,1  milyar, yedek ödeneklerin 8,8 milyar, faiz giderlerinin 138,9 milyar lira olduğu  bilgisini verdi. Fuat Oktay, 2020 Yılında Merkezi Yönetim Bütçe gelirlerinin 2019 yılı  gelir hedefine göre yüzde 10,3 artışla 956,6 milyar lira, vergi gelirlerinin  yüzde 17,5 oranında yükselerek 784,6 milyar liraya çıkmasının öngörüldüğünü,  ayrıca vergi dışı gelirlerin 172 milyar liraya ulaşacağının tahmin edildiğini  dile getirdi. Bütçelerin ekonomideki gelişmelere göre şekillendirdikleri maliye  politikalarının bir yansıması olduğunun altını çizen Oktay, bu çerçevede 2020  yılı bütçesinin, ekonomide öngörülen "dengelenme", "disiplin" ve "değişim"  yaklaşımına uygun hazırlandığını vurguladı. Ekonomide dengelenme çerçevesinde elde ettikleri kazanımların  geliştirilmesi, üretim ve verimlilik odaklı sürdürülebilir büyüme ile adaletli  paylaşımın tesisinin 2020 yılı bütçenin temel amacı olduğunu vurgulayan Oktay,  sözlerini şöyle sürdürdü: "2020 yılı bütçesi, önceki 17 bütçemizde olduğu gibi bir hizmet  bütçesi olacaktır. Faiz ödemelerinin bütçe içindeki payı azalırken vatandaşa  hizmet olarak gidecek ödemelerin payının artması sağlanacaktır. Bütçedeki  kaynaklarımız, vatandaşlarımızın ihtiyaç duyduğu hizmetlerin karşılanmasında  kullanılacaktır. Yeni Ekonomi Programında öngördüğümüz üzere bütçenin sağlam ve  sürdürülebilir gelirlere dayanması, toplanan gelirlerin ise vatandaşlarımıza  hizmeti esas alan bir anlayışla kullanılması en temel önceliğimiz olacaktır." "EĞİTİMİN YAYGIN VE ERİŞİLEBİLİR OLMASINDA ÖNEMLİ İLERLEMELER SAĞLANDI" Oktay, Türkiye'nin beşeri kapasitesinin güçlenmesine yönelik tüm  kademelerde kapsayıcı ve kaliteli eğitim hamlesiyle bilgiyi ekonomik ve sosyal  faydaya dönüştüren, teknoloji kullanımına ve üretime yatkın, nitelikli ve mutlu  bireylerin yetiştirilmesinin her zaman temel önceliklerini olduğunu ifade etti. AK Parti hükümetleri döneminde temel kamu hizmeti olarak görülen  eğitim hizmetlerinin yaygın ve erişilebilir olması doğrultusunda önemli  ilerlemeler sağlandığına işaret eden Oktay, bu çerçevede öğretmen sayılarının  artırıldığını, başta kız çocukları ve dezavantajlı öğrenciler olmak üzere  eğitimin tüm kademelerinde okullaşma oranlarında artış sağlandığını ve derslik  başına düşen öğrenci sayısının önemli ölçüde azaltıldığını dile getirdi. Eğitime ilişkin hareket noktalarının, "güçlü öğretmen, güçlü gelecek"  olduğunu belirten Oktay, eğitim, kendileri için her zaman bir ülke ve millet  ödevi olduğunu söyledi. Oktay, "2020 yılı bütçemizde de eğitime her zamanki gibi  büyük önem veriyoruz. Eğitime ayırdığımız bütçe kaynaklarını, 2020 yılında 176,1  milyar liraya çıkarıyoruz. Böylelikle bütçe giderlerinin yaklaşık yüzde 16,1'ini  tek başına eğitime ayırıyoruz." ifadesini kullandı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, bütçede eğitimin her kademesinde  niteliğin artırılmasına yönelik; tekli eğitime geçilmesi, okul öncesi eğitimin  yaygınlaştırılması, mesleki ve teknik eğitim atölye ve laboratuvarlarının  modernizasyonu, tasarım ve beceri atölyelerinin kurulması, öğretmenlerin mesleki  gelişimlerinin desteklenmesine yönelik yapacakları yatırımların, 2020 yılında ön  plana çıkacağını vurguladı. Buna ilaveten, 2020 yılı bütçesinden öğrencilere doğrudan nakdi ve  ayni olarak önemli destekler sağlamayı sürdürdüğünü, bu kapsamda tahsis edilen  ödenek tutarının 26,4 milyar lira olduğunu anlatan Oktay, şöyle konuştu: "2 milyon öğrencimizin faydalandığı burs ve öğrenim kredisi için 12,5  milyar lira, 1 milyon 315 bin öğrencimizin faydalandığı taşımalı eğitim ve yemek  yardım programı için 4,5 milyar lira, 403 bin engelli evladımızın faydalanacağı  eğitim programları için yaklaşık 3,7 milyar lira, öğrencilerimize destekleme ve  yetiştirme kursu çerçevesinde 1,8 milyar lira, özel okullara giden yaklaşık 160  bin öğrencimize eğitim öğretim desteği kapsamında 804 milyon lira, pansiyonlarda  barınan 353 bin öğrencimize barınma desteği olarak 1,2 milyar lira,  üniversitelerde harcı kaldırmamız sonucunda 2 milyon 186 bin üniversite öğrencisi  için üniversitelerimize 602 milyon lira, ücretsiz kitap desteği kapsamında 1,3  milyar lira destek verilecektir." "YATIRIMLARA 64,1 MİLYAR LİRA KAYNAK AYIRIYORUZ" Sağlıklı nesillerin yetişmesi için sağlık alanındaki harcamaları da  yıllara sari olarak yükselttiklerini belirten Oktay, "Sağlığa 2020 yılı  bütçesinde 188,6 milyar lira kaynak ayıracağız. Böylece, 2002 yılında yüzde 11,3  olan sağlık harcamalarının bütçe içerisindeki payını 2020 yılında yüzde 17,2'ye  çıkarıyoruz." dedi. Oktay, 2020 yılında tedavi harcamaları için 98,4 milyar lira, ilaç  harcamaları için 47,3 milyar lira, aile hekimliği için 10,5 milyar lira kaynak  ayrılacağını bildirdi. Özel sektörün yenilikçi ve üretken yatırımlarını teşvik edecek altyapı  yatırımlarını desteklemeye devam edeceklerini, bu çerçevede, 2020 yılında merkezi  yönetim bütçesinden yatırımlara 64,1 milyar lira kaynak ayırdıklarını belirten  Oktay, "Yerel yönetimlere verdiğimiz önem doğrultusunda iktidarımız döneminde  yerel yönetimlere bütçeden ayrılan kaynak miktarı da artırılmıştır. Bu kapsamda  büyükşehir ve diğer belediyelerimiz ile il özel idarelerimize ayırdığımız kaynağı  2019 yılı bütçesine göre yüzde 18,2 artırarak 97,3 milyar lira seviyesine  ulaştırıyoruz." diye konuştu. Oktay, köylerin altyapısını güçlendirmek amacıyla oluşturdukları  KÖYDES projesi için 1,5 milyar lira, belediyelerin su ve kanalizasyon  altyapılarını güçlendirmek amacıyla oluşturdukları SUKAP projesi için 837 milyon  lira, sokak aydınlatmaları için 2,4 milyar lira kaynak ayırdıklarını dile  getirdi. Bütçede sosyal harcamalar için ayrılan kaynak miktarını 69,5 milyar  liraya çıkardıklarını bildiren Oktay, bu tutarın 2020 yılı bütçesinin yüzde  6,3'üne denk geldiğini, 2002 yılında bu oran yüzde 1,3 ve ayrılan kaynağın ise  sadece 1,6 milyar lira olduğunu söyledi. Ödeme gücü olmayan vatandaşların sağlık giderlerini karşılamak  amacıyla 13,4 milyar lira ayırdıklarını ifade eden Oktay, 65 yaş üstü yaşlılar,  bakıma ihtiyacı olan engelli vatandaşlar ve engelli vatandaşların yakınlarına  bağlanan aylıklar kapsamında 11,6 milyar lira, engelli vatandaşların evde  bakımına destek amacıyla 9,4 milyar lira, yoksul ailelere elektrik tüketim  desteği kapsamında 1,8 milyar lira, ekonomik yoksunluk içinde olan çocuk ve  gençlerin aileleri yanında yetişmelerine imkan sağlayan sosyal ve ekonomik destek  ödemeleri için 1,6 milyar lira kaynak ayırdıkları bilgisini verdi. "KADININ KONUMUNUN GÜÇLENDİRİLMESİ, TEMEL POLİTİKALARIMIZDAN BİRİDİR" "Kadının konumunun güçlendirilmesi, temel politikalarımızdan biridir."  diyen Oktay, bu kapsamda eğitim, sağlık, ekonomi, karar alma mekanizmalarına  katılım temel eksenleri üzerine inşa edilen Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi  ve Eylem Planı'nı uygulamaya devam ettiklerini vurguladı. Oktay, şöyle devam etti: "Kadın girişimciliğini geliştirmeye yönelik olarak kadın  kooperatifçiliğini destekleme konusunda yeni adımlar atıyoruz. 81 ilimizde kadın  kooperatifçiliği çalışma grupları oluşturduk. Teşvik ve desteklerimizin de  etkisiyle, 2023 yılında kadın istihdam oranını yüzde 34'e; kadın işgücüne katılım  oranını ise yüzde 38,5'e yükseltmeyi hedefliyoruz. Kadına yönelik şiddete karşı mücadelemizi 'sıfır tolerans' anlayışıyla  sürdürüyoruz. Bu çerçevede, 'Mercan Seferberliği'ni başlatarak Aile, Çalışma ve  Sosyal Hizmetler, Adalet, İçişleri, Milli Eğitim, Sağlık Bakanlıklarımız ve  Diyanet İşleri Başkanlığımız bir araya gelerek 2020-2021 Koordinasyon Planımızı  hazırlamıştır. 81 ilde hizmete açtığımız Şiddeti Önleme ve İzleme Merkezlerinden  bugüne kadar toplamda 514 bin kişi yararlanmıştır." Gençlerin, serbest zamanlarının değerlendirilmesi,  kişisel ve sosyal  gelişiminin desteklenmesi, zararlı alışkanlıklardan korunması ve karar alma  süreçlerine aktif katılımlarına imkan sağlanmasına yönelik çalışmaların aralıksız  devam ettiğinin altını çizen Oktay, "Gençlerimize bağımlılığın her türüyle  mücadele hakkında seminer ve eğitimler verilmekte, bağımlılıkla mücadele  konusunda projeler desteklenmektedir. Üniversite öğrencilerimizin ekonomik olarak  desteklenmesi ve modern ortamlarda barındırılması ile sağlıklı ve dengeli  beslenmelerinin sağlanması için çalışmalarımız sürdürülmektedir." şeklinde  konuştu. Spor alanında ise stadyumlar, yüzme havuzları, gençlik merkezleri,  spor salonları, atletizm pistleri ve benzeri gençlik ve spor tesislerinin yapımı  ve mevcut tesislerin modernizasyonlarının gerçekleştirildiğini anımsatan Oktay,  "Yatırım programında bulunan 37 adet stadyum, 294 adet spor salonu ve 79 adet  yüzme havuzu olmak üzere 1220 adet gençlik ve spor tesisi projesinden 962 tanesi  tamamlanarak hizmete sunulmuştur." dedi. TARIMSAL DESTEKTE YÜZDE 36,7 ARTIŞ Tarım ve orman alanının, her zaman önem verilen alanların başında  geldiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, şunları kaydetti: "Üreticimizin en önemli sorunu olan mazot kullanımını azaltarak yüzde  90'a varan tasarruf sağlayan, yüzde yüz yerli ve çevreci Elektrikli Traktör  prototipini geliştirdik. Buna benzer çalışmalarımızı artıracağız. 2020 yılında  bütçemizden tarım ve ormana ayırdığımız kaynağı 40,3 milyar liraya çıkartıyoruz.  Bu kapsamda, tarımsal destek programları için 22 milyar lira, tarım sektörü  yatırım ödenekleri için 5,1 milyar lira, tarımsal kredi sübvansiyonu, müdahale  alımları, tarımsal KİT'lerin finansmanı ve ihracat destekleri için 6,3 milyar  lira kaynak ayırıyoruz. Tarımsal destek programları için ayırdığımız kaynağı 2019  yılı ödeneklerine göre yüzde 36,7 oranında artırarak 22 milyar liraya  çıkarmaktayız." Türkiye'de artan enerji talebinin sorunsuz karşılanması amacıyla,  milli kaynakların öncelikli kullanılması hususuna dikkat ederek tüm enerji  kaynaklarını milletin hizmetine sunmak için çalışmaların aralıksız sürdüğünü  belirten Oktay, bu kapsamda, enerjinin yüksek verimle kullanılması, arz  güvenliğinin tahkim edilmesi ve cari açığın azaltılmasına katkı sağlanması  amacıyla yerli ve yenilenebilir kaynakları azami ölçüde değerlendirdiklerini  söyledi. Oktay, "Hazar'dan İtalya'ya uzanan TANAP ile Asya'yı Avrupa'ya  bağlayarak bölgede enerji üssü olma yönündeki iddiamızı gerçekleştirmeye devam  etmekteyiz. Ülkemize ve Avrupa'ya doğal gaz arz edecek TürkAkım projesinin de  inşaat ve imalatı tamamlanmıştır." diye konuştu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, Fatih ve Yavuz gemilerinin, Doğu  Akdeniz'deki sondaj faaliyetlerine devam ettiğini kaydederek, "Milli gemilerimiz  ile 2020 yılı içerisinde 5 kuyu daha açarak petrol ve doğal gaz arama  faaliyetlerinde aktif bir strateji izlemeye devam edeceğiz." ifadesini kullandı.   Oktay, TBMM Genel Kurulunda görüşmelerine başlanılan 2020 Yılı Merkezi Bütçe Kanun Teklifi ile 2018 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu'nun sunuş konuşmasında, "Reel kesim destekleri için bütçemizden 44,5 milyar lira kaynak ayırmaktayız. Böylece son iki yıl içinde önemli ölçüde arttırdığımız reel sektör desteklerine 2020 yılında da devam ederek özel sektör aracılığıyla büyüme  stratejimizi sürdürmekteyiz." dedi. İşletmelerin 2020 yılında sosyal güvenlik kurumuna ödenmesi gereken  25,3 milyar lira tutarındaki işveren priminin bütçeden karşılanacağını bildiren  Oktay, Hazine destekli kefaletle sağlanan krediler çerçevesinde 2020 yılı  bütçesinde 5 milyar lira kaynak ayrıldığını söyledi. "İhracatçımızın rekabetçi gücünü artırmak amacıyla bütçeden ihracat  destekleri kapsamında 3,8 milyar lira harcamayı hedeflemekteyiz." ifadelerini  kullanan Oktay, Ziraat Bankası aracılığıyla tarımsal kredilere verilen faiz  destek tutarını yaklaşık yüzde 23 artırarak 4,2 milyar liraya çıkaracaklarını  belirtti. "KOSGEB BÜTÇESİNE 1,4 MİLYAR LİRA" Oktay, Halk Bankası aracılığıyla 2020 yılında kullandırılacak esnaf  kredileri için faiz desteği olarak 2,2 milyar, KOSGEB bütçesine ise 1,4 milyar  lira kaynak ayıracaklarını dile getirdi. Oktay, 2020 yılı bütçesinden Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı  aracılığıyla kullandırılmak üzere teşvik ödemeleri kapsamında 1 milyar lira  kaynak ayırdıklarını belirterek, "Bütçemizden başta TÜBİTAK olmak üzere kamu ve  özel sektör Ar-Ge harcamalarına destek sağlarken, diğer taraftan vergi ve diğer  mevzuat düzenlemeleri vasıtasıyla özel sektör Ar-Ge yatırımları için önemli katkı  veriyoruz. Bu amaçlarla 2020 yılı bütçemizde yaklaşık 5,5 milyar lira kaynak  ayırmaktayız." ifadelerini kullandı. Dijital Türkiye Platformu üzerinde 9 Aralık 2019  itibarıyla 44  milyondan fazla kullanıcı sayısına erişildiğini,  638 kurum ve kuruluşa ait  toplam 5 bin 115 hizmet sunulduğunu kaydeden Oktay, sıfır belge politikası  çalışmaları kapsamında toplam 111 adet sürecin sadeleştirildiğini, hizmet başına  düşen ortalama belge sayısının 3,8 iken yapılan çalışmalar neticesinde talep  edilen ortalama belge sayısının 0,34'e düşürüldüğünü, hedeflerinin bunu sıfıra  indirmek olduğunu söyledi. "DEVLET KATKISI TUTARI 25,6 MİLYAR LİRAYA ULAŞACAK" Oktay, 2020 yılında Bireysel Emeklilik Sistemi kapsamında bütçeden  aktarılacak devlet katkısı tutarının 5,1 milyar liraya ulaşmasını öngördüklerini,  böylece 2020 yılı sonunda bütçeden karşılanan toplam devlet katkısı tutarının  25,6 milyar lira olacağını kaydetti. Oktay, 2002-2019 Ekim döneminde kamu görevlilerinin aylık ve  ücretlerinde enflasyonun oldukça üzerinde artış sağladıklarını belirterek,  konuşmasına şöyle devam etti: "Aile yardımı ödeneği dahil en düşük memur maaşı 2002 Aralık ayında  392 lira iken 2019 Ekim ayında 3 bin 707 liraya çıkarıldı, artış oranı yüzde  846'ya ulaştı. Aile yardımı ödeneği dahil ortalama memur maaşı 2002 Aralık ayında  578 lira iken 2019 Ekim ayında 4 bin 483 liraya çıkarıldı, artış oranı yüzde  676'ya ulaştı. Muhtar aylığı 2002 Aralık ayında 97 lira iken 2019 Ekim ayında 2  bin 027 liraya çıkarıldı, artış yüzde bin 982'ye ulaştı. Güvenlik korucularının  ücretleri 2002 Aralık ayında 236 lira iken 2019 Ekim ayında 2 bin 162 liraya  çıkarıldı, artış yüzde 815'e ulaştı." "BİRİNCİ YARGI PAKETİYLE BİRÇOK YENİLİK GETİRİLDİ" Yargı Reformu Strateji Belgesi'nin 30 Mayıs'ta Cumhurbaşkanı Recep  Tayyip Erdoğan tarafından açıklandığını hatırlatan Oktay, belgenin, toplumsal  taleplerin karşılanmasını, vatandaşların etkili ve daha kaliteli adalet hizmetini  makul sürede alabilmelerini sağlamak amacıyla katılımcı bir anlayışla  hazırlandığını söyledi. Strateji Belgesi'ne yönelik yoğun toplumsal ilginin, doğru istikamette  olunduğunun göstergesi olduğuna işaret eden Oktay, yasalaşan birinci yargı paketi  kapsamında birçok yeniliğin getirildiğini vurguladı. İfade özgürlüğünün güvencesinin artırılması, soruşturma aşamasında  tutukluluk sürelerine azami sınır getirilmesi, hukuk mesleklerine giriş sınavının  getirilmesi, yeni muhakeme ve yargılama usullerinin getirilmesi ve avukatlara  hususi damgalı pasaport verilmesinin bu yeniliklerden bazıları olduğunu anlatan  Oktay, "2020 yılında da yeni reform paketleriyle sistemimizi daha güçlü hale  getirmeyi hedeflemekteyiz. Bu konudaki kararlığımız tamdır." diye konuştu. "AÇIK KAPI POLİTİKASI EZBERLERİ BOZDU" Türkiye'nin sahada ve masada güçlü olmaya dayanan girişimci ve insani  dış politikasının milli menfaatlere, bölgenin ve dünyanın barış ve istikrarına,  insanın refah ve huzuruna odaklanan bir yaklaşımla uygulanmaya devam edeceğini  kaydeden Oktay şöyle konuştu: "Dünya, küresel düzeyde istikrarsızlık, belirsizlik ve ciddi  sınamalarla mücadele halindedir. Böylesi bir ortamda hayata geçirdiğimiz insani  dış politika ve Cumhurbaşkanımızın 'Dünya 5'ten büyüktür' söylemiyle küresel  sistemin çarpıklıklarına Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üzerinden  yönelttiğimiz eleştiriler, dünya çapında yankı bulmuştur. Suriye'de yaşanan  insani krize karşı yürüttüğümüz açık kapı politikası ve dünya mazlumlarına her  şartta kol kanat geriyor olmamız var olan ezberleri bozmuştur. Suriye meselesi,  en hayati dış politika başlıklarından birisi olarak gündemimizdeki yerini  korumaktadır. Ülkemizde bulunan sığınmacıların ülkelerine gönüllü ve güvenli geri  dönüşleri, ancak Suriye'nin yeniden huzura, güvene ve istikrara kavuşmasıyla  mümkündür." "HAREKAT, TERÖR TAMAMIYLA TEMİZLENENE KADAR SÜRECEK" Barış Pınarı Harekatı ile Türkiye'nin güvenlik endişelerinin  giderilmesi, bölge halkının PKK-YPG-PYD ve DEAŞ baskısından kurtarılması ve  Suriyeli sığınmacıların ülkelerine güven içerisinde dönmeleri için uygun ortamın  oluşturulması, Suriye'nin toprak bütünlüğünün muhafazasına katkı verilmesinin  hedeflendiğinin altını çizen Oktay, "Bu doğrultuda 4 bin  kilometrekareyi  aşkın  alanı bilfiil terörden arındırdık ve sahadaki kararlı duruşumuzu diplomatik  hamlelerle perçinledik. Aynı zamanda ABD ve Rusya ile sağlanan mutabakatlarla  harekatın meşruiyetinin tescil edilmesini ve güvenli bölgenin tanınmasını  sağladık. Barış Pınarı Harekatı bölgesinde terörle mücadelemiz bu alanda terör  tamamıyla temizlenene kadar sürecektir." değerlendirmesinde bulundu. "ÜLKEMİZİN İZLEDİĞİ TAVİZSİZ POLİTİKA" Oktay, "Dış politikada kararlı duruşumuzun bir diğer örneği, Doğu  Akdeniz'de son dönemde tırmanan hidrokarbon kaynaklarının paylaşım sorununa karşı  ülkemizin izlediği tavizsiz politikadır. Bu konudaki kararlılığımızı, etkin  diplomatik girişimlerimiz yanında sahada arama faaliyetlerimiz dahil  uygulamalarımızla da gösteriyoruz." yorumunu yaptı. Oktay şöyle devam etti: "Libya ile imzaladığımız Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına  İlişkin Mutabakat Muhtırası ile karşılıklı iki kıyıyı dostluk köprüsüyle  birbirine bağlamış durumdayız. Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilip Sayın  Cumhurbaşkanımızın onayının ardından Resmi Gazete'de yayımlanan bu anlaşma, dün  itibariyle Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti Başkanlık Konseyi tarafından da  onaylanmıştır. Türkiye ne Kıbrıs'ta ne Ege'de ne de Doğu Akdeniz'deki hak ve  çıkarlarından en küçük bir taviz vermeyecektir. Ülkemiz, bölgede yaşanan  belirsizliklerden yakından etkilenirken Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği ve  NATO gibi kuruluşlar bu süreçte Türkiye'ye karşı üzerlerine düşen  sorumluluklarını ne yazık ki yerine getirmemişlerdir. Tüm bunlara rağmen  Cumhurbaşkanımızın liderliğinde devletimiz 'kendi göbeğini kendi kesmeyi' bilmiş,  uluslararası alanda söz sahibi, güçlü bir aktör haline gelmiştir." "YURT DIŞINA KAÇAN HAİNLER HESAP VERMEKTEN KAÇAMAMAKTADIR" Yurt içinde ve yurt dışında terörle kararlılıkla mücadele ettiklerini  söyleyen Oktay, "Güvenlik güçlerimiz ve silahlı kuvvetlerimizin etkin, caydırıcı  ve saygın nitelikleriyle yurt içinde Kıran ve yurt dışında da Pençe gibi  operasyonları başarıyla sürdürerek terör tehdidini kaynağında yok etmektedir.  Türk milletine ihanet eden FETÖ üyeleri gibi yurt dışına kaçarak kurtulacağını  zanneden hainler de Türk adaletine hesap vermekten kaçamamaktadır. Nerede  olurlarsa olsunlar bulup adalete teslim etmeye devam edeceğiz." dedi. "Artık başka ülkelerin belirlediği çerçevede değil kendi menfaatleri  çerçevesinde hareket eden; hem masada hem sahada kazanan bir Türkiye vardır."  diyen Oktay, Türkiye'nin insan odaklı politikasını sürdüreceğini belirtti. "SAVUNMA VE HAVACILIK İHRACATI 2 MİLYAR 188 MİLYON DOLARA ULAŞTI" Fuat Oktay, milli güvenliğin temini maksadıyla milli savunma sanayinin  gelişiminin ne denli önemli bir mesele olduğunun son yıllarda yapılan yurt içi ve  yurt dışı operasyonlarda kendini bir kez daha gösterdiğini vurgulayarak, son  yıllarda Savunma Sanayii Başkanlığınca yürütülen projelerin güvenlik güçlerinin  her geçen gün gelişimine katma değer sağladığını ifade etti. Savunma sanayi cirosunun 2002 yılında 1 milyar dolar düzeyinde iken  günümüzde 8 milyar 760 milyon dolara ulaştığına dikkati çeken Oktay, dünyanın en  büyük 100 savunma sanayii şirketi arasında bu yıl itibariyle 5 Türk şirketinin  yer aldığını bildirdi. Savunma ve havacılık ihracatının, 2018 yılı sonunda 2 milyar 188  milyon dolara ulaştığını bildiren Oktay, "2019 yılı üçüncü çeyreğinde bir önceki  yıla kıyasla da yüzde 37,7'lik bir artış sağlanan ihracatımızın yıl sonunda rekor  bir düzeyde gerçekleşmesini beklemekteyiz." şeklinde konuştu. Yerli taarruz helikopteri ATAK'ın sayısının 50'yi aştığını, özgün  genel maksat helikopteri GÖKBEY'in de ilk uçuşunu gerçekleştirdiğini anımsatan  Oktay, "ANKA insansız hava aracı hizmete devam ederken, AKINCI taarruzi insansız  hava aracı ise test uçuşlarına başlamıştır. Yüksek faydalı yük kapasiteli  insansız hava aracımız AKSUNGUR ise bu yıl sonu itibarıyla kullanıma hazır hale  gelecektir. Bunların yanında, Milli gemimiz MİLGEM'in dördüncüsü TCG Kınalıada,  yerli gemisavar füzemiz ATMACA silah sistemi entegre edilmiş halde, bu yıl  içerisinde Deniz Kuvvetlerimize teslim edilerek göreve başlamıştır. TCG Anadolu  çıkarma gemimiz ise suya indirilmiştir." ifadelerini kullandı. Savunma sistemleri üzerine çalışmaların da yoğun şekilde devam  ettiğini belirten Oktay, savunma sanayinde yerlileşme ve millileşme hamlesinin  2020 bütçe döneminde de güçlenerek süreceğini kaydetti.   Oktay, TBMM Genel Kurulunda görüşmelerine başlanılan 2020 Yılı Merkezi Bütçe Kanun Teklifi ile 2018 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanun Teklifi'nin sunuş konuşmasında, 2020-2022 döneminde kamu gelir politikalarını büyümenin desteklenmesi, kamu harcamaları için finansman sağlanması, kalkınma ve gelir adaletinin desteklenmesi, ekonomimizin rekabet gücünün artırılması ve yurt içi  tasarruflara katkı sağlanması hedefleri doğrultusunda yürüteceklerini belirtti. "Ağustos 2018'de başlayan spekülatif kur saldırılarına karşılık  hükümetimizin proaktif bir yaklaşımla gelir politikalarıyla ilgili aldığı  tedbirler ekonominin canlanması için hayati rol oynamıştır." diyen Oktay,  bu  uygulamaların başında, akaryakıt ürünlerine yönelik uygulanan tavan fiyat sistemi  olan eşel mobil sisteminin geldiğini ifade etti. Petrol fiyatları veya döviz kurları kaynaklı akaryakıt fiyatlarının  artması durumunda ÖTV tutarının bu artış kadar azaltılması yoluyla pompa satış  fiyatlarını belirli seviyelerde tuttuklarını hatırlatan Oktay, şöyle devam etti: "Bu politikayla vatandaşlarımız ve üreticiler için fiyat yükünü  azaltmanın yanı sıra belli oranda kamu gelirinden vazgeçerek enflasyonun aşağıya  inme sürecine önemli oranda katkı sağladık. Buna ilaveten, 2019 yılında ekonomik  aktivitenin daha da canlanması için bir yıl süreyle uygulanmak üzere, tapu  harcında yüzde 25 indirim sağladık, konut ve bazı işyerleri alımında KDV'yi yüzde  18'den yüzde 8'e düşürdük. Beyaz eşya alımlarında ÖTV'yi sıfırladık, mobilyada  KDV'yi yüzde 18'den yüzde 8'e düşürdük. Ocak-Haziran dönemi için altı aylık  uygulanmak üzere, otomobil alımlarında yaklaşık yüzde 30 indirim sağladık. Ticari  araç alımlarında KDV'yi yüzde 18'den yüzde 1'e düşürdük." Bütçe disiplininden taviz vermeden belirli vergi indirimleriyle  büyümeyi ve dezenflasyon sürecini desteklendiği gibi, bütçenin gelir  performansını yükseltmek amacıyla kalıcı gelir kaynakları ile vergi tahsilatında  etkinliğin artırılması için çalışmaları devam ettirdiklerini vurgulayan Oktay, bu  çerçevede, kalkınma hedefleriyle uyumlu şekilde ihracat odaklı ve teknoloji  tabanlı bir üretim modeline geçmeyi öngördüklerini söyledi. "YENİ DÜZENLEMELERLE VERGİ TABANINI GENİŞLETECEĞİZ" Bu doğrultuda yüksek katma değerli üretime, nitelikli istihdama ve  ihracata dayalı bir büyüme modeli için 2019 yılında imalat sektörüne yönelik  ilave destekler sağladıklarına işaret eden Oktay, şöyle konuştu: "Önümüzdeki dönemde de ekonomi genelindeki rekabet ve verimliliği  artırmak üzere yüksek katma değerli üretim ve ihracatı artırmak için düzenlemeler  yaparak ekonomide öngördüğümüz yapısal dönüşümün temellerini sağlamlaştıracağız.  Buna yönelik olarak imalat sanayinde finansmana erişim kanallarını artıracağız.  KOBİ’lerden istenen teminat maliyetlerini hafifleteceğiz. Kredi Garanti Fonu  uygulamasını sanayi odaklı olarak geliştireceğiz. Katılım bankacılığı  enstrümanları ve bireysel emeklilik fonlarının sanayi projelerine yatırım  yapmasına yönelik düzenlemeleri uygulamaya koyacağız." Vergisel teşvikleri gelecek dönemde de tüm sosyo-ekonomik etkileriyle  ele alarak, vergi harcaması nitelikli tüm düzenlemeleri gözden geçireceklerini  dile getiren Oktay, mükerrer teşvik ve destekleri sadeleştirip, etkin olmayanları  kademeli olarak kaldıracaklarını bildirdi. Yeni düzenlemelerle vergi tabanını genişletecek, vergide adaleti  pekiştirerek, tahsilatta etkinliği artıracaklarını ifade eden Oktay, vergi  mevzuatının, daha basit ve anlaşılabilir hale getirilmesi amacıyla, mükellef  uyumunu da gözetecek şekilde sadeleştirilmesine yönelik çalışmaları da  kararlılıkla sürdüreceklerinin altını çizdi. Oktay, kayıt dışı ekonominin azaltılması için planlı bir mücadele  yürüterek kayıt dışı istihdam oranını, 2002 yılındaki yüzde 52,1 seviyesinden,  2018 yıl sonu itibarıyla yüzde 33,4'e indirdiklerini söyledi. "BÜTÇE, BÜYÜME VE KALKINMA HEDEFLERİNİ DESTEKLEYECEK" Oktay, 2020 yılı Merkezi Yönetim Bütçesi'nin, küresel düzeyde finansal  dalgalanmaların ve ticaret savaşlarının yaşandığı, Türkiye'nin jeopolitik risk ve  tehditlere maruz kaldığı bir ortamda hazırlandığına dikkati çekerek, "Önümüzdeki  dönemde de On Birinci Kalkınma Planı ve Yeni Ekonomi Programı’nda ortaya konulan  hedeflere ulaşmak üzere 2020 yılı bütçemizde olduğu gibi, gerekli kaynakları  kademeli bir biçimde ayıracak ve bütçenin büyümeyi ve kalkınma hedeflerimizi  desteklemesine yönelik politikalarımızı sürdüreceğiz." ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin getirdiği avantajları da  kullanarak kamu yönetiminin ve kamu maliyesinin etkinliğinin daha da  artırılmasını sağlayacaklarını vurgulayan Oktay, "2020 yılı bütçemizin nihai  amacı vatandaşlarımızın refahını artırmak ve onlara daha hızlı ve kaliteli hizmet  sunumunu sağlamaktır.  Uluslararası alanda ise hükümetimizin tüm dönemlerinde  olduğu gibi, bu dönemde de ülkemiz bölgesinde yükselen ekonomik ve siyasi bir güç  olmaya devam etmektedir." dedi. Fuat Oktay, bütçeyi, mali disiplinden taviz vermeyecekleri, kamu  gelirlerinin artırılacağı, kamu harcamalarında etkinliğin sürdürüleceği ve  tasarrufların üretken alanlara yönlendirileceği bir yapı üzerine inşa ettiklerini  kaydetti. Öte yandan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay'ın, 2020 yılı bütçesini  sunuş konuşmasını yaptığı sırada Genel Kurul Salonu'na giren CHP Genel Başkanı  Kemal Kılıçdaroğlu, CHP milletvekilleri tarafından ayakta alkışlandı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de bütçe görüşmelerini Genel  Kuruldaki yerinden takip etti. HDP Eş Genel başkanları Pervin Buldan ve Sezai  Temelli ile çok sayıda milletvekili, Bahçeli ile tokalaştı. Oktay bütçe sunumunu yaparken AK Parti TBMM Grup Başkanı Naci Bostancı, AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş da Genel Kurul Salonu'nda  yer aldı. Kaynak: http://www.milliyet.com.tr/siyaset/fuat-oktay-2020-buyume-hedefini-acikladi-6097009
Devamını Oku
Standard Post with Image

Asgari Ücret Tespit Komisyonunun ikinci toplantısı başladı

Toplantıda, Hazine ve Maliye ile Ticaret bakanlıklarının ve TÜİK temsilcilerinin ekonomik veri ve raporları komisyona sunması bekleniyor İşçi, işveren ve hükümet temsilcilerinden oluşan Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 2020'de geçerli olacak asgari ücreti belirleme görüşmeleri kapsamında ikinci kez toplandı. Çalışma Genel Müdürü Nurcan Önder başkanlığında Türk-İş'te toplanan komisyonda, işçileri temsilen Türk-İş Genel Eğitim Sekreteri Nazmi Irgat, işverenleri temsilen Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Genel Sekreteri Akansel Koç yer aldı. Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, ev sahibi olarak komisyon üyelerine hitaben selamlama konuşması yaptı. Asgari ücret sürecini bu yıl Hak-İş ve DİSK ile yürüttüklerini belirten Atalay, bugünkü toplantının ardından iki konfederasyonu bilgilendireceklerini söyledi. Bir kişinin 2 bin 578 lira olan yaşam maliyetinin altındaki rakamı kabul etmeyeceklerini vurgulayan Atalay, şöyle konuştu: "Biz aynı noktadayız. DİSK'in talep ettiği rakam başka. Hak-İş, 'Ortak bir rakam olursa katkı sağlarız' diyor. Bu aşamada süreci görmemiz lazım. Komisyon çalışma yapacak, inşallah çalışanlar lehine güzel bir toplantı olur, güzel bir rakam açıklanırsa biz de mutlu oluruz." "KOMİSYON, VERİ VE RAPORLARI DİNLEYECEK" Çalışma Genel Müdürü Nurcan Önder ise Asgari Ücret Tespit Komisyonunun bağımsız bir komisyon olduğunu belirterek komisyonun çalışanların geçim şartları ve ülkenin ekonomik durumuna göre yeni asgari ücreti belirlemeye çalıştığını vurguladı. İlk toplantıda Hazine ve Maliye ile Ticaret bakanlıkları ve TÜİK'ten belirli konulardaki veri ve raporları komisyona sunmasını istediklerini dile getiren Önder, "Bugün, kamu kurum temsilcilerinin sunum yapmasını bekliyoruz. Komisyon, bu veri ve raporları dinleyecek." dedi. Konuşmaların ardından toplantıya basına kapalı olarak devam edildi. Doğrudan 7 milyona yakın çalışanı ilgilendiren asgari ücret görüşmelerinde süreç, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının ev sahipliğinde 2 Aralık'taki ilk toplantıyla başlamıştı. Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/asgari-ucret-tespit-komisyonunun-ikinci-toplantisi-basladi-41394129
Devamını Oku
Standard Post with Image

Bosna-Hersek Türkiye'nin AB’ye açılan kapısı olabilir!

  Bosna-Hersek'in başkenti Saraybosna'da düzenlenen 23. Uluslararası İş Forumu (IBF), ülkenin gıda, tarım ve hayvancılık, turizm, inşaat, sağlık, metal, mobilya ve orman ürünleri sektörlerindeki ayrıcalıklı yapısına ve AB ile gümrüksüz ticaret yapma fırsatına dikkat çekti. Tüm dünyadan binin üzerinde iş insanının katılımıyla gerçekleştirilen zirvede, şirketten şirkete (B2B) görüşmeler düzenlenerek Türk ve yabancı iş insanlarının bu ülke firmalarıyla yapabileceği işbirliği olanakları ele alındı. Organizasyonda ayrıca Bosna-Hersek’in AB ülkeleriyle olan ticaret anlaşmalarına dikkat çekilirken, ülkenin Türk ve yabancı iş insanları için AB ile ticarette gümrüksüz bir giriş kapısı olarak kullanılabileceğine de vurgu yapıldı. Özellikle kalkınma alanında yatırıma ihtiyaç duyan bir ülke olan Bosna-Hersek’te enerji sektörü şu an potansiyelinin sadece yüzde 30’unu kullanabiliyor, ayrıca maden ve mineral sektörü ile turizm sektörü de potansiyellerinin çok altında yatırım alıyor. Genel ekonomik durum Savaş öncesinde ağır sanayi alt yapısına sahip bir ülke konumunda olan Bosna Hersek’te üretim metalürji ve kimya sanayi üzerine yoğunlaşmıştı ve ülkedeki üretim Yugoslav iç pazarının ihtiyaçlarını karşılamayı önceliyordu. Savaş esnasında sanayi tesisleri ağır hasar gördü ve ülkenin sanayiye dayalı üretim yapısı bozularak savaş sonrasında ekonomi merkezi hizmetler, bankacılık, enerji ve turizm alanlarına kaymış oldu. En ciddi makroekonomik sorunu işsizlik olan Bosna-Hersek’te kayıt dışı istihdam yüksek seviyede seyrediyor. Ülkenin iktisadi olarak öncelikli konularını Avrupa Birliği’ne entegrasyon, mali sistemin güçlendirilmesi, kamu yönetimi reformu, Dünya Ticaret Örgütü’ne üyelik ve istikrarlı büyüme oluşturuyor. Orta Avrupa Serbest Ticaret Anlaşması (CEFTA)’nın üyesi olan Bosna-Hersek ile Türkiye arasında 2003 yılından beri Serbest Ticaret Anlaşması uygulanıyor. Bosna-Hersek 2008 yılında Avrupa Birliği (AB) ile İstikrar ve Katılım Anlaşması imzalamış olmasına rağmen bu anlaşma henüz yürürlüğe girmiş değil. AB ülkeleri tarafından onaylandıktan sonra yürürlüğe girecek olan bu anlaşma, AB standartlarına uygun üretilen bütün Bosna-Hersek ürünlerinin gümrüksüz ve hiçbir kısıtlama olmaksızın AB pazarına girmesini sağlayacak. Bu durumun ülke ekonomisini canlandırması, rekabet gücünü artırması, doğrudan yabancı yatırımları ve iş sahalarını geliştirmesi bekleniyor. Fırsatlar barındıran altı temel sektör Uluslararası İş Forumu (International Business Forum) Direktörü Erol Yarar forum öncesinde sekiz aylık bir periyodda dokuz kez Bosna-Hersek’e keşif gezisi düzenledi ve Bosna’nın orman, fabrika, şehir, kasaba ve köylerini gezerek Türk ve dünya firmaları için ülkenin sahip olduğu tüm işbirliği imkânlarını detaylarıyla araştırdı. Bu saha gezileri sonucunda Bosna’da işbirliği ve yatırım için büyük potansiyel barındıran altı temel sektör belirlendi. Bu sektörler gıda, tarım ve hayvancılık, orman ürünleri ve mobilya, turizm, metal ve otomotiv, sağlık ve inşaat olarak gruplandırıldı. Forumda bu sektörlerin her biri için özel oturum düzenlenerek potansiyel işbirliği ve yatırım imkânları alanda uzman iş insanları ve CEO’lar nezaretinde tartışıldı. Bosna-Hersek’te özellikle organik tarım ve helal gıda pazarı için bakir topraklar bulunduğuna dikkat çekilen forumda, Avrupa’daki 50 bin tonluk helal gıda pazarına Bosna-Hersek’te yapılacak yatırımlar vasıtasıyla kolayca ulaşılabileceği belirtildi. Yıllık 7 milyon metreküp ağaç kesimi yapılan Bosna Hersek, orman ürünleri ve mobilya sektörü için yüksek miktarda hammadde barındırıyor. Turizm sektöründe ise yıllık 100 bin Türk ve 150-200 bin Arap turiste ev sahipliği yapıyor. Forumda protokol konuşmalarının ardından sektörel görüşme ve paneller düzenlenerek sektörler bazında birebir iş anlaşmaları yapılmasına olanak sunuldu. Toplantının ikinci gününde misafir iş insanları için fabrika gezileri düzenlendi. Bosna-Hersek - Türkiye İşbirliği Potansiyelinin Çok Altında 2003 yılında Türkiye ile Bosna-Hersek arasında bir Serbest Ticaret Anlaşması imzalandı. İki ülke arasındaki ticaret hacmi 2018 yılında 660 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Dolayısıyla mevcut işbirliği, hedef olarak belirlenen 1 milyar avroluk hacmin epey altında kalmış oluyor. Bu rakam, diğer taraftan, iki ülke arasındaki tarihi, kültürel ve resmi ilişkiye bakıldığında da potansiyelinin çok altında görünüyor. Bosna-Hersek’in AB ülkeleriyle 1000 kilometrelik bir kara sınırına sahip bulunması, Türk iş insanları için çok önemli bir fırsat olarak değerlendiriliyor. Uluslararası İş Forumu’nda konuşma yapan İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekip Avdagiç, Bosna-Hersek’i iş insanları açısından fırsatlar ülkesi olarak nitelendirdi. Ancak bu fırsatların detaylarıyla birlikte ortaya konulduğu takdirde değerlendirilebileceğini vurgulayan Avdagiç, ticaretin farklılıklardan ziyade ortak noktaları açığa çıkarması gerektiğini belirtti. Ülkelerin ufkunu ticaret aracılığıyla geliştirebileceğini söyleyen Avdagiç, Türkiye’de 2019 yılında iş yapma kolaylığının bir önceki yıla göre 17 basamak yükseldiğini söyleyerek toplantıda hazır bulunan iş insanlarını Türkiye’de yatırım yapmaya davet etti. Ayrıca Bosna’nın AB ile 1,000 kilometre sınırı olması ve ürünlerin kara yoluyla 15 saat içinde Avrupa’ya ulaşabilmesi bakımından Avrupa’yla iş yapmak isteyen Türk firmaları için çok cazip bir ülke olduğunu belirtti. Bosna’daki yatırım ortamını geliştirmek için dört noktanın üzerinde hassasiyetle durulması gerektiğini belirten Avdagiç, bunları şöyle sıraladı: Bosna-Hersek AB üyeliği yolunda kararlı bir şekilde ilerlemeli; Bosna’da yaşayan Boşnak, Sırp ve Hırvat toplumları ortak Bosna ideali etrafında birleştirilmeli; bu toplumlar milliyetçilik sarmalına kapılmamalı; yetişmiş gençlerin ülke içinde tutulması için politikalar geliştirilmeli ve yurtdışına gidenlerin geri getirilmesi sağlanmalı. Bosna-Hersek’in avantajları Bosna-Hersek’in AB pazarında eğitim ve dil becerileri anlamında son derece rekabetçi bir insan kaynağı var. Düşük gelir vergisi ve elektrik fiyatlarına ek olarak Bosna-Hersek parası Konvertible Mark (KM)’ın istikrarlı seyri de rekabetçi bir üretim imkânı sunuyor. Yerli ve yabancı yatırımcıların haklar konusunda eşit olduğu Bosna-Hersek’te yatırımcıların yüzde 84’ü ticari beklentilerinin karşılandığını belirtiyor, yüzde 70’i ise kazandıkları parayı tekrar Bosna-Hersek’te yatırıma dönüştürmek istiyor. Özellikle kalkınma alanında yatırıma ihtiyaç duyan bir ülke olan Bosna-Hersek’te enerji sektörü şu an potansiyelinin sadece yüzde 30’unu kullanabiliyor, ayrıca maden ve mineral sektörü ile turizm sektörü de potansiyellerinin çok altında yatırım alıyor. Bosna-Hersek verimli ve işlenmemiş arazileriyle organik tarım yatırımcıları tarafından da keşfedilmeyi bekliyor. Son beş yılda Bosna’da metal işleme, araba yan sanayi ve yedek parça sektörleriyle savunma sanayi adeta yeniden doğuş yaşıyor. Otomotiv sektörüne çok önem veren Türkiye ve yedek parça sanayinde iyi olan Bosna’nın bu alanda işbirliği yapması iki ülke açısından da kazan-kazan ilişkisi olabilir. Alt yapı ve inşaat sektöründe Bosna’da büyük projelerin başlamak üzere olması da muhakkak piyasayı canlandırıcı bir etki yapacaktır. Saraybosna-Belgrad otoyolu projesinin bölgeye sağlayacağı ekonomik faydanın yanı sıra bölgedeki istikrarı ve iyi ilişkileri sürdürülebilir hale getirmesi bekleniyor. Türkiye’nin Balkan pazarında bağlantılar açısından en avantajlı olduğu ülkelerden biri olan Bosna-Hersek pazarına Türk iş insanlarının ilgi göstermesi ve pazarda uygun fiyat ve kaliteyi gözeterek büyümeleri, AB perspektifinden vazgeçmeyen Bosna-Hersek kanalıyla Türkiye’nin AB’ye daha fazla gümrüksüz ticaret yapmasına olanak sağlaması bakımından önem arz ediyor. Bu noktada Uluslararası İş Forumu ve öncesinde titizlikle gerçekleştirilen saha gezilerinde belirlenen altı sektördeki fırsatlar başka ülkelerden önce kullanılarak hem Balkanlar pazarında fark yaratılabilir hem de Bosna-Hersek uzun vadede Türkiye’nin AB’ye gümrüksüz açılan bir kapısı olabilir. [Türk-Alman Üniversitesi’nde İktisat Bölümü öğretim üyesi olan Doç. Dr. Elif Nuroğlu, uluslararası iktisat, yerçekimi modeli, ampirik uluslararası ticaret, ekonometrik modellemeler, ampirik makroekonomi, yapay sinir ağları ve fuzzy yaklaşımlar alanlarında çalışmaktadır] Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/analiz/bosna-hersek-turkiyenin-ab-ye-acilan-kapisi-olabilir/1670366
Devamını Oku
Standard Post with Image

Kredi faizlerinde yüzde 100 indirim!

Halkbank, esnaf ve sanatkarlara kullandırılmış olan kredilere ilişkin faiz indiriminde bulunacak. Halkbank esnaf ve sanatkarlaralar kullandırılmış ve bakiyesi 2020 yılında devreden krediler ile 2020 yılında doğrudan esnaf ve sanatkarlara kullandırılacak bazı kredilerde yüzde 50 - 100 faiz indirimi yapıyor. Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanan karara göre, Halkbank’ın karar kapsamında doğacak gelir kayıpları, ilgili yıl bütçelerine bu amaçla koyulan ödenekten Hazine ve Maliye Bakanlığı’nca karşılanacak. Karar ile faiz istisnası; - Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri (ESKKK), - Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Birlikleri Merkez Birliği (TESKMOB) kefaleti, - bunların kefaleti olmaksızın Halkbank kanalıyla KKTC de dahil olmak üzere kullandırılmış ve bakiyesi 2020 yılına devreden krediler ile 2020’de kullandırılacak kredileri kapsıyor. Buna göre; - kapsam dahilinde 2020 yılında kullandırılacak ve önceki yıllarda kullandırılmış, bakiyesi 2020 yılına devreden kredilere yüzde 50, - geleneksel, kültürel, sanatsal değeri olan kaybolmaya yüz tutan meslek kollarında faaliyet gösteren esnaf ve sanatkar ile ilgili meslek kolunda son bir yıl içinde kendi adına işletme kuran girişimci esnaf ve sanatkarlara kullandırılmış ve 2020 yılında kullandırılacak krediler için yüzde 100 faiz indirimi uygulanacak. Ayrıca, KOSGEB uygulamalı girişimcilik eğitimini bitiren ve 30 yaşını tamamlamamış genç girişimci esnaf ve sanatkar da KOSGEB tarafından onaylanan projelerini bankaya sunmaları halinde 100 bin liraya kadar yüzde 100 faiz indirimli kredi kullanabilecek. Ancak, bu olanaktan, bakiyesi 2020 yılına devreden kredi borcu bulunanlar yararlanamayacak. Bu kapsamda, esnaf ve sanatkarlara, makine, ekipman ve demirbaş alımları, işyeri modernizasyonu ya da hammadde ve döner sermaye ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla 30 bin liraya kadar kullandırılan kredilerden bakiyesi 2020 yılına devreden krediler için yüzde 100 faiz indirim uygulanacak. Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/halkbanktan-buyuk-faiz-indirimi-41405272
Devamını Oku
Standard Post with Image

Her 5 tüketiciden 3'ü şikayetinde haklı çıktı

Ticaret Bakanı Pekcan, tüketici hakem heyetlerine 2019'da 545 bin 237 başvuru yapıldığını ve 546 milyon 50 bin 537 liralık uyuşmazlığın değerlendirildiğini belirterek, alınan kararların yaklaşık yüzde 61'inin tüketici lehine sonuçlandığını bildirdi. Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, AA muhabirine, tüketici hakem heyetlerinin, tüketiciler ile satıcı ve sağlayıcılar arasında oluşan uyuşmazlıkları, mahkemeye yansımadan, masrafsız, hızlı ve kolay bir şekilde çözüme bağladığını söyledi. Heyetlerin, kurulduğu 1995'ten bugüne kadar geçen sürede, 14 milyondan fazla başvuruyu karara bağlayarak hem yargının üzerinden önemli bir iş yükünü aldığını hem de tüketicileri haklarını arama konusunda cesaretlendirdiğini dile getiren Pekcan, heyet kararlarıyla tüketicilerin mağduriyetlerin önüne geçildiğini ifade etti. Pekcan, geçen yıl tüketici hakem heyetlerine, vatandaşlarca 545 bin 237 başvuru yapıldığını ve 541 bin 770 karar alındığını belirterek, "Bunların yaklaşık yüzde 61'i tüketici lehine sonuçlandı. Tüketici hakem heyetlerimiz, toplamda 546 milyon 50 bin 537 lira tutarında uyuşmazlığı değerlendirdi." dedi. Tüketicilerin olası mağduriyetlerini önlemek için hem tüketicileri hem de tacirleri tüketici hakları konusunda bilgilendirdiklerini anlatan Pekcan, "Vatandaşlarımızın tüketici haklarıyla ilgili bilinç düzeyini artırmak adına her türlü aracı ve platformu kullanıyoruz. Kamu spotları yayınlıyor, kitapçık, afiş ve broşürler basıyor, sektörle ve tüketici örgütleriyle toplantılar, çalıştaylar ve seminerler gerçekleştiriyoruz." diye konuştu. Pekcan, tüketicilere çağrıda da bulunarak, haklarını ararken bilinçli ve cesur olmaları ve haklarını aramaktan imtina etmemeleri gerektiğini kaydetti. En çok şikayet ayakkabı grubunda Ürün ve hizmet bazında değerlendirildiğinde geçen yıl tüketicilerin, tüketici hakem heyetlerine en çok 70 bin 698 ile ayakkabı konusunda başvurduklarını anlatan Pekcan, bu grubu 62 bin 110 ile cep telefonu, 41 bin 707 ile kredi tahsis ücreti (dosya masrafı), 31 bin 547 ile kredi kartı üyelik ücreti, 25 bin 157 ile internet abonelikleri uyuşmazlıklarının izlediğini söyledi. Sektörel dağılıma bakıldığında ise geçen yıl 265 bin 431 başvuru ile perakende ticaretin ilk sırada yer aldığını ifade eden Pekcan, bu sektörü 122 bin 659 ile finansal hizmetler, 71 bin 558 ile abonelik hizmetleri, 19 bin 417 ile ulaşım, sağlık, eğitim hizmetleri, 5 bin 682 ile turizm hizmetlerinin takip ettiğini bildirdi. Tüketici hakem heyetlerine yönelik hukuki, fiziki ve teknik çalışmalar yürüttüklerini de belirten Pekcan, bu faaliyetler sonucunda 2019'da ortalama karar alma süresini, yasal süre olan 6 aydan yaklaşık 3 aya düşürdüklerini kaydetti. e-Devlet ve Alo 175 Tüketici Danışma Hattı üzerinden başvuru kolaylığı Bakanlık bünyesinde oluşturdukları "Alo 175 Tüketici Danışma Hattı" ile tüketicilerin karşılaştıkları sorunlara çözüm yolları sunduklarına da işaret eden Pekcan, söz konusu hatta tüketicilerin insan sağlığı, can ve mal güvenliği açısından risk taşıyan ürünleri ve firmaları ihbar edebildiklerinin altını çizdi. Pekcan, vatandaşlara 2017 yılında tüketici hakem heyetlerine e-devlet üzerinden başvuru imkanı sağladıklarını, 2018'de e-Devlet üzerinden tüketici hakem heyetlerine 97 bin 791 başvuru yapıldığını hatırlattı. Başvuru sayısının geçen yıl 137 bin 731'e ulaştığını ve toplam başvuruların yaklaşık yüzde 25'inin e-Devlet üzerinden gerçekleştirildiğini ifade eden Pekcan, "e-Devlet üzerinden başvuru kolaylığı, vatandaşlar tarafından her yıl daha fazla benimseniyor. Hem tüketiciler hem iş erbabı hem de ihracatçılarımızın iş ve işlemlerini kolaylaştırmak için Bakanlık sistemlerindeki teknolojik altyapıyı sürekli iyileştiriyoruz." dedi.  Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/her-5-tuketiciden-3u-sikayetinde-hakli-cikti/1700126
Devamını Oku
Standard Post with Image

TİM, ilk yurt dışı temsilcilik ofisini Kıbrıs'ta açtı

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), inovasyon, küresel ticaretteki tecrübelerini aktarmak ve birlikte eğitim çalışmaları yürütmek üzere ilk yurt dışı temsilcilik ofisini, Kıbrıs Türk Sanayi Odası (KTSO) iş birliğiyle Lefkoşa'da hizmete açtı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), inovasyon, girişimcilik ve küresel ticaretteki tecrübelerini aktarmak ve birlikte eğitim çalışmaları yürütmek üzere ilk yurt dışı temsilcilik ofisini, Kıbrıs Türk Sanayi Odası (KTSO) iş birliğiyle Lefkoşa'da hizmete açtı. KTSO bünyesinde faaliyet gösterecek ofisin açılışına, KKTC Ekonomi ve Enerji Bakanı Hasan Taçoy, KTSO Başkanı Candan Avunduk, TİM Başkanı İsmail Gülle, ihracatçı birlik başkanları ve Kuzey Kıbrıs Türk iş dünyasından çok sayıda sanayici ile ihracatçı katıldı. Törende konuşan TİM Başkanı İsmail Gülle, iki kardeş ülke arasında bölgesel ticaretin geliştirilmesi adına hayati bir çalışmaya imza attıklarını söyledi. KTSO çatısı altında TİM'in ve ihracatçı birliklerinin 83 yıllık ihracat tecrübesini Kıbrıs'a taşıyacaklarını belirten Gülle, şunları kaydetti: "Dış ticaret mevzuat altyapısından pazara giriş stratejisine, finansmana erişim modellerinden inovasyon, Ar-Ge, dijital dönüşüm, e-ihracat ve girişimcilik alanındaki çalışmalara kadar biriktirdiğimiz know-how'ı, Kıbrıslı soydaşlarımızla, iş dünyamızla daha da ileriye taşımak için buradayız. İki kardeş ülkenin ticaretini daha da ileriye götürecek, Kıbrıs Türk sanayi ve ticaret dünyasıyla ilişkilerimizi daha da derinleştirecek, konjonktür doğrultusunda değişen şartların ötesine geçecek, üretimde, sanayide ve sınır ötesi ticarette sürdürülebilir yarınlara beraber yürüyeceğiz." "Tüm bu tecrübelerimizi Kıbrıs'a aktarmaya hazırız" İsmail Gülle, "dış ticaret fazlası veren Türkiye" hedefine ulaşmanın tek yolunun; inovasyon, Ar-Ge, teknoloji transferi, markalaşma ve girişimcilik ekosistemini geliştirmek, dolayısıyla yüksek katma değer üretmekten geçtiğini vurguladı. Bu anlamda 4 yıldır başarıyla sürdürdükleri "İnoSuit-İnovasyon Odaklı Mentorluk Programı"nı, TİM KKTC Ofisi'nde faaliyete geçirdiklerini bildiren Gülle, "Bu çalışmalardaki en önemli destekçimiz TEB ile iş birliği içerisinde, 5 yıldır girişimcilik ekosistemini Türkiye geneline yaymaya çalışıyoruz. Bugüne kadar 10 ilimizdeki TİM-TEB Girişim Evleri'mizde 900'den fazla girişimcimizi yetiştirdik. Bu ekosistemin Kıbrıs'ta da oluşturulması adına, tüm bu tecrübelerimizi buraya aktarmaya hazırız." diye konuştu. Gülle, düzenledikleri yeni nesil ticaret heyetlerini, firmaların yeni pazarlara girişlerini kolaylaştıracak şekilde gerçekleştirdiklerini ifade etti. KKTC Ofisi'nin de bu heyetler için çalışmalarını genişleteceğini, Kıbrıslı firmaların ticaret heyetlerine dahil edilmesini sağlayacağını belirten Gülle, şöyle devam etti: "Türkiye'de yürürlükte olan dahilde işleme rejimi, ihracatta KDV alacakları, ihraç kayıtlı satış, sözleşmeli tarım destekleri ve tarım ihracatının desteklenmesi gibi tüm mevzuatsal altyapı konusunda TİM'in tecrübeleri, TİM KKTC Ofisi tarafından Kıbrıslı ihracatçılarımızla ve KKTC hükümetiyle paylaşılacak. Ayrıca, Eximbank'ın faaliyetlerini buraya da taşımak adına çalışmalarımızı genişleteceğiz. e-ihracat, ürün-sektör raporları, kağıtsız ihracat gibi dijital dönüşüm uygulamaları... Bunların hepsi adım adım Kuzey Kıbrıslı dostlarımızın bilgilerine sunulacak." Gülle, TİM'in ulusal ve uluslararası ölçekte büyük organizasyonlara imza attığına işaret ederek, bu organizasyonlarda Kıbrıslı ihracatçıları da paydaş olarak görmek istediklerini söyledi. Gülle, "Bu vesileyle bir müjdeyi de burada vermek istiyorum; 8. yılına giren İnovasyon Haftası'nda ve Tasarım Haftası'nda Kıbrıslı firmalarımız, dostlarımız, bu yıl onur konuklarımız olacak." dedi. "TİM'in KKTC Ofisi, birçok kapıyı açabilecek nitelikte" KKTC Ekonomi ve Enerji Bakanı Hasan Taçoy da bugünün, kendileri için bir milat olduğunu belirterek, TİM'in KKTC Ofisi'nin birçok kapıyı açabilecek nitelikte olduğunu vurguladı. Dünyada birçok olumsuz gelişme yaşanmasına karşın KKTC'ye böyle bir girişimde bulunulmasının kendileri için mutluluk verici olduğunu dile getiren Taçoy, şunları kaydetti: "Gelişen dünya içinde savaşlar; toprak savaşı olmaktan çıkmış, daha fazla petrol, enerji savaşlarına dönüşmüştür. Bölgemiz, bu konuda çok önemli konumda. Güneydoğu Akdeniz ve Güneydoğu Akdeniz'in içinde yaşadığı durum bizleri çok yakinen ilgilendiren bir konudur. Özelikle KKTC'nin Kıbrıs sorununda içinde bulunduğu durum ve çözümsüzlüğün getirmiş olduğu tartışmaların ön koşulları bizleri çok daha farklı noktalara götürmektedir. Bugün Güneydoğu Akdeniz'de konuşulan 'bu bölge acaba bir Yunan-Rum gölüne dönüşebilir mi?' noktasında, ana vatan Türkiye'mizin attığı adımlarla daha farklı yerlere geldiğimizi hep birlikte idrak etmekteyiz. KKTC sınırları içerisinde, KKTC'nin birçok hakkının korunmasını ana vatan Türkiye ile daha düne kadar izledik. Bu sadece satranç oyununun belki de başlangıcıydı ve tek başına bu bölgeyi kendine ait ilan eden Rum ve Yunan'ın attığı adımlara karşı bir yanıttı. Akabinde Türkiye'nin Libya ile imzaladığı mutabakat, bu bölgede Türkiye'nin ağırlığını bir kez daha gündeme getirmiştir ve bölgenin önemini bir bu kadar daha artırmıştır. Bu bölge, net bir 50 yıl daha önemini devam ettirebilecek bölgedir. Çünkü enerji kaynaklarının tam üzerindedir." Taçoy, KKTC olarak 2020 için sektör seçip bu sektörlerdeki ihracatı artırmayı hedeflediklerini, bunu gerçekleştirebilmek için TİM gibi bir gücün yanlarında bulunmasının bir şans olduğunu vurguladı. TİM ile KKTC'de ihracat rekorlarına imza atmayı ve çift rakamlara ulaşmayı arzu ettiklerini dile getiren Taçoy, "Ar-Ge ve kuluçka merkezlerinin kurulması, teknolojinin geliştirilmesi, markalaşma gibi alanlarda Türkiye'nin destek sağlaması bizim için önemli. Ana vatan Türkiye, bizim dünyaya açılış kapımız. Biz de artık yavru vatan olmaktan çıktık, 36 yaşını doldurduk, bir yerde serhat vatan haline geldik. KKTC'nin sınırları ve ana vatan Türkiye'mizle imzaladığımız anlaşmalarla münhasır ekonomik bölge içerisinde en azından bu rüşdü ispat etmiş olduk." şeklinde konuştu. "Eximbank mekanizmalarından KKTC ihracatçılarının da yararlanmasını arzulamaktayız" KTSO Başkanı Candan Avunduk ise Türkiye'nin, 2019'da ihracatta rekor kırması, yıllardır sürdürülebilir bir şekilde ihracatını artırması ve yeni pazarlar bulma konusundaki başarılarının Kıbrıslı Türkleri gururlandırdığını ve cesaretlendirdiğini söyledi. Türkiye'nin son yıllarda örnek gösterilecek adımlarına karşın KKTC'nin ihracatında bir düşüş trendinin söz konusu olduğunu belirten Avunduk, KKTC'de 1980'lerde yüzde 50'lere kadar yükselen ihracatın ithalatı karşılama oranının, dışta Kıbrıslı Türklere karşı uygulanan haksız ambargolar, içte siyasilerin üretimle ilgili politikalara önem vermemesi ve ihracatla ilgili devlet politikası oluşturamaması nedeniyle yüzde 6'lara kadar düştüğünü anlattı. Bu anlamda KKTC olarak potansiyellerinin çok altında olduklarına işaret eden Avunduk, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bu durum, ülkemizin ihracatla ilgili kapasitesinin artırılmasının yanı sıra Türkiye'nin ihracatta yegane çatı kuruluşu olan TİM iş birliği içerisinde hareket edilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Bu çerçevede TİM KKTC Ofisi'nin açılmasının, KKTC'nin ihracatının artırılması açısından büyük bir milat ve şans olacağını düşünüyoruz. TİM'in bilgi ve tecrübesinden yararlanmak suretiyle KKTC'nin ihracatının geliştirilmesi yönünde devlet politikası oluşturulması, ihracatçıyı destekleyen ekosistemin yaratılması, Türkiye'deki ihracatçılara yönelik Eximbank'la ilgili mekanizmalardan KKTC ihracatçılarının da yararlanması ve KKTC için ulaşılabilir ve gerçekçi bir ihracat hedefi konulmasını da arzulamaktayız." KKTC için ihracatın ithalatı karşılama oranının 5 yıl içinde ikili hanelere çıkarılmasının hedeflenmesi önerisinde bulunan Avunduk, ülkenin sürdürülebilir büyümesinin ancak ve ancak üretimle mümkün olduğunu vurguladı. Avunduk, Doğu Akdeniz'deki gelişmelere değinirken, "Doğu Akdeniz'de Türkiye'miz ve Kıbrıslı Türkleri dışlamak suretiyle Yunanistan, İsrail, Mısır ve Kıbrıslı Rumların bölgedeki gerginliği tırmandıran girişimlerini kesinlikle kabul etmiyoruz." dedi. TİM KKTC Ofisi'nde yapılacak çalışmalar Verilen bilgiye göre, KKTC'de yatırım ortamının iyileştirilmesine katkı sağlanacak TİM'in KKTC Ofisi'nde, KKTC ihracatında yeni açılımlar sunacak olan mevzuatların geliştirilmesine yönelik know-how aktarımı yapılması sağlanacak. Öte yandan, KKTC’de ihracatın finansmanına yönelik imkanların artırılması için ortak çalışmalar yapılacak. Çalıştay, konferans, seminer, ortak komite, teknik heyet ziyaretleri, bilgi paylaşımları aracılığıyla mutabakata varılmış alanlarda ortak proje ve faaliyetler düzenlenecek. KKTC ve Türkiye'den ihracatçılar arasında iş birlikleri oluşturulması amacıyla diyalog kanalı oluşturulacak. Taraflarca mutabık kalınan devlet kurum ve kuruluşları nezdinde girişimleri gerektiren ekonomiye yeni ihracatçı kazandırılması, genç girişimciler yetiştirilmesi, inovasyona yönelik farkındalık oluşturulmasına yönelik eğitim ve mentorluk bazlı çalışmalarda TİM tarafından bilgilendirme desteği sağlanacak. TİM ayrıca, ticaretin dijitalleşmesi ve e-ticaret konusunda KTSO'ya teknik ve eğitim desteği verecek. KKTC'de katma değer, teknoloji ve rekabet edebilirlik seviyesi yüksek, ihracatı yapılabilecek yatırım alanları tespit edilecek.Türk ihracatçıların örgütlendirilmesi, Türk ihracatının artırılması, Türk ürünlerinin tanıtımı ve bilinirliğinin artırılması amacıyla KTSO tarafından duyuru, tanıtım, reklam çalışmaları yapılacak. Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/tim-ilk-yurt-disi-temsilcilik-ofisini-kibrista-acti/1700141
Devamını Oku
Standard Post with Image

2023 yılını çok sağlam sanayi ve teknoloji altyapısıyla karşılayacağız

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Varank: "Yıl boyunca atacağımız adımlarla, bu büyüme oranlarını orta ve uzun vadeye de yaymaya devam edeceğiz. Türkiye 2023 yılını, çok sağlam bir sanayi ve teknoloji altyapısıyla karşılayacak." dedi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, şehir merkezindeki bir otelde organize edilen, "Milli Teknoloji, Güçlü Sanayi" İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, katılımcılara Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın selamlarını iletti. Gümüşhanelilerin, Erdoğan'ın Gümüşhane'ye olan sevgisini bildiklerine işaret eden Varank, kente ziyaretlerde kendisine defalarca eşlik ettiğini ancak bakan olarak ilk kez gelmenin bugüne nasip olduğunu söyledi. Varank, Gümüşhane'nin yerinin kendileri için başka olduğunun altını çizerek, "Çünkü sizler, millete hizmet yolunda dolu dolu geçirdiğimiz 17 yıllık dönemde, bizi hiç yalnız bırakmadınız. 2002'den bu yana yapılan tüm seçimlerde liderinizin arkasında durdunuz, AK Parti'yi her seferinde birinci parti olarak çıkardınız. Bizim de sizi yalnız bırakmamız söz konusu olamaz. Dolayısıyla biz sadece seçim dönemlerinde oy istemek için kapı çalan bir anlayışta değiliz. Bizim özledikçe bir Gümüşhane'yi görmemiz, Gümüşhanelilerle şöyle bir kucaklaşmamız lazım. İnşallah bu toplantıları ilerleyen dönemlerde de devam ettireceğiz." diye konuştu. "Başarıya giden yolu, sizlerle birlikte yürüyeceğiz" "Türkiye yatırımlar öncülüğünde büyüsün" diye Bakanlık olarak tüm imkanları seferber ettiklerine dikkati çeken Varank, "Ancak bu şekilde ülkemizi hem teknoloji geliştirmede hem de rekabetçi üretimde dünyanın sayılı güçlerinden biri haline getirebiliriz. Sizler kaynaklarınızı yatırımlara yönlendirdikçe Türkiye güçlenecek, Türkiye daha da büyüyecek." ifadesini kullandı. Varank, ekonomik görünümün günbegün canlandığına işaret ederek, şu değerlendirmede bulundu: "Geçen senenin üçüncü çeyreğinden itibaren büyüme eğilimine geçmiş durumdayız. Faizler düşüyor. Enflasyon hedefin de altında kaldı. Ekonomiye olan güven artmaya devam ediyor. İç talep canlanıyor. İhracatta rekorlar kırıyoruz yani dış talep cephesi de aslında gayet kuvvetli. Dolayısıyla bu sene ekonomik büyümenin güçlendiği bir yoldayız. Yıl boyunca atacağımız adımlarla, bu büyüme oranlarını orta ve uzun vadeye de yaymaya devam edeceğiz. Türkiye 2023 yılını, çok sağlam bir sanayi ve teknoloji altyapısıyla karşılayacak." İddialı olmakla beraber, oldukça gerçekçi hedeflerinin bulunduğunu dile getiren Varank, başarıya giden yolu, değerli iş insanlarıyla beraber yürüyeceklerini söyledi. Varank, Bakanlık olarak, sanayicilerin üretime daha sıkı sarılması için yenilikçi politikalar geliştirdiklerine dikkati çekerek, Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı'nın bunlardan bir tanesi olduğunu aktardı. Bu programla yerlileşme alanında benzersiz bir işe giriştiklerini belirten Varank, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ne demek istiyorum kısaca özetleyeceğim, bakınız 2018 Ağustos ayında ekonomik temellerimizden bağımsız birçok ciddi dış şokla karşılaştık. Bunun sonucunda döviz kurlarında yukarı yönlü ciddi bir dalgalanma gösterdi. Yurt dışından ithal edilen her şeyin fiyatı da artmış oldu. Bu da maliyet artışı olarak sanayicimize, üreticimize ciddi şekilde yansıdı. İşte biz dedik ki Türkiye aslında bu ithalatın önüne geçebilir. İşte Hamle adını verdiğimiz programımız da aslında bunu amaçlıyor. Programı oluştururken, sanayideki mevcut kabiliyetlerimizi ölçtük ve nerelerde sıçrama yapabileceğimizi değerlendirdik. Bakınız biz burada hem alıcıyı hem de satıcıyı aynı anda destekleyeceğimiz bir model oluşturduk." Varank, programa başvuranların, Bakanlığın sunduğu tüm desteklere tek pencereden erişebildiğini ifade ederek, "İlk çağrıya makine sektöründe çıktık ve oldukça yoğun bir taleple karşılaştık. Sadece tek bir sektörde çıktığımız yani makine sektöründe çıktığımız çağrıya toplamda 5,3 milyar liralık yatırım başvurusu yapıldı. Şimdi bu başvuruları değerlendiriyoruz, inşallah sonuçlarını nisan ayında açıklayacağız. Ayrıca yılın ilk yarısında kimya, ilaç, tıbbi cihaz, otomotiv, elektronik ve raylı sistem araçları gibi alanlarda yeni başvuruları da ilan edeceğiz." dedi. Bu programda Gümüşhane'den de firmalar görmek istediğini dile getiren Varank, "İlimiz özellikle madencilik ve gıda sektöründe güçlü bir şehir. Bunun gibi programlar, farklı sektörlere yatırım yapmak isteyenler açısından çok iyi fırsatlar sunuyor." diye konuştu. Bakan Varank, bir diğer vizyoner programlarının da işletmelere sundukları sermaye mekanizmalarıyla ilgili olduğunu kaydederek, şunları söyledi: "Biz bu amaçla biri bölgesel kalkınma diğeri de teknoloji ve inovasyon alanında olmak üzere iki yeni fon kurduk. Burada bizim paydaşımız Türkiye Kalkınma Bankası, böylece 750 milyon liralık kaynağı teknolojiyi, sanayiyi ve yeniliği odağına alan işletmelere aktaracağız. Bakın bu fonlar yatırımcımıza ortak olacaklar ve sizleri bankalara faiz ödemekten de kurtaracak. Finansman alanında sizlere sağladığımız bir başka kolaylığımız daha var. KOSGEB, KOBİ Finansman Destek Programı. Bu programla işletmelere 18 aya kadar yatırım, 36 aya kadar da finansman desteği sağlayacağız. Biliyorsunuz kredi faizlerindeki düşüş eğiliminden sonra işte KOSGEB bunu da dikkate alıp, bankalarla yaptığı protokolleri güncelledi. Şu an finansman maliyetlerinin tamamını KOSGEB'imiz karşılayabiliyor yani istediğiniz zaman KOSGEB'e başvurabileceğiniz bu programlarla faiz ya da kar payı ödemeksizin bankalardan kredi kullanabileceksiniz." Bakan Varank, Gümüşhane Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İsmail Akçay'ın konuşmasında bu süreçteki başvuru koşullarında birtakım teknik zorluklardan bahsettiğini anımsatarak, "Belki biz KOSGEB olarak burada bir program yapabiliriz ve gelir burada süreçlerin nasıl işlediğini anlatabilirler. Aslında süreçlerimiz çok zor değil, hepsi online gerçekleşiyor ama biz burada bir programı hayata geçiririz." dedi. "Biz inşallah elimizden gelen desteği vermeye hazırız" Varank, kendisine iletilen talepler doğrultusunda Gümüşhane özelinde birkaç konuya özellikle değinmek istediğini söyledi. Organize sanayi bölgesinin altyapı desteği ve genişleme süreciyle ilgili taleplere değinen Varank, şöyle devam etti: "Biz inşallah elimizden gelen desteği vermeye hazırız, biraz önce telefon ettirdim, benim plandan haberim yoktu, salı günü inşallah plan onaylanarak buraya gelecek. Bunda hızlıca hareket edebiliriz. Diğer alanlarda da başvurularınızı bize iletirseniz bütçe imkanları çerçevesinde elimizden gelen desteği verebiliriz. Teşviklerden yeterince yararlanamadığınızı bize gelen taleplerde ifade etmişsiniz. Bakınız biz son 7 senede Gümüşhane'de 500 milyon liralık sabit yatırımı teşvik ettik. Tabii burada şunu da vurgulamam gerekiyor; biz bu sene teşvik sistemimizle ilgili kritik adımlar atacağız. Teşviklerimizi daha esnek bir yapıya kavuşturacağız. Yani yatırımcılarımız projelerini hayata geçirmek için ihtiyaç duyduğu destekleri adeta kendileri belirleyebilecekler. Bu sene içerisinde bu alanda yaptığımız çalışmaları biz kamuoyu ve değerli iş insanlarımızla paylaşacağız." Varank, Gümüşhane'de bir Türk Standardları Enstitüsü (TSE) temsilciliği açılması talebine ilişkin, "Bunun için de arkadaşlarımla gelmeden önce görüştüm. Bugüne kadar TSE şehirde sadece 29 belgelendirme faaliyeti yapmış. Ölçü tartı aletlerinin periyodik bakımlarıyla ilgili, evet doğru bu seneden itibaren biz Bakanlığımızın bu sorumluluğunu TSE'ye devrettik ama bütün tedbirlerimizi de aldık, bir sıkıntı yaşanmasını beklemiyoruz ama yine de bunu da tekrar arkadaşlarımızla değerlendirip ona göre nihai kararlarımızı veririz." ifadesini kullandı. Şehit Necmettin öğretmenin adı İŞGEM'de yaşatılacak Bu toplantının hemen ardından Gümüşhane'nin en büyük yatırımlarından biri olan İş Geliştirme Merkezi'nin resmi açılışını yapacaklarına işaret eden Varank, 8-8,5 milyon avroluk bu yatırımın, Bakanlığın Rekabetçi Sektörler Programı sayesinde hayat bulduğunu kaydetti. Varank, buraya şehit öğretmen Necmettin Yılmaz'ın ismini vermek istediklerini dile getirerek, "İnşallah ismini bu şekilde vereceğiz. Bu topraklardan yetişmiş, vatan sevgisiyle dolu gencecik bir fidanımız, terör örgütü PKK tarafından şehit edildi. Biz şehidimizin aziz hatırasını ismiyle bu merkezde yaşatmak istiyoruz." diye konuştu. "Küçük sanayi sitesiyle ilgili de orada tüzel kişilikle biz muhatap olabiliyoruz, eğer siz tüzel kişiliği kurunca bize başvurursanız orada da bütçe imkanlarımız çerçevesinde elimizden gelen desteği vereceğiz." ifadesini kullanan Varank, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kalkınma ajanslarından ve bölge kalkınma idarelerinden burada bahsettiniz, elbette biz bu iki kurumumuzu en verimli şekilde değerlendirmek istiyoruz çünkü yerelin potansiyeli çok önemli, kalkınma yerelden başlıyor, biz yerelin potansiyelini hayata geçirecek ekonomik yapıları kurabilirsek bu ülkenin kalkınması açısından da çok önemli. Ben arkadaşlarımla sürekli görüşüyorum ama bundan sonra pozitif ayrımcılık da olacak şekilde Gümüşhane'mizin projelerine daha bir dikkatli bakacağız, Gümüşhane'de yerel potansiyeli nasıl harekete geçirebiliriz, bunu daha dikkatli bir şekilde gündemimize alacağız." Varank, Gümüşhaneli iş insanlarından kentin gelişmesine katkı sunmalarını isteyerek, "Sayın Aydın Doğan'ın son zamanda medyayı sattıktan sonra nakit anlamında elinde büyük bir sermaye olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla bu şehrin ihtiyaçlarına dönük hem de ileride kendisine rahmet olacak şekilde bu şehre katkı sağlayabilirse tabii ki faydalı olur. Ben şehrimiz için önemli projeleri kendisine ulaştıracağım, oradan da iş adamımızın desteğini almış oluruz." diye konuştu. Bakan Varank, KOSGEB konusundaki değerlendirme süreçlerine ilişkin ilgililerle konuşacağını, o süreleri kısaltmak için elinden gelen gayreti göstereceğini vurguladı. "Bu işin püf noktası, birlik ve beraberlik" Hiçbir terör örgütüne göz açtırmadıklarını vurgulayan Varank, şunları kaydetti: "Sınırlarımızda peydahlanmak istenilen terör devletine de müsaade etmeyeceğimizi tüm dünyaya gösterdik, bu yönde özellikle adımlarımızı attık, operasyonlarımızı sürdürüyoruz. Tabii bu işin püf noktası, birlik ve beraberlik. Devletle millet bir ve beraber oldukça, Allah'ın izniyle hiç kimse bu ülkenin tek bir karış toprağına göz dikemez. Zaten güvenlik güçlerimiz, Allah nazarlardan saklasın, hem içeride hem dışarıda oldukça başarılı operasyonlarını yürütüyorlar. Zeytin Dalı, Fırat Kalkanı, Barış Pınarı, Pençe, Kıran, hangi operasyon gerekiyorsa o operasyonu hayata geçiriyorlar. Biz de siyasiler olarak, terörün üzerine en sert şekilde gidiyor, bu konuda en ufak bir zaaf göstermiyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde nasıl ki bu ülkenin başına bela olan yüzlerce dertten kurtulduysak inşallah bu terör belasından da ebediyen kurtulacağız." Varank, terörle mücadele etmenin hem çok boyutlu hem de oldukça meşakkatli bir süreç olduğuna işaret ederek, "Çünkü terörle mücadele ettiğinizde kutsalı olmayan, ilke tanımayan, insan bile diyemeyeceğimiz kişileri karşınıza alıyorsunuz. Bazıları bir dinin, bazıları bir etnik kökenin maskesine bürünse de terörle mücadele ettiğinizde inançsızları, vatansızları karşınıza alıyorsunuz ve en önemlisi terörle mücadele ettiğinizde aslında cehaletin ta kendisiyle mücadele ediyorsunuz." dedi. "Terörün panzehri eğitim diyoruz" Terör örgütlerinin ekseriyetinin hedefinde çocuklar, gençler olduğuna dikkati çeken Varank, "Çünkü tarihinin farkında olan, nereden geldiğini bilen, okuyan, araştıran, kendini geliştiren hiçbir genci terör örgütü esir alamaz. İşte bu yüzden terörün panzehri eğitim diyoruz." ifadesini kullandı. Bakan Varank, tüm anne babalara, ağabeylere, hocalara, öğretmenlere ve siyasilere büyük işler düştüğünü vurgulayarak, konuşmasını şöyle tamamladı: "Ancak ve ancak vatanını seven, adil ve cesur gençler yetiştirerek terörü yenebiliriz, tamamen kökünü kazıyabiliriz. İşte bunun en güzel örneği tek başına bir ordu olan şehit öğretmenimiz Necmettin Yılmaz. Urfa'da öğretmenlik yapan Necmettin kardeşimiz bayramda ailesini ziyaret etmek için memleketine giderken teröristler tarafından alçakça şehit edildi ama arkasında gözyaşlarını değil, 'Vatan sağ olsun' diyen bir ana babayı, 82 milyonun duasını, 'Büyüyünce ben de Necmettin öğretmen gibi olacağım' diyen onlarca genci bıraktı. İşte terörle mücadele etmek demek, Necmettinler yetiştirmek demektir. Rabbim Necmettin öğretmenimize ve tüm şehitlerimize rahmet eylesin." Açılış konuşmalarının ardından basına kapalı devam eden toplantıya, Vali Kamuran Taşbilek, AK Parti Gümüşhane Milletvekili Cihan Pektaş, Gümüşhane Belediye Başkanı Ercan Çimen, Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Halil İbrahim Zeybek, İl Genel Meclisi Başkanı Mehmet Emin Erdoğdu, Gümüşhane Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İsmail Akçay, AK Parti Gümüşhane İl Başkanı Celalettin Köse, AK Parti Bayburt İl Başkanı Hacı Ali Polat, diğer ilgililer ve iş insanları katıldı. Kaynak: https://www.azonceoldu.com/gundem/2023-yilini-cok-saglam-sanayi-ve-teknoloji-altyapisiyla-karsilayacagiz-66306
Devamını Oku
Standard Post with Image

Bakan Kasapoğlu: 'Spor Kulüpleri ve Federasyonları Yasası' yakın bir zamanda Meclis gündemine alınacak

Gençlik ve Spor Bakanlığınca Ankara'da düzenlenen, Türk sporunun mevcut sorunları ve çözüm önerilerinin ele alınacağı "Spor Kulüpleri ve Federasyonları Çalıştayı" başladı. The Green Park Hotel'de 5 gün sürecek çalıştayın açılış konuşmasını yapan Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, 2019 yılında pek çok branşta önemli başarıların elde ediğini vurguladı.  A Milli Futbol Takımı'nın 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası'na gitmeye hak kazandığını hatırlatan Kasapoğlu, dün A Milli Kadın Voleybol Takımı'nın 2020 Tokyo Olimpiyatları'na vize almasıyla bir gurur daha yaşadıklarını dile getirdi. "Hiçbir başarı tesadüfi değil." diyen Bakan Kasapoğlu, şöyle devam etti: "Spor camiamız yükselen bir ivmeye sahip. Sayın Cumhurbaşkanımız, belediye başkanlığı döneminden beri spora önem veriyor. Cumhurbaşkanımızın üstün gayretleriyle "Spor tesisleri devrimi' gerçekleşti. Cumhurbaşkanımızın göstermiş olduğu vizyon çerçevesinde yapılan çalışmalarla ülkemizin 4 bir yanında tesis eksiklerimizi tamamladık. Avrupa'nın en modern tesislerine, statlarına sahibiz."  Kasapoğlu, sporun tabana yayılması için kadın erkek, genç yaşlı, engelli engelsiz demeden bütün vatandaşların spora eşimlerini sağladıklarını vurgulayarak, "Artık niteliklerimizi artırmak ve başarıların sürekliliğini sağlamak için Türk sporunda, insan odaklı yapısal reformlar hayata geçirme amacımız var." şeklinde görüş belirtti. "Daha fazla elit sporcu yetiştirmenin gayreti içerisindeyiz" Bakan Kasapoğlu, antrenör eğitim, sporcu lisans, vize ve transfer yönetmeliğinde değişiklikler yaparak, spor üzerindeki bürokrasiyi azaltıp, süreçlerin hızlanmasına yönelik önemli bir adım attıklarını kaydetti. Sportif yetenek taramasını da sürdürdüklerine değinen Kasapoğlu, "Herhangi bir spor dalına yeteneği olan gençlerimizi küçük yaşlarda keşfederek, ilgili spor dallarına yönlendiriyor ve o alanlarda nitelikli bir şekilde eğitim almalarını sağlıyoruz. Bu şekilde de ülkemizin sahip olduğu genç nüfus potansiyelini sonuna kadar kullanarak olimpik sporcu havuzumuzu olabildiğince geliştirmek ve nihayetinde de daha fazla elit sporcu yetiştirmenin gayreti içerisindeyiz." ifadelerini kullandı. Sporcular ve aileleri için büyük problem olan 'Spor mu, eğitim mi?' ikilemini ortadan kaldırma yolunda vakıf üniversiteleriyle önemli bir mutabakata imza attıklarına işaret eden Kasapoğlu, sözlerini söyle sürdürdü: "Artık gençlerimiz hem kampüste eğitimini hem de sahada sporunu yüzde 100 burslu bir şekilde yapabilecekler. Bu şekilde sporcularımızın karşı karşıya olduğu dezavantajlı durumun ortadan kalkmasını amaçladık. Yine 2020 yılında 1 milyon kişiye yüzme öğretme hedefiyle başlattığımız yüzme bilmeyen kalmasın projemiz var. Öte yandan yerel yönetimlerimizle, kamu kurum ve kuruluşlarımızla, bakanlıklarımızla güçlü işbirliklerine imza atıyoruz. 10 bin pota olarak adlandırdığımız projemizle, ülkemizin dört bir yanına çok amaçlı açık hava spor yerleşkeleri inşa ediyoruz. Tesislerimizin tamamını 24 saat vatandaşlarımızın kullanımına açtık. Günün her saati, rahatlıkla spor yapılabilecek imkanları milletimizin hizmetine sunduk." "En büyük görev spor kulüplerimize düşüyor" Bakan Kasapoğlu, spor kültürünü yaygınlaştırmak ve her yaştan herkesin daha fazla spor yaptığı Türkiye hedefine ulaşmak için dinamik bir şekilde canla başla çalışmayı sürdürdüklerini belirterek, "Onlarca projemizle, toplumun bütün kesimlerini kapsayan spor faaliyetlerimizle sporun bir hayat tarzı haline gelmesinin önündeki engelleri birer birer ortadan kaldırıyoruz. Bu noktada sporun tabana yayılmasında en büyük görev altını çizmek isterim ki spor kulüplerimize düşüyor." diye konuştu.  Kasapoğlu, Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak bütün imkanları spor kulüpleri için kullanmaya çalıştıklarını ifade ederek, "Ancak bu noktada maalesef önemli sıkıntılar var. Tesisler gelişti, imkanlar genişledi, spor pazarı içerisinde ülkemizin elde ettiği pay arttı, uluslararası organizasyonlar ülkemizde daha fazla yer almaya başladı ancak federasyonlar ve kulüpler noktasında idari ve mali anlamda olması gereken noktada değiliz. Mevcut yapı ve anlayışla kulüplerimizin, bilhassa futboldaki faaliyetlerini sürdürmeleri pek mümkün görünmüyor." değerlendirmesinde bulundu.  Mevcut durumun iyi analiz edilmesi gerektiğini vurgulayan Kasapoğlu, "Bu endüstrinin dinamolarından biri haline gelmek istiyorsak, analitik bir şekilde yaklaşarak futbola bütüncül bir bakış açısı getirmek mecburiyetindeyiz. Sorunların çözüm yollarını enine boyuna tartışmak zorundayız. Mevcut ortaklıkların ve mevcut varlıkların değerini artıracak stratejiler artık üretilmelidir. Reklam, sponsor, maç başı gelirleri artıracak eylem planlarını hayata geçirmeliyiz." şeklinde konuştu. "Küresel rekabette, özel sektörden ve devletten gelecek destek çok önemli" Bakan Kasapoğlu, sponsorların spor ekonomisinin yapıtaşları olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti: "Maalesef Türk sporunda muhtelif nedenlerle sponsorlar noktasında azalış yaşandığını hep birlikte görüyoruz. Küresel rekabette, özel sektörden ve devletten gelecek destek çok önemli. Ama bunun dengeli olması lazım. Bu açığı sadece devlet üzerinden kapatmaya çalışmak, devleti en büyük sponsor yapar ki bu da sürdürülebilir bir sistem oluşturmak için rasyonel bir adım değildir. Sponsorların sistemden çıkış nedenleri doğru analiz edilmeli ve onlar yeniden sektöre kazandırılmalıdır. Fakat esas konu, kulüplerimizdeki yönetim zafiyetleri olarak ortaya çıkıyor."  Almanya, Fransa, İngiltere gibi; idari, mali ve sportif yönden bir yeniden yapılanma sürecine girilmesi gerektiğini söyleyen Kasapoğlu, "Özellikle futbolumuzun artık kendi değerini, idari, mali ve sportif anlamda çağdaş ve gerçekçi yöntemlerle, uluslararası bakış açısına uygun strateji ve planlarla şekillendirmesi gerekiyor. Çünkü global çapta sportif başarının, finansal ve idari disiplinle eş zamanlı gerçekleştiği bir çağda yaşıyoruz. Kulüplerin idari ve mali disiplini yakalamaları için liyakat sahibi kimselerin yönetim kadrolarına dahil edilmesi gerekiyor." diye konuştu.  "Yasal düzenlemeler problemlerin çözümü için ilk adımlardır" Kasapoğlu, ülkedeki kulüp yapılarının, Avrupa'da hatta dünyada eşine pek az rastlanır bir çeşitlilik gösterdiğini dile getirerek, şunları söyledi: "Dernek, anonim şirket, müessese, branş ve belediye kulüplerimiz var. Bu durum, yasal anlamda sorunları da beraberinde getiriyor. Milli irademizin tecelligahı Gazi Meclisimiz, üzerine çalıştığı bizim de teknik ve veri desteği verdiğimiz 'Spor Kulüpleri ve Federasyonları Yasası'nı yakın bir zamanda gündemine alacak. Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak bütün paydaşlarımızla, bilgi, birikim ve tecrübe paylaşımı noktasında Gazi Meclisimizin emrindeyiz. Elbette yasal düzenlemeler problemlerin çözümü için ilk adımlardır. Uygulamalarıyla bu çözümleri sürekli kılacak olanlar, spor kulüplerimizdir. Kulüplerimizin, içinde bulundukları bu girdaptan çıkmaları için herkes elini taşın altına koymalıdır."  Bakan Kasapoğlu, altyapıların sözde değil, gerçekte hayata geçirilmesi gerektiğini dile getirerek, "Önümüzdeki süreç futbolcu yetiştirme, futbolcu ihracatı, Türk futbolu için markalaşma süreçlerinin hızlandığı bir dönem olacak. Öyle gençler yetiştirmeli, öyle kadrolar çıkarmalıyız ki milli takımımızın da eli güçlensin." dedi. Katılımcı anlayışla ortak aklın işletildiği ve bu kapsamda bir ilk olma özelliği taşıyan "Spor Kulüpleri ve Federasyonlar Çalıştayı"nın fırsat olarak görülmesi gerektiğini belirten Kasapoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: "Önümüzdeki 5 gün boyunca hep beraber bütün fikirlerimizi, analizlerimizi, tespitlerimizi masaya yatıracağız. Sorunlarımızın tamamını kapsamlı bir biçimde ele alarak, çözüm önerileri üreteceğiz. Spor camiamızın en önemli isimleri, bütün tarafları, bakanlığımızın bütün paydaşları bizlerle beraber. Öncelikli ve birincil hedefimiz, güçlü bir spor kültürü oluşturmaktır. Planlı gelişmenin, büyümenin, sürdürülebilir başarının, ekonomik zorlukları aşmanın yollarını birlikte bulacağız. Sadece cesaretle eski hatalarımızla yüzleşelim ve yeni bir başlangıç için samimi şekilde takım ruhunu oluşturalım."  Çalıştayın ilk gününde "Türk Sporunda Gelecek Stratejileri" ve "Türk Futbolunda Finansal Sorunlar ve Çözüm Önerileri" ele alınacak.  İkinci gün "Türk Futbolunda Sportif Sorunlara Çözüm Önerileri" ile "Türk Futbolunda Marka Yönetimi" başlıkları görüşülecek. Üçüncü gün ise "Spor Kulüplerinin Hukuki Sorunları ve Çözüm Önerileri" oturumu yapılacak.  Çalıştayın son üç gününde olimpik ve paralimpik dalları da kapsayan bütün branşlardaki kulüpler ve federasyonlar ile Türk sporunun sorunları ve çözüm önerileri istişare edilecek.  Çalıştaya Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Nihat Özdemir, A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Şenol Güneş, kulüp ve federasyon başkanları katılıyor.  Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/spor/bakan-kasapoglu-spor-kulupleri-ve-federasyonlari-yasasi-yakin-bir-zamanda-meclis-gundemine-alinacak/1700755
Devamını Oku
Standard Post with Image

18 milyon öğrencinin yarıyıl tatili başladı

Okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lisede okuyan yaklaşık 18 milyon öğrenci ile 1 milyonu aşkın öğretmen yarıyıl tatiline başladı. Kırklareli'nde karne alan öğrenciler sevinç yaşadı. 2019-2020 eğitim öğretim yılının birinci dönemi bugün sona erdi. Yarıyıl tatili 20-31 Ocak arasında olacak. 1 milyonu aşkın öğretmen de öğrencilerle birlikte tatile girdi. İkinci yarıyıl eğitim öğretim dönemi 3 Şubat Pazartesi başlayacak. İkinci dönem ara tatili 6-10 Nisan'da yapılacak. 13 Nisan'da başlayacak ikinci dönemin ikinci yarısı ise 19 Haziran Cuma tamamlanarak 11 haftalık yaz tatiline girilecek. Milli Eğitim Bakanlığınca, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınav, 7 Haziran 2020'de yapılacak. İkinci yarıyılın sona ermesinin ardından Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) 20 ve 21 Haziran'da gerçekleştirilecek. Sınava başvurular ise 6 Şubat-3 Mart'ta alınacak, sonuçları 23 Temmuz'da açıklanacak. Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/egitim/18-milyon-ogrencinin-yariyil-tatili-basladi/1705356
Devamını Oku
Standard Post with Image

Yerli turistin seyahat sayısı ve geceleme süresi düştü

Türkiye İstatistik Kurumu, 2019 yılının III. çeyreğine ait yurt içi turizm istatistiklerini açıkladı. TÜİK'in açıkladığı verilere göre, 2019 yılının III. çeyreğinde 24.2 milyon insan ülke içinde seyahate çıktı. Seyahate çıkanların bir ve daha fazla geceleme kaydı ile ülke içinde yaptıkları toplam seyahat sayısı bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %1,8 azalarak 31 milyon 939 bin olurken, bu çeyrekte seyahate çıkanlar 309 milyon 342 bin geceleme yaptı. Ortalama geceleme sayısı ise 9,7 gece oldu. Seyahat harcaması arttı Yerli turistlerin, yurt içinde yaptıkları seyahat harcamaları 2019 yılının III. çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde oranında 10,4 artarak 23 milyar 344 milyon TL olarak gerçekleşti. Bu harcamaların yüzde 89,6'sını (20 milyar 911 milyon TL) kişisel harcamalar, yüzde 10,4'ünü ise (2 milyar 432 milyon TL) paket tur harcamaları oluşturdu. Seyahat başına yapılan ortalama harcama ise 731 TL oldu. Bu çeyrekte yapılan seyahat harcamalarının geçen yılın aynı çeyreğine göre değişim oranları incelendiğinde en fazla artış yüzde 36,1 ile sağlık harcamalarında, yüzde 21,1 ile diğer harcamalarda (spor, eğlence, eğitim, mücevher, altın, gümüş, halı, kilim vs) ve yüzde14,3 ile konaklama harcamalarında oldu. İlk sırada yine 'yakınları ziyaret' var Yakınları ziyaret amacı ile yapılan seyahatler yüzde 60,5 ile ilk sırada yer alırken, onu yüzde 33,8 ile "gezi, eğlence, tatil" ve yüzde 3 ile "sağlık" takip etti. Otelde yapılan gecelemeler üçüncü sırada Bu çeyrekte seyahate çıkanlar 193 milyon 611 bin geceleme sayısı ile en çok "arkadaş, akraba evinde" kaldı. Konaklama türlerine göre geceleme sayısında ikinci sırada 71 milyon 611 bin geceleme ile "kendi evi" yer alırken, "otel" 22 milyon 391 bin geceleme sayısı ile üçüncü sırada yer aldı. Geceleme sayısı düşüyor Öte taraftan, yurt içinde seyahate çıkanların yaptığı geceleme sayısındaki düşüş bu çeyrekte de devam etti. 2017 yılının üçüncü çeyreğinde 10.8 olan ortalama geceleme sayısı, 2018 yılının aynı çeyreğinde yüzde 10.2'ye düşmüştü. 2019 yılının üçüncü çeyreğinde ise geceleme sayısı 9.7'ye geriledi. Harcama türlerinin bir önceki yılın aynı çeyreğine göre değişim oranları (%), III. Çeyrek, 2019 Seyahat sayılarının amaçlara göre dağılımı, III. Çeyrek, 2019 Geceleme sayısının konaklama türlerine göre dağılımı, III. Çeyrek, 2019 Kaynak: https://www.turizmguncel.com/haber/yerli-turistin-seyahat-sayisi-ve-geceleme-suresi-dustu
Devamını Oku
Standard Post with Image

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Varank: Yeni iş birliklerini hayata geçireceğiz

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, TÜBİTAK'ta düzenlenen, Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK) ile TÜBİTAK Türkiye Sanayi Sevk ve İdare Enstitüsü (TÜSSİDE) arasında "Süreç İyileştirme Projesi" imza töreninde yaptığı konuşmada, halkın derdini dinleyen ve aldığı kararlarla idarelere yol gösteren Kamu Denetçiliği Kurumu ile iş birliği yapmaktan mutluluk duyduklarını söyledi. Söz konusu iş birliğine ilişkin bilgiler veren Varank, şöyle konuştu: "KDK ile yapılan iş birliğiyle halktan gelen şikayet başvurularına ilişkin yönetim süreçlerinin, uluslararası iyi uygulama örnekleri de referans alınarak iyileştirilmesi amaçlanıyor. Bu sayede kurum hizmetlerinin etkin bir şekilde yönetilebilmesi sağlanacak. Proje süresi boyunca 150 kurum çalışanımıza TÜSSİDE'de kurumsal gelişim ve değişim eğitimi vereceğiz. Böylece iş yükünün belirlenmesini ve şikayet başvurularının daha kısa sürede sonuçlandırılmasını hedefliyoruz." Varank, imzalanan protokolle geliştirilecek kurumsal kapasite ve etkin şikayet mekanizmasıyla KDK'nin, idarelerin hukuka ve hakkaniyete aykırı uygulamalarına karşı bireyi koruyacağını ve kamu hizmetlerinin iyi yönetişim ilkeleri çerçevesinde yürütülmesine katkı sağlayacağını aktardı. KDK'nin faaliyetleriyle, toplumda hak arama kültürünün gelişmesinin yanı sıra, yargı mercilerinin de iş yükünün azaldığını vurgulayan Varank, " Yargının üzerindeki yük çok fazla. Adalet Bakanlığımızda yargıya gitmeden uzlaştırma kültürünü geliştirici yeni mekanizmalar üzerinde çalışıyor. Halkımız, kamu kurumlarının her türlü eylem ve işlemlerine yönelik başvurularını KDK'ye yapabiliyor." diye konuştu. Varank, KDK'nin geçen yıl 21 binin üzerinde şikayet başvurusu aldığını dile getirerek, kurum uzmanları ve denetçilerin özveriyle çalıştığını anlattı. Yapılacak iş birliğinin, mevcut süreçleri, işleyişi daha da hızlandırmayı ve verimli hale getirmeyi amaçladığına işaret eden Varank, "TÜSSİDE'nin özgün iş yaklaşımının temelinde, kurumların iç dinamiklerinin hassasiyetle değerlendirilmesi ve kuruma özgü çözümler geliştirilmesi yatıyor. Enstitümüz bugüne kadar, pek çok kurumun hizmet sunumunun geliştirilmesinde ve kapasitelerinin artırılmasında etkin rol oynadı." değerlendirmesinde bulundu. "Yeni iş birliklerini hayata geçireceğiz" Varank, TÜSSİDE'nin yönetim bilimleri alanında uzmanlaştığının altını çizerek, enstitünün strateji oluşturma, operasyon modelleri geliştirme, kısıtlı kaynakları etkin şekilde kullanma konularında tecrübeye sahip olduğunu belirtti. Enstitünün, bugüne kadar 500'den fazla proje, bine yakın yönetici geliştirme programı ve 100 bin katılımcıya erişen eğitimler gerçekleştirdiğini hatırlatan Varank, "TÜSSİDE ile bakanlıklara, kamu kurumlarına, belediyelere ve KİT'lere, stratejik planlama, iş gücü analizi, entegre yönetim sistemleri, süreç yönetimi, iç kontrol ve risk yönetimi gibi konularda hizmetler sunduk." dedi. Varank, Milli Eğitim Bakanlığı ile Mesleki ve Teknik Eğitim Konusunda Liderlik ve Girişimcilik Eğitim Programı'nı hayata geçirdiklerini anlatarak, şöyle devam etti: "SAHA İstanbul iş birliğiyle SAHA MBA Yöneticilik Gelişim Programı'nı gerçekleştirdik. Geçen hafta mezunlara diplomalarını verdik. Biz sadece kamu kurumlarıyla değil özel sektörde de TÜSSİDE iş birliğiyle yeni programlar geliştirmek istiyoruz. Ayrıca 2012'den bu yana bin 500'e yakın gencin katılımıyla Gebze'deki yerleşkemizde bilim kampları düzenliyoruz. Böylece gençlerimiz yeni gelişen teknolojilerle tanışıyor, yazılım ve tasarımda kendilerini geliştirebiliyor. Bu kampları farklı zaman ve mekanlarda diğer kamu kurumları ve paydaşlarımızla gerçekleştirmek üzere yeni iş birliklerini hayata geçireceğiz." "Geleceğin teminatı çocuklara yatırım yapmayı sürdüreceğiz" Varank, "geleceğin teminatı çocuklara" yatırım yapmayı sürdüreceklerinin altını çizerek, "Çocuklarımız için düzenlediğimiz, TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi'nin organize ettiği Ulusal Gökyüzü Gözlem Şenliği'nin 23'üncüsünü 20-23 Ağustos'ta gerçekleştireceğiz. Şenliğe başvuruları bugün açıyoruz. 31 Mart'a kadar başvuruları alacağız." diye konuştu. Antalya Saklıkent'te düzenlenen şenlikte çocukların ve gençlerin aileleriyle, uzman astronomlar eşliğinde, teleskoplarla gökyüzünü yakından tanıma fırsatı bulduğunu dile getiren Varank, şenlikte gündüz saatlerinde bilim konferanslarının yanı sıra atölye faaliyetleri, sportif etkinlikler ve yarışmalar düzenlendiği bilgisini verdi. Varank, daha önce söz konusu şenliğe 300-350 kişinin katılabildiğini anımsatarak, geçen yıl organizasyonu bin 500 kişiyle gerçekleştirdiklerini söyledi. Gelecek dönemde bunu farklı illerde yapmak üzere hazırlık yaptıklarını ifade eden Varank, bu seneki şenliği uluslararası boyuta taşıyacaklarını vurguladı. "Yenilikçi çözüm üretmeye devam edeceğiz" Bakanlık olarak, yeni gelişen teknolojilerin etkilerinin anlaşılmasına, bu teknolojilerin insanlığın ve kurumların yararına kullanımına yönelik çalışmalar yaptıklarının altını çizen Mustafa Varank, "Bir yandan, yapay zeka, nesnelerin interneti, blok zincir ve robotik süreç otomasyonu gibi teknolojilerin geliştirilmesi için destekler verirken, diğer yandan bu teknolojilerin, kurumlarımızın iş yapışlarında ve yönetim süreçlerinde etkin kullanılmasını sağlayarak rekabet üstünlüğümüzü artırmayı hedefliyoruz." ifadelerini kullandı. Varank, gelecek dönemde TÜSSİDE'nin yenilikçi çözümler üretmeye devam edeceğini kaydetti. Proje 7 ay içinde tamamlanacak TÜBİTAK TÜSSİDE Müdürü İsmail Doğan da projenin 3 temel adımdan oluştuğunu dile getirdi. Projenin 7 ay içinde tamamlanacağını ifade eden Doğan, "Bunun neticesinde KDK'nin başvuru ve inceleme süreçlerini iyileştirmeyi hedefliyoruz." diye konuştu. Konuşmaların ardında iki kurum arasında "Süreç İyileştirme Projesi" imzalandı. Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/sanayi-ve-teknoloji-bakani-varank-yeni-is-birliklerini-hayata-gecirecegiz/1718962
Devamını Oku
Standard Post with Image

37 ilde eğitime kar engeli

Kar yağışının yoğun olduğu Van ile Karabük, Ordu, Bitlis, Artvin, Düzce, Bolu, Siirt, Sivas, Bartın, Samsun, Gümüşhane, Amasya, Aksaray, Nevşehir, Niğde, Erzincan, Tokat, Kars ve Yozgat'ta il genelinde okullar 10 Şubat Pazartesi günü tatil edildi.  Şırnak merkez ile Uludere ve Beytüşşebab ilçeleri, Hakkari merkez, Yüksekova ve Şemdinli ilçelerinde de eğitime ara verildi. Giresun merkez ile Bulancak, Çanakçı, Dereli, Doğankent, Espiye, Eynesil, Güce, Keşap, Piraziz, Şebinkarahisar, Tirebolu ve Yağlıdere ilçelerindeki okullarda da eğitim öğretime ara verildiği belirtildi. Kayseri'nin merkez Melikgazi, Kocasinan, Talas ve Hacılar ilçeleri ile İncesu, Yahyalı, Develi, Sarız, Pınarbaşı, Sarıoğlan, Tomarza, Akkışla ve Yeşilhisar ilçelerinde eğitime ara verildi. Felahiye ve Özvatan ilçelerinde de kar yağışı nedeniyle okullar tatil edildi.  Öte yandan aşırı soğuk hava ve buzlanma beklentisi nedeniyle Erciyes Üniversitesinde de eğitim ve öğretime bir gün süreyle ara verildiğini bildirildi. Trabzon ve Rize'de iki gün tatil Trabzon'da yaşanan olumsuz hava koşulları nedeniyle okullar 2 gün süreyle tatil edildi. Rize Valisi Kemal Çeber de merkez ve merkeze bağlı köylerde eğitime kar yağışı nedeniyle 2 gün ara verildiğini bildirdi. Kentteki Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesinde de eğitime iki gün süreyle ara verildi. Bazı ilçelerde de okullar tatil edildi Yurt genelinde bazı illerdeki ilçelerde de olumsuz hava koşulları nedeniyle okulların tatil edilmesi kararı alındı. Batman'ın Sason ilçesi ile Siirt'in Eruh ilçesinde kar nedeniyle okullar tatil edildi. Kastamonu'da etkili olan kar yağışı nedeniyle kent merkezindeki okullar ile 17 ilçede bugün eğitime ara verildi.  Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürlüğünden yapılan açıklamada, Azdavay, Daday, Çatalzeytin, Doğanyurt, İhsangazi, Pınarbaşı, Ağlı, Küre, Şenpazar, Hanönü, Araç, Devrekani ve Seydiler ilçelerindeki tüm okullarda, kent merkezi ile Bozkurt, Taşköprü ve Cide ilçelerinde taşımalı eğitim yapan okullarda, İnebolu ilçesinde ise lise ve dengi okullar hariç diğer okullarda eğitime ara verildiği bildirildi. Zonguldak'ta ise Devrek ve Gökçebey ilçelerinde tüm okullarda, Merkez ilçe ile Kozlu'da ise taşımalı eğitime bir gün süreyle ara verildi. Ereğli, Kilimli ve Alaplı ilçelerinde taşımalı eğitim kapsamındaki, Çaycuma'da ise tüm okullar tatil edildi. Erzurum'da, olumsuz hava koşulları nedeniyle, 6'sında taşımalı eğitim olmak üzere 20 ilçede eğitime ara verildi. Valilikten yapılan açıklamada, merkez ilçeler Palandöken, Yakutiye ve Aziziye'nin ardından, olumsuz hava koşulları, soğuk hava ve buzlanma nedeniyle Çat, Aşkale, Pasinler, Tekman, Horasan, Karayazı, Köprüköy, Narman ve Şenkaya'daki tüm okul öncesi, ilköğretim, lise ile özel eğitim ve öğretim kurumlarının 10 Şubat Pazartesi günü tatil edildiği duyuruldu. Bursa'da da Büyükorhan ilçesinde okullar bir gün süreyle tatil edildi. Sinop'un Boyabat ilçesinde taşımalı eğitim yapan okullarda eğitime ara verildi. Ağrı'nın Hamur ve Diyadin ilçesinde etkili olan kar yağışı ve olumsuz hava koşulları nedeniyle köy okulları ile taşımalı eğitim kapsamındaki okullarda eğitime ara verildi.   Çankırı'da olumsuz hava koşulları nedeniyle 4 ilçede okulların tatil edildiği bildirildi.  Sakarya'da kar yağışı ve olumsuz hava koşulları nedeniyle 3 ilçedeki taşımalı okullarda eğitime ara verildi. Adıyaman'da eğitime rüzgar tatili Adıyaman'ın Çelikhan ilçesinde olumsuz hava koşulları nedeniyle taşımalı eğitim yapan okullar ile köylerdeki tüm okullar tatil edildi. Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/37-ilde-egitime-kar-engeli/1728993
Devamını Oku
Standard Post with Image

Bakan Gül: Suç ve yaptırım dengesini adalet duygusunu tatmin edecek şekilde gözden geçirmeye kararlıyız

Ord. Prof. Dr. Sulhi Dönmezer'in 102. yaş günü dolayısıyla Adalet Bakanlığı CTE Ord. Prof. Dr. Sulhi Dönmezer İstanbul Eğitim Merkezinde panel düzenlendi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından Ord. Prof. Dr. Dönmezer'in hayatının anlatıldığı barkovizyon gösterimi yapıldı.  Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, açılışta yaptığı konuşmada, Türk Ceza Hukukunun duayen ismi Ord. Prof. Dr. Sulhi Dönmezer'in 102. yaş gününde, hatırasını yad etme amacı taşıyan bu panelin düzenlenmesinde fikir ve emek sahibi olanlara teşekkür etti. Dönmezer'in eserleriyle kök salmış ulu bir çınar olduğunu, ardında çok önemli bir miras bıraktığını dile getiren Gül, " 'Devlet çağırıyorsa git, devlet istiyorsa ver' anlayışı, Dönmezer hocanın bir hayat felsefesi olmuştur." dedi. Ceza hukukçusunun en büyük ve en önemli vasfının hakikate hürmet olduğunu vurgulayan Bakan Gül, "Zaten ceza muhakemesi de maddi hakikatin ardındaki çileli yürüyüşün adıdır. Ancak 'hakikate hürmet' ile kast ettiğim şey, ceza muhakemesinin sübut kurallarından, şüpheyi yenecek bir doğruluk arayışından daha fazlasıdır. Hakikati sadece kurallarda, kuru kelimelerde, kanun metinlerinin lafzında aramak, hukukçu için beyhude yorulmaktır. Mevzuatı hakikat bilmek lafzın dehlizlerinde kaybolmaktır. Hukukun hakikati, toplumun hakikatinden farklı bir şey değildir. Toplumun hakikati ise kültür ve tarih üzerinde yükselir. Örf ve adetlerden, inanç ve değerlerden beslenir. Hukuk ve özellikle mevzu hukuk bu hakikatle uyum ve ahenk içinde olduğu ölçüde kuvvet ve meşruiyet kazanır. Bu hakikatle bağı koptuğunda, kendisinden beklenen sosyal barışı sağlama işlevini yerine getiremez. Aynı şekilde, normu yorumlama ve uygulama görevi bulunan hukukçunun da içinde yaşadığı toplumla köprülerini atma lüksü yoktur. Hakim, savcı, avukat, uzman, akademisyen... Hangi rolü üstlenirse üstlensin, hukukçu, yaşadığı toplumun tarihini, kültürünü, inancını ve değerlerini özümsemiş olmalıdır. Tarih, kültür, sanat, felsefe, ayağı bu kadim coğrafyaya basan bir entelektüel ancak bu coğrafyaya katkıda bulunur. Oryantalist bir bakış açısıyla, bir kompleksle kendi değerlerine, kendi coğrafyasına, kendi toprağına yabancılaşan bir entelektüel bir aydından asla bahsetmek mümkün değildir. Topluma ve toplumsal değerlere yabancılaşma, aynı zamanda hukukun özüne ve amacına, yani adalet duygusunun bizatihi kendisine karşı da bir yabancılaşmayı beraberinde getirir." Bu nedenle Türkiye'deki hukuk eğitiminin geliştirilmesi ve hukuk mesleklerine gireceklerin titizlikle seçilmesinin çok önemli ve anlamlı olduğuna inandıklarını dile getiren Gül, "Bu çerçevede özellikle hukuk fakültelerine ve hukuk mesleklerine girişin daha da nitelikli olması, müfredatın daha da kaliteli olması bizim temel uğraş alanlarımızdan biridir. " dedi. "Güven veren ve erişilebilir bir adalet" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kamuoyuna açıkladığı "Yargı Reformu Strateji Belgesi"nde de bu anlamda çok önemli hedefler bulunduğunu aktaran Abdulhamit Gül, sözlerine şöyle devam etti: "Bu hedeflerde mevzu hukuku toplumun hakikati ile buluşturmak, hukuk sistemimizi toplumsal ihtiyaçlara cevap verecek şekilde adil, etkili ve hızlı çalıştırmak için adımlar atıyoruz. 'Güven veren ve erişilebilir bir adalet’' vizyonuyla hazırladığımız Yargı Reformu Strateji Belgemiz, önümüzdeki 5 yılın yol haritasını ortaya koymaktadır. Belgede yer verdiğimiz dokuz temel amaçtan birini de 'ceza adaleti sisteminin etkinliğinin arttırılması'dır. Suç ve suçlulukla mücadelede ceza adaleti sisteminin hızlı, etkin ve adil işleyişi büyük önem kazanmaktadır. Bir tek suçun bile cezasız kalmayacağı, bir tek masumun bile haksız yere suçlanmayacağı bir sistemin tüm unsurlarıyla gerçek anlamıyla hayata geçmesi hususunda çok önemli adımları, gerek mevzuat, gerek uygulama çerçevesinde atmak, hepimizin ortak bir yükümlülüğüdür. Bu çerçevede kanunlaşan 1. Yargı Paketi ile hem devamında gelecek tüm süreçlerle birlikte ceza hukuku anlamında adil ve tüm toplumun beklentilerini karşıladığı bir sistemi uygulamayı hep birlikte hayata geçirmeyi hedefliyoruz." Suç-yaptırım dengesi Gül, suç ve yaptırım dengesini, toplumun adalet duygusunu tatmin edecek şekilde yeniden gözden geçirmeye kararlı olduklarını aktararak, "Geçmiş düzenlemelerle standartlarını yükselttiğimiz ve bireyselleştirdiğimiz infaz sistemimiz, hükümlünün ıslahını, yeniden sosyalleşerek toplum hayatına uyum sağlamasını amaçlamaktadır. Yargı Reformu Stratejisi'ndeki yeniliklerle birlikte infaz usullerini geliştirmeyi, bu arada güncel teknolojileri de sisteme entegre etmeyi amaçlıyoruz. Bu kapsamda şiddet içermeyen bazı suçlardan hükümlü olan yaşlı, hamile ve çocukların cezalarını, elektronik izleme merkezi aracılığıyla evde çekmesi alternatifi üzerinde duruyoruz. Hükümlü ve tutukluların yakınları ile görüntülü görüşmesi, elektronik dilekçe gibi yeni uygulama modelleri de çalışma gündemimizde yer almaktadır." değerlendirmesini yaptı. Kurum personelinin sayısal artışı yanında, hizmet içi eğitimlerle niteliklerini de artırmaya devam etiklerini belirten Bakan Gül, "İnfaz personeli eğitim sistemimizi Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile 6 Eylül 2019 tarihinde EPTA'ya, yani Avrupa Cezaevi Eğitim Akademileri Ağı'na üye yaptık. 5 ayrı ilimizde bulunan bu eğitim merkezlerimizin niteliğini arttırmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz." dedi. Panelin açılışında Eğitim Merkezi Başkanı Bedir Fidan ile Ord. Prof. Dr. Sulhi Dönmezer'in kızı Avukat Zuhal Dönmezer Çakıroğlu da birer konuşma yaptı. Açılış konuşmalarının ardından başkanlığını Çakıroğlu'nun yaptığı "Ceza Reformlarına Dönmezer Etkisi" başlıklı oturuma geçildi. Oturuma Prof. Dr. Köksal Bayraktar, Prof. Dr. Feridun Yenisey, Prof. Dr. Timur Demirbaş konuşmacı olarak katıldı. Panelin açılışına Adalet Bakan Yardımcıları Uğurhan Kuş ile Zekeriya Birkan, Anayasa Mahkemesi Üyeleri Yıldız Seferinoğlu ile Selahattin Menteş, eski İçişleri Bakanı Ülkü Güney de katıldı.  Anma paneli, "Yargı Reformu Kanununa Göre Yeni Dünya Türleri Şeri Muhakeme ve Basit Yargı Usulü", "Yargılama ve Özgürlükler İlişkisi" başlıklı oturumlarla devam edecek. Panel, Adalet Bakan Yardımcısı Uğurhan Kuş'un kapanış konuşmasıyla sona erecek. Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/politika/bakan-gul-suc-ve-yaptirim-dengesini-adalet-duygusunu-tatmin-edecek-sekilde-gozden-gecirmeye-kararliyiz/1729301
Devamını Oku
Standard Post with Image

Türkiye ile Hırvatistan arasında 2 milyar dolarlık ticaret hedefi

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Hırvatistan temasları kapsamında Hırvatistan Ekonomi, Girişimcilik ve El Sanatları Bakanı Darko Horvat ile ikili görüşme yaptı. Pekcan, görüşmenin ardından Hırvatistan Ticaret Odası'nda gazetecilere yaptığı açıklamada, iki ülkenin ekonomik ve ticari ilişkilerinin geliştirilmesi, ticaret hacminin ve karşılıklı yatırımların artırılması yönünde yapılacaklara ilişkin mutabakat sağladıklarını, yeni iş birliği alanları üzerinde çalıştıklarını söyledi. Hırvatistan'ın Avrupa Birliği (AB) dönem başkanlığını üstlendiğini anımsatan Pekcan, "Türkiye açısından Gümrük Birliği Anlaşması'nın güncellenmesi hem AB hem de Türkiye için elzem bir konu haline gelmiştir. Bu doğrultuda dönem başkanlığı sürecinde Hırvatistan'ın bu yöndeki katkılarını son derece önemsiyoruz." diye konuştu. İki ülke ticaret hacminde artış Pekcan, iki ülke arasındaki ticaret hacminin son 2 yıldır yükseldiğini, 2019'da bir önceki yıla kıyasla yüzde 6 artarak 664 milyon dolara çıktığını ifade ederek şöyle konuştu: "Öncelikli hedefimiz iki ülke arasındaki ticaret hacmini önce 2 milyar dolara, daha sonra da 5 milyar dolara çıkarmak. Bunun için karşılıklı ziyaretleri, çalışmaları, iş dünyasının bu sürece aktif olarak katılmasını, hem yatırım hem de ticaretin artırılması yönündeki teşvikleri son derece önemli buluyoruz." Türkiye'nin, otomotiv ve yan sanayisi, tekstil, hazır giyim, demir çelik, mobilya, ayçiçeği, bisküvi, şekerleme, çikolata gibi ürünlerde potansiyel ihracatçı olduğuna dikkati çeken Pekcan, bunun dışında hizmet, turizm, müteahhitlik ve müşavirlik sektörlerinin de önemli iş birliği alanları olduğunu dile getirdi. Pekcan, iki ülke arasındaki potansiyel sektörleri de konuştuklarını belirterek, "Biz bir matriks çalışması da hazırlıyoruz. Hırvatistan'ın ithalatçı, Türkiye'nin ihracatçı olduğu ama karşılıklı ticaretin az gerçekleştiği ürünlerle ilgili bir çalışmamız var, onları da kendilerine takdim ettik. Aynı çalışmayı onlar da yaparlarsa biz de seve seve dikkate alacağız." dedi. "İzmir Fuarı'na memnuniyetle katılacağız" Bakan Pekcan, İzmir Enternasyonal Fuarı'nda Akdeniz ülkeleriyle ilgili "Mavi Kıta" sembolüyle bir tema düşündükleri bilgisini vererek, "Kendilerini de İzmir Fuarı'na bir anlamda geniş katılımlı bir heyetle davet ettik. Resmi davetimizi de ulaştıracağız." ifadesini kullandı. Hırvat Bakan Horvat da 2018-2019 yıllarında iki ülke arasında olumlu ekonomik gelişmeler yaşandığına dikkati çekerek, ileride ticaret hacminde 600 milyon dolarlardan çok daha yukarılara gidileceğini söyledi. İzmir Fuarı'na büyük bir memnuniyetle katılacaklarını belirten Horvat, "İki ülke arasındaki bu çalışma takımlarıyla birlikte çok daha iyi sonuçlar alacağız." dedi. Horvat, Doğuş Grubunun Zadar şehrinde yapmayı planladığı otel ve liman yatırımına yönelik soru üzerine, "Bu konuyu takip ediyorum. Bu yatırıma yönelik tamamen şeffaf bir ihale yapıldı. Doğuş Grubu ile toplantılar yapacağız, Sayın Bakan da burada, ileride nasıl bir yol izleyeceklerini öğrenmiş olacağız." diye konuştu. Türkiye-Hırvatistan Yuvarlak Masa Toplantısı yapıldı Bu arada, Ticaret Bakanlığının koordinasyonu, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ile Hırvatistan Ekonomi Odasının organizasyonunda, iş insanlarının katılımıyla Türkiye-Hırvatistan Yuvarlak Masa Toplantısı yapıldı.  Pekcan, toplantının açılışındaki konuşmasında, Hırvatistan Ekonomi, Girişimcilik ve El Sanatları Bakanı Darko Horvat ile yaptığı görüşmede, iki ülke arasındaki sorunları masaya yatırdıklarını söyledi. Pekcan, ticaretin önündeki engelleri kaldırmak, siyasi politik çekişmeleri ticari konulardan ayrı bir mecrada değerlendirmek gerektiğini ifade etti. Hırvatistan ile bu yıl Karma Ekonomik Komisyon toplantısını da gerçekleştirmeyi planladıklarını dile getiren Pekcan, "Bunun yanı sıra Hırvatistan ile Ortak Ekonomik ve Ticaret Komitesi (JETCO) Anlaşması için de çalışmalarımıza devam edeceğiz. Aynı zamanda basitleştirilmiş gümrüklerle ilgili çalışmamızı sürdüreceğiz. Biz Hırvatistan'ın AB dönem başkanlığının çok başarılı geçeceğine inanıyoruz. Bu dönemde de ilişkilerimizin hem Türkiye-Hırvatistan hem de Türkiye-AB ilişkileri açısından çok pozitif yönde etkilenmesini bekliyoruz." diye konuştu.  Bakan Pekcan, AB ile Gümrük Birliği Anlaşması'nın 1996 yılında yürürlüğe girdiğini ve kesin üyeliğe kadar geçici bir anlaşma olarak görüldüğünü anımsatarak şöyle devam etti: "Dolayısıyla Gümrük Birliği Anlaşması'nda birçok maddenin üzerinde çok durulmayarak, bunlara 'geçici' muamelesi yapılmıştır. Artık şu anda yeni imzalanan yeni nesil serbest ticaret anlaşmalarının kapsamları çok daha geniş ve kapsayıcıdır. Hırvatistan'ın AB dönem başkanlığı vesilesiyle AB ile Türkiye'nin Gümrük Birliği Anlaşması'nın güncellenmesine ilişkin katkılarını da son derece önemsiyoruz. Bu anlaşmayı günümüz ekonomik koşullarına adapte etmemiz gerekiyor. Hizmetler, e-ticaret, tarım, kamu alımlarının da bu anlaşmaya dahil edilmesiyle Türkiye ile Hırvatistan arasındaki iş ilişkileri daha da artacak, yeni potansiyel alanlar çıkacaktır."  Görüştükleri ülkelerle anlaşmanın güncellenmesinin gerekliliği üzerinde durduklarına işaret eden Pekcan, yapılan etki analizlerinin bu anlaşmanın güncellenmesinin ekonomik ve ticari açıdan her iki tarafın menfaatine, ekonomik refahın artırılmasına katkı sağlayacak bir süreç olduğunu bildirdi.  Pekcan, bugün iş birliklerinin daha da önemli olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Küresel ticaret savaşlarının görüldüğü, uluslararası ticaretin kısıtlandığı, korumacılık önlemlerinin çoğaldığı ve bir taraftan da koronavirüs gibi salgınların arttığı bir dönemde yeni ekonomik fırsatlar yaratmamız artık daha kritik bir hale gelmiştir. Bölgesel iş birlikleri daha anlamlı ve daha önemli olmuştur. Bu süreçte özel sektör temsilcilerinin de katkılarını son derece önemsiyoruz." "Teknoloji, inovasyon, müteahhitlik, turizm alanlarında iş birliği yapabiliriz" Kazan-kazan politikası çerçevesinde her iki ülkenin ihracatının dengeli bir şekilde artırılması yönünde Hırvat mevkidaşıyla mutabık kaldıklarını belirten Pekcan, iş insanlarının önündeki engellerin aşılması için her türlü desteği vereceklerini bildirdi.  Pekcan, iki ülkenin iyi eğitimli genç nüfusu bulunduğuna dikkati çekerek, yenilikçi iş alanları geliştirmek durumunda olduklarını, bu anlamda Hırvatistan ile özellikle teknoloji, inovasyon, müteahhitlik, turizm alanlarında iş birliği yapabileceklerini ifade etti.  Türkiye'nin çok kapsamlı ve esnek bir yatırım teşvik sistemi olduğunu, Hırvat iş insanlarının bu imkanlardan faydalanmalarını istediklerini dile getiren Pekcan, "Kasım 2019 itibarıyla 7,5 milyar dolar doğrudan yabancı yatırım aldık. Son 17 senede doğrudan yabancı yatırım tutarı 217 milyar dolara ulaşmış durumdadır. Bu vesileyle Hırvat ve Türk iş dünyasını müşterek projelerde daha fazla bir arada görmek istiyoruz." dedi.  "Türkiye'nin çelik ihracatı kotası konusunda yeni bir anlaşma yapılmalı" Hırvat Bakan Darko Horvat da Bakan Pekcan ile görüşmesinde iki ülke arasındaki bazı sorunları konuştuklarını belirterek, bu sorunların çözülmesiyle iki ülke ekonomik ilişkilerinin kısa zamanda daha iyi seviyelere çıkabileceğini düşündüklerini dile getirdi. Horvat, "Özellikle Türkiye'nin çelik ihracatı kotası konusunda 2005-2006-2007 yıllarında anlaştığımız noktalarda belki yeni bir anlaşma yapmamız gerektiğini düşünüyoruz." ifadelerini kullandı. Bakan Pekcan'ın İzmir Fuarı'na davetini memnuniyetle karşıladıklarını söyleyen Horvat, fuara gelirken Türkiye'de yatırımı olmayan iş insanlarını da oraya getirmek istediklerini bildirdi.  Horvat, özellikle bu organizasyonları ve iş adamı görüşmelerini hızlandırmak gerektiğine dikkati çekerek, belli alanlarda belli konulara odaklanmak gerektiğini vurguladı.  Yatırımcılara destek sağlanması konusunda mutabık kaldıklarını belirten Horvat, "Reel sektörün sorunlarını dinleyerek, siyasi bariyerleri yıkarak iş dünyasının sorunlarını gidermemiz gerekiyor. Biz iki ülke olarak çok şey yapabiliriz, bu sinerjiyi kullanmamız gerekiyor. 2020 yılının 2019'dan daha iyi olacağını söyleyebilirim." dedi. Horvat, Hırvatistan Ekonomi Odasının özellikle Hırvat şirketlerin uluslararası anlamda daha iyi sonuçlar üretmesi için İstanbul'da bir ofis açmasının çok önemli olduğunu da sözlerine ekledi.  TİM'den yeni yol haritası önerisi Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle de Hırvatistan ile karşılıklı ticaret hacminin 665 milyon dolar olduğunu ifade etti.  Son 5 yılda ticaret hacmindeki yüzde 65 artışa rağmen erişilen noktanın her iki ülke potansiyelinin çok altında olduğunu belirten Gülle, şunları kaydetti: "Türkiye'den 2019 yılında Hırvatistan'a 2 bin 177 firmamız 426,8 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Türkiye'nin Hırvatistan'a ihracatında otomotiv, elektrik-elektronik, hazır giyim, makine ve çelik sektörleri öne çıkıyor. Türkiye Hırvatistan'a otomotivde 106 milyon dolar, elektrik-elektronikte 78 milyon dolar, hazır giyimde 44 milyon dolar, çelikte 37 milyon dolar ve makinede 27 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Bu 5 sektörün ihracatımızdaki toplam payı yüzde 65'in üzerinde. Hırvatistan'ın Türkiye'ye ihracatında ise demir çelik ve makine sektörleri toplam ihracatın yüzde 62'sini oluşturuyor. Hırvatistan'ın dünyadan en çok ithalat yaptığı ilk 5 ürün yaklaşık 4,4 milyar dolar iken, bu ürünlerde Türkiye'den ithalatı sadece 1,3 milyon dolar olarak gerçekleşmiş. Hırvatistan meşrubat, sigaralar, hayvan yemleri ve çeşitli demir çelik ürünlerinde 341 milyon dolar ithalat yaparken, ülkemiz bu ürünlerde uluslararası piyasalarda rekabet üstünlüğüne sahip olmasına rağmen Hırvatistan Türkiye'den ithalat gerçekleştirmemiş." Türkiye'nin Hırvatistan'ın en çok ithalat yaptığı ülkeler arasında 19'uncu sırada bulunduğuna dikkati çeken Gülle, "Gerek lojistik imkanları gerekse her iki ülke arasındaki köklü ilişkiler ele alındığında, Türkiye'nin bu listede daha üst sıralarda yer alması gerektiğini düşünüyorum. Bunun için Türkiye'nin Hırvatistan'ın ithalatındaki payını ilk etapta 2010 yılında olduğu gibi yüzde 1,5'lerden yüzde 3'lere çıkaracak şekilde iş birliğini artırmalıyız." diye konuştu. Gülle, iki ülke iş dünyasının temsilcileri olarak ticareti daha ileri taşıyabilmek adına, karşılıklı iş birliği alanlarını geliştirmeye yönelik çalışma grupları oluşturarak, ticarete konu ürünleri çeşitlendirecek yeni bir yol haritası oluşturulabileceğini bildirdi. Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/turkiye-ile-hirvatistan-arasinda-2-milyar-dolarlik-ticaret-hedefi/1730677
Devamını Oku
Standard Post with Image

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Varank: Standartlar konusunda üreticilerin elini taşın altına koyması gerekiyor

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Bakan Mustafa Varank,, Türk Standardları Enstitüsü (TSE) ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) iş birliğinde düzenlenen "Standardizasyon Zirvesi"ne katıldı. Varank, buradaki konuşmasında, TSE bünyesinde kurulan milli teknik (ayna) komitelerin çalışmaları hakkında bilgi verdi. Sanayici, akademisyen ve ilgili tüm tarafları TSE bünyesinde kurulan ayna komitelerin çalışmalarına katılmaya davet eden Varank, standartların belirlenmesinde üretim sürecinin bizzat içinde olan, çarkları döndürenlerin yönlendirici olması ve seslerini duyurması gerektiğini bildirdi. Varank, TSE ile TOBB arasında iş birliği protokolü imzalandığının altını çizdi. Protokolle sanayiciler ve ticaret erbaplarının, uluslararası standardizasyon faaliyetlerine etkin katılımı için önemli bir adım attıklarını vurgulayan Varank, "Standartlar konusunda üreticilerin elini taşın altına koyması gerekiyor. Standartların belirlenmesinde masa başında oturan, sektörü bilmeyen uzmanlar değil, üretim sürecinin bizzat içinde olan, çarkları döndüren üreticiler yönlendirici olmalı ve seslerini duyurmalı." değerlendirmesinde bulundu. Eğitim programı İş birliği protokolünün ardından TSE ve TOBB, enstitü bünyesinde faaliyet gösteren ayna komitelere insan kaynağı sağlamak üzere veri tabanı oluşturdu. İki kurumdan yapılan açıklamalarda da "Standartlar Milli Takımı" olarak ifade edilen ekipleri kurmak üzere yürütülen iş birliğine ilişkin çalışmalar aktarıldı. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile TSE Başkanı Adem Şahin'in görüşlerine yer verilen açıklamalara göre, standardizasyon konusunda farkındalığı artırmak üzere TSE ve TOBB birlikte çalışacak. İşletmelerde standardizasyon konusunda yeterli insan kaynağı oluşturulması amacıyla bir eğitim programı uygulanacak. Buradaki asıl hedef, uluslararası teknik komitelere temsilciler göndermek olarak belirlendi. Standardizasyon alanında insan kaynağı sağlamak üzere oluşturulan eğitim programına katılmak isteyenlerin, öncelikle TSE ve TOBB tarafından hazırlanan ve "http://std.tobb.org.tr" adresinden ulaşılabilen standardizasyon veri tabanına kaydolmaları gerekiyor. Eğitimler gerçekleştirildikten sonra programa katılanlarla ayna komite toplantıları gerçekleştirilecek. Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/sanayi-ve-teknoloji-bakani-varank-standartlar-konusunda-ureticilerin-elini-tasin-altina-koymasi-gerekiyor/1738444
Devamını Oku
Standard Post with Image

Çin’de fabrikaların yarısı hala kapalı

Dünyanın en büyük ikinci ekonomisi Çin’de üretim çarkları salgından korunma önlemleri nedeniyle tekrar iş başı yapmaya çalışıyor. Fakat Çin otoritelerinin dünya nüfusunu yeni koronavirüs Covid-19’dan korumak için şirketlere zorunlu kıldığı önlemler, üretimin beklendiği kadar hızlı normale dönemeyeceğine işaret ediyor. Çin’de yerel otoriteler fabrikaların yeniden açılması için şirket sahiplerinin çalışanları için en az on günlük maske stoğu yapmasını zorunlu kılıyor. ABD’li yatırım bankası Morgan Stanley, Çin’in ilk çeyrekte ancak yüzde 3,5 büyüyebileceğini öngördüklerini duyurdu. Bankanın müşteri notunda “Salgın hızla kontrol altına alınmazsa Çin ekonomisinin Q1 büyümesi yüzde 3,5’e kadar düşebilir” ifadelerini kullandı. Bankanın analizine göre Çin’de geçen hafta itibariyle üretim normal düzeylerin ancak yüzde 30 ila 50’si düzeyine yükselebildi. Ay sonu itibariyle bu düzeyin yüzde 60 ila 80’e yükselmesi bekleniyor. Elektronikte üretim yüzde 30 kapasitede Avrupalı uçak üreticisi Airbus, Çin’in Tianjin kentindeki fabrikasında üretime başladığını duyurdu. Fakat şirketten yapılan açıklamada “Tüm gerekli sağlık ve güvenlik önlemlerini uygulamaya sokarken, üretimimiz ancak kademeli olarak artacaktır” denildi. Volkswagen geçen hafta Çin genelindeki 15 fabrikasından sadece birinde üretimin kısmen başladığını duyurdu. General Motors ondan fazla fabrikasını kademeli olarak açacağını belirtirken, Hyundai Çin’deki üretimine bu hafta başlamayı umuyor. Honda’nın Çin tesisi için planı 24 Şubat’ta işbaşı yapmak. Salgın öncesi iki vardiya çalışan dört Toyota fabrikasının üç tanesi tek vardiya ile işe başladı. iPhone üreticisi Foxconn’un bu ay sonunda salgın öncesi üretiminin yüzde 50’sine ulaşması bekleniyor. Elektronik sektöründeki üretimlerin kalitesini izleyen Instrumental’ın CEO’su Anna-Katrina Shedletsky, New York Times’a verdiği demeçte tüketici elektroniğinde geçen cuma itibariyle fabrikaların sadece yüzde 30’unun faaliyete geçtiğini belirtti. G-20: Salgın büyüme için risk Dünyanın en büyük 20 ekonomisinin (G20) finans liderleri bu yıl ve önümüzdeki yılda küresel ekonomik büyümede ılımlı bir düzelme olmasını bekliyorlar ancak Covid-19 salgınının aşağı yönlü bir risk oluşturduğunu belirtiyorlar. 22-23 Şubat’ta yapılacak olan G20 toplantısının taslak bildirisinde, “2019 yılı sonundaki stabilizasyon emarelerinden sonra, küresel ekonomik büyümenin 2020 ve 2021 yıllarında ılımlı bir şekilde düzelmesi bekleniyor. Toparlanma, destekleyici finansal koşulların devamı ve ticaret gerginliklerindeki bazı gevşeme emareleriyle destekleniyor” ifadeleri yer aldı. Gelişmelere paralel Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Birleşik Krallık Başbakanı Boris Johnson, desteklerini ifade etmek için Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’le görüştü. Çinlilerin tren seyahatleri yüzde 48 düştü Çin tren yolu işletmeleri bu yıl salgının büyük sekteye uğrattığı Yeni Yıl sezonunda (10-18 Şubat) toplam 210 milyon seyahat yapıldığını açıkladı. Xinhua haber ajansı bunun geçen yıla göre yüzde 46 düşüşe denk geldiğini belirtti. 21 Ocak’tan 18 Şubat’a toplam 118 milyon tren biletinin ücretsiz iade edildiği belirtildi. Dünya Turizm Örgütü verilerine göre SARS salgınından üç yıl önce Çinli turistlerin yurtdışı harcamaları sadece 10 milyar dolarken, bu rakam 2018 yılına gelindiğinde 277 milyar dolara ulaştı. Asya ekonomileri Çinli turistlerin ilk sırada gelen destinasyonu. Endonezya adası Bali’de 40 bin otel rezervasyonu iptal edildi. Tayland Çinli turist sayısının 2 milyon azalmasını bekliyor. Ülkelerin seyahat kısıtlamaları ve karantina önlemleri Avrupa turizm sahnesindeki Çinli turist sayılarını da vuruyor. Barselona’da iptal edilen fuar tek başına 100 bin ziyaretçiye mal oldu. Her yıl Çin’den 800 bin ziyaretçi alan Paris’te lüks tüketimin en önemli durağı Galeries Lafayette’te de esnaf ciddi bir durgunluk yaşıyor. Çinli tur operatörleri Paris’ten sonra en çok Çinli turist giden Dijon kentinde sadece şubatta 40 otelde 3 bin oda iptal etti. Birleşik Krallık, Almanya ve Avusturya’da da turistik bölgelerde salgının etkisi görülmeye başlandı. 'Zorunlu tatil' uzaktan eğitime talebi de artırdı Çin’de okulların salgın nedeniyle kapalı olması uzaktan eğitim sağlayan, internet üzerinden eğitim hizmeti veren şirket ve okullar bir adım öne çıktı. Hong Kong borsasında işlem gören okul sonrası hizmet sağlayıcısı New Oriental hisseleri çarşamba itibariyle yılbaşından bu yana yüzde 75 ralli yaptı. Covid-19 İran’a da ulaştı: İki kişide tespit edildi İran’da iki kişide koronavirüs (Covid-19) tespit edildiği duyuruldu. Bu, ülkede görülen ilk koronavirüs vakası olarak kaydedildi. Hayatını kaybedenlerin sayısının 2 bini geçtiği salgında, vaka sayısı da 75 bini geçti. Çin dışında en büyük salgın merkezi olarak geçen ve Japonya kıyısında karantina altında bekleyen Diamond Princess’te ise vaka sayısı 542’ye yükselirken, testi negatif çıkan tüm yolcuların tahliye işlemine başlanıyor. İlk etapta 500 yaşlı yolcunun tahliyesi gerçekleşecek. Vaka sayısı, Singapur’da 81’e, Japonya’da 74’e, Hong Kong’da 63’e, Güney Kore’de 51’e Tayland’da 35’e yükseldi. Güney Kore’de yeni 20 vakanın 14’ünün Daegu kentindeki bir kilise etkinliğine katılmış kişiler olduğu belirtildi. Diamond Princess’te teşhis konulan 14 ABD vatandaşının ülkeye geri dönmesiyle ABD’deki vakaların sayısı da 29 oldu. Hong Kong’da ise ikinci ‘koronavirüs’ ölümü yaşandı. Kamboçya’ya demir atan MS Westerdsam cruise gemisinde 781 yolcunun hiçbirinde virüs tespit edilmedi. Yolcular ülkelerine dönmeye hazırlanıyor. Mürettebatın testleri birkaç gün daha sürecek. Bu bölgelerin dışında şimdiye kadar Covid-19 tespit edilen diğer ülkeler ise şöyle: Tayvan (23), Malezya (22), Almanya (16), Vietnam (16), Avustralya (15), Fransa (12), Makao (10), Birleşik Arap Emirlikleri (9), Birleşik Krallık (9), Kanada (8), İtalya (3), Filipinler (3), Hindistan (3), Kamboçya (1), Belçika (1), Finlandiya (1), İsveç (1), Mısır (1), Sri Lanka (1). Kaynak: https://www.dunya.com/dunya/cinde-fabrikalarin-yarisi-hala-kapali-haberi-463026
Devamını Oku
Standard Post with Image

Dünya e-ihracat pazarının bu yıl 1 trilyon doları aşması bekleniyor

World E-Commerce Forum Başkan Vekili Çağdaş Yeşilbağ, bu sene dünya e-ihracat pazarının 1 trilyon doları aşmasının beklendiğini bildirdi. Forumun, Eskişehir Valiliğinin himayelerinde, Eskişehir Sanayi Odası (ESO) ve Anadolu Üniversitesi (AÜ) iş birliğiyle düzenlediği "İç Anadolu E-İhracat Konferansı", AÜ Atatürk Kültür Merkezi'nde yapıldı. Etkinliğin açılışında konuşan Eskişehir Valisi Özdemir Çakacak, her sektörde dijital dönüşümün hız kazandığını söyledi. Dijital ortamlarda en çok değişimin ticarette yaşandığını belirten Çakacak, dünyada alışverişin e-ticarete kaydığını anlattı. Dünyadaki büyük şirketlerin cirolarının büyük bölümünü e-ticaret ve e-ihracatla yaptığını vurgulayan Vali Çakacak, Türkiye'nin mevcut durumunun analiz edilerek yeni ticarete uygun adımlar atılması gerektiğini ifade etti. Çakacak, kalkınmada lokomotif illerden Eskişehir'de ihracat ve e-ihracatın payının artırılması gerektiğini kaydederek, "Eskişehir olarak bölgemizde bu farkındalığa öncelik vermek durumundayız. Dijitalleşme korkunç bir hızla artıyor. Bu hıza yetişemeyen özel sektör yok olacaktır. Eskişehir olarak e-ticaretin dışında kalamayız." dedi. "Dijital değişime ayak uydurmalıyız" Çağdaş Yeşilbağ da Türkiye'yi bölgesel ve küresel bir e-ticaret merkezi haline getirme vizyonu taşıdıklarını aktardı. e-ihracat ile ilgili eğitim ve danışmanlık hizmeti alan firma ya da kişilere yol haritası sunduklarını dile getiren Yeşilbağ, şöyle konuştu: "Dünya genelinde perakende e-ticaret satışlarının 2020 yılında 4,5 trilyon dolar olması, e-ihracat pazarının da 1 trilyon dolara ulaşması hatta aşması bekleniyor. KOBİ'lerimizin ve firmalarımızın ülkemiz ekonomisinin katma değerini ve rekabet gücünü artırmak için dijital dönüşüm sürecine hızlı bir şekilde entegre olmasını sağlamak zorundayız. Dijital değişime ayak uydurabilmek için de doğru adımlar atmalı, doğru yerden başlamalıyız. Sanayisi ve sanayicileriyle, stratejik konumu ve çalışkan insanlarıyla tanıdığımız Eskişehir'in İç Anadolu'da e-ihracatta başı çekmesini umut ediyoruz." ESO Başkanı Celalettin Kesikbaş da oda olarak eğitim, ihracat ve üretime odaklandıklarını belirtti. Eskişehir'in ihracatının sürekli büyüdüğünü ve cari fazla vermeye başladığını dile getiren Kesikbaş, üreticilerin potansiyeli yüksek genç nesillere ihtiyacı olduğuna dikkati çekti. Kesikbaş, şunları kaydetti: "Artık elektronik mühendisliği diploması yeterli olmuyor, bunun alt kırılımlarını da tamamlamak gerekiyor. e-ihracat üniversite gençliğini geleceğe taşıyabilecek potansiyele sahiptir. e-ticaret sitelerine ürün koymakla iş bitmiyor. Kreatif zekamızı sitelere koymadığımız sürece başarılı olmuyor." Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/dunya-e-ihracat-pazarinin-bu-yil-1-trilyon-dolari-asmasi-bekleniyor/1739596
Devamını Oku