Arama HABERLERi

Standard Post with Image

Ev tekstilcileri

Hedef ülkelerin başında Japonya, Çin, Kanada, Brezilya, Arjantin, Güney Afrika geliyor.   Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TETSİAD) 2016 yılında sektörün yeni pazarlara yöneleceğini belirtiyor. Piyasalardaki daralma, Rusya krizi ve Ortadoğu’da yaşanan sorunlar, ev tekstilcilerini yeni pazar yaratabilecekleri ülkelerde arayışa yönlendirdi. Bu bağlamda çalışmalarını sürdüren TETSİAD, Messe Frankfurt ile çeşitli ülkelerde işbirliği çalışmaları başlattı. Bunlardan ilki ise, Japonya’da düzenlenecek Interior Lifestyla Fuarı olacak Türk ev tekstili sektörünün çatı kuruluşu olan Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TETSİAD), küresel boyutta yapılan taramalarla, dünya ekonomisinde ve yakın coğrafyamızda yaşanan değişimleri mercek altına alındı. Öncelikle 2015 yılı verileri masaya yatırılarak, sonuçlar dikkatle izlendi. Bu incelemeler sonucunda belirlenen negatif ve pozitif gelişmeler değerlendirildi ve 2016 ve sonrası için yeni hedefler belirlendi. Sektörün 2015 yılında özellikle Rusya ve yakın komşularımızda kan kaybı yaşandığını belirleyen TETSİAD, İran piyasasına çok olumlu bakıyor. AB piyasasındaki daralma, Rusya ve Ukrayna’daki istikrarsızlık, Ortadoğu piyasasına mal satılmasını zorlaştıran Suriye ve Irak’taki gerginlikler, Mısır ve Libya’da yaşanan sorunlar, düşen petrol fiyatlarının var olan pazarlarımızdaki alım gücüne olumsuz etkileri, Türkiye ekonomisini olumsuz yönde etkilerken, ev tekstili oyuncularını da alternatif pazar arayışlarına yöneltiyor. Bundan yola çıkan ev tekstilciler, alım gücü yüksek, ev tekstilinde net ithalatçı konumunda bulunan ve pazar payımızın ortalamaların altında olduğu ülkelere yönelmeyi hedefliyor. Hedef ülkelerin başında Japonya, Çin, Kanada, Brezilya, Arjantin, Güney Afrika geliyor. İran’da yaşanması beklenen olumlu gelişmeler ise bu ülkeyi her zamankinden çok daha cazip kılıyor.   Ekonomi Bakanlığı’ndan ev tekstilcilere destek Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TETSİAD) Başkanı Yaşar Küçükçalık konuya ilişkin şu şekilde konuştu: “TETSİAD olarak sektörün alternatif pazarlara daha rahat ulaşabilmesi, ülkeler arasında yaşanan krizlerden daha az etkilenebilmesi amacıyla yurtdışında değişik pazarlarda araştırmalarımızı sürdürüyoruz. Bu çerçevede Messe Frankfurt ve İTKİB işbirliği Japonya’nın başkenti Tokyo’da düzenlenecek Interior Lifestyle Fuarına Türkiye’den milli katılım düzenlenmesi için çalışmalar yürütüyoruz. Uzakdoğu piyasasında ev tekstili sektörünün aldığı payı arttırmak ve alım gücü yüksek ülkelerde yeni pazarlar oluşturabilmek amacıyla düzenlenecek olan 1 – 3 Haziran 2016 tarihleri arasında fuara, milli katılımın destek onayı, Ekonomi Bakanlığı’ndan çıktı. Hedef pazar olan Japonya’da gerçekleştirilecek fuarımıza, Ekonomi Bakanlığı %70 oranında destek vermekte. Japonya pazarı çok zor, çok zahmetli gibi görünse de şimdiden atılacak adımlar, ilerisi için bir altyapı oluşturacak. Fuar için yapılan duyuruya şimdiden kırktan fazla firmanın olumlu cevap vermesi de pazarın ve fuarın doğruluğunu teyit eder niteliktedir” Kaynak: www.dunya.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

ŞİÖ mü, yoksa AEB mi?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) yerine Şanghay İşbirliği Örgütü'ne (ŞİÖ) üye olabileceğine dair açıklamasının ardından başlayan ŞİÖ tartışmalarında asıl "AB muadili" kurumun Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) olduğu yorumları öne çıkıyor.  Konuyu yakından izleyenler, "ŞİÖ tam olmasa da, bir ölçüde güvenlik temelli bir anlaşma olarak NATO ile karşılaştırılabilir. Ama eğer AB'nin karşılığı olarak Rusya ile birlikte hareket edilecek bir Avrasya platformu kast ediliyorsa o zaman Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) anlaşılmalı" değerlendirmesini yapıyor. Erdoğan konuyu şu sözlerle gündeme taşımıştı: "Mesela, “Şanghay 5’lisi içerisinde Türkiye niye olmasın?” diyorum. Bunu sayın Putin’e olsun, Nazarbayev’e olsun, şu anda Şanghay 5’lisinin içerisinde olanlara da söyledim. Başlangıçta 5 ülkenin kurduğu Şanghay İşbirliği Örgütü’ne daha sonra Özbekistan, Pakistan, Hindistan gibi ülkeler de dahil oldu. İran da girmek istiyor. Sayın Putin, “Bunu değerlendiriyoruz” gibi bir ifade de kullandı. Temenni ederim ki orada olumlu bir gelişme olması halinde, yani Türkiye’nin Şanghay 5’lisi içerisinde yer alması, bu konuda çok daha rahat hareket etmesini sağlayacaktır diye düşünüyorum.” BBC Türkçe'den Onur Erem, uzman görüşlerine dayanarak konuyu analiz attiği yazıda şu değerlendirmeyi yaptı: "AB'nin ekonomi, politika, güvenlik ve insan hakları konusunda bağlayıcı bir müktesebatı, üye ülkelerden parlamenterlerin temsil ediği ve yasama gücü bulunan bir meclisi, mahkemesi, marşı ve tüm üye ülkelerin bayraklarının yanında kullandığı bir bayrağı bulunurken bunlar ŞİÖ'de mevcut değil. AB'nin üye ülkeleri arasında insan, sermaye ve ürünlerin serbest dolaşımı bulunurken ŞİÖ'de bunlar da yok. AB, diğer ülkelerle de serbest ticaret anlaşması imzalayabilirken ŞİÖ üyeleri kendi aralarında bile serbest ticaret anlaşmasına sahip değil. ŞİÖ'ye kıyasla, AB'ye daha çok benzeyen Asya örgütü ise Avrasya Ekonomik Birliği (AEB). Rusya, Kazakistan, Ermenistan, Belarus ve Kırgızistan'ın üye olduğu AEB'de insan, sermaye ve ürünlerin serbest dolaşımı bulunuyor. 2013 yılında "Türkiye hem NATO üyesi, hem de ABD'nin en yakın müttefiklerinden. ŞİÖ üyelerinin bu şartlarda Türkiye'yi tam üyeliğe kabul etmesi mümkün değil" diyen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in danışmanı Sergey Markov, bu yüzden Türkiye'nin ŞİÖ'ye değil AEB'ye üye olabileceğini söylemişti. Kazakistan lideri Nursultan Nazarbayev de 2014 yılında Türkiye'yi AEB üyeliğine davet etmişti." PUTİN DE DEĞİNMİŞTİ 2014 Aralık sonundan Kremlin Sarayı’nda yapılan Avrasya Ekonomik Yüksek Konseyi Toplantısında  Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Belarus Devlet Başkanı Aleksander Lukaşenko, Kırgızistan Devlet Başkanı Almazbek Atambayev, Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev ve Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan buluşmuştu. Toplantıda konuşan Rusya Devlet Başkanı Putin, "Ulaşılan noktada durmak tabii ki doğru olmaz. Geleceğe yönelik yeni büyük hedeflerimiz var" demişti. Putin devamında,  başka ülkelerin de birliğe ilgi duyduğuna işaret ederek, “Vietnam’la serbest ticaret sözleşmesi projesine hazırlık için final aşamasına gelindi. Türkiye, Hindistan ve İsrail ile de benzer sözleşmeler üzerinde çalışmalar yapılıyor” dedi.  Rusya resmi haber ajansı Sputnik, bu sözleri şöyle yorumlamıştı: "Türkiye önce de Avrasya Ekonomik Birliği ile işbirliği veya üyelik ihtimalini dile getirmişti. Başta Türkiye’nin bu isteği Türkiye’nin AB üyelik sürecini hızlandırmak amacıyla AB’ye baskı yapma çabası olarak algılanmıştı. Ama sonra Ankara daha pragmatik yaklaşım sergilemeye başladı. Türkiye Ukrayna’daki kriz yüzünden uygulanan Rusya karşıtı yaptırımlara katılmayı reddetti, Rusya ile ticari-ekonomik işbirliğini genişleterek karşılıklı ödemelerde ulusal para birimlerini kullanmaya hazır olduğunu açıkladı. 1 Aralık’ta gerçekleşen Rusya Devlet Başkanı Putin’in Türkiye ziyareti sırasında Güney Akım boru hattının rotasının değiştirilip Türkiye üzerinden geçeceği açıklanmıştı. Ayrıca Avrasya Ekonomik Birliği ile işbirliği Türkiye için ticari-ekonomik alanda çok büyük fırsatlar tanıyacak. Türk işadamları faaliyetlerini uluslararası ticaret şartlarına göre yürütebilecekler. Ayrıca Avrasya Birliği’nin üyelerinin Türkiye’den AB ile Avrasya Ekonomik Birliği arasında seçim yapmasını talep etmemeleri önemlidir. İleride iki birliğin mutlaka işbirliğini yapması gerekecek. Bütün bunlar Türkiye’nin Avrasya Ekonomik Birliği ile işbirliği için hazırlanan yol haritasında yansıtılacak." TARİHÇESİ 1994'te ilk kez Kazak lider Nazarayev tarafından dile getirilen "ortak pazar" fikri sonucunda Avrasya Ekonomik Birliği'nin (AEB) hukuki temeli, 29 Mayıs 2014'te Belarus, Kazakistan ve Rusya liderleri tarafından imzalanan bir antlaşma ile atılmıştı. AEB'ye Ermenistan'ı dahil eden antlaşma 9 Ekim 2014'te imzalandı. Birlik resmen 1 Ocak 2015'te kuruldu.  Kırgızistan'ın Avrasya Birliği'ne tam üyeliği de 1 Mayıs 2015 tarihinden itibaren geçerliliğini kazandı. Böylece bu ülkeler gümrüksüz "ortak pazar" uygulamasına geçti. Beş soruda Şanghay İşbirliği Örgütü Onur Erem, BBC Türkçe'ye derledi: 1. Şanghay İşbirliği Örgütü nedir? ŞİÖ, bölgesel bir işbirliği örgütü. Ana işbirliği konusu güvenlik olan ŞİÖ, ilk olarak 1996'da Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan tarafından "Şanghay Beşlisi" adıyla kuruldu. 2001'de Özbekistan'ın da katılmasının ardından adını Şanghay İşbirliği Örgütü olarak değiştirdi. Örgütün uluslararası yapısında düzenli olarak toplanan Devlet Başkanları Konseyi ve Hükümet Başkanları Konseyi'nin yanı sıra sekretarya, Bölgesel Anti-Terör Yapısı, Dışişleri Bakanları Konseyi gibi yapılar yer alıyor. Örgütün sekretaryası Çin'in başkenti Pekin'de, "Bölgesel Terörle Mücadele Kuruluşu" ise Özbekistan'ın başkenti Taşkent'te bulunuyor. Bugün örgütün 6 üyesinin yanı sıra 6 gözlemcisi ve 6 "diyalog ortağı" bulunuyor. Gözlemciler; Afganistan, Belarus, Hindistan, İran, Moğolistan ve Pakistan. 2006 yılında üyelik başvurusu yapan Pakistan ve 2014 yılında üyelik başvurusu yapan Hindistan'ın 2017'de ŞİÖ'ye üye olmaları bekleniyor. Örgütün diyalog ortakları ise Ermenistan, Azerbaycan, Kamboçya, Nepal, Sri Lanka ve Türkiye. ŞİÖ üyesi 6 ülke, dünya nüfusunun yaklaşık çeyreğini oluşturuyor. Buna gözlemciler ve diyalog ortakları da eklendiğinde ŞİÖ, dünya nüfusunun yaklaşık yarısını içeriyor. ŞİÖ üyesi 6 ülke, dünya nüfusunun yaklaşık çeyreğini oluşturuyor.   2. Hangi amaçla kuruldu? Hükümetler arası bir kurum olan ŞİÖ'nün kuruluşunda Çin ve Rusya'nın Asya'da güvenlik üzerine işbirliği yapma amacı bulunuyordu. Örgütün güvenlik konusundaki endişelerinden biri, Orta Asya'daki İslamcı örgütler ve uyuşturucu ticaretiydi. ŞİÖ üyeleri, bunlara karşı birbirileriyle istihbarat paylaşımında bulunuyor, ortak askeri tatbikat düzenliyor, "suçluları" birbirlerine iade ediyor. Örgüt, Rusya ve Çin'in Orta Asya'ya yönelik politikalarını koordine etmenin bir aracı olma özelliği taşıyor. Askeri bir ittifak ise değil. Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü'nün eski direktörü Bates Gill'e göre örgütün kuruluşunda Rusya ve Çin'in ABD'nin Asya'daki olası müdahalelerine karşı ortak hareket etme isteği de vardı. Gill, Brookings Enstitüsü için yazdığı makalede, örgüte üye ülkelerin imzaladığı anlaşmalarda yer alan "Diğer ülkelerin iç işlerine 'insani müdahale' veya 'insan haklarını koruma' gerekçesiyle yapılacak müdahalelere karşı çıkmak ile ülkelerin güvenlik meselelerinde birbirlerine yardım etmesi" ifadelerinin bunun kanıtı olduğunu söylemişti. Şangay İşbirliği Örgütü Batı'ya rakip mi? Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu Doğu Avrupa ve Orta Asya Direktörü Sacha Koulaeva ise ŞİÖ'yü "içe kapalı otoriter ülkeler kulübü" olarak tanımlıyor. Sacha Koulaeva, "Ülkelerin gizli servisleri diğer ülkere engellenmeden girip, hatta girdikleri ülkenin güvenlik güçlerinden yardım alarak 'suçlu' ilan ettikleri kişileri alıp geri götürebiliyorlar" diyor.   3. AB'den ne farkı var? Avrupa Birliği, üye ülkelerin üzerinde yer alan bir hükümetler üstü yapıyken ŞİÖ, işbirliği için kurulmuş hükümetler arası bir yapı özelliği taşıyor. AB'nin ekonomi, politika, güvenlik ve insan hakları konusunda bağlayıcı bir müktesebatı, üye ülkelerden parlamenterlerin temsil ediği ve yasama gücü bulunan bir meclisi, mahkemesi, marşı ve tüm üye ülkelerin bayraklarının yanında kullandığı bir bayrağı bulunurken bunlar ŞİÖ'de mevcut değil. AB'nin üye ülkeleri arasında insan, sermaye ve ürünlerin serbest dolaşımı bulunurken ŞİÖ'de bunlar da yok. AB, diğer ülkelerle de serbest ticaret anlaşması imzalayabilirken ŞİÖ üyeleri kendi aralarında bile serbest ticaret anlaşmasına sahip değil. ŞİÖ'ye kıyasla, AB'ye daha çok benzeyen Asya örgütü ise Avrasya Ekonomik Birliği (AEB). Rusya, Kazakistan, Ermenistan, Belarus ve Kırgızistan'ın üye olduğu AEB'de insan, sermaye ve ürünlerin serbest dolaşımı bulunuyor. 2013 yılında "Türkiye hem NATO üyesi, hem de ABD'nin en yakın müttefiklerinden. ŞİÖ üyelerinin bu şartlarda Türkiye'yi tam üyeliğe kabul etmesi mümkün değil" diyen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in danışmanı Sergey Markov, bu yüzden Türkiye'nin ŞİÖ'ye değil AEB'ye üye olabileceğini söylemişti. Kazakistan lideri Nursultan Nazarbayev de 2014 yılında Türkiye'yi AEB üyeliğine davet etmişti.   4. Neden Türkiye'nin gündeminde? Türkiye 2011 yılındaki başvurusunun ardından 2013'te ŞİÖ'nün diyalog ortağı konumuna gelmişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan bu tarihten sonra hem başbakanlığı hem de cumhurbaşkanlığı döneminde pek çok defa Türkiye'nin Şanghay İşbirliği Örgütü'ne üye olarak kabul edilmesi karşılığında AB'ye tam üyelik başvurusunu geri çekebileceğini açıklamıştı. Erdoğan'ın, son olarak geçen hafta "Türkiye bir defa kendini rahat hissetmeli. 'Benim için varsa, yoksa Avrupa Birliği' dememeli. Mesela, 'Şanghay Beşlisi içerisinde Türkiye niye olmasın?' diyorum. Temenni ederim ki orada olumlu bir gelişme olması halinde, yani Türkiye'nin Şanghay Beşlisi içerisinde yer alması, bu konuda çok daha rahat hareket etmesini sağlayacaktır diye düşünüyorum" açıklaması üzerine ŞİÖ üyeliği tekrardan gündem oldu.   5. Türkiye için AB'nin alternatifi olabilir mi? Peki ŞİÖ, Türkiye için AB'nin alternatifi olabilir mi? Avrupa Birliği ve Küresel Araştırmalar Derneği Başkan Yardımcısı Can Baydarol'a göre bu sorunun cevabı "Hayır". AB'nin kendine özgü bir entegrasyon süreci olduğunu, ŞİÖ'nün ise ekonomiden ziyade siyasetle ilgili ve NATO'ya alternatif olabilecek bir oluşum olduğunu söyleyen Baydarol, "Erdoğan'ın bu konudaki mesajı ŞİÖ'nün AB'ye alternatif olarak görülmesini değil, Erdoğan'ın Batı dünyasına bir alternatif arayışını ifade ediyor, NATO'yu tartışma haline getiriyor" diyor. Erdoğan'ın bugün NATO Parlamenterler Meclisi toplantısında ittifak üyelerine sert mesajlar verdiğini hatırlatan Baydarol, "Türkiye'nin Batı'yla entegrasyonu bırakıp ŞİÖ üyeliği yoluna girmesi çok çok zor. Türkiye'nin ekonomisi Batı'yla entegre. Bunu koparıp da yerine kısa vadede, hele böyle bir konjonktürde bir alternatif bulması olası gözükmüyor" uyarısında bulunuyor. Baydarol, NATO ile Rusya arasında gerginlik tırmanırken böyle mesajlar vermenin Türkiye için riskler taşıdığını düşünüyor: "Rusya ve NATO Ukrayna'da silahlarını birbirine çeviriyor. Türkiye eğer Rusya'nın kampına girerse Batı da silahlarını Türkiye'ye çevirir." Baydarol, Avrupa Birliği müktesebatının bir AB üyesinin ŞİÖ üyesi olmasına imkan tanımadığını, bu açıdan yasal ve teknik engeller olduğunu belirtirken "Batı dünyası içindeyseniz Çin ve Rusya ile yanyana yer alamazsınız" diyor. Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) Ekonomi Araştırmaları Direktörü Sadık Ünay ise ŞİÖ'yü Türkiye için AB'ye karşı hem siyasi hem de ekonomik olarak önemli bir denge unsuru olarak görüyor. ŞİÖ'nün siyasi olarak AB'nin net bir alternatifi olmadığını belirten Ünay, "ŞİÖ enerji güvenliği ve lojistik bağlantılar açısından yükselen Asya'yı temsil ettiği için, içinde dünya ekonomisinin yükselen güçleri olduğu için dünya sisteminin temel ekseninin kaymakta olduğu bir yörüngeyi temsil ediyor" diyor. Ünay'a göre Türkiye-AB ilişkisinin bozulduğu bir dönemde Türkiye'nin, yükselen bir ekonomi olarak diğer ekonomilerle yakın ilişkiler geliştirmesi anlaşılır bir tutum: "AB ile hem ekonomik hem de siyasi sorunlar yaşanıyor. Gümrük Birliği'nin mevcut yapısı Türkiye'nin dış politikasını istediği gibi dizayn etmesine engel oluyor. "Siyaseten de AB'den son dönemde terörle mücadele ve mülteci sorununda Türkiye'nin beklentilerinden uzak açıklamalar geliyor. "Üstelik kıtada aşırı sağ yükseliyor, Türkiye ve Erdoğan karşıtı, İslamofobik yaklaşımlar yükselişe geçiyor". Türkiye'nin ŞİÖ üyeliğinin Avrupa çıpasını tamamen terk etmek ve doğuya yönelik bir eksen kayması değil bir dengeleme olacağını söyleyen Ünay, "Türkiye AB ile ilişkileri kesmeden ŞİÖ üyesi olabilir" diyor ve ekliyor: "Türkiye-AB ilişkisi her zaman bir şekilde devam edecektir. Ama Türkiye'nin Asya'daki pazarlara erişimi açısından böyle açılımlara da ihtiyacı var". Kaynak:www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

"ŞİÖ, Türkiye'den önce İran'ı kabul edecek"

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) işlerinden sorumlu özel temsilcisi Bahtiyar Hakikov, örgütün yakında İran'ın katılım dilekçesini incelemeye alabileceğini söyledi.  Görünüşe bakılırsa Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in, nükleer sorun çözüldükten ve yaptırımlar kalktıktan sonra İran'ın ŞİÖ'ye üyelik başvurusunun olumlu değerlendirilmesi için hiçbir engelin kalmadığı yönündeki ifadeleri uygulamaya geçiyor. Peki, Tahran mevcut koşullarda ŞİÖ üyeliğine hazır mı? Zira başvuru yapıldığı 2008'den bu yana uzun zaman geçti ve siyasi ve ekonomik bütünleşme alanında birçok şey değişti.  Tahran merkezli Şehit Beheşti Üniversitesi Bilimsel Konseyi üyesi ve Avrasya araştırmaları uzmanı Hamid Reza Azizi, Sputnik'e açıklamasında, birkaç kilit noktaya dikkat çekerek, "Bu, İran'ın ŞİÖ üyeliği konusunda 2008'den bu yana sergilediği resmi tutum. Burada önemli değişiklikler yaşandı. Bilindiği gibi son zamana kadar İran, uluslararası ve bölgesel ittifaklara katılım yönünde birçok planını hayata geçirmekte engel olan uluslararası yaptırımların baskısı altındaydı. Başta İran'ın nükleer programıyla ilgili sağlanan anlaşma, yaşanan değişiklikler dikkate alınırsa İran'ın bölgesel ve uluslararası ittifaklarla bütünleşme yolu üzerindeki engeller de kalktı" dedi. İran'ın ŞİÖ'ye katılımını engelleyen bir diğer engelin, örgüt içindeki iki kampın tutumundan kaynaklandığını belirten Azizi, "Bir yandan dünyanın en büyük iki ülkesi Rusya ve Çin, diğer yanda da ŞİÖ'nün diğer üyeleri. Rusya ve Çin, 2008'den bu yana ABD ile aktif işbirliği aramadı. İran'da da, Batı ve ABD ile daha büyük çatışmaya girilmemesi, ŞİÖ içinde ve dışındaki uluslararası durumu daha fazla germemek için üyelik konusunda biraz daha beklenmesi gerektiği yönünde görüş üstün geldi" diye konuştu. Ama 2014'ten başlayarak dünya sahnesinde birçok şeyin değiştiğine dikkat çeken Azizi, "Ukrayna krizi, Rusya ve ABD arasındaki mücadeleyi alevlendirdi. Rusya, aktif olarak uluslararası ittifakları ve bölgesel koalisyonları güçlendirme, çok taraflı işbirliğini geliştirme çizgisine girdi. Rusya'nın bu çizgisini bugün sadece ŞİÖ değil, BRICS ve Avrasya Ekonomik Birliği örneğinde de gözlemliyoruz. Bunlar, İran'ı tutumunu gözden geçirmeye zorlayan olumlu siyasi faktörler" ifadelerini kullandı.  ŞİÖ, ortak enformasyon alanı kuruyor ŞİÖ'nün diğer üyelerinin de unutulmaması gerektiğini kaydeden Azizi, "Onların duruşu da dikkate alınmalı. Örneğin geçen yıl, Rusya ve Çin'in büyük ilgi duymasına rağmen bazı ŞİÖ üyelerinin tutumu yüzünden İran başvurusunun incelenmeye alınması sürecinin geciktiği haberi yapılmıştı. Nükleer anlaşmanın uygulanmaya başlamasıyla İran'ın ŞİÖ üyeliği önündeki engellerin kalkmasına rağmen nihai karar, örgütün diğer üyeleri arasında tam konsensüsün sağlanma olasılığına ve kilit oyuncuların (Rusya ve Çin) İran'ın ittifaka katılımının ekonomik ve siyasi yararları olacağına diğer üyeleri ikna etme ve ilgisini çekme yeteneğine bağlı" yorumunda bulundu.  İran'ın üyelik tutumunun da 2008'den bu yana güçlü bir değişim geçirdiğini söyleyen Azizi, "2014 olayları kilit faktörleri büyük oranda etkiledi. Şimdi, dünya sahnesinde gözlemlediklerimiz dikkate alındığında, İran elbette Rusya ve Çin ile ekonomik bütünleşme ve yakınlaşma peşinde. Ve eğer ŞİÖ, İran'ın bu hırs ve isteklerinin uygulamaya geçmesi için uygun zemini hazırlarsa İran bu örgüt içinde eşit haklara sahip üye statüsüne daha fazla ilgi duyar. Ayrıca, 2008'deki durumun tekrarlanmaması için tüm ŞİÖ üyelerinin de İran'a ilgi duyması gerekir. Bu, sanırım, bugün İran'ın ŞİÖ'ye katılım sürecini hızlandırmak için gereken tek tedbir" dedi.  Kaynak:www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Atlasglobal Rusya’nın 10 şehrine uçacak

Odeabank iş birliğiyle hayata geçirilen Bank’O Atlas kredi kartının tanıtımında konuşan Atlasglobal Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ersoy, önümüzdeki yıl Rusya’nın 10’dan fazla şehrine tarifeli uçuşlara başlayacaklarını söyledi  Bank’O Atlas’ın tanıtım toplantısında konuşan Atlasglobal Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ersoy, yurt dışında Irak ve Ukrayna’da iki hava yolu şirketi kurduklarını belirterek, 2017 sonrasında en az 8 hava yolu şirketi daha kuracaklarını ifade etti. 2017’nin 2016 gibi zor bir yıl olacağına işaret eden Ersoy, yeni 20 dış hat noktasına uçuş gerçekleştireceklerini, bu hatların ağırlıklı olarak Antalya çıkışlı olacağını kaydetti. 2016’da 50’den fazla noktaya uçtuklarını bu rakamı 2017’de 70’e çıkaracaklarını söyleyen Ersoy; “2017’de Rusya’ya ciddi bir açılımımız olacak. 10’dan fazla şehre tarifeli uçuşlara başlayacağız” dedi. “2016 sadece Türk taşıyıcıları için değil, Türkiye’ye yolcu taşıyan diğer bütün yabancı millî hava yolu şirketleri için de zor bir yıldı” diyen Murat Ersoy, birçok yabancı millî hava yoluyla ortak uçuş gerçekleştireceklerini kaydetti. Yeni iş birliklerini önümüzdeki aydan itibaren duyuracaklarını söyleyen Ersoy, Bank’O Atlas sayesinde yolcu sadakat programlarını 2020 yılına kadar 1 milyondan fazla aktif yolcuya ulaştırmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi. ODEABANK’IN HEDEFİ 500 BİN KART Toplantıda konuşan Odeabank Genel Müdürü Hüseyin Özkaya da, büyükler ligine girmek için yola çıktıklarını ve bu doğrultuda yatırımlarına hız kesmeden devam edeceklerini söyledi. 500 bin kart kullanıcısı hedeflediklerini belirten Özkaya; “Yeni ürünümüz ile hem Odeabank olarak büyümedeki iddiamızı devam ettiriyoruz hem de mil kartları pazarına canlılık getirmeyi hedefliyoruz” diye konuştu.  Kaynak:www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Türkiye'den Ukrayna'ya kredi yardımı

Siyasi olayların yaşandığı Ukrayna'ya 50 milyon dolar kredi yardımında bulunulacak. Ukrayna'da yaşanan siyasi olayların ülkeyi derinden etkilemesi sebebiyle ülkeye mali yardım sağlamak amacıyla 50 milyon dolar tutarında kredi sağlanmasına ilişkin 15 Şubat'ta imzalanan ekli kredi anlaşmasının yürürlüğe girmesi, Hazine Müsteşarlığının yazısı üzerine Bakanlar Kurulunca kararlaştırıldı. Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre, kredi, Ukrayna devlet bütçesinin finansmanı amacıyla kullanılacak. Anlaşma, kredinin ana parası veya tahakkuk etmiş faizi ya da bu kapsamda ödenmesi gereken herhangi bir tutar ödenmediği sürece tam olarak yürürlükte kalmaya devam edecek. Türkiye'den OECD'ye 160 bin avro hibe katkısı Öte yandan, Türkiye ile Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) arasındaki matrah aşındırma ve kar kaydırma projesine ilişkin katkı anlaşmasının yürürlüğe girmesi, Hazine Müsteşarlığının yazısı üzerine, Bakanlar Kurulunca kararlaştırıldı. Resmi Gazetede yayımlanan karara göre, Türkiye OECD'ye hibe kaydıyla 160 bin avro tutarında bir finansal katkı sağlayacak. Katkı, anlaşmanın yürürlüğe girmesinin ardından tek dilimde ödenecek. Kaynak:www.trthaber.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD’IN ANKARA TEMASLARI

LASİAD  bazı temaslarda bulunmak ve programlara katılmak üzere 21 nisan 2015 günü  Ankara’ya ziyaret gerçekleştirdi. Ziyarete LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Başkan Vekili Muhammed Sancaktar, Başkan Yardımcısı Ercan Çelik, Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak katıldı. LASİAD’ın  Ankara programı Ekonomi Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Veysel Parlak’la yapılan görüşmeyle başladı. Veysel Parlak’ın İhracat Genel Müdürlüğündeki makam odasında yapılan toplantıya İhracat Genel Müdür Yardımcısı Hakan Kızartıcı, Dış Ticaret Uzman Yardımcısı Hacı Hasan Kaygısız da katıldı. Görüşmede; LASİAD Y önetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca ,  2014 yılında yapılan III.Laleli Fashion  Shopping Festival kapsamında, Ekonomi Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü Ticaret Organizasyonları Daire Başkanlığı ve İTO ile ortaklaşa gerçekleştirdikleri ‘’Alım Heyeti organizasyonu’’ ile ilgili düşüncelerini dile getirildi. Ve bu yıl da yapılacak olan alım heyeti organizasyonu ile ilgili destek talebinde bulundu. Ukrayna-Rusya gerginliğine ve bu gerginliğin ekonomiye olan yansımalarına da değinen  Eyyüpkoca ;Türkiye ile Rusya Federasyonu hükümetleri arasında bir yakınlaşma olduğunu ve iki ülke arasında tercihli ticaret anlaşma yapılması gerektiğini  söyledi. Veysel Parlak ;bu konunun gündemde olduğunu, ancak bunun o kadar da kolay olmayacağını belirtti. LASİAD’ın alım heyeti organizasyonunu geçen yıl olduğu gibi bu yıl da destekleyeceklerini belirten Parlak’’ bize projelerle gelin. Uygun olan her projenizi destekleyeceğiz. İhracatın arttırılması için elimizden gelen her şeyi yapacağız’’ dedi. Toplantının sonunda LASAİD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca ,İhracat Genel Müdürü Veysel Parlak’a ,LASİAD’ın simgesi haline gelen Lale  motifli tabak takdim etti. LASİAD heyeti buradaki  görüşmenin ardından TOBB’un düzenlediği  VIII.Türkiye Sektörel Ekonomi Şurasına katıldı. Başbakan Ahmet Davutoğlu, Maliye, Orman ve Su, Çalışma ve Sosyal Güvenlik, Gıda Tarım ve Hayvancılık ve Ekonomi Bakanlarının katıldığı şuranın açılış konuşmasını TOBB başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu  yaptı. Geçmiş yıllarda yapılan şuralardan söz eden Hisarcıklıoğlu desteklerinden ötürü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a,Başbakan Ahmet Davutoğlun’a ve bakanlara teşekkür etti. Hisarcıklıoğlu’ndan sonra kürsüye Başbakan Ahmet Davutoğlu geldi.Türkiye ekonomisin kat ettiği mesafeyi anlatan başbakan’’  hayaliniz olacak, iddianız olacak. Ancak bu hayal fizıbıl olacak. Yani gerçekleştirilebilir olacak’’ dedi.13 Yıllık hükümetlerinin en büyük başarısının gerçekleştiremeyecek vaatte bulunmamak, bulundukları vaatleri de gerçekleştirmek olduğunu belirten Davutoğlu İş dünyasına şöyle seslendi ’’sizlere de çok iş düşüyor. Bu güne kadar olduğu gibi, bundan sonra ülkemizin ve milletimizin kalkınması için durmadan çalışın. Biz sizlerden aldığımız güç ve destekle bu işleri başarıyoruz. İktidarımız döneminde 17.000 km duble yol yapıldı. Şimdi bu yolları otobana dönüştüreceğiz. Harap olmuş bir demir yolu ağı teslim aldık. Bunu önce rehabilite ettik. Sonra hızlı trene dönüştürdük.Şimdi ide Yüksek Hızlı Trene dönüştüreceğiz. Ankara İstanbul arasını 3,5 saate düşürdük. Şimdi 1,5 saate düşüreceğiz’’ dedi. Başbakan Davutoğlu’nun konuşmasından sonra sektör meclisleri başkanları kısa birer sunum yaptılar. LASİAD heyeti  temasların ardından  Ankara’dan ayrıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Albaraka Türk Genel Müdürü ve Albaraka Türk Yöneticileri LASİAD’ı Ziyaret Etti

Albaraka Türk Genel Müdürü Dr. Fahrettin Yahşi, Albaraka Türk Bölge Müdürü Süleyman Çam ve Laleli Şube Müdürü Kıvanç Akdemir, LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca’yı makamında ziyaret etti. Banka ve çalışmaları hakkında bilgi veren Dr. Fahrettin Yahşi, LASİAD’ın gerçekleştireceği projelerde yer almak istediklerini dile getirdi. LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca da görüşme sırasında Rusya ve Ukrayna arasında yaşanan gerginlik sonrası piyasalarda yaşananlar ve gelinen son duruma ilişkin bilgiler verdi. Karşılıklı bilgi alışverişinin sonrasında LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca ve Albaraka Türk Yöneticileri Laleli’de bulunan Aleksandra Gold, Darkhill Otel, Gizia ve Wyndham Otel‘i ziyaret etti.
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD İBB Genel Sekreterini Ziyaret Etti.

LASİAD, 29 Aralık 2014 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Dr. Hayri Baraçlı’yı makamında ziyaret etti. Ziyarette; LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları; Ercan Çelik ve Erdem Soylu Karabağlı, LASİAD Genel Sekreteri Şerafettin Yüzüak yer aldı. Ziyarette, LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, İBB Genel Sekreteri Dr. Hayri Baraçlı’ya Rusya ve Ukrayna krizinin Laleli Bölgesini nasıl etkilediğini ve gelecekle ilgili öngörülerini aktardı. Eyyüpkoca, ardından Laleli Bölgesi’nde aydınlatma çalışması kapsamında yürüttükleri projenin durumu ile ilgili bilgi verdi. Eyyükoca ayrıca İBB’nin Gençtürk caddesini yol üstü otopark alanı ayırarak İSPARK’a devretme projesi ile ilgili Laleli sakinlerinin şikayetlerini ve itirazlarını aktararak, Gençtürk caddesi yol üstü otopark projesinin iptal edilmesi talebinde bulundu. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Dr. Hayri Baraçlı, “Projelerinizi destekliyoruz, gereken neyse yapacağız” dedi.
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD 2015 Yılı Yol Haritasını Belirledi

LASİAD, geleneksel Arama Konferansını 23-27 Aralık 2014 tarihleri arasında Antalya Mardan Palace Hotel’de Yönetim, Denetleme ve Disiplin Kurulu’nun katılımıyla gerçekleştirdi. Gelecek Vizyonu konulu Konferans, LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca’nın açılış konuşması ile başladı. Eyyüpkoca, komitelerin 2014 yılı içinde yapmış oldukları çalışmalar kapsamında değerlendirme yapıp, komitelerin görevlerini en iyi şekilde yerine getirdiklerine vurgu yaparak harcadıkları emekler için tüm komite üyelerine teşekkür etti. Program, LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammed Sancaktar’ın moderatörlüğünde devam etti. LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları komitelerin bir yıl boyunca gerçekleştirdikleri tüm faaliyetlerin sunumunu yaparak katılımcıların görüşlerini aldı. Konferans, Erguvan İletişim adına Zerrin Yazıcı’nın bilgilendirme sunumu ile devam etti. Yazıcı, sunumunda daha verimli ve stratejik pazarlama tekniklerinden bahsetti. Ardından LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, 2015 yılı plan ve hedefleri konusunda görüş ve önerileri aldı. Arama Konferansı’nın ikinci günü; ulusal ve uluslararası kapsamda büyük ses getiren III. Laleli Fashion Shopping Festival’inin genel bir değerlendirmesi ile başladı. Festival, LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Festival Komitesi Başkanı Muhammed Sancaktar’ın moderatörlüğünde geniş ve objektif bir şekilde tüm detaylarıyla değerlendirildi. Sancaktar “Her geçen yıl daha da profesyonel ve kapsamlı bir karnavala dönüşen Laleli Fashion Shopping Festivali’ni daha da ileriye taşıyacağız” dedi. Ardından 24-30 ağustos 2015 tarihlerinde düzenlenecek olan IV. Laleli Fashion Shopping Festival’i ile ilgili yeni projelerini ve yapmak istediklerini katılımcılara aktardı. 2015 yılında 4.sü düzenlenecek olan festivalin daha geniş kitlelere hitap etmesi ve daha fazla ses getirmesi adına katılımcılar ile fikir alışverişinde bulunuldu. Konferans Bloomberg HT Televizyonu Haber Koordinatoru-Gazeteci Ali Çağatay’ın ‘’Ukrayna-Rusya gerginliği ve Laleli piyasasına olan etkileri’’ konulu sunumuyla devam etti. Avrupa Birliği’nin Rusya’ya uyguladığı ambargo karşısında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in sergilediği tutuma değinen Çağatay “Rusya’ya uygulanan bu ambargonun Türkiye ve sizin için büyük getirileri olacaktır. Krizleri fırsata dönüştürebilirsiniz. Tavsiyem Rusya’daki mevcut yatırımlarınızı koruyun fakat yeni yatırımlar yapmayın” dedi. Çağatay konuşmasının devamında dünyadaki petrol krizinin ülkelere yansımalarından söz ederek  “Afrika’da da yatırımlar yapılabilir, özellikle Angola, Fildişi Sahili, Nijerya, Libya gibi ülkeler alternatif pazarlarınız olabilir” dedi. Türkiye ve dünya ekonomisi üzerinde duran Çağatay’ın katılımcıların sorularını cevaplamasının ardından LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca günün değerlendirmesini yaptı. Arama Konferansı’nın üçüncü günü LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammed Sancaktar’ın moderatörlüğünde başladı. Ardından Bloomberg HT Televizyonu Haber Koordinatörü - Gazeteci Ali Çağatay’ın sunumu ile devam etti. Çağatay, konuşmasına Türkiye’nin siyasi gelişimi ve bu gelişmelerin Türkiye ekonomisine yansımalarının nasıl olduğunu anlatarak başladı. 2008 ve 2014 krizleri üzerinde duran Çağatay, Türkiye ekonomisini kuvvetlendiren unsurlardan bahsetti. Şuan petrol fiyatlarındaki düşüşün Türkiye’nin cari açığına yansımadığını ve 2015 yılında Türkiye’nin çok iyi seviyelere geleceğinden bahsetti.  Çağatay, konferansın devamında katılımcılardan gelen soruları yanıtladı. Konferansın sonunda Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca,  Arama Konferansına ilişkin genel değerlendirmeler yaptı. Laleli Sanayici ve iş adamları olarak İlerleyen zamanlarda nasıl hareket edilmesi gerektiği üzerinde duran Eyyüpkoca,  uluslararası ekonomik dalgalanmalara karşı alınacak önlemlerden bahsetti. Teşekkürlerini sunarak konferansı kapattı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

FARUK SARAÇ, LASİAD’I OFİSİNDE AĞIRLADI

07 Ekim Pazartesi günü LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ercan Hardal ve Yönetim Kurulu Üyesi Sabri Akten, erkek giyiminde Türkiye’nin önemli modacılarından Faruk Saraç’ı ofisinde ziyaret ettiler. Türk tekstilinin dünyaya açılan kapısı olan Laleli Bölgesinin, Türkiye’de moda ve marka imajı üzerine istişarede bulundular. LASİAD tarafından 2014’te düzenlenecek olan  “Laleli Fashion Shopping Festival’in" hazırlıklarının konuşulduğu toplantıda, Faruk Saraç; Laleli bölgesinin Türkiye için çok önemli bir yere sahip olduğunu ve bunun içinde LASİAD’ın özenli çalışmaları sonucunda çok daha farklı bir boyut kazandığını ifade etti. Laleli’nin birçok marka ve tasarımcı için dünya pazarına çıkış kapısı olduğunu belirten Saraç, düzenlenecek olan festivalin de bu anlamda büyük kazanımlar sağlayacağını sözlerine ekledi.  Türk tekstili ve Türk modacılarının gelişmesi adına atılan adımlarla, Rusya, Ukrayna, Kazakistan, Romanya gibi ülkelerin kültürlerini de bir araya getirecek olan Laleli Fashion Shopping Festival organizasyonu için, birçok alanda destek olacağını, bu tür organizasyonların her zaman arkasında olduğunu belirti.  Saraç,  2014 yılında açılacak olan Faruk Saraç Tasarım Meslek Yüksek Okulu ile LASİAD’ın ilerleyen zamanlarda iş birliği yaparak,  tekstil ve moda sektörüne yön verecek genç modacıları ülkemize ve Laleli gibi önemli bölgelere kazandırmak için ortak çalışmalarda bulunabileceklerini, bu sayede markaların yurtdışından tasarımcı ithal etmelerine gerek kalmayacağını ifade etti. 
Devamını Oku
Standard Post with Image

Vizesiz gidilebilen ülkeler

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye ile Ukrayna'nın sadece kimlik kartıyla seyahat için mutabakata vardığını belirtti. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye ile Ukrayna'nın sadece kimlik kartıyla seyahat için mutabakata vardığını belirterek, "Karşılıklı ziyaret ve turist sayısını artırmak istiyoruz. Haklarımız arasında daha fazla temas olsun istiyoruz. O nedenle bundan sonraki süreçte vatandaşlarımızının pasaporta ihtiyaç duymadan sadece kimlikleriyle ülkelerimizi ziyaret etmesi için hazırlıkları tamamladık. Yaz gelmeden bunu başaracağız" dedi. VİZESİZ GİDİLEBİLEN ÜLKELER  Andorra  Arjantin  Arnavutluk  Bahamalar  Barbados  Belarus   Belize  Bolivya  Bosna Hersek  Botsvana  Brezilya  Ekvador  El Salvador  Fas  Fiji  Filipinler  Guatemala  Gürcistan  Haiti  Honduras  Hong Kong  İran  Jamaika  Japonya  Karadağ  Kazakistan  KKTC  Kolombiya  Moldova  Güney Kore  Kosova  Karayipler  Kosta Rika  Libya  Kırgızistan  Lübnan  Makedonya  Makau Özel Bölgesi  Maldivler  Malezya  Mauritius  Moğolistan  Nikaragua  Palau Cumhuriyeti  Paraguay  Seyşeller  Saint Kitts and Nevis  St. Lucia  Sırbistan  Singapur  Suriye  Svaziland  Şili  Tayland  Tunus  Trinidad-Tobago    Tuvalu  Ukrayna  Uruguay  Ürdün  Venezuela  Filipinler  Yunan adaları  Sri Lanka   St. Vincent-Grenadines Sadece Diplomatik, Hususi ve Hizmet Pasaportu hamili Türk vatandaşları 90 güne kadar ikamet süreli seyahatlerinde vizeden muaftır.   Irak Sadece Diplomatik, Hizmet ve Hususi Pasaport hamilleri ise 180 gün içinde 90 günü aşmamak kaydıyla Irak'a yapacakları seyahatlerinde vizeden muaftır.   Slovakya Sadece Diplomatik, Hizmet ve Hususi Pasaport hamilleri Slovakya'ya yapacakları seyahatlerinde 90 gün için vizeden muaftır.  Kamerun Sadece resmi heyet mensubu olan Diplomatik, Hizmet ve Hususi Pasaport hamilleri her 180 günlük dönem içerisinde ilk giriş tarihinden itibaren toplam kalış süresi 90 günü aşmamak kaydıyla vizeden muaftır. Resmi heyet mensubu olmayan Diplomatik, Hizmet ve Hususi Pasaport hamilleri vizeye tabidir.  Pakistan (iş adamları vizeden muaf)  Sınır kapılarında vize alınabilen ülkeler arasında ise Dominik Cumhuriyeti  Sınır kapılarında vize alınabilen ülkeler arasında ise Endonezya  Sınır kapılarında vize alınabilen ülkeler arasında ise Güney Afrika Cumhuriyeti  Sınır kapılarında vize alınabilen ülkeler arasında ise Bahreyn   Sınır kapılarında vize alınabilen ülkeler arasında ise Doğu Timor  Sınır kapılarında vize alınabilen ülkeler arasında ise Katar  Sınır kapılarında vize alınabilen ülkeler arasında ise Sudan  Sınır kapılarında vize alınabilen ülkeler arasında ise Umman  Sınır kapılarında vize alınabilen ülkeler arasında ise Zambiya   Kaynak : www.haberturk.com    
Devamını Oku
Standard Post with Image

Rusya için 'Pasaportsuz Türkiye' gündemde

Ukrayna'ya pasaportsuz bir şekilde ve sadece kimlik kartları ile geçişin başlayacağının açıklanmasının ardından, şimdi de Rusya gündeme geldi. İki ülke arasında pasaportsuz gidiş gelişlere yönelik müzakereler tekrar başlıyor. Görüşmelerin tekrar başlayacağı haberini Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu verdi. Antalya'da konuşan Çavuşoğlu, Rusya ile uçak hadisesi olmadan önce iki ülke vatandaşlarının pasaportsuz bir şekilde sadece kimlikle giriş-çıkış yapabilmeleri için epeyce görüştüklerini hatırlatarak, "Bayağı mesafe katetmiştik. Şimdi ilişkilerimiz normalleştiğine göre bu konuda da müzakerelere devam edebiliriz.   Biz en azından Rusya vatandaşlarının pasaportu bile olmadan gelebilmeleri için havalimanlarında kimliklerin okunabileceği cihazları kuruyoruz. Bu konudaki görüşmelerimizi başlatacağız tekrar" dedi. YUNANİSTAN'DAN TÜRKİYE'YE GÜZEL HABER! Yunanistan'ın Avrupa İşlerinden Sorumlu Dışişleri Bakan Vekili Yorgos Katrougalos, Yunan adalarına girişte, kapıda vize alınabilmesini sağlayan uygulamanın bir yıl daha uzatılacağını söyledi. Midilli, Sakız, Rodos, İstanköy, Sömbeki, Sisam ve Meis adaları için 2012 yılından bu yana nisan-ekim ayları arasında geçerli olan uygulamayla Türk turistlerin adalara seyahatlerinde limanda vize verilerek önemli bir kolaylık sağlanıyor.   Kaynak: www.haberturk.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Türk çocuk giyim firmaları Kiev'e çıkarma yaptı

Kiev BABY EXPO, 21-24 Mart tarihleri arasında Ukrayna Kiev'de düzenlendi. 13ülkeden 292 katılımcının yer aldığı ve 9.000 kişinin ziyaret ettiği fuara Türkiye'den; Tugi Kids, Özbey Hijyenik, Cigit Kids, FlyFix, Confy ve Valenza milli pavyonla katılırken distribütörleri aracılığı ile iştirak eden 10 Türk firma da ürünlerini sergiledi. LASİAD Başkan Yardımcısı Ercan Hardal da fuara kendisine ait Tugi Kids ile katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

57. AYMOD Uluslararası Ayakkabı Fuarı Açıldı

Kendi alanında dünyanın en büyük ikinci fuarı olan AYMOD, CNR Holding Kuruluşu Pozitif Fuarcılık tarafından Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD), Türkiye Ayakkabı Sektörü Araştırma Geliştirme Eğitim Vakfı (TASEV), Türkiye Umum Ayakkabıcılar Federasyonu (TUAF) ve İstanbul Ayakkabı Esnafı Sanatkarlar Odası (İASEO) iş birliğinde organize edildi.Uluslararası Ayakkabı Moda Fuarı, CNR EXPO Yeşilköy’de bin 400’ün üzerinde markanın katılımı ile 5 Nisan’da başladı. Fuara, aralarında İtalya, Hollanda, Almanya, Yunanistan, Rusya, Ukrayna, Belarus, Suudi Arabistan, Katar, Lübnan, B.A.E. ve İran’ın da bulunduğu 59 ülkeden alım heyetleri geldi. 6 Nisan Perşembe günü LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Ercan Hardal, Erdem Soylu Karabağlı, İrfan Akbaş ve Yönetim Kurulu üyeleri Tarık Nayman ve Arif Özkan standları dolaştı. Fuara LASİAD Yönetim Kurulu üyesi olan Arif Özkan da kendi firması ‘Özkan Shoes’ ile katıldı.   57. AYMOD Fuarı Kızılay İle “100.000 Çift Ayakkabı” Projesi 57. AYMOD Fuarı 5 Nisan Çarşamba günü kapılarını ziyaretçilere kapılarını açtı. Bu sene fuara katılan bazı firmalar ve Kızılay işbirliği ile ihtiyaç sahipleri için  100.000 Çift ayakkabı toplandı. 6 Nisan Perşembe akşamı bağış yapan firma sahipleri ödüllendirildi. Ödül törenine Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, LASİAD adına Yönetim Kurulu Üyesi Arif Özkan katıldı.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

Ukrayna hükümeti, Türkiye ile pasaportsuz seyahat anlaşmasını onayladı

Ukrayna hükümeti, Türkiye ile Ukrayna arasında pasaportsuz olarak yeni kimlik kartları ile karşılıklı seyahat imkanı sağlayacak anlaşmayı onayladı. Kırım Haber Ajansı QHA’nın haberine göre, Ukrayna Bakanlar Kurulu bugün yaptığı toplantıda, Türkiye ile Ukrayna arasında imzalanan iki ülke arasında pasaportsuz, yeni kimlik kartları ile karşılıklı seyahat imkanı sağlayacak anlaşmayı onayladı. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Ukrayna Bakanlar Kurulu Arasında Vatandaşların Karşılıklı Seyahatlerine İlişkin Usullere Dair Anlaşma, 14 Mart 2017 tarihinde Ankara’da Dışişleri Bakanlığı Konsolosluk İşleri Genel Müdürü Büyükelçi Mehmet Samsar ile Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Andriy Sıbiga tarafından imzalanmıştı. İKİ ÜLKE ARASINDA KİMLİKLE SEYAHAT DÖNEMİ Anlaşmaya göre yeni kimlik kartları kullanan Ukrayna ve Türkiye vatandaşları, iki ülke topraklarına giriş, çıkış ve transit geçiş yapabilecekler ve bu ülkelerde 180 gün için 90 güne kadar vizesiz kalabilecekler. Ukrayna hükümeti resmi internet sitesinde yapılan açıklamada söz konusu anlaşmanın ülkeler arasındaki ikili ilişkilerin geliştirilmesine ve sosyal, ekonomik, kültür, insani alanlardaki ilişkilerin yoğunlaştırılmasına yardımcı olacağı ifade edildi. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, anlaşmayla ilgili “Karşılıklı ziyaret ve turist sayısını artırmak istiyoruz. Halklarımız arasında daha fazla temas olsun istiyoruz. O nedenle bundan sonraki süreçte vatandaşlarımızın pasaporta ihtiyaç duymadan sadece kimlikleriyle ülkelerimizi ziyaret etmesi için hazırlıkları tamamladık. Yaz gelmeden bunu başaracağız” diye konuşmuştu.   Kaynak için tıklayınız
Devamını Oku
Standard Post with Image

Antalya, 8 Milyon Turiste Koşuyor

10 Avrupa ülkesinden gelen turist sayısındaki düşüşe rağmen, Rusya'dan gelen turist sayısında rekor artış oldu. Kente gelen toplam turist sayısı, ağustos ayında 7.5 milyona yükseldi. Antalya turizminde en sancılı yıl 2016'nın ardından Rusya pazarındaki rekor artışlar sürerken, Avrupapazarındaki düşüşlerde ise toparlanma devam ediyor. Antalya turizmi, geçen yılın toplamında 6.4 milyon olan turist sayısını geçmeyi başarırken, 31 Ağustos tarihi itibariyle Antalya ve Gazipaşa havalimanları aracılığıyla kente gelen toplam turist sayısı 7 milyon 521 bin 847'ye ulaştı. 31 Ağustos itibariyle AntalyaHavalimanı'na 6 milyon 965 bin 617 turist, Gazipaşa Havalimanı'na ise 556 bin 230 turist geldi. Ağustos ayında ise toplam 1 milyon 760 bin 500 turist gelirken, geçen yılın ağustosuna göre yüzde 75 artış kaydedildi. Eylül ayının ilk dört gününde ise yüzde 76'lık yükselişle toplam 225 bin turist geldi. RUSLAR 2.5 MİLYONU AŞTI Antalya Havalimanı'na 1 Ocak-31 Ağustos tarihleri arasında gelen 6 milyon 965 bin turistin 2 milyon 659 bin 877'sini Ruslar oluşturdu. Rusya'dan 8 ayda gelen turist sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2 bin 536 gibi rekor bir yükseliş gösterdi. Geçen yıl aynı dönemde 100 bin 902 Rus turistin geldiği kentte, bu yıl 2 milyon 558 bin 975 Rus turist artışı oldu. Ruslar toplam turist sayısının yüzde 33'ü oranıyla en büyük paya sahip ülke oldu. ALMANLAR 1 MİLYONU GEÇTİ Kente en çok turist gönderen ikinci ülke ise Almanlar oldu. Almanya'dan gelen turist sayısı en kötü sezon olan 2016'ya göre de azalışını sürdürüyor. Temmuz ayında geçen yıla göre yüzde 21 olan düşüş oranı 3 puan azalarak yüzde 18'e geriledi. 8 ayda Antalya'ya Almanya'dan toplam 1 milyon 83 bin 823 turist geldi. Toplam turist sayısının yüzde 15.5'ini oluşturan Almanlarda geçen seneye göre 236 bin turist kaybı yaşandı. UKRAYNA PAZARI BÜYÜMEYE DEVAM EDİYOR Geçen yıldan itibaren büyük yükseliş gösteren Ukrayna pazarı bu yıl Antalya turizminde en çok paya sahip üçüncü ülke olmayı sürdürüyor. 8 aylık dönemde yüzde 26 artışın yaşandığı Ukrayna'dan bu dönemde Antalya'ya toplam 545 bin 278 turist geldi. Ukrayna'nın toplam turist sayısındaki payı ise yüzde 7.8 oldu. İngiltere pazarı ise bu yıl ilk defa ağustos sonu itibariyle artıya geçti. Önceki aylarda küçük miktarlarda gerileme gösteren İngilizler, Ağustos itibariyle yüzde 3 artışa geçti. İngiltere'den 8 ayda toplam 251 bin 714 turist geldi. YÜKSELEN ÜLKELER Antalya turizminde bu yıl Rusya, Ukrayna ve İngiltere'nin dışında artış gösteren ülkeler, en çok turist gönderen sıralamasıyla Kazakistan, Beyaz Rusya, İsrail, Polonya, Romanya, İran, Slovakya, Çek Cumhuriyeti, Moldova, Litvanya, Fransa, Macaristan, KKTC ve İtalya oldu. Kazakistan'dan yüzde 92 artışla 207 bin, Beyaz Rusya'dan yüzde 166 artışla 127 bin turist geldi. İsrail'den yüzde 13 artışla 120 bin, Polonya'dan yüzde 52 artışla 115 bin turist geldi. Romanya'dan yüzde 22 artışla 92 bin, İran'dan yüzde 18 artışla 81 bin turist geldi. Slovakya'dan yüzde 89 artışla 61 bin, Çek Cumhuriyeti'nden yüzde 77 artışla 57 bin, Moldova'dan yüzde 48 artışla 53 bin turist geldi. Litvanya'dan yüzde 22 artışla 52 bin, Fransa'dan yüzde 15 artışla 49 bin, Macaristan'dan yüzde 49 artışla 30 bin, KKTC'den yüzde 19 artışla 16 bin, İtalya'dan yüzde 2 artışla 8 bin turist geldi. Diğer ülkelerin toplamında ise yüzde 37 artışla 406 bin turist geldi. AVRUPA PAZARINDA DÜŞÜŞ DEVAM ETTİ Avrupa pazarında ise Almanya başta olmak üzere düşüş devam etti. En çok turist gönderen ülkeler sıralamasına göre bu yıl düşüşün devam ettiği Avrupa ülkeleri Hollanda, Belçika, Danimarka, İsveç, İsviçre, Norveç, Avusturya, Finlandiya ve Slovenya olarak sıralandı. Hollanda'dan yüzde 23 düşüşle 183 bin, Belçika'dan yüzde 8 düşüşle 101 bin, Danimarka'dan yüzde 17 düşüşle 87 bin turist geldi. İsveç'ten yüzde 36 düşüşle 70 bin, İsviçre'den yüzde 18 düşüşle 41 bin, Norveç'ten yüzde 40 düşüşle 40 bin turist geldi. Avusturya'dan yüzde 41 düşüşle 38 bin, Finlandiya'dan yüzde 48 düşüşle 23 bin, Slovenya'dan yüzde 12 düşüşle 3 bin 699 turist geldi. İran'dan da yüzde 2 düşüşle 63 bin 916 turist geldi. Kaynak:www.haberler.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye- Sırbistan İş Forumu’nda

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ukrayna ziyaretinin ardından resmi temaslarda bulunmak üzere Sırbistan'a gitti. 10 Ekim tarihinde Sırbistan’ın başkenti Belgrad’da gerçekleşen “Sırbistan-Türkiye İş Forumuna Cumhurbaşkanı Erdoğan ile birlikte iş adamları ve sektör temsilcileri de katıldı. İş forumuna LASİAD adına Başkan Vekili Muhammed Sancaktar katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı Belgrad'da Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vuçiç, Başbakan Ana Brnaviç ve Sırbistan Bakanlar Kurulu üyeleri karşıladı. Erdoğan ziyareti kapsamında Sırbistan Cumhurbaşkanı Vuçiç'le baş başa ve heyetler arası görüşmeler gerçekleştirdi.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Antalya'da tüm zamanların Rusya rekoru kırıldı

2017, Antalya ve çevresi için Rusya'dan gelen turist sayısı açısından "tüm zamanların rekoruna" imza attı. Antalya'ya, Antalya ve Gazipaşa havalimanları başta olmak üzere İstanbul ile diğer havalimanlarından transfer şeklinde 2017 yılında ağırladığı 10 milyon 486 bin turistin milliyetlerine göre dağılımında Ruslar ilk sırayı aldı. 2016'ya göre yüzde 671 artışla 3 milyon 796 bin 374 turist sayısına ulaşıldı. haberalanya.com.tr'nşn aktardığına göre, Antalya Valisi Münir Karaloğlu, Rusya pazarında 2017'de bütün zamanların rekorunun kırıldığını kaydetti. 3 milyon 800 bine yakın sadece Rusya'dan misafir geldiğine değinen Vali Münir Karaloğlu, "Toplantıda bu pazarın 2018'de daha da büyüyeceğini öngördük. Tabi Rusya'nın etkili olduğu hinterlandı var. BDT bölgesi ve o bölgede de geçen sene ciddi bir sıçramamız oldu. Şu anda Antalya'ya en çok turist gönderen ülke Rusya oldu. Antalya'ya gelen toplam turist sayımızın yüzde 40'ını Ruslar oluşturdu, Rusya'dan geldi" dedi. Vali Karaloğlu, Rusya-BDT pazarındaki büyümenin iyi olduğunu ama tek pazara bağlı olmayı da çok arzu etmediklerini belirtti. Pazar çeşitliliği konusunda çok ciddi çalışmalar yaptıklarını vurgulayan Karaloğlu, "Ortadoğu pazarı çok büyüyor. Rakamlar Avrupa ve Rusya kadar büyük olmasa da oransal olarak 2016 ile 2017 rakamlarına bakıldığında çok büyüyor. Bugün hedef ülkeler belirledik. Irak, Ürdün, Lübnan, Suudi Arabistan gibi. 2018'de ve devamındaki yıllarda pazarı çeşitlendirme ve Antalya'daki tek pazarın ağırlığını azaltma noktasında bir gayretimiz olacak. Bunu yaparken rakamı büyüteceğiz. Farklı ve yeni pazarlardan turist getirerek bu sağlamaya çalışacağız" diye konuştu. Antalya'ya, Antalya ve Gazipaşa havalimanları başta olmak üzere İstanbul ile diğer havalimanlarından transfer şeklinde 2017 yılında ağırladığı 10 milyon 486 bin turistin milliyetlerine göre dağılımında Ruslar ilk sırayı aldı. 2016'ya göre yüzde 671 artışla 3 milyon 796 bin 374 turist sayısıyla Ruslar tüm zamanların rekorunu kırdı. Bu sayı toplam turistin de yüzde 40'ını oluşturdu. Turizmin altın yılı olarak kabul edilen 2014 yılında Antalya'ya 3 milyon 489 bin Rus turist gelirken, bu ülkeden 2015 yılında 2 milyon 838 bin, 2016'da ise 492 bin 349 tatilci geldi. İkinci sırada ise Almanya geldi. Almanya pazarında yüzde 15 azalma ile 1 milyon 694 bin 956 turist geldi. Üçüncü sırayı alan Ukrayna'dan yüzde 24 artışla 715 bin kişi geldi. Dördüncü İngiltere'den yüzde 8.5 artışla 375 bin, beşinci Hollanda'dan yüzde 21 düşüşle 275 bin turist geldi.  Kaynak:www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Siz Rusya'yı nasıl bilirsiniz?

Seveni de çok, korkanı da... Takdir edeni de çok, eleştireni de...  Ama ortak nokta, Rusya'nın her zaman dünyanın en çok merak edilen ülkelerinden biri olduğu gerçeği. Çoğu yabancı için, Rusya hakkında bilinenler ise bazen bu nispette yüzeysel. Bu da önyargılara, doğru bilinen yanlışlara, güncel ifadeyle söylemek gerekirse "steryotiplere", yani basmakalıp inanışlara kapı aralıyor. İşte Georgi Manayev'in derlediği bunlardan bazıları ve "doğru"lar: 1. En popüler Rus ismi İvan'dır: İvan aslen Rus ismi olmadığı gibi, en popüler isim de değildir. İvan eski bir Yahudi ismidir (Yohanan). Rusya'da en çok rastlanan erkek isimleri Aleksandr, Sergey ve Dmitri'dir. 2. Bira Rusya'da alkolden sayılmaz: Yaygın kanının aksine bira 2011'den beri Rusya'da alkollü içecek sınıfına girer. 3. Ruslar birbirine hep "yoldaş" der: Sovyet devrinin bu sıfatı hiç yaygın değildir. Genellikle, şaka yollu kullanılır. 4. Tüm Ruslar komünisttir: Hayır, Sovyetler Birliği'nin en kuvvetli yıllarında bile tüm Ruslar komünist değildi. En iyi zamanlarında bile parti üyesi 20 milyonu bulmamıştı. 5. Rusya çok soğuktur ve sürekli kar yağar: Rusya belirli bir iklim kalıbına sokulamayacak kadar büyük bir coğrafi alana yayılan bir ülkedir. Dört iklim bölgesine ayrılan ülkede hava sıcaklığı -41 ile +41 arasında değişir. 6. Ruslar diğer Slav dillerini kolayca anlayabilir: Bazılarını kısmen evet (Ukraynaca), bazılarını hayır (Lehçe, Çekçe). Türklerin Azericeyi kolay, Kazakçayı çok az anlaması gibi. 7. Rusya yoksul bir ülkedir: Rusya gelir dağılımının adaletsiz olduğu ülkeler arasında yer alır, ancak bir bütün olarak yoksul bir ülkedir denemez. Rusya dünyanın en büyük 12. ekonomisidir. 8. Rusya'da mağazalarda raflar boştur: Perestroyka döneminden kalan bu inanış kesinlikle yanlıştır. Rusya bugün tüketimin bol olduğu bir ülkedir. 9. Her Rus mafyayla biraz ilişkilidir: Ortalama Rusun kanunla derdi ödenmemiş bina hizmeti faturaları ve trafik cezalarından öteye geçmez. 10. Rusya sokaklarında ayılar gezer: Hayır. Sadece Sibirya'da ya da uzak bazı kasabalarda kışın yiyecek bulmak için şehre nadiren inen ayılar olursa bu da "büyük haber" olur.  11. Rusların gizemli bir ruhu vardır: XIX. yüzyıl edebiyatçıları tarafından "yaratılan" Rus ruhu kavramı Ruslara kendilerini özel hissettirir ve renk katar, ama ülkeye dair herhangi bir gizeme ışık tuttuğu şüphelidir. 12. Bütün Ruslar KGB tarafından izlenir: KGB'nin dağılmasının üzerinden neredeyse 30 yıl geçti, ismi FSB'ye döndü ama genel olarak sistem devam ediyor. "Herkes izleniyor" paranoyası yersizdir elbette ama yine de Rusya'da gizli servislerin hayat üzerindeki kontrolü Batılı demokrasilere göre daha fazladır. 13. Ruslar daçayı sever: Doğru. 1950'lerin sonunda Kruşçev'in toprak reformu ile birlikte Rusların daça edinme imkanı ortaya çıkmasaydı Sovyetler Birliği daha erken yıkılabilirdi. Hem ekonomik açıdan, hem özel alan yaratma olanakları bakımından daçalar Rusya vatandaşlarının "hayatını kurtardı" denebilir. Ancak daça kültürünün SSCB öncesine uzandığını da bilmeli. 14. Rusya'da yollar berbattır: Kısmen doğru. O yüzden Rusçada "Bizim iki derdimiz var; yıllar (darogi) ve aptallar (duraik)" derler. 15. Ruslar batıl inançlıdır: Evet. Uzaya ilk insan yollamış, bilim ve teknolojide bu kadar yol almış bir ülke ve toplum için umulmayacak kadar fazla batı inanç vardır. 16. Rusya'da bütün sürücülerin araç içinde kamerası vardır: Neredeyse tamamen doğru.  17. En iyi hackerlar Rusya'dan çıkar: Matematik geleneği kuvvetli bir ülke olarak Rusya iletişim teknolojilerinde de iyi bir yerdedir. Ve, evet, maceracı ruhla birleşince, Rusya'dan ve eski Sovyet cumhuriyetlerinden çok sayıda iyi hackerın çıktığı doğrudur. 18. Yolsuzluk Rusya'da yaygındır: Devlet görevlilerinin işlerini yapmaları için rüşvet verdiğini söyleyen Rusyalı sayısı Avrupalı sayısının dört katı olduğunu söylemekle yetinelim. 19. Ruslar çok votka içer: Yaygın kanının aksine Rusya dünyada içki tüketiminde 1. değil, 6. sıradadır. 20. Rusya babuşkalarla doludur: Gerçekten de Rusya'da yaşlı kadın sayısı yaşlı erkek sayısının bir buçuk katıdır.  Kaynak:www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Ukrayna Hava Yolları İzmir'e direkt uçuş başlatma kararı aldı

Ukrayna Uluslararası Hava Yolları (UIA) önümüzdeki beş yıllık süreçte açmayı planladığı yeni hatları bir basın toplantısı ile duyurdu. Bagımsız Havacılar'da yer alan habere göre, Ukrayna Uluslaarası Hava Yolları 2018-2022 yılları arasında 36 yeni noktaya uçuş başlatacak. Hava yolunun uçuş ağına ekleyeceği noktalar arasında İzmir de bulunuyor. 2018 YILINDA UÇULACAK ŞEHİRLER Vinnitsya, Kopenhag, Kahire, Delhi, Toronto ve Sanya. İZMİR UÇUŞLARI 2019’DA BAŞLAYACAK Ukrayna Uluslararası Hava Yolları’nın 2019 yılında aralarında İzmir’in de bulunduğu 10 şehre Kiev’den uçuş başlatması planlanıyor. 2019 yılında uçuş başlatılacak şehirler; İzmir, Mykolaiv, Hamburg, Lizbon, Napoli, Oslo, Gomel, Aşkabat, Taşkent ve Şangay. 2020 YILINDA BAŞLAYACAK UÇUŞLAR Ujgorod, Dublin, Manchester, Bologna, Gdańsk, Bişkek, Kuveyt, Miami ve Guangzhou. 2021 YILINDA BAŞLAYACAK UÇUŞLAR Zagreb, Varna, Tallinn ve Seul. Kaynak:www.turizmguncel.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Laleli’ de Festival Zamanı

Tekstil ve modanın kalbi olan Lalelide sokaklar festival alanına döndü. Gelenekselleşen ve bu yıl 7.si düzenlenen Laleli Fashion Shopping Festival, 6 Ağustos Pazartesi günü start verdi.12 Ağustos’a kadar süren festivale 4 ülkeden 200 alıcı geldi. Rusya, Ukrayna, Kazakistan ve Polonya başta olmak üzere çevre ülkelerin yoğun ilgi gösterdiği festivalde 30 farklı firmanın standı yer aldı.  Laleli, 7 milyar dolarlık ihracat rekoruna koşuyor Festival açılışında konuşan LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin EYYÜPKOCA, 2018’e çok iyi bir başlangıç yaptıklarını belirterek, ilk 6 ayda Türkiye’nin toplam ihracatı yüzde 7,4 artarken biz aynı dönemde yüzde 30’luk bir artış yakaladık. Ocak – Haziran döneminde Laleli’den 3,5 milyar doları aşkın ihracat gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Festivalimizde yapılacak iş bağlantıların yaratacağı sinerji ile 2018’i 7 milyar dolar civarında bir ihracat ile kapatacağız” dedi.   40 Üretici Firma, 200’ü Aşkın Alıcı, Binlerce B2B Görüşme Fırsatı “İstanbul’un güzide alışveriş ve moda merkezlerinden biri olan Laleli, 2017’yi 5,8 milyar dolar ihracat ile kapattı. Elbette çok daha fazlasını yapabiliriz. Laleli’nin mevcut potansiyelini en verimli şekilde kullanmak, ülkemize daha fazla döviz kazandırabilmek için var gücümüzle çalışıyoruz. Bu yıl festival buyunca Rusya, Polonya, Ukrayna ve Kazakistan’dan 200’ü aşkın alıcıyı ağırlayacağız. Misafirlerimizi davet ederken yine ince eleyip sık dokuduk. Alıcılarımızın ülkelerinde en az 10 mağazaya sahip olma şartını koruduk. Ayrıca bir ilki gerçekleştirerek alıcıları B2B görüşmelere katılacak firmalarımızın en yüksek ticareti yaptığı isimler arasından belirledik. 40 üretici firmamız ile alıcılar arasında binlerce B2B görüşme gerçekleşecek. Festivalimizin ana etkinliğini oluşturan bu görüşmelerde yaklaşık 10 milyon dolarlık ticari bağlantılara imza atılacağına ve yeni ihracat köprüleri kurulacağına yürekten inanıyorum.”  2018’in İlk Yarısında Ticaretimizde Yüzde 30 Artış Var Gıyasettin Eyyüpkoca, Laleli ticaretinde Rusya ve çevre ülkelerden gelen turistlerin hayati önemi olduğunun altını çizdi. Rusya ile ilişkilerin parlak günlerine dönmesi ve turist sayısındaki artışın Laleli ticaretine çok olumlu yansıdığını bildiren Eyyüpkoca, şöyle devam etti: “2018’e iyi bir başlangıç yaptık. Yılın ilk yarısında Türkiye’nin toplam ihracatı yüzde 7,4 artarken, biz aynı dönemde yüzde 30’luk bir artış yakaladık. Ocak – Haziran döneminde Laleli’den 3,5 milyar doları aşkın ihracat gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Mevcut trend önümüzdeki aylarda da devam edecek. Festivalimizde yapılacak bağlantıların yaratacağı sinerji ile 2018’i 7 milyar dolar civarında bir ihracat ile kapatacağız. Laleli bugüne kadar en yüksek ihracata 6 milyar dolarla 2014’te ulaşmıştı. 2018’de 7 milyar dolarla tüm zamanların rekorunu kıracağız. Elbette 7 milyar dolar bizim için yeterli değil, en geç 2023’te 10 milyar dolar çıtasının üzerine çıkmak için var gücümüzle çalışıyoruz.” Eyyüpkoca, Laleli Fashion Shopping Festival için tam destek veren Ticaret Bakanlığı,İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB), İstanbul Ticaret Odası (İTO) ile İstanbul Büyükşehir ve Fatih Belediyesi ve Garanti Bankasına  teşekkür ederek plaket takdim etti.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

İstanbul Kids Fashion Fuarına Uluslararası İlgi

35. Uluslararası İstanbul Kids Fashion-Bebek Çocuk Hazır Giyim ve Aksesuarları Fuarı, 17-20 Temmuz tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde 72 ülkeden 4 bin 550 uluslararası ve ulusal profesyonel ziyaretçi ile 156 markanın katılımı ile yapıldı. 2018 Sonbahar-Kış Bebek Çocuk hazır giyim koleksiyonlarının vitrine çıktığı fuara en çok ziyaretçi; soğuk ülkeler Rusya ve Ukrayna ile kış mevsiminin de yaşandığı sıcak ülkeler Cezayir, Libya ve Irak’tan geldi. Fuarı değerlendiren UBM ICC Marka Müdürü Hatice Dinçer, “Bu yıl İstanbul Kids Fashion, 72 ülkeden 4 bin 550 profesyonel ziyaretçi ve 165 markanın katılımı ile gerçekleşti. Hedefi ihracat olan bir fuarız ve en başından itibaren stratejimiz, katılımcı markalarımız 2018 sonbahar kış koleksiyonlarını vitrine çıkardıkları için soğuk ülkeler ve kış mevsiminin de yaşandığı Asya ve Afrika ülkelerinden yoğun profesyonel ziyaretçi katılımı sağlamaktı.” dedi. Fuara LASİAD Yönetim Kurulu Üyesi Rıfat Opan’ın sahip olduğu ALVAN Kids firması katıldı.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

Türkiye’nin kış turizmi merkezleri Ukrayna’da tanıtıldı

Ukrayna'nın Başkenti Kiev'de, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Turizm Çalıştayı düzenlendi. İstanbul, Kapadokya ve Kayseri başta olmak üzere, kış turizminin tanıtımı için düzenlenen "Sınırsız Türkiye" adlı etkinlikte, Türkiye'den otelciler ile Ukrayna'daki tur operatörleri ve acenteler bir araya geldi. Türkiye Otelciler Birliği'nin (TÜROB) de katıldığı Çalıştay'da, Ukraynalı turizmciler Türkiye’deki kış destinasyonları hakkında bilgi aldı. Kiev Kültür ve Tanıtma Müşaviri Berat Yıldız, DHA’ya yaptığı açıklamada, Ukrayna’da Türkiye’deki kültürel destinasyonların ön plana çıkarılmasının ve turist ziyaretlerinin yıl boyu sürekliliğinin sağlanmasının hedeflendiğini söyledi. Ukrayna’da Kapadokya’nın ve diğer kış destinasyonlarının tanıtımına yönelik son yıllarda yapılan çalışmaların meyvelerini vermeye başladığının altını çizen Yıldız, "Ukrayna, kültürel destinasyonlara çok önem veriyor. Türkiye’yi ziyaret eden Ukraynalı turistlerin yüzde 30’u İstanbul’a gidiyor. Ankara da ilk üçte. Kış destinasyonlarının taıtımına yönelik çalışmalar meyvelerini veriyor. Bu etkinlikte artık doğrudan otelciler ile acenteler buluşuyor" dedi. Etkinliğin açılışında konuşan Kiev Büyükelçisi Yönet Can Tezel, Ukrayna ile Türkiye’nin siyasi iş birliğinin yanı sıra insani ilişkilerinde de ciddi ilerleme olduğunu vurguladı. İki ülke arasında karşılıklı turistik ziyaretlerin özellikle son üç yılda arttığını belirten Tezel, Kayseri ve Kapadokya’ya Ukraynalı turistlerin ilgisindeki artışa dikkati çekti. Büyükelçi ayrıca, Ukrayna’dan bu sene ilk defa bir tur operatörünün Kayseri’ye charter uçuşlarına başlamasının önemine işaret etti.    
Devamını Oku
Standard Post with Image

Türk Hava Yolları, Ukrayna Lviv’e seferlerini arttırıyor

Türk Hava Yolları (THY), Ukrayna’nın Lviv şehrine gerçekleştirdiği haftalık tarifeli 7 uçuşunu 10’a yükseltme kararı aldı. Ukrayna’nın en büyük şehirlerinden biri olan Lviv’e haftada 7 tarifeli uçuş gerçekleştiren Türk Hava Yolları, artan talep doğrultusunda bu destinasyonda uçuşlarını arttırma kararı aldı. Ukrayna’da 6 noktaya uçan THY, 28 Ekim tarihinden itibaren geçerli olmak üzere Ukrayna’nın önemli şehirlerinden Lviv’e haftada 10 tarifeli sefer gerçekleştirecek. Sefer artışıyla birlikte TK 441 sefer sayılı uçuşla İstanbul’dan Lviv’e ilk sefer gerçekleştirilecek. Kış sezonu boyunca geçerli olacak ek seferler 2019 yılı Mart ayı sonuna kadar devam edecek.   Kaynak: http://ukrturk.net/turk-hava-yollari-lvive-seferlerini-arttiriyor/
Devamını Oku
Standard Post with Image

Pasaportsuz gelenler ve gidilebilecek ülkeler: Moldova da katıldı, Rusya sırada

İki devlet yetkilileri arasında yapılan anlaşmaya göre, Moldova vatandaşları Türkiye'ye pasaport olmaksızın, sadece ülke içinde kullandıkları kimlik belgesiyle girebilecek ve turist olarak 90 güne kadar kalabilecekler. Ancak çalışmalarına izin verilmeyecek. Söz konusu gelişmenin taraflar arasında uzun süredir devam eden görüşmelerin sonucu olduğu bildiriliyor. Rusça yayın yapan Moldova sitesi actualitati.md, ülke vatandaşlarının Türkiye'ye pasaportsuz giriş yapabileceklerini bildirirken, Türkiye vatandaşlarının Moldova'ya pasaportsuz girmeleriyle ilgili herhangi bir bilgiye yer vermedi. Geçtğimiz Ağustos ayı sonunda Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, "Türkiye ile Moldova arasında kimlikle seyahat uygulanmasının başlatılması için yasal süreci tamamlamış bulunmaktayız." demişti.  Bu arada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 17-18 Ekim'de Moldova'yı ziyaret etmesi bekleniyor. Daha önce Rusya vatandaşlarının da Türkiye'yi pasaportsuz (kimlik kartlarıyla) ziyaret etmelerini sağlamak amacıyla çalışmaların başlatıldığı açıklanmıştı. Ancak konu henüz karar aşamasına gelmedi. Moldova ile 16 ülke: • Vatandaşları ulusal kimlik kartları ile ülkemize girebilen devletlerin listesi şöyle: Almanya Belçika Fransa Gürcistan Hollanda İspanya İsviçre İtalya KKTC Lihtenştayn Lüksemburg Malta Moldova Portekiz Ukrayna Yunanistan • Türkiye vatandaşlarının ise pasaport kullanmaksızın 90 güne kadar turist olarak gidebildiği üç yer var: Gürcistan KKTC Ukrayna    Kaynak: http://turkrus.com/679491-pasaportsuz-gelenler-ve-gidilebilecek-ulkeler-moldova-da-katildi-rusya-sirada-xh.aspx
Devamını Oku
Standard Post with Image

58. Uluslararası Ayakkabı Moda Fuarı Gerçekleşti

Bu yıl 58.Uluslararası Ayakkabı Moda Fuarı 4 Ekim Çarşamba günü CNR Expo’da kapılarını açtı. Bin’in üzerinde markanın katılımlarıyla gerçekleşen fuarda hedeflenen katılımcı sayısı yaklaşık 450, aynı zamanda hedeflenen ziyaretçi sayısı ise 20.000 kişi olarak belirtildi. Gelecek yılın İlkbahar- Yaz sezonuna ait kadın-erkek ayakkabı trendleri fuarda görücüye çıktı. Almanya, Afrika, Azerbaycan, Arnavutluk, Beyaz Rusya, Lübnan, Ermenistan, Dubai, Fransa,Hırvatistan, Irak, İran, İsrail, İtalya, Kazakistan, Kırgızistan, Pakistan, Çin, Romanya, Rusya, Ukrayna’nın da aralarında bulunduğu 80 ülkeden 600 alım heyeti fuara geldi. LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Barış Köseliören, Murat Erarslan, fuara ‘Özkan Shoes’ firması ile katılım gösteren ayrıca Yönetim Kurulu Üyesi Arif Özkan ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak katılım gösterdi. LASİAD Başkanı Eyyüpkoca ve LASİAD heyeti fuara katılan Laleli firmalarından CABANI, DARKWOOD, MOLYER, SİGOTTO, RIDGE ve ÖZKAN SHOES standları ziyaret etti.  
Devamını Oku