Arama HABERLERi

Standard Post with Image

Aile İşletmelerinin Sorunları Konuşuldu

Türkiye’nin önde gelen teksil sektörü temsilcileri İTHİB tarafından organize edilen gecede bir araya geldi. 15 Nisan 2016 tarihinde gerçekleşen organizasyona aile işletmeleri konusunda dünyanın tanınmış eğitimci ve danışmanlarından Stetson Üniversitesi Aile İşletmeleri Merkezi Öğretim Üyesi J. Peter Begalla konuşmacı olarak katıldı. İTHİB Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Gülle öncülüğünde Beyti Restoran’da organize edilen “Aile İşletmelerinde Yönetimi, Mali Sorunlar, Yönetimsel ve Ailevi Sorunlar” toplantısına LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Yasubuğa, BATİAD Yönetim Kurulu Başkaı Aydın Ertem, MESAİD Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Gecü, OTİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Oktay Demir ve çok sayıda sektör temsilcisi katıldı. ABD’nin aile işletmeleri konusunda dünyanın tanınmış eğitimci ve danışmanlarından olan J. Peter Begalla: “Aileler ekonomik sistemin temelini oluştururlar. Onlar işletme bazında da çok büyük önem arz ediyor. Aileler birbirleriyle ilgilenmek ve birbirlerini korumak isterler. Aile işletmeleri bir araya geldiğinde ise elde edilen nihai sonuç ekonomik değerlerden öteye giderek, bazı başka değerleri de ortaya çıkardığı için çok önemlidir” şeklinde konuştu. Yaklaşık 40 kişinin hazır bulunduğu toplantıda katılımcıların konu ile ilgili sorularına cevap veren Begalla,aile işletmelerinin sürdürülebilir olması için günümüz yönetim kurallarının uygulamaya geçirilmesi gerektiğini de söyledi.   “Kuşak Çatışmaları Her İşletmede Var Olan Bir Sorun” Aile şirketlerinin belli kurallar dahilinde yönetilmesi gerektiğini hatırlatan Begalla, “Aile şirketleri için yasa hazırlamak belli bir deneyim ve süre içeriyor. Ama belli kuralları da baştan koymak gerekiyor. Kural konulmadığı zaman da çatışmalar, görüş ayrılıkları başlıyor ve bunun sonucunda dağılmalar yaşanıyor” açıklamasında bulundu. Aile şirketlerinde yaşanan kuşak çatışmalarının sebepleri yönünde sorulan soruları cevaplayan Begalla, yeni kuşaklara başarılı olma fırsatının tanınması gerektiğini belirtti ve en zor sürecin birinci kuşak ile ikinci kuşak arasında geçtiğini, üçüncü kuşağa geçişin nispeten daha rahat bir süreçte gerçekleştiğini anlattı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Borsa yaz saatine geçiyor

Borsa İstanbul’da seans saatleri, pazar günü yaz saati uygulamasına geçilecek olması nedeniyle değişiyor.
 Borsa İstanbul Pay Piyasasında mevcut durumda 12.30-13.30 saatleri arasında gerçekleştirilen seansın gün ortası tek fiyat bölümüne ilişkin saatler 13.00-14.00 arası olarak değiştirilecek. Değişiklik, 2016 yılı yaz saati uygulamasının devrede olacağı ilk işlem günü olan 28 Mart Pazartesi günü başlatılacak. Bu düzenlemeyle seansın sürekli müzayede işlemleri bölümü, saat 12.30 yerine 13.00’de sonlandırılacak ve öğleden sonra 13.30 yerine 14.00’de başlatılacak. Borsa İstanbul’da, BISTECH “Teknoloji ile Dönüşüm Programı” kapsamında, 30 Kasım 2015’ten itibaren tek seans uygulamasına geçilmişti. Açılış 09.15 – 09.35 09.15 – 09.35 Sürekli İşlem Bölümü 09.35 – 12.30 09.35 – 13.00 Tek Fiyat Bölümü 09.35 – 12.30 09.35 – 13.00 Gün Ortası Tek Fiyat Bölümü 12.30 – 13.30 13.00 – 14.00 Sürekli İşlem Bölümü 13.30 – 17.30 14.00 – 17.30 Tek Fiyat Bölümü 13.30 – 17.30 14.00 – 17.30 Kapanış 17.30 – 17.37 17.30 – 17.37 Kapanış Fiyatından/Tek Fiyattan İşlemler Bölümü 17.37 – 17.40 17.37 – 17.40 Kaynak: www.dunya.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

‘Vizesiz Avrupa’ ekonominin önünü açacak

Türkiye-AB Zirvesi’nde gündeme gelen Türk vatandaşları için “Vizesiz Avrupa” konusu ekonomi çevrelerince pozitif karşılandı.   Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye uyguladığı vize uygulamasının haziran ayında kalkacağının açıklanması iş dünyası tarafından olumlu karşılandı. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Ömer Cihad Vardan, Brüksel’de yapılan Türkiye-AB Zirvesi’nde Türk tarafının öneriler paketinde yer alan “En geç haziran sonunda Türk vatandaşlarının Schengen bölgesine vizesiz seyahat edebilmeleri” talebini değerlendirdi. ‘Önemli bir engel kalkar’ Vardan, Türk vatandaşlarının Schengen vize başvurusu için milyonlarca euro para harcadığına dikkati çekerek, “Vizelerin kaldırılması AB ile ticaretimizdeki önemli bir engelin kalkması anlamına gelmektedir” dedi. Vize uygulamasının Avrupa’ya olan ticareti olumsuz etkilediğini savunan Vardan, şu ifadeleri kullandı: “Vatandaşlarımız 2014 yılında AB ülkelerine yaptığı 813 bin 339 kısa süreli Schengen vize başvurusuna, 50 milyon euroya yakın para harcamışlar. Bunların yanında bir de gizli maliyetler var. Banka komisyonları, aracı kurum hizmet bedelleri, seyahat sağlık sigortası bedelleri de eklendiği zaman fatura iyice kabarıyor. Özellikle Türk iş dünyası için maliyet tek olumsuzluk değil. Schengen vize uygulamaları, en büyük ticaret ortağımız AB ile aramızda önemli bir dengesizlik oluşturuyor. İş insanlarımız AB’ye üye ülkelere ürün satmaya, almaya, ürünlerini pazarlamaya, anlaşma imzalamaya veya yatırım yapmaya kısacası iş yapmaya giderken vize engeli ile karşılaşıyorlar. Bu engeli de sadece kendileri değil çalışanları ve personeli de yaşıyor. Bu durumda Türk özel sektörü rekabet avantajını maalesef en başta kaybediyor. Türk vatandaşlarına yönelik vize uygulamalarının kaldırılması, AB ile ticaretimizdeki önemli bir engelin kalkması anlamına gelmektedir.” ‘İkişkilere olumlu katkı sağlayacak’ Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi de mevcut vize uygulamasından en çok ihracatçıların etkilendiğine dikkati çekerek, “Vizesiz Avrupa” sürecinin hızlandırılmasını olumlu karşıladıklarını bildirdi. Büyükekşi, “Vize serbestisinde bu aşamaya gelinmesinde büyük emek ve destekleri olan Sayın cumhubaşınımız ve başbakanımız başta olmak üzere hükümetimize gösterdikleri yoğun çaba ve kararlı tutum için şükranlarımızı sunuyoruz. TİM olarak, vize uygulamasının kaldırılmasının, halkımızın AB’ye duyduğu güven kaybı nedeniyle üyelik sürecine giderek azalan desteğini yeniden artıracak ve Türkiye-AB ilişkilerinin olumlu yönde gelişmesine katkı sağlayacak önemli bir kilometre taşı olacağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı. Malların serbest dolaşımda olduğunu ancak kişilerin vizesiz Avrupa’ya gidemediğini hatırlatan Büyükekşi, “2015 yılında AB pazarından aldığımız payı yüzde 1,21’e çıkararak rekor kıran ihracatçılarımız, vize serbestisinin sağlayacağı avantajlarla hedeflerine çok daha sağlam ilerleyebileceklerdir” değerlendirmesinde bulundu. 300 milyar euro ekonomiye dönecek Vizesiz Avrupa Projesi ve Türkiye’yi Tanıtım Platformunun Kurucu Başkanı Mehmet Okumuş ise vizelerin kalkmasıyla Türk vatandaşlarına yaklaşık 35 yıldır uygulanan “haksız-hukuksuz” seyahat engeline son verilmiş olunacağını belirtti. Okumuş, “Bu hem Türkiye hem de AB ekonomilerine çok büyük katkı sağlayacak. Vize engelinden dolayı yaklaşık 300 milyar euroluk ekonomik kaybın AB ve Türkiye ekonomilerine dönüşümü sağlanacaktır. Türk ekonomisinin rekabet gücü artacaktır. İş adamlarımız daha kolay seyahat edebilecek, fuarlara katılabilecek, iş anlaşmalarını daha kolay yapabileceklerdir. Kararın Türk turizm sektörüne de çok önemli katkıları olacaktır” ifadelerini kullandı. Kaynak: www.dunya.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Uzmanlar tartışıyor: "Ruble ve lirayla ödeme, tur paketlerinde ne kadar düşüş sağlar?"

Rusya ile Türkiye arasında ödemelerde ulusal para birimlerine geçilmesi fikri Rusya’da da tartışılmaya devam ediyor. Rossiyskaya Gazeta, bazı uzmanların bu konudaki fikirlerine başvurdu. Konuyu değerlendiren Rusya Turizm Acenteleri Birliği Başkanı Andrey Gavrilov, “Bunu iki bölüme ayırmak lazım. Birincisi, turistlerin Türkiye’deki mekan ve mağazalardaki ödemeleri. İkincisi, tur paketlerinin ödemeleri. Mağazalardaki basit alışverişler kura bağlı olacak ve bunu yapmak çok kolay değil. Turizm sektöründe tur paketleri satışı  için ise bu mümkün” değerlendirmesini yaptı.  Rusya turizm endüstrisinin, Türkiye’ye ödemeleri özel hesaplara ruble cinsinden yapabileceğini belirten uzman, “Bu ruble kaynakları biriktirilip, daha sonra Türkiye tarafınca, belirli mal ve hizmetlerin ödemelerinde kullanılabilir. Böylece komisyon ödemelerinden, kur farkından ve banka hizmetleri için yapılan, tur fiyatlarının toplam yüzde 3-4’ünü bulan ödemeler kurtulmuş olunur. Örneğin 50 bin rublelik bir turda 2 bin ruble tasarruf sağlanır. Bu, hem tüketiciler hem de tur operatörleri için fena bir para değil” dedi. Stratejik Analiz Enstitüsü Müdürü İgor Nikolayev ise, “Bu tür uygulamalar daha çok, birbirlerine komşu olan, örneğin Çin ile Uzak Doğu Bölgesi gibi yerlerde uygulanıyor. Türkiye ise coğrafi olarak uzak. Reel ürünlerin ihracatı konusunda gerçekçi olmak gerekiyor. Herkes ürününü öncelikle dolar ve euro ile satmak ister. Bugün ruble kuru göz önünde bulundurulduğunda bu kazançlı. Kimse kar marjından feragat etmek istemez. Eğer bu mümkün olsaydı, şimdiye kadar yapılırdı. Ben henüz bu açıklamalarda ekonomiden çok, politikayı görüyorum” değerlendirmesinde bulundu. Kaynak: www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

ŞİÖ mü, yoksa AEB mi?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) yerine Şanghay İşbirliği Örgütü'ne (ŞİÖ) üye olabileceğine dair açıklamasının ardından başlayan ŞİÖ tartışmalarında asıl "AB muadili" kurumun Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) olduğu yorumları öne çıkıyor.  Konuyu yakından izleyenler, "ŞİÖ tam olmasa da, bir ölçüde güvenlik temelli bir anlaşma olarak NATO ile karşılaştırılabilir. Ama eğer AB'nin karşılığı olarak Rusya ile birlikte hareket edilecek bir Avrasya platformu kast ediliyorsa o zaman Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) anlaşılmalı" değerlendirmesini yapıyor. Erdoğan konuyu şu sözlerle gündeme taşımıştı: "Mesela, “Şanghay 5’lisi içerisinde Türkiye niye olmasın?” diyorum. Bunu sayın Putin’e olsun, Nazarbayev’e olsun, şu anda Şanghay 5’lisinin içerisinde olanlara da söyledim. Başlangıçta 5 ülkenin kurduğu Şanghay İşbirliği Örgütü’ne daha sonra Özbekistan, Pakistan, Hindistan gibi ülkeler de dahil oldu. İran da girmek istiyor. Sayın Putin, “Bunu değerlendiriyoruz” gibi bir ifade de kullandı. Temenni ederim ki orada olumlu bir gelişme olması halinde, yani Türkiye’nin Şanghay 5’lisi içerisinde yer alması, bu konuda çok daha rahat hareket etmesini sağlayacaktır diye düşünüyorum.” BBC Türkçe'den Onur Erem, uzman görüşlerine dayanarak konuyu analiz attiği yazıda şu değerlendirmeyi yaptı: "AB'nin ekonomi, politika, güvenlik ve insan hakları konusunda bağlayıcı bir müktesebatı, üye ülkelerden parlamenterlerin temsil ediği ve yasama gücü bulunan bir meclisi, mahkemesi, marşı ve tüm üye ülkelerin bayraklarının yanında kullandığı bir bayrağı bulunurken bunlar ŞİÖ'de mevcut değil. AB'nin üye ülkeleri arasında insan, sermaye ve ürünlerin serbest dolaşımı bulunurken ŞİÖ'de bunlar da yok. AB, diğer ülkelerle de serbest ticaret anlaşması imzalayabilirken ŞİÖ üyeleri kendi aralarında bile serbest ticaret anlaşmasına sahip değil. ŞİÖ'ye kıyasla, AB'ye daha çok benzeyen Asya örgütü ise Avrasya Ekonomik Birliği (AEB). Rusya, Kazakistan, Ermenistan, Belarus ve Kırgızistan'ın üye olduğu AEB'de insan, sermaye ve ürünlerin serbest dolaşımı bulunuyor. 2013 yılında "Türkiye hem NATO üyesi, hem de ABD'nin en yakın müttefiklerinden. ŞİÖ üyelerinin bu şartlarda Türkiye'yi tam üyeliğe kabul etmesi mümkün değil" diyen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in danışmanı Sergey Markov, bu yüzden Türkiye'nin ŞİÖ'ye değil AEB'ye üye olabileceğini söylemişti. Kazakistan lideri Nursultan Nazarbayev de 2014 yılında Türkiye'yi AEB üyeliğine davet etmişti." PUTİN DE DEĞİNMİŞTİ 2014 Aralık sonundan Kremlin Sarayı’nda yapılan Avrasya Ekonomik Yüksek Konseyi Toplantısında  Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Belarus Devlet Başkanı Aleksander Lukaşenko, Kırgızistan Devlet Başkanı Almazbek Atambayev, Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev ve Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan buluşmuştu. Toplantıda konuşan Rusya Devlet Başkanı Putin, "Ulaşılan noktada durmak tabii ki doğru olmaz. Geleceğe yönelik yeni büyük hedeflerimiz var" demişti. Putin devamında,  başka ülkelerin de birliğe ilgi duyduğuna işaret ederek, “Vietnam’la serbest ticaret sözleşmesi projesine hazırlık için final aşamasına gelindi. Türkiye, Hindistan ve İsrail ile de benzer sözleşmeler üzerinde çalışmalar yapılıyor” dedi.  Rusya resmi haber ajansı Sputnik, bu sözleri şöyle yorumlamıştı: "Türkiye önce de Avrasya Ekonomik Birliği ile işbirliği veya üyelik ihtimalini dile getirmişti. Başta Türkiye’nin bu isteği Türkiye’nin AB üyelik sürecini hızlandırmak amacıyla AB’ye baskı yapma çabası olarak algılanmıştı. Ama sonra Ankara daha pragmatik yaklaşım sergilemeye başladı. Türkiye Ukrayna’daki kriz yüzünden uygulanan Rusya karşıtı yaptırımlara katılmayı reddetti, Rusya ile ticari-ekonomik işbirliğini genişleterek karşılıklı ödemelerde ulusal para birimlerini kullanmaya hazır olduğunu açıkladı. 1 Aralık’ta gerçekleşen Rusya Devlet Başkanı Putin’in Türkiye ziyareti sırasında Güney Akım boru hattının rotasının değiştirilip Türkiye üzerinden geçeceği açıklanmıştı. Ayrıca Avrasya Ekonomik Birliği ile işbirliği Türkiye için ticari-ekonomik alanda çok büyük fırsatlar tanıyacak. Türk işadamları faaliyetlerini uluslararası ticaret şartlarına göre yürütebilecekler. Ayrıca Avrasya Birliği’nin üyelerinin Türkiye’den AB ile Avrasya Ekonomik Birliği arasında seçim yapmasını talep etmemeleri önemlidir. İleride iki birliğin mutlaka işbirliğini yapması gerekecek. Bütün bunlar Türkiye’nin Avrasya Ekonomik Birliği ile işbirliği için hazırlanan yol haritasında yansıtılacak." TARİHÇESİ 1994'te ilk kez Kazak lider Nazarayev tarafından dile getirilen "ortak pazar" fikri sonucunda Avrasya Ekonomik Birliği'nin (AEB) hukuki temeli, 29 Mayıs 2014'te Belarus, Kazakistan ve Rusya liderleri tarafından imzalanan bir antlaşma ile atılmıştı. AEB'ye Ermenistan'ı dahil eden antlaşma 9 Ekim 2014'te imzalandı. Birlik resmen 1 Ocak 2015'te kuruldu.  Kırgızistan'ın Avrasya Birliği'ne tam üyeliği de 1 Mayıs 2015 tarihinden itibaren geçerliliğini kazandı. Böylece bu ülkeler gümrüksüz "ortak pazar" uygulamasına geçti. Beş soruda Şanghay İşbirliği Örgütü Onur Erem, BBC Türkçe'ye derledi: 1. Şanghay İşbirliği Örgütü nedir? ŞİÖ, bölgesel bir işbirliği örgütü. Ana işbirliği konusu güvenlik olan ŞİÖ, ilk olarak 1996'da Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan tarafından "Şanghay Beşlisi" adıyla kuruldu. 2001'de Özbekistan'ın da katılmasının ardından adını Şanghay İşbirliği Örgütü olarak değiştirdi. Örgütün uluslararası yapısında düzenli olarak toplanan Devlet Başkanları Konseyi ve Hükümet Başkanları Konseyi'nin yanı sıra sekretarya, Bölgesel Anti-Terör Yapısı, Dışişleri Bakanları Konseyi gibi yapılar yer alıyor. Örgütün sekretaryası Çin'in başkenti Pekin'de, "Bölgesel Terörle Mücadele Kuruluşu" ise Özbekistan'ın başkenti Taşkent'te bulunuyor. Bugün örgütün 6 üyesinin yanı sıra 6 gözlemcisi ve 6 "diyalog ortağı" bulunuyor. Gözlemciler; Afganistan, Belarus, Hindistan, İran, Moğolistan ve Pakistan. 2006 yılında üyelik başvurusu yapan Pakistan ve 2014 yılında üyelik başvurusu yapan Hindistan'ın 2017'de ŞİÖ'ye üye olmaları bekleniyor. Örgütün diyalog ortakları ise Ermenistan, Azerbaycan, Kamboçya, Nepal, Sri Lanka ve Türkiye. ŞİÖ üyesi 6 ülke, dünya nüfusunun yaklaşık çeyreğini oluşturuyor. Buna gözlemciler ve diyalog ortakları da eklendiğinde ŞİÖ, dünya nüfusunun yaklaşık yarısını içeriyor. ŞİÖ üyesi 6 ülke, dünya nüfusunun yaklaşık çeyreğini oluşturuyor.   2. Hangi amaçla kuruldu? Hükümetler arası bir kurum olan ŞİÖ'nün kuruluşunda Çin ve Rusya'nın Asya'da güvenlik üzerine işbirliği yapma amacı bulunuyordu. Örgütün güvenlik konusundaki endişelerinden biri, Orta Asya'daki İslamcı örgütler ve uyuşturucu ticaretiydi. ŞİÖ üyeleri, bunlara karşı birbirileriyle istihbarat paylaşımında bulunuyor, ortak askeri tatbikat düzenliyor, "suçluları" birbirlerine iade ediyor. Örgüt, Rusya ve Çin'in Orta Asya'ya yönelik politikalarını koordine etmenin bir aracı olma özelliği taşıyor. Askeri bir ittifak ise değil. Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü'nün eski direktörü Bates Gill'e göre örgütün kuruluşunda Rusya ve Çin'in ABD'nin Asya'daki olası müdahalelerine karşı ortak hareket etme isteği de vardı. Gill, Brookings Enstitüsü için yazdığı makalede, örgüte üye ülkelerin imzaladığı anlaşmalarda yer alan "Diğer ülkelerin iç işlerine 'insani müdahale' veya 'insan haklarını koruma' gerekçesiyle yapılacak müdahalelere karşı çıkmak ile ülkelerin güvenlik meselelerinde birbirlerine yardım etmesi" ifadelerinin bunun kanıtı olduğunu söylemişti. Şangay İşbirliği Örgütü Batı'ya rakip mi? Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu Doğu Avrupa ve Orta Asya Direktörü Sacha Koulaeva ise ŞİÖ'yü "içe kapalı otoriter ülkeler kulübü" olarak tanımlıyor. Sacha Koulaeva, "Ülkelerin gizli servisleri diğer ülkere engellenmeden girip, hatta girdikleri ülkenin güvenlik güçlerinden yardım alarak 'suçlu' ilan ettikleri kişileri alıp geri götürebiliyorlar" diyor.   3. AB'den ne farkı var? Avrupa Birliği, üye ülkelerin üzerinde yer alan bir hükümetler üstü yapıyken ŞİÖ, işbirliği için kurulmuş hükümetler arası bir yapı özelliği taşıyor. AB'nin ekonomi, politika, güvenlik ve insan hakları konusunda bağlayıcı bir müktesebatı, üye ülkelerden parlamenterlerin temsil ediği ve yasama gücü bulunan bir meclisi, mahkemesi, marşı ve tüm üye ülkelerin bayraklarının yanında kullandığı bir bayrağı bulunurken bunlar ŞİÖ'de mevcut değil. AB'nin üye ülkeleri arasında insan, sermaye ve ürünlerin serbest dolaşımı bulunurken ŞİÖ'de bunlar da yok. AB, diğer ülkelerle de serbest ticaret anlaşması imzalayabilirken ŞİÖ üyeleri kendi aralarında bile serbest ticaret anlaşmasına sahip değil. ŞİÖ'ye kıyasla, AB'ye daha çok benzeyen Asya örgütü ise Avrasya Ekonomik Birliği (AEB). Rusya, Kazakistan, Ermenistan, Belarus ve Kırgızistan'ın üye olduğu AEB'de insan, sermaye ve ürünlerin serbest dolaşımı bulunuyor. 2013 yılında "Türkiye hem NATO üyesi, hem de ABD'nin en yakın müttefiklerinden. ŞİÖ üyelerinin bu şartlarda Türkiye'yi tam üyeliğe kabul etmesi mümkün değil" diyen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in danışmanı Sergey Markov, bu yüzden Türkiye'nin ŞİÖ'ye değil AEB'ye üye olabileceğini söylemişti. Kazakistan lideri Nursultan Nazarbayev de 2014 yılında Türkiye'yi AEB üyeliğine davet etmişti.   4. Neden Türkiye'nin gündeminde? Türkiye 2011 yılındaki başvurusunun ardından 2013'te ŞİÖ'nün diyalog ortağı konumuna gelmişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan bu tarihten sonra hem başbakanlığı hem de cumhurbaşkanlığı döneminde pek çok defa Türkiye'nin Şanghay İşbirliği Örgütü'ne üye olarak kabul edilmesi karşılığında AB'ye tam üyelik başvurusunu geri çekebileceğini açıklamıştı. Erdoğan'ın, son olarak geçen hafta "Türkiye bir defa kendini rahat hissetmeli. 'Benim için varsa, yoksa Avrupa Birliği' dememeli. Mesela, 'Şanghay Beşlisi içerisinde Türkiye niye olmasın?' diyorum. Temenni ederim ki orada olumlu bir gelişme olması halinde, yani Türkiye'nin Şanghay Beşlisi içerisinde yer alması, bu konuda çok daha rahat hareket etmesini sağlayacaktır diye düşünüyorum" açıklaması üzerine ŞİÖ üyeliği tekrardan gündem oldu.   5. Türkiye için AB'nin alternatifi olabilir mi? Peki ŞİÖ, Türkiye için AB'nin alternatifi olabilir mi? Avrupa Birliği ve Küresel Araştırmalar Derneği Başkan Yardımcısı Can Baydarol'a göre bu sorunun cevabı "Hayır". AB'nin kendine özgü bir entegrasyon süreci olduğunu, ŞİÖ'nün ise ekonomiden ziyade siyasetle ilgili ve NATO'ya alternatif olabilecek bir oluşum olduğunu söyleyen Baydarol, "Erdoğan'ın bu konudaki mesajı ŞİÖ'nün AB'ye alternatif olarak görülmesini değil, Erdoğan'ın Batı dünyasına bir alternatif arayışını ifade ediyor, NATO'yu tartışma haline getiriyor" diyor. Erdoğan'ın bugün NATO Parlamenterler Meclisi toplantısında ittifak üyelerine sert mesajlar verdiğini hatırlatan Baydarol, "Türkiye'nin Batı'yla entegrasyonu bırakıp ŞİÖ üyeliği yoluna girmesi çok çok zor. Türkiye'nin ekonomisi Batı'yla entegre. Bunu koparıp da yerine kısa vadede, hele böyle bir konjonktürde bir alternatif bulması olası gözükmüyor" uyarısında bulunuyor. Baydarol, NATO ile Rusya arasında gerginlik tırmanırken böyle mesajlar vermenin Türkiye için riskler taşıdığını düşünüyor: "Rusya ve NATO Ukrayna'da silahlarını birbirine çeviriyor. Türkiye eğer Rusya'nın kampına girerse Batı da silahlarını Türkiye'ye çevirir." Baydarol, Avrupa Birliği müktesebatının bir AB üyesinin ŞİÖ üyesi olmasına imkan tanımadığını, bu açıdan yasal ve teknik engeller olduğunu belirtirken "Batı dünyası içindeyseniz Çin ve Rusya ile yanyana yer alamazsınız" diyor. Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) Ekonomi Araştırmaları Direktörü Sadık Ünay ise ŞİÖ'yü Türkiye için AB'ye karşı hem siyasi hem de ekonomik olarak önemli bir denge unsuru olarak görüyor. ŞİÖ'nün siyasi olarak AB'nin net bir alternatifi olmadığını belirten Ünay, "ŞİÖ enerji güvenliği ve lojistik bağlantılar açısından yükselen Asya'yı temsil ettiği için, içinde dünya ekonomisinin yükselen güçleri olduğu için dünya sisteminin temel ekseninin kaymakta olduğu bir yörüngeyi temsil ediyor" diyor. Ünay'a göre Türkiye-AB ilişkisinin bozulduğu bir dönemde Türkiye'nin, yükselen bir ekonomi olarak diğer ekonomilerle yakın ilişkiler geliştirmesi anlaşılır bir tutum: "AB ile hem ekonomik hem de siyasi sorunlar yaşanıyor. Gümrük Birliği'nin mevcut yapısı Türkiye'nin dış politikasını istediği gibi dizayn etmesine engel oluyor. "Siyaseten de AB'den son dönemde terörle mücadele ve mülteci sorununda Türkiye'nin beklentilerinden uzak açıklamalar geliyor. "Üstelik kıtada aşırı sağ yükseliyor, Türkiye ve Erdoğan karşıtı, İslamofobik yaklaşımlar yükselişe geçiyor". Türkiye'nin ŞİÖ üyeliğinin Avrupa çıpasını tamamen terk etmek ve doğuya yönelik bir eksen kayması değil bir dengeleme olacağını söyleyen Ünay, "Türkiye AB ile ilişkileri kesmeden ŞİÖ üyesi olabilir" diyor ve ekliyor: "Türkiye-AB ilişkisi her zaman bir şekilde devam edecektir. Ama Türkiye'nin Asya'daki pazarlara erişimi açısından böyle açılımlara da ihtiyacı var". Kaynak:www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

"ŞİÖ, Türkiye'den önce İran'ı kabul edecek"

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) işlerinden sorumlu özel temsilcisi Bahtiyar Hakikov, örgütün yakında İran'ın katılım dilekçesini incelemeye alabileceğini söyledi.  Görünüşe bakılırsa Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in, nükleer sorun çözüldükten ve yaptırımlar kalktıktan sonra İran'ın ŞİÖ'ye üyelik başvurusunun olumlu değerlendirilmesi için hiçbir engelin kalmadığı yönündeki ifadeleri uygulamaya geçiyor. Peki, Tahran mevcut koşullarda ŞİÖ üyeliğine hazır mı? Zira başvuru yapıldığı 2008'den bu yana uzun zaman geçti ve siyasi ve ekonomik bütünleşme alanında birçok şey değişti.  Tahran merkezli Şehit Beheşti Üniversitesi Bilimsel Konseyi üyesi ve Avrasya araştırmaları uzmanı Hamid Reza Azizi, Sputnik'e açıklamasında, birkaç kilit noktaya dikkat çekerek, "Bu, İran'ın ŞİÖ üyeliği konusunda 2008'den bu yana sergilediği resmi tutum. Burada önemli değişiklikler yaşandı. Bilindiği gibi son zamana kadar İran, uluslararası ve bölgesel ittifaklara katılım yönünde birçok planını hayata geçirmekte engel olan uluslararası yaptırımların baskısı altındaydı. Başta İran'ın nükleer programıyla ilgili sağlanan anlaşma, yaşanan değişiklikler dikkate alınırsa İran'ın bölgesel ve uluslararası ittifaklarla bütünleşme yolu üzerindeki engeller de kalktı" dedi. İran'ın ŞİÖ'ye katılımını engelleyen bir diğer engelin, örgüt içindeki iki kampın tutumundan kaynaklandığını belirten Azizi, "Bir yandan dünyanın en büyük iki ülkesi Rusya ve Çin, diğer yanda da ŞİÖ'nün diğer üyeleri. Rusya ve Çin, 2008'den bu yana ABD ile aktif işbirliği aramadı. İran'da da, Batı ve ABD ile daha büyük çatışmaya girilmemesi, ŞİÖ içinde ve dışındaki uluslararası durumu daha fazla germemek için üyelik konusunda biraz daha beklenmesi gerektiği yönünde görüş üstün geldi" diye konuştu. Ama 2014'ten başlayarak dünya sahnesinde birçok şeyin değiştiğine dikkat çeken Azizi, "Ukrayna krizi, Rusya ve ABD arasındaki mücadeleyi alevlendirdi. Rusya, aktif olarak uluslararası ittifakları ve bölgesel koalisyonları güçlendirme, çok taraflı işbirliğini geliştirme çizgisine girdi. Rusya'nın bu çizgisini bugün sadece ŞİÖ değil, BRICS ve Avrasya Ekonomik Birliği örneğinde de gözlemliyoruz. Bunlar, İran'ı tutumunu gözden geçirmeye zorlayan olumlu siyasi faktörler" ifadelerini kullandı.  ŞİÖ, ortak enformasyon alanı kuruyor ŞİÖ'nün diğer üyelerinin de unutulmaması gerektiğini kaydeden Azizi, "Onların duruşu da dikkate alınmalı. Örneğin geçen yıl, Rusya ve Çin'in büyük ilgi duymasına rağmen bazı ŞİÖ üyelerinin tutumu yüzünden İran başvurusunun incelenmeye alınması sürecinin geciktiği haberi yapılmıştı. Nükleer anlaşmanın uygulanmaya başlamasıyla İran'ın ŞİÖ üyeliği önündeki engellerin kalkmasına rağmen nihai karar, örgütün diğer üyeleri arasında tam konsensüsün sağlanma olasılığına ve kilit oyuncuların (Rusya ve Çin) İran'ın ittifaka katılımının ekonomik ve siyasi yararları olacağına diğer üyeleri ikna etme ve ilgisini çekme yeteneğine bağlı" yorumunda bulundu.  İran'ın üyelik tutumunun da 2008'den bu yana güçlü bir değişim geçirdiğini söyleyen Azizi, "2014 olayları kilit faktörleri büyük oranda etkiledi. Şimdi, dünya sahnesinde gözlemlediklerimiz dikkate alındığında, İran elbette Rusya ve Çin ile ekonomik bütünleşme ve yakınlaşma peşinde. Ve eğer ŞİÖ, İran'ın bu hırs ve isteklerinin uygulamaya geçmesi için uygun zemini hazırlarsa İran bu örgüt içinde eşit haklara sahip üye statüsüne daha fazla ilgi duyar. Ayrıca, 2008'deki durumun tekrarlanmaması için tüm ŞİÖ üyelerinin de İran'a ilgi duyması gerekir. Bu, sanırım, bugün İran'ın ŞİÖ'ye katılım sürecini hızlandırmak için gereken tek tedbir" dedi.  Kaynak:www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD’dan Öğrencilere Göz Muayenesi

LASİAD geçtiğimiz günlerde hamisi olduğu Kâtip Kasım İlkokulu öğrencileri için Medicine Hospital ile birlikte okulda göz taranması gerçekleştirmişti. 25 Kasım Cuma günü daha kapsamlı bir muayeneye ihtiyaç duyan öğrenciler Fatih Belediyesi’nin ulaşım desteğiyle Medicine Hospital Güneşli şubesine velileri ve öğretmenler eşliğinde götürülerek detaylı göz muayenesinden geçirildi. Veliler yapılan uygulamadan çok memnun olduklarını ifade ederek emeği geçen Medicine Hospital ve LASİAD yönetimine teşekkür etti. Hastane yetkilileri de LASİAD’ın ön ayak olduğu bu sosyal sorumluluk projesinin bir parçası olmaktan gurur duyduklarını dile getirdi.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Geleceğin otelleri nasıl olacak?

Hotels.com, ünlü fütürist Dr. James Canton ile gelecekte otellerin nasıl olacağını araştırdı. İşte şaşırtıcı özellikleriyle 2060 yılının akıllı otelleri... Yapay zeka, artırılmış gerçeklik, kişiselleştirilmiş hizmetler ve elbette robotlar... Konuklar 2060 yılında bir otele adım attıklarında, bambaşka özellikler ve sıra dışı bir hizmet anlayışıyla karşılaşacak. Sektörde 25. yılını kutlayan Hotels.com®'un Global Gelecek Enstitüsü'nden ünlü fütürist Dr. James Canton ile birlikte hazırladığı "Geleceğin Otelleri Araştırması", akıllı otellere dair merak ettiğiniz tüm soruları yanıtlıyor. Araştırmanın en dikkat çekici maddeleri şöyle: 1- Robot Yardımcılar: Kendi başına hareket edebilen bu robotlar, siz otele adım atmadan önce konaklama deneyimini kişiselleştirmek için özel yeteneklerle donatılacak. Dilinizi konuşacak, aklınıza takılan sorulara cevap verecek ve tercih ettiğiniz diğer becerilere sahip olacaklar. Robotlar, misafirlerin havaalanında karşılanmasından, gurme yemek servisine, oda temizlemeden, eğitim, eğlence, iş danışmanlığı, concierge hizmeti ve hatta arkadaşlık desteğine kadar çeşitli alanlarda hizmet verebilecek. 2- Talebe göre dönüştürülen oteller:  Talep oluşturmanın yeni nesli olarak adlandırılan bir sistem ile oteller misafirlerin oylarına göre kendi kendine tasarlanıp, istediğiniz biçimde monte edilebilecek. Nanoteknoloji ve gelişmiş makineler sayesinde, hayalinizdeki veya sevdiğiniz filmdeki bir ortamı (Örneğin Jurassic Park) konakladığınız otele taşıyabileceksiniz. Üstelik tüm bunlar 2060'a gelmeden, önümüzdeki 20 yıl içinde mümkün olabilir. 3- Her odada üç boyutlu yazıcı:  Tatil için valiz hazırlamak tarih olacak ya da en azından fazlasıyla kolaylaşacak. Çünkü gelecekte konuklar üç boyutlu yazıcılar ile yeni bir çift ayakkabı, kıyafetler, ilaçlar, hatta bilgisayar veya giyilebilir telefona kadar arzu ettikleri her şeyi gerçek zamanlı olarak üretebilecek. Bu özellik her otel odası için standart haline gelecek. 4- Kendi rüyanı seç Gelecekte iyi bir uyku çekmenin tanımı değişecek. Geleceğin gezginleri güzel bir uyku için rahat bir otel yatağı yerine uykuya dalmadan rüyalarını seçebilecekleri yerleri tercih edecekler. Oteller misafirlerine nöroteknoloji programlarına erişim vererek kendilerini rahatlatacak, geliştirecek ya da eğlendirecek rüyaları seçmelerine imkan sunacak. Peki ya siz? Uzayda keşfe çıkmayı mı yoksa romantik bir maceraya atılmayı mı tercih edersiniz? 5- Pop-up oteller:  Yeni nesil pop-up otellerin temaları ve yerleri, mobil oylama ile halk tarafından belirlenecek. En fazla oyu alan otel tasarımları, nanoteknoloji özellikli olarak üç boyutlu yazıcılar ile kısa sürede inşa edilecek ve biyo-güneş pilleri kullanacak şekilde programlanacak. Bu oteller sınırlı süreyle hizmet verecek ve giyilebilir teknoloji uygulamalarıyla sayesinde dijital bir Blockchain para birimi olan HotelCoin'lerle ödeme alacak. 6- Ömür uzatan otel spa'ları: Basit cilt bakımı ya da masaj seçenekleri sunan spa'lar tarih olacak; yeni nesil spa merkezleri aklınızı başınızdan alacak. Otel spa'ları, DNA analizi yöntemiyle rahatsızlıklarınızı tespit edecek. Bir sonraki aşamada rahatsızlıklarınızı gidermek için, vücudunuza göre geliştirilmiş programlar sunacaklar ve size bugünkü imkanlarla karşılaştırılamayacak ölçüde etkili bir rahatlama sağlayacaklar. 7- Geleceğin havaalanı transferi: Tatillerin en stresli bölümlerinden biri, havaalanından otele ulaşana kadar geçen süreçtir. Gezginlerin bu stresi, yüksek teknolojiye ve hıza sahip havaalanı transfer seçeneklerinin geliştirilmesi ile son bulacak. Gelecekte transferler, sizi trafikten kurtarıp en kısa sürede otelinize ulaştıracak kendi kendine çalışabilen kapsüller ve hatta daha yüksek teknolojiye sahip, yüzlerce kilometreyi saniyeler içinde kat edebilen süpersonik hava yolculuğu araçları ile yapılacak. 8- Mobil DNA ödemesi:  DNA, nihai kişisel kimlik olacak ve kullanıcılar tatil rezervasyonları ile ödemelerini kimlik konfirmasyonu ile online olarak gerçekleştirebilecek. Ayrıca otelinize check-in yaptığınızda DNA parmak iziniz ile check-in yapacak ve işleminizi saniyeler içinde tamamlayarak sıra beklemekten kurtulacaksınız. 9- Seyahat avatarı desteği: Otel rezervasyonları, kendi dijital seyahat acenteniz gibi çalışan kişisel seyahat avatarınız tarafından yapılacak. Avatarınız, Apple'ın Siri'si veya Amazon'un Alexa'sının kişisel bir sürümü gibi rezervasyonları tasarlayacak, gerçekleştirecek ve yönetecek. Avatarlar, pazarlıktan iletişime, tatil tasarlamadan müşteri hizmetlerine tüm seyahat deneyiminizi planlayacak. 10- Eko-oteller: Günümüzde bazı otel sürdürülebilir ve çevre dostu olmaya odaklanıyor olsa da, gelecekte tüm oteller sürdürülebilir olacak. Enerji verimliliği artacak ve yenilebilir enerji platformları devreye girecek. Gelişmiş güneş enerjisi ve jeotermal enerji teknolojileri ile donatılacak eko-oteller, ürünlerinden çalışanlarına sosyal farkındalık oluşturarak topluma katkı sağlayacak. 11- Artırılmış gerçeklik otelleri:  Konuklar belirli bölgeleri gezmekle kalmayıp, otellerin kendilerine sunacağı diğer turistik bölgeleri sanal imkanlarla gezebilecek. Artırılmış gerçeklik sayesinde inovatif senaryolar geliştirilecek ve örneğin Avrupa'daki bir otelde kalsanız da otelinize gittiğinizde Afrika'da sanal bir geziye çıkabileceksiniz. 12- Farklı bir lezzet deneyimi:  Otel restoranları, DNA analizleri doğrultusunda damak tadınıza en uygun, en çok beğeneceğiniz yemekler servis edecek. Siz otelinize bile varmadan, DNA özelliklerinize göre sağlığınıza için optimize edilmiş, size özel diyet ve beslenme menünüz hazır olacak. Özel şefler tarafından yaratılan yemeğiniz, muhteşem tadına rağmen size kilo aldırmayacak. 13- Sürükleyici temalı oteller: Geleceğin otelleri sürükleyici temalar ve bugün sadece hayal edebileceğimiz deneyimler sunacak. Gezginler, gerçek zamanlı interaktif etkinliklere katılabilecek. Örneğin Roma ya da Rönesans döneminde vakit geçirebileceğiniz sanal gerçeklik deneyimlerine katılabileceksiniz. Peki, akıllı otel odasının içi nasıl olacak? 2060 yılı itibarı ile otel odalarında standart hale gelecek hizmetlerden bazıları şöyle: Odaya girişte yüz tanıma sistemi Sizi takip eden çoklu sensörler Konuşan ve size yanıt veren televizyonlar Tümüyle dokunmatik, reaktif ve interaktif yüzeyler Akıllı tuvaletler ve gerçek zamanlı haber akışı sunan aynalar Stres seviyesini algılayarak rahatlatıcı aromalarla odadaki havayı gevşeten, uykuyu rahatlatan interaktif duvarlar Kir tutmayan özel nano kaplamalı havlular Otomatik olarak ayarlanan, kablosuz sıcaklık kontrolleri Nöro-geribildirime dayalı kişiselleştirilmiş yatak ve yastıklar Hologram konser veya spor müsabakası izlemek gibi oda içi kişiselleştirilmiş deneyimler... Kaynak:www.turizmdebusabah.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD’dan Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir’e Ziyaret

LASİAD, 03 Nisan 2013 tarihinde Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir’i ziyaret etti. Ziyarete; LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammed Sancaktar, LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Dark ve LASİAD Genel Sekreteri Şerafettin Yüzüak katıldı. “Laleli son 50 yılın en güzel dönemini yaşıyor” Ziyarette konuşan Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, “Laleli’de sizin ortaya koyduğunuz bir başarı var. Yerel yönetimlerle esnaf bir araya gelerek Laleli’de güzel çalışmalar yapıldı. Laleli son 50 yılın en güzel dönemini yaşıyor” dedi. LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca ise, Laleli Fashion Shopping Festival’e ilişkin P&R çalışmalarından bahsetti. Tabela kirliliği ve trafik sorununa ilişkin konulara da dikkat çeken Eyyüpkoca, “Festival öncesi öncelikli olarak Mesihpaşa Caddesi’ndeki tabela düzenlemesine ilişkin çalışmaların başlaması çok iyi olacaktır. Trafikle ilgili ciddi sıkıntılarımız var. Her konuda desteğinizi istiyoruz,ancak  özellikle trafik sorununun çözümü konusunda desteklerinizi bekliyoruz” dedi. Eyyüpkoca, Messihpaşa Caddesi’ndeki elektrik direğinin baz istasyonuna dönüştürülmesi noktasında esnafın şikayetçi olduğunu dile getirdi.  Eyyüpkoca, Laleli’de 2 adet festival reklamının yapılabileceği LED ekran taleplerini de başkan Mustafa Demir’e iletti. Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, festivale kadar Mesihpaşa Caddesi’ndeki tabela düzenlemeleri çalışmalarına başlanacağı, Laleli sokaklarına yerleştirilmesi talep edilen 2 adet LED ekran konusunda ise yer tespiti yapıp, uygulamaya geçileceğini söyledi. LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir’i II.Laleli Fashion Shopping Festival lansman yemeğine davet etti. Mustafa Demir ziyaretini tamamladıktan sonra, ziyaretlerine devam eden LASİAD, Fatih Belediye Başkan Yardımcıları; Adnan Güler, Talip Temizer, İzzettin Öztosun’u da ziyaret ederek II.Laleli Fashion Shopping Festival lansman yemeğine davet ettiler.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı ASKON İftar Yemeği’nde

Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) 11 Temmuz 2013 tarihinde Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın katılımları ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi Topkapı 1453 Sosyal Tesisleri’nde iftar verdi. İftara; Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici,Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, LASİAD Yönetim Kurulu Üyeleri; Sabri Akten, İ. Murat Ramizoğlu ve çok sayıda davetli katıldı. Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, iftar programında yaptığı konuşmada, geçmiş yıllarda yapılan düzenlemeyle okullarda serbest kıyafet uygulamasına geçildiğini anımsatarak, şunları anlattı: "Yönetmeliğe göre özel okullarda velilerin yüzde 60'ı formaya devam kararı alıyorlarsa devam edebiliyorlardı. Ancak devlet okulları  için  yönetmelikte böyle bir hüküm yoktu. Bir yıldır özellikle kız çocuğu olan anneler ısrarlarla 'biz çocuklarımızla her gün ne giyeceğiz kavgası yapmaktan bıktık. Bu çocuklar arasında marka yarışına yol açıyor. Dolayısıyla bizim de özel okullar gibi forma seçme hürriyetimiz olsun' diyorlardı. Ben de kendilerine yönetmelikte buna aykırı bir durum olmadığını, serbest kıyafet uygulamasının içinde forma seçme hürriyetinin de olduğunu, velilerin de arzu ederlerse bir araya gelerek formayı da seçebileceklerini de söylüyordum ama bunun bir yönetmelik düzeltmesiyle resmiyete intikal etmesi daha uygun olur görüşü ağır bastığı için geçtiğimiz hafta içinde Bakanlar Kurulunda imzaya açtık, yönetmelik değişiyor. Cumhurbaşkanı'na arz edilip Resmi Gazete'de yayımlanıp yürürlüğe girecek. Önümüzdeki ders yıldan itibaren veliler, okul aile birliklerinin yüzde 51'i çocukları için formayı tercih ederlerse, okullarda forma giyilebilecek. Serbest kıyafet seçimi içinde bu da var." ASKON Genel Başkanı Mustafa Koca da iftarlar vesilesiyle birçok dostla bir araya geldiklerini, muhabbetlerin arttığını ve birçok sosyal olaya farklı duyarlılıkla bakarak sahip çıktıklarını söyledi.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

Borusan Otomotiv Brunch ve Test Sürüşü

Borusan Otomotiv Avcılar şubesi LASİAD üyelerine özel 21 Ağustos 2013 tarihinde brunch ve test sürüşü organize etti. Etkinliğe; LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammed Sancaktar, LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları; Ercan hardal, Erdem Soylu Karabağlı ve LASİAD Yönetim Kurulu Üyesi Rıfat Opan katıldı. Brunch’ın ardından LASİAD Yönetimi, yeni çıkan otomobillere ilişkin bilgiler alarak incelemelerde bulundu. Organizasyonda otomobiller hakkında detaylı bilgi almak ve sürüş performansını uygulamalı olarak görmek isteyen davetliler için de test sürüşü imkanı sağlandı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

2017'de mutlaka denemeniz gereken 10 trend

Dizüstü çoraplar, iri küpeler, fırfırlar... 2017'de tüm bakışları üzerinizde toplayacak önerileri uygulamanın tam sırası... Yeni bir yılda trendler ve moda sayesinde kendimizi yenileme fırsatı bulabiliyoruz. Her sene olduğu gibi bu sene de çarpıcı ve özgün trendleri ile moda yenilikleri gardıroplarımızı güncellememiz için bizi fırsat sunuyor. İşte 2017'nin göze çarpan en iyi trendleri: 1. Diz üstü çoraplar Geçen sene kendini hissettiren ama bu sene sezonun tamamına yayılan trendlerin başında diz üstü çoraplar geliyor. 90'lı yılları çağrıştıran bu trendi kısa şort ve eteklerle birlikte kullanarak sezona iddialı bir giriş yapabilirsiniz. Ayakkabı seçimi olarak kalın tabanlı botlar veya loafer ayakkabılardan dilediğinizi seçebilirsiniz. 2. İri küpeler Sezonun en sevilen aksesuar trendleri arasında iddialı ve ihtişamlı küpeler bulunuyor. Değişik formlara sahip olan bu göz alıcı küpeleri arkadan toplanmış veya geriye taranmış saçlarla birlikte kullanarak daha çekici hale getirebilirsiniz. 3. Platform ayakkabılar Aksesuar trendlerindeki ihtişam ayakkabı modellerine de sıçarmış durumda. Bu sezonun en görkemli parçalarından biri de platformlu ayakkabılar. Özellikle sneaker veya loafer tipi ayakkabılarda bu trendi sıkça görmek mümkün. 4. Sweatshirt Her formda ve her boyutta sweatshirt 2017 sezonunda altın çağını yaşamaya hazırlanıyor. Uzunu kısası, logolusu yazılısı ve kapüşonlusu derken her tarzda sweatshirt oldukça moda. 5. Çizgiler İri çizgilere sahip tasarımlar bu sezon en gözde modeller arasında. İri çizgili elbise ve kıyafetleri siyah aksesuarlarla birlikte kombinleyerek sofistike ve klasik bir görüntü yakalayabilirsiniz. 6. Sarı Sarı renkte her türlü kıyafet ve aksesuar bu sezonun sıkı trendleri arasında bulunuyor. Sarı renk canlı ve enerjik bir görünüme kavuşmak isteyenler için biçilmiş kaftan. Sarı tonlarını özellikle bu yaz sıklıkla sokaklarda görebiliriz. 7. Spor üstler Spor salonlarından fırlama bir trend olan spor üst trendi ile ceket ve hırkalarınızın içine spor üstler giyerek trend sahibi bir görünüme imza atabilirsiniz. 2017 yaz aylarında bu trend daha görünür hale gelebilir. 8. Fırfır Hareketli ve canlı bir görünüm sunan fırfırlar bu sezon hemen hemen bütün elbise ve bluzları etkisi altına almış görünüyor. Kat kat tasarlanmış fırfır detaylı parçaları sakin ve minimal görünümlü parçalarla tamamlayarak denge oluşturun. 9. Sneaker Geçen sezonlardan farklı olarak bu sezon sneaker'larda kadife, leopar ve saten gibi alışılmadık ve görkemli detaylar öne çıkıyor. Yani minimal sneakerlar out, iddialı sneakerlar in! 10. Sanat efekti Bu sezonun en çarpıcı trendi ise sanat temalı ve bir ressamın elinden çıkmış gibi görünen baskılı kıyafetleri uygun parçalarla kombinlemek. Moda ile sanat yine iş birliği yapıyor.  Kaynak:www.hurriyet.com.tr
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD, İTKİB’in düzenlediği ”Eximbank Kredileri ve Kefalet Uygulamaları ” Toplantısı’nda

İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri (İTKİB), Kredi Garanti Fonu (KGF) ve Eximbank işbirliği ile  15 Şubat 2017 tarihinde İstanbul Renaissance Polat Hotel’de bir Eximbank kredileri ile ilgili bilgilendirme toplantısı düzenledi. Toplantıda  Eximbank Kredileri  ve Kefalet Uygulaması hakkında detaylı bilgiler sunuldu.   Kredi Garanti Fonu Genel Müdürü İsmet Gergeli, Türk Eximbank Genel Müdürü Adnan Yıldırım,İHKİB Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Tanrıverdi  ve İTHİB  Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Gülle’nin konuşmacı olarak katıldığı programa oldukça yoğun bir ilgi vardı. Kredi Kefalet Fonu Genel Müdürü İsmet Gergili ve Türk Eximbank Genel Müdürü Adnan Yıldırım’ın sunumlarının ardından  toplantıya katılan firma ve katılımcıların soruları konuşmacılar tarafından yanıtlandı. Toplantıya çeşitli firma ve şirketlerin yanı sıra LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammed Sancaktar, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Ercan Hardal, Ahmet Turan, İrfan Akbaş,İsmail Dark,Murat Özpehlivan,Yönetim Kurulu Üyeleri; Mehmet Yasubuğa,Mehmet Özbayrak,Tarık Nayman,Rıfat Opan,Turan Yavuz ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak,Üye ve Halk İlişkiler Sorumlusu Halil Kılınç,LASAİD üyesi firma temsilcileri ve çok sayıda ihracatçı firma  katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Rusya için 'Pasaportsuz Türkiye' gündemde

Ukrayna'ya pasaportsuz bir şekilde ve sadece kimlik kartları ile geçişin başlayacağının açıklanmasının ardından, şimdi de Rusya gündeme geldi. İki ülke arasında pasaportsuz gidiş gelişlere yönelik müzakereler tekrar başlıyor. Görüşmelerin tekrar başlayacağı haberini Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu verdi. Antalya'da konuşan Çavuşoğlu, Rusya ile uçak hadisesi olmadan önce iki ülke vatandaşlarının pasaportsuz bir şekilde sadece kimlikle giriş-çıkış yapabilmeleri için epeyce görüştüklerini hatırlatarak, "Bayağı mesafe katetmiştik. Şimdi ilişkilerimiz normalleştiğine göre bu konuda da müzakerelere devam edebiliriz.   Biz en azından Rusya vatandaşlarının pasaportu bile olmadan gelebilmeleri için havalimanlarında kimliklerin okunabileceği cihazları kuruyoruz. Bu konudaki görüşmelerimizi başlatacağız tekrar" dedi. YUNANİSTAN'DAN TÜRKİYE'YE GÜZEL HABER! Yunanistan'ın Avrupa İşlerinden Sorumlu Dışişleri Bakan Vekili Yorgos Katrougalos, Yunan adalarına girişte, kapıda vize alınabilmesini sağlayan uygulamanın bir yıl daha uzatılacağını söyledi. Midilli, Sakız, Rodos, İstanköy, Sömbeki, Sisam ve Meis adaları için 2012 yılından bu yana nisan-ekim ayları arasında geçerli olan uygulamayla Türk turistlerin adalara seyahatlerinde limanda vize verilerek önemli bir kolaylık sağlanıyor.   Kaynak: www.haberturk.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

İş hayatında her daim profesyonel kalabilmenin 5 yolu

İş yerlerimizde son zamanlarda durumlar değişti. Sosyal medya herkesin gerçek yaşamında nasıl biri olduğuna dair çok fazla bilgi verebileceğinden profesyonel iş yaşantısının da bundan nasibini alması kaçınılmaz oldu. Nasıl siz basit bir google aramasında çalışmak istediğiniz bir şirketin tüm bilgilerine ulaşabiliyorsanız insanlar da sizin bilgilerinize ve hakkınızda söylenenlere kolayca ulaşılabiliyor. Bu demek oluyor ki profesyonel duruşunuzu her daim korumak artık çok daha önemli. İşte bunu başarabilmek için bir kaç küçük ipucu. Toplantılarınızı çalışma saatleri içinde planlayın Artık çalışma saatleri 9-5’in çok ötesine uzanıyor görünse de toplantılarınızı mesai saatleri içerisinde planlamak son derece önemlidir. Aksi takdirde siz ve meslektaşlarınız toplantıya tamamen farklı amaçlarla gelebilirler. Cuma akşamına ayarlanan bir toplantı her iki taraf için de bir iş toplantısı olamayacaktır. Sosyal medyayı dikkatli yönetin Cumartesi gecesi o kafanızın çok güzel olduğu fotoğrafı yaynlamadan önce bunu herkesin görebileceğini unutmayın. Bununla birlikte profilinizde çalıştığınız markayı da rencide edecek paylaşımlarda bulunabilirsiniz. Bu nedenle profilinizi temizleyin. Evet, yanlış duymadınız. Erişilebilir ve çok kişisel olan şeyler için gizlilik ayarlarına başvurun ve sadece arkadaşlarınızın görebileceği paylaşımları ayırın. Kalan yerlerde ise sakıncalı gördüğünüz tüm içeriği temizleyin. Kişisel iletişim uygulamalarını ticari amaçla kullanmak özel hayatı ve iş hayatını birbirine karıştırmaktır ve trajik sonuçlar doğurabilir. Artık işletmelerin çoğu çabuk haberleşmek için Facebook Messenger, iMessage veya WhatsApp gibi kişisel iletişim uygulamalarını kullanıyor. Bunu hepimiz hızlı olmak için yapıyoruz ama müşterinize ‘Seni seviyorum bebeğim’ gibi bir mesajı yanlışlıkla atma riskinizi de yukarılara çıkarıyor. Bu nedenle kişisel mesajlaşma gereçleri yerine profesyonel iletişim araçlarınızı kullanmanız doğru olacaktır. Aşırıya kaçmayın İş ortamınız çok rahat olabilir. Ancak iş ortamında yaptığınız bir yorum ya da aşırı bir tepki insanlar tarafından yanlış algılanabilir ve beklenmedik sonuçlar doğurabilir. Açık fikirli ofis düzenlerine, masa tenisine ve rahat kıyfet kodlarına güvenmeyin ve profesyonel kimliğinizin her şeyin ötesinde olduğunu unutmayın. Ayrım yapmayı bilin İş hayatınız ve özel hayatınız arasında bir ayrım  yaparak başınıza gelebilecek utanç verici kazaları en aza indirmiş olursunuz. Kişisel iletişim mecralarının sizin için bir tehdit olabileceğini unutmayın ve mutlaka bu hesapları birbirinden ayırın. Kaynak:www.hurriyet.com.tr
Devamını Oku
Standard Post with Image

GENÇ LASİAD bir araya geldi

GENÇ LASİAD, buluşmaları sürüyor. 4 Ekim Çarşamba günü Laleli Sanayici ve İş Adamları Derneği’nde (LASİAD) toplanan Genç LASİAD Komitesi Laleli’nin değişimi, firmaların online satışı, e- ticaret uygulaması ve daha bir çok yenilik üzerinde durdu. Toplantıya Genç LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Erdem Soylu Karabağlı, Yönetim Kurulu Üyeleri Mehmet Muhammet Yaşar, Gökhan Karabulut, Özel Kalem Nada Ökten ve Proje Sorumlusu Fatih Akkoç katılırken Genç LASİAD Komitesi Üyelerinden Deniz Nayman,  Eren Varlık, Mustafa Samsama, Yılmaz Dorukoğlu, Yusufcan Eyyüpkoca katılım gösterdi.    ‘LALELİ PİYASASI YENİLENDİKÇE İYİYE GİDİYOR’ Son 5 yıl içerisinde Laleli’ de yaşanan değişim ve esnafa yansımaları gündeme alınarak görüşüldü. Gökhan Karabulut, kendi firması üzerinden istatistiklere baktığında,‘Son 3 seneye göre bu yıl güven ve umut veriyor. Piyasa yenilendikçe iyiye gidiyor.’ dedi. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Erdem Soylu Karabağlı, ‘Her kriz bir fırsat doğuruyor. Laleli’ de son yaşanan krizle yeni fırsatlar doğduğunu düşünüyorum. Esnaf kendini toparlamış ve değişimini sağlamış oldu. GENÇ LASİAD, bu süreçte üzerine düşeni yapmalı, yurt dışı ziyaretleri ve fuarlara katılmalı.’ Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Muhammet Yaşar konu ile ilgili şunları kaydetti, ‘İşlerimiz son günlerde iyiye gidiyor. Tasarım yapıyor, koleksiyon hazırlıyoruz ama müşterinin gelmesini bekliyoruz. Laleli’ye müşteri geldiğinde biz iş yapabiliyoruz. Önümüzdeki Sene için geniş kapsamlı plan henüz yapamıyoruz. Bunun önüne nasıl geçeceğimiz tartışılmalı’. Çocukluğunun Laleli’de geçtiğini belirten Deniz Nayman, ‘Laleli sokakları eskiden çok kalabalıktı. Şimdi o günlere oranla daha ölü bir caddede yürüyorum. Piyasanın hareketlenmesi için yeni şeyler yapmaya ihtiyaç var. Tasarımcılar ile iş birliği yapılmalı, Moda Akademisi kurulmalı. LASİAD bu yeniliklere ön ayak olabilecektir. Piyasa böylelikle canlanacaktır’. Mustafa Samsama, ‘Laleli, Türkiye ticaretinin merkezidir. Birçok firma burada ve birlikte iş yapıyor. GENÇ LASİAD’ın yeni fikirleriyle hareketlenme olacaktır’. Yusufcan Eyyüpkoca, trafik ile ilgili sorunların çözülmesi gerektiğine dikkat çektive ‘İnsan kalabalığının olduğu bir yer araç parklanması müşteriyi etkiliyor’. Eren Varlık, ‘Son yıllarda İran ve Arap turist çok fazla geliyor. Şuanda bir hareketlenme genelde var. Bizim toplantılarımızla birlikte eksikler ve yenilikler umarım masaya yatırılır.’ Yılmaz Dorukoğlu, ‘Eskiden yol yoktu ama müşteri çoktu. Müşteri sayısında azalma yok ama dağılma var. Şartların değişmesi uluslararası piyasada arz ve talebi değiştirdi.Laleli kabuğundan çıkmalı. Müşteri artık ayağa gelmiyor. Alıcı değişmedi ama dağıldı onu tekrardan yakalamak lazım’. Toplantının görselleri için tıklayınız
Devamını Oku
Standard Post with Image

Fatih Belediyesi ‘Kültürel Mirası İhya’’ Programında Tarihi Yarımadada Yapılan Restorasyon Projeleri Tanıttı.

Fatih Belediyesi, 2004 yılından itibaren Medreseler, Tekkeler, Sıbyan Mektepleri, Sarnıçlar, Anıt Yapılar, Tescilli Sivil Mimarlık örneği yapılar, Camiler ve Çeşmelerden oluşan toplam 320 adet orta ölçekli eseri Kültür ve Turizm Bakanlığı, İstanbul Valiliği, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve hayırsever vatandaşlar ile işbirliği yaparak restore işlemlerini gerçekleştirdi. Yapılan bu restore işlemleri için Fatih Belediyesi 11 Kasım Cumartesi günü Yenikapı Etkinlik Alanı’nda Cumhurbaşkanının katıldığı ve tüm halkın davetli olduğu bir tanıtım programı gerçekleştirdi. ‘320 Orta Ölçekli Eseri Restore Ettik’ Programın açılış konuşmasını Fatih Belediyesi Başkanı Mustafa Demir yaptı. Demir, “8.500 yıllık tarihi boyunca, üç kadim medeniyete ve imparatorluğa ev sahipliği yapan Fatih, binlerce yıldır medeniyetlerin, birbirleriyle yarışına sahne olmuş ve bu yarışta ecdadımız,medeniyet tasavvurunu mimariye yansıtarak, abidevi eserler vücuda getirmiş, şehre, adeta; mührünü vurmuştur.” dedi. Sözlerine şu şekilde devam eden Demir,“Camiler ve çeşmelerden oluşan 320 adet, orta ölçekli eseri restore ettik. Ayrıca hâlihazırda sayısı 480’i bulan ecdat yadigârı eserimizin bir kısmının projeleri tamamlandı, bir kısmının ise; proje süreci devam etmektedir. Bunlardan ayrı olarak; temeli Fatih Sultan Mehmet Han tarafından atılan, 2.776 parsel ve 3.125 dükkândan oluşan, şehrimizin simge eserlerinden Kapalıçarşı’yı da, zamanın acımasız ellerine bırakmadık ve restorasyon sürecini başlattık.” diye konuştu. ‘15 Yılda Hükümet İmkânlarıyla Tarihimizi Ayağa Kaldırmanın Mücadelesini Verdik’ Programa katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yaptığı konuşmada, tarihle ters düşülmemesi gerektiğini belirterek şunları kaydetti, "Biz tarihimizle ters düşmemeli, tarihimizle bütünleşirsek bir değer ifade eder. Bunu yapamıyorsak bir kaçak var demektir. Bugün ecdadımızın seviyesine ulaşabilmiş değiliz. Bir gün restorasyonun açılışını yaptığımız eserlerine bakalım bir de günümüz mimarisiyle yapılan eserlere bakalım. Ecdat ne kadar zamanda yapmış biz restorasyonu ne kadar zaman da yapmışız. Hangisi insan ruhuna daha iyi ifade ediyor. Hangisi gelecek nesillere iftiharla bırakacak nitelikte. Ecdadın yaptığı eserle bu özelliklere sahip. Zihniyeti ve uygulamamızı değiştirmeliyiz. Önce ihyayı gerçekleştirmeliyiz, sonra da onu aşacak yani inşayı gerçekleştirecek bir anlayışı hâkim kılmalıyız.” Erdoğan, "İstanbul'da yaşamanın anlamını ancak bu manayı kavrayarak anlarız. Geçtiğimiz 15 yılda hükümet imkânlarıyla tarihimizi ayağa kaldırmanın mücadelesini verdik. Yeniden ayağa kaldırdığımız eserleri tek tek saysam saatler sürer. ” dedi. Programa LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Erdem Soylu Karabağlı, Barış Köseliören, Ahmet Turan Yönetim Kurulu Üyeleri İsmail Dark, Turan Yavuz, İhsan Bıyıkbeyi, Arif Özkan, Yakup Samsama, Sebahattin Demir, Gökhan Karabulut ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak  ve 150 kişilik bir Laleli iş adamı grubu katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Devlet Destekleri Ve Yatırım Teşvikleri Konulu Bilgilendirme Toplantısı Yapıldı

İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB), ve T.C. Ekonomi Bakanlığı, 21 Kasım Salı akşamı Renaissance Polat İstanbul Hotel’de Ekonomi Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Özgür Volkan Ağar, Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürü İbrahim Uslu’nun katılımları ile “Devlet Destekleri ve Yatırım Teşvikleri” konulu bir toplantı düzenledi. Ekonomi Bakanlığı yetkililerin yaptıkları sunumlarla başlayan toplantı soru cevap şeklinde devam etti. Toplantıya LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Konfeksiyon Ve Hazır Giyim Sanayi Meclisi’nden Ekonomi Bakanlığı Müsteşarına Ziyaret

Türkiye Konfeksiyon Ve Hazır Giyim Sanayi Meclisi Heyeti 9 Şubat Cuma günü Ekonomi Bakanlığı Müsteşarı İbrahim Şenel’i makamında ziyaret etti. Ziyarette yatırım teşvikleri ile ilgili görüş alış verişinde bulunuldu. Heyette; Meclis Başkanı Şeref Fayat, Meclis Başkan Yardımcısı ve LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca, Meclis Üyeleri İsmail Kısacık, İrfan Özhamaratlı ve Ramazan Kaya yer aldı. Görüşmede ayrıca Bakanlığın 5746 sayılı “Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanunun yürürlüğe girmesi için verdikleri destekten ötürü Müsetaşar’a teşekkürlerini de sundu. Gıyasettin Eyyüpkoca  Laleli piyasasının sektörün doğası gereği İstanbul’da kalmak zorunda olduğunu bildirdi. Burada oluşturulan sistemde alıcı ile satıcının birebir buluşabildiğini, günübirlik üretimle müşterinin talebinin karşılandığını, model ve trend bazında farklı taleplerin hızlı bir şekilde müşteriye teslim edilebildiğini belirten Eyyüpkoca, sektörü bu yönde destekleyecek teşviklerin de uygulamaya alınmasının önemine dikkat çekti.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Tarihi Yarımada Yayalaştırma Toplantısı

Fatih Belediyesi Tarihi Yarımada Yayalaştırma projesi kapsamında LASİAD ve Kapalıçarşı yönetimi ile bir araya geldi. 21 Mart Çarşamba günü Fatih Belediyesi Çatladıkapı Sosyal Tesislerinde Fatih Belediye Başkan Yardımcıları Erhan Oflaz ve İzzettin Öztosun’un katıldığı toplantıya LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca, Başkan Yardımcısı Erdem Soylu Karabağlı, Yönetim Kurulu üyeleri İsmail Dark ve İrfan Akbaş ile Genel sekreter Şerafettin Yüzüak katıldı. Toplantıda Tarihi Yarımada Yayalaştırma projesi kapsamında Laleli’de yapılacak uygulamalar ve bunların etkileri görüşüldü. Kapalı Çarşı yönetiminin de katıldığı toplantıda Tarihi Yarımada yayalaştırma projesinin Kapalı Çarşı’ya etkileri de ele alındı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD’tan Yeni Proje

LASİAD tarafından yapılıp uygulamaya sunulan ‘’Lalelinfo’’ uygulamasının tanıtımı, Lalelinin beş faklı noktasında kurulan standlarda yapıldı.21-31 Mayıs tarihleri arasında tanıtımı yapılan ‘’Lalelinfo’’ mobil aplication uygulaması App Store ve Google Play yazılımlarına uyumlu. ‘’Lalelinfo’’nun amacı; Laleliyi ziyaret eden müşteri ve misafirlerin  aradıkları adresi bulması daha da kolaylaşıyor. Piyasa da benzeri olmayan bu uygulama ile Laleli’yi gerek ticari, gerekse turizm  amacıyla ziyaret eden yerli ve yabancı turist ve müşteriler aradıkları hizmet sağlayıcısını, mağazayı işyerini, üreticiyi, oteli, tarihi mekanları, eczaneleri, resmi kurumları, vb. lokasyonları kolayca bulup ulaşabiliyor. ‘’Lalelinfo’’ ayrıca; ‘’Beni Oraya Götür’’, ‘’Mağazayı Ara’’, Whatsapp Mesajlaşma ve Skype ile arama gibi özelliklere sahip.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

Genç Modacılardan Şov!

İstanbul Bilgi Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu Moda Tasarımı Bölümü mezuniyet defilesi izleyenlerden tam not aldı. BİLGİ Moda Tasarımı Bölümü 2017-2018 mezunu 18 öğrencinin 50 tasarımının sergilendiği defile, 18 Temmuz Çarşamba günü santral İstanbul Kampüsü'nde düzenlendi. Geceye mezun öğrenciler, aileleri moda ve tekstil dünyasının tanınmış yüzleri katıldı. Defileye, LASİAD adına Yönetim Kurulu Üyeleri; Tarık Nayman, Turan Yavuz, Yakup Samsama katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

GENÇ LASİAD Buluşmaları Sürüyor

 4 Ekim Çarşamba günü Laleli Sanayici ve İş Adamları Derneği’nde (LASİAD) toplanan Genç LASİAD Komitesi Laleli’nin güncel piyasası, firmaların online satışı, e-ticaret uygulaması gibi konular üzerinde değerlendirme yapıp birtakım çalışmalara başladı. Toplantıya LASİAD Yönetiminden Başkan Yardımcısı Erdem Soylu Karabağlı, Yönetim Kurulu Üyeleri Gökhan Karabulut, Mehmet Muhammet Yaşar, Özel Kalem Nada Ökten ve Proje Sorumlusu Fatih Akkoç, Genç LASİAD Komitesi Üyelerinden ise; Deniz Nayman,  Eren Varlık, Mustafa Samsama, Yılmaz Dorukoğlu, Yusufcan Eyyüpkoca katıldı.     ‘Laleli Piyasası Yenilendikçe İyiye Gidiyor’ Son 5 yıl içerisinde Laleli’ de yaşanan değişim ve esnafa yansımaları genç bakış açışıyla gündeme alındı. Toplantıda konuşulan ara başlıklar arasında; Gökhan Karabulut konu ile ilgili şunları kaydetti: Son 3 seneyi istatistikler bazında karşılaştırdığımızda bu yıl satışlarda artış olduğunu ve piyasanın, firmalara güven ve umut verdiğini, değişen trendlere ayak uydurmamız gerektiğini ve Laleli’deki satışların önemli bir kısmının artık onlinesatıs bazında yapıldığını belirtti. Erdem Soylu Karabağlı: ‘‘Her kriz bir fırsat doğuruyor. Laleli’ de son yaşanan krizle yeni fırsatlar doğduğunu düşünüyorum. Esnaf kendini toparlamış ve değişimini sağlamış oldu.’’ dedi.  Mehmet Muhammet Yaşar: ‘‘İşlerimiz son günlerde iyiye gidiyor. Tasarım yapıyor, koleksiyon hazırlıyoruz. Laleli’nin potansiyeli büyük ve işlerin önümüzdeki sezon çok daha iyi olacağını inanıyoruz.’’ diye ifade etti.  Çocukluğunun Laleli’de geçtiğini belirten Deniz Nayman, ‘‘Laleli sokakları eskiye oranla daha az kalabalık, ancak bunun etkilerinden bazıları online satışların artması ve müşterilerin Laleli’ye sene içinde gelme sayılarının azalmasında yatıyor.’’ Genç LASİAD Laleli piyasasının değişen trendlere ayak uydurabilmesi için öneri ve projeler geliştirirken aynı zamanda sosyal yardımlaşma projelerine de başlayacağını bildirdi.
Devamını Oku