Arama HABERLERi

Standard Post with Image

LASİAD, İstanbul Vergi Dairesi Başkanı’nı Ziyaret Etti

LASİAD, İstanbul Vergi Dairesi Başkanı Bekir Bayrakdar’ı makamında ziyaret etti. 11 Mayıs 2016 tarihinde gerçekleşen ziyarete LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammed Sancaktar, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Ercan Çelik, Ahmet Turan, Erdem Soylu Karabağlı, Yönetim Kurulu Üyesi İhsan Byıkbeyi ile Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak katıldı. Geçtiğimiz hafta İSO’da gerçekleşen toplantıda konuşulan hazır giyim ve tekstil sektöründeki sorunların değerlendirildiği ziyarette, iki kurumun birlikte çalışmasının Türkiye ekonomisine büyük katkılar sağlayacağı görüşüldü. Görüşmenin ardından LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, İstanbul Vergi Dairesi Başkanı Bekir Bayrakdar’a LASİAD’ın simsegi haline gelen lale motifli tabak takdim etti.   
Devamını Oku
Standard Post with Image

Cumhurbaşkanı Erdoğan Fildişi Sahili’nde

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ziyaret için geldiği Fildişi Sahili’nde Devlet Başkanı Alassane Vattara tarafından resmi törenle karşılandı.   Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, özel uçak “TUR” ile TSİ 21.05’te Fildişi Sahili’ne geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı Felix Houphouet Boigny Havalimanı’nda, Fildişi Sahili Devlet Başkanı Alassane Vattara ile eşi Dominique Vattara, Fildişi Sahili Başbakanı Daniel Kablan Duncan ve Bakanlar Kurulunun tüm üyelerinin yanı sıra Türkiye’nin Abidjan Büyükelçisi Esra Demir ile büyükelçilik yetkilileri karşıladı. Fildişi Sahili’ne Cumhurbaşkanı Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan’ın yanı sıra Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Çevre ve Şehircilik Bakanı Fatma Güldemet Sarı, Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş ve Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz da geldi. Resmi törenle karşılandı Erdoğan, havalimanına gelişinde Fildişi Sahili Devlet Başkanı Vattara tarafından resmi törenle karşılandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, havalimanındaki başkanlık karşılama salonunda Fildişi Sahili Devleti’nin tüm yetkilileriyle tokalaştı. Kabile liderlerini selamladı Öte yandan Erdoğan, geleneksel kıyafetleriyle kendilerine ayrılan yerde hazır bulunan 60 yerel kabile liderinin yanına giderek, onları da selamladı. Havalimanında Fildişi Sahilli vatandaşlar da Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Fransızca “Bienvenu Erdoğan” yazılı “Hoşgeldin Erdoğan” anlamına gelen pankartlar ve Türk bayraklarıyla sevgi gösterisinde bulundu, Fildişi Sahili’nde yaşayan Türk vatandaşlar da “Başkan Erdoğan” sloganı attı. Erdoğan’a Fildişi Sahili, Gana, Nijerya ve Gine’deki ziyaretlerinde 100’ü aşkın iş adamı eşlik ediyor. Kaynak: www.dunya.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Dostluk, birlik, "beraberlik"... 0-0

Türkiye ile Rusya A milli futbol takımları arasında Antalya'da oynanan hazırlık maçı golsüz sona erdi. Tamamına yakını dolu tribünler önünde, ellerinde Türk ve Rus bayrakları taraftarların coşkulu alkışları ve tezahüratları arasında oynanan maç iki takım için de iyi bir prova oldu. Yeni Teknik Direktör Çerçesov ile ilk maçına çıkan Rusya ile, Arda, Selçuk, Burak gibi aslarının kadro dışı kalmasıyla yeni bir anlayışla sahaya çıkan Türkiye yenişemedi. Maçta Rusya daha etkili olurken, Türkiye'de Emre Mor'un kişisel becerileri ve pozisyonları alkış aldı. İki ülke arasında siyasi kriz sonrası "normalleşme" adımları kapsamında yapılan bu maç, dostluk havası içinde "beraberlik" ile sonuçlandı: 0-0 Bu arada Hürriyet'in aktardığına göre, Rusya Milli Takımı sahaya .ıktığında tribünler ıslık ve protesto edince Antalya Arena Stadında hemen acil bir anons yapıldı.  Federasyon yetkilileri taraftarların Rusya Milli marşı çalınırken Türk misafirperverliğine yakışır şekilde centilmence dinlenmesini istedi. Tribünde binden fazla Rus taraftar da vardı. Stadyum öncesinde dev Türk ve Rus bayrakları önünde taraftarlar hatıra fotoğrafı çektirdiler. Bu arada Rusya'nın maçta, Türk ve Rus bayraklarının olduğu özel forma ile çıkması dikkat çekerken, Türkiye standart forma ile oynadı. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da tribünde maçı izleyenler arasındaydı. Bakanın yanında, Rusya Futbol Federasyonu Başkanı Vitali Mutko oturdu. Kaynak: www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Erdoğan'dan Putin'e charter teşekkürü

Çin'de gerçekleştirilen G20 Zirvesi'nde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir araya gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, charter seferlerinin yeniden başlamasıyla ilgili olarak Rus lidere teşekkür etti. G20 Zirvesi için Çin'in Hangzhou kentinde bulunan Putin ve Erdoğan'ın görüşmesi, 18.10'da başladı . Shangri La Otel'de gerçekleşen görüşme öncesi Erdoğan ve Putin basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Rusya'dan charter seferlerinin dün başladığını anımsatan Erdoğan, "Bugün de St. Petersburg'daki görüşmelerde ele aldığımız konuları burada tekrar değerlendirmek suretiyle, çok çok önemli, geleceğe yönelik, gerek siyasi, gerek ekonomik, gerek bölgesel birçok konuları ele alma fırsatımız olacak" dedi.  Enerji konularında yapılan görüşmeler olduğunu ve bunları değerlendirme fırsatı bulacaklarını belirten Erdoğan, "Bu anlamda da özellikle atacağımız adımlar inanıyorum ki süreci çok daha güçlü kılacaktır." diye konuştu.  "Rus turistlerin Türkiye'de çok sıcak karşılandıklarını gördük" Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Çin'deki görüşmesi sırasında şunları söyledi: "Sayın Cumhurbaşkanı, yeniden görüştüğümüz için memnunum, bu sefer burada Çin'de. Görüşme imkanı bulduğumuz ve sizin St. Petersburg ziyaretiniz sırasında vardığımız anlaşmaların uygulanma sürecini görüşme imkanı bulduğumuz için memnunum. En son yaptığımız telefon görüşmesinde daha önce alınan kararların istenilenden daha yavaş hayata geçirildiğine dikkat çektiniz.  Özellikle charter seferlerinin yenilenmesine ilişkin anlaşmaların gerçekleşmediğini söylediniz. Gördüğünüz üzere, 28 Ağustos'ta Rusya hükümeti ilgili kararnameyi imzaladı ve dün Türkiye'ye Rus turistleri taşıyan ilk charter gitti. Rus turistlerin Türkiye'de çok sıcak karşılandıklarını gördük.  Tabi ki, tüm alanlarda işbirliğimize yeniden başlamak için birçok şey yapmamız gerek. İşte bugün bunları konuşacağız." Rusya Devlet Başkanı Putin'in heyetindeki Enerji Bakanı, Yatırım Fonu Başkanı, Ekonomi Bakanı, Dışişleri bakanı, Gazprom, Rosneft, Rosatom'dan isimleri tanıtmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan da heyetinde Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak ile MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın bulunduğu belirtti.  Kaynak:www.turizmdebusabah.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Vladimir Putin G20'de bir araya geldi

Çin'de yapılan G20 zirvesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rus lider Putin Çin'de bir araya geldi. Yaklaşık 2 saat süren görüşme sırasında Putin'in Hakan Fidan'la ilgili yaptığı espri de güldürdü. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le görüşmesine ilişkin, "St. Petersburg'daki görüşmelerde ele aldığımız konuları burada tekrar değerlendirmek suretiyle çok çok önemli, geleceğe yönelik, gerek siyasi, gerek ekonomik, gerek bölgesel birçok konuları ele alma fırsatımız olacak." dedi. Erdoğan, G20 Liderler Zirvesi için bulunduğu Çin'in Hangcou kentinde, Rusya Devlet Başkanı Putin ile TSİ 18.10'da bir araya geldi. Shangri La Otel'de gerçekleşen görüşme öncesi Erdoğan ve Putin basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Rusya'dan charter seferlerinin dün başladığını anımsatan Erdoğan, "Bugün de St. Petersburg'daki görüşmelerde ele aldığımız konuları burada tekrar değerlendirmek suretiyle, çok çok önemli, geleceğe yönelik, gerek siyasi, gerek ekonomik, gerek bölgesel birçok konuları ele alma fırsatımız olacak." değerlendirmesinde bulundu. Enerji konularında yapılan görüşmeler olduğunu ve bunları değerlendirme fırsatı bulacaklarını belirten Erdoğan, "Bu anlamda da özellikle atacağımız adımlar inanıyorum ki süreci çok daha güçlü kılacaktır." diye konuştu. Putin'in heyetindeki isimleri tanıtmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan da heyetinde Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak ile MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın bulunduğu belirtti. VLADIMIR PUTİN'İN AÇIKLAMALARI Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Türkiyede iç siyasi hayatın normalleşmesini görmekten memnuniyet duyduklarını belirterek, "Türkiyenin zor dönemden geçtiğini görüyoruz. Terörle mücadele etmektedir ve önemli tehditlerle karşı karşıya kalmaktadır, bunu biliyoruz. Türkiyedeki durumun normalleşmesi konusunda önemli başarılar var ama normalleşme tamamen sağlandıktan sonra daha hızlı bir şekilde ileriye gidebileceğiz." dedi. G20 Liderler Zirvesi dolayısıyla Çinin Hangcou kentinde bir araya gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Putin, Shangri La Oteldeki görüşme başlamadan önce gazetecilere açıklamalarda bulundular. Putin, Cumhurbaşkanı Erdoğanla bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "St. Petersburga yaptığınız ziyarette vardığımız mutabakatların nasıl hayata geçirildiğini bugün ele alacak olmaktan mutluluk duyuyorum. Son telefon görüşmemizde mutabakatların istenilen hızla yerine getirilmediğini ifade ettiniz. Özellikle telefon görüşmemizde charter uçuşlarının istenilen hızla yerine getirilmediğinden bahsetmiştiniz. Ama artık, görüyoruz ki 28 Ağustosta hükümetimiz ilgili kararı imzaladı ve 3 Eylülde ilk charter uçuşu Türkiyeye gelmiştir." diye konuştu. Rus turistlerin çok sıcak karşılandığını dile getiren Putin, "İlişkilerimizin tam formatlı bir şekilde tekrar başlaması için daha çok çalışmamız gerekiyor. Ama bugün zaten bunu konuşacağız." diye konuştu. Görüşmenin kapsamlı bir heyet eşliğinde gerçekleştiğine dikkati çeken ve başta Gazprom şirketi olmak üzere enerji şirketlerinin ve enerji bakanının da aralarında olduğunu vurgulayan Putin, heyetteki iki dışişleri bakanının "nasıl güzel konuşabilecekleri konusunda bir yarışma yapacaklarını" söyledi. "EĞER İSTİHBARAT MÜDÜRÜNÜZ BURADAYSA..." Putin, Cumhurbaşkanı Erdoğanın, "Ben de aynı şekilde gerek ekonomiden sorumlu başbakan yardımcım, dışişleri bakanım, ekonomi bakanım, enerji ve tabii kaynaklar bakanım, milli istihbarat müsteşarımla geniş bir ekiple burdayız." sözlerine karşılık, "Eğer gerçekten heyetinizde istihbarat müdürünüz varsa bizim için konuşacak hiçbir şey kalmamıştır, size zaten her şeyi aktarmıştır." esprisini yaptı. Türkiyenin zor dönemden geçtiğini vurgulayan Putin, "Türkiyede iç siyasi hayatın normalleşmesini görmekten memnuniyet duyuyoruz. Türkiyenin zor dönemden geçtiğini görüyoruz. Terörle mücadele etmektedir ve önemli tehditlerle karşı karşıya kalmaktadır bunu biliyoruz. Zaten terörle mücadeleyle ilgili pozisyonlarımızı daha önce anlatmıştık birbirimize. Türkiyedeki durumun normalleşmesi konusunda önemli başarılar var ama normalleşme tamamen sağlandıktan sonra daha hızlı bir şekilde ileriye gidebileceğiz." ifadelerini kullandı.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

Putin 11 Ekim'de İstanbul'da

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in olası Türkiye ziyareti ile ilgili ayrıntılar belli olmaya başladı. Putin'in 11 Ekim'de İstanbul'a gelmesi, hem Dünya Enerji Kongresi'ne katılması, hem de Türkiye-Rusya Karma Ekonomik Komisyon (KEK) toplantısı kapsamında Türk iş dünyası ile buluşması planlanıyor.   Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak  yaptığı son açıklamada Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in de Dünya Enerji Kongresi'ne katılacağını söyledi.  Böylece Putin'in Türkiye gezisi ile ilgili ilk kez resmi bir ağızdan açıklama ve teyit geldi. Albayrak açıklamasında kongre sırasında Türk Akımı doğal gaz boru hattı projesi konusunda gelişmeler yaşanabileceğine dikkat çekti. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak şunları söyledi: "23. Dünya Enerji Kongresi çok önemli bir organizasyon. Bu kongrede 'iki taraf olumlu adım atılabilir mi?' ile ilgili müzakereler devam ediyor. Şahsi kanaatim, önümüzdeki hafta İstanbul'da yapılacak enerji kongresine kadar önemli bir mesafe kat edeceğimiz yönünde." 9-13 Ekim tarihlerinde  Enerji Bakanlığı'nın ev sahipliğinde İstanbul'da gerçekleşecek olan kongre, enerji sektörünün en önemli oyuncularını buluşturacak. İran ve Suudi Arabistan enerji bakanlarının aralarında bulunduğu 60 devlet bakanın katılacağı kongreye Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in de katılacağı duyuruldu. İstanbul Kongre Merkezi ve Lütfi Kırdar Kongre Merkezi'nde düzenlenecek kongreye 100 ülkeden 60 devlet başkanı, enerji bakanı ve CEO katılacak. Konuşmacılar arasında Suudi Arabistan Enerji, Endüstri ve Doğal Kaynaklar Bakanı Khalid Al-Falih, İran Enerji Bakanı Hamid Chitchian, BP Grup Şirket İcra Kurulu Başkanı Bob Dudley, ayrıca Saudi Aramco, Gazprom, Shell, Total, Socar, Lukoil, OMV, EDF, EnBW, ENGIE, E.ON CEO'ları ile Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol bulunuyor. Bu arada Putin'in İstanbul gezisi planında 10-11 Ekim’de İstanbul’da yapılacak Karma Ekonomik Komisyon (KEK) toplantısıın da olduğu bildiriliyor. Kremlin Basın Sözcüsü Dmitriy Peskov da Putin’in ziyaretini konusunda “Tüm hazırlıklar tamamlandığında gerekli açıklamayı yapacağız” ifadelerini kullandı. Putin ve Erdoğan, St.Petersburg’ta ilişkilerin normalleşmesi sürecini başlatmışlardı. Putin, Türkiye’ye son olarak, 2015 yılı Kasım ayında G20 için gelmişti" denildi. Bu arada Dış Ekonomik İlişkiler Konseyi (DEİK) tarafından yapılan açıklamaya göre, Karma Ekonomik Komisyon (KEK) toplantısına  12 Ekim Çarşamba günü Intercontinental İstanbul otelinde yapılacak.  Kaynak: www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Türk Akımı'na tarihi imza

Türkiye ile Rusya arasında, Türk Akımı boru hattının inşaatına dair hükümetlerarası anlaşma dün İstanbulda imzalandı. İki ülke devlet başkanının huzurunda imzalanan anlaşma, Karadeniz'in altından hem Türkiye'ye, hem de Türkiye üzerinden  AB'ye gaz sevk edecek iki paralel hat döşenmesini öngörüyor. İstanbul'da düzenlenen 23. Dünya Enerji Kongresi'ne  katılan Rusya Devlet Başkanı Putin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan,  son derece yoğun bir gün yaşadı. İki lider, kongrenin açılış oturumunun ardından ikili görüşme için Mabeyn Köşkü'nde buluştu. İki liderin görüşmesi 1 saat 40 dakika kadar sürdü. Görüşmenin ardından  Türk Akımı gaz boru hattı için hükümetler arası anlaşma imzalandı. İki ülke enerji bakanları, liderlerin huzurunda imzaları attı. Putin, Rusya'nın bazı Türk tarım ürünlerinde yasağı kaldırdığını açıkladı. Putin 2015 yılında 500 milyon dolarlık Türk gıda ürünü alındığını, yasak kararının kalkmasıyla Rusya'nın kendisinin üretmediği bu ürünlerde, iç piyasada fiyatların ucuzlayacağını söyledi ve "karşılıklı faydaya" işaret etti. Rus liderin "çekirdekli ürünler ve turunçgillerde yasağın kaldırıldığını" açıklaması dikkat çekti. Bu durumda domateste ihracat yasağı ise sürecek.   Rusya Federal Tarım Ürünleri Denetleme Ajansı (Rosselhoznadzor) Başkanı Aleksey Alekseyenko, Türkiye’den gelen narenciye, şeftali ve eriğin girişine daha önce getirilen kısıtlamanın kaldırılacağını açıkladı. Sputnik'e  göre, Türkiye’den Rusya’ya meyve teslimatının güvenli bölgelerden ve büyük işletmelerden geleceğini belirten Alekseyenko, “Türk mevkidaşlarımızla geçen hafta görüşmemiz oldu. Haşerelerden arındırılmış bölgelerden ve kontrolümüz altında güvenliği sağlamaya hazır büyük işletmelerden başlayarak meyve teslimatını yeniden başlatma konusunda anlaşmaya vardık” dedi. Alekseyenko, hangi tarım ürünlerine izin verileceği sorusuna, “Narenciye ve sert çekirdekli meyveler, yani Türkiye için geleneksel meyveler, şeftali, erik ve diğerleri” cevabını verdi. ÖNEMLİ MESAJLAR Anlaşmanın imzalanmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmeye ilişkin bilgi verdi. Erdoğan, Putin ile dolu dolu bir görüşme yaptıklarını belirterek, “23. Dünya Enerji Kongresi sebebiyle İstanbul'daki toplantımızı gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Toplantı 2 gün daha sürecek. Bu kongre çok daha farklı bir zenginliğe kavuşacaktır. Bugün devlet başkanları olarak açılış konuşmalarında bir arada bulunduk. Ardından ikili görüşmelerimizi gerçekleştirdik. Bakanlarımız ikili görüşmelerine devam ediyor. Bu aynı zamanda ülkeler arasındaki enerjiyle ilgili münasebetleri özellikle ilgilendiren konular. Türkiye Rusya arasındaki ilişkiler noktasında Sayın Başkanla dolu dolu bir gün geçirdik. Sonunda az önce imzalanan anlaşmalar imzalanacak noktaya geldi” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye -Rusya arasındaki normalleşme sürecinin hızla devam edeceğine inandığını belirterek, “Türkiye Rusya arasındaki normalleşme sürecinin hızla devam edeceğine inanıyorum. Bir çok alanda bu ilişkilerimizi bundan sonraki süreçte çok iyi şekilde geliştireceğiz” diye konuştu. "KARŞILIKLI GÖREVLENDİRMELER YAPTIK" Görüşmede Suriye konusunun da ele alındığını belirten Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Tabii çok daha hassas bir konu bölgedeki mevcut gelişmeler. Suriye konusunu etraflıca ele alma imkanımız oldu. Fırat Kalkanı operasyonunu kendileriyle görüştük. Bu konuda iş birliği yapabiliriz, bunların değerlendirmesini yaptık. Halep'teki gelişmelerde insani yardım konusunda ne gibi strateji uygulayalım ki insanlar rahata kavuşsunlar; bu konuda karşılıklı olarak görevlendirmemizi yaptık” ifadelerini kullandı. Erdoğan, “Türk Akımı'nın aramızda değerlendirmesini yaptık. Türk akımıyla ilgili sürecin hızlanması konusunda az önce atılan imzayla noktayı koyduk. Akkuyu Nükleer Enerji Santrali'yle ilgili olarak burada bundan sonraki sürecin hızla devamında mutabakatımız net. Zaman kaybının önümüzdeki süreçte telafi edileceği inancındayım” diye konuştu. Son dakika: Türkiye ile Rusya arasında Türk Akımı anlaşması imzalandı Rusya Devlet Başkanı Putin'in açıklamalarından satırbaşları şöyle: Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Türkiye’den ihraç edilmesi yasaklanan bazı tarım ürünlerindeki kısıtlamaları kaldırdıklarını belirterek, “Türk Akımı doğalgaz boru hattı projesi çevresinde Türkiye'ye doğalgaz indirimi yapılması konusunda mutabık kaldık” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Mabeyn Köşkü'nde gerçekleştirdiği görüşmenin ardından açıklama yapan Putin, “Kongre için gönderilen davetten dolayı şükranlarımı sunuyorum. Bu çok büyük bir organizasyonun başarılı şekilde gerçekleştirilmesinden dolayı Türk dostlarımız tebrik ederim. Bizim iki ülke için çok fazla konu üzerinde görüş alışverişi yaptık. İkili ilişkilerin normalleşmesi sonucunda çaba gösterme konusunda mutabık kalmıştık” dedi. “BAZI TARIM ÜRÜNLERİNDEKİ KISITLAMALARI KALDIRDIK” Narenciye ve yaş sebzeye yönelik yasağın kaldırılması kararını aldıklarını anlatan Putin, “Özellikle şu konuya dikkatinize çekmek isterim. Rusya, Türkiye’den ihraç edilmesi yasaklanan bazı kalemlerin yeniden ihracını açmış bulunuyoruz. Narenciye gibi bazı tarım ürünlerindeki kısıtlamaları kaldırdık. Bu karşılıklı yarar sağlayan bir karar sonuçta. Rusya’daki tarım sektörü bu tür tarım ürünleri üretmiyor. Türkiye’den bu kalemleri Rusya’ya ithal edince Rusya’daki fiyatlar düşecektir. Türk ortaklarımız için Rusya piyasasının açılışı anlamına gelecektir. Bahsettiğim kalemlerin 2015 yılındaki ihracatının hacmi 500 milyon dolar hacmindeydi. Dolayısıyla önemli kararlar alındı ve ikili ilişkilerimizin tamamen normalleşmesi konusunda mutabık kalmıştık. Önümüzdeki günlerde bizim karma ilişkiler konseyimiz bu konuda çalışacaktır. “TÜRKİYE'YE DOĞALGAZ İNDİRİMİ YAPILMASI KONUSUNDA MUTABIK KALDIK” Putin, Türk Akımı projesi çevresinde Türkiye'ye doğalgaz indirimi yapılması konusunda anlaştıklarını da belirtti. “HALEP'E İNSANİ YARDIMLARIN GÖTÜRÜLMESİ, İÇİN GÖRÜŞÜMÜZ AYNI” Putin, görüşmede farklı alanlarda iş birliğinin de ele alındığını belirterek, “Uzay gibi diğer alanlarda iş birliğimizin geliştirmesini ele aldık bugünkü görüşmede. İnsani alanda işbirliğinin geliştirilmesinden bahsettik. Türk tarafı bize karşılık olarak Rus Turizm Günleri yapmayı önerdiler. Biz bu öneriyi destekliyoruz. Suriye'de akan kanın durdurulmasından yanayız. Düşünüyoruz ki Suriye'deki barışı isteyen herkes bunu desteklemeli. Halep'e insani yardımların götürülmesi, için görüşümüz aynı. Tek konu var insani yardımın ulaşımında güvenliğin sağlanmasıdır”. “HALEP'E İNSANİ YARDIMI ABD ENGELLİYOR” Putin konuşmasını şöyle sürdürdü: “İnsani konulara ateş açılmasın diye önerimiz oldu Amerika tarafına. Amerika tarafı fiilen bunu yapmak istemiyor yada yapamıyor. Özellikle özel servisler ve askeri kurumlarımızın arasındaki temasların hızlandırılması için mutabık kalmıştık. Biz savunma sanayi alanındaki işbirliğini sürdürmeye hazırız. Bunu somut projelere dönüştürülmesini umut ediyoruz. Her iki taraftan bu noktada olan öneriler araştırılmaktadır. Bunları gerçekleştirmek için imkanlarımız var." Görüşmenin heyetler arası kısmında Türk tarafından Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Enerji Bakanı Berat Albayrak ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Rusya tarafından Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Ekonomi Bakanı Aleksey Ulyukaev ve Enerji Bakanı Aleksandr Novak katıldı. Öte yandan Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Rusya ve Türkiye arasında Suriye konusunda görüş ayrılıklarının mevcut olduğunu ancak iki ülkenin diyalogun devamı için siyasi irade ortaya koyduğunu söyledi.  Sputnik'e göre, gazetecilerin, Rusya ve Türkiye’nin Suriye konusundaki görüş ayrılıklarının giderilmesi konusunda ilerleme kaydedip kaydetmediğine dair sorusunu yanıtlandıran Peskov, “Şüphesiz ki Suriye konusunda görüş ayrılıkları, farklı yaklaşımlar mevcut. Yine de en azından diyalog devam ediyor ve taraflar, bu iletişimi geliştirmek için siyasi irade gösteriyor ki bu bile olumlu bir faktör” dedi. Bu arada Gazprom Başkanı Aleksey Miller, Rusya ve Türkiye'nin Türk Akımı doğalgaz boru hattı projesinde iki kol inşa edilmesiyle ilgili hükümetlerarası anlaşma imzalaması konusunda mutabakat sağladığını ve anlaşmanın Putin-Erdoğan görüşmesinin sonunda imzalanacağını ifade etti. Miller, anlaşmanın proje çerçevesinde iki kol inşa edilmesini öngördüğünü ve iki kolun Aralık 2019'a kadar inşa edileceğini bildirdi. Kaynak:www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

İstanbul Ticaret Odası Sertifika Töreni

İTO/İstanbul Ticaret Odası, 12 Kasım Cumartesi günü Cemile Sultan Korusu Koru Restaurant’da düzenlediği etkinliğinde Üyelik Sertifika Töreni gerçekleştirdi. Açılışı aynı zamanda İTO Meclis Üyesi olan LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca’nın açılış  konuşmasıyla başlayan tören, Hazır Giyim ve Konfeksiyon Meslek Komite Üyeleri Şenol Aras ve Servet Samsama’nın konuşmalarıyla devam etti. Törende LASİAD'dan; Giyasettin Eyyüpkoca GIYAS, Yönetim Kurulu Üyeleri Münir Dinler SANDİ ve Mehmet Özbayrak ise SEMCO firması adına, Disiplin Kurulu Üyesi Sami Tekin  ve Laleliden LASİAD üyesi iş adamları sertifikalarını aldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

ŞİÖ mü, yoksa AEB mi?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) yerine Şanghay İşbirliği Örgütü'ne (ŞİÖ) üye olabileceğine dair açıklamasının ardından başlayan ŞİÖ tartışmalarında asıl "AB muadili" kurumun Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) olduğu yorumları öne çıkıyor.  Konuyu yakından izleyenler, "ŞİÖ tam olmasa da, bir ölçüde güvenlik temelli bir anlaşma olarak NATO ile karşılaştırılabilir. Ama eğer AB'nin karşılığı olarak Rusya ile birlikte hareket edilecek bir Avrasya platformu kast ediliyorsa o zaman Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) anlaşılmalı" değerlendirmesini yapıyor. Erdoğan konuyu şu sözlerle gündeme taşımıştı: "Mesela, “Şanghay 5’lisi içerisinde Türkiye niye olmasın?” diyorum. Bunu sayın Putin’e olsun, Nazarbayev’e olsun, şu anda Şanghay 5’lisinin içerisinde olanlara da söyledim. Başlangıçta 5 ülkenin kurduğu Şanghay İşbirliği Örgütü’ne daha sonra Özbekistan, Pakistan, Hindistan gibi ülkeler de dahil oldu. İran da girmek istiyor. Sayın Putin, “Bunu değerlendiriyoruz” gibi bir ifade de kullandı. Temenni ederim ki orada olumlu bir gelişme olması halinde, yani Türkiye’nin Şanghay 5’lisi içerisinde yer alması, bu konuda çok daha rahat hareket etmesini sağlayacaktır diye düşünüyorum.” BBC Türkçe'den Onur Erem, uzman görüşlerine dayanarak konuyu analiz attiği yazıda şu değerlendirmeyi yaptı: "AB'nin ekonomi, politika, güvenlik ve insan hakları konusunda bağlayıcı bir müktesebatı, üye ülkelerden parlamenterlerin temsil ediği ve yasama gücü bulunan bir meclisi, mahkemesi, marşı ve tüm üye ülkelerin bayraklarının yanında kullandığı bir bayrağı bulunurken bunlar ŞİÖ'de mevcut değil. AB'nin üye ülkeleri arasında insan, sermaye ve ürünlerin serbest dolaşımı bulunurken ŞİÖ'de bunlar da yok. AB, diğer ülkelerle de serbest ticaret anlaşması imzalayabilirken ŞİÖ üyeleri kendi aralarında bile serbest ticaret anlaşmasına sahip değil. ŞİÖ'ye kıyasla, AB'ye daha çok benzeyen Asya örgütü ise Avrasya Ekonomik Birliği (AEB). Rusya, Kazakistan, Ermenistan, Belarus ve Kırgızistan'ın üye olduğu AEB'de insan, sermaye ve ürünlerin serbest dolaşımı bulunuyor. 2013 yılında "Türkiye hem NATO üyesi, hem de ABD'nin en yakın müttefiklerinden. ŞİÖ üyelerinin bu şartlarda Türkiye'yi tam üyeliğe kabul etmesi mümkün değil" diyen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in danışmanı Sergey Markov, bu yüzden Türkiye'nin ŞİÖ'ye değil AEB'ye üye olabileceğini söylemişti. Kazakistan lideri Nursultan Nazarbayev de 2014 yılında Türkiye'yi AEB üyeliğine davet etmişti." PUTİN DE DEĞİNMİŞTİ 2014 Aralık sonundan Kremlin Sarayı’nda yapılan Avrasya Ekonomik Yüksek Konseyi Toplantısında  Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Belarus Devlet Başkanı Aleksander Lukaşenko, Kırgızistan Devlet Başkanı Almazbek Atambayev, Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev ve Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan buluşmuştu. Toplantıda konuşan Rusya Devlet Başkanı Putin, "Ulaşılan noktada durmak tabii ki doğru olmaz. Geleceğe yönelik yeni büyük hedeflerimiz var" demişti. Putin devamında,  başka ülkelerin de birliğe ilgi duyduğuna işaret ederek, “Vietnam’la serbest ticaret sözleşmesi projesine hazırlık için final aşamasına gelindi. Türkiye, Hindistan ve İsrail ile de benzer sözleşmeler üzerinde çalışmalar yapılıyor” dedi.  Rusya resmi haber ajansı Sputnik, bu sözleri şöyle yorumlamıştı: "Türkiye önce de Avrasya Ekonomik Birliği ile işbirliği veya üyelik ihtimalini dile getirmişti. Başta Türkiye’nin bu isteği Türkiye’nin AB üyelik sürecini hızlandırmak amacıyla AB’ye baskı yapma çabası olarak algılanmıştı. Ama sonra Ankara daha pragmatik yaklaşım sergilemeye başladı. Türkiye Ukrayna’daki kriz yüzünden uygulanan Rusya karşıtı yaptırımlara katılmayı reddetti, Rusya ile ticari-ekonomik işbirliğini genişleterek karşılıklı ödemelerde ulusal para birimlerini kullanmaya hazır olduğunu açıkladı. 1 Aralık’ta gerçekleşen Rusya Devlet Başkanı Putin’in Türkiye ziyareti sırasında Güney Akım boru hattının rotasının değiştirilip Türkiye üzerinden geçeceği açıklanmıştı. Ayrıca Avrasya Ekonomik Birliği ile işbirliği Türkiye için ticari-ekonomik alanda çok büyük fırsatlar tanıyacak. Türk işadamları faaliyetlerini uluslararası ticaret şartlarına göre yürütebilecekler. Ayrıca Avrasya Birliği’nin üyelerinin Türkiye’den AB ile Avrasya Ekonomik Birliği arasında seçim yapmasını talep etmemeleri önemlidir. İleride iki birliğin mutlaka işbirliğini yapması gerekecek. Bütün bunlar Türkiye’nin Avrasya Ekonomik Birliği ile işbirliği için hazırlanan yol haritasında yansıtılacak." TARİHÇESİ 1994'te ilk kez Kazak lider Nazarayev tarafından dile getirilen "ortak pazar" fikri sonucunda Avrasya Ekonomik Birliği'nin (AEB) hukuki temeli, 29 Mayıs 2014'te Belarus, Kazakistan ve Rusya liderleri tarafından imzalanan bir antlaşma ile atılmıştı. AEB'ye Ermenistan'ı dahil eden antlaşma 9 Ekim 2014'te imzalandı. Birlik resmen 1 Ocak 2015'te kuruldu.  Kırgızistan'ın Avrasya Birliği'ne tam üyeliği de 1 Mayıs 2015 tarihinden itibaren geçerliliğini kazandı. Böylece bu ülkeler gümrüksüz "ortak pazar" uygulamasına geçti. Beş soruda Şanghay İşbirliği Örgütü Onur Erem, BBC Türkçe'ye derledi: 1. Şanghay İşbirliği Örgütü nedir? ŞİÖ, bölgesel bir işbirliği örgütü. Ana işbirliği konusu güvenlik olan ŞİÖ, ilk olarak 1996'da Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan tarafından "Şanghay Beşlisi" adıyla kuruldu. 2001'de Özbekistan'ın da katılmasının ardından adını Şanghay İşbirliği Örgütü olarak değiştirdi. Örgütün uluslararası yapısında düzenli olarak toplanan Devlet Başkanları Konseyi ve Hükümet Başkanları Konseyi'nin yanı sıra sekretarya, Bölgesel Anti-Terör Yapısı, Dışişleri Bakanları Konseyi gibi yapılar yer alıyor. Örgütün sekretaryası Çin'in başkenti Pekin'de, "Bölgesel Terörle Mücadele Kuruluşu" ise Özbekistan'ın başkenti Taşkent'te bulunuyor. Bugün örgütün 6 üyesinin yanı sıra 6 gözlemcisi ve 6 "diyalog ortağı" bulunuyor. Gözlemciler; Afganistan, Belarus, Hindistan, İran, Moğolistan ve Pakistan. 2006 yılında üyelik başvurusu yapan Pakistan ve 2014 yılında üyelik başvurusu yapan Hindistan'ın 2017'de ŞİÖ'ye üye olmaları bekleniyor. Örgütün diyalog ortakları ise Ermenistan, Azerbaycan, Kamboçya, Nepal, Sri Lanka ve Türkiye. ŞİÖ üyesi 6 ülke, dünya nüfusunun yaklaşık çeyreğini oluşturuyor. Buna gözlemciler ve diyalog ortakları da eklendiğinde ŞİÖ, dünya nüfusunun yaklaşık yarısını içeriyor. ŞİÖ üyesi 6 ülke, dünya nüfusunun yaklaşık çeyreğini oluşturuyor.   2. Hangi amaçla kuruldu? Hükümetler arası bir kurum olan ŞİÖ'nün kuruluşunda Çin ve Rusya'nın Asya'da güvenlik üzerine işbirliği yapma amacı bulunuyordu. Örgütün güvenlik konusundaki endişelerinden biri, Orta Asya'daki İslamcı örgütler ve uyuşturucu ticaretiydi. ŞİÖ üyeleri, bunlara karşı birbirileriyle istihbarat paylaşımında bulunuyor, ortak askeri tatbikat düzenliyor, "suçluları" birbirlerine iade ediyor. Örgüt, Rusya ve Çin'in Orta Asya'ya yönelik politikalarını koordine etmenin bir aracı olma özelliği taşıyor. Askeri bir ittifak ise değil. Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü'nün eski direktörü Bates Gill'e göre örgütün kuruluşunda Rusya ve Çin'in ABD'nin Asya'daki olası müdahalelerine karşı ortak hareket etme isteği de vardı. Gill, Brookings Enstitüsü için yazdığı makalede, örgüte üye ülkelerin imzaladığı anlaşmalarda yer alan "Diğer ülkelerin iç işlerine 'insani müdahale' veya 'insan haklarını koruma' gerekçesiyle yapılacak müdahalelere karşı çıkmak ile ülkelerin güvenlik meselelerinde birbirlerine yardım etmesi" ifadelerinin bunun kanıtı olduğunu söylemişti. Şangay İşbirliği Örgütü Batı'ya rakip mi? Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu Doğu Avrupa ve Orta Asya Direktörü Sacha Koulaeva ise ŞİÖ'yü "içe kapalı otoriter ülkeler kulübü" olarak tanımlıyor. Sacha Koulaeva, "Ülkelerin gizli servisleri diğer ülkere engellenmeden girip, hatta girdikleri ülkenin güvenlik güçlerinden yardım alarak 'suçlu' ilan ettikleri kişileri alıp geri götürebiliyorlar" diyor.   3. AB'den ne farkı var? Avrupa Birliği, üye ülkelerin üzerinde yer alan bir hükümetler üstü yapıyken ŞİÖ, işbirliği için kurulmuş hükümetler arası bir yapı özelliği taşıyor. AB'nin ekonomi, politika, güvenlik ve insan hakları konusunda bağlayıcı bir müktesebatı, üye ülkelerden parlamenterlerin temsil ediği ve yasama gücü bulunan bir meclisi, mahkemesi, marşı ve tüm üye ülkelerin bayraklarının yanında kullandığı bir bayrağı bulunurken bunlar ŞİÖ'de mevcut değil. AB'nin üye ülkeleri arasında insan, sermaye ve ürünlerin serbest dolaşımı bulunurken ŞİÖ'de bunlar da yok. AB, diğer ülkelerle de serbest ticaret anlaşması imzalayabilirken ŞİÖ üyeleri kendi aralarında bile serbest ticaret anlaşmasına sahip değil. ŞİÖ'ye kıyasla, AB'ye daha çok benzeyen Asya örgütü ise Avrasya Ekonomik Birliği (AEB). Rusya, Kazakistan, Ermenistan, Belarus ve Kırgızistan'ın üye olduğu AEB'de insan, sermaye ve ürünlerin serbest dolaşımı bulunuyor. 2013 yılında "Türkiye hem NATO üyesi, hem de ABD'nin en yakın müttefiklerinden. ŞİÖ üyelerinin bu şartlarda Türkiye'yi tam üyeliğe kabul etmesi mümkün değil" diyen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in danışmanı Sergey Markov, bu yüzden Türkiye'nin ŞİÖ'ye değil AEB'ye üye olabileceğini söylemişti. Kazakistan lideri Nursultan Nazarbayev de 2014 yılında Türkiye'yi AEB üyeliğine davet etmişti.   4. Neden Türkiye'nin gündeminde? Türkiye 2011 yılındaki başvurusunun ardından 2013'te ŞİÖ'nün diyalog ortağı konumuna gelmişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan bu tarihten sonra hem başbakanlığı hem de cumhurbaşkanlığı döneminde pek çok defa Türkiye'nin Şanghay İşbirliği Örgütü'ne üye olarak kabul edilmesi karşılığında AB'ye tam üyelik başvurusunu geri çekebileceğini açıklamıştı. Erdoğan'ın, son olarak geçen hafta "Türkiye bir defa kendini rahat hissetmeli. 'Benim için varsa, yoksa Avrupa Birliği' dememeli. Mesela, 'Şanghay Beşlisi içerisinde Türkiye niye olmasın?' diyorum. Temenni ederim ki orada olumlu bir gelişme olması halinde, yani Türkiye'nin Şanghay Beşlisi içerisinde yer alması, bu konuda çok daha rahat hareket etmesini sağlayacaktır diye düşünüyorum" açıklaması üzerine ŞİÖ üyeliği tekrardan gündem oldu.   5. Türkiye için AB'nin alternatifi olabilir mi? Peki ŞİÖ, Türkiye için AB'nin alternatifi olabilir mi? Avrupa Birliği ve Küresel Araştırmalar Derneği Başkan Yardımcısı Can Baydarol'a göre bu sorunun cevabı "Hayır". AB'nin kendine özgü bir entegrasyon süreci olduğunu, ŞİÖ'nün ise ekonomiden ziyade siyasetle ilgili ve NATO'ya alternatif olabilecek bir oluşum olduğunu söyleyen Baydarol, "Erdoğan'ın bu konudaki mesajı ŞİÖ'nün AB'ye alternatif olarak görülmesini değil, Erdoğan'ın Batı dünyasına bir alternatif arayışını ifade ediyor, NATO'yu tartışma haline getiriyor" diyor. Erdoğan'ın bugün NATO Parlamenterler Meclisi toplantısında ittifak üyelerine sert mesajlar verdiğini hatırlatan Baydarol, "Türkiye'nin Batı'yla entegrasyonu bırakıp ŞİÖ üyeliği yoluna girmesi çok çok zor. Türkiye'nin ekonomisi Batı'yla entegre. Bunu koparıp da yerine kısa vadede, hele böyle bir konjonktürde bir alternatif bulması olası gözükmüyor" uyarısında bulunuyor. Baydarol, NATO ile Rusya arasında gerginlik tırmanırken böyle mesajlar vermenin Türkiye için riskler taşıdığını düşünüyor: "Rusya ve NATO Ukrayna'da silahlarını birbirine çeviriyor. Türkiye eğer Rusya'nın kampına girerse Batı da silahlarını Türkiye'ye çevirir." Baydarol, Avrupa Birliği müktesebatının bir AB üyesinin ŞİÖ üyesi olmasına imkan tanımadığını, bu açıdan yasal ve teknik engeller olduğunu belirtirken "Batı dünyası içindeyseniz Çin ve Rusya ile yanyana yer alamazsınız" diyor. Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) Ekonomi Araştırmaları Direktörü Sadık Ünay ise ŞİÖ'yü Türkiye için AB'ye karşı hem siyasi hem de ekonomik olarak önemli bir denge unsuru olarak görüyor. ŞİÖ'nün siyasi olarak AB'nin net bir alternatifi olmadığını belirten Ünay, "ŞİÖ enerji güvenliği ve lojistik bağlantılar açısından yükselen Asya'yı temsil ettiği için, içinde dünya ekonomisinin yükselen güçleri olduğu için dünya sisteminin temel ekseninin kaymakta olduğu bir yörüngeyi temsil ediyor" diyor. Ünay'a göre Türkiye-AB ilişkisinin bozulduğu bir dönemde Türkiye'nin, yükselen bir ekonomi olarak diğer ekonomilerle yakın ilişkiler geliştirmesi anlaşılır bir tutum: "AB ile hem ekonomik hem de siyasi sorunlar yaşanıyor. Gümrük Birliği'nin mevcut yapısı Türkiye'nin dış politikasını istediği gibi dizayn etmesine engel oluyor. "Siyaseten de AB'den son dönemde terörle mücadele ve mülteci sorununda Türkiye'nin beklentilerinden uzak açıklamalar geliyor. "Üstelik kıtada aşırı sağ yükseliyor, Türkiye ve Erdoğan karşıtı, İslamofobik yaklaşımlar yükselişe geçiyor". Türkiye'nin ŞİÖ üyeliğinin Avrupa çıpasını tamamen terk etmek ve doğuya yönelik bir eksen kayması değil bir dengeleme olacağını söyleyen Ünay, "Türkiye AB ile ilişkileri kesmeden ŞİÖ üyesi olabilir" diyor ve ekliyor: "Türkiye-AB ilişkisi her zaman bir şekilde devam edecektir. Ama Türkiye'nin Asya'daki pazarlara erişimi açısından böyle açılımlara da ihtiyacı var". Kaynak:www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD Turizm Komitesi İstişare Toplantısı

LASİAD’ın düzenlediği Turizm Komitesi İstişare Toplantısı, 13 Mayıs 2015 tarihinde Laleli Wyndham Hotel’de gerçekleşti. EMİTT 2016 Fuarı hazırlıklarını ve Laleli Turizm Sektörünün sorunlarını değerlendirmek üzere düzenlenen kahvaltılı toplantı saat 9:30’da başladı. Toplantıya LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammed Sancaktar ile Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları; Ercan Hardal, Ercan Çelik, İsmail Dark, Erdem Soylu Karabağlı, Ahmet Turan, Mehmet Ocaklı ve Yönetim Kurulu Üyeleri; İbrahim Murat Ramizoğlu, İhsan Bıyıkbeyi, Münir Dinler, İrfan Akbaş, Mehmet Özbayrak, Sekreterya ve Laleli turizm sektörü temsilcileri katıldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan Giyasettin Eyyüpkoca sözlerine Soma faciasını anarak başladı. “Bugün Soma faciasının birinci yıl dönümü. Ölen tüm işçilerimizi rahmetle anıyorum. Bir daha böyle bir facianın yaşanmaması için çok sıkı çalışmalıyız” diyen Eyyüpkoca sözlerine şu şekilde devam etti: “Dev Gibi Eserler Bırakmak İçin Karıncalar Gibi Çalışmak Gerekir” “Bizler LASİAD olarak hiçbir sektöre ne çok yakınız ne de çok uzağız. LASİAD tüm sektörleri kendi bünyesinde barındıran bir kurum. LASİAD, topyekün Laleli’nin bir kurumudur. Bizler de zaten en başında bu düşünceyi kendimize vizyon alarak yola çıktık. Bu toplantı, dönem içerisinde diğer sektörler ile yaptığımız değerlendirme toplantısı gibi; Laleli’de bulunan turizmcilerinin sorunlarını tespit etmek ve bu sorunları çözmek amaçlı yapılan bir toplantıdır. Yapılmasını istediklerinizi bizlere iletirseniz, her zamanki gibi yetkili merciler ile iletişime geçerek sorunları çözüme kavuşturmak için çalışırız. Biz bu aşamada, yetkili kurumlar ile sizler arasında bir köprü görevi görmekteyiz. LASİAD sorunların tespiti ve çözümünde oldukça hızlı kararlar alan ve uygulayan bir kurum. Necip Fazıl Kısakürek’in çok büyük önem taşıyan bir sözü vardır: ‘Dev gibi eserler bırakmak için, karıncalar gibi çalışmak gerekir.’ Bizler de LASİAD olarak ve Laleli için çalışan tüm insanlar olarak bu sözü benimsiyoruz.” Konuşmasına, LASİAD’ın geçmiş dönemlerde gerçekleştirdiği ve gelecek dönemlerde gerçekleştireceği projeler hakkında bilgiler vererek devam eden Eyyüpkoca; Şubat ayında düzenlenen Tahran Fuarı’nın ve bu yıl 4.sü düzenlenecek olan Laleli Fashion Shopping Festival’in bölge turizmine olan katkılarını paylaştı. Eyyüpkoca; Laleli turizm sektörü için çok sıkı özveri ile çalışan İhsan Bıyıkbeyi ve İsmail Dark’a özel teşekkürlerini ileterek; birlikte çalıştıkları çok fazla projeleri olduğunu ifade etti. Daha sonra, “Laleli olarak birlik ve beraberlik içerisinde çalışarak, geçtiğimiz yıllarda yaşadığımız sıkıntıları aşacağımıza inanıyorum. Dünyada ve Türkiye’de yaşanan hiçbir felakete kayıtsız kalmadık, bundan sonra da kalmayacağız. Bunu ancak ve ancak sizlerden aldığımız güç ile yapabiliriz” ifadeleriyle sözlerini sonlandırdı. Toplantının sonraki aşamasında; EMİTT 2016 Fuarı’nda yeri şimdiden ayrılmış olan LASİAD standı hakkında bilgiler verildi. EMİTT Fuar alanındaki yeri, sunum aracılığı ile katılımcılara aktarılan standın tasarımı hakkında öneri ve görüşler beklediklerini ifade eden Eyyüpkoca, fuarda gerçekleştirilecek olan çalışmalar hakkında da bilgi verdi. Daha sonra, toplantıya katılan Laleli turizm sektör temsilcileri yaşadıkları sorunları ve çeşitli konular hakkındaki görüşlerini diğer katılımcılar ile paylaştı. Toplantıda genel olarak; İstanbul genelinde hızla artan otel sayıları, Laleli otellerinin yaşadığı çevresel sıkıntılar, otellerin ruhsatları ile ilgili yaşanan sorunlar konuşuldu. Katılımcıların dile getirdikleri sıkıntıları ve konuşmacılara yönelttikleri soruları yanıtlayan Eyyüpkoca, Başkan Vekili Muhammed Sancaktar ve Başkan Yardımcısı ve Turizm Komitesi Başkanı İsmail Dark; “Laleli’nin tanıtımı için projesi olan herkesin bizlerle ortak çalışmasını istiyoruz. Çünkü hepimiz için öncelik ve önem taşıyan konu, Laleli’dir” ortak şiarı ile toplantıyı sonlandırdı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD Sihirli Mikrofon Radyo Ödülleri Gecesinde…

LASİAD, Fatih Belediyesi tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen “Sihirli Mikrofon Radyo Ödülleri” törenine Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir’in Davetlisi olarak katıldı. 2 milyon 300 bin kişinin oylamasıyla finale kalan yılın en iyi radyo, radyocu ve radyo programlarının ödüllendirildiği gece 10 ocak 2015 günü, Zorlu Center PSM’de düzenlendi. Ödül töreninde 17 farklı kategori ile "özel" ve "vefa" ödülleri başarılı radyoculara takdim edildi. Ödül törenine Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, TRT Genel Müdürü Şenol Göka, LASİAD Yönetim Kurulu’ndan; Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammed Sancaktar, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Turan ile Yönetim Kurulu Üyeleri; İhsan Bıyıkbeyi, İrfan Akbaş, Mehmet Özbayrak, Münir Dinler ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak, Dış İlişkiler Yöneticisi Halil Kılınç, Halkla İlişkiler Yöneticisi Muharrem Ay, Başkan Özel Kalemi Nada İsmail, birçok ünlü ve radyocu katıldı. “Radyoculara Olan Vefa Borcumuzu Ödemek İstiyoruz” Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir gecede yaptığı konuşmada radyonun tarihine değinerek, radyoculuğun öneminden bahsetti. Demir; günümüzde kitle iletişim araçlarının hiçbirinin radyo ve radyoculuğun insanlara verdiği özgürlüğü veremeyeceğini belirterek, sözlerine devam etti: “Türkiye’de ilk radyo yayıncılığının 6 Mayıs 1927’de şu an Fatih sınırları içinde yer alan Sirkeci Büyük Postane’nin bodrum katında başlamış olması nedeniyle radyonun ve radyocuların desteklenmesini kendimize tarihi bir vazife olarak addediyoruz. Fatih Belediyesi olarak, 'Sihirli Mikrofon Radyo Ödülleri' ile hayatlarımıza sesleriyle dokunup yalnızlığımıza arkadaş olan, programlarıyla trafiği çekilir kılan, kimi zaman yüzümüzdeki gülümsemenin sebebi olan ve gündeme dair haberleri en hızlı şekilde sunan o gizemli sesleri görünür kılmayı umuyoruz. Bu vesileyle gelmiş, geçmiş tüm radyocuları saygı ve sevgiyle anarak, vefa borcumuzu bir nebze olsun ödemek istiyoruz.” Ödül töreni sunuculuğunu Ceyhun Yılmaz’ın üstelendiği gecede; Mustafa Ceceli, Bengü, Gökhan Türkmen, Emre Aydın ve Funda Arar sahne alarak birer şarkı söyledi. Birçok başarılı radyo programı ve radyocunun yarıştığı geceye, eski radyoculardan Sezen Cumhur Önal, İzzet Öz ve Orhan Ayhan ile Nuri Sesigüzel katıldı. Bunun yanı sıra; Işın Karaca, Burcu Güneş, Can Bonomo, Gökhan Tepe, Gripin grubu, Betül Demir, Mustafa Topaloğlu, Ahmet Selçuk İlkan, Sibel Tüzün, Ayşe Tolga, Ertem Şener, Ersin Düzen ödül alan radyoculara ödüllerini takdim eden isimler oldu. Müzeyyen Senar Unutulmadı Gecenin sonunda Mustafa Ceceli ve orkestrası eşliğinde sahneye çıkan Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, ödül alan radyocular ve geceye katılan ünlü isimler hep birlikte “Dalgalandım da Duruldum” şarkısını seslendirerek, dün toprağa verilen Müzeyyen Senar’ı andı. Gecede Ödül Kazanan radyo, radyocu ve radyo programları ise şu şekilde: Yılın En İyi Pop Radyosu: Power Türk  Yılın En İyi Talk (Konuşan) Radyosu: Kral FM  Yılın En İyi Yabancı Müzik Radyosu: Power FM  Yılın En İyi Slow Müzik Radyosu: Slow Türk  Yılın En İyi Haber Radyosu: NTV Radyo  Yılın En İyi Spor Radyosu: Radyo Spor  Yılın En İyi Tematik Radyosu: Radyo Trafik  Yılın En İyi Halk Müziği Radyosu: Medya FM  Yılın En İyi Arabesk Radyosu: Star Artı  Yılın En İyi Yerel Radyosu: Baba Radyo  Yılın En İyi Üniversite Radyosu: Radyo Dumlupınar (Kütahya Dumlupınar Üniversitesi)  Yılın En İyi Radyo Konuk Programı: Duygu Özkan - Süper FM Yılın En İyi Şiir Edebiyat Programı: Bora Öge – Radyo 7  Yılın En İyi Radyo Show Programcısı: Cem Arslan – Best FM  Yılın En İyi Radyo Programcısı: Duygu Özkan - Süper FM Yılın En İyi Yerel Radyo Programcısı: Tuğba Saraçlar – Radyo Alaturka Yılın En iyi Radyo Portalı: karnaval.com  Onur Ödülleri: Gezegen Mehmet (Mehmet Akbay), Hopdedik Ayhan (Ayhan Güngör), Cem Ceminay (Remzi Cem Gökmen), İtalyan radyocu Bay J (Jerfi Benveniste), Kadir Çöpdemir Vefa Ödülleri: Orhan Ayhan, Sezen Cumhur Önal, İzzet Öz  
Devamını Oku
Standard Post with Image

Birinci Yerel Önleme ve Güvenlik Toplantısı Yapıldı

İç Güvenlik sektörünün sivil gözetiminin geliştirilmesi projesi kapsamında birinci yerel önleme ve güvenlik komisyon toplantısı 18 Nisan 2013 tarihinde Fatih Kaymakamlığı’nda yapıldı. Toplantıya; Fatih Kaymakamı Ahmet Ümit,  Baş Teknik Danışman Prof Dr. Sebastian ROCHE, LASİAD Yönetim Kurulu Üyeleri; Mehmet Özbayrak, Sabri Akten ve çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı. Toplantıda konuşan Prof Dr. Sebastian ROCHE, Yerel Önleme ve Güvenlik Komisyonu’nun  Kurulma gerekçesinden bahsetti. Toplantıda suç istatistikleri, güvenlik ile ilgili kurumların ihtiyaçları, farkındalık arttırma etkinlikleri ile ilgili konulara da yer verildi. AB Fonlu, BM Kalkınma Programı tarafından teknik destek verilen, T.C. İçişleri Bakanlığı tarafından organizasyonu yapılan "İç Güvenlik Sektörünün Sivil Gözetiminin Geliştirilmesi" projesinin amaçları, hedefler hakkında katılımcılara bilgi verildi. Proje 7 ilde uygulanacak. İstanbul'da 4 ilçede yürütülecektir. Bu ilçelerden birisi de Fatih. Proje kapsamında Yerel Önleme ve Güvelik Komisyonları kurularak, komisyon üyeleri kamu ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinden oluşturulacağı bilgisi verildi. Komisyon günlük hayatı etkileyen yerel sorunlarımız dile getirilecek ,fikir alışverişi yapılacak ve yaşanan sıkıntıların sorununa çözüm için "Eylem Planları" düzenlenip, bu planların hayata geçirileceği dile getirildi. Toplantı soru-cevap kısmı ile son buldu.
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD, İTO 38. Komite Meclis Üyeleri ile İstişare Toplantısı Gerçekleştirdi

LASİAD, İTO Meclisi 38. Komite Üyelerini 25 Eylül 2013 tarihinde Darkhill Hotel’de ağırladı. Darkhill Hotel'de yapılan istişare toplantısına; İTO Yönetim Kurulu Üyesi ve 38. Komite Meclis Üyesi Servet Samsama, 38. Komite Başkanı Şenol Aras, Başkan Yardımcısı Çetin Altındağ, 38. Komite Meclis Üyeleri; Adnan Danışman, 38. Komite Üyeleri; Özden Bilirdönmez, Abdurrahman Örs, Tayar Günbeyi  ve LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammed Sancaktar,  LASİAD Başkan Yardımcıları Ercan Çelik, İsmail Dark, T. Selim Poşul, Mehmet Ocaklı, Erdem Soylu  Karabağlı, LASİAD  Yönetim Kurulu Üyeleri; Benan Çalabakul, İbrahim Murat Ramizoğlu, İrfan Akbaş, İhsan Bıyıkbeyi,  Mehmet Özbayrak, Münir Dinler, Murat Eraslan, Tarık Nayman, Sabri Akten, LASİAD Genel Sekreteri Şerafettin Yüzüak ve LASİAD Başkan Özel Kalemi Nada İsmail katıldı. Toplantıda söz alan İTO Yönetim Kurulu Üyesi ve 38. Komite Meclis Üyesi Servet Samsama,  İTO’nun projelerinden bahsederek sektörün sorunlarına dikkat çekti. Samsama konuşmasına şöyle devam etti; “İhracat sisteminde ciddi sorunlar yaşıyoruz. Bu konuda hem sektörün hem de devletin rahat edebileceği bir proje geliştirmemiz lazım. Antrepo projesi olunabilirliği yüksek bir proje. Bir komite oluşturarak bu konuda en iyi şekilde projeyi üretip Ankara’ya ulaştırılabilir.  İTO olarak birçok ülkeye fuarlar düzenliyoruz. Bu fuarlara tekstil sektörü pek ilgi göstermiyor. Fuarın bir kısmını hazır giyim fuarı yapabileceğimizi düşünüyorum. İTKİB’in düzenlemediği yerlerde İTO’nun fuar düzenlemesi konusunda taleplerde bulunmalıyız. Sektör sorunları konusunda İTO ve LASİAD/Laleli Esnafı olarak birlikte çalışmalar yapabiliriz. LASİAD, bizi her alanda gururlandırıyor. LASİAD’a her konuda destek vermeye hazırız.” “Ana hedefimiz; Bir Olmak” İTO 38. Komite Başkanı Şenol Aras ise konuşmasında STK’larla ortak çalışmalar yapılmasının önemine değinerek, “Özellikle Sivil Toplum Kuruluşlarını, İTO, İSO, İTKİB’le ortak paydada bir araya getirme amacındayız. Sektörümüzün sorunlarına beraber çözüm bulmalıyız. Ana hedefimiz; Bir olmak.” Dedi. “İTO’nun hedef pazarlarımızdaki gücünü kullanmak istiyoruz” LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca ise LASİAD’ın çalışmaları noktasında desteğe ihtiyaç duyduklarını dile getirerek, “LASİAD olarak 2 yıldır Mayıs- Haziran ayında düzenlediğimiz Laleli Fashion Shopping Festival tarihimizi sezonun başladığı Ağustos ayının ilk haftasına çekme kararı aldık.  LASİAD ve Laleli esnafının gücünü birleştirerek gerek Laleli sokaklarını yenileme projesinde gerekse festival projesinde başarılı sonuçlar aldık. Laleli olarak İTO köprüsünü kullanmak istiyor ve destek bekliyoruz. İTO’nun hedef pazarlarımızdaki gücünü kullanmak istiyoruz” dedi. LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammed Sancaktar de Laleli’nin ana sorunları dile getirerek, kalifiye eleman, yabancı personel çalıştırma konusundaki sıkıntılar ve mülteci sorunlarından bahsetti. Toplantının sonunda LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca İTO Yönetim Kurulu Üyesi ve 38. Komite Meclis Üyesi Servet Samsama’ya LASİAD logolu tabak ve LASİAD'ın logosunu temsil eden Lale takdim etti. Akabinde İTO 38. Komite Üyesi Servet Samsama, LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca’ya lale motifli tablo takdim etti. Her bir komite üyesine de LASİAD'ın logosunu temsil eden Lale takdim edilerek toplantıya son verildi.
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD, İstanbul Vali Yardımcısı Kazım Tekin Laleli’de Ağırladı

LASİAD Yönetimi ile İstanbul Vali Yardımcısı Kazım Tekin 28 Mart 2013 tarihinde Crowne Plaza’da bir araya geldi. Toplantıya; LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammed Sancaktar, LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Vedat Toy, LASİAD Yönetim Kurulu Üyeleri; Ahmet Turan, Benan Çalabakul, Erdem Soylu Karabağlı, G. Naci Polat, İrfan Akbaş, Mehmet Özbayrak, Murat Özpehlivan, Münir Dinler, LASİAD Genel Sekreteri Şerafettin Yüzüak, LASİAD Yönetim Kurulu Asistanı Nada İsmail katıldı. Toplantıda bölgedeki taksiciler ile ilgili sorunlar istişare edildi. Taksicilerin kılık kıyafetlerindeki uygunsuzluk sorunu, taksicilerin kısa mesafeli yerlere müşteri almamaları ve akabinde yabancı müşterileri tercih etmeleri ve taksi içerisinde içilmesi yasaklanan sigaranın taksiciler tarafından dikkate alınmadığı gibi sorunlar İstanbul Vali Yardımcısı Kazım Tekin’e iletildi. Crowne Plaza’da gerçekleşen yemeğin ardından İstanbul Vali Yardımcısı Kazım Tekin ile birlikte Laleli’de Lasiad yaptığı ve devam etmekte olan yol çalışmaları incelendi.
Devamını Oku
Standard Post with Image

AK Parti Fatih İlçe Başkanı Ahmet Hamdi Görk LASİAD’ı Ziyaret Etti

AK Parti  İlçe Başkanı Ahmet Hamdi Görk 28 Şubat 2013 tarihinde LASİAD’ı ziyaret etti. Ziyarete;Ak  Parti İlçe Başkanı Ahmet Hamdi Görk ile birlikte  başkan yardımcıları  Temel Sirkeci  ve Büşra  Uncu Halktaş Genel Müdürü Kemal Aktaş katılırken  LASİAD adına  Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammed Sancaktar, LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Vedat Toy, LASİAD Yönetim Kurulu Üyeleri;Abdurrahman Demircan, Benan Çalabakul, Erdem Soylu Karabağlı, Ercan Elveren, Ercan Çelik, G.Naci Polat, İrfan Akbaş, İ.Murat Ramizoğlu, Murat Eraslan, Murat Özpehlivan, Mehmet Ocaklı, Mehmet Özbayrak, ,LASİAD Genel Sekreteri Şerafettin Yüzüak, LASİAD Yönetim Kurulu Asistanı Nada İsmail ve LASİAD Proje Sorumlusu Fatih Akkoç katıldı. Ziyarette konuşan AK Parti  İlçe Başkanı Ahmet Hamdi Görk,LASİAD’ın önemli çalışmalar yaptığını dile getirerek, “ Laleli için sinerjinizi ve enerjinizi yerel yönetimle iş birliği çerçevesinde kullanmanız çok güzel. Sivil toplum kuruluşu olarak Laleli için çalışmalarınızın yanı sıra sosyal yardım noktasında da önemli adımlar attınız. Laleli’nin bir tekstil merkezi olacağını düşünüyorum.Hem sektörel bazda hem de ilçe bazında daha farklı projelerinizin de olacağı kanaatindeyim. Başarılarınızın devamını dilerim” dedi. “Türkiye’nin dışarıya açılan yüzü; Laleli” LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca ise Laleli’ye olan duyarlılıklarından ve dernek bazında yapılan projelerden bahsederek, “ Laleli, 55 ülkeye ihracatı olan bir bölge. Laleli, Türkiye’nin dışarıya açılan yüzü. Gerekli mercilere dernek olarak götürdüğümüz sorunlarımızın yanında çözüm önerilerimizi de ilettik ve iletmeye devam ediyoruz. Dernek olarak hiçbir zaman alan el olmadık. Daima veren eliz” dedi.  Eyyüpkoca, LASİAD’ın sosyal yardım projeleri arasında yer alan Van Deprem bölgesine, Somali’ye ve Katip Kasım İlköğretim Okulu’ na yaptıkları yardım ve destekleri dile getirdi.  Laleli Fashion Shopping Festival konusunda bilgiler veren Eyyüpkoca, Hayriye Tüccarı ve Türkeli Caddesi’ndeki mülteci sorunu konusunda  da kısaca bilgi aktararak bu konuyla ilgili destek beklediklerini de sözlerine ekledi. Ziyaretin sonunda LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, AK Parti  İlçe Başkanı Ahmet Hamdi Görk’e LASİAD logolu tabak takdim etti.
Devamını Oku
Standard Post with Image

İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nden LASİAD’a Ziyaret

İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Nedret Apaydın, beraberinde müdürlük yetkilileri İsmail Kalan ve Murat Aksoy ile 11 Ocak 2017 tarihinde LASİAD’ı ziyaret etti. Apaydın'ı LASİAD adına; Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılarından Muhammed Sancaktar ve İsmail Dark ile, Yönetim Kurulu Üyelerinden İbrahim Murat Ramizoğlu, Barış Köseliören, İhsan Bıyıkbeyi, Mehmet Özbayrak, Rıfat Opan ve Tarık Nayman ağırladı. Toplantıda turizmde yaşanan sıkıntılar, gelişmeler ve çalışmalardan bahsedildi. Toplantı sonunda LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü NedretApaydın’a lale motifli plaket takdim etti.
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD, İTKİB’in düzenlediği ”Eximbank Kredileri ve Kefalet Uygulamaları ” Toplantısı’nda

İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri (İTKİB), Kredi Garanti Fonu (KGF) ve Eximbank işbirliği ile  15 Şubat 2017 tarihinde İstanbul Renaissance Polat Hotel’de bir Eximbank kredileri ile ilgili bilgilendirme toplantısı düzenledi. Toplantıda  Eximbank Kredileri  ve Kefalet Uygulaması hakkında detaylı bilgiler sunuldu.   Kredi Garanti Fonu Genel Müdürü İsmet Gergeli, Türk Eximbank Genel Müdürü Adnan Yıldırım,İHKİB Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Tanrıverdi  ve İTHİB  Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Gülle’nin konuşmacı olarak katıldığı programa oldukça yoğun bir ilgi vardı. Kredi Kefalet Fonu Genel Müdürü İsmet Gergili ve Türk Eximbank Genel Müdürü Adnan Yıldırım’ın sunumlarının ardından  toplantıya katılan firma ve katılımcıların soruları konuşmacılar tarafından yanıtlandı. Toplantıya çeşitli firma ve şirketlerin yanı sıra LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammed Sancaktar, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Ercan Hardal, Ahmet Turan, İrfan Akbaş,İsmail Dark,Murat Özpehlivan,Yönetim Kurulu Üyeleri; Mehmet Yasubuğa,Mehmet Özbayrak,Tarık Nayman,Rıfat Opan,Turan Yavuz ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak,Üye ve Halk İlişkiler Sorumlusu Halil Kılınç,LASAİD üyesi firma temsilcileri ve çok sayıda ihracatçı firma  katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD 9. Olağan Genel Kurulu Gerçekleşti

Laleli Sanayici ve İş Adamları Derneği (LASİAD), 9. Olağan Genel Kurulunu 17 Mayıs Çarşamba günü Double Tree By Hılton Hotel’de gerçekleştirdi. Genel Kurul LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca’nın açılış konuşmasıyla başladı. Ardından LASİAD’ın “Faaliyet Filmi” gösterimi yapıldı. Genel Kurulun Divan Başkanlığını GIZIA markasının sahibi İsmail Kutlu,Divan Kurulu üyeliklerini ise Vakıf Bank Laleli Şube Müdürü Ceyhun Can Aydın,ve Yön Tanıtım Ajans sahibi Zübeyir Arı yaptıFaaliyet,denetim,bilanço ve bütçe raporlarının okunup oylanmasıyla devam eden genel kurulda;Yönetim,Denetleme ve Disiplin Kurulu asil ve yedek üyelikleri için seçim yapıldı. Yeni dönemde LASİAD kurullarına seçilen isimler Şunlar; Yönetim  Kurulu Üyeleri; Gıyasettin Eyyüpkoca Muhammed Sancaktar Ercan Hardal, Ercan Çelik, Erdem Soylu Karabağlı, İbrahim Murat Ramizoğlu, Murat Özpehlivan, Murat Eraslan, Barış Köseliören Ahmet Turan İsmail Dark İrfan Akbaş Turan Yavuz Mehmet Ocaklı İhsan Bıyıkbeyi Arif Özkan Yakup Samsama Coşkun Melengiç Tarık Nayman Rıfat Opan Sebahattin Demir Mehmet Muhammet Yaşar Gökhan Karabulut   Denetleme Kurulu Üyeleri: Metin Görür Zülfü Koç Mehmet Özbayrak Benan Çalabakul Ali Yüksel   Disiplin Kurulu Üyeleri: Erdoğan Avit Bilal Varlık Münir Dinler Gazi Naci Polat Zafer Tevfik Yavuz Seçimin ardından 9. Dönem için yeniden Yönetim kuruluna seçilen  Gıyasettin Eyyüpkoca teşekkür konuşması yaptı. Yeni yönetim kurulunda genç isimlere yer verdiğinin altını çizdi. Eyyüpkoca yaptığı konuşmada ‘’ bu dönem  son İki yılım olacak bundan sonraki dönemde ben olmayacağım. Şimdiden ilan edelim. Belki aramızdan çıkacak baba yiğitler olacak. Özellikle yeni gelecek kişilere yol açmış olalım. Benim gönlümden geçen görevi bırakırken tamamen ikinci nesile bırakmaktı. Sizlerde göreceksiniz yeni yönetim kurulunun yarısı ikinci nesil olacak. Biz bırakıp gittiğimize ikinci nesil her şeye hazır olmuş olacak. Şimdiden hepsine başarılar diliyorum.” mesajı verdi. Eyyüpkoca, yıllardır LASİAD’ın içinde yetişmiş değerli isimlere de konuşmasında yer verdi; “Allah bizi mahcup etmesin. Sizin desteklerinizden ötürü hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Özellikle son iki yılda aramızdan başkanlar, yönetim kurulu üyeleri çıkarttık. Örneğin Muhammet Sancaktar, bugün aramızda değil ama hepinize selamları var. Bosna Cumhurbaşkanının davetlisi olarak Bosna’ya gitti. Kendisi Bosna Sancak Derneğinin başkanı oldu. Bu bizim gururumuz. Murat Özpehlivan bugün aramızda değil, Konfeksiyon Yan Sanayicileri Derneği (KYSD) başkanı oldu. Yine bir yönetim kurulu üyemiz olarak. Yine aynı şekilde görevlerine devam ediyorlar. Onlara ben sizin adınıza teşekkür ediyorum. Lafı uzatmadan görevi alıp çalışma zamanı. Hızlı bir şekilde biz üzerimize düşeni yapmaya çalışıyoruz.” Programın sonunda 8.dönemde kurularında yer alıp, 9.dönem kurullarında yer almayanlara plaket verildi. Resimler için tıklayınız
Devamını Oku
Standard Post with Image

Başbakan Yıldırım ABD'ye gidecek

Yıldırım, 7-10 Kasım'da ABD'ye bir ziyaret gerçekleştirecek, ABD Başkan Yardımcısı Pence ile görüşecek. Görüşmede terörle mücadele, ikili siyasi, ekonomik ve askeri ilişkilerin yanı sıra vize sorununun çözümü ele alınacak Başbakan Binali Yıldırım, 7-10 Kasım'da ABD'ye bir ziyaret gerçekleştirecek, ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence ile görüşecek. Başbakanlık kaynaklarından alınan bilgiye göre, Yıldırım, 7-10 Kasım'da Washington ve New York'ta bazı temaslarda bulunacak. Söz konusu ziyaret, ABD'de yeni yönetimin göreve gelmesinden sonra Türkiye'den ABD’ye başbakan düzeyinde gerçekleştirilecek ilk ziyaret olacak. Ziyaret sırasında Başbakan Yıldırım'a Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak eşlik edecek. Yıldırım'ın, ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence ile yapacağı görüşmenin yanı sıra, Washington ve New York'ta kanaat önderleri, Türk ve akraba toplulukları ile Müslüman ve Yahudi toplumu temsilcileri, medya mensupları, yatırımcılar ve iş adamlarıyla bir araya gelmesi öngörülüyor. Başkan Yardımcısı Pence ile yapılacak görüşmelerde, ikili siyasi, ekonomik ve askeri ilişkilerle, Suriye, Irak dahil bölgesel konuların yanı sıra ortak gündemde yer alan başta FETÖ, DEAŞ, PYD/YPG olmak üzere terörle mücadele, sığınmacılar meselesi ve vize sorununun çözümü konularında görüş alışverişinde bulunulması planlanıyor. Görüşmelerin, ABD ile bazı konulardaki görüş farklılıklarının giderilmesi ve iş birliğinin ilerletilmesi yönündeki ortak çabaların sürdürülmesine katkı sağlaması hedefleniyor. Başbakan Yıldırım'ın ziyareti, Türkiye'nin dış politikasına ilişkin temel mesajlar ile Türkiye'nin bölgesinde ve dünyadaki rolü ile ekonomik ve ticari potansiyelinin vurgulanması açısından da önemli bir fırsat oluşturacak. www.dunyabulteni.net
Devamını Oku
Standard Post with Image

Başbakan Yıldırım yerli otomobil için tarih verdi

Başbakan Yıldırım Bursa'da AK Parti İl Kongresi'nde önemli açıklamalarda bulundu. Yıldırım, "Yerli otomobilin ilk örneğini 2019'da, seri üretimi 2020-2021'de bitirmiş olacağız" dedi. Yıldırım, burada yaptığı konuşmada, "Dünyanın en güçlü ekonomilerinin bile krize girdiği bir dönemde, Türkiye büyümeye, kalkınmaya devam ediyor. Ekonomide seferberlik ruhuyla başladığımız 2017 rekor büyümesi, ihracat ve istihdam artışıyla devam ediyor." dedi. Her zaman milletle birlikte yürüdüklerine işaret eden Yıldırım, şöyle konuştu: İstiklalimizi, Cumhuriyetimizi ve demokrasimizi tehdit eden bütün şer odaklarına karşı mücadelemiz devam edecek. Türkiye Cumhuriyetini artık hiç kimse, hiçbir güç darbeyle, terörle, tuzaklarla durduramayacak, yürüyüşünü kesemeyecek. Türkiye'nin ekonomisi sağlam, istikrarlı. Yıllardır atlattığımız nice badirelere rağmen kararlı bir şekilde yolumuza devam ediyoruz." YERLİ OTOMOBİL SERİ ÜRETİM 2020-2021'DE Türkiye'nin üretim kapasitesinin artırılmasına yönelik çalışmalar yaptıklarına işaret eden Yıldırım, şunları kaydetti: "Hükümet olarak üretim kapasitemizi, rekabet gücümüzü, araştırma geliştirme kapasitemizi daha da arttıracağız. Teknoloji transferini hızlandırarak yerli ve milli ürünleri daha çok üreteceğiz. Yerli otomobilin ilk örneğini 2019'da, seri üretimi 2020-2021'de bitirmiş olacağız." "CANLA BAŞLA ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ" Türkiye için çalışmaya devam edeceklerini vurgulayan Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü: "İnşallah 2019'da ülkemizi, milletimizi hak ettiği yere getirmek için canla başla çalışmaya devam edeceğiz; Türkiye'nin birliği için, beraberliği için, tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet ülküsü için canla başla liderimiz Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde..." "TÜRKİYE DİMDİK AYAKTA" Yıldırım, kongrenin düzenlendiği TOFAŞ Spor Salonu önünde bekleyen vatandaşlara da hitap etti.  Sözlerine, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın selamını getirdiğini belirterek başlayan Yıldırım, AK Parti kongrelerinin adeta bir şölen, düğün, miting havasında geçtiğini ifade etti.  Başbakan Yıldırım, "Allah sizlerden razı olsun. Bu sevginiz, coşkunuz, muhabbetiniz daim olsun. Birliğimiz, kardeşliğimiz daim olsun." diyerek, şunları kaydetti: "Türkiye, bölgede var olan sıkıntılar, terör, kaos, Suriye'de, Irak'ta iç savaş, bütün bu olumsuzluklara rağmen dimdik ayakta. Milletimiz sayesinde. AK kadrolar, 15 yıldır bir yandan kumpaslara, darbelere, vesayet odaklarına meydan okurken, mücadele verirken, diğer yandan da Türkiye'nin kalkınması için, büyümesi için, Cumhuriyetimizin 2023, 100. yıl hedeflerini yakalamak için liderimiz Recep Tayyip Erdoğan'ın önderliğinde, kararlı adımlarla yoluna devam ediyor. Ne dedik, 'Durmak yok yola devam.' Bursa hazır mısın? 2019'da yeni bir destan yazacak mıyız? Allah sizden razı olsun. Bursa işi bitirmiş, maşallah. Osmanlı'nın torunları, Osmanlı'nın doğduğu, sırtını Uludağ'a vermiş Bursa'nın güzel insanları, Allah sizden razı olsun. Sağ olun, var olun, Allah'a emanet olun. Biz de sizi seviyoruz. Başım, gözüm üstünde yeriniz var. Allah hepinizden razı olsun." Kaynak:www.milliyet.com.tr
Devamını Oku
Standard Post with Image

İGİAD Girişimcilik Ödülü sahibini buldu

Türkiye İktisadi Girişim ve İş Ahlakı Derneği (İGİAD), 2017 Girişimcilik Ödülü sahiplerini buldu. 26 Nisan Perşembe günü İstanbul’da bir kongre merkezinde düzenlenen ödül töreninin teması ‘Yerli ve Milli‘ oldu.‘2017 Yılı Girişimcilik Ödülü’nü İHA ve SİHA’ların üreticisi Baykar Makina adına Genel Müdür Haluk Bayraktar’a aldı. Şirket, terörle mücadelede ve Zeytin Dalı Harekatı’nda önemli rol üstlenen İnsansız Hava Aracı (İHA) ve Silahlı İnsansız Hava Aracı’nı (SİHA) ‘Yerli ve Milli’ imkanlarla ürettiği için ödüle layık görüldü. Törene İstanbul Valisi Vasip Şahin, Şişli Kaymakamı İdris Akbıyık, Savunma Sanayi Müsteşar Yardımcısı Celal Sami Tüfekçi, Baykar Makina Genel Müdürü Haluk Bayraktar, İGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Karahan, dernek üyeleri, STK temsilcileri ve çok sayıda davetli yer aldı. Programa LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Barış Köseliören ve Yönetim Kurulu Üyesi Arif Özkan katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

BMD'den 'TL geçiş taslağı'na destek

Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) Başkanı Sinan Öncel, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan Kira Sözleşmelerinde Dövizden TL'ye Geçiş Tebliği Taslağı'na ilişkin yaptığı açıklamada, geçen günlerde görüşe açılan taslağa tam destek verdiklerini bildirdi. Perakende sektörünün taleplerinin tamamına yakınının taslakta yer aldığını vurgulayan Öncel, "Tebliğ öngörüldüğü haliyle yürürlüğe girerse yurt içinde ve yurt dışında Türk markalarının büyüme hamlelerine tanık olacağız. Perakende sektöründe yeni yatırım ve istihdamın kapısı aralanacak. Markalarımız büyüyecek, Türkiye büyüyecek." ifadelerini kullandı. Öncel, taslağa göre 2018'den önce yapılan kira sözleşmelerinde 2 Ocak tarihindeki kurların esas alınacağını anımsatarak, bu tarihten sonraki kontratlarda ise sözleşme tarihindeki kur üzerinden hesap yapılacağını bildirdi. Dövizle kira sorununu iki yıldır ısrarla gündeme taşıdıklarını aktaran Öncel, taslağın taleplerini büyük ölçüde karşıladığını kaydetti. Öncel, sorunun çözümü konusunda Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'a teşekkür etti. "Maliyetlerdeki düşüş tüketicilerimize yansıyacak" Öncel, Türkiye'de 400'ün üzerindeki AVM'nin yaklaşık üçte birinde devam eden sıkıntılar olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı: "Kontratlardaki ağır yaptırımlar nedeniyle markalarımız zarar ettikleri halde mağazalarını kapatamıyorlardı. Hazırlanan taslağı markalarımızın bu zorlu süreci aşmaları noktasında çok önemli bir kilometre taşı olarak görüyorum. Zaten son iki yılda açılan 40 civarında AVM'nin neredeyse tamamında tebliğ taslağında yer alan kur civarında bir denge oturmuş bulunuyor. Biz Türkiye'nin markaları olarak tebliğ taslağını ülkemiz ve perakende sektörümüz için çok önemli bir adım olarak değerlendiriyoruz. Tebliğin aynen kabul edilmesi halinde markalarımız yeni yatırım ve yeni istihdam imkanına kavuşacak. Maliyetlerdeki düşüş tüketicimiz de ürünlere daha uygun fiyatla erişim imkanı bulacak. Özetle taslağın aynen geçmesi halinde yurt içinde ve yurt dışında Türk markalarının büyüme hamlelerine tanık olacağız. Markalarımız büyüyecek, Türkiye büyüyecek."   Kaynak: https://www.dunya.com/ekonomi/bmdden-tl-gecis-taslagina-destek-haberi-429319
Devamını Oku
Standard Post with Image

Hazine ve Maliye Bakanı Laleli'de

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Laleli Buluşmalarına konuk oldu. 7 Mart Perşembe günü Crown Plaza Otel’ de yapılan programa Laleli esnafı ve sektörel STK’lar yoğun ilgi gösterdi.   Laleli Buluşmaları  programında LASİAD Başkanı Gıyasettin  EYYÜPKOCA yaptığı konuşmada Bakan ALBAYRAK’a  Laleliye teşriflerinden ötürü teşekkür etti. Daha sonra kürsüye çıkan TİM Başkanı İsmail GÜLLE ihracatın ülke ekonomisindeki önemine ve Lalelinin ihracat potansiyeline dikkat çekti. Laleli Buluşmalarında Laleli Esnafına seslenen  Bakan ALBAYRAK, Lalelinin ekonomik önemine,geçmişten günümüze olan değerine ve değinerek ‘’ sizlerin sorunlarınızı çözmek için ne istiyorsanız yapmaya hazırız’’ dedi.  Konuşmaların ardından  LASİAD başkanı  Gıyasettin EYYÜPKOCA Bakan Albayrak’a  Osmanlı hat sanatınıyla yazılmış besmele tablosu hediye etti. Programdan sonra Bakan  Berat Albayrak, Laleli Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle ve LASİAD Yönetimi ile Laleli'de esnafını ziyaret etti. Albayrak ziyaretinde, Laleli esnafının uzun süreden beri çözüm beklediği yolcu beraberi eşyanın ihracat kapsamına alınarak ‘’mikro ihracat’’ olarak değerlendirilmesi yönünde  gerekli mevzuat düzenlemesinin yapıldığı ve  Türkiye’de ilk defa Laleli’ye özel kurulacak olan ‘’ihracat antreposuyla’’ esnafın yabancı müşterilere satacağı herşeyin ihracat kapsamına alınacağı müjdesini verdi.Bakan Albayrak,bu uygulamadan Laleli esnafıyla birlikte Zeytinburnu, Merter, Bayrampaşa ve Osmanbey, esnafının da yararlanacağını belirtti.  Gümrük  mevzuatında yapılan düzenlemeyle bugüne dek kargo şirketleri üzerinden faturalandırılan Laleli ihracatı, bundan böyle direkt satıcı adıyla  ihraç edilebilecek. Söz konusu değişiklik ile yolcu beraberi ihracat ve bavul ticareti başta olmak üzere tüm ihracat resmileşecek. Bu sayede Laleli esnafı, ihracatçı konumuna geçerek birçok avantajdan yararlanacak ve ihracatını artıracak. İlk defa uygulamaya alınan "ihracat antreposu" yöntemiyle mikro ihracatçı, kendisi resmi ihracatçı gözükeceği için TİM üyelerinin sayısında da önemli artış kaydedilecek. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Laleli esnafı ziyareti sonrası twitter hesabından yaptığı paylaşımda "Laleli’de esnafımızı dükkanlarında da ziyaret ederek hem yeni uygulamayı anlattık hem de hasbıhal ettik." dedi İşte Bakan Albayrak' ın yaptığı açıklama; "Bugün Laleli Sanayici ve İşadamları Derneği’nin (LASİAD) konuğu olarak Laleli esnafımızla bir araya geldik. Laleli esnafını, “ihracatçı” haline getirecek yeni düzenlemelerimizi anlattık. Laleli’de esnafımızı dükkânlarında da ziyaret ederek hem yeni uygulamayı anlattık hem de hasbıhal ettik."      
Devamını Oku
Standard Post with Image

Otellere Turuncu Bayrak uygulaması geliyor!

Otel ve restoran işletmelerindeki gıda israfının önemli ölçüde azaltılması için harekete geçildi. Buna göre 3 yıl içerisinde otellerdeki gıda israfını yüzde 30, 5 yıl içinde ise yüzde 70 azaltılması hedefleniyor. GIDA İsrafını Önleme ve Bilinçlendirme Platformu Kurucusu Ali Akgün, 2018 yılında tek bir otel üzerinde yapılan uygulamanın dikkat çekmesi üzerine uygulamayı genişlettiklerini bu kapsamda 2019 yılında 250 otel ile ‘Turuncu Bayrak’ uygulaması yapmayı planladıklarını belirtti.   Kaynak: https://www.turizmgunlugu.com/2019/04/12/otellere-turuncu-bayrak-uygulamasi-geliyor/
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD 10. Olağan Genel Kurulunu Gerçekleştirdi

Laleli Sanayici ve İş İnsanları Derneği (LASİAD) 10. Olağan Genel Kurulunu 17 Haziran Pazartesi günü Crown Plaza Hotel’ de gerçekleştirdi. LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca’nın açış konuşmasıyla başlayan genel kurul toplantısı, LASİAD’ ın ‘Faaliyet Filmi’ gösterimi ile devam etti. Genel Kurulun Divan Başkanlığına Adnan Danışman, Divan Kurulu Üyeliğine Şenol Aras ve Katip Üyeliğe ise Zübeyir Arı seçildi. Faaliyet, denetim, bilanço ve bütçe raporlarının okunup oylanmasıyla devam eden Genel Kurulda; Yönetim, Denetleme ve Disiplin Kurulu asil ve yedek üyelikleri için seçimi yapıldı.   YENİ DÖNEMDE YİNE YENİDEN ‘GIYASETTİN EYYÜPKOCA’ Tek listeyle girilen seçimde 10. Dönem Yönetim Kurulu Başkanlığına hazirunun tamamının oyunu alan Gıyasettin Eyyüpkoca’nın, listesi kazandı.   Eyyüpkoca Kurulların seçiminden sonra yaptığı teşekkür konuşmasında, Yönetim Kurulu adına teşekkür ederek genel kurula şöyle seslendi; ‘Saygı değer Divan Başkanım kıymetli Divan, saygıdeğer hanımefendiler ve kıymetli beyefendiler hepinize ayrı ayrı teşekkür etmek istiyorum. Bu sıcak günde haftanın ilk gününde bizi kırmayıp geldiniz. Benim her zaman söylediğim bir cümle var; altını çizerek söylemeye devam edeceğim.Sivil toplum örgütleri eğer inanıyorsanız aklınızın zekâtıdır. Paranızın, malınızın sadakasıdır. Ben ona göre adım atıyorum siz de lütfen ona göre adım atın. Biz sizler adına seçildik ve sizler adına burada olan insanlarız. Yaptığımız her işte sizden destek istiyoruz. Siz de bu desteği öngördünüz, kabul gördünüz. Ben şahsım ve Yönetim Kurulum adına sizlere teşekkür ediyorum.’ ‘Yönetim Kurulumuzda hiçbir zaman asil ve yedek kavramı olmadı’ Eyyüpkoca, yıllardır LASİAD’ın içinde yetişmiş değerli isimlere de konuşmasında yer verdi; ‘Ben şunun altını çizerek söylemek istiyorum daha önce görev almış  arkadaşlar çok iyi bilir. Bizim Yönetim Kurulu’muzda hiçbir zaman asil ve yedek kavramı olmadı. Bundan sonrada olmayacaktır. Biz 26 kişilik bir Yönetim Kuruluyuz 6 denetleme kurulu üyemiz var ve  bunlara ilaveten 5 kişiyi de Disiplin Kurulu Üyesi olarak seçiyoruz. Sadece dernekler kanuni gereği böyle bir şey söz konusu ama masanın bu söz konusu değil.’   Yeni dönemde LASİAD kurullarına seçilen isimler Şunlar; Yönetim  Kurulu Üyeleri; Gıyasettin Eyyüpkoca Muhammed Sancaktar Ercan Hardal Ercan Çelik Ahmet Turan İrfan Akbaş Erdem Soylu Karabağlı İbrahim Murat Ramizoğlu İsmail Dark Murat Eraslan Süleyman Kaya İhsan Bıyıkbeyi Yakup Samsama Coşkun Melengiç Turan Yavuz Cebrail Karaaslan Rıfat Opan Birol Fırat Hasan Bulut Corc Bekdaş Ahmet Ceylan Çein Altındağ Sebahattin Demir Mehmet Özbayrak Bülent Koca Mert Karaca Şerafettin Yüzüak   Denetleme Kurulu Üyeleri: Metin Görür Mehmet Ocaklı Tarık Nayman Gökhan Karabulut M. Muhammet Yaşar Zülfi Koç   Disiplin Kurulu Üyeleri: İbrahim M. Ramizoğlu Bilal Varlık Erdoğan Avit Gazi Naci Polat Zübeyir Arı Genel kurul toplantısın sonunda 2017-19 döneminde görev yapmış Yönetim, Denetleme ve Disiplin Kurulu üyelerine plaket takdim edildi.      
Devamını Oku
Standard Post with Image

MİKRO İHRACAT UYGULAMASI İLE LALELİ'NİN TİCARETİNE 3 MİLYAR DOLAR DEĞER KATACAĞIZ

30.07.2019 Salı günü Crowne Plaza Old City'de gerçekleşen Laleli Fashion Shopping Festivali Basın Lansmanı toplantısında LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca ve Festival Komitesi basın mensuplarıyla biraraya geldi. Ulusal basından birçok gazete, dergi, tv ve ajans muhabirinin ilgi gösterdiği kahvaltılı basın toplantısında konuşan Eyyüpkoca, Laleli'ninTemmuz ayından itibaren mikro ihracat uygulaması kapsamına alındığını belirterek,''İmajımıza zarar veren sistemin değiştirilmesi yönündeki Laleli esnafının taleplerini her fırsatta Ankara'ya ilettik. Yolcu beraberinde eşyanın ihracat kapsamına alınması için Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığı ile görüşmelerimiz oldu. Yoğun çabalarımız ve girişimlerimiz nihayet meyvelerini verdi. Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü Gümrük Yönetmeliği'nde tebliğ düzenlemesi yaptı. Temmuz ayı itibari ile yürürlüğe girendüzenleme uyarınca 'ihracat antreposu' yöntemiyle Laleli esnafı mikro ihracat kapsamına alındı. Böylece esnafımız resmi olarak ihracatçı görüneceği için yıllardır kargo şirketleri üzerinden faturalandırılan Laleli ihracatı kayıt altına alınacak. Esnafımız artık KDV iadesi ve devlet teşvikleri başta olmak üzere birçok avantajdan yararlanabilecek. Uygulama bölgemizin ticaretine 3 milyar dolar katkı sağlamasının yanı sıra imajımızı da çok yukarılara taşıyacak. Projenin gerçekleşmesine destek veren Hazine ve Maliye Bakanımız Berat Albayrak, Ticaret Bakanımız Ruhsar Pekcan, Hazine ve Maliye Bakan Yardımcımız Nureddin Nebati, Ticaret Bakan Yardımcımız Rıza Tuna Turagay ve ilgili bürokratlara teşekkür ediyoruz.'' dedi. LALELİ FASHION SHOPPING FESTİVAL İÇİN 12 ÜLKEDEN 250 ALICI GELECEK 5-9 Ağustos tarihlerinde 8'incisi düzenlenecek Laleli Fashion Shopping Festivali'ne mikro ihracat uygulmasının gururu ve sevinci ile hazırlandıklarını belirten Başkan Eyyüpkoca şöyle devam etti: ''Laleli'de yaklaşık 7 bin esnafımız ticaret yapıyor. LASİAD olarak festivali bölgenin ticaretini ve turizmini canlandırmanın yanı sıra marka değerini çok yukarılara taşımamızı sağlayan bir etkinlik olarak değerlendiriyoruz. Bu yıl festival için 40 civarında hazır giyim firmamız stant kuracak. 12 ülkeden her biri en az 10 mağaza sahibi 250 alıcıyı ağırlayacağız. Firmalarımız ile misafirlerimiz festival boyunca ticari bağlantıların yanı sıra, B2B görüşemeler yapma imkanı bulacaklar.'' dedi. FESTİVALE TİCARET BAKANLIĞI, İHKİB VE İTO DESTEK VERİYOR ''Türkiye'nin en büyük açık hava alışveriş merkezi'' olarak da nitelendirilen festival, Ticaret Bakanlığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), Fatih Belediyesi, İstanbul Ticaret Odası (İTO), İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) ile İstanbul Tekstil ve Hammadde İhracatçıları Birliği (İTHİB) ve Garanti Bankası tarafından destekleniyor. Basın Lansmanı toplantısına Başkan Eyyüpkoca ile birlikte Başkan vekili ve Festival Komitesi Başkanı Muhammed Sancaktar, Başkan Yardımcısı Ercan HARDAL, YK ve  Festival Komitesi Üyesi Erdem Soylu Karabağlı katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Zelenskiy'i resmi törenle karşıladı

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy'i resmi törenle karşıladı. Erdoğan, Zelenskiy'i Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin ana giriş kapısında karşıladı. İki liderin tören alanındaki yerlerini almalarının ardından, 21 pare top atışı eşliğinde iki ülkenin milli marşları çalındı. Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, Muhafız Alayı Tören Kıtası'nı Türkçe, "Merhaba asker" diyerek selamladı. Törende, tarihte kurulan 16 Türk devletini temsil eden bayraklar ve askerler de yer aldı. İki ülke heyetlerinin takdimi sonrasında Erdoğan ve Zelenskiy, merdivenlerde Türkiye ve Ukrayna bayrakları önünde gazetecilere poz verdi. Baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından Erdoğan ve Zelenskiy ortak basın toplantısı düzenleyecek. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Zelenskiy onuruna resmi akşam yemeği verecek. Törende, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Serdar Çam, İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, Ankara Valisi Vasip Şahin ile Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da yer aldı. Ukrayna heyetinde ise Kırım Tatarlarının lideri Mustafa Cemil Kırımoğlu da hazır bulundu.   Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/cumhurbaskani-erdogan-zelenskiyi-resmi-torenle-karsiladi/1551959
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD’TAN MİKRO İHRACAT SEMİNERİ

LASİAD, 21 Kasım Perşembe günü Laleli Crown Plaza’da ‘’TİM Kobi İhracat Seferberliği Eğitim Programı’’ kapsamında ‘’Mikro İhracat Semineri’’ verdi. Laleli’deki firmaların ve TİM yetkililerinin katıldığı seminerde konuşan LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca şunları kaydetti: ‘’10 yıldır dernek başkanlığı yapıyorum, başladığımız gün bir programımız vardı: Türkiye’nin her mecrasında Laleli olarak yerimizi ve hak ettiğimizi almak. Hem lobi yaparak hem de kendimizi anlatarak rakamlarımızı, yaptığımız işlemleri anlatarak düşüncemizi ifade etmeye çalıştık. İnatla, dirayetle bu düşüncemizi gerçekleştirebileceğimizin bu kapasiteye sahip olduğumuzun altını çizdik. Bir ihracat antreposunun olması gerektiğini, sattığımız malların; taşımacılar, taşıyıcılar ve kargocular aracılığıyla antrepodan geçtiği andan itibaren bizim faturamızın tasdik olması gerektiğini ve bu tasdikten sonra sürecin taşıyıcı ve devlet arasındaki hukuk süreci olması gerektiğini ifade ettik. Bu program gerçekleşirse, Laleli’nin ihracata ciddi anlamda katkı sağlayabileceğini söyledik. Geldiğimiz noktada çok şükür isteklerimizin hemen hepsi yerine geldi. İstanbul Atatürk Havalimanı’nda bize bir ihracat antreposu tahsis ettiler, bu ihracat antreposu bize hizmet edebilecek bir pozisyonda. Arkadaşlar hiçbir zaman mikro ihracat programından kopmayın, ticaretinizden ve kazanımlarınızdan hiçbir şey almayacak, tam tersine katkı sağlayacak bir program. Çünkü Laleli olarak özellikle Rusya coğrafyasına yoğun çalışıyoruz. Rusya yaklaşık olarak 1 senedir çip sistemi üzerinde çalışıyor ve bu çip sistemi hayata geçtiği andan itibaren bu koridoru kullanmak zorundasınız, bu koridoru kullanmadan 1 parça mal satamazsınız. Rusya çip hazırlığı yaparken biz de kendimizce mikro ihracat hazırlığı yaptık, birbirine denk geldi. Bu durumda samimiyetten, iyi niyetten kaynaklanıyor olsa gerek.’’ Gıyasettin Eyyüpkoca konuşmasını, T.C Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, T.C Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan,TİM Başkanı İsmail Gülle,Ticaret Bakan Yardımcısı Rıza Tuna Turagayve çalışma arkadaşlarına bu süreçteki çalışmalarından ve desteklerinden dolayı teşekkür ederek sonlandırdı. Program, Laleli’deki firmaların mikro ihracat hakkında bilgilendirilmesi ve soru - cevap bölümüyle devam etti.    
Devamını Oku
Standard Post with Image

Her yıl 100 bin sosyal konut yapılacak

Sosyal konutlara sahip olma şartlarını, evlerin modelleri, şehirleri, uygulama özellikleri, ödeme ve vadeyle ilgili tüm ayrıntıları Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan açıklayacak. Dar gelirli vatandaşların ev sahibi olmasını sağlayacak "Her Yıl 100 Bin Sosyal Konut" projesi bugün tanıtılacak. AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın himayelerinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığının koordinesi, Hazine ve Maliye Bakanlığının desteğiyle gerçekleştirilecek projenin tanıtımı, bugün saat 12.00'de Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Beştepe Kongre ve Kültür Merkezi'nde yapılacak. Depreme dayanıklı, kimlikli, mahalle kültürünün yaşatılacağı ve yatay mimari esasıyla inşa edilecek sosyal konutlara sahip olma şartları, evlerin modelleri, uygulama özellikleri, ödeme ve vadeyle ilgili tüm ayrıntıları Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan açıklayacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamasının ardından Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum ile Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak arasında protokol imzalanarak her yıl 100 bin sosyal konut projesinin ilk adımı atılacak. Asgari ücretli ve dar gelirli vatandaşlar, TOKİ aracılığıyla yapılacak konutlara uzun vadeli, kiradan daha ucuz bir maliyetle sahip olabilecek. Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/her-yil-100-bin-sosyal-konut-yapilacak-41395598
Devamını Oku
Standard Post with Image

Berat Albayrak: Faizler tek haneye düşecek!

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, "Allah'ın izniyle 2020'ye girerken tek haneli faizleri kamu bankalarımız piyasalarımıza başlatıyor. Hayırlı uğurlu olsun." dedi. "Kayseri İş Dünyası Buluşması" kapsamında Ticaret Odası'nda iş insanlarıyla bir araya gelen Albayrak, burada yaptığı konuşmada, geçen 1,5 yılda çok çetin süreçten geçtiklerini söyledi. Bakan Albayrak: Tek haneli faizleri kamu bankalarımız piyasalarımıza başlatıyor Tarihin en büyük ekonomik saldırılarına maruz kaldıkları bu süreci hep birlikte çok güçlü bir direnç ortaya koyarak geride bıraktıklarını vurgulayan Albayrak, "Türkiye'nin potansiyeline güvenenlerin kazandığı, felaket senaryoları ile ülkemizi, milletimizi korkutmaya çalışanların hüsrana uğradığı bir dönem oldu. Türkiye sendelesin, yoluna devam edemesin diye ümitle bekleyen çok kesim var. Bunlar üzüldü; üreticisine, sanayicisine, yatırımcısına, Kayseri'ye güvenen kazandı. Allah'ın izniyle bundan sonra da ülkesine, milletine, ülkesinin insan kaynağına, yatırımcısına inananlar kazanmaya devam edecek." diye konuştu. Albayrak, 2019'un sonuna geldiklerinde güncel verilerin, öncü göstergelerin, ekonomideki normalleşmenin güçlü bir şekilde devam ettiğini ve artık değişim için zamanın geldiğinin ipuçlarını 2020 yılı ile verdiğini aktararak, şunları kaydetti: "Daha bir yıl önce Türkiye'nin kur, faiz, enflasyon şeytan üçgenine, buraya sıkışıp kalacağını ve bu manada Türkiye'nin bu sarmaldan çıkamayacağını söyleyenler büyük bir hayal kırıklığına uğradılar. Enflasyonda kaydettiğimiz iyileşme ile yüzde 24'lerden başlayan, tam bir yıl önce, TÜFE'de yüzde 24-25, ÜFE'de yüzde 45'ler, eylül, ekim aylarında bunları gördük. Bir yıl geçti, eylül, ekim, kasım itibarıyla yüzde 9'lara, 10'lara geldik ve yıl sonu inşallah yüzde 12 seviyesinin altında kapayacağımız ve tüm bu çerçevede önümüzdeki yıldan itibaren tek haneli enflasyonu kalıcı hale getirip, vatandaşımızın, yöneticimizin gündeminden tekrar çift haneli yüksek enflasyonları çıkaracağımız bir döneme giriyoruz." "Faiz baskısını bertaraf ettik" Faiz oranlarında da enflasyondakine benzer şekilde ciddi iyileşme yakalandığını ifade eden Albayrak, enflasyonla mücadelenin başarısının piyasalardaki güçlü toparlanma ve Türkiye ekonomisine ilişkin beklentilerin iyileşmesiyle faizlerde de ciddi bir indirimin beraberinde geldiğini gördüklerini anlattı.  Bakan Albayrak, daha dün Merkez Bankasının en son toplantısında aldığı kararla politika faizlerinde 200 baz puanlı bir indirime daha gittiğine dikkati çekerek, şöyle devam etti: "Böylece sadece son 5 ayda temmuz ayından itibaren bakıyoruz, ağustos ayı ile son 5 ayda, 4 toplantıda, 1200 puan indirim sağlanmış bulunuyor. Yani çok kısa bir sürede faizlerin yarı yarıya düşeceği bir performansı hep birlikte görmüş olduk. Ne oldu 15 aydır, birileri felaket tellallığı yaptı, 'faizler inerse kur uçacak, faizler inerse dolar 10'ları bulacak' diyenler oldu. Ağustos 2018'den beri atmış olduğumuz bu adımların, uyguladığımız programların her geçen gün güzel, hayırlı neticelerini almaya başladık. Bir kez daha korkutmaya, ülkemizin para birimi üzerinden güvensizlik oluşturmaya çalışanların kaybettiği, esnafımızın, KOBİ'mizin, sanayicimizin kazandığı bir resme şahit olduk. Allah'ın izniyle daha iyi olacak. Yüzde 40'ların telaffuz edildiği bir dönemin ardından bu adımlarla faizler de 11-12'leri yavaş yavaş görmeye başladık. Gerek Merkez Bankasının gerçekçi para politikası gerek kamu bankalarımızın üreticinin yanında güçlü duruşuyla piyasalar üzerindeki faiz baskısını bertaraf ettik." Kamu bankalarının bugünler için var olduğunu ve bir dönem "kamu bankalarını hepsini özelleştirelim" denildiğini anımsatan Albayrak, "Cumhurbaşkanımız karşı çıkmıştı. İyi ki de karşı çıkmış. Son 3-5 yılda yaşanan süreçte kamu bankalarının piyasa yapıcı, yerli ekonominin, reel sektörün yanında duran pozisyonu olmasaydı belki çok daha ağır sıkıntılı süreçlerden geçerdik." dedi. "En kısa sürede reel sektörümüze yansıtmaya başlayacağız" Albayrak, dün Merkez Bankasının piyasaların önünü açan faiz indirim kararından sonra bugün Kayseri'de bir güzel haberi daha paylaşmak istediğini müjdeleyerek, şunları söyledi: "Malum ekim kararından sonra Malatya'da, kamu bankalarımız ile güzel bir iletişim içerisinde faiz oranlarını yüzde 11 ile 13,5 reytingine göre indirdiğimizle ilgili kararı paylaşmıştık. Yolda gelirken bankalarımızla görüştük. Bana dedikler ki faizler düşüyor, maliyetler düşüyor. Biz diyoruz ki kamu bankaları, kamu bilinci ile hareket ediyorsa o zaman bu iyileşmeleri hemen piyasaya yansıtması lazım. Bir gün bile geciktirmek yok. Nitekim bugün yolda konuştuk ve inşallah kamu bankalarımız hesaplarını, kitaplarını yapıyorlar. Çünkü eski Türkiye gibi de değil. Biliyorsunuz 2001 dönemi kamu bankalarının görev zararları 30 milyar, 40 milyar, şimdi kamu bankalarımız hem kamu zararı yapmıyor kar ediyor hem de iyileşmelerini reel sektöre yansıtacak. Bu manada baktığımızda ne yaparız dedik, inşallah bu 11-13,5 oranını aynı şekilde yüzde 9 ile yüzde 11,5 aralığına düşürerek bunu en kısa sürede reel sektörümüze yansıtmaya başlayacağız. Cumhurbaşkanımız, 'inşallah önümüzdeki yıl tek haneli faizleri göreceğiz.' dedi. Allah'ın izniyle 2020'ye girmeden tek haneli faizleri kamu bankalarımız piyasalarımızda başlatıyor. Hayırlı, uğurlu olsun. " "Türkiye emin adımlarla ilerliyor" Albayrak, Türkiye'nin zor süreçlerden geçtiğine değinerek, "Ekonomimiz üzerinde 6 yıldır oluşturulmak istenen tüm bu baskıya karşı, Türkiye bu süreçlerden önceki ekonomik kazanımlar dönemine de emin adımlarla ilerliyor." ifadesini kullandı. Ekonomik iyileşmeyi değerlendiren Albayrak, şöyle konuştu: "Nitekim eylül, ekim, kasımda gerek istihdam gerek üretim noktasında gerek maliyetler gerek güven endeksleri noktasında baktığımızda ciddi bir iyileşme sürecini zaten öncü göstergeler ortaya koyuyor. İşte bu manada gereken tüm desteği, tüm imkanları seferber edeceğiz. 46 milyar dolarlık cari açık etkisi olan sektörlerde yerli üretimi destekleyen hibe paketini açıkladık. Cari açıkla mücadele Türkiye'nin bu anlamdaki en önemli noktalarından birisi. Haziran, mayıs geçtiğimiz yıl yaklaşık 58-60 milyar dolar cari açıktan cari denge cari fazlaya gelindi. Niye çünkü her yıl bu kadar para bulmam lazım. O zaman yerli üretimi destekleyeceğim. Birileri var ya ithalat odaklı ekonomi anlayışında, 'Ne işim var ya ihracat ile üretimle uğraşayım. Ofisi açayım telefonla yurt dışından malları getireyim, marjı koyayım, SGK'sıymış, primmiş, fabrikaymış bunlarla niye uğraşayım, ithalat yap daha iyi.' diye bakıyor. Türkiye'de bir değişim ve dönüşüm var. Eylül ayı itibarıyla Türkiye'de ihracatçı kayıtlı şirket sayısı ithalatçıların sayısını geçti. Her geçen yıl bu daha da artacak. İşte bunu destekleyecek en önemli enstrümanlardan birisi İVME dedik, bu ithalatı ikame edecek, istihdamı artıracak, ihracat odaklı bu endüstriyel dönüşümü destekleyecek. Bu paketle birlikte son 5 aydır kasım ayı sonu itibarıyla 50 binden fazla işletmeye 40 milyar liralık limit tahsis edildi ve bunun 25 milyar lirası kullanıldı. Bu çok önemli bir değişim." "Her iyileşme, beklemeden yansıtılacak" Bu adımların 2020'de daha artarak devam edeceğini vurgulayan Albayrak, "Bunun yanında ekonomi değer paketi kapsamında 25 binden fazla firmamıza 20 milyar liralık kredi kullandırdık. KOBİ değer 1 ve 2 paketlerini açıkladık, 45 milyar liradan fazla kredi kullandırıldı. Halkbank ve TESKOMB noktasında 240 bine yakın esnafımız var. Yüzde 6,7,8 tek haneli çok düşük maliyetlerle 240 bine yakın esnafımıza 25 milyara yakın finansman kullandırdık." bilgisini paylaştı. Bakan Albayrak, dengelenme süreci boyunca yaşanan her iyileşmeyi doğrudan, hiç bekletmeden iş dünyasına ve vatandaşlara yansıtmaya devam edeceklerini dile getirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkladığı "100 Bin Sosyal Konut Projesi"ne de değinen Albayrak, bu proje kapsamında aylık 894 liradan başlayan taksitlerle 240 ay vade ile Türkiye tarihinin en ucuz finansal maliyetiyle dar gelirli vatandaşların ev sahibi olabileceğini aktardı. Albayrak, her yıl 100 bin sosyal konutun yapılacağını, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile görüştüklerini, kapasiteye göre sayıyı artırabileceklerini söyledi. "Değişim modeline geçiyoruz" "Cumhurbaşkanımız liderliğinde verdiğimiz mücadelenin en önemli gayesi ülkemizin ve vatandaşlarımızın refahını artırmak ve imkanlarını çoğaltmaktır" diyen Albayrak, şöyle devam etti: "Çıktığımız yolda en zorlu kısmı geride bıraktığımızı gösteren gelişmelerden birisi de ekonomiye olan güvendeki artıştır. Reel kesim güven endeksi 2019 Kasım ayında bir önceki yılın aynı ayına göre 9,2 puan artarak 102'ye yükseldi. Bu artış hizmet sektörü güven endeksinde 13,4 puan, perakende ticaret güven endeksinde 13,3 puan, inşaat sektörü güven endeksinde 8,6 puan olarak gerçekleşti. Ekonomiye güvende yaşanan her artış tüm sektörlerdeki iktisadi faaliyetlerin canlanmasına ve Türkiye'nin yeniden kendi potansiyeline uygun bir büyüme patikasına girmesine önemli katkı sağlıyor. 3. çeyrek biliyorsunuz 0,95 yüzde 1'e yakın gerçekleşmişti ama dördüncü çeyreğe yönelik ekim, kasım dataları, Aralık'ın ilk 10-15 gün datalarına baktığımızda yüzde 5 civarındaki pozitif büyümenin Allah'ın izniyle yavaş yavaş geldiğini görüyoruz. Kazandığımız ivmeyi koruyarak üzerine daha da koyarak Türkiye'nin doğal büyüme potansiyelini yüzde 5 oranında bu yılın son çeyreğinde yakalamış olacağız. Türkiye ekonomisinin yeni hikayesinde büyürken daha fazla cari açık veren değil, ithalata bağımlılığını azaltan, ihracatını güçlendirerek büyüme hedefini gerçekleştiren bir değişim modeline geçiyoruz. Bu yıl haziran ayında 17 yıllık AK Parti iktidarı döneminde ilk defa yıllık bazda malumunuz cari fazlamız var. Temmuz, ağustos ayı itibarıyla cumhuriyet tarihinin en yüksek yıllık cari fazla dönemini verdik. Türkiye ekonomisi 2009'da bize yönelik bir ekonomik saldırı olmadığı halde 4 kere küçüldü." Mobilya sektörüne "güzel haber" sinyali Bakan Albayrak, Türkiye'nin potansiyeline inandıklarını, milletten aldıkları destekle iş dünyasıyla omuz omuza vererek bu süreci başaracaklarını vurguladı.  Mobilya sektörünün kendilerinden talepleri olduğunu belirten Albayrak, "Bunları bize ilettiler, not ettik. İnşallah onunla ilgili bir çalışmamız var, çok kısa sürede inşallah güzel haberler vereceğiz. Ben buradan ön sinyalini vereyim." dedi. Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy da iş dünyasının talep ve sorunlarını anlattı. Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/bakan-albayrak-tek-haneli-faizleri-kamu-bankalarimiz-piyasalarimiza-baslatiyor/1672584
Devamını Oku
Standard Post with Image

Bakan Albayrak: 2019'da ekonomide ortaya koyduğumuz performans ülkemize güveni artırdı

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, 2019'da ekonomide ortaya konulan performansın Türkiye'ye güveni artırdığını bildirdi.   Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, ülke risk priminin 267 puan ile Mayıs 2018'den beri en düşük seviyeye ulaştığını belirtti. Kur atağının yaşandığı 2018 Ağustos'tan bugüne yaklaşık 320 baz puan iyileşme sağlandığını ifade eden Bakan Albayrak, şunları kaydetti: "2019'da ekonomide ortaya koyduğumuz performans, ülkemize güveni artırdı. 2020'de bunu çok daha ileri taşıyacağız. 2 yıllık tahvil faizimiz yüzde 10,72 ile 6 Ocak 2017'den bu yana en düşük seviyesine geriledi. Kur atağı sonrası oluşan yüzde 28,27'lik faiz oranından 1755 baz puanlık düşüş sağladık. Enflasyonla mücadelede ve piyasa beklentilerinde sağladığımız iyileşme sürecin mimarı olmuştur." Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/bakan-albayrak-2019da-ekonomide-ortaya-koydugumuz-performans-ulkemize-guveni-artirdi/1701424
Devamını Oku
Standard Post with Image

Bakan Albayrak: 2019'u pozitif bir büyümeyle geride bırakacağız

Bakan Albayrak, "Gayrisafi yurt içi hasıla artışı açısından baktığımızda 2019'u tarihe geçecek bir yumuşak inişle, inşallah pozitif bir büyüme ile geride bırakacağız." dedi. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, ekonomi basını yöneticileri ile bir araya geldiği 2019 Değerlendirme Toplantısı kapsamında yaptığı konuşmada, 2018 Haziran-2019 Haziran döneminde Türkiye'nin kabaca 3 farklı kur atağına maruz kaldığını söyledi. Söz konusu dönemde kurun yoğun bir şekilde dalgalandığını ve buna ek olarak TL'de farklı gelişmelerin yaşandığını anlatan Albayrak, bunun ardından ekonomide ve finansal mimaride öncelikli stratejinin istikrarı oluşturan bir süreçten geçildiğini ifade etti. Albayrak, gelinen noktada, 2019 itibarıyla, özellikle son 6 ayda yaşanan iç ve dış politik dalgalanmalara rağmen stabilizasyonun yavaş yavaş oluşmaya başladığını aktararak, "Türkiye'de tüm bu gelişmeler ışığında ciddi iyileşmeler yaşanmaya başladığını gördük, gerek iç piyasada, gerek dış piyasada, gerek risk primlerinde, gerek Türkiye'nin referans faizi dediğimiz 2 yıllık tahvil faizlerinde ciddi iyileşmeleri bu süreçte görmeye başladık. Bu noktada bizim için çok önemli olan 5 yıllık CDS risk primi göstergesinde ve 2 yıllık devlet tahvil faizlerinde sadece son 1-2 yılın değil, bazı indikatörlerde son 3-5 yılın bile altında iyileşmeyi ciddi anlamda görmeye başladık." diye konuştu. Bunların dışında piyasaların yakından takip ettiği alanlarda çok önemli adımlar attıklarından bahseden Albayrak, şunları kaydetti: "Son 1,5 yılda Türkiye ekonomisinde sessiz ve devrim niteliğinde o kadar çok stratejik yapısal reforma imza attık ki... Belki son 70-80 senede ama serbest piyasa ekonomisinden bahsediyorsak 1980'lerin ikinci yarısından bugüne dediğimiz 30-35 yılda hakikaten Türkiye ekonomisi üzerinde çok kritik adımlar ortaya koyduk. Bu noktada gerek Merkez Bankası'nın, gerek Borsa İstanbul'un, gerek Türk Lirası Gecelik Referans Faiz Oranı'na (TLREF) dayalı işlemlerin, gerek Overnight Indexed Swap (OIS) piyasasında, çok ciddi bir şekilde TL üzerinde gerek değerleme gerek faiz referansı noktasında devrim niteliği diye sessiz adımlar atmaya başladık. Ağustos ayındaki kur atağının hemen ardından Borsa İstanbul'da swap piyasası kurulması, ekim başı itibarıyla bu işlemlerin artık Borsa İstanbul'da gerçekleşmesinin önünün açılmasıyla sadece bu işlemler değil, işlem hacminin artması açısından da önemli bir süreç başlamış oldu. Sadece son 15 ayda, ekim başından aralık sonuna kadar bu anlamda 1,5 trilyon liralık işlem gerçekleşti. Sadece karşılıklı swap işlemleri değil, faiz swapı işlemlerinin de artık Borsa İstanbul üzerinde inşa edilmeye başlaması, hakikaten bu ülkenin kendi para birimi özelinde gerek değerler, gerek faiz anlamında ihtiyaç duyulan süreçlerin mimarisi artık Türkiye'de gerçekleşmeye başladı. Bu noktada çok önemli bir mesafe kat ettik." "2019'u pozitif bir büyüme ile geride bırakacağız" Berat Albayrak, Ekim 2018'de İstanbul'da açıkladıkları "Enflasyonla Topyekün Mücadele" kapsamında, hükümet ve reel sektör başta olmak üzere tüm paydaşlarla birlikte enflasyonla mücadelede müthiş bir seferberliğin ortaya konulduğunu belirtti. Bu anlamda 2019'un enflasyonun dizginlenmesi ve müdahalenin zamanlaması açısından kritik bir dönem olduğuna işaret eden Albayrak, "2019 şu açıdan da zor bir yıl oldu; biliyorsunuz 2014-2019 döneminde Türkiye'de 8 seçim oldu. Seçim ikliminin ve atmosferinin oluşturduğu ekonomik anlamda bakıldığında, zamların ertelendiği ve birçoğunun 2019'a kaldığı bir yıl oldu. Zor bir 2019'u Türkiye tüm paydaşlarının güçlü desteği ve refleksi ile 2019 için YEP'de koyduğumuz yüzde 15,9 enflasyon hedefinin altında kapattı." değerlendirmelerini yaptı. Albayrak, enflasyonun 2020 ve sonrası açısından da kendileri için en önemli çıpa olmaya devam edeceğini vurgulayarak, "Gayrisafi yurt içi hasıla artışı açısından baktığımızda ise 2019'u tarihe geçecek bir yumuşak inişle, inşallah pozitif bir büyüme ile geride bırakacağız. Benzer iç ve dış kriz, şok, saldırı atak... Ne dersek diyelim. Türkiye, 2001 ve 2009'a kıyasla hakikaten çok başarılı bir şekilde bertaraf etmiş oldu." dedi. Dengelenme sürecinin, disiplinli bir şekilde 2018 ve 2019'da ortaya konulan performans ve belirlenen hedeflerin çoğunun hayata geçirilmesi ile geride bırakıldığını anlatan Albayrak, şöyle devam etti: "Türkiye'nin artık, bir daha aynı sıkıntılara maruz kalmaması için, bu değişim dediğimiz olguyu tüm paydaşlarla güçlü bir şekilde içine sindirerek ortaya koyması gerek. Bu kapsamda yaptığımız il ziyaretleri ile bu değişimi iş dünyasına, sanayi ve ticaret odalarına birebir anlatıyoruz. Türkiye'de artık ekonominin tüm paydaşlarıyla bu değişimi adım adım hayata geçirmek için yürüyoruz. Sadece Merkez Bankası'nın son dönemde yapmış olduğu düzenlemeler, attığı adımlar, bu çerçevede ortaya koyduğu hususlar bile, şu 5-10 reel büyümesi üzerindeki Türkiye'nin artık eski dönemlerdeki gibi çılgın büyüme, çılgın küçülme üzerinde değil artık, dengeli, disiplinli ve reel büyüme dediğimiz üretim odaklı, ihracat odaklı Türkiye'nin kendi imalat sektörü büyümesini destekleyecek bir strateji aslında." "Türkiye'nin borç stokunda çok ciddi bir marjı var" Bakan Albayrak, gerek Ağustos 2018'den bu yana, gerek 2019'un tamamında, kim hangi yatırım aracında pozisyonu alarak ne kazandı diye bakıldığında, TL varlıkların ayrıştığını ve kazandırdığını söyledi. Bu dönemde spekülatif algılarla hareket edenlerin de olduğunu belirten Albayrak, buna karşın Türkiye'ye yurt içinden veya yurt dışından güvenen ve yatırım yapan, ülkenin büyümesi ve gelişmesini destekleyen kesimin de bulunduğunu, onların yanında olunması gerektiğini ifade etti. Albayrak, bu istikametten çıkmayacaklarını vurgulayarak, şunları söyledi: "Çok zor yıllar olmasına rağmen, 2018 ve 2019'u Türkiye'nin performansından taviz vermeden, büyümeyi de negatife çevirmeden, özellikle TL borç stokunda da ciddi sıkıntılı bir resim ortaya koymadan tamamlamış olduk. Tabii Türkiye'nin borç stokuna baktığımızda gerçekten çok ciddi bir marjı var. Gerek hane halkı borç stoku, gerek kamu borç stoku, gerek se özel sektör ve bankacılık açısından baktığımızda, Türkiye'deki tüm bu 4 paydaşın birleşerek Türkiye sepetinde oluşturduğu resimde güçlü bir bilanço yapısı var. Bundan sonra da bütçe disiplini ve kamu maliyesi, enflasyon ve fiyat istikrarı gibi bizim için en önemli çıpa olmaya devam edecek." "TLREF'e dayalı borçlanma araçları ihracı 17,7 milyar lirayı geçti" Bu arada Bakan Albayrak'ın konuşması esnasında yansıtılan sunumda, kur atağının yaşandığı Ağustos 2018'den bugüne 5 yıllık CDS'lerde yaklaşık 337 baz puan iyileşme sağlandığı, 2 yıllık devlet tahvil faizinde ise 1800 puan düşüş görüldüğünü bildirildi.  Türk lirası ve döviz likidite yönetimindeki etkinliğin artırılması amacıyla 31 Ağustos 2018’de Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) bünyesinde döviz karşılığı Türk lirası swap piyasasının açılmasına karar verildiği anımsatılan sunumda, "TL faiz riskinin yönetilebilmesi için TLREF hayata geçirilmiş olup Ağustos 2019 itibarıyla TLREF'e dayalı kredi kullandırım ve borçlanma araçları ihracına başlanmıştır. TLREF'e dayalı borçlanma araçları ihracı 17,7 milyar lirayı geçmiştir. TLREF ile beraber uzun vadeli TL fonlama imkanının önü açılmıştır." ifadelerine yer verildi. Sunumda, BİST Swap Piyasası ile yurt dışı yabancı bankalar aradan kaldırılarak Türk bankalarının kendi aralarında işlem yapmasının sağlandığına işaret edilerek, böylelikle TL'nin Türkiye'de kaldığı, yurt dışı bankaların da yurt içinde swap yapmasının önünün açıldığı vurgulandı. Ekim 2018'de kurulan BİST Swap piyasasında gerçekleşen işlemlerin 2019 sonu itibarıyla 1,5 trilyon lirayı aştığı aktarıldı. "Tahsisler 50 milyar lirayı, kullanımlar da 30 milyar lirayı buldu" Albayrak, ekonomi basını yöneticileri ile bir araya geldiği 2019 Değerlendirme Toplantısı kapsamında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bir basın mensubunun "İVME finansman paketlerinin sonuca ne kadar ulaştığına, yeni teşvik finansman paketlerinin devreye alınıp alınmayacağına" ilişkin bir sorusu üzerine Albayrak, finansman paketlerinin hangi amaçlarla hayata geçirildiğini anımsatarak kaynakları Türkiye'nin reel ekonomik dönüşümünde doğru kanallara aktarmak istediklerini kaydetti. Albayrak, "Yaklaşık 35-40 milyar liraya yakın hedef koymuştuk biliyorsunuz 6 aylık süreçte. Şu an itibarıyla tahsisler 50 milyar lirayı, kullanımlar da 30 milyar lirayı buldu. Bu şu demek; 2019 itibarıyla bu rakam başarılı." diye konuştu. Desteklerin bu paketlerle bitmeyeceğini dile getiren Albayrak, "2020 itibarıyla istihdam odaklı, reel sektör odaklı, birçok farklı sektöre yani ithalatı ikame edecek, ihracat odaklı olacak, imalat sanayi noktasında olacak... Bu yerli ekonominin değişim ve dönüşümünü destekleyecek tüm ve benzeri kredi paketlerinin tamamı 2020'de şartları, vadesi, faizleri iyileşmeler oldukça daha da iyileşerek devam edecek. Burada çok seçici olmaya bundan sonra daha da fazla devam edeceğiz." ifadelerini kullandı. Albayrak, Türkiye'nin stratejik sektörlerinden bahsederek, şu ifadeleri kullandı: "Türkiye'de bankacılık sektörü stratejik, önemli bir sektörse, ki ben öyle görüyorum, bilançosu, kaynağı, likiditesi Türkiye'nin bu ekonomisiyle uyumlu bir şekilde... Türkiye büyüyor ama sağlıklı, reel büyümesi lazım ithalata dayalı şu bu değil. Hep anlatılıyordu ya bu. Ben de diyorum ki onların da istediği gibi tam da Türkiye'de bankacılık sektörü likiditesine baktığımızda bu anlamda Türkiye'nin gerçek büyümesi yüzde 5 baz büyümesi diyoruz. Türkiye'nin yüzde 5 baz büyüme senaryosu uçuk kaçık bir hedef değildir." "Türk Lirası rekabetçi bir kur olmalı" Albayrak, Türkiye'nin üretim, ihracat ve reel sektör odaklı büyümesinin önemine değinerek, büyümenin 2P'si (Production ve Population) manasına gelen üretim ve nüfusta bölgesel anlamda rakiplerinin çoğunun önünde olduğunu anlattı. Türkiye'nin bu bazı doğru şekilde destekleyecek, likidite kanallarını doğru bir şekilde yönlendirecek şekilde büyümesi gerektiğini vurgulayan Albayrak, herkesin değişimin bir parçası olması gerektiğini söyledi. Albayrak, "Dolar kurunda bölgesel riskleri göz önünde bulundurduğunuzda tahmininiz geçerliliğini koruyor mu?" şeklindeki soruya karşılık, Türkiye olarak stratejilerinin ne olacağı konusunda hep iki konudan bahsettiğini belirterek, Türkiye'nin ekonomik anlamda dış politik risklerden geçmişte olduğundan daha az, minimum etkileneceği, kırılganlıkların giderildiği, rekabetçi bir finansal sistemin önemini vurguladı. Bakan Albayrak, "Türkiye'nin (tahmini) kuru 'şu veya bu demek' bence doğru değil. 'Dolar şu olacak' hiç demedim, bundan sonra da demeyeceğim. Ben hep şunu ifade etmeye çalışıyorum; Türk Lirası rekabetçi bir kur olmalı. Çünkü Türkiye üreten, ihracatçı, üretimiyle bölgesel ve küresel rakiplerine göre rekabet anlamında iyi, pozitif noktada avantajlı noktada bir ülkeyse o zaman rekabetçi olması lazım. Dolayısıyla bu çerçevede bölgesel riskler dün vardı, bugün var, yarın da olacak. Bunların bilinciyle minimum etkilenecek şekilde stratejik bir akılla bu süreci yönetmeye gayret edeceğiz bugüne kadar olduğu gibi." şeklinde konuştu. "Türkiye, askeri operasyonları yapacak ekonomik güce sahip" Albayrak, Türkiye ekonomisinin özellikle yurt dışındaki askeri harcamalarla birlikte dengeyi nasıl sağladığına dair bir soru üzerine, Türkiye'nin bütçesinin çok büyük olduğunu, daha fazlasına talip olunduğunda stratejik dönüşümü destekleyecek altyapının bulunması gerektiğini söyledi. Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki sondaj faaliyetlerine değinen Albayrak, Türkiye'nin kendi gemisiyle, kendi mühendisiyle, kendi operasyonel gücüyle burada bulunduğunu, eski Türkiye'ye göre maliyetlerin çok daha düşük olduğunu bildirdi. Albayrak, Türkiye'nin yurt dışındaki askeri operasyonlarının ülkenin itibarına, küresel rekabetine, masadaki ağırlığına sağladığı katkıdan bahsederek, Türkiye'nin bu operasyonları ekonomik anlamda çok rahat finanse edecek güce sahip olduğunu anlattı. Ekonomik ve finansal güvenlik için milli güvenliğin büyük önem arz ettiğini belirten Albayrak, Türkiye'nin bölgesel ve küresel, iç ve dış tehditlere karşı hazır olmasının öneminden bahsetti. "Özel bankacılık sektörü 2019'da faiz indirimleri noktasında başarısızdı" Albayrak, TCMB'nin faiz indirimleri sonrası bankaların faiz oranlarındaki düşüşü yeterli bulup bulmadığına ve kamu bankalarından bu yönde ilave bir adım bekleyip beklemediğine ilişkin soruya karşılık, 2019'a özel bankacılık sektörünün faiz indirimleri açısından bakıldığında çok başarılı bir yıl olmadığını söyledi. Kamu bankalarının faiz indiriminden bahseden ve yıl sonu bilançoları açıklandığında kamu bankalarının iddia edildiği gibi zarar değil kar ettiğinin görüleceğini anlatan Albayrak, dünyada risksiz hiçbir iş olmadığını, bankacılıkta da risk bulunduğunu bildirdi. Albayrak, bazı bankaların 2019 bilançolarına ciddi kar yazdığını ve yılı iyi bir şekilde kapattığını kaydederek, "2020 yılı itibarıyla artık özel bankalar koordineli, senkronize bir şekilde bu sistemin bir parçası olmalı onlar da değişmeli. Ben şunu diyorum; Artık plaza bankacılığı mı piyasa bankacılığı mı? Yani sahaya mı ineceğiz yoksa yüksek katlı binalardan gökyüzünü mü süzeceğiz? Sahaya inerek, reel sektöre, piyasaya inerek, etkin bankacılığın daha da fonksiyonel olarak dönüşümün bir parçası olacağı dönem olmalı." dedi. Özel bankaların etkin bir şekilde sahada olması gerektiğine dikkati çeken Albayrak, özel bankaların son bir-iki aydır faiz oranlarında ciddi gevşemeye gittiğini, tek haneli faizlerle kredi kullandırma konusunda müşterileri aramaya başladıklarını ifade etti. Albayrak, "Yavaş yavaş bu hareketlenmeyi görüyoruz. İyi gidiyor, daha da iyi olacak. Bu değişim olmak zorunda. Kamu bankaları en ufak iyileşmeyi yansıtacak. Her gelişmeyi, pozitif manadaki süreçleri önümüzdeki dönemde de yansıtacaklar." diye konuştu. Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/bakan-albayrak-2019u-pozitif-bir-buyumeyle-geride-birakacagiz/1708269
Devamını Oku
Standard Post with Image

Bakan Albayrak: Merkez Bankası FED kadar bağımsız

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, İsviçre'nin Davos kentinde 50'nci Dünya Ekonomik Forumu kapsamında düzenlenen "Küresel büyüme gündemini şekillendirme" başlıklı oturumda, Türkiye'nin bilançosunun çok kuvvetli ve rekabetçi olduğunu söyledi. Avrupa Birliği'nde kamu borcunun milli gelire oranının yaklaşık yüzde 90 seviyesinde olduğunu, bu oranın Türkiye'de ise yüzde 32'lerde seyrettiğini anımsatan Bakan Albayrak, Türkiye'nin AB'nin Maastricht Kriterleri'nde belirlenen değerleri yerine getirdiğini anlattı. Türkiye'de özel sektörün özellikle son 25 yılda ihracat kapasitesini çok rekabetçi hale getirdiğini vurgulayan Albayrak, Türkiye’de bankacılık sektörünün de oldukça iyi durumda olduğunun altını çizdi. Albayrak, Türkiye'nin güçlü bir bilançoya, büyüme kapasitesine, rekabetçi özel sektöre, yüksek ihracat kapasitesine ve genç nüfusa sahip olduğunu sözlerine ekledi. Türkiye'de son yıllarda Gezi Parkı, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi gibi olaylar yaşadığını anımsatan Albayrak, Türkiye'nin Suriye, Irak ve İran'a komşu olduğunu, DAEŞ, YPG, PKK, PYD gibi terör örgütleriyle ciddi biçimde mücadele ettiğini vurguladı. Türkiye reformlara devam edecek Albayrak, Türkiye'nin geçmiş tecrübelerinden çok şey öğrendiğini ve 2018 yılında yeni Cumhurbaşkanlığı Sistemi'ne geçtiğine dikkati çekti. Türkiye’de özellikle son bir yılda kur istikrarı sağlandığını ve ihracat performansının iyileştiğini kaydeden Albayrak, ekonominin cari fazla verdiğini anlattı. Özel sektörün daha rekabetçi olması için uygun koşullar sağlamaya çalıştıklarını belirten Albayrak, "Hükümet, son 16 yılda altyapı, ulaşım, telekomünikasyon ve enerji alanına dev yatırımlar yaptı." dedi. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın ABD Merkez Bankası FED kadar bağımsız olduğunu vurgulayan Bakan Albayrak, "Merkez Bankası'nın tek sorumluluğu fiyat istikrarını sağlamak değildir. Merkez Bankası aynı zamanda finansal istikrarı da sağlamalıdır. Çünkü gelişmekte olan ekonomilerin büyümeye, istihdamı ve yatırımları artırmaya ihtiyacı vardır." yorumunu yaptı. Albayrak, Türkiye'nin ekonomik reformlara devam edeceğini de sözlerine ekledi. Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/bakan-albayrak-merkez-bankasi-fed-kadar-bagimsiz/1711536  
Devamını Oku
Standard Post with Image

Bakan Albayrak: TL varlıklara güvenenler kazandı

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Ağustos 2018'den bugüne Türk lirası varlıklarına güvenenlerin, yatırım yapanların kazandığını bildirdi. Albayrak, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, finansal yatırım araçlarının karşılaştırmalı getirilerini değerlendirdi. Borsa ve devlet iç borçlanma senetlerinin (DİBS) getirilerine dikkati çeken Albayrak, şunları kaydetti: "Ağustos 2018'den bugüne Türk lirası varlıklara güvenenler, yatırım yapanlar kazandı. Uzun vadeli DİBS yatırımcısı yüzde 101,5 ile en yüksek kazancı elde ederken, BIST 100 endeksi yüzde 33,3 değer sağladı. Döviz ve spekülatif beklentilere yatırım yapanlar ise önemli bir getiriyi kaçırdı."  En yüksek getiri DİBS'den Albayrak, paylaşımında konuya ilişkin bir infografiğe de yer verdi.  Finansal yatırım araçlarının getirilerinin karşılaştırmalı olarak gösterildiği infografiğe göre, 31 Ağustos 2018'den bugüne dolar ve avro, Türk lirası karşısında sırasıyla yüzde 9,8 ve yüzde 13,7 değer kaybetti. Söz konusu dönemde orta vadeli DİBS, yatırımcısına yüzde 68,3 getiri sağladı.  2019 yılında da uzun ve orta vadeli DİBS yatırımcısı, sırasıyla yüzde 39,1 ve yüzde 34 getiri elde etti.  Geçen yıl BIST 100 endeksi yüzde 29,7 değer kazandı. , Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/bakan-albayrak-tl-varliklara-guvenenler-kazandi/1712348
Devamını Oku
Standard Post with Image

'Türkiye'ye gelen doğrudan yatırımlar yüzde 13,1 artarak yaklaşık 13 milyar dolara çıktı'

Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Arda Ermut, "Geçen yıl dünyada doğrudan yatırımlar yüzde 13 azalışla 1,3 trilyon dolar seviyesine gerilemişken, Türkiye'ye gelen doğrudan yatırımlar yüzde 13,1 artarak yaklaşık 13 milyar dolara çıktı." dedi. Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği'nin (TTYD) Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi'nin desteğiyle düzenlediği "Turizm Yatırımcıları Forumu (TIF 2020)" İstanbul'da başladı. Ermut, toplantıda yaptığı konuşmada, yatırım ortamını iyileştirmek için hayata geçirilen reformlar sayesinde Türkiye'nin son 17 yılda 217 milyar dolar doğrudan uluslararası yatırım çektiğini ve bu güçlü performansın küresel yatırımcıların Türkiye ekonomisine olan güveninin güçlü bir ifadesi olduğunu dile getirdi. "Dünyada doğrudan uluslararası yatırımlar azaldı Türkiye'de arttı" Özellikle 2003 öncesinde Türkiye'nin çekmiş olduğu toplam doğrudan uluslararası yatırımın 15 milyar dolar olduğu da düşünüldüğünde bu gelişmenin çok önemli olduğunu vurgulayan Ermut, "Ancak Türkiye'nin potansiyeli dikkate alındığında almamız gereken mesafeler olduğunun ve çok çalışmamız gerektiğinin de farkındayız." diye konuştu. Ermut, 2018 yılında dünyada doğrudan uluslararası yatırımların yaklaşık yüzde 13 azaldığını ifade ederek, şunları söyledi: "Dünyada global doğrudan yatırımların zirveye çıktığı 2007 yılında yaklaşık 2 trilyon doları aşmıştı doğrudan yatırımlar. Sonrasında 2008'deki global krizle birlikte bu yaklaşık 1,2 trilyon dolar seviyelerine kadar inmişken 2016'ya kadar yine bir yükseliş trendine girmişti. Fakat son yıllarda dünyada artan global belirsizlik, artan korumacılık, Çin ile ABD arasındaki ticaret savaşları, Brexit belirsizlikleri derken geçen yıl yine yaklaşık 1,3 trilyon dolar seviyesine kadar dünyada uluslararası doğrudan yatırımlar düştü. Bu 2008 global krizi sonrası rakamlara yakın bir rakam. Fakat geçen yıl dünyada doğrudan yatırımlar yüzde 13 azalışla 1,3 trilyon dolar seviyesine gerilemişken Türkiye'ye gelen doğrudan yatırımlar yine yüzde 13,1 artarak yaklaşık 13 milyar dolara çıktı. Negatif küresel gidişattan bir nevi pozitif şekilde ülkemizi ayrıştırmış oldu." "Uzun vadede 30 milyar dolar seviyelerini aşmamız lazım" Türkiye'nin bu başarısının yatırımcıların pozitif anlamda dikkatini çekmesi açısından olumlu olduğunu belirten Ermut, buna rağmen yıllık 13-14 milyar dolar gibi son 16-17 yıllık ortalama olan seviyeleri yeterli bulmadıklarını bildirdi. Türkiye'nin dünyadaki doğrudan uluslararası yatırım pastasında yeteri kadar pay alamadığına değinen Ermut, şöyle devam etti: "Çünkü dünyadaki doğrudan yatırımlardan son 17 yılda aldığımız paya baktığımızda ortalama yüzde 0,9, yüzde 1 pay almış oluyoruz ki bizim temel özelliklerimiz olan coğrafi konumumuzu, genç nüfusumuzu ve ekonomi dinamiklerimizi dikkate aldığımızda bu payın kısa vadede kolayca yüzde 1,5'lere, uzun vadede yüzde 2'lere kadar çıkabileceğini düşünüyoruz. Dünyada son 15-16 yılda uluslararası doğrudan yatırımların yıllık 1,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini hesaplarsak bizim en az 22,5- 23 milyar dolar seviyelerini, uzun vadede de 30 milyar dolar seviyelerini aşıyor olmamız lazım." "Turizm yatırımları da bizim öncelikli sektörlerimiz arasına girmeye başladı" Arda Ermut, Türkiye'nin yatırım alanındaki ihtiyaçlarını belirleyerek özellikle stratejik sektörlerde tanıtım stratejileri geliştirdiklerini ve bu ihtiyaçlar belirlenirken özellikle Türkiye'nin öncelikli konuları olan cari açık, işsizlik ve yüksek teknoloji ürünlerinde ithal bağımlılığı gibi Türkiye'nin çok hızlı şekilde mesafe alması gereken alanlara yoğunlaştıklarını aktardı. Ermut, "Ülkemizin yüksek teknoloji, ihracat ve Ar-Ge merkezi konumuna gelişmesi ve bölgesinde ticaret ve finans merkezi olmasını sağlamak için enerji, havacılık, savunma, sağlık, makine, kimya, turizm ve bilgi iletişim teknolojilere gibi sektörlere öncelik veriyoruz. Ve bu sektörlerde küresel ölçekte öne çıkan ülkeleri tespit ederek ülkemize yatırım çekmek amacıyla faaliyetler yürütüyoruz. Turizm yatırımlarının katma değer yaratma anlamında da zaten yavaş yavaş önemi anlaşılmaya başlandı. Bu noktada da dönüşüm başladığı için artık turizm yatırımları da bizim öncelikli sektörlerimiz arasına girmeye başladı. Bizim açımızdan zaten bu toplantının öneminin altını çizen bir nokta da bu." diye konuştu. Yapılan çalışmalarla uluslararası doğrudan yatırım konusundaki çeşitliliğin artırılmaya çalışıldığını anlatan Ermut, bunun sonuçlarını da görmeye başladıklarını ve geçen yıl itibariyle Türkiye'nin gayrimenkul yatırımlarında yaklaşık 6,5 milyar dolarla rekor seviyede bir uluslararası yatırım çektiğini sözlerine ekledi. "Yeni yatırım kanunu devrim niteliğinde katkılar sağlayacak" Arda Ermut, temmuzda yürürlüğe giren 11'inci Kalkınma Planı'nın ekonomiye önemli gelişmeler katacak bir vizyon ortaya koyduğunu belirterek, uluslararası doğrudan yatırımla ilgili 2023 hedefinin 24 milyar dolar olduğunu söyledi. Bu hedefe ulaşma noktasında ellerinden geleni yapacaklarını dile getiren Ermut, özel yatırımlara ilişkin kamu düzenlemeleri konusunda bir kanun ortaya koyacaklarını, halihazırda taslak aşamasına geldiğini, yakın zamanda özel sektörle istişare yaparak son hali vereceklerini anlattı. Ermut, "Bu kanun, devrim niteliğinde bazı katkılar sağlayacak. Özellikle belirli bir düzeyin üzerindeki yatırımlarda çok hızlı önlemlerin alınabileceği, ilgili bakanlıkların çok güzel koordinasyon içerisinde çalışacağı ve sekretaryasını bizim yürüteceğimiz bir mekanizma oluşturacağız. Bu özellikle yatırımların korunması ve bürokratik süreçlerdeki öngörülebilirlik anlamında çok önemli gelişmelere yol açacak." ifadelerini kullandı. Kendilerinin sektörel yol haritaları hazırlama görevlerinin de bulunduğunu anımsatan Ermut, bu yol haritalarını özel sektör iş birliğiyle hazırlamak istediklerini bildirdi. "Turizm sektörüne öncelik ve destek vermeyi sürdüreceğiz" Ermut, Türkiye'nin 2018'de turist sayısının 39,4 milyon olduğunu anımsatarak, "Kasım verilerine baktığımızda bu rakamın yüzde 15 aşılacağını görüyoruz. Dolayısıyla 2018'deki 29,5 milyar dolarlık gelire 2018 eylül itibarıyla ulaştığımızı görüyoruz." dedi. Türkiye'nin başta İstanbul olmak üzere Kapadokya, İzmir, Gaziantep, Hatay, Şanlıurfa gibi sayısız turizm şehrine sahip olduğunu dile getiren Ermut, turizmi çeşitlendirmek ve tüm Türkiye'ye yaymak adına çok çalıştıklarını, Anadolu'nun farklı yerlerinde turizm alanında artık yükselen yıldızların bulunduğunu söyledi. Ermut, turistlerin daha önce dikkatini çekemeyen bazı kentlerin artık daha çok potansiyelini gerçekleştirme imkanına sahip olduğunu ifade etti. Türk turizminin gücüne ve potansiyele değinen Ermut, "Biz de ofis olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da turizm sektörüne öncelik vermeye, verdiğimiz öncelik doğrultusunda çalışmalarımızı artırmaya devam edeceğiz." diye konuştu. Ermut, Türkiye'nin turizm potansiyelini gerçekleştirme noktasında THY'nin kritik önemine değinerek, Türkiye'nin bayrak taşıyıcısı hava yolu şirketinin 125 ülkeye, 313 şehre, 316 havaalanına uçtuğunu söyledi. Öte yandan, yarın da devam edecek forum kapsamında düzenlenecek panellerde sektörün geleceği ve dönüşümü ele alınacak. Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/turkiyeye-gelen-dogrudan-yatirimlar-yuzde-13-1-artarak-yaklasik-13-milyar-dolara-cikti/1716493
Devamını Oku
Standard Post with Image

Bakan Albayrak'tan İmalat Satınalma Yöneticileri Endeksi değerlendirmesi

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Twitter hesabından yaptığı paylaşımında, İmalat Satınalma Yöneticileri Endeksi'nin (PMI) ocakta 51,3'e yükseldiğini bildirdi. Geçen yılın tüm göstergelerde beklentilerin üstünde iyileşmelerle kapatıldığına dikkati çeken Albayrak, "2020'ye özellikle üretime dayalı büyüme hedefimiz kapsamında güçlü başlangıç yapmış olduk." değerlendirmesinde bulundu. Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/bakan-albayraktan-imalat-satinalma-yoneticileri-endeksi-degerlendirmesi/1722729
Devamını Oku
Standard Post with Image

Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak: Böyle devam ederse büyüme beklentimizin üzerinde yaşanır

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, 2020 yılına hedefler ve projeksiyonlar doğrultusunda olumlu bir başlangıç yapıldığını bildirdi. Albayrak, "Türkiye İçin Değişim Başlıyor" programı kapsamında Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi'nde düzenlenen "Kahramanmaraş İş Dünyası Buluşması"nda, istiklal ve istikbal mücadelesinin sembol şehirlerinden Kahramanmaraş'ta bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Elazığ, Van, İstanbul ve İdlib'den gelen üzücü haberlerle derinden etkilendiklerini belirten Albayrak, "Son günlerde aldığımız kötü haberlerle derinden sarsıldık, çok üzüldük ama biz güçlü bir devletiz, güçlü bir milletiz. İşte şu kısa dönemde yaşadığımız süreçlerde ortaya koyduğumuz dayanışma, birlik ve beraberlik, bizim neden tarih boyu dimdik ayakta kalan bir millet olduğumuzu da ortaya koymuştur. Tarihin her döneminde olduğu gibi bir kez daha dünyaya, dayanışmayla, kenetlenmeyle her türlü zorluğun altından kalkabileceğimizi gösterdik. Bu birliğin korunmasından kıymetli çok az mefkurenin olduğuna inanıyorum." dedi. Albayrak, geçen yılı enflasyonda, kurda, faizlerde ve büyümede tüm olumsuz beklentilerin üzerinde bir performansla kapattıklarını ifade ederek şöyle konuştu: "Hamdolsun, 2020 yılına hedeflerimiz ve projeksiyonlarımız doğrultusunda olumlu bir başlangıç yaptık. 2019 yılında öncelikli politikalarımızın başında enflasyonla mücadele olduğunu defalarca ifade etmiştik. 2018 yılı ekim ayında yüzde 25,2 seviyesinde gerçekleşen enflasyon oranı, Türk lirasının istikrarlı görünümü, enflasyon beklentilerindeki iyileşmeyle 2019 yılı eylül ve ekim aylarında tek haneyi gördük ve yılı yüzde 11,8 ile kapattık. Şunu çok net söyleyebilirim ki enflasyonla mücadele, hedeflerimiz doğrultusunda devam etmektedir. Koyduğumuz yüzde 4,9'luk hedefimizi de yakalayacağız. 'Bir daha kontrol altına alınamaz' denilen enflasyonu ülkemizin gündeminden çıkaracağız. Enflasyonla mücadelenin sağladığı başarı sonrasında Merkez Bankası hamleleriyle başlayan faizlerdeki düşüş süreci de devam ediyor." Bakan Albayrak, "Merkez Bankasının politika faizini 11,25'e indirmesine paralel olarak kredi faizleri de hızla gerilemeye devam ediyor. Böylece, bir önceki yılın ocak ayına göre ticari kredi faizleri ortalama 14 puan, konut kredisi faizleri ortalama 14 puan, ihtiyaç kredisi faizleri 16 puan, taşıt kredisi faizleri ise 15 puanın üzerinde geriledi. Bildiğiniz gibi kamu bankalarımız faiz konusunda, piyasaların canlanması konusunda öncü bir rol üstleniyor ve elini taşın altına koyuyor." dedi. Faiz indirimi müjdesi "Türkiye İçin Değişim Başlıyor" programı kapsamında daha önce gerçekleştirilen il ziyaretlerinde bazı müjdeleri kamuoyu ile paylaştıklarını, Kahramanmaraş'tan da bir müjde vereceğini belirten Albayrak, şunları söyledi: "İş dünyasıyla hazır bir aradayken yeni müjdeler verelim. En son Kayseri'deyken indirim açıklamıştık. Buraya gelirken de kamu bankaları yöneticileriyle bir araya geldik. İşler iyi gidiyor, bunları faizlere nasıl yansıtabiliriz derken sağolsun 3 genel müdürümüzle konuştuk. Yeniden bir indirim görüştük. 9 ile 11 bandındaki faizlerle ilgili kamu bankalarımızla görüştük ve bunu yüzde 8 ile 10 aralığına getirmek için mutabık kaldık. İndirimleri yansıtmaya devam ediyoruz. Bu bankalarımızın yöneticileri özelinde tüm kamu bankası yöneticilerine teşekkür ediyorum. Bu indirimler kayıp değil, reel sektöre kazanç olarak yansıyacak. Bunu gören basiretli bankacılık daha çok kazanıyor ve büyüyor. O yüzden çok kıskanıyorlar. Attığımız tüm bu adımların sektördeki tüm bankalara da örnek olmasını temenni ediyorum." "Tüm rakamlar, beklentilerimizin üzerinde gelmeye başladı" Enflasyon ve faizle mücadelenin 2020 yılı politikaları arasında öncelikli olmaya devam edeceğini vurgulayan Albayrak, şunları kaydetti: "Özellikle gıda enflasyonuyla mücadele açısından 2020 çok önemli bir yıl olacak. Ekonomi politikalarımızın sağladığı güven ve etkinliği aktarması bakımından bir gelişmeyi daha sizlerle paylaşmak istiyorum; 2020 yılı Hazine Finansman Programı çerçevesinde önemli bir Eurobond ihalesi gerçekleştirdik. Uluslararası sermaye piyasalarında 5 ve 10 yıl vadeli olmak üzere çift dilim bir tahvil ihracı yaptık. Bu ihraç, uluslararası sermaye piyasalarında ülkemizden tek seferde gerçekleştirilen en yüksek tutarlı ihraç olma özelliğini taşıyor. İhraç aynı zamanda, 2007 yılından bu yana ülkemiz tarafından uluslararası sermaye piyasalarında gerçekleştirilmiş ilk çift dilim ihraç, aynı anda iki vadede birden gerçekleştirilen bir ihraç olma özelliğini taşımaktadır. İhraca gelen yaklaşık 11 milyar dolar tutarındaki yatırımcı talebi, uluslararası sermaye piyasalarında gerçekleştirdiğimiz ihraçlara gelmiş en yüksek yatırımcı talebidir. " Bakan Albayrak, "Daha yeni başladık. Böyle devam ederse yüzde 5 baz büyüme oranı beklentilerimizin üzerinde yaşanır. 2020 Ocak rakamlarına baktığımızda tüm rakamlar, beklentilerimizin üzerinde gelmeye başladı. Ocak böyle, şubat ve mart bunun takip eden nitelikte gelirse çok net söylüyorum, 2020'nin ilk çeyreği yüzde 5 baz büyümenin üzerindeki rakamları konuşabiliriz." dedi. Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/hazine-ve-maliye-bakani-albayrak-boyle-devam-ederse-buyume-beklentimizin-uzerinde-yasanir/1727162
Devamını Oku
Standard Post with Image

Bakan Albayrak: Bankaların aldığı ücret ve komisyonlara standart getirildi

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Twitter hesabından, bankaların aldığı ücret ve komisyonlara sınırlandırma getiren düzenlemeleri değerlendirdi. Gittiği her yerde vatandaşlar ve iş dünyasının, bankaların aldığı ücret ve komisyonlarla ilgili şikayetlerde bulunduğuna işaret eden Albayrak, Finansal İstikrar ve Kalkınma Komitesinin (FİKKO) gündemine aldığı konuyla ilgili Merkez Bankası ve BDDK'nin ücret ve komisyonlara standartlar getirdiğini aktardı. Ticari müşterilerden alınabilecek ücret, masraf ve komisyon sayısının 2 bin 400'den 51'e, finansal tüketiciler için ise 20'den 16'ya indirilerek önemli sınırlamalar getirildiğine dikkati çeken Albayrak, şunları kaydetti: "Bu sayede vatandaşlarımızın ve özellikle ticari işlem yapanların maliyetlerinde büyük düşüş sağlandı. EFT ücretlerine hem ticari hem de finansal tüketiciler için üst sınır getirildi. 6 ila 850 lira arasında değişen EFT ücretleri 1 ila 100 lira arasında sınırlandırıldı. Her kalemde ücretler 3'te 1 ila 6'da 1 oranlarında düşürüldü. Komisyon, ücret ve masraflarla ilgili yapılan bu önemli düzenlemelerin vatandaşlarımıza ve iş insanlarımıza hayırlı olmasını diliyorum. Attığımız her adımda vatandaşlarımızın hukukunu korumaya, maliyetlerini düşürmeye öncelik vermeye devam edeceğiz." Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/bakan-albayrak-bankalarin-aldigi-ucret-ve-komisyonlara-standart-getirildi/1729127
Devamını Oku
Standard Post with Image

Bakan Gül: Suç ve yaptırım dengesini adalet duygusunu tatmin edecek şekilde gözden geçirmeye kararlıyız

Ord. Prof. Dr. Sulhi Dönmezer'in 102. yaş günü dolayısıyla Adalet Bakanlığı CTE Ord. Prof. Dr. Sulhi Dönmezer İstanbul Eğitim Merkezinde panel düzenlendi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından Ord. Prof. Dr. Dönmezer'in hayatının anlatıldığı barkovizyon gösterimi yapıldı.  Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, açılışta yaptığı konuşmada, Türk Ceza Hukukunun duayen ismi Ord. Prof. Dr. Sulhi Dönmezer'in 102. yaş gününde, hatırasını yad etme amacı taşıyan bu panelin düzenlenmesinde fikir ve emek sahibi olanlara teşekkür etti. Dönmezer'in eserleriyle kök salmış ulu bir çınar olduğunu, ardında çok önemli bir miras bıraktığını dile getiren Gül, " 'Devlet çağırıyorsa git, devlet istiyorsa ver' anlayışı, Dönmezer hocanın bir hayat felsefesi olmuştur." dedi. Ceza hukukçusunun en büyük ve en önemli vasfının hakikate hürmet olduğunu vurgulayan Bakan Gül, "Zaten ceza muhakemesi de maddi hakikatin ardındaki çileli yürüyüşün adıdır. Ancak 'hakikate hürmet' ile kast ettiğim şey, ceza muhakemesinin sübut kurallarından, şüpheyi yenecek bir doğruluk arayışından daha fazlasıdır. Hakikati sadece kurallarda, kuru kelimelerde, kanun metinlerinin lafzında aramak, hukukçu için beyhude yorulmaktır. Mevzuatı hakikat bilmek lafzın dehlizlerinde kaybolmaktır. Hukukun hakikati, toplumun hakikatinden farklı bir şey değildir. Toplumun hakikati ise kültür ve tarih üzerinde yükselir. Örf ve adetlerden, inanç ve değerlerden beslenir. Hukuk ve özellikle mevzu hukuk bu hakikatle uyum ve ahenk içinde olduğu ölçüde kuvvet ve meşruiyet kazanır. Bu hakikatle bağı koptuğunda, kendisinden beklenen sosyal barışı sağlama işlevini yerine getiremez. Aynı şekilde, normu yorumlama ve uygulama görevi bulunan hukukçunun da içinde yaşadığı toplumla köprülerini atma lüksü yoktur. Hakim, savcı, avukat, uzman, akademisyen... Hangi rolü üstlenirse üstlensin, hukukçu, yaşadığı toplumun tarihini, kültürünü, inancını ve değerlerini özümsemiş olmalıdır. Tarih, kültür, sanat, felsefe, ayağı bu kadim coğrafyaya basan bir entelektüel ancak bu coğrafyaya katkıda bulunur. Oryantalist bir bakış açısıyla, bir kompleksle kendi değerlerine, kendi coğrafyasına, kendi toprağına yabancılaşan bir entelektüel bir aydından asla bahsetmek mümkün değildir. Topluma ve toplumsal değerlere yabancılaşma, aynı zamanda hukukun özüne ve amacına, yani adalet duygusunun bizatihi kendisine karşı da bir yabancılaşmayı beraberinde getirir." Bu nedenle Türkiye'deki hukuk eğitiminin geliştirilmesi ve hukuk mesleklerine gireceklerin titizlikle seçilmesinin çok önemli ve anlamlı olduğuna inandıklarını dile getiren Gül, "Bu çerçevede özellikle hukuk fakültelerine ve hukuk mesleklerine girişin daha da nitelikli olması, müfredatın daha da kaliteli olması bizim temel uğraş alanlarımızdan biridir. " dedi. "Güven veren ve erişilebilir bir adalet" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kamuoyuna açıkladığı "Yargı Reformu Strateji Belgesi"nde de bu anlamda çok önemli hedefler bulunduğunu aktaran Abdulhamit Gül, sözlerine şöyle devam etti: "Bu hedeflerde mevzu hukuku toplumun hakikati ile buluşturmak, hukuk sistemimizi toplumsal ihtiyaçlara cevap verecek şekilde adil, etkili ve hızlı çalıştırmak için adımlar atıyoruz. 'Güven veren ve erişilebilir bir adalet’' vizyonuyla hazırladığımız Yargı Reformu Strateji Belgemiz, önümüzdeki 5 yılın yol haritasını ortaya koymaktadır. Belgede yer verdiğimiz dokuz temel amaçtan birini de 'ceza adaleti sisteminin etkinliğinin arttırılması'dır. Suç ve suçlulukla mücadelede ceza adaleti sisteminin hızlı, etkin ve adil işleyişi büyük önem kazanmaktadır. Bir tek suçun bile cezasız kalmayacağı, bir tek masumun bile haksız yere suçlanmayacağı bir sistemin tüm unsurlarıyla gerçek anlamıyla hayata geçmesi hususunda çok önemli adımları, gerek mevzuat, gerek uygulama çerçevesinde atmak, hepimizin ortak bir yükümlülüğüdür. Bu çerçevede kanunlaşan 1. Yargı Paketi ile hem devamında gelecek tüm süreçlerle birlikte ceza hukuku anlamında adil ve tüm toplumun beklentilerini karşıladığı bir sistemi uygulamayı hep birlikte hayata geçirmeyi hedefliyoruz." Suç-yaptırım dengesi Gül, suç ve yaptırım dengesini, toplumun adalet duygusunu tatmin edecek şekilde yeniden gözden geçirmeye kararlı olduklarını aktararak, "Geçmiş düzenlemelerle standartlarını yükselttiğimiz ve bireyselleştirdiğimiz infaz sistemimiz, hükümlünün ıslahını, yeniden sosyalleşerek toplum hayatına uyum sağlamasını amaçlamaktadır. Yargı Reformu Stratejisi'ndeki yeniliklerle birlikte infaz usullerini geliştirmeyi, bu arada güncel teknolojileri de sisteme entegre etmeyi amaçlıyoruz. Bu kapsamda şiddet içermeyen bazı suçlardan hükümlü olan yaşlı, hamile ve çocukların cezalarını, elektronik izleme merkezi aracılığıyla evde çekmesi alternatifi üzerinde duruyoruz. Hükümlü ve tutukluların yakınları ile görüntülü görüşmesi, elektronik dilekçe gibi yeni uygulama modelleri de çalışma gündemimizde yer almaktadır." değerlendirmesini yaptı. Kurum personelinin sayısal artışı yanında, hizmet içi eğitimlerle niteliklerini de artırmaya devam etiklerini belirten Bakan Gül, "İnfaz personeli eğitim sistemimizi Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile 6 Eylül 2019 tarihinde EPTA'ya, yani Avrupa Cezaevi Eğitim Akademileri Ağı'na üye yaptık. 5 ayrı ilimizde bulunan bu eğitim merkezlerimizin niteliğini arttırmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz." dedi. Panelin açılışında Eğitim Merkezi Başkanı Bedir Fidan ile Ord. Prof. Dr. Sulhi Dönmezer'in kızı Avukat Zuhal Dönmezer Çakıroğlu da birer konuşma yaptı. Açılış konuşmalarının ardından başkanlığını Çakıroğlu'nun yaptığı "Ceza Reformlarına Dönmezer Etkisi" başlıklı oturuma geçildi. Oturuma Prof. Dr. Köksal Bayraktar, Prof. Dr. Feridun Yenisey, Prof. Dr. Timur Demirbaş konuşmacı olarak katıldı. Panelin açılışına Adalet Bakan Yardımcıları Uğurhan Kuş ile Zekeriya Birkan, Anayasa Mahkemesi Üyeleri Yıldız Seferinoğlu ile Selahattin Menteş, eski İçişleri Bakanı Ülkü Güney de katıldı.  Anma paneli, "Yargı Reformu Kanununa Göre Yeni Dünya Türleri Şeri Muhakeme ve Basit Yargı Usulü", "Yargılama ve Özgürlükler İlişkisi" başlıklı oturumlarla devam edecek. Panel, Adalet Bakan Yardımcısı Uğurhan Kuş'un kapanış konuşmasıyla sona erecek. Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/politika/bakan-gul-suc-ve-yaptirim-dengesini-adalet-duygusunu-tatmin-edecek-sekilde-gozden-gecirmeye-kararliyiz/1729301
Devamını Oku