Arama HABERLERi

Standard Post with Image

Dostluk, birlik, "beraberlik"... 0-0

Türkiye ile Rusya A milli futbol takımları arasında Antalya'da oynanan hazırlık maçı golsüz sona erdi. Tamamına yakını dolu tribünler önünde, ellerinde Türk ve Rus bayrakları taraftarların coşkulu alkışları ve tezahüratları arasında oynanan maç iki takım için de iyi bir prova oldu. Yeni Teknik Direktör Çerçesov ile ilk maçına çıkan Rusya ile, Arda, Selçuk, Burak gibi aslarının kadro dışı kalmasıyla yeni bir anlayışla sahaya çıkan Türkiye yenişemedi. Maçta Rusya daha etkili olurken, Türkiye'de Emre Mor'un kişisel becerileri ve pozisyonları alkış aldı. İki ülke arasında siyasi kriz sonrası "normalleşme" adımları kapsamında yapılan bu maç, dostluk havası içinde "beraberlik" ile sonuçlandı: 0-0 Bu arada Hürriyet'in aktardığına göre, Rusya Milli Takımı sahaya .ıktığında tribünler ıslık ve protesto edince Antalya Arena Stadında hemen acil bir anons yapıldı.  Federasyon yetkilileri taraftarların Rusya Milli marşı çalınırken Türk misafirperverliğine yakışır şekilde centilmence dinlenmesini istedi. Tribünde binden fazla Rus taraftar da vardı. Stadyum öncesinde dev Türk ve Rus bayrakları önünde taraftarlar hatıra fotoğrafı çektirdiler. Bu arada Rusya'nın maçta, Türk ve Rus bayraklarının olduğu özel forma ile çıkması dikkat çekerken, Türkiye standart forma ile oynadı. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da tribünde maçı izleyenler arasındaydı. Bakanın yanında, Rusya Futbol Federasyonu Başkanı Vitali Mutko oturdu. Kaynak: www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

İstanbul Moda Haftası başladı

Mercedes-Benz Fashion Week Istanbul'un sekizinci sezonu, 11-15 Ekim 2016 tarihleri arasında Zorlu Performans Sanatları Merkezi'nde gerçekleşiyor. Berlin, Sydney, Tokyo, Miami gibi dünyanın önde gelen moda haftalarının isim sponsoru Mercedes-Benz, isim sponsorluğunu üstlendiği tüm moda haftalarında olduğu gibiİstanbul'da da ilk sezonundan itibaren bir tasarımcıyı belirleyerek, seçilen tasarımcının defilesini sunuyor. Bu uzun soluklu proje kapsamında Mercedes-Benz Türk, Türk moda sektörünün duayen isimlerinden başarılı tasarımcı Bahar Korçan'ın "Toz" koleksiyonunu Mercedes-Benz Fashion Week Istanbul davetlileri ile buluşturdu. Türkiye'de ilk moda tasarım ofisini açan,Moda Tasarımcılar Derneği'nin kurulmasına ve bugün Mercedes-Benz Fashion WeekIstanbul ile uluslararası bir etkinlik olarak yoluna devam eden moda haftasının temellerinin atılmasına öncülük eden, moda tasarımcılığının doğru algılanmasına veTürkiye'de moda kültürünün oluşmasına öncülük ederek kanaat önderliğini sürdürenBahar Korçan'ın ilham verici hikayesini kutlayan "Mercedes-Benz celebrates Bahar Korçan" sunumu, 11 Ekim Salı günü saat 20:30'da Zorlu PSM'de gerçekleştirildi. Sunumun ardından koleksiyon, sergi konseptinde hafta boyunca davetlilerin ziyaretine açık olacak. Bahar Korçan, bu işbirliğine dair düşüncelerini "Moda, çok güzel bir ifade şekli... Helemoda tasarımı ve İstanbul bir araya gelince bu ifade şekli çok daha geniş bir yelpaze... Bu coğrafyadan dünyaya bakmak ve dünyaya yaptığımız işleri tanıtmak çok önemli. İstanbulModa Haftası daha genç iken ve bu işe başlarken en büyük hayalimdi. Şimdi bu hayali Mercedes-Benz Fashion Week Istanbul çatısı altında devam ettirmek ve Mercedes-Benz Türk'ün desteği ile bu organizasyonun bir parçası olmak bana gerçekten gurur veriyor." sözleriyle özetledi. Mercedes-Benz Otomobil Grubu Pazarlama ve Satış Türkiye Direktörü Şükrü Bekdikhan ise "Mercedes-Benz Türk olarak Mercedes-Benz Fashion Week Istanbul'un ilk sezonundan bu yana farklı projeler çerçevesinde sektörün yaratıcı isimlerine destek vermeyi sürdürüyoruz. İlk 5 sezonda aralıksız olarak genç ve yetenekli tasarımcıları destekleyerek,Özlem Kaya, Zeynep Tosun, Gül Ağış, Hande Çokrak ve Gülçin Çengel'in defilelerini "Mercedes-Benz presents" projesi ile sunduk. Geçtiğimiz sezon Türkiye'de bir modakültürünün yaratılmasına büyük emek veren Mehtap Elaidi'nin 15 yılı geride bırakan modakariyerini onurlandırarak "Mercedes-Benz celebrates Mehtap Elaidi" defilesini sunduk. Bu sezon ise Türk moda sektörünün gelişmesinde mihenk taşı olarak nitelendirilebilecek her inisiyatifin arkasında yer alan, İstanbul'un bir moda haftasına kavuşması için büyük emek sarf eden ve Türkiye'de moda tasarımcılığı algısını inşa eden Bahar Korçan'ı onurlandırmaktan ve "Mercedes-Benz celebrates Bahar Korçan" sergisini sunmaktan ötürü çok heyecanlıyız." sözleriyle bu işbirliğinin Mercedes-Benz Türk için önemini vurguladı. Bahar Korçan, "Toz" isimli koleksiyonunda insanın tozdan yaratıldığı ve toza dönüşeceği düşüncesinden yola çıkıyor ve evrendeki her detayın büyük bir bütüne hizmet ettiğini, insanları birbirine bağlayan tek gücün sevgi olduğunu farklı disiplinlerin bir araya geldiği bir koleksiyon sergisi ile taçlandırıyor. Tasarımcı Bahar Korçan'ın kendi yazdığı bir şiirden yola çıkarak tablolara döktüğü desenlerden yarattığı koleksiyon, el boyaması ipekler, tabloları yansıtan desenler ve Bahar Korçan stilini taşıyan zamansız elbiselerden oluşuyor. 3 yıllık bir çalışmanın ürünü olan koleksiyon, resim, heykel ve modayı ilham verici bir sentezde birleştiriyor. 1992 yılında "Naturel" isimli koleksiyonuyla İTKİB'in düzenlediği yarışmayı kazanarak ismini duyuran Bahar Korçan, öncesinde uzun yıllar Vakko'da Vitali Hakko ile çalıştı. 1999 yılında İstanbul Moda Günleri'nde En İyi Tasarımcı ödülüne layık görüldü. Modern Dans Topluluğu ve Ankara Devlet Opera ve Balesi kostüm tasarımlarını üstlenmesinin yanı sıraTarkan ve Sezen Aksu'nun da aralarında bulunduğu ünlü isimleri giydirdi. ModaTasarımcıları Derneği'nin kurucularından ve İstanbul Moda Haftası'nın temelini atan isimlerden biri olan Bahar Korçan, aynı zamanda öykü ve şiir de yazıyor, sadeliğin başrolde olduğu tasarımlarında zamansız parçalara imza atıyor. Kaynak:www.haberler.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

ŞİÖ mü, yoksa AEB mi?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) yerine Şanghay İşbirliği Örgütü'ne (ŞİÖ) üye olabileceğine dair açıklamasının ardından başlayan ŞİÖ tartışmalarında asıl "AB muadili" kurumun Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) olduğu yorumları öne çıkıyor.  Konuyu yakından izleyenler, "ŞİÖ tam olmasa da, bir ölçüde güvenlik temelli bir anlaşma olarak NATO ile karşılaştırılabilir. Ama eğer AB'nin karşılığı olarak Rusya ile birlikte hareket edilecek bir Avrasya platformu kast ediliyorsa o zaman Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) anlaşılmalı" değerlendirmesini yapıyor. Erdoğan konuyu şu sözlerle gündeme taşımıştı: "Mesela, “Şanghay 5’lisi içerisinde Türkiye niye olmasın?” diyorum. Bunu sayın Putin’e olsun, Nazarbayev’e olsun, şu anda Şanghay 5’lisinin içerisinde olanlara da söyledim. Başlangıçta 5 ülkenin kurduğu Şanghay İşbirliği Örgütü’ne daha sonra Özbekistan, Pakistan, Hindistan gibi ülkeler de dahil oldu. İran da girmek istiyor. Sayın Putin, “Bunu değerlendiriyoruz” gibi bir ifade de kullandı. Temenni ederim ki orada olumlu bir gelişme olması halinde, yani Türkiye’nin Şanghay 5’lisi içerisinde yer alması, bu konuda çok daha rahat hareket etmesini sağlayacaktır diye düşünüyorum.” BBC Türkçe'den Onur Erem, uzman görüşlerine dayanarak konuyu analiz attiği yazıda şu değerlendirmeyi yaptı: "AB'nin ekonomi, politika, güvenlik ve insan hakları konusunda bağlayıcı bir müktesebatı, üye ülkelerden parlamenterlerin temsil ediği ve yasama gücü bulunan bir meclisi, mahkemesi, marşı ve tüm üye ülkelerin bayraklarının yanında kullandığı bir bayrağı bulunurken bunlar ŞİÖ'de mevcut değil. AB'nin üye ülkeleri arasında insan, sermaye ve ürünlerin serbest dolaşımı bulunurken ŞİÖ'de bunlar da yok. AB, diğer ülkelerle de serbest ticaret anlaşması imzalayabilirken ŞİÖ üyeleri kendi aralarında bile serbest ticaret anlaşmasına sahip değil. ŞİÖ'ye kıyasla, AB'ye daha çok benzeyen Asya örgütü ise Avrasya Ekonomik Birliği (AEB). Rusya, Kazakistan, Ermenistan, Belarus ve Kırgızistan'ın üye olduğu AEB'de insan, sermaye ve ürünlerin serbest dolaşımı bulunuyor. 2013 yılında "Türkiye hem NATO üyesi, hem de ABD'nin en yakın müttefiklerinden. ŞİÖ üyelerinin bu şartlarda Türkiye'yi tam üyeliğe kabul etmesi mümkün değil" diyen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in danışmanı Sergey Markov, bu yüzden Türkiye'nin ŞİÖ'ye değil AEB'ye üye olabileceğini söylemişti. Kazakistan lideri Nursultan Nazarbayev de 2014 yılında Türkiye'yi AEB üyeliğine davet etmişti." PUTİN DE DEĞİNMİŞTİ 2014 Aralık sonundan Kremlin Sarayı’nda yapılan Avrasya Ekonomik Yüksek Konseyi Toplantısında  Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Belarus Devlet Başkanı Aleksander Lukaşenko, Kırgızistan Devlet Başkanı Almazbek Atambayev, Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev ve Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan buluşmuştu. Toplantıda konuşan Rusya Devlet Başkanı Putin, "Ulaşılan noktada durmak tabii ki doğru olmaz. Geleceğe yönelik yeni büyük hedeflerimiz var" demişti. Putin devamında,  başka ülkelerin de birliğe ilgi duyduğuna işaret ederek, “Vietnam’la serbest ticaret sözleşmesi projesine hazırlık için final aşamasına gelindi. Türkiye, Hindistan ve İsrail ile de benzer sözleşmeler üzerinde çalışmalar yapılıyor” dedi.  Rusya resmi haber ajansı Sputnik, bu sözleri şöyle yorumlamıştı: "Türkiye önce de Avrasya Ekonomik Birliği ile işbirliği veya üyelik ihtimalini dile getirmişti. Başta Türkiye’nin bu isteği Türkiye’nin AB üyelik sürecini hızlandırmak amacıyla AB’ye baskı yapma çabası olarak algılanmıştı. Ama sonra Ankara daha pragmatik yaklaşım sergilemeye başladı. Türkiye Ukrayna’daki kriz yüzünden uygulanan Rusya karşıtı yaptırımlara katılmayı reddetti, Rusya ile ticari-ekonomik işbirliğini genişleterek karşılıklı ödemelerde ulusal para birimlerini kullanmaya hazır olduğunu açıkladı. 1 Aralık’ta gerçekleşen Rusya Devlet Başkanı Putin’in Türkiye ziyareti sırasında Güney Akım boru hattının rotasının değiştirilip Türkiye üzerinden geçeceği açıklanmıştı. Ayrıca Avrasya Ekonomik Birliği ile işbirliği Türkiye için ticari-ekonomik alanda çok büyük fırsatlar tanıyacak. Türk işadamları faaliyetlerini uluslararası ticaret şartlarına göre yürütebilecekler. Ayrıca Avrasya Birliği’nin üyelerinin Türkiye’den AB ile Avrasya Ekonomik Birliği arasında seçim yapmasını talep etmemeleri önemlidir. İleride iki birliğin mutlaka işbirliğini yapması gerekecek. Bütün bunlar Türkiye’nin Avrasya Ekonomik Birliği ile işbirliği için hazırlanan yol haritasında yansıtılacak." TARİHÇESİ 1994'te ilk kez Kazak lider Nazarayev tarafından dile getirilen "ortak pazar" fikri sonucunda Avrasya Ekonomik Birliği'nin (AEB) hukuki temeli, 29 Mayıs 2014'te Belarus, Kazakistan ve Rusya liderleri tarafından imzalanan bir antlaşma ile atılmıştı. AEB'ye Ermenistan'ı dahil eden antlaşma 9 Ekim 2014'te imzalandı. Birlik resmen 1 Ocak 2015'te kuruldu.  Kırgızistan'ın Avrasya Birliği'ne tam üyeliği de 1 Mayıs 2015 tarihinden itibaren geçerliliğini kazandı. Böylece bu ülkeler gümrüksüz "ortak pazar" uygulamasına geçti. Beş soruda Şanghay İşbirliği Örgütü Onur Erem, BBC Türkçe'ye derledi: 1. Şanghay İşbirliği Örgütü nedir? ŞİÖ, bölgesel bir işbirliği örgütü. Ana işbirliği konusu güvenlik olan ŞİÖ, ilk olarak 1996'da Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan tarafından "Şanghay Beşlisi" adıyla kuruldu. 2001'de Özbekistan'ın da katılmasının ardından adını Şanghay İşbirliği Örgütü olarak değiştirdi. Örgütün uluslararası yapısında düzenli olarak toplanan Devlet Başkanları Konseyi ve Hükümet Başkanları Konseyi'nin yanı sıra sekretarya, Bölgesel Anti-Terör Yapısı, Dışişleri Bakanları Konseyi gibi yapılar yer alıyor. Örgütün sekretaryası Çin'in başkenti Pekin'de, "Bölgesel Terörle Mücadele Kuruluşu" ise Özbekistan'ın başkenti Taşkent'te bulunuyor. Bugün örgütün 6 üyesinin yanı sıra 6 gözlemcisi ve 6 "diyalog ortağı" bulunuyor. Gözlemciler; Afganistan, Belarus, Hindistan, İran, Moğolistan ve Pakistan. 2006 yılında üyelik başvurusu yapan Pakistan ve 2014 yılında üyelik başvurusu yapan Hindistan'ın 2017'de ŞİÖ'ye üye olmaları bekleniyor. Örgütün diyalog ortakları ise Ermenistan, Azerbaycan, Kamboçya, Nepal, Sri Lanka ve Türkiye. ŞİÖ üyesi 6 ülke, dünya nüfusunun yaklaşık çeyreğini oluşturuyor. Buna gözlemciler ve diyalog ortakları da eklendiğinde ŞİÖ, dünya nüfusunun yaklaşık yarısını içeriyor. ŞİÖ üyesi 6 ülke, dünya nüfusunun yaklaşık çeyreğini oluşturuyor.   2. Hangi amaçla kuruldu? Hükümetler arası bir kurum olan ŞİÖ'nün kuruluşunda Çin ve Rusya'nın Asya'da güvenlik üzerine işbirliği yapma amacı bulunuyordu. Örgütün güvenlik konusundaki endişelerinden biri, Orta Asya'daki İslamcı örgütler ve uyuşturucu ticaretiydi. ŞİÖ üyeleri, bunlara karşı birbirileriyle istihbarat paylaşımında bulunuyor, ortak askeri tatbikat düzenliyor, "suçluları" birbirlerine iade ediyor. Örgüt, Rusya ve Çin'in Orta Asya'ya yönelik politikalarını koordine etmenin bir aracı olma özelliği taşıyor. Askeri bir ittifak ise değil. Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü'nün eski direktörü Bates Gill'e göre örgütün kuruluşunda Rusya ve Çin'in ABD'nin Asya'daki olası müdahalelerine karşı ortak hareket etme isteği de vardı. Gill, Brookings Enstitüsü için yazdığı makalede, örgüte üye ülkelerin imzaladığı anlaşmalarda yer alan "Diğer ülkelerin iç işlerine 'insani müdahale' veya 'insan haklarını koruma' gerekçesiyle yapılacak müdahalelere karşı çıkmak ile ülkelerin güvenlik meselelerinde birbirlerine yardım etmesi" ifadelerinin bunun kanıtı olduğunu söylemişti. Şangay İşbirliği Örgütü Batı'ya rakip mi? Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu Doğu Avrupa ve Orta Asya Direktörü Sacha Koulaeva ise ŞİÖ'yü "içe kapalı otoriter ülkeler kulübü" olarak tanımlıyor. Sacha Koulaeva, "Ülkelerin gizli servisleri diğer ülkere engellenmeden girip, hatta girdikleri ülkenin güvenlik güçlerinden yardım alarak 'suçlu' ilan ettikleri kişileri alıp geri götürebiliyorlar" diyor.   3. AB'den ne farkı var? Avrupa Birliği, üye ülkelerin üzerinde yer alan bir hükümetler üstü yapıyken ŞİÖ, işbirliği için kurulmuş hükümetler arası bir yapı özelliği taşıyor. AB'nin ekonomi, politika, güvenlik ve insan hakları konusunda bağlayıcı bir müktesebatı, üye ülkelerden parlamenterlerin temsil ediği ve yasama gücü bulunan bir meclisi, mahkemesi, marşı ve tüm üye ülkelerin bayraklarının yanında kullandığı bir bayrağı bulunurken bunlar ŞİÖ'de mevcut değil. AB'nin üye ülkeleri arasında insan, sermaye ve ürünlerin serbest dolaşımı bulunurken ŞİÖ'de bunlar da yok. AB, diğer ülkelerle de serbest ticaret anlaşması imzalayabilirken ŞİÖ üyeleri kendi aralarında bile serbest ticaret anlaşmasına sahip değil. ŞİÖ'ye kıyasla, AB'ye daha çok benzeyen Asya örgütü ise Avrasya Ekonomik Birliği (AEB). Rusya, Kazakistan, Ermenistan, Belarus ve Kırgızistan'ın üye olduğu AEB'de insan, sermaye ve ürünlerin serbest dolaşımı bulunuyor. 2013 yılında "Türkiye hem NATO üyesi, hem de ABD'nin en yakın müttefiklerinden. ŞİÖ üyelerinin bu şartlarda Türkiye'yi tam üyeliğe kabul etmesi mümkün değil" diyen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in danışmanı Sergey Markov, bu yüzden Türkiye'nin ŞİÖ'ye değil AEB'ye üye olabileceğini söylemişti. Kazakistan lideri Nursultan Nazarbayev de 2014 yılında Türkiye'yi AEB üyeliğine davet etmişti.   4. Neden Türkiye'nin gündeminde? Türkiye 2011 yılındaki başvurusunun ardından 2013'te ŞİÖ'nün diyalog ortağı konumuna gelmişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan bu tarihten sonra hem başbakanlığı hem de cumhurbaşkanlığı döneminde pek çok defa Türkiye'nin Şanghay İşbirliği Örgütü'ne üye olarak kabul edilmesi karşılığında AB'ye tam üyelik başvurusunu geri çekebileceğini açıklamıştı. Erdoğan'ın, son olarak geçen hafta "Türkiye bir defa kendini rahat hissetmeli. 'Benim için varsa, yoksa Avrupa Birliği' dememeli. Mesela, 'Şanghay Beşlisi içerisinde Türkiye niye olmasın?' diyorum. Temenni ederim ki orada olumlu bir gelişme olması halinde, yani Türkiye'nin Şanghay Beşlisi içerisinde yer alması, bu konuda çok daha rahat hareket etmesini sağlayacaktır diye düşünüyorum" açıklaması üzerine ŞİÖ üyeliği tekrardan gündem oldu.   5. Türkiye için AB'nin alternatifi olabilir mi? Peki ŞİÖ, Türkiye için AB'nin alternatifi olabilir mi? Avrupa Birliği ve Küresel Araştırmalar Derneği Başkan Yardımcısı Can Baydarol'a göre bu sorunun cevabı "Hayır". AB'nin kendine özgü bir entegrasyon süreci olduğunu, ŞİÖ'nün ise ekonomiden ziyade siyasetle ilgili ve NATO'ya alternatif olabilecek bir oluşum olduğunu söyleyen Baydarol, "Erdoğan'ın bu konudaki mesajı ŞİÖ'nün AB'ye alternatif olarak görülmesini değil, Erdoğan'ın Batı dünyasına bir alternatif arayışını ifade ediyor, NATO'yu tartışma haline getiriyor" diyor. Erdoğan'ın bugün NATO Parlamenterler Meclisi toplantısında ittifak üyelerine sert mesajlar verdiğini hatırlatan Baydarol, "Türkiye'nin Batı'yla entegrasyonu bırakıp ŞİÖ üyeliği yoluna girmesi çok çok zor. Türkiye'nin ekonomisi Batı'yla entegre. Bunu koparıp da yerine kısa vadede, hele böyle bir konjonktürde bir alternatif bulması olası gözükmüyor" uyarısında bulunuyor. Baydarol, NATO ile Rusya arasında gerginlik tırmanırken böyle mesajlar vermenin Türkiye için riskler taşıdığını düşünüyor: "Rusya ve NATO Ukrayna'da silahlarını birbirine çeviriyor. Türkiye eğer Rusya'nın kampına girerse Batı da silahlarını Türkiye'ye çevirir." Baydarol, Avrupa Birliği müktesebatının bir AB üyesinin ŞİÖ üyesi olmasına imkan tanımadığını, bu açıdan yasal ve teknik engeller olduğunu belirtirken "Batı dünyası içindeyseniz Çin ve Rusya ile yanyana yer alamazsınız" diyor. Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) Ekonomi Araştırmaları Direktörü Sadık Ünay ise ŞİÖ'yü Türkiye için AB'ye karşı hem siyasi hem de ekonomik olarak önemli bir denge unsuru olarak görüyor. ŞİÖ'nün siyasi olarak AB'nin net bir alternatifi olmadığını belirten Ünay, "ŞİÖ enerji güvenliği ve lojistik bağlantılar açısından yükselen Asya'yı temsil ettiği için, içinde dünya ekonomisinin yükselen güçleri olduğu için dünya sisteminin temel ekseninin kaymakta olduğu bir yörüngeyi temsil ediyor" diyor. Ünay'a göre Türkiye-AB ilişkisinin bozulduğu bir dönemde Türkiye'nin, yükselen bir ekonomi olarak diğer ekonomilerle yakın ilişkiler geliştirmesi anlaşılır bir tutum: "AB ile hem ekonomik hem de siyasi sorunlar yaşanıyor. Gümrük Birliği'nin mevcut yapısı Türkiye'nin dış politikasını istediği gibi dizayn etmesine engel oluyor. "Siyaseten de AB'den son dönemde terörle mücadele ve mülteci sorununda Türkiye'nin beklentilerinden uzak açıklamalar geliyor. "Üstelik kıtada aşırı sağ yükseliyor, Türkiye ve Erdoğan karşıtı, İslamofobik yaklaşımlar yükselişe geçiyor". Türkiye'nin ŞİÖ üyeliğinin Avrupa çıpasını tamamen terk etmek ve doğuya yönelik bir eksen kayması değil bir dengeleme olacağını söyleyen Ünay, "Türkiye AB ile ilişkileri kesmeden ŞİÖ üyesi olabilir" diyor ve ekliyor: "Türkiye-AB ilişkisi her zaman bir şekilde devam edecektir. Ama Türkiye'nin Asya'daki pazarlara erişimi açısından böyle açılımlara da ihtiyacı var". Kaynak:www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

2015 EMITT Fuarı 19. Kez Perdelerini Açtı

22-25 Ocak 2015 tarihleri arasında Tüyap Fuar Merkezi'nde 19. kez düzenlenen Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı EMITT, 71 ülke ve 4.500’den fazla Ülke, kurum, kuruluş ve firmanın katılımıyla görkemli bir şekilde start aldı. 19. EMITT Fuarı'nın açılışına Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Abdurrahman Arıcı, İstanbul Valisi Vasip Şahin, TYD Başkanı Murat Ersoy, İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Emre Bilgili, TÜROFED Başkanı Osman Ayık, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Turizm Atölyesi Direktörü Tülin Ersöz, TÜRSAB Genel Sekreteri Çetin Gürcün ile yabancı ülkelerden gelen turizm bakanları ve çok sayıda tur operatörü  katıldı. LASİAD Laleli Otelciler Birliği de kendisine bağlı 43 oteli temsil ederek, 2015 EMITT Fuarı'ndaki yerini aldı. Fuar açılışından sonra yoğun ilgi gören QUALITY LALELİ standında, LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca,Başkan Vekili Muhammed Sancaktar,Başkan Yardımcıları Ercan Çelik,İsmail Dark,Erdem Soylu Karabağlı,Ahmet Turan,Mehmet Ocaklı,Sayman İbrahim Murat Ramizoğlu,Yönetim Kurulu üyeleri Münir Dinler,İhsan Bıyıkbeyi,Rıfat Opan,Murat Özpehlivan katıldı. İstanbul Valisi Vasip Şahin, geçen yıla oranla daha da büyüyen LASİAD Laleli Otelciler Birliğinin Quality Laleli standını yerinde ziyaret etti. İlerleyen saatlerde İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Altınok ve Fatih İlçe Emniyet Müdürü Murat Şahin’in de ziyaret ettiği standa ilgi oldukça yoğundu. İstanbul Ticaret Odası (İTO)Yönetim Kurulu Üyesi ve Tüm Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜMSİAD) Genel Başkan Yardımcısı Servet Samsama, İHKİB Başkan Vekili Kemalettin Güneş de standı ziyaret ederek, Laleli Otelciler  birliği  üyeleriyle sohbet etti. Daha sonra fuar alanını gezen ve çeşitli otellerin standlarına uğrayan Giyasettin Eyyüpkoca, Bingöl Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü standını ziyaret ederek yetkililerle sohbet etti.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Tahran 1. Türk Hazır Giyim ve Konfeksiyon Fuarı Kapılarını Açtı

İstanbul Ticaret Odası tarafından düzenlenen ve LASİAD tarafından da desteklenen Tahran 1. Türk Hazır Giyim ve Konfeksiyon Fuarı 1 Şubat 2015 tarihinde İran’ın başkenti Tahran’da Uluslararası Fuar Merkezi’nde kapılarını açtı. Laleli firmalarının yoğun ilgi gösterdiği fuarda İranlı ziyaretçiler, Türk firmaların stantlarındaki ürünleri görmek için yoğun kalabalıklar oluşturdu. Fuarın açılışında, LASİAD Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Başkan Vekili Muhammed Sancaktar, Başkan Yardımcısı Ercan Hardal, Yönetim Kurulu Üyeleri Murat Özpehlivan ve Rıfat Opan’da yer aldılar. Bu arada yarısından fazlasının Laleli firmalarının oluşturduğu fuara 64 firma katıldı. Fuarda Laleli firmalarının baskın olarak yer almasında LASİAD’ın önemli çalışmaları bulunuyor. Özellikle fuarın düzenleneceği kararın alınmasının ardından LASİAD tarafından başlatılan kampanya ve tanıtımlar katılımın yüksek olmasındaki en büyük etken. LASİAD’ın Laleli firmalarına özel olarak yaptığı tanıtım çalışmaları böylece Tahran 1. Türk Hazır Giyim ve Konfeksiyon Fuarı’nda Laleli’nin gücünü de ortaya koymuş oldu. İran’da 4 Şubat 2015 tarihine kadar devam edecek olan fuara İTO heyetinin yanı sıra Türkiye’nin Tahran Büyükelçisi Rıza Hakan Tekin, İran Ticaret Endüstri Maden ve Tarım Odası Başkan Yardımcısı Ali Akbar Farazi, İran Türkiye Ortak Ticari Konsey İdari Şefi Jalal Ebrahimi ve Tehran Ticaret Endustri ve Maden Odası Asya – Okyanusya Uluslararası Departmanı Direktörü Massoud Maleki de katıldı. Fuar, Yatırım ve Ticaretin Gelişmesine Örnek Olacak Fuarın, Tahran Tekstil Fuarı ile eş zamanlı olarak gerçekleştirilmesi özellikle İran’daki Azeri halkın yoğun ilgisine neden oldu. Tahran’da fuarla ilgili değerlendirmelerde bulunan ve son yıllarda gelişen Türkiye-İran ilişkileri adına yeni bir adım atıldığına dikkat çeken, İTO Başkan Yardımcısı Dursun Topçu,“İnanıyorum ki bu fuar; sadece tekstil alanına bir ivme kazandırmakla kalmayacak. Aynı zamanda diğer tüm sektörlerde de ülkelerimiz arasındaki karşılıklı yatırım ve ticaretin geliştirilmesi için örnek oluşturacaktır” diye konuştu. Hazır giyimde yüzde 100 olan gümrük vergisinin anlaşma ile yüzde 40'a düştüğünü hatırlatan Topçu, “Yüzde 100’lük vergi uygulanırken dahi tekstil ürünleri, İran'a ihraç etiğimiz ürünler arasında ilk 10 sırada yer alıyordu. Şimdi hem gümrük vergilerindeki indirimler hem de sektörde karşılıklı işbirliği sonucunda tekstil ürünleri; karşılıklı ticaretimizi ileriye taşıyacak en önemli kalemlerden olacaktır” dedi. Türkiye'nin İran'da en şanslı olduğu sektörlerden biri olarak hazır giyim gösterilirken, Türkiye’de ihracat açısından hazır giyim ve tekstil sektörü olarak öne çıkıyor. İran’ın hazır giyim pazarına Türkiye’nin imzasını atmasının tam zamanı olarak değerlendirilirken, Türk firmalarının fuara katılım yoğunluğu ile de bunu fiili olarak kanıtladıkları ortaya çıkıyor.
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD - Fatih Denetim İşbirliği ile E-Defter, E- Fatura, İş Sağlığı ve Güvenliği Semineri Düzenledi.

LASİAD, 30 Eylül 2013 tarihinde Fatih Denetim Mali Müşavirlik Hizmetleri, Avrasya Bağımsız Denetim ve Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş ve Bordro Eğitim Danışmanlık Ticaret A.Ş sponsorluğunda E-Defter, E- Fatura, İş Sağlığı ve Güvenliği Semineri düzenledi. Programa; İstanbul Milletvekili Ahmet Baha Öğütken, LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ercan Çelik, LASİAD Yönetim Kurulu Üyesi Münir Dinler, LASİAD Başkanı Özel Kalemi Nada İsmail ve çok sayıda firma yetkilisi katıldı. Fatih Denetim YMM A.Ş Yeminli Mali Müşaviri Fatma Mevhibe Özgün direktifliğinde başlayan program, LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca ve İstanbul Milletvekili Ahmet Baha Öğütken'in açılış konuşmaları ile devam etti. Ardından kürsüye çıkan İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Tahsilat ve Usul Grup Müdür Vekili Eyyüp İnce, öncelikle e-defter ve e-faturanın tanımını yaparak bu kapsamdaki yasal mevzuatı anlattı. Dünyada ve Türkiye'deki e-fatura kullanım oranlarına da değinen İnce, e-fatura ve e-defter kapsamına giren mükelleflerden bahsetti ve bu konularda sıkça sorulan sorulara cevap verdi. Soru-cevap şeklinde ilerleyen bu bölümün sonunda Ahmet Baha Öğütken, Eyyüp İnce'ye LASİAD logolu tabak takdim etti. Programın ikinci bölümünde konuşma yapan Sosyal Güvenlik Kurumu Baş Müfettişi ve İş Güvenliği Uzmanı Bekir Geçer de, İş Sağlığı ve Güvenliği hususunda yanlış bilinen birçok konuya değindi. İşyerlerini çok tehlikeli, tehlikeli ve az tehlikeli olmak üzere 3 sınıfa ayırdıklarını söyledi ve tehlike sınıfının tespitinde dikkate alınması gereken hususları dile getirdi. Tehlike sınıfına göre A,B ve C sınıfı belgeye sahip iş güvenliği uzmanı veya iş hekimi çalıştırma yükümlülüğünden de bahseden Geçer, konuşmasını İSG konusunda tüm çalışanlara eğitim verilmesi, bu eğitimde bir müfredatın oluşturulması ve bu oluşturulan müfredatın eksiksiz olması gerektiğini dile getirerek sonlandırdı. Konuşma sonunda LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Bekir Geçer'e LASİAD logolu tabak takdim etti.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Premiere Vision, İstanbul’daki Altıncı Sezonunda

Premiere Vision, İstanbul’da tekstil ve moda sektörünün iddialı isimlerini altıncı defa bir araya getirdi. 22 Mart  tarihinde CNR Expo’da kapılarını bir kez daha yeniliklerle açan ve  24 Mart'ta biten etkinlikte tekstil ve moda sektöründeki yeni trendler paylaşıldı. Premiere Vision Uluslararası Fuarlar Direktörü Guglielmo Olearo, İstanbul’da hiç ara vermeden 6. defa moda ve tekstil sektörünün iddialı isimlerini bir araya getirmekten büyük bir memnuniyet duyduklarını vurgulayarak, “İstanbul için planladığımız şekilde ilerliyoruz. Planlamalarımız dahilinde ilerlememizde Türkiye’de bize gösterilen ilgiyi en önemli etkenlerden biri olarak ifade etmek mümkün. Bu ilgi doğrultusunda gelecek sezonlarda düzenleyeceğimiz fuarları yeni projelerle destekleyip geliştireceğiz” dedi. Premiere Vision İstanbul Mart 2017 Fuarı’na 104 uluslararası firma katıldı.  Katılımcılar, İlkbahar/Yaz 2018 koleksiyonlarını ve son gelişmeleri Premiere Vision’da sergiledi. Fuara LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Murat Özpehlivan da kendi firması olan ‘EMR Fermuar’ ile katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Ukrayna Hava Yolları İzmir'e direkt uçuş başlatma kararı aldı

Ukrayna Uluslararası Hava Yolları (UIA) önümüzdeki beş yıllık süreçte açmayı planladığı yeni hatları bir basın toplantısı ile duyurdu. Bagımsız Havacılar'da yer alan habere göre, Ukrayna Uluslaarası Hava Yolları 2018-2022 yılları arasında 36 yeni noktaya uçuş başlatacak. Hava yolunun uçuş ağına ekleyeceği noktalar arasında İzmir de bulunuyor. 2018 YILINDA UÇULACAK ŞEHİRLER Vinnitsya, Kopenhag, Kahire, Delhi, Toronto ve Sanya. İZMİR UÇUŞLARI 2019’DA BAŞLAYACAK Ukrayna Uluslararası Hava Yolları’nın 2019 yılında aralarında İzmir’in de bulunduğu 10 şehre Kiev’den uçuş başlatması planlanıyor. 2019 yılında uçuş başlatılacak şehirler; İzmir, Mykolaiv, Hamburg, Lizbon, Napoli, Oslo, Gomel, Aşkabat, Taşkent ve Şangay. 2020 YILINDA BAŞLAYACAK UÇUŞLAR Ujgorod, Dublin, Manchester, Bologna, Gdańsk, Bişkek, Kuveyt, Miami ve Guangzhou. 2021 YILINDA BAŞLAYACAK UÇUŞLAR Zagreb, Varna, Tallinn ve Seul. Kaynak:www.turizmguncel.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

KARİYER FASHİON SHOW 2017-2018

Moda Devleri Modanın Yeni Yıldızları İçin Buluştu. İstanbul Yılın En Görkemli Defilesine Şahit Oldu. Kariyer Eğitim Kurumları Moda bölümü mezunlarının hazırladığı koleksiyonlardan oluşan Kariyer Fashion Show 2017-2018, Swissotel The Bosphorus’ta gerçekleştirildi. Defilenin moda direktörü ve onur konuğu Özlem Süer bu yıl genç tasarımcılar için belirlediği HannahHöch ‘Pop’ (Dadaism), Giacoma Balla ‘Wekkend’(Futurism), Picasso ‘Avangarde’ (Cubism) ve Cezanne ‘HauteCasual’ (Naturmort) temalarında oluşan 120 parçalık dev koleksiyonla moda severlere görsel şölen yaşattı. Öğrencilerin yıl içindeki çalışmalarının bir özeti niteliğinde olan ve gelenekselleşen Kariyer Fashion Show, Moda duayenlerinin, iş ve cemiyet dünyasının seçkin konuklarının katılımı ile gerçekleşti. Etkinliğe, LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Üyesi Tarık Nayman  ve Genç LASİAD Üyesi Deniz Nayman katıldı.
Devamını Oku