Arama HABERLERi

Standard Post with Image

Hollanda, Türkiye ile daha güçlü olacak

Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş, Türk girişimcilerle birlikte ziyaret ettiği Lahey kentinde iki ülke iş dünyası temsilcileriyle bir araya geldi. Elitaş, Hollanda’nın Türkiye gibi sürekli gelişen ve küresel alanda söz sahibi bir ortakla daha güçlü olacağını söyledi. Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş, beraberindeki Türk girişimcilerle resmi temaslarda bulunmak üzere Lahey’e giderek, Hollanda iş dünyası ile bir araya geldi. Hollanda’nın Türkiye gibi güçlü, sürekli gelişen ve küresel alanda söz sahibi bir ortakla daha güçlü olacağını belirten Bakan Elitaş, “Tüm Hollanda firmalarını Türkiye gibi dinamizmini yitirmeyen bir ülkeye yatırım yapmaya davet ediyorum” diye seslendi.   SERMAYE İHRACATINDA LİDER İstanbul Ticaret Odası (İTO) Taşımacılık ve Lojistik Hizmetleri Meslek Komitesi Meclis Üyeleri Cihan Kilerci ve Tamer Dinçşahin’in de aralarında bulunduğu Türk iş dünyasının önde gelen temsilcileri ile birlikte katıldığı Hollanda-Türkiye İş Forumu’nda konuşan Bakan Elitaş, Türk şirketlerinin yatırım için en fazla sermaye ihraç ettiği ülkenin Hollanda olduğunu söyledi. “Ekonomik işbirliğimizi geliştirmek amacıyla ülkemize düşen her türlü görevi yerine getirmeye hazırız” diyen Elitaş, bu konuda asıl sorumluluğun ise her iki ülkenin iş dünyasının omuzlarında olduğunu kaydetti.   TTIP ANLAŞMASI Bakan Elitaş, Lahey’de gazetecilerle yaptığı toplantıda ise ABD ile AB arasında müzakereleri sürdürülen Transatlantik Yatırım Ortaklığı Anlaşması’nda (TTIP) Türkiye’nin dışarıda kalmasının Türkiye için ölüm kalım meselesi olmadığını kaydetti.   O HÜKÜM KONULMALI Bakan Elitaş, “TTIP bizim olmazsa olmazımız değil ama AB’nin Türkiye’ye haksızlık yapmadığını ifade edebilmek için en önemli göstergelerden birinin bu olması gerekir” dedi. Elitaş, Türkiye’nin Gümrük Birliği Anlaşması’na ‘üçüncü ülkelerle yapılan Serbest Ticaret Anlaşması’na (STA) Türkiye doğrudan taraf olur’ hükmünü koydurduğu takdirde, ABD ile AB arasındaki STA’ya Türkiye’nin kendiliğinden dahil olacağını dile getirdi.   İHRACAT ARTIYOR Türkiye ve Hollanda arasındaki ticaret hacmi 2002-2015 arasında 2.4 milyar dolardan 6.1 milyar dolara ulaştı. Hollanda, yüzde 53.9 ile bu yılın mart ayında Türkiye’nin en fazla ihracat artışı gerçekleştirdiği ülke oldu.   500 BİN TÜRK YAŞIYOR Hollanda, Avrupa’da en fazla sayıda Türk’e ev sahipliği yapan 3’üncü ülke. Bu ülkede yaşayan yaklaşık 500 bin Türk, iki ülke arasındaki ilişkilerde köprü görevi görüyor.   İŞ DÜNYASININ YOLU DAHA AKICI OLMALI Hollanda Dış Ticaret ve Kalkınma İşbirliği Bakanı Lilianne Ploumen, Hollanda’nın, Türkiye’nin 16’ncı ticaret ortağı olduğunu hatırlatarak, “Bununla yetinmemek lazım. Çünkü Türkiye, G20’de yer alan ülkeler içerisinde 5’inci sırada yer alıyor” dedi. Ploumen, işbirliğini geliştirerek iş dünyasının yolunun daha akıcı olması için çaba gösterdiklerini belirterek, vize konusundaki sıkıntıların da ortadan kaldırılması için girişimleri sürdürdüklerini anlattı. Türkiye’deki KOBİ’lerin kendilerini kanıtlamış işletmeler olduğuna işaret eden Ploumen, “Hollanda’daki KOBİ düzeyinde Türk asıllı girişimciler her türlü fırsatı yakalıyorlar. İki ülke arasında sonsuz denebilecek olanaklar bulunuyor” diye konuştu.   JETCO ANLAŞMASI İMZALANDI Türkiye ile Hollanda arasında Ekonomik ve Ticari Ortaklık Komitesi (JETCO) Anlaşması imzalandı. Taraflar adına imzaları Elitaş ve Ploumen attı. Kaynak: www.itohaber.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Kritik zirvenin perde arkası

İki ülke liderleri Erdoğan ve Putin’in Çin’deki G-20 zirvesi öncesinde Cumartesi günü yaptıkları görüşmeye dair Krmelin’den açıklama geldi. Putin’in basın sözcüsü Peskov, iki liderin “çok ve uzun süre konuştuklarını” söyledi. Peskov, “Türk meslektaşlarımız tarım ürünlerine konan yasağın hızlı bir şekilde kaldırılması konusunu gündeme getirdi. Bu alanda çalışmalar devam edecek” dedi. Rus yetkili, “Genel olarak son derece pozitif görüşmeler oldu. İlişkilerin hızlandırılması konusunda iki taraf da kararlılığını teyit etti” dedi.  Rus gazetecilere bilgi veren Peskov, devlet başkanlarının tüm alanlarda işbirliğinin normalleştirilmesi konusunda çalışma grafiğini ele aldıklarını vurguladı. Buna göre, yıl sonuna kadar Rusya’da yapılması planlanan, iki liderin başkanlık edeceği Üst Düzey İşbirliği Konseyi toplantısı için de hazırlıklara hız verildi. Peskov, Suriye krizinden ikili ilişkilere kadar ker konuda ayrıntılı fikir alışverişinde bulunulduğunu vurguladı. Peskov, “Oldukça uzun süre oturup konuştular. Hem delegasyonla, hem ikili ve dışişleri bakanlarının dahil olduğu formatla. Sonra Suriye konusunda görüş alışverişinde bulundular. Oldukça güvene dayalı ve ayrıntılı fikir değiş tokuşu oldu” dedi. Üst Düzey İşbirliği Konseyi’nin altındaki stratejik planlama gurubu ve toplumsal forumun da sonbaharda toplantıları olacağını ekleyen Peskov, ayrıca 2019 yılına kadarki kültürel ve bilimsel teknolojik işbirliği programının imzalanacağını vurguladı. Kaynak:www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Putin'den "Biz bize yeteriz" mesajı…

Rusya’da her yıl yabancı yatırımcıların büyük merak ve ilgil ile bekledikleri “Rusya Çağırıyor!” (Russia Calling) forumunda Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yaptığı açıklama büyük yankı buldu. Ülkenin önde gelen ekonomi gazeteleri, Putin’in “Biz bize yeteriz, artık yabancı yatırım gelmese de kendi kaynaklarımızla kalkınaya devam edeceğiz” mesajı verdiği yorumunu yaptı. RBK’nın “Rusya artık çağırmıyor: Hükümet neden Batılı yatırımcı beklemekten vazgeçti?” başlıklı haber analizinde, “Devlet artık yabancı yatırımcılara bel bağlamıyor ve Rusya bankalarının kendi ekonomimize daha aktif yatırım yapmaya çağırıyor. Putin’in bu yöndeki mesajı güne damgasını vurdu. Bu mesajı hem Putin hem de Rus bürokratlar verdi” denildi. Putin’in Rusya ekonomisinde artık istikrarın sağlandığını, Batının yaptırımlarının etkili olmadığını açıklaması dikkat çekerken, enflasyonda tarihi minimuma gidildiğini, rublenin değer kazandığını, uluslararası rezervlerin 400 milyar dolara çıktığını, dış sermaye çıkışının kesildiğini, ilk üç çeyrekte Rusya’da finans dışı sektörler yatırımların 3,6 kat artarak 8,3 milyar dolara çıktığını söyledi. 550 yabancı yatırımcının katıldığı ve Putin’in vereceği mesajı dikkatle dinlediği forumda bu “Rusya’da yabancı yatırım ikliminin iyileştirilmesi ya da Rusya’ya doğrudan yatırım çağrısı”ndan çok, Rusya’nın “kendi kendine yeterliliği” vurgusu öne çıktı. Rusya’nın kendi kalkınması için yeterli kaynağa sahip olduğu her vesile ile vurgulandı. Putin bankacılık sektöründen projeleri daha aktif finanse etmelerini isterken, ocak-aralık döneminde kredilerin yüzde 6,8 azalarak 31 trilyon rubleye inmiş olmasını “en önemli mesele” olarak niteledi. Bu arada ekonomi çevrelerinin saygın gazetesi Vedomosti, bugünkü başyazısında "yabancı yatırımcıların Putin'i dinlediği bir günde üç kıtalararası balistik füze denemesi yapılmasının, forumu 'havai fişek gösterisi ile kutlamak' gibi ironik bir yankısı olduğunu ve istikrar-sükunet isteyen yatırımcılar için ilginç bir mesaj olduğunu" yazdı. Kaynak: www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Türkiye-Moldova İş Forumu

Başbakan Binali Yıldırım 5-6 Mayısta Türk iş adamlarıyla Moldova’nın başkenti Kişinev ziyaretinde bulundu. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ev sahipliğinde düzenlenen Türkiye-Moldova İş Forumu, Başbakanın katılımıyla istişare toplantıları ve ikili görüşmelerle sürdü. Foruma Ankara’dan çok sayıda isim katıldı. Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, AK Parti Genel Başkan yardımcıları Mehdi Eker ve Fatih Şahin, Türkiye'nin Kişinev Büyükelçisi Hulusi Kılıç, TİKA Başkanı Serdar Çam ve Başbakanlık Dış Politika Başdanışmanı Kerim Uras yer aldı. 300’e yakın iş adamının olduğu programa LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca katıldı.   Türk ve Moldovalı iş adamlarına seslenen Yıldırım, iki ülke ticaret hacminin artırılması için her türlü desteği sağlayacaklarına vurgu yaptı. Başbakan Binali Yıldırım forumda yaptığı açıklamada, "Türkiye, kişi başına düşen milli geliri 25 bin dolara çıkarmayı hedefliyor. Bunu yapmak için iki şeye ihtiyacımız var. Güven ve istikrar. Son 15 yıl içerisinde Türkiye bir yandan bütün alt yapı eksiklerini giderirken, diğer yandan dünyanın birçok alanında ciddi yatırımlar yaptık. İş adamlarımızın önünü açacak adımlar atıyoruz. İmkânlar hazırlıyoruz" dedi.    
Devamını Oku
Standard Post with Image

Başbakan Yıldırım'dan yüzde 7'yi aşan büyüme tahmini

Başbakan Binali Yıldırım Türk ekonomisinin önünün açık olduğunu, yılın ikinci çeyreğinde yüzde 7 veya daha üzeri büyüme beklediklerini söyledi. Orta Vadeli Program'a göre GSYH'de 2017 yılında yüzde 4.4, 2018'de ise yüzde 5 büyüme öngörülüyor. Türkiye ekonomisi 2017 yılının ilk çeyreğinde yüzde 5'lik büyüme gerçekleştirmişti. Yıldırım Singapur'da, Türk-Singapur İş Forumu Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, "Türk ekonomisinin önü açıktır ilk çeyrekte gerçekleşen yüzde beşlik büyüme sonrasında, yılın ikinci çeyreğinde yüzde yedi veya üzerinde büyüme bekliyoruz. Bundan sonraki on yıllarda en istikrarlı ülke Türkiye olacak" dedi. Suriye ve Irak'ın imar edilmesi için önlerinde büyük imkanlar olduğunu ve bu faaliyetleri Türkiye ile Singapur'un ortak gerçekleştirebileceğini de dile getiren Yıldırım şunları söyledi: "Singapur güçlü finans kaynaklarına sahip. Tecrübe de var. Türk müteahhitleri dünyada yüklendikleri işler bakımından Çin'den sonra geliyor. Tecrübe, finansal imkanlarla bir araya gelince pekala çok güzel işler başarılabilir." Kaynak:www.sabah.com.tr
Devamını Oku
Standard Post with Image

İTO Öncülüğünde 80 İş Adamı Yeni İpek Yolu’nun Merkezi Özbekistan’a gitti

Türkiye ile yeni İpek Yolu rotasının merkezinde bulunan Özbekistan arasında ticaretin geliştirilmesi için yeni bir dönem başlıyor. Ekonomide açılım politikasını devreye koyan Özbekistan, Türk yatırımcılar için önemli fırsatlar sunuyor.Bu fırsatı değerlendirmek isteyen İstanbul Ticaret Odası (İTO), Avrasya’nın yeni ilgi odağı Özbekistan’a 30 Eylül tarihinde ziyaret gerçekleştirdi. İTO öncülüğündeki 80 iş adamı, Özbekistan’a çıkarma yaptı.LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkanı GiyasettinEyyüpkoca katılım gösterdi. Taşkent’e giden İTO, hem sektörel ikili iş görüşmeleri yaptı hem de Özbek-Türk İş Forumu ile yatırım fırsatlarını masaya yatırdı. Forumun açılışında konuşan Özbekistan Başbakan Yardımcısı CamşidKuçkarov, Türkiye’nin Özbekistan’ın bağımsızlığını tanıyan ilk ülke olduğunu vurgulayarak, “Halklarımız ortak dini ve kültürel değerleri taşıyor. Halklarımız arasındaki işbirliğinin gelişmesini istiyoruz ve Türkiye’yi uzun vadeli stratejik ortak olarak görüyoruz.” dedi.Özbekistan’ın yakın dönemde gerçekleştirdiği ekonomik reformlardan bahseden Kuçkarov, yabancı yatırımlarla ilgili engellerin kaldırıldığını, tüm sektörlerde liberalleşme adımları gerçekleştirilmekte olduğunu kaydetti. ‘Buradan İş Çıkarmadan Gitmek Yok’ İTO Başkanı İbrahim Çağlar da, “İki ülke dilde bir, fikirde birdir. Tarihimiz bir, kökümüz bir… Özümüz bir, yatırımlarda da, ticarette de beraber olmalıyız. Buradan iş çıkarmadan gitmek yok. Hep birlikte oturacağız anlaşacağız, ortaklık kuracağız” diye konuştu.İTO olarak gerek bürokratik işlemlerle ilgili konularda, gerek yatırım veya iş fikri konularında, gerekse her türlü bilginin paylaşımı konusunda Özbek iş adamlarının yanında olduklarını ifade eden Çağlar, “Ayrıca Özbekistan gibi Türkiye’de de birçok iş fırsatı var. Biz İTO olarak her türlü desteğe hazırız” dedi.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye- Sırbistan İş Forumu’nda

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ukrayna ziyaretinin ardından resmi temaslarda bulunmak üzere Sırbistan'a gitti. 10 Ekim tarihinde Sırbistan’ın başkenti Belgrad’da gerçekleşen “Sırbistan-Türkiye İş Forumuna Cumhurbaşkanı Erdoğan ile birlikte iş adamları ve sektör temsilcileri de katıldı. İş forumuna LASİAD adına Başkan Vekili Muhammed Sancaktar katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı Belgrad'da Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vuçiç, Başbakan Ana Brnaviç ve Sırbistan Bakanlar Kurulu üyeleri karşıladı. Erdoğan ziyareti kapsamında Sırbistan Cumhurbaşkanı Vuçiç'le baş başa ve heyetler arası görüşmeler gerçekleştirdi.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Türkiye-Rusya İş Konseyleri toplantısı 30 Kasım'da Voronej'de yapılacak

Bu yıl 19’uncusu yapılacak olan Türkiye-Rusya ve Rusya-Türkiye İş Konseyleri Ortak Toplantılarının 30 Kasım  tarihinde Rusya Federasyonu’nun Voronej şehrinde düzenlenmesi kararlaştırıldı. Konu ile ilgili Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu DEİK'ten yapılan açıklama şöyle: "Türkiye ile Rusya arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerinde yaşanan kısa süreli düşüşten sonra, ikili ticaretimizde önceki yıllarda yakalanan yaklaşık 33 milyar USD gibi yüksek seviyeye en kısa zamanda tekrar gelinmesi ve 100 milyar USD hedefine ulaşılması amacıyla yeni dönemde hem hükümetler, hem de iş çevreleri olarak gerekli çabayı sarf etmemiz önem taşımaktadır. Zira, 21 Ekim 2017 tarihinde Kazan’da gerçekleştirilen Hükümetlerarası Karma Ekonomik Komisyonu (KEK) 15. Dönem Toplantısında imzalanan KEK Prokotolünde yer verilen diğer önemli hususuların yanı sıra, gündeme aldığı sorunlar ve katılımcıların nitelik ve niceliği açısından özel sektörde iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari işbirliğinin kilometre taşlarını oluşturan en önemli etkinliklerden biri olan ve  bu yıl 19’uncusu yapılacak Türkiye-Rusya ve Rusya-Türkiye İş Konseyleri Ortak Toplantılarının 30 Kasım 2017 tarihinde Rusya Federasyonu’nun Voronej şehrinde düzenlenmesi maddesi derç edilmiştir. Bu bağlamda, ekteki taslak program çerçevesinde düzenlenecek olan Voronej ziyaretine katılmayı arzu eden üyelerimizin en geç 15 Kasım 2017 Çarşamba günü, saat 18:00’a kadar https://portal.deik.org.tr/KatilimFormu/519/9385 adresli internet bağlantısı üzerinden kayıt yaptırmaları; İstanbul – Voronej – İstanbul uçak biletleri, Voronej’de 3 gece konaklama, havaalanı ve şehir içi transferler, rehber tercüman hizmetleri ve diğer organizasyon giderlerinin dahil olduğu katılım bedeli avans tutarını kayıt sayfasında belirtilen hesaba yatırmaları gerekmektedir.  Söz konusu etkinliğe kendi imkânları ile katılmayı arzu eden firma temsilcilerinin ise https://portal.deik.org.tr/KatilimFormu/520/9385 adresli internet bağlantısından kayıt yaptırmaları mümkün olup; her iki katılım şeklinde Rusya’ya giriş için iş vizesi katılımcılar tarafından münferit olarak temin edilecektir. Rusya Federasyonu’na giriş vizesi işlemleri hakkında detaylı bilgiye http://www.vhs-turkey.com/ adresli bağlantıdan ulaşılabilmektedir. Vize işlemlerin hızlandırılması amacıyla, kayıt formunda iş vizesine ihtiyacı olduğunu belirten katılımcıların isimleri Rusya’daki makamlara bildirilerek karşı taraftan davet yazıları talep edilecek olup, ilgili yazılar Rusya Federasyonu Ankara Büyükelçiliği ve İstanbul Başkonsolosluğuna tarafımızdan iletilecektir. Anılan ziyaret programına ilişkin her türlü  güncelleme ve detay bilgi katılım teyidi veren firma temsilcilerine bilahare iletilecektir." Bu arada  Rusya Federasyonu’nun Kuzey Batı Kafkasya bölgesindeki Adıgey Cumhuriyeti’nin başkenti Maykop’ta 9 Kasım  tarihinde “Adıgey Yatırım Forumu” düzenleneceği açıklandı. DEİK'in açıklaması şöyle: "Söz konusu Yatırım Forumuna kendi imkanları ile katılmayı arzu eden firma temsilcilerinin https://portal.deik.org.tr/KatilimFormu/493/9416 adresli internet bağlantısından kayıt yaptırmaları mümkün olup, taslak programda tavsiye niyetinde belirtilen uçuşlara gidiş dönüş biletleri ve Rusya’ya giriş için iş vizesi katılımcılar tarafından münferit olarak temin edilecektir.  Kayıt formunda iş vizesine ihtiyacı olduğunu belirten katılımcıların isimleri Adıgey Cumhuriyeti yetkili makamlarına bildirilerek karşı taraftan davet yazıları talep edilecek olup, işlemlerin hızlandırılması amacıyla ilgili yazılar RF Ankara Büyükelçiliği ve İstanbul Başkonolosluğuna tarafımızdan iletilecektir. Ayrıca, arzu eden katılımcılar uçak bileti ve vize işlemleri için, ekte bilgileri yer alan Adıgey tarafınca tavsiye edilen  tur acentesi hizmetinden yararlanabilirler. " www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Afrika iş dünyası İstanbul'da ağırlanacak

  Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, hükümetin 100 Günlük İcraat Programı'ndaki eylemleri arasında bulunan 2. Türkiye-Afrika Ekonomi ve İş Forumu'nu 10-11 Ekim'de İstanbul'da gerçekleştireceklerini belirterek, "Forumla kıta ülkeleriyle ekonomik ve ticari ilişkileri daha da ileri bir seviyeye taşımayı, yatırımları artırmayı amaçlıyoruz.” dedi. Pekcan, AA muhabirine, genç nüfusu ve zengin coğrafyasının verdiği potansiyelle Afrika'nın önemli iş birliği olanakları sunduğunu söyledi. Türkiye'nin kıta ülkeleriyle ilişkilerinin hak ettiği konuma gelmesi amacıyla 2003 yılında "Afrika Stratejisi"ni devreye aldıklarını anımsatan Pekcan, söz konusu tarihten bu yana Sahra altı Afrika başta olmak üzere kıta ülkeleriyle ekonomiden tarıma, eğitimden diplomasi ve güvenliğe kadar her alanda ciddi ortaklıklar tesis edildiğini bildirdi. Pekcan, 2003 yılında 5,4 milyar dolar olan Türkiye'nin Afrika ile toplam ticaret hacminin geçen yıl yüzde 280 artışla 20,6 milyar dolara ulaştığını aktardı. Türkiye'nin Afrika'ya ihracatının geçen yıl itibarıyla 11,7 milyar dolar, ithalatının ise 8,9 milyar dolar olduğunu ifade eden Pekcan, bu dönemde kıta çapındaki Türk yatırımlarının 6 milyar doları, üstlenilen müteahhitlik projelerinin toplamının ise 65 milyar doları aştığını dile getirdi. Pekcan, Afrika ülkelerinden muhataplarla birçok üst düzey ziyaret ve teknik toplantıda bir araya gelerek ilişkilerin geleceğini planladıklarını vurgulayarak, ilki 2016 yılında gerçekleştirilen Türkiye-Afrika Ekonomi ve İş Forumu'nun ikincisini bu ay yapacaklarını söyledi. Hükümetin 100 Günlük İcraat Programı'ndaki eylemler arasında yer alan 2. Türkiye-Afrika Ekonomi ve İş Forumu'nun 10-11 Ekim'de İstanbul'da gerçekleştirileceğini belirten Pekcan, şöyle devam etti: "Bakanlığımız ve Afrika Birliği koordinasyonunda, DEİK organizasyonunda yapacağımız forum ile kıta ülkeleriyle ekonomik ve ticari ilişkileri ileri bir seviyeye taşımayı, yatırımları artırmayı amaçlıyoruz. Diğer ülkelerle birlikte Afrika'ya ortak yatırım için çalışıyoruz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın açılışını onurlandırmasını beklediğimiz organizasyona Etiyopya Cumhurbaşkanı Mulatu Teshome Wirtu'nun da katılımı bekleniyor. Söz konusu foruma Afrika ülkelerinden 30'un üzerinde bakan ve bakan yardımcısı katılacak. Özel sektör ayağında ise 40'tan fazla Afrika ülkesinden 2 bine yakın Afrikalı iş insanının katılacağı bu önemli organizasyonla Türkiye, Afrika pazarındaki iddiasını ve kıta ülkeleriyle son yıllarda oluşturduğu stratejik ortaklığını en güzel biçimde ortaya koyacak." Yeni ekonomik iş birliği imkanları ele alınacak Pekcan, forumda yeni ekonomik iş birliği imkanlarının ele alınacağına işaret ederek, firmalar arasında da görüşmelerin gerçekleştirileceğini bildirdi. Bakan Pekcan, organizasyon çerçevesinde "Adil, Serbest, Sürdürülebilir Ticaret" gündemiyle yapılacak Bakanlar Toplantısı'nın yanı sıra "Afrika'da Ticaret ve Yatırım Finansmanı", "Türkiye ve Afrika Arasında İnşaat, Altyapı ve Enerji Alanında İşbirliği" ve "Afrika’da Bütünleşme Çabaları ve Türk İş Dünyası için Fırsatlar" konulu panellerin düzenleneceğini vurguladı. Afrika ülkelerinin temsilcilerince Türk iş insanlarına kendi ülkelerindeki projeleri anlatacakları sunumların da gerçekleştirileceğini belirten Pekcan, ayrıca Türk müteahhitlik ve bankacılık sektörlerinin anlatılacağı panellerin yapılacağını ifade etti. Pekcan, "Biz Afrika ile sadece ticaret değil, aynı zamanda oraya yatırım yapmak, kıtayla kalkınmak istiyoruz. İlişkilerimizde 'kazan-kazan' ve 'ortaklık' ilkelerini esas alıyoruz." diye konuştu. "Afrika'da müteahhitlik sektöründe Türkiye markası oluştu" Pekcan, Afrika ülkelerinde Türk yatırımlarının artmasına önem verdiklerinin altını çizerek, kıtada bazı ülkelerin ham madde ihracatına dayalı ekonomik yapıdan yavaş yavaş uzaklaşarak ekonomilerini çeşitlendirdiklerini, burada yüzde 42 dolayında olan şehirleşme oranının son yıllarda yükseldiğini, bilgi ve iletişim teknolojilerinin yaygınlaştığını, ihtiyaç duyulan ürün ve hizmet yelpazesinin genişleyerek talebin arttığını bildirdi. Özellikle müteahhitlik sektörünün kıtada faaliyetlerini yoğun şekilde sürdürdüğünü vurgulayan Pekcan, şunları kaydetti: "Afrika'da müteahhitlik sektöründe bir Türkiye markasının oluştuğunu söyleyebiliriz. Müteahhitlerimiz Afrika'nın altyapı ve üstyapısının inşasında en önemli aktörlerden biri olup kıtada günümüze kadar toplam 65 milyar dolar tutarında bin 300'ü aşkın proje üstlendi. Bu değer, müteahhitlerimizin tüm dünyada üstlendiği proje büyüklüğünün yaklaşık yüzde 20'sine denk gelmektedir." Türkiye ile Afrika ülkeleri arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin yasal altyapısının da hızla tamamlandığına işaret eden Pekcan, kıta genelinde Ticari ve Ekonomik İşbirliği (TEİ) Anlaşması imzalanan ülke sayısının 45'e, Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması (YKTK) Anlaşması'nın olduğu ülke sayısının 29'a, Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi (ÇVÖ) Anlaşması sonuçlandırılan ülke sayısının ise 12'ye çıktığını dile getirdi. Pekcan, "Bakanlığımızca yürütülen Karma Ekonomik Komisyon (KEK) toplantıları özellikle Afrika ülkeleriyle ticaretten yatırıma, sağlıktan turizme birçok alanda iş birliği olanaklarının ele alınmasına fırsat tanımaktadır. Afrika ile öngördüğümüz ortak geleceğin inşasına farklı araçlarla devam etmekteyiz." dedi.   Kaynak: http://www.dunya.com/ekonomi/afrika-is-dunyasi-istanbulda-agirlanacak-haberi-429220      
Devamını Oku
Standard Post with Image

Türkiye ile Rusya'dan dış ticaret hamlesi

Ticaret Bakan Yardımcısı Fatih Metin: "(Rusya ile) Ticaretteki engelleri de masaya koyarak bir eylem planı üzerinde anlaştık. Ayrıca, iş birliğimizi üçüncü ülkelere de taşımayı planlıyoruz. Hem Türkiye'nin hem Rusya'nın güçlü yanlarını, üçüncü ülkelere ve pazarlara da beraberce taşımayı planlıyoruz" açıklamasında bulundu. Ticaret Bakan Yardımcısı Fatih Metin, Türkiye ve Rusya’nın ortak bir “Dış Ticaret Eylem Planı” yapılması konusunda anlaştıklarını belirterek, “Ayrıca, iş birliğimizi üçüncü ülkelere de taşımayı planlıyoruz. Hem Türkiye’nin hem Rusya’nın güçlü yanlarını, üçüncü ülkelere ve pazarlara da beraberce taşımayı planlıyoruz.” dedi. Metin, başkent Moskova’da düzenlenen “Türkiye-Rusya İş Forumu” kapsamında iki ülke arasındaki güncel ekonomik gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye ve Rusya arasında tarım, enerji ve turizmin yanı sıra yeni iş birliği alanlarının oluşturulduğunu ifade eden Metin, “Bunlardan birisi savunma sanayi… Hava ve uzay teknolojileri alanında da çok önemli iş birliklerimiz var. Bu alanların tümünü ele aldığımızda, karşılıklı iş birliğiyle her iki ülke arasındaki ticaret hacmini daha da yukarılara taşıyacağız.” diye konuştu.   Kaynak: http://kamuoyu.org/trkiye-ile-rusyadan-dis-ticaret-hamlesi/
Devamını Oku
Standard Post with Image

Pekcan, Türk firmalara seslendi: Çin hiç uzak değil!

"Türkiye-Çin Halk Cumhuriyeti İş Forumu"nda konuşan Bakan Pekcan, Çin ile ticaret hacminin geçen yıl 23,6 milyar dolara ulaştığını belirterek, "Çin bizim artık Almanya ve Rusya'dan sonra en büyük ticaret ortağımız haline gelmiştir" dedi. Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, 88. İzmir Enternasyonal Fuarı Uluslararası İzmir İş Günleri kapsamında düzenlenen "Türkiye-Çin Halk Cumhuriyeti İş Forumu"nda, kentte, heyetler arası çok başarılı bir toplantı gerçekleştirdiklerini ve ciddi adımlar atmaya karar verdiklerini söyledi. G20'nin iki önemli ülkesi Çin ve Türkiye'nin potansiyelinin çok gerisinde kaldığını ifade eden Pekcan, "Avrupa'nın en dinamik ekonomisi olan Türkiye ile küresel güç olan Çin'in iş birliği, Ortadoğu'ya, Balkanlara ve Avrupa'ya yeni bir nefes, bu ekonomilere katkı olacaktır." diye konuştu. Türk ve Çin iş dünyasının bu sinerjiyi daha fazla gecikmeden bu fuar vesilesiyle yakalamalarını ümit ettiklerini dile getiren Pekcan, iki hükümetin bu yöndeki gelişmeleri desteklemeye hazır olduğunu kaydetti. Türkiye ile Çin arasındaki kültürel ve ticari ilişkinin 5 bin yıllık bir geçmişinin olduğunu aktaran Pekcan, iki uygarlık arasındaki bu bağları da karşılıklı ekonomik iş birliğine taşımaları gerektiğine işaret etti. "Çin satın almak için uzak değilse satmak için hiç uzak değil"   Kaynak: https://www.dunya.com/ekonomi/pekcan-turk-firmalara-seslendi-cin-hic-uzak-degil-haberi-452973
Devamını Oku
Standard Post with Image

Türkiye-Rusya E-İhracat Zirvesi "Cdek Cis Ecommerce Summit" Gerçekleşti

Dünya E-Ticaret Forumu-World E-Commerce Forum'un desteğiyle CDEK tarafından düzenlenen uluslararası konferanslardan biri olan "CDEK CIS eCommerce Summit"in 2019 etkinliği 3 Ekim'de gerçekleşti. Türk perakende markalarından ve e-ticaret ilgili sektörlerinden, sınır ötesi ticaretin 300'den fazla temsilcisi, Türkiye, Rusya, Ukrayna ve diğer ülkelerden çevrimiçi mağazalar ve entegratörler zirveye katıldı. E- ihracat ekosisteminden özel davetlilerin katıldığı zirvede, programda yer alan "Cdek.market" oturumlarında B2B, şirketler arası pazarlama faaliyetleri gerçekleştirildi. E-ticaret devleri, Türk markaları ile pazar yeri satış anlaşmaları da imzaladı. CDEK'in, Worldef işbirliği ile düzenlediği Zirve'de CDEK CEO'su Leonid Goldort, CDEK Türkiye CEO'su Sertalp Demirağ ve CDEK Türkiye Satış ve Operasyon Direktörü Çetin Balekoğlu, E-ihracatın hızla ivme kazanacağı öngörülen Rusya ve Bağımsız Devletler Topluluğu (CIS) pazarında Türk markaları için sınır ötesi ticaret potansiyelinin çok yüksek olduğunu belirterek, E-ihracatçıların talepleri ve e-ihracatın kolay yolları konusunda sunumlar gerçekleştirdiler. Karlarını artırmak isteyen tüm şirketler için etkili olan "CDEK CIS eCommerce Summit"te, LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca konuşmacı olarak yer aldı. Teknoloji ve lojistik imkanların artmasıyla beraber e- ihracatın markalara fırsat olduğuna değinen Gıyasettin Eyyüpkoca, özellikle Rusya ile Türkiye arasında gerçekleşen ticareti ele aldı. Türkiye ihracatına destek sağlayan Laleli Bölgesi’nin teknoloji ve lojistikte yaşanan gelişmeleri yakından takip ettiğini ancak Laleli Bölgesi için geliştirilen bir teknolojinin hala olmamasını eksiklik olarak değerlendirdi. Laleli’deki firmaların müşteri ile skype gibi çeşitli uygulamalar aracılığıyla ticaret gerçekleştirdiği belirten Eyyüpkoca, bölgedeki firmaların müşterileriyle iletişim kurabileceği uygulamanın bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

Batur: Rusya ile karşılıklı farklı iş birliği platformları oluşturmamız gerekiyor

Türkiye Ticaret Bakan Yardımcısı Gonca Yılmaz Batur, Rusya ile hedeflerinin devlet başkanlarının ortaya koyduğu 100 milyar dolarlık ticaret hacmini yakalamak olduğunu belirterek, “Karşılıklı olarak dengeli bir şekilde bu ticaret hacmini arttırabilmek için enerji, turizm, müteahitlik, bankacılık sektörü ve yatırımlar gibi alanlarda karşılıklı farklı iş birliği platformları oluşturmamız gerekiyor.” dedi. Türkiye Ticaret Bakan Yardımcısı Gonca Yılmaz Batur, Rusya Federal Gümrük Servisi Başkanı Sayın Vladimir Bulavin’in resmi daveti üzerine Moskova Dünya Ticaret Merkezi’nde düzenlenen Uluslararası Gümrük Forumu’na katıldı. Ziyaret kapsamında Rusya Federal Gümrük Servisi Başkanı Vladimir Bulavin ile Ticaret Bakan Yardımcısı Gonca Yılmaz Batur arasında, “Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığı ile Rusya Federasyonu Federal Gümrük Servisi arasında İkili Ticaret İstatistiklerinin Değişimine İlişkin Mutabakat Muhtırası” imza altına aldı.   Kaynak: https://www.gazetem.ru/batur-rusya-ile-karsilikli-farkli-is-birligi-platformlari-olusturmamiz-gerekiyor/
Devamını Oku
Standard Post with Image

TÜRKİYE - KAZAKİSTAN İŞ FORUMU’NDA İMZALAR ATILDI

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ve Kazakh Invest ev sahipliğinde 10 Kasım 2019 Pazar günü, İstanbul The Ritz-Carlton otelinde Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ve Kazakistan Cumhuriyeti Başbakanı Askar Mamin’in teşrifleriyle Türkiye-Kazakistan İş Forumu düzenlendi. İki ülkeden çok sayıda devlet bakanı ve iş insanının katılımıyla gerçekleşen foruma, LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Turan da katıldı. Türkiye-Kazakistan İş Forumu’nda konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, “Ülkelerimizin ekonomik yapıları ve ticaret sahaları yeni işbirliği yapmak için oldukça müsait. Bu iş imkanlarını kazan-kazan modeliyle en iyi şekilde belirlemektir. Ülkemizin Kazakistan’a yatırımı 870 milyon dolar, Kazakistan’ın Türkiye’deki yatırımları ise 725 milyon dolar. Yatırımlar konusunda müteahhitlik önemli, bu alanda Kazakistan’a 25.5 milyar dolar değerinde 493 projeye imza atılmıştır. Türkiye-Kazakistan ekonomik ilişkilerini en üst düzeye çıkarmak misyonu iş insanlarımıza aittir. İş insanlarımızı Kazakistan’daki yatırım fırsatlarını değerlendirmeye ve Kazak kardeşlerimizle yeni ortaklıklar kurmaya davet ediyorum." dedi. Forumda, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir de yer aldı. Forum kapsamında, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ve Kazakistan Başbakanı Askar Mamin, iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari iş birliklerinin artması amacıyla mali değeri yaklaşık bir buçuk milyar dolar olan 18 ayrı başlık altında özel sektör alanına dair anlaşmaların imza törenine de eşlik ettiler.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Bosna-Hersek Türkiye'nin AB’ye açılan kapısı olabilir!

  Bosna-Hersek'in başkenti Saraybosna'da düzenlenen 23. Uluslararası İş Forumu (IBF), ülkenin gıda, tarım ve hayvancılık, turizm, inşaat, sağlık, metal, mobilya ve orman ürünleri sektörlerindeki ayrıcalıklı yapısına ve AB ile gümrüksüz ticaret yapma fırsatına dikkat çekti. Tüm dünyadan binin üzerinde iş insanının katılımıyla gerçekleştirilen zirvede, şirketten şirkete (B2B) görüşmeler düzenlenerek Türk ve yabancı iş insanlarının bu ülke firmalarıyla yapabileceği işbirliği olanakları ele alındı. Organizasyonda ayrıca Bosna-Hersek’in AB ülkeleriyle olan ticaret anlaşmalarına dikkat çekilirken, ülkenin Türk ve yabancı iş insanları için AB ile ticarette gümrüksüz bir giriş kapısı olarak kullanılabileceğine de vurgu yapıldı. Özellikle kalkınma alanında yatırıma ihtiyaç duyan bir ülke olan Bosna-Hersek’te enerji sektörü şu an potansiyelinin sadece yüzde 30’unu kullanabiliyor, ayrıca maden ve mineral sektörü ile turizm sektörü de potansiyellerinin çok altında yatırım alıyor. Genel ekonomik durum Savaş öncesinde ağır sanayi alt yapısına sahip bir ülke konumunda olan Bosna Hersek’te üretim metalürji ve kimya sanayi üzerine yoğunlaşmıştı ve ülkedeki üretim Yugoslav iç pazarının ihtiyaçlarını karşılamayı önceliyordu. Savaş esnasında sanayi tesisleri ağır hasar gördü ve ülkenin sanayiye dayalı üretim yapısı bozularak savaş sonrasında ekonomi merkezi hizmetler, bankacılık, enerji ve turizm alanlarına kaymış oldu. En ciddi makroekonomik sorunu işsizlik olan Bosna-Hersek’te kayıt dışı istihdam yüksek seviyede seyrediyor. Ülkenin iktisadi olarak öncelikli konularını Avrupa Birliği’ne entegrasyon, mali sistemin güçlendirilmesi, kamu yönetimi reformu, Dünya Ticaret Örgütü’ne üyelik ve istikrarlı büyüme oluşturuyor. Orta Avrupa Serbest Ticaret Anlaşması (CEFTA)’nın üyesi olan Bosna-Hersek ile Türkiye arasında 2003 yılından beri Serbest Ticaret Anlaşması uygulanıyor. Bosna-Hersek 2008 yılında Avrupa Birliği (AB) ile İstikrar ve Katılım Anlaşması imzalamış olmasına rağmen bu anlaşma henüz yürürlüğe girmiş değil. AB ülkeleri tarafından onaylandıktan sonra yürürlüğe girecek olan bu anlaşma, AB standartlarına uygun üretilen bütün Bosna-Hersek ürünlerinin gümrüksüz ve hiçbir kısıtlama olmaksızın AB pazarına girmesini sağlayacak. Bu durumun ülke ekonomisini canlandırması, rekabet gücünü artırması, doğrudan yabancı yatırımları ve iş sahalarını geliştirmesi bekleniyor. Fırsatlar barındıran altı temel sektör Uluslararası İş Forumu (International Business Forum) Direktörü Erol Yarar forum öncesinde sekiz aylık bir periyodda dokuz kez Bosna-Hersek’e keşif gezisi düzenledi ve Bosna’nın orman, fabrika, şehir, kasaba ve köylerini gezerek Türk ve dünya firmaları için ülkenin sahip olduğu tüm işbirliği imkânlarını detaylarıyla araştırdı. Bu saha gezileri sonucunda Bosna’da işbirliği ve yatırım için büyük potansiyel barındıran altı temel sektör belirlendi. Bu sektörler gıda, tarım ve hayvancılık, orman ürünleri ve mobilya, turizm, metal ve otomotiv, sağlık ve inşaat olarak gruplandırıldı. Forumda bu sektörlerin her biri için özel oturum düzenlenerek potansiyel işbirliği ve yatırım imkânları alanda uzman iş insanları ve CEO’lar nezaretinde tartışıldı. Bosna-Hersek’te özellikle organik tarım ve helal gıda pazarı için bakir topraklar bulunduğuna dikkat çekilen forumda, Avrupa’daki 50 bin tonluk helal gıda pazarına Bosna-Hersek’te yapılacak yatırımlar vasıtasıyla kolayca ulaşılabileceği belirtildi. Yıllık 7 milyon metreküp ağaç kesimi yapılan Bosna Hersek, orman ürünleri ve mobilya sektörü için yüksek miktarda hammadde barındırıyor. Turizm sektöründe ise yıllık 100 bin Türk ve 150-200 bin Arap turiste ev sahipliği yapıyor. Forumda protokol konuşmalarının ardından sektörel görüşme ve paneller düzenlenerek sektörler bazında birebir iş anlaşmaları yapılmasına olanak sunuldu. Toplantının ikinci gününde misafir iş insanları için fabrika gezileri düzenlendi. Bosna-Hersek - Türkiye İşbirliği Potansiyelinin Çok Altında 2003 yılında Türkiye ile Bosna-Hersek arasında bir Serbest Ticaret Anlaşması imzalandı. İki ülke arasındaki ticaret hacmi 2018 yılında 660 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Dolayısıyla mevcut işbirliği, hedef olarak belirlenen 1 milyar avroluk hacmin epey altında kalmış oluyor. Bu rakam, diğer taraftan, iki ülke arasındaki tarihi, kültürel ve resmi ilişkiye bakıldığında da potansiyelinin çok altında görünüyor. Bosna-Hersek’in AB ülkeleriyle 1000 kilometrelik bir kara sınırına sahip bulunması, Türk iş insanları için çok önemli bir fırsat olarak değerlendiriliyor. Uluslararası İş Forumu’nda konuşma yapan İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekip Avdagiç, Bosna-Hersek’i iş insanları açısından fırsatlar ülkesi olarak nitelendirdi. Ancak bu fırsatların detaylarıyla birlikte ortaya konulduğu takdirde değerlendirilebileceğini vurgulayan Avdagiç, ticaretin farklılıklardan ziyade ortak noktaları açığa çıkarması gerektiğini belirtti. Ülkelerin ufkunu ticaret aracılığıyla geliştirebileceğini söyleyen Avdagiç, Türkiye’de 2019 yılında iş yapma kolaylığının bir önceki yıla göre 17 basamak yükseldiğini söyleyerek toplantıda hazır bulunan iş insanlarını Türkiye’de yatırım yapmaya davet etti. Ayrıca Bosna’nın AB ile 1,000 kilometre sınırı olması ve ürünlerin kara yoluyla 15 saat içinde Avrupa’ya ulaşabilmesi bakımından Avrupa’yla iş yapmak isteyen Türk firmaları için çok cazip bir ülke olduğunu belirtti. Bosna’daki yatırım ortamını geliştirmek için dört noktanın üzerinde hassasiyetle durulması gerektiğini belirten Avdagiç, bunları şöyle sıraladı: Bosna-Hersek AB üyeliği yolunda kararlı bir şekilde ilerlemeli; Bosna’da yaşayan Boşnak, Sırp ve Hırvat toplumları ortak Bosna ideali etrafında birleştirilmeli; bu toplumlar milliyetçilik sarmalına kapılmamalı; yetişmiş gençlerin ülke içinde tutulması için politikalar geliştirilmeli ve yurtdışına gidenlerin geri getirilmesi sağlanmalı. Bosna-Hersek’in avantajları Bosna-Hersek’in AB pazarında eğitim ve dil becerileri anlamında son derece rekabetçi bir insan kaynağı var. Düşük gelir vergisi ve elektrik fiyatlarına ek olarak Bosna-Hersek parası Konvertible Mark (KM)’ın istikrarlı seyri de rekabetçi bir üretim imkânı sunuyor. Yerli ve yabancı yatırımcıların haklar konusunda eşit olduğu Bosna-Hersek’te yatırımcıların yüzde 84’ü ticari beklentilerinin karşılandığını belirtiyor, yüzde 70’i ise kazandıkları parayı tekrar Bosna-Hersek’te yatırıma dönüştürmek istiyor. Özellikle kalkınma alanında yatırıma ihtiyaç duyan bir ülke olan Bosna-Hersek’te enerji sektörü şu an potansiyelinin sadece yüzde 30’unu kullanabiliyor, ayrıca maden ve mineral sektörü ile turizm sektörü de potansiyellerinin çok altında yatırım alıyor. Bosna-Hersek verimli ve işlenmemiş arazileriyle organik tarım yatırımcıları tarafından da keşfedilmeyi bekliyor. Son beş yılda Bosna’da metal işleme, araba yan sanayi ve yedek parça sektörleriyle savunma sanayi adeta yeniden doğuş yaşıyor. Otomotiv sektörüne çok önem veren Türkiye ve yedek parça sanayinde iyi olan Bosna’nın bu alanda işbirliği yapması iki ülke açısından da kazan-kazan ilişkisi olabilir. Alt yapı ve inşaat sektöründe Bosna’da büyük projelerin başlamak üzere olması da muhakkak piyasayı canlandırıcı bir etki yapacaktır. Saraybosna-Belgrad otoyolu projesinin bölgeye sağlayacağı ekonomik faydanın yanı sıra bölgedeki istikrarı ve iyi ilişkileri sürdürülebilir hale getirmesi bekleniyor. Türkiye’nin Balkan pazarında bağlantılar açısından en avantajlı olduğu ülkelerden biri olan Bosna-Hersek pazarına Türk iş insanlarının ilgi göstermesi ve pazarda uygun fiyat ve kaliteyi gözeterek büyümeleri, AB perspektifinden vazgeçmeyen Bosna-Hersek kanalıyla Türkiye’nin AB’ye daha fazla gümrüksüz ticaret yapmasına olanak sağlaması bakımından önem arz ediyor. Bu noktada Uluslararası İş Forumu ve öncesinde titizlikle gerçekleştirilen saha gezilerinde belirlenen altı sektördeki fırsatlar başka ülkelerden önce kullanılarak hem Balkanlar pazarında fark yaratılabilir hem de Bosna-Hersek uzun vadede Türkiye’nin AB’ye gümrüksüz açılan bir kapısı olabilir. [Türk-Alman Üniversitesi’nde İktisat Bölümü öğretim üyesi olan Doç. Dr. Elif Nuroğlu, uluslararası iktisat, yerçekimi modeli, ampirik uluslararası ticaret, ekonometrik modellemeler, ampirik makroekonomi, yapay sinir ağları ve fuzzy yaklaşımlar alanlarında çalışmaktadır] Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/analiz/bosna-hersek-turkiyenin-ab-ye-acilan-kapisi-olabilir/1670366
Devamını Oku
Standard Post with Image

Bakan Pekcan: Türkiye’de yatırım yapmayı düşünen dünya çapındaki firmalardan randevu talepleri oldu

Ticaret Bakanı Pekcan, "Türkiye’de yatırım yapmayı düşünen dünya çapındaki bazı firmalardan randevu talepleri oldu. General Electric'in zaten yatırımları var, onlardan talep geldi. P&G ve Alibaba'nın da görüşme talepleri var." dedi. İsviçre'nin Davos kasabasında düzenlenen 50'nci Dünya Ekonomik Forumu'nda temaslarını sürdüren Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, televizyon kanallarının, forum kapsamındaki görüşmeleriyle ticaret konusundaki sorularını yanıtladı.  Pekcan, ticaret savaşlarının jeopolitik gerginliklerin arttığı bu dönemde dünya ekonomisinin geleceğinin tartışılması açısından söz konusu toplantıların çok anlamlı olduğunu belirterek, kendilerinin de bu platformları ikili görüşmeler için bir avantaj olarak gördüklerini söyledi. Davos'ta Güney Kore Ticaret Bakanı, Malezya Ticaret ve Sanayi Bakanı, Endonezya Ticaret Bakanı, Meksika Ekonomi Bakanı, Pakistan uluslararası anlaşmalardan sorumlu Başbakan Başdanışmanı ile görüşeceğini ifade eden Pekcan, yarın da Hollanda, İsviçre, Güney Afrikalı bakanlarla görüşmelerinin olacağını bildirdi. Pekcan, ikili ticaret için bu görüşmelerin son derece önemli olduğunu dile getirerek, "Ayrıca, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) Bakanlar Toplantılarına, panellere katılacağız. Kalkınma İçin Yatırımların Kolaylaştırılması Paneli'ne, bakanların e-ticaret konusunda bir bildiri yayınlaması doğrultusunda düzenlenecek panele katılacağız." diye konuştu. Aynı zamanda Türkiye'de yatırım yapmayı düşünen dünya çapındaki bazı firmalardan randevu talepleri olduğuna dikkati çeken Pekcan, "General Electric'in zaten yatırımları var, onlardan talep geldi. P&G ve Alibaba'nın da görüşme talepleri var." ifadelerini kullandı. Pekcan, Türkiye'nin tam bir fırsatlar ülkesi olduğunu belirterek, şöyle konuştu: "Türkiye, ticaret savaşlarının olduğu bu dönemi çok iyi değerlendirdi. İş dünyamızın ne kadar dinamik olduğunu da biz burada görmüş olduk. Türkiye'de mevcut uluslararası yatırımcılarımız var. Bunlar Türkiye'deki potansiyeli çok daha iyi görüp değerlendirebildikleri için yeni yeni yatırımlara giriyorlar ve kapasite artışına gidiyorlar. Esasında bunlar uluslararası platformlarda ve kendi ülkelerinde bir nevi Türkiye'nin elçisi de oluyorlar." "Ticarette korumacılık önlemine tabi hacim 10 kat arttı" Ticaret savaşlarının son dönemde artış gösterdiğini ifade eden Pekcan, bunlar nedeniyle küresel ticari yatırımların azaldığını, belirsizliklerin arttığını, bundan bütün dünya ekonomisinin etkilendiğini dile getirdi. Pekcan, korumacılık önlemlerine tabi ticaret hacminin 2017'de 79 milyar dolar olduğu bilgisini vererek, şöyle devam etti: "Korumacılık önlemlerine tabi ticaret hacmi Ekim 2019 itibarıyla 747 milyar dolara yükselmiş, 10 katına yakın bir artış var. Türkiye açısından değerlendirildiğinde, 2017'deki ticaret politikaları önlemlerine tabi ihracatı 853 milyon dolar. 2018'de bu rakam 7,2 milyar dolara, 2019'da 10,8 milyar dolara çıktı ancak dünya böyle bir trendde iken Türkiye olarak çok başarılı bir sene geçirdik. Geçen yıl yüzde 2,04 artışla 180,5 milyar dolar ihracat gerçekleştirdik. DTÖ'nün Eylül 2019 sonu itibarıyla açıkladığı verilere göre, dünyada en büyük ihracatçı 50 ülkenin ihracatının ortalama yüzde 2,7 azaldığını görüyoruz. Türkiye'de ise aynı dönemde ihracatta yüzde 2,6 artış var. Biz dünya sıralamasında artış oranı bakımından 7'nci, değer bakımından da 5'inci sıradayız. Bu konjonktürü pozitife çevirmek için fırsatlarımız olduğuna inanıyoruz ve iş dünyamızla beraber bunları değerlendirmeye çalışıyoruz." "Ocağın 20 gününde ihracatta yüzde 3 artış" Bakan Pekcan, ihracat için yeni pazarlar, yeni ihracatçılar ve yeni ürünleri hedef aldıklarını, aynı zamanda da ülkenin mevcut pazarlardaki konumunu daha da güçlendirme konusunda kararlı olduklarını belirterek, "2019 ihracatının yaklaşık yüzde 49'u Avrupa Birliği'ne (AB) gerçekleştirildi. AB'ye ihracatımız binde 8 azalmasına rağmen, değer bazında 14,6 milyar dolar ticaret fazlası verdik. Bir önceki sene bu 3,9 milyar dolardı. Yani AB'ye ticaret fazlamızı 3,7 kat artırdık. Bunun dışında en çok ticaret artışı yüzde 10,8 ile Kuzey Afrika'ya, yüzde 12,4 ile diğer Afrika ülkelerine, yüzde 7,5 ile Orta Amerika ve Karayipler'e yönelik gerçekleşti. Bu yıl da ihracata iyi bir performansla devam edeceğiz. Ocak ayının ilk 20 gününde ihracatta yüzde 3 artış var, sonuna doğru neler olacağını hep beraber göreceğiz." ifadelerini kullandı. Pekcan, AB ile Gümrük Birliği Anlaşması'nın revize edilmesine yönelik yürütülen görüşmelere ilişkin bir soru üzerine de şunları kaydetti: "Aslında AB ile bizim Gümrük Birliği Anlaşmamızın güncellenmesi biraz gecikti. Sadece Türkiye için değil, AB için de gecikti. Artık AB'nin de Türkiye'nin de üçüncü ülkelerle çok daha geniş kapsamlı ticaret anlaşmaları mevcut. 2016'dan beri Avrupa Komisyonu, Avrupa Konseyinden yetkilendirme bekliyor. Neden bekliyor? Bazı siyasi çekişmeler nedeniyle kimi ülkeler bu güncellemenin başlanmasını önlüyor ama ben artık AB'nin de buna farklı gözle bakacağını, siyasi sorunların başka mecralarda çözülmesi gerektiğini ama ekonomik ve ticaretin önündeki engellerin bir an önce kaldırılmasının hem AB ülkeleri için hem Türkiye için artık bir zorunluluk olduğunu görüyorum. Aralık ayında AB Komisyonu ticaretten sorumlu Komiseri Phil Hogan ile bir araya geldik, çok verimli, çok pozitif bir toplantı gerçekleştirdik. Kendilerinin de bizimle aynı görüşleri paylaşıyor olmasından son derece memnun kaldık. Artık siyasi çekişmeleri başka bir mecrada değerlendirmeli, ekonomik gelişmelere kaldığı yerden devam etmeliyiz. 2020'de de bu konuda adım atacağımıza inanıyorum." "ABD ile ek vergileri tek taraflı kaldırmamızı kimse beklemesin" ABD'nin Mart 2018'de demir-çelik ve alüminyuma yüzde 25 ve yüzde 10 ek vergi getirdiğini, daha sonra da bunu iki katına çıkardığını anımsatan Pekcan, mütekabiliyet gereği kendilerinin de ABD'ye bazı ürünlere DTÖ kurallarına uygun ek vergi getirdiklerini hatırlattı. Pekcan, ek vergi getirirken de sanayicilerin çok fazla etkilenmemesi için özel dikkat gösterdiklerini ifade ederek, "Tütüne, viskiye, çeltiğe, otomotive ek vergi getirirken, bunun yanında ceviz, badem, kaju fıstığına da getirdik. ABD, getirdiği ek vergileri kaldırdığı anda biz de kaldırmaya hazırız ama tek taraflı kaldırmamızı kimse beklemesin." diye konuştu. Türkiye ile ABD arasında çok inişli-çıkışlı bir 2019 yılı yaşandığını ancak bundan ticaret hacminin etkilenmediğini vurgulayan Pekcan, "Biz, mevcudun korunmasından ziyade ne kadar artırabiliriz, onun çalışmasını yapıyoruz. Bizim 100 milyar dolar hedefimizle ilgili sektörel bazda yaptığımız çalışmalar, yol haritaları, ölçek ekonomisi sektörün bakış açısını değiştirdi. Şu anda benim Bakan Yardımcılarımdan Tuna Turagay ABD'de iş dünyasıyla beraber ve 'Fırsatları nasıl değerlendirebiliriz' konusu üzerine çalışıyoruz." dedi. ABD Başkanı Trump'ın "Çin ile ikinci aşama görüşmelerini yapacaklarını ve tarifelerin bunun ardından kaldırılabileceği"ne yönelik sözlerine ilişkin görüşlerinin sorulması üzerine de Pekcan, şu değerlendirmede bulundu: "Dünya ticareti açısından baktığımızda bu esasında olumlu bir gelişme. Zaten ticaret savaşlarında ABD'nin Çin'e uyguladığı tarifelerin toplamı 370 milyar dolar. Çin'in ABD'ye uyguladığı vergilerin toplam ticaret hacmi 110 milyar dolar. Sadece Çin ile ABD'nin birbirine uyguladıkları 480 milyar dolar civarında. Dolayısıyla bu, dünya için de yeni bir motivasyon, küresel ekonomi için pozitif katkıları olacaktır ama biz Türkiye olarak her halükarda dezavantajı nerede avantaja çevirebiliriz, buna çalışacağız." "Yeni Rekabet Kanunu'nda taslak çalışma hazır" Bakan Pekcan, iç ticarete ilişkin sorular üzerine de yeni bir düzenleme müjdesi verdi. Pekcan, "Rekabet Kanunu ile ilgili çalışmamızı bitirdik. Uluslararası yatırımcıların Türkiye'ye çekilmesi açısından da çok önemli bir taslak çalışmasını tamamlamış bulunuyoruz." diye konuştu. Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/bakan-pekcan-turkiye-de-yatirim-yapmayi-dusunen-dunya-capindaki-firmalardan-randevu-talepleri-oldu/1710222
Devamını Oku
Standard Post with Image

Bakan Albayrak: Merkez Bankası FED kadar bağımsız

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, İsviçre'nin Davos kentinde 50'nci Dünya Ekonomik Forumu kapsamında düzenlenen "Küresel büyüme gündemini şekillendirme" başlıklı oturumda, Türkiye'nin bilançosunun çok kuvvetli ve rekabetçi olduğunu söyledi. Avrupa Birliği'nde kamu borcunun milli gelire oranının yaklaşık yüzde 90 seviyesinde olduğunu, bu oranın Türkiye'de ise yüzde 32'lerde seyrettiğini anımsatan Bakan Albayrak, Türkiye'nin AB'nin Maastricht Kriterleri'nde belirlenen değerleri yerine getirdiğini anlattı. Türkiye'de özel sektörün özellikle son 25 yılda ihracat kapasitesini çok rekabetçi hale getirdiğini vurgulayan Albayrak, Türkiye’de bankacılık sektörünün de oldukça iyi durumda olduğunun altını çizdi. Albayrak, Türkiye'nin güçlü bir bilançoya, büyüme kapasitesine, rekabetçi özel sektöre, yüksek ihracat kapasitesine ve genç nüfusa sahip olduğunu sözlerine ekledi. Türkiye'de son yıllarda Gezi Parkı, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi gibi olaylar yaşadığını anımsatan Albayrak, Türkiye'nin Suriye, Irak ve İran'a komşu olduğunu, DAEŞ, YPG, PKK, PYD gibi terör örgütleriyle ciddi biçimde mücadele ettiğini vurguladı. Türkiye reformlara devam edecek Albayrak, Türkiye'nin geçmiş tecrübelerinden çok şey öğrendiğini ve 2018 yılında yeni Cumhurbaşkanlığı Sistemi'ne geçtiğine dikkati çekti. Türkiye’de özellikle son bir yılda kur istikrarı sağlandığını ve ihracat performansının iyileştiğini kaydeden Albayrak, ekonominin cari fazla verdiğini anlattı. Özel sektörün daha rekabetçi olması için uygun koşullar sağlamaya çalıştıklarını belirten Albayrak, "Hükümet, son 16 yılda altyapı, ulaşım, telekomünikasyon ve enerji alanına dev yatırımlar yaptı." dedi. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın ABD Merkez Bankası FED kadar bağımsız olduğunu vurgulayan Bakan Albayrak, "Merkez Bankası'nın tek sorumluluğu fiyat istikrarını sağlamak değildir. Merkez Bankası aynı zamanda finansal istikrarı da sağlamalıdır. Çünkü gelişmekte olan ekonomilerin büyümeye, istihdamı ve yatırımları artırmaya ihtiyacı vardır." yorumunu yaptı. Albayrak, Türkiye'nin ekonomik reformlara devam edeceğini de sözlerine ekledi. Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/bakan-albayrak-merkez-bankasi-fed-kadar-bagimsiz/1711536  
Devamını Oku
Standard Post with Image

NATO Genel Sekreteri Stoltenberg: Türkiye'nin NATO üyeliğinin önemini anlamak zorundayız

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Türkiye'nin çok önemli bir NATO müttefiki olduğunu belirterek, "Türkiye'nin NATO üyeliğinin önemini anlamak zorundayız." dedi. Stoltenberg, İsviçre'nin Davos kasabasında düzenlenen 50'nci Dünya Ekonomik Forumu'nda "NATO'nun Geleceği" başlıklı oturumda konuştu. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun da katıldığı oturumda, Türkiye'nin S-400 hava savunma sistemi tedariki ve NATO'nun siber tehditlere karşı hazırlığı gibi konular ele alındı. "Sorunu çözmek için her şeyi yapmaya hazırız" Stoltenberg, Türkiye'nin F-35 uçakları ile S-400 sistemlerine sahip olmasına yönelik endişelerle ilgili çalışma grubu oluşturulması önerisine ilişkin kendisinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ve Çavuşoğlu'yla konuya dair görüşmeler yürüttüğünü anımsattı. Genel Sekreter Stoltenberg, "Biz bu sorunu çözmek için elimizden gelen her şeyi yapmaya hazırız." dedi. "Türkiye çok önemli bir NATO müttefiki" S-400 konusunun NATO bağlamında çözülmesi gereken sorunlardan biri olmayı sürdürdüğüne işaret eden Stoltenberg, "Ancak Türkiye birçok nedenden ötürü çok önemli bir NATO müttefiki. NATO misyon ve operasyonlarına katkı sağlayan Türkiye, aynı zamanda DEAŞ'a karşı elde ettiğimiz başarıda çok önemli rol oynadı." şeklinde konuştu. Stoltenberg, DEAŞ'a karşı mücadelede Irak ve Suriye'ye komşu olan Türkiye'nin altyapı ve üslerinin kullanıldığına dikkati çekerek, "Türkiye'nin NATO üyeliğinin önemini anlamak zorundayız." ifadesini kullandı. Siber saldırı 5'inci maddeyi tetikleyebilir Mevcut teknolojik gelişmelerin savaşın doğasını tam olarak nasıl değiştirdiğini anlamanın güç olduğunu dile getiren Stoltenberg, bu bağlamda NATO'nun üst düzey teknolojiye ciddi yatırım yaptığını vurguladı. Stoltenberg, ittifakın özellikle siber savunmaya büyük önem verdiğine işaret ederek, siber saldırının müttefiklere ortak savunma taahhüt eden 5'inci maddeyi tetikleyebileceğini anımsattı. NATO'nun siber savunma alanında kendini geliştirmeye devam edeceğinin altını çizen Stoltenberg, DEAŞ'la mücadelede de siber savunmanın önemli rol oynadığını kaydetti. Stoltenberg, güvenlik sınamalarının öngörülemediği bir dönemde 70 yıldır barışı muhafaza eden NATO'nun daha fazla önem taşıdığını söyledi. Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/dunya/nato-genel-sekreteri-stoltenberg-turkiyenin-nato-uyeliginin-onemini-anlamak-zorundayiz/1711411
Devamını Oku