Arama HABERLERi

Standard Post with Image

Rusya için 'Pasaportsuz Türkiye' gündemde

Ukrayna'ya pasaportsuz bir şekilde ve sadece kimlik kartları ile geçişin başlayacağının açıklanmasının ardından, şimdi de Rusya gündeme geldi. İki ülke arasında pasaportsuz gidiş gelişlere yönelik müzakereler tekrar başlıyor. Görüşmelerin tekrar başlayacağı haberini Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu verdi. Antalya'da konuşan Çavuşoğlu, Rusya ile uçak hadisesi olmadan önce iki ülke vatandaşlarının pasaportsuz bir şekilde sadece kimlikle giriş-çıkış yapabilmeleri için epeyce görüştüklerini hatırlatarak, "Bayağı mesafe katetmiştik. Şimdi ilişkilerimiz normalleştiğine göre bu konuda da müzakerelere devam edebiliriz.   Biz en azından Rusya vatandaşlarının pasaportu bile olmadan gelebilmeleri için havalimanlarında kimliklerin okunabileceği cihazları kuruyoruz. Bu konudaki görüşmelerimizi başlatacağız tekrar" dedi. YUNANİSTAN'DAN TÜRKİYE'YE GÜZEL HABER! Yunanistan'ın Avrupa İşlerinden Sorumlu Dışişleri Bakan Vekili Yorgos Katrougalos, Yunan adalarına girişte, kapıda vize alınabilmesini sağlayan uygulamanın bir yıl daha uzatılacağını söyledi. Midilli, Sakız, Rodos, İstanköy, Sömbeki, Sisam ve Meis adaları için 2012 yılından bu yana nisan-ekim ayları arasında geçerli olan uygulamayla Türk turistlerin adalara seyahatlerinde limanda vize verilerek önemli bir kolaylık sağlanıyor.   Kaynak: www.haberturk.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Havada yolcu sayısı 9 ayda 164 milyona yaklaştı

Türkiye genelinde yılın 9 ayında havayolu yolcu trafiği, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11,4 artarak 163 milyon 987 bin 652'ye yükseldi. Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğü, eylül ayına ilişkin havayolu, uçak yolcu ve yük istatistiklerini açıkladı. Buna göre, eylülde havalimanlarına iniş-kalkış yapan uçak sayısı, geçen yılın aynı ayına göre iç hatlarda yüzde 5,2 azalışla 79 bin 813, dış hatlarda ise yüzde 7,1 artışla 68 bin 9 oldu. Aynı ayda üst geçiş (overflight) trafiği yüzde 12,2 artışla 43 bin 51 olarak gerçekleşti. Böylece havayolunda hizmet verilen toplam uçak trafiği üst geçişlerle birlikte yüzde 2,6 artarak 190 bin 873'e ulaştı. Eylülde Türkiye geneli havalimanları iç hat yolcu trafiği yüzde 2,7 azalışla 9 milyon 870 bin 47, dış hat yolcu trafiği ise yüzde 12,1 artışla 10 milyon 897 bin 477 oldu. Böylece söz konusu ayda direkt transit yolcularla birlikte toplam yolcu trafiği, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 4,4 artışla 20 milyon 785 bin 281 olarak gerçekleşti. Havalimanları yük (kargo, posta ve bagaj) trafiği, eylül ayı itibarıyla iç hatlarda yüzde 2,5 azalarak 90 bin 335 ton, dış hatlarda yüzde 11 artışla 292 bin 224 ton, toplamda ise yüzde 7,4 artışla 382 bin 559 tona ulaştı. İstanbul'daki havalimanlarında hareketlilik sürdü İstanbul Atatürk Havalimanı yolcu trafiği, eylülde geçen yılın aynı ayına göre iç hatta yüzde 2 azalışla 1 milyon 719 bin 594, dış hatta ise yüzde 3 artışla 4 milyon 414 bin 781 olmak üzere toplamda yüzde 1 artışla 6 milyon 134 bin 375 olarak kaydedildi. İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı yolcu trafiği ise geçen ay, 2017'nin aynı ayına göre iç hatta yüzde 3 artışla 1 milyon 992 bin 563, dış hatta ise yüzde 7 artışla 1 milyon 83 bin 797 olmak üzere toplamda yüzde 4 artışla 3 milyon 76 bin 360'a yükseldi. Ege ve Akdeniz kıyılarında bulunan İzmir Adnan Menderes, Antalya, Gazipaşa Alanya, Muğla Dalaman, Muğla Milas-Bodrum havalimanlarında eylül ayı itibarıyla dış hat yolcu sayısında büyük artış yaşandı. İzmir Adnan Menderes Havalimanı dış hat yolcu trafiği, eylülde geçen yılın aynı ayına göre yüzde 15 artışla 371 bin 826 olarak gerçekleşti. Gazipaşa Alanya Havalimanı dış hat yolcu trafiği söz konusu ayda, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 65 artışla 98 bin 539 oldu. Antalya Havalimanı dış hat yolcu trafiği de eylülde geçen yılın aynı ayına göre yüzde 24 artışla 3 milyon 665 bin 837 olarak kayıtlara geçti. Muğla Milas-Bodrum Havalimanı dış hat yolcu trafiği eylülde 2017'nin aynı ayına göre yüzde 58 artışla 261 bin 543, Dalaman Havalimanı dış hat yolcu trafiği de yüzde 22'lik artışla 493 bin 668 olarak gerçekleşti. Eylül sonu gerçekleşmelerine göre ise 9 ayda hizmet verilen toplam uçak trafiği (üstgeçişler dahil), geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6,7 artışla 1 milyon 551 bin 749, toplam yolcu trafiği (direkt transit dahil) yüzde 11,4 artışla 163 milyon 987 bin 652, yük (kargo-posta-bagaj) trafiği ise yüzde 10,2 artışla 2 milyon 909 bin 660 tona ulaştı.   Kaynak: https://www.dunya.com/gundem/havada-yolcu-sayisi-9-ayda-164-milyona-yaklasti-haberi-429291
Devamını Oku
Standard Post with Image

İhracatçılara pasaport kolaylığı

İhracatçıların hususi damgalı pasaport alabilmesi için her takvim yılında ihracat yapmaları şartı kaldırıldı. İçişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, ihracatçıların hususi damgalı pasaport alabilmesi için her takvim yılında ihracat yapma şartı değiştirildi. Değişikliğe göre, son üç takvim yılındaki toplam ihracat tutarının ortalamasının kanunda belirtilen oranda olması, yeşil pasaport verilmesi için yeterli olacak. 5682 sayılı Pasaport Kanunu’nun 14' üncü maddesi kapsamında, "İhracatçılara Hususi Damgalı Pasaport Verilmesine İlişkin Esaslar Hakkında Karar" geçen yıl Mart ayında yürürlüğe girmişti. Buna göre, kararda belirtilen tutarda ihracat yapan firma yetkilileri, hususi damgalı pasaport alabiliyordu. Resmi Gazete'de önceki günlerde yayımlanan 214 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile "İhracatçılara Hususi Damgalı Pasaport Verilmesine İlişkin Esaslar Hakkında Karar" da değişiklik yapıldı. - İhracatçıya yeşil pasaport, üç yılın ihracat ortalamasına göre verilecek Yapılan son değişiklikle hususi damgalı pasaport verilmesi için "her takvim yılında ihracat yapmak şartı" kaldırıldı. İhracatçı artık son üç takvim yılında yapılan toplam ihracat tutarının ortalaması kanunda belirtilen oranda ise, firma yetkililerine hususi damgalı pasaport alabilecek.   Kaynak: http://www.adaletbiz.com/gundem/ihracatcilara-pasaport-kolayligi-h227728.html
Devamını Oku
Standard Post with Image

Hazır Giyim ve Konfeksiyon Sektöründe Yüzler Gülüyor

Ekim ayında 1,6 milyar dolar ihracat ile Türkiye’nin en çok ihracat yapan üçüncü sektörü olan Hazır Giyim ve Konfeksiyon sektörü, 9-12 Ocak 2019 tarihleri arasında, İstanbul Fuar Merkezi – CNR Expo’da 36’ncısı düzenlenecek Uluslararası İstanbul CBME Türkiye Anne, Bebek ve Çocuk Ürünleri Fuarı’nda buluşmaya hazırlanıyor. Fuara,125 ülkeden, 300 katılımcı, 750 marka ile 18 bini aşkın profesyonel ziyaretçi katılımı bekleniyor. 600 milyon TL ekonomik büyüklüğe ulaşan bebek ve çocuk giyimi, ülkemizde ve global pazarlarda hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün en yüksek büyüme potansiyeline sahip alt sektörü olarak dikkat çekiyor. Sektörün Ekim ayında anne bebek çocuk ürünleri alanında bir dünya markası olan ve Türkiye dışında Çin, Hindistan ve Singapur’da düzenlenen 36.Uluslararası İstanbul CBME Türkiye Anne, Bebek ve Çocuk Ürünleri Fuarı’nda biraraya geleceğini ifade eden UBM ICC Marka Direktörü Hatice Dinçer,“212 ülkeye yapılan 17 milyar dolarlık toplam hazır giyim ihracatı içinde bebek giyimi yüzde 1,6 paya sahip olurken, sektörün yıllık ekonomik büyüklüğü 600 milyon TL’ye ulaştı. Türkiye, Ekim ayında ülke olarak Cumhuriyet tarihimizin en yüksek ihracat rakamlarına ulaştı. Hazır Giyim ve Konfeksiyon sektörünün 1,6 milyar dolar ihracat ile en çok ihracat yapan sektör olmasını çok memnuniyet verici buluyoruz” dedi.   Kaynak: https://www.akilligundem.com/hazir-giyim-ve-konfeksiyon-sektorunde-yuzler-guluyor/
Devamını Oku
Standard Post with Image

Kara Delik ilk kez görüntülendi

EHT Direktörü Shep Doelman bugüne kadar çekilen ilk kara delik fotoğrafını kamuoyu ile paylaştı. Uluslararası Olay Ufku Teleskobu projesi kapsamında bir araya gelen bilim adamları, Dünya'ya 53 milyon ışık yılı mesafedeki Başak (Virgo) takım yıldızındaki M87 Galaksi'sinin merkezindeki süper masif kara deliğin fotoğrafını yayımladı. Fotoğrafta kara deliğin "olay ufku" olarak adlandırılan, kütle çekiminin en güçlü olduğu eşik bölgesi görülebiliyor. Bilim adamları dünyanın farklı yerlerindeki radyo teleskoplarla elde edilen X-ışını verilerini birleştirerek oluşturdukları imajı dünyanın 5 kentinde eş zamanlı basın toplantılarıyla kamuoyuna duyurdu. Kaynak: https://www.dunya.com/gundem/kara-delik-ilk-kez-goruntulendi-haberi-443131
Devamını Oku
Standard Post with Image

İstanbul Havalimanı havadan görüntülendi

Taşınması sonrası seferlerin sürdüğü yeni havalimanında, apron ve terminal bölgesine ait görüntüler helikopterden çekildi. Taşınma işlemlerinin tamamlandığı İstanbul Havalimanı havadan görüntülendi. Taşınması sonrası ilk uçuşun dün Ankara'ya yapıldığı havalimanında seferler devam ediyor. İç ve dış hat yolcuları, kontuarlarda bilet işlemlerini yapmalarının ardından sefer saatini bekleyeceği terminallere yönlendiriliyor. İstanbul Havalimanı'nın işletmecisi İGA da havalimanını havadan görüntüledi. Helikopterle yapılan çekimlerde apron ve terminal bölgesini ait fotoğraflar ile video yer alıyor.   Kaynak: https://www.dunya.com/gundem/istanbul-havalimani-havadan-goruntulendi-haberi-442895
Devamını Oku
Standard Post with Image

23 Nisan törenlerle kutlanıyor

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nın 99’uncu yılını kutluyoruz... Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılış yıldönümü anısına Mustafa Kemal Atatürk tarafından çocuklara armağan edilen 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı çeşitli tören ve etkinliklerle kutlanıyor. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün, Büyük Millet Meclisinin açılışı ile beraber Türk çocuklarına armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, 23 Nisan 1921'de Milli Bayram olarak kutlanmaya başladı. Kaynak: https://www.dunya.com/gundem/23-nisan-torenlerle-kutlaniyor-haberi-443813  
Devamını Oku
Standard Post with Image

Sigara paketlerinde yeni dönem

Tarım ve Orman Bakanlığı sigara paketlerinde düz ve standart paket uygulamasına 5 Aralık'ta geçileceğini duyurdu. Sigara paketlerinde yeni dönem 5 Aralık’ta başlıyor.  Tarım ve Orman Bakanlığınca yapılan düzenlemeyle "Tütün mamullerinde düz ve standart paket" uygulamasına 5 Aralık'ta geçiliyor. Yarından itibaren artık eski paketlerle tütün mamulleri üretilmeyecek. Bir aylık süreçte, yani 5 Ocak’a kadar yeni paketlerle üretim yapılacağı gibi mevcut paketlerin piyasadaki satışı devam edecek.  5 Ocak 2020 itibari ile ise sadece yeni standart paketlerin satışı yapılabilecek ve piyasada eski tip paket bulunmayacak. Düz ve standart paket uygulaması ile paketlerin çeşitli renklerinden ve grafik tasarımlarından kaynaklanan çekiciliğinin ve yanıltıcı özelliğinin ortadan kaldırılması, sağlık uyarıları mesajlarının caydırıcı etkisinin artırılması hedefleniyor. Yeni düzenleme ile tütün mamulleri paketlerin rengi, Pantone 448 C Mat bitişli tek renk olarak belirlendi. Marka, ayırt edici ibare ve diğer zorunlu bilgilerin yazım şekli, rengi, konumu standart hale getirildi, markanın logosu, simgesi veya sair işaretleri kaldırıldı. Tek tip ve tek renk olacak paketler üzerindeki birleşik (resimli) sağlık uyarıları alanı yüzde 65’ten yüzde 85’e çıkarıldı, resimli uyarı paketin ön yüzeyi yanı sıra arka yüzeyine de konuldu. 14 yeni birleşik (resimli) sağlık uyarısı belirlendi. Bütün paketlerde yer alacak ibarelerden biri de birleşik (resimli) sağlık uyarıları içerisinde yer alan ‘‘ALO 171 SİGARA BIRAKMA HATTI’’ mesajı olacak. Yeni düzenleme ile tütün mamulü çeşidini belirleyen ayırt edici ibare paketlerin ön yüzeyinde yer alacak. Nargilelik tütün mamulü paketlerinin iç ambalajı ile puro ve sigarillo paketlerinin varsa iç ambalajları üzerine marka ve ayırt edici ibare siyah renkle yazılacak. Üretim tarihi ve üretim kodlama bilgileri, siyah zemine beyaz renkte yazılacak. Ayrıca yeni paketlerde, yan yüzey alanlarının yüzde 50'sini kaplayan genel uyarı ve bilgi mesajı yer alıyor. Paketlerde, "Sigara içmek öldürür-hemen bırakın" genel uyarısı ile "Tütün dumanı, kansere yol açtığı bilinen 70'ten fazla madde içerir" bilgi mesajı bulunacak. Halihazırda mevcut sigara paketlerinin yan yüzeyinin birinde yüzde 10’unu kaplayan zifir, nikotin ve karbon monoksit bırakım değerlerine ilişkin bilgilendirme kaldırıldı, paketler üzerinde bulunan “18 yaşını doldurmayanlara satılamaz” şeklindeki uyarı, “18 yaşını doldurmayanlara satışının cezası hapistir” şeklinde değiştirildi. 14 yeni mesaj ve resim Paketlerde sigara içen insanlara ilişkin caydırıcı fotoğraflarla birlikte 14 ayrı yeni resimli uyarı mesajı da yer alacak. Resimli uyarılarda yer alan ifadelerden bazıları şöyle: Sigara içiyorsanız çocuğunuzun da sigara içme ihtimali iki kat fazladır. Yaşam boyu sigara içenlerde erken ölümlerin yarısı sigara içmekten kaynaklanmaktadır. Sigara içmek kan akışını yavaşlatır ve cinsel iktidarsızlığa neden olur. Sigara kullanımı gebelikte erken doğuma yol açarak bu bebeklerdeki ölüm, hastalık ve engellilik riskini artırır. Sigara kullanımı her aldığınız nefesi zorlaştıran kronik bronşite neden olmaktadır. Sigara en büyük inme nedenidir. Sigara dumanında benzen, nitrozamin, formaldehit ve hidrojensiyanit gibi kanser yapıcı maddeler bulunur. Sigara içmek ayakta kangrene neden olur. Sigara içenler genç yaşta ölür. Kaynak: https://www.azonceoldu.com/gundem/sigara-paketlerinde-yeni-donem-64700
Devamını Oku
Standard Post with Image

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Suriye mesajı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Londra'da Türk vatandaşlarıyla buluşmasında konuştu. Erdoğan, "Dünyada hala bazı saygın ülkelerin saygısız liderleri İslam terör ifadesini kullanıyor. İslam bir barış dinidir. Terörün yanına sıfat olarak İslam'ı koyamazsınız.. Bu ifadeyi kullananları lanetliyorum." ifadelerini kullandı. Erdoğan, NATO Liderler Zirvesi için geldiği Londra'da Old Billingsgate binasında İngiltere'deki Türk vatandaşları ve Müslüman toplumuyla bir araya geldi. Burada bir konuşma yapan Erdoğan, vatandaşları selamladı ve "Buradan, sizlerin aracılığıyla kalpleri bizimle atan Asyalı, Afrikalı, Türkistanlı, Keşmirli, Arakanlı, Yemenli, Libyalı, Suriyeli mazlumlara selamlarımı gönderiyorum. İlk kıblemiz Kudüs'e canları pahasına sahip çıkan Filistinli kardeşlerime aynı şekilde muhabbetlerimi iletiyorum." diye konuştu. NATO Liderler Zirvesi vesilesiyle Türk vatandaşları ve Müslüman toplumuyla bir araya gelmekten duyduğu mutluluğu dile getiren Erdoğan, salonu dolduranlara aşkı, sevdası, ahde vefası için teşekkür etti. Erdoğan, programda bir konuşma yapan Cordoba Vakfı Başkanı Enes El Tikriti'ye buradaki tüm STK'ler adına ayrıca teşekkürlerini iletti. Türkiye'den kucak dolusu sevgi getirdiklerini belirten Erdoğan, burada yaşayan Türklerin ana vatanını, baba ocağını, yurdunu ve mensubu olduğu milletini çok yakından takip ettiğini bildiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ülkemizin içinden geçtiği bu kritik dönemde dualarınızın, desteklerinizin daima bizimle olduğunun farkındayım. Bir kısmınız eğitim için, bir kısmınız rızkı için, bazılarınız ise ülkemizin vesayetle boğuştuğu dönemlerde kendine daha iyi, daha özgür bir hayat kurmak için bu topraklara hicret ettiniz. Buraya gelirken geride gözü yaşlı ailelerinizi, dostlarınızı, sizi canından ayrı görmeyen sevdiklerinizi bıraktınız." diye konuştu. Türk edebiyatının "7 güzel adam"ından biri olan Erdem Bayazıt'ın, "Hicret Burcundan" şiirinden dizeler okuyan Erdoğan, burada yaşayan Türklerin vatanından uzakta, binlerce kilometre ötede, kendine yepyeni hayatlar kurduğunu, zorluklardan yılmadığını, "İman varsa, imkan da vardır" diyerek gurbeti sılaya çevirdiğini, tarihi şanlı zaferlerle dolu Türk milletini burada gururla temsil ettiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayın 12'sinde İngiltere'de seçimlerin yapılacağını anımsatarak, "Bu seçimde burada az önce başkanımızın da ifade ettiği gibi belirleyici rol oynamalısınız ve oynayacağınıza inanıyorum. Ülkem ve milletim adına her birinize tek tek teşekkür ediyorum. Rabbim sizleri her türlü sıkıntıdan muhafaza buyursun diyorum." ifadelerini kullandı. "TÜRKİYE EMİN ELLERDE" Türkiye'nin emin ellerde, emniyet, huzur ve barış içinde olduğunu dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bugün 17 yıl öncesine göre çok daha güçlü bir Türkiye var. Bugün üzerinde rahatça oyun oynanan değil, bölgesinde oyun kuran, oyun bozan kararlı bir Türkiye var. Bugün birkaç milyar dolar için el açan değil, dünyada milli gelire oranla en fazla insani yardım yapan cömert bir ülke var. Bugün 2002'ye göre ekonomisini 3,5 kat büyütmüş, kişi başı milli gelirini 3 bin 500 dolardan 9 bin 700 dolara çıkarmış, ihracat rakamlarında her sene rekora koşan bir Türkiye var. Bugün, duble yollarla, köprülerle, hızlı tren hatlarıyla, tüneller, kavşaklar, köprülerle, viyadükler, dünyanın ilk üç sırasındaki en büyük havalimanlarıyla, Asya'yı Avrupa'ya bağlayan yeni gerdanlarıyla ulaşım altyapısını tamamlamış bir Türkiye var. Bugün, Ege'de, Karadeniz'de, Doğu Akdeniz'de haklarını savunan, menfaatlerini koruyan, donanması güçlü bir Türkiye var. Bugün, kendine sığınan 4 milyonu aşkın mazlum ve mağdura kucak açan, onlara sahip çıkan bir Türkiye var." Dünyanın hiçbir yerinde Türkiye'den başka bu kadar mülteciye tek elde ev sahipliği yapan bir başka ülke bulunmadığını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti: "Bu 4 milyon mültecinin içinde yaklaşık 3 milyon 250 bini Arap, 350 bini Kürt, kalan diğerleri ise bunun içinde Ezidi var, Keldani var, Arami var. Bütün bunlara hiçbir ayrım yapmaksızın bunları besleyen bir Türkiye var. Tabii önemli olan bir şey var. Peki Avrupa Birliği ne yaptı? Avrupa Birliği şu ana kadar söz verdiği halde sadece 2016'da '3 artı 3 yani 6 milyar avro destek vereceğim' dediği halde ne yazık ki sadece 3 milyar avro uluslararası STK'ler vasıtasıyla Kızılayımıza, AFAD'a vesaire verdiği destek var. Yani bu para bizim milli bütçemize girmiyor. Bizim yaptığımız ne? Şu ana kadar 30 milyar doları aştı yaptığımız oradaki yatırımlar. Türkiye'nin farkı bu." "Bugün kendi milli güvenliği için hiç kimsenin icazetini aramadan operasyon düzenleyen, dış politikası bağımsız bir Türkiye var." ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Tabii herkes bize akıl veriyor, 'Sizin Suriye'de ne işiniz var', bize diyorlar ki; 'Suriye'den ne zaman çıkacaksınız'. Tabii bizim onlara verdiğimiz tek cevap var; Sizin Suriye'de ne işiniz var? Suriye'ye sınırınız var mı? Yok. Peki ne işiniz var? 10 bin kilometreden oraya geliyorsun, 3 bin, 5 bin kilometreden oraya geliyorsun ama bizim 911 kilometre sınırımız var. Bu teröristler, bu YPG/PYD, DEAŞ, PKK bütün bunlar havan toplarıyla, füzelerle her an sınıra, bütün sınır şehirlerimize atışlar yapıyorlar. Biz şehitler veriyoruz, bizim yaralılarımız var ve bütün bunlar karşısında biz eli bağlı neyi bekleyeceğiz? Evet biz oradayız, orayı bu teröristlerden temizleyene kadar oradan çıkmayacağız. Şunu çok açık ve samimi söylüyorum; Bizim Suriye'nin topraklarında gözümüz yok ama gözü olanlar lütfen terk etsinler." Kendilerinin sadece 82 milyonun güvenliğini değil yurt dışında yaşayan 6,5 milyon vatandaşının da haklarını savunan diplomasisi güçlü bir Türkiye olduklarını vurgulayan Erdoğan, "Bütün bunlar Türkiye'nin kendine güvendiğinin, kendine inandığının, uzun yıllar sonra potansiyelini yeniden harekete geçirdiğinin işaretleridir. Hiç şüphesiz bu başarıların tamamı hepimizindir, hepimizin eseridir. Bu başarı, öncelikle devletine, iradesine, demokrasisine 15 Temmuz gecesi olduğu gibi gerektiğinde istiklal ve istikbaline canı pahasına sahip çıkan aziz milletimizin başarısıdır. Türkiye bu noktalara tam bir seferberlik ruhuyla hareket ederek geliyor. Sizlerden kalbinizi ferah tutmanızı istirham ediyorum, sizlerden Türkiye'ye inanmanızı, devletinize güvenmenizi istiyorum." ifadesini kullandı. Recep Tayyip Erdoğan, toplantı için daha büyük bir salon bulunamadığını ve bu nedenle yaklaşık bin vatandaşın dışarıda olduğunu, içeride de bazı vatandaşların ayakta kaldığını belirterek, helallik diledi. "TUZAKLARIN HEPSİ ÇÖKÜYOR" Türkiye'nin hem kendi bekasını hem de bölgesinin istikbalini garanti altına alacak adımları kararlılıkla attığına işaret eden Erdoğan, şu değerlendirmede bulundu: "Türkiye'nin gayretleriyle merkezinde çatışma yerine dayanışmanın, zulmün yerine adaletin, kavga yerine barışın olduğu yeni bir dünya kuruluyor. Silah üzerinden, ölüm üzerinden, acı, kan, baskı ve tehdit üzerinden ülkemize kurulan tuzakların hepsi çöküyor. Türkiye'yi terörle, şantajla terbiye edeceklerini zannedenler, hedeflerine ulaşamamanın mahcubiyetini yaşıyor. 82 milyon tam bir dayanışma içinde huzuruna huzur katarak, kardeşliğini pekiştirerek kutlu yolculuğunu devam ettiriyor." Türkiye ve Birleşik Krallık arasındaki ilişkinin 400 yılı aşkın bir mazisi olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu köklü iş birliğinin günden güne geliştiğini, derinleştiğini, yeni boyutlar kazanarak güçlendiğini gördüklerine dikkati çekti. Birleşik Krallık'ta nüfusu yarım milyona varan dinamik ve üretken bir Türk toplumu bulunduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Buradaki mevcudiyetinizle sizler, ülkelerimiz arasında beşeri bir köprü kuruyorsunuz. Bugün 15-20 sene öncesine kıyasla bu ülkede çok daha etkin, çok daha organize bir diasporaya sahibiz. Türk toplumu, Türkiye ve Birleşik Krallık arasındaki ilişkilerin gelişmesi noktasında da kritik rol oynuyor. Vatandaşlarımızın özellikle ticari hayatta giderek daha da fazla varlık göstermeleri bizleri gururlandırıyor." şeklinde konuştu. Türk girişimcilerin farklı sektörlerde hayata geçirdikleri proje, ortaklık ve kurdukları iş yerleriyle Birleşik Krallık ekonomisine çok ciddi katkılar sağladığına işaret eden Recep Tayyip Erdoğan, "Sizlerin de çabalarıyla iki ülke olarak 2017 başında belirlediğimiz hedef neydi biliyor musunuz? 20 milyar dolarlık ikili ticaret hacmi hedefini neredeyse yakaladık. 2018 senesinde ikili ticaretimiz bir önceki yıla göre yüzde 14 artışla 18 milyar 600 milyon dolara çıktı." dedi. "TURİZM RAKAMLARI KATLANARAK ARTIYOR" Turizm rakamlarının da her sene katlanarak arttığına dikkati çeken Erdoğan, 2018 yılında Birleşik Krallık'tan 2 milyon 250 bin turisti misafir ettiklerini, bu yılın ilk 10 ayında bu rakamın yüzde 13,5 artışla 2 milyon 443 bine ulaştığına değindi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnşallah 2019'u turizm rakamlarında rekorla tamamlayacağız. Yakaladığımız bu ivmenin ekonomiden turizme, savunma sanayinden yatırımlara her alanda kuvvetlenerek devam edeceğine inanıyorum." dedi. Bu konuda bir özeleştiri yapmak istediğini dile getiren Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Vatandaşlarımızın ekonomik hayatta elde ettikleri başarıyı maalesef siyasi alana yeterince yansıtamadıklarını görüyoruz. Halbuki Birleşik Krallık'ın kendine özgü şartları bunu zorunlu kılıyor. Siyasi ve sivil toplum boyutu eksik olan bir Türk diasporasının, kendi geleceğini ilgilendiren politikalara etki gücü de zayıflayacaktır. Milli hassasiyetleri yüksek sivil toplum örgütlerine belki bir çok yere kıyasla Birleşik Krallık'ta daha fazla ihtiyacımız var. Bunun için sizlerden çok daha örgütlü, organize ve dayanışma içinde hareket etmenizi bekliyoruz." Tüm sivil toplum kuruluşlarının bu alanlarda yapacakları çalışmalar ve atacakları adımların çok önemli olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Şayet sizler ümitsizliği, öz güvensizliği kapınıza yaklaştırmazsanız, Allah'ın izniyle size kimse ket vuramaz. Şayet sizler aynı idealler etrafında birbirinize kenetlenirseniz, kimse sizi bölemez, parçalayamaz." ifadelerini kullandı.  - Türkiye hem kendi bekasını hem bölgenin güvenini sağlayacak adımları atıyor. - Türkiye'yi terörle, şantajla terbiye edeceklerini zannedenler, hedeflerine ulaşamamanın mahcubiyetini yaşıyor. - Türk toplumu, Türkiye ve Birleşik Krallık arasındaki ilişkilerin gelişmesi noktasında da kritik rol oynuyor. - 40 yıldır teröre çok kurban verdik. Bütün bunlar olurken kimse kapımızı çalmadı. Terörle mücadelede bize akıl verenlere şunu diyoruz; siz aklınızı kendinize saklayın. - Dünyada hala bazı saygın ülkelerin saygısız bazı liderleri 'İslami terör' ifadesini kullanıyor. Bunu kabullenmemiz mümkün değil. İslam bir barış dinidir. Dinimize asla terörü yaklaştıramazsınız, terörün yanına sıfat olarak İslam'ı koyamazsınız. Bu ifadeyi kullananları lanetliyorum. - Asimilasyon çabaları şu ana kadar dünyanın hiçbir ülkesinde sonuç vermemiştir, vermeyecektir. - Son dönemde tüm Avrupa genelinde ırkçılığın arttığını ve hedeflerinde Türk toplumlarının olduğunu görüyoruz. Yükselen İslam düşmanlığı sadece bizim değil, Tüm Batı toplumunun sorunudur. Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/gundem/son-dakika-cumhurbaskani-erdogandan-londrada-sert-mesaj-bu-ifadeyi-kullananlari-lanetliyorum-41389848
Devamını Oku
Standard Post with Image

TBMM'de bütçe görüşmeleri

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM), 12 gün sürecek 2020 bütçe görüşmeleri yarın başlıyor. TBMM Genel Kurulu, yarın saat 12.00'de Meclis Başkanı Mustafa Şentop Başkanlığı'nda toplanacak. Genel Kurul, 2020 bütçesi görüşmelerinin tümü üzerindeki görüşmeleri ile başlayacak, 20 Aralık'ta sona erecek. Kamu idarelerinin bütçe ve kesin hesapları üzerindeki görüşmelerin 8 turda tamamlanması, kamu idarelerinin bütçe ve kesin hesaplarının görüşülme günlerini belirten programın TBMM Başkanlığı'nca bastırılarak duyurulması, turların bitiminden sonra Bütçe Kanunu Teklifi ve Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin maddelerinin oylanması öngörüldü. SİSTEMİN HAZIRLADIĞI İLK BÜTÇE 2020 bütçesi; aynı zamanda Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde hazırlanan ilk bütçe olacak. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, 2020 bütçesinin sunuş konuşmasını yapacak. 2020 bütçesinin tümü üzerinde yapılacak görüşmelerde siyasi parti grupları adına konuşmalar yapılacak. Gruplar adına konuşmalar sandalye sayısı en az olan partiden başlayacak. İYİ Parti Grubu adına Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan ve Bursa Milletvekili İsmail Tatlıoğlu, MHP Grubu adına grup başkanvekilleri Erkan Akçay ve Muhammed Levent Bülbül, HDP grubu adına eş genel başkanlar Pervin Buldan ve Sezai Temelli, CHP Grubu adına Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, Ak Parti grubu adına Grup Başkanvekili Mehmet Muş, Genel Başkan Yardımcısı Nurettin Canikli ve Mersin Milletvekili Lütfi Elvan konuşacak. SALI GÜNÜ TBMM BÜTÇESİ GÖRÜŞÜLECEK Genel Kurul'da Salı günü TBMM, Çarşamba günü Adalet Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Perşembe günü Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Cuma günü Ticaret Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Cumartesi Sağlık Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Pazar günü Milli Eğitim Bakanlığı bütçesi görüşülecek. PARTİLERDEN BÜTÇE UYARISI Ak Parti, 12 gün sürecek bütçe görüşmelerinin aralıksız devam edeceğini belirterek milletvekillerinden resmi ve özel programlarını TBMM Genel Kurulu'nda olacak şekilde yapmalarını istedi. CHP Grup Başkanlığı, bütçenin tümü üzerindeki görüşmelerin yapılacağı günlerde bütün milletvekillerinden Genel Kurul'da bulunmalarını istedi. MHP ve İYİ Parti de bütçe görüşmeleri boyunca milletvekillerinin programlarını Meclis'te olacak şekilde ayarlamalarını istedi. Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/gundem/tbmmde-butce-gorusmeleri-yarin-basliyor-41392402
Devamını Oku
Standard Post with Image

Dışişleri'nden yeşil ve gri pasaport açıklaması

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy:“ETIAS sisteminin hizmet ve hususi pasaport hamili vatandaşlarımıza uygulanmayacağı bir kez daha teyit edilmiştir” Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, "AB Komisyonu nezdinde yapılan girişim sonucunda, ETIAS sisteminin hizmet ve hususi pasaport hamili vatandaşlarımıza uygulanmayacağı bir kez daha teyit edilmiştir" dedi.Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, Türk hizmet ve hususi pasaportlarının Avrupa Seyahat Bilgi ve Yetkilendirme Sistemi (ETIAS) dahilinde onay almaları gerekeceği yönünde yayımlanan haberler hakkındaki soruya cevap verdi. Dışişleri Sözcüsü Aksoy, "Basında, Türk hizmet (gri renk) ve hususi (yeşil renk) pasaportlarının, Schengen alanına girmeden önce, Avrupa Seyahat Bilgi ve Yetkilendirme Sistemi (ETIAS)çerçevesinde elektronik olarak ön onay almaları gerekeceği yönünde haberlerin yayımlandığı görülmüştür. Esasen, 2018 yılında kabul edilen ve 2022 yılından itibaren uygulanmaya başlanacak olan ETIAS sisteminin Schengen bölgesine vizesiz girme hakkına sahip olan hizmet ve hususi pasaport sahibi vatandaşlarımıza uygulanmaması, zamanında AB makamları nezdinde gerçekleştirdiğimiz girişimler neticesinde sağlanmıştı. Yine benzer haberlerin geçtiğimiz günlerde basında tekrar yer alması üzerine, AB Komisyonu nezdinde yapılan girişim sonucunda, ETIAS sisteminin hizmet ve hususi pasaport hamili vatandaşlarımıza uygulanmayacağı bir kez daha teyit edilmiştir. Bu çerçevede, son dönemde basında çıkan aksi yöndeki haberlere itibar edilmemesi gerekmektedir" ifadelerini kullandı. Kaynak: https://www.sabah.com.tr/gundem/2019/12/10/disislerinden-yesil-ve-gri-pasaport-aciklamasi
Devamını Oku
Standard Post with Image

Merkez Bankası cari işlemler verilerini açıkladı!

  Ekim ayında cari işlemler fazlası, bir önceki yıla göre 1 milyar 77 milyon dolar azalarak 1 milyar 549 milyon dolar oldu. Bunun sonucunda, on iki aylık cari işlemler fazlası 4 milyar 336 milyon dolar olarak gerçekleşti. TCMB'den yapılan açıklamada şöyle denildi: "Söz konusu gelişmede, bir önceki yılın aynı ayında 630 milyon ABD doları fazla veren ödemeler dengesi tablosundaki dış ticaret dengesinin bu yıl 924 milyon ABD doları açık vermesi etkili olmuştur. Altın ve enerji hariç cari işlemler fazlası ise, bir önceki yılın Ekim ayına göre 700 milyon ABD doları azalarak 5.332 milyon ABD doları olarak gerçekleşmiştir. Hizmetler dengesi altında seyahat kaleminden kaynaklanan net gelirler, bir önceki yılın aynı ayına göre 238 milyon ABD doları tutarında artarak 2.759 milyon ABD dolarına yükselmiştir.Birincil gelir dengesi kalemi altında yatırım geliri kaleminden kaynaklanan net çıkışlar, bir önceki yılın aynı ayına göre 116 milyon ABD doları azalarak 951 milyon ABD doları olmuştur. İkincil gelir dengesi kalemi kaynaklı girişler, bir önceki yılın aynı ayına göre 17 milyon ABD doları artarak 132 milyon ABD dolarına yükselmiştir. FİNANS HESABI Doğrudan yatırımlardan kaynaklanan net girişler, bir önceki yılın aynı ayına göre 1.013 milyon ABD doları azalarak 448 milyon ABD doları olarak gerçekleşmiştir. Portföy yatırımları 2.729 milyon ABD doları tutarında net çıkış kaydetmiştir. Alt kalemler itibarıyla incelendiğinde, yurt dışı yerleşiklerin hisse senedi ve devlet iç borçlanma senetleri piyasalarında sırasıyla 492 milyon ABD doları ve 929 milyon ABD doları net satış yaptığı görülmektedir. Yurt dışında gerçekleştirilen tahvil ihraçlarıyla ilgili olarak, bankalar ve diğer sektörler sırasıyla 1.670 milyon ABD doları ve 25 milyon ABD doları net geri ödeme gerçekleştirmiştir. Diğer yatırımlarda 2.150 milyon ABD doları tutarında net giriş gerçekleşmiştir. Diğer yatırımlar altında, yurt içi bankaların yurt dışı muhabirlerindeki efektif ve mevduat varlıkları 4.058 milyon ABD doları net azalış, yurt dışı bankaların yurt içindeki mevduatları ise 978 milyon ABD doları net artış kaydetmiştir. Yurt dışından sağlanan kredilerle ilgili olarak, bankalar, Genel Hükümet ve diğer sektörler sırasıyla 2.207 milyon ABD doları, 27 milyon ABD doları ve 304 milyon ABD doları net geri ödeme gerçekleştirmiştir. Resmi rezervlerde 1.871 milyon ABD doları net giriş gözlenmiştir." Kaynak: http://uzmanpara.milliyet.com.tr/haber-detay/gundem2/cari-islemler-hesabi-fazla-verdi/97000/97286/
Devamını Oku
Standard Post with Image

100 bin sosyal konut projesi!

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı 100 bin konut projesinde Başvurular bugün başladı. İstanbul’daki konutlar Arnavutköy Hadımköy, Sancaktepe, Şile Ağva, Tuzla Orhanlı ve Tuzla Aydınlı’da yer alacak. İstanbul’dan sonra en fazla konut 5 bin 200 adetle Gaziantep’te yapılacak. Ankara ve Konya’da 4 bin, Balıkesir, Denizli, İzmir ve Şanlıurfa’da 3 bin 500, Bursa’da 3 bin 200, Kocaeli, Kayseri ve Eskişehir’de 3 bin sosyal konut hayata geçecek. Ankara’da ise Beypazarı, Sincan ve Nallıhan bölgelerinde konut inşa edilecek. Sosyal konutlar için başvurular bugün başlıyor, 15 Ocak’a kadar sürecek. Ziraat Bankası şubelerinden yapılacak başvuruda 2+1 daire için 500 lira, 3+1 daire için 1000 lira başvuru bedeli yatırılacak. Kurada konut almaya hak kazanamayan vatandaşlar bu bedeli geri alabilecek. Dar gelirli vatandaşlar yüzde 10 peşinat, 240 ay vade ve 0.49 faiz oranıyla ev sahibi olabilecek. 2+1 konutların  fiyatları 140 bin ila 180 bin lira arasında, 3+1 konutların fiyatları ise 160 bin lira ile 210 bin lira arasında değişecek. 75 metrekare ve 140 bin lira fiyatlı 2+1 daire için yüzde 10’a denk gelen 14 bin TL peşinat veren vatandaş, 0.49 faiz oranı ve 240 ay vadeyle aylık 894 lira taksitle ev sahibi olacak. 100 metrekare ve 160 bin lira fiyatlı 3+1 daire için yüzde 10’a denk gelen 16 bin lirayı peşinat veren vatandaş, 0.49 faiz oranı ve 240 ay vadeyle aylık 1022 lira taksitle evini alacak. Başvuru şartları şöyle: T.C. vatandaşı olmak, Projenin bulunduğu il/ilçe sınırları içerisinde 1 yıldan az olmamak koşulu ile ikâmet ediyor olmak veya projenin bulunduğu il nüfusuna kayıtlı olmak, TOKİ’den konut satın almamış olması ve idareden konut kredisi kullanmamış olmak, Kendisine eşine ve/veya velayeti altındaki çocuklara ait tapuda kayıtlı kat irtifaklı / kat mülkiyetli bağımsız bir bölüm veya müstakil bir konutu (tarla, bağ, bahçe, köy evi ve işyeri hariç) bulunmamak Başvuru tarihi itibariyle 25 yaşını doldurmuş olmak, Aylık hane halkı geliri net 5 bin 500 TL’nin üstünde olmamak. Kaynak: https://www.azonceoldu.com/gundem/konut-basvurulari-bugun-basladi-65180
Devamını Oku
Standard Post with Image

İDO ve BUDO seferleri iptal edildi!

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün yağışlı hava ve fırtına uyarısının ardından Marmara Bölgesi'ni etkisi altına alan elverişsiz hava koşulları nedeniyle İDO ve BUDO, 8 Ocak Çarşamba günü yapacakları bazı seferlerin iptal edildiğini duyurdu. İstanbul Deniz Otobüsleri’nde (İDO), iptal edilen seferler şu şekilde: "Bandırma-Yenikapı-Bostancı 07.45 seferi, Kadıköy-Yenikapı-Bursa 08.10 seferi, Bursa-Armutlu-Armutlu Tatil Köyü-Yenikapı-Kadıköy 08.30 seferi, Kadıköy-Yenikapı-Bursa 09.50 seferi, Bursa-Yenikapı-Kadıköy 10.30 seferi." Bursa Deniz Otobüsleri’nde (BUDO), iptal edilen seferler şu şekilde: “Saat 09.30 Bursa (Mudanya) - İstanbul (Eminönü/Sirkeci) seferi, saat 10.00 Armutlu (İhlas) - İstanbul (Eminönü/Sirkeci) seferi, saat 10.00 İstanbul (Eminönü/Sirkeci) - Bursa (Mudanya) seferi, saat 13.00 İstanbul (Eminönü/Sirkeci) - Bursa (Mudanya) seferi, saat 13.00 İstanbul (Eminönü/Sirkeci) - Armutlu (İhlas) seferi.” Kaynak: https://www.azonceoldu.com/gundem/ido-ve-budo-seferleri-iptal-edildi-66125
Devamını Oku
Standard Post with Image

2023 yılını çok sağlam sanayi ve teknoloji altyapısıyla karşılayacağız

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Varank: "Yıl boyunca atacağımız adımlarla, bu büyüme oranlarını orta ve uzun vadeye de yaymaya devam edeceğiz. Türkiye 2023 yılını, çok sağlam bir sanayi ve teknoloji altyapısıyla karşılayacak." dedi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, şehir merkezindeki bir otelde organize edilen, "Milli Teknoloji, Güçlü Sanayi" İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, katılımcılara Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın selamlarını iletti. Gümüşhanelilerin, Erdoğan'ın Gümüşhane'ye olan sevgisini bildiklerine işaret eden Varank, kente ziyaretlerde kendisine defalarca eşlik ettiğini ancak bakan olarak ilk kez gelmenin bugüne nasip olduğunu söyledi. Varank, Gümüşhane'nin yerinin kendileri için başka olduğunun altını çizerek, "Çünkü sizler, millete hizmet yolunda dolu dolu geçirdiğimiz 17 yıllık dönemde, bizi hiç yalnız bırakmadınız. 2002'den bu yana yapılan tüm seçimlerde liderinizin arkasında durdunuz, AK Parti'yi her seferinde birinci parti olarak çıkardınız. Bizim de sizi yalnız bırakmamız söz konusu olamaz. Dolayısıyla biz sadece seçim dönemlerinde oy istemek için kapı çalan bir anlayışta değiliz. Bizim özledikçe bir Gümüşhane'yi görmemiz, Gümüşhanelilerle şöyle bir kucaklaşmamız lazım. İnşallah bu toplantıları ilerleyen dönemlerde de devam ettireceğiz." diye konuştu. "Başarıya giden yolu, sizlerle birlikte yürüyeceğiz" "Türkiye yatırımlar öncülüğünde büyüsün" diye Bakanlık olarak tüm imkanları seferber ettiklerine dikkati çeken Varank, "Ancak bu şekilde ülkemizi hem teknoloji geliştirmede hem de rekabetçi üretimde dünyanın sayılı güçlerinden biri haline getirebiliriz. Sizler kaynaklarınızı yatırımlara yönlendirdikçe Türkiye güçlenecek, Türkiye daha da büyüyecek." ifadesini kullandı. Varank, ekonomik görünümün günbegün canlandığına işaret ederek, şu değerlendirmede bulundu: "Geçen senenin üçüncü çeyreğinden itibaren büyüme eğilimine geçmiş durumdayız. Faizler düşüyor. Enflasyon hedefin de altında kaldı. Ekonomiye olan güven artmaya devam ediyor. İç talep canlanıyor. İhracatta rekorlar kırıyoruz yani dış talep cephesi de aslında gayet kuvvetli. Dolayısıyla bu sene ekonomik büyümenin güçlendiği bir yoldayız. Yıl boyunca atacağımız adımlarla, bu büyüme oranlarını orta ve uzun vadeye de yaymaya devam edeceğiz. Türkiye 2023 yılını, çok sağlam bir sanayi ve teknoloji altyapısıyla karşılayacak." İddialı olmakla beraber, oldukça gerçekçi hedeflerinin bulunduğunu dile getiren Varank, başarıya giden yolu, değerli iş insanlarıyla beraber yürüyeceklerini söyledi. Varank, Bakanlık olarak, sanayicilerin üretime daha sıkı sarılması için yenilikçi politikalar geliştirdiklerine dikkati çekerek, Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı'nın bunlardan bir tanesi olduğunu aktardı. Bu programla yerlileşme alanında benzersiz bir işe giriştiklerini belirten Varank, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ne demek istiyorum kısaca özetleyeceğim, bakınız 2018 Ağustos ayında ekonomik temellerimizden bağımsız birçok ciddi dış şokla karşılaştık. Bunun sonucunda döviz kurlarında yukarı yönlü ciddi bir dalgalanma gösterdi. Yurt dışından ithal edilen her şeyin fiyatı da artmış oldu. Bu da maliyet artışı olarak sanayicimize, üreticimize ciddi şekilde yansıdı. İşte biz dedik ki Türkiye aslında bu ithalatın önüne geçebilir. İşte Hamle adını verdiğimiz programımız da aslında bunu amaçlıyor. Programı oluştururken, sanayideki mevcut kabiliyetlerimizi ölçtük ve nerelerde sıçrama yapabileceğimizi değerlendirdik. Bakınız biz burada hem alıcıyı hem de satıcıyı aynı anda destekleyeceğimiz bir model oluşturduk." Varank, programa başvuranların, Bakanlığın sunduğu tüm desteklere tek pencereden erişebildiğini ifade ederek, "İlk çağrıya makine sektöründe çıktık ve oldukça yoğun bir taleple karşılaştık. Sadece tek bir sektörde çıktığımız yani makine sektöründe çıktığımız çağrıya toplamda 5,3 milyar liralık yatırım başvurusu yapıldı. Şimdi bu başvuruları değerlendiriyoruz, inşallah sonuçlarını nisan ayında açıklayacağız. Ayrıca yılın ilk yarısında kimya, ilaç, tıbbi cihaz, otomotiv, elektronik ve raylı sistem araçları gibi alanlarda yeni başvuruları da ilan edeceğiz." dedi. Bu programda Gümüşhane'den de firmalar görmek istediğini dile getiren Varank, "İlimiz özellikle madencilik ve gıda sektöründe güçlü bir şehir. Bunun gibi programlar, farklı sektörlere yatırım yapmak isteyenler açısından çok iyi fırsatlar sunuyor." diye konuştu. Bakan Varank, bir diğer vizyoner programlarının da işletmelere sundukları sermaye mekanizmalarıyla ilgili olduğunu kaydederek, şunları söyledi: "Biz bu amaçla biri bölgesel kalkınma diğeri de teknoloji ve inovasyon alanında olmak üzere iki yeni fon kurduk. Burada bizim paydaşımız Türkiye Kalkınma Bankası, böylece 750 milyon liralık kaynağı teknolojiyi, sanayiyi ve yeniliği odağına alan işletmelere aktaracağız. Bakın bu fonlar yatırımcımıza ortak olacaklar ve sizleri bankalara faiz ödemekten de kurtaracak. Finansman alanında sizlere sağladığımız bir başka kolaylığımız daha var. KOSGEB, KOBİ Finansman Destek Programı. Bu programla işletmelere 18 aya kadar yatırım, 36 aya kadar da finansman desteği sağlayacağız. Biliyorsunuz kredi faizlerindeki düşüş eğiliminden sonra işte KOSGEB bunu da dikkate alıp, bankalarla yaptığı protokolleri güncelledi. Şu an finansman maliyetlerinin tamamını KOSGEB'imiz karşılayabiliyor yani istediğiniz zaman KOSGEB'e başvurabileceğiniz bu programlarla faiz ya da kar payı ödemeksizin bankalardan kredi kullanabileceksiniz." Bakan Varank, Gümüşhane Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İsmail Akçay'ın konuşmasında bu süreçteki başvuru koşullarında birtakım teknik zorluklardan bahsettiğini anımsatarak, "Belki biz KOSGEB olarak burada bir program yapabiliriz ve gelir burada süreçlerin nasıl işlediğini anlatabilirler. Aslında süreçlerimiz çok zor değil, hepsi online gerçekleşiyor ama biz burada bir programı hayata geçiririz." dedi. "Biz inşallah elimizden gelen desteği vermeye hazırız" Varank, kendisine iletilen talepler doğrultusunda Gümüşhane özelinde birkaç konuya özellikle değinmek istediğini söyledi. Organize sanayi bölgesinin altyapı desteği ve genişleme süreciyle ilgili taleplere değinen Varank, şöyle devam etti: "Biz inşallah elimizden gelen desteği vermeye hazırız, biraz önce telefon ettirdim, benim plandan haberim yoktu, salı günü inşallah plan onaylanarak buraya gelecek. Bunda hızlıca hareket edebiliriz. Diğer alanlarda da başvurularınızı bize iletirseniz bütçe imkanları çerçevesinde elimizden gelen desteği verebiliriz. Teşviklerden yeterince yararlanamadığınızı bize gelen taleplerde ifade etmişsiniz. Bakınız biz son 7 senede Gümüşhane'de 500 milyon liralık sabit yatırımı teşvik ettik. Tabii burada şunu da vurgulamam gerekiyor; biz bu sene teşvik sistemimizle ilgili kritik adımlar atacağız. Teşviklerimizi daha esnek bir yapıya kavuşturacağız. Yani yatırımcılarımız projelerini hayata geçirmek için ihtiyaç duyduğu destekleri adeta kendileri belirleyebilecekler. Bu sene içerisinde bu alanda yaptığımız çalışmaları biz kamuoyu ve değerli iş insanlarımızla paylaşacağız." Varank, Gümüşhane'de bir Türk Standardları Enstitüsü (TSE) temsilciliği açılması talebine ilişkin, "Bunun için de arkadaşlarımla gelmeden önce görüştüm. Bugüne kadar TSE şehirde sadece 29 belgelendirme faaliyeti yapmış. Ölçü tartı aletlerinin periyodik bakımlarıyla ilgili, evet doğru bu seneden itibaren biz Bakanlığımızın bu sorumluluğunu TSE'ye devrettik ama bütün tedbirlerimizi de aldık, bir sıkıntı yaşanmasını beklemiyoruz ama yine de bunu da tekrar arkadaşlarımızla değerlendirip ona göre nihai kararlarımızı veririz." ifadesini kullandı. Şehit Necmettin öğretmenin adı İŞGEM'de yaşatılacak Bu toplantının hemen ardından Gümüşhane'nin en büyük yatırımlarından biri olan İş Geliştirme Merkezi'nin resmi açılışını yapacaklarına işaret eden Varank, 8-8,5 milyon avroluk bu yatırımın, Bakanlığın Rekabetçi Sektörler Programı sayesinde hayat bulduğunu kaydetti. Varank, buraya şehit öğretmen Necmettin Yılmaz'ın ismini vermek istediklerini dile getirerek, "İnşallah ismini bu şekilde vereceğiz. Bu topraklardan yetişmiş, vatan sevgisiyle dolu gencecik bir fidanımız, terör örgütü PKK tarafından şehit edildi. Biz şehidimizin aziz hatırasını ismiyle bu merkezde yaşatmak istiyoruz." diye konuştu. "Küçük sanayi sitesiyle ilgili de orada tüzel kişilikle biz muhatap olabiliyoruz, eğer siz tüzel kişiliği kurunca bize başvurursanız orada da bütçe imkanlarımız çerçevesinde elimizden gelen desteği vereceğiz." ifadesini kullanan Varank, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kalkınma ajanslarından ve bölge kalkınma idarelerinden burada bahsettiniz, elbette biz bu iki kurumumuzu en verimli şekilde değerlendirmek istiyoruz çünkü yerelin potansiyeli çok önemli, kalkınma yerelden başlıyor, biz yerelin potansiyelini hayata geçirecek ekonomik yapıları kurabilirsek bu ülkenin kalkınması açısından da çok önemli. Ben arkadaşlarımla sürekli görüşüyorum ama bundan sonra pozitif ayrımcılık da olacak şekilde Gümüşhane'mizin projelerine daha bir dikkatli bakacağız, Gümüşhane'de yerel potansiyeli nasıl harekete geçirebiliriz, bunu daha dikkatli bir şekilde gündemimize alacağız." Varank, Gümüşhaneli iş insanlarından kentin gelişmesine katkı sunmalarını isteyerek, "Sayın Aydın Doğan'ın son zamanda medyayı sattıktan sonra nakit anlamında elinde büyük bir sermaye olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla bu şehrin ihtiyaçlarına dönük hem de ileride kendisine rahmet olacak şekilde bu şehre katkı sağlayabilirse tabii ki faydalı olur. Ben şehrimiz için önemli projeleri kendisine ulaştıracağım, oradan da iş adamımızın desteğini almış oluruz." diye konuştu. Bakan Varank, KOSGEB konusundaki değerlendirme süreçlerine ilişkin ilgililerle konuşacağını, o süreleri kısaltmak için elinden gelen gayreti göstereceğini vurguladı. "Bu işin püf noktası, birlik ve beraberlik" Hiçbir terör örgütüne göz açtırmadıklarını vurgulayan Varank, şunları kaydetti: "Sınırlarımızda peydahlanmak istenilen terör devletine de müsaade etmeyeceğimizi tüm dünyaya gösterdik, bu yönde özellikle adımlarımızı attık, operasyonlarımızı sürdürüyoruz. Tabii bu işin püf noktası, birlik ve beraberlik. Devletle millet bir ve beraber oldukça, Allah'ın izniyle hiç kimse bu ülkenin tek bir karış toprağına göz dikemez. Zaten güvenlik güçlerimiz, Allah nazarlardan saklasın, hem içeride hem dışarıda oldukça başarılı operasyonlarını yürütüyorlar. Zeytin Dalı, Fırat Kalkanı, Barış Pınarı, Pençe, Kıran, hangi operasyon gerekiyorsa o operasyonu hayata geçiriyorlar. Biz de siyasiler olarak, terörün üzerine en sert şekilde gidiyor, bu konuda en ufak bir zaaf göstermiyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde nasıl ki bu ülkenin başına bela olan yüzlerce dertten kurtulduysak inşallah bu terör belasından da ebediyen kurtulacağız." Varank, terörle mücadele etmenin hem çok boyutlu hem de oldukça meşakkatli bir süreç olduğuna işaret ederek, "Çünkü terörle mücadele ettiğinizde kutsalı olmayan, ilke tanımayan, insan bile diyemeyeceğimiz kişileri karşınıza alıyorsunuz. Bazıları bir dinin, bazıları bir etnik kökenin maskesine bürünse de terörle mücadele ettiğinizde inançsızları, vatansızları karşınıza alıyorsunuz ve en önemlisi terörle mücadele ettiğinizde aslında cehaletin ta kendisiyle mücadele ediyorsunuz." dedi. "Terörün panzehri eğitim diyoruz" Terör örgütlerinin ekseriyetinin hedefinde çocuklar, gençler olduğuna dikkati çeken Varank, "Çünkü tarihinin farkında olan, nereden geldiğini bilen, okuyan, araştıran, kendini geliştiren hiçbir genci terör örgütü esir alamaz. İşte bu yüzden terörün panzehri eğitim diyoruz." ifadesini kullandı. Bakan Varank, tüm anne babalara, ağabeylere, hocalara, öğretmenlere ve siyasilere büyük işler düştüğünü vurgulayarak, konuşmasını şöyle tamamladı: "Ancak ve ancak vatanını seven, adil ve cesur gençler yetiştirerek terörü yenebiliriz, tamamen kökünü kazıyabiliriz. İşte bunun en güzel örneği tek başına bir ordu olan şehit öğretmenimiz Necmettin Yılmaz. Urfa'da öğretmenlik yapan Necmettin kardeşimiz bayramda ailesini ziyaret etmek için memleketine giderken teröristler tarafından alçakça şehit edildi ama arkasında gözyaşlarını değil, 'Vatan sağ olsun' diyen bir ana babayı, 82 milyonun duasını, 'Büyüyünce ben de Necmettin öğretmen gibi olacağım' diyen onlarca genci bıraktı. İşte terörle mücadele etmek demek, Necmettinler yetiştirmek demektir. Rabbim Necmettin öğretmenimize ve tüm şehitlerimize rahmet eylesin." Açılış konuşmalarının ardından basına kapalı devam eden toplantıya, Vali Kamuran Taşbilek, AK Parti Gümüşhane Milletvekili Cihan Pektaş, Gümüşhane Belediye Başkanı Ercan Çimen, Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Halil İbrahim Zeybek, İl Genel Meclisi Başkanı Mehmet Emin Erdoğdu, Gümüşhane Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İsmail Akçay, AK Parti Gümüşhane İl Başkanı Celalettin Köse, AK Parti Bayburt İl Başkanı Hacı Ali Polat, diğer ilgililer ve iş insanları katıldı. Kaynak: https://www.azonceoldu.com/gundem/2023-yilini-cok-saglam-sanayi-ve-teknoloji-altyapisiyla-karsilayacagiz-66306
Devamını Oku
Standard Post with Image

104 milyondan fazla yolcu uçtu

Atatürk, Sabiha Gökçen ve İstanbul havalimanlarını 2019'da kullanan yolcu sayısı, önceki seneye göre 1 milyon 547 bin 788 kişi artarak 104 milyon 123 bin 394'e ulaştı. Geçen yıl toplamda 104 milyon 123 bin 394 kişinin seyahat ettiği İstanbul havalimanları, önceki seneye göre, yolcu sayısını 1 milyon 547 bin 788 kişi arttırdı. Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğü verilerinden derlenen bilgiye göre, Atatürk, Sabiha Gökçen ve İstanbul havalimanlarındaki toplam yolcu ve sefer sayısında 2019'da artış yaşandı. Geçen yıl Atatürk Havalimanı'ndan toplam 16 milyon 72 bin 534 yolcu seyahat etti. Bu dönemde iç hatta 4 milyon 227 bin 132, dış hatta 11 milyon 845 bin 402 kişi havalimanını kullandı. Yoğunluğu her yıl giderek artıran Sabiha Gökçen Havalimanı'nda ise 2019'da iç hatta 21 milyon 415 bin 596 dış hatta 14 milyon 57 bin 256 yolcu ağırlandı. Sabiha Gökçen Havalimanı'ndan geçen yıl 35 milyon 472 bin 852 yolcu geliş-gidiş yaptı. İstanbul Havalimanı'nda geçen yıl 52 milyon 578 bin 8 yolcu seyahat ederken, iç hatta 12 milyon 720 bin 826, dış hatta 39 milyon 857 bin 182 yolcu taşındı. Geçen yıl, kentteki havalimanlarından yapılan seferlerle iç hatta 38 milyon 363 bin 554, dış hatta 65 milyon 759 bin 840 olmak üzere toplam 104 milyon 123 bin 394 yolcu seyahat etti. Önceki sene 102 milyon 575 bin 606 yolcunun ağırlandığı İstanbul'daki havalimanlarında bu yıl, 1 milyon 547 bin 788 yolcu artışı sağlandı. İstanbul Havalimanı'ndan 329 bin 799 sefer Geçen yıl, Atatürk Havalimanı'nda iç hatlarda 38 bin 818, dış hatlarda 99 bin 421 sefer düzenlendi. 6 Nisan'dan itibaren sadece özel ve kargo uçuşlarının yapıldığı havalimanından 2019'da toplam 138 bin 239 sefer gerçekleştirildi. Aynı dönemde Sabiha Gökçen Havalimanı'ndan 235 bin 72 sefer icra edildiği istatistiklere yansıdı. Geçen yıl, iç hatta 135 bin 161, dış hatta 99 bin 911 sefer bu havalimanından düzenlendi. İstanbul Havalimanı ise 2019'da yoğun bir dönemi geride bıraktı. İç hatta 82 bin 325, dış hatta 247 bin 474 olmak üzere 329 bin 799 sefer bu havalimanından yapıldı. İstanbul'daki havalimanlarından geçen sene iç hatta 256 bin 304, dış hatta 446 bin 806 olmak üzere toplam 703 bin 110 iç ve dış hat seferi düzenlendi. Önceki sene 697 bin 696 sefer yapılan İstanbul'daki havalimanınlarında, 2019'da oluşan toplam hava trafiğinde 5 bin 414 uçuşluk artış yaşandı. Avrupa Hava Seyrüsefer Emniyeti Teşkilatı (EUROCONTROL) verilerine göre, Avrupa'da geçen yıl toplam 11 milyon 100 bin sefer yapıldı. Kıtada bu dönemde icra edilen seferlerin yaklaşık yüzde 6'sı İstanbul havalimanları merkezli düzenlendi. Kaynak: https://www.azonceoldu.com/gundem/104-milyondan-fazla-yolcu-uctu-66304
Devamını Oku
Standard Post with Image

Bakan Kasapoğlu: 'Spor Kulüpleri ve Federasyonları Yasası' yakın bir zamanda Meclis gündemine alınacak

Gençlik ve Spor Bakanlığınca Ankara'da düzenlenen, Türk sporunun mevcut sorunları ve çözüm önerilerinin ele alınacağı "Spor Kulüpleri ve Federasyonları Çalıştayı" başladı. The Green Park Hotel'de 5 gün sürecek çalıştayın açılış konuşmasını yapan Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, 2019 yılında pek çok branşta önemli başarıların elde ediğini vurguladı.  A Milli Futbol Takımı'nın 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası'na gitmeye hak kazandığını hatırlatan Kasapoğlu, dün A Milli Kadın Voleybol Takımı'nın 2020 Tokyo Olimpiyatları'na vize almasıyla bir gurur daha yaşadıklarını dile getirdi. "Hiçbir başarı tesadüfi değil." diyen Bakan Kasapoğlu, şöyle devam etti: "Spor camiamız yükselen bir ivmeye sahip. Sayın Cumhurbaşkanımız, belediye başkanlığı döneminden beri spora önem veriyor. Cumhurbaşkanımızın üstün gayretleriyle "Spor tesisleri devrimi' gerçekleşti. Cumhurbaşkanımızın göstermiş olduğu vizyon çerçevesinde yapılan çalışmalarla ülkemizin 4 bir yanında tesis eksiklerimizi tamamladık. Avrupa'nın en modern tesislerine, statlarına sahibiz."  Kasapoğlu, sporun tabana yayılması için kadın erkek, genç yaşlı, engelli engelsiz demeden bütün vatandaşların spora eşimlerini sağladıklarını vurgulayarak, "Artık niteliklerimizi artırmak ve başarıların sürekliliğini sağlamak için Türk sporunda, insan odaklı yapısal reformlar hayata geçirme amacımız var." şeklinde görüş belirtti. "Daha fazla elit sporcu yetiştirmenin gayreti içerisindeyiz" Bakan Kasapoğlu, antrenör eğitim, sporcu lisans, vize ve transfer yönetmeliğinde değişiklikler yaparak, spor üzerindeki bürokrasiyi azaltıp, süreçlerin hızlanmasına yönelik önemli bir adım attıklarını kaydetti. Sportif yetenek taramasını da sürdürdüklerine değinen Kasapoğlu, "Herhangi bir spor dalına yeteneği olan gençlerimizi küçük yaşlarda keşfederek, ilgili spor dallarına yönlendiriyor ve o alanlarda nitelikli bir şekilde eğitim almalarını sağlıyoruz. Bu şekilde de ülkemizin sahip olduğu genç nüfus potansiyelini sonuna kadar kullanarak olimpik sporcu havuzumuzu olabildiğince geliştirmek ve nihayetinde de daha fazla elit sporcu yetiştirmenin gayreti içerisindeyiz." ifadelerini kullandı. Sporcular ve aileleri için büyük problem olan 'Spor mu, eğitim mi?' ikilemini ortadan kaldırma yolunda vakıf üniversiteleriyle önemli bir mutabakata imza attıklarına işaret eden Kasapoğlu, sözlerini söyle sürdürdü: "Artık gençlerimiz hem kampüste eğitimini hem de sahada sporunu yüzde 100 burslu bir şekilde yapabilecekler. Bu şekilde sporcularımızın karşı karşıya olduğu dezavantajlı durumun ortadan kalkmasını amaçladık. Yine 2020 yılında 1 milyon kişiye yüzme öğretme hedefiyle başlattığımız yüzme bilmeyen kalmasın projemiz var. Öte yandan yerel yönetimlerimizle, kamu kurum ve kuruluşlarımızla, bakanlıklarımızla güçlü işbirliklerine imza atıyoruz. 10 bin pota olarak adlandırdığımız projemizle, ülkemizin dört bir yanına çok amaçlı açık hava spor yerleşkeleri inşa ediyoruz. Tesislerimizin tamamını 24 saat vatandaşlarımızın kullanımına açtık. Günün her saati, rahatlıkla spor yapılabilecek imkanları milletimizin hizmetine sunduk." "En büyük görev spor kulüplerimize düşüyor" Bakan Kasapoğlu, spor kültürünü yaygınlaştırmak ve her yaştan herkesin daha fazla spor yaptığı Türkiye hedefine ulaşmak için dinamik bir şekilde canla başla çalışmayı sürdürdüklerini belirterek, "Onlarca projemizle, toplumun bütün kesimlerini kapsayan spor faaliyetlerimizle sporun bir hayat tarzı haline gelmesinin önündeki engelleri birer birer ortadan kaldırıyoruz. Bu noktada sporun tabana yayılmasında en büyük görev altını çizmek isterim ki spor kulüplerimize düşüyor." diye konuştu.  Kasapoğlu, Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak bütün imkanları spor kulüpleri için kullanmaya çalıştıklarını ifade ederek, "Ancak bu noktada maalesef önemli sıkıntılar var. Tesisler gelişti, imkanlar genişledi, spor pazarı içerisinde ülkemizin elde ettiği pay arttı, uluslararası organizasyonlar ülkemizde daha fazla yer almaya başladı ancak federasyonlar ve kulüpler noktasında idari ve mali anlamda olması gereken noktada değiliz. Mevcut yapı ve anlayışla kulüplerimizin, bilhassa futboldaki faaliyetlerini sürdürmeleri pek mümkün görünmüyor." değerlendirmesinde bulundu.  Mevcut durumun iyi analiz edilmesi gerektiğini vurgulayan Kasapoğlu, "Bu endüstrinin dinamolarından biri haline gelmek istiyorsak, analitik bir şekilde yaklaşarak futbola bütüncül bir bakış açısı getirmek mecburiyetindeyiz. Sorunların çözüm yollarını enine boyuna tartışmak zorundayız. Mevcut ortaklıkların ve mevcut varlıkların değerini artıracak stratejiler artık üretilmelidir. Reklam, sponsor, maç başı gelirleri artıracak eylem planlarını hayata geçirmeliyiz." şeklinde konuştu. "Küresel rekabette, özel sektörden ve devletten gelecek destek çok önemli" Bakan Kasapoğlu, sponsorların spor ekonomisinin yapıtaşları olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti: "Maalesef Türk sporunda muhtelif nedenlerle sponsorlar noktasında azalış yaşandığını hep birlikte görüyoruz. Küresel rekabette, özel sektörden ve devletten gelecek destek çok önemli. Ama bunun dengeli olması lazım. Bu açığı sadece devlet üzerinden kapatmaya çalışmak, devleti en büyük sponsor yapar ki bu da sürdürülebilir bir sistem oluşturmak için rasyonel bir adım değildir. Sponsorların sistemden çıkış nedenleri doğru analiz edilmeli ve onlar yeniden sektöre kazandırılmalıdır. Fakat esas konu, kulüplerimizdeki yönetim zafiyetleri olarak ortaya çıkıyor."  Almanya, Fransa, İngiltere gibi; idari, mali ve sportif yönden bir yeniden yapılanma sürecine girilmesi gerektiğini söyleyen Kasapoğlu, "Özellikle futbolumuzun artık kendi değerini, idari, mali ve sportif anlamda çağdaş ve gerçekçi yöntemlerle, uluslararası bakış açısına uygun strateji ve planlarla şekillendirmesi gerekiyor. Çünkü global çapta sportif başarının, finansal ve idari disiplinle eş zamanlı gerçekleştiği bir çağda yaşıyoruz. Kulüplerin idari ve mali disiplini yakalamaları için liyakat sahibi kimselerin yönetim kadrolarına dahil edilmesi gerekiyor." diye konuştu.  "Yasal düzenlemeler problemlerin çözümü için ilk adımlardır" Kasapoğlu, ülkedeki kulüp yapılarının, Avrupa'da hatta dünyada eşine pek az rastlanır bir çeşitlilik gösterdiğini dile getirerek, şunları söyledi: "Dernek, anonim şirket, müessese, branş ve belediye kulüplerimiz var. Bu durum, yasal anlamda sorunları da beraberinde getiriyor. Milli irademizin tecelligahı Gazi Meclisimiz, üzerine çalıştığı bizim de teknik ve veri desteği verdiğimiz 'Spor Kulüpleri ve Federasyonları Yasası'nı yakın bir zamanda gündemine alacak. Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak bütün paydaşlarımızla, bilgi, birikim ve tecrübe paylaşımı noktasında Gazi Meclisimizin emrindeyiz. Elbette yasal düzenlemeler problemlerin çözümü için ilk adımlardır. Uygulamalarıyla bu çözümleri sürekli kılacak olanlar, spor kulüplerimizdir. Kulüplerimizin, içinde bulundukları bu girdaptan çıkmaları için herkes elini taşın altına koymalıdır."  Bakan Kasapoğlu, altyapıların sözde değil, gerçekte hayata geçirilmesi gerektiğini dile getirerek, "Önümüzdeki süreç futbolcu yetiştirme, futbolcu ihracatı, Türk futbolu için markalaşma süreçlerinin hızlandığı bir dönem olacak. Öyle gençler yetiştirmeli, öyle kadrolar çıkarmalıyız ki milli takımımızın da eli güçlensin." dedi. Katılımcı anlayışla ortak aklın işletildiği ve bu kapsamda bir ilk olma özelliği taşıyan "Spor Kulüpleri ve Federasyonlar Çalıştayı"nın fırsat olarak görülmesi gerektiğini belirten Kasapoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: "Önümüzdeki 5 gün boyunca hep beraber bütün fikirlerimizi, analizlerimizi, tespitlerimizi masaya yatıracağız. Sorunlarımızın tamamını kapsamlı bir biçimde ele alarak, çözüm önerileri üreteceğiz. Spor camiamızın en önemli isimleri, bütün tarafları, bakanlığımızın bütün paydaşları bizlerle beraber. Öncelikli ve birincil hedefimiz, güçlü bir spor kültürü oluşturmaktır. Planlı gelişmenin, büyümenin, sürdürülebilir başarının, ekonomik zorlukları aşmanın yollarını birlikte bulacağız. Sadece cesaretle eski hatalarımızla yüzleşelim ve yeni bir başlangıç için samimi şekilde takım ruhunu oluşturalım."  Çalıştayın ilk gününde "Türk Sporunda Gelecek Stratejileri" ve "Türk Futbolunda Finansal Sorunlar ve Çözüm Önerileri" ele alınacak.  İkinci gün "Türk Futbolunda Sportif Sorunlara Çözüm Önerileri" ile "Türk Futbolunda Marka Yönetimi" başlıkları görüşülecek. Üçüncü gün ise "Spor Kulüplerinin Hukuki Sorunları ve Çözüm Önerileri" oturumu yapılacak.  Çalıştayın son üç gününde olimpik ve paralimpik dalları da kapsayan bütün branşlardaki kulüpler ve federasyonlar ile Türk sporunun sorunları ve çözüm önerileri istişare edilecek.  Çalıştaya Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Nihat Özdemir, A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Şenol Güneş, kulüp ve federasyon başkanları katılıyor.  Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/spor/bakan-kasapoglu-spor-kulupleri-ve-federasyonlari-yasasi-yakin-bir-zamanda-meclis-gundemine-alinacak/1700755
Devamını Oku
Standard Post with Image

Cep telefonu taksitlerinde yeni düzenleme!

Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmeliğe göre fiyatı 3500 TL’nin üzerinde olan cep telefonu alımı amacıyla kullandırılan krediler 6 aydan 3 aya düşürüldü. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun (BDDK) bankaların kredi işlemlerine ilişkin yönetmelikte yaptığı değişiklik bugünkü Resmi Gazete’de yayımlandı. Buna göre, fiyatı 3500 TL’nin üzerinde olan cep telefonu alımı amacıyla kullandırılan kredilerin vadesi üç ayı aşamayacak. Önceki sınır 6 aydı. Fiyatı 3500 TL’nin altındaki cep telefonu alımlarında kullanılan krediler ise eskiden olduğu gibi 12 aya kadar taksitlendirilebilecek. Halen; tüketici kredilerinin vadesi 60 ay, nihai fatura  değeri 120,000 TL ve altında olan taşıt alımı amacıyla  kullandırılan kredilerin vadesi 60 ay, nihai fatura değeri 120,000 TL'nin üzerinde olan taşıt alımı amacıyla kullandırılan krediler ile taşıt teminatlı kredilerin vadesi 48 ay, bilgisayar alımı amacıyla kullandırılan kredilerin vadesi 12 ay, tablet alımı amacıyla kullandırılan kredilerin vadesi altı ayla sınırlandırılıyor. Seyahat harcamalarında da düşürülmüştü Yönetmeliğe eklenen bir fıkrayla, BDDK, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığının görüşünü alarak, bu maddede yer alan sınırlamaları değiştirmeye veya bu konuda ilave sınırlamalar getirmeye yetkili kılındı. BDDK dün de kredi kartıyla yurtdışı seyahatlerde havayolu, konaklama ve tur paketi harcamalarında taksit sayısını 6’dan 3’e indirmişti. Kaynak: https://www.azonceoldu.com/gundem/cep-telefonu-taksitlerinde-yeni-duzenleme-66381
Devamını Oku