Arama HABERLERi

Standard Post with Image

İHKİB 2016 Yılı 2. Dönem Fuarları Lansmanı Gerçekleşti

İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) öncülüğünde gerçekleştirilecek olan 2016 yılı 2. Dönem Fuarları Lansmanı LASİAD’ın yaptığı organizasyonla Laleli’de gerçekleştirildi. 11 Mayıs 2016 tarihinde Double Tree Hilton Hotel’de gerçekleşen lansmana LASİAD Yönetim kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, LASİAD Yönetim Kurulu Üyeleri ve Laleli firmalarının temsilcileri katıldı. İHKİB AB, ABD ve Uzak Doğu Fuarlar Komitesi Başkanı Özkan Karaca, İHKİB Rusya, Doğu Avrupa ve Afrika Fuarlar Komitesi Başkanı Sabri Sami Yılmaz ile LASİAD Yönetim kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ercan Hardal tarafından sunulan lansmanda yurtdışı fuarlarının önemine değinildi. Laleli bölgesinin Türkiye ekonomisine büyük katkılar sağlayan bir bölge olduğunu belirten Eyyüpkoca, yurtdışında özelikle Afrika ve Rusya’da gerçekleşecek olan fuarlara katılımın büyük önem taşıdığına değindi.   
Devamını Oku
Standard Post with Image

Hazır Giyimin Yıldızları Ödüllendirildi

Geçen yıl 17 milyar dolarlık ihracat ile ülke ekonomisine önemli ölçüde katkı sağlayan hazır giyim sektörünün başarılı firmaları ‘İhracatın Yıldızları’ ödül töreninde buluştu. 16 Nisan 2016 tarihinde Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen ödül törenine LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Ercan Hardal, Erdem Soylu Karabağlı, İrfan Akbaş, Murat Özpehlivan ile Yönetim Kurulu Üyeleri Turan Yavuz, Barış Köseliören, Tarık Nayman, Münir Dinler, Rıfat Opan, Arif Özkan ve çok sayıda sektör temsilcisi katıldı. Bu yıl “Yıldızımız Her Zamankinden Daha Parlak” ve “Yıldızımız Sizinle Daha Parlak” sloganı taşıyan ödül töreni açılış kokteylinin ardından gerçekleşti. Ünlü spiker Simge Fıstıkoğlu’nun sunuculuğu üstlendiği ödül töreninde sektör temsilcilerine seslenen İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Tanrıverdi; hazır giyim sektörünün son 30 yılda 25 kez ihracat şampiyonu olduğunu söyledi. Tanrıverdi, “Ülkemizi hazır giyimde dünyanın 7. büyük tedarikçisi konumuna yükselttiniz. Sektörel ihracatımızı 1 milyar dolardan 18.7 milyar dolara çıkardınız. Ülkemize son 10 yılda net 150 milyar dolar para kazandırdınız.” dedi.     “Türkiye Hazır Giyimde Dünyanın 7. Büyük Tedarikçisi” Tanrıverdi, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen ödül töreninde yaptığı konuşmada ekonomik gelişmeler ve hazır giyim sektörüyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Başarıyı konuşmak ve ödüllendirmek için bir araya geldiklerini belirten Tanrıverdi, firma temsilcilerine hitap ederek şunları söyledi: “Fabrikalarınızda, imalathanelerinizde 500 bin insanımıza iş veriyorsunuz. Mağazacılık tarafınızla birlikte 1,5 milyon kişiyi istihdam ediyorsunuz. Çalışanlarınızın yarıya yakınını kadınlar oluşturuyor. Kadın istihdamının da lideri sizlersiniz. Geliri tabana yayıyorsunuz. Biliyorum hiç bir zaman işimiz kolay olmadı. İçeride ciddi sıkıntılı dönemlerden geçtik. Küresel pazarlarda önümüze engeller çıktı. Ama hiç bir zaman yılmadınız. ‘Güçlükler, başarının değerini arttıran süslerdir’ inancıyla yola devam ettiniz.” Tanrıverdi, Türkiye’nin hazır giyimde dünyanın 7. büyük tedarikçisi konumuna yükseldiğini vurguladı. Kilogram başına ihracat gelirlerinin 3 dolardan 24 dolara çıktığını kaydetti. Ardından şöyle dedi: “Hazır giyimi katma değerli üretimde ilk üç sektörden biri haline getirdiniz. Son 30 yılın 25’inde sektörümüzü ihracat şampiyonu yaptınız. 200’ün üzerinde ülkeye ihracat yaptınız. Sektörel ihracatımızı 1 milyar dolardan 18.7 milyar dolara çıkardınız. Ülkemize son 10 yılda net 150 milyar dolar para kazandırdınız. Markalarımız bugün 100’e yakın ülkede 4 bin 500 mağazaya ulaşmışsa bu gururda da sizin payınız var.”   2015 yılının sektör açısından zorlu bir yıl olduğuna değinen Tanrıverdi, “Kilogram bazında yüzde 5 daha fazla mal sattığımız halde parite etkisiyle gelirde 1.7 milyar dolarlık bir kayıp yaşadık. Geçen yılı 17 milyar dolar ihracatla kapattık.” şeklinde konuştu. Jeopolitik sorunlara, uçak krizine, bin 300 TL’lik asgari ücretin ek maliyetine rağmen 2016’ya iyi başladıklarını ifade eden Tanrıverdi, “İlk çeyrekte Türkiye’nin genel ihracatı yüzde 10 düşerken hazır giyim sektörü ihracatı yüzde 7 artış kaydeti. Üç ayda 4,255 milyon dolarlık ihracat yaptık. İnanıyorum ki siz dostlarımızın azim ve gayreti ile beraber bu yıl 18 milyar doları hep birlikte geçeceğiz. Cumhuriyetimizin 100. yılını kutlayacağımız 2023 için 60 milyar dolarlık bir hedef koyduk.” ifadelerini kullandı. Törende, 50 milyon doların üzerinde ihracat yapan firmalar platin, 20-50 milyon dolar arasında ihracat yapanlar altın, 10-20 milyon dolar arasında ihracat yapanlar gümüş, 2,5-10 milyon dolar arasında ihracat yapanlar bronz plaket, 500 bin – 2.5 milyon dolar arasında ihracat gerçekleştiren firmalar ise başarı belgesi ile ödüllendirildi. 47 firmaya platin, 136 firmaya altın, 167 firmaya gümüş, 674 firmaya bronz plaket, 1025 firmaya ise başarı sertifikası verildi.   Hazır giyim ihracatında ilk 10 sıra şöyle oluştu: 1. Akıntek Tekstil San. İç ve Dış Tic. Ltd. Şirketi 2. LC Waikiki Mağazacılık Hiz. Tic. A.Ş. 3. USM Lojistik Tekstil Gıda İnşaat Sanayi ve Dış Tic. Ltd. Şirketi 4. Şık Makas Giyim San. Ve Tic. A.Ş. 5. Cross Tekstil San. Ve Tic. A.Ş. 6. ERPA Hazır Giyim İç ve Dış Tic. A.Ş. 7. Akıntek Tekstil Ürün San. ve Dış Tic. LTD. Şirketi 8. Aster Tekstil Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş. 9. Aster Global Pazarlama ve Dış Ticaret A.Ş. 10. Saide Tekstil San. ve Tic. A.Ş.
Devamını Oku
Standard Post with Image

KYSD’nin Yeni Başkanı Murat Özpehlivan LASİAD’ı Ziyaret Etti

Konfeksiyon Yan Sanayicileri Derneği (KYSD), genel kurulunun ardından yeni başkanları ile LASİAD’ı ziyaret etti. KYSD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Özpehlivan, aynı zamanda Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevini yürüttüğü LASİAD’ı ziyaret etti. 21 Nisan 2016 tarihindeki ziyarete LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammed Sancaktar, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları, Yönetim Kurulu Üyeleri ile KYSD Yönetim Kurulu Üyeleri; Osman Nuri Noyan, İsmail Ali Şahin, İbrahim Şentürk, Sezai Poyraz, Muharrem Erdoğan ve Genel Sekreter Hasan Yeğenler katıldı. “Doğduğumuz ve Doyduğumuz Topraklara Vefa Borcumuzu Ödüyoruz” Konuşmasına, LASİAD Başkanlığı görevinde 3. dönemi olduğunu belirterek başlayan Eyyüpkoca:” Masanın etrafında erkek giyim, kadın giyim, çocuk giyim, turizm, lojistik, gıda, ayakkabı kısaca Türkiye ekonomisini canlı tutan tüm sektörler var. Murat Özpehlivan’la birlikte KYSD bizim kardeş kurumumuz oldu. Murat gerek akademik kariyeri açısından gerekse kişiliği açısından bizler için çok değerli. Akademik geçmişi olan bir iş adamı ve biz bununla gurur duyuyoruz. Bizim yönetim kurulumuz 22 kişiden oluşuyor, KYSD’nin de ki 22 kişiden oluşuyor. Artık bundan böyle 44 kişilik bir sivil toplum kuruluşuyuz. İnancımız gereği, neye inanırsak inanalım her semavi dinde kişi kazandığının karşılığını vermek zorundadır. Böyle düşündüğünüzde yaptığınız her işin karşılığını iyilik ve güzellikle alabilirsiniz. Biz işimizi nasıl daha iyi yaparız, doğduğumuz topraklara olan vefa borcumuzu nasıl daha fazla şekilde geri ödeyebiliriz düşüncesiyle çalışıyoruz. Ama doğduğumuz yere olan vefa borcumuzun yanında, doyduğumuz yere olan da sarsılmaz bir bağımız var. Bu nedenle buradaki mücadelemiz asla bitmeyecek” şeklinde konuştu. “İleriye Dönük Birçok Projeye İmza Atacağımıza İnanıyorum” KYSD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Özpehlivan: “ Yeni bir takıma transfer olup eski takımına karşı maça çıkan Futbolculara sorarlar, düşünüyorsunuz diye. Onlar da kendimi evimde hissediyorum derler ya, ben de şu an kendimi evimde hissediyorum. KYSD 21 yıllık köklü bir kuruluş. Değer ve bilinirlilik anlamında bu zamana kadar pek efektif olamamıştık ancak bunun üzerine gideceğiz. Bu anlamda ilk adımı LASİAD’ı ziyaret ederek gerçekleştirmek istedik. KYSD, Türkiye hazır giyim endeksini beslerken aynı zamanda yurtdışına da ihracat yapan bir değer. Bu güçle birlikte yan sanayi sektörü de her geçen gün gelişiyor. Dernek olarak, ileriye dönük birçok proje yapacağımıza inanıyorum. Bu iki kurumun iş birliğine devam etmesinin de herkes için hayırlı olacağı görüşündeyim” ifadelerini kullandı. Toplantının ardından LASİAD ile KYSD arasında iş birliği protokolü imzalandı. KYSD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Özpehlivan’ın LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkocaya plaket takdim etmesinin ardından; Eyyüpkoca, Özpehlivan’a lale motifli tabak takdim etti.
Devamını Oku
Standard Post with Image

EVTEKS Kapılarını 22. Kez Açtı

TETSİAD ve CNR Fuarcılık işbirliğiyle düzenlenen, dünyanın en büyük ikinci ev tekstili fuarı İstanbul Uluslararası Ev Tekstili Fuarı (EVTEKS), 22. kez kapılarını açtı. Fuar 17-21 Mayıs 2016 tarihlerinde ziyaretçilerini ağırladı. 22. İstanbul Uluslararası Ev Tekstili Fuarı'nın (EVTEKS) açılışı Ekonomi Bakan Yardımcısı Fatih Metin, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TETSİAD) Başkanı Yaşar Küçükçalık, LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammed Sancaktar, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Ercan Hardal, Ahmet Turan, Erdem Soylu Karabağlı, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve KYSD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Özphelivan, OTİAD Yönetim Kurulu Başkanı İlker Karataş, CNR Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ceyda Erem ve çok sayıda sektör temsilcisinin katılımıyla gerçekleştirildi.   Laleli Firmaları Fuarda Yer Aldı Ekonomi Bakan Yardımcısı Fatih Metin, açılıştaki konuşmasına fuarın 22'inci kez düzenleniyor olmasından duyduğu gururu dile getirerek başladı. Fuar açılış töreninin ardından LASİAD heyeti, fuarda yer alan Laleli firmalarının standlarını ziyaret etti. Dünya ticaretinin daraldığı bu dönemde, son dönemde ev tekstili ihracatında bir düşüş olmasına rağmen, sektörde 1 milyar 600 milyon dolarlık bir dış ticaret fazlasının olmasını sevindirici olarak nitelendiren Metin, bu rakamın sektörün gücünü ve kapasitesini gösterdiğini söyledi. Dünyanın alanında en büyük iki fuarından biri olan Evteks, global sektör profesyonelleri tarafından da heyecanla beklediği bir fuar.  Fuarda bu yıl ilk kez Uluslararası Tekstil Üreticileri Federasyonu’nun (ITMF) Ev Tekstili Komitesi toplantısı da gerçekleştirildi. Ev Tekstili sektöründe ilk kez bu kapsamda bir uluslararası etkinliğe ev sahipliği yaptı, Çin’den, ABD’ye Avrupa’dan Hindistan’a ev tekstili sektörünün karar alıcılarını ağırladı. Her yıl olduğu gibi bu yıl da ev tekstili sektöründeki tüm yeniliklerin sergilendiğii ve modaya yön veren ürünlerin ziyaretçilerin beğenisine sunulduğu fuar, İstanbul CNR Expo Fuar Merkezi’nde 160 bin metrekarelik alanda gerçekleştirildi. 200’ü yabancı olmak üzere binin üzerinde firmanın katıldığı, 22. Evteks Uluslararası Ev Tekstili Fuarı’nı, 40 bini yabancı olmak üzere, yaklaşık 140 bin kişinin ziyaret etti.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

Gürcistan’da Tekstil

Gürcistan Başbakan Yardımcısı ve Ekonomi Bakanı Dimitri Kumsişvili, “Gürcistan’ın ticaret ortakları arasında Türkiye birinci sıradadır. Gürcistan Başbakan Yardımcısı ve Ekonomi Bakanı Dimitri Kumsişvili, “Gürcistan’ın ticaret ortakları arasında Türkiye birinci sıradadır. Türkiye Gürcistan’a en çok yatırım yapan ülkeler arasında da başı çekiyor” dedi. Kumsişvili, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) tarafından düzenlenen “Gürcistan’da Tekstil Alanında Yatırım Fırsatları” toplantısında Türkiye ve Gürcistan arasındaki ticaretin artırılması gerektiğini söyledi. Gürcistan’ın Avrupa Birliği (AB) ile 2014’te yaptığı Serbest Ticaret Anlaşmasını (STA) hatırlatan Kumsişvili, anlaşmanın Gürcü vatandaşlar için önemli getiri sağlayacağını söyledi. Söz konusu anlaşmanın Türk yatırımcılar için de faydalı olacağına dikkati çeken Kumsişvili, Gürcistan’da üretilen ürünlerin Avrupa pazarına vergisiz girebildiğini kaydetti. Gürcistan’da üretim yapılması halinde Gürcistan’ın küresel ticarette önemli anlaşmalar tesis ettiğini anlatan Kumsişvili, AB ile müzakerelerin devam ettiğini belirterek, “Serbest Ticaret Kurumu ile AB nezdinde son aşamalara gelmiş bulunmaktayız. Dün de Çin ile STA için görüşmelere başladık. Müzakerelerin 1 yıl içerisinde tamamlanmasını öngörüyoruz” değerlendirmesini yaptı. Gürcistan ekonomisinin 2014’te yüzde 4,6, 2015’te de yüzde 2,8 büyüdüğünü anımsatan Kumsişvili, IMF tahminlerine göre ülke milli gelirinin 2016 yılında yüzde 3, 2017’de de yüzde 5 büyümesini beklediklerini kaydetti. Gürcistan’a yabancı yatırımların son dönemde hız kazandığını belirten Kumsişvili, “Yabancı yatırım 2014 yılında önceki yıla göre yüzde 87 artarak 1,75 milyar dolara ulaştı. Son 7 yıl içerisinde doğrudan yabancı yatırımda çok büyük bir artış oldu. 2015’te ilk çeyrek itibarıyla 1 milyar doları aşan yatırım gerçekleşti.” ifadelerini kullandı.   “2015’te Türkiye ile Gürcistan arasındaki dış ticaret 1,5 milyar dolara yaklaştı” Türkiye’nin Gürcistan’ın en büyük dış ticaret ortağı olduğunu belirten Kumsişvili, ticaretin tekstil sektöründe sağlanacak yeni iş birlikleriyle daha iyi seviyelere gelebileceğini söyledi. Kumsişvili iki ülke ekonomik ilişkilerine ilişkin şu bilgileri verdi: “Gürcistan’ın ticaret ortakları arasında Türkiye birinci sırada. Zaten Türkiye, Gürcistan’a en çok yatırım yapan ülkeler arasında başı çekiyor. Gürcistan ve Türkiye arasında 2007’de imzalanan STA var. 2015’te Türkiye ile toplam dış ticaret 1,5 milyar dolara yaklaştı.Türkiye’den ülkemize 2015 yılının ilk üç ayında 110 milyon dolardan fazla yatırım yapıldı.Bu, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 60 büyümedir. Türkiye ile karşılıklı ekonomik ilişkilerimiz giderek artıyor. Türkiye’den birçok firmanın başarısını görmek bizi memnun ediyor. Farklı sektörlerde fevkalade başarılı oldunuz, yönetimimiz bunları çok hoş karşılıyor. Gürcistan’da sizleri daha çok görmek istiyoruz, ticarette, tekstilde, turizm, otelcilik ve haberleşme alanında… Türkiye’deki yatırımcılarımız için en cazip sektörler bunlardır.”   “Toplam turist sayısında Türkler 3. sırada” Türkiye’nin Gürcistan’la yakın ilişkilerini memnuniyetle karşıladıklarını aktaran Kumsişvili, Batum ve Tiflis’teki iki büyük havalimanının TAV tarafından işletildiğini hatırlattı. Gürcistan’a geçen yıl 1,3 milyon turist geldiğini anımsatan Kumsişvili, toplam turist sayısı içinde Türk turistlerin 3. sırada yer aldığını söyledi. Gürcistan hükümetinin Türk yatırımcılara sınırsız teminat sağlayacağını anlatan Kumsişvili, iki ülke arasında mütekabiliyet çerçevesinde yeni iş birliklerinin gündeme gelebileceğini söyledi. DEİK/Türkiye-Gürcistan İş Konseyi Başkanı Cemal Yangın ise Gürcistan ve Türkiye’nin ortak geleneklerinden söz ederek Gürcü misafirperverliğinin Türk yatırımcılar için çekicilik sağladığını söyledi. Gürcistan Başbakan Yardımcısı ve Ekonomi Bakanı Dimitri Kumsişvili’nin yaşanabilecek bürokratik sorunların kısa sürede çözebileceğine yönelik açıklamalarını hatırlatan Yangın, yatırımcıları Gürcistan’a davet etti. “Dış Ticaret Dengesi 2015’te Türkiye lehine 886 milyon dolar” DEİK’in toplantıda paylaştığı verilere göre, hazır giyim ve konfeksiyon sektöründe eski Doğu Bloku ülkelerine göre Türkiye’nin Gürcistan’a ihracatı dördüncü sırada yer alıyor. Gürcistan, özellikle iç giyim sektöründe Türkiye’nin en fazla hazır giyim ve konfeksiyon ithalatı yaptığı ilk 20 ülke arasında yer alıyor. Türkiye’nin Gürcistan’dan tekstil ithalatı 2015 yılında 1,9 milyon dolar, hazır giyim ithalatı ise 60 milyon dolar seviyesinde. Türkiye ve Gürcistan arasında toplam dış ticaret hacmi 2015’te 1,332 milyar dolar olurken, Türkiye’den Gürcistan’a yapılan ihracat 1,109 milyar dolar. Türkiye’nin Gürcistan’dan yaptığı ithalat 2015’te 223 milyon dolar seviyesinde. Dış Ticaret Dengesi 2015’te Türkiye lehine 886 milyon dolar olarak gerçekleşti. Kaynak: http://www.haberler.com/tekstil-sektoru/
Devamını Oku
Standard Post with Image

Hollanda, Türkiye ile daha güçlü olacak

Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş, Türk girişimcilerle birlikte ziyaret ettiği Lahey kentinde iki ülke iş dünyası temsilcileriyle bir araya geldi. Elitaş, Hollanda’nın Türkiye gibi sürekli gelişen ve küresel alanda söz sahibi bir ortakla daha güçlü olacağını söyledi. Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş, beraberindeki Türk girişimcilerle resmi temaslarda bulunmak üzere Lahey’e giderek, Hollanda iş dünyası ile bir araya geldi. Hollanda’nın Türkiye gibi güçlü, sürekli gelişen ve küresel alanda söz sahibi bir ortakla daha güçlü olacağını belirten Bakan Elitaş, “Tüm Hollanda firmalarını Türkiye gibi dinamizmini yitirmeyen bir ülkeye yatırım yapmaya davet ediyorum” diye seslendi.   SERMAYE İHRACATINDA LİDER İstanbul Ticaret Odası (İTO) Taşımacılık ve Lojistik Hizmetleri Meslek Komitesi Meclis Üyeleri Cihan Kilerci ve Tamer Dinçşahin’in de aralarında bulunduğu Türk iş dünyasının önde gelen temsilcileri ile birlikte katıldığı Hollanda-Türkiye İş Forumu’nda konuşan Bakan Elitaş, Türk şirketlerinin yatırım için en fazla sermaye ihraç ettiği ülkenin Hollanda olduğunu söyledi. “Ekonomik işbirliğimizi geliştirmek amacıyla ülkemize düşen her türlü görevi yerine getirmeye hazırız” diyen Elitaş, bu konuda asıl sorumluluğun ise her iki ülkenin iş dünyasının omuzlarında olduğunu kaydetti.   TTIP ANLAŞMASI Bakan Elitaş, Lahey’de gazetecilerle yaptığı toplantıda ise ABD ile AB arasında müzakereleri sürdürülen Transatlantik Yatırım Ortaklığı Anlaşması’nda (TTIP) Türkiye’nin dışarıda kalmasının Türkiye için ölüm kalım meselesi olmadığını kaydetti.   O HÜKÜM KONULMALI Bakan Elitaş, “TTIP bizim olmazsa olmazımız değil ama AB’nin Türkiye’ye haksızlık yapmadığını ifade edebilmek için en önemli göstergelerden birinin bu olması gerekir” dedi. Elitaş, Türkiye’nin Gümrük Birliği Anlaşması’na ‘üçüncü ülkelerle yapılan Serbest Ticaret Anlaşması’na (STA) Türkiye doğrudan taraf olur’ hükmünü koydurduğu takdirde, ABD ile AB arasındaki STA’ya Türkiye’nin kendiliğinden dahil olacağını dile getirdi.   İHRACAT ARTIYOR Türkiye ve Hollanda arasındaki ticaret hacmi 2002-2015 arasında 2.4 milyar dolardan 6.1 milyar dolara ulaştı. Hollanda, yüzde 53.9 ile bu yılın mart ayında Türkiye’nin en fazla ihracat artışı gerçekleştirdiği ülke oldu.   500 BİN TÜRK YAŞIYOR Hollanda, Avrupa’da en fazla sayıda Türk’e ev sahipliği yapan 3’üncü ülke. Bu ülkede yaşayan yaklaşık 500 bin Türk, iki ülke arasındaki ilişkilerde köprü görevi görüyor.   İŞ DÜNYASININ YOLU DAHA AKICI OLMALI Hollanda Dış Ticaret ve Kalkınma İşbirliği Bakanı Lilianne Ploumen, Hollanda’nın, Türkiye’nin 16’ncı ticaret ortağı olduğunu hatırlatarak, “Bununla yetinmemek lazım. Çünkü Türkiye, G20’de yer alan ülkeler içerisinde 5’inci sırada yer alıyor” dedi. Ploumen, işbirliğini geliştirerek iş dünyasının yolunun daha akıcı olması için çaba gösterdiklerini belirterek, vize konusundaki sıkıntıların da ortadan kaldırılması için girişimleri sürdürdüklerini anlattı. Türkiye’deki KOBİ’lerin kendilerini kanıtlamış işletmeler olduğuna işaret eden Ploumen, “Hollanda’daki KOBİ düzeyinde Türk asıllı girişimciler her türlü fırsatı yakalıyorlar. İki ülke arasında sonsuz denebilecek olanaklar bulunuyor” diye konuştu.   JETCO ANLAŞMASI İMZALANDI Türkiye ile Hollanda arasında Ekonomik ve Ticari Ortaklık Komitesi (JETCO) Anlaşması imzalandı. Taraflar adına imzaları Elitaş ve Ploumen attı. Kaynak: www.itohaber.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

‘Vizesiz Avrupa’ ekonominin önünü açacak

Türkiye-AB Zirvesi’nde gündeme gelen Türk vatandaşları için “Vizesiz Avrupa” konusu ekonomi çevrelerince pozitif karşılandı.   Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye uyguladığı vize uygulamasının haziran ayında kalkacağının açıklanması iş dünyası tarafından olumlu karşılandı. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Ömer Cihad Vardan, Brüksel’de yapılan Türkiye-AB Zirvesi’nde Türk tarafının öneriler paketinde yer alan “En geç haziran sonunda Türk vatandaşlarının Schengen bölgesine vizesiz seyahat edebilmeleri” talebini değerlendirdi. ‘Önemli bir engel kalkar’ Vardan, Türk vatandaşlarının Schengen vize başvurusu için milyonlarca euro para harcadığına dikkati çekerek, “Vizelerin kaldırılması AB ile ticaretimizdeki önemli bir engelin kalkması anlamına gelmektedir” dedi. Vize uygulamasının Avrupa’ya olan ticareti olumsuz etkilediğini savunan Vardan, şu ifadeleri kullandı: “Vatandaşlarımız 2014 yılında AB ülkelerine yaptığı 813 bin 339 kısa süreli Schengen vize başvurusuna, 50 milyon euroya yakın para harcamışlar. Bunların yanında bir de gizli maliyetler var. Banka komisyonları, aracı kurum hizmet bedelleri, seyahat sağlık sigortası bedelleri de eklendiği zaman fatura iyice kabarıyor. Özellikle Türk iş dünyası için maliyet tek olumsuzluk değil. Schengen vize uygulamaları, en büyük ticaret ortağımız AB ile aramızda önemli bir dengesizlik oluşturuyor. İş insanlarımız AB’ye üye ülkelere ürün satmaya, almaya, ürünlerini pazarlamaya, anlaşma imzalamaya veya yatırım yapmaya kısacası iş yapmaya giderken vize engeli ile karşılaşıyorlar. Bu engeli de sadece kendileri değil çalışanları ve personeli de yaşıyor. Bu durumda Türk özel sektörü rekabet avantajını maalesef en başta kaybediyor. Türk vatandaşlarına yönelik vize uygulamalarının kaldırılması, AB ile ticaretimizdeki önemli bir engelin kalkması anlamına gelmektedir.” ‘İkişkilere olumlu katkı sağlayacak’ Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi de mevcut vize uygulamasından en çok ihracatçıların etkilendiğine dikkati çekerek, “Vizesiz Avrupa” sürecinin hızlandırılmasını olumlu karşıladıklarını bildirdi. Büyükekşi, “Vize serbestisinde bu aşamaya gelinmesinde büyük emek ve destekleri olan Sayın cumhubaşınımız ve başbakanımız başta olmak üzere hükümetimize gösterdikleri yoğun çaba ve kararlı tutum için şükranlarımızı sunuyoruz. TİM olarak, vize uygulamasının kaldırılmasının, halkımızın AB’ye duyduğu güven kaybı nedeniyle üyelik sürecine giderek azalan desteğini yeniden artıracak ve Türkiye-AB ilişkilerinin olumlu yönde gelişmesine katkı sağlayacak önemli bir kilometre taşı olacağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı. Malların serbest dolaşımda olduğunu ancak kişilerin vizesiz Avrupa’ya gidemediğini hatırlatan Büyükekşi, “2015 yılında AB pazarından aldığımız payı yüzde 1,21’e çıkararak rekor kıran ihracatçılarımız, vize serbestisinin sağlayacağı avantajlarla hedeflerine çok daha sağlam ilerleyebileceklerdir” değerlendirmesinde bulundu. 300 milyar euro ekonomiye dönecek Vizesiz Avrupa Projesi ve Türkiye’yi Tanıtım Platformunun Kurucu Başkanı Mehmet Okumuş ise vizelerin kalkmasıyla Türk vatandaşlarına yaklaşık 35 yıldır uygulanan “haksız-hukuksuz” seyahat engeline son verilmiş olunacağını belirtti. Okumuş, “Bu hem Türkiye hem de AB ekonomilerine çok büyük katkı sağlayacak. Vize engelinden dolayı yaklaşık 300 milyar euroluk ekonomik kaybın AB ve Türkiye ekonomilerine dönüşümü sağlanacaktır. Türk ekonomisinin rekabet gücü artacaktır. İş adamlarımız daha kolay seyahat edebilecek, fuarlara katılabilecek, iş anlaşmalarını daha kolay yapabileceklerdir. Kararın Türk turizm sektörüne de çok önemli katkıları olacaktır” ifadelerini kullandı. Kaynak: www.dunya.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

İTHİB, En Çok İhracat Yapan Firmaları Ödüllendirdi

İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB), 2015 yılında en fazla ihracat yapan başarılı firmaları ödüllendirdi. Tekstilin duayen isimlerinin katılımıyla sektör zirvesine dönüşen gecede, 36 firmaya Platin Ödülü, 55 firmaya Altın Ödülü takdim edildi. İTHİB Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Gülle ve Yönetim Kurulu Üyelerinin ev sahipliği yaptığı geceye, Ekonomi Bakan Yardımcısı Fatih Metin, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Yasubuğa, Ahmet Turan ve Murat Özpehlivan ile birlikte çok sayıda birlik başkanı, tekstil ve iş dünyasından temsilciler katıldı. Gecede İTHİB tarafından hazırlanan ve sektörün öncüsü 14 sanayicinin anılarını ve görüşlerini paylaştığı “Tekstilin Duayenlerinden Sanayinin Musikisi” adlı belgesel film gösterimi yapıldı. Ayrıca kitap haline de getirilen filmde yer alan isimler; Abdülkadir Konukoğlu, Ahmet Nazif Zorlu, Ahmet Topbaş, Atilla Alptekin, Erol Gülen, Esat Sivri, Halit Narin, Hasan Bilici, Hanifi Öksüz, Mehmet Balduk, Mustafa Kıvanç, Ömer Dinçkök, Şevket Sürek ve Zekeriya Tanrıverdi’den oluştu. Ödül törenine katılan duayenler arasından Abdülkadir Konukoğlu, Ahmet Nazif Zorlu ve Halit Narin gibi sanayiciler de anıları ile geceye renk kattılar.   Süper Tekstil’in Onurlu Gecesi Ödül törenindeki konuşmasına şehitleri rahmet ve minnetle anarak başlayan İTHİB Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Gülle, “Tekstil sektörü olarak biz de onların kutsal görevlerine layık olmaya çalışıyor, daha fazla ihracat daha fazla istihdam sağlayarak şehit ailelerine sahip çıkmaya ve şehitlerimizin gözünün arkada kalmamasına yardımcı olmaya çalışıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ile başlayan tekstilde sanayileşme ruhunu biz devraldık. Günümüzde bizi zirveye taşıyan da işte bu ruh” diye konuştu. Geçmişte Türkiye’nin tekstil sektöründen çıkacağı yönünde yapılan değerlendirmelerin sektörü üzdüğünün altını çizen Gülle, “Türkiye ekonomisinin 2023 hedeflerine adım adım yaklaştığımız bu dönemde, tekstil sektörümüz büyük bir özveriyle çalışıyor. Artan üretim, ihracat ve istihdam rakamlarına çok önemli katkılar sağlıyoruz. Ülke ekonomisi için katma değer yaratan sektörün daha fazla itibar görmesi gerektiğine inanıyoruz” dedi.  TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi konuşmasında, gıda ve hazır giyimden sonra en fazla istihdam yaratan sektörün tekstil olduğuna dikkat çekti. Tekstilin en fazla ihracat yapan altıncı sektör olduğunu belirten Büyükekşi, “Tekstil sektörümüzün 2023 hedefi 20 milyar dolar. Yüksek katma değer yaratmak için dört ana bileşen olan Ar-Ge, inovasyon, markalaşma ve tasarım büyük önem taşıyor” dedi.  Ödül töreninde konuşan Ekonomi Bakan Yardımcısı Fatih Metin de tekstil sektörünün Türkiye ekonomisinin gözbebeği olduğunu belirterek, “Türkiye’nin tekstil sektöründen çıkması gibi bir ihtimali yok. Tekstil, Türkiye sanayisinin ve kalkınmasının lokomotifidir. Böyle bir sektörü desteklemek ve daha ileri taşımak görevimiz. Sektörde katma değerin artırılması için önemli destek modellerini hayata geçirdik ve yenilerini de çok yakında açıklayacağız. Yeni marka desteklerimiz yolda. Sektörün derdine derman olacak kararları birlikte alacağız” dedi.  Gecede Platin ödül alan firmalar arasında ilk üç sırayı Ak-Pa Tekstil İhracat Pazarlama, Aksa Akrilik Kimya Sanayi ve Kordsa Global Endüstri Ticaret paylaşırken, Altın ödül kategorisinde ise Sepa Mensucat Sanayi, İleri Giyim Sanayi ve Polimer Plastik Sanayi ilk üçte yer aldılar. Altın ödül kategorisinde ödül alan Süper Tekstil adına ödülü firma sahibi LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Yasubuğa aldı.   
Devamını Oku
Standard Post with Image

İTHİB, En Çok İhracat Yapan Firmaları Ödüllendirdi

İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB), 2015 yılında en fazla ihracat yapan başarılı firmaları ödüllendirdi. Tekstilin duayen isimlerinin katılımıyla sektör zirvesine dönüşen gecede, 36 firmaya Platin Ödülü, 55 firmaya Altın Ödülü takdim edildi. İTHİB Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Gülle ve Yönetim Kurulu Üyelerinin ev sahipliği yaptığı geceye, Ekonomi Bakan Yardımcısı Fatih Metin, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Yasubuğa, Ahmet Turan ve Murat Özpehlivan ile birlikte çok sayıda birlik başkanı, tekstil ve iş dünyasından temsilciler katıldı. Gecede İTHİB tarafından hazırlanan ve sektörün öncüsü 14 sanayicinin anılarını ve görüşlerini paylaştığı “Tekstilin Duayenlerinden Sanayinin Musikisi” adlı belgesel film gösterimi yapıldı. Ayrıca kitap haline de getirilen filmde yer alan isimler; Abdülkadir Konukoğlu, Ahmet Nazif Zorlu, Ahmet Topbaş, Atilla Alptekin, Erol Gülen, Esat Sivri, Halit Narin, Hasan Bilici, Hanifi Öksüz, Mehmet Balduk, Mustafa Kıvanç, Ömer Dinçkök, Şevket Sürek ve Zekeriya Tanrıverdi’den oluştu. Ödül törenine katılan duayenler arasından Abdülkadir Konukoğlu, Ahmet Nazif Zorlu ve Halit Narin gibi sanayiciler de anıları ile geceye renk kattılar.   Süper Tekstil’in Onurlu Gecesi Ödül törenindeki konuşmasına şehitleri rahmet ve minnetle anarak başlayan İTHİB Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Gülle, “Tekstil sektörü olarak biz de onların kutsal görevlerine layık olmaya çalışıyor, daha fazla ihracat daha fazla istihdam sağlayarak şehit ailelerine sahip çıkmaya ve şehitlerimizin gözünün arkada kalmamasına yardımcı olmaya çalışıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ile başlayan tekstilde sanayileşme ruhunu biz devraldık. Günümüzde bizi zirveye taşıyan da işte bu ruh” diye konuştu. Geçmişte Türkiye’nin tekstil sektöründen çıkacağı yönünde yapılan değerlendirmelerin sektörü üzdüğünün altını çizen Gülle, “Türkiye ekonomisinin 2023 hedeflerine adım adım yaklaştığımız bu dönemde, tekstil sektörümüz büyük bir özveriyle çalışıyor. Artan üretim, ihracat ve istihdam rakamlarına çok önemli katkılar sağlıyoruz. Ülke ekonomisi için katma değer yaratan sektörün daha fazla itibar görmesi gerektiğine inanıyoruz” dedi.  TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi konuşmasında, gıda ve hazır giyimden sonra en fazla istihdam yaratan sektörün tekstil olduğuna dikkat çekti. Tekstilin en fazla ihracat yapan altıncı sektör olduğunu belirten Büyükekşi, “Tekstil sektörümüzün 2023 hedefi 20 milyar dolar. Yüksek katma değer yaratmak için dört ana bileşen olan Ar-Ge, inovasyon, markalaşma ve tasarım büyük önem taşıyor” dedi.  Ödül töreninde konuşan Ekonomi Bakan Yardımcısı Fatih Metin de tekstil sektörünün Türkiye ekonomisinin gözbebeği olduğunu belirterek, “Türkiye’nin tekstil sektöründen çıkması gibi bir ihtimali yok. Tekstil, Türkiye sanayisinin ve kalkınmasının lokomotifidir. Böyle bir sektörü desteklemek ve daha ileri taşımak görevimiz. Sektörde katma değerin artırılması için önemli destek modellerini hayata geçirdik ve yenilerini de çok yakında açıklayacağız. Yeni marka desteklerimiz yolda. Sektörün derdine derman olacak kararları birlikte alacağız” dedi.  Gecede Platin ödül alan firmalar arasında ilk üç sırayı Ak-Pa Tekstil İhracat Pazarlama, Aksa Akrilik Kimya Sanayi ve Kordsa Global Endüstri Ticaret paylaşırken, Altın ödül kategorisinde ise Sepa Mensucat Sanayi, İleri Giyim Sanayi ve Polimer Plastik Sanayi ilk üçte yer aldılar. Altın ödül kategorisinde ödül alan Süper Tekstil adına ödülü firma sahibi LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Yasubuğa aldı.   
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD, Dosso Dossi Fashion Show’u Ziyaret Etti

Türkiye’nin en büyük moda organizasyonlarından biri olan Dosso Dossi Fashion Show’un 22.si Antalya’da yine muhteşem bir organizasyonla düzenlendi. Organizasyona LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Erdem Soylu Karabağlı katıldı. Birçok ülkeden hazır giyim sektörü profesyonellerinin bir araya geldiği organizasyonun ilk günü, dünyaca ünlü iki ismin konserine sahne oldu. Açık havada düzenlenen Faydee ve Alexandra Stan konserleri, konukları coşturdu. ş ve tatili birleştiren özgün modeliyle tüm dünyada adından söz ettiren Dosso Dossi Fashion Show (DDFS), bölgesel sorunlar nedeniyle daralan pazara alternatif olarak sunduğu VIP konsepti ile önemli bir başarıya imza attı. Daha önce Antalya Expo-Center’da düzenlenen Dosso Dossi Fashion Show’a bu yıl ilk kez Titanic Hotel ev sahipliği yaptı.Dosso Dossi Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Eraslan, düzenledikleri organizasyonlar ve yaptıkları yeniliklerle sektöre yıllardır öncülük ettiklerini hatırlatarak VIP konsept ile ağırladıkları alıcıları yüksek katma değerli ürünlerle buluşturduklarını söyledi.Hazır giyim ihracatının ilk beş ayda yüzde 49 gerilediği Rusya başta olmak üzere BDT ülkelerindeki pazarlarda yaşanan daralmaya karşı geliştirdikleri yeni strateji ile ciddi bir çıkış yakaladıklarını bildiren Eraslan şöyle devam etti: “Fuarımıza katılım için müşterilerimize en az 15 bin dolarlık alım şartı koyuyorduk. İlk kez bu organizasyonda asgari alım sınırını 25 bin dolara çıkardık. Buna karşılık üretici firmalarımızı elemeden geçirip daha kaliteli ve katma değerli üretim yapanları kabul ettik. Böylece Dosso Dossi Fashion Show’u üreticisiyle ve alıcısıyla çok daha elit bir organizasyona dönüştürdük. DossoDossi başından itibaren katma değerli ürünleri alıcılarla buluşturuyor. Türkiye’nin hazır giyim ihracatında kilogram başına ortalama satış geliri 24 dolar iken Dosso Dossi olarak biz 45-50 dolarlardaydık. Yeni konseptimizde hazır giyimin değerine daha da değer katıp kilogram başına ihracat birim fiyatımızı ortalama 75 dolar düzeyine çıkardık. İhracat gelirimizi üçe katlayarak sektörümüzün hayalindeki rakamlara öncülük ettik.”  
Devamını Oku
Standard Post with Image

Genç Tasarımcılar Koza’da Ödüllendirildi

İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) tarafından sektörün tasarım gücüne güç katacak yetenekleri bulup ortaya çıkarmak amacıyla düzenlenen "Koza Genç Moda Tasarımcıları Yarışması" finalistlerin kreasyonlarının sergilendiği defile ile sona erdi. 24 Mayıs 2016 tarihinde Zorlu Center Raffles Hotel’de düzenlene geceye LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Ercan Hardal, Ahmet Turan, Murat Özpehlivan ve çok sayıda modacı katıldı. Bu yıl 24’üncüsü düzenlenen ve hepsi birbirinden iddialı 10 genç tasarımcının yarıştığı finalde Tuğçe Demiran birinciliğe değer görülürken Gökhan Yavaş ikinci, Müge Aras ise üçüncü oldu.  İHKİB Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Tanrıverdi, sonuçların açıklanmasının ardından yaptığı açıklamada rüştünü yıllar önce ispatlayan “Koza Genç Moda Tasarımcıları Yarışması”nın 24 yılda sektöre birbirinden iddialı tasarımcılar kazandırdığını hatırlattı. Koza ile tasarım dünyasına adım atan birçok ismin bugün yerli ve yabancı markalar için kreasyonlar hazırladığını bildiren Tanrıverdi, şunları söyledi: “İHKİB olarak çeyrek asra yakın süredir genç yetenekleri ortaya çıkarmanın ve yaratıcı beyinleri sektöre kazandırmanın hazzını yaşıyoruz. Türkiye’nin en köklü moda tasarım yarışmasında bugüne kadar yüzlerce genci moda endüstrisine kazandırdık. İlk kez Koza’da keşfedilen gençlerimizin özgün tasarımlarının katkısıyla 30 yıl önce 1 milyar dolar civarında bulunan hazır giyim ihracatımızı 18.7 milyar dolara çıkardık. Sektör için büyük katma değer yaratan tasarımcılarımız sayesinde hazır giyim üretiminden moda üretimine geçiş sürecinde emin adımlarla ilerliyor, 20 milyar dolar ihracata koşuyoruz. 2016’nın ilk dört ayında Türkiye’nin genel ihracatı yüzde 8.4 gerilerken tasarım odaklı üretim sayesinde hazır giyim ihracatında yüzde 8 artış yakaladık. İnanıyorum ki Koza ile sektöre kazandırdığımız tasarımcılarımızın katkılarıyla hazır giyimde halen 24 dolar olan kilogram başına ihracat gelirimizi 50 doların üzerine taşıyacağız. Dereceye giren genç kardeşlerimizi bir kez daha tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum.”   
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD İTHİB’in İftar Organizasyonuna Katıldı

İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) bu yılki iftar programını Bahçelievler Şeyh Zayid Çocuk Yuvası’nda gerçekleştirdi. Programa İstanbul Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Önal İnaltekin, İTHİB Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Gülle, Kızılay Merter Şubesi Başkanı Erhan Tan, LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, BATİAD Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Ertem, OTİAD Yönetim Kurulu Başkanı İlker Karataş, MESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Gecü, Bahçelievler Şeyh Zayed Çocuk Yuvası Müdürü Hanifi Küçükaltun, LASİAD Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Yasubuğa, Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak, Dış İlişkiler Sorumlusu Muharrem Ay, Çocuk Yuvası ve Huzur evi sakinleri, anne öğretmenler ve çalışanlar katıldı. İftar yemeği öncesinde Başkan Giyasetin Eyyüpkoca yuvadaki çocuklara çeşitli hediyeler takdim etti. Mehmet Yasubuğa da tüm çocuklara çikolata dağıttı. Programda konuşan İTHİB Başkanı İsmail Gülle, çocukların gelecek için öneminden bahsetti ve yardım yapan dernek ve kuruluşlara teşekkürlerini iletti. İftar yemeği miniklerin koro eşliğinde söylediği şarkı ve şiirlerle devam etti.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

V. Laleli Fashion Shopping Festival başlıyor.

LASİAD, 7 ülkeden 170 alıcıyı Laleli’ye Getiriyor! Türkiye ekonomisinde ihracat potansiyeli açısından çatı görevi yapan bölgelerden biri olan Laleli’yi yurt dışı pazarlarda da güçlendirmek adına birçok önemli projeye imza atan ve Darbe girişimine inat, üretime ve ihracata devam” diyen LASİAD, V. Laleli Fashion Shopping Festival kapsamında 7 ülkeden 170 alıcıyı İstanbul’a getiriyor. 8 Ağustos’ta başlayıp 14 Ağustos’ta sona erecek olan V. Laleli Fashion Shopping Festival’in basın lansmanı Grand Hyatt Regency Otel’de gerçekleşti. Kalabalık bir basın grubunun yer aldığı lansmana LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Başkan Vekili ve Festival Komitesi Başkanı Muhammed Sancaktar, Başkan Yardımcıları Ercan Hardal, İrfan Akbaş, Erdem Soylu Karabağlı ve Sayman İbrahim Murat Ramizoğlu katıldı. Türkiye’nin en önemli hazır giyim ihracat merkezlerinden Laleli, başta Rusya olmak üzere komşu ülkelerle yaşanan gerilimler nedeniyle kaybettiği pazarları canlandırmak ve alternatif kapılar açmak için harekete geçti. Laleli Sanayici ve İşadamları Derneği (LASİAD) tarafından bu yıl 5’incisi düzenlenecek olan Laleli Fashion Shopping Festivali 8 Ağustos’ta başlayacak. Festival için LASİAD’ın ev sahipliğinde 7 ülkeden 170 alıcı Laleli’de buluşacak. 15 Temmuz’daki darbe girişiminin ardından Türkiye’nin morale ihtiyacı olduğunu vurgulayan LASİAD Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, bu yılki festivali “darbe girişimine inat üretim ve ihracata devam” sloganı ile gerçekleştireceklerini söyledi. Son bir yılda Ruble’nin değer kaybı ve uçak krizi nedeniyle yüzde 60 daralan Rusya pazarına alternatif arayışındaki Laleli için festivali fırsata dönüştürmek istediklerini bildiren Eyyüpkoca, şöyle devam etti: Festivalin Ana Etkinliğini B2B Görüşmeler Oluşturacak “Önceki yıllarda açık hava defileleri ile festivalimize farklı bir renk ve coşku katıyor, Laleli’de dünyanın en uzun podyumunu kuruyorduk. 300 metrelik podyumda birbirinden ünlü mankenler Laleli’de yaratılan değerleri alıcılarla buluşturuyordu. Ancak bu yıl festival ülkemiz ve milletimiz için sıkıntılı bir döneme denk düştü. Hem 15 Temmuz’daki darbe girişimi sırasında can veren 250’ye yakın polis, asker ve sivilimiz hem de terör olaylarındaki şehitlerimiz nedeniyle defile, eğlence gibi etkinlikler gerçekleştirmeyeceğiz. Şehitlerimizin acısını yüreğimizde yaşarken “hayat devam ediyor” ilkesinden hareketle Laleli Fashion Shopping Festivali’ni düzenleyeceğiz. Darbe girişimine inat üretime ve ihracata devam edecek, ülkemizi büyüteceğiz. Bir hafta sürecek festival boyunca İran, Cezayir, Nijerya, Türkmenistan, Lübnan, Kamerun ve Gana’dan toplam 170 kişilik alım heyetini ağırlayacağız. Avrupa gibi geleneksel pazarlardaki alıcılar darbe girişimini öne sürüp, İstanbul’a gelmekten kaçınırken, davet ettiğimiz ülkelerden hiçbir iptal bildirimi almadık. Bu onların Türkiye’ye olan güvenlerini ortaya koyuyor. Bu yıl ki festivalimizin ana etkinliğini Laleli firmalarının yabancı alıcılarla yapacakları B2B görüşmeleri oluşturacak. Firmalarımız alternatif pazarlar için yeni ihracat köprüleri kuracak.” Krizde Yüzde 60 Daraldık, Gözümüz Erdoğan ve Putin Zirvesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 9 Ağustos’ta Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile St. Petersburg’da gerçekleştireceği kritik zirveyi değerlendiren Eyyüpkoca, tarihi buluşmanın uçak krizi nedeniyle yüzde 60 daralan Rusya pazarına can suyu olacağını söyledi. Giyasettin Eyyüpkoca, kriz öncesi Laleli’den ağırlıklı kısmı Rusya’ya olmak üzere 5,8-6 milyar dolar aralığında ihracat gerçekleştirdiklerini hatırlatarak, “Krizle beraber bu rakam 2,5 milyar dolarlara kadar geriledi. Şimdi yeniden eski günlere dönecek olmanın heyecanını yaşıyoruz. Yaklaşık 3,5 milyar dolarlık kaybın ardından yeniden bir sıçrama yakalayabilmek için gözümüz kulağımız 9 Ağustos’taki zirveden çıkacak kararlarda. Bu kararlar başta Laleli olmak üzere tüm hazır giyim endüstrisine can suyu olacak” dedi.  Festivale Ekonomi Bakanlığı ve İHKİB Destek Veriyor Moda ve alışverişi buluşturan Laleli Fashion Shopping Festivali, bölgede faaliyet gösteren 7 bin civarındaki işyerinin pazarlama ve satış kanallarını daha etkin kullanma hedefiyle düzenlenmeye başlandı. İlki 2012’de gerçekleştirilen ve bu yılla birlikte 64 ülkeden alıcının ağırlandığı festival aynı zamanda “Türkiye’nin en büyük açık hava alış veriş merkezi” olarak da nitelendiriliyor. Ekonomi Bakanlığı ile İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nin (İHKİB) destek verdiği festivalin ana sponsorluğunu önceki yıllarda olduğu gibi yine Garanti Bankası üstleniyor.
Devamını Oku
Standard Post with Image

5. Laleli Fashion Shopping Festival açılışı

Türkiye’nin en büyük açık hava alışveriş merkezi olan Laleli’de LASİAD’ın düzenlediği 5. Laleli Fashion Shopping Festival 8 ağustos 2016 günü Laleli Double Tree Hilton Otelde yapılan açılış töreniyle başladı.   5.LALELİ FASHİON SHOPPING FESTİVAL AÇILIŞI Açılış programına GANA Cumhuriyet Ankara Büyükelçisi İbrahim Abass, Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir GANA Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği Ticari Ateşesi John HawkinsAsideu, Rusya Federasyonu Tataristan Cumhuriyeti Türkiye Temsilcisi Ramil Gubeydullin, İl Kültür ve Turizm Müdürü Nedret Apaydın,İTO Başkan Yardımcısı Dursun Topçu,İso Başkan Yardımcısı İrfan Özhamaretlı, İHKİB Başkan Vekili, Kemalettin Güneş, İTO Yönetim Kurulu Üyesi Servet Samsama, İBB Kültür A.ş Genel müdürü Nevzat Kütük, TRİSAD Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Balkuv, Fatih Belediyesi Meclis Üyesi Salih Akverdi, FAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Artuğ, FAGİDER Genel Sekreteri Tuğrul Dirier, İstanbul Viranşehirliler Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Necati Erol, TDKD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İbrahim Aydoğan katıldılar. 7 ülkeden toplam 170 alıcıyı ağırlayan LASİAD, Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyüpkoca’nın daha önce yaptığı basın açıklamasında sade bir şekilde Double Tree By Hilton Oteli’nde gerçekleşti. Eyüpkoca açıklamasında geçen senelerde olduğu gibi defile, eğlence odaklı olmayacağını belirtmişti. Bunun sebebinin ise 15 Temmuz darbe girişimi sırasında şehit olan asker, polis ve vatandaşlarımız olduğunu dile getirmişti. Aynı zamanda “darbeye inat üretime ihracata devam” diyen Eyüpkoca davet edilen hiçbir ülkenin daveti geri çevirmediğini belirtti. 51 Laleli firmasının iştirak ettiği B2B börüşmelere Katılan ülkeler ve gelen davetli sayısı şöyle; Gana 20, İran 50,Lübnan 20, Nijerya 20, Türkmenistan 20, Cezayir 20, Kamerun 20 kişi şeklinde. Festival LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyüpkoca’nın konuşmasıyla başladı. Eyüpkoca konuşmasında ‘’ Bildiğiniz gibi hayatın her alanında devamlılık esastır. Bir işi ya da faaliyeti kıymetlendiren ana unsur şüphesiz ki o işin devamlılığıdır. Özetle “Taşı delen suyun gücü değil, damlaların sürekliliğidir” Bizler ülkemizin ve dünyanın geçtiği bu zorlu süreçte beşinci festivalimizi gerçekleştirmenin onurunu ve gurunu sizlerle paylaşmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu renkli festival sizlerin ve yurtdışından gelen kıymetli misafirlerimizin ülkemize olan güvenlerinin en büyük ispatıdır. Unutmayalım ki Türkiye’miz, bu güzel memleketimiz büyük, güçlü ve eşsiz bir ülkedir. Bizler Türkiye Cumhuriyeti’nin neferleri ve işadamları olarak dimdik ayaktayız ve yolumuza hız kesmeden, ara vermeden devam ediyoruz. Ancak şunu özellikle belirtmeliyim ki, yaşanan tüm badirelere karşın bugünü geçmişle kıyasladığınızda çok ama çok önemli bir fark göreceksiniz. Bizler ülke ve millet olarak artık geçmişe nazaran daha gayretli, daha azimli, daha inançlı ve gelecekten çok daha fazla ümitliyiz. Demokrasimiz ve devletimiz eskisinden kat be kat daha güçlüdür. Ülkemize gerek ticaret gerekse de ziyaret için gelen saygıdeğer misafirlerimizi kaygılandıracak ya da endişeye sevk edecek herhangi bir durum söz konusu değildir. Türkiye tüm hızıyla büyümeye ve her anlamda gelişmeye devam etmektedir. Bizler de Laleli ve LASİAD olarak bu gelişime var gücümüzle katkı sunmaya devam ediyoruz ve edeceğiz. Ülkemizin aydınlık yarınlara kavuşması adına emek sarf etmekten asla yorulmayacak ve yılmayacağız. ’’ dedi. Ardından Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir konuştu. Demir’’içimizden çıkan bir stk olarak LASİAD’ın yaptıklarıyla gurur duyuyoruz. Her geç gün durmadan ilerleme kaydeden LASİAD’ın bugün burada, mekanda böyle bir etkinlik yapıyor olması bile LASİAD’ın ilerlemesinin bir kanıtı.Eminim ki LASİAD önümüzde yıllarda çok daha ilerilerde olacaktır. Geçtiğimiz Cuma günü Yenikapı’da 5 milyon insanımızın katıldığı Ortadoğu ve Avrupa’nın bugüne kadar görmüş olduğu en büyük mitingii15 temmuz demokrasi ve şehitler mitingini yaptık.Burada Laleli esnafı ve işadamları da vardı.Sizlerle gururu duyuyoruz ’’ dedi.  Konuşmaların ardından LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyüpkoca ve Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir ve diğer katılımcılar standları dolaşarak gelen davetlilere ‘’hoş geldiniz’’ diyerek ayaküstü sohbette bulundular. Fotoğraf çekiminin ardından protokol ekibiyle birlikte toplantı yapan Demir, daha sonra otelden ayrıldı. Program Laleli Firmaları ile 7 ülkeden gelen 170 kişiden oluşan alım heyetinin B2B görüşmeleri ile devem etti. 9 ağustos Salı günü de B2B görüşmelere devam edilecek.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Alvan ve Fimka Gana 1. Türk Ürünleri Fuarı’na Katıldı

İstanbul Ticaret Odası tarafından Gana’da düzenlenen Gana 1. Türk Ürünleri Fuarı, Batı Afrika ülkelerine ihracat için önemli bir adım oldu. Sektör lideri firmaların katıldığı fuar, bölge genelinde ilgi gördü. Fuara Laleli’den LASİAD Yönetim Kurulu Üyesi Rıfat Opan’a ait Alvan firması ile LASİAD Yönetim Kurulu Üyesi Barış Köseliören’in ortağı olduğu Fimka firması da katıldı. Dış fuar organizasyonlarıyla da firmalara destek olan İstanbul Ticaret Odası (İTO), Batı Afrika’nın ticaret kapısı olan Gana’da 1. Türk Ürünleri Fuarı düzenledi. Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS) ülkelerine ihracat için önemli bir giriş noktası olan Gana’nın başkenti Akra’da gerçekleştirilen fuar, 24-27 Ağustos tarihlerinde yapıldı. Fuarı düzenleyen ve firmaların katılım organizasyonunu da yapan İstanbul Ticaret Odası, Gana’yı ECOWAS bölgesinde iş yapılabilecek en iyi yer olması ve sektörlerin hızlı gelişimi sebebiyle seçti. Gana’nın yanı sıra Benin, Burkina Faso, Cabo Verde, Fildişi Sahilleri, Gambiya, Gine, Gine-Bissau, Liberya, Mali, Nijer, Nijerya, Senegal, Sierra Leone, Togo'ya ihracat için büyük potansiyel barındıran fuara sektör lideri 50 firma katıldı. Amaç Ekonomik Birliktelik Gana’nın ikinci büyük şehri Kumasi’den de iş adamlarını ağırlayan fuarı, binlerce firma temsilcisi ve profesyonel ziyaret etti. Akra Mövenfick Ambassador Hotel’deki fuarın açılışında Gana Ticaret ve Sanayi Bakanı Dr. Ekwow Spio - Garbrah, Gana’daki Nana bölgesi kralı Osabarima Ansah Sasrako, her iki ülkenin büyükelçileri Nesrin Bayazıt ve Alhaji Ibrahim Abass, Gana Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dr. Appiagyei Dankawoso da yer aldı. Bakan Dr. Ekwow Spio - Garbrah, Gana’nın yatırıma ihtiyacı olduğunu belirterek, Türk iş adamlarına, bölgeye yatırım için gelmeleri çağrısında bulundu. Katılımcıların Ekonomi Bakanlığı’ndan devlet teşviği de aldığı fuarın açılışında konuşan İstanbul Ticaret Odası Başkan Yardımcısı Dursun Topçu, “Gana’da ilkini düzenlediğimiz Türk Ürünleri Fuarı, yeni adımların başlangıcı olacak” dedi. Topçu, konuşmasında şunları söyledi: “Ülkelerimiz arasında 5 bin kilometre mesafe var. Fakat amaç ekonomik birliktelik olunca, mesafelerin önemi kalmıyor. Burada, sadece tek taraflı bir iş yapmak için bulunmuyoruz. Gana ekonomisi, çok daha büyük işbirliklerine ve yatırım iklimine sahip. Daha fazla yatırım için yeni ortaklıklar inşa etmeyi arzu ediyoruz. Sadece Türkiye-Gana ilişkileriyle de sınırlı kalmayalım. Bölgedeki diğer iş yapma alanları için de birlikte hareket edelim diyoruz.”
Devamını Oku
Standard Post with Image

CPM’de Laleli Rüzgârı

21.200 ziyaretçi ve 990 markanın boy gösterdiği CPM Moskova Fuarı'nın Güz Sezonu'na, Türkiye'den 18'i İstanbul olmak üzere 20 firma katıldı. Organizatör Igedo firması, hazırladığı sonuç bültenine koyduğu başlıkta bu konuyu şöyle özetledi: "Türk ihracatçılar geri döndü". Yetkililer, 2017 Bahar Sezonu'nda Türkiye'den 2 misli katılım sinyali aldıklarının altını çizerek, Rusya'nın ihracat pazarı olarak değerinin sürdüğüne dikkat çekti. TC Ekonomi Bakanlığı tarafından desteklenerek İTKİB/İstanbul Teksil ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri organizasyonunda iştirak edilen etkinliğe LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca ile Başkan Yardımcısı ve Fuarlar Komitesi Başkanı  Ercan Hardal katıldı. Özellikle Laleli firmalarının standlarını gezerek incelemelerde bulunan LASİAD Heyeti, Rusya ile ilişkilerin düzelmesinin bir sinyali olarak değerlendirdikleri fuarın gayet başarılı geçtiğini söyledi.
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD Orta Asya Pazarı İçin İncelemelerde Bulundu

LASİAD Başkan Yardımcısı ve Fuarlar Komitesi Başkanı Ercan Hardal, 18-20 Eylül tarihleri arasında Kazakistan'ın başkenti Alamata'da düzenlenen 18.Cat-Expo, Uluslararası Orta Asya Moda Fuarı'na katılarak incelemelerde bulundu. Açılışında İHKİB-İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Hikmet Ünal'ın da konuştuğu fuar, gelişmekte olan Orta Asya'nın alanındaki en önemli etkinliklerinden biri olmaya aday gösteriliyor. Benzerleri gibi yılda 2 kez ilkbahar ve güz dönemlerinde düzenlenen etkinliğin bu yılki ilkbahar sezonunda en çok katılım Türkiye ve İtalya'dan olmuştu.
Devamını Oku
Standard Post with Image

2. Uluslararası Ayakkabı Tasarım Yarışması

İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği (İDMİB), Türk ayakkabı sektörünün yaratıcı gücünün yükselmesi, özgün tasarımlarını yaratma ve satma isteklerinin güçlendirilmesi  adına Ayakkabı Tasarım Yarışması düzenledi. Uluslar arası bir yarışma olan ve bu yıl 2.si organize edilen  yarışma, 26 Eylül 2016 günü Conrad İstanbul Bosphorus Hotelde  düzenlendi. Ayakkabı sektöründe tasarım ve inovasyona katkıda bulunup ihracatı artırmak maksatlı düzenlenen yarışmada onur jüriliğini Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi üstlendi. Asil jüri üyeliğini ise Barış Arduç, Ali Sabancı, Didem Çapa gibi önemli isimler yaptı. Ayakkabı sektöründe gelecek yılın modasının tanıtıldığı ve aynı zamanda Özge Ulusoy’un baş mankenlik yaptığı yarışmaya sektör temsilcileri katıldı. Yarışmaya LASİAD adına Yönetim Kurulu Üyesi Barış Köseliören katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Ağustos ayında ihracat yüzde 7,7 arttı

Türkiye'nin ihracatı, ağustosta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 7,7 artarak 11 milyar 867 milyon dolar, ithalatı yüzde 3,7 artışla 16 milyar 554 milyon dolar oldu.  Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından oluşturulan ağustos ayına ilişkin geçici dış ticaret istatistikleri açıklandı. Buna göre, ihracat ağustosta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 7,7 artarak 11 milyar 867 milyon dolara yükseldi. Aynı dönemde ithalat ise yüzde 3,7 artarak 16 milyar 554 milyon dolara çıktı. Bu dönemde, dış ticaret açığı ise 4 milyar 947 milyon dolardan yüzde 5,3 azalışla 4 milyar 687 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı, geçen yılın ağustos ayında yüzde 69 iken, bu yılın aynı ayında yüzde 71,7'ye yükseldi. TÜRKİYE'NİN AB İHRACATI 5 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNDE Türkiye'nin, Avrupa Birliği'ne (AB) ihracatı, ağustosta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 13,9 artarak 5 milyar 519 milyon dolar olarak gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle oluşturulan geçici dış ticaret istatistiklerine göre, AB'nin ihracattaki payı geçen yılın ağustos ayında yüzde 44 iken, bu yılın aynı ayında yüzde 46,5 oldu. AB'ye yapılan ihracat, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 13,9 arttı ve 5 milyar 519 milyon dolara yükseldi. Almanya, 1 milyar 193 milyon dolarla geçen ay en fazla ihracat yapılan ülke oldu. Bu ülkeyi sırasıyla 921 milyon dolarla İngiltere, 708 milyon dolarla Irak ve 606 milyon dolarla ABD takip etti. İthalatta ise ilk sırayı 2 milyar 531 milyon dolarla Çin aldı. Çin'i 1 milyar 738 milyon dolarla Almanya, 1 milyar 378 milyon dolarla Rusya ve 823 milyon dolarla İtalya izledi. EN ÇOK İTHALAT MİNERAL YAKITLARDA  Ağustosta fasıllar düzeyinde en büyük ihracat kalemi 1 milyar 346 milyon 146 bin dolarla "Motorlu kara taşıtları, traktörler, bisikletler, motosikletler ve diğer kara taşıtları, bunların aksam, parça, aksesuarları" oldu. "Kazanlar, makineler, mekanik cihazlar ve aletler, bunların aksam ve parçaları" ise 1 milyar 84 milyon 459 bin dolarla ikinci sırada yer aldı. Ağustosta en fazla ithalat yapılan fasıl ise 2 milyar 376 milyon 852 bin dolarla "Mineral yakıtlar, mineral yağlar ve bunların damıtılmasından elde edilen ürünler bitümenli maddeler ve mineral mumlar" olarak belirlendi. Bu faslı, 2 milyar 310 milyon 562 bin dolarla, "Kazanlar, makineler, mekanik cihazlar ve aletler, bunların aksam ve parçaları" izledi. Söz konusu ayda imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı yüzde 94,4, yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı yüzde 3,4, orta yüksek teknolojili ürünlerin payı ise yüzde 30,9 olarak gerçekleşti. İmalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı ise yüzde 84,5 oldu. Ağustosta yüksek teknolojili ürünlerin, imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı yüzde 16,4, orta yüksek teknolojili ürünlerin payı da yüzde 44 olarak hesaplandı. İhracat, bu yılın ocak-ağustos döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,4 azalarak 93 milyar 320 milyon dolara düştü. İthalat da geçen yılın ocak-ağustos dönemine göre yüzde 7,2 gerileyerek 130 milyar 846 milyon dolar oldu. Kaynak: www.haberturk.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD İlk Tekstil Ar-GE Merkezi Açılışında Yer Aldı

İstanbul Tekstil İhracatçı Birlikleri ile Alman RWTH Aachen Üniversitesi Tekstil Teknoloji Enstitüsü işbirliğiyle kurulan, Türkiye’nin tekstil sektöründeki ilk AR-GE-inovasyon merkezi olan İTA, 8 Ekim'de açıldı. Merkez ile ortak kalkınma projeleri, know-how paylaşımı, mesleki ve akademik eğitimi desteklenerek her iki tarafın kurumlarının daha da güçlenmesi amaçlanıyor. Törende özellikle sanayinin geleceğine yönelik Aachen Üniversitesi yetkililerinin sanayi 4.0 ile ilgili yaptığı sunum ilgiyle izlendi. İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Gülle ve İTA İstanbul A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Şişman’ın evsahipliğinde düzenlenen açılış törenine; Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, aynı zamanda İTHİB Yönetim Kurulu Üyesi de olan İSO Yönetim Kurulu Üyesi Sultan Tepe yanında İTHİB üyeleri, İSO Meclis Üyeleri ile tekstil ve iş dünyasından çok sayıda temsilci katıldı. Etkinliğte LASİAD adına da Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Turan ve Proje Sorumlusu Fatih Akkoç yer aldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Türk Akımı'na tarihi imza

Türkiye ile Rusya arasında, Türk Akımı boru hattının inşaatına dair hükümetlerarası anlaşma dün İstanbulda imzalandı. İki ülke devlet başkanının huzurunda imzalanan anlaşma, Karadeniz'in altından hem Türkiye'ye, hem de Türkiye üzerinden  AB'ye gaz sevk edecek iki paralel hat döşenmesini öngörüyor. İstanbul'da düzenlenen 23. Dünya Enerji Kongresi'ne  katılan Rusya Devlet Başkanı Putin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan,  son derece yoğun bir gün yaşadı. İki lider, kongrenin açılış oturumunun ardından ikili görüşme için Mabeyn Köşkü'nde buluştu. İki liderin görüşmesi 1 saat 40 dakika kadar sürdü. Görüşmenin ardından  Türk Akımı gaz boru hattı için hükümetler arası anlaşma imzalandı. İki ülke enerji bakanları, liderlerin huzurunda imzaları attı. Putin, Rusya'nın bazı Türk tarım ürünlerinde yasağı kaldırdığını açıkladı. Putin 2015 yılında 500 milyon dolarlık Türk gıda ürünü alındığını, yasak kararının kalkmasıyla Rusya'nın kendisinin üretmediği bu ürünlerde, iç piyasada fiyatların ucuzlayacağını söyledi ve "karşılıklı faydaya" işaret etti. Rus liderin "çekirdekli ürünler ve turunçgillerde yasağın kaldırıldığını" açıklaması dikkat çekti. Bu durumda domateste ihracat yasağı ise sürecek.   Rusya Federal Tarım Ürünleri Denetleme Ajansı (Rosselhoznadzor) Başkanı Aleksey Alekseyenko, Türkiye’den gelen narenciye, şeftali ve eriğin girişine daha önce getirilen kısıtlamanın kaldırılacağını açıkladı. Sputnik'e  göre, Türkiye’den Rusya’ya meyve teslimatının güvenli bölgelerden ve büyük işletmelerden geleceğini belirten Alekseyenko, “Türk mevkidaşlarımızla geçen hafta görüşmemiz oldu. Haşerelerden arındırılmış bölgelerden ve kontrolümüz altında güvenliği sağlamaya hazır büyük işletmelerden başlayarak meyve teslimatını yeniden başlatma konusunda anlaşmaya vardık” dedi. Alekseyenko, hangi tarım ürünlerine izin verileceği sorusuna, “Narenciye ve sert çekirdekli meyveler, yani Türkiye için geleneksel meyveler, şeftali, erik ve diğerleri” cevabını verdi. ÖNEMLİ MESAJLAR Anlaşmanın imzalanmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmeye ilişkin bilgi verdi. Erdoğan, Putin ile dolu dolu bir görüşme yaptıklarını belirterek, “23. Dünya Enerji Kongresi sebebiyle İstanbul'daki toplantımızı gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Toplantı 2 gün daha sürecek. Bu kongre çok daha farklı bir zenginliğe kavuşacaktır. Bugün devlet başkanları olarak açılış konuşmalarında bir arada bulunduk. Ardından ikili görüşmelerimizi gerçekleştirdik. Bakanlarımız ikili görüşmelerine devam ediyor. Bu aynı zamanda ülkeler arasındaki enerjiyle ilgili münasebetleri özellikle ilgilendiren konular. Türkiye Rusya arasındaki ilişkiler noktasında Sayın Başkanla dolu dolu bir gün geçirdik. Sonunda az önce imzalanan anlaşmalar imzalanacak noktaya geldi” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye -Rusya arasındaki normalleşme sürecinin hızla devam edeceğine inandığını belirterek, “Türkiye Rusya arasındaki normalleşme sürecinin hızla devam edeceğine inanıyorum. Bir çok alanda bu ilişkilerimizi bundan sonraki süreçte çok iyi şekilde geliştireceğiz” diye konuştu. "KARŞILIKLI GÖREVLENDİRMELER YAPTIK" Görüşmede Suriye konusunun da ele alındığını belirten Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Tabii çok daha hassas bir konu bölgedeki mevcut gelişmeler. Suriye konusunu etraflıca ele alma imkanımız oldu. Fırat Kalkanı operasyonunu kendileriyle görüştük. Bu konuda iş birliği yapabiliriz, bunların değerlendirmesini yaptık. Halep'teki gelişmelerde insani yardım konusunda ne gibi strateji uygulayalım ki insanlar rahata kavuşsunlar; bu konuda karşılıklı olarak görevlendirmemizi yaptık” ifadelerini kullandı. Erdoğan, “Türk Akımı'nın aramızda değerlendirmesini yaptık. Türk akımıyla ilgili sürecin hızlanması konusunda az önce atılan imzayla noktayı koyduk. Akkuyu Nükleer Enerji Santrali'yle ilgili olarak burada bundan sonraki sürecin hızla devamında mutabakatımız net. Zaman kaybının önümüzdeki süreçte telafi edileceği inancındayım” diye konuştu. Son dakika: Türkiye ile Rusya arasında Türk Akımı anlaşması imzalandı Rusya Devlet Başkanı Putin'in açıklamalarından satırbaşları şöyle: Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Türkiye’den ihraç edilmesi yasaklanan bazı tarım ürünlerindeki kısıtlamaları kaldırdıklarını belirterek, “Türk Akımı doğalgaz boru hattı projesi çevresinde Türkiye'ye doğalgaz indirimi yapılması konusunda mutabık kaldık” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Mabeyn Köşkü'nde gerçekleştirdiği görüşmenin ardından açıklama yapan Putin, “Kongre için gönderilen davetten dolayı şükranlarımı sunuyorum. Bu çok büyük bir organizasyonun başarılı şekilde gerçekleştirilmesinden dolayı Türk dostlarımız tebrik ederim. Bizim iki ülke için çok fazla konu üzerinde görüş alışverişi yaptık. İkili ilişkilerin normalleşmesi sonucunda çaba gösterme konusunda mutabık kalmıştık” dedi. “BAZI TARIM ÜRÜNLERİNDEKİ KISITLAMALARI KALDIRDIK” Narenciye ve yaş sebzeye yönelik yasağın kaldırılması kararını aldıklarını anlatan Putin, “Özellikle şu konuya dikkatinize çekmek isterim. Rusya, Türkiye’den ihraç edilmesi yasaklanan bazı kalemlerin yeniden ihracını açmış bulunuyoruz. Narenciye gibi bazı tarım ürünlerindeki kısıtlamaları kaldırdık. Bu karşılıklı yarar sağlayan bir karar sonuçta. Rusya’daki tarım sektörü bu tür tarım ürünleri üretmiyor. Türkiye’den bu kalemleri Rusya’ya ithal edince Rusya’daki fiyatlar düşecektir. Türk ortaklarımız için Rusya piyasasının açılışı anlamına gelecektir. Bahsettiğim kalemlerin 2015 yılındaki ihracatının hacmi 500 milyon dolar hacmindeydi. Dolayısıyla önemli kararlar alındı ve ikili ilişkilerimizin tamamen normalleşmesi konusunda mutabık kalmıştık. Önümüzdeki günlerde bizim karma ilişkiler konseyimiz bu konuda çalışacaktır. “TÜRKİYE'YE DOĞALGAZ İNDİRİMİ YAPILMASI KONUSUNDA MUTABIK KALDIK” Putin, Türk Akımı projesi çevresinde Türkiye'ye doğalgaz indirimi yapılması konusunda anlaştıklarını da belirtti. “HALEP'E İNSANİ YARDIMLARIN GÖTÜRÜLMESİ, İÇİN GÖRÜŞÜMÜZ AYNI” Putin, görüşmede farklı alanlarda iş birliğinin de ele alındığını belirterek, “Uzay gibi diğer alanlarda iş birliğimizin geliştirmesini ele aldık bugünkü görüşmede. İnsani alanda işbirliğinin geliştirilmesinden bahsettik. Türk tarafı bize karşılık olarak Rus Turizm Günleri yapmayı önerdiler. Biz bu öneriyi destekliyoruz. Suriye'de akan kanın durdurulmasından yanayız. Düşünüyoruz ki Suriye'deki barışı isteyen herkes bunu desteklemeli. Halep'e insani yardımların götürülmesi, için görüşümüz aynı. Tek konu var insani yardımın ulaşımında güvenliğin sağlanmasıdır”. “HALEP'E İNSANİ YARDIMI ABD ENGELLİYOR” Putin konuşmasını şöyle sürdürdü: “İnsani konulara ateş açılmasın diye önerimiz oldu Amerika tarafına. Amerika tarafı fiilen bunu yapmak istemiyor yada yapamıyor. Özellikle özel servisler ve askeri kurumlarımızın arasındaki temasların hızlandırılması için mutabık kalmıştık. Biz savunma sanayi alanındaki işbirliğini sürdürmeye hazırız. Bunu somut projelere dönüştürülmesini umut ediyoruz. Her iki taraftan bu noktada olan öneriler araştırılmaktadır. Bunları gerçekleştirmek için imkanlarımız var." Görüşmenin heyetler arası kısmında Türk tarafından Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Enerji Bakanı Berat Albayrak ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Rusya tarafından Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Ekonomi Bakanı Aleksey Ulyukaev ve Enerji Bakanı Aleksandr Novak katıldı. Öte yandan Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Rusya ve Türkiye arasında Suriye konusunda görüş ayrılıklarının mevcut olduğunu ancak iki ülkenin diyalogun devamı için siyasi irade ortaya koyduğunu söyledi.  Sputnik'e göre, gazetecilerin, Rusya ve Türkiye’nin Suriye konusundaki görüş ayrılıklarının giderilmesi konusunda ilerleme kaydedip kaydetmediğine dair sorusunu yanıtlandıran Peskov, “Şüphesiz ki Suriye konusunda görüş ayrılıkları, farklı yaklaşımlar mevcut. Yine de en azından diyalog devam ediyor ve taraflar, bu iletişimi geliştirmek için siyasi irade gösteriyor ki bu bile olumlu bir faktör” dedi. Bu arada Gazprom Başkanı Aleksey Miller, Rusya ve Türkiye'nin Türk Akımı doğalgaz boru hattı projesinde iki kol inşa edilmesiyle ilgili hükümetlerarası anlaşma imzalaması konusunda mutabakat sağladığını ve anlaşmanın Putin-Erdoğan görüşmesinin sonunda imzalanacağını ifade etti. Miller, anlaşmanın proje çerçevesinde iki kol inşa edilmesini öngördüğünü ve iki kolun Aralık 2019'a kadar inşa edileceğini bildirdi. Kaynak:www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

2017'de hedef 5 milyon Rus turist

TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy, bu yılı 500 bin Rus turistle bitirmeyi beklediklerini ancak 2017'de 5 milyondan fazla Rus turist ağırlamayı hedeflediklerini söyledi. TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy, Türk-Rus 18. Dönem İş Konseyi Toplantısı'nda gazetecilere yaptığı açıklamada, Türkiye'ye gelen Rus ziyaretçi sayısının bu yıl şu ana kadar 336 binde kaldığını belirterek bu yılı 500 bin turistle bitirmeyi beklediklerini söyledi. Rusya pazarındaki kayıplarının yüzde 88'e ulaştığını kaydeden Ulusoy, son dönemlerde ülke liderleri arasında yaşanan olumlu temasların ve 23. Dünya Enerji Kongresi'ndeki anlaşmaların sevindirici bir gelişme olduğunu dile getirdi.  NEYİ BEKLİYORUZ? Ulusoy, Rusların en rahat tatil yapacağı, en rahat uçacağı ülkenin Türkiye olduğunu, günde 15 uçak seferi bulunduğunu ve THY'nin bu ülkeye başarılı operasyonlar gerçekleştirdiğini ifade ederek, şunları kaydetti: "Özel hava yolları ve charter uçuşlar da başarılı. Neyi bekliyoruz? Çünkü Ruslar tatil yapmadılar, yorgunlar. Bizim de otellerimiz, uçaklarımız, yani sektörümüzün tümü hazır. Çünkü ikinci büyük gelen ziyaretçi sayısı Rusya'dan. Şu anda düğmeye basıldı. Gelecek yılın hazırlıklarına başladık. Ruslara gönlümüz, kapımız açık. Bu yılı 500 bin Rus turistle bitirmeyi bekliyoruz. Ancak 2017'de 5 milyondan fazla Rus turist ağırlamayı hedefliyoruz. İki taraf da birbirine hasret." 'İKİ ÜLKE BİRBİRİNİ TAMAMLIYOR' Başaran Ulusoy, Rusya'da olmayan ürünlerin Türkiye'de, Türkiye'de olmayanın da Rusya'da bulunduğunu, iki ülkenin birbirini tamamladığını, birbirine ihtiyaç duyduğunu ve rakip olmadığını söyledi. Rusların tatil yapmak, kaymak ve denize girmek için Türkiye'yi tercih ettiğini belirten Ulusoy, "Kız almışız, kız vermişiz, akrabalıklar kurmuşuz. 1990'dan bu yana kurulan dostluklar var. İkinci, üçüncü nesil var. Sayın Putin'in konuşmasında 3-4 defa turizme vurgu yapması müsaadeleri erken vereceği anlamına gelmiştir. Şu anda faaliyetlere başladık" diye konuştu. TANITIM ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR Ulusoy, Türkiye'nin tanıtımını farklı ülkelerde de sürdürdüklerini, Madrid, Frankfurt, Lüksemburg ve Amsterdam'a gittiklerini, Türkiye hakkında yapılan yanlış algıları düzeltmeye çalıştıklarını söyledi. Ulusoy, "İnşallah 2016'nın kayıplarını 2017'de toparlarız diye düşünüyorum. İstanbul, Antalya kan kaybetti. Türkiye bir turizm ülkesi. İhracatın yüzde 21'ini turizm sektörü yapıyor. Sektör 1 milyon 200 bin kişiye iş veriyor. Bu sektörden vazgeçemeyiz" dedi. Kaynak:www.turizmdebusabah.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD Alleather-IDF Lansmanı’ndaydı

‘Deri’de Yüksek Ritm’ mottosuyla, Türkiye Deri Vakfı ve UBM işbirliğiyle düzenlenecek Alleather – IDF İstanbul Deri Fuarı’nın tanıtım toplantısı 17 Ekim Pazartesi günü Ataköy Sheraton Otel’de gerçekleşti. Türk ekonomisi içinde katma değeri yüksek sektörler arasında önemli bir ayrıcalığa sahip olan deri sektörünün dünya pazarına açılan kapısı niteliğinde olacak fuarın tanıtım toplantısına, LASİAD adına; Yönetim Kurulu Üyeleri Tarık Nayman ve Turan Yavuz katılım gösterdi. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi’nin açış konuşması ile başlayan etkinlik Türkiye Deri Vakfı (TÜRDEV) Başkanı Kıyasettin Temuçin, fuar şirketi UBM EMEA (İstanbul) Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Tığlıoğlu ve sektör temsilcilerinin konuşmaları ile devam etti. Fuar 1-3 Şubat 2017 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde yapılacak.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Uzmanlar tartışıyor: "Ruble ve lirayla ödeme, tur paketlerinde ne kadar düşüş sağlar?"

Rusya ile Türkiye arasında ödemelerde ulusal para birimlerine geçilmesi fikri Rusya’da da tartışılmaya devam ediyor. Rossiyskaya Gazeta, bazı uzmanların bu konudaki fikirlerine başvurdu. Konuyu değerlendiren Rusya Turizm Acenteleri Birliği Başkanı Andrey Gavrilov, “Bunu iki bölüme ayırmak lazım. Birincisi, turistlerin Türkiye’deki mekan ve mağazalardaki ödemeleri. İkincisi, tur paketlerinin ödemeleri. Mağazalardaki basit alışverişler kura bağlı olacak ve bunu yapmak çok kolay değil. Turizm sektöründe tur paketleri satışı  için ise bu mümkün” değerlendirmesini yaptı.  Rusya turizm endüstrisinin, Türkiye’ye ödemeleri özel hesaplara ruble cinsinden yapabileceğini belirten uzman, “Bu ruble kaynakları biriktirilip, daha sonra Türkiye tarafınca, belirli mal ve hizmetlerin ödemelerinde kullanılabilir. Böylece komisyon ödemelerinden, kur farkından ve banka hizmetleri için yapılan, tur fiyatlarının toplam yüzde 3-4’ünü bulan ödemeler kurtulmuş olunur. Örneğin 50 bin rublelik bir turda 2 bin ruble tasarruf sağlanır. Bu, hem tüketiciler hem de tur operatörleri için fena bir para değil” dedi. Stratejik Analiz Enstitüsü Müdürü İgor Nikolayev ise, “Bu tür uygulamalar daha çok, birbirlerine komşu olan, örneğin Çin ile Uzak Doğu Bölgesi gibi yerlerde uygulanıyor. Türkiye ise coğrafi olarak uzak. Reel ürünlerin ihracatı konusunda gerçekçi olmak gerekiyor. Herkes ürününü öncelikle dolar ve euro ile satmak ister. Bugün ruble kuru göz önünde bulundurulduğunda bu kazançlı. Kimse kar marjından feragat etmek istemez. Eğer bu mümkün olsaydı, şimdiye kadar yapılırdı. Ben henüz bu açıklamalarda ekonomiden çok, politikayı görüyorum” değerlendirmesinde bulundu. Kaynak: www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD Kumaş Tasarım Yarışması Final Gecesindeydi

İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği’nin (İTHİB) sektöre katma değer sağlamak amacıyla geliştirdiği en önemli projelerden olan “Kumaş Tasarım Yarışması”nın bu yıl 11.si düzenledi. Uluslararası Kumaş Tasarım Yarışması, 1 Kasım Salı günü FourSeasons İstanbulBosphorus Otel’de gerçekleşti. Görkemli gecede,finale kalan tasarımcıların tasarımlarını taşıyan Çağla Şikel, Ebru Şallı, Özge Ulusoy gibi birçok ünlü manken podyumda boy gösterdi. Öykü Sertel’in sunduğu, jüri üyeleri arasında Bengü ve Hakan Peker gibi pek çok  ünlü ismin yer aldığı defileye; LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca ve Proje Sorumlusu Fatih Akkoç katıldı.   
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD, Kurumsal Sosyal Sorumluluk Durum Değerlendirme Toplantısına Katıldı

İHKİB(İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği) 1 Kasım Salı günü Wydham Grand  İstanbul Europe Otel’de, Hazır Giyim Sektöründe Kurumsal Sosyal Sorumluluk Durum Değerlendirme Toplantısı düzenledi. Açış konuşmasını İHKİB Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Tanrıverdi’nin yaptığı toplantıda, hazır giyim sektörünün ülke ekonomisi üzerindeki önemli rolü ve dış basının Türk Tekstil Sektörü üzerine yaptığı karalama kampanyalarına karşı yapılması gerekenler konuşulan başlıca konular oldu. Toplantıya LASİAD adına Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

İran'da İş İmkanları Görüşüldü

İran’da Tekstil-Hazır Giyim Sektöründe İş Yapma ve Yatırım Semineri, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) tarafından 17 Kasım Perşembe günü DEİK Merkez Ofisinde gerçekleştirildi. İran ile olan ticari ilişkilerin değerlendirildiği ve tekstil alanında yapılması gerekenlerin dile getirildiği toplantıya LASİAD’dan Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ercan Hardal, Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak, Proje Sorumlusu Fatih Akkoç katıldı. DEİK/Türkiye-İran İş Konseyi Başkanı Bilgin Aygül’ün modere ettiği toplantıda aynı zamanda İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçılar Birliği (İHKİB) Yönetim Kurulu Üyesi ve İHKİB Tahran Türk Ticaret Merkezi Komite Başkanı olan Hardal, İran İslam Cumhuriyeti Ankara Tiaret Ateşesi  Hamid Zadboom ve İran Tekstil Üretici ve İhracatçılar Birliği Eski Genel Sekreteri ve işadamı Mehdi Yekta, İran piyasasından bahsetti ve iki ülke arasındaki tekstilin daha iyi hale gelmesi için yapılması gerekenleri anlattı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Uzmanlar tartışıyor: "Şanghay üyeliğinin Türkiye'ye ekonomik katkısı olur mu?"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamalarıyla Şanghay İşbirliği Örgütü'ne (ŞİÖ) üyelik konusu tekrar gündemde. Ekonomik açıdan da tartışılan ŞİÖ hakkındaki genel kanı, Türkiye'ye ticari ilişkiler açısından yeni bir vizyon vaat etmediği yönünde. Özge Özdemir, BBC Türkçe için derledi: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) yerine ŞİÖ'ye üye olabileceğini söylemiş; ŞİÖ üyeleri Çin ve Rusya'dan da bu yönde olumlu sinyaller gelmişti. Bölgesel bir işbirliği örgütü olan ŞİÖ'nün üyeleri, Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan ve Özbekistan. Örgütün, bugün altı üyesinin yanı sıra altı gözlemcisi ve Türkiye'nin de içinde bulunduğu altı "diyalog ortağı" bulunuyor. "Şanghay İşbirliği Örgütü, Türkiye'nin ticari ilişkilerine merhem olur mu?" sorusuyla ilgili uzmanların ilk çekincesi, örgütün yapısıyla ilgili olarak geliyor. BBC Türkçe'ye konuşan Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi Asya Çalışmaları Uzmanı Dr. Altay Atlı, örgütün ilk amacının "güvenlik ve terörizmle mücadele" konularında işbirliği olduğunu vurguluyor. Ancak Atlı'ya göre örgüt son zamanlarda Çin ve Rusya ekonomilerinin zora girmesi dolayısıyla ekonomik işbirliğine de yönelmiş durumda: "Ekonomisi petrol ve doğalgaz fiyatlarına aşırı derecede bağımlı olan Rusya, bir yandan fiyatların düşük seyretmesi, diğer yandan Avrupa'nın uyguladığı yaptırımlarla karşı karşıya kalması nedeniyle ekonomik bir darboğaza girdi. Çin ise ihracat ve yatırıma dayalı bir kalkınma modelinden iç tüketim ve yüksek katma değere dayalı bir modele geçmek için çaba gösteriyor ve bu süreçte ekonomik büyümesi hız kesiyor." Atlı, Pekin ve Moskova'nın bu yüzden ekonomik işbirliği projelerine giriştiğini belirtiyor. BBC Türkçe'nin sorularını yanıtlayan Enerji Piyasaları ve Politikaları Enstitüsü (EPPEN) Başkanı Dr. Volkan Özdemir ise örgütün ekonomik bir işbirliği değil, siyasi bir ittifak olduğuna dikkat çekiyor. Volkan Özdemir bu görüşünü, "Her şeyden önce ŞİÖ, gelişim sürecini henüz tamamlamamış olan ve iktisadi işbirliğinden ziyade üye ülkeler arası terörizmle mücadele, kaçakçılık, köktencilik gibi konularda siyasi ittifakın varolduğu uluslararası bir örgüttür" sözleriyle açıklıyor. Özdemir ayrıca, "NATO üyesi bir ülkenin resmi üyeliği söz konusu olamayacağı ve iktisadi birliktelik olmaması hasebiyle Türkiye'ye ek bir ticari fırsat oluşturmayacağını iddia edebiliriz" açıklamasında bulunuyor.   'Çin ile dengeli bir ticari ilişki kurulmalı' Türkiye'nin Çin ve Rusya ile ticari ilişkilerine baktığımızda büyük bir dengesizlik göze çarpıyor. Türkiye ile Çin arasındaki ticaret dengesi, Türkiye aleyhine işliyor. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerine göre 2016 Ocak-Eylül döneminde Türkiye'nin en büyük ithalat ortağı Çin. Türkiye, Çin'den 19,3 milyar dolarlık bir ithalat gerçekleştirirken ihracatı 1,5 milyar dolar seviyesinde. Asya uzmanı akademisyen Atlı da Çin ile ticaret açığının büyüklüğüne vurgu yaparak, "Sattığımız her bir dolarlık mal karşılığında bu ülkeden on doların üzerinde alım yapıyoruz. Çin ile açığı kapatamayız, ancak daha dengeli bir ekonomik ilişki kurabiliriz" açıklamasında bulunuyor.   'Rusya ile güven tesis edilmeli' Rusya ile de özellikle uçak krizinin ardından ticari dengesizliğin büyüdüğü fark ediliyor. TÜİK verilerine göre, Türkiye'nin 2016'nın Ocak-Eylül döneminde Rusya'ya ihracatı yaklaşık 1,2 milyar dolar iken bu ülkeden yapılan ithalat 11,3 milyar dolar seviyesinde. Türkiye sınırları içinde bir Rus uçağının 24 Kasım 2015'te düşürülmesinin ardından iki ülke ilişkileri neredeyse durma noktasına gelmişti. Rusya'nın Türkiye'ye uyguladığı ekonomik yaptırımlar ticari ilişkilere zarar verirken, normalleşme süreci kurulan diplomatik temasların ardından bu yılın ikinci yarısında başlamıştı. Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi Asya Çalışmaları'ndan Atlı'ya göre Türkiye ve Rusya arasında ekonomik ilişkileri iyileştirmek için güveni tesis etmek önemli bir yer tutuyor. Atlı, Rusya'dan doğalgaz alan ve Rusya'ya gıda ürünleri ve inşaat hizmetleri ihracatı yapan Türkiye için Rusya'nın önemli bir ticari ortak olduğunu vurguluyor. Rus lider Vladimir Putin, iki ülke ilişkilerinin normalleşme sürecine girmesinin ardından 10 Ekim'de Türkiye'yi ziyaret ederek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la bir basın toplantısı düzenledi. Atlı, "Uçak krizinden sonra, ekonomik yaptırımların da uygulanmasıyla büyüyen kriz, iki tarafa da ekonomik anlamda zarar verdi. Türkiye, turizm ve gıda pazarlarını kaybederken, Türkiye'den alım yapmamak Rusya'da enflasyonu tetikleyen bir etki yarattı" diyor.   'Türkiye, Avrasya Ekonomik Birliği'ne katılmalı' EPPEN Başkanı Dr. Volkan Özdemir ise ŞİÖ yerine Çin ve Rusya'nın başını çektiği farklı projelere yönelmenin daha iyi olacağı görüşünde. Özdemir, "Çin dünya ölçeğinde üretim ekonomisiyle mallarını pazarlara daha kolay ve çeşitli yollarla aktaracak başta Yeni İpek Yolu gibi projelere odaklanmaktadır" açıklanmasında bulunarak Çin ve Rusya arasındaki ticari vizyon farkına dikkati çekiyor. ŞİÖ'de kalkınma bankası ya da serbest ticaret bölgesinin kurulmasını uzak bir ihtimal olarak gören Özdemir, "Çin'in geliştirdiği ve odağında enerji ile ulaşım projeleri yer alan Yeni İpek Yolu'na aktif katılım Türkiye'ye yarar sağlar. Rusya ise ağırlığını daha çok Avrasya Ekonomik Birliği'ne vermektedir" diyor. Bu yüzden Özdemir'e göre Türkiye'nin Avrasya Ekonomik Birliği'ne katılımı daha pozitif olur. Ermenistan, Belarus, Kazakistan, Kırgızistan ve Rusya'nın üye olduğu bölgesel ve ekonomik bir işbirliğini temel alan Avrasya Ekonomik Birliği, 2014'te kuruldu. Üye ülkeler arasında bir serbest ticaret bölgesi yaratıldı. Özdemir, "Türkiye'nin bu birliğe katılımı mevcut üye ülkelere göre rekabetçi üretim yapısı nedeniyle kendisi için yararlı. Bu ülkelerle yapılacak gümrüksüz ticarette ihracatımız ithalatımıza oranla kat ve kat artacaktır. Bunun nedeni başta Rusya olmak üzere üye ülkelerin ihracatının enerjiye dayanması ve bunun zaten tarafımızca şu anda da ithal edilmesidir" diyor.   'ŞİÖ üyeliği, projelerde avantaj yaratabilir' Çin ve Rusya ile ticari ilişkilerin geliştirilmesi için Dr. Atlı halihazırda sürdürülen işbirliklerinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. "Rusya'nın başı çektiği 'Avrasya Ekonomik Topluluğu' ve Çin'in büyük yatırımlar yaptığı, Yeni İpek Yolu olarak da adlandırdığımız 'Bir Kuşak, Bir Yol' projesi oldukça iddialı; bu projeler özellikle Orta Asya'da coğrafi anlamda örtüşüyor" diyen Atlı, Türkiye'nin bu projelerde önemli roller üstlendiğine dikkati çekiyor. "Rusya ve Orta Asya'da Türkiye'nin büyük yatırımları ve inşaat projeleri var" açıklamasında bulunan Atlı, Türkiye ve Çin arasında altyapı konusunda ortak girişimlerin artacağı görüşünde. Atlı'ya göre Türkiye'nin ŞİÖ üyeliği bu projelerde Türkiye'yi avantajlı bir konuma geçirebilir.   'AB'ye alternatif olamaz' Diğer yandan iki uzman da Şanghay İşbirliği Örgütü'nün ticaret açısından Avrupa Birliği'ne alternatif oluşturamayacağını söylüyor. Türkiye'nin AB ile ticaret hacminin büyüklüğü ve gümrük birliği anlaşması göz önünde bulundurulduğunda ŞİÖ'nün küçük bir potansiyel teşkil ettiği vurgulanıyor. TÜİK verilerine göre Türkiye'nin 2016'nın Ocak-Eylül döneminde AB'ye ihracatı 50.5 milyar dolar seviyesinde. Atlı bu durumu, "Ticaret açısından baktığımızda Türkiye'nin halen ihracatının yarısını AB ülkelerine yaptığını, pazar büyüklüğü ve derinliği açısından ŞİÖ ülkelerinin AB ile yapılan ticarete bir alternatif oluşturabilmekten henüz çok uzakta olduğunu belirtmek lazım" diyerek özetliyor. (BBC) Kaynak:www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Ekonomik Durum Değerlendirilmesi Yapıldı

İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB), Türkiye’deki güncel ekonomik gidişatı değerlendirmek adına 29 Kasım Salı günü bir toplantı düzenledi. Beyti Restaurant’ta gerçekleşen toplantıda çeşitli dernek ve kuruluşların temsilcileri yer aldı. Suriye’den gelen göçmenlere kıyafet yardımı konusunun da görüşüldüğü organizasyona LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

İHKİB 2017 FUARLARINI LALELİ’DE TANITTI

İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) 9 Aralık Cuma günü Laleli’de 2017 Fuarlar Tanıtım Toplantısı düzenledi. Toplantı Double Three by Hilton Laleli’de gerçekleşti. Laleli Firmalarının katılım gösterdiği organizasyonda İHKİB’in 2017 yılında düzenleyeceği fuarlar hakkında bilgi verildi ve fuarlara katılımının firmalar açısından öneminden bahsedildi. İHKİB'den Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Tanrıverdi'nin yanı sıra LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca’nın konuşmalarıyla başlayan, katılımcılar ile soru-cevap şeklinde devam eden toplantıya LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammet Sancaktar,Yönetim Kurulu üyeleri ve LASİAD üyesi LALELİ İşadamları katılırken, İHKİB adına ise Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Tanrıverdi, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Volkan Atik ve Mustafa Gültepe, Fuarlar Komite Başkanları Sabri Sami Yılmaz ve Özkan Karaca katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

“Halep İçin Elele” Kampanyasına LASİAD’dan Tam Destek!

Geçtiğimiz günlerde İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Gülle'nin çağrısıyla başlayıp sektör paydaşlarının katılımıyla büyüyen "Halep İçin Elele" kampanyası sonuç verdi.Kampanya kapsamında toplanan battaniye, halı, yorgan, yastık, giyim eşyası ve gıda gibi temel ihtiyaç malzemelerinin yer aldığı 21 tır dolusu  yardım malzemesi  Türk Kızılay’ı koordinasyonu ile 26 Aralık Pazartesi günü TİM Dış Ticaret Kompleksinde düzenlenen bir törenle  Halep’e gönderildi. LASİAD’ın 1 tır muhtelif giyim eşyası  olarak destek verdiği kampanyada Halep’ten İdlib’e tahliye edilen Suriyelilere ulaştırılacak. Dış Ticaret Kompleksi’nde düzenlenen törene tekstil ve hazır giyim sektöründe faaliyet gösteren ihracatçı birlikleri ve dernek başkanları ile çok sayıda basın mensubu ilgi gösterdi. Törene LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Başkan Yardımcısı Ercan Hardal ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak katıldı.“Halep İçin Elele” kampanyasına LASİAD’ın yanı sıra İTHİB, İHKİB, İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği, İstanbul Halı İhracatçıları Birliği  ile sektörel dernekler destek verdi.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

Tekstil Sektörünü Değerlendirme Toplantısı

İstanbul Hazır Giyim Ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB), hazır giyim ve konfeksiyon sektöründe yaşanan güncel gelişmeleri değerlendirmek ve sektöre dair fikir alışverişinde bulunmak amacıyla 13 Aralık Salı günü bir toplantı gerçekleştirdi. Hazır giyim ve konfeksiyon sektörel dernek başkanlarının katılımı ile Beyti Restaurant’ta düzenlenen toplantıya LASİAD adına, Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

İzmir Fashion Week Coşkusu Sona Erdi

İzmir'in en önemli moda etkinlikleri arasında yer alan İzmir Fashion Week, ünlü tasarımcılar ve firmaların yeni sezon kreasyonlarını sergilemesi ile sona erdi. Ege Giyim Sanayicileri Derneği (EGSD) ile Rönesans Ajans tarafından düzenlenen İzmir Fashion Week'in son günü, Sinem Mardi'nin "Karavaşların Özgürlüğü'' temalı defilesi ile başladı. İkinci defilede görücüye çıkan, Misette firmasının sahibi Ayşegül Köroğlu "Love& Soul'' temasıyla misafirleri büyülerken, Murat Acar'ın "Matador" temasıyla gerçekleştirdiği defile davetlilerden büyük alkış aldı. "İzmir moda başkenti olacak" İzmir'in moda başkenti olma yolunda emin adımlarla ilerlediğinin altını çizen EGSD Yönetim Kurulu Başkanı Mukadder Özden, nisan ayında bir moda etkinliği daha olduğunu hatırlatarak, "İzmir'in moda şehri olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini görmek hepimizi mutlu ediyor. Etkinliğimizin gerçekleşmesinde emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum" dedi. "Türkiye ekonomisinin dinamosuyuz" Genç tasarımcıların ve sektöre yeni girecek herkesin bu tarz etkinliklerle moral bulduğunu ifade eden Özden, "İzmir'in böyle etkinliklere ihtiyacı var. Hazır giyim ve tekstil sektörüTürkiye ekonomisinin dinamosu konumundadır. İhracat ve ithalat ortalamasında, ihracatı ithalatına göre en yüksek olan sektörler arasındayız. Cari açığı kapatma hedefinde en önemli katkıyı sağlıyoruz. Hem Türkiye ekonomisine hem de İzmir ekonomisine olan katkılarımız devam edecektir" diye konuştu. Üç günde 9 defile Üç gün boyunca gerçekleştirdikleri 9 defileyle Fashion Week organizasyonunu bitirmenin mutluluğunu yaşadıklarını ifade eden Rönesans Ajans Başkanı Akif Örük ise modanın merkezi İzmir hedefine her geçen yıl daha fazla yaklaştıklarını söyledi. Kaynak:www.haberler.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Moskova’ya Özel Kriz Ziyareti

Rus pazarında yaşanan sıkıntıları yerinde tespit etmek ve çözüm üretmek amacıyla LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca’nın önerileri üzerine, İTHİB Başkanı İsmail Gülle öncülüğünde Moskova’da sektör temsilcileri ile bir araya gelindi. LASİAD adına Moskova’daki görüşmelere katılan Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca bir dizi temaslarda bulundu. Moskova’da gerçekleştirilen görüşmelere İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Başkanı İsmail Gülle, LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Mehmet Yasubuğa, Ahmet Turan, Basın Danışmanı Zerrin Yazıcı ile MESİAD Başkanı Yusuf Gecü, OTİAD Başkanı İlker Karataş, BATİAD Başkan Yardımcısı Şerafettin Kurt, TETSİAD Başkan Yardımcısı Abdülhadi Köseoğlu ve bir grup iş adamı katıldı. Sektör temsilcileri ile bir araya gelinen görüşmelerde kriz nedeniyle yaşanan sorunlar ile ilgili çözüm önerileri tartışıldı. Rusya’ya yapılan ihracatta değer kaybı yaşandığına dikkat çeken İTHİB Başkanı İsmail Gülle, “Bizim Rusya’ya yıllık 1 milyar 100 milyon dolarlık ihracatımız var. Aslında 2013 yılından itibaren sıkıntılar yaşanmaya başlandı. Rubledeki değer kaybıyla 2014’te bu rakam 750 milyon dolara geriledi. Bu yılın ilk 3 ayında ise dibe vurdu kayıp yüzde 50’lerde. Ancak Moskova ziyaretimizde krizin artık dip yaptığını gördük. Biz bu pazarda pek çok ülkeye göre daha iyi durumdayız. Ancak ülkedeki mevcut varlığımızı korumak ve yeni yatırımlar yapabilmemiz için bu pazara özel teşviklere ihtiyacımız var.” diye konuştu. Gülle ayrıca, Rusya pazarında yerleşik olarak faaliyet gösteren Türk hazır giyim ve ev tekstilcilerinin Moskova’da bir “Türk Shopping Fest” düzenlenmesi yolundaki taleplerini de Türk yetkililer ile değerlendireceklerini kaydetti. LASİAD Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca ise, Rusya ile yaşanan en büyük sorunun rubledeki değer kaybı ve Rus bankaların para transferinde yüksek miktarlarda komisyon alması olduğunu vurguladı. Eyyüpkoca, “İki ülke arasında sabit bir kurda anlaşılarak ruble kullanımının önünün açılması, gümrük vergilerinin aşağı çekilmesi, Laleli, Osmanbey, Merter’de yapılan yolcu beraberi satışların fatura karşılığında antrepo sistemine indirilerek ihracatın oradan yapılması ve Rusya’daki teşviklerin artırılması yeni teşviklerin verilmesi sağlanabilir.” açıklamasında bulundu. LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Yasubuğa’nın Süper Textil ve LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Turan’ın Arya firmasıyla katılımcı olarak yer aldığı 31 mart-3 Nisan 2015 tarihleri arasında düzenlenen MosBuild 2015 Fuarını da ziyaret eden heyet, temaslarının ardından yurda döndü.
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD’IN ANKARA TEMASLARI

LASİAD  bazı temaslarda bulunmak ve programlara katılmak üzere 21 nisan 2015 günü  Ankara’ya ziyaret gerçekleştirdi. Ziyarete LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Başkan Vekili Muhammed Sancaktar, Başkan Yardımcısı Ercan Çelik, Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak katıldı. LASİAD’ın  Ankara programı Ekonomi Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Veysel Parlak’la yapılan görüşmeyle başladı. Veysel Parlak’ın İhracat Genel Müdürlüğündeki makam odasında yapılan toplantıya İhracat Genel Müdür Yardımcısı Hakan Kızartıcı, Dış Ticaret Uzman Yardımcısı Hacı Hasan Kaygısız da katıldı. Görüşmede; LASİAD Y önetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca ,  2014 yılında yapılan III.Laleli Fashion  Shopping Festival kapsamında, Ekonomi Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü Ticaret Organizasyonları Daire Başkanlığı ve İTO ile ortaklaşa gerçekleştirdikleri ‘’Alım Heyeti organizasyonu’’ ile ilgili düşüncelerini dile getirildi. Ve bu yıl da yapılacak olan alım heyeti organizasyonu ile ilgili destek talebinde bulundu. Ukrayna-Rusya gerginliğine ve bu gerginliğin ekonomiye olan yansımalarına da değinen  Eyyüpkoca ;Türkiye ile Rusya Federasyonu hükümetleri arasında bir yakınlaşma olduğunu ve iki ülke arasında tercihli ticaret anlaşma yapılması gerektiğini  söyledi. Veysel Parlak ;bu konunun gündemde olduğunu, ancak bunun o kadar da kolay olmayacağını belirtti. LASİAD’ın alım heyeti organizasyonunu geçen yıl olduğu gibi bu yıl da destekleyeceklerini belirten Parlak’’ bize projelerle gelin. Uygun olan her projenizi destekleyeceğiz. İhracatın arttırılması için elimizden gelen her şeyi yapacağız’’ dedi. Toplantının sonunda LASAİD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca ,İhracat Genel Müdürü Veysel Parlak’a ,LASİAD’ın simgesi haline gelen Lale  motifli tabak takdim etti. LASİAD heyeti buradaki  görüşmenin ardından TOBB’un düzenlediği  VIII.Türkiye Sektörel Ekonomi Şurasına katıldı. Başbakan Ahmet Davutoğlu, Maliye, Orman ve Su, Çalışma ve Sosyal Güvenlik, Gıda Tarım ve Hayvancılık ve Ekonomi Bakanlarının katıldığı şuranın açılış konuşmasını TOBB başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu  yaptı. Geçmiş yıllarda yapılan şuralardan söz eden Hisarcıklıoğlu desteklerinden ötürü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a,Başbakan Ahmet Davutoğlun’a ve bakanlara teşekkür etti. Hisarcıklıoğlu’ndan sonra kürsüye Başbakan Ahmet Davutoğlu geldi.Türkiye ekonomisin kat ettiği mesafeyi anlatan başbakan’’  hayaliniz olacak, iddianız olacak. Ancak bu hayal fizıbıl olacak. Yani gerçekleştirilebilir olacak’’ dedi.13 Yıllık hükümetlerinin en büyük başarısının gerçekleştiremeyecek vaatte bulunmamak, bulundukları vaatleri de gerçekleştirmek olduğunu belirten Davutoğlu İş dünyasına şöyle seslendi ’’sizlere de çok iş düşüyor. Bu güne kadar olduğu gibi, bundan sonra ülkemizin ve milletimizin kalkınması için durmadan çalışın. Biz sizlerden aldığımız güç ve destekle bu işleri başarıyoruz. İktidarımız döneminde 17.000 km duble yol yapıldı. Şimdi bu yolları otobana dönüştüreceğiz. Harap olmuş bir demir yolu ağı teslim aldık. Bunu önce rehabilite ettik. Sonra hızlı trene dönüştürdük.Şimdi ide Yüksek Hızlı Trene dönüştüreceğiz. Ankara İstanbul arasını 3,5 saate düşürdük. Şimdi 1,5 saate düşüreceğiz’’ dedi. Başbakan Davutoğlu’nun konuşmasından sonra sektör meclisleri başkanları kısa birer sunum yaptılar. LASİAD heyeti  temasların ardından  Ankara’dan ayrıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Başkan Eyyüpkoca’nın Projesi Olumlu Karşılandı

LASİAD ve İTHİB arasında düzenlenen ‘Ortak Akıl Toplantısı’nda; LASİAD Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca tarafından Rusya krizine yönelik sunulan çözüm projesi sektör temsilcileri ile görüşüldü. Geçtiğimiz hafta LASİAD ve İTHİB iş birliği ile organize edilen Ortak Akıl Toplantısı’nda alınan kararlar; 23 Mart 2015 tarihinde sektör dernekleri ve temsilcileri ile görüşüldü. LASİAD’tan toplantıya Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Ercan Hardal, Mehmet Yasubuğa, Ahmet Turan ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak ile Zerrin Yazıcı katıldı. Dış Ticaret Kompleksi’ndeki toplantının ev sahipliğini İTHİB Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Gülle ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Şerafettin Demir yaptı. OTİAD Yönetim Kurulu Başkanı İlker Karataş, MESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Gecü, BATİAD Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Erten ve dernek üyelerinin katıldığı toplantı kahvaltı ile başladı. Toplantının açılış konuşmasını yapan İTHİB Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Gülle, ” LASİAD ile yaptığımız toplantıda Sayın Giyasettin Eyyüpkoca Rusya’da ki krizi aşmak üzerine hepimizin dahil olabileceği bir çözüm önerisi sundu. Sunulan bu projeyi değerlendirmek üzere buradayız. Sorunları hep konuşuyoruz ancak çözüm önerilerini daha sık konuşmalıyız. Rusya’da tekstil ihracatçıları ile bir araya gelip, söz konusu sorunları yerinde tespit etmek üzere Moskova’ya yapılacak bu ziyaret umarım ki krizi bir parça olsun aşmamızda bizlere fayda sağlar” diye konuştu. Gülle’nin konuşmasının ardından İTHİB tarafından hazırlanan “Rusya ve İran Pazarına Yönelik Ortak Akıl Toplantısı” başlıklı sunum gerçekleştirildi. “Atılan Her Adım Maraş’ta Ki İplikçiyi Etkiliyor” Sunumun ardından söz alan dernek başkanları Rusya ve İran pazarlarının bugünkü durumunu değerlendirerek, krizin çözüm yollarını tartıştı. LASİAD’ın önerisi ile gündeme gelen bu projeyi değerlendiren temsilciler, atılabilecek diğer adımları konuştu. Daha sonra söz alan Mehmet Yasubuğa konuşmasına:” Sayın Başkanımız Giyasettin Eyyüpkoca kayınpederinin vefatından dolayı bu toplantıya katılamadı ancak herkese sevgilerini iletti” sözleriyle başladı. Krizi yerinde tespit etmek ve Rusya’da ki tekstilciler ile birebir masaya oturmanın herkes açısından olumlu bir adım olacağını söyleyen Yasubuğa; bu adımın ardından Başbakanlığa sunmak üzere bir rapor hazırlanacağını belirtti. “Dünyada Türkiye ile ticaret yapmak isteyenler, bugün Türkiye’nin demokrasisini de sorgular durumda. Tüm bunları göz önüne alarak hareket etmeli ve attığımız her adımı iyice değerlendirmeliyiz. Çünkü atılan her adım Maraş’ta ki iplikçiyi, Antep’te ki dokumacıyı etkiliyor” diye konuşan Yasubuğa, Rusya ile ilgili izlenecek diğer yolları değerlendirdi. Mehmet Yasubuğa’nın sözlerinin ardından; katılımcılar söz konusu proje ile ilgili fikirlerini sunarak, genel değerlendirmelerde bulundular.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

“2023 Hedeflerine Ulaşmak Hayal Değil”

ASKON (Anadolu Aslanları İşadamları Derneği) tarafından düzenlenen ve Ekonomi Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Veysel Parlak’ın önemli bilgiler paylaştığı "İhracat Teşvik Destekleri ve Gelecek Dönem Vizyonu" başlıklı toplantıya katıldı. ASKON Genel Merkezi’nde düzenlenen toplantıya LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak katıldı. İhracat teşvik destekleri ile ilgili detaylı bilgiler veren Ekonomi Bakanlığı İhracat Genel Müdürü  Veysel Parlak, Laleli’de bavul ticaretinin 8-9 milyar dolar gibi katkısı olduğunu dile getirdi. Parlak, ayrıca Giyasettin Eyyüpkoca’yı kastederek Laleli’nin dinamik bir başkanı ve LASİAD gibi bir derneğinin olmasının büyük bir şans olduğunun da altını çizdi. Başkan Eyyüpkoca ise toplantı öncesi ve sonrası özel temaslarda bulunduğu Veysel Parlak’ı önümüzdeki günlerde makamında ziyaret edeceğini söyledi. Ekonomi Bakanlığı mevcut destekleri hakkında bilgiler veren Parlak; ihracata hazırlık destekleri, pazarlama destekleri ve yüksek katma değere yönelik desteklerden firmaların faydalanması gerektiğini belirterek, Türkiye’nin Almanya’ya makine ihraç edebilecek seviyeye geldiğini ifade etti. Parlak, “ihracat 2023 stratejimizin 500 milyar dolar olmasını hedefliyoruz. Türkiye 2023 ihracat stratejisine ulaşabilmesinde 19 stratejik hedef ve 76 stratejik eylem planladık. Bu planlamalar sonucunda 2023 hedeflerine ulaşmak hayal değildir. Bu hedefe ulaşmada hepimize bir görev düşüyor. Hepimizin vizyonu bu hedef doğrultusunda ilerlerse biz bu hedefi yakalarız.” dedi. İş adamlarımızdan Rusya’da temasların arttırılması gerektiği üzerine gelen soruyu cevaplayan Parlak, “İran ile yaptığımız tercihli ticaret anlaşmasını Rusya ile de yapmak istiyoruz. Rusya ile temaslarımız sürüyor. Özellikle Rusya ile tarım ürünlerindeki ihracatını yakından takip ediyoruz. Ne yazık ki Rusya’da hantal bir yapı olduğundan süreci yavaş ilerletiyorlar. Biz bu hantallığı ortadan kaldırmak için elimizden geleni yapıyoruz. Yakın zamanda Rusya ile ticari anlaşmalarımızın yürürlüğe gireceğini inanıyoruz.”  Diye konuştu. Toplantı sonunda Ekonomi Bakanlığı İhracat Genel Müdürü  Veysel Parlak’a, ASKON Başkanı Mustafa Koca tarafından günün anısına “Elif” kitabı takdim edildi.
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD’tan CPM’de Rusya’ya Destek

Rusya’nın başkenti Moskovo’da düzenlenen ve tekstil sektöründe profesyonel katılımcı ve alıcıları biraraya getiren CPM Fuarı’na (Collection Premiere Moscow), LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Başkan Yardımcıları Ercan Hardal, Ahmet Turan, Erdem S. Karabağlı ve Başkan Özel Kalemi Nada İsmail katılarak desteklerini gösterdiler. 24 -27 Şubat 2015 tarihleri arasında Moskova’da Expo Centre fuar alanında düzenlenen organizasyona bu yıl, 31 ülke katılım gösterirken, Türkiye tekstil sektörüne hizmet veren 38 firma ile fuarda yer aldı. LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca’nın da konuşmacı olduğu ve Pravda Press Center’da düzenlenen basın toplantısında  İHKİB Başkanı Hikmet Tanrıverdi önderliğinde biraraya gelinerek, ekonomik anlamda zor günler geçiren Rusya’ya ‘Yanınızdayız’ mesajı verildi. Tanrıverdi, "Rusya pazarı bugün için daralıyor gibi görünebilir, hatta bu süreç tahmin ettiğimizden daha uzun ve sancılı da olabilir" açıklamasını yaparken Rusya’nın uzun vadeli bakıldığında her zaman güçlü bir ülke ve pazar olmaya devam edeceği mesajını verdi. Tanrıverdi sözlerine şöyle devam etti: “Genel olarak da ocak ayında Rusya ihracatımız 6'ıncı sıradan 9'uncu sıraya düştü. Ruble kuru bir yerde oturursa yavaş yavaş eski günlere döneriz. Geçen yıl 351 milyon doları hazır giyim, 761 milyon doları tekstil olmak üzere Rusya'ya 1,1 milyar dolarlık ihracat oldu. Bu rakamları yeniden geçeriz. Biz Rusya pazarına inanıyoruz ve daha da aktif olacağız" dedi. LASİAD Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca’da basın toplantısında yaptığı konuşmada, Rus halkı ile yaklaşık 30 yıllık bir serüven sonucunda akraba gibi olduklarını ifade ederek, bu bağların kopmayacağını ve geçmişte iki halkın ortak noktalarının olduğunu ama asıl önemli noktanın iki ülkenin geleceğinin birlikte olacağı altını çizdi.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Tahran 1. Türk Hazır Giyim ve Konfeksiyon Fuarı Kapılarını Açtı

İstanbul Ticaret Odası tarafından düzenlenen ve LASİAD tarafından da desteklenen Tahran 1. Türk Hazır Giyim ve Konfeksiyon Fuarı 1 Şubat 2015 tarihinde İran’ın başkenti Tahran’da Uluslararası Fuar Merkezi’nde kapılarını açtı. Laleli firmalarının yoğun ilgi gösterdiği fuarda İranlı ziyaretçiler, Türk firmaların stantlarındaki ürünleri görmek için yoğun kalabalıklar oluşturdu. Fuarın açılışında, LASİAD Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Başkan Vekili Muhammed Sancaktar, Başkan Yardımcısı Ercan Hardal, Yönetim Kurulu Üyeleri Murat Özpehlivan ve Rıfat Opan’da yer aldılar. Bu arada yarısından fazlasının Laleli firmalarının oluşturduğu fuara 64 firma katıldı. Fuarda Laleli firmalarının baskın olarak yer almasında LASİAD’ın önemli çalışmaları bulunuyor. Özellikle fuarın düzenleneceği kararın alınmasının ardından LASİAD tarafından başlatılan kampanya ve tanıtımlar katılımın yüksek olmasındaki en büyük etken. LASİAD’ın Laleli firmalarına özel olarak yaptığı tanıtım çalışmaları böylece Tahran 1. Türk Hazır Giyim ve Konfeksiyon Fuarı’nda Laleli’nin gücünü de ortaya koymuş oldu. İran’da 4 Şubat 2015 tarihine kadar devam edecek olan fuara İTO heyetinin yanı sıra Türkiye’nin Tahran Büyükelçisi Rıza Hakan Tekin, İran Ticaret Endüstri Maden ve Tarım Odası Başkan Yardımcısı Ali Akbar Farazi, İran Türkiye Ortak Ticari Konsey İdari Şefi Jalal Ebrahimi ve Tehran Ticaret Endustri ve Maden Odası Asya – Okyanusya Uluslararası Departmanı Direktörü Massoud Maleki de katıldı. Fuar, Yatırım ve Ticaretin Gelişmesine Örnek Olacak Fuarın, Tahran Tekstil Fuarı ile eş zamanlı olarak gerçekleştirilmesi özellikle İran’daki Azeri halkın yoğun ilgisine neden oldu. Tahran’da fuarla ilgili değerlendirmelerde bulunan ve son yıllarda gelişen Türkiye-İran ilişkileri adına yeni bir adım atıldığına dikkat çeken, İTO Başkan Yardımcısı Dursun Topçu,“İnanıyorum ki bu fuar; sadece tekstil alanına bir ivme kazandırmakla kalmayacak. Aynı zamanda diğer tüm sektörlerde de ülkelerimiz arasındaki karşılıklı yatırım ve ticaretin geliştirilmesi için örnek oluşturacaktır” diye konuştu. Hazır giyimde yüzde 100 olan gümrük vergisinin anlaşma ile yüzde 40'a düştüğünü hatırlatan Topçu, “Yüzde 100’lük vergi uygulanırken dahi tekstil ürünleri, İran'a ihraç etiğimiz ürünler arasında ilk 10 sırada yer alıyordu. Şimdi hem gümrük vergilerindeki indirimler hem de sektörde karşılıklı işbirliği sonucunda tekstil ürünleri; karşılıklı ticaretimizi ileriye taşıyacak en önemli kalemlerden olacaktır” dedi. Türkiye'nin İran'da en şanslı olduğu sektörlerden biri olarak hazır giyim gösterilirken, Türkiye’de ihracat açısından hazır giyim ve tekstil sektörü olarak öne çıkıyor. İran’ın hazır giyim pazarına Türkiye’nin imzasını atmasının tam zamanı olarak değerlendirilirken, Türk firmalarının fuara katılım yoğunluğu ile de bunu fiili olarak kanıtladıkları ortaya çıkıyor.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Hazır Giyimcilerden Barış Sürecine İlk Ekonomik Katkı

Hazır giyim ve Konfeksiyon Sektör Kurulu,  kümelenme metoduyla sektöre yönelik bir üretim üssü kuruyor. Şanlıurfa Organize Sanayi Bölgesi’nde, Hazır giyim Organize Sanayi Bölgesi (HOSAB) adıyla kurulacak ve yaklaşık 5 bin kişiye istihdam sağlaması beklenen hazır giyim havzasının imza ve tanıtım toplantısı, 05 Nisan 2013 tarihinde Çırağan’da düzenlendi. Toplantıya, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, TİM Hazır giyim ve Konfeksiyon Sektör Kurulu Başkanı Ahmet Akbalık, İHKİB Başkanı Hikmet Tanrıverdi,  Şanlıurfa Valisi Celalettin Güvenç, Şanlıurfa Belediye Başkanı Eşref Fakıbaba, Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası ve  aynı zamanda OSB Başkanı Sabri Ertekin, Uludağ Hazır giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Şenol Şankaya, Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Emre Kızılgüneşler, Denizli İhracatçılar Birliği Başkanı Süleyman Kocasert, LASİAD Yönetim Kurulu Üyesi Sabri Akten ve çok sayıda sektör temsilcisi katıldı. “Bölgeye yatırım yağacak” İmza törenine katılan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Teşvik paketi sonrası bölgenin ve kentin öneminin artığına dikkat çekti. Türkiye’nin geleceği adına orta ve uzun vadeli projeler üretmek gerektiğine dikkat çeken Çelik, “Şanlıurfa GAP’ın merkezi, tarım ambarı, Ortadoğu’ya açılan kapı. Sermaye buraya kayıyor bu ne kadar akıllı bir iş yapıldığının göstergesi. Bölgeye yağmur gibi yatırım yağacak” dedi. İstanbul moda merkezi, Anadolu Üretim merkezi Projenin organizasyonunu gerçekleştiren TİM Hazır giyim ve Konfeksiyon Sektör Kurulu Başkanı Ahmet Akbalık, “İhracatta öncü ve 24 dolarlık ihracat/ kilogram fiyatıyla en değerli üç sektörden biriyiz. Kümelenme metoduyla gerçekleştirdiğimiz Bu proje ile A ve A+ ürünleri, teşvik paketinin de imkanlarından faydalanarak her türlü yan sanayinin ve altyapının olduğu bir ortamda üreteceğiz. Dünya markaları bu tarz projelerin sonucu ortaya çıkıyor” diye konuştu. Neden Şanlıurfa? Ahmet Akbalık, Şanlıurfa’nın, genç işgücü, üretim altyapısı, tekstil üretimi yapılan bölgelere ve Ortadoğu pazarına yakınlığı gibi sebeplerle tercih edildiğini ifade ederek, Sigorta primlerinde işçi hissesinin asgari ücrete karşılık gelen kısmının 12 yıl süreyle, gelir vergisi stopajının da asgari ücrete karşılık gelen tutar üzerinden yine 10 yıl süreyle devlet tarafından karşılanacak olmasının yatırımın avantajlı noktaları olduğunu söyledi. Kentin desteği üst seviyede Toplantıya katılan Şanlıurfa Valisi Celalettin Güvenç, “ İlimiz ulaşım, iletişim ve huzur anlamında yatırıma en uygun kentlerden biri ” diye konuşurken, Şanlıurfa Belediye Başkanı Eşref Fakıbaba ise “ Kentimize gelecek tüm yatırımcılara en uygun ortamı sunacağız” diye konuştu. Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası aynı zamanda OSB Başkanı Sabri Ertekin de, doğru ortaklarla, doğru bir yöntem olan kümelenmeyi gerçekleştirecek olmanın heyecanını yaşadıklarını ifade etti.
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD’dan Türkiye İhracatçılar Meclisi’ne Ziyaret

LASİAD, 13 Mayıs 2013 tarihinde TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi’yi makamında ziyaret etti. Ziyarete; LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları; Ercan Hardal, İsmail Dark, Mehmet Yasubuğa, LASİAD Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Turan ve LASİAD Genel Sekreteri Şerafettin Yüzüak katıldı. Ziyarette konuşan LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca 2. Laleli Fashion Shopping Festival programına ilişkin bilgiler vererek şöyle devam etti; “Laleli’nin imajını yükseltmek ve potansiyelini daha da zirveye taşımak için çabalıyoruz. Laleli’nin alt yapısını, esnaf, dernek ve Fatih Belediyesi iş birliği ile yaptık” diyen Eyyüpkoca Tim Başkanı Mehmet Büyükekşi’yi Laleli’ye davet ederek 2. Laleli Fashion Shopping Festival için destek beklediklerini de sözlerine ekledi. TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi ise “Laleli önemli bir yer.  Olması gereken bir bölge. 80’li yıllarda Romenlere, Macarlara, Polonyalılara perakende ayakkabı satışları yapardık. Bir bakıma 1994 yılında yaşanılan krizin atlatılmasında Laleli’nin çok önemli ve büyük bir rolü var.” dedi. Ziyaretin sonunda LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi’ye LASİAD logolu tabak takdim etti.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD, İTO 38. Komite Meclis Üyeleri ile İstişare Toplantısı Gerçekleştirdi

LASİAD, İTO Meclisi 38. Komite Üyelerini 25 Eylül 2013 tarihinde Darkhill Hotel’de ağırladı. Darkhill Hotel'de yapılan istişare toplantısına; İTO Yönetim Kurulu Üyesi ve 38. Komite Meclis Üyesi Servet Samsama, 38. Komite Başkanı Şenol Aras, Başkan Yardımcısı Çetin Altındağ, 38. Komite Meclis Üyeleri; Adnan Danışman, 38. Komite Üyeleri; Özden Bilirdönmez, Abdurrahman Örs, Tayar Günbeyi  ve LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammed Sancaktar,  LASİAD Başkan Yardımcıları Ercan Çelik, İsmail Dark, T. Selim Poşul, Mehmet Ocaklı, Erdem Soylu  Karabağlı, LASİAD  Yönetim Kurulu Üyeleri; Benan Çalabakul, İbrahim Murat Ramizoğlu, İrfan Akbaş, İhsan Bıyıkbeyi,  Mehmet Özbayrak, Münir Dinler, Murat Eraslan, Tarık Nayman, Sabri Akten, LASİAD Genel Sekreteri Şerafettin Yüzüak ve LASİAD Başkan Özel Kalemi Nada İsmail katıldı. Toplantıda söz alan İTO Yönetim Kurulu Üyesi ve 38. Komite Meclis Üyesi Servet Samsama,  İTO’nun projelerinden bahsederek sektörün sorunlarına dikkat çekti. Samsama konuşmasına şöyle devam etti; “İhracat sisteminde ciddi sorunlar yaşıyoruz. Bu konuda hem sektörün hem de devletin rahat edebileceği bir proje geliştirmemiz lazım. Antrepo projesi olunabilirliği yüksek bir proje. Bir komite oluşturarak bu konuda en iyi şekilde projeyi üretip Ankara’ya ulaştırılabilir.  İTO olarak birçok ülkeye fuarlar düzenliyoruz. Bu fuarlara tekstil sektörü pek ilgi göstermiyor. Fuarın bir kısmını hazır giyim fuarı yapabileceğimizi düşünüyorum. İTKİB’in düzenlemediği yerlerde İTO’nun fuar düzenlemesi konusunda taleplerde bulunmalıyız. Sektör sorunları konusunda İTO ve LASİAD/Laleli Esnafı olarak birlikte çalışmalar yapabiliriz. LASİAD, bizi her alanda gururlandırıyor. LASİAD’a her konuda destek vermeye hazırız.” “Ana hedefimiz; Bir Olmak” İTO 38. Komite Başkanı Şenol Aras ise konuşmasında STK’larla ortak çalışmalar yapılmasının önemine değinerek, “Özellikle Sivil Toplum Kuruluşlarını, İTO, İSO, İTKİB’le ortak paydada bir araya getirme amacındayız. Sektörümüzün sorunlarına beraber çözüm bulmalıyız. Ana hedefimiz; Bir olmak.” Dedi. “İTO’nun hedef pazarlarımızdaki gücünü kullanmak istiyoruz” LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca ise LASİAD’ın çalışmaları noktasında desteğe ihtiyaç duyduklarını dile getirerek, “LASİAD olarak 2 yıldır Mayıs- Haziran ayında düzenlediğimiz Laleli Fashion Shopping Festival tarihimizi sezonun başladığı Ağustos ayının ilk haftasına çekme kararı aldık.  LASİAD ve Laleli esnafının gücünü birleştirerek gerek Laleli sokaklarını yenileme projesinde gerekse festival projesinde başarılı sonuçlar aldık. Laleli olarak İTO köprüsünü kullanmak istiyor ve destek bekliyoruz. İTO’nun hedef pazarlarımızdaki gücünü kullanmak istiyoruz” dedi. LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammed Sancaktar de Laleli’nin ana sorunları dile getirerek, kalifiye eleman, yabancı personel çalıştırma konusundaki sıkıntılar ve mülteci sorunlarından bahsetti. Toplantının sonunda LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca İTO Yönetim Kurulu Üyesi ve 38. Komite Meclis Üyesi Servet Samsama’ya LASİAD logolu tabak ve LASİAD'ın logosunu temsil eden Lale takdim etti. Akabinde İTO 38. Komite Üyesi Servet Samsama, LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca’ya lale motifli tablo takdim etti. Her bir komite üyesine de LASİAD'ın logosunu temsil eden Lale takdim edilerek toplantıya son verildi.
Devamını Oku
Standard Post with Image

AK Parti Fatih İlçe Başkanı Ahmet Hamdi Görk LASİAD’ı Ziyaret Etti

AK Parti  İlçe Başkanı Ahmet Hamdi Görk 28 Şubat 2013 tarihinde LASİAD’ı ziyaret etti. Ziyarete;Ak  Parti İlçe Başkanı Ahmet Hamdi Görk ile birlikte  başkan yardımcıları  Temel Sirkeci  ve Büşra  Uncu Halktaş Genel Müdürü Kemal Aktaş katılırken  LASİAD adına  Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammed Sancaktar, LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Vedat Toy, LASİAD Yönetim Kurulu Üyeleri;Abdurrahman Demircan, Benan Çalabakul, Erdem Soylu Karabağlı, Ercan Elveren, Ercan Çelik, G.Naci Polat, İrfan Akbaş, İ.Murat Ramizoğlu, Murat Eraslan, Murat Özpehlivan, Mehmet Ocaklı, Mehmet Özbayrak, ,LASİAD Genel Sekreteri Şerafettin Yüzüak, LASİAD Yönetim Kurulu Asistanı Nada İsmail ve LASİAD Proje Sorumlusu Fatih Akkoç katıldı. Ziyarette konuşan AK Parti  İlçe Başkanı Ahmet Hamdi Görk,LASİAD’ın önemli çalışmalar yaptığını dile getirerek, “ Laleli için sinerjinizi ve enerjinizi yerel yönetimle iş birliği çerçevesinde kullanmanız çok güzel. Sivil toplum kuruluşu olarak Laleli için çalışmalarınızın yanı sıra sosyal yardım noktasında da önemli adımlar attınız. Laleli’nin bir tekstil merkezi olacağını düşünüyorum.Hem sektörel bazda hem de ilçe bazında daha farklı projelerinizin de olacağı kanaatindeyim. Başarılarınızın devamını dilerim” dedi. “Türkiye’nin dışarıya açılan yüzü; Laleli” LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca ise Laleli’ye olan duyarlılıklarından ve dernek bazında yapılan projelerden bahsederek, “ Laleli, 55 ülkeye ihracatı olan bir bölge. Laleli, Türkiye’nin dışarıya açılan yüzü. Gerekli mercilere dernek olarak götürdüğümüz sorunlarımızın yanında çözüm önerilerimizi de ilettik ve iletmeye devam ediyoruz. Dernek olarak hiçbir zaman alan el olmadık. Daima veren eliz” dedi.  Eyyüpkoca, LASİAD’ın sosyal yardım projeleri arasında yer alan Van Deprem bölgesine, Somali’ye ve Katip Kasım İlköğretim Okulu’ na yaptıkları yardım ve destekleri dile getirdi.  Laleli Fashion Shopping Festival konusunda bilgiler veren Eyyüpkoca, Hayriye Tüccarı ve Türkeli Caddesi’ndeki mülteci sorunu konusunda  da kısaca bilgi aktararak bu konuyla ilgili destek beklediklerini de sözlerine ekledi. Ziyaretin sonunda LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, AK Parti  İlçe Başkanı Ahmet Hamdi Görk’e LASİAD logolu tabak takdim etti.
Devamını Oku
Standard Post with Image

İhracatçılar İTKİB Ödül Töreni'nde Buluştu

İTKİB’in Düzenlediği, İhracatın Yıldızlarına Ödül Töreni 1 Mayıs 2013 tarihinde Lütfi Kırdar Kongre Salonu’nda yapıldı. Geceye, T.C. Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Hikmet Tanrıverdi,  İstanbul Tekstil ve Hammadeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Başkanı İsmail Gülle, İstanbul Deri ve Deri Mamülleri İhracatçıları Birliği (İDMİB) Başkanı Lemi Tolunay, İstanbul Halı İhracatçıları Birliği (İHİB) Başkan Yardımcısı Cem Şengör, LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Yasubuğa, LASİAD Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Turan  ile yaklaşık 2 bin ihracatçı katıldı. Ödül töreninde konuşan Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan,  ihracatta hayal dahi edilemeyen bir başarıya imza attıklarını vurgulayarak, Türkiye’nin dünyada pek çok kimsenin adını dahi bilmediği sadece iki ülkeye ihracat yapmadığını söyledi. Mikronezya ve Nauro adındaki çok küçük iki ülkeye ihracat yapılmadığına dikkat çeken Bakan Çağlayan, ihracatçı birlik başkanlarına çağrı yaparak "Gelin o iki ülkeye de ihracat yapalım. Dünyada Türk malı girmeyen pazar bırakmayalım" dedi. Süper Tekstil’e Platin Ödülü Ece Vahapoğlu’nun sunduğu ödül töreninde ihracatta başarılı olan şirketlere farklı kategorilerde toplamda 133 ödül verildi, Platin kategorisindeki ödülleri Bakan Çağlayan, Büyükekşi ve ihracatçı birliklerin başkanları takdim etti. Ödül alanlar arasında LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Yasubuğa, Süper Tekstil firması ile platin ödülüne layık görüldü. İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri (İTKİB)  çatısı altında yer alan dört sektörden 2 bin davetlinin katıldığı  geceye sanatçı Candan  Erçetin şarkılarıyla renk kattı.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

İhracat Hedefine Texbridge Dopingi

Texbridge Fuarı,  Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği Başkanı (UTİB) İbrahim Burkay, CNR Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ceyda Erem, CNR Holding CEO’su Cem Şenel, LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ercan Hardal, LASİAD Yönetim Kurulu Üyesi Münir Dinler, LASİAD Genel Sekreteri Şerafettin Yüzüak, LASİAD Proje Sorumlusu Fatih Akkoç ve sektör temsilcilerinin katılımıyla 13 Mart 2013 tarihinde açıldı. Fuarın açılışında konuşan  TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, “Ar-Ge, markalaşma, inovasyon, tasarım ve fuarlara büyük önem veren tekstil sektörü 2023 yılında önüne koyduğu 20 milyar dolar ihracat hedefini yakalayacak”dedi. Bir yılda 50 proje UTİB Başkanı İbrahim Burkay da bu yıl 4’üncüsü düzenlenen Texbridge’in, zengin içeriğiyle her geçen gün  dünyanın en önemli fuarları arasına girme hedefine yaklaştığını belirtti. Birlik olarak bir yıl içinde 50 proje yürüttüklerine ve sektörü iyice canlandırmak için önemli fuarlara öncülük ettiklerine dikkat çekti. Fuarda ayrıca Litvanya Tekstil ve Hazır Giyim Sanayi Birliği (LATIA) ile Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) arasında, karşılıklı işbirliğinin geliştirilmesi için Ortak Niyet Beyanı (MOU) Anlaşması imzalandı. İmza töreni TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, UTİB Başkanı İbrahim Burkay ve  Litvanya Tekstil ve Hazır Giyim Sanayi Birliği Başkanı Linas Lasiauskas’ın katılımıyla gerçekleşti.
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD, İTKİB’in düzenlediği ”Eximbank Kredileri ve Kefalet Uygulamaları ” Toplantısı’nda

İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri (İTKİB), Kredi Garanti Fonu (KGF) ve Eximbank işbirliği ile  15 Şubat 2017 tarihinde İstanbul Renaissance Polat Hotel’de bir Eximbank kredileri ile ilgili bilgilendirme toplantısı düzenledi. Toplantıda  Eximbank Kredileri  ve Kefalet Uygulaması hakkında detaylı bilgiler sunuldu.   Kredi Garanti Fonu Genel Müdürü İsmet Gergeli, Türk Eximbank Genel Müdürü Adnan Yıldırım,İHKİB Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Tanrıverdi  ve İTHİB  Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Gülle’nin konuşmacı olarak katıldığı programa oldukça yoğun bir ilgi vardı. Kredi Kefalet Fonu Genel Müdürü İsmet Gergili ve Türk Eximbank Genel Müdürü Adnan Yıldırım’ın sunumlarının ardından  toplantıya katılan firma ve katılımcıların soruları konuşmacılar tarafından yanıtlandı. Toplantıya çeşitli firma ve şirketlerin yanı sıra LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammed Sancaktar, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Ercan Hardal, Ahmet Turan, İrfan Akbaş,İsmail Dark,Murat Özpehlivan,Yönetim Kurulu Üyeleri; Mehmet Yasubuğa,Mehmet Özbayrak,Tarık Nayman,Rıfat Opan,Turan Yavuz ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak,Üye ve Halk İlişkiler Sorumlusu Halil Kılınç,LASAİD üyesi firma temsilcileri ve çok sayıda ihracatçı firma  katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

TTM Projesi'nin İlki Faaliyete Geçti

Hazırgiyim sektörünün öncü kuruluşu olan İHKİB, sektörün ihracatının artırılması için faaliyet ve projelerini sürdürüyor. Bu faaliyetlerin başında da Türkiye Ticaret Merkezleri (TTM) Projesi geliyor. Ekonomi Bakanlığı ihracat destekleri programı doğrultusunda Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından yürütülen TTM’nin ilk projesi olan İran-Tahran TTM’de 850 m2 büyüklüğünde yer alan İHKİB, böylece THY ile birlikte en büyük alana sahip oldu. İHKİB, 25 Şubat'ta 20 firmaya yerlerini kullanıma hazır bir şekilde teslim ederek Tahran TTM’de ilk buluşmayı gerçekleştirdi. Etkinliğe LASİAD adına, LASİAD Başkan Yardımcısı Ercan Hardal ve LASİAD Yönetim Kurulu Üyesi Tarık Nayman katılarak projeye LASİAD'ın desteğini iletti. Kimler var? Tahran’ın en nezih bölgelerinden Elahiye’de  East Maryam Street 34’de yer alan TTM'de; hazırgiyimin yanı sıra mobilya, kimya ve tekstil sektörleri de yer alıyor. Merkez'de yer kiralayan firmaların listesi şu şekilde: ABT Adnan Bulak Tekstil, Aycem Tekstil, Ay-Tim Tekstil, Badıllı Tekstil, Cebir Tekstil ve Kuyumculuk, Çağdaş Çorapçılık, Eltan Hazır Giyim, Gıyas Tekstil Kuyumculuk, Hazal Tekstil Tabldot Gıda, Julianas Tekstil ve Turizm, Özden Moda Giyim ve Tekstil, Özlem Kumaş, Ral Tekstil, Setre Giyim Tekstil, SNS Giyim, Sorrento Gömlek, Teksas Tekstil, Tugi Çocuk Giyim ve Tekstil, Ulaş Çorap, Vigoss Tekstil Konfeksiyon.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD, "Çocuk ve Suriyeli İşçi İstihdamı" Toplantısı’na Katıldı

İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri (İTKİB), 9 Mart Perşembe akşamı "Çocuk İşçi ve Suriyeli İşçi İstihdamı"na yönelik çalışma toplantısı düzenledi. Yemekli toplantıya ev sahipliği yapan İTKİB’in alt kuruluşları olan İHKİB ve İTHİB Yönetim Kurulu Başkanları Hikmet Tanrıverdi ve İsmail Gülle ile yönetim kurulu üyeleri ve tüm sektörel derneklerin başkan ve temsilcileri ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Uluslararası İşgücü Genel Müdürü Saadettin Akyıl ve Başbakanlık Müşaviri Ömer Kayır ile MEB Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü Kalite Geliştirme Daire Başkanı Mehmet Salih Canbal ile Geçici Koruma Altındakilerin Sorumlusu Sevil Şenses katıldı. Organizasyonda LASİAD adına; Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Ercan Hardal, Murat Özpehlivan ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak yer aldı.    
Devamını Oku
Standard Post with Image

Türk Firmaları Uzak Doğu Ülkelerini Feth Etti

Türkiye, İHKİB/İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği organizasyonunda 12-14 Mart tarihleri arasında Kazakistan’ın Almatı şehrinde düzenlenen Central Asia Fashion - CATEXPO Fuarı'na 16 firma ile katıldı. Fuara LASİAD adına katılan Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca ile Başkan Yardımcısı Ercan Hardal aynı zamanda kurdeleyi keserek açılışı gerçekleştirdi. Avrupalı firmalardan da ilgi Bayan hazır giyim ürünlerinin ağırlıklı olmakla beraber ayakkabı, deri hazır giyim ve iç çamaşır ürünlerinin de sergilendiği fuara Türkiye'den katılan; Phardi, Mees, Baraca, Beggi, dossi Dossi, Of White, Eveline, La Chere, Merkür-Algore, Ricardo, Green Tous, Serianno, Setre, Kasha, Beethoven ve Whiney firmaları hem standları hem defileleriyle başta Kazakistan olmak üzere Orta Asya'da yer alan Özbekistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Tacikistan, Moğolistan, Moldovya, Rusya, Çin Urumçi, Fransa, Finlandiya, İtalya gibi çeşitli ülkelerden gelen alıcılarla görüşme ve ürünlerini gösterme fırsatı buldukları belirtiliyor.
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD, Uluslararası Rekabeti Geliştiren Projenin Kahvaltılı Tanıtım Toplantısı’nda

Bayrampaşa Tekstilci Ve Sanayici İş Adamları Derneği (BATİAD) ve İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri (İTKİB) tarafından uluslararası rekabeti geliştirme konulu  kahvaltılı tanıtım toplantısı düzenlendi. 1 Nisan Cumartesi günü Bayrampaşa  Lionel Hotel’de gerçekleştirilen toplantıya,Avrupa Birliği  Eski Bakanı Volkan Bozkır, Bayrampaşa Belediye Bayrampaşa Kaymakamı Osman Aslan Canbaba, Başkanı Atila Aydıner,  İHKİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mustafa Gültepe katıldı. LASİAD adına  ise Yönetim Kurulu Başkanvekili Muhammed Sancaktar ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD, ÖRSAD ve İHKİB İşbirliği ile Hazırlanan Kahvaltılı Toplantısında

Örme Sanayicileri Derneği (ÖRSAD) ve İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) işbirliğinde 29 Mart Çarşamba sabahı Wyndham Grand Otel Balo Salonunda kahvaltılı bir toplantı düzenledi.ÖRSAD Başkanı Fikri Kurt ve İHKİB Başkanı Hikmet Tanrıverdi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen organizasyonda  İŞKUR ve SGK Yetkilileri ‘’istihdah seferberliği’’ ile ilgili sunum yaptılar.Katılımın yoğun olduğu programa,LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ercan Hardal ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

57. AYMOD Uluslararası Ayakkabı Fuarı Açıldı

Kendi alanında dünyanın en büyük ikinci fuarı olan AYMOD, CNR Holding Kuruluşu Pozitif Fuarcılık tarafından Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD), Türkiye Ayakkabı Sektörü Araştırma Geliştirme Eğitim Vakfı (TASEV), Türkiye Umum Ayakkabıcılar Federasyonu (TUAF) ve İstanbul Ayakkabı Esnafı Sanatkarlar Odası (İASEO) iş birliğinde organize edildi.Uluslararası Ayakkabı Moda Fuarı, CNR EXPO Yeşilköy’de bin 400’ün üzerinde markanın katılımı ile 5 Nisan’da başladı. Fuara, aralarında İtalya, Hollanda, Almanya, Yunanistan, Rusya, Ukrayna, Belarus, Suudi Arabistan, Katar, Lübnan, B.A.E. ve İran’ın da bulunduğu 59 ülkeden alım heyetleri geldi. 6 Nisan Perşembe günü LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Ercan Hardal, Erdem Soylu Karabağlı, İrfan Akbaş ve Yönetim Kurulu üyeleri Tarık Nayman ve Arif Özkan standları dolaştı. Fuara LASİAD Yönetim Kurulu üyesi olan Arif Özkan da kendi firması ‘Özkan Shoes’ ile katıldı.   57. AYMOD Fuarı Kızılay İle “100.000 Çift Ayakkabı” Projesi 57. AYMOD Fuarı 5 Nisan Çarşamba günü kapılarını ziyaretçilere kapılarını açtı. Bu sene fuara katılan bazı firmalar ve Kızılay işbirliği ile ihtiyaç sahipleri için  100.000 Çift ayakkabı toplandı. 6 Nisan Perşembe akşamı bağış yapan firma sahipleri ödüllendirildi. Ödül törenine Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, LASİAD adına Yönetim Kurulu Üyesi Arif Özkan katıldı.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

İhracat Finansmanında TÜRK EXIMBANK ve KGF İşbirliği

Türk Exımbank Genel Müdürü Adnan Yıldırım, KGF Genel Müdürü İsmet Gergeli, 6 Nisan Perşembe günü Saat 14.00’de , Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM), Yeşilköy WOW Otel Konferans Salonunda düzenlediği “İhracatın Finansmanında Türk Exımbank ile KGF İşbirliği” konulu toplantıda, sektör temsilcileri ile bir araya geldi.TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi’nin açış konuşmasını yaptığı toplantıda, Sanayici ve ihracatçılara KGF ve Türk Exımbank’ın imkanları anlatıldı. Daha sonra soru-cevap kısmına geçilerek katılımcıların soruları cevaplandı. Toplantıya LASİD adına Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Giyimkent Tekstilya Daimi Fuar Merkezi Açıldı

Esenler'de bulunan Giyimkent Tekstilya Daimi Fuar Merkezi'nin açılışı, tekstil ve hazır giyim sektörü temsilcilerinin katılımıyla 7 Nisan Cuma günü yapıldı. Kuran-ı Kerim tilavetiyle başlayan açılışta konuşan Giyimkent Yönetim Kurulu Başkanı Muzaffer Cevizli, yaklaşık 496 bin metrekare alan üzerine kurulu Giyimkent'in Türkiye’nin ihracatına katkıda bulunmaya devam ettiğini belirterek, Tekstilya Daimi Fuarı'yla da üretim, ihracat ve istihdama daha fazla katkı sağlanacağını kaydetti. Konuşmaların ardından Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş kurdeleyi keserek açılışı yaptıktan sonra standları gezdi. Açılışa Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu, Esenler Kaymakamı Hulusi Şahin, AK Parti İstanbul Milletvekili Abdullah Başçı ve LASİAD adına Yönetim Kurulu Üyesi Tarık Nayman katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

İTKİB 2016 Genel Kurulu Yapıldı

İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri (İTKİB), 20 Nisan Perşembe günü İTKİB’te 2016 Genel Kurulu toplantısını gerçekleştirdi. Toplantıya LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve İTKİB Denetim Kurulu Üyesi Ercan Hardal,Yönetim Kurulu Üyeleri Barış Köseliören ve Tarık Nayman katıldı.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

2016 Yılı Başarılı İhracatçılar Ödül Töreni

İHKİB ( İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği), 20 Nisan Perşembe akşamı  Hyatt Regency Otel’de 2016 yılı başarılı ihracatçılarını ödüllendirdi. Törende konuşmalardan sonra başarılı ihracatçılara platin, altın ve gümüş plaketler dağıtıldı. Törende hazır giyim alanında en fazla ihracat yapan LC Waikiki, Şık Makas Giyim, Erpa Hazır Giyim, Koton, Eroğlu Giyim, Baykanlar Tekstil, Tayeks Dış Ticaret ve Tekstil, Taypa Tekstil, Aster Tekstil ile Saide Tekstil'e plaketleri Bülent Tüfenkci, Mehmet Büyükekşi ve Hikmet Tanrıverdi tarafından takdim edildi. Törene Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, İstanbul Valisi Vasip Şahin, TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi katıldı. LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ercan Hardal, Yönetim Kurulu Üyeleri Barış Köseliören ve Tarık Nayman katılım gösterdi. Gecenin sonunda başarılı şarkıcı Linet ihracatçılara konser verdi.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

Türk iş dünyasından Putin-Erdoğan zirvesi yorumu: Bundan sonraki işimiz yolumuza devam etmek

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeleri Sputnik’e değerlendiren Türk iş dünyası temsilcileri, "Türkiye-Rusya ilişkileri dondurulmuş bir döneme girmişti. Bu dönemi atlattık. Artık iş dünyası bundan sonra yoluna devam edecek" dedi. Türk iş dünyası temsilcileri Soçi kentinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeleri Sputnik’e değerlendirdi. Rus-Türk İşadamları Birliği (RTİB) Başkanı Naki Karaaslan şunları söyledi: “Tabii yasakların kalkması çok iyi oldu. Türkiye-Rusya ilişkileri dondurulmuş bir döneme girmişti. Bu dönemi atlattık. Artık iş dünyası bundan sonra yoluna devam edecek. Herkes artık işine gücüne bakacak.” SAVAŞIR: 6-7 MAYIS GÖRÜŞMELERİNİ UMUTLA BEKLİYORUZ   © REUTERS/ ALEXANDER ZEMLİANİCHENKO Rus uzman: Türk-Rus ilişkilerinde kriz öncesi döneme yaklaşıldı DTİK Avrasya Komitesi Başkanı Ali Galip Savaşır konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı: “Erdoğan ve Putin’in Soçi görüşmesi ve tüm yasakların kısa sürede kaldırılacağı, Putin’in ortaklık döneminin başladığını açıklayarak normalleşme ve partnerlik vurgusunu çok önemsiyorum. Ana konusu Suriye olan görüşmede diğer sorunların da çözülme sürecine gireceğini değinilmesi çok umutverici idi. 6-7 Mayıs’ta Başbakan Yardımcıları düzeyindeki Ankara’da yapılacak müzakereler beklentilerimizi yükseltti. Umutla 6-7 Mayıs’ı bekleyeceğiz.”   YANGIN: BÖLGEDEKİ BARIŞ VE HUZURA KATKI SAĞLAYACAK   © AFP 2017/ ALEXANDER NEMENOV Erdoğan ve Putin, Soçi'de görüştü: Vize ve domates dışındaki kısıtlamalar kalkıyor Azerbaycan Türkiye İşadamları Birliği (ATİB) Başkanı Cemal Yangın ise şöyle değerlendirmede bulundu: “İki liderin ileriye dönük adımları ülkeler arasındaki ticaretin en iyi anlamda en iyi şekilde gelişmesine sebep olacaktır. Rusya ve Türkiye iki güçlü ve geleneği olan devletler. Liderlerin aldığı kararların ilişkilerin gelişmesine, bölgede barış ve huzura önemli katkı sağlayacağına inanıyorum.”   Laleli Sanayici ve İşadamları Derneği (LASİAD) Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca da şu ifadeleri kullandı: “Erdoğan-Putin görüşmesinin neticeleri bizi memnun etti. Zira Türk iş dünyası olarak alınan bu kararlardan, varılan mutabakattan memnunuz. Bundan sonra bize düşen çalışmaktır. 2016 yılının sonlarında ikili ekonomi ilişkilerde az da olsa başlayan artış, gelecek yıllarda daha iyi olacağının göstergesi.” DİNÇ: ÖNEMLİ OLAN YUVAYI TEKRAR KURMAK   © AFP 2017/ ALEXANDER ZEMLİANİCHENKO Putin’den Erdoğan’a: Seninkiler çalışmak istemiyor İstanbul Deri ve Deri Mamülleri İhracatçıları Birliği (İDMİB) Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Dinç de, “Tabii biz iki liderin perde arkasında neler konuştuğunu çok iyi bilmiyoruz. Ama basına yansıyan kısmıyla son derece umutverici. Güzel gelişmeler. Tabii ben bu durumu şöyle açıklıyorum: Rusya ve Türkiye arasında çok iyi ilişkiler vardı. Durup dururken birileri evimizi yaktı. Bizler şuanda bu yangını söndürdüğümüze seviniyoruz. Önemli olan bu evi, yuvayı tekrar kurmak. Bunun da ortak akıl ve sağduyu ile sağlanacağına inanıyoruz. İkili ilişkiler mutlaka eski günlerine dönecektir. İkili sıkıntılar da geride kalacaktır” ifadeleri kullandı.   Türkiye Kürk Sanayicileri ve İş Adamları Derneği (KSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ayfer Gümrük de “Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Sayın Putin’in ikili görüşmesinin ülkelerin çıkarları için son derece olumlu olacağına inanıyorum. Vize ile ilgili sorunların bir an önce kaldırılmasını da temenni ediyoruz” dedi. Kaynak: https://tr.sputniknews.com/turkiye
Devamını Oku
Standard Post with Image

2016 İhracatta Fark Yaratanlar Ödül Töreni

İstanbul Deri ve Deri Mamülleri İhracatçıları Birliği (İDMİB), 24 Nisan Pazartesi günü Dış Ticaret Kompleksi Fuaye Alanı’nda 2016 yılının Başarılı İhracattçılarını “İhracatta Fark Yaratanlar” Ödül Töreni ile 5 farklı kategoriden 293 başarılı ihracatçı firmayı ödüllendirdi.   Ekonomist ve Futurist Ufuk Tarhan’ın sunumuyla başlayan törende Altın ve Platin ödül almaya hak kazanan firmalara ödüllerini İDMİB Başkanı Mustafa Şenocak takdim etti. Törene LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Murat Özpehlivan Yönetim Kurulu Üyesi Tarık Nayman ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak katıldı.    
Devamını Oku
Standard Post with Image

2016 İhracatta Fark Yaratanlar Ödül Töreni

İstanbul Deri ve Deri Mamülleri İhracatçıları Birliği (İDMİB), 24 Nisan Pazartesi günü Dış Ticaret Kompleksi Fuaye Alanı’nda 2016 yılının Başarılı İhracattçılarını “İhracatta Fark Yaratanlar” Ödül Töreni ile 5 farklı kategoriden 293 başarılı ihracatçı firmayı ödüllendirdi.   Ekonomist ve Futurist Ufuk Tarhan’ın sunumuyla başlayan törende Altın ve Platin ödül almaya hak kazanan firmalara ödüllerini İDMİB Başkanı Mustafa Şenocak takdim etti. Törene LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Murat Özpehlivan Yönetim Kurulu Üyesi Tarık Nayman ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak katıldı.    
Devamını Oku
Standard Post with Image

2016 İhracatta Fark Yaratanlar Ödül Töreni

İstanbul Deri ve Deri Mamülleri İhracatçıları Birliği (İDMİB), 24 Nisan Pazartesi günü Dış Ticaret Kompleksi Fuaye Alanı’nda 2016 yılının Başarılı İhracattçılarını “İhracatta Fark Yaratanlar” Ödül Töreni ile 5 farklı kategoriden 293 başarılı ihracatçı firmayı ödüllendirdi.   Ekonomist ve Futurist Ufuk Tarhan’ın sunumuyla başlayan törende Altın ve Platin ödül almaya hak kazanan firmalara ödüllerini İDMİB Başkanı Mustafa Şenocak takdim etti. Törene LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Murat Özpehlivan Yönetim Kurulu Üyesi Tarık Nayman ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak katıldı.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

2016 İhracatta Fark Yaratanlar Ödül Töreni

İstanbul Deri ve Deri Mamülleri İhracatçıları Birliği (İDMİB), 24 Nisan Pazartesi günü Dış Ticaret Kompleksi Fuaye Alanı’nda 2016 yılının Başarılı İhracattçılarını “İhracatta Fark Yaratanlar” Ödül Töreni ile 5 farklı kategoriden 293 başarılı ihracatçı firmayı ödüllendirdi.   Ekonomist ve Futurist Ufuk Tarhan’ın sunumuyla başlayan törende Altın ve Platin ödül almaya hak kazanan firmalara ödüllerini İDMİB Başkanı Mustafa Şenocak takdim etti. Törene LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Murat Özpehlivan Yönetim Kurulu Üyesi Tarık Nayman ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak katıldı.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

Genç Modacılara ödül gecesi

İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) tarafından düzenlenen "Koza Genç Moda Tasarımcıları Yarışması"nda ödüller sahiplerini buldu. Geçtiğimiz ay 25’incisi düzenlenen ve hepsi birbirinden iddialı 10 genç tasarımcının yarıştığı finalde Mehmet Emiroğlu birinciliğe değer görülürken Başak Koç ikinci, Nazlıcan Karahan ise üçüncü oldu. Ünlü modacıların jüriliğini yaptığı geceye çok sayıda moda sever katıldı. LASiAD adına geceye Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca ve Yönetim Kurulu Başkan yardımcısı Ercan Hardal katıldı. Jüri başkanlığını İHKİB Yönetim Kurulu Üyesi Cem Altan’ın yaptığı yarışmada birinciliği kazanan finalist 20 bin TL para ödülünün yanı sıra Ekonomi Bakanlığı’nın desteğiyle yurt dışında yüksek lisans eğitimi alma hakkını kazandı. İkinci 15 bin, üçüncü 10 bin TL para ödülünün sahibi oldu. İlk üçe giren yarışmacılar ayrıca birer yıl ücretsiz İngilizce eğitim hakkı elde etti. İHKİB Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Tanrıverdi, yaptığı açıklamada, “Türkiye’nin en köklü moda tasarım yarışmasında bugüne kadar 200’ün üzerinde gencimizi moda endüstrisine kazandırdık. Koza Genç Moda Tasarımcıları Yarışması ile tasarım dünyasına adım atan birçok isim bugün yerli ve yabancı markalar için koleksiyon hazırlıyorlar. Gücümüze güç katan genç yeteneklerimizin özgün tasarımlarının katkısıyla 30 yıl önce 1 milyar dolar civarında bulunan hazır giyim ihracatımızı 18,7 milyar dolarlara çıkardık. Türkiye’nin kilogram başına ihracat geliri ortalama 1,5 dolarlarda iken hazır giyim ve konfeksiyonda 23-24 dolarları konuşuyoruz. Katma değerli ihracatta zirvedeysek ve ülkemize her yıl 15 milyar dolar net döviz kazandırıyorsak tasarımın buradaki farkını unutmamamız gerekiyor. Genç yeteneklerimizle birlikte daha fazla tasarıma odaklanıp kilogram başına ihracat gelirimizi 40-50 dolarlara çıkarmak istiyoruz." dedi.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

Dezavantajlı Kişilerin Mesleki Eğitim Yoluyla Topluma Entegrasyonu Projesi

İstanbul Deri ve Deri Mamülleri İhracatçılar Birliği (İDMİB), 10 Mayıs Çarşamba günü Dış Ticaret Kompleksi Şehit Ömer Halisdemir Konferans Salonunda iş adamları ,ev kadınları ve  öğrencilere  ''Dezavantajlı Kişilerin Deri ve Deri Ürünleri Sektöründe Mesleki Eğitim Yoluyla Topluma Entegrasyon Projesi (DEZDEM)''  projesi ile ilgili  Bilgilendirme ve Farkındalık Semineri verdi. Hedef grubu Zeytinburnu, Tuzla, Başakşehir (İkitelli), Güngören ilçelerinde yaşayan 18-35 yaş arası  Sosyal yardım alan işsizler, yoksul ve yoksulluk riski altında bulunan işsiz kadın ve erkekler, işsiz ve engelli çocuğu olan kadınlar, ortopedik bedensel engelli bireyler olan  İDMİB ve Türkiye Deri Sanayici Derneği (TDSD) ortaklığı ile uygulanan proje Avrupa Birliği ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı-İŞKUR  tarafından da finanse edilmektedir. Seminere LASİAD adına Yönetim Kurulu Üyesi Arif Özkan ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak katıldı.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

İTHİB Türkiye’nin İhracatçılarını Ödüllendirdi

İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB), 24 Mayıs Çarşamba akşamı Çırağan Palace Kempinski’de tekstil sektöründeki başarılarıyla ülke ekonomisine katkıda bulunan ihracat liderlerinin ödülleriyle buluştuğu bir ödül töreni düzenledi. Platin ve altın ödüllerin sahiplerini bulduğu gecede hiç ihracat yapılmayan ülkeye ihracat yapan, en fazla katma değerli ürün ihraç eden ve en fazla ülkeye ihracat yapan firmaların temsilcilerine de ödül verildi.   Ödül törenine LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Ercan Hardal, Murat Özpehlivan ve Ahmet Turan katıldı.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD, sektör temsilcileriyle iftar yemeğinde buluştu

İstanbul Hazır Giyim Ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB), birlik ve derneklerle ortaklaşa yaptığı iftarların sonuncusunu Laleli Sanayici ve İş Adamları Derneği (LASİAD)’ la birlikte 16 Haziran Cuma akşamı Sheraton Otelde gerçekleştirdi. Dernek STK başkanları, yöneticileri ve Laleli esnafının katılım gösterdiği iftar yemeğine Fatih Belediyesi Başkanı Mustafa Demir de katıldı. Açılış konuşmasını LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca yaptı. LASİAD yönetiminin ev sahipliği yaptığı geceye yaklaşık 600 kişi katıldı.  “Birliğimizi Pekiştirmek Adına Bundan Sonraki İftarlarınızı Doğu Ve Güneydoğu’da Gerçekleştireceğiz “  Eyyüpkoca; “Ramazanın belki de en güzel sahnelerinden birini yaşıyoruz. Biz LASİAD olarak son 3 senedir aldığımız karar gereği İstanbul’da iftar yapmıyoruz. Geçen sene Ağrı’da bu sene de Muş’ta LASİAD olarak 6.000 kişi ile mükemmel bir iftar gerçekleştirdik. Bu sene İHKİB’in organize ettiği iftarda bize ev sahipliği yaptıkları için çok teşekkür ediyorum. Her yıl Ramazan’da Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin bir ilinde olacağız. Bütün Sivil Toplum Örgütlerine bir çağrıda bulunmak istiyorum, lütfen herkes bir yere dağılsın, birliğimizi pekiştirmek adına bundan sonraki iftarlarınızı Doğu ve Güneydoğu’nun mutlaka bir şehrinde yapın.” Diye konuştu.  “ Bu Olumsuz Ortamı Olumlu Hale Çevirmek İçin Mücadele Ettik” İHKİB Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Tanrıverdi yağtığı; “Son günlerde zor bir dönemden geçiyoruz. Atatürk Havalimanı’nda yaşanan terör saldırısı, yılbaşında Reinakatliamı ve 15 Temmuz darbesi nedeniyle hep işlerimizin geri kalmasına özellikle bizim gibi yurt dışı ile çalışan firmaların zarar görmesine sebep oldu. Bu olumsuz ortamı olumlu hale çevirmek için mücadele ettik. İhracatımız ne kadar düştüyse de Allah’a çok şükür şu anda iyi durumdayız. Bu ülke bizim bu yüzden daha da fazla çalışıp ülkemize, ekonomimize katkı sağlamamız lazım” dedi.   “Ramazan sabahtan akşama kadar aç kalmak iftarda da karın doyurmak değildir” Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir yaptığı konuşma ; “Yine Ramazan gününün bir akşamında geleneksel iftarınızdasizlerle beraber olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Mevlam bu paylaşma hazzını herkese nasip etsin. Necip Fazıl üstad der ki; “Ekmeği paylaşmanın hazzını bir bilseniz ekmeğin kendisinden daha tatlı olduğunu anlarsınız.”Ramazan sabahtan akşama kadar aç kalmak değildir, iftarda da karın doyurmak değildir. Son 10 güne girdik. Mevla’m, başı rahmet ortası mağfiret sonu da cehennem azabından kurtuluş olan ve son 10 gününde saklı olan ve bin aydan hayırlı olan Kadir Gecesinin feyzine ermeyi nasip eylesin. Bu günleri en iyi şekilde yakalayıp, en güzel şekilde idrak edenlerden olalım inşallah. Ramazan bayramınızı şimdiden kutluyorum ” dedi.
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD’ın Ramazan Programı

Paylaşma ve dayanışmaya vesile olan, huzur ve barışa büyük katkı sağlayan on bir ayın sultanı Ramazan 26 Mayıs Cuma akşamı başladı. LASİAD bu süreçte 01 Haziran’da Whıte House;   02 Haziran’da İETT İftar Programı İBB Şehir Parkı;  05 Haziranda Bosna Sancak Kültür ve Dayanışma Derneği 06 Haziran’da Türkiye İktisadi Girişim ve İş Ahlakı Derneği (İGİAD) ve İSTANBUL NAKIŞ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ-İNSAD İftar Yemeği  07 Haziran’da Birleşmiş Milletler Derneği (BMD)   ve İstanbul Konfeksiyon ve İhracatçı Birlikleri (İHKİB), Çorap Sanayicileri Derneği (ÇSD) ve Tüm İç Sanayicileri Derneği (TİGSAD)    08 Haziran’da İHKİB ve Osmanbey Tekstilci ve İş Adamları Derneği (OTİAD)  12 Haziran’da İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB)    Ayakkabı Sektörü İftar Yemeği  Fatih Belediyesi Protokol  13 Haziran’da İHKİB, Konfeksiyon Yan Sanayicileri Derneği (KYSD) ve Merter Sanayici Ve İş Adamları Derneği (MESİAD)    LİONEL hotel iftar yemeği   15 Haziran’da İHKİB, Bayrambaşa Tekstilci Ve Sanayici İş Adamları Derneği (BATİAD) ve Türkiye Triko Sanayicileri Derneği (TRİSAD)   20 Haziran’da Beşiktaş Four Seasons Otel’de İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçı Birliği (İTHİB) ve Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri Ve İş Adamları Derneği (TETSİAD)’ın ortaklaşa düzenledikleri iftar yemeklerine katılım gösterdi.
Devamını Oku
Standard Post with Image

VI. Laleli Fashion Shopping Festival Açılışı Yapıldı

VI. Laleli Fashion Shopping Festival Açılışı Yapıldı LASİAD’ın bu yıl 6.sını düzenlediği Laleli Fashion Shopping Festival 2017’nin açılışı 7 Ağustos Pazartesi günü Double Tree By Hilton Hotel’de gerçekleştirildi. Açılışa İstanbul Valisi Vasip Şahin, Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri (İHKİB) Başkanı Hikmet Tanrıverdi, Sektörel STK’ların başkan ve yöneticileri ve LASİAD üyeleri katıldı. Yeniden 6 Milyar Dolar İhracat Hedefi VI.LALELİ FASHION SOPPING FESTIVAL’in açılışında konuşan LASİAD Başkanı Eyyüpkoca, Laleli'nin ihracatında kötü günlerin geçtiğimiz yıl ile birlikte geride kaldığını belirterek, 2017'ye iyi bir başlangıç yaptıklarını söyledi.  Yılın ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 25-30 artış kaydedildiğini bildiren Eyyüpkoca, festivalde davet edilen alıcıların piyasaya doping etkisi yapacağını söyledi. Eyyüpkoca, bu yıl 8 ülkeden her birinin 10’un üzerinde mağazası bulunan 250 alıcıyı İstanbul’a getirdiklerini vurgulayarak, toplamda en az 2 bin 500 mağazaya satış gerçekleştireceklerini bildirdi. Eyyüpkoca, yeniden 6 milyar dolar ihracat hedefiyle yola çıktıklarının altını çizerek şöyle devam etti: "Geçen sene 15 Temmuz dolayısıyla çok zor bir süreçten geçtik. 15 Temmuz'dan 20 gün sonra 5'inci Laleli Fashion Shopping Festivali yaparken inanılmaz zorlandık. Zor günlerdi, derdimizi anlatabilmek, yabancı alıcıları ikna edebilmek, buraya getirebilmek çok zordu. Hiç fire vermeden 8 ülkeden 200’den fazla alıcıyı ikna edip buraya getirmiştik ve beklediğimizin çok üstünde ticari faaliyetler oldu”dedi. İHKİB Başkanı Tanrıverdi: Laleli Çok Daha Fazlasını Hak Ediyor Eyyüpkoca’dan sonra konuşan İHKİB Başkanı Hikmet TANRIVERDİ, Türk hazır giyim ihracatında Laleli’nin özel bir yeri olduğuna dikkat çekti. Tanrıverdi, Laleli’nin yılın ilk yarısında yakaladığı yüzde 30’luk ihracat artışının moda endüstrisine moral olduğunu söyledi İstanbul Valisi Şahin: Alıcıları Gerçekten Misafir Gibi Ağırlayalım İstanbul Valisi Vasip Şahin açılış programında yaptığı komuşmada30-40 yıl önce ucuz ürün ile ön planda olan Türk mallarının artık kalitesiyle de öne geçtiğini belirtti. Şahin sözlerine şöyle devam etti; ‘’Maliyet itibari ile de rekabet etme noktasında Türk malları çok iyi ve avantajlı konumda. Bizim için önemli olan kalite ve satıştaki istikrar. LASİAD ve Laleli esnafından, İstanbul ekonomisini yönlendiren arkadaşlarımızdan özellikle bir istirhamım var, gelen misafirlerimizi gerçekten misafir gibi ağırlayacağız ve onlara hem kalite hem fiyat olarak en uygun hizmeti vereceğiz, bizim ekonomik ve ticari geleneğimize yakışan budur."   Festival Resimleri için Tıklayınız...  
Devamını Oku
Standard Post with Image

VI. Laleli Fashion Shopping Festival Basın Lansmanı

LASİAD, 02 Ağustos 2017 Çarşamba günü Laleli WyndhamHotel’de IV. Laleli FashionShopping Festival için basın lansmanı düzenledi. Ulusual basından TV ve Gazete temsilci ve muhabirlerinin yoğun ilgisinin olduğu lansman toplantısına LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammed Sancaktar, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Ercan Hardal, Erdem Soylu Karabağlı, Festival Komitesi Başkanıİbrahim Murat Ramizoğlu, Yönetim Kurulu Üyeleri İrfan Akbaş, Tarık Nayman ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüakkatıldı. LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca basın mensuplarına yaptığı açıklamada;‘’Bu yıl "Ticaretin altın anahtarı Laleli" sloganı ile düzenlenecek olan festivalimiz 13 Ağustos'a kadar sürecektir. Bu  festival için 8 ülkeden 250'ye yakın alıcının İstanbul'a geliyor; bir zamanlar 6 milyar dolara yakın ihracata imza atan Laleli için en kötü günlerin 2016 ile birlikte geride kaldı’’dedi. Eyyüpkoca basın açıklamasının devamında "2017'ye iyi bir başlangıç yaptık. Bu yılın ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine göre ticaretimizde yüzde 25-30 artış kaydettik. 'Ticaretin Altın Anahtarı Laleli' sloganıyla 6'ıncısını düzenlediğimiz festivalin yaratacağı sinerji sayesinde eski parlak günlerimize döneceğiz" dedi. Basın Lansmanı görselleri için tıklayınız...
Devamını Oku
Standard Post with Image

POTİAD, LASİAD’ı Ziyaret Etti

Polonya-Türkiye İş Adamları Derneği (POTİAD), 8 Eylül Cuma günü LASİAD’ı ziyaret etti. Ziyarete POTİAD adına Yönetim Kurulu Başkanı Sabri Bektaş ve Genel Sekreter Selçuk Yargıcı katıldı. İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birlikleri (İHKİB) Yönetim Kurulu Üyesi Sabri Sami Yılmaz da POTİAD’a eşlik etti. LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammed Sancaktar, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Ercan Hardal, Erdem Soylu Karabağlı, Murat Özpehlivan, Barış Köseliören, Ahmet Turan, Sayman İbrahim Murat Ramizoğlu, Yönetim Kurulu Üyesi İrfan Akbaş ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak katıldı. Toplantıda karşılıklı fikir alışverişinde bulunuldu.
Devamını Oku
Standard Post with Image

10.İSTANBUL MODA KONFERANSI

Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği’nin  (TGSD) bu yıl onuncusunu düzenlediği İstanbul Moda Konferansı 10 Ekim Salı akşamı Çırağan Palace Balo Salonunda gerçekleşen “Gala Yemeği” ile başladı. Gala yemeğine sektör dünyasının önemli isimleri katılım gösterirken LASİAD adına Yönetim Kurulu Üyesi Tarık Nayman ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak katıldı.  Bu yıl "Why Turkey?" teması ile hayata geçirilen ve 2 gün süren konferans kapsamında Türkiye'de hazır giyim sektörünün gücü, sürdürülebilirlik anlayışı ve bölgede rakipsiz bir iş ortağı olarak yetkinlikleri masaya yatırıldı.11 Ekim Çarşamba günü konferans açılışı yapıldı. Açılış TGSD Yönetim Kurulu Başkanı Şeref Fayat’ın konuşması ile başladı. TGSD Başkanı Şeref Fayat, "Why Turkey?" sloganıyla, bölgenin en gelişmiş hazır giyim sektörüne sahip ülkesi olan Türkiye'nin, 2017 ve devamında hazır giyim alanında güçlü bir iş ortağı olduğunu vurgulamak istediklerini söyledi. Fayat, "Bugün TGSD çatısı altında faaliyet gösteren üyelerimiz Türkiye hazır giyim ihracatının yüzde 60'ını gerçekleştirmektedir. Sektörün bütün değer zincirini üyelerimiz arasında görebilirsiniz. Sadece yönetim kurulu üyelerimiz 1 milyar dolar ihracat yapmaktadır. Türkiye'nin yıllık hazır giyim ihracatı 17 milyar dolar seviyesinde. Ülkemizin hazır giyim alanında gücünü ve vazgeçilmezliğini dünyaya duyurmak istiyoruz. Türkiye hazır giyim için en doğru yatırım ülkesidir. " şeklinde konuştu. İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Hikmet Tanrıverdi ve Türkiye İhracat Kredi Bankası AŞ (Türk Eximbank) Genel Müdürü Adnan Yıldırım’ın konuşmalarıyla devam eden açılış “Türkiye’nin Markaları ve Markaların İhracatı Oturumu” ile devam etti. Açılışa LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyypkoca, Sayman İbrahim Murat Ramizoğlu, Yönetim Kurulu Üyesi Tarık Nayman ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak katılım gösterdi. 
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD, Hazır Giyim ve Konfeksiyon Sektörünün Vizyon Belgesi Basın Toplantısı’nda

İstanbul Hazır Giyim Ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB), 24 Ekim Salı günü Beşiktaş Four Seasons Otel’de Hazır giyim Sektörü Vizyon Belgesi’ni basın mensuplarının yoğun katılımı ile gerçekleştirdi. “Türkiye’yi Stratejik 6 Hamle İle Hazır Giyim İhracatında Dünya Üçüncülüğüne Taşıyacağız” McKinsey’in analitik desteği ile hazırlanan Hazır giyim Sektörü Vizyon Belgesi’ni açıklayan İHKİB Başkanı Hikmet Tanrıverdi: Avrupalı markaların komşu ülkelerden yaptığı alımın 5 yıl sonra 30 milyar dolara ulaşacağını söyleyen Hikmet Tanrıverdi, Türkiye’nin “yakın ülke” kartını kullanarak sadece AB ülkelerine ihracatını 22-23 milyar dolara çıkarabileceğinin bildirdi. Tanrıverdi, 6 stratejik atağın hayata geçirilmesi durumunda 60 milyar dolar ihracatın yakalanabileceğini vurguladı. Toplantıya LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Ercan Hardal, Murat Özpehlivan ve Barış Köseliören katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

12. İTHİB İstanbul Uluslararası Kumaş Tasarım Yarışması

İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) öncülüğünde bu yıl 12.si düzenlenen İstanbul Uluslararası Kumaş Tasarım Yarışması 24 Ekim Salı akşamı Raffles İstanbul Zorlu Center Balo Salonu’nda gerçekleştirildi. Öykü Serter’in sunuculuğunu yaptığı yarışma ve ödül töreni İTHİB Başkanı İsmail Gülle’nin konuşması ile başladı. Gülle; “Tasarıma ve tasarımcıya verilen devlet destekleri ile yükselen ihracatımız Ülke Ekonomisinin büyümesine %2.1 oranında katkı sağlamıştır” dedi. Gecede Hakan Akkaya finale kalan son 10 yarışmacının tasarladığı kumaşlarla muhteşem bir defileye imza attı. Çağla Şikel, Demet Şener ve Özge Ulusoy’un baş manken olarak yürüdüğü gecede Sebiha Alganer birinci oldu. Programa LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Ercan Hardal, Barış Köseliören katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Dezavantajlı Kişilerin Deri ve Deri Ürünleri Sektöründe Mesleki Eğitim Yoluyla Topluma Entegrasyonu Projesi Kapanış Toplantısı

Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilen, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Avrupa Birliği ve Mali Yardımlar Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen “Dezavantajlı Kişilerin Deri ve Deri Ürünleri Sektöründe Mesleki Eğitim Yoluyla Topluma Entegrasyonu Projesi” (DEZDEM)’nin Kapanış Toplantısı 26 Ekim Perşembe akşamı Crowne Plaza Florya’da gerçekleşti. Toplantı İstanbul Deri ve Deri Mamülleri İhracatçıları Birliği (İDMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Şenocak’ın konuşması ile başladı, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi’nin konuşması ve proje kapsamında yer alan öğrencilere sertifika  verilmesiyle sona erdi. Programa LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Barış Köseliören ve Yönetim Kurulu Üyesi Arif Özkan katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Merkez Bankası ROM döviz imkan oranı üst sınırını düşürdü

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından, son dönemde piyasalarda ekonomik temellerle uyumlu olmayan sağlıksız fiyat oluşumları gözlendiği belirtilerek, rezerv opsiyonu mekanizması kapsamında döviz imkan oranı üst sınırı yüzde 55'e indirildi Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından, son dönemde piyasalarda ekonomik temellerle uyumlu olmayan sağlıksız fiyat oluşumları gözlendiği belirtilerek, "Bu durum dikkate alınarak, fiyat istikrarına ve finansal istikrara destek sağlanması maksadıyla rezerv opsiyonu mekanizması kapsamında döviz imkanına ilişkin üst sınır ile dilim aralıklarında değişiklik yapılmıştır. Buna göre, rezerv opsiyonu mekanizması kapsamında döviz imkan oranı üst sınırı yüzde 60'tan yüzde 55'e düşürülmüş, tüm dilim aralıkları da 5'er puan aşağı çekilmiştir. Söz konusu değişiklik ile yaklaşık 5,3 milyar TL likiditesi piyasadan çekilecek olup, yaklaşık 1,4 milyar dolar tutarında döviz bankaların kullanımına geçecektir." açıklaması yapıldı. Açıklamada, "1 Şubat 2018'e (dahil) kadar vadesi dolacak ihracat ve döviz kazandırıcı hizmetler reeskont kredilerinin, kredinin vadesinde ödenmesi halinde, dolar için 3,7000, avro için 4,3000, İngiliz Sterlini için 4,8000 kuru kullanılarak TL olarak yapılabilmesine olanak tanınması ve kredi kullandırım tarihindeki işlem kurunun sabitleme kurundan yüksek olması durumunda kredi kullandırım tarihindeki işlem kurunun esas alınmasına karar verilmiştir." denildi.. www.dunyabulteni.net
Devamını Oku
Standard Post with Image

İGİAD Türkiye İş Ahlakı Zirvesi ‘17

Türkiye İş Ahlakı Zirvesi, Türkiye İktisadi Girişim ve İş Ahlakı Derneği (İGİAD) tarafından Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Bu yıl ikincisi düzenlenen İş Ahlakı Zirvesi’ne Başbakan Yardımcısı Fikri Işık, Sabah Gazetesi Ekonomi Müdürü Şeref Oğuz, ORKA Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Cengiz Ceylan, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak ve İstanbul Şehir Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. Ömer Dinçer konuşmacı olarak katıldı. İGİAD Başkanı Ayhan Karahan yaptığı konuşmada; “İnsan, ancak üretim yapmakla kendini geliştirebilir. Kendi eylemlerimiz ve tercihlerimizle kendi yolumuzu çizeriz, kendi hayatımızı inşa ederiz. İhtiyaçlarımızı karşılamak, sorunlarımızı çözmek, insani ve onurlu bir hayat inşa etmek, ancak insanın iş ahlakına uygun üretici eylemleriyle mümkündür. Lübnan’lı şair Halil Cibran’ın da ifade ettiği gibi, alın yazımızı sadece alın terimizle silebiliriz” dedi. Zirveye LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Turan ve Yönetim Kurulu Üyesi Tarık Nayman katıldı. 
Devamını Oku
Standard Post with Image

DESİGN WEEK TURKEY

Türk tasarımcıları dünyaya tanıtmak ve rekabetçi üstünlük sağlayarak gerek ekonomiye gerekse medeniyete sağlanabilecek katkının potansiyelini vurgulamak üzere önemli bir platform olan Türkiye Tasarım Haftası bu yılda oldukça kapsamlı bir programla T.C. Ekonomi Bakanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından 8-12 Kasım 2017 tarihleri arasında İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlendi. 8 Kasım Çarşamba akşamı Resmi Açılış ile başlayan Tasarım Haftası’nda İMMİB 2017 Endüstriyel Tasarım, İDDMİB Birlikte Tasarlayalım Tasarım Yarışması, İMMİB 4. Plastik Metal Ambalaj Tasarım Yarışması, OAİB 10. Ulusal Mobilya Tasarım Yarışması ve Design Turkey 2017 Endüstriyel Tasarım Yarışmaları kapsamında ödül töreni düzenlendi. Törene LASİAD adına Yönetim Kurulu Üyeleri Mehmet Muhammed Yaşar ve Gökhan Karabulut katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Devlet Destekleri Ve Yatırım Teşvikleri Konulu Bilgilendirme Toplantısı Yapıldı

İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB), ve T.C. Ekonomi Bakanlığı, 21 Kasım Salı akşamı Renaissance Polat İstanbul Hotel’de Ekonomi Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Özgür Volkan Ağar, Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürü İbrahim Uslu’nun katılımları ile “Devlet Destekleri ve Yatırım Teşvikleri” konulu bir toplantı düzenledi. Ekonomi Bakanlığı yetkililerin yaptıkları sunumlarla başlayan toplantı soru cevap şeklinde devam etti. Toplantıya LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

4. Detay Deri Ürünleri Tasarım Yarışması’nın Ödülleri Sahiplerini Buldu

İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği bünyesinde, Ekonomi Bakanlığı’nın destekleriyle, deri sektöründe tasarım ve inovasyona katkıda bulunmak ve ihracatı artırmak amacıyla düzenlenen 4. Detay Deri Ürünleri Tasarım Yarışması’nın ödülleri sahiplerini buldu. Deri sektöründe 2017-2018 yılı sonbahar-kış döneminin modasının belirlendiği Detay Deri Tasarım Yarışması’nda Siran Ertan, Mehmet Ali Dinç, Simay Bülbül, Ruken Mızraklı, Hüseyin Buzrul, Murat Aytulum, Musa Evin, Can Oker, Güven Karaca, Fikriye Altunbaş, Cemal Aydın ve Hakan Güldağ gibi birbirinden değerli isimler jüri üyeliği yaptı. Yarışmanın ev sahipliğini yapan İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mustafa Şenocak’ın ev sahipliğini yaptığı geceye Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkan vekilleri Tahsin Öztiryaki, Mustafa Çıkrıkçıoğlu, ihracatçı birlikleri başkanları katıldı. LASİAD adına geceye Yönetim Kurulu Başkanı Barış Köseliören ve Yönetim Kurulu Üyesi Arif Özkan katıldı. Gecenin açılış konuşmasını yapan Şenocak “Öncelikle İTO Başkanımız, benim de değerli dostum, arkadaşım İbrahim Çağlar’ı son yolculuğuna uğurladık tüm iş dünyasın, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı dilerim” dedi. Tasarım yarışmalarının sektöre sağladığı katkılara vurgu yapan Şenocak, “Şimdi yeni bir tasarım yarışması ile karşınızdayız. Yarışmamızı bir gün ertelemiş olmamıza rağmen bugün çok yoğun bir katılım ile karşılaştık. Her geçen gün daha çok kişiye ulaşan yarışmamızda her iki kategoride de yoğun başvuru aldık ve başta Özge Ulusoy olmak üzere 26 mankenin taşıdığı 12 finalistimizin tasarımlarını puanlayarak yarışmamızı sonuçlandırdık. Bizler sektör olarak ihracatta katma değer için tasarımın, modanın, inovasyonun, Ar-Ge’nin, markanın önemini biliyoruz. Katma değeri artırabilmek için tasarımcılarımıza çok büyük görev düşüyor. Bizleri ileriye katma değeri yüksek ürünlere taşıyacak olan yine tasarımcıların getirdiği yeni bakış açıları olacak” diye konuştu.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

İHKİB Başkan Yardımcısı Mustafa Gültepe‘den LASİAD’a Ziyaret

İstanbul Hazır Giyim Ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mustafa Gültepe 7 Şubat Çarşamba günü LASİAD’ı ziyaret etti. LASİAD Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca ve Yönetim Kurulunun bulunduğu görüşmede ziyaretten duyduğu memnuniyeti belirterek İHKİB’le bugüne kadar yapmış oldukları ortak çalışmalar ve gelecek dönemde yapacakları faaliyetlerden söz etti. Mustafa Gültepe ’12 yıldır ihracat yapıyorum. LCW’nin üretim ve ihracat tarafındayım. Önemli olan istihdama katkı sağlamak ve ülkenin kalkınmasına destek olmak bizde bunun için çalışıyoruz’ dedi.
Devamını Oku
Standard Post with Image

TRİSAD’tan Denetimli Serbestlikten Yararlanan Kişilere İş İmkanı

Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı İstanbul Denetimli Serbestlik Müdürlüğü ile Türkiye  Triko   Sanayicileri Derneği (TRİSAD) iş birliğiyle, hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanan kişilere iş imkanı sağlamak için trikotaj atölyesi açıldı. 19 Şubat Pazartesi günü İstanbul Denetimli Serbestlik Müdürlüğü Binasında kursun açılışı yapıldı. Projede denetimli serbestlik konumunda olan kişilere eğitim vermek ve hayata kazandırılmak üzere düz örme triko örgü makinesi ve konfeksiyonda çalıştırılmak üzere remayözcü kursu verilecek. Usta eğiticiler tarafından, denetimli serbestlik kapsamında infazı devam eden hükümlülerin yer alacağı eğitimi tamamlayanlara katılım sertifikası ve TRİSAD bünyesindeki iş yerlerinde işe başlama garantisi verileceği belirtildi. Açılışa, İstanbul Başsavcı Vekili Mehmet Salih Sol, İstanbul Denetimli Serbestlik Müdürü Necmi Sultani, Türkiye Triko Sanayicileri Derneği (TRİSAD) Başkanı Mustafa Balkuv, İstanbul Tekstil Ve Hammaddeleri İhracatçılar Birliği (İTHİB) Başkanı İsmail Gülle, Çorap Sanayicileri Derneği (ÇSD) Üyesi Özkan Karaca katıldı. LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Barış Köseliören ile Yönetim Kurulu Üyesi Arif Özkan yer aldı. Açılışta konuşan Türkiye Triko Sanayicileri Derneği (TRİSAD) Başkanı Mustafa Balkuv ‘Türkiye’de ilk defa bu konumda bir faaliyet gerçekleştiriyoruz  böyle bir sosyal projeyi sahiplendik. Şu anda bulunduğumuz mekanda sektörümüze sanayimize ihtiyacı olan yetişmiş elemana, yetiştirmek konusunda bir atölye açtık bu Türkiye’de ilk olan bir proje bununla gurur duyuyoruz.’ dedi. İstanbul Başsavcı Vekili Mehmet Salih Sol; ‘Herkesin kazanacağı bir proje şeklinde kazan kazan diye adlandırıyorum ben bu projeyi. Düşünün ki hükümlü hükmünü infaz ederken meslek öğreniyor, bir şeyler üretiyor ve bu ürettiği bütün ürünler 81 vilayetteki muhtaç insanlara gönderiliyor aynı zamanda iş sahibi oluyor. Tekstil Sanayicileri de kazanıyor, burada meslek öğrenen hükümlüler daha ileride tekstil sanayisine eleman olarak yetiştiriliyor.’ diye konuştu.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Başbakan Yıldırım yerli otomobil için tarih verdi

Başbakan Yıldırım Bursa'da AK Parti İl Kongresi'nde önemli açıklamalarda bulundu. Yıldırım, "Yerli otomobilin ilk örneğini 2019'da, seri üretimi 2020-2021'de bitirmiş olacağız" dedi. Yıldırım, burada yaptığı konuşmada, "Dünyanın en güçlü ekonomilerinin bile krize girdiği bir dönemde, Türkiye büyümeye, kalkınmaya devam ediyor. Ekonomide seferberlik ruhuyla başladığımız 2017 rekor büyümesi, ihracat ve istihdam artışıyla devam ediyor." dedi. Her zaman milletle birlikte yürüdüklerine işaret eden Yıldırım, şöyle konuştu: İstiklalimizi, Cumhuriyetimizi ve demokrasimizi tehdit eden bütün şer odaklarına karşı mücadelemiz devam edecek. Türkiye Cumhuriyetini artık hiç kimse, hiçbir güç darbeyle, terörle, tuzaklarla durduramayacak, yürüyüşünü kesemeyecek. Türkiye'nin ekonomisi sağlam, istikrarlı. Yıllardır atlattığımız nice badirelere rağmen kararlı bir şekilde yolumuza devam ediyoruz." YERLİ OTOMOBİL SERİ ÜRETİM 2020-2021'DE Türkiye'nin üretim kapasitesinin artırılmasına yönelik çalışmalar yaptıklarına işaret eden Yıldırım, şunları kaydetti: "Hükümet olarak üretim kapasitemizi, rekabet gücümüzü, araştırma geliştirme kapasitemizi daha da arttıracağız. Teknoloji transferini hızlandırarak yerli ve milli ürünleri daha çok üreteceğiz. Yerli otomobilin ilk örneğini 2019'da, seri üretimi 2020-2021'de bitirmiş olacağız." "CANLA BAŞLA ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ" Türkiye için çalışmaya devam edeceklerini vurgulayan Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü: "İnşallah 2019'da ülkemizi, milletimizi hak ettiği yere getirmek için canla başla çalışmaya devam edeceğiz; Türkiye'nin birliği için, beraberliği için, tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet ülküsü için canla başla liderimiz Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde..." "TÜRKİYE DİMDİK AYAKTA" Yıldırım, kongrenin düzenlendiği TOFAŞ Spor Salonu önünde bekleyen vatandaşlara da hitap etti.  Sözlerine, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın selamını getirdiğini belirterek başlayan Yıldırım, AK Parti kongrelerinin adeta bir şölen, düğün, miting havasında geçtiğini ifade etti.  Başbakan Yıldırım, "Allah sizlerden razı olsun. Bu sevginiz, coşkunuz, muhabbetiniz daim olsun. Birliğimiz, kardeşliğimiz daim olsun." diyerek, şunları kaydetti: "Türkiye, bölgede var olan sıkıntılar, terör, kaos, Suriye'de, Irak'ta iç savaş, bütün bu olumsuzluklara rağmen dimdik ayakta. Milletimiz sayesinde. AK kadrolar, 15 yıldır bir yandan kumpaslara, darbelere, vesayet odaklarına meydan okurken, mücadele verirken, diğer yandan da Türkiye'nin kalkınması için, büyümesi için, Cumhuriyetimizin 2023, 100. yıl hedeflerini yakalamak için liderimiz Recep Tayyip Erdoğan'ın önderliğinde, kararlı adımlarla yoluna devam ediyor. Ne dedik, 'Durmak yok yola devam.' Bursa hazır mısın? 2019'da yeni bir destan yazacak mıyız? Allah sizden razı olsun. Bursa işi bitirmiş, maşallah. Osmanlı'nın torunları, Osmanlı'nın doğduğu, sırtını Uludağ'a vermiş Bursa'nın güzel insanları, Allah sizden razı olsun. Sağ olun, var olun, Allah'a emanet olun. Biz de sizi seviyoruz. Başım, gözüm üstünde yeriniz var. Allah hepinizden razı olsun." Kaynak:www.milliyet.com.tr
Devamını Oku
Standard Post with Image

İHKİB HAZIR GİYİM TEKNOLOJİSİ BECERİ YARIŞMASINDA ÖĞRENCİLER ÖDÜLLENDİRİLDİ

İHKİB Hazır Giyim Teknolojisi Beceri Yarışması 15 Mart Perşembe günü Dış Ticaret Kompleksinde gerçekleşti.İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nin (İHKİB) bu yıl ilk kez düzenlediği ”Hazır Giyim Teknolojisi Beceri Yarışması’nda dereceye giren öğrenciler ödüllerini aldı  Mesleki ve teknik eğitimin kalitesinin artırılması ve algının yükseltilmesi adına İHKİB’e bağlı İHKİB Kağıthane Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, İHKİB Avcılar Mesleki Ve Teknik Anadolu Lisesi, Bayrampaşa Mesleki Ve Teknik Anadolu Lisesi okulları arasında giyim üretim teknolojisi alanında Moda Ve Hazır Giyim Teknolojisi becerileri yarışması düzenlendi. Bu yarışma kapsamında öğrenciler üç gün boyunca gömlek ve etek diktiler.  Törende konuşan İHKİB Başkanı Hikmet Tanrıverdi “Meslek liselerimizden mezun olan her gencimizi sektöre kazandırdığımız bir değer olarak görüyoruz. İHKİB, okulları vasıtasıyla 27 yıldır eğitim, bilgi, çağdaşlık ekiyor; gelir, refah ve toplumsal barış biçiyoruz.  Okullarımızla ve öğrencilerimizle gurur duyuyoruz. Hazır giyim ve konfeksiyon sektörü her yıl ülkemize net 14 milyar dolar döviz kazandırıyorsa mezunlarımızın da bunda payı olduğunu biliyoruz'' dedi Ödül törenine LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

İTHİB Türkiye’nin İhracatçılarını Ödüllendirdi

İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB), 23 Mart Cuma akşamı Raffles İstanbul Zorlu Center’da tekstil sektöründeki başarılarıyla ülke ekonomisine katkıda bulunan ihracatın liderlerini ödüllendirdi. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin katılımıyla gerçekleştirilen Ödül Töreninde Bakan Zeybekçi, Türkiye’nin kalkınması için ihracatın önemine dikkat çekerek geçmişte ihracat seferberliği kapsamında ilk adımı atanın tekstil sektörü olduğunu hatırlattı. Zeybekçi, “Türkiye’de tekstilin sonu asla ve asla gelmeyecek.” dedi.  Platin ve altın ödüllerin sahiplerini bulduğu gecede en fazla ülkeye ihracat yapan firma ödülünü Kadifeteks, en yüksek katma değer üreten firma ödülünü RojaBrode Sanayi ve ihracatını en fazla artıran firma ödülünü ise S3 İplik Sanayi aldı. Ödül töreninde LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Turan’ın sahibi olduğu Turkuaz Tekstil gümüş, LASİAD Eski Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Yasubuğa’nın sahibi olduğu Süper Tekstil altın plaket ödülü aldı. Programa LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Turan ve Yönetim Kurulu Üyesi Arif Özkan katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

İHKİB`in Yeni Başkanı Mustafa Gültepe Oldu

İstanbul Hazır Giyim  İhracatçıları Birliği (İHKİB)  başkanlık, Yönetim ve Denetim Kurulları seçimleri 3 Nisan 2018 Salı günü Dış Ticaret Kompleksinde yapıldı. İHKİB Yönetim Kurulu başkanlığı seçiminde tek aday olan Mustafa Gültepe başkanlık bayrağını Hikmet Tanrıverdi`den devraldı. Dört yıl başkanlık görevini yürütecek olan Gültepe başkan seçilmesinin ardından Hikmet Tanrıverdi`ye hazır giyim sektörüne katkılarından dolayı teşekkürlerini sunarak, "Bu seçimin ve yeni yönetimin, hazır giyim sektörüne ülkemize vatanımıza hayırlı olmasını temenni ediyorum. İnşallah yeni rekorlar kırarak hazır giyim sektörünün ihracatını 18 milyar dolarlardan 20-25 milyar dolara en kısa zamanda ulaştırırız" dedi. İHKİB’in yeni yönetimine LASİAD Yönetim kurulu Başkan Yardımcısı Ercan Hardal yeniden seçilirken, LASİAD üyesi Barış Eraslan ve Mithat Samsama da yeni yönetime seçilen yeni isimler oldu. İHKİB’in olağan Genel Toplantısına LASIAD adına Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammet Sancaktar, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Ercan Hardal ve Barış Köseliören, Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Dark, Sayman İbrahim Murat Ramizoğlu ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

59. Uluslarası Ayakkabı Moda Fuarı Kapılarını Açtı

Türk ayakkabı ve saraciye sektörünün gelişimine katkı sağlayan Uluslararası Ayakkabı Moda Fuarı (AYMOD), 4 Nisan tarihinde CNR EXPO Yeşilköy’de kapılarını ziyaretçilere açtı. 59’uncu kez düzenlenen fuarda 2018-2019 Sonbahar/Kış sezonu ayakkabı modelleri sergilenerek yerli ve yabancı ziyaretçilerin beğenisine sunuyor. Fuar 7 Nisan tarihine kadar devam edecek. 60 bin metre karede 20 bin ziyaretçi hedefleniyor Yerli ve yabancı 20 bin ziyaretçinin beklendiği fuar, sektörün 2,5 milyar dolar olan 2023 yılı ihracat hedefine önemli katkı sağlayacak. Fuara; HammerJack, Twigy, Cabani, RicardoColli, Lapinta başta olmak üzere Devran, İnuovo Lota, Ridge, İlvi, Marcomen, Bulldozer, Darkwood, Topbaş United, Ferudun Kundura, Poletto, SofiaBaldi, Dunlop, Kemal Tanca, Molyer ve Sherlockson gibi sektöre yön veren firmalar katılıyor. Fuarda LASİAD Yönetim Kurulu Üyesi Arif  Özkan katılımcı olarak yer aldı. 
Devamını Oku
Standard Post with Image

26. Koza Genç Moda Tasarımcıları Yarışması

İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği'nin (İHKİB) Ekonomi Bakanlığı'nın desteğiyle bu yıl 26'ncısı düzenlediği Koza Genç Moda Tasarımcıları Yarışması, 2 Mayıs Çarşamba akşamı İstanbul Lütfi Kırdar Kongre Merkezinde gerçekleşti. Genç tasarımcıların yarıştığı geceye moda ve tekstil dünyasının önde gelen isimleri katıldı. Sektörün önde gelen isimlerinin ilgi gösterdiği geceye, Ekonomi Bakan Yardımcısı Fatih Metin, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Mustafa Gültepe, LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ercan Hardal ve Yönetim Kurulu Üyesi Tarık Nayman katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

‘’İhracatın Yıldızları’’ ödül töreni

İHKİB’in düzenlemiş olduğu 2017 yılı başarılı ihracatçılar ödül töreni Hilton İstanbul Bomonti Hotel Grand Balo salonun da gerçekleşti. Kokteylle başlayan program yemekle devam etti. Daha sonra yapılan konuşmaların ardından ödül törenine geçildi. 50 milyon doların üzerinde ihracat gerçekleştiren 58 firmaya platin, 25 – 50 milyon dolar ihracat yapan 70 firmaya altın, 5 – 25 milyon dolar arasında ihracat gerçekleştiren 509 firmaya gümüş olmak üzere toplamda 2 bin 236 firmaya ödül verildi. Türkiye Hazır Giyim ve konfeksiyon sektöründe toplam ihracatın yüzde 75’ini gerçekleştiren İHKİB’in 11 bin 500’ü aşkın üyesi bulunuyor. Törene LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca, Başkan Yardımcıları Ercan Hardal ve Murat Özpehlivan katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD, İMA Ödül Töreni ve Sergi Açılışına katıldı

İstanbul Moda Akademisi’nin ‘2018 Eğitim Dönemi Mezuniyet Töreni ve Sergi Açılışı’ 27 Haziran 2018 tarihinde gerçekleşti. İstanbul Tekstil İhracatçıları Birliği Başkan ve Yönetim Kurulu Üyelerinin ve ünlü simaların katıldığı tören yoğun ilgiyle karşılaştı. LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Ercan Hardal ve Barış Köseliören katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin 25. Olağan Genel Kurulu Gerçekleşti

Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin (TİM)  25.Genel kurulu 30 Haziran 2018 günü Haliç Kongre Merkezinde gerçekleşti. Başbakan Binali Yıldırım’ın katıldığı seçimli olağan genel kurula sektör temsilcileri ve TİM delegeleri katıldı. Genel Kurulu’nda konuşan Başbakan Binali Yıldırım, ekonomideki son gelişmeleri değerlendirdi. Genel Kurulda ayrıca Türkiye’nin ihracat şampiyonu firmalarına ödül verildi. 2017 yılında yaptıkları ihracatla ödül almaya hak kazanan Firmalar ve isimler şunlar; Ford Otomotiv-Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Koç, Toyota Otomotiv Türkiye-Toyota CEO’su Hiroshi Kato, Tofaş Türk Otomobil Fab. A.Ş. - Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Koç, Oyak - Renault Otomobil Fab. A.Ş. - Oyak Renault Genel Müdürü Antoine Aoun TÜPRAŞ - Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Koç, Kibar Dış Tic. A.Ş - Kibar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kibar,  Vestel Ticaret A.Ş - Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu K8’inci Arçelik-Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Koç, Bosch Sanayi Ticaret A.Ş - Yasin Akdere, Mercedes -Benz Türk A.Ş-Bülent Acicbe oldu. Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM), yapılan başkanlık seçiminde yeni başkan İsmail Gülle oldu. Genel Kurula LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammed Sancaktar katıldı.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

TİM’de İsmail Gülle dönemi resmen başladı

Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) 30 Haziran’da gerçekleştirilen 25. Olağan Genel Kurulu’nda Yönetim Kurulu Başkanlığına seçilen İsmail Gülle, görevi Mehmet Büyükekşi’den devraldı. Devir teslim töreninde bir konuşma yapan İsmail Gülle, ihracatçıların karşılaştığı sorunları bildiklerini belirterek, “Bu yükü tek başına değil ihracatçılarla beraber taşımak üzere devraldım. Hepiniz bu işi en iyi bilensiniz. Bana düşen görev koordinasyonu sağlamak ve ekip olarak çalışmak” dedi. 03 Temmuz 2018 günü  Dış Ticaret Kompleksi Ömer Halisdemir Konferans Salonunda gerçekleştirilen devir teslim törenine İhracatçı Birliklerinin başkan ve yönetim kurulu üyeleri, STK ve sektör temsilcileri katıldı. Törene LASAİD adına Yönetim Kurulu Başkan vekili Muhammed Sancaktar ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

İHKİB Hazır Giyim Fuarı Toplantısı

İHKİB (İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği) İstanbul’da hazır giyim fuarı düzenlemek için çalışmalara başladı. Bu kapsamda 6 Temmuz 2018 günü Dış Ticaret Kompleksinde düzenlediği toplantıya İstanbul’da tüm sektörel dernekler davet edilerek katılım sağladı. Düzenlenecek olan fuarın İstanbul Moda haftası ile eş zamanlı gerçekleşmesi ve benzeri konularda fikir alışverişi yapıldı. Toplantıya LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ercan Hardal ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

İHKİB ile Toplantı

LASİAD Yönetim Kurulu, İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçılar Birliği (İHKİB) Yönetim Kurulu ile 12 Temmuz Perşembe günü Dış Ticaret Kompleksinde bir araya geldi. Toplantıda tekstil ve hazır giyim sektöründe yaşanan gelişmeler, iş birlikleri, VII. LALELİ FASHION SOPPING FESTİVAL kapsamda yapılan hazırlıklar ve İHKİB’in İstanbul’da düzenlemeyi planladığı tekstil ve hazır giyim fuarı gibi konularda fikir alış-verişinde bulunuldu. Toplantıya, LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca, Başkan Vekili Muhammed Sancaktar, Başkan Yardımcıları Ercan Hardal, Ahmet Turan, Barış Köseliören ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak katıldı. İHKİB adına ise Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Gültepe, Başkan Yardımcısı Özkan Karaca, Yönetim Kurulu üyeleri ve Genel sekreter yardımcıları bulundu.
Devamını Oku
Standard Post with Image

TİM Başkanı İsmail Gülle'ye Ziyaret

LASİAD, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM)başkanlığına seçilen İsmail Gülle’yi 13 Temmuz Cuma günü makamında ziyaret etti. LASİAD Yönetimi görüşmede Tim Başkanı İsmail Gülle’ye yeni görevinde başarı dileklerinde bulundu. Görüşmeye, LASİAD Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca, Başkan Vekili Muhammed Sancaktar, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Ercan Hardal, Barış Köseliören, Yönetim Kurulu Üyesi İrfan Akbaş ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

İHKİB Yurt İçi Fuarı Toplantısı

İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Fuarlar Komitesi ile Tekstil ve Hazır Giyim dernekleri 17 Temmuz Salı günü Dış Ticaretler Kompleksinde biraraya geldi. Toplantıda, İstanbul’da yapılması planlanan moda ve hazır giyim fuarıyla ilgili fikir alışverişinde bulunuldu. Toplantının sonunda aralarında LASİAD’ın da olduğu 16 dernek ortak bir metin imzalayarak İstanbul hazır giyim fuarıyla ilgili ilk adımı atmış oldu. Toplantıya, LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Ercan Hardal, Murat Özpehlivan ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Laleli’ de Festival Zamanı

Tekstil ve modanın kalbi olan Lalelide sokaklar festival alanına döndü. Gelenekselleşen ve bu yıl 7.si düzenlenen Laleli Fashion Shopping Festival, 6 Ağustos Pazartesi günü start verdi.12 Ağustos’a kadar süren festivale 4 ülkeden 200 alıcı geldi. Rusya, Ukrayna, Kazakistan ve Polonya başta olmak üzere çevre ülkelerin yoğun ilgi gösterdiği festivalde 30 farklı firmanın standı yer aldı.  Laleli, 7 milyar dolarlık ihracat rekoruna koşuyor Festival açılışında konuşan LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin EYYÜPKOCA, 2018’e çok iyi bir başlangıç yaptıklarını belirterek, ilk 6 ayda Türkiye’nin toplam ihracatı yüzde 7,4 artarken biz aynı dönemde yüzde 30’luk bir artış yakaladık. Ocak – Haziran döneminde Laleli’den 3,5 milyar doları aşkın ihracat gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Festivalimizde yapılacak iş bağlantıların yaratacağı sinerji ile 2018’i 7 milyar dolar civarında bir ihracat ile kapatacağız” dedi.   40 Üretici Firma, 200’ü Aşkın Alıcı, Binlerce B2B Görüşme Fırsatı “İstanbul’un güzide alışveriş ve moda merkezlerinden biri olan Laleli, 2017’yi 5,8 milyar dolar ihracat ile kapattı. Elbette çok daha fazlasını yapabiliriz. Laleli’nin mevcut potansiyelini en verimli şekilde kullanmak, ülkemize daha fazla döviz kazandırabilmek için var gücümüzle çalışıyoruz. Bu yıl festival buyunca Rusya, Polonya, Ukrayna ve Kazakistan’dan 200’ü aşkın alıcıyı ağırlayacağız. Misafirlerimizi davet ederken yine ince eleyip sık dokuduk. Alıcılarımızın ülkelerinde en az 10 mağazaya sahip olma şartını koruduk. Ayrıca bir ilki gerçekleştirerek alıcıları B2B görüşmelere katılacak firmalarımızın en yüksek ticareti yaptığı isimler arasından belirledik. 40 üretici firmamız ile alıcılar arasında binlerce B2B görüşme gerçekleşecek. Festivalimizin ana etkinliğini oluşturan bu görüşmelerde yaklaşık 10 milyon dolarlık ticari bağlantılara imza atılacağına ve yeni ihracat köprüleri kurulacağına yürekten inanıyorum.”  2018’in İlk Yarısında Ticaretimizde Yüzde 30 Artış Var Gıyasettin Eyyüpkoca, Laleli ticaretinde Rusya ve çevre ülkelerden gelen turistlerin hayati önemi olduğunun altını çizdi. Rusya ile ilişkilerin parlak günlerine dönmesi ve turist sayısındaki artışın Laleli ticaretine çok olumlu yansıdığını bildiren Eyyüpkoca, şöyle devam etti: “2018’e iyi bir başlangıç yaptık. Yılın ilk yarısında Türkiye’nin toplam ihracatı yüzde 7,4 artarken, biz aynı dönemde yüzde 30’luk bir artış yakaladık. Ocak – Haziran döneminde Laleli’den 3,5 milyar doları aşkın ihracat gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Mevcut trend önümüzdeki aylarda da devam edecek. Festivalimizde yapılacak bağlantıların yaratacağı sinerji ile 2018’i 7 milyar dolar civarında bir ihracat ile kapatacağız. Laleli bugüne kadar en yüksek ihracata 6 milyar dolarla 2014’te ulaşmıştı. 2018’de 7 milyar dolarla tüm zamanların rekorunu kıracağız. Elbette 7 milyar dolar bizim için yeterli değil, en geç 2023’te 10 milyar dolar çıtasının üzerine çıkmak için var gücümüzle çalışıyoruz.” Eyyüpkoca, Laleli Fashion Shopping Festival için tam destek veren Ticaret Bakanlığı,İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB), İstanbul Ticaret Odası (İTO) ile İstanbul Büyükşehir ve Fatih Belediyesi ve Garanti Bankasına  teşekkür ederek plaket takdim etti.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

İstanbul Kids Fashion Fuarına Uluslararası İlgi

35. Uluslararası İstanbul Kids Fashion-Bebek Çocuk Hazır Giyim ve Aksesuarları Fuarı, 17-20 Temmuz tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde 72 ülkeden 4 bin 550 uluslararası ve ulusal profesyonel ziyaretçi ile 156 markanın katılımı ile yapıldı. 2018 Sonbahar-Kış Bebek Çocuk hazır giyim koleksiyonlarının vitrine çıktığı fuara en çok ziyaretçi; soğuk ülkeler Rusya ve Ukrayna ile kış mevsiminin de yaşandığı sıcak ülkeler Cezayir, Libya ve Irak’tan geldi. Fuarı değerlendiren UBM ICC Marka Müdürü Hatice Dinçer, “Bu yıl İstanbul Kids Fashion, 72 ülkeden 4 bin 550 profesyonel ziyaretçi ve 165 markanın katılımı ile gerçekleşti. Hedefi ihracat olan bir fuarız ve en başından itibaren stratejimiz, katılımcı markalarımız 2018 sonbahar kış koleksiyonlarını vitrine çıkardıkları için soğuk ülkeler ve kış mevsiminin de yaşandığı Asya ve Afrika ülkelerinden yoğun profesyonel ziyaretçi katılımı sağlamaktı.” dedi. Fuara LASİAD Yönetim Kurulu Üyesi Rıfat Opan’ın sahip olduğu ALVAN Kids firması katıldı.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

Dünya Piyasasında Son Trendler ve İhracat

İstanbul'da CNR Holding Yönetim Kurulu ev sahipliğinde 8 Ağustos Çarşamba günü ‘Dünya Piyasasında Son Trendler ve İhracat’ temalı sektör buluşması gerçekleşti. Toplantıda sektörün önemli isimleri ve Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TETSİAD) yöneticileri ve üyeleri bir araya geldi.Geceye LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Turan katıldı. CNR Holding İcra Kurulu Başkanı Ali Bulut, holding olarak yurt dışına açılmanın gündemlerinde olduğunu belirterek, Balkanlar, Afrika ve ABD'de önemli girişimlerde bulunacaklarını bildirdi. Sektörün geleceği konuşuldu.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Türk Hazır Giyimciler 'Kur Fırtınası' na Karşı Bir Arada

Hazır giyim endüstrisi, son günlerde şiddetini arttıran ‘Kur fırtınası’na karşı birlik oldu. İHKİB öncülüğünde 15 Ağustos Çarşamba günü Four Seasons Bosphorus Otel’de bir araya gelen 5 hazır giyim ihracatçı birliği ile 11sektörel dernek başkanı ortak deklarasyonla, daha çok üretim ve daha çok ihracat için omuz omuza verdiklerini ilan ettiler. Toplantıya LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammed Sancaktar ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Murat Özpehlivan ve Barış Köseliören katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

11. İstanbul Moda Konferansı başladı

TİM Başkanı İsmail Gülle:"Eylül ayında ithalatın ihracatı karşılama oranı yüzde 88 seviyesine çıktı. Bizim için gelişmişlik seviyesi, ithalat ve ihracatı dengelemiş, cari açık vermeyen bir ekonomi ve sonrasında da daha fazla gelişerek dış ticaret fazlası veren bir ülke olmaktır." dedi. İHKİB Başkanı Mustafa Gültepe:"Markalaşma stratejik programını, konsept fuar modelini, global algı yönetimi geliştireceğiz. Ülkemizden küresel ölçekte 5 büyük hazır giyim markasının alt yapısını oluşturacağız." açıklamalarında bulundu. TÜRKİYE İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle, eylül ayında ithalatın ihracatı karşılama oranının yüzde 88 seviyesine çıktığını belirterek, "Bizim için gelişmişlik seviyesi, ithalat ve ihracatı dengelemiş, cari açık vermeyen bir ekonomi ve sonrasında da daha fazla gelişerek dış ticaret fazlası veren bir ülke olmaktır." dedi. Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) tarafından Çırağan Palace Kempinski'de düzenlenen 11. İstanbul Moda Konferansı, sektör temsilcileri, moda tasarımcıları, yerli ve yabancı konukların katılımıyla bugün başladı. Bu yıl "Responsible Fashion" teması ile hayata geçirilen ve 2 gün sürecek konferansın, gerçekleşecek B2B görüşmelerle ihracatın yanı sıra iç pazar ve istihdama da büyük destek sağlaması hedefleniyor. TİM Başkanı İsmail Gülle, konferansın açılışındaki konuşmasında, Türk tekstil sektörünün son yıllarda çok yol katettiğini belirterek, her yıl düzenlenen konferansın sektöre büyük katkıda bulunduğunu söyledi. Tekstil sektörünün, otomotivden sonra Türkiye'de ikinci büyük ihracatçı sektör olduğunu anımsatan Gülle, "Tekstil sektörünün ihracatı 26 milyar dolar seviyesinde. Bu rakamları aşmamız gerekiyor. Bundan sonraki süreçte içimizden çıkan markaların yurt dışındaki çalışmalarıyla bunu yakalayacağız. Hala tekstil sektörü olarak yatırımlara devam ediyoruz. Dünyanın üçüncü büyük denim hazır giyim üreticisi olduk. Dünyanın beşinci büyük konfeksiyon üreticisiyiz. Avrupa'nın ikinci büyük tekstil üreticisiyiz. Bu kadar önemli sıfatlara sahip bu gücün daha fazlasını yapıyor olması gerekiyor. Bunu hep birlikte gerçekleştireceğiz." diye konuştu. Gülle, sektörün 1,5 dolarlık pamuğu alıp 25 dolarlar seviyesinde katma değere çıkardığını belirterek, sektörün cari açığın kapanmasına katkıda bulunduğunu anlattı.   Eylül ayı ihracat rakamlarına da değinen Gülle, hizmet ve diğer sektörel ihracat başarılarıyla gelecek dönemde yıllık 200 milyar dolarlık ihracat rakamına ulaşmayı hedeflediklerini aktardı.Gülle, TİM olarak tasarıma ve inovasyona önem verdiklerini vurgulayarak, inovasyon ve tasarımla daha fazlasını yapacaklarını belirtti.  TİM'in ihracat yapan sektörlerin sorunlarının çözümünde iş adamlarının yanında olduğunun altını çizen Gülle, Türkiye'de ihracatçı sayısının da gün geçtikçe arttığına dikkati çekti.Gülle, "Eylül ayında ithalatın ihracatı karşılama oranı yüzde 88 seviyesine çıktı. Bizim için gelişmişlik seviyesi, ithalat ve ihracatı dengelemiş, cari açık vermeyen bir ekonomi ve sonrasında da daha fazla gelişerek dış ticaret fazlası veren bir ülke olmaktır." dedi.       "HAZIR GİYİM ENDÜSTRİMİZ İÇİN YENİ HİKAYE YAZACAĞIZ"     İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Mustafa Gültepe de sektör temsilcilerinin başarılı çalışmalarıyla İstanbul'un moda merkezi, Anadolu'nun ise üretim üssü olacağını söyledi.Değer zincirinin tüm aşamalarını, dijital dönüşümle birbirine entegre edeceklerini dile getiren Gültepe, dijital dönüşümün küresel ligde tutunmak için en önemli araç olduğunu vurguladı. Gültepe, sektörde değer zincirinin her halkasında verimliliği artırabilmek için çalışmalar yaptıklarını belirterek, "Sektörün küresel algısı da bizim için çok önemli. Hazır giyim endüstrimiz için yeni hikaye yazacağız. Markalaşma stratejik programını, konsept fuar modelini, global algı yönetimi geliştireceğiz. Ülkemizden küresel ölçekte 5 büyük hazır giyim markasının alt yapısını oluşturacağız." şeklinde konuştu. Son 9 aylık ihracat verilerine de değinen Gültepe, gelecek üç ayda sektör olarak çok daha iyi bir performans sergileyerek 2018 için öngördükleri 19 milyar dolarlık ihracat hedefine yaklaşacaklarını ifade etti. "2023'TE HAZIR GİYİM İHRACATIMIZ 25 MİLYAR DOLARA ULAŞACAK" TGSD Yönetim Kurulu Başkanı Hadi Karasu ise konferansın amacının dünyanın önde gelen modacılarını, ünlü markaların kurucularını, mucitleri, inovasyon ve teknoloji uzmanlarını sektörün temsilcileri ile İstanbul'da buluşturarak, değişen trendleri, yeni akımları, oluşturdukları vizyon, strateji eylem planını tartışmalarını sağlamak olduğunu söyledi. Konferansın ikinci gününde dünyanın büyük alım grupları ile sanayicilerin B2B görüşmeleri gerçekleştireceklerini bildiren Karasu, şunları kaydetti: "Binin üzerinde iş görüşmesinin yapıldığı bu platformda, her yıl yeni iş bağlantıları kuruluyor, mevcutlar pekiştiriliyor. B2B etkinliğimiz ihracata ve iç pazar satışına doğrudan ölçülebilir katkı sağlıyor. Hızla günlük hayatımızın bir parçası olan online satış platformlarının en büyük alım grupları ile iş birliği görüşmelerimiz sürüyor, bu satış kanalını da sektörümüzün hizmetine sunmayı amaçlıyoruz. 2023 yılında yani 5 yıl sonra, 2012 -2017 dönemi kayıplarını da telafi edebilirsek ve gelecek beş yılda da dünya ihracat artış seviyesinde büyüme gösterirsek, hazır giyim ihracatımız 25 milyar dolara ulaşacaktır. Bu hedefe ulaşabilmek için sektörümüze sunduğumuz stratejik eylem planı; kaybettiğimiz pazarları geri kazanmak ve yeni hedef pazarlara girmek, katma değer artışı sağlamak ve nihayet büyümeyi sürdürülebilir hale getirmek olmalıdır."      Kaynak : http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/11-istanbul-moda-konferansi-basladi-40975555                          
Devamını Oku
Standard Post with Image

Oyak-Renault, hibrit araçlar için motorları Türkiye'de üretecek

Türkiye’ye 100 milyon euroyu aşan teknolojik yatırım yapacak olan Oyak-Renault, hibrit araçlar için motoru Türkiye’de üretecek. Mehmet KAYA ANKARA-Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Oyak-Renault’un hibrit araçlar için motor üretimini Türkiye’de yapacağını açıkladı. Varank, Oyak-Renault Genel Müdürü Antoine Aoun’u kabul etti. Kabulün ardından verilen bilgide 100 milyon euroyu aşan tutarındaki yatırımın devlet teşvikiyle yapılacağı belirtildi. Yatırımla Türkiye’de ilk kez alüminyum motor üretilmiş olacak. Fabrikanın temeli 19 Ekim’de Bursa’da törenle atılacak. Görüşmeye yönelik bir açıklama yapan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, motor bloklarının yüksek teknoloji ile üretileceğinin altını çizerek, “Otomotiv sanayimiz için çok büyük bir atılım olan bu yatırım; katma değerli üretime, istihdama ve ihracata ciddi katkılar sunacak. Ayrıca cari açığın azaltılmasına yıllık 2.3 milyar dolar katkı sağlaması bekleniyor” dedi. Oyak-Renault’un yatırımı Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 9 Nisanda açıklanan “süper teşvik” listesinde de bulunuyordu. Yatırım, Oyak Renault Otomobil Fabrikalarının yeni nesil hibrit araçlar için motor, batarya ve alüminyum motor bloğu üretimi kapsamında listeye girmişti. Yatırım projesinin en önemli ayağı olan alüminyum enjeksiyon fabrikasıyla başlayacak. Otomotivde yeni teknolojik yatırım Proje bazlı teşvik sistemi kapsamında yeni nesil hibrit araçlar için motor ve bileşenlerinden oluşan bir yatırım hayata geçiyor. Oyak Renault’un sabit yatırım tutarı 100 milyon avroyu aşan projesiyle fabrikadan çıkacak ürünlerin büyük bölümünün ihraç edileceği kaydedildi. Bakan Varank kabulün ardından yaptığı değerlendirmede; “Bu motor bloklarının üretiminde dünyada sadece birkaç yerde bulunan yüksek teknoloji kullanılacak. Otomotiv sanayimiz için çok büyük bir atılım olan bu yatırım katma değerli üretime, istihdama ve ihracata ciddi katkılar sunacak. Üretimde kullanılacak alüminyumun yerli temini için Türk şirketleriyle görüşmeler sürüyor. Dolayısıyla, yerli kaynaklarımızdan mümkün olan en iyi şekilde yararlanılmış olacak,” diye konuştu. Bakan Varank, yüksek katma değerli yatırımların Türkiye’ye çekilmesi için çalışmalar yapıldığını ve yatırımcılara ayrım yapmadan destek olunduğunu belirterek, “Yatırımcılarımız için son derece cazip teşvikler sunuyor, yerli ve yabancılar arasında hiçbir ayrım gözetmiyoruz. Türkiye’nin çok ciddi bir potansiyeli var, bu potansiyeli en iyi şekilde değerlendirecek ve ekonomideki yapısal dönüşüme hizmet edeceğiz. Ticaret savaşlarının konuşulduğu mevcut dünya konjonktüründe emin adımlarla daha da güçlenerek yolumuza devam ediyoruz. Bu yeni işbirliği her iki taraf için önemli kazanımları beraberinde getirecek. Firmanın ilk model hibrit otomobillerini de Türkiye'de üretmesini arzu ediyoruz” yorumunu yaptı. Bu arada, Oyak Renault Otomobil Fabrikaları Genel Müdürü Antoine Aoun’un görüşmede, Oyak Renault’un dünyanın 70 ülkesine ihracat yapan Türkiye’nin lider otomobil üreticisi olduğunu vurguladığı ve “Tüm modellerimizde üretimimize, yaptığımız planlamalar doğrultusunda 3 vardiya olarak devam ediyoruz. Türkiye, Renault Grubu için çok önemli bir ülke . Renault Grubu, Türkiye’ye güveniyor ve bu güven üzerine yatırım planlarını oluşturuyor.” dediği kaydedildi. Aoun’un motor yatırımına yönelik olarak ise yeni nesil hibrit motor üretiminde en önemli yatırımına başlanmakta olan Alüminyum Enjeksiyon Fabrikası olduğunu kaydettiği ve şirketin yatırımlarını sürdürme kararlılığında olduğunu vurguladığı bildirildi. Bakan Varank’ın, Renault Grubu’nun Dünya Başkan Yardımcısı Thierry Bollore ile OYAK Genel Müdürü Süleyman Savaş Erdem'in 19 Ekim'de Bursa'da yapılacak temel atma törenine katılması bekleniyor.   Kaynak: https://www.dunya.com/sektorler/otomotiv/oyak-renault-hibrit-araclar-icin-motorlari-turkiyede-uretecek-haberi-429249      
Devamını Oku
Standard Post with Image

Afrika iş dünyası İstanbul'da ağırlanacak

  Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, hükümetin 100 Günlük İcraat Programı'ndaki eylemleri arasında bulunan 2. Türkiye-Afrika Ekonomi ve İş Forumu'nu 10-11 Ekim'de İstanbul'da gerçekleştireceklerini belirterek, "Forumla kıta ülkeleriyle ekonomik ve ticari ilişkileri daha da ileri bir seviyeye taşımayı, yatırımları artırmayı amaçlıyoruz.” dedi. Pekcan, AA muhabirine, genç nüfusu ve zengin coğrafyasının verdiği potansiyelle Afrika'nın önemli iş birliği olanakları sunduğunu söyledi. Türkiye'nin kıta ülkeleriyle ilişkilerinin hak ettiği konuma gelmesi amacıyla 2003 yılında "Afrika Stratejisi"ni devreye aldıklarını anımsatan Pekcan, söz konusu tarihten bu yana Sahra altı Afrika başta olmak üzere kıta ülkeleriyle ekonomiden tarıma, eğitimden diplomasi ve güvenliğe kadar her alanda ciddi ortaklıklar tesis edildiğini bildirdi. Pekcan, 2003 yılında 5,4 milyar dolar olan Türkiye'nin Afrika ile toplam ticaret hacminin geçen yıl yüzde 280 artışla 20,6 milyar dolara ulaştığını aktardı. Türkiye'nin Afrika'ya ihracatının geçen yıl itibarıyla 11,7 milyar dolar, ithalatının ise 8,9 milyar dolar olduğunu ifade eden Pekcan, bu dönemde kıta çapındaki Türk yatırımlarının 6 milyar doları, üstlenilen müteahhitlik projelerinin toplamının ise 65 milyar doları aştığını dile getirdi. Pekcan, Afrika ülkelerinden muhataplarla birçok üst düzey ziyaret ve teknik toplantıda bir araya gelerek ilişkilerin geleceğini planladıklarını vurgulayarak, ilki 2016 yılında gerçekleştirilen Türkiye-Afrika Ekonomi ve İş Forumu'nun ikincisini bu ay yapacaklarını söyledi. Hükümetin 100 Günlük İcraat Programı'ndaki eylemler arasında yer alan 2. Türkiye-Afrika Ekonomi ve İş Forumu'nun 10-11 Ekim'de İstanbul'da gerçekleştirileceğini belirten Pekcan, şöyle devam etti: "Bakanlığımız ve Afrika Birliği koordinasyonunda, DEİK organizasyonunda yapacağımız forum ile kıta ülkeleriyle ekonomik ve ticari ilişkileri ileri bir seviyeye taşımayı, yatırımları artırmayı amaçlıyoruz. Diğer ülkelerle birlikte Afrika'ya ortak yatırım için çalışıyoruz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın açılışını onurlandırmasını beklediğimiz organizasyona Etiyopya Cumhurbaşkanı Mulatu Teshome Wirtu'nun da katılımı bekleniyor. Söz konusu foruma Afrika ülkelerinden 30'un üzerinde bakan ve bakan yardımcısı katılacak. Özel sektör ayağında ise 40'tan fazla Afrika ülkesinden 2 bine yakın Afrikalı iş insanının katılacağı bu önemli organizasyonla Türkiye, Afrika pazarındaki iddiasını ve kıta ülkeleriyle son yıllarda oluşturduğu stratejik ortaklığını en güzel biçimde ortaya koyacak." Yeni ekonomik iş birliği imkanları ele alınacak Pekcan, forumda yeni ekonomik iş birliği imkanlarının ele alınacağına işaret ederek, firmalar arasında da görüşmelerin gerçekleştirileceğini bildirdi. Bakan Pekcan, organizasyon çerçevesinde "Adil, Serbest, Sürdürülebilir Ticaret" gündemiyle yapılacak Bakanlar Toplantısı'nın yanı sıra "Afrika'da Ticaret ve Yatırım Finansmanı", "Türkiye ve Afrika Arasında İnşaat, Altyapı ve Enerji Alanında İşbirliği" ve "Afrika’da Bütünleşme Çabaları ve Türk İş Dünyası için Fırsatlar" konulu panellerin düzenleneceğini vurguladı. Afrika ülkelerinin temsilcilerince Türk iş insanlarına kendi ülkelerindeki projeleri anlatacakları sunumların da gerçekleştirileceğini belirten Pekcan, ayrıca Türk müteahhitlik ve bankacılık sektörlerinin anlatılacağı panellerin yapılacağını ifade etti. Pekcan, "Biz Afrika ile sadece ticaret değil, aynı zamanda oraya yatırım yapmak, kıtayla kalkınmak istiyoruz. İlişkilerimizde 'kazan-kazan' ve 'ortaklık' ilkelerini esas alıyoruz." diye konuştu. "Afrika'da müteahhitlik sektöründe Türkiye markası oluştu" Pekcan, Afrika ülkelerinde Türk yatırımlarının artmasına önem verdiklerinin altını çizerek, kıtada bazı ülkelerin ham madde ihracatına dayalı ekonomik yapıdan yavaş yavaş uzaklaşarak ekonomilerini çeşitlendirdiklerini, burada yüzde 42 dolayında olan şehirleşme oranının son yıllarda yükseldiğini, bilgi ve iletişim teknolojilerinin yaygınlaştığını, ihtiyaç duyulan ürün ve hizmet yelpazesinin genişleyerek talebin arttığını bildirdi. Özellikle müteahhitlik sektörünün kıtada faaliyetlerini yoğun şekilde sürdürdüğünü vurgulayan Pekcan, şunları kaydetti: "Afrika'da müteahhitlik sektöründe bir Türkiye markasının oluştuğunu söyleyebiliriz. Müteahhitlerimiz Afrika'nın altyapı ve üstyapısının inşasında en önemli aktörlerden biri olup kıtada günümüze kadar toplam 65 milyar dolar tutarında bin 300'ü aşkın proje üstlendi. Bu değer, müteahhitlerimizin tüm dünyada üstlendiği proje büyüklüğünün yaklaşık yüzde 20'sine denk gelmektedir." Türkiye ile Afrika ülkeleri arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin yasal altyapısının da hızla tamamlandığına işaret eden Pekcan, kıta genelinde Ticari ve Ekonomik İşbirliği (TEİ) Anlaşması imzalanan ülke sayısının 45'e, Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması (YKTK) Anlaşması'nın olduğu ülke sayısının 29'a, Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi (ÇVÖ) Anlaşması sonuçlandırılan ülke sayısının ise 12'ye çıktığını dile getirdi. Pekcan, "Bakanlığımızca yürütülen Karma Ekonomik Komisyon (KEK) toplantıları özellikle Afrika ülkeleriyle ticaretten yatırıma, sağlıktan turizme birçok alanda iş birliği olanaklarının ele alınmasına fırsat tanımaktadır. Afrika ile öngördüğümüz ortak geleceğin inşasına farklı araçlarla devam etmekteyiz." dedi.   Kaynak: http://www.dunya.com/ekonomi/afrika-is-dunyasi-istanbulda-agirlanacak-haberi-429220      
Devamını Oku
Standard Post with Image

TİM'de kadın ihracatçı sayısını artırmak için ilk kez 'Kadın Konseyi' kuruldu

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), kadın ihracatçı sayısını artırmak amacıyla “TİM Kadın Konseyi” oluşturdu. TİM Başkanı İsmail Gülle, “Ülke olarak büyük bir atılım gerçekleştirdiğimiz bu dönemde, kadınlarımızın emeği ve desteğiyle, ihracatımızı sürekli ve kalıcı bir şekilde artırarak, milli hedeflerimize çok daha hızlı bir şekilde ulaşacağız. Kurduğumuz konseyle birlikte kadın ihracatçılarımızın iş dünyasında karşılaştıkları sorunları hızlı bir çözüme kavuşturmayı ve ortaya koydukları projelerini daha etkin şekilde yürütmeyi hedefliyoruz. Biz de oluşturduğumuz bu konseyimizle ihracatta yeni bir seferberlik başlatıyoruz” dedi. Kadın ihracatçı sayısını artırmak, iş dünyasında kadın istihdamı ve girişimciliğini geliştirmek amacıyla Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) bünyesinde “TİM Kadın Konseyi” kuruldu. TİM Başkanı İsmail Gülle, yaptığı açıklamada “Bugün TİM tarihinde bir ilke imza atarak Kadın Konseyi’ni oluşturmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Ülke olarak büyük bir atılım gerçekleştirdiğimiz bu dönemde, kadınlarımızın emeği ve desteğiyle, ihracatımızı sürekli ve kalıcı bir şekilde artırarak, milli hedeflerimize çok daha hızlı bir şekilde ulaşacağız. Biz de oluşturduğumuz bu konseyimizle ihracatta yeni bir seferberlik başlatıyoruz. Kadın ihracatçılarımızın hem mevcuttaki sorunlarını çözmeye, hem de yeni ihracatçı sayımızı artırmaya odaklanacağız. Konseyimizin yol haritasını belirledikten sonra kadın delegelerimiz ile el ele, iş ve ihracat camiasında daha fazla kadının yer alması için çalışmalarımızı sürdüreceğiz” dedi. “Kadın Konseyi ülkemiz ve TİM için mihenk taşı olacak” TİM Başkanı İsmail Gülle “Sayın Cumhurbaşkanımızın dile getirdiği gibi bizim gözümüzde kadınlar insanlığın öğretmenidir. Onlarda zaten Allah vergisi bir kabiliyet olan güçlü bir sezgi var. İşte biz bu yeteneği, ihracata daha fazla entegre etmek istiyoruz. Bu sebeple, kadın delegelerimizin daha aktif yer alacağı bir Kadın Konseyi oluşturma kararı aldık. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün vurguladığı gibi ‘Yeryüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir’.” şeklinde sözlerine devam etti. 2018 yılı itibarıyla 5.200 kadın ihracatçı bulunduğunu belirten TİM Başkanı, “Yani 71 bin ihracatçı firmamızın sadece yüzde 7,3’ü kadınlarımızdan oluşuyor. Yeni yönetimimiz ile ilk defa TİM yönetiminde bir kadın üyemiz yer aldı. Aynı şekilde, İhracatçı Birliklerimizin Yönetim Kurullarında daha öncesinde 39 kadın üyemiz varken, bu dönemde 55 kadın üyemiz yer alıyor. Biz bu sayıları daha da fazla artırma konusunda kararlıyız. Hem kadın ihracatçılarımızın, hem de kadın delegelerimizin sayısının artmasını, çok daha fazla kadın çalışanın iş dünyasında temsil edilmesini amaçlıyoruz. Bu yüzden Kadın Konseyi’mizin kurulmasının hem ülkemiz hem de TİM için bir mihenk taşı olacağına inanıyoruz” dedi. TİM Başkanı Konsey bünyesinde yapılacak çalışmalar için “Kurduğumuz konseyle birlikte kadın ihracatçılarımızın iş dünyasında karşılaştıkları sorunları hızlı bir çözüme kavuşturmayı ve ortaya koydukları projelerini daha etkin şekilde yürütmeyi hedefliyoruz. Bu amaçla başarılı kadın ihracatçılarımızı daha fazla ödüllendireceğiz. Türkiye ve dünyadaki başarılı kadın ihracatçı ve girişimcileri bir araya getireceğiz. Ticaret heyetlerimize daha fazla girişimci kadının katılımını teşvik edeceğiz” değerlendirmesinde bulundu.TİM Kadın Konseyi’nin Ekim ayı içerisinde bir araya gelerek yol haritasını oluşturulması ve somut projelere başlaması bekleniyor.   Kaynak: https://www.istekadinlar.com/kadin-orgutleri/tim-de-kadin-ihracatci-sayisini-artirmak-icin-ilk-kez-kadin-h2494.html  
Devamını Oku
Standard Post with Image

‘Trend İnovasyon’la Ülkemize Hizmet Ediyoruz’

"Konfeksiyon Yan Sanayicileri Derneği (KYSD) himayesinde bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilen ‘Tekstil Aksesuarları Trend ve İnovasyon Etkinliği’ Wow Airport Hotel Convention Center’da başladı. Sektör derneklerinin ve tasarım öğrencilerinin yoğun ilgi gösterdi. " Konfeksiyon Yan Sanayi’nin gelecek projeksiyonuna yön vermek amacıyla kurgulanan ve 2016 yılında ilki gerçekleştirilen ‘Tekstil Aksesuarları Trend ve İnovasyon Etkinliği’ bu yıl üçüncü kez hazır giyim ve yan sanayi firmalarını bir araya getirdi.  Wow Airport Hotel Convention Center’da gerçekleştirilen etkinliğin açılış programına sektör dernekleri, hazır giyim markaları, moda tasarımı öğrencileri ve tasarımcılar yoğun katılım gösterirken, Okan Üniversitesi Moda Tasarımı Bölümü öğrencilerinin yan sanayi ürünlerini kullanarak hazırladıkları kreasyon, ziyaretçilerin oldukça ilgisini çekti.  Bosna Sancak Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı ve LASİAD YK Başkan Yardımcısı Muhammed Sancaktar, OTİAD Başkanı Rıdvan Kandağ, MESİAD Başkanı Yusuf Gecü, BATİAD Başkanı Şerafettin Kurt, TRİSAD Başkanı Mustafa Balkuv, ÖRSAD Başkanı Fikri Kurt, Çorap Sanayicileri Derneği Başkanı İlker Öztaş ve Okan Üniversitesi Sanat Tasarım Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Demet Irklı Eryıldız ve diğer sektör temsilcilerinin hazır bulunduğu açılış programına, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da ‘etkinliğin amacına ulaşmasını temenni ettiğini ve emeği geçen herkesi tebrik ettiğini’ içeren bir mesaj gönderdi.   Yan Sanayiciler ‘Trend İnovasyon’la Moda Algısına Destek Veriyor KYSD Başkanı Murat Özpehlivan açılış konuşmasında Trend İnovasyon etkinliğinin üç ana başlığı olduğunu ifade ederek şunları söyledi: ‘Birincisi, yan sanayimizin trend ve inovasyon yönünü geliştirmek. İkincisi, Üniversite-Sanayi işbirliğini artırmak ki bunu Okan Üniversitesiyle uzun zaman önce başlatmıştık; kendileri hazırladıkları kreasyonlarla bizlere farklı bakış açıları kazandırıyorlar. Üçüncüsü ise, hazır giyim sektörümüzün moda algısına yan sanayiden destek olmaktır. Hep söylediğimiz gibi burada bir kez daha yinelemek istiyorum; yan sanayi olmadan tam sanayi olmaz. Dünyanın her tarafında fuarlar, etkinlikler ve B2B’ler düzenleniyor. Metrekaresi 500-600 Euro’lardan fuarlara, B2B’lere katılan sektör firmalarımıza, bugünkü değerleriyle 380 Dolar civarında bir rakama stant sunmak gerçek manada ülkeye hizmet etmek demektir bize göre. Bu anlamda alın teri döken fuar komitemizi ve yönetim kurulumuzu huzurunuzda alkışlamak istiyorum. Kompozisyon yazarken bir kural vardır; önce ana metni yaz, başlığı en son koyarsın! Bu etkinliğin ismi de Trend İnovasyon; giriş kısmında alın teri, emek, gayret, gelişme kısmında mücadele, azim ve kararlılık var. İnşallah sonucu da hayırlı ve bereketli olur diye ümit ediyoruz. Hepinize tekrar teşekkür ediyorum geldiğiniz ve bizleri desteklediğiniz için.’ Sanayi-Eğitim İşbirliği Sürdürülebilir Olmalı Okan Üniversitesi Sanat Tasarım Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Demet Irklı Eryıldız da konuşmasında sanayi-eğitim uyumunun önemine değinerek KYSD ile uzun yıllar işbirliğine devam etmek istediklerini dile getirdi: ‘Sanat Tasarım Mimarlık Fakültesi Moda Tasarımı Bölümü olarak bu etkinliğe ikinci kez katılıyoruz. Murat Özpehlivan başta olmak üzere dernek yönetimine teşekkür ediyorum. Onlar sayesinde öğrencilerimiz sektörün değerli sanayicilerinin ürettiği malzemeleri tanıyorlar, o malzemelerle kreasyonlar yapıyorlar. Böylelikle hem yaratıcı güçleri gelişirken hem de sektörle tanışmış oluyorlar. Ve biz bunu çok büyük bir kazanç olarak görüyoruz. Öğrencilerimizle, sektörle ve tüm yan sanayicilerimizle birlikte her türlü projeye açık olduğumuzu belirtmek istiyorum. Uzun yıllar bu iletişimimiz sürsün istiyoruz. Ülkemize bu zor dönemlerde yaptığınız katkılar için çok çok teşekkür ediyoruz. Sanayisi, tekstili, eğitimi olmayan ülke olmaz. Yeter ki biz bu işbirliklerini elden geldiğince geliştirmenin yollarını arayalım.’ Son Gün Vizyon 2030 Lansmanı Var Konuşmalardan sonra etkinliğin açılış kurdelesini sektör temsilcileri hep birlikte kesti. Sonrasında etkinlik alanına geçen Başkan Özpehlivan ve diğer sektör temsilcileri stantları dolaşarak katılımcılara hayırlı olsun dileklerini ilettiler. Etkinliğin son gününde KYSD tarafından hazırlanan ‘Konfeksiyon Yan Sanayi Vizyon 2030’ kitap çalışmasının lansmanı da yapılacak. İTO 42. Zümre toplantısıyla birleştirilecek lansman çerçevesinde ekonomik gelişmelerin de gündeme alınması bekleniyor. Konfeksiyon Yan Sanayi Sektörü Hakkında: Konfeksiyon yan sanayi, Türk hazır giyim ve konfeksiyon sanayinin en önemli yapı taşlarından biri olarak tamamlayıcı ve katma değer oluşturulmasında pay sahibi olan önemli bir sektördür. Toplam konfeksiyon maliyetinde yüzde 5-10 oranında bir maliyete sahip olup nihai üründe yüzde 5-15 oranında bir katma değer sağlamaktadır. Uluslararası rekabete açık yapısıyla ihracat deneyimine sahip olup yaklaşık yüzde 20 oranında direkt ve yüzde 50 oranında dolaylı ihracat gerçekleştirilmektedir. Sektör, bu yapısıyla ülkemize döviz girdisinin sağlanmasında önemli bir sorumluluk üstlenmiş ve üretim potansiyeli ile ciddi oranlarda istihdam sağlamış bir sektördür.   Konfeksiyon Yan Sanayicileri Derneği (KYSD) Hakkında: 1995 yılında kurulan Konfeksiyon Yan Sanayicileri Derneği, sektöre verdiği hizmetleriyle ülke içinde ve dışında önemli platformlarda yer alan saygın bir kuruluştur. Yedi gruptan oluşan ve bu grupların içerisinde faaliyet gösteren sektörün öncüsü sanayici üyeleriyle birlikte KYSD’nin gücü, her geçen yıl daha da artmaktadır. Yapılan yatırımlarla ülke ekonomisine katkı sağlayan dernek üyeleri, ürünleri ve verdiği hizmetleriyle de uluslararası pazarlarda aranılan firmalar haline gelmişlerdir. Türk Konfeksiyon Yan Sanayi’nin ülke içinde oluşan gücünü uluslararası platformlarda gösterme çalışmalarını başarıyla sürdüren dernek, Türk tekstilinin gelişmesi için çaba gösteren kurum ve kuruluşların da destekçisidir.   Yan Sanayideki Dönüşüm, “Trend İnovasyon”la Başlayacak Konfeksiyon Yan Sanayicileri Derneği (KYSD) tarafından bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilen ‘Tekstil Aksesuarları Trend ve İnovasyon Etkinliği’ sona erdi. İki gün boyunca Wow Hotel Airport Convention Center’da yerli ve yabancı misafirlerini ağırlayan KYSD, gelecek sene için şimdiden hazırlıklarına başladı. Konfeksiyon Yan Sanayi’nin en seçkin firmalarının iştirakiyle 25-26 Eylül 2018 tarihlerinde düzenlenen ‘III. Trend İnovasyon’ etkinliğinin ikinci ve son gününde, tasarımcıların ve sponsorların desteği, İsrail ile Rusya’dan gelen yabancı alım gruplarının katılımıyla oldukça verimli, renkli ve keyifli anlar yaşandı. Tasarımcılar Trend İnovasyona İnanıyor Moda Tasarımcıları Derneği’nden Can Yunus Çetinkaya, beklentisinin üzerinde bir organizasyonla karşılaşmaktan duyduğu mutluluğu dile getirirken, bir sonraki yıl etkinliğin içerisinde yer almayı düşünebileceğini ifade etti. Okan Üniversitesi öğrencilerinin düğme, fermuar, tela, etiket, vatka, dar dokuma gibi ürünleri kullanarak meydana getirdikleri ürünler, ziyaretçiler tarafından yine ilgiyle takip edildi. Firmaların ikinci günde daha yoğun bir şekilde görüşme yapmak amacıyla organizasyonu ziyaret etmeleri, Dernek yetkilileri ve katılımcılarca memnuniyetle karşılandı. Vizyon 2030 Hedeflerine Trend İnovasyonla Ulaşılacak III. Trend İnovasyon Etkinliği çerçevesinde İstanbul Ticaret Odası 42. Zümre Toplantısı da yapıldı. ‘Türkiye Konfeksiyon Yan Sanayi Sektörü: Vizyon 2030’ kitabının tanıtımının; hazırlık sürecinin ve sektöre kazandıracağı faydaların anlatıldığı toplantıda kitabın oluşmasında başrolü oynayan Prof. Dr. Bülent Özipek de söz alarak 2030 hedeflerinin önemine ve realize edilmesi için yapılması gerekenlere dikkat çeken bir konuşma yaptı. Kalite, fiyat, hız, tasarım, çevre ve sürdürülebilirlik hususlarının konfeksiyon yan sanayi için büyük önem arz ettiğini ifade eden Özipek, sınırlı olan direkt ihracatın artması için ‘Trend İnovasyon’ gibi etkinliklerin çok önemli olduğunu, bu sayede sektörün özgüveninin artacağını, dolayısıyla hazır giyim endüstrisine katma değer sunan yanının daha çok ön plana çıkabileceğini belirtti. Yapılan değerlendirmeler sonucunda sektör oyuncularının fikir birliği yaptığı başlıklar ise şöylece sıralandı: 1) Yan Sanayi Tedarik Denetim Sistemi kurulmalıdır. 2) Firma güvenliği ve denetimler için ilgili bakanlık içinde bir birim oluşturulmalıdır. 3) Yan sanayine yönelik Meslek Liseleri oluşturulmalı, kurulacak böyle bir lisede sektördeki uzmanların sektörle ilgili ana alanları belirleyerek ders vermesi, birikimlerini aktarması sağlanmalıdır. 4) Ortak numune, Tasarım Ofisleri ve Ar-Ge Merkezleri kurulmalıdır. 5) Fonksiyonel, sürdürülebilir, çevreye ve insan sağlığına duyarlı, geri kazanılmış malzemelerin kullanıldığı inovatif ürünler geliştirilmelidir ve bu yöndeki yapılanmalar desteklenmelidir. 6) Uluslararası müşterilerle direkt temas kuracak mekanizmalar geliştirilmelidir. 7) İTO’da Tekstil ve Yan Sanayi Borsası kurulmalıdır. 8) İstanbul sınırları içerisinde Uzman Yan Sanayi Bölgesi oluşturulmalıdır. Trend İnovasyon’un bu maddelerin hayata geçirilmesi için bir başlangıç olduğu noktasında hem fikir olan sektör temsilcileri, yan sanayinin gelecek projeksiyonuna yön verecek bu etkinliğin önümüzdeki yıllarda daha iyi anlaşılması ve sektördeki tüm firmalar tarafından sahiplenilerek Dünya çapında bir marka değerine sahip olması için bugünden itibaren çalışmalara başlayacakların söylediler. Trend İnovasyon Katılımcılarına Marka Tescil Desteği III. Tekstil Aksesuarları Trend ve İnovasyon Etkinliğinin sponsorlarından Adres Patent, etkinlik katılımcılarına özel olarak marka tescil işlemlerinde yüzde 25 civarında bir destek sunacağını açıkladı. Belirli bir süre zarfında yapılacak bu destek için ihtiyacı olan firmaların hemen kendileriyle irtibata geçmesi gerektiğini kaydeden Patent yetkilileri, Trend İnovasyon’un içerisinde olmaktan büyük onur ve mutluluk duyduklarını da ifade ettiler. Etkinlik, ‘Yan Sanayi Pastası’yla Sona Erdi Yine etkinlik sponsorlarından Pastan Burada, son günde, katılımcılara keyifli anlar yaşatan bir pasta hazırladı. Üzerinde yan sanayi ürünlerinin bulunduğu pasta, KYSD üyeleri ve katılımcılarla birlikte kesilerek misafirlere ikram edildi. KYSD Başkanı Dr. Murat Özpehlivan, bu ailenin bir parçası olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirirken, emeği geçen herkese sonsuz şükranlarını sunmayı bir borç bildiğini, gelecek senenin kurgusunu yapmaya şimdiden başladıklarını ve bunun heyecanını tüm yıl boyunca hissedeceklerini, böylece üretken bir STK olmanın hazzını hep birlikte yaşayacaklarını kaydetti. Özpehlivan ayrıca dernek fuar-etkinlik komitesi üyelerinden Osman Nuri Noyan ve İsmail Ali Şahin’e birer plaket vererek, gayret ve emekleri için kendilerinin şahsında tüm komite ve YK üyelerine teşekkürlerini iletti. Ayrıca KYSD Yönetim Kurulu üyeleri, Trend İnovasyon katılımcılarıyla sponsorlarının stantlarını tek tek dolaşıp hepsine desteklerinden ötürü teşekkür ederek, katılım belgelerini takdim ettiler. Konfeksiyon Yan Sanayi Sektörü Hakkında: Konfeksiyon yan sanayi, Türk hazır giyim ve konfeksiyon sanayinin en önemli yapı taşlarından biri olarak tamamlayıcı ve katma değer oluşturulmasında pay sahibi olan önemli bir sektördür. Toplam konfeksiyon maliyetinde yüzde 5-10 oranında bir maliyete sahip olup nihai üründe yüzde 5-15 oranında bir katma değer sağlamaktadır. Uluslararası rekabete açık yapısıyla ihracat deneyimine sahip olup yaklaşık yüzde 20 oranında direkt ve yüzde 50 oranında dolaylı ihracat gerçekleştirilmektedir. Sektör, bu yapısıyla ülkemize döviz girdisinin sağlanmasında önemli bir sorumluluk üstlenmiş ve üretim potansiyeli ile ciddi oranlarda istihdam sağlamış bir sektördür.   Konfeksiyon Yan Sanayicileri Derneği (KYSD) Hakkında: 1995 yılında kurulan Konfeksiyon Yan Sanayicileri Derneği, sektöre verdiği hizmetleriyle ülke içinde ve dışında önemli platformlarda yer alan saygın bir kuruluştur. Yedi gruptan oluşan ve bu grupların içerisinde faaliyet gösteren sektörün öncüsü sanayici üyeleriyle birlikte KYSD’nin gücü, her geçen yıl daha da artmaktadır. Yapılan yatırımlarla ülke ekonomisine katkı sağlayan dernek üyeleri, ürünleri ve verdiği hizmetleriyle de uluslararası pazarlarda aranılan firmalar haline gelmişlerdir. Türk Konfeksiyon Yan Sanayi’nin ülke içinde oluşan gücünü uluslararası platformlarda gösterme çalışmalarını başarıyla sürdüren dernek, Türk tekstilinin gelişmesi için çaba gösteren kurum ve kuruluşların da destekçisidir   Kaynak: http://www.gazetesonan.com/haber/trend-inovasyonla-ulkemize-hizmet-ediyoruz/18000/
Devamını Oku
Standard Post with Image

TİM İhracat Pusulasında Rota: Gana

Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin (TİM) Coface'ın desteğiyle düzenlediği ve 10 ülkeyi kapsayan İhracat Pusulası Programı başladı. İhracat Pusulası Programı’nın ikincisi 17 Ağustos’ta “Rota: Gana” sloganıyla Dış Ticaret Kompleksi’nde düzenlendi. Etkinliğin açılış konuşmalarını TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, Gana Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Muhammed NurudeenIsmaıla ve DEİK/Türkiye-Gana İş Konseyi Başkanı Pelin Güneşoğlu yaptı. TİM Genel Sekreteri Dr. H. Bader Arslan'ın bir sunum gerçekleştirdiği toplantıda Ekonomi Bakanlığı Gana Önceki Ticaret Müşaviri Gana tecrübelerini aktarırken, Coface Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Emre Özer ise ticari riskler ve alacak sigortası konularında firmaları bilgilendirdi. Toplantıya LASİAD adına Yönetim Kurulu üyesi Tarık Nayman katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

İstanbul Moda Konferansı Gerçekleşti

Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği’nin ev sahipliğinde 11. Moda Konferansı, 3-4 Ekim tarihlerinde çok sayıda markanın katılımı ile gerçekleşti. 1500’den fazla B2B görüşmelerinin yapıldığı konferans, iç pazara 150 milyon dolar, ihracata 250 milyon dolar ek ciro hedefiyle yola çıkmıştı. İstanbul Moda Konferansı’nda ayrıca Aslı Filinta, Begüm Berdan, Belma Özdemir, Eda Güngör, Gamze Saraçoğlu, Giray Sepin, Gökay Gündoğdu, Kadir Kılıç, Mehtap Elaidi, Nihan Peker ve Özlem Kaya gibi moda dünyasının önde gelen isimlerinin geri dönüştürülebilir materyaller kullanarak oluşturdukları tasarımlar sergilendi. 2008 yılından bu yana gerçekleşen İstanbul Moda Konferansı, Çırağan Sarayı’nda yapıldı. Açılış galasına çok sayıda özel davetli katıldı. Sektörün önemli isimlerinin katıldığı geceye, LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak katıldı. Ertesi gün ki yapılan konferansa birçok modancı’nın da katıldığı güne LASİAD adına Yönetim Kurulu üyesi Tarık Nayman ve Genel sekreter Şeraffettin Yüzüak katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Ayakkabı Tasarımcılarından Muhteşem Şov

Ayakkabı sektöründe tasarım ve İnovasyona katkıda bulunmak ve katma değerli ürün ihracatını artırmak amacıyla düzenlenen "3.Uluslararası Ayakkabı Tasarım Yarışması" ödülleri sahiplerini buldu.10 Ekim akşamı Raffles Istanbul’ da İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği'nin (İDMİB) düzenlediği yarışmanın kreatif direktörlüğünü Hakan Yıldırım üstlendi. Jüri üyeleri arasında Gülşen ve Edis yer aldı. Ödül töreninde konuşan İDDMİB Başkanı Mustafa Şenocak, “Ayakkabı sektörümüzde çift başına 60 dolara varan çok yüksek ihracat değerlerine ulaştık. Bu rakamı daha da yukarılara taşımanın yolu tasarımdan geçiyor. 2018 yılının ilk dokuz ayında 170 ülkeye, 703 milyon dolar değerinde ayakkabı ihracatı gerçekleştirdik. Böylece 2016 yılı ihracat rakamını 9 ayda geçtik, 2017 rakamını ise Ekim’de geçeceğiz.” dedi. TİM Başkanı İsmail Gülle, katma değerli ihracatın önemli olduğunu belirterek, "Tasarımın gücüne ve Ar- Ge'ye her zaman inandık. Tasarım, malın artısı ve fikrin parasal karşılığı. Tasarım, Ar-Ge ve inovasyon ile ilgili söyleyecek ve yapılacak çok şey var. Böyle bir organizasyonu başlattıkları için İDMİB ailesine teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı. ‘Ayakkabıda dünyanın en büyük 6. üreticisiyiz’ Şenocak, “İhracatımızı sadece nicelik olarak değil, nitelik olarak da artırmak zorundayız. Türkiye, ayakkabı sektörü bugün dünyanın çift bazında en büyük 6. üreticisi, 8. ihracatçısı. Ancak değer bazında 25. sırada yer alıyoruz. Bu durumu değiştirmek zorundayız. Bunu da ancak katma değerli ihracatımızı artırarak yapabiliriz. Bunu yapmanın en etkili yolu da tasarım gücümüzü artırmak. Üçüncüsünü gerçekleştirdiğimiz bu yarışma ile bu amaca katkı sağlamaya çalışıyoruz.” diye konuştu. 10 tasarımdan altısına ödül Kadınlar kategorisinden birinci olan Dila Korkmaz 15 bin TL, ikinci Melih Öz 10 bin TL, üçüncü Gamze Gürtaşar 5 bin TL, Erkekler kategorisinde birinci olan Oya Cevizkaya 15 bin TL, ikinci Kaan Eratalay 10 bin TL, üçüncü Alparslan Şendağlı 5 bin TL ve yurt dışı eğitim ödülünün sahibi oldu. Ayrıca genç tasarımcılar eğitim süreçlerine katkıda bulunacak tasarım tabletleriyle de ödüllendirildi. LASİAD adına geceye, Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Türkiye'nin Girişimcileri Ödüllendirildi

Ticaret Bakanlığı'nın desteklediği TİM ile TEB ortaklığında bu yıl ilk kez Türkiye'nin Girişimcileri Ödül Töreni gerçekleştirildi. 11 Ekim günüÇırağan Sarayında gerçekleşen törende 10 girişimci ödüllendirildi. Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ve TİM Başkanı İsmail Gülle’nin iştirak ettiğiTörende "Türkiye'nin En Hızlı Büyüyen Girişimcisi Ödülünü" Delphisonic, "En Yüksek İhracata Ulaşan Girişimci Ödülünü" Rem People, "En Fazla Ülkeye İhracat Yapan Girişimci Ödülünü Miops", "En Fazla Yatırım Alan Girişimci Ödülünü" Segmentify, "En Motive Edici Başarı Hikâyesi Ödülünü" DermisPharma,"Uçtan Uca Girişimcilik Ödülünü" Indisera, "Anka Kuşu-Küllerinden Doğanlar Ödülünü" Scotty, "İlk Göz Ağrısı Ödülünü" Gastroclub, "Çevreye En Duyarlı Girişim Ödülünü Reengen, "En Başarılı Kadın Girişimci Ödülünü" Artge aldı. "10 ilde faaliyette bulunan Girişim Evlerini Bakanlık olarak çok önemsiyoruz" "Girişimci, bir ekonominin yüklemidir ve yüklem olmazsa cümle kuramazsınız." diyen Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, yeni ürünler, yeni iş yapma teknikleri ve yenilikçi fikirleri pazara sunmanın girişimcilerin eseri olduğunu söyledi.Pekcan, girişimci zihinlerin bir ülkenin zenginliği olduğunu belirterek, "Bu girişimci zihinleri harekete geçirecek tüm çalışmaları desteklemeli ve yüreklendirmeli ve bu girişimci zihinleri yüreklendirecek ekosistemleri yaratmak için gereken her türlü çabayı hep beraber göstermeliyiz." diye konuştu. "Türkiye yenilikçilikte çok üst sıralarda" TİM Başkanı İsmail Gülle ise 2018 Küresel Girişimcilik Endeksi'ne göre Türkiye'nin 137 ülke arasında 37. sırada yer aldığını, "start-up yetenekleri" ve "yenilikçilikte" ise çok daha üst sıralarda olduğunu söyledi. TEB ile 2015'te yola çıkarak Türkiye'nin geleceğine ışık tutan girişimcilere katkı sağlayacak TİM-TEB Girişim Evleri'ni açmaya başladıklarını belirten Gülle, bugüne kadar 650'den fazla girişimci yetiştirdiklerini bildirdi. Yazar Ayşe Arman ve Türkiye Oyun Geliştiriciler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ali Erkin'e "İlham Veren Girişimciler Ödülü", İTÜ ve ODTÜ'ye de Türkiye'nin girişimcilik ekosistemine yaptıkları katkılardan dolayı özel ödül takdim edildi. Ödül törenine LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

İhracatta Ödüller Sahiplerini Buldu

İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği (İDMİB), 5 farklı kategoride, 2017 yılının 333 başarılı firmasını “İhracatta Fark Yaratanlar” Ödül Töreni ile ödüllendirdi.Dış Ticaretler Kompleksinde 25 Ekim Perşembe günü yapılan törende platin,altın,gümüş,bronz ve başarı sertifikası ile 5 farklı ihracatçılar ödüllendirildi. Törenin açılışında konuşan İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mustafa Şenocak, “Bugün ihracat ödülü alan firmalarımız arasında son 1 yılda 50’nin üzerinde ülkeye ihracat gerçekleştiren, ihracatta kilogram başı birim fiyatı 300 doları aşan, son 3 yıldır ihracat gerçekleştirilmeyen Gambiya, Lihtenştayn, Togo gibi ülkelere ihracat yapan firmalarımız var.” dedi. Geceye sektörün önemli isimleri katıldı. LASİAD adına Yönetim Kurulu Üyeleri Arif Özkan ve Tarık Nayman katıldı.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

Türkiye 2019'da ihracatla büyüyecek

Cumhurbaşkanlığının 2019 yılına ilişkin programına göre, gelecek yıl ekonomik büyümenin özellikle mal ve hizmet ihracatı kaynaklı olması tahmin ediliyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Strateji ve Bütçe Başkanlığınca hazırlanan "2019 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı"nın onaylanmasına ilişkin karar Resmi Gazete'nin mükerrer sayısında yayımlandı. Buna göre, Yeni Ekonomi Programı (YEP) kapsamında açıklanan 2019-2021 Orta Vadeli Programıyla (OVP) öngörülen makroekonomik dengelenme sürecine yönelik politika ve tedbirlerin hızlı ve etkin bir şekilde hayata geçirilmesi hedefleniyor. Kısa vadede fiyat istikrarının ve finansal istikrarın yeniden tesis edilmesi, ekonomide dengelenmenin ve bütçe disiplininin sağlanması, orta vadede sürdürülebilir büyüme ve adaletli paylaşıma yönelik ekonomik değişimin gerçekleştirilmesinin amaçlandığı OVP'nin ilk yılında, GSYH büyüme hızının yüzde 2,3 olarak gerçekleşmesi, katma değerin ise tarım sektöründe yüzde 1,5, sanayi sektöründe yüzde 1,6, hizmetler sektöründe (inşaat dahil) yüzde 2,6 oranında artacağı tahmin ediliyor. İstihdam açısından bakıldığında ise önümüzdeki yıl, ekonomideki dengelenme süreci ve bu sürecin ima ettiği düşük büyüme oranları çerçevesinde istihdam artışının bir miktar hız keserek bir önceki yıla göre 439 bin kişi artacağı, işsizlik oranının ise yüzde 12,1'e yükseleceği öngörülüyor. İş gücüne katılma oranının yükselişini sürdürerek 2019 yılında 0,5 puan artışla yüzde 53,7'ye ulaşması bekleniyor.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Hazır giyim ihracatı 18,5 milyar dolara koşuyor

Türkiye'nin 2018 yılı hazır giyim ve konfeksiyon ihracatının 18,5 milyar doları bulacağı tahmin ediliyor. İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Mustafa Gültepe, AA muhabirine, 2017 yılını yaklaşık 17 milyar dolarlık ihracatla kapatan hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün genel ihracatta yüzde 10,8 paya sahip olduğunu bildirdi. Yaptıkları ihracatın yaklaşık 14 milyar dolarını net ihracat geliri olarak ülkeye bıraktıklarını anlatan Gültepe, "Yani biz cari fazla veren bir sektörüz, dolayısıyla Türkiye'ye para bırakan bir sektörüz. İş gücü anlamında da özellikle kadın iş gücü anlamında, Türkiye'de hizmet sektöründen sonra ikinciyiz. Hazır giyim ve tekstil sektörlerini topladığınız zaman toplamda 28 milyar dolara yakın bir potansiyeli var, bu büyüklükle otomotiv sektöründen sonra ikinci büyük sektör." diye konuştu. Hazır giyim olarak Türkiye'nin dünyada 5'inci, Avrupa'da da 3'üncü büyük tedarikçi olduğunu kaydeden Gültepe, sektörün ve pazarın her geçen gün büyüdüğünü dile getirdi. Daha fazla katma değerli ürün satmak için tasarıma ağırlık verdiklerini dile getiren Gültepe, şöyle konuştu: "Artık eskisi gibi 'Ucuz mal satalım.' düşüncesi bizim sektörde hakim değil. Koleksiyonların yüzde 100'ünü firmalarımız kendileri oluşturdu. Gerek kumaş anlamında gerek aksesuar anlamında gerekse dikim anlamında ciddi bir emek var. Hedefimiz artık katma değerli ürün satmak. İhracatımızın kilogram değeri şu anda ortalama 20 dolar. Türkiye'nin ortalaması 1,3 dolar. Kilogram değeri bakımından savunma sanayi ve mücevherat sektöründen sonra biz geliyoruz. Amacımız inovatif ürünlerle ihracat kilogram değerini daha da yukarılara çıkarmak. Yakın vadede önce ihracat kilogram değerini 25 dolara, sonra da 30 dolara çıkarmayı hedefliyoruz." 2019 hedefi 20 milyar dolar Yılın ocak-eylül dönemindeki ihracatının yaklaşık 13,3 milyar dolar düzeyinde gerçekleştiğini belirten İHKİB Başkanı Mustafa Gültepe, "2018 sonunda ihracatın 18,5 milyar dolara ulaşacağını tahmin ediyoruz. 2019 yılı hedefimiz bu yılın rakamını en az yüzde 10 artırmak ve inşallah 19,5 - 20 milyar doları zorlamak." beklentisini dile getirdi. Türk hazır giyim ve konfeksiyon ürünlerinin batı Avrupa ve diğer komşu ülkelerde çok rağbet gördüğünü, komşu ülkelerde Türk markalarının mağaza sayısının 3 bine ulaştığını kaydeden Gültepe, "Her ay en az 10-15 mağaza açıyor bizim markalarımız. Rusya, Kazakistan, Özbekistan, Suudi Arabistan, Dubai, Irak, İran, Bulgaristan, Yunanistan, Romanya ve daha birçok ülkede Türk mağazaları var. Bunlar belli bir noktaya geldikten sonra Avrupa ülkeleri ve Amerika'ya doğru bir açılım olabilir." dedi. Gültepe, iç piyasaya üretim yapan firmaların fiyat konusunda biraz hassas davranmaları gerektiğine de işaret ederek, "En son hükümetimiz bir indirim kampanyası başlattı. 1-2 ay zam yapmadan kimseye bir şey olmaz. Sürekli fiyat artırmak, stokçuluk yapmak ülkeye hainlik yapmak demektir. O nedenle bir 'durun' diyorum." değerlendirmesinde bulundu.
Devamını Oku
Standard Post with Image

İhracatta Cumhuriyet tarihinin rekoru kırıldı

İhracat ekimde otomotivin ivme kazanmasının yanı sıra kimya ve çelik sektöründeki artışla 15.7 milyar dolara çıkarak Cumhuriyet tarihinin en yüksek aylık verisine ulaştı. İhracatın ithalatı karşılama oranı da yüzde 96.7 ile 20 yılın zirvesine çıktı. Türkiye’nin ekim ayı ihracatı tarihi rekora imza attı. Ticaret Bakanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre ekimde geçen yıla göre ihracat yüzde 13.1 arttı ve 15 milyar 732 milyon dolara yükseldi. Bu Cumhuriyet tarihi boyunca yakalanan en yüksek aylık ihracat rakamı. 12 aylık ihracat ise geçen yıla göre yüzde 20.9 artışla 166 milyar 809 milyon dolara çıktı. 12 aylık ihracat rakamı da yine Cumhuriyet tarihi rekoruna imza attı. Dış ticaret verilerinde ise iç talepteki yavaşlama kendini gösterdi. İthalatın yüzde 23.5 azalışla 16 milyar 261 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise yüzde 96.7’ye çıkarak son 20 yılın zirvesine çıktı. TİM ve Ticaret Bakanlığı ekim ayı ihracat verilerini dün Adana’da Cumhuriyet tarihinin ilk iplik fabrikası olan Adana Müzesi’nde açıkladı. İhracatta rekor lokomotif otomotivin iyi performansının yanı sıra çelik, demir, kimya sektörlerinin ihracatındaki sıçrayışla geldi. İlk on aylık ihracat ise yüzde 7.6 artışla 138.8 milyar dolara çıktı.   Kaynak: https://www.star.com.tr/ekonomi/ihracatta-cumhuriyet-tarihinin-rekoru-kirildi-haber-1402047/
Devamını Oku
Standard Post with Image

İhracatçılara pasaport kolaylığı

İhracatçıların hususi damgalı pasaport alabilmesi için her takvim yılında ihracat yapmaları şartı kaldırıldı. İçişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, ihracatçıların hususi damgalı pasaport alabilmesi için her takvim yılında ihracat yapma şartı değiştirildi. Değişikliğe göre, son üç takvim yılındaki toplam ihracat tutarının ortalamasının kanunda belirtilen oranda olması, yeşil pasaport verilmesi için yeterli olacak. 5682 sayılı Pasaport Kanunu’nun 14' üncü maddesi kapsamında, "İhracatçılara Hususi Damgalı Pasaport Verilmesine İlişkin Esaslar Hakkında Karar" geçen yıl Mart ayında yürürlüğe girmişti. Buna göre, kararda belirtilen tutarda ihracat yapan firma yetkilileri, hususi damgalı pasaport alabiliyordu. Resmi Gazete'de önceki günlerde yayımlanan 214 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile "İhracatçılara Hususi Damgalı Pasaport Verilmesine İlişkin Esaslar Hakkında Karar" da değişiklik yapıldı. - İhracatçıya yeşil pasaport, üç yılın ihracat ortalamasına göre verilecek Yapılan son değişiklikle hususi damgalı pasaport verilmesi için "her takvim yılında ihracat yapmak şartı" kaldırıldı. İhracatçı artık son üç takvim yılında yapılan toplam ihracat tutarının ortalaması kanunda belirtilen oranda ise, firma yetkililerine hususi damgalı pasaport alabilecek.   Kaynak: http://www.adaletbiz.com/gundem/ihracatcilara-pasaport-kolayligi-h227728.html
Devamını Oku
Standard Post with Image

Design Week Turkey 2018’de Moda Tasarımı Konuşulacak

Endüstriyel tasarımdan modaya, mimariden görsel iletişim tasarımına, Türkiye’yi tasarım dünyası ile buluşturan Design Week Turkey, bu yıl moda eksenli atölye ve panelleriyle dikkat çekecek. ‘Dünya Starlarının Yeni Modası: Türk Tasarımı’, ‘Tasarımın Işıldayan Yüzü: Mücevher’ başlıklı panellerde ve Design Talks’ta ünlü tasarımcılar, yerelden ulusala uzanan başarı hikâyelerini anlatacak. Etkinlik kapsamında renkleri tanımlamak ve kusursuz renk kombinasyonları oluşturmak amacıyla gerçekleşecek ‘Renk Uyumu 101 Atölyesi’ de katılımcılarını bekliyor. 16-18 Kasım’da Haliç Kongre Merkezi’nde ‘Tasarım Ekosistemi’ ana temasıyla gerçekleşecek Design Week Turkey 2018 (Türkiye Tasarım Haftası) için geri sayım başladı. 3 gün boyunca, 22 panel ve konferans, 50’den fazla konuşmacı, 19 sergi ve enstalasyon, 16 atölye çalışması, 100’ün üzerinde tasarımcı ve binlerce izleyicinin bir araya geleceği Design Week Turkey, bu yıl özellikle moda eksenli atölye ve panelleriyle de ilgi odağı olacak. T.C. Ticaret Bakanlığı koordinasyonu ile Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından bu yıl üçüncüsü gerçekleşen Design Week Turkey 2018’de bu yıl düzenlenecek ‘Dünya Starlarının Yeni Modası: Türk Tasarımı’, ‘Tasarımın Işıldayan Yüzü: Mücevher’ ve Design Talks bölümünde yer alan ‘Moda ve 3B Baskı’ panelinde ünlü tasarımcılar, yerelden ulusala uzanan başarı hikâyelerini izleyicilerle paylaşacak. Dünya Starlarının Yeni Modası: Türk Tasarımı Ana sahnede gerçekleştirecek ‘Dünya Starlarının Yeni Modası: Türk Tasarımı’ panelinin moderatörlüğünü ELLE Türkiye Genel Yayın Yönetmeni Zeynep Üner üstlenecek. Türk kimliği ile özellikle moda alanında kendi isimlerinden marka yaratan, tarzlarıyla dünya starlarının ilgisini çeken tasarımcılar yerelden küresele uzanan hikâyelerini anlatacak. Rekabetçi moda sektöründe Türk kimliğiyle var olabilmek için nelerin gerektiğini ve yurt dışında başarıya ulaştıran temel faktörleri inceleneceği panelin konuşmacıları ise Moda Tasarımcıları Dilara Fındıkoğlu, Raisa ve Vanessa Sason olacak.   Kaynak: http://www.guncelkadin.com.tr/design-week-turkey-2018de-moda-tasarimi-konusulacak
Devamını Oku
Standard Post with Image

Hazır Giyim ve Konfeksiyon Sektöründe Yüzler Gülüyor

Ekim ayında 1,6 milyar dolar ihracat ile Türkiye’nin en çok ihracat yapan üçüncü sektörü olan Hazır Giyim ve Konfeksiyon sektörü, 9-12 Ocak 2019 tarihleri arasında, İstanbul Fuar Merkezi – CNR Expo’da 36’ncısı düzenlenecek Uluslararası İstanbul CBME Türkiye Anne, Bebek ve Çocuk Ürünleri Fuarı’nda buluşmaya hazırlanıyor. Fuara,125 ülkeden, 300 katılımcı, 750 marka ile 18 bini aşkın profesyonel ziyaretçi katılımı bekleniyor. 600 milyon TL ekonomik büyüklüğe ulaşan bebek ve çocuk giyimi, ülkemizde ve global pazarlarda hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün en yüksek büyüme potansiyeline sahip alt sektörü olarak dikkat çekiyor. Sektörün Ekim ayında anne bebek çocuk ürünleri alanında bir dünya markası olan ve Türkiye dışında Çin, Hindistan ve Singapur’da düzenlenen 36.Uluslararası İstanbul CBME Türkiye Anne, Bebek ve Çocuk Ürünleri Fuarı’nda biraraya geleceğini ifade eden UBM ICC Marka Direktörü Hatice Dinçer,“212 ülkeye yapılan 17 milyar dolarlık toplam hazır giyim ihracatı içinde bebek giyimi yüzde 1,6 paya sahip olurken, sektörün yıllık ekonomik büyüklüğü 600 milyon TL’ye ulaştı. Türkiye, Ekim ayında ülke olarak Cumhuriyet tarihimizin en yüksek ihracat rakamlarına ulaştı. Hazır Giyim ve Konfeksiyon sektörünün 1,6 milyar dolar ihracat ile en çok ihracat yapan sektör olmasını çok memnuniyet verici buluyoruz” dedi.   Kaynak: https://www.akilligundem.com/hazir-giyim-ve-konfeksiyon-sektorunde-yuzler-guluyor/
Devamını Oku
Standard Post with Image

Kriz tekstil sektörüne yaradı: İhracat rekoru

İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği, Ekim ayında 939 milyon dolarlık rekor ihracat gerçekleştirdi. İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği, Ekim ayında 939 milyon dolarlık rekor ihracat gerçekleştirdi. İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği'nden (İTHİB) yapılan açıklamaya göre, birlik, sadece Ekim ayı içerisinde 175 ülkeye gerçekleştirdiği 939 milyon dolarlık ihracat ile Cumhuriyet tarihi rekoru kırdı. İTHİB Başkanı Ahmet Öksüz, "İTHİB olarak sadece Ekim ayı içerisinde 175 ülkeye gerçekleştirdiğimiz 939 milyon dolarlık ihracat ile Cumhuriyet tarihi rekoru kırdık. 2018 yılı ekim ayı ihracatı tüm zamanların en yüksek ekim ayı ihracat rakamı oldu" ifadelerini kullandı. Açıklamada görüşlerine yer verilen İTHİB Başkanı Ahmet Öksüz, tekstil ve hammaddeleri sektöründe Ekim ayı cumhuriyet rekoru kırdıklarını belirterek, "İTHİB olarak sadece ekim ayı içerisinde 175 ülkeye gerçekleştirdiğimiz 939 milyon dolarlık ihracat ile Cumhuriyet tarihi rekoru kırdık. 2018 yılı ekim ayı ihracatı tüm zamanların en yüksek ekim ayı ihracat rakamı oldu. 2018 yılının sonuna kadar bu rakamların artacağını düşünüyorum. Türk tekstil sektörü olarak dünya modasına yön verebilecek güce sahibiz. Türkiye için dış ticaret açığını azaltmak önemli, bunun için de ihracatımızı daha da artırmalıyız" ifadelerini kullanıyor.   Kaynak: http://egelobisi.com/kriz-tekstil-sektorune-yaradi-ihracat-rekoru/9556/
Devamını Oku
Standard Post with Image

13. Kumaş Tasarım Yarışmasına Yoğun İlgi

13. İTKİB İstanbul Uluslararası Kumaş Tasarım Yarışması ödülü sahiplerini buldu. 20 Kasım akşamı Raffles İstanbul otelde İstanbul Tekstil  ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği'nin (İTKİB) düzenlediği yarışmanın  kreatif direktörlüğünü Hakan Akkaya  üstlendi. "Türkiye ihracatla, ihracat tasarımla yükseliyor" sloganıyla tasarımcıları keşfetmek için yola çıkan yarışmanın jürisinde ise Aslı Filinta, Berrin Zorlu, Beyza Uyanoğlu, Canan Hancıoğlu, Fatih Bilici, Fırat Neziroğlu, Gülben Ergen, Gözde Sarar, Ivana Sert, Nihat Odabaşı, Ruken Mızraklı, Siren Ertan, Sitare Kalyoncuoğlu, Süleyman Orakçıoğlu, Yalçın Ayaydın, Yıldırım Mayruk, Zekeriya Tanrıverdi gibi isimler yer aldı. Yarışmanın birincisi İpek Aslanboy oldu. Ticaret Bakan Yardımcısı Fatih Metin’ in katıldığı gecede sektörün önemli isimleri biraraya geldi. Geceye LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca, katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Otomotiv sektöründen Cumhuriyet tarihinin ihracat rekoru

Geçen yıl, bir önceki seneye göre yüzde 11 artışla 31,6 milyar dolarlık ihracata imza atan Türk otomotiv endüstrisi, kendi sektöründe Cumhuriyet tarihinin ihracat rekorunu kırdı. Türk otomotiv endüstrisi geçen yıl, bir önceki seneye göre yüzde 11 artışla 31,6 milyar dolarlık ihracata imza atarak, kendi sektöründe Cumhuriyet tarihinin ihracat rekorunu kırdı. Geçen yılı da rekorla kapatan otomotiv sektörü, yıl bazında ihracatta üst üste 13'üncü şampiyonluğuna ulaştı. Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/otomotiv-sektorunden-cumhuriyet-tarihinin-ihracat-rekoru/1357138
Devamını Oku
Standard Post with Image

Turizm geliri ve ihracatta artış.

Son dakika haberi... TÜİK'e göre, Türkiye'nin turizm geliri, 2018'de bir önceki yıla göre yüzde 12,3 artarak 29,5 milyar dolar oldu. TÜİK'ten ihracat rakamlarına ilişkin yapılan açıklamada da, "İhracat, 2018'de 2017'ye göre yüzde 7 artarak 168 milyar 23 milyon dolar, ithalat yüzde 4,6 azalarak 223 milyar 39 milyon dolar oldu." denildi.  Kaynak: https://www.ahaber.com.tr/ekonomi/2019/01/31/son-dakika-turkiyenin-turizm-gelirlerinde-yuzde-12-artis
Devamını Oku
Standard Post with Image

Gelinlik, damatlık ve abiye merkezi: IF Wedding Fashion İzmir

Avrupa’nın en büyüğü olan If Wedding Fashion İzmir- Gelinlik, Damatlık ve Abiye Giyim Fuarı, 13’üncü kez kapılarını açtı. . Fuar kapsamında İzmir’de ve Türkiye’de hazır giyim konulu söyleşi düzenlendi. İzmir’de 13’üncü kez kapılarını açan If Wedding Fashion İzmir Fuarı kapsamında düzenlenen söyleşide, İzmir’de ve Türkiye’de hazır giyim değerlendirildi. Söyleşide Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçılar Birliği Başkanı Burak Sertbaş, ve Laleli Sanayici ve İş Adamları Derneği (LASİAD) Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca’ nın konuşmacı olarak yer aldı. Söyleşinin moderatörlüğünü ise Mukadder Özden üstlendi. Söyleşide İzmir’deki hazır giyim sektörünün başarılı artış göstererek globalleşen dünyayla rekabet edebilir hale geldiği bildirildi. LASİAD Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca ise, "İf Wedding, şahane mükemmel bir iş. İzmir’in altyapısı kıskanılacak bir altyapı ve kıskanılacak bir özveri var. Bu fuarda 2 gündür dolaşıyorum gerçek anlamda ciddi sipariş geleceğine inanıyorum." diye konuştu.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

Hazine ve Maliye Bakanı Laleli'de

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Laleli Buluşmalarına konuk oldu. 7 Mart Perşembe günü Crown Plaza Otel’ de yapılan programa Laleli esnafı ve sektörel STK’lar yoğun ilgi gösterdi.   Laleli Buluşmaları  programında LASİAD Başkanı Gıyasettin  EYYÜPKOCA yaptığı konuşmada Bakan ALBAYRAK’a  Laleliye teşriflerinden ötürü teşekkür etti. Daha sonra kürsüye çıkan TİM Başkanı İsmail GÜLLE ihracatın ülke ekonomisindeki önemine ve Lalelinin ihracat potansiyeline dikkat çekti. Laleli Buluşmalarında Laleli Esnafına seslenen  Bakan ALBAYRAK, Lalelinin ekonomik önemine,geçmişten günümüze olan değerine ve değinerek ‘’ sizlerin sorunlarınızı çözmek için ne istiyorsanız yapmaya hazırız’’ dedi.  Konuşmaların ardından  LASİAD başkanı  Gıyasettin EYYÜPKOCA Bakan Albayrak’a  Osmanlı hat sanatınıyla yazılmış besmele tablosu hediye etti. Programdan sonra Bakan  Berat Albayrak, Laleli Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle ve LASİAD Yönetimi ile Laleli'de esnafını ziyaret etti. Albayrak ziyaretinde, Laleli esnafının uzun süreden beri çözüm beklediği yolcu beraberi eşyanın ihracat kapsamına alınarak ‘’mikro ihracat’’ olarak değerlendirilmesi yönünde  gerekli mevzuat düzenlemesinin yapıldığı ve  Türkiye’de ilk defa Laleli’ye özel kurulacak olan ‘’ihracat antreposuyla’’ esnafın yabancı müşterilere satacağı herşeyin ihracat kapsamına alınacağı müjdesini verdi.Bakan Albayrak,bu uygulamadan Laleli esnafıyla birlikte Zeytinburnu, Merter, Bayrampaşa ve Osmanbey, esnafının da yararlanacağını belirtti.  Gümrük  mevzuatında yapılan düzenlemeyle bugüne dek kargo şirketleri üzerinden faturalandırılan Laleli ihracatı, bundan böyle direkt satıcı adıyla  ihraç edilebilecek. Söz konusu değişiklik ile yolcu beraberi ihracat ve bavul ticareti başta olmak üzere tüm ihracat resmileşecek. Bu sayede Laleli esnafı, ihracatçı konumuna geçerek birçok avantajdan yararlanacak ve ihracatını artıracak. İlk defa uygulamaya alınan "ihracat antreposu" yöntemiyle mikro ihracatçı, kendisi resmi ihracatçı gözükeceği için TİM üyelerinin sayısında da önemli artış kaydedilecek. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Laleli esnafı ziyareti sonrası twitter hesabından yaptığı paylaşımda "Laleli’de esnafımızı dükkanlarında da ziyaret ederek hem yeni uygulamayı anlattık hem de hasbıhal ettik." dedi İşte Bakan Albayrak' ın yaptığı açıklama; "Bugün Laleli Sanayici ve İşadamları Derneği’nin (LASİAD) konuğu olarak Laleli esnafımızla bir araya geldik. Laleli esnafını, “ihracatçı” haline getirecek yeni düzenlemelerimizi anlattık. Laleli’de esnafımızı dükkânlarında da ziyaret ederek hem yeni uygulamayı anlattık hem de hasbıhal ettik."      
Devamını Oku
Standard Post with Image

Otomotivde dünya devi ortaya çıkarmayı hayal ediyoruz

2002’de ihracatın yüzde 50’sinin düşük teknolojili ürünlerden oluştuğunu aktaran Varank, geçen sene itibarıyla bu oranın yüzde 32’ye gerilediğine dikkati çekti. Türkiye’nin 16 yılda sadece ürettiği mal çeşidini değil, aynı zamanda bu ürünlerin teknoloji yoğunluğunu da artırmayı başardığını belirten Bakan Varank, “Yeni kabiliyetler, yeni üretim yöntemleri keşfetti. Keşfettiği bu yetenekleri dış piyasalara rekabetçi bir şekilde pazarladı. Artık hedefimiz yüksek teknolojiye geçişi doğru bir metotla sağlamak. Bunun için kamunun koyduğu vizyonu başarıyla yürütecek, dinamik, yenilikçi ve rekabetçi bir özel sektör kilit önem taşıyor." diye konuştu. Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/sanayi-ve-teknoloji-bakani-varank-otomotivde-dunya-devi-ortaya-cikarmayi-hayal-ediyoruz/1417072#
Devamını Oku
Standard Post with Image

‘İhracatta Fark Yaratanlar’ Ödüllerini Aldı

İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği (İDMİB), 'İhracatta Fark Yaratanlar' Ödül Töreni ile 5 farklı kategoride sektörün 2018 yılı içerisinde gerçekleştirdiği 1,7 milyar dolarlık ihracata katkı yapan 346 başarılı firmasını ödüllendirdi. "İhracatta Fark Yaratanlar" ödül töreni, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle, İDMİB Başkanı Mustafa Şenocak ve sektör temsilcilerinin katılımıyla Yenibosna'daki Dış Ticaret Kompleksi'nde gerçekleştirildi. Ödül törenine LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Turan ve Yönetim Kurulu Üyesi Arif Özkan katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

‘Moda Tasarım Teknolojileri Beceri Yarışması’ Ödülleri Sahiplerini Buldu

İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği'nin (İHKİB) bu yıl ikincisini düzenlediği Moda Tasarım Teknolojileri Beceri Yarışması'nı kazanan "Genç Yeteneklere" ödülleri verildi. 53 liseden 212 öğrencinin en iyi modeli ortaya çıkarmak için zamana karşı kıyasıya yarıştığı Beceri Yarışmasında büyük ödülün sahibi Sultangazi Nene Hatun Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi oldu. Birincinin 20 bin, ikincinin 15 bin ve üçüncünün 10 bin TL ödül aldığı gecede "jüri özel ödülü" ve "en iyi takım çalışması" ödülüne değer görülenler de 5'er bin TL'nin sahibi oldu. Jüri özel ödülünün sahibi ise Hikmet Nazif Kurşunoğlu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi oldu. Yarışmada toplamda 55 bin TL'lik para ödülü verildi. LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ercan Hardal katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

En çok tekstil ihracatı Almanya'ya

Avrupa ülkeleri arasında en çok tekstil ihracatının Almanya’ya yaptığı görülürken, 779,48 milyon euro olduğu görüldü.  Medya takibinin öncü kurumu Ajans Press, Avrupa’ya yapılan tekstil ihracat istatistiklerini inceledi. Ajans Press’in Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) verilerinden ve medya yansımalarından derlediği bilgilere göre, Avrupa ülkeleri arasında en çok tekstil ihracatının Almanya’ya yaptığı görüldü. Böylelikle bu rakamın 779,48 milyon Euro olduğu görüldü. Almanya’dan sonra ikinci sıraya yerleşen Avrupa ülkesi ise 715,51 Euro ile İtalya olurken, 481,00 Euro ile Birleşik Krallık, 305,66 milyon Euro ile Hollanda, 298,79 milyon Euro ile ise İspanya’nın olduğu görüldü. Veriler 2019 yılını kapsarken, en çok tekstil ithalatı yaptığımız ülkenin de 389,76 milyon Euro ile İtalya olduğu kaydedildi ITS Medya ve Ajans Press’in gerçekleştirdiği medya incelemesinde konuyla ilgili yazılı basına yansıyan haber adetleri de belli oldu. 2018 yılı içerisinde ihracat ile ilgili 135 bin 636 haber çıkışı tespit edilirken, bu rakamın ithalatta 38 bin 873 olduğu kaydedildi.   Kaynak: http://www.ajansbir.com/haber-68042---EN_COK_TEKSTIL_IHRACATINI_ALMANYA_YA_YAPTIK.html
Devamını Oku
Standard Post with Image

Ayakkabı ihracatında hedef 1 milyar dolar

Türkiye Umum Ayakkabıcılar Federasyonu Başkanı Ahmet Aydan, bu yıl ayakkabı sektörünün ihracat hedefinin 1 milyar dolar olduğunu belirterek, "Kalite konusunda belli bir noktaya gelmiş Türk ayakkabısının bilinirliğini daha da artıracağız" dedi Kaynak: https://www.alemihaber.com/ekonomi/ayakkabi-ihracatinda-hedef-1-milyar-dolar-38915
Devamını Oku
Standard Post with Image

Bebek ve çocuk giyimcilerinin rotası Polonya

Türkiye’de bebe ve çocuk konfeksiyonu üretiminin yüzde 80’ini tek başına karşılayan Bursa, ihracatla büyüme yolculuğunda rotasını bu kez Avrupa’nın lojistik merkezi konumundaki Polonya’ya çevirdi. 130’a yakın iş insanı, Varşova’da ikili iş görüşmeleri gerçekleştirdi. Ticaret Bakanlığı’nın destekleriyle sektöre yönelik 2 ayrı Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi’ni (UR-GE) yürüten Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), şimdiye kadar ABD, Afrika, İran, Kırgızistan ve Kazakistan gibi önemli pazarlarda sektörün açılımına öncülük etti. ‘Juniokids’ kurumsal markası ile faaliyetlerini sürdüren bebe ve çocuk konfeksiyonu sektörünün 11. yurt dışı programı ise Avrupa Birliği’nin en dinamik ve en hızlı büyüyen ülkelerinden Polonya oldu. Bursalı 60’ı aşkın firmadan yaklaşık 130 iş insanı, Polonya’nın başkenti Varşova’da B2B organizasyonu gerçekleştirdi. “Polonya, Avrupa için geçiş kapısı”   Kaynak: https://www.businessworldglobal.com/bebek-ve-cocuk-giyimcilerinin-rotasi-polonya/
Devamını Oku
Standard Post with Image

En fazla ihracat yapılan sektör belli oldu

Otomotiv endüstrisi, nisan ayında 2 milyar 616 milyon 597 bin dolarla en fazla ihracat gerçekleştirilen sektör oldu. Türkiye İhracatçılar Meclisi'nden (TİM) derlenen verilere göre otomotiv endüstrisi geçen ay 2 milyar 616 milyon 597 bin dolarlık ihracata imza attı. Otomotiv endüstrisini 1 milyar 766 milyon 8 bin dolarla kimyevi maddeler ve mamulleri, 1 milyar 508 milyon 263 bin dolarla hazır giyim ve konfeksiyon takip etti. Nisan ayında en fazla ihracat artışı yüzde 168,3 ile gemi ve yat sektöründe gerçekleşti. Türkiye'nin toplam ihracatının geçen ay yüzde 77.2'sini gerçekleştiren sanayi grubunda 2018 yılının aynı dönemine göre yüzde 3.8'lik artışla 11 milyar 791 milyon 348 bin dolarlık ihracat yapıldı. Söz konusu dönemde toplam ihracatın yüzde 12.4'ünü oluşturan tarım grubunda yüzde 5.9 yükselişle 1 milyar 888 milyon 997 bin dolarlık, toplam ihracattan yüzde 2.5 pay alan madencilikte ise yüzde 4.5 artışla 385 milyon 802 bin dolarlık ihracat gerçekleşti.   Kaynak: https://dogruhaber.com.tr/haber/596495-en-fazla-ihracat-yapilan-sektor-belli-oldu/  
Devamını Oku
Standard Post with Image

Katıldığımız İftar Programları

•  WHİTE HOUSE Multi Brand Fashion STORE iftar yemeğine Başkanımız Giyasettin Eyyüpkoca, Başkan Yardımcılarımız Ercan Hardal ve Erdem Soylu Karabağlı, Yönetim Kurulu Üyelerimiz Mehmet Ocaklı ve Sebahattin Demir katıldı. • ‪Birleşmiş Markalar Derneği iftar yemeğine Başkanımız Gıyasettin Eyyüpkoca, Başkan Yardımcılarımız Ercan Hardal ve Dr. Murat Özpehlivan katıldı. • Beksiad (Bebe Çocuk Konfeksiyon Sektörü Sanayici ve İşadamları Derneği) iftar yemeğine Yönetim Kurulu Üyesi Rıfat Opan katıldı. • Yeni Dünya Vakfı iftar yemeğine Başkanımız Gıyasettin Eyyüpkoca ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcımız Ahmet Turan katıldı. • Çsd (Çorap Sanayicileri Derneği) iftar yemeğine Yönetim Kurulu Üyemiz Mehmet Ocaklı katıldı. • TİGSAD (Tigsad İç Giyim Sanayiciler Derneği) iftar yemeğine Başkan Yardımcımız Dr. Murat Özpehlivan ve Yönetim Kurulu Üyemiz Tarık Nayman katıldı. • İTKİB (İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatci Birlikleri) sektörel dernek başkanlarıyla iftar yemeğine Başkanımız Gıyasettin Eyyüpkoca ve Başkan Yardımcımız Dr. Murat Özpehlivan katıldı. İHKİB (İstanbul Hazır Giyim Ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği) 2018 Başarılı İhracatçılar ödül töreni ve İftar Yemeğine Başkanımız Giyasettin Eyyüpkoca, Başkan Yardımcılarımız Ercan Hardal ve Dr. Murat Özpehlivan ile birlikte katıldı. OTİAD (Osmanbey Tekstilci İş İnsanları Derneği) iftar yemeğine Başkanımız Gıyasettin Eyyüpkoca , Başkan Yardımcılarımız Ercan Hardal ve Dr. Murat Özpehlivan katıldı. Başkan Vekilimiz Muhammet Sancaktar Başkanlığında 15 Derneğin bir araya gelerek kurduğu Bayrampaşa Rumeli Balkan Platformunun iftar yemeğine Başkanımız Gıyasettin Eyyüpkoca ve Yönetim Kurulu Üyemiz Sebahattin Demir katıldı. MESİAD (Merter Sanayici ve İş Adamları Derneği) iftar yemeğine Yönetim Kurulu Başkan Yardımcımız Ahmet Turan ve Genel Sekreterimiz Şerafettin Yüzüak katıldı. ZETSİAD (Zeytinburnu Tekstil Sanayici ve İş Adamları Derneği) iftar yemeğine Başkan Yardımcımız Dr. Murat Özpehlivan, Yönetim Kurulu Üyelerimizden Mehmet Ocaklı, Tarık Nayman ve Rıfat Opan ve Genel Sekreterimiz Şerafettin Yüzüak katıldı.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

Mikro İhracat Toplantısı

LASAİD’ın girişimleriyle ‘’yolcu beraberi eşyanın’’ ihracat kapsamın alınması ile ilgili yapılan çalışmaların ve toplantıların bir yenisi   20 Haziran Perşembe günü Türk Telekom Akademi Binasında yapıldı. Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Nureddin Nebati, Ticaret Bakan Yardımcısı Rıza Tuna  Turagay, Bakanlıkların ilgili Bürokratları, Türkiye İhracatçılar Meclisi Yetkilileri ve STK Başbakanlarının katılımıyla  gerçekleştirilen “Mikro İhracat”  toplantısına  LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Üyeleri Cebrail Karaaslan, Ahmet Ceylan, Bülent Koca ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Türkiye-Rusya Basitleştirilmiş Gümrük Hattı Uygulaması Semineri Yapıldı

Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin gerçekleştirdiği “Türkiye-Rusya Basitleştirilmiş Gümrük Hattı Uygulaması” semineri 21 Haziran Cuma günü Dış Ticaret Kompleksinde gerçekleşti. Seminere LASİAD adına Yönetim Kurulu Üyeleri Yakup Samsama, Ahmet Ceylan, Cebrail Karaaslan, Bülent Koca ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak katıldı.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

Türkiye-ABD ticaretinde yeni hedef 100 milyar dolar

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ABD Başkanı Donald Trump arasında yapılan ikili görüşmede, daha önce 75 milyar dolar olarak belirlenen Türkiye-ABD arasındaki ticaret hacmi hedefinin 100 milyar dolara çıkarılması sonucu Boston Consulting Group ile hazırlanan proje hedefinin de bu yönde revize edilmesine karar verildi. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ve DEİK/Türkiye-ABD İş Konseyi'nden (TAİK) yapılan açıklamaya göre, TAİK ve Amerikan-Türk Konseyi (ATC) tarafından, Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda gerçekleştirilen Türkiye-ABD 75 Milyar Dolar Ticaret Hedefi Çalışmasının II. Yönlendirme Komite Toplantısı İstanbul'da gerçekleştirildi. Toplantıya Ticaret Bakan Yardımcısı Rıza Tuna Turagay, Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD), Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Amerikan Şirketler Derneği (ABFT), Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED), Çelik İhracatçıları Birliği (ÇİB), İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) temsilcileri katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

İhracat, haziranda ucuzluk rekoru kırdı

Haziran ayında geçen seneye göre aynı miktarda ihracata karşın ihracat geliri 2 milyar dolar azaldı. İhracatın kilogram fiyatı 1 yılda yüzde 14 ucuzladı. Borç batağındaki yerli firmalar yurtiçi talep daralınca ihracata sarıldı Döviz kurunun değerlenmesi ve iç talebin azalması piyasayı ihracata yöneltti. Ancak ihracatın kilogram fiyatı dolar bazında kayıtlı verilerin en ucuz günlerini yaşıyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre  Türkiye, geçen yıl haziran ayında 9,9 milyon ton ihracat miktarına ulaştı. Buna karşılık bu ihracattan elde edilen gelir 12,6 milyar dolar olarak gerçekleşti. Böylece TİM verilerine göre ihracatın kilogram fiyatı 1,26 dolara ulaştı. Kaynak: https://www.birgun.net/haber-detay/ihracathaziranda-ucuzluk-rekoru-kirdi.html
Devamını Oku
Standard Post with Image

MİKRO İHRACAT UYGULAMASI İLE LALELİ'NİN TİCARETİNE 3 MİLYAR DOLAR DEĞER KATACAĞIZ

30.07.2019 Salı günü Crowne Plaza Old City'de gerçekleşen Laleli Fashion Shopping Festivali Basın Lansmanı toplantısında LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca ve Festival Komitesi basın mensuplarıyla biraraya geldi. Ulusal basından birçok gazete, dergi, tv ve ajans muhabirinin ilgi gösterdiği kahvaltılı basın toplantısında konuşan Eyyüpkoca, Laleli'ninTemmuz ayından itibaren mikro ihracat uygulaması kapsamına alındığını belirterek,''İmajımıza zarar veren sistemin değiştirilmesi yönündeki Laleli esnafının taleplerini her fırsatta Ankara'ya ilettik. Yolcu beraberinde eşyanın ihracat kapsamına alınması için Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığı ile görüşmelerimiz oldu. Yoğun çabalarımız ve girişimlerimiz nihayet meyvelerini verdi. Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü Gümrük Yönetmeliği'nde tebliğ düzenlemesi yaptı. Temmuz ayı itibari ile yürürlüğe girendüzenleme uyarınca 'ihracat antreposu' yöntemiyle Laleli esnafı mikro ihracat kapsamına alındı. Böylece esnafımız resmi olarak ihracatçı görüneceği için yıllardır kargo şirketleri üzerinden faturalandırılan Laleli ihracatı kayıt altına alınacak. Esnafımız artık KDV iadesi ve devlet teşvikleri başta olmak üzere birçok avantajdan yararlanabilecek. Uygulama bölgemizin ticaretine 3 milyar dolar katkı sağlamasının yanı sıra imajımızı da çok yukarılara taşıyacak. Projenin gerçekleşmesine destek veren Hazine ve Maliye Bakanımız Berat Albayrak, Ticaret Bakanımız Ruhsar Pekcan, Hazine ve Maliye Bakan Yardımcımız Nureddin Nebati, Ticaret Bakan Yardımcımız Rıza Tuna Turagay ve ilgili bürokratlara teşekkür ediyoruz.'' dedi. LALELİ FASHION SHOPPING FESTİVAL İÇİN 12 ÜLKEDEN 250 ALICI GELECEK 5-9 Ağustos tarihlerinde 8'incisi düzenlenecek Laleli Fashion Shopping Festivali'ne mikro ihracat uygulmasının gururu ve sevinci ile hazırlandıklarını belirten Başkan Eyyüpkoca şöyle devam etti: ''Laleli'de yaklaşık 7 bin esnafımız ticaret yapıyor. LASİAD olarak festivali bölgenin ticaretini ve turizmini canlandırmanın yanı sıra marka değerini çok yukarılara taşımamızı sağlayan bir etkinlik olarak değerlendiriyoruz. Bu yıl festival için 40 civarında hazır giyim firmamız stant kuracak. 12 ülkeden her biri en az 10 mağaza sahibi 250 alıcıyı ağırlayacağız. Firmalarımız ile misafirlerimiz festival boyunca ticari bağlantıların yanı sıra, B2B görüşemeler yapma imkanı bulacaklar.'' dedi. FESTİVALE TİCARET BAKANLIĞI, İHKİB VE İTO DESTEK VERİYOR ''Türkiye'nin en büyük açık hava alışveriş merkezi'' olarak da nitelendirilen festival, Ticaret Bakanlığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), Fatih Belediyesi, İstanbul Ticaret Odası (İTO), İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) ile İstanbul Tekstil ve Hammadde İhracatçıları Birliği (İTHİB) ve Garanti Bankası tarafından destekleniyor. Basın Lansmanı toplantısına Başkan Eyyüpkoca ile birlikte Başkan vekili ve Festival Komitesi Başkanı Muhammed Sancaktar, Başkan Yardımcısı Ercan HARDAL, YK ve  Festival Komitesi Üyesi Erdem Soylu Karabağlı katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

LALELİ’DE FESTİVAL ZAMANI

Gelenekselleşen ve bu yıl 8’incisi düzenlenen Laleli Fashion Shopping Festival’i  ile Laleli’de sokaklar festival alanına döndü. 5-9 Ağustos arasında gerçekleşen festivale 13 ülkeden 250’nin üzerinde alıcı katıldı. Rusya, Ukrayna, Kazakistan, Kırgızistan, Ermenistan, Polonya, Romanya, Belarus, Azerbaycan, Gürcistan, Bosna Hersek, Litvanya ve Lübnan başta olmak üzere çevre ülkelerin yoğun ilgi gösterdi. Yoğun ilgiyle gerçekleşen festivale Alvan Kids, Arya, Ay-Sel, Climber, Desibel, Diamond Gold, Dosso Dossi, Euro Fashion, Escetic, Fimka, Garanti Bankası,  Giotelli, İDL Lojistik, İntersan, Kargo 63, La Chere, Laleli Dergisi, L’asiea, Onur Express, PayPorter, Sahra Foods, Sassofono, Soccer, Solido, Spark Kargo, UPT ve White House markaları katılım gösterdi.   Laleli Bu Yıl Türkiye’nin Ticaretine 4,5 – 5 Milyar Dolarlık Katkı Yapacak 05 Ağustos 2019 Pazartesi günü Laleli Caddesi’nde yapılan açılışla startı verilen festivalin açılışında konuşan LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca, ‘’2019’un ilk 7 ayında geçen yılın aynı dönemine göre az da olsa daha iyi durumdayız. 8’incisini düzenlediğimiz festivali, bölgenin ticaretini ve turizmini canlandırmanın yanı sıra marka değerini çok daha yukarılara taşımamızı sağlayan bir etkinlik olarak değerlendiriyoruz.’’ dedi. Laleli Sanayici ve İşinsanları Derneği (LASİAD) Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca, Temmuz ayından itibaren başlayan mikro ihracat uygulaması ile bölgede yepyeni bir dönemin başladığını söyledi. Uygulamanın ticareti kayıt altına almanın yanı sıra bölgenin imajına da çok olumlu katkı yapacağının altını çizdi. Laleli’nin İstanbul ticaretinin kalbinin attığı merkezlerin başında geldiğini vurgulayan Eyyüpkoca, ‘’Bu yıl 13 ülkeden her biri en az 10 mağaza sahibi, 250’nin üzerinde alıcıyı ağırlıyoruz. Polonya, Romanya ve Litvanya’dan uzun bir aradan sonra ilk kez alım grupları geldi. Firmalarımız ile misafirlerimiz ticari bağlantıların yanı sıra, B2B görüşmeler yapma imkanı bulacaklar. Festivalin yaratacağı sinerji ile önümüzdeki 5 ayda daha iyi bir performans sergileyeceğimizi ve 2019’u 4,5 – 5 milyar dolar ciro ile kapatacağımızı tahmin ediyorum.’’ dedi. Festivalin açılış törenine katılan TİM Başkanı İsmail Gülle de konuşmasında Temmuz’da hem 7 aylık hem de 12 aylık dönemler için hesaplandığında Cumhuriyet tarihinin en yüksek ihracat değerlerine ulaşıldığını hatırlattı. Gülle, ‘’ Laleli’den ihracat yapanların devlet teşviklerinden yararlanmalarının ve yeşil pasaport almalarının önü açılacak. Ticaretin kayıt altına alınması Laleli’nin itibarını da arttıracak.’’ dedi . Fatih Belediye Başkanı Ergün Turan da Laleli’nin sadece Türkiye için değil, birçok ülke için ilham verici olduğunun altını çizdi, Fatih Belediyesi’nin Laleli’ye verdiği desteğin artarak devam edeceğini vurguladı. İTO Başkan Yardımcısı İsrafil Kuralay ise, Laleli’nin ve Laleli Fashion Shopping Festival’in küresel bir marka haline geldiğini söyledi. Kuralay, ‘’ İnanıyorum ki ‘Laleli Modadır’ sloganıyla yola çıkan bu festival, turizmde yeni rekorlara koştuğumuz bir dönemde hem ülkemize hem de İstanbul markasına güç katacaktır.’’ dedi.  İHKİB Başkanı Mustafa Gültepe ise moda endüstrisinin Türkiye ekonomisi için büyük önem taşıdığını vurguladı. ‘’Hazır giyim ihracatından elde edilen geliri daha da arttırmak için tasarım odaklı, markalı, yüksek katma değerli üretimi teşvik ediyoruz. Bölgenin ve Türk moda endüstrisinin tanıtımı için çok önemli olan Laleli Fashion Shopping Festival’i başından beri destekliyoruz.’’ dedi.  Eyyüpkoca, Laleli Fashion Shopping Festival’e destek veren Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), Fatih Belediyesi, İstanbul Ticaret Odası (İTO), İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB), İstanbul Tekstil ve Hammadde İhracatçıları Birliği (İTHİB) ve Garanti Bankası’na teşekkür ederek plaket takdim etti.        
Devamını Oku
Standard Post with Image

Tekstilci 3 bölgenin yeni ihracat hamlesi

Laleli, Osmanbey ve Merter gibi tekstil ticaretinin kalbi olan merkezler için yeni bir dönem başladı. Çünkü bavul ticaretinin kayıt altına alınması için ihracat antrepoları kuruluyor. Bu sayede yıl sonuna kadar 2 milyar dolarlık ihracatın kayıt altına alınması bekleniyor. Kaynak:https://www.ekonomist.com.tr/tekstil/tekstilci-3-bolgenin-yeni-ihracat-hamlesi.html
Devamını Oku
Standard Post with Image

İhracatta 17 ülke 5 sektör

Küresel rekabette birinci lige oynayan Türkiye, ihracatta yeni yol haritasıyla ‘İhracat Ana Planı’ oluşturdu. Plan doğrultusunda 17 ülke ve 5 sektör belirlendi. Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan “Söz konusu sektörlerde 17.1 milyar dolar olan ihracatımızı kısa sürede iki katına çıkaracağız” dedi. Küresel rekabette birinci lige oynayan Türkiye, Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan önderliğindeki yönetim kadrosuyla 21. yüzyılda 'yüksek gelirli ülkeler' arasına yükselmek için kolları sıvadı. İhracata dayalı yeni yol haritası, tüm ayrıntıları düşünülerek, ihracata özendiren ve ihracat yapmak isteyen kişilerin kolayca anlayacağı şekilde düzenlendi. Nokta atışlarla şekillenen plan dün Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan tarafından “İhracat Ana Planı”nı başlığı ile açıklandı. Pekcan, kısa sürede 226,6 milyar dolarlık ihracat hedeflediklerini söyledi.  Kaynak: https://www.yenisafak.com/ekonomi/ihracatta-17-ulke-5-sektor-3504075
Devamını Oku
Standard Post with Image

Karadeniz'den Rusya'ya 127.5 milyon dolarlık ihracat

Karadeniz Bölgesi'nden Rusya'ya yılın ocak-ağustos döneminde 127 milyon 525 bin 450 dolar ihracat gerçekleştirildi. Söz konusu dönemde dış satımda Trabzon, ilk sırada yer aldı. Karadeniz'den yılın 8 aylık döneminde Rusya Federasyonu'na 127 milyon 525 bin 450 dolarlık ihracat gerçekleştirildi. Söz konusu dış satımda Trabzon, 73 milyon 93 bin 270 dolarlık pay ile bölge ihracatının yüzde 57'sini karşılayarak, ilk sırada yer aldı. Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliğinden (DKİB) yapılan yazılı açıklamada, Karadeniz Bölgesinden, Rusya Federasyonu'na yapılan ihracatın yarıdan fazlasını tek başına Trabzon'un gerçekleştirdiği belirtildi. Bölgeden yılın 8 aylık döneminde Rusya Federasyonu'na yapılan ihracatın 127 milyon 525 bin 450 dolar olduğu aktarılan açıklamada şunlar kaydedildi: "Toplam 18 ilin yer aldığı Karadeniz Bölgesi'nde, Rusya Federasyonu'na en fazla ihracat gerçekleştiren il Trabzon olmuştur. Bölgeden gerçekleştirilen toplam ihracatın yarıdan fazlası, yüzde 57'lik kısmı tek başına Trabzon tarafından gerçekleştirilmiştir. Yılın 8 aylık döneminde Rusya Federasyonu'na 73 milyon 93 bin 270 dolarlık ihracatla birinci sırada yer alan Trabzon'u, 23 milyon 136 bin 602 dolar ihracatla Samsun takip etmiş ve üçüncü sırada en fazla ihracat gerçekleştiren il ise 15 milyon 946 bin 808 dolar ihracatla Rize olmuştur."   Kaynak:https://www.dunya.com/ekonomi/karadenizden-rusyaya-1275-milyon-dolarlik-ihracat-haberi-452914  
Devamını Oku
Standard Post with Image

TİM ve KOSGEB İhracatı Arttırmak İçin Güçlerini Birleştirdi

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ve Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) arasında başlatılan Yurtdışı Pazar Destek Programı iş birliği imzaları atıldı. TİM Başkanı İsmail Gülle ile KOSGEB Başkanı Cevahir Uzkurt'un imzaladığı "TİM-KOSGEB İhracata İlk Adım Seferberliği İşbirliği Protokolü" ile ihracat yapan ve ihracata başlayacak KOBİ'lere 6 farklı kalemde 300 bin liraya kadar destek sağlanacak. İmzalanan bu protokol ile KOSGEB ilk kez yurt dışına çıkacak KOBİ’lere veya yurt dışı pazar payını arttırmak isteyen işletmelere 300 bin TL'ye kadar destek verecek. Program kapsamında KOBİ'lere, personel gideri desteği, yazılım ve donanım giderleri desteği, tanıtım giderleri desteği, yurt dışı fuar ve seyahat giderleri desteği, test, analiz ve belgelendirme giderlerine yönelik destek ve hizmet alımı giderleri desteği olmak üzere 6 başlıkta destek sağlanacak. Protokolün imza töreni, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ile Sanayi ve Teknoloji  Bakanı Mustafa Varank’ın katılımıyla Dış Ticaret Kompleksi'nde yapıldı. İmza törenine LASİAD adına, LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca ve yönetim kurulu üyeleri katıldı. İmza töreninin ardından TİM 3. Delegeler Çalıştayı gerçekleştirildi.                          
Devamını Oku
Standard Post with Image

TİM ve KOSGEB İhracatı Arttırmak İçin Güçlerini Birleştirdi

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ve Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) arasında başlatılan Yurtdışı Pazar Destek Programı iş birliği imzaları atıldı. TİM Başkanı İsmail Gülle ile KOSGEB Başkanı Cevahir Uzkurt'un imzaladığı "TİM-KOSGEB İhracata İlk Adım Seferberliği İşbirliği Protokolü" ile ihracat yapan ve ihracata başlayacak KOBİ'lere 6 farklı kalemde 300 bin liraya kadar destek sağlanacak. İmzalanan bu protokol ile KOSGEB ilk kez yurt dışına çıkacak KOBİ’lere veya yurt dışı pazar payını arttırmak isteyen işletmelere 300 bin TL'ye kadar destek verecek. Program kapsamında KOBİ'lere, personel gideri desteği, yazılım ve donanım giderleri desteği, tanıtım giderleri desteği, yurt dışı fuar ve seyahat giderleri desteği, test, analiz ve belgelendirme giderlerine yönelik destek ve hizmet alımı giderleri desteği olmak üzere 6 başlıkta destek sağlanacak. Protokolün imza töreni, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ile Sanayi ve Teknoloji  Bakanı Mustafa Varank’ın katılımıyla Dış Ticaret Kompleksi'nde yapıldı. İmza törenine LASİAD adına, LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca ve yönetim kurulu üyeleri katıldı. İmza töreninin ardından TİM 3. Delegeler Çalıştayı gerçekleştirildi.                        
Devamını Oku
Standard Post with Image

TİM ve KOSGEB İhracatı Arttırmak İçin Güçlerini Birleştirdi

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ve Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) arasında başlatılan Yurtdışı Pazar Destek Programı iş birliği imzaları atıldı. TİM Başkanı İsmail Gülle ile KOSGEB Başkanı Cevahir Uzkurt'un imzaladığı "TİM-KOSGEB İhracata İlk Adım Seferberliği İşbirliği Protokolü" ile ihracat yapan ve ihracata başlayacak KOBİ'lere 6 farklı kalemde 300 bin liraya kadar destek sağlanacak. İmzalanan bu protokol ile KOSGEB ilk kez yurt dışına çıkacak KOBİ’lere veya yurt dışı pazar payını arttırmak isteyen işletmelere 300 bin TL'ye kadar destek verecek. Program kapsamında KOBİ'lere, personel gideri desteği, yazılım ve donanım giderleri desteği, tanıtım giderleri desteği, yurt dışı fuar ve seyahat giderleri desteği, test, analiz ve belgelendirme giderlerine yönelik destek ve hizmet alımı giderleri desteği olmak üzere 6 başlıkta destek sağlanacak. Protokolün imza töreni, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ile Sanayi ve Teknoloji  Bakanı Mustafa Varank’ın katılımıyla Dış Ticaret Kompleksi'nde yapıldı. İmza törenine LASİAD adına, LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca ve yönetim kurulu üyeleri katıldı. İmza töreninin ardından TİM 3. Delegeler Çalıştayı gerçekleştirildi.
Devamını Oku
Standard Post with Image

12. İSTANBUL MODA KONFERANSI GERÇEKLEŞTİ

Avrupa Giyim ve Tekstil Konfederasyonu (EURATEX) İstanbul Kongresi ile 12. İstanbul Moda Konferansı eş zamanlı olarak İHKİB, İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB), Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) ve Türkiye Tekstil İşverenleri Sendikası (TTSİS) ev sahipliğinde Çırağan Sarayı'nda 2-3 Ekim tarihlerinde gerçekleşti. Konferansın ilk günü, katılımcılar “Better Together” teması ile sürdürülebilirlik, döngüsel ekonomi, markalaşma, teknoloji, moda, global pazarlar ve tedarik zinciri konu başlıkları ile ilgili dünyadaki yeni trend ve gelişimleri sektöre yön veren duayenlerden dinleme fırsatı buldu. Konferansın ikinci günü ise, T.C. Ticaret Bakanlığı’nın desteklediği ikili iş görüşmeleri (B2B) ile üreticiler, dünyanın önde gelen giyim markalarıyla ile yeni iş birliklerine imza atılacak bir platformda bir araya geldi. 12. İstanbul Moda Konferansı ayrıca Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği üyesi firmaların ürünlerinin, kimi zaman geri dönüşüm (Recycling), kimi zamansa ileri dönüşüm (Upcycling) düşünce yöntemiyle sanat eseri halini aldığı Deniz Sağdıç “Ready-ReMade” sergisine ev sahipliği yaptı. Çok sayıda modacı ve sektörün değerli isminin katıldığı konferansa LASİAD adına, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Turan ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Türkiye-Rusya E-İhracat Zirvesi "Cdek Cis Ecommerce Summit" Gerçekleşti

Dünya E-Ticaret Forumu-World E-Commerce Forum'un desteğiyle CDEK tarafından düzenlenen uluslararası konferanslardan biri olan "CDEK CIS eCommerce Summit"in 2019 etkinliği 3 Ekim'de gerçekleşti. Türk perakende markalarından ve e-ticaret ilgili sektörlerinden, sınır ötesi ticaretin 300'den fazla temsilcisi, Türkiye, Rusya, Ukrayna ve diğer ülkelerden çevrimiçi mağazalar ve entegratörler zirveye katıldı. E- ihracat ekosisteminden özel davetlilerin katıldığı zirvede, programda yer alan "Cdek.market" oturumlarında B2B, şirketler arası pazarlama faaliyetleri gerçekleştirildi. E-ticaret devleri, Türk markaları ile pazar yeri satış anlaşmaları da imzaladı. CDEK'in, Worldef işbirliği ile düzenlediği Zirve'de CDEK CEO'su Leonid Goldort, CDEK Türkiye CEO'su Sertalp Demirağ ve CDEK Türkiye Satış ve Operasyon Direktörü Çetin Balekoğlu, E-ihracatın hızla ivme kazanacağı öngörülen Rusya ve Bağımsız Devletler Topluluğu (CIS) pazarında Türk markaları için sınır ötesi ticaret potansiyelinin çok yüksek olduğunu belirterek, E-ihracatçıların talepleri ve e-ihracatın kolay yolları konusunda sunumlar gerçekleştirdiler. Karlarını artırmak isteyen tüm şirketler için etkili olan "CDEK CIS eCommerce Summit"te, LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca konuşmacı olarak yer aldı. Teknoloji ve lojistik imkanların artmasıyla beraber e- ihracatın markalara fırsat olduğuna değinen Gıyasettin Eyyüpkoca, özellikle Rusya ile Türkiye arasında gerçekleşen ticareti ele aldı. Türkiye ihracatına destek sağlayan Laleli Bölgesi’nin teknoloji ve lojistikte yaşanan gelişmeleri yakından takip ettiğini ancak Laleli Bölgesi için geliştirilen bir teknolojinin hala olmamasını eksiklik olarak değerlendirdi. Laleli’deki firmaların müşteri ile skype gibi çeşitli uygulamalar aracılığıyla ticaret gerçekleştirdiği belirten Eyyüpkoca, bölgedeki firmaların müşterileriyle iletişim kurabileceği uygulamanın bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

Barış Pınarı Harekatı’na Destek

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), Barış Pınarı Harekatı’nı yürüten Türk Silahlı Kuvvetleri’nin terörle mücadelesine destek olmak ve moral vermek amacıyla Şanlıurfa’ya ve harekatın başladığı bölgeye sınırı olan Akçakale’ye gitti. TİM’in ülkemize yönelmiş olan terör tehdidini ortadan kaldırmak ve Suriyeli dostlarımızın tekrar evlerine dönebilmeleri için gereken huzur ve istikrarı sağlamak için yapılan “Barış Pınarı Operasyonunu” tüm gücüyle desteklediğini söyleyen Gülle, 85 bine yakın ihracatçının temsilcisi olarak Türkiye’nin bu haklı mücadelesini anlatacaklarını belirtti. Gülle, sözlerine şöyle devam etti: “Bizler bu doğrultuda; yurtdışında ve içinde elimizdeki her imkanı seferber edecek, Türkiye’de yatırımları olan, bizler ile iş yapan yabancı iş insanlarının bilgilendirilmesi adına yoğun çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Bilhassa batılı iş çevrelerinde Türkiye’nin yürüttüğü haklı mücadeleyi anlatarak, yürütülen kara propagandanın, operasyon sürecinde şanlı ordumuza, devletimize ve milletimize leke sürmesine kararlılıkla engel olacağız.” Türk Silahlı Kuvvetleri’nin, Suriye sınırında terör örgütleri PKK/PYD/YPG ve DEAŞ’a karşı başlattığı Barış Pınarı Harekatı’nı desteklemek amacıyla gerçekleştirilen ziyarete, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle, Yönetim Kurulu Üyeleri, Birlik ve Sektör Başkanları, TİM Üyeleri, LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Süleyman Kaya katıldı. TİM Başkanı İsmail Gülle, Barış Pınarı Harekatı’na destek bildirisini Şanlıurfa Valilik binası önünde açıkladı. Açıklamanın ardından Şanlıurfa’nın Akçakale ilçesine geçen TİM Heyeti burada da Belediyeyi ziyaret etti.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

OTİAD 20. YILINI KUTLADI

Osmanbey İş İnsanları Derneği (OTİAD)  kuruluşunun 20. Yılı münasebetiyle kutlama programı düzenledi. 16 Ekim Çarşamba   günü gerçekleştirilen programda TİM Başkanı İsmail Gülle, Şişli Kaymakamı Ali Fuat Türkel,  İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Mustafa Gültepe, İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ahmet Öksüz, STK’ların Başkan ve temsilcileri biraraya geldi. Programa LASİAD  adına Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca katıldı. Programda yaptığı konuşmada,Son 20 yıllık gelişimi değerlendiren OTİAD Başkanı Rıdvan Kandağ, Osmanbey'i, Türkiye'nin ve dünyanın en değerli markalarını ortaya çıkaran bölge haline geldiğini söyledi. Kandağ, tekstil sektörünün öncü sivil toplum kuruluşu OTİAD'ın 800'e yakın üyesi ve 2.600 şirkete yön verdiğini belirterek şunları söyledi: "Osmanbey Tekstilci İş İnsanları Derneği (OTİAD) 2 Ağustos 1999 yılında kuruldu. 800'e yakın üyesiyle Osmanbey'in değişimine öncülük etmektedir. Osmanbey bugün mevcut görünümü ile modern, temiz ve güvenilir bir açık hava alışveriş merkezidir. Osmanbey'i tasarım ve üretim anlamında İstanbul'un dünyaya açılan moda kapısıdır.’’ Sınır ilçesi Akçakale’de TSK’nın yürüttüğü Barış Pınarı Harekatı’na destek olmak amacıyla gerçekleştirilen ziyaretin ardından geceye katılan TİM Başkanı İsmail Gülle şunları kaydetti: ‘’Öncelikle sınırlarımızda gerçekleştirilen Barış Pınarı Harekatı’nda Türkiye İhracatçılar Meclisi, ihracatçı birliklerimiz ve derneklerimiz olarak Türk Silahlı Kuvvetleri’nin haklı mücadelesine destek vermek, onlara bu mücadelesinde yalnız olmadıklarını, bu mücadelenin memleketimiz için ne anlam ifade ettiğini hissettirmek ve birlik olmak gerekiyor. Çok kısa zaman içerisinde Allah onları zaferle taçlandırsın. Hep birlikte terörün olmadığı, iş konuştuğumuz böyle güzel atmosferleri yaşadığımız günler olsun.’’ 20. yılını kutlayan OTİAD’ı takdir ve tebrik eden Gülle, konuşmasına şöyle devam etti: ‘’45 yıldır bu sektörün içindeyim; Osmanbey’i, Merter’i, Laleli’yi tekstilin olduğu her yeri gezdim. Bugün, içimizden başarılı markalar, başarılı hazırgiyimciler çıktı ve onların başarısı ülkemizin ihracatını 180 Milyar Doların üzerine taşıdı. Bu başarının sahibi sizsiniz, sizin yaptığınız işe duyduğunuz saygı ve gösterdiğiniz sevgi sayesinde gerçekleşti. İhracatçılar meclisi olarak, başarınızı takdir ve tebrik ediyoruz. Yapmış olduğunuz güzel işleri bugün milyarlarca dolarlarla ölçülen katma değerli markalı ihracat haline getirdik. Hepinizi yürekten tebrik ediyorum’’  dedi.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

Türk tekstili yerli ve milli üretimle dünyada söz sahibi olacak

Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) tarafından Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), Uludağ Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (UHKİB), Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı (BEBKA), Bursa Teknoloji Koordinasyon ve Ar-Ge Merkezi (BUTEKOM) ve TÜBİTAK iş birliğiyde düzenlenen "Techxtile Start-Up Challenge" başladı. Açılışta konuşan Sanayi ve Ticaret Bakanı Mustafa Varank, "Birden çok paydaşın katkısıyla geçekleşen bu program; yenilikçi fikirlerin yatırımcıyla buluşmasına, firmalar arası verimli etkileşime ve uluslararası ortaklıklara kapı aralayacaktır. Tekstil sektörü istihdam ve ihracatta gururumuz. Sektörü daha da ileri taşımak adına ciddi destek veriyoruz. Katma değerin artması çok önemli. Bu organizasyonlar da bu amaca hizmet ediyor. Finale kalan girişimcilerden dereceye girenler mutlaka önümüzdeki günlerde başarılı işler ortaya koyacaktır" dedi.   Kaynak: http://www.yenihaberden.com/turk-tekstili-yerli-ve-milli-uretimle-dunyada-soz-sahibi-olacak-1223645h.htm
Devamını Oku
Standard Post with Image

TÜRKİYE İHRACATÇILAR MECLİSİ’NDEN İNSANİ YARDIM

Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM), Barış Pınarı Harekatı'na sınırı olan bölgelerde yaşayanlara insani yardım sağlamak amacıyla "Birliklerimiz Birlikteliğimizdir" sloganıyla başlattığı kampanya kapsamında toplanan 35 tır insani yardımın bir kısmı Şanlıurfa'nın Akçakale ilçesi ile Kilis'te dağıtıldı. 26 - 27 Ekim tarihlerinde gerçekleşen ziyaretlerde TİM Başkanı İsmail Gülle, törende yaptığı konuşmada, kampanyayı düzenlemekten onur duyduklarını söyledi. Türkiye İhracatçılar Meclisi sektör temsilcileri ile birlikte geldiği Kilis'te, Vali Recep Soytürk'ü makamında ziyaret eden Gülle, Barış Pınarı Harekatı’na destek vermek amacıyla bölgeye geldiklerini ifade ederek, "Türkiye İhracatçılar Meclisi 27 ayrı sektörü temsil ediyor. Kızılay'ımız ile birlikte yardım dağıtmak için geldik. Burada zorluklar içerisinde görev yapıyorsunuz. Türkiye çok önemli bir süreçte, çok önemli dönemeçtedir. Terör belasından kurtulmasına az kaldı. İnşallah bu sıkıntıdan da kurtulacağız” dedi. Gülle, Türkiye'nin dört bir tarafında temsil edilen ihracatçı birliklerin, kampanyaya destek verdiklerini aktararak, şunları kaydetti: "İhracatçılar olarak 35 tırla buradayız. İhtiyaç sahiplerine, çocuklarımıza hediyeler getirdik. İhracatçı birlikleri olarak bu gönül harekatında burada olmaktan sonra derece mutluyuz ve gururluyuz. Ülkemizin terörden kurtulması adına verilen mücadeleyi bir kez daha tebrik ediyoruz. Temsil etmekten büyük gurur duyduğum ihracat ailesinin bu kadirşinaslığını, desteğini buralarda göstermekten dolayı da son derece mutluyuz." Türk Kızılay Yönetim Kurulu Üyesi Ercan Tan ise, "Biz Türkiye olarak birimize yeteriz." düşüncesiyle yola çıktıklarını ve bir hafta içerisinde 35 tırın hazırlandığını belirterek, tırların içerisinde temel gıda maddelerinin yanı sıra yaşam malzemelerinin yer aldığını söyledi. Gaziantep Valisi Davut Gül, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, TİM Başkanı İsmail Gülle, Türk Kızılay Yönetim Kurulu Üyesi Ercan Tan, İhracatçı Birlik Başkanları ve TİM Üyelerinin katıldığı törene, LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları  Ahmet Turan ve Süleyman Kaya katıldı.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD’TAN MİKRO İHRACAT SEMİNERİ

LASİAD, Türkiye İhracatçılar Meclisi ve Gümrükler Genel Müdürlüğü iş birliği ile ‘’Mikro İhracat Semineri’’ verdi. 31 Ekim Perşembe günü,  LASİAD dernek binasında gerçekleşen seminere TİM adına Genel Sekreter Yardımcısı İbrahim Özçelik’in katıldığı katılırken,  LASİAD adına  Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Üyeleri Ahmet Ceylan, Cebrail Karaarslan, Bülent Koca, Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak ve LASİAD Üyeleri ve Lojistik firmalarının temsilcileri  katıldı. Seminerde, Laleli’de satışı  gerçekleşen yolcu beraberi eşyanın  ihracatın kapsamına alınmasıyla ilgili görüşler paylaşıldı, katılımcılar bilgilendirildi. Avrupa’da kayıt altına alma işleminin dijital ortamda gerçekleştiği, Türkiye’nin de kayıt altına alma işlemini online platforma taşımasının gerekliliği vurgulandı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Hedef Avrupa’da Liderlik Dünyada İlk Beş

Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) 2023 yılı hazır giyiminde 52 milyar dolar olarak hedeflediği ihracat hacminde rekor büyüme bebek ve çocuk giyim sektöründen geldi. Yetişkin hazır giyime oranla bebek ve çocuk giyim sektörü yüzde 50 daha fazla büyüme kat etti. 2010 yılında 118 milyon dolar olan bebek giyim ihracatı, 2018 yılında 249 milyon dolara yükseldi. Ülkemiz, bebek ve çocuk giyim sektöründe hem ihracat hem de ithalat payı olarak, yaklaşık 600 milyon dolarlık iş hacmiyle de önemli bir konumda yer alıyor. Avrupa'nın ikinci, dünyanın yedinci büyük giyim tedarikçisi olan Türkiye’de, son verilere göre bebek giyim sektöründe en fazla ihracat yapılan ülke, yüzde 14,4 pay ile İspanya olurken, ihracatımızda yüzde 11,9 payla ikinci sırada yer alan Almanya pazarını, yüzde 11,6 ile Irak, yüzde 7,3 ile İngiltere ve yüzde 4,4 ile Libya takip ediyor. Bebek ve çocuk giyim sektöründe yeni hedef ise ihracat rakamlarında Avrupa’da lider, Dünya’da ilk beş içerisinde yer almak. Diğer sektörlerle karşılaştırıldığında, Türkiye’de bebek ve çocuk giyim sektöründeki en zayıf halkayı ise pazarlama uygulamaları oluşturuyor. Sektördeki şirketler üretmeyi bir şekilde başarmış olsa da pazarlama kaynaklarını kullanmakta zorluk yaşıyor. Bu sebeple sektöre yönelik yapılan organizasyon ve uluslararası fuar çalışmalarına daha fazla önem verilmesi ile birlikte bebek çocuk giyim sektörünün de gelişmeye ve büyümeye devam edeceği kaydediliyor. Özellikle ihracata yönelik olan bebek ve çocuk ürünleri özelindeki fuarlar pazara büyük bir dinamizm getirirken sektörün ekonomik olarak büyümesine ve yeni pazarlara açılmasına da hizmet ediyor. Kaynak: https://www.kocaelipusula.com/haber/25658/hedef-avrupada-liderlik-dunyada-ilk-bes.html    
Devamını Oku
Standard Post with Image

İTHİB Uluslararası Kumaş Tasarım Yarışması Finali Moda Dünyasını Buluşturdu

2005 yılından bu yana Türk Tekstil Sektörünün yaratıcı gücünün yükselmesi, yetenekli gençlerin sektöre hızla kazandırılması ve özgün tasarımlar yaratılarak katma değeri yüksek ürünlerin ihraç edilmesi amacıyla düzenlenen 14. İstanbul İTHİB Uluslararası Kumaş Tasarım Yarışması’nın finali Raffles İstanbul’da gerçekleşti. İTHİB Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Öksüz’ün ev sahipliği ile Tuvana Büyükçınar Demir’in organizasyonunu yürüttüğü, İTHİB tarafından düzenlenen geceye aralarında Azra Akın, Ebru Akel, Burcu Kara, Tuğçe Bayat, Yasemin Taciroğlu, Nefise Karatay, Sitare Akdilek, Günseli Kato, Emel Ayaydın, Zeynep Üstünel ve Jale Balcı’nın bulunduğu iş, sanat ve cemiyet hayatından çok sayıda davetli katıldı. Moda dünyasının önemli tasarımcıları ve influencerları geceye katıldı Final gecesine Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin düzenlediği Design Week Turkey’de yer alarak bilgilerini moda – iş dünyasıyla paylaşan Sertaç Ersayın, Jasjit Sing, Pia Pia, Alice Pegna, Ece Yalım ve Chun Ju Tseng gibi moda dünyasının önemli tasarımcıları ve influencerları arasında kabul edilen isimlerin katılımı damga vurdu.   Kaynak: https://www.maxihaber.net/14-istanbul-ithib-uluslararasi-kumas-tasarim-yarismasi-finali-moda-dunyasini-bulusturdu/
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD’TAN MİKRO İHRACAT SEMİNERİ

LASİAD, Türkiye İhracatçılar Meclisi ve Gümrükler Genel Müdürlüğü iş birliği ile ‘’Mikro İhracat Semineri’’ verdi. 31 Ekim Perşembe günü,  LASİAD dernek binasında gerçekleşen seminere TİM adına Genel Sekreter Yardımcısı İbrahim Özçelik katılırken, LASİADadınaYönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Üyeleri Ahmet Ceylan, Cebrail Karaarslan, Bülent Koca, Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak, LASİAD üyelerive lojistik firmalarının temsilcileri katıldı. Seminerde, Laleli’desatışı gerçekleşen yolcu beraberi eşyanın ihracatın kapsamına alınmasıyla ilgili görüşler paylaşıldı, katılımcılar bilgilendirildi. Avrupa’da kayıt altına alma işleminin dijital ortamda gerçekleştiği, Türkiye’nin de kayıt altına alma işlemini online platforma taşımasının gerekliliği vurgulandı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

DERİ SEKTÖRÜNDEN GELECEĞE YATIRIM

Deri sektöründe katma değerli ihracatı daha da artırmak için İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği (İDMİB) bünyesinde, Ticaret Bakanlığı'nın destekleriyle 5. Detay Deri ve Deri Ürünleri Tasarım Yarışması düzenlendi. Yarışmanın ev sahipliğini yapan İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği (İDMİB) Başkanı Mustafa Şenocak, gerçekleştirdikleri tasarım yarışmalarıyla sektöre çok değerli tasarımcılar kazandıklarını ve kazandırmaya devam edeceklerini vurguladı. İDMİB olarak öncelikli amaçlarının deri sektörünün tasarım gücünü ve katma değerini arttırmak olduğunu aktaran Şenocak, “Genç yeteneklerimizi de sektöre kazandırmak istiyoruz. Çünkü ülke olarak daha yüksek katma değerle ihracat yapmaya ihtiyacımız var.  Dünyada güncel akımları sektörümüze tanıtmak için trend seminerleri düzenliyoruz. 1 yıl ayakkabı, 1 yıl konfeksiyon ve saraciye olmak üzere her yıl tasarım yarışmaları organize ediyoruz. Yarışmalarımız her geçen yıl daha çok kişiye ulaşıyor. Finalistlerimizi çok önemli ödüller ile buluşturuyoruz. Çünkü biz ihracatta nitelikli insan kaynağının ve tasarımın gücüne inanıyoruz.” dedi. Sektör ve cemiyet hayatından seçkin davetlilerin katılım gösterdiği geceye LASİAD adına, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Turan Yavuz ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

GELECEĞİN TASARIMCILARI ÖDÜLLERİNİ ALDI

Ticaret Bakanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) destekleriyle İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) tarafından organize edilen ‘14. İstanbul İTHİB Uluslararası Kumaş Tasarım Yarışması’ ödülleri görkemli bir törenle sahiplerini buldu. 14.Uluslararası Kumaş Tasarım Yarışması’nın açılış konuşmasını yapan İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Öksüz: “Tekstil sektörü olarak makinelere yıllarca çok büyük yatırımlar yaptık, yapmaya da devam ediyoruz. İlerleyen süreçte artık insana daha fazla yatırım yapmamız gerektiğini anladık. Bu ihtiyacı sektörün en önemli nitelikli insan kaynağı olan tekstil mühendisliği bölümlerinin artık kapanma noktasına geldiği süreçte çok daha iyi bir şekilde anladık. Sektörün hak etmediği negatif algının yansıması olan bu durumu tekstil mühendisliğini tercih eden öğrencilere başarı kriterini göz önüne alarak verdiğimiz burs ile aştık. Bugün burada sektörümüzde katma değer yaratan en önemli unsurlardan tasarımın önemini ve tasarımcıya verilen değerin ortaya konduğu bu organizasyon aynı zamanda insana yaptığımız yatırımın bir kanıtı olmuştur. Bu organizasyonda emeği geçen başta Ticaret Bakanlığımız ve Türkiye İhracatçılar Meclisimiz olmak üzere tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum” dedi. Sektörün ve cemiyet hayatının önde gelen isimlerinin yoğun ilgi gösterdiği geceye, LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca, Başkan Vekili Muhammed Sancaktar, Başkan Yardımcısı Ahmet Turan ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak katıldı. Yarışmanın kazananları belli oldu Genç yetenekleri desteklemek ve tekstil sektöründe katma değerli ürün ihracatını artırmak amacıyla düzenlenen dünyanın dört bir yanından gelen tasarımcıların tasarımlarının değerlendirildiği yarışmada M. Fatih Bilici, M. Zekeriya Tanrıverdi, Ahu Yağtu, Alara Koçibey, Daan Roosegarde, Feryal Gülman, Filiz Tunca, Nejdet Ayaydın, Nomi Kleinman, Nur Bilen Yavuzer, Mustafa Sandal, Özgür Masur, Özlem Kaya, Sema Güral Sürmeli, Sinem Kınran Parlak, Siren Ertan, Süleyman Orakçıoğlu, Tamer Pala, Yıldırım Mayruk ve  Zeynep Üner Jüri koltuğunda oturdu. Jürinin değerlendirmeleri sonucu “Pele’nin Gözyaşları” tasarımıyla “Damla Güden” 1. olarak 50 bin TL. para ödülü almaya hak kazandı. Birinci seçilen Güden ödülünü Ticaret Bakan Yardımcısı Rıza Tuna Turagay, TİM Başkanı İsmail Gülle, İTHİB Başkanı Ahmet Öksüz’ün elinden aldı. Row And Refine Shine tasarımıyla Hale Yılmaz 2., Flawed Symmetry tasarımıyla Mithila Amy Mohan 3. oldu. Dereceye giren ilk üç finalist, dünyanın önde gelen fuarlarından Premiere Vision Paris Fuarını ziyaret etme hakkı elde etti ve 6 aylık dil eğitimi ile ödüllendirildi. Ayrıca ikincilik ödülünün sahibi Hale Yılmaz 25 bin TL, üçüncülük ödülünün sahibi Mithila Amy Mohan ise 12.500 bin TL kazandı. Bununla birlikte dereceye giren adaylar Ticaret Bakanlığı’nın onaylarıyla yurtdışında eğitim hakkına sahip oldular. SİNGER ise dev yarışmanın tüm finalistlerine dikiş makinası hediye ederken, Ceylan Şenkal isimli tasarımcı SİNGER Jüri Özel Ödülü ile ödüllendirildi.
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD’TAN FATİH SGK MÜDÜRÜ COŞKUN BİLGİN’E ZİYARET

LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Turan, Yönetim Kurulu Üyesi Rıfat Opan, Sebahattin Demir ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak 6 Kasım Çarşamba günü, Fatih SGK Müdürü Coşkun Bilgin’i makamında ziyaret etti. Ziyarete Sn. Coşkun Bilgin’e hayırlı olsun temennisi ve iyi dileklerde bulanarak başlayan LASİAD Heyeti, kendisini tanıtarak devam etti. Görüşmede, son günlerde Laleli, Merter, Osmanbey gibi özellikle tekstil ihracatının geliştiği bölgelere SGK yetkilileri tarafından yapılan denetimlerin amacı ve kapsamı konuşuldu. Konu hakkında, Gıyasettin Eyyüpkoca şunları kaydetti: ‘’ Laleli bölgesi, yüzü dışarıya dönük bir bölgedir. Laleli’de Suriyeli çalışan yok çünkü firma sahiplerinin Suriyeli çalışana ihtiyacı yok, dil bilen personele ihtiyacı var. Bölgede ticaretin devamlılığı için firma sahiplerinin yabancı personel çalıştırması şart.’’ Yabancı personel çalıştırma prosedürü ve şartları hakkında heyeti bilgilendiren Coşkun Bilgin, ziyaret için de ayrıca teşekkür etti. Ziyaretin sonunda Başkan Eyyüpkoca, Fatih SGK Müdürü Coşkun Bilgin’e lale motifli vazo takdim etti.
Devamını Oku
Standard Post with Image

MİKRO İHRACAT UYGULAMASI HAYATA GEÇİYOR

LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca, Başkan Yardımcısı Turan Yavuz, Yönetim Kurulu Üyesi Cebrail Karaarslan, Bülent Koca, Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak ve Türkiye İhracatçılar Meclisi yetkililerinin katılımıyla 18 Kasım 2019 Pazartesi günü ‘’Mikro İhracat Toplantısı’’ gerçekleştirildi. Atatürk Havalimanı Kargo Terminali’nde gerçekleşen toplantıda LASİAD Heyeti ve TİM yetkilileri  ihracat antreposunda incelemelerde bulundu.
Devamını Oku
Standard Post with Image

UR-GE PROJELERİ TANITIM TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİ

İstanbul Ticaret Odası 38 No’lu Hazır Giyim ve Konfeksiyon Meslek Komitesi üyelerinin iştirakiyle 16 Kasım 2019 Cumartesi günü ‘’Erkek Giyim ve Kadın Giyim UR-GE Projeleri Tanıtım Toplantısı’’ gerçekleştirildi. İTO Cemile Sultan Korusu’nda düzenlenen kahvaltılı toplantıda yerli ve milli olmanın önemi vurgulandı. Toplantıda, yerleşik şirketlerin uluslararası arenada rekabetçiliğini ve ihracatını artırmak için birlik olması ve UR-GE çalışmalarında bulunması gerektiğinin altı çizildi. İTO tarafından hazırlanan sunum ve beraberinde gelen sorularla devam eden toplantıya, LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Turan, Sayman İrfan Akbaş, Yönetim Kurulu Üyeleri Rıfat Opan, Mert Karaca, Çetin Altındağ, Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak ve birçok LASİAD Üyesi katıldı.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

İş dünyası ihracat desteklerine dijital ortamda başvurabilecek

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, başkanlığında Ticaret Bakanlığında İstişare Kurulu Toplantılarının yedincisi gerçekleştirildi. Toplantıya Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Yönetim Kurulu Başkanı Nail Olpak, Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED) Başkanı Ayşem Sargın, Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Abdurrahman Kaan, Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı Mithat Yenigün ve bakanlık bürokratları katıldı.  Pekcan, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, bu toplantılarla iş dünyasının önde gelen STK temsilcileriyle bir araya geldiklerini ve ihracat politikalarıyla ilgili yol haritalarını oluştururken önerilerini ve katkılarını değerlendirdiklerini vurguladı.  Dünya Ticaret Örgütünün 9 aylık verilerine göre, en çok ihracat yapan ve ihracatlarının istatistiklerini sunan 69 ülke arasında ihracatı düşen 50 ülkenin ihracatının ortalamada yüzde 2,6 düşüş gösterdiğini belirten Pekcan, Türkiye'nin aynı dönemde ihracatının yüzde 2,59 arttığına dikkati çekti. Böylelikle dünya sıralamasında ihracatın artış oranı itibarıyla Türkiye'nin 7'nci sırada, değer artışında da 5'inci sırada olduğunu belirten Pekcan, "Bu rakamlarla tatmin olmuyoruz, hedeflerimiz daha yüksek. Daha yüksek ticaret ve ihracat hacmine ulaşmayı hedefliyoruz ama bir taraftan da küresel ekonominin içinde bulunduğu koşulları da iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Bu doğrultuda yol haritamızı hazırlıyoruz." diye konuştu. Pekcan, ihracatın 9 ayda değer bazında yüzde 2,6 artmasına rağmen miktar bazında yüzde 7,9 arttığına işaret ederek, birim fiyatlarında düşüş olduğunu söyledi. Küresel ihracat birim fiyatında da yüzde 9,6 azalma bulunduğuna dikkati çeken Pekcan, "Burada da dünyadan biraz daha iyi durumda gidiyoruz.” dedi. Bakan Pekcan, 83 bin 236 ihracatçı firmanın 74 bininin KOBİ olduğunu ve değer bazında ihracatın yüzde 55’ini KOBİ’lerin yaptığını belirterek, “3,5 milyon KOBİ’miz var. KOBİ’lerin sadece yüzde 2’si ihracat yapıyor. Bunu yüzde 4-5’e çıkardığımız anda ihracat rakamlarımız fırlar. Hedef ülke, hedef sektör ve ihracatın tabana yayılması perspektifimizle çalışmalarımız sahada devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı. Pekcan, ilk 6 ay içinde net ihracatın büyümeye katkısının 9,7 puan olduğuna dikkati çekerek, "Üçüncü çeyrekte yüzde 0,9 büyüme var, dördüncü çeyrekte inşallah daha pozitif bir rakam bekliyoruz ve 2020'ye el birliğiyle umutla bakıyoruz." dedi. İhracatçılar desteklere dijital ortamda başvurabilecek Bakanlık tarafından yeni geliştirilen Destek Yönetim Sistemi’nden bahseden Pekcan, şöyle konuştu: “Artık iş dünyamız, ihracat desteklerimizden otomasyon sistemi üzerinden yararlanabilecek. Ofisinden müracaat edecekler ve desteklerimizin her aşamasından yararlanıp sonuçlandırabilecekler. Kağıtsız ihracata da başlamıştık. Beyannamelerimizi de artık ofiste açabiliyor, süreci online takip edebiliyoruz. Diğer bakanlıklarımız ve kurumlarımızdan beklediğimiz evraklar tamamlandığında 2020 yılında ithalat işlemlerini de dijital ortamda yapabiliyor olacağız." Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/is-dunyasi-ihracat-desteklerine-dijital-ortamda-basvurabilecek/1663855
Devamını Oku
Standard Post with Image

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Suriye mesajı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Londra'da Türk vatandaşlarıyla buluşmasında konuştu. Erdoğan, "Dünyada hala bazı saygın ülkelerin saygısız liderleri İslam terör ifadesini kullanıyor. İslam bir barış dinidir. Terörün yanına sıfat olarak İslam'ı koyamazsınız.. Bu ifadeyi kullananları lanetliyorum." ifadelerini kullandı. Erdoğan, NATO Liderler Zirvesi için geldiği Londra'da Old Billingsgate binasında İngiltere'deki Türk vatandaşları ve Müslüman toplumuyla bir araya geldi. Burada bir konuşma yapan Erdoğan, vatandaşları selamladı ve "Buradan, sizlerin aracılığıyla kalpleri bizimle atan Asyalı, Afrikalı, Türkistanlı, Keşmirli, Arakanlı, Yemenli, Libyalı, Suriyeli mazlumlara selamlarımı gönderiyorum. İlk kıblemiz Kudüs'e canları pahasına sahip çıkan Filistinli kardeşlerime aynı şekilde muhabbetlerimi iletiyorum." diye konuştu. NATO Liderler Zirvesi vesilesiyle Türk vatandaşları ve Müslüman toplumuyla bir araya gelmekten duyduğu mutluluğu dile getiren Erdoğan, salonu dolduranlara aşkı, sevdası, ahde vefası için teşekkür etti. Erdoğan, programda bir konuşma yapan Cordoba Vakfı Başkanı Enes El Tikriti'ye buradaki tüm STK'ler adına ayrıca teşekkürlerini iletti. Türkiye'den kucak dolusu sevgi getirdiklerini belirten Erdoğan, burada yaşayan Türklerin ana vatanını, baba ocağını, yurdunu ve mensubu olduğu milletini çok yakından takip ettiğini bildiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ülkemizin içinden geçtiği bu kritik dönemde dualarınızın, desteklerinizin daima bizimle olduğunun farkındayım. Bir kısmınız eğitim için, bir kısmınız rızkı için, bazılarınız ise ülkemizin vesayetle boğuştuğu dönemlerde kendine daha iyi, daha özgür bir hayat kurmak için bu topraklara hicret ettiniz. Buraya gelirken geride gözü yaşlı ailelerinizi, dostlarınızı, sizi canından ayrı görmeyen sevdiklerinizi bıraktınız." diye konuştu. Türk edebiyatının "7 güzel adam"ından biri olan Erdem Bayazıt'ın, "Hicret Burcundan" şiirinden dizeler okuyan Erdoğan, burada yaşayan Türklerin vatanından uzakta, binlerce kilometre ötede, kendine yepyeni hayatlar kurduğunu, zorluklardan yılmadığını, "İman varsa, imkan da vardır" diyerek gurbeti sılaya çevirdiğini, tarihi şanlı zaferlerle dolu Türk milletini burada gururla temsil ettiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayın 12'sinde İngiltere'de seçimlerin yapılacağını anımsatarak, "Bu seçimde burada az önce başkanımızın da ifade ettiği gibi belirleyici rol oynamalısınız ve oynayacağınıza inanıyorum. Ülkem ve milletim adına her birinize tek tek teşekkür ediyorum. Rabbim sizleri her türlü sıkıntıdan muhafaza buyursun diyorum." ifadelerini kullandı. "TÜRKİYE EMİN ELLERDE" Türkiye'nin emin ellerde, emniyet, huzur ve barış içinde olduğunu dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bugün 17 yıl öncesine göre çok daha güçlü bir Türkiye var. Bugün üzerinde rahatça oyun oynanan değil, bölgesinde oyun kuran, oyun bozan kararlı bir Türkiye var. Bugün birkaç milyar dolar için el açan değil, dünyada milli gelire oranla en fazla insani yardım yapan cömert bir ülke var. Bugün 2002'ye göre ekonomisini 3,5 kat büyütmüş, kişi başı milli gelirini 3 bin 500 dolardan 9 bin 700 dolara çıkarmış, ihracat rakamlarında her sene rekora koşan bir Türkiye var. Bugün, duble yollarla, köprülerle, hızlı tren hatlarıyla, tüneller, kavşaklar, köprülerle, viyadükler, dünyanın ilk üç sırasındaki en büyük havalimanlarıyla, Asya'yı Avrupa'ya bağlayan yeni gerdanlarıyla ulaşım altyapısını tamamlamış bir Türkiye var. Bugün, Ege'de, Karadeniz'de, Doğu Akdeniz'de haklarını savunan, menfaatlerini koruyan, donanması güçlü bir Türkiye var. Bugün, kendine sığınan 4 milyonu aşkın mazlum ve mağdura kucak açan, onlara sahip çıkan bir Türkiye var." Dünyanın hiçbir yerinde Türkiye'den başka bu kadar mülteciye tek elde ev sahipliği yapan bir başka ülke bulunmadığını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti: "Bu 4 milyon mültecinin içinde yaklaşık 3 milyon 250 bini Arap, 350 bini Kürt, kalan diğerleri ise bunun içinde Ezidi var, Keldani var, Arami var. Bütün bunlara hiçbir ayrım yapmaksızın bunları besleyen bir Türkiye var. Tabii önemli olan bir şey var. Peki Avrupa Birliği ne yaptı? Avrupa Birliği şu ana kadar söz verdiği halde sadece 2016'da '3 artı 3 yani 6 milyar avro destek vereceğim' dediği halde ne yazık ki sadece 3 milyar avro uluslararası STK'ler vasıtasıyla Kızılayımıza, AFAD'a vesaire verdiği destek var. Yani bu para bizim milli bütçemize girmiyor. Bizim yaptığımız ne? Şu ana kadar 30 milyar doları aştı yaptığımız oradaki yatırımlar. Türkiye'nin farkı bu." "Bugün kendi milli güvenliği için hiç kimsenin icazetini aramadan operasyon düzenleyen, dış politikası bağımsız bir Türkiye var." ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Tabii herkes bize akıl veriyor, 'Sizin Suriye'de ne işiniz var', bize diyorlar ki; 'Suriye'den ne zaman çıkacaksınız'. Tabii bizim onlara verdiğimiz tek cevap var; Sizin Suriye'de ne işiniz var? Suriye'ye sınırınız var mı? Yok. Peki ne işiniz var? 10 bin kilometreden oraya geliyorsun, 3 bin, 5 bin kilometreden oraya geliyorsun ama bizim 911 kilometre sınırımız var. Bu teröristler, bu YPG/PYD, DEAŞ, PKK bütün bunlar havan toplarıyla, füzelerle her an sınıra, bütün sınır şehirlerimize atışlar yapıyorlar. Biz şehitler veriyoruz, bizim yaralılarımız var ve bütün bunlar karşısında biz eli bağlı neyi bekleyeceğiz? Evet biz oradayız, orayı bu teröristlerden temizleyene kadar oradan çıkmayacağız. Şunu çok açık ve samimi söylüyorum; Bizim Suriye'nin topraklarında gözümüz yok ama gözü olanlar lütfen terk etsinler." Kendilerinin sadece 82 milyonun güvenliğini değil yurt dışında yaşayan 6,5 milyon vatandaşının da haklarını savunan diplomasisi güçlü bir Türkiye olduklarını vurgulayan Erdoğan, "Bütün bunlar Türkiye'nin kendine güvendiğinin, kendine inandığının, uzun yıllar sonra potansiyelini yeniden harekete geçirdiğinin işaretleridir. Hiç şüphesiz bu başarıların tamamı hepimizindir, hepimizin eseridir. Bu başarı, öncelikle devletine, iradesine, demokrasisine 15 Temmuz gecesi olduğu gibi gerektiğinde istiklal ve istikbaline canı pahasına sahip çıkan aziz milletimizin başarısıdır. Türkiye bu noktalara tam bir seferberlik ruhuyla hareket ederek geliyor. Sizlerden kalbinizi ferah tutmanızı istirham ediyorum, sizlerden Türkiye'ye inanmanızı, devletinize güvenmenizi istiyorum." ifadesini kullandı. Recep Tayyip Erdoğan, toplantı için daha büyük bir salon bulunamadığını ve bu nedenle yaklaşık bin vatandaşın dışarıda olduğunu, içeride de bazı vatandaşların ayakta kaldığını belirterek, helallik diledi. "TUZAKLARIN HEPSİ ÇÖKÜYOR" Türkiye'nin hem kendi bekasını hem de bölgesinin istikbalini garanti altına alacak adımları kararlılıkla attığına işaret eden Erdoğan, şu değerlendirmede bulundu: "Türkiye'nin gayretleriyle merkezinde çatışma yerine dayanışmanın, zulmün yerine adaletin, kavga yerine barışın olduğu yeni bir dünya kuruluyor. Silah üzerinden, ölüm üzerinden, acı, kan, baskı ve tehdit üzerinden ülkemize kurulan tuzakların hepsi çöküyor. Türkiye'yi terörle, şantajla terbiye edeceklerini zannedenler, hedeflerine ulaşamamanın mahcubiyetini yaşıyor. 82 milyon tam bir dayanışma içinde huzuruna huzur katarak, kardeşliğini pekiştirerek kutlu yolculuğunu devam ettiriyor." Türkiye ve Birleşik Krallık arasındaki ilişkinin 400 yılı aşkın bir mazisi olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu köklü iş birliğinin günden güne geliştiğini, derinleştiğini, yeni boyutlar kazanarak güçlendiğini gördüklerine dikkati çekti. Birleşik Krallık'ta nüfusu yarım milyona varan dinamik ve üretken bir Türk toplumu bulunduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Buradaki mevcudiyetinizle sizler, ülkelerimiz arasında beşeri bir köprü kuruyorsunuz. Bugün 15-20 sene öncesine kıyasla bu ülkede çok daha etkin, çok daha organize bir diasporaya sahibiz. Türk toplumu, Türkiye ve Birleşik Krallık arasındaki ilişkilerin gelişmesi noktasında da kritik rol oynuyor. Vatandaşlarımızın özellikle ticari hayatta giderek daha da fazla varlık göstermeleri bizleri gururlandırıyor." şeklinde konuştu. Türk girişimcilerin farklı sektörlerde hayata geçirdikleri proje, ortaklık ve kurdukları iş yerleriyle Birleşik Krallık ekonomisine çok ciddi katkılar sağladığına işaret eden Recep Tayyip Erdoğan, "Sizlerin de çabalarıyla iki ülke olarak 2017 başında belirlediğimiz hedef neydi biliyor musunuz? 20 milyar dolarlık ikili ticaret hacmi hedefini neredeyse yakaladık. 2018 senesinde ikili ticaretimiz bir önceki yıla göre yüzde 14 artışla 18 milyar 600 milyon dolara çıktı." dedi. "TURİZM RAKAMLARI KATLANARAK ARTIYOR" Turizm rakamlarının da her sene katlanarak arttığına dikkati çeken Erdoğan, 2018 yılında Birleşik Krallık'tan 2 milyon 250 bin turisti misafir ettiklerini, bu yılın ilk 10 ayında bu rakamın yüzde 13,5 artışla 2 milyon 443 bine ulaştığına değindi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnşallah 2019'u turizm rakamlarında rekorla tamamlayacağız. Yakaladığımız bu ivmenin ekonomiden turizme, savunma sanayinden yatırımlara her alanda kuvvetlenerek devam edeceğine inanıyorum." dedi. Bu konuda bir özeleştiri yapmak istediğini dile getiren Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Vatandaşlarımızın ekonomik hayatta elde ettikleri başarıyı maalesef siyasi alana yeterince yansıtamadıklarını görüyoruz. Halbuki Birleşik Krallık'ın kendine özgü şartları bunu zorunlu kılıyor. Siyasi ve sivil toplum boyutu eksik olan bir Türk diasporasının, kendi geleceğini ilgilendiren politikalara etki gücü de zayıflayacaktır. Milli hassasiyetleri yüksek sivil toplum örgütlerine belki bir çok yere kıyasla Birleşik Krallık'ta daha fazla ihtiyacımız var. Bunun için sizlerden çok daha örgütlü, organize ve dayanışma içinde hareket etmenizi bekliyoruz." Tüm sivil toplum kuruluşlarının bu alanlarda yapacakları çalışmalar ve atacakları adımların çok önemli olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Şayet sizler ümitsizliği, öz güvensizliği kapınıza yaklaştırmazsanız, Allah'ın izniyle size kimse ket vuramaz. Şayet sizler aynı idealler etrafında birbirinize kenetlenirseniz, kimse sizi bölemez, parçalayamaz." ifadelerini kullandı.  - Türkiye hem kendi bekasını hem bölgenin güvenini sağlayacak adımları atıyor. - Türkiye'yi terörle, şantajla terbiye edeceklerini zannedenler, hedeflerine ulaşamamanın mahcubiyetini yaşıyor. - Türk toplumu, Türkiye ve Birleşik Krallık arasındaki ilişkilerin gelişmesi noktasında da kritik rol oynuyor. - 40 yıldır teröre çok kurban verdik. Bütün bunlar olurken kimse kapımızı çalmadı. Terörle mücadelede bize akıl verenlere şunu diyoruz; siz aklınızı kendinize saklayın. - Dünyada hala bazı saygın ülkelerin saygısız bazı liderleri 'İslami terör' ifadesini kullanıyor. Bunu kabullenmemiz mümkün değil. İslam bir barış dinidir. Dinimize asla terörü yaklaştıramazsınız, terörün yanına sıfat olarak İslam'ı koyamazsınız. Bu ifadeyi kullananları lanetliyorum. - Asimilasyon çabaları şu ana kadar dünyanın hiçbir ülkesinde sonuç vermemiştir, vermeyecektir. - Son dönemde tüm Avrupa genelinde ırkçılığın arttığını ve hedeflerinde Türk toplumlarının olduğunu görüyoruz. Yükselen İslam düşmanlığı sadece bizim değil, Tüm Batı toplumunun sorunudur. Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/gundem/son-dakika-cumhurbaskani-erdogandan-londrada-sert-mesaj-bu-ifadeyi-kullananlari-lanetliyorum-41389848
Devamını Oku
Standard Post with Image

Merkez Bankası, 2020 para ve kur politikasını açıkladı!

TCMB '2020 yılı para ve kur politikası' raporunu açıkladı. Para Politikası Kurulu, 2020'de önceden açıklanan bir takvim çerçevesinde yılda 12 toplantı yapacak.   Merkez Bankası'nın raporunun detayları şöyle:   1. TCMB’nin temel amacı fiyat istikrarını sağlamaktır. TCMB, fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki bütün araçları kullanmaktadır. Para politikası kararları, enflasyon beklentileri, fiyatlama davranışları ve enflasyonu etkileyen diğer tüm unsurlardaki gelişmeler dikkate alınarak oluşturulmaktadır. TCMB, fiyat istikrarı açısından tamamlayıcı bir unsur olan finansal istikrarı da gözetmeye devam ederken, başta enflasyon ve iktisadi faaliyet olmak üzere makroekonomik göstergelerin tamamını dikkate alan veri odaklı bir yaklaşım ile hareket edecektir.   2. Enflasyon hedefi, Hükümet ile varılan mutabakatla uyumlu olarak yüzde 5 olarak korunmuştur. Para politikası, enflasyonu bu hedefe kademeli olarak yaklaştıracak şekilde oluşturulacaktır. Enflasyonun hedeflerden belirgin olarak saptığı dönemlerde TCMB’nin Enflasyon Raporlarında yayımladığı enflasyon tahminleri ara hedef işlevini görmektedir. Dolayısıyla enflasyonun gelecek dönemdeki seyri konusunda iktisadi birimlere rehberlik etmesi öngörülen değerler, kısa vadede enflasyon tahminleri, orta vadede ise enflasyon hedefleridir. 2019 yılı Ekim ayı Enflasyon Raporunda yayımlanan dezenflasyon patikası ile enflasyonun, öncelikle tek hanelere indirilmesi; daha sonra ise kademeli olarak azalarak yüzde 5 düzeyinde istikrar kazanması hedeflenmektedir.   3. Enflasyon hedefine ilişkin belirsizlik aralığı, önceki yıllarda olduğu gibi hedef etrafında her iki yönde 2 yüzde puan olarak korunmuştur. Yıl içinde enflasyon gelişmelerine ilişkin kapsamlı değerlendirmeler Enflasyon Raporu aracılığıyla kamuoyuyla paylaşılacaktır. Yıl sonunda gerçekleşen enflasyonun belirsizlik aralığının dışında kalması durumunda ise hesap verebilirlik ilkesi gereği Hükümet’e “Açık Mektup” yazılacaktır.   4. Dalgalı döviz kuru rejimi uygulaması devam edecektir. Uygulanmakta olan kur rejiminde, döviz kuru bir politika aracı olarak kullanılmamaktadır. İktisadi temeller, uygulanmakta olan para ve maliye politikaları, uluslararası gelişmeler ve beklentiler döviz arz ve talebinin temel belirleyicileridir. TCMB’nin nominal ya da reel olarak herhangi bir kur hedefi bulunmamaktadır. Ancak, döviz kurunun iktisadi temellerden belirgin şekilde kopması ve döviz kurundaki hareketlerin fiyat istikrarını kalıcı olarak etkilemesi veya finansal istikrara dair risk oluşturması halinde TCMB, bu duruma kayıtsız kalmayacak ve sahip olduğu araçlarla gerekli tepkiyi verecektir. TCMB, döviz piyasalarının etkin bir şekilde çalışabilmesi için döviz kuru gelişmelerini ve buna dair her türlü risk faktörünü yakından takip etmeye, gerekli önlemleri almaya ve TCMB rezervlerinin etkin kullanımı esasıyla ilgili araçları kullanmaya devam edecektir.   5. TCMB, 2019 yılında parasal duruşunu enflasyonun ana eğilimine dair göstergeleri dikkate alarak belirlemiş; parasal sıkılık düzeyini, enflasyondaki düşüşün sürekliliğini ve hedeflenen patika ile uyumunu sağlayacak şekilde oluşturmuştur. TCMB’nin enflasyon tahminleri ve bunların ima ettiği ana eğilimler karar alma sürecinde önemli bir yer teşkil etmektedir. TCMB, 2019 yılının ilk yarısında, bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 24 düzeyinde sabit tutarken likidite yönetimine ilişkin destekleyici adımlar atmıştır. Sıkı para politikası duruşu ile güçlü politika koordinasyonu neticesinde birikimli döviz kuru etkilerinin azalması ve iç talebin ılımlı seyri, enflasyon dinamiklerinde belirgin bir iyileşme sağlamıştır. TCMB, enflasyon görünümündeki iyileşmeye bağlı olarak Temmuz, Eylül ve Ekim aylarında kademeli olarak politika faizini yüzde 14 seviyesine düşürmüştür.   6. 2019 yılında TCMB, finansal piyasalarda gözlenen oynaklıklar ve sağlıksız fiyat oluşumlarına karşı piyasaların ve aktarım mekanizmasının etkin işleyişini desteklemek amacıyla politika faizi dışında sahip olduğu araç setini genişleterek kullanmayı sürdürmüştür. . Bu kapsamda, Mart ayının son haftasında yurt dışı swap piyasasındaki arz ve talep dengesizliğinin swap faizleri üzerindeki olumsuz etkilerini sınırlamak amacıyla, TCMB bünyesindeki Döviz Karşılığı Türk Lirası Swap Piyasasında vadesi gelmemiş toplam swap (TCMB tarafından spotta döviz alınıp vadede döviz satılan swap) işlem miktarı kademeli olarak artırılarak, Döviz ve Efektif Piyasaları işlem limitlerinin yüzde 40’ına yükseltilmiştir.   7. Mayıs ayından itibaren Borsa İstanbul (BIST) Swap Piyasasında ABD doları ve euro cinsinden para politikası faiz oranlarıyla uyumlu bir şekilde bir haftadan uzun vadelerde işlem yapılmaya başlanmıştır. Ayrıca, Ağustos ayında TCMB bünyesinde kotasyon yöntemiyle ve 1 hafta vadeli olarak gerçekleştirilmekte olan döviz karşılığı Türk lirası swap işlemlerinin geleneksel ihale (çoklu fiyat) yöntemiyle ve 1, 3 ve 6 ay vadeli olarak da gerçekleştirilmesine karar verilmiştir.   8. Finansal piyasaların derinleşmesine ve para politikası aktarım mekanizmasının etkinliğinin artırılmasına sağladığı katkılar dikkate alınarak Piyasa Yapıcılığı Sisteminin desteklenmesi amacıyla Piyasa Yapıcı (PY) bankalara Açık Piyasa İşlemleri (APİ) çerçevesinde likidite imkânı kullandırılması uygulamasına 17 Haziran 2019 tarihinde yeniden başlanmıştır. TCMB tarafından gecelik vadeli repo işlemleri yoluyla ve limit dahilinde kullandırılan söz konusu likidite imkânına uygulanan faiz oranı, politika faiz oranının 100 baz puan altında belirlenmiştir.   9. 2019 yılı boyunca yaşanan gelişmeler sonucunda bankaların TCMB swap imkânlarını yoğun bir şekilde kullandıkları gözlenmiştir. Bu kapsamda sistemin fonlama ihtiyacının büyük kısmının TCMB taraflı swap imkânları ile karşılanması APİ yoluyla fonlamanın kademeli olarak gerilemesine neden olmuştur. 2019 yılında APİ fonlaması, büyük ölçüde bir hafta vadeli repo ihaleleri ile gerçekleştirilmiş ancak finansal piyasalarda yaşanan gelişmeler dikkate alınarak yıl içinde iki defa haftalık repo ihalelerine ara verilmiştir. Haftalık repo ihalelerine ara verilen her iki dönemde 2 de TCMB fonlamasının tamamı gecelik borç verme faiz oranı üzerinden sağlanmış ve BIST gecelik repo faizleri TCMB faiz koridorunun üst bandına yakınsamıştır. Bankalara PY imkânı çerçevesinde sağlanan likiditenin sistemin fonlama ihtiyacı içindeki payı sınırlı kalmıştır.    10. TCMB, yurt içi altın tasarruflarının finansal sisteme kazandırılması amacıyla bu dönemde de çeşitli adımlar atmaya devam etmiştir. Yurt içinde sağlıklı çalışan bir altın piyasasının oluşabilmesi için etkin bir altın swap piyasasının varlığı önem arz etmektedir. Bu kapsamda, 2019 yılı Mayıs ayında TCMB bünyesinde Türk Lirası Karşılığı Altın Swap Piyasası ve Ekim ayında Döviz Karşılığı Altın Swap Piyasası açılarak, bankaların likidite yönetimine katkı sağlanmıştır. Her iki piyasada da işlemler, bankalara tanınan limitler dâhilinde gerçekleştirilmektedir.   11. TCMB, zorunlu karşılıkların finansal istikrarı destekleyecek şekilde makro ihtiyati bir araç olarak daha esnek ve etkin kullanılmasına yönelik bazı değişiklikler yapmıştır. 2019 yılı Temmuz ayında, 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu’nda yapılan değişiklikle, zorunlu karşılık uygulamasında bankaların sadece yükümlülüklerinin değil, bilanço içi ve dışı uygun görülen kalemlerin de esas alınabilmesi mümkün hale gelmiştir. Bu çerçevede, Ağustos ayında zorunlu karşılıkların finansal istikrarı destekleyecek şekilde makro ihtiyati bir araç olarak daha esnek ve etkin kullanılmasına karar verilmiştir. Buna göre Türk lirası zorunlu karşılık oranları ve Türk lirası cinsinden tesis edilen zorunlu karşılıklara ödenecek faiz/nema oranı, bankaların dövize endeksli kredileri ile bankalara kullandırılan krediler hariç Türk lirası cinsi standart nitelikli ve yakın izlemedeki nakdi kredileri toplamının yıllık büyüme oranları ile ilişkilendirilmiştir.   12. Para Politikası Kurulu (Kurul), 2020 yılında, önceden açıklanan bir takvim çerçevesinde yılda 12 toplantı yapacaktır 3 . Bununla beraber 2021 yılına dair ilk üç toplantı tarihi de takvim çerçevesinde açıklanmaktadır 4 . Para politikası kararı ile kısa gerekçesi, İngilizce çevirisi ile birlikte, toplantı ile aynı gün saat 14.00’te; Kurul’un ayrıntılı değerlendirmelerini içeren toplantı özeti ise toplantıyı takip eden beş iş günü içinde TCMB internet sayfasında yayımlanacaktır. 13. Önümüzdeki dönemde iletişim politikası, destekleyici bir araç olarak etkin bir biçimde kullanılacaktır. Para politikasının temel iletişim araçları Kurul duyuruları ve Enflasyon Raporu’dur. Enflasyon Raporu’nun yılda dört defa yayımlanmasına ve para politikası uygulamalarının kamuoyu ile iletişiminin etkin bir şekilde yapılabilmesi amacıyla bilgilendirme toplantılarıyla tanıtılmasına devam edilecektir. Ayrıca, Türk lirası ve döviz likiditesi yönetimine ilişkin alınan kararlar kamuoyu ile paylaşılmaya devam edilecektir.   14. Fiyat istikrarı ve finansal istikrarın kalıcı olarak sağlanması, toplumsal refah ve potansiyel büyüme açısından büyük önem taşımaktadır. Bu çerçevede, fiyat istikrarını sağlamanın öneminin kamuoyuyla paylaşılması iletişim politikasının temel önceliklerinden birisi olacak ve iletişim kanalları en üst düzeyde kullanılacaktır. Bu kapsamda, yatırımcılar, analistler ve ekonomistler ile belli bir takvim çerçevesinde yapılan teknik içerikli toplantılar devam edecektir. TCMB iletişiminin önemli hedef gruplarından olan basın, akademik çevreler, genel kamuoyu ile iletişim etkin bir biçimde sürdürülecektir. Başkan tarafından TCMB’nin faaliyetleri, para politikası uygulamaları ve döneme özgü iktisadi tartışma konuları hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu ve diğer platformlarda yapılan sunumlar ve konuşmalar da kamuoyunun bilgilendirilmesinde önemli bir paya sahip olacaktır.   15. Finansal İstikrar Raporu, TCMB’nin bir diğer önemli iletişim aracı olmaya devam edecektir. Bunun yanı sıra, Aylık Fiyat Gelişmeleri Raporu, TCMB tarafından yayımlanan çalışma tebliğleri, ekonomi notları ve blog yazıları ile düzenlenen konferanslar da iletişim politikasının bir parçasını oluşturacaktır. Önceki yıllarda olduğu gibi, sosyal medya, Herkes İçin Ekonomi mikrositesi gibi platformlar kullanılmaya; toplantılar, seminerler ve etkinlikler düzenlenmeye devam edilecektir.   16. TCMB, para politikası çerçevesini oluştururken kullanılan bilgi setini çeşitlendirmeye ve zenginleştirmeye büyük önem vermektedir. Mikro düzeydeki dinamikleri ve saha bilgilerini yakından analiz etmeye olanak sağlayan veriler ile finansal sektöre ilişkin yüksek frekanslı veriler de bu süreçte yoğun olarak kullanılmaktadır. Bu çerçevede iletişim ağını güçlendirmek amacıyla reel ve finansal sektör temsilcileriyle yapılan görüşmelere önümüzdeki dönemde de devam edilecektir.   17. Son dönemde enflasyon dinamiklerinde önemli bir iyileşme kaydedilmekle birlikte, Türkiye’de enflasyon oranı akran ülkelere kıyasla halen yüksek seyretmektedir. Enflasyondaki düşüşü kalıcı hale getirebilmek için para politikasındaki temkinli duruşun sürdürülmesi gerekmektedir. Enflasyondaki düşüş sürecinin devamlılığı, ülke risk priminin ve uzun vadeli faizlerin gerilemesi açısından büyük önem taşımaktadır. TCMB’nin amacı enflasyonu önce tek  anelere indirmek, sonrasında da nihai hedef olan yüzde 5’e düşürmektir.     18. Para politikasındaki kararlı duruş fiyat istikrarı açısından bir ön koşul olmakla birlikte enflasyonla mücadele deneyimimiz, fiyat istikrarı yolunda para politikasının tek başına yeterli olmayacağını göstermiştir. Enflasyonla mücadelede toplumsal mutabakat ve ortak bir çabanın önemi büyüktür. Bu nedenle, tüm paydaşları içeren bütüncül bir çabaya ihtiyaç vardır. Uygun bir parasal ve mali duruşun yanında, enflasyondaki düşüşü geciktiren veya zorlaştıran yapısal katılıkların azaltılması önem taşımaktadır. Enflasyondaki katılık ve oynaklıkları azaltacak yapısal reformlara devam edilmesi fiyat istikrarına ve toplumsal refaha önemli katkıda bulunacaktır.   19. Fiyat istikrarına ulaşılabilmesi ve ekonominin dengeli, sürdürülebilir bir büyüme patikasına yönlendirilebilmesi için maliye politikasında da disiplinin devamlılığı esastır. Mali disiplinin sürdürülmesi Türkiye ekonomisinin dış şoklara karşı duyarlılığını azaltan temel unsurlardan biri olmuştur. Küresel belirsizliklerin yüksek olduğu mevcut konjonktürde, bu kazanımların korunarak daha da ileriye götürülmesi önem taşımaktadır. Yasası gereği fiyat istikrarına odaklanmış bir merkez bankası, bütçe ve maliye politikası gelişmelerini yakından takip etmek ve gerektiğinde bu politikaların enflasyon üzerindeki yansımalarına tepki vermek durumundadır. Dolayısıyla, maliye politikasına ilişkin gelişmeler enflasyon görünümüne etkileri bakımından önümüzdeki dönemde de yakından takip edilmeye devam edecektir.   20. 2018 yıl sonu itibarıyla 93,1 milyar Türk lirası olan sistemin fonlama ihtiyacı yıl boyunca yaklaşık 18,6 milyar Türk lirası artış göstererek 4 Aralık 2019 tarihi itibarıyla 111,7 milyar Türk lirası seviyesine yükselmiştir. Bu dönemde, sistemin fonlama ihtiyacını temelde para tabanı gelişmeleri, enerji ithalatçısı kamu iktisadi teşebbüslerine gerçekleştirilen döviz satımları ve kamu kesimi işlemleri artırıcı yönde, ihracat ve döviz kazandırıcı hizmetler reeskont kredileri ile zorunlu karşılık oranlarındaki düşüşler ise azaltıcı yönde etkilemiştir.   21. Sistemin fonlama ihtiyacının önemli bir bölümü TCMB ve BIST bünyesinde gerçekleştirilen döviz karşılığı TL swap işlemleriyle karşılanırken TCMB bünyesindeki TL Karşılığı Altın Swap Piyasası işlemleriyle sınırlı miktarda fonlama sağlanmış, APİ aracılığıyla sağlanan net fonlama miktarı ise 29,5 milyar Türk lirası seviyesinde gerçekleşmiştir. TCMB taraflı swap imkânları, bankalara döviz kuru riski ve likidite yönetiminde esneklik sağlarken, swap piyasasında ortaya çıkabilen arz talep dengesizliğinin azaltılmasına ve piyasa faizlerinin politika faiz oranlarıyla uyumlu gerçekleşmesine katkı sağlayarak para politikası aktarım mekanizmasının etkinliğini de artırmaktadır.   22. TCMB, 2019 yılında APİ çerçevesinde bir hafta vadeli repo ihaleleri ve PY likidite imkânıyla fonlama sağlamıştır. Repo işlemlerinin depo işlemine dönüştürülebilme imkânı bankalarca kullanılmaya devam edilmiştir. Bu dönemde BIST Repo-Ters Repo Pazarı’ndaki gecelik repo faizlerinin politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı etrafında oluştuğu gözlenmiştir. Diğer taraftan, finansal piyasalarda yaşanan gelişmeler dikkate alınarak 22 Mart ve 9� Mayıs 2019 tarihlerinde yapılan duyurular ile bir hafta vadeli repo ihalelerine kısa süreliğine ara verilmiştir.   23. TCMB’nin 22 Aralık 2018 tarihli “Zorunlu Karşılıklar Hakkında Tebliğ’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ” hükümleri çerçevesinde finansal piyasaların derinleşmesine ve etkinliğine katkı sağlamak amacıyla, BIST bünyesinde yapılan tüm repo işlemleri zorunlu karşılık uygulamasından muaf tutulmuştur. Böylece bankaların birbirleriyle ve sadece portföyleri hesabına işlem yapabildiği ve fon sağlayan tarafın zorunlu karşılığa tabi olmadan repo işlemleri gerçekleştirebildiği Bankalararası Repo-Ters Repo Pazarı’na olan ihtiyaç ortadan kalkmıştır. Bu kapsamda, repo piyasalarının birleştirilmesi mümkün hale gelmiş ve 28 Aralık 2018 tarihi itibarıyla BIST tarafından Bankalararası Repo-Ters Repo Pazarı kapatılmıştır.   24. Borçlanma piyasası araçlarında, finansal türev ürünlerde ve çeşitli finansal sözleşmelerde dayanak varlık veya karşılaştırma ölçütü olarak kullanılabilecek yüksek işlem hacmine sahip kısa vadeli bir Türk lirası referans faiz oranı oluşturulması için Hazine ve Maliye Bakanlığı, TCMB, Türkiye Bankalar Birliği, Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği, İstanbul Takas ve Saklama Bankası A.Ş. ve BIST tarafından yürütülen ortak çalışmalar sonucunda 17 Haziran 2019 tarihinden itibaren BIST tarafından, Türk Lirası Gecelik Referans Faiz Oranı (TLREF) hesaplanmaya ve yayımlanmaya başlanmıştır. Son dönemde TLREF’e dayalı tahvil ihraçları gerçekleşirken aynı zamanda TLREF üzerine yazılmış vadeli faiz sözleşmeleri ve swap işlemleri gibi türev ürünler oluşturulmaktadır.   25. Bankacılık sektörü teminat yönetimindeki esnekliğin artırılması amacıyla, 2019 yılı Ocak ayında, Türk lirası işlemler karşılığında teminata kabul edilen Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) ve HMVKŞ tarafından yurt içinde ihraç edilen kira sertifikalarının tüm vadeler için %5 olan iskonto oranları, vade ayrımı gözetilerek yeniden düzenlenmiştir. Bu kapsamda, vadesine 2 yıldan az kalan kıymetlerin, vadesi 2 ile 5 yıl arasında olan kıymetlerin ve vadesi 5 yıldan uzun olan kıymetlerin iskonto oranları sırasıyla, yüzde 1, yüzde 2 ve yüzde 3 olarak belirlenmiştir.    26. BIST nezdinde, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile kamu sermayeli kurumlar tarafından kurulan varlık kiralama şirketleri tarafından ihraç edilen Türk lirası ödemeli kira sertifikalarının işlem gördüğü Taahhütlü İşlemler Pazarında, TCMB tarafından gecelik vadede 17 Aralık 2018 tarihinden itibaren repo işlemleri, 27 Mayıs 2019 tarihinden itibaren ise ters repo işlemleri yapılmaya başlanmıştır.   27. 2018 yılı Kasım ayında başlanan TCMB bünyesindeki Döviz Karşılığı Türk Lirası Swap imkânının bankalar tarafından kullanımı ilk etapta sınırlı düzeyde kalmıştır. Ancak, 2019 yılı Mart ayında yurt dışı swap piyasasında yaşanan gelişmelerin ardından bankaların bu imkânı kullanımının hızla arttığı gözlenmiştir. Bu çerçevede, söz konusu piyasadaki vadesi gelmemiş toplam swap işlem miktarı kademeli olarak artırılarak Döviz ve Efektif Piyasaları işlem limitlerinin yüzde 10’undan yüzde 40’ına yükseltilmiştir.   28. 2019 yılının ilk 3 ayında Türk Lirası Depoları Karşılığı Döviz Depoları ihalelerine devam edilmiş ve bankalara maksimum 2,5 milyar ABD doları tutarında döviz likiditesi sağlanmıştır. Ancak, 2019 yılı Mart ayında yurt dışı piyasalarda yaşanan gelişmeler bankaların TCMB’den talep ettiği Türk lirası fonlama miktarının artmasına neden olmuş ve Türk Lirası Depoları Karşılığı Döviz Depoları ihalelerine ihtiyaç kalmadığı değerlendirilerek ara verilmiştir.   29. 2009 yılında G20 Zirvesi’nde tezgah üstü türev işlemlerin organize piyasa ve elektronik platform işlem süreçlerine dahil edilmesi yönünde alınan karar sonrası, büyük bir kısmı tezgâhüstü piyasada yapılan swap işlemlerinin organize piyasada merkezi takas sürecine dahil edilerek gerçekleştirilmesine de olanak sağlanması amacıyla 2018 yılı Ekim ayında BIST bünyesinde Swap Piyasası faaliyete başlamıştır. Söz konusu piyasa parasal aktarım  mekanizmasının etkinliğini artırarak ve bankalar açısından sistemsel likidite riskini azaltarak finansal istikrara katkı sağlamaktadır. TCMB tarafından da bu piyasada ABD doları ve euro para birimleri cinsinden para politikası faiz oranları ile uyumlu bir şekilde bir haftadan daha uzun vadeli işlemler gerçekleştirilmektedir. 4 Aralık 2019 tarihi itibarıyla BIST Swap Piyasası’ndaki TCMB taraflı swap işlem tutarı 13,3 milyar ABD doları seviyesindedir.   30. Bankaların likidite yönetimine katkıda bulunmak amacıyla 5 Ağustos 2019 tarihinden itibaren kotasyon yöntemiyle gerçekleştirilen 1 hafta vadeli döviz karşılığı Türk lirası swap işlemlerinin geleneksel ihale (çoklu fiyat) yöntemiyle 1, 3 ve 6 ay vadeli olarak da gerçekleştirilmesine karar verilmiştir. Geleneksel ihale yöntemiyle döviz karşılığı Türk lirası swap işlemlerine başlanması ile birlikte 6 Ağustos 2019 tarihinde kotasyon yöntemiyle gerçekleştirilen Döviz Karşılığı Türk lirası Swap Piyasasında vadesi gelmemiş toplam swap işlem limiti Döviz ve Efektif Piyasaları işlem limitlerinin yüzde 20’sine indirilmiş ve ihale yöntemiyle yapılacak işlemler için de yüzde 20’lik işlem limiti belirlenmiştir. İhale yöntemiyle gerçekleştirilen işlemlerde banka bazında işlem limiti bulunmamaktadır. 2019 yılı içerisinde ihale yöntemiyle 1 ay ve 3 ay vadeli olmak üzere toplamda 2,75 milyar ABD doları tutarında 3 ihale düzenlenmiş olup söz konusu ihalelerdeki faiz oranları piyasa faiz oranları ile uyumlu seyretmiştir. 4 Aralık 2019 itibarıyla kotasyon yöntemiyle gerçekleştirilen Döviz Karşılığı Türk Lirası Swap Piyasasındaki stok miktarı 306 milyon ABD doları olup geleneksel ihale yöntemiyle gerçekleştirilen swap işlemleri kaynaklı stok ise bulunmamaktadır.   31. Diğer taraftan, bankaların likidite yönetimindeki etkinliğin artırılması ve altın cinsi tasarrufların finansal sisteme dahil edilmesine katkı sağlamak amacıyla Mayıs ayında alım yönlü Türk Lirası Karşılığı Altın Swap Piyasası; Ekim ayında ise alım ve satım yönlü Döviz Karşılığı Altın Swap Piyasası açılmıştır. Söz konusu işlemler bankalarla kotasyon yöntemiyle 1 hafta vadeli olarak gerçekleştirilmektedir. Her iki piyasada da vadesi gelmemiş toplam altın swap miktarı 100 ton olarak belirlenmiş ve söz konusu miktarlar bankalara Döviz ve Efektif Piyasaları işlem limitleri oranınca dağıtılmıştır. 4 Aralık 2019 tarihi itibarıyla; Türk Lirası Karşılığı Altın Swap piyasasındaki stok tutarı 13,7 ton seviyesindedir. Döviz Karşılığı Altın Swap piyasasındaki stok tutarı ise alım yönünde 25,9 ton seviyesinde olup, satım yönünde ise işlem bulunmamaktadır. Ayrıca, bu dönemde Döviz Karşılığı Altın Piyasası işlemleri ile Türk lirası karşılığında cevherden üretilen altın alımı kapsamında işlemlere devam edilmiştir. Söz konusu piyasalar yurt içinde sağlıklı çalışan bir altın piyasası oluşumuna da katkı sağlamaktadır.   32. TCMB, döviz piyasalarının etkin işleyişine katkı sağlamak amacıyla, 31 Ağustos 2018 tarihinde başladığı BIST nezdinde faaliyet gösteren Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nda (VİOP) TL uzlaşmalı vadeli döviz işlemlerine, 2019 yılında da piyasa koşullarına bağlı olarak devam etmiştir.   33. 2019 yılında döviz piyasalarında ihale veya doğrudan satış yöntemiyle döviz satışı gerçekleştirilmezken, 2019 yılında enerji ithalatçısı kamu iktisadi teşebbüslerinin 5,84 milyar ABD doları tutarındaki döviz talebi TCMB tarafından karşılanmıştır.   34. Bankaların TCMB’den 1 hafta ve 1 ay vadeli döviz deposu almak üzere kullanabilecekleri yaklaşık 50 milyar ABD doları seviyesinde toplam limitleri bulunmaktadır. Ayrıca bankalar kendilerine tanınan limitler çerçevesinde TCMB’ye 1 hafta, 2 hafta ve 1 ay vadeli teminat döviz depo getirebilmektedir. Yurt dışındaki referans faiz oranlarındaki gelişmeler çerçevesinde ABD doları döviz depo alış oranları tüm vadelerde kademeli olarak yüzde 2,25’ten yüzde 1,50’ye, 1 hafta vadeli ABD doları döviz depo satış oranı kademeli olarak yüzde 4,25’ten yüzde 3,50’ye ve 1 ay vadeli ABD doları döviz depo satış oranı ise kademeli olarak yüzde 5,00’ten yüzde 4,25’e indirilmiştir.   35. Zorunlu karşılıklar ve ROM, döviz rezervlerini ve döviz likiditesini etkileyen diğer önemli araçlardır. Şubat ayında Türk lirası zorunlu karşılık oranlarının indirilmesi, Mayıs ayında ROM döviz imkânı üst sınırının düşürülmesi ve Ağustos ayında kredi büyümesi referans değerler arasında yer alan bankaların TL zorunlu karşılık oranlarının indirilmesi ile ROM kapsamında finansal sisteme yaklaşık 8,1 milyar ABD doları döviz likiditesi sağlanmıştır. Diğer taraftan, Mayıs, Ağustos ve Eylül aylarında yabancı para zorunlu karşılık oranlarında yapılan artışlar ile piyasadan yaklaşık 11,4 milyar ABD doları likidite çekilmiştir.   36. TCMB nezdinde ABD doları cinsinden tutulan zorunlu karşılıklara, rezerv opsiyonlarına ve ihbarlı döviz mevduat hesaplarına ödenen faiz oranı Ağustos ve Eylül aylarında 100’er baz puan indirilerek yüzde 0 seviyesine düşürülürken, TCMB nezdindeki bloke zorunlu karşılık ve ihbarlı döviz mevduat hesaplarında tutulan euro cinsi döviz hesap bakiyelerine uygulanmakta olan komisyon oranında (yüzde 0) herhangi bir değişiklik yapılmamıştır.   37. TCMB Kanunu’nun 45’inci maddesi çerçevesinde, döviz üzerinden düzenlenen senetlerin reeskonta kabulü suretiyle Türkiye İhracat Kredi Bankası A.Ş. (Türk Eximbank) ve ticari bankalar aracılığıyla ihracatçılar ile döviz kazandırıcı hizmet ve faaliyetlerde bulunan firmalara TL olarak kullandırılan reeskont kredileri, vade sonunda döviz olarak geri ödenmesi özelliğiyle 2019 yılında da TCMB döviz rezervlerine en fazla katkıyı sağlayan araç olmaya devam etmiştir. Bu krediler aracılığıyla firmalara düşük maliyetle finansman sağlanması mal ve hizmet ihracatının artırılmasını desteklemektedir. Kredi kullanan firma sayısında görülen istikrarlı artış ile kredinin tabana yayılmasının devam etmesi dış ticaretin dengelenmesine katkı sağlamaktadır. Ayrıca, yeni pazarlara yönelik ihracat ile yüksek teknolojili ürün ihracatına daha uzun vadeli reeskont kredisi kullanma imkânı sunulması yoluyla ihracat pazarlarının çeşitlendirilmesi ve katma değeri yüksek ürünlerin ihracı teşvik edilmektedir.   38. Bankamızca reeskont kredilerine uygulanan referans faiz oranları 2019 yılında da değiştirilmemiş olup 120 güne kadar vadeli reeskont kredilerine 1 aylık LIBOR/EURIBOR, 121- 360 gün vadeli kredilere ise 6 aylık LIBOR/EURIBOR uygulanmaktadır.   39. 2019 yılının sonunda reeskont kredisi kullanımının yaklaşık 25,4 milyar ABD doları olması beklenmekte ve reeskont kredilerinin TCMB döviz rezervlerine katkısının yaklaşık 22,5 milyar ABD doları olması öngörülmektedir. Halihazırda reeskont kredisi geri ödemelerinden kaynaklanan 20,5 milyar ABD doları TCMB rezervlerine katkı sağlamıştır.   40. TCMB para ve kur politikası araçları kaynaklı olarak rezerv seviyesi ve kompozisyonunda dönemsel dalgalanmalar gözlenebilmektedir. Bu dönemde TCMB’nin bankalara sağladığı imkânlar arasında yer alan ROM uygulamasında yapılan değişiklikler ve enerji ithalatçısı kamu iktisadi teşebbüslerine gerçekleştirilen döviz satımları rezervleri azaltıcı yönlü, reeskont kredisi geri ödemeleri, yabancı para zorunlu karşılık oranlarındaki artışlar ile bankaların TCMB swap imkânlarının kullanımı ise rezervleri artırıcı yönde etkilemiştir.   41. Küresel iktisadi faaliyetteki zayıf seyir ve enflasyona dair aşağı yönlü riskler belirginleşirken gelişmiş ülke merkez bankalarının para politikaları genişleyici yönde şekillenmektedir. Bu durum gelişmekte olan ülke finansal varlıklarına yönelik talebi ve risk iştahını desteklemektedir. Ancak, ticarette korumacılık önlemleri ve küresel ekonomi politikalarına dair diğer belirsizlikler gerek sermaye akımları gerekse dış ticaret kanalıyla Türkiye ekonomisini etkileme  potansiyeli taşımaktadır. Bu kapsamda, küresel büyüme ve ticaret savaşlarına ilişkin endişeler ile gelişmekte olan ülke varlıklarına yönelik risk iştahındaki oynaklıklar 2020 yılı için yukarı yönlü risk unsurları arasında ön plana çıkmaktadır. TCMB, 2020 yılında fiyat istikrarının sağlanması hedefi doğrultusunda elindeki politika araçlarını en etkin şekilde kullanmaya devam edecektir. Bankaların TL ve döviz likidite yönetimlerine katkıda bulunmak amacıyla TCMB, 2019 yılında olduğu gibi piyasa şartları gereğince dengeleyici ve finansal istikrarı destekleyici bir rol oynamayı sürdürecektir. Ayrıca, TCMB piyasa koşulları elverdiği müddetçe rezervleri artırma politikasına devam edecektir.   42. 2020 yılında bir hafta vadeli repo ihaleleri temel politika aracı olarak kullanılmaya devam edilecektir. Bu çerçevede, Türk lirası likidite yönetiminde; • Günlük repo ihale miktarı belirlenirken ikincil piyasa gecelik faiz oranları ortalamasının politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı civarında oluşması, • Uygulanan likidite yönetimi stratejisi ile uyumlu şekilde para piyasalarının etkin ve istikrarlı çalışması, • Kullanılan araçların para politikasının etkinliğini desteklemesi, • Ödeme sistemlerinin kesintisiz çalışmasının temini, • Operasyonel yapının piyasalardaki olağandışı gelişmelere karşı yeterli esnekliğe sahip olması hedeflenecektir. Bu hedeflere ulaşmak ve para politikasının etkinliğini artırmak için likidite yönetimi genel çerçevesi belirlenirken, piyasadaki likidite düzeyi ve likiditenin sistem içindeki dağılımı da dikkate alınacaktır.   43. Likiditenin haftanın günlerine dengeli dağılımının sağlanması amacıyla gerekli görülen günlerde vadeleri 5-12 gün arasında olmak kaydıyla farklı vadelerde birden fazla repo ihalesi açılmaya devam edilebilecektir. Diğer taraftan, likidite koşullarına bağlı olarak bazı günlerde bir hafta vadeli repo ihaleleri açılmayabilecektir.   44. TCMB’nin, likidite yönetiminde araç çeşitliliğini ve operasyonel esnekliğini koruyabilmesi için teknik nedenlerle APİ portföyünde yeterli miktarda DİBS veya HMVKŞ tarafından ihraç edilen Türk lirası cinsi kira sertifikası bulundurması gerekmektedir. Önümüzdeki dönemde sistemin fonlama ihtiyacı ve bankacılık sistemindeki likidite dağılımına dair gelişmeler göz önünde bulundurularak para piyasası faiz oranları üzerindeki operasyonel esnekliğin korunması amacıyla;   • 2019 yılı için nominal 18,9 milyar TL olarak belirlenen TCMB Açık Piyasa İşlemleri portföy nominal büyüklüğünün, 2020 yılında azami TCMB analitik bilanço aktif toplamının yüzde 5’i olarak belirlenmesi, • 2020 yılında vadesi gelecek nominal 5,2 milyar TL’lik kısım dahil olmak üzere söz konusu hedefe ulaşmak üzere doğrudan alım işlemlerinin gerçekleştirilmeye devam edilmesi,   • Doğrudan alım işlemlerinin, TCMB açık piyasa portföyünün itfa profili, piyasadaki likidite koşulları ve Hazine ve Maliye Bakanlığı iç borçlanma programı dikkate alınarak yıl içerisinde dengeli ve öngörülebilir bir çerçevede gerçekleştirilmesi, doğrudan alımı yapılacak kıymetlerin alım yapılacak ayın ilk iş günü saat 10.00’da veri dağıtım firmaları aracılığıyla ilan edilmesi, • Alım ihalelerinin Pazartesi, Çarşamba ve/veya Cuma günleri bir iş günü sonrası valörlü gerçekleştirilmesi, • Her bir ihale tutarının nominal en fazla 150 milyon TL olması, • İhalelere ilişkin diğer hususlarda mevcut düzenlemelerin geçerli olması ile birlikte gerektiğinde her türlü değişikliğin yapılabilmesi planlanmaktadır. 45. TCMB, 2020 yılında zorunlu karşılık uygulamasını temel para politikası aracı olan kısa vadeli faiz politikasını destekleyici ve ince ayar bir araç olarak etkin ve esnek bir şekilde kullanmaya devam edecektir.   2020 Yılında Döviz Likiditesi Yönetimi Çerçevesi   46. TCMB nezdindeki Döviz Depo Piyasasında bankalara toplam yaklaşık 50 milyar ABD doları limit ile bir hafta ve bir ay vadeli döviz likiditesi imkânı sağlanmaya devam edilecektir.   47. Bankalar kendilerine tanınan limitler çerçevesinde TCMB’ye bir hafta, iki hafta ve bir ay vadeli teminat döviz veya altın deposu getirebilecektir.   48. Enerji ithalatçısı kamu iktisadi teşebbüslerinin döviz ihtiyacının gerekli görülen kısmı Hazine ve Maliye Bakanlığı ile TCMB tarafından doğrudan karşılanacaktır. Bu kapsamda gelen taleplerin ne kadarının karşılanacağına piyasa koşulları çerçevesinde karar verilmeye devam edilecektir.   49. Döviz Karşılığı Türk Lirası Swap Piyasası işlemlerine ve BIST Swap Piyasasında TCMB taraflı işlemlere 2020 yılında da devam edilebilecektir. Ayrıca, piyasa koşullarına göre ihtiyaç duyulması durumunda; Döviz Karşılığı Türk Lirası Swap İhaleleri de gerçekleştirilebilecektir. Türk Lirası Depoları Karşılığı Döviz Depoları ihaleleri ihtiyaç duyulması halinde tekrar düzenlenebilecektir.   50. Bankaların likidite yönetiminin desteklenmesi amacıyla Türk Lirası ve Döviz Karşılığı Altın Swap Piyasası işlemlerine, döviz karşılığı altın alım ve satım işlemlerine ve Türk lirası karşılığı altın alım işlemlerine 2020 yılında da devam edilecektir.   51. Piyasa koşullarına bağlı olarak, BIST VİOP nezdindeki Türk lirası uzlaşmalı vadeli döviz işlemlerine devam edilebilecektir.   52. Piyasa derinliğinin kaybolmasına bağlı olarak spekülatif davranışlar sonucunda kurlarda sağlıksız fiyat oluşumları gözlenmesi ve aşırı oynaklık durumlarında piyasaya esnek ihaleler yoluyla veya doğrudan müdahale edilebilecektir.   53. Para politikası aktarım mekanizmasının güçlendirilmesi ve finansal istikrarın desteklenmesi amaçlarıyla TCMB tarafından bankalara sağlanan ROM imkânının 2020 yılında kademeli olarak azaltılmasına devam edilebilecektir.   54. Döviz Piyasalarında TCMB ile söz konusu piyasalarda işlem yapmaya yetkili bankalar arasında gerçekleştirilen döviz karşılığı efektif işlemlerine 2020 yılında da devam edilecektir.   55. TCMB, geçmişte olduğu gibi 2020 yılında da döviz piyasasının sağlıklı çalışması ve döviz likiditesinin dengelenmesi amacıyla, döviz arz ve talep gelişmelerini yakından takip ederek gerekli önlemleri almaya devam edecektir.   56. TCMB 2020 yılında da piyasa koşullarının uygun olması durumunda rezervlerini artırmaya devam edecektir. Bu kapsamda 2020 yılında reeskont kredisi kullanımının 28 milyar ABD doları civarında gerçekleşeceği, reeskont kredilerinin TCMB döviz rezervlerine katkısının, 26 milyar  ABD doları civarında olacağı öngörülmektedir.   İŞTE PPK TOPLANTI TARİHLERİ Kaynak: https://www.cnnturk.com/ekonomi/merkez-bankasindan-son-dakika-aciklamasi-en-etkili-sekilde-kullanilacak
Devamını Oku
Standard Post with Image

Tataristan'daki firmalarımız Türkiye'nin ihracatına büyük katkı sağlıyor

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Varank, Tataristan'da Rusya ekonomisine katkı sağlayan önemli Türk yatırımları bulunduğunu belirterek "Buradaki firmalarımız Rusya pazarına hizmet ederken Türkiye'nin de ihracatına büyük katkılar sağlıyor." dedi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Tataristan ziyareti kapsamında, Rusya'nın en büyük ağır ticari araç üreticisi Kamaz'ın kamyon fabrikasında incelemelerde bulundu. 1976'da faaliyete geçen ve yılda 71 bin araç üretme kapasitesine sahip şirket hakkında yetkililerden bilgi alan Varank, Kamaz M1845 model kamyonun direksiyonuna geçerek deneme sürüşü gerçekleştirdi. Varank, daha sonra Hayat Kimya, Kastamonu Entegre, Şişecam ve Coşkunöz Holding gibi Türk yatırımcıların üretim merkezlerinin bulunduğu Alabuga Özel Ekonomi Bölgesi'ni ziyaret etti. Söz konusu bölgede yatırımcılar için sunulan fırsatlar hakkında bilgi alan Varank, ardından Şişecam'ın bölgede 2014'te üretime başlayan fabrikasını ziyaret etti ve başta otomotiv olmak üzere birçok sektör için cam üretimi yapılan tesiste incelemelerde bulundu. Türk yatırımları hakkında bilgi aldı Varank'ın bölgedeki ikinci durağı, Hayat Holding'e bağlı Hayat Kimya firmasının tuvalet kağıdı, kağıt mendil, peçete gibi ürünler ürettiği tesisi oldu. Bölgede 2015'te faaliyete geçen fabrikayı gezen Varank, Rusya'da temizlik kağıdı sektöründe yüzde 20'lik pazar payına sahip şirketin çalışmaları hakkında bilgi aldı. Varank, daha sonra, Hayat Holding'in bir diğer şirketi Kastamonu Entegre Ağaç Sanayi'nin fabrikasını ziyaret etti. Parke ve MDF gibi ürünlerin üretildiği fabrikada incelemelerde bulunan Varank'a, Tataristan'daki en büyük 3'üncü yabancı yatırımcısı olan firmanın çalışmalarına ilişkin bilgi verildi. Bölgede yatırımı bulunan bir diğer Türk firması Coşkunöz Holding'in otomotiv sektörüne yönelik parçalar ürettiği fabrikasını da gezen Varank, Renault, Nissan, Kamaz, Ford ve Daimler-Mercedes gibi firmalara parça tedarik eden firmanın çalışmalarına ilişkin incelemelerde bulundu. Varank, son olarak Rusya'nın 6'ncı büyük petrol şirketi olan Tatneft'in Taneco Rafinerisi'ni ziyaret etti ve buradaki üretim faaliyetleri hakkında bilgi aldı. "Firmalarımızın bir kısmı Rusya pazarında etkili" Varank, "Buradaki firmalarımız Rusya pazarına hizmet ederken Türkiye'nin de ihracatına büyük katkılar sağlıyor. Firmalarımızın bir kısmı, Rusya pazarının yüzde 20-25'ini elde etmiş durumda, bu bizim açımızdan çok önemli. Burada oluşan katma değerin Türkiye'ye büyük faydası var." diye konuştu. Bölgede "çok değerli" Türk firmaları olduğuna dikkati çeken Varank, şöyle devam etti: "Türkiye'nin burada bu büyüklükte yatırımların olması, Rusya ekonomisine bu kadar etki eden yatırımların olması Sanayi ve Teknoloji Bakanı olarak bize gurur veriyor. Bu yatırımların Türkiye ekonomisine katkı sağlaması da bizim için ayrıca gurur verici bir konu." "Teşvik verilen yatırımların yüzde 60'ı imalat sanayisinde" Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının yatırımcılar için sağladığı teşviklere de değinen Varank, bakanlık tarafından sağlanan teşviklerin listesinin "şeffaf" bir şekilde her ay Resmi Gazete'de yayımlandığını ve teşviklerle ülkedeki yatırımlara hız kazandırmak istediklerini dile getirdi. Varank, yatırım teşviklerinin Türkiye'deki yatırım ortamının cazip hale gelmesi ve yatırım iştahının artırılması açısından değerli olduğunu belirterek, şunları kaydetti: "Bildiğiniz gibi hem bölgesel teşvikler hem de sektörel bazlı teşvikler veriyoruz. Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı da bu teşvik sistemi altında yeni başlattığımız bir proje. Bugün açıkladığımız rakamlara baktığınızda kapanan teşvikler yani yatırımı tamamlanmış teşviklerin 5,5 milyar lira olduğunu, bunlarla 10 binin üstünde istihdam sağlandığını görüyoruz. Ekimde yeni verdiğimiz teşvik belgelerine baktığımızda bizi sevindiren rakamlar var. Yaklaşık 10,4 milyar liralık yatırıma teşvik belgesi vererek 23 binin üzerinde istihdam oluşmasını öngörüyoruz. Bizi sevindiren nokta, teşvik verilen yatırımların yaklaşık yüzde 60'nın imalat sanayi sektöründe olması. Türkiye'nin yeni büyüme hikayesinin katma değerli, inovatif üretimle olmasını istiyoruz, bu manada teşvik programımız çok faydalı. Bu ay ki rakamlar önümüzdeki süreçte yatırımcılarımızın yatırım iştahının devam ettiğini gösteriyor." Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/bakan-varank-tataristandaki-firmalarimiz-turkiyenin-ihracatina-buyuk-katki-sagliyor/1665397  
Devamını Oku
Standard Post with Image

CNR FASHIONIST’LE MODA İSTANBUL’DA

CNR Holding kuruluşlarından İstanbul Fuarcılık AŞ tarafından, Osmanbey Tekstilci İş İnsanları Derneği (OTİAD) iş birliği ve KOSGEB desteğiyle düzenlenen Türkiye'nin en büyük uluslararası Abiye, Gelinlik, Damatlık ve Moda Fuarı CNR Fashionist, CNR Expo İstanbul Fuar Merkezi'nde 19-21 Kasım tarihleri arasında sektör profesyonellerini ağırladı. Gelinlik, abiye, damatlık ve şık giyim tasarımının en güzel örneklerinin sergilendiği fuarda, birbirinden renkli defilelerle, 2020 sezonları tanıtıldı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle, fuarın açılışında yaptığı konuşmada, tekstil sektörünün geleceğine inandıklarını söyledi.İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Gültepe ise Türkiye'nin daha fazla üretime ve ihracata ihtiyacı olduğunu vurguladı. İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Üyesi Servet Samsama, Osmanbey'in, Türk tekstilinin markalarını ortaya çıkaran bir marka haline geldiğini belirterek, "Sadece Türkiye için değil, bölge ülkeleri için de çok önemli bir ticaret merkezi haline geldi. 135 ülke ile ticaret yapan Osmanbey, yıllık 1,5 milyar dolarlık ihracatıyla ülkemizi dünyaya açıyor. Fashionist için burada olduğumuz için mutluyuz. İhracatımızın yüzde 15'inden fazlasını gerçekleştiren tekstil sektörü Türkiye'nin ana ihracat güçlerinden birisidir." ifadelerini kullandı. Global ticaretin yanı sıra sektörün iç pazarındaki ticaretine de katkı sağlayan fuara, LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammed Sancaktar, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Turan, Yönetim Kurulu Üyeleri Birol Fırat, Yakup Samsama ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

DESİGN TURKEY ENDÜSTRİYEL TASARIM ÖDÜLLERİ SAHİPLERİNİ BULDU

T.C. Ticaret Bakanlığı koordinasyonu ile Türkiye İhracatçılar Meclisi ev sahipliğinde, Türkiye'nin tasarımla markalaşmasına katkı sağlamak amacıyla düzenlenen Design Week Turkey 2019 etkinliği kapsamında Design Turkey Endüstriyel Tasarım Ödülleri sahiplerini buldu. Yerli ve yabancı tasarımcılardan oluşan seçici kurul, başvuru yapan 286 tasarımı değerlendirdi. 13 kategoride, 8'i üstün, 36'sı iyi ve 18'i kavramsal ödül olmak üzere toplam 62 ödül dağıtıldı. Törende konuşan TİM Başkanı İsmail Gülle, katma değerli üretim için tasarımın önemine dikkat çekerek, “Dış Ticaret Fazlası Veren Türkiye hedefine ulaşmak için sürdürülebilir ihracatı ve katma değeri nasıl yaratacağımızı doğru şekilde tespit etmeliyiz. Katma değerli ürün yaratmak için marka ve tasarım olmazsa olmazlardan biri. Bu topraklardan daha fazla tasarımcı çıkartmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Tasarım yarışmamızla, sektörlerin yaratıcı gücünü artırırken öğrenci, sanayici, akademisyen ve girişimcileri bir araya getirerek, yetenekli gençlerin özgün tasarımlarını destekliyoruz. Gelecek yıl tasarım haftasını, tasarım ekosisteminin tüm paydaşları ile bir araya getirerek, İstanbul'un kıymetli bir küresel tasarım markası haline getirmeyi amaçlıyoruz" dedi. Ödül kazanan marka ve tasarımcılar ödüllerini Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ve TİM Başkanı İsmail Gülle'nin elinden aldılar. Yoğun katılımın gerçekleştiği ödül törenine LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Turan ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

TİM BAŞKANI İSMAİL GÜLLE: HAZIR GİYİM ÜÇÜNCÜ OLDU

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’ın katılımıyla kasım ayı geçici dış ticaret verilerini, İstanbul’da Dış Ticaret Kompleksi’nde açıkladı. Kasım ayında ihracat, Genel Ticaret Sistemi’ne (GTS) göre 16 milyar 214 milyon dolar oldu. Yılın ilk 11 ayında ise ihracat yüzde 1,8 artış ile 165 milyar dolara, son 12 aylık ihracat da 180 milyar dolara ulaştı. TİM Başkanı İsmail Gülle "Kasım ayının lideri, 2,7 milyar dolarlık ihracat ile otomotiv sektörümüz olurken, 1,8 milyar dolara ulaşan kimyevi maddeler sektörümüz ikinci, 1,5 milyar dolara ulaşan hazır giyim ve konfeksiyon sektörümüz üçüncü oldu" dedi. Zamanın ruhunun sorgulandığını ve dünyada büyük değişimlerin yaşandığını ifade eden Gülle, şöyle devam etti: "Türkiye, gerek stratejik pozisyonu gerekse de dinamik ve kalifiye nüfusuyla en büyük ilk 10 ekonomi arasına girmeye aday gösteriliyor. Trans Avrasya Koridoru ve Akdeniz Havzası'ndaki gelişmelerin, gerek küresel ticarette gerekse uluslararası ekonomi politikte ülkemizi önemli bir üs olarak öne çıkarması da bu iddiaları destekler nitelikte. Cumartesi günü açılışı yapılan, 21. yüzyılın 'kıtaları birleştiren' enerji projelerinden birisi olan TANAP bunun en güzel örneği. Türkiye'nin bölgesel ve küresel vizyonu, bir kez daha gurur duyduğumuz başarılarla taçlanıyor." İhracat verilerinin açıklandığı programa, LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Ahmet Turan ve Süleyman Kaya, Yönetim Kurulu Üyeleri Sebahattin Demir, Coşkun Melengiç, Bülent Koca ve Başkan Özel Kalem Nada Ökten katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD’TAN MİKRO İHRACAT SEMİNERİ

LASİAD, 21 Kasım Perşembe günü Laleli Crown Plaza’da ‘’TİM Kobi İhracat Seferberliği Eğitim Programı’’ kapsamında ‘’Mikro İhracat Semineri’’ verdi. Laleli’deki firmaların ve TİM yetkililerinin katıldığı seminerde konuşan LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca şunları kaydetti: ‘’10 yıldır dernek başkanlığı yapıyorum, başladığımız gün bir programımız vardı: Türkiye’nin her mecrasında Laleli olarak yerimizi ve hak ettiğimizi almak. Hem lobi yaparak hem de kendimizi anlatarak rakamlarımızı, yaptığımız işlemleri anlatarak düşüncemizi ifade etmeye çalıştık. İnatla, dirayetle bu düşüncemizi gerçekleştirebileceğimizin bu kapasiteye sahip olduğumuzun altını çizdik. Bir ihracat antreposunun olması gerektiğini, sattığımız malların; taşımacılar, taşıyıcılar ve kargocular aracılığıyla antrepodan geçtiği andan itibaren bizim faturamızın tasdik olması gerektiğini ve bu tasdikten sonra sürecin taşıyıcı ve devlet arasındaki hukuk süreci olması gerektiğini ifade ettik. Bu program gerçekleşirse, Laleli’nin ihracata ciddi anlamda katkı sağlayabileceğini söyledik. Geldiğimiz noktada çok şükür isteklerimizin hemen hepsi yerine geldi. İstanbul Atatürk Havalimanı’nda bize bir ihracat antreposu tahsis ettiler, bu ihracat antreposu bize hizmet edebilecek bir pozisyonda. Arkadaşlar hiçbir zaman mikro ihracat programından kopmayın, ticaretinizden ve kazanımlarınızdan hiçbir şey almayacak, tam tersine katkı sağlayacak bir program. Çünkü Laleli olarak özellikle Rusya coğrafyasına yoğun çalışıyoruz. Rusya yaklaşık olarak 1 senedir çip sistemi üzerinde çalışıyor ve bu çip sistemi hayata geçtiği andan itibaren bu koridoru kullanmak zorundasınız, bu koridoru kullanmadan 1 parça mal satamazsınız. Rusya çip hazırlığı yaparken biz de kendimizce mikro ihracat hazırlığı yaptık, birbirine denk geldi. Bu durumda samimiyetten, iyi niyetten kaynaklanıyor olsa gerek.’’ Gıyasettin Eyyüpkoca konuşmasını, T.C Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, T.C Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan,TİM Başkanı İsmail Gülle,Ticaret Bakan Yardımcısı Rıza Tuna Turagayve çalışma arkadaşlarına bu süreçteki çalışmalarından ve desteklerinden dolayı teşekkür ederek sonlandırdı. Program, Laleli’deki firmaların mikro ihracat hakkında bilgilendirilmesi ve soru - cevap bölümüyle devam etti.    
Devamını Oku
Standard Post with Image

İTO'dan 4 ayda ihracatçı yapacak program

İTO'nun 2005'ten itibaren yürüttüğü, KOBİ'leri ihracat yolculuğuna çıkaran İhracata İlk Adım Programı'nın 13. etap başvuruları başladı. İstanbul Ticaret Odası'nın (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İhracata İlk Adım Programı ile KOBİ'lerin ihracat yolculuğuna çıkacağını ve programın amacının, firmalara ihracat odaklı bir bakış açısı kazandırmak olduğunu vurguladı. Avdagiç, firmaların programla ihracat becerisinin artacağını belirterek, "Program, birçok firmamızın 'Neden ihracat yapamıyorum?' sorusuna yanıt verirken, onlara pazar araştırmasından ticari uyuşmazlığa ve markalaşmaya kadar 'hap' bilgiler sunuyoruz. Bir anlamda, içlerindeki ihracat potansiyelini keşfetmelerine eşlik ediyoruz." şeklinde konuştu. Bugüne kadar 266 KOBİ'ye ihracat konusunda yönlendirmelerde bulunduklarını ve ihracat danışmanlığı hizmeti sunduklarını aktaran Avdagiç, "Yeni yılda, programa kabul edilecek 20 firmaya da 4 ay boyunca vereceğimiz 64 saat birebir danışmanlık hizmetimizle ihracatın kapılarını açacağız." dedi. Avdagiç, katılacak firmalarda en az 5, en çok 250 çalışanı bulunma ve daha önce 100 bin doların üzerinde ihracat yapmamış olma şartının arandığını bildirdi. "Programa katılan 2 firmadan biri ihracat yapıyor"  Şekib Avdagiç "Programda, KOBİ'lere markalaşma, kurumsal kimlik oluşturma, web sitelerinin güncellenmesi, dış ticaret pazarlama ekibi kurulması ve yurt dışı satışlara başlanması, Trade Map kullanımı, yurt dışı fuar başvuruları ve katılımın sağlanması gibi başlıklarda danışmanlık hizmeti veriyoruz." dedi. 2019'da programa katılan 20 KOBİ'yi gelişim takibi kriterlerine göre değerlendirdiklerini anımsatan Avdagiç, firma durum analizi ve program sonu gelişim takibi sonuçlarının programın başarısını ortaya koyduğunu vurguladı. Programa bu yıl dahil olan 20 firmanın program öncesi ve sonrası aldıkları puanların değişiminin yüzde 79 olarak ölçüldüğünü belirten Avdagiç, şunları kaydetti: "Daha somut bir veri var. O da, bu yıl yaptığımız programa katılan 20 firmadan 11'i program süresince ya da sonrasında ihracat gerçekleştirdi. 11 firmadan 4'ü ilk defa ve 100 bin doların üzerinde ihracat yapmayı başardı. Bunlar arasında 18 ülkeye 500 bin dolarlık ihracat yapmayı başaran bir oyuncak firmamız ile bir ülkeye 300 bin dolar ihracat yapan aydınlatma firmamız da bulunuyor." Avdagiç, İhracata İlk Adım Programı'na katılan her 2 firmadan birinin program sonunda ya da program sırasında ihracat yaptığını bildirdi. Programda, kadın girişimciye "pozitif ayrımcılık"  İTO Başkanı Avdagiç, İhracata İlk Adım Programı'nın yeni etabında kadın girişimcilere "pozitif ayrımcılık" uyguladıklarını ifade etti. Avdagiç, "20 firmadan 5'inin, İstanbul Kadın Girişimciler Kurulu'na üye girişimciler arasından seçilmesini kararlaştırdık. Programa katılmak isteyen üyelerimizin 13 Aralık'a kadar internet sitemizden başvuru formunu doldurması gerekiyor." dedi. Avdagiç, yeni etap için seçilecek 20 girişimciye verilecek danışmanlık programının Ocak 2020'de başlayacağını da bildirdi. Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/itodan-4-ayda-ihracatci-yapacak-program/1667133
Devamını Oku
Standard Post with Image

Meyve suyu ihracatında hedef 300 milyon dolar

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, 2020'de meyve suyu ihracatında 300 milyon dolar döviz girdisi beklediklerini bildirdi. Türkiye, 150 ülkeye gerçekleştirdiği meyve suyu ihracatından bu yılın ocak-ekim döneminde 220 milyon dolar döviz girdisi sağladı. Geçen yılın aynı dönemine göre yatay seyreden meyve suyu ihracatında en sevindirici gelişme ise ABD pazarında yaşandı. Türk meyve sularını en fazla tercih eden ABD'ye geçen yılın aynı dönemine göre ihracat yüzde 50 artarak 50 milyon dolardan 75 milyon dolara çıktı. Bu ülkeyi 28 milyon dolarla Hollanda ve 13 milyon dolarla İtalya izledi. Meyve suyu ihracatında en büyük artış yüzdesi ise 4,5 milyon dolardan 11,5 milyon dolara çıkan Güney Kore olarak kayıtlara geçti. "Katma değerli ihracata önemli örnek" Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, meyve suyunun katma değerli ihracata önemli bir örnek olduğunu söyledi. Ürünleri ham hali yerine katma değerli satmanın Türkiye'nin ihracat hedefleri arasında yer aldığına dikkati çeken Uçak, Türkiye'nin, önemli meyve suyu üreticileri arasında yer aldığını aktardı. Uçak, en çok ihraç edilen ürünlerin başında elma suyu ve konsantresi, üzüm suyu ve konsantresi, ananas suyu ve konsantresi geldiğini belirterek, son yıllarda özellikle domates suyu ihracatında da artış yaşandığını ifade etti. "Kuzey Makedonya hedef pazar" Balkan ülkelerine meyve suyu ihracatı için ise görüşmelerinin devam ettiğine değinen Uçak, özellikle Kuzey Makedonya'yı hedef pazar olarak belirlediklerini kaydetti. Uçak, meyve suyu ihracatında da yaş meyve sebzede olduğu gibi Uzak Doğu pazarının önemine işaret ederek, "Meyve suyu ihracatında bu yılı 250 milyon dolarla kapatacağımızı öngörüyoruz. Gelecek yıl ise rakam 300 milyon dolara ulaşacak." dedi. "THY'deki ikramlar güzel tanıtım oluyor" Uçak, meyve suyunda hava yolları firmalarının çok iyi reklam yaptığını bildirerek, "Mesela Türk Hava Yolları milyonlarca yolcu taşıyor. Taşıdığı yolculara da Türk meyve suyu ikram ediyor. Buradan da bir isim ve tat alışkanlığı oluyor. Bunlar hem bizim için hem de Türk ekonomisi için güzel tanıtım oluyor." diye konuştu. Üreticilerle sürekli temas halinde olduklarını anlatan Uçak, ihracatta yaşanan sıkıntıların çözümünün üreticiden başladığına değindi. Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/meyve-suyu-ihracatinda-hedef-300-milyon-dolar-/1666547
Devamını Oku
Standard Post with Image

Fuat Oktay 2020 büyüme hedefini açıkladı!

Oktay, TBMM Genel Kurulunda görüşmelerine başlanılan 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2018 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin sunuş konuşmasını yaptı. Milli iradenin tecelligahı olan TBMM'deki bütçe görüşmelerinin,  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve kabinesinin vizyonunu ortaya koyma ve  millet önünde hesap verme mecrası olarak büyük bir fırsat olduğuna inandıklarını  söyleyen Oktay, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin ikinci, AK Parti  hükümetlerinin 18. bütçesi olan 2020 yılı merkezi yönetim bütçesinin devlete ve  millete hayırlı olmasını diledi. Ekonomide yaşanan dalgalanmalar, yaptırım tehditleri ve bölgesel  belirsizliklerinin, Türkiye'yi hedeflerinden uzaklaştırmadığını aksine  hedeflerine daha sıkı sarılmaya yönelttiğini vurgulayan Oktay, "2020 yılı  bütçesini, toplumumuzun tüm kesimlerini kapsayan sürdürülebilir ekonomik kalkınma  ve toplumsal refah artışı için bir fırsat olarak görüyoruz." dedi. Oktay, 2020 yılı bütçesinin, 11. Kalkınma Planı ile Yeni Ekonomi  Programı'nın hedeflerini merkeze aldığını, 82 milyonun bütçesi olduğunu belirtti. Küresel ekonomik görünüme değinen Oktay, 2020'de küresel büyüme  açısından ılımlı bir toparlanma beklendiğine işaret etti. Küresel ekonominin, ticari ve jeopolitik gerginliklerin yanı sıra  uluslararası ekonomik ve ticari iş birliğinin geleceğine yönelik  belirsizliklerdeki artışın, yatırımcı güvenini ve küresel ticari gelişmeleri  olumsuz etkilediğine dikkati çeken Oktay, bu kapsamda 2018'de küresel büyümenin  yüzde 3,8'den yüzde 3,6'ya gerileyerek ivme kaybettiğini dile getirdi. GELİŞMEKTE OLAN EKONOMİLERDE KÜRESEL TİCARET SAVAŞLARI Oktay, Türkiye'nin de aralarında bulunduğu gelişmekte olan  ekonomilerde küresel ticaret savaşları nedeniyle korumacılık eğilimlerinin  artması, güven ve yatırım ortamının zayıflaması ile Çin'de görülen belirgin  ekonomik yavaşlamanın, 2018'de olduğu gibi 2019'da da sürdüğüne dikkati çekti. Gelişmiş ekonomilerde 2019 ve 2020'de büyüme oranının yüzde 1,7  olmasının beklendiğinin altını çizen Oktay, geride kalan dönem ortalamalarına  göre düşük büyüme beklentisinin, başta ticari gerilimler kaynaklı olmak üzere dış  talebin zayıflamasına bağlı olarak öne çıktığını söyledi. Oktay, güçlü seyreden istihdam gelişmelerine rağmen ABD'nin ticaret  anlaşmazlıkları, büyüme üzerinde baskı oluşturduğunu, ticaret savaşının  etkilerinin birçok sektöre yayıldığını dile getirdi. Avro bölgesinde ekonomik büyümenin, 2018 ortasından itibaren  yavaşladığını ve 2019'un ilk yarısında da zayıf bir performans gösterdiğini  aktaran Oktay, ihracat kanalındaki yavaşlamanın, otomotiv sektörü başta olmak  üzere sanayi üretimine yansıdığını belirtti. Fuat Oktay, sonuç olarak küresel ekonomik büyümenin destekleyici  politikalar ve iktisadi faaliyette beklenen canlanmayla 2020'de 2019'a kıyasla  bir miktar daha yüksek olmasının ve yüzde 3,4'e yükselmesinin tahmin edildiğini  bildirdi. ABD VE ÇİN ARASINDA ARTAN TİCARET TANSİYONU Küresel büyümeyi etkileyen en önemli faktörün, ticaret hacmine yönelik  gelişmeler olduğuna işaret eden Oktay, ABD ve Çin arasında artan ticaret  tansiyonunun olumsuz etkilerinin, küresel ticaret hacmindeki artışı  sınırlandırdığını ve buna bağlı olarak dünyada korumacı politikaların artış  göstermesinin küresel büyüme oranlarını baskıladığını anlattı. ABD Merkez Bankasının (Fed), 2008 sonrasında ilk kez 2019 Temmuz  ayında faiz indirimine gittiğini, eylül ve ekim aylarında da faiz indirimlerine  devam ederek genişletici para politikasını sürdürdüğünü anımsatan Oktay, Fed'in  2020'de de faiz indirimine gidebileceğinin, Avrupa Merkez Bankasının politika  faizlerinin de sıfır seviyelerine yakın kalmaya devam edeceğinin  değerlendirildiğini vurguladı. Oktay, 2018'de işsizlik oranının küresel düzeyde yüzde 5 olarak gerçekleştiğini hatırlatarak, genç işsizliğin yanı sıra eğitim ve gelir düzeylerindeki eşitsizliklere de bağlı olarak işgücü piyasasının gerektirdiği  becerilere uygun yeterli işgücünün olmamasının, küresel iş gücü piyasasının  kronik problemleri arasında öne çıktığını aktardı. PETROL FİYATLARINDAKİ DALGALANMALAR Yılın başlarında petrol piyasalarının arz yönlü olarak baskılandığını  ve fiyatların yukarı yönlü hareket ettiğini belirten Oktay, İran ve Venezuela  yaptırımlarının yanı sıra Libya'da artan çatışmalar ile OPEC ve Rusya başta olmak  üzere OPEC dışı bazı ülkelerin üretim kısıntısı kararını yürürlüğe koyması  sonucunda, Brent petrolün varil fiyatının 70 dolar seviyesini aştığını aktardı. Mayıs ayıyla birlikte ticaret savaşı geriliminin yeniden  tırmanmasının, talep yönlü endişeleri tetikleyerek petrol fiyatlarını aşağı yönlü  baskıladığını anlatan Oktay, ortalama petrol fiyatlarının 2019'da 61,8, 2020'de  ise 60 doların altında olmasının beklendiğini belirtti. Türkiye ekonomisinin, küresel büyüme ve ticarete bağlı dış talepteki  toparlanma beklentisiyle genişletici para politikalarından olumlu etkilenmesinin  beklendiğini ifade eden Oktay, "Küresel finans piyasalarında ortaya çıkabilecek  dalgalanmalar ve petrol fiyatlarında meydana gelebilecek yukarı yönlü hareketler,  Türkiye ekonomisinde cari işlemler dengesi ve enflasyon üzerinde risk  oluşturabilecektir." diye konuştu. Son 17 yılda gerçekleştirilen temel icraat ve hizmetlere değinen  Oktay, "Ekonomideki başarılarımızın arkasında bütçe disiplinindeki istikrarlı  duruşumuz bulunmaktadır." dedi. Oktay, 2002'de yüzde 11,2 olan bütçe açığını 2018 sonunda yüzde 2'ye  indirdiklerinin, böylece vergi gelirlerinin daha etkin harcanabileceği mali  yapıya kavuşulduğunu altını çizdi. Mali alanla büyüme ve istihdamın desteklenmesinin yanı sıra başta  ulaştırma, Ar-Ge, eğitim ve sağlık gibi ekonomik ve sosyal alanlarda büyük  altyapı yatırımlarına imza atarak önemli gelişmeleri gerçekleştirdiklerini  anlatan Oktay, "2003-2018 döneminde yıllık ortalama yüzde 5,6 oranında büyüme  sağlayarak ekonomi genelinde toplamda 9,8 milyon, yıllık ortalama olarak ise  yaklaşık 610 bin yeni istihdam oluşturduk. Ar-Ge harcamalarının milli gelir  içindeki payını 2002'de yüzde 0,51'den 2018'de yüzde 1,03'e yükselttik. Söz  konusu harcama tutarı 2002'de toplamda 1,8 milyar lirayken 2018'de toplam 38,5  milyar liraya çıkmıştır." ifadelerini kullandı. ALT YAPI YATIRIMLARI Başta ulaştırma olmak üzere pek çok alanda önemli alt yapı yatırımları  oluşturduklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, "Bu kapsamda  havalimanı sayımızı 56'ya, bölünmüş yol uzunluğumuzu 2019 Kasım ayı itibarıyla 27  bin 123 kilometreye yükseltirken daha önce kullanımda olmayan hızlı trenlerin  kullanımı için bin 213 kilometrelik hat oluşturduk. Derslik sayısını toplamda 343  binden 721 bine çıkararak ilköğretimde derslik başına düşen öğrenci sayısını  36'dan 24'e indirdik." diye konuştu. Oktay, 10 bin kişiye düşen hastane yatağı sayısını 24,8'den 27,9'a  çıkarırken nitelikli yatak sayısını da 19 binden 145 bine yükselttiklerini  anlatarak, "Sağlık yatırımlarımızın sonucunda bin canlı doğumda bebek ölüm hızını  31,5'den 6,8'e, 100 bin canlı doğumda anne ölüm oranını ise 64'ten 13,6'ya  geriletmiş olduk. Söz konusu kazanımlarımıza imkan tanıyan bütçe disiplinine  yönelik istikrarlı tutumumuzu, büyümeye ve refaha daha fazla destek olmasını  sağlayacak şekilde ortaya koymaktayız." dedi. Türkiye ekonomisine ilişkin gelişmeleri aktaran Oktay, Türkiye'nin son  17 yılda yalnızca ekonomik değil, siyasi anlamda da dünyada ağırlığını  hissettirmeye başladığını ve dünyanın bölgesel güç merkezlerinden biri haline  geldiğini belirtti. Bu durumun Türkiye'nin siyasi ve iktisadi rakiplerinin dikkatinden  kaçmadığını ve Türkiye'nin, yapılan bilinçli hamlelerle çok sayıda iç-dış siyasi  ve iktisadi şoklarla karşı karşıya kaldığını ifade eden Oktay, bunların son  örneğinin, 2018 Ağustos ayında başlayan spekülatif kur saldırıları olduğunu  hatırlattı. "2020 YILI BÜYÜME HEDEFİMİZ YÜZDE 5 OLARAK BELİRLENDİ" Hükümetin, Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde her türlü açık tehdit ve  baskıya rağmen kararlı tutumuyla saldırılara boyun eğilmediğini ve alınan  tedbirlerle bu şokların etkisiz hale getirildiğini belirten Oktay, "Şokların  neticesinde yükselen enflasyonla oldukça kararlı bir mücadele ortaya konulmuş,  halkımızın desteği alınarak beklentiler iyi yönetilmiş ve enflasyonda belirgin  bir düşüş gerçekleştirilerek fiyat artışında katılaşmanın önüne geçilmiştir."  dedi. Mali disiplinden taviz vermeden vergi indirimleri, istihdam teşvikleri  ve kredi programlarıyla ekonomik büyümenin desteklendiğini vurgulayan Oktay,  uygulanan dış ticaret politikaları ve alınan tedbirlerle, ithalatın  kompozisyonunun ihracatı destekleyecek şekilde değişmeye başladığını, turizm  gelirlerinin desteğiyle cari işlemler fazlası veren bir ekonomiye doğru önemli  adımlar atıldığını söyledi. Yeni Ekonomi Programı'nda öngörülen para ve maliye politikalarının,  koordineli şekilde uygulanmayı sürdürüleceğini ifade eden Oktay, "Yargı reformu  stratejisi ve vergi reformu gibi temel alanlarda öngörülebilirliği güçlendirecek  adımlarla ekonomide yapısal dönüşüm, enflasyonu daha da aşağıya çekerken  ekonominin sürdürülebilir bir büyüme patikasına oturmasına da yardımcı olacaktır.  Bu kapsamda 2020 yılı büyüme hedefimiz yüzde 5 olarak belirlenmiştir." diye konuştu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, iş gücü piyasasına yönelik yapısal adımlar atılacağını, bu kapsamda iş gücü piyasası deneme ve denkleştirme süresi ve kısmi süreli çalışma konularının taraflar arasında mutabakatla esnekleştirilmesinin öngörüldüğünü belirtti. Oktay, TBMM Genel Kurulunda görüşmelerine başlanılan 2020 Yılı Merkezi  Bütçe Kanunu Teklifi ile 2018 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin  sunuş konuşmasında, döviz kurlarındaki yükselme sonucu oluşan maliyet baskısı ve  fiyatlama davranışlarında ortaya çıkan bozulma neticesinde 12 aylık tüketici  enflasyonunun ekimde yüzde 25,2 seviyesine ulaştığını söyledi. Para ve maliye politikaları arasındaki güçlü koordinasyon, petrol ve  diğer emtia fiyatlarındaki aşağı yönlü hareketin, kamu fiyatlama mekanizmalarıyla  kur kaynaklı fiyat dalgalanmalarının tüketici enflasyonu üzerindeki etkisinin  yumuşatılması ve enflasyonla mücadele çerçevesinde gösterilen toplumsal destek  neticesinde enflasyonun düşüş eğilimine girdiğini belirten Oktay, bu çerçevede  tüketici enflasyonunun, 2018 sonunda Yeni Ekonomi Programı tahminleriyle uyumlu  olarak yüzde 20,3 seviyesine ve 2019 Kasım ayı itibarıyla da yüzde 10,56  seviyesine gerilediğini ifade etti. Oktay, 2019 yıl sonunda TÜFE'nin Yeni Ekonomi Programı (YEP) hedefi  olan yüzde 12 seviyesinin altında gerçekleşmesinin öngörüldüğünü anımsattı. YEP'te öngörülen politikaların hayata geçirilmesiyle enflasyonun  kalıcı olarak düşük, tek haneli seviyelere indirilmesinin temel hedefleri  olduğuna işaret eden Oktay, bu çerçevede enflasyonun 2020 yılında yüzde 8,5'e,  2022 yılında ise yüzde 4,9'a düşmesinin beklendiğini de vurguladı. İhracatın, AB ekonomisindeki yavaşlamadan olumsuz etkilense de 2018'de  genel ticaret sistemine göre 176,9 milyar dolara yükseldiğine dikkati çeken  Oktay, yıllık ihracatın bu yıl sonunda 180 milyar doları aşmasını, 2020 yılı  ihracat hedefinin ise 190 milyar dolar olduğunu bildirdi. Oktay, bu yıl sonunda seyahat gelirlerinin 29 milyar dolara  ulaşılacağını tahmin ettiklerine dikkati çekerek, "Bu çerçevede turizmdeki  canlanmanın sürmesini beklediğimiz 2020 yılında da seyahat gelirleri hedefimizi  34,3 milyar dolar olarak öngörmekteyiz." diye konuştu. "YÜKSEK KATMA DEĞERLİ ÜRÜN İHRACATININ ARTIRILMASINI BEKLİYORUZ" Oktay, cari işlemler dengesinin YEP'te öngörüldüğü şekliyle 2020  yılında makul düzeylerde bir açık vermesinin beklendiğini dile getirdi. Enflasyondaki gerilemeyle birlikte risk primlerindeki düşüş ve  kaliteli sermaye girişleri için ortamın elverişli hale gelmesinin dış finansmanın  temel belirleyicisi olacağına işaret eden Oktay, bu kapsamda cari işlemler  açığının GSYH'ye oranının 2020 yılında yüzde -1,2 olarak gerçekleşmesinin  öngörüldüğünü anlattı. Oktay, üretimdeki dönüşüme bağlı olarak yüksek katma değerli ürün  ihracatının artırılmasını beklediklerini, bu durumun aynı zamanda yerlileştirme  yoluyla ithalata olan bağımlılığın azaltılmasıyla da destekleneceğini vurguladı. Seyahat gelirlerinin de önemli derecede artmasıyla cari işlemler  dengesinde kalıcı iyileşme sağlanacağına işaret eden Oktay, bu sayede dış  finansman ihtiyacının azalacağını, dengeli ve sürdürülebilir büyüme eğiliminin  korunacağını belirtti. Fuat Oktay, Türkiye'nin gelecek dönemde de yeni nesil uygulamalarla  hızlı ve kolay ticaretin adresi, bölgesinde güvenli bir liman olmaya devam  edeceğinin altını çizdi. Geçen yıl yaklaşık 550 bin kişilik ilave istihdamla işsizlik oranının  yüzde 11 seviyesinde gerçekleştiğini anlatan Oktay, büyümedeki gelişmelerin  istihdama da yansıdığını, işgücü piyasasının ekonomideki büyüme yönünden  etkilendiğini ve 2018'in ikinci yarısında başlayan ekonomik yavaşlama neticesinde  işsizlik oranının bu yıl sonunda yüzde 12,9 olarak gerçekleşmesinin öngörüldüğünü  söyledi. "3 YILDA İSTİHDAM 3,2 MİLYON KİŞİ ARTIRILACAK" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, 2020 yılında hedeflenen yüzde 5'lik  büyümeyle iktisadi faaliyette toparlanma ve bunun sonucunda işgücüne katılım ve  istihdam oranlarında iyileşme öngörüldüğünü belirtti. Oktay, "İstihdama yönelik olarak iktisadi güven ortamının güçlenmesi  sonucunda ertelenmiş yatırımların hayata geçirilmesi ve üretimdeki artışla  birlikte istihdam teşviklerinin etkili bir biçimde uygulanmaya devam edecektir.  Ayrıca işgücü piyasasına yönelik yapısal adımlar atılacaktır. Bu çerçevede,  işgücü piyasası deneme ve denkleştirme süresi ve kısmi süreli çalışma konularının  taraflar arasında mutabakatla esnekleştirilmesi öngörülmektedir." şeklinde  konuştu. Kadın istihdamı için 2020'de de güçlü bir destek paketinin hayata  geçirileceğini anlatan Oktay, kadınların çalışma hayatına girişini  kolaylaştıracak ve kadın istihdamını yükseltecek esnek çalışma imkanlarının  artırılması, kadın kooperatiflerinin güçlendirilmesi, çocuk bakım hizmetleri ve  ihtiyaca göre belirlenmiş mesleki eğitim programlarının yaygınlaştırılması için  teşvik uygulamalarının artırılarak sürdürüleceğine işaret etti. İstihdam teşviklerinin ihtiyaçlara göre yeniden tasarlanarak hayata  geçirilmesi ve gençlerin iş dünyasının ihtiyaçlarına uygun mesleki eğitim  programlarına dahil edilmesiyle genç işsizliğinin azaltılmasını sağlayacaklarını  belirten Oktay, bu çerçevede 2020 yılında bu yıla göre istihdamın 1 milyon 52 bin  kişi artmasının, işsizlik oranının ise yüzde 11,8’e gerilemesinin beklendiğini,  YEP'e göre de gelecek üç yılda istihdamın 3,2 milyon kişi artırılarak 2022'de  işsizliğin yüzde 9,8'e düşürülmesinin hedeflendiğini kaydetti. "FAİZ ÖDEMELERİNİN BÜTÇE İÇİNDEKİ PAYI AZALTILDI" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, kamu maliyesinde en önemli  kazanımlardan birinin faiz ödemelerinin bütçe içindeki payının azaltıldığını  vurguladı. Faiz harcamalarının bütçe giderleri içerisindeki payı, 2002'de yüzde  43,2 iken, 2020 yılı bütçesinde bu oranın yüzde 12,7 seviyesinde kalmasının  öngörüldüğünü dile getiren Oktay, bu çerçevede oluşturdukları mali alanla  vatandaşlara hizmet olarak ayrılan kaynakların miktarının önemli ölçüde  artırıldığına dikkati çekti. Oktay, vergi gelirleriyle faiz giderleri karşılaştırıldığında da  benzer bir görünümün ortaya çıktığına işaret ederek, şöyle konuştu: "2002'de toplanan her 100 liralık verginin 85,7 lirası faiz  harcamalarına giderken, 2020 bütçesinde yalnızca 17,7 lirasının faiz  harcamalarına ayrılacağı tahmin edilmektedir. Kamu maliyesinin bir diğer önemli  kazanımı ise borç stokunda ciddi oranda bir düşüşün sağlanmasıdır. 2000'li  yılların başında Gayri Safi Yurtiçi Hasıla içindeki payı yüzde 76,1 seviyesinde  bulunan AB tanımlı borç stoku seviyesi 2019 yılı ikinci çeyreği itibarıyla yüzde  32,2 seviyesindedir. Avrupa İstatistik Ofisi verilerine göre, aynı dönemde 28 AB  üyesi ülkenin borç stokunun Gayri Safi Yurtiçi Hasılaya oranı yüzde 80,5  düzeyindedir. 2019 Ekim ayı IMF Küresel Ekonomik Görünüm Raporu'na göre söz konusu  oran gelişmiş ülkeler için yüzde 103,1; gelişmekte olan ülkeler için ise yüzde  53,3 seviyesinde bulunmaktadır. Yüzde 32,2 ile borç stokumuzun düşük seviyelerde  bulunması maliye politikamızın işlevselliğini önemli ölçüde arttırmıştır. 2019  yılında yüzde 32,8 olması beklenen AB tanımlı genel yönetim borç stokunun Gayri  Safi Yurtiçi Hasılaya oranının 2020 yılı itibarıyla yüzde 33,2 ve Yeni Ekonomi  Programı dönemi sonunda ise yüzde 32,3 seviyesine gelmesini hedefliyoruz." "YEREL YÖNETİMLERİN ÖZ GELİRLERİNİN ARTIRILMASI DA ÖNGÖRÜLÜYOR" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, 11. Kalkınma Planı'na da değinerek,  Planda verimlilik odağında sanayi sektörünün itici güç rolünü üstlendiği,  ihracata dayalı istikrarlı bir büyüme modeli çerçevesinde hedeflerin  belirlendiğini anlattı. Belirlenen büyüme modelinde bir taraftan yatırımların üretken alanlara  yönlendirilmesinin, diğer taraftan yurt içi tasarrufların artırılmasının  amaçlandığını, bu kapsamda plan dönemi sonunda yurt içi tasarrufların milli  gelire oranının yüzde 30'un üzerine çıkarılmasını hedeflediklerini belirten  Oktay, Kalkınma Planı'nda yurt içi tasarrufların artırılması için hane halkı ve  firmaların tasarrufa özendirilmesinin yanında kamu tasarruflarının artırılmasının  ve bu tasarrufların ekonominin verimli alanlarındaki yatırımlara  yönlendirilmesinin öngörüldüğünü söyledi. Fuat Oktay, planda öngörülen büyümeyi destekleyici maliye  politikalarının hayata geçirilebilmesi için program bütçe sistemine geçilmesinin  yanı sıra maliye politikasının etkinliğini artırmak için harcamaların gözden  geçirildiğini anlatarak şöyle konuştu: "Buna ek olarak vergi adaletini güçlendirecek ve vergi tabanını  genişletecek revizyonların yanı sıra yerel yönetimlerin öz gelirlerinin  artırılması da öngörülmektedir. Ayrıca, sosyal güvenlik sisteminin  güçlendirilmesi için kayıtlı istihdamın artırılması, sistemin kapsadığı nüfusun  genişletilmesi ve prim tahsilatlarının artırılması sağlanarak emeklilik ve sağlık  harcamalarının kamu maliyesi üzerindeki baskısının kontrol altında tutulması  hedeflenmektedir." "EKONOMİDE KAYIT DIŞILIĞIN AZALTILMASINI HEDEFLİYORUZ" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, 2018 Ağustos'unda yaşanan kur şokundan  sonra uygulanan maliye politikalarının iktisadi faaliyetin yanı sıra cari açık ve  enflasyonla mücadeleyi desteklediğine işaret etti. Uygulanan etkin bütçe politikaları sayesinde 2018 yılında merkezi  yönetim bütçe açığının Gayri Safi Yurtiçi Hasılaya oranının yüzde 2 gibi makul  bir seviyede gerçekleştiğini hatırlatan Oktay, şunları kaydetti: "2020-2022 döneminde de mali disiplini kararlılıkla sürdüreceğiz. Bu  kapsamda, bütçenin gelir performansının yükseltilmesine yönelik; sürekli gelir  kaynakları ile vergi tahsilatında etkinliğin artırılması ve ekonomide kayıt  dışılığın azaltılmasını hedefliyoruz. Kaynakların verimli kullanılmasını ve  belirlenen alanlarda tasarrufların artırılmasını sağlayacak yapısal  değişiklikleri hayata geçireceğiz. Böylece kamu borçluluğu düşük düzeylerde  tutulacaktır. Yeni Ekonomi Programı'nın kapsadığı önümüzdeki üç yıllık dönemde de  bütçe açığının Gayri Safi Yurtiçi Hasılaya oranının yüzde 3'ün altında kalmasını  hedefliyoruz."   Geçen yıl bütçe giderlerinin 830,8 milyar, bütçe gelirlerinin 758  milyar lira olduğunu belirten Oktay, bütçe açığının 72,8 milyar, faiz dışı  fazlanın 1,1 milyar lira olarak gerçekleştiğini anlattı. 2018 yılı bütçe giderlerinin, bütçe başlangıç tahminine göre yüzde  10,8, yıl sonu gerçekleşme tahminine göre yüzde 1 arttığını dile getiren Oktay,  buna karşın bütçe gelirlerinin bütçe başlangıç tahminine göre yüzde 8,1, yıl sonu  gerçekleşme tahminine göre yüzde 1,1 arttığı bilgisini verdi. Oktay, "2018  yılında 72,8 milyar lira olarak gerçekleşen bütçe açığı başlangıçta öngörülen  açığın 6,9 milyar lira üzerinde, yıl sonu gerçekleşme tahmini ise 0,7 milyar lira  üzerinde gerçekleşmiştir." dedi. "BU YIL SONUNDA BÜTÇE AÇIĞININ 125 MİLYAR LİRA OLMASINI BEKLİYORUZ" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, 2019 yılı merkezi yönetim bütçe  gerçekleşmelerine ilişkin yıl sonu beklentilerine de değindi. Bu yıl merkezi yönetim bütçe giderlerinin 992,4 milyar, merkezi yönetim bütçe gelirlerinin ise 867,4 milyar lira olmasının öngörüldüğünü  vurgulayan Oktay, bu yıl sonunda bütçe açığının 125 milyar lira, faiz dışı açığın  21,9 milyar lira olarak gerçekleşmesini beklediklerini ifade etti. Fuat Oktay, 2019 yıl sonu bütçe açığının 125 milyar lira ile bütçe  başlangıç hedefinin 44,4 milyar lira üzerinde gerçekleşeceğini beklediklerini  aktararak, şöyle devam etti: "Bu açığın milli gelire oranının ise yüzde 2,9 olacağını  öngörmekteyiz. Bütçe giderlerinin detaylarına bakacak olursak, 2019 yılında  personel giderlerinin 250,7 milyar lira, sosyal güvenlik kurumlarına devlet primi  giderlerinin 43,7 milyar lira, mal ve hizmet alım giderlerinin 78,4 milyar lira,  cari transferlerin 397,1 milyar lira, sermaye giderlerinin 75,3 milyar lira,   sermaye transferlerinin 15,3 milyar lira, borç verme giderlerinin 28,8 milyar  lira, faiz giderlerinin 103,1 milyar lira olarak gerçekleşmesini beklemekteyiz." Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, 2019 yılında vergi gelirlerinin  yaklaşık 668 milyar lira, vergi dışı gelirlerin ise yaklaşık 200 milyar lira  olacağını öngördüklerini söyledi. 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nde bütçe giderlerinin  1 trilyon 95,5 milyar, faiz hariç giderlerin 956,5 milyar, bütçe gelirlerinin  956,6 milyar lira olduğunu belirten Oktay, gelecek yılın bütçesinde vergi  gelirlerinin 784,6 milyar lira, bütçe açığının 138,9 milyar lira olarak  öngörüldüğünü bildirdi. Oktay, 2020 bütçesinde personel giderlerinin 282,5 milyar, sosyal  güvenlik kurumlarına devlet primi giderlerinin 48,1 milyar, mal ve hizmet alım  giderlerinin 75,6 milyar, cari transferlerin 451,1 milyar, sermaye giderlerinin  56,6 milyar, sermaye transferlerinin 6,8 milyar, borç verme giderlerinin 27,1  milyar, yedek ödeneklerin 8,8 milyar, faiz giderlerinin 138,9 milyar lira olduğu  bilgisini verdi. Fuat Oktay, 2020 Yılında Merkezi Yönetim Bütçe gelirlerinin 2019 yılı  gelir hedefine göre yüzde 10,3 artışla 956,6 milyar lira, vergi gelirlerinin  yüzde 17,5 oranında yükselerek 784,6 milyar liraya çıkmasının öngörüldüğünü,  ayrıca vergi dışı gelirlerin 172 milyar liraya ulaşacağının tahmin edildiğini  dile getirdi. Bütçelerin ekonomideki gelişmelere göre şekillendirdikleri maliye  politikalarının bir yansıması olduğunun altını çizen Oktay, bu çerçevede 2020  yılı bütçesinin, ekonomide öngörülen "dengelenme", "disiplin" ve "değişim"  yaklaşımına uygun hazırlandığını vurguladı. Ekonomide dengelenme çerçevesinde elde ettikleri kazanımların  geliştirilmesi, üretim ve verimlilik odaklı sürdürülebilir büyüme ile adaletli  paylaşımın tesisinin 2020 yılı bütçenin temel amacı olduğunu vurgulayan Oktay,  sözlerini şöyle sürdürdü: "2020 yılı bütçesi, önceki 17 bütçemizde olduğu gibi bir hizmet  bütçesi olacaktır. Faiz ödemelerinin bütçe içindeki payı azalırken vatandaşa  hizmet olarak gidecek ödemelerin payının artması sağlanacaktır. Bütçedeki  kaynaklarımız, vatandaşlarımızın ihtiyaç duyduğu hizmetlerin karşılanmasında  kullanılacaktır. Yeni Ekonomi Programında öngördüğümüz üzere bütçenin sağlam ve  sürdürülebilir gelirlere dayanması, toplanan gelirlerin ise vatandaşlarımıza  hizmeti esas alan bir anlayışla kullanılması en temel önceliğimiz olacaktır." "EĞİTİMİN YAYGIN VE ERİŞİLEBİLİR OLMASINDA ÖNEMLİ İLERLEMELER SAĞLANDI" Oktay, Türkiye'nin beşeri kapasitesinin güçlenmesine yönelik tüm  kademelerde kapsayıcı ve kaliteli eğitim hamlesiyle bilgiyi ekonomik ve sosyal  faydaya dönüştüren, teknoloji kullanımına ve üretime yatkın, nitelikli ve mutlu  bireylerin yetiştirilmesinin her zaman temel önceliklerini olduğunu ifade etti. AK Parti hükümetleri döneminde temel kamu hizmeti olarak görülen  eğitim hizmetlerinin yaygın ve erişilebilir olması doğrultusunda önemli  ilerlemeler sağlandığına işaret eden Oktay, bu çerçevede öğretmen sayılarının  artırıldığını, başta kız çocukları ve dezavantajlı öğrenciler olmak üzere  eğitimin tüm kademelerinde okullaşma oranlarında artış sağlandığını ve derslik  başına düşen öğrenci sayısının önemli ölçüde azaltıldığını dile getirdi. Eğitime ilişkin hareket noktalarının, "güçlü öğretmen, güçlü gelecek"  olduğunu belirten Oktay, eğitim, kendileri için her zaman bir ülke ve millet  ödevi olduğunu söyledi. Oktay, "2020 yılı bütçemizde de eğitime her zamanki gibi  büyük önem veriyoruz. Eğitime ayırdığımız bütçe kaynaklarını, 2020 yılında 176,1  milyar liraya çıkarıyoruz. Böylelikle bütçe giderlerinin yaklaşık yüzde 16,1'ini  tek başına eğitime ayırıyoruz." ifadesini kullandı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, bütçede eğitimin her kademesinde  niteliğin artırılmasına yönelik; tekli eğitime geçilmesi, okul öncesi eğitimin  yaygınlaştırılması, mesleki ve teknik eğitim atölye ve laboratuvarlarının  modernizasyonu, tasarım ve beceri atölyelerinin kurulması, öğretmenlerin mesleki  gelişimlerinin desteklenmesine yönelik yapacakları yatırımların, 2020 yılında ön  plana çıkacağını vurguladı. Buna ilaveten, 2020 yılı bütçesinden öğrencilere doğrudan nakdi ve  ayni olarak önemli destekler sağlamayı sürdürdüğünü, bu kapsamda tahsis edilen  ödenek tutarının 26,4 milyar lira olduğunu anlatan Oktay, şöyle konuştu: "2 milyon öğrencimizin faydalandığı burs ve öğrenim kredisi için 12,5  milyar lira, 1 milyon 315 bin öğrencimizin faydalandığı taşımalı eğitim ve yemek  yardım programı için 4,5 milyar lira, 403 bin engelli evladımızın faydalanacağı  eğitim programları için yaklaşık 3,7 milyar lira, öğrencilerimize destekleme ve  yetiştirme kursu çerçevesinde 1,8 milyar lira, özel okullara giden yaklaşık 160  bin öğrencimize eğitim öğretim desteği kapsamında 804 milyon lira, pansiyonlarda  barınan 353 bin öğrencimize barınma desteği olarak 1,2 milyar lira,  üniversitelerde harcı kaldırmamız sonucunda 2 milyon 186 bin üniversite öğrencisi  için üniversitelerimize 602 milyon lira, ücretsiz kitap desteği kapsamında 1,3  milyar lira destek verilecektir." "YATIRIMLARA 64,1 MİLYAR LİRA KAYNAK AYIRIYORUZ" Sağlıklı nesillerin yetişmesi için sağlık alanındaki harcamaları da  yıllara sari olarak yükselttiklerini belirten Oktay, "Sağlığa 2020 yılı  bütçesinde 188,6 milyar lira kaynak ayıracağız. Böylece, 2002 yılında yüzde 11,3  olan sağlık harcamalarının bütçe içerisindeki payını 2020 yılında yüzde 17,2'ye  çıkarıyoruz." dedi. Oktay, 2020 yılında tedavi harcamaları için 98,4 milyar lira, ilaç  harcamaları için 47,3 milyar lira, aile hekimliği için 10,5 milyar lira kaynak  ayrılacağını bildirdi. Özel sektörün yenilikçi ve üretken yatırımlarını teşvik edecek altyapı  yatırımlarını desteklemeye devam edeceklerini, bu çerçevede, 2020 yılında merkezi  yönetim bütçesinden yatırımlara 64,1 milyar lira kaynak ayırdıklarını belirten  Oktay, "Yerel yönetimlere verdiğimiz önem doğrultusunda iktidarımız döneminde  yerel yönetimlere bütçeden ayrılan kaynak miktarı da artırılmıştır. Bu kapsamda  büyükşehir ve diğer belediyelerimiz ile il özel idarelerimize ayırdığımız kaynağı  2019 yılı bütçesine göre yüzde 18,2 artırarak 97,3 milyar lira seviyesine  ulaştırıyoruz." diye konuştu. Oktay, köylerin altyapısını güçlendirmek amacıyla oluşturdukları  KÖYDES projesi için 1,5 milyar lira, belediyelerin su ve kanalizasyon  altyapılarını güçlendirmek amacıyla oluşturdukları SUKAP projesi için 837 milyon  lira, sokak aydınlatmaları için 2,4 milyar lira kaynak ayırdıklarını dile  getirdi. Bütçede sosyal harcamalar için ayrılan kaynak miktarını 69,5 milyar  liraya çıkardıklarını bildiren Oktay, bu tutarın 2020 yılı bütçesinin yüzde  6,3'üne denk geldiğini, 2002 yılında bu oran yüzde 1,3 ve ayrılan kaynağın ise  sadece 1,6 milyar lira olduğunu söyledi. Ödeme gücü olmayan vatandaşların sağlık giderlerini karşılamak  amacıyla 13,4 milyar lira ayırdıklarını ifade eden Oktay, 65 yaş üstü yaşlılar,  bakıma ihtiyacı olan engelli vatandaşlar ve engelli vatandaşların yakınlarına  bağlanan aylıklar kapsamında 11,6 milyar lira, engelli vatandaşların evde  bakımına destek amacıyla 9,4 milyar lira, yoksul ailelere elektrik tüketim  desteği kapsamında 1,8 milyar lira, ekonomik yoksunluk içinde olan çocuk ve  gençlerin aileleri yanında yetişmelerine imkan sağlayan sosyal ve ekonomik destek  ödemeleri için 1,6 milyar lira kaynak ayırdıkları bilgisini verdi. "KADININ KONUMUNUN GÜÇLENDİRİLMESİ, TEMEL POLİTİKALARIMIZDAN BİRİDİR" "Kadının konumunun güçlendirilmesi, temel politikalarımızdan biridir."  diyen Oktay, bu kapsamda eğitim, sağlık, ekonomi, karar alma mekanizmalarına  katılım temel eksenleri üzerine inşa edilen Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi  ve Eylem Planı'nı uygulamaya devam ettiklerini vurguladı. Oktay, şöyle devam etti: "Kadın girişimciliğini geliştirmeye yönelik olarak kadın  kooperatifçiliğini destekleme konusunda yeni adımlar atıyoruz. 81 ilimizde kadın  kooperatifçiliği çalışma grupları oluşturduk. Teşvik ve desteklerimizin de  etkisiyle, 2023 yılında kadın istihdam oranını yüzde 34'e; kadın işgücüne katılım  oranını ise yüzde 38,5'e yükseltmeyi hedefliyoruz. Kadına yönelik şiddete karşı mücadelemizi 'sıfır tolerans' anlayışıyla  sürdürüyoruz. Bu çerçevede, 'Mercan Seferberliği'ni başlatarak Aile, Çalışma ve  Sosyal Hizmetler, Adalet, İçişleri, Milli Eğitim, Sağlık Bakanlıklarımız ve  Diyanet İşleri Başkanlığımız bir araya gelerek 2020-2021 Koordinasyon Planımızı  hazırlamıştır. 81 ilde hizmete açtığımız Şiddeti Önleme ve İzleme Merkezlerinden  bugüne kadar toplamda 514 bin kişi yararlanmıştır." Gençlerin, serbest zamanlarının değerlendirilmesi,  kişisel ve sosyal  gelişiminin desteklenmesi, zararlı alışkanlıklardan korunması ve karar alma  süreçlerine aktif katılımlarına imkan sağlanmasına yönelik çalışmaların aralıksız  devam ettiğinin altını çizen Oktay, "Gençlerimize bağımlılığın her türüyle  mücadele hakkında seminer ve eğitimler verilmekte, bağımlılıkla mücadele  konusunda projeler desteklenmektedir. Üniversite öğrencilerimizin ekonomik olarak  desteklenmesi ve modern ortamlarda barındırılması ile sağlıklı ve dengeli  beslenmelerinin sağlanması için çalışmalarımız sürdürülmektedir." şeklinde  konuştu. Spor alanında ise stadyumlar, yüzme havuzları, gençlik merkezleri,  spor salonları, atletizm pistleri ve benzeri gençlik ve spor tesislerinin yapımı  ve mevcut tesislerin modernizasyonlarının gerçekleştirildiğini anımsatan Oktay,  "Yatırım programında bulunan 37 adet stadyum, 294 adet spor salonu ve 79 adet  yüzme havuzu olmak üzere 1220 adet gençlik ve spor tesisi projesinden 962 tanesi  tamamlanarak hizmete sunulmuştur." dedi. TARIMSAL DESTEKTE YÜZDE 36,7 ARTIŞ Tarım ve orman alanının, her zaman önem verilen alanların başında  geldiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, şunları kaydetti: "Üreticimizin en önemli sorunu olan mazot kullanımını azaltarak yüzde  90'a varan tasarruf sağlayan, yüzde yüz yerli ve çevreci Elektrikli Traktör  prototipini geliştirdik. Buna benzer çalışmalarımızı artıracağız. 2020 yılında  bütçemizden tarım ve ormana ayırdığımız kaynağı 40,3 milyar liraya çıkartıyoruz.  Bu kapsamda, tarımsal destek programları için 22 milyar lira, tarım sektörü  yatırım ödenekleri için 5,1 milyar lira, tarımsal kredi sübvansiyonu, müdahale  alımları, tarımsal KİT'lerin finansmanı ve ihracat destekleri için 6,3 milyar  lira kaynak ayırıyoruz. Tarımsal destek programları için ayırdığımız kaynağı 2019  yılı ödeneklerine göre yüzde 36,7 oranında artırarak 22 milyar liraya  çıkarmaktayız." Türkiye'de artan enerji talebinin sorunsuz karşılanması amacıyla,  milli kaynakların öncelikli kullanılması hususuna dikkat ederek tüm enerji  kaynaklarını milletin hizmetine sunmak için çalışmaların aralıksız sürdüğünü  belirten Oktay, bu kapsamda, enerjinin yüksek verimle kullanılması, arz  güvenliğinin tahkim edilmesi ve cari açığın azaltılmasına katkı sağlanması  amacıyla yerli ve yenilenebilir kaynakları azami ölçüde değerlendirdiklerini  söyledi. Oktay, "Hazar'dan İtalya'ya uzanan TANAP ile Asya'yı Avrupa'ya  bağlayarak bölgede enerji üssü olma yönündeki iddiamızı gerçekleştirmeye devam  etmekteyiz. Ülkemize ve Avrupa'ya doğal gaz arz edecek TürkAkım projesinin de  inşaat ve imalatı tamamlanmıştır." diye konuştu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, Fatih ve Yavuz gemilerinin, Doğu  Akdeniz'deki sondaj faaliyetlerine devam ettiğini kaydederek, "Milli gemilerimiz  ile 2020 yılı içerisinde 5 kuyu daha açarak petrol ve doğal gaz arama  faaliyetlerinde aktif bir strateji izlemeye devam edeceğiz." ifadesini kullandı.   Oktay, TBMM Genel Kurulunda görüşmelerine başlanılan 2020 Yılı Merkezi Bütçe Kanun Teklifi ile 2018 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu'nun sunuş konuşmasında, "Reel kesim destekleri için bütçemizden 44,5 milyar lira kaynak ayırmaktayız. Böylece son iki yıl içinde önemli ölçüde arttırdığımız reel sektör desteklerine 2020 yılında da devam ederek özel sektör aracılığıyla büyüme  stratejimizi sürdürmekteyiz." dedi. İşletmelerin 2020 yılında sosyal güvenlik kurumuna ödenmesi gereken  25,3 milyar lira tutarındaki işveren priminin bütçeden karşılanacağını bildiren  Oktay, Hazine destekli kefaletle sağlanan krediler çerçevesinde 2020 yılı  bütçesinde 5 milyar lira kaynak ayrıldığını söyledi. "İhracatçımızın rekabetçi gücünü artırmak amacıyla bütçeden ihracat  destekleri kapsamında 3,8 milyar lira harcamayı hedeflemekteyiz." ifadelerini  kullanan Oktay, Ziraat Bankası aracılığıyla tarımsal kredilere verilen faiz  destek tutarını yaklaşık yüzde 23 artırarak 4,2 milyar liraya çıkaracaklarını  belirtti. "KOSGEB BÜTÇESİNE 1,4 MİLYAR LİRA" Oktay, Halk Bankası aracılığıyla 2020 yılında kullandırılacak esnaf  kredileri için faiz desteği olarak 2,2 milyar, KOSGEB bütçesine ise 1,4 milyar  lira kaynak ayıracaklarını dile getirdi. Oktay, 2020 yılı bütçesinden Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı  aracılığıyla kullandırılmak üzere teşvik ödemeleri kapsamında 1 milyar lira  kaynak ayırdıklarını belirterek, "Bütçemizden başta TÜBİTAK olmak üzere kamu ve  özel sektör Ar-Ge harcamalarına destek sağlarken, diğer taraftan vergi ve diğer  mevzuat düzenlemeleri vasıtasıyla özel sektör Ar-Ge yatırımları için önemli katkı  veriyoruz. Bu amaçlarla 2020 yılı bütçemizde yaklaşık 5,5 milyar lira kaynak  ayırmaktayız." ifadelerini kullandı. Dijital Türkiye Platformu üzerinde 9 Aralık 2019  itibarıyla 44  milyondan fazla kullanıcı sayısına erişildiğini,  638 kurum ve kuruluşa ait  toplam 5 bin 115 hizmet sunulduğunu kaydeden Oktay, sıfır belge politikası  çalışmaları kapsamında toplam 111 adet sürecin sadeleştirildiğini, hizmet başına  düşen ortalama belge sayısının 3,8 iken yapılan çalışmalar neticesinde talep  edilen ortalama belge sayısının 0,34'e düşürüldüğünü, hedeflerinin bunu sıfıra  indirmek olduğunu söyledi. "DEVLET KATKISI TUTARI 25,6 MİLYAR LİRAYA ULAŞACAK" Oktay, 2020 yılında Bireysel Emeklilik Sistemi kapsamında bütçeden  aktarılacak devlet katkısı tutarının 5,1 milyar liraya ulaşmasını öngördüklerini,  böylece 2020 yılı sonunda bütçeden karşılanan toplam devlet katkısı tutarının  25,6 milyar lira olacağını kaydetti. Oktay, 2002-2019 Ekim döneminde kamu görevlilerinin aylık ve  ücretlerinde enflasyonun oldukça üzerinde artış sağladıklarını belirterek,  konuşmasına şöyle devam etti: "Aile yardımı ödeneği dahil en düşük memur maaşı 2002 Aralık ayında  392 lira iken 2019 Ekim ayında 3 bin 707 liraya çıkarıldı, artış oranı yüzde  846'ya ulaştı. Aile yardımı ödeneği dahil ortalama memur maaşı 2002 Aralık ayında  578 lira iken 2019 Ekim ayında 4 bin 483 liraya çıkarıldı, artış oranı yüzde  676'ya ulaştı. Muhtar aylığı 2002 Aralık ayında 97 lira iken 2019 Ekim ayında 2  bin 027 liraya çıkarıldı, artış yüzde bin 982'ye ulaştı. Güvenlik korucularının  ücretleri 2002 Aralık ayında 236 lira iken 2019 Ekim ayında 2 bin 162 liraya  çıkarıldı, artış yüzde 815'e ulaştı." "BİRİNCİ YARGI PAKETİYLE BİRÇOK YENİLİK GETİRİLDİ" Yargı Reformu Strateji Belgesi'nin 30 Mayıs'ta Cumhurbaşkanı Recep  Tayyip Erdoğan tarafından açıklandığını hatırlatan Oktay, belgenin, toplumsal  taleplerin karşılanmasını, vatandaşların etkili ve daha kaliteli adalet hizmetini  makul sürede alabilmelerini sağlamak amacıyla katılımcı bir anlayışla  hazırlandığını söyledi. Strateji Belgesi'ne yönelik yoğun toplumsal ilginin, doğru istikamette  olunduğunun göstergesi olduğuna işaret eden Oktay, yasalaşan birinci yargı paketi  kapsamında birçok yeniliğin getirildiğini vurguladı. İfade özgürlüğünün güvencesinin artırılması, soruşturma aşamasında  tutukluluk sürelerine azami sınır getirilmesi, hukuk mesleklerine giriş sınavının  getirilmesi, yeni muhakeme ve yargılama usullerinin getirilmesi ve avukatlara  hususi damgalı pasaport verilmesinin bu yeniliklerden bazıları olduğunu anlatan  Oktay, "2020 yılında da yeni reform paketleriyle sistemimizi daha güçlü hale  getirmeyi hedeflemekteyiz. Bu konudaki kararlığımız tamdır." diye konuştu. "AÇIK KAPI POLİTİKASI EZBERLERİ BOZDU" Türkiye'nin sahada ve masada güçlü olmaya dayanan girişimci ve insani  dış politikasının milli menfaatlere, bölgenin ve dünyanın barış ve istikrarına,  insanın refah ve huzuruna odaklanan bir yaklaşımla uygulanmaya devam edeceğini  kaydeden Oktay şöyle konuştu: "Dünya, küresel düzeyde istikrarsızlık, belirsizlik ve ciddi  sınamalarla mücadele halindedir. Böylesi bir ortamda hayata geçirdiğimiz insani  dış politika ve Cumhurbaşkanımızın 'Dünya 5'ten büyüktür' söylemiyle küresel  sistemin çarpıklıklarına Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üzerinden  yönelttiğimiz eleştiriler, dünya çapında yankı bulmuştur. Suriye'de yaşanan  insani krize karşı yürüttüğümüz açık kapı politikası ve dünya mazlumlarına her  şartta kol kanat geriyor olmamız var olan ezberleri bozmuştur. Suriye meselesi,  en hayati dış politika başlıklarından birisi olarak gündemimizdeki yerini  korumaktadır. Ülkemizde bulunan sığınmacıların ülkelerine gönüllü ve güvenli geri  dönüşleri, ancak Suriye'nin yeniden huzura, güvene ve istikrara kavuşmasıyla  mümkündür." "HAREKAT, TERÖR TAMAMIYLA TEMİZLENENE KADAR SÜRECEK" Barış Pınarı Harekatı ile Türkiye'nin güvenlik endişelerinin  giderilmesi, bölge halkının PKK-YPG-PYD ve DEAŞ baskısından kurtarılması ve  Suriyeli sığınmacıların ülkelerine güven içerisinde dönmeleri için uygun ortamın  oluşturulması, Suriye'nin toprak bütünlüğünün muhafazasına katkı verilmesinin  hedeflendiğinin altını çizen Oktay, "Bu doğrultuda 4 bin  kilometrekareyi  aşkın  alanı bilfiil terörden arındırdık ve sahadaki kararlı duruşumuzu diplomatik  hamlelerle perçinledik. Aynı zamanda ABD ve Rusya ile sağlanan mutabakatlarla  harekatın meşruiyetinin tescil edilmesini ve güvenli bölgenin tanınmasını  sağladık. Barış Pınarı Harekatı bölgesinde terörle mücadelemiz bu alanda terör  tamamıyla temizlenene kadar sürecektir." değerlendirmesinde bulundu. "ÜLKEMİZİN İZLEDİĞİ TAVİZSİZ POLİTİKA" Oktay, "Dış politikada kararlı duruşumuzun bir diğer örneği, Doğu  Akdeniz'de son dönemde tırmanan hidrokarbon kaynaklarının paylaşım sorununa karşı  ülkemizin izlediği tavizsiz politikadır. Bu konudaki kararlılığımızı, etkin  diplomatik girişimlerimiz yanında sahada arama faaliyetlerimiz dahil  uygulamalarımızla da gösteriyoruz." yorumunu yaptı. Oktay şöyle devam etti: "Libya ile imzaladığımız Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına  İlişkin Mutabakat Muhtırası ile karşılıklı iki kıyıyı dostluk köprüsüyle  birbirine bağlamış durumdayız. Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilip Sayın  Cumhurbaşkanımızın onayının ardından Resmi Gazete'de yayımlanan bu anlaşma, dün  itibariyle Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti Başkanlık Konseyi tarafından da  onaylanmıştır. Türkiye ne Kıbrıs'ta ne Ege'de ne de Doğu Akdeniz'deki hak ve  çıkarlarından en küçük bir taviz vermeyecektir. Ülkemiz, bölgede yaşanan  belirsizliklerden yakından etkilenirken Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği ve  NATO gibi kuruluşlar bu süreçte Türkiye'ye karşı üzerlerine düşen  sorumluluklarını ne yazık ki yerine getirmemişlerdir. Tüm bunlara rağmen  Cumhurbaşkanımızın liderliğinde devletimiz 'kendi göbeğini kendi kesmeyi' bilmiş,  uluslararası alanda söz sahibi, güçlü bir aktör haline gelmiştir." "YURT DIŞINA KAÇAN HAİNLER HESAP VERMEKTEN KAÇAMAMAKTADIR" Yurt içinde ve yurt dışında terörle kararlılıkla mücadele ettiklerini  söyleyen Oktay, "Güvenlik güçlerimiz ve silahlı kuvvetlerimizin etkin, caydırıcı  ve saygın nitelikleriyle yurt içinde Kıran ve yurt dışında da Pençe gibi  operasyonları başarıyla sürdürerek terör tehdidini kaynağında yok etmektedir.  Türk milletine ihanet eden FETÖ üyeleri gibi yurt dışına kaçarak kurtulacağını  zanneden hainler de Türk adaletine hesap vermekten kaçamamaktadır. Nerede  olurlarsa olsunlar bulup adalete teslim etmeye devam edeceğiz." dedi. "Artık başka ülkelerin belirlediği çerçevede değil kendi menfaatleri  çerçevesinde hareket eden; hem masada hem sahada kazanan bir Türkiye vardır."  diyen Oktay, Türkiye'nin insan odaklı politikasını sürdüreceğini belirtti. "SAVUNMA VE HAVACILIK İHRACATI 2 MİLYAR 188 MİLYON DOLARA ULAŞTI" Fuat Oktay, milli güvenliğin temini maksadıyla milli savunma sanayinin  gelişiminin ne denli önemli bir mesele olduğunun son yıllarda yapılan yurt içi ve  yurt dışı operasyonlarda kendini bir kez daha gösterdiğini vurgulayarak, son  yıllarda Savunma Sanayii Başkanlığınca yürütülen projelerin güvenlik güçlerinin  her geçen gün gelişimine katma değer sağladığını ifade etti. Savunma sanayi cirosunun 2002 yılında 1 milyar dolar düzeyinde iken  günümüzde 8 milyar 760 milyon dolara ulaştığına dikkati çeken Oktay, dünyanın en  büyük 100 savunma sanayii şirketi arasında bu yıl itibariyle 5 Türk şirketinin  yer aldığını bildirdi. Savunma ve havacılık ihracatının, 2018 yılı sonunda 2 milyar 188  milyon dolara ulaştığını bildiren Oktay, "2019 yılı üçüncü çeyreğinde bir önceki  yıla kıyasla da yüzde 37,7'lik bir artış sağlanan ihracatımızın yıl sonunda rekor  bir düzeyde gerçekleşmesini beklemekteyiz." şeklinde konuştu. Yerli taarruz helikopteri ATAK'ın sayısının 50'yi aştığını, özgün  genel maksat helikopteri GÖKBEY'in de ilk uçuşunu gerçekleştirdiğini anımsatan  Oktay, "ANKA insansız hava aracı hizmete devam ederken, AKINCI taarruzi insansız  hava aracı ise test uçuşlarına başlamıştır. Yüksek faydalı yük kapasiteli  insansız hava aracımız AKSUNGUR ise bu yıl sonu itibarıyla kullanıma hazır hale  gelecektir. Bunların yanında, Milli gemimiz MİLGEM'in dördüncüsü TCG Kınalıada,  yerli gemisavar füzemiz ATMACA silah sistemi entegre edilmiş halde, bu yıl  içerisinde Deniz Kuvvetlerimize teslim edilerek göreve başlamıştır. TCG Anadolu  çıkarma gemimiz ise suya indirilmiştir." ifadelerini kullandı. Savunma sistemleri üzerine çalışmaların da yoğun şekilde devam  ettiğini belirten Oktay, savunma sanayinde yerlileşme ve millileşme hamlesinin  2020 bütçe döneminde de güçlenerek süreceğini kaydetti.   Oktay, TBMM Genel Kurulunda görüşmelerine başlanılan 2020 Yılı Merkezi Bütçe Kanun Teklifi ile 2018 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanun Teklifi'nin sunuş konuşmasında, 2020-2022 döneminde kamu gelir politikalarını büyümenin desteklenmesi, kamu harcamaları için finansman sağlanması, kalkınma ve gelir adaletinin desteklenmesi, ekonomimizin rekabet gücünün artırılması ve yurt içi  tasarruflara katkı sağlanması hedefleri doğrultusunda yürüteceklerini belirtti. "Ağustos 2018'de başlayan spekülatif kur saldırılarına karşılık  hükümetimizin proaktif bir yaklaşımla gelir politikalarıyla ilgili aldığı  tedbirler ekonominin canlanması için hayati rol oynamıştır." diyen Oktay,  bu  uygulamaların başında, akaryakıt ürünlerine yönelik uygulanan tavan fiyat sistemi  olan eşel mobil sisteminin geldiğini ifade etti. Petrol fiyatları veya döviz kurları kaynaklı akaryakıt fiyatlarının  artması durumunda ÖTV tutarının bu artış kadar azaltılması yoluyla pompa satış  fiyatlarını belirli seviyelerde tuttuklarını hatırlatan Oktay, şöyle devam etti: "Bu politikayla vatandaşlarımız ve üreticiler için fiyat yükünü  azaltmanın yanı sıra belli oranda kamu gelirinden vazgeçerek enflasyonun aşağıya  inme sürecine önemli oranda katkı sağladık. Buna ilaveten, 2019 yılında ekonomik  aktivitenin daha da canlanması için bir yıl süreyle uygulanmak üzere, tapu  harcında yüzde 25 indirim sağladık, konut ve bazı işyerleri alımında KDV'yi yüzde  18'den yüzde 8'e düşürdük. Beyaz eşya alımlarında ÖTV'yi sıfırladık, mobilyada  KDV'yi yüzde 18'den yüzde 8'e düşürdük. Ocak-Haziran dönemi için altı aylık  uygulanmak üzere, otomobil alımlarında yaklaşık yüzde 30 indirim sağladık. Ticari  araç alımlarında KDV'yi yüzde 18'den yüzde 1'e düşürdük." Bütçe disiplininden taviz vermeden belirli vergi indirimleriyle  büyümeyi ve dezenflasyon sürecini desteklendiği gibi, bütçenin gelir  performansını yükseltmek amacıyla kalıcı gelir kaynakları ile vergi tahsilatında  etkinliğin artırılması için çalışmaları devam ettirdiklerini vurgulayan Oktay, bu  çerçevede, kalkınma hedefleriyle uyumlu şekilde ihracat odaklı ve teknoloji  tabanlı bir üretim modeline geçmeyi öngördüklerini söyledi. "YENİ DÜZENLEMELERLE VERGİ TABANINI GENİŞLETECEĞİZ" Bu doğrultuda yüksek katma değerli üretime, nitelikli istihdama ve  ihracata dayalı bir büyüme modeli için 2019 yılında imalat sektörüne yönelik  ilave destekler sağladıklarına işaret eden Oktay, şöyle konuştu: "Önümüzdeki dönemde de ekonomi genelindeki rekabet ve verimliliği  artırmak üzere yüksek katma değerli üretim ve ihracatı artırmak için düzenlemeler  yaparak ekonomide öngördüğümüz yapısal dönüşümün temellerini sağlamlaştıracağız.  Buna yönelik olarak imalat sanayinde finansmana erişim kanallarını artıracağız.  KOBİ’lerden istenen teminat maliyetlerini hafifleteceğiz. Kredi Garanti Fonu  uygulamasını sanayi odaklı olarak geliştireceğiz. Katılım bankacılığı  enstrümanları ve bireysel emeklilik fonlarının sanayi projelerine yatırım  yapmasına yönelik düzenlemeleri uygulamaya koyacağız." Vergisel teşvikleri gelecek dönemde de tüm sosyo-ekonomik etkileriyle  ele alarak, vergi harcaması nitelikli tüm düzenlemeleri gözden geçireceklerini  dile getiren Oktay, mükerrer teşvik ve destekleri sadeleştirip, etkin olmayanları  kademeli olarak kaldıracaklarını bildirdi. Yeni düzenlemelerle vergi tabanını genişletecek, vergide adaleti  pekiştirerek, tahsilatta etkinliği artıracaklarını ifade eden Oktay, vergi  mevzuatının, daha basit ve anlaşılabilir hale getirilmesi amacıyla, mükellef  uyumunu da gözetecek şekilde sadeleştirilmesine yönelik çalışmaları da  kararlılıkla sürdüreceklerinin altını çizdi. Oktay, kayıt dışı ekonominin azaltılması için planlı bir mücadele  yürüterek kayıt dışı istihdam oranını, 2002 yılındaki yüzde 52,1 seviyesinden,  2018 yıl sonu itibarıyla yüzde 33,4'e indirdiklerini söyledi. "BÜTÇE, BÜYÜME VE KALKINMA HEDEFLERİNİ DESTEKLEYECEK" Oktay, 2020 yılı Merkezi Yönetim Bütçesi'nin, küresel düzeyde finansal  dalgalanmaların ve ticaret savaşlarının yaşandığı, Türkiye'nin jeopolitik risk ve  tehditlere maruz kaldığı bir ortamda hazırlandığına dikkati çekerek, "Önümüzdeki  dönemde de On Birinci Kalkınma Planı ve Yeni Ekonomi Programı’nda ortaya konulan  hedeflere ulaşmak üzere 2020 yılı bütçemizde olduğu gibi, gerekli kaynakları  kademeli bir biçimde ayıracak ve bütçenin büyümeyi ve kalkınma hedeflerimizi  desteklemesine yönelik politikalarımızı sürdüreceğiz." ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin getirdiği avantajları da  kullanarak kamu yönetiminin ve kamu maliyesinin etkinliğinin daha da  artırılmasını sağlayacaklarını vurgulayan Oktay, "2020 yılı bütçemizin nihai  amacı vatandaşlarımızın refahını artırmak ve onlara daha hızlı ve kaliteli hizmet  sunumunu sağlamaktır.  Uluslararası alanda ise hükümetimizin tüm dönemlerinde  olduğu gibi, bu dönemde de ülkemiz bölgesinde yükselen ekonomik ve siyasi bir güç  olmaya devam etmektedir." dedi. Fuat Oktay, bütçeyi, mali disiplinden taviz vermeyecekleri, kamu  gelirlerinin artırılacağı, kamu harcamalarında etkinliğin sürdürüleceği ve  tasarrufların üretken alanlara yönlendirileceği bir yapı üzerine inşa ettiklerini  kaydetti. Öte yandan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay'ın, 2020 yılı bütçesini  sunuş konuşmasını yaptığı sırada Genel Kurul Salonu'na giren CHP Genel Başkanı  Kemal Kılıçdaroğlu, CHP milletvekilleri tarafından ayakta alkışlandı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de bütçe görüşmelerini Genel  Kuruldaki yerinden takip etti. HDP Eş Genel başkanları Pervin Buldan ve Sezai  Temelli ile çok sayıda milletvekili, Bahçeli ile tokalaştı. Oktay bütçe sunumunu yaparken AK Parti TBMM Grup Başkanı Naci Bostancı, AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş da Genel Kurul Salonu'nda  yer aldı. Kaynak: http://www.milliyet.com.tr/siyaset/fuat-oktay-2020-buyume-hedefini-acikladi-6097009
Devamını Oku
Standard Post with Image

Ticaret Bakanı, Afrika'da lojistik merkezleri kurma çalışmalarının başladığını açıkladı

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, "Hedeflediğimiz noktalarda Türk Ticaret Merkezleri oluşturuyoruz ama ondan da önemlisi, Afrika için gözüken o ki birkaç yerde lojistik merkezi kurmamız lazım. Bununla ilgili çalışmalarımıza başladık." dedi. Pekcan, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) tarafından düzenlenen Afrika Bölgesi İş Konseyleri İstişare Toplantısı'nın açılışında yaptığı konuşmada, salonda bulunanların Türkiye ile Afrika arasındaki ticaretin gelişmesi için zor bir coğrafyada faaliyet gösterdiğini söyledi. Afrika'ya verilen önem ve Afrika ile ticaretin gelişmesi için gerçekleştirdikleri faaliyetlere değinen Pekcan, halihazırda Afrika'nın 42 ülkesinde büyükelçilikleri, 26 ülkede ticaret müşavirlikleri bulunduğunu anlattı. THY'nin Afrika'da 38 ülkeye uçtuğunu bildiren Pekcan, DEİK'in bu bölgede 45 ülkede iş konseyinin olmasının önemli bir ayrıcalık olduğunu vurguladı. Pekcan, Afrika'da 5 ülke ile serbest ticaret anlaşmaları (STA) bulunduğunu, 30 ülke ile yatırımların karşılıklı korunması, 13 ülke ile çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarına imza attıklarını anlattı. Pekcan, "Önümüzdeki dönemde de, şu anda planladığımız ancak buna başka ülkeler de dahil olabilir, Fas, Nijerya, Tanzanya, Kenya, Ruanda, Mozambik, Tunus'a bakanlık olarak ziyaret gerçekleştirmeyi planlıyoruz sizlerle birlikte..." dedi. Afrika'ya ihracat yüzde 579 arttı Ruhsar Pekcan, 2003-2018'i kapsayan dönemde Afrika ile toplam dış ticaretin 5,5 milyar dolardan 23,8 milyar dolara, ihracatın 2,1 milyar dolardan 14,4 milyar dolara çıktığı belirterek, ihracatın yüzde 579 arttığını söyledi. Gelinen noktada ihracat rakamının yeterli olmadığını ve gidilecek daha çok yol bulunduğunu ifade eden Pekcan, "Dünyada bu kadar korumacılık önlemleri ön plana çıkmışken, hedef pazarlarımız odaklı ve Afrika odaklı çalışma yapmamız, buraya yoğunlaşmamız gerekiyor." dedi. Pekcan, Afrika ile Türkiye arasındaki ticaret hacminin yılın 11 ayında yüzde 7,7 artışla 22,9 milyar dolara çıktığını belirterek, 29 Ağustos itibarıyla açıkladıkları İhracat Ana Planı'nda hedef olarak seçtikleri ülkeler arasında Etiyopya, Fas, Güney Afrika ve Kenya gibi Afrika ülkelerinin bulunduğunu bildirdi. Bakanlık olarak ihracatçıların arkasında olduklarını vurgulayan Pekcan, "Hedeflediğimiz noktalarda Türk Ticaret Merkezleri oluşturuyoruz ama ondan da önemlisi, Afrika için gözüken o ki birkaç yerde lojistik merkezi kurmamız lazım. Bununla ilgili çalışmalarımıza başladık. Hem Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile hem de TOBB ve TİM ile DEİK'in de buradaki iş konseylerinin katılımı çok önemli lojistik merkezlerinin lokasyonu açısından..." diye konuştu.  "2020 bizim için Afrika yılı olacak" Ticaret Bakanı Pekcan, Afrika ülkeleri ile imzalanan STA'lara ilişkin detaylar verirken, Mısır, Tunus ve Mauritius ile STA'ların tamamlandığını bildirdi. Sudan'daki iç karışıklık nedeniyle onay sürecinin geciktiğini belirten Pekcan, Gana'da onay sürecini beklediklerini, Somali ve Seyşeller ile müzakere sürecinde olduklarını, Mozambik ve Moritanya ile tercihli ticaret anlaşması imzalayacaklarını anlattı. Pekcan, "2020 sanki Afrika yılı olacak bizim için. Cumhurbaşkanlığımızın ev sahipliğinde nisan ayında muhtemelen Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi gerçekleştirilecek." dedi. Bu etkinliğe DEİK ile birlikte sunacakları katkılara değinen Pekcan, Afrika iş konseyleri üyelerinin burada aktif olmasını istedi. Açılış konuşmalarının ardından basına kapalı devam eden toplantıda, iş konseylerinin başkan ve üyelerinin Bakan Pekcan'a istek ve taleplerini ileteceği öğrenildi.  Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/ticaret-bakani-pekcan-afrikada-lojistik-merkezleri-kurma-calismalarimiz-basladi/1668101
Devamını Oku
Standard Post with Image

Berat Albayrak: Faizler tek haneye düşecek!

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, "Allah'ın izniyle 2020'ye girerken tek haneli faizleri kamu bankalarımız piyasalarımıza başlatıyor. Hayırlı uğurlu olsun." dedi. "Kayseri İş Dünyası Buluşması" kapsamında Ticaret Odası'nda iş insanlarıyla bir araya gelen Albayrak, burada yaptığı konuşmada, geçen 1,5 yılda çok çetin süreçten geçtiklerini söyledi. Bakan Albayrak: Tek haneli faizleri kamu bankalarımız piyasalarımıza başlatıyor Tarihin en büyük ekonomik saldırılarına maruz kaldıkları bu süreci hep birlikte çok güçlü bir direnç ortaya koyarak geride bıraktıklarını vurgulayan Albayrak, "Türkiye'nin potansiyeline güvenenlerin kazandığı, felaket senaryoları ile ülkemizi, milletimizi korkutmaya çalışanların hüsrana uğradığı bir dönem oldu. Türkiye sendelesin, yoluna devam edemesin diye ümitle bekleyen çok kesim var. Bunlar üzüldü; üreticisine, sanayicisine, yatırımcısına, Kayseri'ye güvenen kazandı. Allah'ın izniyle bundan sonra da ülkesine, milletine, ülkesinin insan kaynağına, yatırımcısına inananlar kazanmaya devam edecek." diye konuştu. Albayrak, 2019'un sonuna geldiklerinde güncel verilerin, öncü göstergelerin, ekonomideki normalleşmenin güçlü bir şekilde devam ettiğini ve artık değişim için zamanın geldiğinin ipuçlarını 2020 yılı ile verdiğini aktararak, şunları kaydetti: "Daha bir yıl önce Türkiye'nin kur, faiz, enflasyon şeytan üçgenine, buraya sıkışıp kalacağını ve bu manada Türkiye'nin bu sarmaldan çıkamayacağını söyleyenler büyük bir hayal kırıklığına uğradılar. Enflasyonda kaydettiğimiz iyileşme ile yüzde 24'lerden başlayan, tam bir yıl önce, TÜFE'de yüzde 24-25, ÜFE'de yüzde 45'ler, eylül, ekim aylarında bunları gördük. Bir yıl geçti, eylül, ekim, kasım itibarıyla yüzde 9'lara, 10'lara geldik ve yıl sonu inşallah yüzde 12 seviyesinin altında kapayacağımız ve tüm bu çerçevede önümüzdeki yıldan itibaren tek haneli enflasyonu kalıcı hale getirip, vatandaşımızın, yöneticimizin gündeminden tekrar çift haneli yüksek enflasyonları çıkaracağımız bir döneme giriyoruz." "Faiz baskısını bertaraf ettik" Faiz oranlarında da enflasyondakine benzer şekilde ciddi iyileşme yakalandığını ifade eden Albayrak, enflasyonla mücadelenin başarısının piyasalardaki güçlü toparlanma ve Türkiye ekonomisine ilişkin beklentilerin iyileşmesiyle faizlerde de ciddi bir indirimin beraberinde geldiğini gördüklerini anlattı.  Bakan Albayrak, daha dün Merkez Bankasının en son toplantısında aldığı kararla politika faizlerinde 200 baz puanlı bir indirime daha gittiğine dikkati çekerek, şöyle devam etti: "Böylece sadece son 5 ayda temmuz ayından itibaren bakıyoruz, ağustos ayı ile son 5 ayda, 4 toplantıda, 1200 puan indirim sağlanmış bulunuyor. Yani çok kısa bir sürede faizlerin yarı yarıya düşeceği bir performansı hep birlikte görmüş olduk. Ne oldu 15 aydır, birileri felaket tellallığı yaptı, 'faizler inerse kur uçacak, faizler inerse dolar 10'ları bulacak' diyenler oldu. Ağustos 2018'den beri atmış olduğumuz bu adımların, uyguladığımız programların her geçen gün güzel, hayırlı neticelerini almaya başladık. Bir kez daha korkutmaya, ülkemizin para birimi üzerinden güvensizlik oluşturmaya çalışanların kaybettiği, esnafımızın, KOBİ'mizin, sanayicimizin kazandığı bir resme şahit olduk. Allah'ın izniyle daha iyi olacak. Yüzde 40'ların telaffuz edildiği bir dönemin ardından bu adımlarla faizler de 11-12'leri yavaş yavaş görmeye başladık. Gerek Merkez Bankasının gerçekçi para politikası gerek kamu bankalarımızın üreticinin yanında güçlü duruşuyla piyasalar üzerindeki faiz baskısını bertaraf ettik." Kamu bankalarının bugünler için var olduğunu ve bir dönem "kamu bankalarını hepsini özelleştirelim" denildiğini anımsatan Albayrak, "Cumhurbaşkanımız karşı çıkmıştı. İyi ki de karşı çıkmış. Son 3-5 yılda yaşanan süreçte kamu bankalarının piyasa yapıcı, yerli ekonominin, reel sektörün yanında duran pozisyonu olmasaydı belki çok daha ağır sıkıntılı süreçlerden geçerdik." dedi. "En kısa sürede reel sektörümüze yansıtmaya başlayacağız" Albayrak, dün Merkez Bankasının piyasaların önünü açan faiz indirim kararından sonra bugün Kayseri'de bir güzel haberi daha paylaşmak istediğini müjdeleyerek, şunları söyledi: "Malum ekim kararından sonra Malatya'da, kamu bankalarımız ile güzel bir iletişim içerisinde faiz oranlarını yüzde 11 ile 13,5 reytingine göre indirdiğimizle ilgili kararı paylaşmıştık. Yolda gelirken bankalarımızla görüştük. Bana dedikler ki faizler düşüyor, maliyetler düşüyor. Biz diyoruz ki kamu bankaları, kamu bilinci ile hareket ediyorsa o zaman bu iyileşmeleri hemen piyasaya yansıtması lazım. Bir gün bile geciktirmek yok. Nitekim bugün yolda konuştuk ve inşallah kamu bankalarımız hesaplarını, kitaplarını yapıyorlar. Çünkü eski Türkiye gibi de değil. Biliyorsunuz 2001 dönemi kamu bankalarının görev zararları 30 milyar, 40 milyar, şimdi kamu bankalarımız hem kamu zararı yapmıyor kar ediyor hem de iyileşmelerini reel sektöre yansıtacak. Bu manada baktığımızda ne yaparız dedik, inşallah bu 11-13,5 oranını aynı şekilde yüzde 9 ile yüzde 11,5 aralığına düşürerek bunu en kısa sürede reel sektörümüze yansıtmaya başlayacağız. Cumhurbaşkanımız, 'inşallah önümüzdeki yıl tek haneli faizleri göreceğiz.' dedi. Allah'ın izniyle 2020'ye girmeden tek haneli faizleri kamu bankalarımız piyasalarımızda başlatıyor. Hayırlı, uğurlu olsun. " "Türkiye emin adımlarla ilerliyor" Albayrak, Türkiye'nin zor süreçlerden geçtiğine değinerek, "Ekonomimiz üzerinde 6 yıldır oluşturulmak istenen tüm bu baskıya karşı, Türkiye bu süreçlerden önceki ekonomik kazanımlar dönemine de emin adımlarla ilerliyor." ifadesini kullandı. Ekonomik iyileşmeyi değerlendiren Albayrak, şöyle konuştu: "Nitekim eylül, ekim, kasımda gerek istihdam gerek üretim noktasında gerek maliyetler gerek güven endeksleri noktasında baktığımızda ciddi bir iyileşme sürecini zaten öncü göstergeler ortaya koyuyor. İşte bu manada gereken tüm desteği, tüm imkanları seferber edeceğiz. 46 milyar dolarlık cari açık etkisi olan sektörlerde yerli üretimi destekleyen hibe paketini açıkladık. Cari açıkla mücadele Türkiye'nin bu anlamdaki en önemli noktalarından birisi. Haziran, mayıs geçtiğimiz yıl yaklaşık 58-60 milyar dolar cari açıktan cari denge cari fazlaya gelindi. Niye çünkü her yıl bu kadar para bulmam lazım. O zaman yerli üretimi destekleyeceğim. Birileri var ya ithalat odaklı ekonomi anlayışında, 'Ne işim var ya ihracat ile üretimle uğraşayım. Ofisi açayım telefonla yurt dışından malları getireyim, marjı koyayım, SGK'sıymış, primmiş, fabrikaymış bunlarla niye uğraşayım, ithalat yap daha iyi.' diye bakıyor. Türkiye'de bir değişim ve dönüşüm var. Eylül ayı itibarıyla Türkiye'de ihracatçı kayıtlı şirket sayısı ithalatçıların sayısını geçti. Her geçen yıl bu daha da artacak. İşte bunu destekleyecek en önemli enstrümanlardan birisi İVME dedik, bu ithalatı ikame edecek, istihdamı artıracak, ihracat odaklı bu endüstriyel dönüşümü destekleyecek. Bu paketle birlikte son 5 aydır kasım ayı sonu itibarıyla 50 binden fazla işletmeye 40 milyar liralık limit tahsis edildi ve bunun 25 milyar lirası kullanıldı. Bu çok önemli bir değişim." "Her iyileşme, beklemeden yansıtılacak" Bu adımların 2020'de daha artarak devam edeceğini vurgulayan Albayrak, "Bunun yanında ekonomi değer paketi kapsamında 25 binden fazla firmamıza 20 milyar liralık kredi kullandırdık. KOBİ değer 1 ve 2 paketlerini açıkladık, 45 milyar liradan fazla kredi kullandırıldı. Halkbank ve TESKOMB noktasında 240 bine yakın esnafımız var. Yüzde 6,7,8 tek haneli çok düşük maliyetlerle 240 bine yakın esnafımıza 25 milyara yakın finansman kullandırdık." bilgisini paylaştı. Bakan Albayrak, dengelenme süreci boyunca yaşanan her iyileşmeyi doğrudan, hiç bekletmeden iş dünyasına ve vatandaşlara yansıtmaya devam edeceklerini dile getirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkladığı "100 Bin Sosyal Konut Projesi"ne de değinen Albayrak, bu proje kapsamında aylık 894 liradan başlayan taksitlerle 240 ay vade ile Türkiye tarihinin en ucuz finansal maliyetiyle dar gelirli vatandaşların ev sahibi olabileceğini aktardı. Albayrak, her yıl 100 bin sosyal konutun yapılacağını, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile görüştüklerini, kapasiteye göre sayıyı artırabileceklerini söyledi. "Değişim modeline geçiyoruz" "Cumhurbaşkanımız liderliğinde verdiğimiz mücadelenin en önemli gayesi ülkemizin ve vatandaşlarımızın refahını artırmak ve imkanlarını çoğaltmaktır" diyen Albayrak, şöyle devam etti: "Çıktığımız yolda en zorlu kısmı geride bıraktığımızı gösteren gelişmelerden birisi de ekonomiye olan güvendeki artıştır. Reel kesim güven endeksi 2019 Kasım ayında bir önceki yılın aynı ayına göre 9,2 puan artarak 102'ye yükseldi. Bu artış hizmet sektörü güven endeksinde 13,4 puan, perakende ticaret güven endeksinde 13,3 puan, inşaat sektörü güven endeksinde 8,6 puan olarak gerçekleşti. Ekonomiye güvende yaşanan her artış tüm sektörlerdeki iktisadi faaliyetlerin canlanmasına ve Türkiye'nin yeniden kendi potansiyeline uygun bir büyüme patikasına girmesine önemli katkı sağlıyor. 3. çeyrek biliyorsunuz 0,95 yüzde 1'e yakın gerçekleşmişti ama dördüncü çeyreğe yönelik ekim, kasım dataları, Aralık'ın ilk 10-15 gün datalarına baktığımızda yüzde 5 civarındaki pozitif büyümenin Allah'ın izniyle yavaş yavaş geldiğini görüyoruz. Kazandığımız ivmeyi koruyarak üzerine daha da koyarak Türkiye'nin doğal büyüme potansiyelini yüzde 5 oranında bu yılın son çeyreğinde yakalamış olacağız. Türkiye ekonomisinin yeni hikayesinde büyürken daha fazla cari açık veren değil, ithalata bağımlılığını azaltan, ihracatını güçlendirerek büyüme hedefini gerçekleştiren bir değişim modeline geçiyoruz. Bu yıl haziran ayında 17 yıllık AK Parti iktidarı döneminde ilk defa yıllık bazda malumunuz cari fazlamız var. Temmuz, ağustos ayı itibarıyla cumhuriyet tarihinin en yüksek yıllık cari fazla dönemini verdik. Türkiye ekonomisi 2009'da bize yönelik bir ekonomik saldırı olmadığı halde 4 kere küçüldü." Mobilya sektörüne "güzel haber" sinyali Bakan Albayrak, Türkiye'nin potansiyeline inandıklarını, milletten aldıkları destekle iş dünyasıyla omuz omuza vererek bu süreci başaracaklarını vurguladı.  Mobilya sektörünün kendilerinden talepleri olduğunu belirten Albayrak, "Bunları bize ilettiler, not ettik. İnşallah onunla ilgili bir çalışmamız var, çok kısa sürede inşallah güzel haberler vereceğiz. Ben buradan ön sinyalini vereyim." dedi. Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy da iş dünyasının talep ve sorunlarını anlattı. Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/bakan-albayrak-tek-haneli-faizleri-kamu-bankalarimiz-piyasalarimiza-baslatiyor/1672584
Devamını Oku
Standard Post with Image

İhracatçıların hususi pasaport süresi 4 yıla çıkarıldı

Ticaret Bakanı Pekcan, ihracatçıların hususi damgalı (yeşil) pasaporttan faydalanma süresinin 2 yıldan 4 yıla çıkarıldığını bildirdi.   Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, hususi damgalı pasaport hakkını elde edebilmek için son üç yılda yapılması gereken ortalama en düşük ihracat tutarının 1 milyon dolardan 500 bin dolara indirilmesiyle yaklaşık 7 bin ihracatçının daha bu hakka sahip olduğunu ifade etti.  Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlanan 7196 sayılı Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile ihracatçıların hususi damgalı pasaporttan faydalanma süresinin 2 yıldan 4 yıla çıkarıldığını belirten Pekcan, "Sağlanan hususi damgalı pasaport imkanıyla ihracatçılarımızın işlemlerini kolaylaştırarak önlerini açmayı, dünyanın her noktasında daha aktif ve daha görünür olmalarını sağlamayı hedefliyoruz." ifadesini kullandı. İhracat performansını sürdürülebilir şekilde daha yüksek düzeylere taşıyarak, 2023 yılında dünya mal ticaretinden alınan payı artırma ve Türkiye'yi dünyanın en iyi ekonomilerinden biri haline getirme hedefleri doğrultusunda emin adımlarla ilerlediklerini vurgulayan Pekcan, şunları kaydetti: "Ticaret Bakanlığı olarak, ihracatçılarımızın önündeki engellerin kaldırılarak, mevcut pazarlarımızda yerimizi sağlamlaştırmak ve yeni pazarlara girmek amaçlarına hizmet edecek her türlü girişim için tüm imkanlarımızı seferber ediyor ve hiçbir fedakarlıktan kaçınmıyoruz." Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/bakan-pekcan-ihracatcilarin-hususi-pasaport-suresi-4-yila-cikarildi/1682443
Devamını Oku
Standard Post with Image

TİM’DE GEÇİCİ İHRACAT DEPOLAMA ALANI TOPLANTISI

Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından organize edilen ‘’Geçici İhracat Depolama Alanı’’ ile ilgili toplantı, 27 Aralık Cuma günü TİM Dış Ticaret Kompleksi’nde gerçekleşti. Ticaret Bakan Yardımcısı Rıza Tuna Turagay, Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Nureddin Nebati, TİM Başkanı İsmail Gülle ve sektörel STK'ların temsilcilerinin katıldığı toplantıya LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca, Başkan Yardımcısı Turan Yavuz, Yönetim Kurulu Üyeleri Cebrail Karaarslan, Bülent Koca, Ahmet Ceylan ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak katıldı. Uygulama kapsamında, hava yolunun açılmasıyla beraber kargo şirketlerine geçici depolama alanında yer tahsis edileceği, özel fatura kapsamındaki eşyaların geçici depolama alanına geleceği ve oradan tırlara yüklenip gönderileceği belirtildi. Ticaret Bakan Yardımcısı Rıza Tuna Turagay şunları kaydetti: ‘’Sistemin devam edebilmesi için kayıt altına almak şart, buradaki amaç sizin maliyetinizi yükseltmek değil, sizlerin ihracatçı olmanızı ve ihracatçı olmanın getirdiği avantajlardan yararlanmanızı sağlamak. Bir şekilde sistemin kayıt altına alınması gerekli hale geliyor, her geçen gün yaklaşıyoruz. Ruslarla ve diğer ülkelerde yaptığımız toplantılarda bunlar sürekli gündeme getirilen konular. Kayıt altına alma işlemi hem kurumsallaşmanız hem de ihracat desteklerinden yararlanabilmeniz için iyi olur.’’ STK’ların başkan ve temsilcilerinin konuyla alakalı düşüncelerini paylaştığı toplantıda, Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Nureddin Nebati: ‘’18 Şubat tarihinde uygulama fiilen işler hale gelmediği sürece bu işi durduracağız. Orta yolla hareket etmemiz lazım, orta yolla hareket edersek hem devlet hem millet kazanır.’’ dedi. TİM olarak amaçlarının sorunları çözmek olduğunu vurgulayan İsmail Gülle: ‘’ Bizim, işimizi büyüten insanlara ihtiyacımız var. Ne zaman, ne ihtiyacınız olursa toplantı yapabiliriz. Bu toplantı, çok güzel şeylere vesile olacak.’’ dedi.
Devamını Oku
Standard Post with Image

MİKRO İHRACATA ADIM ADIM

Laleli firmalarını ‘’Geçici Depolama Alanı’’ hakkında bilgilendirmek amacıyla 9 Aralık Pazartesi günü LASİAD dernek binasında Tim A.Ş yetkilileri ile toplantı gerçekleştirildi. LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Turan Yavuz, Yönetim Kurulu Üyeleri Cebrail Karaarslan, Ahmet Ceylan, Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak ve TİM A.Ş yetkililerinin bir araya geldiği toplantıda, ‘’Mikro İhracat’’ kapsamındaki depolama alanın fiziki imkanları, araç geçişleri, ücret ve havaalanı prosedürü hakkında görüşüldü. LASİAD Heyeti firmaların uygulamadan beklentilerini ve sorularını TİM yetkililerine iletti. Toplantı sonucunda LASİAD Heyeti taleplerini yazılı olarak ilgililere sundu.
Devamını Oku
Standard Post with Image

TİM Başkanı Gülle: Bu yıl ihracatta hedefimiz 190 milyar dolar

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle, ihracatçılar olarak 2019'u başarıyla bitirdiklerini, özellikle geçen yılın son ayında önemli bir artış yakaladıklarını söyledi. Bu paralelde yılın 9. günü geride kalırken, ihracatta ocakta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 5'in üzerinde bir artışla gittiklerini aktaran Gülle, "Bu rakamları devam ettireceğiz gibi gözüküyor. İnşallah ocak ayına da geçen yılın üzerinde bir rekorla başlarız. Geçen yılki ocak ayı ihracatımız 14-15 milyar dolar civarındaydı. Şu anda buna göre bir yüzde 5 artış görünüyor." diye konuştu. Gülle, bu yıl ihracat hedeflerinin 190 milyar dolar olduğu bilgisini vererek, şunları kaydetti: "Biz bu yıl 190 milyar dolarlık ihracat hedefi bazında çalışacağız, bu rekoru genişletmek için üreteceğiz. Çok zorlu bir dünya ticaretinden geçiyoruz ama buna rağmen ihracatımızın artış trendinde gitmesi önemli. Ülkelerin ticaretlerini genişletmek için aldığı kararların etkisi mutlaka ticaretimize yansıyacak ama hayat devam ediyor. Dünyada insanlar tüketmeye devam ediyor. Küçülmek değil, artık bundan sonra bugüne kadar yaptığımız politika ve stratejilerin neticelerini alarak, daha katma değerli, daha moda tasarım ürünlerle, daha yüksek değerli ürünlerle ihracata devam edeceğiz. Hatta biz 190 milyar dolar değil, 200 milyar dolar seviyesindeki rakamları dile getiriyoruz. Hükümetimizin de desteğini alıyoruz. Biran evvel ikili rakamlara geçmemiz lazım." "Bu yıl sonunda ihracatımızı rekorla kapatacağız" İsmail Gülle, 2018'in Türkiye ekonomisi için önemli bir çelme olduğunu, bozulan dengelerin toparlanması ve tüm parametrelerin yerine konulmasının bir süreç aldığını ifade etti. Bu süreçte ihracat ailesinin büyüme ve gelişmeye verdikleri katkının son derece anlamlı olduğunu vurgulayan Gülle, "Gönül rahatlığı ile söylüyorum ki bu yıl sonunda ihracatımızı rekorla kapatacağız. Bunun altını dolduracak parametrelerimiz var, çalışmalarımız var. Bu çalışmaların neticesini biz rekor olarak görüyoruz. Dünyadaki konjonktürel gelişmelerin de çok anormal şeyler olmadığı takdirde ihracatımızı artıracağız." değerlendirmelerini yaptı. Gülle, ihracatın içerisinde yüksek teknolojili ürünlerin payının arttığına işaret ederek, bazı sektörlerde de değer olarak Avrupa ortalamasının üzerinde rakamların elde edildiğine dikkati çekti. Politikalar bazında ihracatın desteklendiğini anlatan Gülle, "Sayın bakanımızın açıkladığı gerek İVME, yani Türkiye'de üretilmeyen ürünlerin yatırımı bazında, gerekse diğer yatırım ve büyümelerle ilgili çok ciddi teşviklerin olduğunu görüyoruz. Bunların devreye girmesi de zaten bu söylediklerimizin altını dolduran önemli bir gösterge." dedi. Kurun ihracata etkisi Gülle, ihracatın 2019'u yüzde 2'nin üzerinde bir artışla kapattığını ifade ederek, "Yüzde 2 artışı miktar olarak çok daha fazla ama değer olarak bunu küçümsememek gerekiyor. Dünyanın belli büyük ekonomilerinin çok ciddi oranlarda düşüşlerle kapattığı bir ortamda yüzde 2 ile de bunu götürmek son derece önemli." dedi. Kurun ihracata etkisine de değinen Gülle, "Şu anda bizim ihracatımıza etkisi 5 milyar dolar seviyesinde. Bu son derece önemli. Sadece bir hesap yaparken kullandığınız bir çarpımdan dolayı kayıp. Diğer taraftan tabii maliyet bazıyla girdi maliyetlerinin dolar satışında Avrupa'ya satışında avro olduğu bir ortamda bir de böyle tersine durumla karşılaşıyoruz. Yani özellikle ABD'nin çelikle ilgili almış olduğu karar, Avrupa Birliği'nde otomobille ilgili yaşanan daralma var. Bu ikisinin üst üste koyduğunuz zaman yaklaşık iki kalem 10 milyar dolarlık bir ticaret kaybı çıkartıyor ortaya." değerlendirmelerini yaptı. "Türkiye, bu coğrafya için bir rol model" İsmail Gülle, ABD ile İran arasındaki gerilimin bölge ihracatına yansımasına ilişkin de değerlendirmede bulundu. Türkiye'nin çok zorlu bir coğrafi konumda bulunduğuna dikkati çeken Gülle, şunları söyledi: "Tarih boyunca hep böyle olmuş. Buradaki zenginlikleri, nimetleri, petrolü, enerji ve enerjiyle ilgili getirileri hiç bu bölge halkı yememiş, kullanamamıştır. Çok tezat bir görüntü var. Bu kadar değerli yer altı kaynakları var ama üstünde inanların fakirliği, kalkınmamışlığı var. O açından bu süreç öyle görünüyor ki en azından enerji burada olduğu sürece de devam edecek. Biz buna rağmen bu kadar olumsuz konjonktüre rağmen bir istikrar abidesi olarak hem yönetsel olarak hem de işlevsel olarak bunu koruyor olmamız bu bölge adına, bu bölgenin daha da kötü olmaması adına çok önemli bir duruştur." Gülle, Türkiye'nin bu coğrafya için bir rol model olduğunu belirterek, "Özellikle son yıllarda yapmış olduğu ataklar, yatırımlar, büyüme, teknoloji alanındaki, savunma sanayisindeki gelişmeler var. Biz yer altı kaynaklarımızla değil yer üstündeki insan kaynağımızla yatırımcımızla sanayicimizle bunu sağladık. O açıdan bu tür şeyler bize mutlaka ki istikrarın olduğu bölgeyle ilgili ticaretimizde bir avantaj getirir diye bekliyoruz. Özellikle bazı pazarlarla bunun olumlu etkilerini de kısa zamanda göreceğimiz kanaatindeyiz." diye konuştu. "Borsada kısa zamanda artış olması güzel, borsa istikrarın barometresi gibi" Bölgedeki ABD-İran gerginliğinin ihracata etkisine ilişkin soru üzerine Gülle, her gün yeni bir olayla karşılaşıldığını belirterek, "2019'da siyaset de ticaret de üzerine düşeni doğru yaptı. Herkes görevini iyi tamamladı. Dünyanın aklıselim liderlerin aklıselim başkanların yönetimine ihtiyacı var. Dünyanın çok kolaylıkla ayarının bozulduğunu görüyoruz. İki devlet başkanının açıkladığı olumlu hava hem bölgeyi hem de ekonomileri rahatlattı. Borsada kısa zamanda artış olması güzel. Borsa istikrarın barometresi gibi eğer orada artış varsa, güven ve huzur var demektir." diye konuştu.  Gülle, İngiltere'nin Brexit sürecini yönetmekte başarılı olamadığına işaret ederek, şunları kaydetti: "Bizler bu süreçten etkilendik. Bundan en çok otomotiv sektörümüz etkilendi. 500 milyon dolar seviyesinde ihracatımızda düşüş oldu. Bu kadar belirsizliğin olduğu ortamda ihracatımızı devam ettirmek de önemli. TİM ve bakanlık olarak sektörünü bilgilendirici çalışmalar yaptık ve yapmaya devam ediyoruz. Brexit'te artık anlaşmalı bir ayrılığın olacağı belli oldu. Eğer bu bizim kaldığımız pozisyonda kalarak çıkması durumunda çok sorunlu bir ayrılık değil. Bunun haricinde farklı bir ayrılıkla gelip sistemin dışında kalırsa bütün ülkelerle ticaret anlaşmalarına gideceği durum olursa bundan etkilenebiliriz. Ama bunu çok tercih edeceğini zannetmiyorum. Brexit'te fırsatlar olabilir. İngiltere'nin vereceği karar Türkiye'nin pozisyonunu belirleyecek. Gümrük Birliği açısından bunu iyi yönetmemiz bizler için önemli." "190 milyar dolar ihracatı 2019'da yapmamamız için hiçbir sebep yoktu" Avrupa Birliği (AB) ile olan Gümrük Birliği Anlaşması'nın güncellenmesi konusunda 2019 yılında hiçbir şey yapılmadığına dikkati çeken Gülle, bugün ihracat artışının sınırlı kalmasındaki en önemli etken Avrupa'daki daralma olduğunu kaydetti. Gülle, hem çelikte hem de otomobilde ciddi bir etkileşim görüldüğünü aktararak, "Hem otomotiv hem de çelik sektörümüzün negatif vermesinde AB ve ABD etkili oldu. Bu iki pazardaki etkileşimden dolayı negatif çıktı. 190 milyar dolar ihracat yapabilir miyiz? İnanın ki 190 milyar dolar ihracatı geçen sene yapmamamız için hiçbir sebep yoktu. Bu kadar olumsuzluğa rağmen ihracatı artı çıkarıyoruz. Olan işler elimizden kaydı gitti. Ama genel olarak siyaset siyasetini ticaret ticaretini yaptı." şeklinde konuştu. 'Faiz ve enflasyon dengesinin tek hanede tutulması gerekiyor' Gülle, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Murat Uysal'ı, geçen yıl faiz indirimi yönünde aldığı kararlardan ötürü kutlayarak, kendisini en yakın zamanda ihracatçılarla bir araya getirmek üzere davet edeceklerini söyledi. Gülle, faizlerin seviyesi konusunda görüş ve açıklamalarının çok net olduğunu ifade ederek, faizi; "bir ülkenin gelişmesi ve büyümesinde son derece etkili zararlı bir gösterge." şeklinde nitelendirdi. Yüksek faizin yatırım kararları, maliyet, finansmana erişim ve ihracatı negatif etkilediğini anlatan Gülle, şunları kaydetti: "Sayın Başkanın cesurca aldığı ve 4 toplantıda 1200 baz puan faiz indirdiği dönem önemliydi. Para Politikası Kurulu toplantı sayısını bu yıl için 8'den 12'ye yükselterek her aya yaymasını da 'Olayı izliyoruz, izlemeye de devam edeceğiz' mesajını vermesi açısından önemli buluyoruz. Bundan sonraki süreci daha ince yöneteceğini tahmin ediyoruz. Çünkü aldığı faiz kararlarının enflasyona, yatırıma, yatırımcıya, üretime çok ciddi etkisi var. İhracatçı olarak da olayın bir kur-faiz balansında gitmemesi adına, buradaki alınan faiz kararlarının da kur üzerinde baskı yaratmadan, kurun istikrarını sağlayacak yönünde götürmesi bizim önemli beklentimiz.  Spekülatif bir kur beklentisinde değil, dengeli bir kur beklentisindeyiz. Bundan sonraki süreçte, daha önceki gibi büyük değil de ayar ayar, tek haneli faiz rakamlarına kadar inmesi konusunda desteğimizi ve isteğimizi bildiriyoruz. Türkiye'nin bazı şeylere aşması ve istikrarlı göstergeleri yakalamasında tek haneli faiz dönemi son derece önemli. Faiz ve enflasyon dengesinin tek hanede tutulması gerekiyor. Bu da piyasa ve fiyat istikrarı açısından son derece önemli." "Teşviklerin çokluğu değil, cesaretlendirici ve teşvik edici olması önemli" İsmail Gülle, kur seviyesinin ihracata etkilerine ilişkin, "İhracatçılar olarak kurun spekülatif artışlarından çok büyük bir nemalanma gibi ya da 'kurlar arttı, ihracat patlayacak' gibi bir görüntünün olmadığını biliyoruz. İhracata kurun etkisi 15 ya da 30 günlük etkilerle sınırlı kalıyor. Sonrasında yan etkileri oluyor. İhracatçılar olarak istikrarlı ve dengeli bir kur istiyoruz. Bu ihracatçılar için önemli." değerlendirmelerinde bulundu.  Bu yıl ihracatçının enflasyonla ezilmeyeceği, enflasyonla paralel gidecek bir kur istediklerini vurgulayan Gülle, "Kuru yüksek bir kazanç kapısı ya da zarar ettirecek bir argüman olarak görmek istemiyoruz." dedi. Gülle, teşvik mekanizmasının ihracatçılar için önemine işaret ederek, şunları söyledi: "Teşviklerin çokluğu değil, cesaretlendirici ve teşvik edici olması önemli. Teşviklerin verilmesinde, çeşitlenmesinde amaç nedir? Devlet sen bu işi yaparken ben bunu destekliyorum. Bu konuda büyümen ve kalıcı olman adına seni teşvik ediyorum. Bu bir bakıma ihracatçının devleti yanında hissetmesinin en önemli argümanlarından biri teşvikler. Bunu ihracatçı son derece anlamlı buluyor. Bu teşviklerin karşılığı alınmıştır ve karşılığı da devletimize başarı, ihracat ve rekor olarak geri gelmiştir. O açıdan teşviklerin amacına ulaştığını gönül rahatlığıyla söyleyebiliyoruz." Teşviklerin kullanımının ve ulaşılabilirliğinin kolaylaştırılmasının öneminden bahseden Gülle, bu konuda kendilerine de önemli görevler düştüğünü ifade etti. Gülle, ihracatçıların pazarlarda başarılı olması ve başarısını devam ettirmesi adına teşviklerin önemli bir rol üstlendiğini belirterek, "Devletimiz de bu konuda ihracatçının yanında. Biz verilen teşviklerin karşılığını ülkeye ihracat ve döviz olarak getiriyoruz. Devlet ve sanayicinin iş birliği içerisinde götürüyoruz. Teşviklerin teşvik ediciliğinden hiç vazgeçilmemesi, bu sistemin daha da desteklenmesi, basitleştirilmesi ve ulaşımının kolaylaştırılması son derece önemli." diye konuştu. "2019'da 17 bin 544 firmamız ihracat merhaba dedi" İsmail Gülle, 2018'in son çeyreğinin ve 2019'un ihracatçılar açısından önemli bir dönem olduğunu ve geçen yıl göreve geldikten sonraki süreçte yaşanan dışsal ekonomik müdahale sonrasında ihracatçıların hep bir rekor açıkladığını dile getirdi.  İhracatçının duruşunun ve tutumunun son derece anlamlı olduğunu dile getiren Gülle, her ay rekor açıklamanın yanı sıra her ay ihracata merhaba diyen yeni firmalarımı da açıkladıklarını aktardı.  İhracatın tabana yayılması adına bun çalışmaların önemli olduğunu vurgulayan Gülle, "Her ay yaklaşık 1500 firmamız vardı. 2019 yılında 17 bin 544 firmamız ihracat merhaba demiş, ilk defa ihracat yapmış ve yaklaşık 4,5 milyar dolar seviyesinde de bir ihracatı gerçekleştirmiş. Bizim ihracatımızın yüzde 65'ini ilk bin firmamız gerçekleştiriyor. Bu yüzden ihracatın tabana yayılması adına bu çalışma ve bu netice son derece önemli." diye konuştu.  Bu noktada 2019'un hem küçük ve orta ölçekli ihracatçıların ihracata katılması açısından hem de bu ihracat bilincinin yayılması, gelişmesi açısından anlamlı olduğuna dikkati çeken Gülle, TİM olarak bu çerçevede 2019 senesinde başta Anadolu olmak üzere bir çok yerde oldukça yoğun bir çalışma yaptıklarını anlattı. "Bu sene daha çok sahada olacağız"  Gülle, ihracatçıların, 2020 yılı için pazar çeşitliliği anlamında dinamik bir şekilde sahada olacağını belirterek, "Biz bu sene daha çok sahada olacağız. Daha çok ülke ziyareti, daha çok üst düzeyde temas daha çok ticaret ilişkisi olacak. Tamamen bizzat sahada terimizi akıtacağız. Dünyada ürün satmadığımız ülke yok. Neredeyse bütün ülke ve bölgelerin hepsine ihracat gerçekleştiriyoruz. Bu pazar çeşitlendirmesi açısından AB'ye ihracatımız yüzde 47'ler seviyesine düştü. Ama hem bu Orta Doğu ve Körfez ülkelerindeki ihracat payımız arttı hem de Afrika'daki ihracat payımız attı. Diğer bölgelerde mesela Asya-Pasifik'te de arttı ama oralarda daha nispeten sınırlı." dedi.  Avrupa Birliği'nin Türkiye için çok önemli bir pazar olduğunu vurgulayan Gülle, şöyle devam etti:  "Oturmuş bir düzenimiz var. Ama bizim bu ticari düzeni aşağı düşürmekten ziyade daha da geliştirmemiz gerekiyor. AB'nin bu Gümrük Birliği'nin düzenlemesi bunun için çok önemli. Bunu mutlaka gerçekleştirmemiz gerekiyor. Yani 190 milyar dolar ihracatı yapabilir miyiz diye değil 200 milyar dolar niye yapmıyoruz diye sormalıyız. Bizim bu anlaşmaları yaptığımızda mutlaka bu rakamların üzerine çıkacağız. 1 trilyon dolarlık Afrika'dan yüzde 1-1,5 üzerinde bir pay alıyoruz. Biz oralarda lojistikle daha fazla konumlanma, daha fazla yer alma adına çalışmalar yapıyoruz. Bizim bizzat sahada olup oradaki karşı kuruluşlarımızla, oradaki devletin temsilcilileriyle, sanayicileriyle, ihracatçılarıyla daha fazla ilişkide bulunup bizim bu ihracatımızı yükseltmemiz gerekiyor."  Gülle, ihracatın artırılması noktasında devletin kendilerine her türlü çözümü ve desteği sunduğunu ifade ederek, bu kadar devletin desteklediği bir sistemde artık ihracatçıların da daha fazla sahada olup, daha fazla üretim ve ihracat yapmamız gerektiğini dile getirdi. "İhracat büyümede lokomotif olmayı devam ettirecek" Gülle, katma değerli ürün ihracatının önemine işaret ederek, yüksek teknoloji ürün ihracatının yaklaşık yüzde 4 seviyesine çıktığını, savunma sanayi ve medikal alanındaki ihracat haberlerinin kendilerini çok mutlu ettiğini söyledi.  Türkiye'nin doğru bir yönde olduğunu, çok doğru işler ürettiğini vurgulayan Gülle, "İHA'lar, SİHA'lar, helikopterler, gemiler, tanklar... Özellikle kısa süre önce tanıtılan 2022'de yollarda göreceğimiz Türkiye'nin Otomobili'nin ihracatını gerçekleştirmek adına bizim ihracatçı birliğimiz büyük bir heyecan ve beklenti içerisinde. Onun ihracatını gerçekleştirmek ve onu dünyaya tanıtarak satmak bizler için en büyük gurur vesilesi olacak. Türkiye'nin uzun zamandır hasretle beklediği bu önemli projenin ihracatını gerçekleştirecek olmaktan büyük gurur ve mutluluk duyuyoruz." diye konuştu.  "2020'de Türkiye ile ilgili hiçbir olumsuz bir şey yok" Gülle, 2019'un ilk yarısında negatif bir büyüme olduğunu, bu negatif büyümenin pozitife çevrilmesinde ihracatın büyük katkı sunduğunu anımsatarak, sözlerini şöyle sürdürdü: "Son çeyrekte büyüme rakamlarının pozitif gelmesini bekliyoruz. Yıl bazında sıfırın biraz daha üstünde bir büyüme ile 2019'u bitireceğimizi gösteriyor. 2020 ile ilgili büyüme beklentilerimiz Yeni Ekonomi Programı'nda belirtildiği gibi yüzde 5 seviyesinde. Bazı uluslararası değerlendirme kuruluşlarının da buna benzer veya biraz altında oranlarla bu büyüme rakamını desteklediğini görüyoruz. 2020'de Türkiye ile ilgili hiçbir olumsuz bir şey yok. Hemen hemen bütün göstergeler büyümenin pozitif olacağı yönünde. 2019'daki ekonomiye zarar veren etkileri 2020'de büyümeyle ortadan kaldırmış oluyor. İhracat büyümede lokomotif olmayı devam ettirecek." Geçen yıl, Cumhuriyet tarihinde ilk defa ihracatçı sayısının ithalatçı sayısını geçtiğini vurgulayan Gülle, "87 bin ihracatçı, 77 bin ithalatçı var. Bu da bizim için güzel oldu. İhracatçının maliyetini düşürmek adına bizler de bazı önemli yapısal kararlar alıyoruz. Biz de birliklerimize giriş aidatını kaldırdık. İhracatçı bir kez üye olacak hiç aidat vermeden, yıllık bazda yaptığı işlerden dolayı ücret ödeyecek." dedi. "Türkiye'nin Otomobili'ni satmada, pazara ulaştırmada çok avantajlıyız" Gülle, otomotiv ihracatının önemine işaret ederek, Türkiye'nin Otomobilini heyecanla beklediklerini ve beklentilerin üstünde bir çalışma olduğunun görüldüğünü dile getirdi. Türkiye'nin Otomobili'nin ülkede milli bir heyecan ve talep yarattığını aktaran Gülle, "Bizler de bu heyecanı desteklemek adına birliklerimizin bünyesindeki araçları yerliye çevirmek adına bir karar aldık. İnşallah ihracatçı birliklerinde yerli arabamız olacak. Türkiye'nin çok ciddi bir yan sanayi gücü var. Bu bizim önemli bir gücümüz. Otomotiv ihracatımıza büyük destek sağlayacak otomobilimizin hem pazarlama hem de ihracatı ile ilgili ciddi çalışmalar yapacağız. Bu aracı satmada, pazara ulaştırmada çok avantajlıyız. Katma değerli ihracatımıza en büyük otomotivden gelecek inşallah." diye konuştu. Demir Grup Sivasspor'un performansı Gülle, ligin ilk yarısını lider kapatan Demir Grup Sivasspor'un performansına ilişkin ise şunlar kaydetti: "Ben Sivaslıyım. Sivas'ı da Sivasspor'u da yürekten destekliyorum. İnşallah bir Fenerbahçeli olarak da Sivasspor'un şampiyon olmasını yürekten destekliyorum. Anadolu'da çok büyük değişiklikler var. İhracat anlamında, gelişme ve yatırımlar anlamında. Sporda da bunu taçlandırırsa Sivassporumuz'la iftihar ederiz. Bu da Türkiye'deki değişimin, Türkiye'deki spor kültürünün, Türkiye'deki anlayışın da ne kadar farklı bir noktaya getirdiğini göstermesi açısından önemli. Bir Sivaslı olarak Sivasspor'la gurur duyuyoruz. İnşallah onu sezon sonunda şampiyon görebilirsek Türkiye'de herkes en az Sivaslılar kadar sevinir diye inanıyorum." Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/tim-baskani-gulle-bu-yil-ihracatta-hedefimiz-190-milyar-dolar/1697272
Devamını Oku
Standard Post with Image

Türkiye'nin ihracatı 2019'da en fazla Orta Doğu'ya arttı

Geçen yıl ihracat artışında değer bazında 1,9 milyar dolarla Orta Doğu başı çekerken, oransal olarak en hızlı yükseliş yüzde 16,5 ile BDT ülkelerinde yaşandı. Türkiye'nin 2019'da bir önceki yıla göre ihracatını en fazla artırdığı bölge yaklaşık 1,9 milyar dolarlık artışla Orta Doğu olurken, söz konusu artışa yüzde 41 ile en fazla katkı kimyevi maddeler ve mamulleri sektöründen geldi. Küresel ekonomiyi etkisi altında bırakan siyasi belirsizlikler, ekonomik durgunluk sinyalleri, ticaretteki yavaşlamalar ve korumacı politikalara rağmen Türkiye, ihracatını geçen yıl da artırmayı başardı. Türkiye'nin geleneksel pazarı olan Avrupa Birliği (AB) ve ABD'ye ihracatında 2019'da düşüşler gerçekleşirken, ülkenin, ihracat rotasını Orta Doğu, Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ve Afrika gibi bölgelere çevirdiği gözlemlendi. AA muhabirinin, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye'nin geçen yıl Afrika, AB, BDT, diğer Amerika, diğer Asya, diğer Avrupa, Kuzey Amerika Serbest Ticaret Bölgesi, Okyanusya, Orta Doğu, serbest bölgeler, Uzak Doğu ve diğer ülkelere gerçekleştirdiği ihracat yaklaşık yüzde 1,6 artarak 165 milyar 959 milyon 755 bin dolara ulaştı. Bu dönemde ülkenin en fazla dış satım gerçekleştirdiği bölgeler 82,2 milyar dolarla AB, 26,1 milyar dolarla Orta Doğu, 15,5 milyar dolarla Afrika, 12,9 milyar dolarla BDT ve 9,4 milyar dolarla Kuzey Amerika Serbest Ticaret Bölgesi oldu. Orta Doğu'ya en çok kimyevi madde sattık Geçen yıl ihracatı bir önceki yıla göre 1 milyar 870 milyon 707 bin dolar artış gösteren Orta Doğu, dış satımı söz konusu dönemde en fazla yükseliş kaydeden bölge oldu. Orta Doğu'ya geçen yıl 27 sektörden ihracat gerçekleştirilirken, yıllık bazda bu sektörlerin 17'sinin ihracatı arttı. Orta Doğu'ya ihracattaki artışa en büyük katkı kimyevi maddeler ve mamulleri sektöründen geldi. Sektörün ihracatı, yıllık bazda 767,2 milyon dolar artarak 3,6 milyar dolar oldu. Bu artışın bölgeye toplam ihracattaki oransal karşılığı ise yüzde 41 olarak hesaplandı. Orta Doğu'ya ayrıca 2,9 milyar dolarlık hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri, 2,7 milyar dolarlık çelik, 2,1 milyar dolarlık mobilya, kağıt ve orman ürünleri ve 2 milyar dolarlık hazır giyim ve konfeksiyon ürünleri satıldı. Bölgeye ihracatını yüzde 128,2 artırarak 710,1 milyon dolarlık dış satım gerçekleştiren savunma ve havacılık sanayi ise oransal bazda ihracatı en fazla yükselen sektör oldu. İhracatı değer bazında en fazla artış gösteren bölgeler sıralamasında Orta Doğu'yu, dış satımı 1 milyar 820 milyon 191 bin dolar artan BDT ve 1 milyar 205 milyon 657 bin dolar yükselen Afrika takip etti. İhracatı değer bazında en fazla düşen bölge AB oldu Geçen yıl AB'ye ihracat, toplamın yüzde 49,5'ini oluştururken, yıllık bazda bölgeye gerçekleştirilen dış satım 771,3 milyon dolarlık düşüşle yaklaşık yüzde 1 azaldı. Değer bazında kaydedilen bu azalış AB'yi, aynı zamanda 2019'da ihracatın en fazla düştüğü bölge yaptı. Türk firmaları, Avrupa'ya 2019'da 27 sektörden ihracat gerçekleştirirken, 14 sektörün dış satımında yıllık bazda artış kaydedildi. AB'ye en fazla ihracat otomotiv sektöründen yapıldı. Geçen yıl bu sektörün bölgeye dış satımı yüzde 4,8 azalarak 23,4 milyar dolar oldu. AB'ye ayrıca 12,2 milyar dolarlık hazır giyim ve konfeksiyon, 8,5 milyar dolarlık kimyevi maddeler ve mamulleri, 6,5 milyar dolarlık elektrik ve elektronik ve 5,1 milyar dolarlık çelik ihraç edildi. Bölgeye söz konusu dönemde dış satımı değer bazında en fazla artış gösteren sektör 1,8 milyar dolarla kimyevi maddeler ve mamulleri olurken, en fazla azalış 1,4 milyar dolarla çelik sektöründe gerçekleşti. AB'ye ihracatı yüzdelik bazda en fazla artan sektörler ise yüzde 37,9 ile mücevher, yüzde 28,1 ile fındık ve mamulleri, yüzde 27,4 ile kimyevi maddeler ve mamulleri, yüzde 12,5 ile halı ve yüzde 8,6 ile çimento, cam, seramik ve toprak ürünleri oldu. İhracatta geçen yıl 2018'e göre değer bazında en fazla düşüş yaşanan bölge olan AB'yi, dış satımı 731 milyon dolar düşen Kuzey Amerika Serbest Bölgesi, 487,4 milyon dolarla diğer Asya, 433,3 milyon dolarla diğer Avrupa ve 75,4 milyon dolarla Okyanusya izledi. BDT'ye dış satım yüzde 16,5 arttı Verilere göre, geçen yıl, 2018'e göre ihracatta yüzdelik bazda en fazla artışın yaşandığı bölge ise BDT oldu. Bu bölgeye ihracat 2018'de 11 milyar 25 milyon 984 bin dolar seviyesinde bulunurken, geçen yıl yüzde 16,5 yükseldi. BDT'ye geçen yıl 27 sektörden ihracat gerçekleştirilirken, yıllık bazda bu sektörlerin 23'ünün ihracatı arttı. Bölgeye değer bazında en fazla ihracat gerçekleştiren sektör, ihracatı bir önceki yıla göre yüzde 22,9 artarak 2,1 milyar dolara ulaşan kimyevi maddeler ve mamulleri sektörü oldu. Türk şirketleri, BDT'ye ayrıca 1,2 milyar dolarlık makine ve aksamları, 1,1 milyar dolarlık otomotiv endüstrisi, 1 milyar dolarlık yaş meyve ve sebze, 953 milyon dolarlık hazır giyim ve konfeksiyon ve 946 milyon dolarlık tekstil ve ham maddeleri ihracatı yaptı. BDT bölgesine 2019'da bir önceki yıla göre ihracatını oransal bazda en fazla artıran sektörler ise yüzde 103,6 ile savunma ve havacılık sanayi, yüzde 47,8 ile gemi ve yat, yüzde 37,2 ile çelik, yüzde 33 ile su ürünleri ve hayvansal mamuller ve yüzde 29,1 ile tütün oldu. Geçen yıl, 2018'e kıyasla dış satımı oransal bazda en fazla artan bölge olan BDT'yi, yüzde 8,4 ile Afrika, yüzde 7,7 ile Orta Doğu, yüzde 5,3 ile diğer Amerika, yüzde 3 ile serbest bölgeler takip etti. Öte yandan, oransal bazda ihracatı en fazla azalan bölgeler ise yüzde 8,5 ile diğer Asya, yüzde 8,3 ile Okyanusya, yüzde 7,4 ile diğer Avrupa, yüzde 7,2 ile Kuzey Amerika Serbest Ticaret Bölgesi, yüzde 1 ile AB ve yüzde 0,8 ile Uzak Doğu olarak sıralandı. Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/turkiyenin-ihracati-2019da-en-fazla-orta-doguya-artti/1700125
Devamını Oku
Standard Post with Image

Her 5 tüketiciden 3'ü şikayetinde haklı çıktı

Ticaret Bakanı Pekcan, tüketici hakem heyetlerine 2019'da 545 bin 237 başvuru yapıldığını ve 546 milyon 50 bin 537 liralık uyuşmazlığın değerlendirildiğini belirterek, alınan kararların yaklaşık yüzde 61'inin tüketici lehine sonuçlandığını bildirdi. Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, AA muhabirine, tüketici hakem heyetlerinin, tüketiciler ile satıcı ve sağlayıcılar arasında oluşan uyuşmazlıkları, mahkemeye yansımadan, masrafsız, hızlı ve kolay bir şekilde çözüme bağladığını söyledi. Heyetlerin, kurulduğu 1995'ten bugüne kadar geçen sürede, 14 milyondan fazla başvuruyu karara bağlayarak hem yargının üzerinden önemli bir iş yükünü aldığını hem de tüketicileri haklarını arama konusunda cesaretlendirdiğini dile getiren Pekcan, heyet kararlarıyla tüketicilerin mağduriyetlerin önüne geçildiğini ifade etti. Pekcan, geçen yıl tüketici hakem heyetlerine, vatandaşlarca 545 bin 237 başvuru yapıldığını ve 541 bin 770 karar alındığını belirterek, "Bunların yaklaşık yüzde 61'i tüketici lehine sonuçlandı. Tüketici hakem heyetlerimiz, toplamda 546 milyon 50 bin 537 lira tutarında uyuşmazlığı değerlendirdi." dedi. Tüketicilerin olası mağduriyetlerini önlemek için hem tüketicileri hem de tacirleri tüketici hakları konusunda bilgilendirdiklerini anlatan Pekcan, "Vatandaşlarımızın tüketici haklarıyla ilgili bilinç düzeyini artırmak adına her türlü aracı ve platformu kullanıyoruz. Kamu spotları yayınlıyor, kitapçık, afiş ve broşürler basıyor, sektörle ve tüketici örgütleriyle toplantılar, çalıştaylar ve seminerler gerçekleştiriyoruz." diye konuştu. Pekcan, tüketicilere çağrıda da bulunarak, haklarını ararken bilinçli ve cesur olmaları ve haklarını aramaktan imtina etmemeleri gerektiğini kaydetti. En çok şikayet ayakkabı grubunda Ürün ve hizmet bazında değerlendirildiğinde geçen yıl tüketicilerin, tüketici hakem heyetlerine en çok 70 bin 698 ile ayakkabı konusunda başvurduklarını anlatan Pekcan, bu grubu 62 bin 110 ile cep telefonu, 41 bin 707 ile kredi tahsis ücreti (dosya masrafı), 31 bin 547 ile kredi kartı üyelik ücreti, 25 bin 157 ile internet abonelikleri uyuşmazlıklarının izlediğini söyledi. Sektörel dağılıma bakıldığında ise geçen yıl 265 bin 431 başvuru ile perakende ticaretin ilk sırada yer aldığını ifade eden Pekcan, bu sektörü 122 bin 659 ile finansal hizmetler, 71 bin 558 ile abonelik hizmetleri, 19 bin 417 ile ulaşım, sağlık, eğitim hizmetleri, 5 bin 682 ile turizm hizmetlerinin takip ettiğini bildirdi. Tüketici hakem heyetlerine yönelik hukuki, fiziki ve teknik çalışmalar yürüttüklerini de belirten Pekcan, bu faaliyetler sonucunda 2019'da ortalama karar alma süresini, yasal süre olan 6 aydan yaklaşık 3 aya düşürdüklerini kaydetti. e-Devlet ve Alo 175 Tüketici Danışma Hattı üzerinden başvuru kolaylığı Bakanlık bünyesinde oluşturdukları "Alo 175 Tüketici Danışma Hattı" ile tüketicilerin karşılaştıkları sorunlara çözüm yolları sunduklarına da işaret eden Pekcan, söz konusu hatta tüketicilerin insan sağlığı, can ve mal güvenliği açısından risk taşıyan ürünleri ve firmaları ihbar edebildiklerinin altını çizdi. Pekcan, vatandaşlara 2017 yılında tüketici hakem heyetlerine e-devlet üzerinden başvuru imkanı sağladıklarını, 2018'de e-Devlet üzerinden tüketici hakem heyetlerine 97 bin 791 başvuru yapıldığını hatırlattı. Başvuru sayısının geçen yıl 137 bin 731'e ulaştığını ve toplam başvuruların yaklaşık yüzde 25'inin e-Devlet üzerinden gerçekleştirildiğini ifade eden Pekcan, "e-Devlet üzerinden başvuru kolaylığı, vatandaşlar tarafından her yıl daha fazla benimseniyor. Hem tüketiciler hem iş erbabı hem de ihracatçılarımızın iş ve işlemlerini kolaylaştırmak için Bakanlık sistemlerindeki teknolojik altyapıyı sürekli iyileştiriyoruz." dedi.  Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/her-5-tuketiciden-3u-sikayetinde-hakli-cikti/1700126
Devamını Oku
Standard Post with Image

TİM, ilk yurt dışı temsilcilik ofisini Kıbrıs'ta açtı

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), inovasyon, küresel ticaretteki tecrübelerini aktarmak ve birlikte eğitim çalışmaları yürütmek üzere ilk yurt dışı temsilcilik ofisini, Kıbrıs Türk Sanayi Odası (KTSO) iş birliğiyle Lefkoşa'da hizmete açtı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), inovasyon, girişimcilik ve küresel ticaretteki tecrübelerini aktarmak ve birlikte eğitim çalışmaları yürütmek üzere ilk yurt dışı temsilcilik ofisini, Kıbrıs Türk Sanayi Odası (KTSO) iş birliğiyle Lefkoşa'da hizmete açtı. KTSO bünyesinde faaliyet gösterecek ofisin açılışına, KKTC Ekonomi ve Enerji Bakanı Hasan Taçoy, KTSO Başkanı Candan Avunduk, TİM Başkanı İsmail Gülle, ihracatçı birlik başkanları ve Kuzey Kıbrıs Türk iş dünyasından çok sayıda sanayici ile ihracatçı katıldı. Törende konuşan TİM Başkanı İsmail Gülle, iki kardeş ülke arasında bölgesel ticaretin geliştirilmesi adına hayati bir çalışmaya imza attıklarını söyledi. KTSO çatısı altında TİM'in ve ihracatçı birliklerinin 83 yıllık ihracat tecrübesini Kıbrıs'a taşıyacaklarını belirten Gülle, şunları kaydetti: "Dış ticaret mevzuat altyapısından pazara giriş stratejisine, finansmana erişim modellerinden inovasyon, Ar-Ge, dijital dönüşüm, e-ihracat ve girişimcilik alanındaki çalışmalara kadar biriktirdiğimiz know-how'ı, Kıbrıslı soydaşlarımızla, iş dünyamızla daha da ileriye taşımak için buradayız. İki kardeş ülkenin ticaretini daha da ileriye götürecek, Kıbrıs Türk sanayi ve ticaret dünyasıyla ilişkilerimizi daha da derinleştirecek, konjonktür doğrultusunda değişen şartların ötesine geçecek, üretimde, sanayide ve sınır ötesi ticarette sürdürülebilir yarınlara beraber yürüyeceğiz." "Tüm bu tecrübelerimizi Kıbrıs'a aktarmaya hazırız" İsmail Gülle, "dış ticaret fazlası veren Türkiye" hedefine ulaşmanın tek yolunun; inovasyon, Ar-Ge, teknoloji transferi, markalaşma ve girişimcilik ekosistemini geliştirmek, dolayısıyla yüksek katma değer üretmekten geçtiğini vurguladı. Bu anlamda 4 yıldır başarıyla sürdürdükleri "İnoSuit-İnovasyon Odaklı Mentorluk Programı"nı, TİM KKTC Ofisi'nde faaliyete geçirdiklerini bildiren Gülle, "Bu çalışmalardaki en önemli destekçimiz TEB ile iş birliği içerisinde, 5 yıldır girişimcilik ekosistemini Türkiye geneline yaymaya çalışıyoruz. Bugüne kadar 10 ilimizdeki TİM-TEB Girişim Evleri'mizde 900'den fazla girişimcimizi yetiştirdik. Bu ekosistemin Kıbrıs'ta da oluşturulması adına, tüm bu tecrübelerimizi buraya aktarmaya hazırız." diye konuştu. Gülle, düzenledikleri yeni nesil ticaret heyetlerini, firmaların yeni pazarlara girişlerini kolaylaştıracak şekilde gerçekleştirdiklerini ifade etti. KKTC Ofisi'nin de bu heyetler için çalışmalarını genişleteceğini, Kıbrıslı firmaların ticaret heyetlerine dahil edilmesini sağlayacağını belirten Gülle, şöyle devam etti: "Türkiye'de yürürlükte olan dahilde işleme rejimi, ihracatta KDV alacakları, ihraç kayıtlı satış, sözleşmeli tarım destekleri ve tarım ihracatının desteklenmesi gibi tüm mevzuatsal altyapı konusunda TİM'in tecrübeleri, TİM KKTC Ofisi tarafından Kıbrıslı ihracatçılarımızla ve KKTC hükümetiyle paylaşılacak. Ayrıca, Eximbank'ın faaliyetlerini buraya da taşımak adına çalışmalarımızı genişleteceğiz. e-ihracat, ürün-sektör raporları, kağıtsız ihracat gibi dijital dönüşüm uygulamaları... Bunların hepsi adım adım Kuzey Kıbrıslı dostlarımızın bilgilerine sunulacak." Gülle, TİM'in ulusal ve uluslararası ölçekte büyük organizasyonlara imza attığına işaret ederek, bu organizasyonlarda Kıbrıslı ihracatçıları da paydaş olarak görmek istediklerini söyledi. Gülle, "Bu vesileyle bir müjdeyi de burada vermek istiyorum; 8. yılına giren İnovasyon Haftası'nda ve Tasarım Haftası'nda Kıbrıslı firmalarımız, dostlarımız, bu yıl onur konuklarımız olacak." dedi. "TİM'in KKTC Ofisi, birçok kapıyı açabilecek nitelikte" KKTC Ekonomi ve Enerji Bakanı Hasan Taçoy da bugünün, kendileri için bir milat olduğunu belirterek, TİM'in KKTC Ofisi'nin birçok kapıyı açabilecek nitelikte olduğunu vurguladı. Dünyada birçok olumsuz gelişme yaşanmasına karşın KKTC'ye böyle bir girişimde bulunulmasının kendileri için mutluluk verici olduğunu dile getiren Taçoy, şunları kaydetti: "Gelişen dünya içinde savaşlar; toprak savaşı olmaktan çıkmış, daha fazla petrol, enerji savaşlarına dönüşmüştür. Bölgemiz, bu konuda çok önemli konumda. Güneydoğu Akdeniz ve Güneydoğu Akdeniz'in içinde yaşadığı durum bizleri çok yakinen ilgilendiren bir konudur. Özelikle KKTC'nin Kıbrıs sorununda içinde bulunduğu durum ve çözümsüzlüğün getirmiş olduğu tartışmaların ön koşulları bizleri çok daha farklı noktalara götürmektedir. Bugün Güneydoğu Akdeniz'de konuşulan 'bu bölge acaba bir Yunan-Rum gölüne dönüşebilir mi?' noktasında, ana vatan Türkiye'mizin attığı adımlarla daha farklı yerlere geldiğimizi hep birlikte idrak etmekteyiz. KKTC sınırları içerisinde, KKTC'nin birçok hakkının korunmasını ana vatan Türkiye ile daha düne kadar izledik. Bu sadece satranç oyununun belki de başlangıcıydı ve tek başına bu bölgeyi kendine ait ilan eden Rum ve Yunan'ın attığı adımlara karşı bir yanıttı. Akabinde Türkiye'nin Libya ile imzaladığı mutabakat, bu bölgede Türkiye'nin ağırlığını bir kez daha gündeme getirmiştir ve bölgenin önemini bir bu kadar daha artırmıştır. Bu bölge, net bir 50 yıl daha önemini devam ettirebilecek bölgedir. Çünkü enerji kaynaklarının tam üzerindedir." Taçoy, KKTC olarak 2020 için sektör seçip bu sektörlerdeki ihracatı artırmayı hedeflediklerini, bunu gerçekleştirebilmek için TİM gibi bir gücün yanlarında bulunmasının bir şans olduğunu vurguladı. TİM ile KKTC'de ihracat rekorlarına imza atmayı ve çift rakamlara ulaşmayı arzu ettiklerini dile getiren Taçoy, "Ar-Ge ve kuluçka merkezlerinin kurulması, teknolojinin geliştirilmesi, markalaşma gibi alanlarda Türkiye'nin destek sağlaması bizim için önemli. Ana vatan Türkiye, bizim dünyaya açılış kapımız. Biz de artık yavru vatan olmaktan çıktık, 36 yaşını doldurduk, bir yerde serhat vatan haline geldik. KKTC'nin sınırları ve ana vatan Türkiye'mizle imzaladığımız anlaşmalarla münhasır ekonomik bölge içerisinde en azından bu rüşdü ispat etmiş olduk." şeklinde konuştu. "Eximbank mekanizmalarından KKTC ihracatçılarının da yararlanmasını arzulamaktayız" KTSO Başkanı Candan Avunduk ise Türkiye'nin, 2019'da ihracatta rekor kırması, yıllardır sürdürülebilir bir şekilde ihracatını artırması ve yeni pazarlar bulma konusundaki başarılarının Kıbrıslı Türkleri gururlandırdığını ve cesaretlendirdiğini söyledi. Türkiye'nin son yıllarda örnek gösterilecek adımlarına karşın KKTC'nin ihracatında bir düşüş trendinin söz konusu olduğunu belirten Avunduk, KKTC'de 1980'lerde yüzde 50'lere kadar yükselen ihracatın ithalatı karşılama oranının, dışta Kıbrıslı Türklere karşı uygulanan haksız ambargolar, içte siyasilerin üretimle ilgili politikalara önem vermemesi ve ihracatla ilgili devlet politikası oluşturamaması nedeniyle yüzde 6'lara kadar düştüğünü anlattı. Bu anlamda KKTC olarak potansiyellerinin çok altında olduklarına işaret eden Avunduk, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bu durum, ülkemizin ihracatla ilgili kapasitesinin artırılmasının yanı sıra Türkiye'nin ihracatta yegane çatı kuruluşu olan TİM iş birliği içerisinde hareket edilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Bu çerçevede TİM KKTC Ofisi'nin açılmasının, KKTC'nin ihracatının artırılması açısından büyük bir milat ve şans olacağını düşünüyoruz. TİM'in bilgi ve tecrübesinden yararlanmak suretiyle KKTC'nin ihracatının geliştirilmesi yönünde devlet politikası oluşturulması, ihracatçıyı destekleyen ekosistemin yaratılması, Türkiye'deki ihracatçılara yönelik Eximbank'la ilgili mekanizmalardan KKTC ihracatçılarının da yararlanması ve KKTC için ulaşılabilir ve gerçekçi bir ihracat hedefi konulmasını da arzulamaktayız." KKTC için ihracatın ithalatı karşılama oranının 5 yıl içinde ikili hanelere çıkarılmasının hedeflenmesi önerisinde bulunan Avunduk, ülkenin sürdürülebilir büyümesinin ancak ve ancak üretimle mümkün olduğunu vurguladı. Avunduk, Doğu Akdeniz'deki gelişmelere değinirken, "Doğu Akdeniz'de Türkiye'miz ve Kıbrıslı Türkleri dışlamak suretiyle Yunanistan, İsrail, Mısır ve Kıbrıslı Rumların bölgedeki gerginliği tırmandıran girişimlerini kesinlikle kabul etmiyoruz." dedi. TİM KKTC Ofisi'nde yapılacak çalışmalar Verilen bilgiye göre, KKTC'de yatırım ortamının iyileştirilmesine katkı sağlanacak TİM'in KKTC Ofisi'nde, KKTC ihracatında yeni açılımlar sunacak olan mevzuatların geliştirilmesine yönelik know-how aktarımı yapılması sağlanacak. Öte yandan, KKTC’de ihracatın finansmanına yönelik imkanların artırılması için ortak çalışmalar yapılacak. Çalıştay, konferans, seminer, ortak komite, teknik heyet ziyaretleri, bilgi paylaşımları aracılığıyla mutabakata varılmış alanlarda ortak proje ve faaliyetler düzenlenecek. KKTC ve Türkiye'den ihracatçılar arasında iş birlikleri oluşturulması amacıyla diyalog kanalı oluşturulacak. Taraflarca mutabık kalınan devlet kurum ve kuruluşları nezdinde girişimleri gerektiren ekonomiye yeni ihracatçı kazandırılması, genç girişimciler yetiştirilmesi, inovasyona yönelik farkındalık oluşturulmasına yönelik eğitim ve mentorluk bazlı çalışmalarda TİM tarafından bilgilendirme desteği sağlanacak. TİM ayrıca, ticaretin dijitalleşmesi ve e-ticaret konusunda KTSO'ya teknik ve eğitim desteği verecek. KKTC'de katma değer, teknoloji ve rekabet edebilirlik seviyesi yüksek, ihracatı yapılabilecek yatırım alanları tespit edilecek.Türk ihracatçıların örgütlendirilmesi, Türk ihracatının artırılması, Türk ürünlerinin tanıtımı ve bilinirliğinin artırılması amacıyla KTSO tarafından duyuru, tanıtım, reklam çalışmaları yapılacak. Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/tim-ilk-yurt-disi-temsilcilik-ofisini-kibrista-acti/1700141
Devamını Oku
Standard Post with Image

2023 yılını çok sağlam sanayi ve teknoloji altyapısıyla karşılayacağız

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Varank: "Yıl boyunca atacağımız adımlarla, bu büyüme oranlarını orta ve uzun vadeye de yaymaya devam edeceğiz. Türkiye 2023 yılını, çok sağlam bir sanayi ve teknoloji altyapısıyla karşılayacak." dedi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, şehir merkezindeki bir otelde organize edilen, "Milli Teknoloji, Güçlü Sanayi" İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, katılımcılara Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın selamlarını iletti. Gümüşhanelilerin, Erdoğan'ın Gümüşhane'ye olan sevgisini bildiklerine işaret eden Varank, kente ziyaretlerde kendisine defalarca eşlik ettiğini ancak bakan olarak ilk kez gelmenin bugüne nasip olduğunu söyledi. Varank, Gümüşhane'nin yerinin kendileri için başka olduğunun altını çizerek, "Çünkü sizler, millete hizmet yolunda dolu dolu geçirdiğimiz 17 yıllık dönemde, bizi hiç yalnız bırakmadınız. 2002'den bu yana yapılan tüm seçimlerde liderinizin arkasında durdunuz, AK Parti'yi her seferinde birinci parti olarak çıkardınız. Bizim de sizi yalnız bırakmamız söz konusu olamaz. Dolayısıyla biz sadece seçim dönemlerinde oy istemek için kapı çalan bir anlayışta değiliz. Bizim özledikçe bir Gümüşhane'yi görmemiz, Gümüşhanelilerle şöyle bir kucaklaşmamız lazım. İnşallah bu toplantıları ilerleyen dönemlerde de devam ettireceğiz." diye konuştu. "Başarıya giden yolu, sizlerle birlikte yürüyeceğiz" "Türkiye yatırımlar öncülüğünde büyüsün" diye Bakanlık olarak tüm imkanları seferber ettiklerine dikkati çeken Varank, "Ancak bu şekilde ülkemizi hem teknoloji geliştirmede hem de rekabetçi üretimde dünyanın sayılı güçlerinden biri haline getirebiliriz. Sizler kaynaklarınızı yatırımlara yönlendirdikçe Türkiye güçlenecek, Türkiye daha da büyüyecek." ifadesini kullandı. Varank, ekonomik görünümün günbegün canlandığına işaret ederek, şu değerlendirmede bulundu: "Geçen senenin üçüncü çeyreğinden itibaren büyüme eğilimine geçmiş durumdayız. Faizler düşüyor. Enflasyon hedefin de altında kaldı. Ekonomiye olan güven artmaya devam ediyor. İç talep canlanıyor. İhracatta rekorlar kırıyoruz yani dış talep cephesi de aslında gayet kuvvetli. Dolayısıyla bu sene ekonomik büyümenin güçlendiği bir yoldayız. Yıl boyunca atacağımız adımlarla, bu büyüme oranlarını orta ve uzun vadeye de yaymaya devam edeceğiz. Türkiye 2023 yılını, çok sağlam bir sanayi ve teknoloji altyapısıyla karşılayacak." İddialı olmakla beraber, oldukça gerçekçi hedeflerinin bulunduğunu dile getiren Varank, başarıya giden yolu, değerli iş insanlarıyla beraber yürüyeceklerini söyledi. Varank, Bakanlık olarak, sanayicilerin üretime daha sıkı sarılması için yenilikçi politikalar geliştirdiklerine dikkati çekerek, Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı'nın bunlardan bir tanesi olduğunu aktardı. Bu programla yerlileşme alanında benzersiz bir işe giriştiklerini belirten Varank, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ne demek istiyorum kısaca özetleyeceğim, bakınız 2018 Ağustos ayında ekonomik temellerimizden bağımsız birçok ciddi dış şokla karşılaştık. Bunun sonucunda döviz kurlarında yukarı yönlü ciddi bir dalgalanma gösterdi. Yurt dışından ithal edilen her şeyin fiyatı da artmış oldu. Bu da maliyet artışı olarak sanayicimize, üreticimize ciddi şekilde yansıdı. İşte biz dedik ki Türkiye aslında bu ithalatın önüne geçebilir. İşte Hamle adını verdiğimiz programımız da aslında bunu amaçlıyor. Programı oluştururken, sanayideki mevcut kabiliyetlerimizi ölçtük ve nerelerde sıçrama yapabileceğimizi değerlendirdik. Bakınız biz burada hem alıcıyı hem de satıcıyı aynı anda destekleyeceğimiz bir model oluşturduk." Varank, programa başvuranların, Bakanlığın sunduğu tüm desteklere tek pencereden erişebildiğini ifade ederek, "İlk çağrıya makine sektöründe çıktık ve oldukça yoğun bir taleple karşılaştık. Sadece tek bir sektörde çıktığımız yani makine sektöründe çıktığımız çağrıya toplamda 5,3 milyar liralık yatırım başvurusu yapıldı. Şimdi bu başvuruları değerlendiriyoruz, inşallah sonuçlarını nisan ayında açıklayacağız. Ayrıca yılın ilk yarısında kimya, ilaç, tıbbi cihaz, otomotiv, elektronik ve raylı sistem araçları gibi alanlarda yeni başvuruları da ilan edeceğiz." dedi. Bu programda Gümüşhane'den de firmalar görmek istediğini dile getiren Varank, "İlimiz özellikle madencilik ve gıda sektöründe güçlü bir şehir. Bunun gibi programlar, farklı sektörlere yatırım yapmak isteyenler açısından çok iyi fırsatlar sunuyor." diye konuştu. Bakan Varank, bir diğer vizyoner programlarının da işletmelere sundukları sermaye mekanizmalarıyla ilgili olduğunu kaydederek, şunları söyledi: "Biz bu amaçla biri bölgesel kalkınma diğeri de teknoloji ve inovasyon alanında olmak üzere iki yeni fon kurduk. Burada bizim paydaşımız Türkiye Kalkınma Bankası, böylece 750 milyon liralık kaynağı teknolojiyi, sanayiyi ve yeniliği odağına alan işletmelere aktaracağız. Bakın bu fonlar yatırımcımıza ortak olacaklar ve sizleri bankalara faiz ödemekten de kurtaracak. Finansman alanında sizlere sağladığımız bir başka kolaylığımız daha var. KOSGEB, KOBİ Finansman Destek Programı. Bu programla işletmelere 18 aya kadar yatırım, 36 aya kadar da finansman desteği sağlayacağız. Biliyorsunuz kredi faizlerindeki düşüş eğiliminden sonra işte KOSGEB bunu da dikkate alıp, bankalarla yaptığı protokolleri güncelledi. Şu an finansman maliyetlerinin tamamını KOSGEB'imiz karşılayabiliyor yani istediğiniz zaman KOSGEB'e başvurabileceğiniz bu programlarla faiz ya da kar payı ödemeksizin bankalardan kredi kullanabileceksiniz." Bakan Varank, Gümüşhane Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İsmail Akçay'ın konuşmasında bu süreçteki başvuru koşullarında birtakım teknik zorluklardan bahsettiğini anımsatarak, "Belki biz KOSGEB olarak burada bir program yapabiliriz ve gelir burada süreçlerin nasıl işlediğini anlatabilirler. Aslında süreçlerimiz çok zor değil, hepsi online gerçekleşiyor ama biz burada bir programı hayata geçiririz." dedi. "Biz inşallah elimizden gelen desteği vermeye hazırız" Varank, kendisine iletilen talepler doğrultusunda Gümüşhane özelinde birkaç konuya özellikle değinmek istediğini söyledi. Organize sanayi bölgesinin altyapı desteği ve genişleme süreciyle ilgili taleplere değinen Varank, şöyle devam etti: "Biz inşallah elimizden gelen desteği vermeye hazırız, biraz önce telefon ettirdim, benim plandan haberim yoktu, salı günü inşallah plan onaylanarak buraya gelecek. Bunda hızlıca hareket edebiliriz. Diğer alanlarda da başvurularınızı bize iletirseniz bütçe imkanları çerçevesinde elimizden gelen desteği verebiliriz. Teşviklerden yeterince yararlanamadığınızı bize gelen taleplerde ifade etmişsiniz. Bakınız biz son 7 senede Gümüşhane'de 500 milyon liralık sabit yatırımı teşvik ettik. Tabii burada şunu da vurgulamam gerekiyor; biz bu sene teşvik sistemimizle ilgili kritik adımlar atacağız. Teşviklerimizi daha esnek bir yapıya kavuşturacağız. Yani yatırımcılarımız projelerini hayata geçirmek için ihtiyaç duyduğu destekleri adeta kendileri belirleyebilecekler. Bu sene içerisinde bu alanda yaptığımız çalışmaları biz kamuoyu ve değerli iş insanlarımızla paylaşacağız." Varank, Gümüşhane'de bir Türk Standardları Enstitüsü (TSE) temsilciliği açılması talebine ilişkin, "Bunun için de arkadaşlarımla gelmeden önce görüştüm. Bugüne kadar TSE şehirde sadece 29 belgelendirme faaliyeti yapmış. Ölçü tartı aletlerinin periyodik bakımlarıyla ilgili, evet doğru bu seneden itibaren biz Bakanlığımızın bu sorumluluğunu TSE'ye devrettik ama bütün tedbirlerimizi de aldık, bir sıkıntı yaşanmasını beklemiyoruz ama yine de bunu da tekrar arkadaşlarımızla değerlendirip ona göre nihai kararlarımızı veririz." ifadesini kullandı. Şehit Necmettin öğretmenin adı İŞGEM'de yaşatılacak Bu toplantının hemen ardından Gümüşhane'nin en büyük yatırımlarından biri olan İş Geliştirme Merkezi'nin resmi açılışını yapacaklarına işaret eden Varank, 8-8,5 milyon avroluk bu yatırımın, Bakanlığın Rekabetçi Sektörler Programı sayesinde hayat bulduğunu kaydetti. Varank, buraya şehit öğretmen Necmettin Yılmaz'ın ismini vermek istediklerini dile getirerek, "İnşallah ismini bu şekilde vereceğiz. Bu topraklardan yetişmiş, vatan sevgisiyle dolu gencecik bir fidanımız, terör örgütü PKK tarafından şehit edildi. Biz şehidimizin aziz hatırasını ismiyle bu merkezde yaşatmak istiyoruz." diye konuştu. "Küçük sanayi sitesiyle ilgili de orada tüzel kişilikle biz muhatap olabiliyoruz, eğer siz tüzel kişiliği kurunca bize başvurursanız orada da bütçe imkanlarımız çerçevesinde elimizden gelen desteği vereceğiz." ifadesini kullanan Varank, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kalkınma ajanslarından ve bölge kalkınma idarelerinden burada bahsettiniz, elbette biz bu iki kurumumuzu en verimli şekilde değerlendirmek istiyoruz çünkü yerelin potansiyeli çok önemli, kalkınma yerelden başlıyor, biz yerelin potansiyelini hayata geçirecek ekonomik yapıları kurabilirsek bu ülkenin kalkınması açısından da çok önemli. Ben arkadaşlarımla sürekli görüşüyorum ama bundan sonra pozitif ayrımcılık da olacak şekilde Gümüşhane'mizin projelerine daha bir dikkatli bakacağız, Gümüşhane'de yerel potansiyeli nasıl harekete geçirebiliriz, bunu daha dikkatli bir şekilde gündemimize alacağız." Varank, Gümüşhaneli iş insanlarından kentin gelişmesine katkı sunmalarını isteyerek, "Sayın Aydın Doğan'ın son zamanda medyayı sattıktan sonra nakit anlamında elinde büyük bir sermaye olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla bu şehrin ihtiyaçlarına dönük hem de ileride kendisine rahmet olacak şekilde bu şehre katkı sağlayabilirse tabii ki faydalı olur. Ben şehrimiz için önemli projeleri kendisine ulaştıracağım, oradan da iş adamımızın desteğini almış oluruz." diye konuştu. Bakan Varank, KOSGEB konusundaki değerlendirme süreçlerine ilişkin ilgililerle konuşacağını, o süreleri kısaltmak için elinden gelen gayreti göstereceğini vurguladı. "Bu işin püf noktası, birlik ve beraberlik" Hiçbir terör örgütüne göz açtırmadıklarını vurgulayan Varank, şunları kaydetti: "Sınırlarımızda peydahlanmak istenilen terör devletine de müsaade etmeyeceğimizi tüm dünyaya gösterdik, bu yönde özellikle adımlarımızı attık, operasyonlarımızı sürdürüyoruz. Tabii bu işin püf noktası, birlik ve beraberlik. Devletle millet bir ve beraber oldukça, Allah'ın izniyle hiç kimse bu ülkenin tek bir karış toprağına göz dikemez. Zaten güvenlik güçlerimiz, Allah nazarlardan saklasın, hem içeride hem dışarıda oldukça başarılı operasyonlarını yürütüyorlar. Zeytin Dalı, Fırat Kalkanı, Barış Pınarı, Pençe, Kıran, hangi operasyon gerekiyorsa o operasyonu hayata geçiriyorlar. Biz de siyasiler olarak, terörün üzerine en sert şekilde gidiyor, bu konuda en ufak bir zaaf göstermiyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde nasıl ki bu ülkenin başına bela olan yüzlerce dertten kurtulduysak inşallah bu terör belasından da ebediyen kurtulacağız." Varank, terörle mücadele etmenin hem çok boyutlu hem de oldukça meşakkatli bir süreç olduğuna işaret ederek, "Çünkü terörle mücadele ettiğinizde kutsalı olmayan, ilke tanımayan, insan bile diyemeyeceğimiz kişileri karşınıza alıyorsunuz. Bazıları bir dinin, bazıları bir etnik kökenin maskesine bürünse de terörle mücadele ettiğinizde inançsızları, vatansızları karşınıza alıyorsunuz ve en önemlisi terörle mücadele ettiğinizde aslında cehaletin ta kendisiyle mücadele ediyorsunuz." dedi. "Terörün panzehri eğitim diyoruz" Terör örgütlerinin ekseriyetinin hedefinde çocuklar, gençler olduğuna dikkati çeken Varank, "Çünkü tarihinin farkında olan, nereden geldiğini bilen, okuyan, araştıran, kendini geliştiren hiçbir genci terör örgütü esir alamaz. İşte bu yüzden terörün panzehri eğitim diyoruz." ifadesini kullandı. Bakan Varank, tüm anne babalara, ağabeylere, hocalara, öğretmenlere ve siyasilere büyük işler düştüğünü vurgulayarak, konuşmasını şöyle tamamladı: "Ancak ve ancak vatanını seven, adil ve cesur gençler yetiştirerek terörü yenebiliriz, tamamen kökünü kazıyabiliriz. İşte bunun en güzel örneği tek başına bir ordu olan şehit öğretmenimiz Necmettin Yılmaz. Urfa'da öğretmenlik yapan Necmettin kardeşimiz bayramda ailesini ziyaret etmek için memleketine giderken teröristler tarafından alçakça şehit edildi ama arkasında gözyaşlarını değil, 'Vatan sağ olsun' diyen bir ana babayı, 82 milyonun duasını, 'Büyüyünce ben de Necmettin öğretmen gibi olacağım' diyen onlarca genci bıraktı. İşte terörle mücadele etmek demek, Necmettinler yetiştirmek demektir. Rabbim Necmettin öğretmenimize ve tüm şehitlerimize rahmet eylesin." Açılış konuşmalarının ardından basına kapalı devam eden toplantıya, Vali Kamuran Taşbilek, AK Parti Gümüşhane Milletvekili Cihan Pektaş, Gümüşhane Belediye Başkanı Ercan Çimen, Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Halil İbrahim Zeybek, İl Genel Meclisi Başkanı Mehmet Emin Erdoğdu, Gümüşhane Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İsmail Akçay, AK Parti Gümüşhane İl Başkanı Celalettin Köse, AK Parti Bayburt İl Başkanı Hacı Ali Polat, diğer ilgililer ve iş insanları katıldı. Kaynak: https://www.azonceoldu.com/gundem/2023-yilini-cok-saglam-sanayi-ve-teknoloji-altyapisiyla-karsilayacagiz-66306
Devamını Oku
Standard Post with Image

Bakan Kasapoğlu: 'Spor Kulüpleri ve Federasyonları Yasası' yakın bir zamanda Meclis gündemine alınacak

Gençlik ve Spor Bakanlığınca Ankara'da düzenlenen, Türk sporunun mevcut sorunları ve çözüm önerilerinin ele alınacağı "Spor Kulüpleri ve Federasyonları Çalıştayı" başladı. The Green Park Hotel'de 5 gün sürecek çalıştayın açılış konuşmasını yapan Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, 2019 yılında pek çok branşta önemli başarıların elde ediğini vurguladı.  A Milli Futbol Takımı'nın 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası'na gitmeye hak kazandığını hatırlatan Kasapoğlu, dün A Milli Kadın Voleybol Takımı'nın 2020 Tokyo Olimpiyatları'na vize almasıyla bir gurur daha yaşadıklarını dile getirdi. "Hiçbir başarı tesadüfi değil." diyen Bakan Kasapoğlu, şöyle devam etti: "Spor camiamız yükselen bir ivmeye sahip. Sayın Cumhurbaşkanımız, belediye başkanlığı döneminden beri spora önem veriyor. Cumhurbaşkanımızın üstün gayretleriyle "Spor tesisleri devrimi' gerçekleşti. Cumhurbaşkanımızın göstermiş olduğu vizyon çerçevesinde yapılan çalışmalarla ülkemizin 4 bir yanında tesis eksiklerimizi tamamladık. Avrupa'nın en modern tesislerine, statlarına sahibiz."  Kasapoğlu, sporun tabana yayılması için kadın erkek, genç yaşlı, engelli engelsiz demeden bütün vatandaşların spora eşimlerini sağladıklarını vurgulayarak, "Artık niteliklerimizi artırmak ve başarıların sürekliliğini sağlamak için Türk sporunda, insan odaklı yapısal reformlar hayata geçirme amacımız var." şeklinde görüş belirtti. "Daha fazla elit sporcu yetiştirmenin gayreti içerisindeyiz" Bakan Kasapoğlu, antrenör eğitim, sporcu lisans, vize ve transfer yönetmeliğinde değişiklikler yaparak, spor üzerindeki bürokrasiyi azaltıp, süreçlerin hızlanmasına yönelik önemli bir adım attıklarını kaydetti. Sportif yetenek taramasını da sürdürdüklerine değinen Kasapoğlu, "Herhangi bir spor dalına yeteneği olan gençlerimizi küçük yaşlarda keşfederek, ilgili spor dallarına yönlendiriyor ve o alanlarda nitelikli bir şekilde eğitim almalarını sağlıyoruz. Bu şekilde de ülkemizin sahip olduğu genç nüfus potansiyelini sonuna kadar kullanarak olimpik sporcu havuzumuzu olabildiğince geliştirmek ve nihayetinde de daha fazla elit sporcu yetiştirmenin gayreti içerisindeyiz." ifadelerini kullandı. Sporcular ve aileleri için büyük problem olan 'Spor mu, eğitim mi?' ikilemini ortadan kaldırma yolunda vakıf üniversiteleriyle önemli bir mutabakata imza attıklarına işaret eden Kasapoğlu, sözlerini söyle sürdürdü: "Artık gençlerimiz hem kampüste eğitimini hem de sahada sporunu yüzde 100 burslu bir şekilde yapabilecekler. Bu şekilde sporcularımızın karşı karşıya olduğu dezavantajlı durumun ortadan kalkmasını amaçladık. Yine 2020 yılında 1 milyon kişiye yüzme öğretme hedefiyle başlattığımız yüzme bilmeyen kalmasın projemiz var. Öte yandan yerel yönetimlerimizle, kamu kurum ve kuruluşlarımızla, bakanlıklarımızla güçlü işbirliklerine imza atıyoruz. 10 bin pota olarak adlandırdığımız projemizle, ülkemizin dört bir yanına çok amaçlı açık hava spor yerleşkeleri inşa ediyoruz. Tesislerimizin tamamını 24 saat vatandaşlarımızın kullanımına açtık. Günün her saati, rahatlıkla spor yapılabilecek imkanları milletimizin hizmetine sunduk." "En büyük görev spor kulüplerimize düşüyor" Bakan Kasapoğlu, spor kültürünü yaygınlaştırmak ve her yaştan herkesin daha fazla spor yaptığı Türkiye hedefine ulaşmak için dinamik bir şekilde canla başla çalışmayı sürdürdüklerini belirterek, "Onlarca projemizle, toplumun bütün kesimlerini kapsayan spor faaliyetlerimizle sporun bir hayat tarzı haline gelmesinin önündeki engelleri birer birer ortadan kaldırıyoruz. Bu noktada sporun tabana yayılmasında en büyük görev altını çizmek isterim ki spor kulüplerimize düşüyor." diye konuştu.  Kasapoğlu, Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak bütün imkanları spor kulüpleri için kullanmaya çalıştıklarını ifade ederek, "Ancak bu noktada maalesef önemli sıkıntılar var. Tesisler gelişti, imkanlar genişledi, spor pazarı içerisinde ülkemizin elde ettiği pay arttı, uluslararası organizasyonlar ülkemizde daha fazla yer almaya başladı ancak federasyonlar ve kulüpler noktasında idari ve mali anlamda olması gereken noktada değiliz. Mevcut yapı ve anlayışla kulüplerimizin, bilhassa futboldaki faaliyetlerini sürdürmeleri pek mümkün görünmüyor." değerlendirmesinde bulundu.  Mevcut durumun iyi analiz edilmesi gerektiğini vurgulayan Kasapoğlu, "Bu endüstrinin dinamolarından biri haline gelmek istiyorsak, analitik bir şekilde yaklaşarak futbola bütüncül bir bakış açısı getirmek mecburiyetindeyiz. Sorunların çözüm yollarını enine boyuna tartışmak zorundayız. Mevcut ortaklıkların ve mevcut varlıkların değerini artıracak stratejiler artık üretilmelidir. Reklam, sponsor, maç başı gelirleri artıracak eylem planlarını hayata geçirmeliyiz." şeklinde konuştu. "Küresel rekabette, özel sektörden ve devletten gelecek destek çok önemli" Bakan Kasapoğlu, sponsorların spor ekonomisinin yapıtaşları olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti: "Maalesef Türk sporunda muhtelif nedenlerle sponsorlar noktasında azalış yaşandığını hep birlikte görüyoruz. Küresel rekabette, özel sektörden ve devletten gelecek destek çok önemli. Ama bunun dengeli olması lazım. Bu açığı sadece devlet üzerinden kapatmaya çalışmak, devleti en büyük sponsor yapar ki bu da sürdürülebilir bir sistem oluşturmak için rasyonel bir adım değildir. Sponsorların sistemden çıkış nedenleri doğru analiz edilmeli ve onlar yeniden sektöre kazandırılmalıdır. Fakat esas konu, kulüplerimizdeki yönetim zafiyetleri olarak ortaya çıkıyor."  Almanya, Fransa, İngiltere gibi; idari, mali ve sportif yönden bir yeniden yapılanma sürecine girilmesi gerektiğini söyleyen Kasapoğlu, "Özellikle futbolumuzun artık kendi değerini, idari, mali ve sportif anlamda çağdaş ve gerçekçi yöntemlerle, uluslararası bakış açısına uygun strateji ve planlarla şekillendirmesi gerekiyor. Çünkü global çapta sportif başarının, finansal ve idari disiplinle eş zamanlı gerçekleştiği bir çağda yaşıyoruz. Kulüplerin idari ve mali disiplini yakalamaları için liyakat sahibi kimselerin yönetim kadrolarına dahil edilmesi gerekiyor." diye konuştu.  "Yasal düzenlemeler problemlerin çözümü için ilk adımlardır" Kasapoğlu, ülkedeki kulüp yapılarının, Avrupa'da hatta dünyada eşine pek az rastlanır bir çeşitlilik gösterdiğini dile getirerek, şunları söyledi: "Dernek, anonim şirket, müessese, branş ve belediye kulüplerimiz var. Bu durum, yasal anlamda sorunları da beraberinde getiriyor. Milli irademizin tecelligahı Gazi Meclisimiz, üzerine çalıştığı bizim de teknik ve veri desteği verdiğimiz 'Spor Kulüpleri ve Federasyonları Yasası'nı yakın bir zamanda gündemine alacak. Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak bütün paydaşlarımızla, bilgi, birikim ve tecrübe paylaşımı noktasında Gazi Meclisimizin emrindeyiz. Elbette yasal düzenlemeler problemlerin çözümü için ilk adımlardır. Uygulamalarıyla bu çözümleri sürekli kılacak olanlar, spor kulüplerimizdir. Kulüplerimizin, içinde bulundukları bu girdaptan çıkmaları için herkes elini taşın altına koymalıdır."  Bakan Kasapoğlu, altyapıların sözde değil, gerçekte hayata geçirilmesi gerektiğini dile getirerek, "Önümüzdeki süreç futbolcu yetiştirme, futbolcu ihracatı, Türk futbolu için markalaşma süreçlerinin hızlandığı bir dönem olacak. Öyle gençler yetiştirmeli, öyle kadrolar çıkarmalıyız ki milli takımımızın da eli güçlensin." dedi. Katılımcı anlayışla ortak aklın işletildiği ve bu kapsamda bir ilk olma özelliği taşıyan "Spor Kulüpleri ve Federasyonlar Çalıştayı"nın fırsat olarak görülmesi gerektiğini belirten Kasapoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: "Önümüzdeki 5 gün boyunca hep beraber bütün fikirlerimizi, analizlerimizi, tespitlerimizi masaya yatıracağız. Sorunlarımızın tamamını kapsamlı bir biçimde ele alarak, çözüm önerileri üreteceğiz. Spor camiamızın en önemli isimleri, bütün tarafları, bakanlığımızın bütün paydaşları bizlerle beraber. Öncelikli ve birincil hedefimiz, güçlü bir spor kültürü oluşturmaktır. Planlı gelişmenin, büyümenin, sürdürülebilir başarının, ekonomik zorlukları aşmanın yollarını birlikte bulacağız. Sadece cesaretle eski hatalarımızla yüzleşelim ve yeni bir başlangıç için samimi şekilde takım ruhunu oluşturalım."  Çalıştayın ilk gününde "Türk Sporunda Gelecek Stratejileri" ve "Türk Futbolunda Finansal Sorunlar ve Çözüm Önerileri" ele alınacak.  İkinci gün "Türk Futbolunda Sportif Sorunlara Çözüm Önerileri" ile "Türk Futbolunda Marka Yönetimi" başlıkları görüşülecek. Üçüncü gün ise "Spor Kulüplerinin Hukuki Sorunları ve Çözüm Önerileri" oturumu yapılacak.  Çalıştayın son üç gününde olimpik ve paralimpik dalları da kapsayan bütün branşlardaki kulüpler ve federasyonlar ile Türk sporunun sorunları ve çözüm önerileri istişare edilecek.  Çalıştaya Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Nihat Özdemir, A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Şenol Güneş, kulüp ve federasyon başkanları katılıyor.  Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/spor/bakan-kasapoglu-spor-kulupleri-ve-federasyonlari-yasasi-yakin-bir-zamanda-meclis-gundemine-alinacak/1700755
Devamını Oku
Standard Post with Image

Türkiye'nin çekici ihracatı 2019'da rekora yaklaştı

Türkiye, geçen yıl 869 milyon 803 bin dolarlık çekici ihracatı gerçekleştirerek, bu sektörde 2018'den sonra tüm zamanların ikinci en yüksek dış satım rakamına ulaştı. Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliğinden (OİB) alınan bilgiye göre, otomotiv sektörü 2019 yılını 30,6 milyar dolarlık dış satımla kapattı.  Otomotiv sektörünün alt gruplarından olan çekicinin dış satımı, geçen sene 2018'e kıyasla yüzde 4,82 azalsa da Cumhuriyet tarihinin en yüksek ikinci dönemi olarak kayıtlara geçti. En fazla ihracat Almanya, Fransa ve Polonya'ya Türkiye'de üretilen çekiciler, geçen sene çoğunlukla Avrupa Birliği (AB) ülkelerine gönderildi. Bu ülkelerin başında ise yüzde 64'lük payla Almanya, Fransa ve Polonya geldi. Almanya'ya 318 milyon 431 bin dolarlık ihracat gerçekleştirildi. Bu ülkeye yapılan dış satımda 2018'e göre yüzde 13'lük düşüş görüldü. Almanya'nın ardından en fazla çekici Fransa'ya satıldı. Bu ülkeye 120 milyon 916 bin dolarlık ihracat yapıldı. Sıralamada 3'üncü olan Polonya'ya ise 118 milyon 767 bin dolarlık ihracat gerçekleştirildi. Irak ve Çekya'ya dış satımda artış Irak'a 2019'da yapılan çekici ihracatı, bir önceki yıla göre yüzde 119,74 artarak 19 milyon 444 bin dolara yükseldi. Bu ülkeden sonra en fazla dış satım artışının yaşandığı Çekya'ya ihracat 2018'de 15 milyon 875 bin dolar iken, geçen yıl yüzde 53,49 yükselişle 24 milyon 367 bin dolara çıktı. Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/turkiyenin-cekici-ihracati-2019da-rekora-yaklasti/1700880
Devamını Oku
Standard Post with Image

Sanayide yerlileşme hamlesine yoğun ilgi

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Varank, "Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı'nın makine sektöründeki pilot çağrısına yoğun başvuru aldık. Ön değerlendirme sürecini geçen 153 proje başvurusu bulunuyor." dedi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, AA muhabirine, Milli Teknoloji Hamlesi vizyonuyla, katma değeri yüksek ürünlerin yerlileşmesi için geçen yıl başlatılan Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı'na ilişkin değerlendirmede bulundu.  Sanayi üretiminde ve ihracatta katma değerin artırılmasının temel öncelikleri olduğunu vurgulayan Varank, bunun için hem ileri teknolojili ürünlere yönelik Ar-Ge faaliyetlerinin hem de bu ürünlere ilişkin yatırımların artırılmasını hedeflediklerini söyledi. Nihai fizibilite için son tarih 19 Ocak Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı'nın bu yönde atılan bir adım olduğunu anımsatan Varank, "Programla odak sektörlerde yüksek dış ticaret açığı verdiğimiz ürünlerin yerlileştirilmesini hedefliyoruz. Bu amaçla Ar-Ge ve yatırım desteklerini Tek Pencere Sistemi ve uçtan uca bir yaklaşımla yönetiyoruz." diye konuştu. Varank, program kapsamında ilk çağrıya makine sektöründe çıktıklarını ve ön başvuru sürecinin tamamlandığını dile getirerek, şunları kaydetti: "Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı'nın pilot çağrısına yoğun başvuru aldık. Ön değerlendirme sürecini geçen 153 proje başvurusu bulunuyor. Bu projelerin toplam bütçesi 5,3 milyar lira büyüklüğünde. Projelerin büyük kısmı Ar-Ge'ye dayalı nitelikli makine ve tezgah geliştirmeyi içeriyor. Bu aşamada, yatırım başvurularının, programın temel kriterlerini sağlayıp sağlamadığını değerlendiriyoruz. Temel kriterleri sağlayan firmalar, detaylı fizibilitelerini hazırlamaya ve Ar-Ge süreci dahil nihai destek başvurularını yapmaya devam ediyor. Bu projelerin nihai fizibilitelerini sunmaları için son tarih 19 Ocak." Yılın ilk yarısında yeni çağrıya çıkılacak Bundan sonraki süreçte detaylı bir değerlendirmenin olacağını anlatan Varank, katma değeri yüksek projeleri tespit etmek için bağımsız danışmanlık raporu, TÜBİTAK teknik değerlendirmesi ve bakanlık incelemesi gibi adımları içeren bütüncül bir değerlendirme sürecinin olacağını bildirdi. Varank, bu sürecin tamamlanmasının ardından nisan sonunda sonuçları paylaşmayı planladıklarını ifade etti. Makine sektörüne yönelik çağrının bir pilot uygulama olduğunu hatırlatan Varank, "Yeni çağrılarımıza yılın ilk yarısından itibaren çıkmayı planlıyoruz. Program kapsamında diğer odak sektörlerimiz olan kimya, ilaç, tıbbi cihaz, elektrikli teçhizat, otomotiv, elektronik, raylı sistem araçları gibi alanlarda da çağrılara çıkarak programı genişleteceğiz." dedi. Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/sanayide-yerlilesme-hamlesine-yogun-ilgi/1704324
Devamını Oku
Standard Post with Image

Merkez Bankası politika faizini yüzde 11,25'e indirdi

Merkez Bankası bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını (politika faizi) 75 baz puan düşürerek yüzde 12'den yüzde 11,25'e çekti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını (politika faizi) 75 baz puan düşürerek yüzde 12'den yüzde 11,25'e çekti.  TCMB tarafından faiz oranlarına ilişkin yapılan duyuruda, Merkez Bankası Başkanı Murat Uysal başkanlığında toplanan PPK'nın, politika faizinin yüzde 12'den yüzde 11,25'e indirilmesine karar verdiği bildirildi.  Duyuruda, son döneme ilişkin verilerin iktisadi faaliyetteki toparlanma eğiliminin devam ettiğini gösterdiği belirtildi.  İktisadi faaliyetin sektörel yayılımındaki iyileşmenin devam etmekle birlikte yatırımların zayıf seyrini sürdürdüğü ifade edilen duyuruda, şunlar kaydedildi: "Rekabet gücündeki gelişmelerin olumlu etkisi sürerken küresel büyüme görünümündeki zayıflama dış talebi kısmen yavaşlatmaktadır. Net ihracatın büyümeye katkısı gerilerken, dezenflasyon süreci ve finansal koşullardaki iyileşmeyle birlikte ekonomideki toparlanmanın devam edeceği öngörülmektedir. Son dönemde belirgin bir iyileşme kaydeden cari işlemler dengesinin alınan tedbirlerin de katkısıyla önümüzdeki dönemde ılımlı bir seyir izlemesi beklenmektedir. Küresel iktisadi faaliyetteki zayıf seyir ve küresel enflasyonun düşük düzeyi gelişmiş ülke merkez bankalarının para politikalarını genişleyici yönde sürdüreceklerine dair beklentileri güçlendirmektedir. Mevcut küresel finansal koşullar ve son dönemde küresel ticarete ilişkin beklentilerdeki kısmi iyileşme gelişen ülke finansal varlıklarına yönelik talebi ve risk iştahını desteklemektedir. Bununla birlikte, korumacılık önlemlerinin, küresel ekonomi politikalarına dair diğer belirsizliklerin ve jeopolitik gelişmelerin sermaye akımları, dış ticaret ve emtia fiyatları kanalıyla oluşturabileceği etkiler yakından takip edilmektedir."  "Mevcut para politikası duruşu hedeflenen dezenflasyon patikasıyla uyumunu korudu" Duyuruda, enflasyon görünümündeki iyileşmenin devam ettiği, enflasyon beklentilerindeki genele yayılan düzelmenin sürdüğü ifade edildi. Enflasyon başta olmak üzere makroekonomik göstergelerdeki iyileşmenin ülke risk primindeki düşüşü desteklediği ve maliyet unsurları üzerindeki baskıların sınırlanmasına katkıda bulunduğu belirtilen duyuruda, döviz kuru, iç talep koşulları ve üretici fiyatlarındaki gelişmelere bağlı olarak çekirdek enflasyon göstergelerinin eğilimlerinin ılımlı seyrettiği bildirildi. Duyuruda, enflasyondaki seyrin yıl sonu tahminiyle büyük ölçüde uyumlu olduğu değerlendirildi. Bu çerçevede Kurul'un, enflasyon görünümünü etkileyen tüm unsurları dikkate alarak, politika faizinde ölçülü bir indirim yapılmasına karar verdiği vurgulanan duyuruda, şunlar ifade edildi. "Gelinen noktada, mevcut para politikası duruşunun hedeflenen dezenflasyon patikasıyla uyumunu koruduğu değerlendirilmektedir. Kurul, enflasyondaki düşüş sürecinin devamlılığının, ülke risk priminin gerilemesi, uzun vadeli faizlerin aşağı gelmesi ve ekonomideki toparlanmanın güç kazanması açısından büyük önem taşıdığını değerlendirmektedir. Enflasyondaki düşüşün hedeflenen patika ile uyumlu şekilde gerçekleşmesi için para politikasındaki temkinli duruşun sürdürülmesi gerekmektedir. Bu çerçevede, parasal duruş ana eğilime dair göstergeler dikkate alınarak enflasyondaki düşüşün sürekliliğini sağlayacak şekilde belirlenecektir. Merkez Bankası fiyat istikrarı ve finansal istikrar amaçları doğrultusunda elindeki bütün araçları kullanmaya devam edecektir." Açıklanacak her türlü yeni verinin ve haberin Kurul'un geleceğe yönelik politika duruşunu değiştirmesine neden olabileceği önemle vurgulanan duyuruda, PPK Toplantı Özetinin beş iş günü içinde yayımlanacağı bildirildi. Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/merkez-bankasi-politika-faizini-yuzde-11-25e-indirdi/1704671
Devamını Oku
Standard Post with Image

Bakan Albayrak: 2019'u pozitif bir büyümeyle geride bırakacağız

Bakan Albayrak, "Gayrisafi yurt içi hasıla artışı açısından baktığımızda 2019'u tarihe geçecek bir yumuşak inişle, inşallah pozitif bir büyüme ile geride bırakacağız." dedi. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, ekonomi basını yöneticileri ile bir araya geldiği 2019 Değerlendirme Toplantısı kapsamında yaptığı konuşmada, 2018 Haziran-2019 Haziran döneminde Türkiye'nin kabaca 3 farklı kur atağına maruz kaldığını söyledi. Söz konusu dönemde kurun yoğun bir şekilde dalgalandığını ve buna ek olarak TL'de farklı gelişmelerin yaşandığını anlatan Albayrak, bunun ardından ekonomide ve finansal mimaride öncelikli stratejinin istikrarı oluşturan bir süreçten geçildiğini ifade etti. Albayrak, gelinen noktada, 2019 itibarıyla, özellikle son 6 ayda yaşanan iç ve dış politik dalgalanmalara rağmen stabilizasyonun yavaş yavaş oluşmaya başladığını aktararak, "Türkiye'de tüm bu gelişmeler ışığında ciddi iyileşmeler yaşanmaya başladığını gördük, gerek iç piyasada, gerek dış piyasada, gerek risk primlerinde, gerek Türkiye'nin referans faizi dediğimiz 2 yıllık tahvil faizlerinde ciddi iyileşmeleri bu süreçte görmeye başladık. Bu noktada bizim için çok önemli olan 5 yıllık CDS risk primi göstergesinde ve 2 yıllık devlet tahvil faizlerinde sadece son 1-2 yılın değil, bazı indikatörlerde son 3-5 yılın bile altında iyileşmeyi ciddi anlamda görmeye başladık." diye konuştu. Bunların dışında piyasaların yakından takip ettiği alanlarda çok önemli adımlar attıklarından bahseden Albayrak, şunları kaydetti: "Son 1,5 yılda Türkiye ekonomisinde sessiz ve devrim niteliğinde o kadar çok stratejik yapısal reforma imza attık ki... Belki son 70-80 senede ama serbest piyasa ekonomisinden bahsediyorsak 1980'lerin ikinci yarısından bugüne dediğimiz 30-35 yılda hakikaten Türkiye ekonomisi üzerinde çok kritik adımlar ortaya koyduk. Bu noktada gerek Merkez Bankası'nın, gerek Borsa İstanbul'un, gerek Türk Lirası Gecelik Referans Faiz Oranı'na (TLREF) dayalı işlemlerin, gerek Overnight Indexed Swap (OIS) piyasasında, çok ciddi bir şekilde TL üzerinde gerek değerleme gerek faiz referansı noktasında devrim niteliği diye sessiz adımlar atmaya başladık. Ağustos ayındaki kur atağının hemen ardından Borsa İstanbul'da swap piyasası kurulması, ekim başı itibarıyla bu işlemlerin artık Borsa İstanbul'da gerçekleşmesinin önünün açılmasıyla sadece bu işlemler değil, işlem hacminin artması açısından da önemli bir süreç başlamış oldu. Sadece son 15 ayda, ekim başından aralık sonuna kadar bu anlamda 1,5 trilyon liralık işlem gerçekleşti. Sadece karşılıklı swap işlemleri değil, faiz swapı işlemlerinin de artık Borsa İstanbul üzerinde inşa edilmeye başlaması, hakikaten bu ülkenin kendi para birimi özelinde gerek değerler, gerek faiz anlamında ihtiyaç duyulan süreçlerin mimarisi artık Türkiye'de gerçekleşmeye başladı. Bu noktada çok önemli bir mesafe kat ettik." "2019'u pozitif bir büyüme ile geride bırakacağız" Berat Albayrak, Ekim 2018'de İstanbul'da açıkladıkları "Enflasyonla Topyekün Mücadele" kapsamında, hükümet ve reel sektör başta olmak üzere tüm paydaşlarla birlikte enflasyonla mücadelede müthiş bir seferberliğin ortaya konulduğunu belirtti. Bu anlamda 2019'un enflasyonun dizginlenmesi ve müdahalenin zamanlaması açısından kritik bir dönem olduğuna işaret eden Albayrak, "2019 şu açıdan da zor bir yıl oldu; biliyorsunuz 2014-2019 döneminde Türkiye'de 8 seçim oldu. Seçim ikliminin ve atmosferinin oluşturduğu ekonomik anlamda bakıldığında, zamların ertelendiği ve birçoğunun 2019'a kaldığı bir yıl oldu. Zor bir 2019'u Türkiye tüm paydaşlarının güçlü desteği ve refleksi ile 2019 için YEP'de koyduğumuz yüzde 15,9 enflasyon hedefinin altında kapattı." değerlendirmelerini yaptı. Albayrak, enflasyonun 2020 ve sonrası açısından da kendileri için en önemli çıpa olmaya devam edeceğini vurgulayarak, "Gayrisafi yurt içi hasıla artışı açısından baktığımızda ise 2019'u tarihe geçecek bir yumuşak inişle, inşallah pozitif bir büyüme ile geride bırakacağız. Benzer iç ve dış kriz, şok, saldırı atak... Ne dersek diyelim. Türkiye, 2001 ve 2009'a kıyasla hakikaten çok başarılı bir şekilde bertaraf etmiş oldu." dedi. Dengelenme sürecinin, disiplinli bir şekilde 2018 ve 2019'da ortaya konulan performans ve belirlenen hedeflerin çoğunun hayata geçirilmesi ile geride bırakıldığını anlatan Albayrak, şöyle devam etti: "Türkiye'nin artık, bir daha aynı sıkıntılara maruz kalmaması için, bu değişim dediğimiz olguyu tüm paydaşlarla güçlü bir şekilde içine sindirerek ortaya koyması gerek. Bu kapsamda yaptığımız il ziyaretleri ile bu değişimi iş dünyasına, sanayi ve ticaret odalarına birebir anlatıyoruz. Türkiye'de artık ekonominin tüm paydaşlarıyla bu değişimi adım adım hayata geçirmek için yürüyoruz. Sadece Merkez Bankası'nın son dönemde yapmış olduğu düzenlemeler, attığı adımlar, bu çerçevede ortaya koyduğu hususlar bile, şu 5-10 reel büyümesi üzerindeki Türkiye'nin artık eski dönemlerdeki gibi çılgın büyüme, çılgın küçülme üzerinde değil artık, dengeli, disiplinli ve reel büyüme dediğimiz üretim odaklı, ihracat odaklı Türkiye'nin kendi imalat sektörü büyümesini destekleyecek bir strateji aslında." "Türkiye'nin borç stokunda çok ciddi bir marjı var" Bakan Albayrak, gerek Ağustos 2018'den bu yana, gerek 2019'un tamamında, kim hangi yatırım aracında pozisyonu alarak ne kazandı diye bakıldığında, TL varlıkların ayrıştığını ve kazandırdığını söyledi. Bu dönemde spekülatif algılarla hareket edenlerin de olduğunu belirten Albayrak, buna karşın Türkiye'ye yurt içinden veya yurt dışından güvenen ve yatırım yapan, ülkenin büyümesi ve gelişmesini destekleyen kesimin de bulunduğunu, onların yanında olunması gerektiğini ifade etti. Albayrak, bu istikametten çıkmayacaklarını vurgulayarak, şunları söyledi: "Çok zor yıllar olmasına rağmen, 2018 ve 2019'u Türkiye'nin performansından taviz vermeden, büyümeyi de negatife çevirmeden, özellikle TL borç stokunda da ciddi sıkıntılı bir resim ortaya koymadan tamamlamış olduk. Tabii Türkiye'nin borç stokuna baktığımızda gerçekten çok ciddi bir marjı var. Gerek hane halkı borç stoku, gerek kamu borç stoku, gerek se özel sektör ve bankacılık açısından baktığımızda, Türkiye'deki tüm bu 4 paydaşın birleşerek Türkiye sepetinde oluşturduğu resimde güçlü bir bilanço yapısı var. Bundan sonra da bütçe disiplini ve kamu maliyesi, enflasyon ve fiyat istikrarı gibi bizim için en önemli çıpa olmaya devam edecek." "TLREF'e dayalı borçlanma araçları ihracı 17,7 milyar lirayı geçti" Bu arada Bakan Albayrak'ın konuşması esnasında yansıtılan sunumda, kur atağının yaşandığı Ağustos 2018'den bugüne 5 yıllık CDS'lerde yaklaşık 337 baz puan iyileşme sağlandığı, 2 yıllık devlet tahvil faizinde ise 1800 puan düşüş görüldüğünü bildirildi.  Türk lirası ve döviz likidite yönetimindeki etkinliğin artırılması amacıyla 31 Ağustos 2018’de Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) bünyesinde döviz karşılığı Türk lirası swap piyasasının açılmasına karar verildiği anımsatılan sunumda, "TL faiz riskinin yönetilebilmesi için TLREF hayata geçirilmiş olup Ağustos 2019 itibarıyla TLREF'e dayalı kredi kullandırım ve borçlanma araçları ihracına başlanmıştır. TLREF'e dayalı borçlanma araçları ihracı 17,7 milyar lirayı geçmiştir. TLREF ile beraber uzun vadeli TL fonlama imkanının önü açılmıştır." ifadelerine yer verildi. Sunumda, BİST Swap Piyasası ile yurt dışı yabancı bankalar aradan kaldırılarak Türk bankalarının kendi aralarında işlem yapmasının sağlandığına işaret edilerek, böylelikle TL'nin Türkiye'de kaldığı, yurt dışı bankaların da yurt içinde swap yapmasının önünün açıldığı vurgulandı. Ekim 2018'de kurulan BİST Swap piyasasında gerçekleşen işlemlerin 2019 sonu itibarıyla 1,5 trilyon lirayı aştığı aktarıldı. "Tahsisler 50 milyar lirayı, kullanımlar da 30 milyar lirayı buldu" Albayrak, ekonomi basını yöneticileri ile bir araya geldiği 2019 Değerlendirme Toplantısı kapsamında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bir basın mensubunun "İVME finansman paketlerinin sonuca ne kadar ulaştığına, yeni teşvik finansman paketlerinin devreye alınıp alınmayacağına" ilişkin bir sorusu üzerine Albayrak, finansman paketlerinin hangi amaçlarla hayata geçirildiğini anımsatarak kaynakları Türkiye'nin reel ekonomik dönüşümünde doğru kanallara aktarmak istediklerini kaydetti. Albayrak, "Yaklaşık 35-40 milyar liraya yakın hedef koymuştuk biliyorsunuz 6 aylık süreçte. Şu an itibarıyla tahsisler 50 milyar lirayı, kullanımlar da 30 milyar lirayı buldu. Bu şu demek; 2019 itibarıyla bu rakam başarılı." diye konuştu. Desteklerin bu paketlerle bitmeyeceğini dile getiren Albayrak, "2020 itibarıyla istihdam odaklı, reel sektör odaklı, birçok farklı sektöre yani ithalatı ikame edecek, ihracat odaklı olacak, imalat sanayi noktasında olacak... Bu yerli ekonominin değişim ve dönüşümünü destekleyecek tüm ve benzeri kredi paketlerinin tamamı 2020'de şartları, vadesi, faizleri iyileşmeler oldukça daha da iyileşerek devam edecek. Burada çok seçici olmaya bundan sonra daha da fazla devam edeceğiz." ifadelerini kullandı. Albayrak, Türkiye'nin stratejik sektörlerinden bahsederek, şu ifadeleri kullandı: "Türkiye'de bankacılık sektörü stratejik, önemli bir sektörse, ki ben öyle görüyorum, bilançosu, kaynağı, likiditesi Türkiye'nin bu ekonomisiyle uyumlu bir şekilde... Türkiye büyüyor ama sağlıklı, reel büyümesi lazım ithalata dayalı şu bu değil. Hep anlatılıyordu ya bu. Ben de diyorum ki onların da istediği gibi tam da Türkiye'de bankacılık sektörü likiditesine baktığımızda bu anlamda Türkiye'nin gerçek büyümesi yüzde 5 baz büyümesi diyoruz. Türkiye'nin yüzde 5 baz büyüme senaryosu uçuk kaçık bir hedef değildir." "Türk Lirası rekabetçi bir kur olmalı" Albayrak, Türkiye'nin üretim, ihracat ve reel sektör odaklı büyümesinin önemine değinerek, büyümenin 2P'si (Production ve Population) manasına gelen üretim ve nüfusta bölgesel anlamda rakiplerinin çoğunun önünde olduğunu anlattı. Türkiye'nin bu bazı doğru şekilde destekleyecek, likidite kanallarını doğru bir şekilde yönlendirecek şekilde büyümesi gerektiğini vurgulayan Albayrak, herkesin değişimin bir parçası olması gerektiğini söyledi. Albayrak, "Dolar kurunda bölgesel riskleri göz önünde bulundurduğunuzda tahmininiz geçerliliğini koruyor mu?" şeklindeki soruya karşılık, Türkiye olarak stratejilerinin ne olacağı konusunda hep iki konudan bahsettiğini belirterek, Türkiye'nin ekonomik anlamda dış politik risklerden geçmişte olduğundan daha az, minimum etkileneceği, kırılganlıkların giderildiği, rekabetçi bir finansal sistemin önemini vurguladı. Bakan Albayrak, "Türkiye'nin (tahmini) kuru 'şu veya bu demek' bence doğru değil. 'Dolar şu olacak' hiç demedim, bundan sonra da demeyeceğim. Ben hep şunu ifade etmeye çalışıyorum; Türk Lirası rekabetçi bir kur olmalı. Çünkü Türkiye üreten, ihracatçı, üretimiyle bölgesel ve küresel rakiplerine göre rekabet anlamında iyi, pozitif noktada avantajlı noktada bir ülkeyse o zaman rekabetçi olması lazım. Dolayısıyla bu çerçevede bölgesel riskler dün vardı, bugün var, yarın da olacak. Bunların bilinciyle minimum etkilenecek şekilde stratejik bir akılla bu süreci yönetmeye gayret edeceğiz bugüne kadar olduğu gibi." şeklinde konuştu. "Türkiye, askeri operasyonları yapacak ekonomik güce sahip" Albayrak, Türkiye ekonomisinin özellikle yurt dışındaki askeri harcamalarla birlikte dengeyi nasıl sağladığına dair bir soru üzerine, Türkiye'nin bütçesinin çok büyük olduğunu, daha fazlasına talip olunduğunda stratejik dönüşümü destekleyecek altyapının bulunması gerektiğini söyledi. Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki sondaj faaliyetlerine değinen Albayrak, Türkiye'nin kendi gemisiyle, kendi mühendisiyle, kendi operasyonel gücüyle burada bulunduğunu, eski Türkiye'ye göre maliyetlerin çok daha düşük olduğunu bildirdi. Albayrak, Türkiye'nin yurt dışındaki askeri operasyonlarının ülkenin itibarına, küresel rekabetine, masadaki ağırlığına sağladığı katkıdan bahsederek, Türkiye'nin bu operasyonları ekonomik anlamda çok rahat finanse edecek güce sahip olduğunu anlattı. Ekonomik ve finansal güvenlik için milli güvenliğin büyük önem arz ettiğini belirten Albayrak, Türkiye'nin bölgesel ve küresel, iç ve dış tehditlere karşı hazır olmasının öneminden bahsetti. "Özel bankacılık sektörü 2019'da faiz indirimleri noktasında başarısızdı" Albayrak, TCMB'nin faiz indirimleri sonrası bankaların faiz oranlarındaki düşüşü yeterli bulup bulmadığına ve kamu bankalarından bu yönde ilave bir adım bekleyip beklemediğine ilişkin soruya karşılık, 2019'a özel bankacılık sektörünün faiz indirimleri açısından bakıldığında çok başarılı bir yıl olmadığını söyledi. Kamu bankalarının faiz indiriminden bahseden ve yıl sonu bilançoları açıklandığında kamu bankalarının iddia edildiği gibi zarar değil kar ettiğinin görüleceğini anlatan Albayrak, dünyada risksiz hiçbir iş olmadığını, bankacılıkta da risk bulunduğunu bildirdi. Albayrak, bazı bankaların 2019 bilançolarına ciddi kar yazdığını ve yılı iyi bir şekilde kapattığını kaydederek, "2020 yılı itibarıyla artık özel bankalar koordineli, senkronize bir şekilde bu sistemin bir parçası olmalı onlar da değişmeli. Ben şunu diyorum; Artık plaza bankacılığı mı piyasa bankacılığı mı? Yani sahaya mı ineceğiz yoksa yüksek katlı binalardan gökyüzünü mü süzeceğiz? Sahaya inerek, reel sektöre, piyasaya inerek, etkin bankacılığın daha da fonksiyonel olarak dönüşümün bir parçası olacağı dönem olmalı." dedi. Özel bankaların etkin bir şekilde sahada olması gerektiğine dikkati çeken Albayrak, özel bankaların son bir-iki aydır faiz oranlarında ciddi gevşemeye gittiğini, tek haneli faizlerle kredi kullandırma konusunda müşterileri aramaya başladıklarını ifade etti. Albayrak, "Yavaş yavaş bu hareketlenmeyi görüyoruz. İyi gidiyor, daha da iyi olacak. Bu değişim olmak zorunda. Kamu bankaları en ufak iyileşmeyi yansıtacak. Her gelişmeyi, pozitif manadaki süreçleri önümüzdeki dönemde de yansıtacaklar." diye konuştu. Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/bakan-albayrak-2019u-pozitif-bir-buyumeyle-geride-birakacagiz/1708269
Devamını Oku
Standard Post with Image

Bakan Pekcan'dan ihracatçılara Türk lirası kredilerinde faiz indirimi müjdesi

Ticaret Bakanı Pekcan, "Türk Eximbank'ın KOBİ'lere ve yüksek teknolojili ürün üreten ihracatçılara kullandırdığı TL kredilerindeki faizi yüzde 7,95'e çektik." dedi. Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, ihracatçıların Türk lirası kredilerini daha düşük maliyetlerle kullanabilmesine imkan tanıyacak yeni bir düzenlemeye gidildiğini belirterek, "Bu kapsamda Türk Eximbank, KOBİ'lere ve yüksek teknolojili ürün üreten ihracatçılara kullandırdığı Türk lirası kredilerindeki faiz oranını yüzde 7,95 seviyesine indirdi." ifadesini kullandı.  Pekcan, yaptığı yazılı açıklamada, ihracatçıların işletme sermayesi ve yatırımlarına yönelik finansal ihtiyaçlarının Türk Eximbank tarafından uygun vade ve faiz imkanlarıyla karşılanmaya devam edildiğini bildirdi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından gerçekleştirilen politika faiz oranlarındaki indirimle birlikte son dönemde yurt içi piyasalarda olumlu finansal ve ekonomik atmosfer yaşandığını vurgulayan Pekcan, şunları kaydetti: "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde faize karşı yürütülen mücadelemize Türk Eximbank'ın desteği sürüyor. Bu çerçevede ihracatçılarımızın Türk lirası ihracat kredilerini daha düşük maliyetlerle kullanabilmesine imkan tanıyacak yeni bir faiz düzenlemesine gidildi. Türk lirası ve döviz kredilerinde faiz indirimine devam eden Türk Eximbank, KOBİ'lere ve yüksek teknolojili ürün üreten ihracatçılara kullandırdığı Türk lirası kredilerindeki faiz oranını yüzde 7,95 seviyesine indirdi. Geçtiğimiz yıl haziran ayında yüzde 17,60 olan Türk Eximbank Türk lirası kredi faiz oranlarının yüzde 7,95 seviyesine düşmesi ihracatçılarımızın finansman maliyetlerini daha da aşağı çekecek." Türk Eximbank'ın ihracatçılara 2019 yılında 44,1 milyar dolar finansman desteği sağladığına, 2020'de bu desteğin artarak devam edeceğine dikkati çeken Pekcan, cazip faiz oranlarının ihracatçıların rekabet gücüne önemli katkı sağlayacağını ifade etti. Pekcan, söz konusu uygulamanın ihracatçılara hayırlı olmasını diledi. Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/bakan-pekcandan-ihracatcilara-turk-lirasi-kredilerinde-faiz-indirimi-mujdesi/1708987
Devamını Oku
Standard Post with Image

Küresel ticaret 2020’de yüzde 2,3 büyüyecek

UNCTAD Dünya Ekonomik Durumu ve 2020 Beklentileri Raporu'na göre, küresel ticaret büyümesinin 2020’de yüzde 2,3 seviyesine çıkması bekleniyor. Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD) tarafından hazırlanan Dünya Ekonomik Durumu ve 2020 Beklentileri Raporu'na göre, küresel ticaret büyümesinin 2020’de kısıtlı toparlanmayla yüzde 2,3, 2021’de ise yüzde 3,2 seviyesine çıkması bekleniyor. Rapordan derlenen bilgilere göre, uzun süren ticaret gerilimleri ve yavaşlayan ekonomik faaliyetler küresel ticarette düşüşe neden oldu. Raporda geçen yıl boyunca, küresel ticaret gerilimlerinin daha yaygın hale geldiği, Çin ve ABD'nin ötesine geçerek daha fazla ülke ve ürün grubunu kapsayacak şekilde genişlediği de belirtildi. Küresel ticaret gerilimlerinin kaynakları arasında, Brexit ile ilgili ticaret belirsizliği, çeşitli ülkelerin Hint tarifelerine karşı şikayetleri, Avrupa Birliği ve ABD arasındaki karşılıklı korumacılık iddiaları ve Kore Cumhuriyeti ile Japonya arasındaki ticaret anlaşmazlığı gösterildi. Ticaret gerginliklerinin arttıkça küresel tedarik zincirlerinde aksamaların olduğuna dair işaretlerin oluştuğuna dikkati çeken raporda, ticari anlaşmazlıkların geniş üretim ağlarına sahip elektronik ve otomobil sektörlerindeki döngüsel rüzgârları artırdığı kaydedildi. Gelecekteki ticaret eylemlerini çevreleyen yüksek belirsizliğin birçok ülkede yatırım büyümesini azaltarak iş güveninin bozulmasına neden olduğuna vurgu yapılan raporda, yaşanan bu gelişmelerin, sermaye ve ara mallara olan küresel talebi baskılayarak uluslararası ticaret faaliyetlerindeki düşüşe sebep olduğu bildirildi. 2020 için öngörülen toparlanma yüksek risklere maruz kalacak Rapora göre, küresel ticaret büyümesinin ılımlı bir şekilde 2020'de yüzde 2,3'e ve 2021'de yüzde 3,2'ye yükselerek toparlanması bekleniyor. Bu tahminlere göre, ticaret belirsizliğinin devam edeceği ancak daha fazla yükselmeyeceğini varsayılıyor. Raporda, ABD ve Çin arasındaki gerilimlerin hafiflemesinin, küresel ticaret büyümesinin taban çizgisinden daha yüksek olmasına yol açtığı ve Brexit etkilerinin henüz tam olarak fiyatlandırılmadığı açıklandı. Değerlendirmede, 2020 için öngörülen mütevazi toparlanmanın yüksek risklere maruz kalacağı, Kore Cumhuriyeti ve Japonya arasındaki ticaret anlaşmazlığının, yarı iletkenlerin yüksek küreselleşmiş değer zincirini bozabileceği, gelişmiş ve gelişmekte olan bölgelerde, tarifeli ticaret büyümesinin 2018'den bu yana önemli ölçüde zayıflamadığı ama önceki altı yıl için ortalama büyüme oranlarının oldukça altına düştüğü hatırlatıldı. Geçen yıl küresel tarifeli ticaret büyümesindeki keskin düşüşün, Çin ve diğer gelişmekte olan Asya ekonomilerinden gelen ithalat talebindeki daralmadan kaynaklandığı ve bu durumun, ticaret gerilimlerinin bölgenin geniş sınır ötesi üretim ağları üzerindeki etkisini ve aynı zamanda Çin'deki iç talebin yavaşlamasını yansıttığı aktarıldı.   Toplam ithalat büyümesi önemli ölçüde yavaşladı  Rapora göre, Amerika Birleşik Devletleri'nde, tarife artışı yıl boyunca Çin'den yapılan ithalatta çift haneli düşüşe katkıda bulunduğundan, toplam ithalat büyümesi önemli ölçüde yavaşladı. Sermaye harcamalarının yavaşlaması ve otomotiv endüstrisindeki aksamaların Avro Bölgesi'ndeki ithalat talebini azaltıldığı öne sürülen raporda, gelişmekte olan bölgeler arasında, ticaret gerilimlerinin ithalat büyümesi üzerindeki etkisinin ülkeye veya bölgeye özgü faktörler tarafından daha da kötüleştiğine değinildi. Afrika, Batı Asya ve Latin Amerika'daki çeşitli ekonomiler dahil olmak üzere büyük emtia ihracatçıları için, emtia fiyatlarındaki yavaşlamanın iç yatırım faaliyetlerini etkilemeye devam ettiği için ithalat büyümesinin zayıf kaldığına da dikkat çekildi. Latin Amerika'da, Arjantin'deki derinleşen ekonomik krizin, sermaye harcamalarında keskin bir daralma ile ithalat talebinin çökmesine neden olduğu belirtilen raporda, Hindistan ve Güney Asya'daki diğer büyük ekonomilerde görülen ekonomik yavaşlamanın tarifeli ithalat talebini bastırdığının altı çizildi. Petrol piyasaları 2020'de dalgalı seyrini sürdürecek  Rapora göre, emtia fiyatları, küresel büyümenin yavaşlaması ve yüksek ticaret gerilimlerinin talep üzerine tartılması nedeniyle geçen yıl hafifledi. Ham petrol dahil olmak üzere birkaç emtia piyasasında arz kesintileri yıl boyunca vadeli işlem sözleşmelerinin spekülatif alımlarını tetikledi. Raporda, “Küresel talebin zayıflamasıyla ilgili artan endişeler fiyatları düşürmeye devam ettiği için, sonuçta ortaya çıkan fiyat artışları çoğunlukla kısa sürdü. Hafif talep görünümünün tedarik kısıtlamalarını bastırdığından dolayı çoğu emtia fiyatlarının zayıf kalması bekleniyor” ifadelerine yer verildi. Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve Rusya Federasyonu liderliğindeki ham petrol üretim kesintilerinin uzatılması, küresel talebin zayıflaması ve ABD'den hızla artan arz bağlamında aşırı arzın önüne geçtiği belirtiliyor. Değerlendirmede şunlara yer verildi: "Petrol piyasaları 2020 yılında dalgalı seyrini sürdürecek. Brent ham petrol varil başına ortalama 59,50 dolar olacak. Bakır, kurşun, çinko ve alüminyum dahil olmak üzere bu kategorideki diğer emtiaların ara fiyat döngülerinin düşük endüstri talebi nedeniyle aşağı yönlü seyredecek.Kıymetli olmayan metallere olan talep büyük ölçüde Çin'in büyüme beklentilerine bağlı olduğundan, bu emtia fiyatları 2020'de azalacak. Buna karşılık, kıymetli metaller için alt endeks, riskten kaçınan yatırımcılar bu emtialardan kaçarken, altın, platin, paladyum ve gümüşün artan fiyatlarını yansıtan sürekli bir yükseliş eğilimi göstermektedir.” Avustralya'daki meteorolojik gelişmelerin hasada etkisi Geçen yıl mayıs ayında Amerika Birleşik Devletleri'nin Orta Batı bölgesinde şiddetli yağışların, tahıllarda uluslararası fiyat artışına neden olduğuna işaret eden raporda, ortalama gıda fiyatlarının 2020 yılında sabit kalacağı tahmininde bulunuldu. Avustralya'da son zamanlarda meydana gelen şiddetli meteorolojik olayların, çeşitli alanlarda zayıf tahıl hasatlarına neden olması bekleniyor. Tahıl stokları rahat seviyelerde kaldığından, bu tür olayların uluslararası hububat fiyatları üzerinde sınırlı etkiye sahip olması ve gıda fiyatlarının özellikle gelişmekte olan ülkelerde bölgeye özgü fiyat artışlarına eğilimli olmaya devam edeceği de öngörülüyor. Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/kuresel-ticaret-2020-de-yuzde-2-3-buyuyecek-/1709975
Devamını Oku
Standard Post with Image

Bakan Pekcan: Türkiye’de yatırım yapmayı düşünen dünya çapındaki firmalardan randevu talepleri oldu

Ticaret Bakanı Pekcan, "Türkiye’de yatırım yapmayı düşünen dünya çapındaki bazı firmalardan randevu talepleri oldu. General Electric'in zaten yatırımları var, onlardan talep geldi. P&G ve Alibaba'nın da görüşme talepleri var." dedi. İsviçre'nin Davos kasabasında düzenlenen 50'nci Dünya Ekonomik Forumu'nda temaslarını sürdüren Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, televizyon kanallarının, forum kapsamındaki görüşmeleriyle ticaret konusundaki sorularını yanıtladı.  Pekcan, ticaret savaşlarının jeopolitik gerginliklerin arttığı bu dönemde dünya ekonomisinin geleceğinin tartışılması açısından söz konusu toplantıların çok anlamlı olduğunu belirterek, kendilerinin de bu platformları ikili görüşmeler için bir avantaj olarak gördüklerini söyledi. Davos'ta Güney Kore Ticaret Bakanı, Malezya Ticaret ve Sanayi Bakanı, Endonezya Ticaret Bakanı, Meksika Ekonomi Bakanı, Pakistan uluslararası anlaşmalardan sorumlu Başbakan Başdanışmanı ile görüşeceğini ifade eden Pekcan, yarın da Hollanda, İsviçre, Güney Afrikalı bakanlarla görüşmelerinin olacağını bildirdi. Pekcan, ikili ticaret için bu görüşmelerin son derece önemli olduğunu dile getirerek, "Ayrıca, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) Bakanlar Toplantılarına, panellere katılacağız. Kalkınma İçin Yatırımların Kolaylaştırılması Paneli'ne, bakanların e-ticaret konusunda bir bildiri yayınlaması doğrultusunda düzenlenecek panele katılacağız." diye konuştu. Aynı zamanda Türkiye'de yatırım yapmayı düşünen dünya çapındaki bazı firmalardan randevu talepleri olduğuna dikkati çeken Pekcan, "General Electric'in zaten yatırımları var, onlardan talep geldi. P&G ve Alibaba'nın da görüşme talepleri var." ifadelerini kullandı. Pekcan, Türkiye'nin tam bir fırsatlar ülkesi olduğunu belirterek, şöyle konuştu: "Türkiye, ticaret savaşlarının olduğu bu dönemi çok iyi değerlendirdi. İş dünyamızın ne kadar dinamik olduğunu da biz burada görmüş olduk. Türkiye'de mevcut uluslararası yatırımcılarımız var. Bunlar Türkiye'deki potansiyeli çok daha iyi görüp değerlendirebildikleri için yeni yeni yatırımlara giriyorlar ve kapasite artışına gidiyorlar. Esasında bunlar uluslararası platformlarda ve kendi ülkelerinde bir nevi Türkiye'nin elçisi de oluyorlar." "Ticarette korumacılık önlemine tabi hacim 10 kat arttı" Ticaret savaşlarının son dönemde artış gösterdiğini ifade eden Pekcan, bunlar nedeniyle küresel ticari yatırımların azaldığını, belirsizliklerin arttığını, bundan bütün dünya ekonomisinin etkilendiğini dile getirdi. Pekcan, korumacılık önlemlerine tabi ticaret hacminin 2017'de 79 milyar dolar olduğu bilgisini vererek, şöyle devam etti: "Korumacılık önlemlerine tabi ticaret hacmi Ekim 2019 itibarıyla 747 milyar dolara yükselmiş, 10 katına yakın bir artış var. Türkiye açısından değerlendirildiğinde, 2017'deki ticaret politikaları önlemlerine tabi ihracatı 853 milyon dolar. 2018'de bu rakam 7,2 milyar dolara, 2019'da 10,8 milyar dolara çıktı ancak dünya böyle bir trendde iken Türkiye olarak çok başarılı bir sene geçirdik. Geçen yıl yüzde 2,04 artışla 180,5 milyar dolar ihracat gerçekleştirdik. DTÖ'nün Eylül 2019 sonu itibarıyla açıkladığı verilere göre, dünyada en büyük ihracatçı 50 ülkenin ihracatının ortalama yüzde 2,7 azaldığını görüyoruz. Türkiye'de ise aynı dönemde ihracatta yüzde 2,6 artış var. Biz dünya sıralamasında artış oranı bakımından 7'nci, değer bakımından da 5'inci sıradayız. Bu konjonktürü pozitife çevirmek için fırsatlarımız olduğuna inanıyoruz ve iş dünyamızla beraber bunları değerlendirmeye çalışıyoruz." "Ocağın 20 gününde ihracatta yüzde 3 artış" Bakan Pekcan, ihracat için yeni pazarlar, yeni ihracatçılar ve yeni ürünleri hedef aldıklarını, aynı zamanda da ülkenin mevcut pazarlardaki konumunu daha da güçlendirme konusunda kararlı olduklarını belirterek, "2019 ihracatının yaklaşık yüzde 49'u Avrupa Birliği'ne (AB) gerçekleştirildi. AB'ye ihracatımız binde 8 azalmasına rağmen, değer bazında 14,6 milyar dolar ticaret fazlası verdik. Bir önceki sene bu 3,9 milyar dolardı. Yani AB'ye ticaret fazlamızı 3,7 kat artırdık. Bunun dışında en çok ticaret artışı yüzde 10,8 ile Kuzey Afrika'ya, yüzde 12,4 ile diğer Afrika ülkelerine, yüzde 7,5 ile Orta Amerika ve Karayipler'e yönelik gerçekleşti. Bu yıl da ihracata iyi bir performansla devam edeceğiz. Ocak ayının ilk 20 gününde ihracatta yüzde 3 artış var, sonuna doğru neler olacağını hep beraber göreceğiz." ifadelerini kullandı. Pekcan, AB ile Gümrük Birliği Anlaşması'nın revize edilmesine yönelik yürütülen görüşmelere ilişkin bir soru üzerine de şunları kaydetti: "Aslında AB ile bizim Gümrük Birliği Anlaşmamızın güncellenmesi biraz gecikti. Sadece Türkiye için değil, AB için de gecikti. Artık AB'nin de Türkiye'nin de üçüncü ülkelerle çok daha geniş kapsamlı ticaret anlaşmaları mevcut. 2016'dan beri Avrupa Komisyonu, Avrupa Konseyinden yetkilendirme bekliyor. Neden bekliyor? Bazı siyasi çekişmeler nedeniyle kimi ülkeler bu güncellemenin başlanmasını önlüyor ama ben artık AB'nin de buna farklı gözle bakacağını, siyasi sorunların başka mecralarda çözülmesi gerektiğini ama ekonomik ve ticaretin önündeki engellerin bir an önce kaldırılmasının hem AB ülkeleri için hem Türkiye için artık bir zorunluluk olduğunu görüyorum. Aralık ayında AB Komisyonu ticaretten sorumlu Komiseri Phil Hogan ile bir araya geldik, çok verimli, çok pozitif bir toplantı gerçekleştirdik. Kendilerinin de bizimle aynı görüşleri paylaşıyor olmasından son derece memnun kaldık. Artık siyasi çekişmeleri başka bir mecrada değerlendirmeli, ekonomik gelişmelere kaldığı yerden devam etmeliyiz. 2020'de de bu konuda adım atacağımıza inanıyorum." "ABD ile ek vergileri tek taraflı kaldırmamızı kimse beklemesin" ABD'nin Mart 2018'de demir-çelik ve alüminyuma yüzde 25 ve yüzde 10 ek vergi getirdiğini, daha sonra da bunu iki katına çıkardığını anımsatan Pekcan, mütekabiliyet gereği kendilerinin de ABD'ye bazı ürünlere DTÖ kurallarına uygun ek vergi getirdiklerini hatırlattı. Pekcan, ek vergi getirirken de sanayicilerin çok fazla etkilenmemesi için özel dikkat gösterdiklerini ifade ederek, "Tütüne, viskiye, çeltiğe, otomotive ek vergi getirirken, bunun yanında ceviz, badem, kaju fıstığına da getirdik. ABD, getirdiği ek vergileri kaldırdığı anda biz de kaldırmaya hazırız ama tek taraflı kaldırmamızı kimse beklemesin." diye konuştu. Türkiye ile ABD arasında çok inişli-çıkışlı bir 2019 yılı yaşandığını ancak bundan ticaret hacminin etkilenmediğini vurgulayan Pekcan, "Biz, mevcudun korunmasından ziyade ne kadar artırabiliriz, onun çalışmasını yapıyoruz. Bizim 100 milyar dolar hedefimizle ilgili sektörel bazda yaptığımız çalışmalar, yol haritaları, ölçek ekonomisi sektörün bakış açısını değiştirdi. Şu anda benim Bakan Yardımcılarımdan Tuna Turagay ABD'de iş dünyasıyla beraber ve 'Fırsatları nasıl değerlendirebiliriz' konusu üzerine çalışıyoruz." dedi. ABD Başkanı Trump'ın "Çin ile ikinci aşama görüşmelerini yapacaklarını ve tarifelerin bunun ardından kaldırılabileceği"ne yönelik sözlerine ilişkin görüşlerinin sorulması üzerine de Pekcan, şu değerlendirmede bulundu: "Dünya ticareti açısından baktığımızda bu esasında olumlu bir gelişme. Zaten ticaret savaşlarında ABD'nin Çin'e uyguladığı tarifelerin toplamı 370 milyar dolar. Çin'in ABD'ye uyguladığı vergilerin toplam ticaret hacmi 110 milyar dolar. Sadece Çin ile ABD'nin birbirine uyguladıkları 480 milyar dolar civarında. Dolayısıyla bu, dünya için de yeni bir motivasyon, küresel ekonomi için pozitif katkıları olacaktır ama biz Türkiye olarak her halükarda dezavantajı nerede avantaja çevirebiliriz, buna çalışacağız." "Yeni Rekabet Kanunu'nda taslak çalışma hazır" Bakan Pekcan, iç ticarete ilişkin sorular üzerine de yeni bir düzenleme müjdesi verdi. Pekcan, "Rekabet Kanunu ile ilgili çalışmamızı bitirdik. Uluslararası yatırımcıların Türkiye'ye çekilmesi açısından da çok önemli bir taslak çalışmasını tamamlamış bulunuyoruz." diye konuştu. Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/bakan-pekcan-turkiye-de-yatirim-yapmayi-dusunen-dunya-capindaki-firmalardan-randevu-talepleri-oldu/1710222
Devamını Oku
Standard Post with Image

'Orta vadeli enflasyon beklentilerindeki düşüş eğilimi sürüyor'

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) Toplantı Özeti'nde, orta vadeli enflasyon beklentilerindeki düşüş eğiliminin genele yayılarak sürdüğü belirtilerek, "Beklenti dağılımının anket katılımcıları arasında artan bir uzlaşı içermesi orta vadeli enflasyon görünümüne ilişkin belirsizliklerin önemli ölçüde azaldığına işaret etmiştir." ifadeleri kullanıldı. Para Politikası Kurulu'nun 16 Ocak'taki toplantısına ilişkin özet yayımlandı. Özette, Aralık 2019'da yıllık enflasyonun 1,28 puan yükselerek yılı yüzde 11,84 ile Ekim Enflasyon Raporu'nda sunulan tahminin bir miktar altında tamamladığı hatırlatıldı. Söz konusu dönemde yıllık enflasyonun, alt gruplar genelinde yükselirken, hizmet grubundaki artışın daha sınırlı olduğu belirtilen özette, çekirdek enflasyon göstergelerinin yıllık enflasyonunun bir miktar yükselse de, B ve C göstergelerinin eğilimindeki ılımlı seyrin korunduğu bildirildi. Özette, gıda ve alkolsüz içecekler yıllık enflasyonunun 2 puanlık artışla seneyi yüzde 10,89 olarak tamamladığı ifade edildi. Bu yükselişte, işlenmiş gıda grubunun daha belirleyici olduğu belirtilen özette, şunlar kaydedildi: "Çiğ süt alım fiyatlarındaki artışları takiben süt ürünlerindeki fiyat gelişmeleri öne çıkarken, ekmek-tahıl fiyatlarında son aylardaki artış eğiliminin devam ettiği gözlenmiştir. İşlenmemiş gıda enflasyonundaki yükseliş temelde diğer işlenmemiş gıda grubu kaynaklı olurken, taze sebze ve meyve grubu enflasyonu sınırlı bir artışla yılı düşük bir seviyede tamamlamıştır. Öncü göstergeler sebze fiyatlarında görülen belirgin artışlara rağmen, işlenmemiş gıda enflasyonunun ocak ayında baz etkisiyle yavaşlayabileceği yönünde sinyal vermektedir." "Enflasyon beklentilerindeki iyileşme sürmektedir" Özette, enerji grubunun yıllık enflasyonunun baz etkisiyle 3,64 puan yükselerek yüzde 10,98'e ulaşmasında, petrol fiyatlarındaki yükseliş ve yakın dönem döviz kuru gelişmelerine bağlı olarak tüp gaz ve akaryakıt fiyatlarında gerçekleşen artışların belirleyici olduğu belirtildi. Akaryakıt ürünlerinde eşel mobil uygulaması ve şebeke suyu fiyatlarında gözlenen gerilemenin grup enflasyonunda daha olumsuz bir görünümü sınırladığı bildirilen özette, "Enerji grubu yıllık enflasyonunun baz etkilerine bağlı olarak ocak ayında da belirgin bir şekilde artacağı not edilmelidir." ifadelerine yer verildi. Özette, hizmet fiyatlarının geçen ay yüzde 0,37 arttığı, grup yıllık enflasyonunun 0,14 puan yükselerek yüzde 12,30 olduğu hatırlatıldı. Bu dönemde yıllık enflasyonun haberleşme ve diğer hizmetler gruplarında bir miktar yükselirken, ulaştırma hizmetlerinde gerilediği, lokanta-otel ve kira gruplarında ise yataya yakın seyrettiği kaydedildi. Hizmet fiyatları ana eğiliminin ise sınırlı bir oranda gerilediği vurgulanan özette, şu değerlendirmelere yer verildi: "Önümüzdeki dönemde hizmet fiyatlarının seyrinde asgari ücret gelişmelerine istinaden reel birim iş gücü maliyetlerinin, turizm talebinin ve geçmiş enflasyona endeksleme davranışının etkili olacağı öngörülmektedir. Enflasyon beklentilerindeki iyileşme sürmektedir. Orta vadeli enflasyon beklentilerindeki düşüş eğilimi genele yayılarak sürerken, beklenti dağılımının anket katılımcıları arasında artan bir uzlaşı içermesi orta vadeli enflasyon görünümüne ilişkin belirsizliklerin önemli ölçüde azaldığına işaret etmiştir." "Sanayi üretimindeki artış eğilimi sürecek" PPK özetinde, son döneme ilişkin verilerin iktisadi faaliyetteki toparlanma eğiliminin devam ettiği belirtildi. Tarihsel oynaklığı yüksek olan sektörlerdeki arızi hareketlerden arındırıldığında sanayi üretimi ana eğiliminin daha kuvvetli olduğu vurgulanan özette, "Anket göstergeleri ve dış ticaret verileri sanayi üretimindeki artış eğiliminin aralık ayında da süreceğine işaret etmektedir." ifade edildi. 2019'un son çeyreğinde, risk primi ve döviz kuru oynaklığındaki düşüş ile finansal koşullardaki iyileşmenin yurt içi talebi belirgin ölçüde desteklediği belirtilen özette, şunlar kaydedildi: "İktisadi faaliyetin sektörel yayılımındaki iyileşme devam etmektedir. TCMB İktisadi Yönelim Anketi, PMI ve sektörel güven endeksleri gibi anket göstergeleri ışığında imalat sanayi ve hizmet faaliyetlerindeki artışın sürdüğü görülmektedir. Yatırımlar zayıf seyrini sürdürmekle birlikte, yatırım ve istihdam eğiliminde küçük ve orta ölçekli firmaları da kapsayan toparlanma devam etmektedir. Kurul, yatırım ve istihdam görünümündeki iyileşmenin devamı açısından büyüme ve talep istikrarının önemine vurgu yapmıştır. Rekabet gücündeki gelişmelerin olumlu etkisi sürerken küresel büyüme görünümündeki zayıflama dış talebi kısmen yavaşlatmaktadır. Bu dönemde Avrupa Birliği ülkelerinin yanı sıra Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesinde de yavaşlama sinyalleri bir miktar artmıştır. Buna karşın, pazar çeşitlendirme esnekliği ve turizmdeki güçlü seyir mal ve hizmet ihracatındaki artışı desteklemekte; ancak yurt içi talepteki toparlanmaya bağlı olarak ithalatta artış gözlenmektedir. Bu çerçevede, yılın son çeyreğinde net ihracatın büyümeye katkısının gerilemesi; son dönemde belirgin bir iyileşme kaydeden cari işlemler dengesinin alınan tedbirlerin de katkısıyla önümüzdeki dönemde ılımlı bir seyir izlemesi beklenmektedir." Özette, öncü göstergelerin, işsizlik oranlarındaki kısmi iyileşmenin sürdüğü sinyalini vermekle birlikte iş gücü piyasasındaki zayıf seyrin devam ettiği belirtilerek, "Önümüzdeki dönemde net ihracatın büyümeye katkısı gerilerken, dezenflasyon süreci ve finansal koşullardaki iyileşmeyle birlikte ekonomideki toparlanmanın devam edeceği öngörülmektedir." ifadelerine yer verildi. Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/orta-vadeli-enflasyon-beklentilerindeki-dusus-egilimi-suruyor/1711369
Devamını Oku
Standard Post with Image

İhracatçılar 'Turkey' yerine 'Türkiye'yi kullanacak

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle, yerli otomobil tanıtımında Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın özellikle dikkati çektiği Made in Turkey yerine Türkiye kullanılması ile ilgili süreci ihracatçı ailesi olarak destelediklerini söyledi. Gülle, "Türkiye'nin dışarıya açılan ihracat elçileri olarak sattığımız her üründe uluslararası arenalarda kullandığımız 'Turkey' yerine bundan sonra 'Türkiye' kullanacağız." açıklamasında bulundu. "Dünya bizi artık Türkiye olarak biliyor" Türkiye'nin ismini pek çok etkinlikte dünyaya tanıttıklarının altını çizen Gülle, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu amaçla Türkiye'yi marka yapmak, Türkiye'yi yüceltmek hepimizin ortak mücadelesi ise bunu marka ve logo ile yapmamız gerekiyor. Bütün bu logoları bundan sonra Türkiye olarak yapacağız ve ihracatçılarımızdan da bundan sonraki süreçte bütün etiketlerinde Türkiye'de üretildiğini gösteren bütün ibarelerde Turkey yerine Türkiye kullanmalarını istiyoruz. Dünya bizi artık Türkiye olarak biliyor ve tanıyor. Bizim bunun üzerinden yürümemiz gerekiyor. Artık spor, kültür, sanayi ve ticaretteki her türlü başarımızı bu isim adı altında taçlandıracağız. Bugüne kadar bununla ilgili kullanım esaslarını içeren genelge vardı. Bu çerçevede onun değiştirilmesi gerek yurt içinde gerek yurt dışındaki bütün etkinlikliklerde, bu logo üzerinden olacak, bununla ilgili bir sürecede ihtiyacımız olacak onu da yıl sonuna kadar tamamlayacağız. Türkiye'nin şu anda kullanılan logo yerine bugünkü gelmiş olduğu gücünü gösteren bir logo ve algı ile bu çalışmaları tamamlayacağız. Cumhurbaşkanımızın göstermiş olduğu hepimizin zaten istediği konuda bazılarının çift logo olarak kullandığı şeyde artık bundan sonra tek bir logomuz tek bir sloganımız olacak. Türkiye'nin değerini çok güzel başarılar ile taçlandırıyoruz. Artık ismiyle de taçlandırmak bizim yol haritamız ve hedefimiz olacak. Türkiye tanıtım grubu olarakta hem Türkiye'yi hem de Türkiye'nin 27 sektörünü tanıtıyoruz."  Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/ihracatcilar-turkey-yerine-turkiyeyi-kullanacak/1711310
Devamını Oku
Standard Post with Image

Bakan Albayrak: Merkez Bankası FED kadar bağımsız

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, İsviçre'nin Davos kentinde 50'nci Dünya Ekonomik Forumu kapsamında düzenlenen "Küresel büyüme gündemini şekillendirme" başlıklı oturumda, Türkiye'nin bilançosunun çok kuvvetli ve rekabetçi olduğunu söyledi. Avrupa Birliği'nde kamu borcunun milli gelire oranının yaklaşık yüzde 90 seviyesinde olduğunu, bu oranın Türkiye'de ise yüzde 32'lerde seyrettiğini anımsatan Bakan Albayrak, Türkiye'nin AB'nin Maastricht Kriterleri'nde belirlenen değerleri yerine getirdiğini anlattı. Türkiye'de özel sektörün özellikle son 25 yılda ihracat kapasitesini çok rekabetçi hale getirdiğini vurgulayan Albayrak, Türkiye’de bankacılık sektörünün de oldukça iyi durumda olduğunun altını çizdi. Albayrak, Türkiye'nin güçlü bir bilançoya, büyüme kapasitesine, rekabetçi özel sektöre, yüksek ihracat kapasitesine ve genç nüfusa sahip olduğunu sözlerine ekledi. Türkiye'de son yıllarda Gezi Parkı, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi gibi olaylar yaşadığını anımsatan Albayrak, Türkiye'nin Suriye, Irak ve İran'a komşu olduğunu, DAEŞ, YPG, PKK, PYD gibi terör örgütleriyle ciddi biçimde mücadele ettiğini vurguladı. Türkiye reformlara devam edecek Albayrak, Türkiye'nin geçmiş tecrübelerinden çok şey öğrendiğini ve 2018 yılında yeni Cumhurbaşkanlığı Sistemi'ne geçtiğine dikkati çekti. Türkiye’de özellikle son bir yılda kur istikrarı sağlandığını ve ihracat performansının iyileştiğini kaydeden Albayrak, ekonominin cari fazla verdiğini anlattı. Özel sektörün daha rekabetçi olması için uygun koşullar sağlamaya çalıştıklarını belirten Albayrak, "Hükümet, son 16 yılda altyapı, ulaşım, telekomünikasyon ve enerji alanına dev yatırımlar yaptı." dedi. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın ABD Merkez Bankası FED kadar bağımsız olduğunu vurgulayan Bakan Albayrak, "Merkez Bankası'nın tek sorumluluğu fiyat istikrarını sağlamak değildir. Merkez Bankası aynı zamanda finansal istikrarı da sağlamalıdır. Çünkü gelişmekte olan ekonomilerin büyümeye, istihdamı ve yatırımları artırmaya ihtiyacı vardır." yorumunu yaptı. Albayrak, Türkiye'nin ekonomik reformlara devam edeceğini de sözlerine ekledi. Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/bakan-albayrak-merkez-bankasi-fed-kadar-bagimsiz/1711536  
Devamını Oku
Standard Post with Image

Bakan Varank'tan yerli teknolojiye tam destek

Dudullu Organize Sanayi Bölgesi'nin içerisinde yer alan Boğaziçi Üniversitesi'nin BÜDOTEK Teknopark'ında incelemelerde bulunan Bakan Varank, yazılım, lojistik, kimya teknolojileri gibi çeşitli alanlarda üretim yapan C/S Enformasyon, Netoloji, Ekol ve Anker Kimya firmalarını ziyaret etti. Bakan Varank'a, Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmed Özkan ve BÜDOTEK Teknopark Genel Müdürü Bülent Üner de eşlik etti. Şirket sahipleri ve çalışanlarıyla sohbet eden Varank, şirketlerin faaliyetleriyle ilgili bilgi aldı. Varank, BÜDOTEK Teknopark'ta otonom toplu taşıma aracı yazılımıyla ilgili çalışmalar yapan Adastec firmasının otonom hale getirdiği aracı da inceledi. Teknopark ziyaretinin ardından Varank, Dudullu Organize Sanayi Bölgesi'nde yer alan ve 60 yıldır elektrik motoru üretimi yapan GAMAK firmasının fabrikasını ziyaret ederek motor üretim safhalarıyla ilgili bilgi aldı. - "ELEKTRİK MOTORUNDA YERLİLİK ORANI YÜZDE 70-90 ARASINDA" Bakan Varank, GAMAK ziyaretinde yaptığı konuşmada, GAMAK Motor'un Türkiye'de elektrik motoru üreten, köklü bir geçmişi olan üretim tesislerinden bir tanesi olduğuna dikkati çekerek, "Buradaki elektrik motorlarının yerlilik oranları yüzde 70-90 arasında değişiyor ve bu tesiste son teknoloji yüksek verimli elektrik motorları üretilebiliyor. Elektrik motorları, sanayinin tamamında kullanılan temel bileşenlerden bir tanesi. Makine teçhizatlarının içinde, diğer sanayi ürünlerinin tamamının içinde elektrik motorları var." dedi. GAMAK'ın geliştirdiği kabiliyetlerle hem yurt içindeki motor ihtiyacının önemli bir kısmını karşıladığını hem de yurt dışına ihracat yaptığını belirten Varank, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu edindikleri tecrübe vesilesiyle burada yeni bir üretim de yapmaya başladılar. Rüzgar gülü dediğimiz rüzgar santrallerinin jeneratörlerini de bu tesiste üretiyorlar. Global ve tescilli markalara jeneratör üretimi yapıyorlar. 4 megavatlık jeneratörleri yerli ve milli olarak üretebiliyorlar. Kendi dizaynları olan 5 megavatlık jeneratörleri de üretmek için ise kolları sıvadılar. Bu ziyaretimden ziyadesiyle memnun kaldım. Özellikle elektrik motorlarıyla ilgili dünyada önemli bir ihtiyaç var. Teknoloji ve sektörler dönüşüyor. Böyle bir tesisin bizim ülkemizde yerli ve milli olarak üretim yapması beni gerçekten mutlu etti. Bu kabiliyetimizi hem ben görmüş oldum hem de bundan sonra Türkiye'de sanayi, yerlileşme ve Milli Teknoloji Hamlesi ile ilgili buradaki elektrik motoru kabiliyetlerimizden faydalanacağız." GAMAK Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mustafa Altındağ da 1960 yılında kurulduklarını ve o günden bu yana her yıl yeni ve daha büyük kapasiteli motorlar ürettiklerini dile getirerek, "Jeneratör tarafına da geçtik. Bundan sonra daha çok yatırım yapmayı planlıyoruz. 2020-2021 yatırım planlarımız devam ediyor. İnşallah daha yüksek kapasiteli ve verimli motorlar yapmaya devam edeceğiz." diye konuştu. Kaynak: https://www.superhaber.tv/bakan-varanktan-yerli-teknolojiye-tam-destek-haber-253053
Devamını Oku