Arama HABERLERi

Standard Post with Image

Küresel piyasalar ECB faiz kararına odaklandı

Küresel piyasalar, bugün Avrupa Merkez Bankası (ECB) faiz kararına odaklandı. Analistler Draghi’den faiz indirimi ve daha fazla parasal genişleme bekliyor.   Küresel piyasalar, bugün TSİ 14.45’te açıklanması beklenen Avrupa Merkez Bankası faiz kararına odaklandı. Dün ABD’de açıklanan stok verilerinden sonra petrol fiyatlarının yükselişe geçmesi, enerji hisselerine alış getirirken New York borsası günü yükselişle tamamladı. Dün Dow Jones endeksi yüzde 0,21, S&P 500 endeksi yüzde 0,51 ve Nasdaq endeksi yüzde 0,55 değer kazandı. Bugün ABD’de işsizlik başvuruları açıklanacak. Avrupa tarafında ise bugün piyasalar ECB’nin faiz kararına odaklandı. Analistler, ECB toplantısında alınacak yeni önlemlere yönelik beklentilerin arttığını belirtiyor. Dün Almanya’da DAX 30 endeksi yüzde 0,31, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,34 ve Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,49 yükseldi. Draghi’den faiz ve parasal gevşeme hamlesi gelebilir Analistlerin büyük çoğunluğu ECB Başkanı Draghi’den hamle yada hamleler geleceğini düşünüyor. Draghi’nin önündeki en büyük sorun ise yüzde 2 enflayon hedefini tutturamamak. Zira 19 üyeli Euro Bölgesi’nde yıllık enflasyon eksi 0,2’de. Ekonomistler, ECB’nin halihazırda yüzde eksi 0,3 olan mevduat faizini 10 puan aşağı çekerek yüzde eksi 0,4’e hatta eksi 0,5’e indirebileceğini belirtiyor. Parasal genişleme kapsamında ECB aylık 60 milyar euroluk tahvil alımını gerçekleştiriyor. Oxford Economics Analisti Ben May, Draghi’nin aylık tahvil alım miktarını 80 milyar euroya kadar çıkarabileceğini öngördü. Weidman parasal genişlemeye karşı Öte yandan Almanya Merkez Bankası Bundesbank’ın Başkanı Ve ECB Yönetim Kurulu Üyesi Jens Weidmann, ECB’nin daha fazla parasal genişleme planına karşı ve bu konuda bankayı birkaç kez uyardı. Asya tarafında, ECB toplantısı öncesinde Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,26 kazançla 16.852,35 puandan kapanırken, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,73 azalışla seyrediyor. Çin’de şubat ayında enflasyon geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,3 artarak 2014 Temmuz’dan bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Kaynak: www.dunya.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

‘Vizesiz Avrupa’ ekonominin önünü açacak

Türkiye-AB Zirvesi’nde gündeme gelen Türk vatandaşları için “Vizesiz Avrupa” konusu ekonomi çevrelerince pozitif karşılandı.   Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye uyguladığı vize uygulamasının haziran ayında kalkacağının açıklanması iş dünyası tarafından olumlu karşılandı. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Ömer Cihad Vardan, Brüksel’de yapılan Türkiye-AB Zirvesi’nde Türk tarafının öneriler paketinde yer alan “En geç haziran sonunda Türk vatandaşlarının Schengen bölgesine vizesiz seyahat edebilmeleri” talebini değerlendirdi. ‘Önemli bir engel kalkar’ Vardan, Türk vatandaşlarının Schengen vize başvurusu için milyonlarca euro para harcadığına dikkati çekerek, “Vizelerin kaldırılması AB ile ticaretimizdeki önemli bir engelin kalkması anlamına gelmektedir” dedi. Vize uygulamasının Avrupa’ya olan ticareti olumsuz etkilediğini savunan Vardan, şu ifadeleri kullandı: “Vatandaşlarımız 2014 yılında AB ülkelerine yaptığı 813 bin 339 kısa süreli Schengen vize başvurusuna, 50 milyon euroya yakın para harcamışlar. Bunların yanında bir de gizli maliyetler var. Banka komisyonları, aracı kurum hizmet bedelleri, seyahat sağlık sigortası bedelleri de eklendiği zaman fatura iyice kabarıyor. Özellikle Türk iş dünyası için maliyet tek olumsuzluk değil. Schengen vize uygulamaları, en büyük ticaret ortağımız AB ile aramızda önemli bir dengesizlik oluşturuyor. İş insanlarımız AB’ye üye ülkelere ürün satmaya, almaya, ürünlerini pazarlamaya, anlaşma imzalamaya veya yatırım yapmaya kısacası iş yapmaya giderken vize engeli ile karşılaşıyorlar. Bu engeli de sadece kendileri değil çalışanları ve personeli de yaşıyor. Bu durumda Türk özel sektörü rekabet avantajını maalesef en başta kaybediyor. Türk vatandaşlarına yönelik vize uygulamalarının kaldırılması, AB ile ticaretimizdeki önemli bir engelin kalkması anlamına gelmektedir.” ‘İkişkilere olumlu katkı sağlayacak’ Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi de mevcut vize uygulamasından en çok ihracatçıların etkilendiğine dikkati çekerek, “Vizesiz Avrupa” sürecinin hızlandırılmasını olumlu karşıladıklarını bildirdi. Büyükekşi, “Vize serbestisinde bu aşamaya gelinmesinde büyük emek ve destekleri olan Sayın cumhubaşınımız ve başbakanımız başta olmak üzere hükümetimize gösterdikleri yoğun çaba ve kararlı tutum için şükranlarımızı sunuyoruz. TİM olarak, vize uygulamasının kaldırılmasının, halkımızın AB’ye duyduğu güven kaybı nedeniyle üyelik sürecine giderek azalan desteğini yeniden artıracak ve Türkiye-AB ilişkilerinin olumlu yönde gelişmesine katkı sağlayacak önemli bir kilometre taşı olacağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı. Malların serbest dolaşımda olduğunu ancak kişilerin vizesiz Avrupa’ya gidemediğini hatırlatan Büyükekşi, “2015 yılında AB pazarından aldığımız payı yüzde 1,21’e çıkararak rekor kıran ihracatçılarımız, vize serbestisinin sağlayacağı avantajlarla hedeflerine çok daha sağlam ilerleyebileceklerdir” değerlendirmesinde bulundu. 300 milyar euro ekonomiye dönecek Vizesiz Avrupa Projesi ve Türkiye’yi Tanıtım Platformunun Kurucu Başkanı Mehmet Okumuş ise vizelerin kalkmasıyla Türk vatandaşlarına yaklaşık 35 yıldır uygulanan “haksız-hukuksuz” seyahat engeline son verilmiş olunacağını belirtti. Okumuş, “Bu hem Türkiye hem de AB ekonomilerine çok büyük katkı sağlayacak. Vize engelinden dolayı yaklaşık 300 milyar euroluk ekonomik kaybın AB ve Türkiye ekonomilerine dönüşümü sağlanacaktır. Türk ekonomisinin rekabet gücü artacaktır. İş adamlarımız daha kolay seyahat edebilecek, fuarlara katılabilecek, iş anlaşmalarını daha kolay yapabileceklerdir. Kararın Türk turizm sektörüne de çok önemli katkıları olacaktır” ifadelerini kullandı. Kaynak: www.dunya.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Dolar güçlü duruşunu sürdürüyor

Siyasi risklerin tekrar ön plana çıkması ve küresel satış baskısı ardından geçen hafta sert yükselişe geçen dolar/TL bu sabah 2.94’ün üzerinde güne başladı. Dün piyasaların kapanış saatlerinde 2.9350/2.9360 seviyesinde olan dolar/TL, bu sabah 2.9444/2.9450 seviyesinde bulunuyor. Dolar/TL geçen haftaya dolardaki küresel zayıf seyre paralel altı ayın en düşük seviyeleri olan 2.80’in altında başlamış ancak artan risklerle yönünü yukarı çevirerek 2.9765 seviyesini test etmişti. Dün aynı saatte 3.1380/3.1395 seviyesinde olan sepet bazında TL bu sabah 3.1470/3.1484, 3.3419/3.3435 seviyesinde olan euro/TL ise 3.3500/3.3517 seviyesinde işlem gördü. Bankacılar önümüzdeki dönemde siyasi gelişmelerin nasıl seyredeceği, ekonomi yönetimi ve politikalarının nasıl şekilleneceği netleşene kadar TL’de gelişmekte olan ülke para birimlerinin de üzerindeki satış baskısının sürebileceğini belirtiyor. TEB Stratejisti Erkin Işık, bu sabahki notunda global risk algısının Çin büyümesine yönelik endişeler, geçen hafta beklentilerin altında gelen ABD tarımdışı istihdam verisi ardından baskı altında kaldığını söyleyerek, “TL geçen hafta artan politik tansiyon nedeniyle 16 gelişmekte olan ülke para biriminin oluşturduğu sepet karşısında yüzde 3 zayıf seyrederken, dün benzer para birimlerine paralel bir seyir görüldü” dedi. Işık politik tansiyonun yanı sıra ekonomi politikalarında daha genişlemeci yönde değişim olasılılığının da piyasalar için bir endişe kaynağı olduğunu söyleyerek, “Bu çerçevede 24 Mayıs’taki PPK kararı, oluşacak yeni kabine önemli olacak. TL’nin performansı da bu konulara bağlı olacak” dedi. AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun yerini Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın işaret edeceği bir başka siyasiye bırakacak olmasının siyasi riskleri artırmasıyla geçen hafta kur ve faiz sert yükselmişti. Bu çerçevede AK Parti’nin 22 Mayıs’ta yapılacak olağanüstü kongresi en önemli gündem maddesi olarak öne çıkıyor. Öte yandan kongrenin hemen ardından 24 Mayıs’ta yapılacak PPK toplantısında faiz indirimlerinin devam edip etmeyeceği de önemli olacak. Kaynak: www.dunya.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Vladimir Putin G20'de bir araya geldi

Çin'de yapılan G20 zirvesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rus lider Putin Çin'de bir araya geldi. Yaklaşık 2 saat süren görüşme sırasında Putin'in Hakan Fidan'la ilgili yaptığı espri de güldürdü. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le görüşmesine ilişkin, "St. Petersburg'daki görüşmelerde ele aldığımız konuları burada tekrar değerlendirmek suretiyle çok çok önemli, geleceğe yönelik, gerek siyasi, gerek ekonomik, gerek bölgesel birçok konuları ele alma fırsatımız olacak." dedi. Erdoğan, G20 Liderler Zirvesi için bulunduğu Çin'in Hangcou kentinde, Rusya Devlet Başkanı Putin ile TSİ 18.10'da bir araya geldi. Shangri La Otel'de gerçekleşen görüşme öncesi Erdoğan ve Putin basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Rusya'dan charter seferlerinin dün başladığını anımsatan Erdoğan, "Bugün de St. Petersburg'daki görüşmelerde ele aldığımız konuları burada tekrar değerlendirmek suretiyle, çok çok önemli, geleceğe yönelik, gerek siyasi, gerek ekonomik, gerek bölgesel birçok konuları ele alma fırsatımız olacak." değerlendirmesinde bulundu. Enerji konularında yapılan görüşmeler olduğunu ve bunları değerlendirme fırsatı bulacaklarını belirten Erdoğan, "Bu anlamda da özellikle atacağımız adımlar inanıyorum ki süreci çok daha güçlü kılacaktır." diye konuştu. Putin'in heyetindeki isimleri tanıtmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan da heyetinde Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak ile MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın bulunduğu belirtti. VLADIMIR PUTİN'İN AÇIKLAMALARI Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Türkiyede iç siyasi hayatın normalleşmesini görmekten memnuniyet duyduklarını belirterek, "Türkiyenin zor dönemden geçtiğini görüyoruz. Terörle mücadele etmektedir ve önemli tehditlerle karşı karşıya kalmaktadır, bunu biliyoruz. Türkiyedeki durumun normalleşmesi konusunda önemli başarılar var ama normalleşme tamamen sağlandıktan sonra daha hızlı bir şekilde ileriye gidebileceğiz." dedi. G20 Liderler Zirvesi dolayısıyla Çinin Hangcou kentinde bir araya gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Putin, Shangri La Oteldeki görüşme başlamadan önce gazetecilere açıklamalarda bulundular. Putin, Cumhurbaşkanı Erdoğanla bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "St. Petersburga yaptığınız ziyarette vardığımız mutabakatların nasıl hayata geçirildiğini bugün ele alacak olmaktan mutluluk duyuyorum. Son telefon görüşmemizde mutabakatların istenilen hızla yerine getirilmediğini ifade ettiniz. Özellikle telefon görüşmemizde charter uçuşlarının istenilen hızla yerine getirilmediğinden bahsetmiştiniz. Ama artık, görüyoruz ki 28 Ağustosta hükümetimiz ilgili kararı imzaladı ve 3 Eylülde ilk charter uçuşu Türkiyeye gelmiştir." diye konuştu. Rus turistlerin çok sıcak karşılandığını dile getiren Putin, "İlişkilerimizin tam formatlı bir şekilde tekrar başlaması için daha çok çalışmamız gerekiyor. Ama bugün zaten bunu konuşacağız." diye konuştu. Görüşmenin kapsamlı bir heyet eşliğinde gerçekleştiğine dikkati çeken ve başta Gazprom şirketi olmak üzere enerji şirketlerinin ve enerji bakanının da aralarında olduğunu vurgulayan Putin, heyetteki iki dışişleri bakanının "nasıl güzel konuşabilecekleri konusunda bir yarışma yapacaklarını" söyledi. "EĞER İSTİHBARAT MÜDÜRÜNÜZ BURADAYSA..." Putin, Cumhurbaşkanı Erdoğanın, "Ben de aynı şekilde gerek ekonomiden sorumlu başbakan yardımcım, dışişleri bakanım, ekonomi bakanım, enerji ve tabii kaynaklar bakanım, milli istihbarat müsteşarımla geniş bir ekiple burdayız." sözlerine karşılık, "Eğer gerçekten heyetinizde istihbarat müdürünüz varsa bizim için konuşacak hiçbir şey kalmamıştır, size zaten her şeyi aktarmıştır." esprisini yaptı. Türkiyenin zor dönemden geçtiğini vurgulayan Putin, "Türkiyede iç siyasi hayatın normalleşmesini görmekten memnuniyet duyuyoruz. Türkiyenin zor dönemden geçtiğini görüyoruz. Terörle mücadele etmektedir ve önemli tehditlerle karşı karşıya kalmaktadır bunu biliyoruz. Zaten terörle mücadeleyle ilgili pozisyonlarımızı daha önce anlatmıştık birbirimize. Türkiyedeki durumun normalleşmesi konusunda önemli başarılar var ama normalleşme tamamen sağlandıktan sonra daha hızlı bir şekilde ileriye gidebileceğiz." ifadelerini kullandı.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

Nabi Avcı’dan turizmcilere charter müjdesi

Turizm Bakanı Nabi Avcı’dan turizm sektörüne charter müjdesi geldi. Bakanlar Kurulu kararı ile charter uçuşlarına verilen yakıt desteğinin yıl sonuna kadar uzatılmasının olumlu etkilerini Antalya’da görmeye başladıklarını belirten Avcı, “Önümüzdeki yıl da benzer teşviklerin devam etmesinde yarar görüyoruz” dedi. TBMM’de milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Avcı, Türkiye’ye charter uçuşlarıyla turist getiren seyahat acentelerine uçuş başı 6 bin dolarlık yakıt desteğinin ilk olarak 1 Nisan-31 Mayıs 2016 tarihleri arasında verildiğini vurguladı. Bakanlar Kurulu kararıyla Antalya Gazipaşa-Alanya, Antalya, Muğla Dalaman, Muğla Milas-Bodrum, İzmir Adnan Menderes ve Kütahya Zafer havalimanlarının iniş gerçekleştirilecek meydanlar olarak destekleme kapsamına alındığını hatırlatan Avcı, uçaklara verilen desteğin daha sonra önce 31 Ağustos’a, ardından da yıl sonuna kadar uzatıldığını kaydetti. Uçuş desteğinin etkilerini özellikle Antalya’da görmeye başladıklarını dile getiren Avcı, “Önümüzdeki yıl da benzer teşviklerin devam etmesinde yarar görüyoruz” dedi. Charter uçuşlara verilen destek ve Rusya’nın charter seferlere uyguladığı yasağın kaldırılmasıyla bu ülkeden Antalya’ya gelen turist sayısında hareketlilik yaşandı. Bu kapsamda 2- 30 Eylül arasında kente büyük bölümü charter olmak üzere 918 uçak indi, önümüzdeki 2 ayda da 607 yeni uçuş daha yapılması bekleniyor. Antalya’ya, 2 Eylül’den sonra charter ve tarifeli uçuşla 153 bin 400 Rus turist geldi. 607 yeni uçuşla 130 bin Rus turistin daha Antalya’ya gelmesi bekleniyor. Turizm sektörü temsilcileri, eklenecek yeni charter seferlerle birlikte Rusya’dan yıl sonuna kadar gelecek turist sayısının 300- 350 binlere ulaşabileceğini öngörüyor. ‘TEMMUZ 2018 TARİHİNE KADAR DEVAM ETMELİ’ Avcı’nın açıklamaları turizmcileri de heyecanlandırdı. Turizm Yatırımcıları Derneği (TYD) Başkanı Murat Ersoy, “Bize göre şimdi ilan edip teşviklerin Temmuz 2018’e kadar devam etmesi gerekiyor. O zaman sağlıklı bir yapıya ulaşır. Ondan sonra gerek olmayacağını düşünüyoruz. Ama teşviklerin son açıklanması, etkisini azaltıyor. Bunların önceden duyurulması gerekiyor. Erkenden açıklansın ki, Türkiye’yi tur operatörleri ve tarifeli havayolları planlama dışı bırakmasınlar” diye konuştu. ‘TEŞVİKLERİN SÜRMESİ SEKTÖRE KATKI YAPACAK’ Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkanı Osman Ayık da Bakan Avcı’nın turizm sektörüne ilişkin konuşmasını çok olumlu bulduğunu, sektöre verilecek desteklerin çok önemli olduğunu belirtti. Sektörün sıkıntılı bir süreç yaşadığını vurgulayan Osman Ayık, “Turist sayısı ve finansman açısından teşviklerin önümüzdeki yıl da bir şekilde devrede olması çok önemli katkılar yapacaktır” değerlendirmesinde bulundu. Kaynak: www.habertürk.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Türk Akımı'na tarihi imza

Türkiye ile Rusya arasında, Türk Akımı boru hattının inşaatına dair hükümetlerarası anlaşma dün İstanbulda imzalandı. İki ülke devlet başkanının huzurunda imzalanan anlaşma, Karadeniz'in altından hem Türkiye'ye, hem de Türkiye üzerinden  AB'ye gaz sevk edecek iki paralel hat döşenmesini öngörüyor. İstanbul'da düzenlenen 23. Dünya Enerji Kongresi'ne  katılan Rusya Devlet Başkanı Putin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan,  son derece yoğun bir gün yaşadı. İki lider, kongrenin açılış oturumunun ardından ikili görüşme için Mabeyn Köşkü'nde buluştu. İki liderin görüşmesi 1 saat 40 dakika kadar sürdü. Görüşmenin ardından  Türk Akımı gaz boru hattı için hükümetler arası anlaşma imzalandı. İki ülke enerji bakanları, liderlerin huzurunda imzaları attı. Putin, Rusya'nın bazı Türk tarım ürünlerinde yasağı kaldırdığını açıkladı. Putin 2015 yılında 500 milyon dolarlık Türk gıda ürünü alındığını, yasak kararının kalkmasıyla Rusya'nın kendisinin üretmediği bu ürünlerde, iç piyasada fiyatların ucuzlayacağını söyledi ve "karşılıklı faydaya" işaret etti. Rus liderin "çekirdekli ürünler ve turunçgillerde yasağın kaldırıldığını" açıklaması dikkat çekti. Bu durumda domateste ihracat yasağı ise sürecek.   Rusya Federal Tarım Ürünleri Denetleme Ajansı (Rosselhoznadzor) Başkanı Aleksey Alekseyenko, Türkiye’den gelen narenciye, şeftali ve eriğin girişine daha önce getirilen kısıtlamanın kaldırılacağını açıkladı. Sputnik'e  göre, Türkiye’den Rusya’ya meyve teslimatının güvenli bölgelerden ve büyük işletmelerden geleceğini belirten Alekseyenko, “Türk mevkidaşlarımızla geçen hafta görüşmemiz oldu. Haşerelerden arındırılmış bölgelerden ve kontrolümüz altında güvenliği sağlamaya hazır büyük işletmelerden başlayarak meyve teslimatını yeniden başlatma konusunda anlaşmaya vardık” dedi. Alekseyenko, hangi tarım ürünlerine izin verileceği sorusuna, “Narenciye ve sert çekirdekli meyveler, yani Türkiye için geleneksel meyveler, şeftali, erik ve diğerleri” cevabını verdi. ÖNEMLİ MESAJLAR Anlaşmanın imzalanmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmeye ilişkin bilgi verdi. Erdoğan, Putin ile dolu dolu bir görüşme yaptıklarını belirterek, “23. Dünya Enerji Kongresi sebebiyle İstanbul'daki toplantımızı gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Toplantı 2 gün daha sürecek. Bu kongre çok daha farklı bir zenginliğe kavuşacaktır. Bugün devlet başkanları olarak açılış konuşmalarında bir arada bulunduk. Ardından ikili görüşmelerimizi gerçekleştirdik. Bakanlarımız ikili görüşmelerine devam ediyor. Bu aynı zamanda ülkeler arasındaki enerjiyle ilgili münasebetleri özellikle ilgilendiren konular. Türkiye Rusya arasındaki ilişkiler noktasında Sayın Başkanla dolu dolu bir gün geçirdik. Sonunda az önce imzalanan anlaşmalar imzalanacak noktaya geldi” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye -Rusya arasındaki normalleşme sürecinin hızla devam edeceğine inandığını belirterek, “Türkiye Rusya arasındaki normalleşme sürecinin hızla devam edeceğine inanıyorum. Bir çok alanda bu ilişkilerimizi bundan sonraki süreçte çok iyi şekilde geliştireceğiz” diye konuştu. "KARŞILIKLI GÖREVLENDİRMELER YAPTIK" Görüşmede Suriye konusunun da ele alındığını belirten Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Tabii çok daha hassas bir konu bölgedeki mevcut gelişmeler. Suriye konusunu etraflıca ele alma imkanımız oldu. Fırat Kalkanı operasyonunu kendileriyle görüştük. Bu konuda iş birliği yapabiliriz, bunların değerlendirmesini yaptık. Halep'teki gelişmelerde insani yardım konusunda ne gibi strateji uygulayalım ki insanlar rahata kavuşsunlar; bu konuda karşılıklı olarak görevlendirmemizi yaptık” ifadelerini kullandı. Erdoğan, “Türk Akımı'nın aramızda değerlendirmesini yaptık. Türk akımıyla ilgili sürecin hızlanması konusunda az önce atılan imzayla noktayı koyduk. Akkuyu Nükleer Enerji Santrali'yle ilgili olarak burada bundan sonraki sürecin hızla devamında mutabakatımız net. Zaman kaybının önümüzdeki süreçte telafi edileceği inancındayım” diye konuştu. Son dakika: Türkiye ile Rusya arasında Türk Akımı anlaşması imzalandı Rusya Devlet Başkanı Putin'in açıklamalarından satırbaşları şöyle: Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Türkiye’den ihraç edilmesi yasaklanan bazı tarım ürünlerindeki kısıtlamaları kaldırdıklarını belirterek, “Türk Akımı doğalgaz boru hattı projesi çevresinde Türkiye'ye doğalgaz indirimi yapılması konusunda mutabık kaldık” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Mabeyn Köşkü'nde gerçekleştirdiği görüşmenin ardından açıklama yapan Putin, “Kongre için gönderilen davetten dolayı şükranlarımı sunuyorum. Bu çok büyük bir organizasyonun başarılı şekilde gerçekleştirilmesinden dolayı Türk dostlarımız tebrik ederim. Bizim iki ülke için çok fazla konu üzerinde görüş alışverişi yaptık. İkili ilişkilerin normalleşmesi sonucunda çaba gösterme konusunda mutabık kalmıştık” dedi. “BAZI TARIM ÜRÜNLERİNDEKİ KISITLAMALARI KALDIRDIK” Narenciye ve yaş sebzeye yönelik yasağın kaldırılması kararını aldıklarını anlatan Putin, “Özellikle şu konuya dikkatinize çekmek isterim. Rusya, Türkiye’den ihraç edilmesi yasaklanan bazı kalemlerin yeniden ihracını açmış bulunuyoruz. Narenciye gibi bazı tarım ürünlerindeki kısıtlamaları kaldırdık. Bu karşılıklı yarar sağlayan bir karar sonuçta. Rusya’daki tarım sektörü bu tür tarım ürünleri üretmiyor. Türkiye’den bu kalemleri Rusya’ya ithal edince Rusya’daki fiyatlar düşecektir. Türk ortaklarımız için Rusya piyasasının açılışı anlamına gelecektir. Bahsettiğim kalemlerin 2015 yılındaki ihracatının hacmi 500 milyon dolar hacmindeydi. Dolayısıyla önemli kararlar alındı ve ikili ilişkilerimizin tamamen normalleşmesi konusunda mutabık kalmıştık. Önümüzdeki günlerde bizim karma ilişkiler konseyimiz bu konuda çalışacaktır. “TÜRKİYE'YE DOĞALGAZ İNDİRİMİ YAPILMASI KONUSUNDA MUTABIK KALDIK” Putin, Türk Akımı projesi çevresinde Türkiye'ye doğalgaz indirimi yapılması konusunda anlaştıklarını da belirtti. “HALEP'E İNSANİ YARDIMLARIN GÖTÜRÜLMESİ, İÇİN GÖRÜŞÜMÜZ AYNI” Putin, görüşmede farklı alanlarda iş birliğinin de ele alındığını belirterek, “Uzay gibi diğer alanlarda iş birliğimizin geliştirmesini ele aldık bugünkü görüşmede. İnsani alanda işbirliğinin geliştirilmesinden bahsettik. Türk tarafı bize karşılık olarak Rus Turizm Günleri yapmayı önerdiler. Biz bu öneriyi destekliyoruz. Suriye'de akan kanın durdurulmasından yanayız. Düşünüyoruz ki Suriye'deki barışı isteyen herkes bunu desteklemeli. Halep'e insani yardımların götürülmesi, için görüşümüz aynı. Tek konu var insani yardımın ulaşımında güvenliğin sağlanmasıdır”. “HALEP'E İNSANİ YARDIMI ABD ENGELLİYOR” Putin konuşmasını şöyle sürdürdü: “İnsani konulara ateş açılmasın diye önerimiz oldu Amerika tarafına. Amerika tarafı fiilen bunu yapmak istemiyor yada yapamıyor. Özellikle özel servisler ve askeri kurumlarımızın arasındaki temasların hızlandırılması için mutabık kalmıştık. Biz savunma sanayi alanındaki işbirliğini sürdürmeye hazırız. Bunu somut projelere dönüştürülmesini umut ediyoruz. Her iki taraftan bu noktada olan öneriler araştırılmaktadır. Bunları gerçekleştirmek için imkanlarımız var." Görüşmenin heyetler arası kısmında Türk tarafından Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Enerji Bakanı Berat Albayrak ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Rusya tarafından Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Ekonomi Bakanı Aleksey Ulyukaev ve Enerji Bakanı Aleksandr Novak katıldı. Öte yandan Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Rusya ve Türkiye arasında Suriye konusunda görüş ayrılıklarının mevcut olduğunu ancak iki ülkenin diyalogun devamı için siyasi irade ortaya koyduğunu söyledi.  Sputnik'e göre, gazetecilerin, Rusya ve Türkiye’nin Suriye konusundaki görüş ayrılıklarının giderilmesi konusunda ilerleme kaydedip kaydetmediğine dair sorusunu yanıtlandıran Peskov, “Şüphesiz ki Suriye konusunda görüş ayrılıkları, farklı yaklaşımlar mevcut. Yine de en azından diyalog devam ediyor ve taraflar, bu iletişimi geliştirmek için siyasi irade gösteriyor ki bu bile olumlu bir faktör” dedi. Bu arada Gazprom Başkanı Aleksey Miller, Rusya ve Türkiye'nin Türk Akımı doğalgaz boru hattı projesinde iki kol inşa edilmesiyle ilgili hükümetlerarası anlaşma imzalaması konusunda mutabakat sağladığını ve anlaşmanın Putin-Erdoğan görüşmesinin sonunda imzalanacağını ifade etti. Miller, anlaşmanın proje çerçevesinde iki kol inşa edilmesini öngördüğünü ve iki kolun Aralık 2019'a kadar inşa edileceğini bildirdi. Kaynak:www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Petrole ve rubleye Putin dopingi: "Üretimi kısacağız" dedi, petrol 53 dolara koştu!

Petrol piyasaları Putin'in İstanbyul'daki Enerji Zirvesi'nde yaptığı konuşma ile çalkalandı. Putin'in konuşmasında, Rusya adına ilk kez ve açıkça  "Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ülkelerinin aldığı petrol üretimini kısma kararına Rusya'nın da katılacağını" açıklaması sonrası Brent petrolünün varil fiyatı bu yıl ilk kez 53,2 doların üzerine çıktı. Dolar da uzun aradan sonra 61 dolarlı rakamı görüp, 61,9 rubleye indi. Euroa de 69,1 rubleye indi. Putin Dünya Enerji Kongresi'nde yaptığı konuşmada OPEC ülkelerinin eylülde Cezayir'de yapılan toplantıda sekiz yıl aradan sonra ilk kez aldıkları üretimi azaltma kararına gönderme yapıp, Sputnik'in aktardığına göre şunları söylemişti: "Rusya petrol üretimini sınırlandırmak için alınacak ortak önlemlere katılmaya hazır ve diğer petrol üreticilerini de aynısını yapmaya davet ediyor. Petrol üretiminin dondurulması muhtemelen enerji piyasalarında istikrarı korumak için yapılacak tek doğru şey." OPEC ülkelerinin Cezayir'de aldıkları kararın ayrıntılarını kasım ayında yapılacak toplantıda açıklamaları bekleniyor. Kaynak:www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Avrupa Parlamentosu kararı kınama metni.

Devamını Oku
Standard Post with Image

İndirimli alışveriş neden mutlu eder?

Bazıları için "% 50 indirim" afişleri hiçbir şey ifade etmezken, bazılarında da diğer bağımlılık türlerindeki gibi bir dürtüyü tetikler. Terapistler, indirimde ucuza eşya alma duygusunun alkol, uyuşturucu ve gıda bağımlılığı ile benzerlik taşıdığını söylüyor. Takıntılı bir satın alma dürtüsü teşhisi konmamış olanlar bile benzer bir coşku hissedebilir. BİLİNÇALTINDA ALINAN KARAR Gerçekte çoğumuz bir şeyi satın almaya kısa bir an içinde karar verir, konu hakkında uzun uzun düşünmeyiz. İndirim etiketlerinin cazibesine kapılmış bir halde, sonucu tartıp düşünecek normal süreci işletmeyiz. İnsan beyninin yapısından dolayı, bu şekildeki ani duygusal kararlar bilinçaltında alınır çoğunlukla. ALIŞVERİŞ Satın almaya karar verdiğimiz an pozitif bir duygu yüklemesi ile kendimizi iyi hissederiz. Fakat ardından, tıpkı uyuşturucu ve alkol bağımlılığında olduğu gibi, yoğun bir suçluluk hissi baş gösterir. Bu durum mantıklı düşünmeye de engel olur. Yeniden kendimizi iyi hissetmek için daha fazla satın almaya ihtiyaç duyarız. Bu dürtüyü tetikleyen şeyleri ve ortaya çıktığında insanın beyninde ne olup bittiğini anlarsak kontrol dışı görünen bu durumla baş etme yollarını da bulabiliriz. 'HAZİNE AVI' Sevdiğiniz bir mağazaya ya da alışveriş sitesine girmek bu duyguyu tetikler. Bu eylemin kendisi vücudumuza daha fazla dopamin üretme emri verir. Dopamin beyindeki bir nörotransmiterdir ve alışveriş yoluyla beynin ödül ve zevk merkezini harekete geçirerek mutluluk hissi verir. Bazı uzmanlar alışverişi "hazine avına" benzetiyor. Alacağınız şeyi arayıp bulmak kendibaşına oldukça motive edici bir eylem haline geliyor. Bir sonraki adım ise mantıklı karar verme sürecinin dışına düşüyor. Çoğumuz satın alma kararını bir saniyeden daha kısa zamanda alırız. Bu sırada beyin dalgalarında bir yükselme görülür; bunun nedeni aldığımız ürüne karşı oluşan "duygusal angajman"dır. Çoğu zaman bu dürtüler belli bir markayla ilgili önceki deneyimlerimiz ya da almak istediğimiz bir eşyanın indirime girmiş olması ile tetiklenir. Çoğumuz satın aldığımız şeylere bağımlı değilizdir. Bu daha çok alışveriş sürecinin alışkanlık haline gelmesi ve tıpkı uyuşturucu ve alkol bağımlılığı gibi zor kırılmasıdır. Satın alma anından önceki günlerde bu düşüncenin getirdiği alışveriş heyecanı ile başlar ve o anı dört gözle bekler hale geliriz. KORKU VE REKABET ABD ve dünyanın birçok ülkesinde geçen hafta indirimli alışveriş olanağı olarak sunulanKara Cuma günü günlerden uzak durmak zor gelebilir. İndirimli satışlar sırasında vücudun otonom sinir sistemi bazı organların kontrolünü ele geçirerek ölüm kalım anlarındakine benzer aşırı tepki gösterir hale getirir. Ucuzluktan yararlanamama korkusu bizi "rekabet moduna" sokar ve başkalarından önce bir şeyi bulup alma güdüsünü kontrol edilmez hale getirir. Bunun nedeni düşünmeden hareket etmektir. Bazılarında bu durum heyecan ve rekabet hissini tetiklerken bazılarında da nabız atışı yavaşlar, alışveriş günlük endişe ve sorunlardan uzaklaşmayı ve rahatlamayı sağlayan bir etkinlik haline gelir. Alışverişe arkadaşlarınızla giderek davranışlarınızı daha iyi kontrol edebileceğinizi düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Tersine bunun alışverişi körükleyici etkisi olur genellikle. SON PİŞMANLIK Arkadaşla gitmek, alış veriş yapan diğer insanlarla karşılaşmak ve internette başka insanların fikirlerini okumak kişide bağlantı duygusunu artırarak tereddüt halinde bile satın almayı kolaylaştırır. Bunun farkında bile olmazsınız çoğu zaman. Bu durum hızlanan kalp atışı ve gerilen kaslardan ziyade beyin dalgaları ve büyümüş göz bebekleriyle kendisini gösterir. Bu güdüden kurtulmak için indirimlerden uzak durmak, internette alışveriş yaparken hemen ucuzluk bölümüne girmemek, mağazada ise her eşyanın etiketine bakmayıp sadece ilgilendiğiniz şeyin fiyatına bakmak etkili olabilir. Uzmanlar bu konuda sakin olmayı ve mantıklı düşünmeyi öneriyor. Ayrıca satın aldıktan sonra hissedilen pişmanlık duygusunu düşünmek de işe yarar. Kaynak:www.hurriyet.com.tr  
Devamını Oku
Standard Post with Image

BM'de Türk-Rus işbirliği: Güvenlik Konseyi Suriye'de ateşkes kararını kabul etti

Rusya'nın Suriye'de ateşkese yönelik karar taslağa, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nden destek geldi. Türkiye ve Rusya'nın, Suriye'de şiddeti sonlandırma ve siyasi görüşmeleri hızlandırma çabalarına destek veren karar, oybirliğiyle kabul edildi. VOA'nın aktardığına göre kararda Suriye'de, Rusya ve Türkiye'nin arabuluculuğuyla varılan ateşkes kararı ve kararın derhal uygulanmasının önemine vurgu yapıldı. Kararda, Kazakistan'ın başkenti Astana'da, BM'nin desteğiyle müzakerelerin başlaması talep edildi ve Suriye geneline insani yarıdmın ulaşması için daha hızlı, güvenli ve engelsiz yolların gerekliliğine işaret edildi. Suriye’de altı yıldır devam eden savaşta ilan edilen üçüncü ateşkesin, bu son kararla daha uzun ömürlü olması planlanıyor. Kaynak:www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Ban Ki-mun Rusya ve Türkiye’nin Suriye’deki çabalarını olumlu karşıladı

Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği görevini bırakan Ban Ki-mun, Güvenlik Konseyi’nin onayladığı Suriye’de ateşkes anlaşmasını destekleyen kararı olumlu karşıladı.  31 Aralık’ta BM Güvenlik Konseyi üyeleri ortak kararla Rusya ve Türkiye’nin Suriye kararını onayladılar. Belgede Moskova ve Ankara’nın Suriye’de ateşkesin ilan edilmesi ve barış sürecinin yenilenmesine yönelik çabalarının desteklenmesi gerektiği belirtiliyor.  Yapılan açıklamada, “Genel sekreter Rusya ve Türkiye’nin ateşkes rejiminin yardımıyla Suriye’deki insanların hayatını kurtarmak için şiddetin azaltılmasını onaylıyor” ifadeleri kullanıldı. Aynı zamanda  31 Aralık’ta BM Genel Sekreterlik görevini bırakan Ban Ki mun onaylanan teklifin Astana’da gaydalı görüşmelerin gerçekleşmesini ve 8 Şubat 2017’de BM adı altında Suriye görüşmesinin gerçekleşmesini sağlayacağını belirtti.  Kaynak: www.gazetem.ru
Devamını Oku
Standard Post with Image

Tahran 1. Türk Hazır Giyim ve Konfeksiyon Fuarı Kapılarını Açtı

İstanbul Ticaret Odası tarafından düzenlenen ve LASİAD tarafından da desteklenen Tahran 1. Türk Hazır Giyim ve Konfeksiyon Fuarı 1 Şubat 2015 tarihinde İran’ın başkenti Tahran’da Uluslararası Fuar Merkezi’nde kapılarını açtı. Laleli firmalarının yoğun ilgi gösterdiği fuarda İranlı ziyaretçiler, Türk firmaların stantlarındaki ürünleri görmek için yoğun kalabalıklar oluşturdu. Fuarın açılışında, LASİAD Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Başkan Vekili Muhammed Sancaktar, Başkan Yardımcısı Ercan Hardal, Yönetim Kurulu Üyeleri Murat Özpehlivan ve Rıfat Opan’da yer aldılar. Bu arada yarısından fazlasının Laleli firmalarının oluşturduğu fuara 64 firma katıldı. Fuarda Laleli firmalarının baskın olarak yer almasında LASİAD’ın önemli çalışmaları bulunuyor. Özellikle fuarın düzenleneceği kararın alınmasının ardından LASİAD tarafından başlatılan kampanya ve tanıtımlar katılımın yüksek olmasındaki en büyük etken. LASİAD’ın Laleli firmalarına özel olarak yaptığı tanıtım çalışmaları böylece Tahran 1. Türk Hazır Giyim ve Konfeksiyon Fuarı’nda Laleli’nin gücünü de ortaya koymuş oldu. İran’da 4 Şubat 2015 tarihine kadar devam edecek olan fuara İTO heyetinin yanı sıra Türkiye’nin Tahran Büyükelçisi Rıza Hakan Tekin, İran Ticaret Endüstri Maden ve Tarım Odası Başkan Yardımcısı Ali Akbar Farazi, İran Türkiye Ortak Ticari Konsey İdari Şefi Jalal Ebrahimi ve Tehran Ticaret Endustri ve Maden Odası Asya – Okyanusya Uluslararası Departmanı Direktörü Massoud Maleki de katıldı. Fuar, Yatırım ve Ticaretin Gelişmesine Örnek Olacak Fuarın, Tahran Tekstil Fuarı ile eş zamanlı olarak gerçekleştirilmesi özellikle İran’daki Azeri halkın yoğun ilgisine neden oldu. Tahran’da fuarla ilgili değerlendirmelerde bulunan ve son yıllarda gelişen Türkiye-İran ilişkileri adına yeni bir adım atıldığına dikkat çeken, İTO Başkan Yardımcısı Dursun Topçu,“İnanıyorum ki bu fuar; sadece tekstil alanına bir ivme kazandırmakla kalmayacak. Aynı zamanda diğer tüm sektörlerde de ülkelerimiz arasındaki karşılıklı yatırım ve ticaretin geliştirilmesi için örnek oluşturacaktır” diye konuştu. Hazır giyimde yüzde 100 olan gümrük vergisinin anlaşma ile yüzde 40'a düştüğünü hatırlatan Topçu, “Yüzde 100’lük vergi uygulanırken dahi tekstil ürünleri, İran'a ihraç etiğimiz ürünler arasında ilk 10 sırada yer alıyordu. Şimdi hem gümrük vergilerindeki indirimler hem de sektörde karşılıklı işbirliği sonucunda tekstil ürünleri; karşılıklı ticaretimizi ileriye taşıyacak en önemli kalemlerden olacaktır” dedi. Türkiye'nin İran'da en şanslı olduğu sektörlerden biri olarak hazır giyim gösterilirken, Türkiye’de ihracat açısından hazır giyim ve tekstil sektörü olarak öne çıkıyor. İran’ın hazır giyim pazarına Türkiye’nin imzasını atmasının tam zamanı olarak değerlendirilirken, Türk firmalarının fuara katılım yoğunluğu ile de bunu fiili olarak kanıtladıkları ortaya çıkıyor.
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD, İTO 38. Komite Meclis Üyeleri ile İstişare Toplantısı Gerçekleştirdi

LASİAD, İTO Meclisi 38. Komite Üyelerini 25 Eylül 2013 tarihinde Darkhill Hotel’de ağırladı. Darkhill Hotel'de yapılan istişare toplantısına; İTO Yönetim Kurulu Üyesi ve 38. Komite Meclis Üyesi Servet Samsama, 38. Komite Başkanı Şenol Aras, Başkan Yardımcısı Çetin Altındağ, 38. Komite Meclis Üyeleri; Adnan Danışman, 38. Komite Üyeleri; Özden Bilirdönmez, Abdurrahman Örs, Tayar Günbeyi  ve LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammed Sancaktar,  LASİAD Başkan Yardımcıları Ercan Çelik, İsmail Dark, T. Selim Poşul, Mehmet Ocaklı, Erdem Soylu  Karabağlı, LASİAD  Yönetim Kurulu Üyeleri; Benan Çalabakul, İbrahim Murat Ramizoğlu, İrfan Akbaş, İhsan Bıyıkbeyi,  Mehmet Özbayrak, Münir Dinler, Murat Eraslan, Tarık Nayman, Sabri Akten, LASİAD Genel Sekreteri Şerafettin Yüzüak ve LASİAD Başkan Özel Kalemi Nada İsmail katıldı. Toplantıda söz alan İTO Yönetim Kurulu Üyesi ve 38. Komite Meclis Üyesi Servet Samsama,  İTO’nun projelerinden bahsederek sektörün sorunlarına dikkat çekti. Samsama konuşmasına şöyle devam etti; “İhracat sisteminde ciddi sorunlar yaşıyoruz. Bu konuda hem sektörün hem de devletin rahat edebileceği bir proje geliştirmemiz lazım. Antrepo projesi olunabilirliği yüksek bir proje. Bir komite oluşturarak bu konuda en iyi şekilde projeyi üretip Ankara’ya ulaştırılabilir.  İTO olarak birçok ülkeye fuarlar düzenliyoruz. Bu fuarlara tekstil sektörü pek ilgi göstermiyor. Fuarın bir kısmını hazır giyim fuarı yapabileceğimizi düşünüyorum. İTKİB’in düzenlemediği yerlerde İTO’nun fuar düzenlemesi konusunda taleplerde bulunmalıyız. Sektör sorunları konusunda İTO ve LASİAD/Laleli Esnafı olarak birlikte çalışmalar yapabiliriz. LASİAD, bizi her alanda gururlandırıyor. LASİAD’a her konuda destek vermeye hazırız.” “Ana hedefimiz; Bir Olmak” İTO 38. Komite Başkanı Şenol Aras ise konuşmasında STK’larla ortak çalışmalar yapılmasının önemine değinerek, “Özellikle Sivil Toplum Kuruluşlarını, İTO, İSO, İTKİB’le ortak paydada bir araya getirme amacındayız. Sektörümüzün sorunlarına beraber çözüm bulmalıyız. Ana hedefimiz; Bir olmak.” Dedi. “İTO’nun hedef pazarlarımızdaki gücünü kullanmak istiyoruz” LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca ise LASİAD’ın çalışmaları noktasında desteğe ihtiyaç duyduklarını dile getirerek, “LASİAD olarak 2 yıldır Mayıs- Haziran ayında düzenlediğimiz Laleli Fashion Shopping Festival tarihimizi sezonun başladığı Ağustos ayının ilk haftasına çekme kararı aldık.  LASİAD ve Laleli esnafının gücünü birleştirerek gerek Laleli sokaklarını yenileme projesinde gerekse festival projesinde başarılı sonuçlar aldık. Laleli olarak İTO köprüsünü kullanmak istiyor ve destek bekliyoruz. İTO’nun hedef pazarlarımızdaki gücünü kullanmak istiyoruz” dedi. LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammed Sancaktar de Laleli’nin ana sorunları dile getirerek, kalifiye eleman, yabancı personel çalıştırma konusundaki sıkıntılar ve mülteci sorunlarından bahsetti. Toplantının sonunda LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca İTO Yönetim Kurulu Üyesi ve 38. Komite Meclis Üyesi Servet Samsama’ya LASİAD logolu tabak ve LASİAD'ın logosunu temsil eden Lale takdim etti. Akabinde İTO 38. Komite Üyesi Servet Samsama, LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca’ya lale motifli tablo takdim etti. Her bir komite üyesine de LASİAD'ın logosunu temsil eden Lale takdim edilerek toplantıya son verildi.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı ASKON İftar Yemeği’nde

Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) 11 Temmuz 2013 tarihinde Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın katılımları ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi Topkapı 1453 Sosyal Tesisleri’nde iftar verdi. İftara; Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici,Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, LASİAD Yönetim Kurulu Üyeleri; Sabri Akten, İ. Murat Ramizoğlu ve çok sayıda davetli katıldı. Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, iftar programında yaptığı konuşmada, geçmiş yıllarda yapılan düzenlemeyle okullarda serbest kıyafet uygulamasına geçildiğini anımsatarak, şunları anlattı: "Yönetmeliğe göre özel okullarda velilerin yüzde 60'ı formaya devam kararı alıyorlarsa devam edebiliyorlardı. Ancak devlet okulları  için  yönetmelikte böyle bir hüküm yoktu. Bir yıldır özellikle kız çocuğu olan anneler ısrarlarla 'biz çocuklarımızla her gün ne giyeceğiz kavgası yapmaktan bıktık. Bu çocuklar arasında marka yarışına yol açıyor. Dolayısıyla bizim de özel okullar gibi forma seçme hürriyetimiz olsun' diyorlardı. Ben de kendilerine yönetmelikte buna aykırı bir durum olmadığını, serbest kıyafet uygulamasının içinde forma seçme hürriyetinin de olduğunu, velilerin de arzu ederlerse bir araya gelerek formayı da seçebileceklerini de söylüyordum ama bunun bir yönetmelik düzeltmesiyle resmiyete intikal etmesi daha uygun olur görüşü ağır bastığı için geçtiğimiz hafta içinde Bakanlar Kurulunda imzaya açtık, yönetmelik değişiyor. Cumhurbaşkanı'na arz edilip Resmi Gazete'de yayımlanıp yürürlüğe girecek. Önümüzdeki ders yıldan itibaren veliler, okul aile birliklerinin yüzde 51'i çocukları için formayı tercih ederlerse, okullarda forma giyilebilecek. Serbest kıyafet seçimi içinde bu da var." ASKON Genel Başkanı Mustafa Koca da iftarlar vesilesiyle birçok dostla bir araya geldiklerini, muhabbetlerin arttığını ve birçok sosyal olaya farklı duyarlılıkla bakarak sahip çıktıklarını söyledi.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

5000 Yabancı Turist Dosso Dossi Fashion Show'daydı

Antalya'da bu yıl 16.sı düzenlenen  Dosso Dossi Fashion Show'un gala gecesinde Serdar Ortaç Sahne aldı. Yaklaşık 5000 kişilik turist grubu eğlendiren ve onlara hep bir ağızdan Türkçe şarkılar söyleten Serdar Ortaç 40 farklı ülkeden gelen turistleri kendisine hayran bıraktı. Antalya Expo Center'da düzenlenen Dosso Dossi Fashion Show'a LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, LASİAD Başkan Vekili Muhammed Sancaktar, LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları T. Selim Poşul, Ercan Hardal, Mehmet Yasubuğa, LASİAD Yönetim Kurulu Üyesi Erdem Soylu Karabağlı katıldı. Hikmet Eraslan Ve Ekibinden Centilmen Bir Şov Dosso Dossi Fashion Show Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Eraslan ve 50 kişilik çalışma ekibi konuklara bir de sürpriz hazırladı. Hikmet Eraslan ve ekibi  koreografisi için günler öncesinden çalıştıkları şovu  PSY'nin Centlmen şarkısı eşliğinde izleyenlere sundular. 9 Ocak 2014’te Podyuma Çıkma Sözü Verdi Los Angeles’de yaşayan Kerr’in geçtiğimiz pazar günü attığı “Prayforturkey” (Dualarım Türkiye için) yazılı twitter mesajı ile konu hakkındaki hassasiyetini gösterdiğini belirten Dosso Dossi Fashion Show Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Eraslan, böyle ani bir kararın kendileri için büyük bir sürpriz olduğunu söyledi. Miranda Kerr’in yakın bir zamanda olayların durulacağına inandığını belirten menejerinin üzüntülerini dile getirdiğini söyleyen Eraslan, “Miranda Kerr, 8-13 Ocak 2014 tarihleri arasında düzenlenecek yeni şov kapsamında 9 Ocak’da Türkiye’ye gelerek podyuma çıkacak. Bunun sözünü şimdiden verdiler. Sözleşmesi de bu şekilde güncelleniyor” dedi. Pastamızın Çileği Eksik Kaldı Dosso Dossi Fashion Show’un 5-11 Haziran tarihleri arasında planlanan şekilde yürüyeceğini,  Türk tekstilinin dünyaya açılmasına katkıda bulunmaya devam edeceklerini ve yurt dışından gelen yaklaşık 5 bin tekstil alıcısına en iyi şekilde Türkiye’yi anlatacaklarını belirten Eraslan, “Pastamızın çileği eksik kaldı” diyerek şöyle devam etti; ”30 ülkeden ve 200 şehirden yaklaşık 5 bin yabancı misafiri ağırlayacağız. Bu kişilerde bir sorun yok. Mahcubiyetimiz, elimizde olmayan sebeplerden dolayı sözümüzü tutamamış olmak. Bu tür olaylar olimpiyatlar dahil, talip olduğumuz bir çok uluslararası organizasyonun Türkiye’ye gelmesinde olumsuz etki yaratabilir. Umarım ki, olaylar kısa sürede durulur ve huzur ortamı en uygun şekilde sağlanır.”
Devamını Oku
Standard Post with Image

Fed'in faiz kararı sonrası dolar 3.53-3.54 TL aralığında

BD Merkez Bankası'nın (Fed) beklendiği gibi, faizleri sabit tutmasına karşın, bu yıl iki kez faiz artırım hedefini koruduğuna ilişkin sinyal vermesi sonrası küresel risk iştahında önemli değişiklik olmadı.   © AA/ ARŞİV ABD Merkez Bankası Fed, faizi değiştirmedi Fed'in toplantının ardından yaptığı açıklama, yatırımcıların haziranda bir faiz artırımı beklentilerini artırmasına neden oldu ve küresel piyasalarda dolar hafif değer kazandı.   Enflasyon sonrası dün 3.52 liradan 3.53 lira düzeyine yükselen dolar, Fed sonrası da bu düzeyini korudu. Günün ilk işlemlerinde dolar 3.53-3.54 TL aralığında, euro da 3.85-3.86 TL aralığında hareket ediyordu. YILLIK ENFLASYON 9 YILIN EN YÜKSEK DÜZEYİNDE Fed iki günlük toplantısı sonrası faiz oranlarını beklentiler doğrultusunda sabit tutarken, yapılan açıklamada birinci çeyrek ekonomik büyümedeki zayıflamanın geçici olduğu, işsizlikteki azalmanın süreceği ve bu yıl iki kez daha faizleri artırma hedefinin korunduğu belirtildi. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) dün açıkladığı verilere göre, tüketici fiyatları nisan ayında yüzde 1.31 arttı ve yıllık enflasyon yüzde 11.87 ile 9 yılın en yüksek düzeyine yükseldi. Kaynak: https://tr.sputniknews.com/ekonomi
Devamını Oku
Standard Post with Image

"Metro kazısındaki bulgular, kent tarihi açısından dikkat çekici"

İstanbul'da yapımı süren Kabataş-Beşiktaş-Mecidiyeköy-Mahmutbey metro hattının Beşiktaş istasyonda süren arkeolojik kazı çalışmalarında, tarih gün yüzüne çıkmaya devam ediyor. Son olarak Erken Demir Çağı'na ait olduğu değerlendirilen iki mezarın bulunduğu kazı alanında çalışmalar, 5 müzeci ve 45 işçiyle sürdürülüyor. İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürü Kızıltan: "İstanbul, geçmişi 8 bin yıla dayanan bir kent. Özellikle Tarihi Yarımada içerisinde yapılan kazılar, bunu kanıtladı ama Tarihi Yarımada dışında özellikle Beşiktaş bölgesinde tarih öncesi bir döneme ait bir yerleşim olduğu bugüne kadar tespit edilmemişti. Bu bulgular, kent tarihi açısından önemli ve dikkat çekici belgelerdir" "Kazılarda kentin geçmişine yönelik çeşitli kültür katmanları açığa çıkıyor. Derinlere indikçe farklı kültür kalıntılarına rastlıyoruz" İstanbul'da yapımı süren  Kabataş-Beşiktaş-Mecidiyeköy-Mahmutbey metro hattının Beşiktaş istasyonda süren  arkeolojik kazı çalışmalarında, Beşiktaş bölgesinde tarih öncesi döneme ait bir  yerleşim olduğuna dair bulgulara ulaşılmaya devam ediliyor.     Arkeolojik kazı çalışmalarında, tarih gün yüzüne çıkmaya devam ediyor.  Son olarak Erken Demir Çağ'a ait olduğu değerlendirilen iki mezarın bulunduğu  kazı alanında çalışmalar, 5 müzeci ve 45 işçiyle sürdürülüyor.     Kazı başkanı olan İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürü Zeynep Kızıltan,  AA muhabirine yaptığı açıklamada, ilgili Koruma Kurulunun aldığı kararlar  doğrultusunda İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin metro inşaatının devam ettiği  Beşiktaş istasyonunda çalışmalar yaptıklarını söyledi.     Kızıltan, kazılarda kentin geçmişine yönelik çeşitli kültür  katmanlarının açığa çıktığını aktararak, şöyle devam etti:     "Bunlar, günümüzden itibaren süreklilik gösteriyor. Büyük bir bölümü  19. yüzyıl sonu, 20. yüzyıl başlarına ait. Bu alandaki kalıntılar, belgelendikten  sonra alttaki kültür katlarına inmek için, ilgili Koruma Kurulunun kararı  doğrultusunda kaldırıldı. Şu anda Beşiktaş istasyon alanının bin 800 metrekarelik  bölümünün yaklaşık 850 metrekaresinde kazı çalışmalarına devam ediyoruz. 5'e  5'lik 54 açma içinde arkeolojik kazılarımızı sürdürüyoruz. Deniz düzleminin  yaklaşık 7 metre üstünde başladık. Şimdi yaklaşık 5 metrelerdeyiz. Önce kentin  altyapı sistemlerine ait kalıntılar ortaya çıktı. Bunları belgeledik ve  kaldırdık."     Derinlere indikçe farklı kültür kalıntılarına rastladıklarını  vurgulayan Kızıltan, "Yuvarlak taş oluşumlar açığa çıkmaya başladı. Yaklaşık 2,5  aydır bunlarla ilgili çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Alanda normal basit  mezarlarla kremasyon mezarlar açığa çıktı. Bütün bu alanda çıkan malzemenin,  mezarların değerlendirilmesi sonucu burada Erken Demir Çağı'na ait kurgan tipi  bir mezarlık alanında çalıştığımızı tespit ettik. Bu çalışmalarımız hassasiyetle  devam ediyor." ifadelerini kullandı.     - "İki tür mezar bulundu"     Kazı çalışmalarında iki tür mezar bulunduğunu dile getiren Kızıltan,  şu bilgileri verdi:     "Biri normal basit toprak mezar; çukur açılarak iskeletler, yarı  hocker pozisyonunda gömülmüş. Yanlarına ise o dönemde kullandıkları taş baltası,  ok ucu ve diğer aletler mezar hediyesi olarak konulmuş. Buna ilişkin bulgular  var. Topluca üç iskeletten oluşan bir toplu mezarımız var. İkinci mezar tipi ise  kremasyon dediğimiz, ceset yakıldıktan sonra kalan kemiklerin ve küllerin  toplanıp bazen bir kap, pişmiş toprak bir küp içine konularak gömüldüğü mezar  şeklidir. Bu tipte ise bazen tamamen çömleksiz olarak gömülüp etrafına taş  dizilmiş, bazen de etrafı taşlarla kapatılarak üstü kapatılmış."     Kızıltan, Beşiktaş'taki mezar tipinin, özellikle Anadolu ve Trakya  bölgesinde tespit edilen Erken Demir Çağı'na işaret ettiğini, elde edilen  verilerin Milattan Önce 1200 ila 800 yıllarına tarihlendirildiğini ve bulguların  bir dönemin ölü gömme geleneğini gözler önüne serdiğini anlattı.     - "Bulgular şehirde tarih öncesi dönemde yerleşim alanı olduğunu  kanıtlıyor"     Bulguların, şehirde tarih öncesi dönemde yerleşim alanı olduğunu  kanıtladığını dile getiren Kızıltan, şöyle konuştu:        "Daha önce Tarihi Yarımada içinde Marmaray kazıları sırasında kentin  Neolitik dönem insanlarına ait yerleşim yerleri ve mezarlıklarını açığa  çıkarmıştık. Burası için aynı ifadeyi kullanamıyoruz ancak bu mezarlıktaki  sakinler, günümüzden yaklaşık 3000-3500 yıl geriye götürecek Erken Demir Çağı'nın  temsilcileridir. İstanbul, geçmişi 8 bin yıla dayanan bir kent. Özellikle Tarihi  Yarımada içerisinde yapılan kazılar, bunu kanıtladı ama Tarihi Yarımada dışında  özellikle Beşiktaş bölgesinde bugüne kadar tarih öncesi bir döneme ait herhangi  bir yerleşim olduğu bugüne kadar tespit edilmemişti. O nedenle bu bulgular, kent  tarihi açısından önemli ve dikkat çekici belegelerdir."     - "Buluntular bilimsel çalışmalarda kullanılacak hale getiriliyor"        Elde edilen buluntuların her birine isim ve adres verildiğini aktaran  Kızıltan, bütün buluntuların kodlara göre alandan toplandığını ve daha sonra  adresleriyle birlikte atölyelerine götürüldüğünü söyledi.     Kızıltan, buluntuların orada profillerine göre envanterleştirme  işlemine tabi tutulduğunu anlatarak, "Tümlenecek parçalar yapıştırılıyor. Daha  sonra bunlar müzeye naklediliyor ve bilimsel çalışmalar için kullanılacak hale  getiriliyor." dedi. Kaynak:www.milliyet.com.tr
Devamını Oku
Standard Post with Image

Katalan lider Belçika polisine teslim oldu

Katalonya Özerk Yönetimi'nin eski Başkanı Carles Puigdemont ve 4 bakanı Belçika polisine teslim oldu Katalan lider Carles Puigdemont, Belçika polisine teslim oldu. Geçtiğimiz gün Belçika Federal Savcılığı, Belçika'ya kaçan eski Katalonya Özerk Yönetimi Başkanı Carles Puigdemont ve 4 eski bakan hakkında yasal sürecin nasıl işleyeceğine ilişkin bilgi vermişti. Belçika Federal Savcılığından yapılan yazılı açıklamada, "Dün İspanyol yetkililer, Carles Casamajo Puigdemont, Maria Aleu Serret, Antoni Oliveres Comin, Lluis Gordi Puig ve Clara Obiols hakkında çıkardıkları Avrupa çapındaki tutuklama emrini Belçika Federal Savcılığına iletti." ifadeleri kullanılmıştı. Açıklamada, ismi geçen kişilerin bulunduktan sonra soruşturma hakiminin karşısına çıkarılacakları, soruşturma hakiminin ise karar vermek için 24 saati olacağı bildirilmişti. Soruşturma hakimi için farklı seçeneklerin bulunduğuna dikkat çekilen açıklamada, hakimin tutuklama emri çıkarmamaya ya da tutuklama emri çıkararak söz konusu kişilerin belirli koşullar altında serbest bırakılmasına hükmedebileceği kaydedilmişti. Açıklamada, soruşturma hakiminin tutuklama emri çıkarması durumunda davanın Belçika Asliye Mahkemesine iletileceği, Asliye Mahkemesinin de 15 gün içinde Avrupa çapında tutuklama emrinin uygulanıp uygulanmayacağına karar vermesi gerektiği belirtilmişti. Asliye Mahkemesinin kararına karşı çıkan bir tarafın bulunması durumunda ise Belçika İstinaf Mahkemesine itiraz edilebileceği aktarılan açıklamada, İstinaf Mahkemesinin de 15 gün içinde karar vermesi gerektiği bildirilmişti. Açıklamada, İstinaf Mahkemesinin kararına itiraz edilmesi durumunda davanın Belçika Temyiz Mahkemesine taşınacağı ifade edilmişti. İspanya Ulusal Mahkemesi, Katalonya Özerk Yönetiminin tek taraflı bağımsızlık ilanındaki rolleri nedeniyle "devlete karşı başkaldırma, ayaklanma ve kamu malını kötüye kullanmakla" suçlanan Puigdemont ve 4 bakanı hakkında Avrupa çapında tutuklama kararı çıkarmıştı. www.dunyabulteni.net
Devamını Oku
Standard Post with Image

Ukrayna Hava Yolları İzmir'e direkt uçuş başlatma kararı aldı

Ukrayna Uluslararası Hava Yolları (UIA) önümüzdeki beş yıllık süreçte açmayı planladığı yeni hatları bir basın toplantısı ile duyurdu. Bagımsız Havacılar'da yer alan habere göre, Ukrayna Uluslaarası Hava Yolları 2018-2022 yılları arasında 36 yeni noktaya uçuş başlatacak. Hava yolunun uçuş ağına ekleyeceği noktalar arasında İzmir de bulunuyor. 2018 YILINDA UÇULACAK ŞEHİRLER Vinnitsya, Kopenhag, Kahire, Delhi, Toronto ve Sanya. İZMİR UÇUŞLARI 2019’DA BAŞLAYACAK Ukrayna Uluslararası Hava Yolları’nın 2019 yılında aralarında İzmir’in de bulunduğu 10 şehre Kiev’den uçuş başlatması planlanıyor. 2019 yılında uçuş başlatılacak şehirler; İzmir, Mykolaiv, Hamburg, Lizbon, Napoli, Oslo, Gomel, Aşkabat, Taşkent ve Şangay. 2020 YILINDA BAŞLAYACAK UÇUŞLAR Ujgorod, Dublin, Manchester, Bologna, Gdańsk, Bişkek, Kuveyt, Miami ve Guangzhou. 2021 YILINDA BAŞLAYACAK UÇUŞLAR Zagreb, Varna, Tallinn ve Seul. Kaynak:www.turizmguncel.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Azerbaycanlı Vekil: Geçmişte Yanımızda Olmayan Batı Bugün de Türkiye'nin Yanında Değil

Azerbaycan Milletvekili Ganire Paşayeva, sözde Ermeni soykırımını kabul eden Hollanda Parlamentosu'nun Hocalı soykırımıyla ilgili açıklama yapmadığını belirterek, "Geçmişte bizim yanımızda olmayan Batı bugün de Türkiye'nin yanında değil" dedi. Azerbaycan Milletvekili Ganire Paşayeva, sözde Ermeni soykırımını kabul eden Hollanda Parlamentosu'nun Hocalı soykırımıyla ilgili açıklama yapmadığını belirterek, "Geçmişte bizim yanımızda olmayan Batı bugün de Türkiye'nin yanında değil" dedi. Karabağ Savaşı sırasında 26 Şubat 1992 tarihinde Azerbaycan Cumhuriyeti'nin Dağlık Karabağ bölgesindeki Hocalı kasabasında yaşanan ve Azeri sivillerin Ermenistan'a bağlı kuvvetler tarafından toplu şekilde katledilmesinin 26. yıldönümünde Azerbaycan Milletvekili Ganire Paşayeva açıklamalarda bulundu. Paşayeva, "Hocali Soykırımı üzerinden 26 yıl geçti. O gün orada kar ve soğuk vardı. Ermenistan askeri güçleri sivil insanlarımızı çocuk, kadın, yaşlı demeden acımadan bu soykırımı yaptılar. İnsanların çoğunu katlettiler, çok az insan sağ kurtuldu. Onlar da ayakları ve elleri donarak, ağır hastalık ve travmalarla kurtuldular. İşgalci Ermenistan askerleri yeryüzünden Hocalı adında bir kent sildiler. Çoğunu da rehin aldılar, bazıları kayıp. Onlarda 26 yıldır kendi evlerine dönemiyorlar. Oradaki insanların tek suçu Türk Müslüman olmaktı. O insanlara yapılan soykırım tüm insanlığa yapılmıştır. Herkesin din, dil ve ırk fark etmeksizin Hocalının yanında olmalıdır. Bizim isteğimiz bu soykırımı yapanların adalet karşısında hesap vermesidir. Bunu yapanlar işgalci Ermenistan'da en üst düzeyde şu an görev yapıyorlar ve adalet karşısında cevap vermiş değiller. Dünyanın her yerinde bu çalışmaları yürütüyoruz. Tüm insanlığa Hocalı için adaletin yanında olmaya çağırıyoruz" dedi. "SÖZDE ERMENİ SOYKIRIMINI KABUL EDEN HOLLANDA, HOCALI'YLA İLGİLİ AÇIKLAMA YAPMADI" Ganire Paşayeva, "Biz bu konuda Batı'da çifte standartlarla karşılaşıyoruz. Sözde Ermeni soykırımını kabul eden Hollanda'nın bu kararını Türk evlatları olarak kabul etmeyeceğiz. Bu yalan ve iftiradır. Bu kararları kabul eden Hollanda Parlamentosu, Hocalı katliamıyla ilgili herhangi bir açıklama yapmadı. Neden yüzyıl önce olmamış olayları kabul edenler modern dünyanın gözü önünde olan Hocalı soykırımını görmek istemiyor. Fransa Cumhurbaşkanı Ermeni Diasporasıyla görüşerek, sözde Ermeni soykırımını anma günlerinin içerisinde ekleyeceklerini söyledi. Biz bunu kınıyoruz. Fransa'nın bu adımları atması çok yanlıştır. Ayrıca Fransa, Karabağ sorunun çözümünde rol oynayacak 3 ülkeden biridir. Tüm bunlar çifte standartı gösterir" ifadelerini kullandı. "GEÇMİŞTE BİZİM YANIMIZDA OLMAYAN BATI BUGÜN DE TÜRKİYE'NİN YANINDA DEĞİL" Paşayeva, "Azerbaycan'da Ermenistan destekli terör örgütleri metroları, parkları ve sivil insanları öldürdüklerinde Batılı ülkeler bizim yanımızda değillerdi. Bugün de terörle mücadele de Türkiye'nin yanında değiller. Uluslararası hukukun çöktüğü dünyada haklı olmak yeterli değil, güçlü olmak zorundayız. Hep birlikte kardeş ülkelerle beraber tüm haksızlıkların karşısında olacağız. Hollanda'da binlerce insanımız var. Evlerinizde oturmayın, itirazınızı Hollanda Parlamentosuna iletin. Seçimler geldiğinde de bu haksız adaletsiz karar kimler oy kullandıysa onlara oy kullanmayın. Herkese de bunu duyurun. Bu yalanlara destek verenlere bizim oyumuz yok. Yalanlara karşı en güzel mücadelenin yolu doğruları anlatmaktır. Gençlerimiz de sosyal medyada daha aktif olmalıdır" şeklinde konuştu. "-TERÖRLE BERABER MÜCADELE EDELİM- DİYEN BATI, TÜRKİYE'NİN YANINDA DEĞİL" Afrin harekatıyla ilgili de açıklamalarda bulunan Paşayeva, "Avrupa, 'terör insanlık aleyhine suçtur' diyor. Terörle mücadele etmek gerekir. Bizde doğrudur diyoruz. Terör her yerde terördür ve kınıyoruz. Aynı duruşu ve tavrı göremiyoruz. Türkiye'nin bugün Afrin'de yaptığı terörle mücadeledir. PKK'nın tüm kolları terör örgütüdür. Bu örgüt binlerce can aldı. Zeytin Dalı Harekatıyla batı ülkelerinin Türkiye'nin yanında olmadığını görüyoruz. Tam aksine Türkiye'nin aleyhine çalışan terör örgütlerini desteklediklerini görüyoruz. Terör kendilerine gelince beraber mücadele edelim derler. Bize gelince terör örgütlerinin arkasında durdukları için insanlık suçu derler. O yüzden biz Azerbaycan olarak kardeş Türkiye'nin yanındayız. Herkesin de Türkiye'nin yanında olması lazım. Terörle mücadele için canımızı vermeye hazırız. Amaçları Türkiye'nin gücünü zayıflatmaktır. Türkiye'nin gücü azalırsa, herkesin gücü azalır. Türkiye'nin gücü bizim gücümüzdür. Birlik ve beraber olma günüdür" diye konuştu. Kaynak:www.sondakika.com
Devamını Oku