Arama HABERLERi

Standard Post with Image

Hazır Giyimin Yıldızları Ödüllendirildi

Geçen yıl 17 milyar dolarlık ihracat ile ülke ekonomisine önemli ölçüde katkı sağlayan hazır giyim sektörünün başarılı firmaları ‘İhracatın Yıldızları’ ödül töreninde buluştu. 16 Nisan 2016 tarihinde Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen ödül törenine LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Ercan Hardal, Erdem Soylu Karabağlı, İrfan Akbaş, Murat Özpehlivan ile Yönetim Kurulu Üyeleri Turan Yavuz, Barış Köseliören, Tarık Nayman, Münir Dinler, Rıfat Opan, Arif Özkan ve çok sayıda sektör temsilcisi katıldı. Bu yıl “Yıldızımız Her Zamankinden Daha Parlak” ve “Yıldızımız Sizinle Daha Parlak” sloganı taşıyan ödül töreni açılış kokteylinin ardından gerçekleşti. Ünlü spiker Simge Fıstıkoğlu’nun sunuculuğu üstlendiği ödül töreninde sektör temsilcilerine seslenen İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Tanrıverdi; hazır giyim sektörünün son 30 yılda 25 kez ihracat şampiyonu olduğunu söyledi. Tanrıverdi, “Ülkemizi hazır giyimde dünyanın 7. büyük tedarikçisi konumuna yükselttiniz. Sektörel ihracatımızı 1 milyar dolardan 18.7 milyar dolara çıkardınız. Ülkemize son 10 yılda net 150 milyar dolar para kazandırdınız.” dedi.     “Türkiye Hazır Giyimde Dünyanın 7. Büyük Tedarikçisi” Tanrıverdi, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen ödül töreninde yaptığı konuşmada ekonomik gelişmeler ve hazır giyim sektörüyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Başarıyı konuşmak ve ödüllendirmek için bir araya geldiklerini belirten Tanrıverdi, firma temsilcilerine hitap ederek şunları söyledi: “Fabrikalarınızda, imalathanelerinizde 500 bin insanımıza iş veriyorsunuz. Mağazacılık tarafınızla birlikte 1,5 milyon kişiyi istihdam ediyorsunuz. Çalışanlarınızın yarıya yakınını kadınlar oluşturuyor. Kadın istihdamının da lideri sizlersiniz. Geliri tabana yayıyorsunuz. Biliyorum hiç bir zaman işimiz kolay olmadı. İçeride ciddi sıkıntılı dönemlerden geçtik. Küresel pazarlarda önümüze engeller çıktı. Ama hiç bir zaman yılmadınız. ‘Güçlükler, başarının değerini arttıran süslerdir’ inancıyla yola devam ettiniz.” Tanrıverdi, Türkiye’nin hazır giyimde dünyanın 7. büyük tedarikçisi konumuna yükseldiğini vurguladı. Kilogram başına ihracat gelirlerinin 3 dolardan 24 dolara çıktığını kaydetti. Ardından şöyle dedi: “Hazır giyimi katma değerli üretimde ilk üç sektörden biri haline getirdiniz. Son 30 yılın 25’inde sektörümüzü ihracat şampiyonu yaptınız. 200’ün üzerinde ülkeye ihracat yaptınız. Sektörel ihracatımızı 1 milyar dolardan 18.7 milyar dolara çıkardınız. Ülkemize son 10 yılda net 150 milyar dolar para kazandırdınız. Markalarımız bugün 100’e yakın ülkede 4 bin 500 mağazaya ulaşmışsa bu gururda da sizin payınız var.”   2015 yılının sektör açısından zorlu bir yıl olduğuna değinen Tanrıverdi, “Kilogram bazında yüzde 5 daha fazla mal sattığımız halde parite etkisiyle gelirde 1.7 milyar dolarlık bir kayıp yaşadık. Geçen yılı 17 milyar dolar ihracatla kapattık.” şeklinde konuştu. Jeopolitik sorunlara, uçak krizine, bin 300 TL’lik asgari ücretin ek maliyetine rağmen 2016’ya iyi başladıklarını ifade eden Tanrıverdi, “İlk çeyrekte Türkiye’nin genel ihracatı yüzde 10 düşerken hazır giyim sektörü ihracatı yüzde 7 artış kaydeti. Üç ayda 4,255 milyon dolarlık ihracat yaptık. İnanıyorum ki siz dostlarımızın azim ve gayreti ile beraber bu yıl 18 milyar doları hep birlikte geçeceğiz. Cumhuriyetimizin 100. yılını kutlayacağımız 2023 için 60 milyar dolarlık bir hedef koyduk.” ifadelerini kullandı. Törende, 50 milyon doların üzerinde ihracat yapan firmalar platin, 20-50 milyon dolar arasında ihracat yapanlar altın, 10-20 milyon dolar arasında ihracat yapanlar gümüş, 2,5-10 milyon dolar arasında ihracat yapanlar bronz plaket, 500 bin – 2.5 milyon dolar arasında ihracat gerçekleştiren firmalar ise başarı belgesi ile ödüllendirildi. 47 firmaya platin, 136 firmaya altın, 167 firmaya gümüş, 674 firmaya bronz plaket, 1025 firmaya ise başarı sertifikası verildi.   Hazır giyim ihracatında ilk 10 sıra şöyle oluştu: 1. Akıntek Tekstil San. İç ve Dış Tic. Ltd. Şirketi 2. LC Waikiki Mağazacılık Hiz. Tic. A.Ş. 3. USM Lojistik Tekstil Gıda İnşaat Sanayi ve Dış Tic. Ltd. Şirketi 4. Şık Makas Giyim San. Ve Tic. A.Ş. 5. Cross Tekstil San. Ve Tic. A.Ş. 6. ERPA Hazır Giyim İç ve Dış Tic. A.Ş. 7. Akıntek Tekstil Ürün San. ve Dış Tic. LTD. Şirketi 8. Aster Tekstil Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş. 9. Aster Global Pazarlama ve Dış Ticaret A.Ş. 10. Saide Tekstil San. ve Tic. A.Ş.
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD, TRİSAD’ın düzeneldiği ‘’Tecrübe Paylaşım Programı’’na katıldı

Süleyman Orakçıoğlu: “Başarıya Giden Yol İnanmışlıktan Geçer” Türkiye’nin lider moda markaları Damat – Tween ve D’S Damat’ı bünyesinde barındıran Orka Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu deneyimlerini sektör temsilcileri ile paylaştı. 26 Nisan 2016 tarihinde, Türkiye Triko Sanayicileri Derneği (TRİSAD)’nde düzenlenen söyleşiye TRİSAD Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Balkuv, LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Turan ile Yönetim Kurulu Üyesi Rıfat Opan, İSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İrfan Özhamaratlı ve çok sayıda sektör temsilcisi katıldı. Saat 18:00’de başlayan söyleşide deneyimlerini paylaşan Orka Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, genç nesile yönelik tavsiyelerde bulundu. “Genç yaşta sektörün içine girince çok şey öğrendim. Üniversitelerde ders verdiğim öğrencilerime de aynı tavsiyede bulunuyorum: çalışma hayatında şimdiden deneyim edinin. Çünkü çocuklarımızın ne kadar iyi bir eğitim hayatı olmasını sağlarsak sağlayalım, sıra çalışma hayatına geldiğinde en önemli şey tecrübe oluyor. Yurtdışında master yaptıktan sonra yönetici pozisyonunda işe başlayan gençlerimiz, bakkalda ekmeğin fiyatının ne olduğunu bilmiyor. İşlerimizi devredeceğimiz, bizim yaptığımızdan daha büyük işler başarmasını beklediğimiz çocuklarımıza iyi bir eğitimin yanı sıra iyi bir iş tecrübesi imkanı da sağlamaya çalışmalıyız” ifadelerini kullanan Orakçıoğlu, özellikle bu sektörde yetişecek olan genç neslin izlemesi gereken yolu anlattı.   “Gençler Yönetici Olabiliyor Ama Ekmeğin Fiyatını Bilmiyorlar” Damat-Tween markası ile dünyanın dört bir yanında faaliyet gösteren Süleyman Orakçıoğlu, bünyelerinde üst düzey pozisyonda çalışan yaklaşık 2000 kişi olduğunu belirtti ve ekledi: “Bir firmanın, hangi sektörde olursa olsun, başarıyı yakalayabilmesinin en önemli koşullarından biri çalışanlarının başarıya olan inancıdır. Bizim şirkette, çalışanlarımız ortaya koyduğumuz projenin başarılı olacağına benden çok inanıyor. İnanmışlık, nitelik, güven ve çaba beraberinde hiç kuşkusuz başarıyı da getirecektir.” Gelecek sezonlarda çok daha farklı ve yeni projelere imza atacaklarını belirten Orakçıoğlu, sürdürülebilir küresel başarı için çalıştıklarını söyledi. Global marka olma yolunda geçirilen akreditasyon sürecinin geçtiğimiz yıllarda sağlam bir temelde oluştuğunu ifade eden Orakçıoğlu düşüncelerini:” Yeni sezonda spor, eğlence ve iş dünyasında önemli sponsorluk anlaşmalarımız var. Amerika’da, Rusya’da, Avrupa’da, Afrika’da, Çin’de, Avusturalya’da bulunan mağazalarımızın sayısını başarı ve ihtiyaç oranına göre arttırmayı hedefliyoruz. Özellikle Rusya pazarı kaynaklı yaşanan ekonomik krizin ardından piyasadan çekilen firmaların aksine, tüm zorlukların karşısında ayakta kalabilme ve hatta ilerleyebilme politikası izlemek ne derece globalleşebildiğimizi gösteriyor” şeklinde ifade etti. Söyleşi, katılımcıların Orakçıoğlu’na yönelttiği sorular ile devam etti. Söyleşinin ardından TRİSAD Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Balkuv, Orka Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu’na plaket takdim etti.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Hollanda, Türkiye ile daha güçlü olacak

Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş, Türk girişimcilerle birlikte ziyaret ettiği Lahey kentinde iki ülke iş dünyası temsilcileriyle bir araya geldi. Elitaş, Hollanda’nın Türkiye gibi sürekli gelişen ve küresel alanda söz sahibi bir ortakla daha güçlü olacağını söyledi. Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş, beraberindeki Türk girişimcilerle resmi temaslarda bulunmak üzere Lahey’e giderek, Hollanda iş dünyası ile bir araya geldi. Hollanda’nın Türkiye gibi güçlü, sürekli gelişen ve küresel alanda söz sahibi bir ortakla daha güçlü olacağını belirten Bakan Elitaş, “Tüm Hollanda firmalarını Türkiye gibi dinamizmini yitirmeyen bir ülkeye yatırım yapmaya davet ediyorum” diye seslendi.   SERMAYE İHRACATINDA LİDER İstanbul Ticaret Odası (İTO) Taşımacılık ve Lojistik Hizmetleri Meslek Komitesi Meclis Üyeleri Cihan Kilerci ve Tamer Dinçşahin’in de aralarında bulunduğu Türk iş dünyasının önde gelen temsilcileri ile birlikte katıldığı Hollanda-Türkiye İş Forumu’nda konuşan Bakan Elitaş, Türk şirketlerinin yatırım için en fazla sermaye ihraç ettiği ülkenin Hollanda olduğunu söyledi. “Ekonomik işbirliğimizi geliştirmek amacıyla ülkemize düşen her türlü görevi yerine getirmeye hazırız” diyen Elitaş, bu konuda asıl sorumluluğun ise her iki ülkenin iş dünyasının omuzlarında olduğunu kaydetti.   TTIP ANLAŞMASI Bakan Elitaş, Lahey’de gazetecilerle yaptığı toplantıda ise ABD ile AB arasında müzakereleri sürdürülen Transatlantik Yatırım Ortaklığı Anlaşması’nda (TTIP) Türkiye’nin dışarıda kalmasının Türkiye için ölüm kalım meselesi olmadığını kaydetti.   O HÜKÜM KONULMALI Bakan Elitaş, “TTIP bizim olmazsa olmazımız değil ama AB’nin Türkiye’ye haksızlık yapmadığını ifade edebilmek için en önemli göstergelerden birinin bu olması gerekir” dedi. Elitaş, Türkiye’nin Gümrük Birliği Anlaşması’na ‘üçüncü ülkelerle yapılan Serbest Ticaret Anlaşması’na (STA) Türkiye doğrudan taraf olur’ hükmünü koydurduğu takdirde, ABD ile AB arasındaki STA’ya Türkiye’nin kendiliğinden dahil olacağını dile getirdi.   İHRACAT ARTIYOR Türkiye ve Hollanda arasındaki ticaret hacmi 2002-2015 arasında 2.4 milyar dolardan 6.1 milyar dolara ulaştı. Hollanda, yüzde 53.9 ile bu yılın mart ayında Türkiye’nin en fazla ihracat artışı gerçekleştirdiği ülke oldu.   500 BİN TÜRK YAŞIYOR Hollanda, Avrupa’da en fazla sayıda Türk’e ev sahipliği yapan 3’üncü ülke. Bu ülkede yaşayan yaklaşık 500 bin Türk, iki ülke arasındaki ilişkilerde köprü görevi görüyor.   İŞ DÜNYASININ YOLU DAHA AKICI OLMALI Hollanda Dış Ticaret ve Kalkınma İşbirliği Bakanı Lilianne Ploumen, Hollanda’nın, Türkiye’nin 16’ncı ticaret ortağı olduğunu hatırlatarak, “Bununla yetinmemek lazım. Çünkü Türkiye, G20’de yer alan ülkeler içerisinde 5’inci sırada yer alıyor” dedi. Ploumen, işbirliğini geliştirerek iş dünyasının yolunun daha akıcı olması için çaba gösterdiklerini belirterek, vize konusundaki sıkıntıların da ortadan kaldırılması için girişimleri sürdürdüklerini anlattı. Türkiye’deki KOBİ’lerin kendilerini kanıtlamış işletmeler olduğuna işaret eden Ploumen, “Hollanda’daki KOBİ düzeyinde Türk asıllı girişimciler her türlü fırsatı yakalıyorlar. İki ülke arasında sonsuz denebilecek olanaklar bulunuyor” diye konuştu.   JETCO ANLAŞMASI İMZALANDI Türkiye ile Hollanda arasında Ekonomik ve Ticari Ortaklık Komitesi (JETCO) Anlaşması imzalandı. Taraflar adına imzaları Elitaş ve Ploumen attı. Kaynak: www.itohaber.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Cumhurbaşkanı Erdoğan Fildişi Sahili’nde

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ziyaret için geldiği Fildişi Sahili’nde Devlet Başkanı Alassane Vattara tarafından resmi törenle karşılandı.   Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, özel uçak “TUR” ile TSİ 21.05’te Fildişi Sahili’ne geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı Felix Houphouet Boigny Havalimanı’nda, Fildişi Sahili Devlet Başkanı Alassane Vattara ile eşi Dominique Vattara, Fildişi Sahili Başbakanı Daniel Kablan Duncan ve Bakanlar Kurulunun tüm üyelerinin yanı sıra Türkiye’nin Abidjan Büyükelçisi Esra Demir ile büyükelçilik yetkilileri karşıladı. Fildişi Sahili’ne Cumhurbaşkanı Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan’ın yanı sıra Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Çevre ve Şehircilik Bakanı Fatma Güldemet Sarı, Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş ve Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz da geldi. Resmi törenle karşılandı Erdoğan, havalimanına gelişinde Fildişi Sahili Devlet Başkanı Vattara tarafından resmi törenle karşılandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, havalimanındaki başkanlık karşılama salonunda Fildişi Sahili Devleti’nin tüm yetkilileriyle tokalaştı. Kabile liderlerini selamladı Öte yandan Erdoğan, geleneksel kıyafetleriyle kendilerine ayrılan yerde hazır bulunan 60 yerel kabile liderinin yanına giderek, onları da selamladı. Havalimanında Fildişi Sahilli vatandaşlar da Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Fransızca “Bienvenu Erdoğan” yazılı “Hoşgeldin Erdoğan” anlamına gelen pankartlar ve Türk bayraklarıyla sevgi gösterisinde bulundu, Fildişi Sahili’nde yaşayan Türk vatandaşlar da “Başkan Erdoğan” sloganı attı. Erdoğan’a Fildişi Sahili, Gana, Nijerya ve Gine’deki ziyaretlerinde 100’ü aşkın iş adamı eşlik ediyor. Kaynak: www.dunya.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

STK'lardan Darbe Girişimine karşı Ortak Bildiri

STK'lardan Darbe Girişimine karşı Ortak Bildiri Sektörün Önde gelen STK'ları, 15 Temmuz darbe girişimine karşı "Karanlıktan Aydınlığa: 15 Temmuz" bildirisi yayınladı. Sivil toplum örgütlerinin ‘Karanlıktan Aydınlığa 15 Temmuz’ başlıklı ortak bildirisini MÜSİAD Başkanı Nail Olpak okudu. 18 Temmuz 2016 günü yapılan toplantıya ve bildiriye TİM, ASKON, DEİK, Deniz Ticaret Odası, İstanbul Sanayi Odası, İstanbul Ticaret Borsası, İstanbul Ticaret Odası, MÜSİAD, TAMPF, TÜMSİAD ve YASED, LASİAD, OTİAD ve daha bir çok STK katıldı. Demokrasiye ve milli iradeye darbe girişimine karşı ortak basın bildirisi yayınladı. LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca'nın katıldığı toplantıda yayınlanan ortak basın bildirisinin adı "Karanlıktan Aydınlığa 15 Temmuz" Bildiri Şöyle; Ülkemiz, 15 Temmuz Cuma gecesi önce karanlığı; ortaya konan büyük inanç ile de aydınlığı yaşadı. Artık 15 Temmuz, öznesi millet olan demokrasinin kazandığı bir gündür. Bu gün, yalnızca Türkiye'nin değil, dünyanın tarihine geçecek Milli İrade günüdür. Ülkemizin büyük demokrasi yürüyüşüne yönelik 15 Temmuz saldırısında, millet ile iradesi arasındaki köprüye atılan her bomba, sıkılan her kurşun, aslında bunu yapanların karanlık planlarının aydınlığa çıkmasını sağladı. Milletin İradesinden Başka İrade Tanımıyoruz… Ülkemizdeki iş dünyasının temsilcileri olarak, demokrasimizin derinleşmesi ve ekonomimizin güçlenmesinin sivil bir yönetimle mümkün olduğunun bilinci ile demokrasi dışı güçlerin müdahalelerinin en başta ekonomimize büyük zarar vereceğini, tüm birikimlerimizi heba edeceğini biliyoruz. Seçilmiş hükümeti yıkmaya yönelik teşebbüsler demokrasimizi ve ekonomimizi katledecektir. Anti demokratik her türlü girişimin karşısında kararlılıkla duruyoruz. Darbecileri lanetliyor, hükümetimizi destekliyor ve milletimizin iradesinden başka bir irade tanımıyoruz. Milletin İstikrarı En İyi Cevaptır… Bu hain girişimin çökertilmesinin orta ve uzun vadede ülkemiz ekonomisine olumlu yansımalarının olacağı kanaatindeyiz. Çünkü iş dünyası huzur, güven ve istikrar ister. Yaşananlar, tüm bu bileşenleri perçinlemiştir. İstikrarın sadece hükümetle olmayacağını söyleyenlere, siyasi risk olduğunu söyleyenlere, her görüşten milletin istikrarı cevap vermiştir. Güçlü millet iradesi her türlü zorlukla baş edebileceğimizi, ülkemizin uluslararası arenada da siyasi ve ekonomik gücünün kat be kat artacağını ortaya koymuştur.  Çalışmaya ve Üretmeye Devam Edeceğiz… Başbakanımızın dünkü açıklamalarında söylediği gibi ekonomimizin temelleri sağlamdır ve hükümetimiz ile Merkez Bankası ve ilgili kuruluşlar da gereken tedbirleri almıştır. Türkiye, global krizlere karşı ayakta durmayı başaran, G20 üyesi ve AB adayı, serbest piyasa ekonomisini ve çok partili siyasi sistemi içselleştirmiş güçlü bir ülkedir. İlk refleks olarak olumsuz etkiler hissetsek de ülkemizin güçlü imajı, kısa sürede hem iç pazarda hem de dış pazarlarda bu olumsuzlukları bertaraf edecektir. Keza, kamuoyunun da izlediği gibi bütün piyasalar süratle normal seyrine ulaşmıştır. Bundan sonra da bizler daha çok çalışarak ve üreterek ekonomimizi büyütmeye devam edeceğiz. Şimdi “Sağduyu ve Hukuk” Zamanı… Şimdi, paralel terör örgütü darbecilerinin hukukla yüzleşme ve milletin derin hafızasında mahkûm olma zamanıdır. Bu ihanet tezgahını tasarlayan hainlerin hukuk çerçevesinde yargılanarak, en ağır ve caydırıcı cezaları almasını bekliyoruz. Artık darbe kelimesinin literatürden kalkmasını istiyoruz. Meclis'te siyasi partiler arasında takdir edilen bir yaklaşım varken toplumda ayırımcılık yapılması teröristlerin amacına ulaşmasına sebep olur. Sağduyu içerisinde hareket etmeliyiz. Gün Birlik Günü, Milletimize Teşekkürler… Milli İradeyi korurken şehit düşen vatandaşlarımıza ve güvenlik görevlilerimize Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyoruz. Gün birlik günüdür. Demokrasimize sahip çıkan necip milletimize, halkımıza kararlılığı ile cesaret veren Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan ve Sayın Başbakanımız ile hükümetimize, darbe girişimine destek vermeyen ve karşı mücadele eden Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarımıza, polisimize ve güvenlik güçlerimize, darbeye kalkışanlara bir ağızdan karşı çıkan parti liderleri ile STK'larımızın sağduyulu açıklamalarına ve basınımızın darbe karşıtı tutumuna sonsuz teşekkür ediyoruz. Üretmeye ve demokrasi nöbetine devam edeceğiz… Bizler de iş dünyası olarak, üretmeye ve demokrasi nöbeti tutmaya devam edeceğiz.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Putin, 3 Eylül'de Çin'de Erdoğan ile bir araya gelecek

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Çin'de bir araya geleceği bildirildi.  Konuyla ilgili açıklama yapan Rusya Devlet Başkanı'nın Danışmanı Yuriy Uşakov, "3 Eylül'de Çin'de ikili görüşmeler planlanıyor. İlki Arjantin Devlet Başkanı Mauricio Macri ile olacak. Bu görüşmenin Macri'nin göreve seçilmesinden sonraki ilk görüşme olduğunu belirtmek isterim.  Bunun ardından daha ilginç bir temas gerçekleşecek. Putin, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya gelecek" ifadelerini kullandı.  Uşakov, iki liderin 9 Ağustos'ta St. Petersburg'da bir araya geldiğini hatırlatarak, "İkili ilişkilerin normale dönme süreci ilerliyor. Şimdi charter seferlerinin başlamasına ilişkin kararname çıktı. Kasım ayındaki uçak olayının ardından işbirliğinin normale dönme süreci etkili tempoyla sürüyor" dedi.  Kaynak: www.gazetem.ru
Devamını Oku
Standard Post with Image

Erdoğan, G20 Liderler Zirvesi'ne katılacak

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çin Halk  Cumhuriyeti’nin Hangzhou kentinde düzenlenecek olan "11. G20 Liderler Zirvesi"ne  katılacak. Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi'nden yapılan açıklamaya göre,  Cumhurbaşkanı Erdoğan, 4-5 Eylül 2016 tarihlerinde düzenlenecek zirvede, bazı üye ülkelerin liderleri ve Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Ban Ki-mun ile  ikili görüşmelerde bulunacak. Küresel gündemin başlıca konuları arasında yer alan güçlü,  sürdürülebilir, dengeli ve kapsayıcı büyüme hedefine yönelik yürütülen  çalışmaların gözden geçirilmesi, uluslararası ticaretin güçlendirilmesi, küresel  barış, istikrar ve ekonomik büyümeyi doğrudan etkileyen terörizm, mülteci krizi  gibi konuların ele alınması bakımından, G20 Zirvesi'nin önemli bir fırsat  niteliği taşıdığı ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi: "Sayın Cumhurbaşkanımızın, G20 Hangzhou Zirvesi'nde anılan konular  başta olmak üzere, küresel gündem ve G20’nin rolü kapsamında ülkemizin  görüşlerini üye ülke liderleriyle paylaşması öngörülmektedir. Zirve çerçevesinde  Sayın Cumhurbaşkanımızın bazı ülke liderleriyle, ayrıca Birleşmiş Milletler Genel  Sekreteri ile ikili görüşmeler yapması da planlanmaktır." Kaynak: www.milliyet.com.tr
Devamını Oku
Standard Post with Image

Alvan ve Fimka Gana 1. Türk Ürünleri Fuarı’na Katıldı

İstanbul Ticaret Odası tarafından Gana’da düzenlenen Gana 1. Türk Ürünleri Fuarı, Batı Afrika ülkelerine ihracat için önemli bir adım oldu. Sektör lideri firmaların katıldığı fuar, bölge genelinde ilgi gördü. Fuara Laleli’den LASİAD Yönetim Kurulu Üyesi Rıfat Opan’a ait Alvan firması ile LASİAD Yönetim Kurulu Üyesi Barış Köseliören’in ortağı olduğu Fimka firması da katıldı. Dış fuar organizasyonlarıyla da firmalara destek olan İstanbul Ticaret Odası (İTO), Batı Afrika’nın ticaret kapısı olan Gana’da 1. Türk Ürünleri Fuarı düzenledi. Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS) ülkelerine ihracat için önemli bir giriş noktası olan Gana’nın başkenti Akra’da gerçekleştirilen fuar, 24-27 Ağustos tarihlerinde yapıldı. Fuarı düzenleyen ve firmaların katılım organizasyonunu da yapan İstanbul Ticaret Odası, Gana’yı ECOWAS bölgesinde iş yapılabilecek en iyi yer olması ve sektörlerin hızlı gelişimi sebebiyle seçti. Gana’nın yanı sıra Benin, Burkina Faso, Cabo Verde, Fildişi Sahilleri, Gambiya, Gine, Gine-Bissau, Liberya, Mali, Nijer, Nijerya, Senegal, Sierra Leone, Togo'ya ihracat için büyük potansiyel barındıran fuara sektör lideri 50 firma katıldı. Amaç Ekonomik Birliktelik Gana’nın ikinci büyük şehri Kumasi’den de iş adamlarını ağırlayan fuarı, binlerce firma temsilcisi ve profesyonel ziyaret etti. Akra Mövenfick Ambassador Hotel’deki fuarın açılışında Gana Ticaret ve Sanayi Bakanı Dr. Ekwow Spio - Garbrah, Gana’daki Nana bölgesi kralı Osabarima Ansah Sasrako, her iki ülkenin büyükelçileri Nesrin Bayazıt ve Alhaji Ibrahim Abass, Gana Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dr. Appiagyei Dankawoso da yer aldı. Bakan Dr. Ekwow Spio - Garbrah, Gana’nın yatırıma ihtiyacı olduğunu belirterek, Türk iş adamlarına, bölgeye yatırım için gelmeleri çağrısında bulundu. Katılımcıların Ekonomi Bakanlığı’ndan devlet teşviği de aldığı fuarın açılışında konuşan İstanbul Ticaret Odası Başkan Yardımcısı Dursun Topçu, “Gana’da ilkini düzenlediğimiz Türk Ürünleri Fuarı, yeni adımların başlangıcı olacak” dedi. Topçu, konuşmasında şunları söyledi: “Ülkelerimiz arasında 5 bin kilometre mesafe var. Fakat amaç ekonomik birliktelik olunca, mesafelerin önemi kalmıyor. Burada, sadece tek taraflı bir iş yapmak için bulunmuyoruz. Gana ekonomisi, çok daha büyük işbirliklerine ve yatırım iklimine sahip. Daha fazla yatırım için yeni ortaklıklar inşa etmeyi arzu ediyoruz. Sadece Türkiye-Gana ilişkileriyle de sınırlı kalmayalım. Bölgedeki diğer iş yapma alanları için de birlikte hareket edelim diyoruz.”
Devamını Oku
Standard Post with Image

Kritik zirvenin perde arkası

İki ülke liderleri Erdoğan ve Putin’in Çin’deki G-20 zirvesi öncesinde Cumartesi günü yaptıkları görüşmeye dair Krmelin’den açıklama geldi. Putin’in basın sözcüsü Peskov, iki liderin “çok ve uzun süre konuştuklarını” söyledi. Peskov, “Türk meslektaşlarımız tarım ürünlerine konan yasağın hızlı bir şekilde kaldırılması konusunu gündeme getirdi. Bu alanda çalışmalar devam edecek” dedi. Rus yetkili, “Genel olarak son derece pozitif görüşmeler oldu. İlişkilerin hızlandırılması konusunda iki taraf da kararlılığını teyit etti” dedi.  Rus gazetecilere bilgi veren Peskov, devlet başkanlarının tüm alanlarda işbirliğinin normalleştirilmesi konusunda çalışma grafiğini ele aldıklarını vurguladı. Buna göre, yıl sonuna kadar Rusya’da yapılması planlanan, iki liderin başkanlık edeceği Üst Düzey İşbirliği Konseyi toplantısı için de hazırlıklara hız verildi. Peskov, Suriye krizinden ikili ilişkilere kadar ker konuda ayrıntılı fikir alışverişinde bulunulduğunu vurguladı. Peskov, “Oldukça uzun süre oturup konuştular. Hem delegasyonla, hem ikili ve dışişleri bakanlarının dahil olduğu formatla. Sonra Suriye konusunda görüş alışverişinde bulundular. Oldukça güvene dayalı ve ayrıntılı fikir değiş tokuşu oldu” dedi. Üst Düzey İşbirliği Konseyi’nin altındaki stratejik planlama gurubu ve toplumsal forumun da sonbaharda toplantıları olacağını ekleyen Peskov, ayrıca 2019 yılına kadarki kültürel ve bilimsel teknolojik işbirliği programının imzalanacağını vurguladı. Kaynak:www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Rusya: "Türkiye ile serbest ticaret yakın"

Türkiye ile Rusya arasında hızla yeniden canlanma sürecine giren ekonomik ilişkilerin, serbest ticaret anlaşmasıyla yeni bir boyuta çıkarılması için girişimler yoğunlaştırıldı. Rusya Ekonomik Kalkınma Bakanı Aleksandr Ulyukayev, iki ülke arasında serbest ticaret anlaşmasının yakında imzalanmasının planlandığını söyledi.  İki ülke liderlerinin G20 zirvesindeki görüşmesinde konuya değindiklerini belirten Rus Bakan, “Serbest ticaret ve yatırım konusunda bir anlaşmaya yaklaştık” dedi. Türkiye-Rusya Yatırım Fonu görüşmelerinde sona gelindiğini hatırlatan Ulyukayev, ekim ayı sonunda Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi ile bir araya gelerek konuyu görüşeckelerini belirtti. Rus Bakan ayrıca, Türk Akımı konusunda ayrıntılar üzerinde çalışıldığı bilgisini verdi. Kaynak:www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Putin: "Yapılacak çok şey var"

Çin'de G20 Zirvesi'nde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir araya gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, charter seferlerinin yeniden başlamasıyla ilgili olarak Rus lidere teşekkür etti.  G20 Zirvesi için Çin’in Hangzhou kentinde bulunan Putin ve Erdoğan’ın görüşmesi, cumartesi günü TSİ 18.10’da başladı.  Görüşmenin basına açık bölümünde konuşan Putin, "Yaptığımız son telefon görüşmesinde, daha önce alınan kararların beklenenden yavaş uygulandığını söylediniz. Özellikle charter seferleriyle ilgili anlaşmanın yerine getirilmediğini ifade ettiniz. Sizin de gördüğünüz gibi Rusya hükümeti, 28 Ağustos'ta yasağı kaldıran kararnameyi imzaladı ve Rus turistleri taşıyan ilk charter uçağı Türkiye'ye uçtu" dedi.   Putin'e "Evet, gerçekten de dün charter seferleri başladı ve ilk uçak Türkiye'ye geldi" sözleriyle yanıt veren Erdoğan, Rus lidere teşekkürlerini sundu.  PUTİN: TAM KAPSAMLI İŞ BİRLİĞİ İÇİN YAPILACAK ÇOK ŞEY VAR  İki ülke arasındaki iş birliğinin tam kapsamlı olarak yeniden başlaması için yapılacak çok şey bulunduğunu kaydeden Putin, bugün Erdoğan ile bu konuları ele alacaklarını belirtti. Erdoğan ise enerji alanındaki konuların masaya yatırılacağını ifade etti. Cumhurbaşkanı, enerji alanda birtakım ilerlemeler kaydedildiğini anımsatarak, gelinen noktanın daha da ilerisine gitmek için atılması gereken adımlar bulunduğunu vurguladı. İki lider 9 Ağustos'ta St. Petersburg'da bir araya gelmiş, 26 Ağustos'ta da telefonda görüşmüştü.  Kaynak:www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Erdoğan'dan Putin'e charter teşekkürü

Çin'de gerçekleştirilen G20 Zirvesi'nde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir araya gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, charter seferlerinin yeniden başlamasıyla ilgili olarak Rus lidere teşekkür etti. G20 Zirvesi için Çin'in Hangzhou kentinde bulunan Putin ve Erdoğan'ın görüşmesi, 18.10'da başladı . Shangri La Otel'de gerçekleşen görüşme öncesi Erdoğan ve Putin basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Rusya'dan charter seferlerinin dün başladığını anımsatan Erdoğan, "Bugün de St. Petersburg'daki görüşmelerde ele aldığımız konuları burada tekrar değerlendirmek suretiyle, çok çok önemli, geleceğe yönelik, gerek siyasi, gerek ekonomik, gerek bölgesel birçok konuları ele alma fırsatımız olacak" dedi.  Enerji konularında yapılan görüşmeler olduğunu ve bunları değerlendirme fırsatı bulacaklarını belirten Erdoğan, "Bu anlamda da özellikle atacağımız adımlar inanıyorum ki süreci çok daha güçlü kılacaktır." diye konuştu.  "Rus turistlerin Türkiye'de çok sıcak karşılandıklarını gördük" Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Çin'deki görüşmesi sırasında şunları söyledi: "Sayın Cumhurbaşkanı, yeniden görüştüğümüz için memnunum, bu sefer burada Çin'de. Görüşme imkanı bulduğumuz ve sizin St. Petersburg ziyaretiniz sırasında vardığımız anlaşmaların uygulanma sürecini görüşme imkanı bulduğumuz için memnunum. En son yaptığımız telefon görüşmesinde daha önce alınan kararların istenilenden daha yavaş hayata geçirildiğine dikkat çektiniz.  Özellikle charter seferlerinin yenilenmesine ilişkin anlaşmaların gerçekleşmediğini söylediniz. Gördüğünüz üzere, 28 Ağustos'ta Rusya hükümeti ilgili kararnameyi imzaladı ve dün Türkiye'ye Rus turistleri taşıyan ilk charter gitti. Rus turistlerin Türkiye'de çok sıcak karşılandıklarını gördük.  Tabi ki, tüm alanlarda işbirliğimize yeniden başlamak için birçok şey yapmamız gerek. İşte bugün bunları konuşacağız." Rusya Devlet Başkanı Putin'in heyetindeki Enerji Bakanı, Yatırım Fonu Başkanı, Ekonomi Bakanı, Dışişleri bakanı, Gazprom, Rosneft, Rosatom'dan isimleri tanıtmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan da heyetinde Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak ile MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın bulunduğu belirtti.  Kaynak:www.turizmdebusabah.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Vladimir Putin G20'de bir araya geldi

Çin'de yapılan G20 zirvesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rus lider Putin Çin'de bir araya geldi. Yaklaşık 2 saat süren görüşme sırasında Putin'in Hakan Fidan'la ilgili yaptığı espri de güldürdü. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le görüşmesine ilişkin, "St. Petersburg'daki görüşmelerde ele aldığımız konuları burada tekrar değerlendirmek suretiyle çok çok önemli, geleceğe yönelik, gerek siyasi, gerek ekonomik, gerek bölgesel birçok konuları ele alma fırsatımız olacak." dedi. Erdoğan, G20 Liderler Zirvesi için bulunduğu Çin'in Hangcou kentinde, Rusya Devlet Başkanı Putin ile TSİ 18.10'da bir araya geldi. Shangri La Otel'de gerçekleşen görüşme öncesi Erdoğan ve Putin basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Rusya'dan charter seferlerinin dün başladığını anımsatan Erdoğan, "Bugün de St. Petersburg'daki görüşmelerde ele aldığımız konuları burada tekrar değerlendirmek suretiyle, çok çok önemli, geleceğe yönelik, gerek siyasi, gerek ekonomik, gerek bölgesel birçok konuları ele alma fırsatımız olacak." değerlendirmesinde bulundu. Enerji konularında yapılan görüşmeler olduğunu ve bunları değerlendirme fırsatı bulacaklarını belirten Erdoğan, "Bu anlamda da özellikle atacağımız adımlar inanıyorum ki süreci çok daha güçlü kılacaktır." diye konuştu. Putin'in heyetindeki isimleri tanıtmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan da heyetinde Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak ile MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın bulunduğu belirtti. VLADIMIR PUTİN'İN AÇIKLAMALARI Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Türkiyede iç siyasi hayatın normalleşmesini görmekten memnuniyet duyduklarını belirterek, "Türkiyenin zor dönemden geçtiğini görüyoruz. Terörle mücadele etmektedir ve önemli tehditlerle karşı karşıya kalmaktadır, bunu biliyoruz. Türkiyedeki durumun normalleşmesi konusunda önemli başarılar var ama normalleşme tamamen sağlandıktan sonra daha hızlı bir şekilde ileriye gidebileceğiz." dedi. G20 Liderler Zirvesi dolayısıyla Çinin Hangcou kentinde bir araya gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Putin, Shangri La Oteldeki görüşme başlamadan önce gazetecilere açıklamalarda bulundular. Putin, Cumhurbaşkanı Erdoğanla bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "St. Petersburga yaptığınız ziyarette vardığımız mutabakatların nasıl hayata geçirildiğini bugün ele alacak olmaktan mutluluk duyuyorum. Son telefon görüşmemizde mutabakatların istenilen hızla yerine getirilmediğini ifade ettiniz. Özellikle telefon görüşmemizde charter uçuşlarının istenilen hızla yerine getirilmediğinden bahsetmiştiniz. Ama artık, görüyoruz ki 28 Ağustosta hükümetimiz ilgili kararı imzaladı ve 3 Eylülde ilk charter uçuşu Türkiyeye gelmiştir." diye konuştu. Rus turistlerin çok sıcak karşılandığını dile getiren Putin, "İlişkilerimizin tam formatlı bir şekilde tekrar başlaması için daha çok çalışmamız gerekiyor. Ama bugün zaten bunu konuşacağız." diye konuştu. Görüşmenin kapsamlı bir heyet eşliğinde gerçekleştiğine dikkati çeken ve başta Gazprom şirketi olmak üzere enerji şirketlerinin ve enerji bakanının da aralarında olduğunu vurgulayan Putin, heyetteki iki dışişleri bakanının "nasıl güzel konuşabilecekleri konusunda bir yarışma yapacaklarını" söyledi. "EĞER İSTİHBARAT MÜDÜRÜNÜZ BURADAYSA..." Putin, Cumhurbaşkanı Erdoğanın, "Ben de aynı şekilde gerek ekonomiden sorumlu başbakan yardımcım, dışişleri bakanım, ekonomi bakanım, enerji ve tabii kaynaklar bakanım, milli istihbarat müsteşarımla geniş bir ekiple burdayız." sözlerine karşılık, "Eğer gerçekten heyetinizde istihbarat müdürünüz varsa bizim için konuşacak hiçbir şey kalmamıştır, size zaten her şeyi aktarmıştır." esprisini yaptı. Türkiyenin zor dönemden geçtiğini vurgulayan Putin, "Türkiyede iç siyasi hayatın normalleşmesini görmekten memnuniyet duyuyoruz. Türkiyenin zor dönemden geçtiğini görüyoruz. Terörle mücadele etmektedir ve önemli tehditlerle karşı karşıya kalmaktadır bunu biliyoruz. Zaten terörle mücadeleyle ilgili pozisyonlarımızı daha önce anlatmıştık birbirimize. Türkiyedeki durumun normalleşmesi konusunda önemli başarılar var ama normalleşme tamamen sağlandıktan sonra daha hızlı bir şekilde ileriye gidebileceğiz." ifadelerini kullandı.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

Türkiye'nin yüzde 40 pay ile Rusya’da tekrar “1 numara” olmasına sadece bir ay yetti...

Uçak krizi ambargosu yüzünden Rusyalı turistlerden bir yıla yakın mahrum kalan Türkiye’ye, Rusya pazarından yeniden “1 numara” olmak için sadece bir ay yetti. Rusya’da şu an satılan tur paketleri içinde Türkiye’nin payı yüzde 41’e yükseldi. Eylül ve ekim aylarından Türkiye’de tatil yapanların sayısının 150 bini bulması bekleniyor. Bu rakam, kriz öncesi dönemin aynı dönem rakamlarına yakın. Yani durumun “normale döndüğü” sinyalleri geliyor.  Kommersant’ın haberine göre, Türkiye’nin liderliğe çıkmasıyla, yazın liderlerinden Tunus ikinci, Yunanistan üçüncü sıraya geriledi. Charter uçuşlarına izim verilmesiyle, Rusların “kadife sezon” dedikleri sonbahar başı döneminde deniz tatili talepleri Türkiye’ye akmaya başladı. Türkye’ye eylülde, ağustosa kıyasla 10 kat daha fazla talep olduğu bildirildi. Yüzde 41’le tur satışlarından aslan payı alan Türkiye’yi Tunus yüzde 34, Yunanistan yüzde 28 ile takip ediyor. Kaynak: www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Zirve muhasebesi: Kim ne aldı?

Uçak krizi sırasında atılan köprüleri tekrar onarmaya başlayan Tükiye ile Rusya, dün iki ülke liderinin İstanbul zirvesi ile yeniden "güçlü işbirliği" mesajları verdi. İlişkilerin temel taşlarından olan enerji alanında Türk Akım için konulan imzalar, Ankara-Moskova bağlarını daha da perçinledi. İki liderin yakınlığı ve samimi pozları, kriz günlerine sünger çekildiği, "normalleşme" sürecinin pratikte Türk tarafının arzuladığı kadar hızlı olmasa da "adım adım" devam edeceği tespitlerini güçlendirdi. Her ne kadar Rusya'daki iş dünyasının beklediği somut adımlar henüz atılmamış olsa da, genel manzara Türkiye-Rusya ilişkilerinde bulutların büyük ölçüde dağıldığı, Suriye krizi yüzünden yeni "kara bulutlar" birikmezse yolun açık olduğu şeklinde.    Dünkü zirveden çıkan bazı sonuçları şöyle sırlamak mümkün: - İki lider uçak krizi sırasında büyük darbe olan samimi ilişkilerine yeniden döndüler. Erdoğan ile Putin’in birlikte verdikleri fotoğraf, “kırgınlıkların unutulduğu, Rus tarafının uçak krizinin perde arkasında başka nedenler olduğu kanaatine geldiği, Erdoğan ile ilişkileri iyi tutma arzusunda olduğu” yorumlarını güçlendirdi. - Putin, iki ülkenin Türkiye’yi “enerji hub’ı yapma” niyetini bizzat dile getirerek, Türkiye ile stratejik ilişkilerin olası boyutuna dair ipucu verdi. Hata kulislerde, TANAP, Türk Akımı gibi projelerin birbirine rakip değil, Rusya-Türkiye-Azerbaycan arasında “enerji ortaklığı” yaratma konusunda fırsat verebileceği değerlendirmeleri yapıldı. - Rusya Botaş’ın istediği doğal gaz indirimini alamadığı için Türk Akımı’na daha önce gerekli izinleri vermemişti. Şimdi Gazprom’dan indirim garantisi alındığı, sadece oran üzerinde görüşmeler yapılacağı bildiriliyor. Rus basını da bugün Putin'in Türkiye'ye gazda indirim için söz verdiğini özellikle vurguluyor. - Rus tarafının Güney Akım’ın suya düştüğü bir dönemde Türk Akımı anlaşmasını imzalaması, Batı’ya karşı “Hala enerjide gücümüz yerinde” mesajı olduğu ve Ankara ile Moskova’nın AB’ye karşı “ortak tavır” sergiledikleri belirtiliyor. AB içinde Rusya’dan yeni hat ile gaz almaya hazır pek şok ülke olduğu içini, bu proje AB enerji politikalarındaki çatlağı büyüteceğe benziyor.  - Suriye konusunda medyanın önünde "farklı düşüncelere rağmen diyaloga devam" mesajı verilse de, iki tarafın politikalarının hala çok uzak olduğu belirtiliyor. Esad'ın kaderi konusu en önemli farklılık konusu olarak masada. Ancak Fırat Kalkanı operasyonu ile ilgili Rusya'nın başından itibaren ölçülü tepki verme çabasında olması, iki tarafın uçak krizi oılayından ders alarak "diğer konuların ikili ticari-ekonomik ilişkilerin seyrini bozmasına izin vermeme" çabasına bağlanıyor. - Zirvede ağırlığın enerji projelerine ve Suriye konusunda olduğu, ikili ilişkilerdeki detaylı konuların bakanlara havale edildiği anlaşılıyor. Yaş sebze meyvede yasağın domatesi kapsamaması, Rusya’nın yerli üreticisini koruma kararlılığı ile açıklanıyor. Çalışma izinleri başta olmak üzere, Türk iş dünyasının talepleri, KEK toplantısı ve bakanlıklar arasındaki müzakerelere kaldı. Yani Rusya verirken "acele" etmiyor. -  Rusya’nın ilk günden Putin’in ağzından ilan ettiği “kademeli normalleşme” politikasına bağlı olduğu, Türkiye’den gelen taleplerin “aşama aşama karşılanacağı” mesajı verdiği anlaşılıyor. Yıl sonuna kadar yaptırımlardan kaynaklanan yasakların kaldırılması bekleniyor.  Vize konusunda ise en fazla "iş adamlarına vizesiz rejim" beklentisi şimdilik gündemde. Turist vizesinin kaldırılması, Türkye'de olağanüstü hal sürdükçe masada olmayacağa benziyor. Kaynak:www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Türk Akımı'na tarihi imza

Türkiye ile Rusya arasında, Türk Akımı boru hattının inşaatına dair hükümetlerarası anlaşma dün İstanbulda imzalandı. İki ülke devlet başkanının huzurunda imzalanan anlaşma, Karadeniz'in altından hem Türkiye'ye, hem de Türkiye üzerinden  AB'ye gaz sevk edecek iki paralel hat döşenmesini öngörüyor. İstanbul'da düzenlenen 23. Dünya Enerji Kongresi'ne  katılan Rusya Devlet Başkanı Putin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan,  son derece yoğun bir gün yaşadı. İki lider, kongrenin açılış oturumunun ardından ikili görüşme için Mabeyn Köşkü'nde buluştu. İki liderin görüşmesi 1 saat 40 dakika kadar sürdü. Görüşmenin ardından  Türk Akımı gaz boru hattı için hükümetler arası anlaşma imzalandı. İki ülke enerji bakanları, liderlerin huzurunda imzaları attı. Putin, Rusya'nın bazı Türk tarım ürünlerinde yasağı kaldırdığını açıkladı. Putin 2015 yılında 500 milyon dolarlık Türk gıda ürünü alındığını, yasak kararının kalkmasıyla Rusya'nın kendisinin üretmediği bu ürünlerde, iç piyasada fiyatların ucuzlayacağını söyledi ve "karşılıklı faydaya" işaret etti. Rus liderin "çekirdekli ürünler ve turunçgillerde yasağın kaldırıldığını" açıklaması dikkat çekti. Bu durumda domateste ihracat yasağı ise sürecek.   Rusya Federal Tarım Ürünleri Denetleme Ajansı (Rosselhoznadzor) Başkanı Aleksey Alekseyenko, Türkiye’den gelen narenciye, şeftali ve eriğin girişine daha önce getirilen kısıtlamanın kaldırılacağını açıkladı. Sputnik'e  göre, Türkiye’den Rusya’ya meyve teslimatının güvenli bölgelerden ve büyük işletmelerden geleceğini belirten Alekseyenko, “Türk mevkidaşlarımızla geçen hafta görüşmemiz oldu. Haşerelerden arındırılmış bölgelerden ve kontrolümüz altında güvenliği sağlamaya hazır büyük işletmelerden başlayarak meyve teslimatını yeniden başlatma konusunda anlaşmaya vardık” dedi. Alekseyenko, hangi tarım ürünlerine izin verileceği sorusuna, “Narenciye ve sert çekirdekli meyveler, yani Türkiye için geleneksel meyveler, şeftali, erik ve diğerleri” cevabını verdi. ÖNEMLİ MESAJLAR Anlaşmanın imzalanmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmeye ilişkin bilgi verdi. Erdoğan, Putin ile dolu dolu bir görüşme yaptıklarını belirterek, “23. Dünya Enerji Kongresi sebebiyle İstanbul'daki toplantımızı gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Toplantı 2 gün daha sürecek. Bu kongre çok daha farklı bir zenginliğe kavuşacaktır. Bugün devlet başkanları olarak açılış konuşmalarında bir arada bulunduk. Ardından ikili görüşmelerimizi gerçekleştirdik. Bakanlarımız ikili görüşmelerine devam ediyor. Bu aynı zamanda ülkeler arasındaki enerjiyle ilgili münasebetleri özellikle ilgilendiren konular. Türkiye Rusya arasındaki ilişkiler noktasında Sayın Başkanla dolu dolu bir gün geçirdik. Sonunda az önce imzalanan anlaşmalar imzalanacak noktaya geldi” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye -Rusya arasındaki normalleşme sürecinin hızla devam edeceğine inandığını belirterek, “Türkiye Rusya arasındaki normalleşme sürecinin hızla devam edeceğine inanıyorum. Bir çok alanda bu ilişkilerimizi bundan sonraki süreçte çok iyi şekilde geliştireceğiz” diye konuştu. "KARŞILIKLI GÖREVLENDİRMELER YAPTIK" Görüşmede Suriye konusunun da ele alındığını belirten Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Tabii çok daha hassas bir konu bölgedeki mevcut gelişmeler. Suriye konusunu etraflıca ele alma imkanımız oldu. Fırat Kalkanı operasyonunu kendileriyle görüştük. Bu konuda iş birliği yapabiliriz, bunların değerlendirmesini yaptık. Halep'teki gelişmelerde insani yardım konusunda ne gibi strateji uygulayalım ki insanlar rahata kavuşsunlar; bu konuda karşılıklı olarak görevlendirmemizi yaptık” ifadelerini kullandı. Erdoğan, “Türk Akımı'nın aramızda değerlendirmesini yaptık. Türk akımıyla ilgili sürecin hızlanması konusunda az önce atılan imzayla noktayı koyduk. Akkuyu Nükleer Enerji Santrali'yle ilgili olarak burada bundan sonraki sürecin hızla devamında mutabakatımız net. Zaman kaybının önümüzdeki süreçte telafi edileceği inancındayım” diye konuştu. Son dakika: Türkiye ile Rusya arasında Türk Akımı anlaşması imzalandı Rusya Devlet Başkanı Putin'in açıklamalarından satırbaşları şöyle: Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Türkiye’den ihraç edilmesi yasaklanan bazı tarım ürünlerindeki kısıtlamaları kaldırdıklarını belirterek, “Türk Akımı doğalgaz boru hattı projesi çevresinde Türkiye'ye doğalgaz indirimi yapılması konusunda mutabık kaldık” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Mabeyn Köşkü'nde gerçekleştirdiği görüşmenin ardından açıklama yapan Putin, “Kongre için gönderilen davetten dolayı şükranlarımı sunuyorum. Bu çok büyük bir organizasyonun başarılı şekilde gerçekleştirilmesinden dolayı Türk dostlarımız tebrik ederim. Bizim iki ülke için çok fazla konu üzerinde görüş alışverişi yaptık. İkili ilişkilerin normalleşmesi sonucunda çaba gösterme konusunda mutabık kalmıştık” dedi. “BAZI TARIM ÜRÜNLERİNDEKİ KISITLAMALARI KALDIRDIK” Narenciye ve yaş sebzeye yönelik yasağın kaldırılması kararını aldıklarını anlatan Putin, “Özellikle şu konuya dikkatinize çekmek isterim. Rusya, Türkiye’den ihraç edilmesi yasaklanan bazı kalemlerin yeniden ihracını açmış bulunuyoruz. Narenciye gibi bazı tarım ürünlerindeki kısıtlamaları kaldırdık. Bu karşılıklı yarar sağlayan bir karar sonuçta. Rusya’daki tarım sektörü bu tür tarım ürünleri üretmiyor. Türkiye’den bu kalemleri Rusya’ya ithal edince Rusya’daki fiyatlar düşecektir. Türk ortaklarımız için Rusya piyasasının açılışı anlamına gelecektir. Bahsettiğim kalemlerin 2015 yılındaki ihracatının hacmi 500 milyon dolar hacmindeydi. Dolayısıyla önemli kararlar alındı ve ikili ilişkilerimizin tamamen normalleşmesi konusunda mutabık kalmıştık. Önümüzdeki günlerde bizim karma ilişkiler konseyimiz bu konuda çalışacaktır. “TÜRKİYE'YE DOĞALGAZ İNDİRİMİ YAPILMASI KONUSUNDA MUTABIK KALDIK” Putin, Türk Akımı projesi çevresinde Türkiye'ye doğalgaz indirimi yapılması konusunda anlaştıklarını da belirtti. “HALEP'E İNSANİ YARDIMLARIN GÖTÜRÜLMESİ, İÇİN GÖRÜŞÜMÜZ AYNI” Putin, görüşmede farklı alanlarda iş birliğinin de ele alındığını belirterek, “Uzay gibi diğer alanlarda iş birliğimizin geliştirmesini ele aldık bugünkü görüşmede. İnsani alanda işbirliğinin geliştirilmesinden bahsettik. Türk tarafı bize karşılık olarak Rus Turizm Günleri yapmayı önerdiler. Biz bu öneriyi destekliyoruz. Suriye'de akan kanın durdurulmasından yanayız. Düşünüyoruz ki Suriye'deki barışı isteyen herkes bunu desteklemeli. Halep'e insani yardımların götürülmesi, için görüşümüz aynı. Tek konu var insani yardımın ulaşımında güvenliğin sağlanmasıdır”. “HALEP'E İNSANİ YARDIMI ABD ENGELLİYOR” Putin konuşmasını şöyle sürdürdü: “İnsani konulara ateş açılmasın diye önerimiz oldu Amerika tarafına. Amerika tarafı fiilen bunu yapmak istemiyor yada yapamıyor. Özellikle özel servisler ve askeri kurumlarımızın arasındaki temasların hızlandırılması için mutabık kalmıştık. Biz savunma sanayi alanındaki işbirliğini sürdürmeye hazırız. Bunu somut projelere dönüştürülmesini umut ediyoruz. Her iki taraftan bu noktada olan öneriler araştırılmaktadır. Bunları gerçekleştirmek için imkanlarımız var." Görüşmenin heyetler arası kısmında Türk tarafından Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Enerji Bakanı Berat Albayrak ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Rusya tarafından Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Ekonomi Bakanı Aleksey Ulyukaev ve Enerji Bakanı Aleksandr Novak katıldı. Öte yandan Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Rusya ve Türkiye arasında Suriye konusunda görüş ayrılıklarının mevcut olduğunu ancak iki ülkenin diyalogun devamı için siyasi irade ortaya koyduğunu söyledi.  Sputnik'e göre, gazetecilerin, Rusya ve Türkiye’nin Suriye konusundaki görüş ayrılıklarının giderilmesi konusunda ilerleme kaydedip kaydetmediğine dair sorusunu yanıtlandıran Peskov, “Şüphesiz ki Suriye konusunda görüş ayrılıkları, farklı yaklaşımlar mevcut. Yine de en azından diyalog devam ediyor ve taraflar, bu iletişimi geliştirmek için siyasi irade gösteriyor ki bu bile olumlu bir faktör” dedi. Bu arada Gazprom Başkanı Aleksey Miller, Rusya ve Türkiye'nin Türk Akımı doğalgaz boru hattı projesinde iki kol inşa edilmesiyle ilgili hükümetlerarası anlaşma imzalaması konusunda mutabakat sağladığını ve anlaşmanın Putin-Erdoğan görüşmesinin sonunda imzalanacağını ifade etti. Miller, anlaşmanın proje çerçevesinde iki kol inşa edilmesini öngördüğünü ve iki kolun Aralık 2019'a kadar inşa edileceğini bildirdi. Kaynak:www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

2017'de hedef 5 milyon Rus turist

TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy, bu yılı 500 bin Rus turistle bitirmeyi beklediklerini ancak 2017'de 5 milyondan fazla Rus turist ağırlamayı hedeflediklerini söyledi. TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy, Türk-Rus 18. Dönem İş Konseyi Toplantısı'nda gazetecilere yaptığı açıklamada, Türkiye'ye gelen Rus ziyaretçi sayısının bu yıl şu ana kadar 336 binde kaldığını belirterek bu yılı 500 bin turistle bitirmeyi beklediklerini söyledi. Rusya pazarındaki kayıplarının yüzde 88'e ulaştığını kaydeden Ulusoy, son dönemlerde ülke liderleri arasında yaşanan olumlu temasların ve 23. Dünya Enerji Kongresi'ndeki anlaşmaların sevindirici bir gelişme olduğunu dile getirdi.  NEYİ BEKLİYORUZ? Ulusoy, Rusların en rahat tatil yapacağı, en rahat uçacağı ülkenin Türkiye olduğunu, günde 15 uçak seferi bulunduğunu ve THY'nin bu ülkeye başarılı operasyonlar gerçekleştirdiğini ifade ederek, şunları kaydetti: "Özel hava yolları ve charter uçuşlar da başarılı. Neyi bekliyoruz? Çünkü Ruslar tatil yapmadılar, yorgunlar. Bizim de otellerimiz, uçaklarımız, yani sektörümüzün tümü hazır. Çünkü ikinci büyük gelen ziyaretçi sayısı Rusya'dan. Şu anda düğmeye basıldı. Gelecek yılın hazırlıklarına başladık. Ruslara gönlümüz, kapımız açık. Bu yılı 500 bin Rus turistle bitirmeyi bekliyoruz. Ancak 2017'de 5 milyondan fazla Rus turist ağırlamayı hedefliyoruz. İki taraf da birbirine hasret." 'İKİ ÜLKE BİRBİRİNİ TAMAMLIYOR' Başaran Ulusoy, Rusya'da olmayan ürünlerin Türkiye'de, Türkiye'de olmayanın da Rusya'da bulunduğunu, iki ülkenin birbirini tamamladığını, birbirine ihtiyaç duyduğunu ve rakip olmadığını söyledi. Rusların tatil yapmak, kaymak ve denize girmek için Türkiye'yi tercih ettiğini belirten Ulusoy, "Kız almışız, kız vermişiz, akrabalıklar kurmuşuz. 1990'dan bu yana kurulan dostluklar var. İkinci, üçüncü nesil var. Sayın Putin'in konuşmasında 3-4 defa turizme vurgu yapması müsaadeleri erken vereceği anlamına gelmiştir. Şu anda faaliyetlere başladık" diye konuştu. TANITIM ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR Ulusoy, Türkiye'nin tanıtımını farklı ülkelerde de sürdürdüklerini, Madrid, Frankfurt, Lüksemburg ve Amsterdam'a gittiklerini, Türkiye hakkında yapılan yanlış algıları düzeltmeye çalıştıklarını söyledi. Ulusoy, "İnşallah 2016'nın kayıplarını 2017'de toparlarız diye düşünüyorum. İstanbul, Antalya kan kaybetti. Türkiye bir turizm ülkesi. İhracatın yüzde 21'ini turizm sektörü yapıyor. Sektör 1 milyon 200 bin kişiye iş veriyor. Bu sektörden vazgeçemeyiz" dedi. Kaynak:www.turizmdebusabah.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD, Türkiye’nin Yeni Liderlik Buluşmasına Katıldı

Fanatik Gazetesi ve Bizz Consulting tarafından düzenlenen “Türkiye’nin Yeni Liderlik Zirvesi” SPORTS&BUSİNESS Summit, 8 Kasım Salı günü gerçekleşti. The Ritz Carlton İstanbul Otel’de yapılan panele spor ve iş dünyasından pek çok isim katıldı. Şirketlerin Stratejileri ve Spor Ekonomisi, Genç Yetenekler Yetiştirmek gibi başlıca konuların konuşulduğu ve oturumlar şeklinde devam eden programa LASİAD’ı temsilen Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

ŞİÖ mü, yoksa AEB mi?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) yerine Şanghay İşbirliği Örgütü'ne (ŞİÖ) üye olabileceğine dair açıklamasının ardından başlayan ŞİÖ tartışmalarında asıl "AB muadili" kurumun Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) olduğu yorumları öne çıkıyor.  Konuyu yakından izleyenler, "ŞİÖ tam olmasa da, bir ölçüde güvenlik temelli bir anlaşma olarak NATO ile karşılaştırılabilir. Ama eğer AB'nin karşılığı olarak Rusya ile birlikte hareket edilecek bir Avrasya platformu kast ediliyorsa o zaman Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) anlaşılmalı" değerlendirmesini yapıyor. Erdoğan konuyu şu sözlerle gündeme taşımıştı: "Mesela, “Şanghay 5’lisi içerisinde Türkiye niye olmasın?” diyorum. Bunu sayın Putin’e olsun, Nazarbayev’e olsun, şu anda Şanghay 5’lisinin içerisinde olanlara da söyledim. Başlangıçta 5 ülkenin kurduğu Şanghay İşbirliği Örgütü’ne daha sonra Özbekistan, Pakistan, Hindistan gibi ülkeler de dahil oldu. İran da girmek istiyor. Sayın Putin, “Bunu değerlendiriyoruz” gibi bir ifade de kullandı. Temenni ederim ki orada olumlu bir gelişme olması halinde, yani Türkiye’nin Şanghay 5’lisi içerisinde yer alması, bu konuda çok daha rahat hareket etmesini sağlayacaktır diye düşünüyorum.” BBC Türkçe'den Onur Erem, uzman görüşlerine dayanarak konuyu analiz attiği yazıda şu değerlendirmeyi yaptı: "AB'nin ekonomi, politika, güvenlik ve insan hakları konusunda bağlayıcı bir müktesebatı, üye ülkelerden parlamenterlerin temsil ediği ve yasama gücü bulunan bir meclisi, mahkemesi, marşı ve tüm üye ülkelerin bayraklarının yanında kullandığı bir bayrağı bulunurken bunlar ŞİÖ'de mevcut değil. AB'nin üye ülkeleri arasında insan, sermaye ve ürünlerin serbest dolaşımı bulunurken ŞİÖ'de bunlar da yok. AB, diğer ülkelerle de serbest ticaret anlaşması imzalayabilirken ŞİÖ üyeleri kendi aralarında bile serbest ticaret anlaşmasına sahip değil. ŞİÖ'ye kıyasla, AB'ye daha çok benzeyen Asya örgütü ise Avrasya Ekonomik Birliği (AEB). Rusya, Kazakistan, Ermenistan, Belarus ve Kırgızistan'ın üye olduğu AEB'de insan, sermaye ve ürünlerin serbest dolaşımı bulunuyor. 2013 yılında "Türkiye hem NATO üyesi, hem de ABD'nin en yakın müttefiklerinden. ŞİÖ üyelerinin bu şartlarda Türkiye'yi tam üyeliğe kabul etmesi mümkün değil" diyen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in danışmanı Sergey Markov, bu yüzden Türkiye'nin ŞİÖ'ye değil AEB'ye üye olabileceğini söylemişti. Kazakistan lideri Nursultan Nazarbayev de 2014 yılında Türkiye'yi AEB üyeliğine davet etmişti." PUTİN DE DEĞİNMİŞTİ 2014 Aralık sonundan Kremlin Sarayı’nda yapılan Avrasya Ekonomik Yüksek Konseyi Toplantısında  Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Belarus Devlet Başkanı Aleksander Lukaşenko, Kırgızistan Devlet Başkanı Almazbek Atambayev, Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev ve Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan buluşmuştu. Toplantıda konuşan Rusya Devlet Başkanı Putin, "Ulaşılan noktada durmak tabii ki doğru olmaz. Geleceğe yönelik yeni büyük hedeflerimiz var" demişti. Putin devamında,  başka ülkelerin de birliğe ilgi duyduğuna işaret ederek, “Vietnam’la serbest ticaret sözleşmesi projesine hazırlık için final aşamasına gelindi. Türkiye, Hindistan ve İsrail ile de benzer sözleşmeler üzerinde çalışmalar yapılıyor” dedi.  Rusya resmi haber ajansı Sputnik, bu sözleri şöyle yorumlamıştı: "Türkiye önce de Avrasya Ekonomik Birliği ile işbirliği veya üyelik ihtimalini dile getirmişti. Başta Türkiye’nin bu isteği Türkiye’nin AB üyelik sürecini hızlandırmak amacıyla AB’ye baskı yapma çabası olarak algılanmıştı. Ama sonra Ankara daha pragmatik yaklaşım sergilemeye başladı. Türkiye Ukrayna’daki kriz yüzünden uygulanan Rusya karşıtı yaptırımlara katılmayı reddetti, Rusya ile ticari-ekonomik işbirliğini genişleterek karşılıklı ödemelerde ulusal para birimlerini kullanmaya hazır olduğunu açıkladı. 1 Aralık’ta gerçekleşen Rusya Devlet Başkanı Putin’in Türkiye ziyareti sırasında Güney Akım boru hattının rotasının değiştirilip Türkiye üzerinden geçeceği açıklanmıştı. Ayrıca Avrasya Ekonomik Birliği ile işbirliği Türkiye için ticari-ekonomik alanda çok büyük fırsatlar tanıyacak. Türk işadamları faaliyetlerini uluslararası ticaret şartlarına göre yürütebilecekler. Ayrıca Avrasya Birliği’nin üyelerinin Türkiye’den AB ile Avrasya Ekonomik Birliği arasında seçim yapmasını talep etmemeleri önemlidir. İleride iki birliğin mutlaka işbirliğini yapması gerekecek. Bütün bunlar Türkiye’nin Avrasya Ekonomik Birliği ile işbirliği için hazırlanan yol haritasında yansıtılacak." TARİHÇESİ 1994'te ilk kez Kazak lider Nazarayev tarafından dile getirilen "ortak pazar" fikri sonucunda Avrasya Ekonomik Birliği'nin (AEB) hukuki temeli, 29 Mayıs 2014'te Belarus, Kazakistan ve Rusya liderleri tarafından imzalanan bir antlaşma ile atılmıştı. AEB'ye Ermenistan'ı dahil eden antlaşma 9 Ekim 2014'te imzalandı. Birlik resmen 1 Ocak 2015'te kuruldu.  Kırgızistan'ın Avrasya Birliği'ne tam üyeliği de 1 Mayıs 2015 tarihinden itibaren geçerliliğini kazandı. Böylece bu ülkeler gümrüksüz "ortak pazar" uygulamasına geçti. Beş soruda Şanghay İşbirliği Örgütü Onur Erem, BBC Türkçe'ye derledi: 1. Şanghay İşbirliği Örgütü nedir? ŞİÖ, bölgesel bir işbirliği örgütü. Ana işbirliği konusu güvenlik olan ŞİÖ, ilk olarak 1996'da Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan tarafından "Şanghay Beşlisi" adıyla kuruldu. 2001'de Özbekistan'ın da katılmasının ardından adını Şanghay İşbirliği Örgütü olarak değiştirdi. Örgütün uluslararası yapısında düzenli olarak toplanan Devlet Başkanları Konseyi ve Hükümet Başkanları Konseyi'nin yanı sıra sekretarya, Bölgesel Anti-Terör Yapısı, Dışişleri Bakanları Konseyi gibi yapılar yer alıyor. Örgütün sekretaryası Çin'in başkenti Pekin'de, "Bölgesel Terörle Mücadele Kuruluşu" ise Özbekistan'ın başkenti Taşkent'te bulunuyor. Bugün örgütün 6 üyesinin yanı sıra 6 gözlemcisi ve 6 "diyalog ortağı" bulunuyor. Gözlemciler; Afganistan, Belarus, Hindistan, İran, Moğolistan ve Pakistan. 2006 yılında üyelik başvurusu yapan Pakistan ve 2014 yılında üyelik başvurusu yapan Hindistan'ın 2017'de ŞİÖ'ye üye olmaları bekleniyor. Örgütün diyalog ortakları ise Ermenistan, Azerbaycan, Kamboçya, Nepal, Sri Lanka ve Türkiye. ŞİÖ üyesi 6 ülke, dünya nüfusunun yaklaşık çeyreğini oluşturuyor. Buna gözlemciler ve diyalog ortakları da eklendiğinde ŞİÖ, dünya nüfusunun yaklaşık yarısını içeriyor. ŞİÖ üyesi 6 ülke, dünya nüfusunun yaklaşık çeyreğini oluşturuyor.   2. Hangi amaçla kuruldu? Hükümetler arası bir kurum olan ŞİÖ'nün kuruluşunda Çin ve Rusya'nın Asya'da güvenlik üzerine işbirliği yapma amacı bulunuyordu. Örgütün güvenlik konusundaki endişelerinden biri, Orta Asya'daki İslamcı örgütler ve uyuşturucu ticaretiydi. ŞİÖ üyeleri, bunlara karşı birbirileriyle istihbarat paylaşımında bulunuyor, ortak askeri tatbikat düzenliyor, "suçluları" birbirlerine iade ediyor. Örgüt, Rusya ve Çin'in Orta Asya'ya yönelik politikalarını koordine etmenin bir aracı olma özelliği taşıyor. Askeri bir ittifak ise değil. Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü'nün eski direktörü Bates Gill'e göre örgütün kuruluşunda Rusya ve Çin'in ABD'nin Asya'daki olası müdahalelerine karşı ortak hareket etme isteği de vardı. Gill, Brookings Enstitüsü için yazdığı makalede, örgüte üye ülkelerin imzaladığı anlaşmalarda yer alan "Diğer ülkelerin iç işlerine 'insani müdahale' veya 'insan haklarını koruma' gerekçesiyle yapılacak müdahalelere karşı çıkmak ile ülkelerin güvenlik meselelerinde birbirlerine yardım etmesi" ifadelerinin bunun kanıtı olduğunu söylemişti. Şangay İşbirliği Örgütü Batı'ya rakip mi? Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu Doğu Avrupa ve Orta Asya Direktörü Sacha Koulaeva ise ŞİÖ'yü "içe kapalı otoriter ülkeler kulübü" olarak tanımlıyor. Sacha Koulaeva, "Ülkelerin gizli servisleri diğer ülkere engellenmeden girip, hatta girdikleri ülkenin güvenlik güçlerinden yardım alarak 'suçlu' ilan ettikleri kişileri alıp geri götürebiliyorlar" diyor.   3. AB'den ne farkı var? Avrupa Birliği, üye ülkelerin üzerinde yer alan bir hükümetler üstü yapıyken ŞİÖ, işbirliği için kurulmuş hükümetler arası bir yapı özelliği taşıyor. AB'nin ekonomi, politika, güvenlik ve insan hakları konusunda bağlayıcı bir müktesebatı, üye ülkelerden parlamenterlerin temsil ediği ve yasama gücü bulunan bir meclisi, mahkemesi, marşı ve tüm üye ülkelerin bayraklarının yanında kullandığı bir bayrağı bulunurken bunlar ŞİÖ'de mevcut değil. AB'nin üye ülkeleri arasında insan, sermaye ve ürünlerin serbest dolaşımı bulunurken ŞİÖ'de bunlar da yok. AB, diğer ülkelerle de serbest ticaret anlaşması imzalayabilirken ŞİÖ üyeleri kendi aralarında bile serbest ticaret anlaşmasına sahip değil. ŞİÖ'ye kıyasla, AB'ye daha çok benzeyen Asya örgütü ise Avrasya Ekonomik Birliği (AEB). Rusya, Kazakistan, Ermenistan, Belarus ve Kırgızistan'ın üye olduğu AEB'de insan, sermaye ve ürünlerin serbest dolaşımı bulunuyor. 2013 yılında "Türkiye hem NATO üyesi, hem de ABD'nin en yakın müttefiklerinden. ŞİÖ üyelerinin bu şartlarda Türkiye'yi tam üyeliğe kabul etmesi mümkün değil" diyen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in danışmanı Sergey Markov, bu yüzden Türkiye'nin ŞİÖ'ye değil AEB'ye üye olabileceğini söylemişti. Kazakistan lideri Nursultan Nazarbayev de 2014 yılında Türkiye'yi AEB üyeliğine davet etmişti.   4. Neden Türkiye'nin gündeminde? Türkiye 2011 yılındaki başvurusunun ardından 2013'te ŞİÖ'nün diyalog ortağı konumuna gelmişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan bu tarihten sonra hem başbakanlığı hem de cumhurbaşkanlığı döneminde pek çok defa Türkiye'nin Şanghay İşbirliği Örgütü'ne üye olarak kabul edilmesi karşılığında AB'ye tam üyelik başvurusunu geri çekebileceğini açıklamıştı. Erdoğan'ın, son olarak geçen hafta "Türkiye bir defa kendini rahat hissetmeli. 'Benim için varsa, yoksa Avrupa Birliği' dememeli. Mesela, 'Şanghay Beşlisi içerisinde Türkiye niye olmasın?' diyorum. Temenni ederim ki orada olumlu bir gelişme olması halinde, yani Türkiye'nin Şanghay Beşlisi içerisinde yer alması, bu konuda çok daha rahat hareket etmesini sağlayacaktır diye düşünüyorum" açıklaması üzerine ŞİÖ üyeliği tekrardan gündem oldu.   5. Türkiye için AB'nin alternatifi olabilir mi? Peki ŞİÖ, Türkiye için AB'nin alternatifi olabilir mi? Avrupa Birliği ve Küresel Araştırmalar Derneği Başkan Yardımcısı Can Baydarol'a göre bu sorunun cevabı "Hayır". AB'nin kendine özgü bir entegrasyon süreci olduğunu, ŞİÖ'nün ise ekonomiden ziyade siyasetle ilgili ve NATO'ya alternatif olabilecek bir oluşum olduğunu söyleyen Baydarol, "Erdoğan'ın bu konudaki mesajı ŞİÖ'nün AB'ye alternatif olarak görülmesini değil, Erdoğan'ın Batı dünyasına bir alternatif arayışını ifade ediyor, NATO'yu tartışma haline getiriyor" diyor. Erdoğan'ın bugün NATO Parlamenterler Meclisi toplantısında ittifak üyelerine sert mesajlar verdiğini hatırlatan Baydarol, "Türkiye'nin Batı'yla entegrasyonu bırakıp ŞİÖ üyeliği yoluna girmesi çok çok zor. Türkiye'nin ekonomisi Batı'yla entegre. Bunu koparıp da yerine kısa vadede, hele böyle bir konjonktürde bir alternatif bulması olası gözükmüyor" uyarısında bulunuyor. Baydarol, NATO ile Rusya arasında gerginlik tırmanırken böyle mesajlar vermenin Türkiye için riskler taşıdığını düşünüyor: "Rusya ve NATO Ukrayna'da silahlarını birbirine çeviriyor. Türkiye eğer Rusya'nın kampına girerse Batı da silahlarını Türkiye'ye çevirir." Baydarol, Avrupa Birliği müktesebatının bir AB üyesinin ŞİÖ üyesi olmasına imkan tanımadığını, bu açıdan yasal ve teknik engeller olduğunu belirtirken "Batı dünyası içindeyseniz Çin ve Rusya ile yanyana yer alamazsınız" diyor. Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) Ekonomi Araştırmaları Direktörü Sadık Ünay ise ŞİÖ'yü Türkiye için AB'ye karşı hem siyasi hem de ekonomik olarak önemli bir denge unsuru olarak görüyor. ŞİÖ'nün siyasi olarak AB'nin net bir alternatifi olmadığını belirten Ünay, "ŞİÖ enerji güvenliği ve lojistik bağlantılar açısından yükselen Asya'yı temsil ettiği için, içinde dünya ekonomisinin yükselen güçleri olduğu için dünya sisteminin temel ekseninin kaymakta olduğu bir yörüngeyi temsil ediyor" diyor. Ünay'a göre Türkiye-AB ilişkisinin bozulduğu bir dönemde Türkiye'nin, yükselen bir ekonomi olarak diğer ekonomilerle yakın ilişkiler geliştirmesi anlaşılır bir tutum: "AB ile hem ekonomik hem de siyasi sorunlar yaşanıyor. Gümrük Birliği'nin mevcut yapısı Türkiye'nin dış politikasını istediği gibi dizayn etmesine engel oluyor. "Siyaseten de AB'den son dönemde terörle mücadele ve mülteci sorununda Türkiye'nin beklentilerinden uzak açıklamalar geliyor. "Üstelik kıtada aşırı sağ yükseliyor, Türkiye ve Erdoğan karşıtı, İslamofobik yaklaşımlar yükselişe geçiyor". Türkiye'nin ŞİÖ üyeliğinin Avrupa çıpasını tamamen terk etmek ve doğuya yönelik bir eksen kayması değil bir dengeleme olacağını söyleyen Ünay, "Türkiye AB ile ilişkileri kesmeden ŞİÖ üyesi olabilir" diyor ve ekliyor: "Türkiye-AB ilişkisi her zaman bir şekilde devam edecektir. Ama Türkiye'nin Asya'daki pazarlara erişimi açısından böyle açılımlara da ihtiyacı var". Kaynak:www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Uzmanlar tartışıyor: "Şanghay üyeliğinin Türkiye'ye ekonomik katkısı olur mu?"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamalarıyla Şanghay İşbirliği Örgütü'ne (ŞİÖ) üyelik konusu tekrar gündemde. Ekonomik açıdan da tartışılan ŞİÖ hakkındaki genel kanı, Türkiye'ye ticari ilişkiler açısından yeni bir vizyon vaat etmediği yönünde. Özge Özdemir, BBC Türkçe için derledi: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) yerine ŞİÖ'ye üye olabileceğini söylemiş; ŞİÖ üyeleri Çin ve Rusya'dan da bu yönde olumlu sinyaller gelmişti. Bölgesel bir işbirliği örgütü olan ŞİÖ'nün üyeleri, Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan ve Özbekistan. Örgütün, bugün altı üyesinin yanı sıra altı gözlemcisi ve Türkiye'nin de içinde bulunduğu altı "diyalog ortağı" bulunuyor. "Şanghay İşbirliği Örgütü, Türkiye'nin ticari ilişkilerine merhem olur mu?" sorusuyla ilgili uzmanların ilk çekincesi, örgütün yapısıyla ilgili olarak geliyor. BBC Türkçe'ye konuşan Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi Asya Çalışmaları Uzmanı Dr. Altay Atlı, örgütün ilk amacının "güvenlik ve terörizmle mücadele" konularında işbirliği olduğunu vurguluyor. Ancak Atlı'ya göre örgüt son zamanlarda Çin ve Rusya ekonomilerinin zora girmesi dolayısıyla ekonomik işbirliğine de yönelmiş durumda: "Ekonomisi petrol ve doğalgaz fiyatlarına aşırı derecede bağımlı olan Rusya, bir yandan fiyatların düşük seyretmesi, diğer yandan Avrupa'nın uyguladığı yaptırımlarla karşı karşıya kalması nedeniyle ekonomik bir darboğaza girdi. Çin ise ihracat ve yatırıma dayalı bir kalkınma modelinden iç tüketim ve yüksek katma değere dayalı bir modele geçmek için çaba gösteriyor ve bu süreçte ekonomik büyümesi hız kesiyor." Atlı, Pekin ve Moskova'nın bu yüzden ekonomik işbirliği projelerine giriştiğini belirtiyor. BBC Türkçe'nin sorularını yanıtlayan Enerji Piyasaları ve Politikaları Enstitüsü (EPPEN) Başkanı Dr. Volkan Özdemir ise örgütün ekonomik bir işbirliği değil, siyasi bir ittifak olduğuna dikkat çekiyor. Volkan Özdemir bu görüşünü, "Her şeyden önce ŞİÖ, gelişim sürecini henüz tamamlamamış olan ve iktisadi işbirliğinden ziyade üye ülkeler arası terörizmle mücadele, kaçakçılık, köktencilik gibi konularda siyasi ittifakın varolduğu uluslararası bir örgüttür" sözleriyle açıklıyor. Özdemir ayrıca, "NATO üyesi bir ülkenin resmi üyeliği söz konusu olamayacağı ve iktisadi birliktelik olmaması hasebiyle Türkiye'ye ek bir ticari fırsat oluşturmayacağını iddia edebiliriz" açıklamasında bulunuyor.   'Çin ile dengeli bir ticari ilişki kurulmalı' Türkiye'nin Çin ve Rusya ile ticari ilişkilerine baktığımızda büyük bir dengesizlik göze çarpıyor. Türkiye ile Çin arasındaki ticaret dengesi, Türkiye aleyhine işliyor. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerine göre 2016 Ocak-Eylül döneminde Türkiye'nin en büyük ithalat ortağı Çin. Türkiye, Çin'den 19,3 milyar dolarlık bir ithalat gerçekleştirirken ihracatı 1,5 milyar dolar seviyesinde. Asya uzmanı akademisyen Atlı da Çin ile ticaret açığının büyüklüğüne vurgu yaparak, "Sattığımız her bir dolarlık mal karşılığında bu ülkeden on doların üzerinde alım yapıyoruz. Çin ile açığı kapatamayız, ancak daha dengeli bir ekonomik ilişki kurabiliriz" açıklamasında bulunuyor.   'Rusya ile güven tesis edilmeli' Rusya ile de özellikle uçak krizinin ardından ticari dengesizliğin büyüdüğü fark ediliyor. TÜİK verilerine göre, Türkiye'nin 2016'nın Ocak-Eylül döneminde Rusya'ya ihracatı yaklaşık 1,2 milyar dolar iken bu ülkeden yapılan ithalat 11,3 milyar dolar seviyesinde. Türkiye sınırları içinde bir Rus uçağının 24 Kasım 2015'te düşürülmesinin ardından iki ülke ilişkileri neredeyse durma noktasına gelmişti. Rusya'nın Türkiye'ye uyguladığı ekonomik yaptırımlar ticari ilişkilere zarar verirken, normalleşme süreci kurulan diplomatik temasların ardından bu yılın ikinci yarısında başlamıştı. Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi Asya Çalışmaları'ndan Atlı'ya göre Türkiye ve Rusya arasında ekonomik ilişkileri iyileştirmek için güveni tesis etmek önemli bir yer tutuyor. Atlı, Rusya'dan doğalgaz alan ve Rusya'ya gıda ürünleri ve inşaat hizmetleri ihracatı yapan Türkiye için Rusya'nın önemli bir ticari ortak olduğunu vurguluyor. Rus lider Vladimir Putin, iki ülke ilişkilerinin normalleşme sürecine girmesinin ardından 10 Ekim'de Türkiye'yi ziyaret ederek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la bir basın toplantısı düzenledi. Atlı, "Uçak krizinden sonra, ekonomik yaptırımların da uygulanmasıyla büyüyen kriz, iki tarafa da ekonomik anlamda zarar verdi. Türkiye, turizm ve gıda pazarlarını kaybederken, Türkiye'den alım yapmamak Rusya'da enflasyonu tetikleyen bir etki yarattı" diyor.   'Türkiye, Avrasya Ekonomik Birliği'ne katılmalı' EPPEN Başkanı Dr. Volkan Özdemir ise ŞİÖ yerine Çin ve Rusya'nın başını çektiği farklı projelere yönelmenin daha iyi olacağı görüşünde. Özdemir, "Çin dünya ölçeğinde üretim ekonomisiyle mallarını pazarlara daha kolay ve çeşitli yollarla aktaracak başta Yeni İpek Yolu gibi projelere odaklanmaktadır" açıklanmasında bulunarak Çin ve Rusya arasındaki ticari vizyon farkına dikkati çekiyor. ŞİÖ'de kalkınma bankası ya da serbest ticaret bölgesinin kurulmasını uzak bir ihtimal olarak gören Özdemir, "Çin'in geliştirdiği ve odağında enerji ile ulaşım projeleri yer alan Yeni İpek Yolu'na aktif katılım Türkiye'ye yarar sağlar. Rusya ise ağırlığını daha çok Avrasya Ekonomik Birliği'ne vermektedir" diyor. Bu yüzden Özdemir'e göre Türkiye'nin Avrasya Ekonomik Birliği'ne katılımı daha pozitif olur. Ermenistan, Belarus, Kazakistan, Kırgızistan ve Rusya'nın üye olduğu bölgesel ve ekonomik bir işbirliğini temel alan Avrasya Ekonomik Birliği, 2014'te kuruldu. Üye ülkeler arasında bir serbest ticaret bölgesi yaratıldı. Özdemir, "Türkiye'nin bu birliğe katılımı mevcut üye ülkelere göre rekabetçi üretim yapısı nedeniyle kendisi için yararlı. Bu ülkelerle yapılacak gümrüksüz ticarette ihracatımız ithalatımıza oranla kat ve kat artacaktır. Bunun nedeni başta Rusya olmak üzere üye ülkelerin ihracatının enerjiye dayanması ve bunun zaten tarafımızca şu anda da ithal edilmesidir" diyor.   'ŞİÖ üyeliği, projelerde avantaj yaratabilir' Çin ve Rusya ile ticari ilişkilerin geliştirilmesi için Dr. Atlı halihazırda sürdürülen işbirliklerinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. "Rusya'nın başı çektiği 'Avrasya Ekonomik Topluluğu' ve Çin'in büyük yatırımlar yaptığı, Yeni İpek Yolu olarak da adlandırdığımız 'Bir Kuşak, Bir Yol' projesi oldukça iddialı; bu projeler özellikle Orta Asya'da coğrafi anlamda örtüşüyor" diyen Atlı, Türkiye'nin bu projelerde önemli roller üstlendiğine dikkati çekiyor. "Rusya ve Orta Asya'da Türkiye'nin büyük yatırımları ve inşaat projeleri var" açıklamasında bulunan Atlı, Türkiye ve Çin arasında altyapı konusunda ortak girişimlerin artacağı görüşünde. Atlı'ya göre Türkiye'nin ŞİÖ üyeliği bu projelerde Türkiye'yi avantajlı bir konuma geçirebilir.   'AB'ye alternatif olamaz' Diğer yandan iki uzman da Şanghay İşbirliği Örgütü'nün ticaret açısından Avrupa Birliği'ne alternatif oluşturamayacağını söylüyor. Türkiye'nin AB ile ticaret hacminin büyüklüğü ve gümrük birliği anlaşması göz önünde bulundurulduğunda ŞİÖ'nün küçük bir potansiyel teşkil ettiği vurgulanıyor. TÜİK verilerine göre Türkiye'nin 2016'nın Ocak-Eylül döneminde AB'ye ihracatı 50.5 milyar dolar seviyesinde. Atlı bu durumu, "Ticaret açısından baktığımızda Türkiye'nin halen ihracatının yarısını AB ülkelerine yaptığını, pazar büyüklüğü ve derinliği açısından ŞİÖ ülkelerinin AB ile yapılan ticarete bir alternatif oluşturabilmekten henüz çok uzakta olduğunu belirtmek lazım" diyerek özetliyor. (BBC) Kaynak:www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Putin'den yeni yıl mesajı: "Türkiye ile aktif olarak işbirliği yapacağız"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yeni yılını kutlayan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rusya ve Türkiye'nin ilişkileri geliştirmeye yönelik aktif çalışmaları sürdüreceğini vurguladı.  Putin, Erdoğan'a gönderdiği yeni yıl mesajında, Ankara ile Moskova'nın bölgesel ve küresel konulardaki iş birliğine devam edeceğini belirtti.  Putin'in yabancı ülke liderlerine gönderdiği yeni yıl tebrik mesajları Kremlin'in resmi internet sitesinde yayımlandı.  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a gönderdiği mesajında Putin, Türkiye-Rusya ilişkilerindeki zor dönemin ardından, Türk-Rus iş birliğinin tüm alanlarda kademeli olarak normalleşmeye başlamasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.  Putin, "Siyasi, ekonomik, insani, bilim-teknik ve çeşitli alanlarda tam kapsamlı işbirliğini yeniden başlattık. Rusya ve Türkiye, elde ettikleri sonuçlara istinaden ikili ilişkileri geliştirmeye yönelik yapıcı ortak çalışmaları sürdürecek, bölgesel ve uluslararası sorunları iki ülkenin çıkarına olacak ve Avrasya kıtasında güvenlik ve istikrarı temin edecek şekilde çözmek için aktif olarak işbirliği yapacak" ifadelerini kullandı.  Kaynak:www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Türkiye Başkanlık Sistemini Konuşuyor

“Türkiye Başkanlık Sistemini Konuşuyor” kapsamında 2. Bölge Başkanlık Sistemi toplantısı 14 Nisan 2013 tarihinde T.B.M.M. Anayasa Komisyonu Başkanı İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Burhan Kuzu’nun katılımı ile AK Parti İl Başkanlığı’nda gerçekleşti. Toplantıya; AK Parti İl Başkanı Aziz Babuşcu, LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca ve çok sayıda davetli katıldı. Yaptığımız birikimi 6 ayda bitirirler Toplantıda Başkanlık Sistemi ile alakalı açıklamalarda bulunan T.B.M.M. Anayasa Komisyonu Başkanı İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Burhan Kuzu, "Eğer Türkiye'de bir koalisyon dönemi gelirse günün birinde, AK Parti olarak bizim yaptığımız birikimi, 6 ayda bitirirler" dedi. Kuzu, koalisyon dönemlerinde zorunlu olarak seçim barajı konulduğunu ancak başkanlığa geçildiğinde tüm barajların kaldırılacağını dile getirdi. Burhan Kuzu, bu sistemin istikrar nedeniyle "koalisyon gelmesin" diye getirildiğini, başkanlıkta koalisyon olmayacağı için baraja da gerek duyulmayacağını vurguladı. "Bir ülkede federal yapının olması, başkanlığı gerektirmez" Kuzu, başkanlık sistemi ile "dar bölge sistemi"nin geleceğine değinerek, "liderlerin dediğini yapan" bir parlamentonun oluşmayacağını, "vicdanı hür" vekillerin olacağını söyledi. Federal yapının, başkanlık modeliyle uzaktan yakından ilgisi olmadığına işaret eden Kuzu, "Almanya, şu an parlamenter model ama federal yapı var. Yeni Zelanda, Kanada böyle...Demek ki bir ülkede federal yapının olması, başkanlığı gerektirmez. 'Başkanlık varsa federal yapı gerekir' diye bir şey de yok" ifadelerini kullandı. Toplantı soru-cevap kısmı ile son buldu.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Türk iş dünyasından Putin-Erdoğan zirvesi yorumu: Bundan sonraki işimiz yolumuza devam etmek

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeleri Sputnik’e değerlendiren Türk iş dünyası temsilcileri, "Türkiye-Rusya ilişkileri dondurulmuş bir döneme girmişti. Bu dönemi atlattık. Artık iş dünyası bundan sonra yoluna devam edecek" dedi. Türk iş dünyası temsilcileri Soçi kentinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeleri Sputnik’e değerlendirdi. Rus-Türk İşadamları Birliği (RTİB) Başkanı Naki Karaaslan şunları söyledi: “Tabii yasakların kalkması çok iyi oldu. Türkiye-Rusya ilişkileri dondurulmuş bir döneme girmişti. Bu dönemi atlattık. Artık iş dünyası bundan sonra yoluna devam edecek. Herkes artık işine gücüne bakacak.” SAVAŞIR: 6-7 MAYIS GÖRÜŞMELERİNİ UMUTLA BEKLİYORUZ   © REUTERS/ ALEXANDER ZEMLİANİCHENKO Rus uzman: Türk-Rus ilişkilerinde kriz öncesi döneme yaklaşıldı DTİK Avrasya Komitesi Başkanı Ali Galip Savaşır konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı: “Erdoğan ve Putin’in Soçi görüşmesi ve tüm yasakların kısa sürede kaldırılacağı, Putin’in ortaklık döneminin başladığını açıklayarak normalleşme ve partnerlik vurgusunu çok önemsiyorum. Ana konusu Suriye olan görüşmede diğer sorunların da çözülme sürecine gireceğini değinilmesi çok umutverici idi. 6-7 Mayıs’ta Başbakan Yardımcıları düzeyindeki Ankara’da yapılacak müzakereler beklentilerimizi yükseltti. Umutla 6-7 Mayıs’ı bekleyeceğiz.”   YANGIN: BÖLGEDEKİ BARIŞ VE HUZURA KATKI SAĞLAYACAK   © AFP 2017/ ALEXANDER NEMENOV Erdoğan ve Putin, Soçi'de görüştü: Vize ve domates dışındaki kısıtlamalar kalkıyor Azerbaycan Türkiye İşadamları Birliği (ATİB) Başkanı Cemal Yangın ise şöyle değerlendirmede bulundu: “İki liderin ileriye dönük adımları ülkeler arasındaki ticaretin en iyi anlamda en iyi şekilde gelişmesine sebep olacaktır. Rusya ve Türkiye iki güçlü ve geleneği olan devletler. Liderlerin aldığı kararların ilişkilerin gelişmesine, bölgede barış ve huzura önemli katkı sağlayacağına inanıyorum.”   Laleli Sanayici ve İşadamları Derneği (LASİAD) Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca da şu ifadeleri kullandı: “Erdoğan-Putin görüşmesinin neticeleri bizi memnun etti. Zira Türk iş dünyası olarak alınan bu kararlardan, varılan mutabakattan memnunuz. Bundan sonra bize düşen çalışmaktır. 2016 yılının sonlarında ikili ekonomi ilişkilerde az da olsa başlayan artış, gelecek yıllarda daha iyi olacağının göstergesi.” DİNÇ: ÖNEMLİ OLAN YUVAYI TEKRAR KURMAK   © AFP 2017/ ALEXANDER ZEMLİANİCHENKO Putin’den Erdoğan’a: Seninkiler çalışmak istemiyor İstanbul Deri ve Deri Mamülleri İhracatçıları Birliği (İDMİB) Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Dinç de, “Tabii biz iki liderin perde arkasında neler konuştuğunu çok iyi bilmiyoruz. Ama basına yansıyan kısmıyla son derece umutverici. Güzel gelişmeler. Tabii ben bu durumu şöyle açıklıyorum: Rusya ve Türkiye arasında çok iyi ilişkiler vardı. Durup dururken birileri evimizi yaktı. Bizler şuanda bu yangını söndürdüğümüze seviniyoruz. Önemli olan bu evi, yuvayı tekrar kurmak. Bunun da ortak akıl ve sağduyu ile sağlanacağına inanıyoruz. İkili ilişkiler mutlaka eski günlerine dönecektir. İkili sıkıntılar da geride kalacaktır” ifadeleri kullandı.   Türkiye Kürk Sanayicileri ve İş Adamları Derneği (KSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ayfer Gümrük de “Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Sayın Putin’in ikili görüşmesinin ülkelerin çıkarları için son derece olumlu olacağına inanıyorum. Vize ile ilgili sorunların bir an önce kaldırılmasını da temenni ediyoruz” dedi. Kaynak: https://tr.sputniknews.com/turkiye
Devamını Oku
Standard Post with Image

İTHİB Türkiye’nin İhracatçılarını Ödüllendirdi

İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB), 24 Mayıs Çarşamba akşamı Çırağan Palace Kempinski’de tekstil sektöründeki başarılarıyla ülke ekonomisine katkıda bulunan ihracat liderlerinin ödülleriyle buluştuğu bir ödül töreni düzenledi. Platin ve altın ödüllerin sahiplerini bulduğu gecede hiç ihracat yapılmayan ülkeye ihracat yapan, en fazla katma değerli ürün ihraç eden ve en fazla ülkeye ihracat yapan firmaların temsilcilerine de ödül verildi.   Ödül törenine LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Ercan Hardal, Murat Özpehlivan ve Ahmet Turan katıldı.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

TÜBİTAK'tan tarihinin en yüksek hibe desteği

TÜBİTAK'ın Bireysel Genç Girişim Programı 2017 yılı 1. dönemi kapsamında girişimcilere yaklaşık 30 milyon liralık hibe desteği sağlanacak. Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumunun (TÜBİTAK) Bireysel Genç Girişim (BiGG) Programı 2017 Çağrısı 1. Dönem Sonuçları belirlendi. Program, 2012 yılında başlatıldı ve bu kapsamda desteklenen 557 girişimci, şirketlerini kurarak iş fikirlerini hayata geçirdi. Geçen yıl, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca yürütülen "Teknogirişim Sermayesi Desteği" ile birleştirilen programın 1. aşamasında, TÜBİTAK tarafından desteklenen 20 uygulayıcı kuruluş, girişimcilere eğitim, mentorluk, kuluçka, işbirliği ağlarının kullanımı ve müşteri doğrulama desteklerini içerecek şekilde hızlandırıcı hizmeti sağladı. ÜSTÜN BAŞARILI GİRİŞİMCİLERE ÇİFTE BURS FIRSATI Konuya ilişkin soruları yanıtlayan TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Arif Ergin, program sayesinde Türkiye'de ilk kez yenilikçi fikirlerini hayata geçirme noktasında girişimcilere kapsamlı destek sunulduğunu söyledi. Ergin, Bireysel Genç Girişim Programının 2. aşamasında TÜBİTAK tarafından başarılı bulunan girişimcilere, 150 bin liraya kadar sermaye desteği sağlanacağına ve isteyen her girişimciye iş rehberi atanacağına dikkati çekerek, "Bireysel Genç Girişim Programı desteği alan üstün başarılı girişimcilerin, Türkiye ve İngiltere'nin birlikte yürüttüğü 'Katip Çelebi-Newton Fonu' çerçevesinde, İngiltere'de İnovasyonun Liderleri Burs (Leaders in Innovation Fellowships) Programından faydalanmaları da sağlanıyor" diye konuştu. Bireysel Genç Girişim Programı 2017 yılı çağrısı 1. dönemine 20 uygulayıcı kuruluş aracılığıyla, 3 bin 327 girişimci iş fikri başvurusu yapıldığını bildiren Ergin, bunlardan bin 457 girişimcinin 1. aşama desteği almaya uygun görüldüğünü belirtti. Uygulayıcı kuruluşların 1. aşama desteği alan girişimcilerden 320'sinin 2. aşamaya başvurmasını onayladığını kaydeden Ergin, bunlarda da 312'sinin başvuru şartlarına uygun bulunarak panel değerlendirmesine kabul edildiğini aktardı. "TÜBİTAK TARİHİNİN EN YÜKSEK HİBE DESTEĞİNİ VERİYORUZ" Ergin, TÜBİTAK tarafından yapılan panel değerlendirmeleri sonucunda, 206 girişimcinin Teknogirişim Sermayesi Desteği almasının uygun bulunduğunu açıklayarak, "Teknogirişim Sermayesi Desteği almaya hak kazanan 206 girişimci, ağustos ve eylül aylarında şirketlerini kurmaları sonucu TÜBİTAK'la sözleşme imzalayarak, 1 Ekim'de iş planlarını gerçekleştirmek için çalışmalarına başlayacak. Bireysel Genç Girişim Programı 2017 yılı 1. dönemi kapsamında girişimcilere yaklaşık 30 milyon liralık hibe destek sağlanacak" ifadesini kullandı. Bireysel Genç Girişim Programı 2017 yılı 2. dönem iş fikri başvurularının, "bigg.tubitak.gov.tr" web adresinde duyurulan 20 uygulayıcı kuruluş tarafından 1-15 Ağustos'ta alındığına değinen Ergin, iş planı başvurularının ise 16-29 Ağustos'ta toplanacağını dile getirdi. TÜBİTAK tarafından eylül-kasımda yapılacak 2. aşama değerlendirme sonuçlarının 30 Kasım'da açıklanması planladıklarına işaret eden Ergin, şunları kaydetti: "Programın 2017 yılı 2. döneminde, 4 binin üzerinde iş fikri ve 400'ün üzerinde iş planı başvurusu bekliyoruz. Bireysel Genç Girişim Programı 2017 yılı 1. ve 2. dönemi kapsamında, Türkiye'de girişimciliğe yönelik TÜBİTAK tarihinin en yüksek hibe desteğini veriyoruz. Bu noktada genç ve yenilikçi girişimcilerimizden temennimiz, özellikle savunma, enerji ve biyoteknoloji gibi alanlarda dışa bağımlılığımızı azaltacak katma değeri yüksek projeleri hayata geçirmeleri. TÜBİTAK olarak, kamu kaynaklarının etkin olarak kullanılacağı bu programda, Türkiye'yi daha ileriye taşıyacak projelerin desteklenmesi için çalışıyoruz." dedi. Kaynak: www.milliyet.com.tr
Devamını Oku
Standard Post with Image

Katalan lider Belçika polisine teslim oldu

Katalonya Özerk Yönetimi'nin eski Başkanı Carles Puigdemont ve 4 bakanı Belçika polisine teslim oldu Katalan lider Carles Puigdemont, Belçika polisine teslim oldu. Geçtiğimiz gün Belçika Federal Savcılığı, Belçika'ya kaçan eski Katalonya Özerk Yönetimi Başkanı Carles Puigdemont ve 4 eski bakan hakkında yasal sürecin nasıl işleyeceğine ilişkin bilgi vermişti. Belçika Federal Savcılığından yapılan yazılı açıklamada, "Dün İspanyol yetkililer, Carles Casamajo Puigdemont, Maria Aleu Serret, Antoni Oliveres Comin, Lluis Gordi Puig ve Clara Obiols hakkında çıkardıkları Avrupa çapındaki tutuklama emrini Belçika Federal Savcılığına iletti." ifadeleri kullanılmıştı. Açıklamada, ismi geçen kişilerin bulunduktan sonra soruşturma hakiminin karşısına çıkarılacakları, soruşturma hakiminin ise karar vermek için 24 saati olacağı bildirilmişti. Soruşturma hakimi için farklı seçeneklerin bulunduğuna dikkat çekilen açıklamada, hakimin tutuklama emri çıkarmamaya ya da tutuklama emri çıkararak söz konusu kişilerin belirli koşullar altında serbest bırakılmasına hükmedebileceği kaydedilmişti. Açıklamada, soruşturma hakiminin tutuklama emri çıkarması durumunda davanın Belçika Asliye Mahkemesine iletileceği, Asliye Mahkemesinin de 15 gün içinde Avrupa çapında tutuklama emrinin uygulanıp uygulanmayacağına karar vermesi gerektiği belirtilmişti. Asliye Mahkemesinin kararına karşı çıkan bir tarafın bulunması durumunda ise Belçika İstinaf Mahkemesine itiraz edilebileceği aktarılan açıklamada, İstinaf Mahkemesinin de 15 gün içinde karar vermesi gerektiği bildirilmişti. Açıklamada, İstinaf Mahkemesinin kararına itiraz edilmesi durumunda davanın Belçika Temyiz Mahkemesine taşınacağı ifade edilmişti. İspanya Ulusal Mahkemesi, Katalonya Özerk Yönetiminin tek taraflı bağımsızlık ilanındaki rolleri nedeniyle "devlete karşı başkaldırma, ayaklanma ve kamu malını kötüye kullanmakla" suçlanan Puigdemont ve 4 bakanı hakkında Avrupa çapında tutuklama kararı çıkarmıştı. www.dunyabulteni.net
Devamını Oku
Standard Post with Image

Başbakan Yıldırım yerli otomobil için tarih verdi

Başbakan Yıldırım Bursa'da AK Parti İl Kongresi'nde önemli açıklamalarda bulundu. Yıldırım, "Yerli otomobilin ilk örneğini 2019'da, seri üretimi 2020-2021'de bitirmiş olacağız" dedi. Yıldırım, burada yaptığı konuşmada, "Dünyanın en güçlü ekonomilerinin bile krize girdiği bir dönemde, Türkiye büyümeye, kalkınmaya devam ediyor. Ekonomide seferberlik ruhuyla başladığımız 2017 rekor büyümesi, ihracat ve istihdam artışıyla devam ediyor." dedi. Her zaman milletle birlikte yürüdüklerine işaret eden Yıldırım, şöyle konuştu: İstiklalimizi, Cumhuriyetimizi ve demokrasimizi tehdit eden bütün şer odaklarına karşı mücadelemiz devam edecek. Türkiye Cumhuriyetini artık hiç kimse, hiçbir güç darbeyle, terörle, tuzaklarla durduramayacak, yürüyüşünü kesemeyecek. Türkiye'nin ekonomisi sağlam, istikrarlı. Yıllardır atlattığımız nice badirelere rağmen kararlı bir şekilde yolumuza devam ediyoruz." YERLİ OTOMOBİL SERİ ÜRETİM 2020-2021'DE Türkiye'nin üretim kapasitesinin artırılmasına yönelik çalışmalar yaptıklarına işaret eden Yıldırım, şunları kaydetti: "Hükümet olarak üretim kapasitemizi, rekabet gücümüzü, araştırma geliştirme kapasitemizi daha da arttıracağız. Teknoloji transferini hızlandırarak yerli ve milli ürünleri daha çok üreteceğiz. Yerli otomobilin ilk örneğini 2019'da, seri üretimi 2020-2021'de bitirmiş olacağız." "CANLA BAŞLA ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ" Türkiye için çalışmaya devam edeceklerini vurgulayan Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü: "İnşallah 2019'da ülkemizi, milletimizi hak ettiği yere getirmek için canla başla çalışmaya devam edeceğiz; Türkiye'nin birliği için, beraberliği için, tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet ülküsü için canla başla liderimiz Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde..." "TÜRKİYE DİMDİK AYAKTA" Yıldırım, kongrenin düzenlendiği TOFAŞ Spor Salonu önünde bekleyen vatandaşlara da hitap etti.  Sözlerine, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın selamını getirdiğini belirterek başlayan Yıldırım, AK Parti kongrelerinin adeta bir şölen, düğün, miting havasında geçtiğini ifade etti.  Başbakan Yıldırım, "Allah sizlerden razı olsun. Bu sevginiz, coşkunuz, muhabbetiniz daim olsun. Birliğimiz, kardeşliğimiz daim olsun." diyerek, şunları kaydetti: "Türkiye, bölgede var olan sıkıntılar, terör, kaos, Suriye'de, Irak'ta iç savaş, bütün bu olumsuzluklara rağmen dimdik ayakta. Milletimiz sayesinde. AK kadrolar, 15 yıldır bir yandan kumpaslara, darbelere, vesayet odaklarına meydan okurken, mücadele verirken, diğer yandan da Türkiye'nin kalkınması için, büyümesi için, Cumhuriyetimizin 2023, 100. yıl hedeflerini yakalamak için liderimiz Recep Tayyip Erdoğan'ın önderliğinde, kararlı adımlarla yoluna devam ediyor. Ne dedik, 'Durmak yok yola devam.' Bursa hazır mısın? 2019'da yeni bir destan yazacak mıyız? Allah sizden razı olsun. Bursa işi bitirmiş, maşallah. Osmanlı'nın torunları, Osmanlı'nın doğduğu, sırtını Uludağ'a vermiş Bursa'nın güzel insanları, Allah sizden razı olsun. Sağ olun, var olun, Allah'a emanet olun. Biz de sizi seviyoruz. Başım, gözüm üstünde yeriniz var. Allah hepinizden razı olsun." Kaynak:www.milliyet.com.tr
Devamını Oku
Standard Post with Image

İTHİB Türkiye’nin İhracatçılarını Ödüllendirdi

İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB), 23 Mart Cuma akşamı Raffles İstanbul Zorlu Center’da tekstil sektöründeki başarılarıyla ülke ekonomisine katkıda bulunan ihracatın liderlerini ödüllendirdi. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin katılımıyla gerçekleştirilen Ödül Töreninde Bakan Zeybekçi, Türkiye’nin kalkınması için ihracatın önemine dikkat çekerek geçmişte ihracat seferberliği kapsamında ilk adımı atanın tekstil sektörü olduğunu hatırlattı. Zeybekçi, “Türkiye’de tekstilin sonu asla ve asla gelmeyecek.” dedi.  Platin ve altın ödüllerin sahiplerini bulduğu gecede en fazla ülkeye ihracat yapan firma ödülünü Kadifeteks, en yüksek katma değer üreten firma ödülünü RojaBrode Sanayi ve ihracatını en fazla artıran firma ödülünü ise S3 İplik Sanayi aldı. Ödül töreninde LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Turan’ın sahibi olduğu Turkuaz Tekstil gümüş, LASİAD Eski Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Yasubuğa’nın sahibi olduğu Süper Tekstil altın plaket ödülü aldı. Programa LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Turan ve Yönetim Kurulu Üyesi Arif Özkan katıldı.
Devamını Oku