Arama HABERLERi

Standard Post with Image

Hazır Giyimin Yıldızları Ödüllendirildi

Geçen yıl 17 milyar dolarlık ihracat ile ülke ekonomisine önemli ölçüde katkı sağlayan hazır giyim sektörünün başarılı firmaları ‘İhracatın Yıldızları’ ödül töreninde buluştu. 16 Nisan 2016 tarihinde Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen ödül törenine LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Ercan Hardal, Erdem Soylu Karabağlı, İrfan Akbaş, Murat Özpehlivan ile Yönetim Kurulu Üyeleri Turan Yavuz, Barış Köseliören, Tarık Nayman, Münir Dinler, Rıfat Opan, Arif Özkan ve çok sayıda sektör temsilcisi katıldı. Bu yıl “Yıldızımız Her Zamankinden Daha Parlak” ve “Yıldızımız Sizinle Daha Parlak” sloganı taşıyan ödül töreni açılış kokteylinin ardından gerçekleşti. Ünlü spiker Simge Fıstıkoğlu’nun sunuculuğu üstlendiği ödül töreninde sektör temsilcilerine seslenen İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Tanrıverdi; hazır giyim sektörünün son 30 yılda 25 kez ihracat şampiyonu olduğunu söyledi. Tanrıverdi, “Ülkemizi hazır giyimde dünyanın 7. büyük tedarikçisi konumuna yükselttiniz. Sektörel ihracatımızı 1 milyar dolardan 18.7 milyar dolara çıkardınız. Ülkemize son 10 yılda net 150 milyar dolar para kazandırdınız.” dedi.     “Türkiye Hazır Giyimde Dünyanın 7. Büyük Tedarikçisi” Tanrıverdi, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen ödül töreninde yaptığı konuşmada ekonomik gelişmeler ve hazır giyim sektörüyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Başarıyı konuşmak ve ödüllendirmek için bir araya geldiklerini belirten Tanrıverdi, firma temsilcilerine hitap ederek şunları söyledi: “Fabrikalarınızda, imalathanelerinizde 500 bin insanımıza iş veriyorsunuz. Mağazacılık tarafınızla birlikte 1,5 milyon kişiyi istihdam ediyorsunuz. Çalışanlarınızın yarıya yakınını kadınlar oluşturuyor. Kadın istihdamının da lideri sizlersiniz. Geliri tabana yayıyorsunuz. Biliyorum hiç bir zaman işimiz kolay olmadı. İçeride ciddi sıkıntılı dönemlerden geçtik. Küresel pazarlarda önümüze engeller çıktı. Ama hiç bir zaman yılmadınız. ‘Güçlükler, başarının değerini arttıran süslerdir’ inancıyla yola devam ettiniz.” Tanrıverdi, Türkiye’nin hazır giyimde dünyanın 7. büyük tedarikçisi konumuna yükseldiğini vurguladı. Kilogram başına ihracat gelirlerinin 3 dolardan 24 dolara çıktığını kaydetti. Ardından şöyle dedi: “Hazır giyimi katma değerli üretimde ilk üç sektörden biri haline getirdiniz. Son 30 yılın 25’inde sektörümüzü ihracat şampiyonu yaptınız. 200’ün üzerinde ülkeye ihracat yaptınız. Sektörel ihracatımızı 1 milyar dolardan 18.7 milyar dolara çıkardınız. Ülkemize son 10 yılda net 150 milyar dolar para kazandırdınız. Markalarımız bugün 100’e yakın ülkede 4 bin 500 mağazaya ulaşmışsa bu gururda da sizin payınız var.”   2015 yılının sektör açısından zorlu bir yıl olduğuna değinen Tanrıverdi, “Kilogram bazında yüzde 5 daha fazla mal sattığımız halde parite etkisiyle gelirde 1.7 milyar dolarlık bir kayıp yaşadık. Geçen yılı 17 milyar dolar ihracatla kapattık.” şeklinde konuştu. Jeopolitik sorunlara, uçak krizine, bin 300 TL’lik asgari ücretin ek maliyetine rağmen 2016’ya iyi başladıklarını ifade eden Tanrıverdi, “İlk çeyrekte Türkiye’nin genel ihracatı yüzde 10 düşerken hazır giyim sektörü ihracatı yüzde 7 artış kaydeti. Üç ayda 4,255 milyon dolarlık ihracat yaptık. İnanıyorum ki siz dostlarımızın azim ve gayreti ile beraber bu yıl 18 milyar doları hep birlikte geçeceğiz. Cumhuriyetimizin 100. yılını kutlayacağımız 2023 için 60 milyar dolarlık bir hedef koyduk.” ifadelerini kullandı. Törende, 50 milyon doların üzerinde ihracat yapan firmalar platin, 20-50 milyon dolar arasında ihracat yapanlar altın, 10-20 milyon dolar arasında ihracat yapanlar gümüş, 2,5-10 milyon dolar arasında ihracat yapanlar bronz plaket, 500 bin – 2.5 milyon dolar arasında ihracat gerçekleştiren firmalar ise başarı belgesi ile ödüllendirildi. 47 firmaya platin, 136 firmaya altın, 167 firmaya gümüş, 674 firmaya bronz plaket, 1025 firmaya ise başarı sertifikası verildi.   Hazır giyim ihracatında ilk 10 sıra şöyle oluştu: 1. Akıntek Tekstil San. İç ve Dış Tic. Ltd. Şirketi 2. LC Waikiki Mağazacılık Hiz. Tic. A.Ş. 3. USM Lojistik Tekstil Gıda İnşaat Sanayi ve Dış Tic. Ltd. Şirketi 4. Şık Makas Giyim San. Ve Tic. A.Ş. 5. Cross Tekstil San. Ve Tic. A.Ş. 6. ERPA Hazır Giyim İç ve Dış Tic. A.Ş. 7. Akıntek Tekstil Ürün San. ve Dış Tic. LTD. Şirketi 8. Aster Tekstil Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş. 9. Aster Global Pazarlama ve Dış Ticaret A.Ş. 10. Saide Tekstil San. ve Tic. A.Ş.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Avrasya Tüneli

Avrasya Tüneli aralık ayında hizmete girecek İstanbul Göztepe-Kazlıçeşme arasında seyahat süresini 100 dakikadan 15 dakikaya indirecek olan Avrasya Tüneli Projesi’nin (İstanbul Boğazı Karayolu Tüp Geçişi Projesi) yüzde 80’i tamamlandı. Geçiş ücreti ise 4 dolar+KDV olacak. İstanbul Göztepe-Kazlıçeşme arasında seyahat süresini 100 dakikadan 15 dakikaya indirecek olan Avrasya Tüneli Projesi’nin (İstanbul Boğazı Karayolu Tüp Geçişi Projesi) yüzde 80’i tamamlandı. Geçiş ücreti ise 4 dolar+KDV olacak. GÜNDE 80 BİN ARAÇ Toplam 1.2 milyar dolara mal olan ve günlük 80 bin aracın kullanacağı Avrasya Tüneli’nin aralık ayında hizmet girmesi planlanıyor. Tünel, toplam 14.6 kilometrelik bir güzergâhı kapsıyor. Projenin 5.4 kilometrelik bölümü, deniz tabanı altına özel bir teknoloji ile inşa edilen iki katlı tünelden oluşuyor. Toplam 9.2 kilometrelik güzergâhta ise yol genişletme ve iyileştirme çalışmaları devam ediyor. İTO YERİNDE İNCELEDİ İstanbul Ticaret Odası (İTO) Sanayi İhtisas Komitesi üyeleri, İTO Başkan Yardımcısı Dursun Topçu başkanlığında Avrasya Tüneli Projesi’nin Haydarpaşa’daki şantiyesini ziyaret etti ve çalışmaları yerinde inceledi. İTO heyetini karşılayan saha sorumlusu İnşaat Mühendisi Umut Arda Dündar, heyete bir sunum yaparak çalışmalar hakkında detaylı bilgi verdi. Kaynak: www.itohaber.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Küresel piyasalar ECB faiz kararına odaklandı

Küresel piyasalar, bugün Avrupa Merkez Bankası (ECB) faiz kararına odaklandı. Analistler Draghi’den faiz indirimi ve daha fazla parasal genişleme bekliyor.   Küresel piyasalar, bugün TSİ 14.45’te açıklanması beklenen Avrupa Merkez Bankası faiz kararına odaklandı. Dün ABD’de açıklanan stok verilerinden sonra petrol fiyatlarının yükselişe geçmesi, enerji hisselerine alış getirirken New York borsası günü yükselişle tamamladı. Dün Dow Jones endeksi yüzde 0,21, S&P 500 endeksi yüzde 0,51 ve Nasdaq endeksi yüzde 0,55 değer kazandı. Bugün ABD’de işsizlik başvuruları açıklanacak. Avrupa tarafında ise bugün piyasalar ECB’nin faiz kararına odaklandı. Analistler, ECB toplantısında alınacak yeni önlemlere yönelik beklentilerin arttığını belirtiyor. Dün Almanya’da DAX 30 endeksi yüzde 0,31, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,34 ve Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,49 yükseldi. Draghi’den faiz ve parasal gevşeme hamlesi gelebilir Analistlerin büyük çoğunluğu ECB Başkanı Draghi’den hamle yada hamleler geleceğini düşünüyor. Draghi’nin önündeki en büyük sorun ise yüzde 2 enflayon hedefini tutturamamak. Zira 19 üyeli Euro Bölgesi’nde yıllık enflasyon eksi 0,2’de. Ekonomistler, ECB’nin halihazırda yüzde eksi 0,3 olan mevduat faizini 10 puan aşağı çekerek yüzde eksi 0,4’e hatta eksi 0,5’e indirebileceğini belirtiyor. Parasal genişleme kapsamında ECB aylık 60 milyar euroluk tahvil alımını gerçekleştiriyor. Oxford Economics Analisti Ben May, Draghi’nin aylık tahvil alım miktarını 80 milyar euroya kadar çıkarabileceğini öngördü. Weidman parasal genişlemeye karşı Öte yandan Almanya Merkez Bankası Bundesbank’ın Başkanı Ve ECB Yönetim Kurulu Üyesi Jens Weidmann, ECB’nin daha fazla parasal genişleme planına karşı ve bu konuda bankayı birkaç kez uyardı. Asya tarafında, ECB toplantısı öncesinde Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,26 kazançla 16.852,35 puandan kapanırken, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,73 azalışla seyrediyor. Çin’de şubat ayında enflasyon geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,3 artarak 2014 Temmuz’dan bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Kaynak: www.dunya.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

‘Vizesiz Avrupa’ ekonominin önünü açacak

Türkiye-AB Zirvesi’nde gündeme gelen Türk vatandaşları için “Vizesiz Avrupa” konusu ekonomi çevrelerince pozitif karşılandı.   Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye uyguladığı vize uygulamasının haziran ayında kalkacağının açıklanması iş dünyası tarafından olumlu karşılandı. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Ömer Cihad Vardan, Brüksel’de yapılan Türkiye-AB Zirvesi’nde Türk tarafının öneriler paketinde yer alan “En geç haziran sonunda Türk vatandaşlarının Schengen bölgesine vizesiz seyahat edebilmeleri” talebini değerlendirdi. ‘Önemli bir engel kalkar’ Vardan, Türk vatandaşlarının Schengen vize başvurusu için milyonlarca euro para harcadığına dikkati çekerek, “Vizelerin kaldırılması AB ile ticaretimizdeki önemli bir engelin kalkması anlamına gelmektedir” dedi. Vize uygulamasının Avrupa’ya olan ticareti olumsuz etkilediğini savunan Vardan, şu ifadeleri kullandı: “Vatandaşlarımız 2014 yılında AB ülkelerine yaptığı 813 bin 339 kısa süreli Schengen vize başvurusuna, 50 milyon euroya yakın para harcamışlar. Bunların yanında bir de gizli maliyetler var. Banka komisyonları, aracı kurum hizmet bedelleri, seyahat sağlık sigortası bedelleri de eklendiği zaman fatura iyice kabarıyor. Özellikle Türk iş dünyası için maliyet tek olumsuzluk değil. Schengen vize uygulamaları, en büyük ticaret ortağımız AB ile aramızda önemli bir dengesizlik oluşturuyor. İş insanlarımız AB’ye üye ülkelere ürün satmaya, almaya, ürünlerini pazarlamaya, anlaşma imzalamaya veya yatırım yapmaya kısacası iş yapmaya giderken vize engeli ile karşılaşıyorlar. Bu engeli de sadece kendileri değil çalışanları ve personeli de yaşıyor. Bu durumda Türk özel sektörü rekabet avantajını maalesef en başta kaybediyor. Türk vatandaşlarına yönelik vize uygulamalarının kaldırılması, AB ile ticaretimizdeki önemli bir engelin kalkması anlamına gelmektedir.” ‘İkişkilere olumlu katkı sağlayacak’ Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi de mevcut vize uygulamasından en çok ihracatçıların etkilendiğine dikkati çekerek, “Vizesiz Avrupa” sürecinin hızlandırılmasını olumlu karşıladıklarını bildirdi. Büyükekşi, “Vize serbestisinde bu aşamaya gelinmesinde büyük emek ve destekleri olan Sayın cumhubaşınımız ve başbakanımız başta olmak üzere hükümetimize gösterdikleri yoğun çaba ve kararlı tutum için şükranlarımızı sunuyoruz. TİM olarak, vize uygulamasının kaldırılmasının, halkımızın AB’ye duyduğu güven kaybı nedeniyle üyelik sürecine giderek azalan desteğini yeniden artıracak ve Türkiye-AB ilişkilerinin olumlu yönde gelişmesine katkı sağlayacak önemli bir kilometre taşı olacağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı. Malların serbest dolaşımda olduğunu ancak kişilerin vizesiz Avrupa’ya gidemediğini hatırlatan Büyükekşi, “2015 yılında AB pazarından aldığımız payı yüzde 1,21’e çıkararak rekor kıran ihracatçılarımız, vize serbestisinin sağlayacağı avantajlarla hedeflerine çok daha sağlam ilerleyebileceklerdir” değerlendirmesinde bulundu. 300 milyar euro ekonomiye dönecek Vizesiz Avrupa Projesi ve Türkiye’yi Tanıtım Platformunun Kurucu Başkanı Mehmet Okumuş ise vizelerin kalkmasıyla Türk vatandaşlarına yaklaşık 35 yıldır uygulanan “haksız-hukuksuz” seyahat engeline son verilmiş olunacağını belirtti. Okumuş, “Bu hem Türkiye hem de AB ekonomilerine çok büyük katkı sağlayacak. Vize engelinden dolayı yaklaşık 300 milyar euroluk ekonomik kaybın AB ve Türkiye ekonomilerine dönüşümü sağlanacaktır. Türk ekonomisinin rekabet gücü artacaktır. İş adamlarımız daha kolay seyahat edebilecek, fuarlara katılabilecek, iş anlaşmalarını daha kolay yapabileceklerdir. Kararın Türk turizm sektörüne de çok önemli katkıları olacaktır” ifadelerini kullandı. Kaynak: www.dunya.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Türkiye-AB zirvesinin taslağı şekillenmeye başladı

Brüksel’de Davutoğlu’nun katılımıyla gerçekleştirilen zirvede Avrupa, Suriyeliler için ek yardım ve vize serbestisini erkene çekmeyi önerdi.   Başbakan Ahmet Davuoğlu’nun, bugün NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’le görüştükten sonra Ankara’ya dönmesi bekleniyordu. Ancak Brüksel’deki Türkiye-AB zirvesinin süresinin uzatıldığı açıklandı. Öte yandan toplantının taslak metnine ilişkin ilk bilgiler gelmeye başladı. Avrupa Birliği, Türkiye ile zirvede Suriyeliler için ek yardım ve vize serbestisini erkene almayı önerdi. EK 3 MİLYAR EURO Buna göre Türkiye’ye 2018’e kadar ek 3 milyar Euro daha önerildi.   VİZESİZ AVRUPA HAZİRAN’DA Taslak metne göre Türkiye’ye Haziran sonu vize serbestisi tanınacak. Türkiye-AB zirvesinin taslağı şekillenmeye başladı AB 3 MİLYAR EURO SÖZÜNÜ TUTACAK MI Avrupa Birliği, Türkiye’nin kabul ettiği mülteciler için son 5 yılda 21 milyar lira harcamasından dolayı, Türkiye’ye 3 milyar euro (9 milyar lira) bütçe ayıracağını duyurmuş ancak aylar geçmesine rağmen bu parayı teslim etmemişti. AB ayrıca Türkiye üzerinden Avrupa’ya geçiş yapan mültecilerin hükümet tarafından engellenmesini istiyor. Kaynak: www.ensonhaber.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Dolar güçlü duruşunu sürdürüyor

Siyasi risklerin tekrar ön plana çıkması ve küresel satış baskısı ardından geçen hafta sert yükselişe geçen dolar/TL bu sabah 2.94’ün üzerinde güne başladı. Dün piyasaların kapanış saatlerinde 2.9350/2.9360 seviyesinde olan dolar/TL, bu sabah 2.9444/2.9450 seviyesinde bulunuyor. Dolar/TL geçen haftaya dolardaki küresel zayıf seyre paralel altı ayın en düşük seviyeleri olan 2.80’in altında başlamış ancak artan risklerle yönünü yukarı çevirerek 2.9765 seviyesini test etmişti. Dün aynı saatte 3.1380/3.1395 seviyesinde olan sepet bazında TL bu sabah 3.1470/3.1484, 3.3419/3.3435 seviyesinde olan euro/TL ise 3.3500/3.3517 seviyesinde işlem gördü. Bankacılar önümüzdeki dönemde siyasi gelişmelerin nasıl seyredeceği, ekonomi yönetimi ve politikalarının nasıl şekilleneceği netleşene kadar TL’de gelişmekte olan ülke para birimlerinin de üzerindeki satış baskısının sürebileceğini belirtiyor. TEB Stratejisti Erkin Işık, bu sabahki notunda global risk algısının Çin büyümesine yönelik endişeler, geçen hafta beklentilerin altında gelen ABD tarımdışı istihdam verisi ardından baskı altında kaldığını söyleyerek, “TL geçen hafta artan politik tansiyon nedeniyle 16 gelişmekte olan ülke para biriminin oluşturduğu sepet karşısında yüzde 3 zayıf seyrederken, dün benzer para birimlerine paralel bir seyir görüldü” dedi. Işık politik tansiyonun yanı sıra ekonomi politikalarında daha genişlemeci yönde değişim olasılılığının da piyasalar için bir endişe kaynağı olduğunu söyleyerek, “Bu çerçevede 24 Mayıs’taki PPK kararı, oluşacak yeni kabine önemli olacak. TL’nin performansı da bu konulara bağlı olacak” dedi. AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun yerini Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın işaret edeceği bir başka siyasiye bırakacak olmasının siyasi riskleri artırmasıyla geçen hafta kur ve faiz sert yükselmişti. Bu çerçevede AK Parti’nin 22 Mayıs’ta yapılacak olağanüstü kongresi en önemli gündem maddesi olarak öne çıkıyor. Öte yandan kongrenin hemen ardından 24 Mayıs’ta yapılacak PPK toplantısında faiz indirimlerinin devam edip etmeyeceği de önemli olacak. Kaynak: www.dunya.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

ÇSD’den Çorap Tasarım Yarışması

Anadolu Bil Meslek Yüksekokulu Moda Tasarım Programı ve Çorap Sanayicileri Derneği (ÇSD) iş birliği ile "Farkında mısın Dünya" 1. Çorap Desen Tasarım Final Yarışması 28 Mayıs 2016 tarihinde Cemile Sultan Korusu'nda gerçekleşti. ÇSD kahvaltılı çorap tasarım yarışması ve ödül törenine İTO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Çağlar, İSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve TİGSAD Yönetim Kurulu Başkanı İrfan Özhamaratlı, LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, OTİAD Yönetim Kurulu Başkanı İlker Karataş ve sektör temsilcileri katıldı. ÇSD Yönetim Kurulu Başkanı Bülent İyikülah açılışta yaptığı konuşmada üniversitelerle işbirliğinin önemine değindi ve bu tür yarışmaların sektörü ileri noktalara taşıdığına vurgu yaptı.  Bu yıl birincisi düzenlenen ve 30 genç tasarımcının yarıştığı finalde, Göksu Şengeçer birinciliğe değer görülürken Nilgün Şimşek ikinci, Melike Meliha dönmez üçüncü oldu. Yarışmada birinciliği kazanan Göksu Şengeçer’e 2 bin lira para ödülünün yanı sıra bir de tablet hediye edildi. İkinci Nilgün Şimşek’e bin 500 lira ve tablet, 3. Melike Meliha Dönmez’e bin lira ve bir tablet ödül verildi.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

STK'lardan Darbe Girişimine karşı Ortak Bildiri

STK'lardan Darbe Girişimine karşı Ortak Bildiri Sektörün Önde gelen STK'ları, 15 Temmuz darbe girişimine karşı "Karanlıktan Aydınlığa: 15 Temmuz" bildirisi yayınladı. Sivil toplum örgütlerinin ‘Karanlıktan Aydınlığa 15 Temmuz’ başlıklı ortak bildirisini MÜSİAD Başkanı Nail Olpak okudu. 18 Temmuz 2016 günü yapılan toplantıya ve bildiriye TİM, ASKON, DEİK, Deniz Ticaret Odası, İstanbul Sanayi Odası, İstanbul Ticaret Borsası, İstanbul Ticaret Odası, MÜSİAD, TAMPF, TÜMSİAD ve YASED, LASİAD, OTİAD ve daha bir çok STK katıldı. Demokrasiye ve milli iradeye darbe girişimine karşı ortak basın bildirisi yayınladı. LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca'nın katıldığı toplantıda yayınlanan ortak basın bildirisinin adı "Karanlıktan Aydınlığa 15 Temmuz" Bildiri Şöyle; Ülkemiz, 15 Temmuz Cuma gecesi önce karanlığı; ortaya konan büyük inanç ile de aydınlığı yaşadı. Artık 15 Temmuz, öznesi millet olan demokrasinin kazandığı bir gündür. Bu gün, yalnızca Türkiye'nin değil, dünyanın tarihine geçecek Milli İrade günüdür. Ülkemizin büyük demokrasi yürüyüşüne yönelik 15 Temmuz saldırısında, millet ile iradesi arasındaki köprüye atılan her bomba, sıkılan her kurşun, aslında bunu yapanların karanlık planlarının aydınlığa çıkmasını sağladı. Milletin İradesinden Başka İrade Tanımıyoruz… Ülkemizdeki iş dünyasının temsilcileri olarak, demokrasimizin derinleşmesi ve ekonomimizin güçlenmesinin sivil bir yönetimle mümkün olduğunun bilinci ile demokrasi dışı güçlerin müdahalelerinin en başta ekonomimize büyük zarar vereceğini, tüm birikimlerimizi heba edeceğini biliyoruz. Seçilmiş hükümeti yıkmaya yönelik teşebbüsler demokrasimizi ve ekonomimizi katledecektir. Anti demokratik her türlü girişimin karşısında kararlılıkla duruyoruz. Darbecileri lanetliyor, hükümetimizi destekliyor ve milletimizin iradesinden başka bir irade tanımıyoruz. Milletin İstikrarı En İyi Cevaptır… Bu hain girişimin çökertilmesinin orta ve uzun vadede ülkemiz ekonomisine olumlu yansımalarının olacağı kanaatindeyiz. Çünkü iş dünyası huzur, güven ve istikrar ister. Yaşananlar, tüm bu bileşenleri perçinlemiştir. İstikrarın sadece hükümetle olmayacağını söyleyenlere, siyasi risk olduğunu söyleyenlere, her görüşten milletin istikrarı cevap vermiştir. Güçlü millet iradesi her türlü zorlukla baş edebileceğimizi, ülkemizin uluslararası arenada da siyasi ve ekonomik gücünün kat be kat artacağını ortaya koymuştur.  Çalışmaya ve Üretmeye Devam Edeceğiz… Başbakanımızın dünkü açıklamalarında söylediği gibi ekonomimizin temelleri sağlamdır ve hükümetimiz ile Merkez Bankası ve ilgili kuruluşlar da gereken tedbirleri almıştır. Türkiye, global krizlere karşı ayakta durmayı başaran, G20 üyesi ve AB adayı, serbest piyasa ekonomisini ve çok partili siyasi sistemi içselleştirmiş güçlü bir ülkedir. İlk refleks olarak olumsuz etkiler hissetsek de ülkemizin güçlü imajı, kısa sürede hem iç pazarda hem de dış pazarlarda bu olumsuzlukları bertaraf edecektir. Keza, kamuoyunun da izlediği gibi bütün piyasalar süratle normal seyrine ulaşmıştır. Bundan sonra da bizler daha çok çalışarak ve üreterek ekonomimizi büyütmeye devam edeceğiz. Şimdi “Sağduyu ve Hukuk” Zamanı… Şimdi, paralel terör örgütü darbecilerinin hukukla yüzleşme ve milletin derin hafızasında mahkûm olma zamanıdır. Bu ihanet tezgahını tasarlayan hainlerin hukuk çerçevesinde yargılanarak, en ağır ve caydırıcı cezaları almasını bekliyoruz. Artık darbe kelimesinin literatürden kalkmasını istiyoruz. Meclis'te siyasi partiler arasında takdir edilen bir yaklaşım varken toplumda ayırımcılık yapılması teröristlerin amacına ulaşmasına sebep olur. Sağduyu içerisinde hareket etmeliyiz. Gün Birlik Günü, Milletimize Teşekkürler… Milli İradeyi korurken şehit düşen vatandaşlarımıza ve güvenlik görevlilerimize Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyoruz. Gün birlik günüdür. Demokrasimize sahip çıkan necip milletimize, halkımıza kararlılığı ile cesaret veren Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan ve Sayın Başbakanımız ile hükümetimize, darbe girişimine destek vermeyen ve karşı mücadele eden Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarımıza, polisimize ve güvenlik güçlerimize, darbeye kalkışanlara bir ağızdan karşı çıkan parti liderleri ile STK'larımızın sağduyulu açıklamalarına ve basınımızın darbe karşıtı tutumuna sonsuz teşekkür ediyoruz. Üretmeye ve demokrasi nöbetine devam edeceğiz… Bizler de iş dünyası olarak, üretmeye ve demokrasi nöbeti tutmaya devam edeceğiz.
Devamını Oku
Standard Post with Image

6 Türk bankasından Galataport imzası

Galataport projesi için 6 Türk bankası 1 milyar euro’luk finansmana imza attı. Ferit Şahenk, İstanbul’un sembolü olacak proje için atılan imzanın zamanlamasına dikkat çekerek, Türkiye’nin geleceğine duyulan güveni vurguladı. İstanbul’da Karaköy ve Tophane’yi birbirine bağlayan bölgede yer alan Galataport projesi için 1 milyar 20 milyon euro’luk finansman sağlandı. Ziraat Bankası,Garanti Bankası,Yapı Kredi,İş Bankası, TSKB ve Finansbank’ın oluşturduğu konsorsiyumla imzalanan anlaşması sonrasında, proje 2018’in son çeyreğinde tamamlanacak.  Yüzde 81’i Doğuş, kalanı Bilgili ortaklığıyla yapılacak projeyle ilgili konuşan Doğuş grubunun Başkanı Ferit Şahenk, ‘eşsiz İstanbul'’un simgesel projesi olacak’ dediği Galataport’un finansmanının Türkiye’nin gücüne inancın en önemli göstergesi olduğunu söyledi. Şahenk, “Finansmanın 6 Türk bankası tarafından sağlanması çok önemli. Ölçek, 14 yıllık vade bizlerin ve finans sektörünün gücü bakımından önemli. Memleketimize bugün, dünden daha çok güveniyoruz” dedi. 5 bin kişilik istihdam Galataport’un Karaköy’ün tarihi ve mimari yapısına uygun olacağını belirten Şahenk, projedeki iki hedefini de açıkladı: “İlk olarak 200 yıldır İstanbul halkının erişimine kapalı olan rıhtım ve deniz kenarı 1.2 kilometre boyunca halka açılacak ve sahil şeridi bir yürüyüş yolu haline getirilecek. İkinci olarak kruvaziyer turizminde İstanbul hak ettiği yere yükselecek.” Bilgili Holding'in Başkanı Serdar Bilgili ise, projenin İstanbul’un tüm sosyal yaşantısını değiştireceğini söyledi.    Finansman, 3,5 yıl anapara geri ödemesiz yatırım dönemi olmak üzere toplam 14 yıl vadeli olarak imzalandı. Toplam 4.5 milyar liralık yatırım planlanan Galataport’un, proje aşamasında 5 bin, proje tamamlanıp hayata geçtiğinde ise 4.500 kişiye istihdam sağlaması öngörülüyor. Finansman yapısı, Yapı Kredi 275 milyon euro, Garanti Bankası 255 milyon euro, İş Bankası 150 milyon euro, Ziraat Bankası 130 milyon euro, TSKB 110 milyon euro, Finansbank 100 milyon euro şeklinde oluştu. Doğuş Grubu CEO'su Hüsnü Akhan, Galataport’un yılda 3 milyon kruvaziyer yolcu olmak üzere 7 milyon yabancı ziyaretçiyle, ülkenin turizm gelirlerine 5 milyar lira civarında katkı sağlayacağı öngörüsünde bulundu.  30 bin metrekare ‘yeşil alan’ olacak - 200 adet yeme-içme ve mağaza noktası olacak. - Kiralanabilir alanın büyüklüğü 45 bin metrekare. - Ofis alanları 40 bin metrekare. - Proje toplam 112 bin metrekarelik planlama alanına sahip. - 1.200 metre uzunluğunda bir rıhtım kurulacak. - Projede 30 bin metrekarelik bölüm yeşil alana ayrılacak. - Kamuoyunda “Galataport” olarak bilinen Salı Pazarı Kurvaziyer Limanı Projesi, Karaköy Rıhtımı’ndan Mimar Sinan Üniversitesi Fındıklı Kampüsü’ne kadar uzanan 1.2 kilometrelik sahil şeridini, 112 bin 147 metrekarelik alanı kapsıyor.  - Bu alandaki tüm binaların turistik ve ticari amaçlarla onarılması ya da yıkılarak yeni binalara yer açılması amaçlanıyor.  - Doğuş Grubu ihaleyi 702 milyon dolara tek başına almıştı. Ardından Bilgili grubu ile ortaklığa gidilmişti. Ünlü, The Peninsula Türkiye yolcusu Hong Kong kökenli The Peninsula Hotels Grubu ile projede, Karaköy tarafındaki tarihi binalar için bir anlaşma yapıldı. Bu ortaklık kapsamında sadece işletme değil aynı zamanda Salıpazarı Liman İşletmeciliği ile birlikte 500 milyon liralık bir yatırım yapacaklar. Böylece doğrudan yabancı yatırım da söz konusu olacak. Yapı Kredi Bankası Genel Müdürü Faik Açıkalın  En büyük finansör olarak yer almaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. Bizler Türkiye’nin parlak ve güçlü geleceğine yürekten inanıyoruz. Finansbank Yönetim Kurulu Bşk. Ömer Aras Olağanüstü dönemde bu olağanüstü projeyi finanse etmekten banka olarak gurur duyuyoruz. İstanbul’da böyle bir yerin ikincisi yok. Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın Biz ülkeye güvenenlere güvenmeye devam ediyoruz. Türk bankacılık sektörü çok önemli sınavları başarıyla veriyor. Vermeye devam edecek.    İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali Gerek turizm, gerekse sosyal doku açısından Galataport çok önemli bir proje. Daha da önemlisi zamanlaması. Bu dönemin sembol işi olacak. Garanti Bankası Genel Müdürü Ali Fuat Erbil İlk günden elini taşın altına koyan her zaman yerli bankalar olur. Biz de Türk bankaları olarak projelere destek olmaya devam edeceğiz. TSKB Genel Müdürü Suat İnce Projede bulunmaktan onur duyuyoruz. Bulunduğu bölgeye yapılacak yatırımları hayal edince ayrı bir heyecan duydum.   Kaynak: www.milliyet.com.tr
Devamını Oku
Standard Post with Image

Üçüncü Havalimanı’nda ilk pist ortaya çıktı

Yüzde 30'u tamamlanan İstanbul Yeni Havalimanı'nın bir numaralı pistinde yürütülen çalışmalar havadan görüntülendi. İnşaatı tüm hızıyla devam eden ve yüzde 30'u tamamlanan İstanbul Yeni Havalimanı'nın (İYH) bir numaralı pistinde yürütülen çalışmalar havadan görüntülendi. Tamamlandığında Türkiye'yi dünyanın en önemli havacılık merkezlerinden biri haline getirecek havalimanının ana terminal binasının kaba inşaatının yıl sonuna kadar bitirilmesi planlanıyor. Sabah'ın haberine göre, Havalimanının inşaatını gerçekleştirmek ve 25 yıl boyunca işletmesini yapmak üzere kurulan İGA, sosyal medya hesaplarından birinci etabı 26 Şubat 2018 tarihinde hizmete girecek havalimanında inşaatı devam eden 1 numaralı pisttin havadan çekilen son görüntülerini paylaştı. 4 ETAPTA BİTECEK Airbus A380 ve Boeing 747 gibi büyük gövdeli uçakların rahatlıkla iniş-kalkış yapabileceği 3 bin 750 metre uzunluğunda 60 metre genişliğindeki pistte son aşamaya gelindiği görülüyor. İstanbul'un kuzeyine, şehir merkezine 35 kilometre mesafede 76.5 milyon metrekarelik alana inşa edilen havalimanı her biri ayrı ayrı planlanan 4 etaptan oluşuyor. Projenin birinci etabının ilk aşamasında birbirine uzaklıkları bin 700 metre olacak 2 bağımsız paralel pist, 2 bağımlı pist ve 90 milyon yolcu kapasiteli ana terminal binası yer alacak. ÖN TALEP TOPLANIYOR Birinci etabın 2'nci aşamasının tamamlanması ile 3'üncü bağımsız paralel pist devreye girecek. Yeni havalimanı, tüm fazları tamamlandığında ise yıllık 200 milyon yolcuya çıkarılabilir kapasitesi ile 350'den fazla destinasyona uçuş ve 150'den fazla havayolu şirketine ev sahipliği yapacak. Havalimanı doğrudan 100 bin yan sektörlerle birlikte 1,5 milyon kişiye yeni istihdam alanı sağlayacak. Havalimanındaki 1.4 milyon metrekare büyüklüğündeki 'Kargo Şehri' içindeki gümrük bölgesinde yer alacak 300 kargo acente ofisi için de ön talep toplanmaya başladı. Üç katlı ofis blokunda 13 ile 19 metrekare arasında arasında değişen 300 ofis için 3 farklı fiyat kategorisi bulunuyor. Kaynak: www.millliyet.com.tr
Devamını Oku
Standard Post with Image

İşsize 2 bin lira!

İşsiz kalanlara sağlanan imkanlar artırılıyor. İşçilere işsiz kaldıklarında ödenen maaşın artırılması, süresinin uzatılması, yararlanmanın kolaylaştırılması için düğmeye basıldı. Mevcut sistemde, kendi istek ve kusuru dışında işini kaybedenler; son 120 gün içinde prim ödeyerek sürekli çalışmış ve son 3 yıl içinde en az 600 gün işsizlik sigortası primi ödemiş olmak şartıyla maaş alıyor. Edinilen bilgiye göre; işten ayrılmadan önce son 120 gün olan eksiksiz prim ödeme süresinin 30 güne, son 3 yılda 600 gün prim ödeme şartının da 100 güne çekilmesi, kendi kusuru dışında işten çıkarılma şartının kaldırılması üzerinde duruluyor. İşsizlik maaşının süresinin uzatılması ve tutarının artırılması da gündemde. Takvim'in haberine göre, mevcut sistemde işsizlik maaşı bağlanırken son 4 aylık dönemdeki ortalama brüt kazanca bakılıyor. Kazancın yüzde 40'ı kadar maaş ödeniyor. Maaş, brüt asgari ücretin yüzde 80'ini aşamıyor. KADEMELİ ARTACAK Halen işsizlik maaşı damga vergisi düşüldükten sonra en düşük 653, en yüksek ise bin 307 liraseviyesinde bulunuyor. İşsizlik maaşında üst sınırın kademeli olarak artırılması formülü üzerinde duruluyor. Uzmanlar, işsizlik maaşının üst sınırının öncelikli olarak bin 500 liraya, sonrasında ise 2 bin liraya kadar çıkarılabileceğini belirtiliyor. Ayrıca halen işsiz kalanlara 10 aya kadar süreyle maaşödenirken, 15 aya kadar çıkarılması üzerinde duruluyor. BAĞ-KUR'LU İÇİN DE FON GELİYOR İşçiler işsiz kaldığında devreye giren 'işsizlik fonu'nun esnaf için de oluşturulması amacıyla çalışma yapılıyor. Sistemin detayları henüz netleşmedi ancak fon kurulduğunda esnaf her ay işsizlik sigortası primi ödeyecek. İşsiz kaldığında da fondan para alabilecek. Fona devlet katkısı da sağlanması üzerinde duruluyor. Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, esnaf için işsizlik fonu oluşturulmasına yönelik bir çalışmanın bulunduğunu belirterek, "Bunun bir ayağı esnaf, bir ayağı devlet. Devlet katkı vermeye hazır" demişti. Kaynak: www.milliyet.com.tr
Devamını Oku
Standard Post with Image

Türk Akımı'na tarihi imza

Türkiye ile Rusya arasında, Türk Akımı boru hattının inşaatına dair hükümetlerarası anlaşma dün İstanbulda imzalandı. İki ülke devlet başkanının huzurunda imzalanan anlaşma, Karadeniz'in altından hem Türkiye'ye, hem de Türkiye üzerinden  AB'ye gaz sevk edecek iki paralel hat döşenmesini öngörüyor. İstanbul'da düzenlenen 23. Dünya Enerji Kongresi'ne  katılan Rusya Devlet Başkanı Putin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan,  son derece yoğun bir gün yaşadı. İki lider, kongrenin açılış oturumunun ardından ikili görüşme için Mabeyn Köşkü'nde buluştu. İki liderin görüşmesi 1 saat 40 dakika kadar sürdü. Görüşmenin ardından  Türk Akımı gaz boru hattı için hükümetler arası anlaşma imzalandı. İki ülke enerji bakanları, liderlerin huzurunda imzaları attı. Putin, Rusya'nın bazı Türk tarım ürünlerinde yasağı kaldırdığını açıkladı. Putin 2015 yılında 500 milyon dolarlık Türk gıda ürünü alındığını, yasak kararının kalkmasıyla Rusya'nın kendisinin üretmediği bu ürünlerde, iç piyasada fiyatların ucuzlayacağını söyledi ve "karşılıklı faydaya" işaret etti. Rus liderin "çekirdekli ürünler ve turunçgillerde yasağın kaldırıldığını" açıklaması dikkat çekti. Bu durumda domateste ihracat yasağı ise sürecek.   Rusya Federal Tarım Ürünleri Denetleme Ajansı (Rosselhoznadzor) Başkanı Aleksey Alekseyenko, Türkiye’den gelen narenciye, şeftali ve eriğin girişine daha önce getirilen kısıtlamanın kaldırılacağını açıkladı. Sputnik'e  göre, Türkiye’den Rusya’ya meyve teslimatının güvenli bölgelerden ve büyük işletmelerden geleceğini belirten Alekseyenko, “Türk mevkidaşlarımızla geçen hafta görüşmemiz oldu. Haşerelerden arındırılmış bölgelerden ve kontrolümüz altında güvenliği sağlamaya hazır büyük işletmelerden başlayarak meyve teslimatını yeniden başlatma konusunda anlaşmaya vardık” dedi. Alekseyenko, hangi tarım ürünlerine izin verileceği sorusuna, “Narenciye ve sert çekirdekli meyveler, yani Türkiye için geleneksel meyveler, şeftali, erik ve diğerleri” cevabını verdi. ÖNEMLİ MESAJLAR Anlaşmanın imzalanmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmeye ilişkin bilgi verdi. Erdoğan, Putin ile dolu dolu bir görüşme yaptıklarını belirterek, “23. Dünya Enerji Kongresi sebebiyle İstanbul'daki toplantımızı gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Toplantı 2 gün daha sürecek. Bu kongre çok daha farklı bir zenginliğe kavuşacaktır. Bugün devlet başkanları olarak açılış konuşmalarında bir arada bulunduk. Ardından ikili görüşmelerimizi gerçekleştirdik. Bakanlarımız ikili görüşmelerine devam ediyor. Bu aynı zamanda ülkeler arasındaki enerjiyle ilgili münasebetleri özellikle ilgilendiren konular. Türkiye Rusya arasındaki ilişkiler noktasında Sayın Başkanla dolu dolu bir gün geçirdik. Sonunda az önce imzalanan anlaşmalar imzalanacak noktaya geldi” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye -Rusya arasındaki normalleşme sürecinin hızla devam edeceğine inandığını belirterek, “Türkiye Rusya arasındaki normalleşme sürecinin hızla devam edeceğine inanıyorum. Bir çok alanda bu ilişkilerimizi bundan sonraki süreçte çok iyi şekilde geliştireceğiz” diye konuştu. "KARŞILIKLI GÖREVLENDİRMELER YAPTIK" Görüşmede Suriye konusunun da ele alındığını belirten Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Tabii çok daha hassas bir konu bölgedeki mevcut gelişmeler. Suriye konusunu etraflıca ele alma imkanımız oldu. Fırat Kalkanı operasyonunu kendileriyle görüştük. Bu konuda iş birliği yapabiliriz, bunların değerlendirmesini yaptık. Halep'teki gelişmelerde insani yardım konusunda ne gibi strateji uygulayalım ki insanlar rahata kavuşsunlar; bu konuda karşılıklı olarak görevlendirmemizi yaptık” ifadelerini kullandı. Erdoğan, “Türk Akımı'nın aramızda değerlendirmesini yaptık. Türk akımıyla ilgili sürecin hızlanması konusunda az önce atılan imzayla noktayı koyduk. Akkuyu Nükleer Enerji Santrali'yle ilgili olarak burada bundan sonraki sürecin hızla devamında mutabakatımız net. Zaman kaybının önümüzdeki süreçte telafi edileceği inancındayım” diye konuştu. Son dakika: Türkiye ile Rusya arasında Türk Akımı anlaşması imzalandı Rusya Devlet Başkanı Putin'in açıklamalarından satırbaşları şöyle: Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Türkiye’den ihraç edilmesi yasaklanan bazı tarım ürünlerindeki kısıtlamaları kaldırdıklarını belirterek, “Türk Akımı doğalgaz boru hattı projesi çevresinde Türkiye'ye doğalgaz indirimi yapılması konusunda mutabık kaldık” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Mabeyn Köşkü'nde gerçekleştirdiği görüşmenin ardından açıklama yapan Putin, “Kongre için gönderilen davetten dolayı şükranlarımı sunuyorum. Bu çok büyük bir organizasyonun başarılı şekilde gerçekleştirilmesinden dolayı Türk dostlarımız tebrik ederim. Bizim iki ülke için çok fazla konu üzerinde görüş alışverişi yaptık. İkili ilişkilerin normalleşmesi sonucunda çaba gösterme konusunda mutabık kalmıştık” dedi. “BAZI TARIM ÜRÜNLERİNDEKİ KISITLAMALARI KALDIRDIK” Narenciye ve yaş sebzeye yönelik yasağın kaldırılması kararını aldıklarını anlatan Putin, “Özellikle şu konuya dikkatinize çekmek isterim. Rusya, Türkiye’den ihraç edilmesi yasaklanan bazı kalemlerin yeniden ihracını açmış bulunuyoruz. Narenciye gibi bazı tarım ürünlerindeki kısıtlamaları kaldırdık. Bu karşılıklı yarar sağlayan bir karar sonuçta. Rusya’daki tarım sektörü bu tür tarım ürünleri üretmiyor. Türkiye’den bu kalemleri Rusya’ya ithal edince Rusya’daki fiyatlar düşecektir. Türk ortaklarımız için Rusya piyasasının açılışı anlamına gelecektir. Bahsettiğim kalemlerin 2015 yılındaki ihracatının hacmi 500 milyon dolar hacmindeydi. Dolayısıyla önemli kararlar alındı ve ikili ilişkilerimizin tamamen normalleşmesi konusunda mutabık kalmıştık. Önümüzdeki günlerde bizim karma ilişkiler konseyimiz bu konuda çalışacaktır. “TÜRKİYE'YE DOĞALGAZ İNDİRİMİ YAPILMASI KONUSUNDA MUTABIK KALDIK” Putin, Türk Akımı projesi çevresinde Türkiye'ye doğalgaz indirimi yapılması konusunda anlaştıklarını da belirtti. “HALEP'E İNSANİ YARDIMLARIN GÖTÜRÜLMESİ, İÇİN GÖRÜŞÜMÜZ AYNI” Putin, görüşmede farklı alanlarda iş birliğinin de ele alındığını belirterek, “Uzay gibi diğer alanlarda iş birliğimizin geliştirmesini ele aldık bugünkü görüşmede. İnsani alanda işbirliğinin geliştirilmesinden bahsettik. Türk tarafı bize karşılık olarak Rus Turizm Günleri yapmayı önerdiler. Biz bu öneriyi destekliyoruz. Suriye'de akan kanın durdurulmasından yanayız. Düşünüyoruz ki Suriye'deki barışı isteyen herkes bunu desteklemeli. Halep'e insani yardımların götürülmesi, için görüşümüz aynı. Tek konu var insani yardımın ulaşımında güvenliğin sağlanmasıdır”. “HALEP'E İNSANİ YARDIMI ABD ENGELLİYOR” Putin konuşmasını şöyle sürdürdü: “İnsani konulara ateş açılmasın diye önerimiz oldu Amerika tarafına. Amerika tarafı fiilen bunu yapmak istemiyor yada yapamıyor. Özellikle özel servisler ve askeri kurumlarımızın arasındaki temasların hızlandırılması için mutabık kalmıştık. Biz savunma sanayi alanındaki işbirliğini sürdürmeye hazırız. Bunu somut projelere dönüştürülmesini umut ediyoruz. Her iki taraftan bu noktada olan öneriler araştırılmaktadır. Bunları gerçekleştirmek için imkanlarımız var." Görüşmenin heyetler arası kısmında Türk tarafından Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Enerji Bakanı Berat Albayrak ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Rusya tarafından Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Ekonomi Bakanı Aleksey Ulyukaev ve Enerji Bakanı Aleksandr Novak katıldı. Öte yandan Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Rusya ve Türkiye arasında Suriye konusunda görüş ayrılıklarının mevcut olduğunu ancak iki ülkenin diyalogun devamı için siyasi irade ortaya koyduğunu söyledi.  Sputnik'e göre, gazetecilerin, Rusya ve Türkiye’nin Suriye konusundaki görüş ayrılıklarının giderilmesi konusunda ilerleme kaydedip kaydetmediğine dair sorusunu yanıtlandıran Peskov, “Şüphesiz ki Suriye konusunda görüş ayrılıkları, farklı yaklaşımlar mevcut. Yine de en azından diyalog devam ediyor ve taraflar, bu iletişimi geliştirmek için siyasi irade gösteriyor ki bu bile olumlu bir faktör” dedi. Bu arada Gazprom Başkanı Aleksey Miller, Rusya ve Türkiye'nin Türk Akımı doğalgaz boru hattı projesinde iki kol inşa edilmesiyle ilgili hükümetlerarası anlaşma imzalaması konusunda mutabakat sağladığını ve anlaşmanın Putin-Erdoğan görüşmesinin sonunda imzalanacağını ifade etti. Miller, anlaşmanın proje çerçevesinde iki kol inşa edilmesini öngördüğünü ve iki kolun Aralık 2019'a kadar inşa edileceğini bildirdi. Kaynak:www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Sonbahar depresyonunu önlemek için 10 öneri

İşte mevsimsel depresyondan korunmak için günlük yaşamda yapılması gereken değişiklikler... Bol güneşli ve sıcak günlere yavaş yavaş veda ediyoruz. Gri ve soğuk hava, dikkat edilmezse metabolizma kadar psikolojiyi de olumsuz yönde etkiyebiliyor. Özellikle bugünlerde sabahları yataktan kalkmak güçleşiyor, yorgunluk şikayetleri artıyor, kişi kendini daha az enerjik hissediyor ve uyku ihtiyacı artabiliyor. Memorial Şişli Hastanesi Psikoloji Bölümü'nden Uz. Psk. Didem Üngör, mevsimsel depresyondan korunmak için günlük yaşamda yapılması gereken değişiklikler hakkında bilgi verdi. Gün ışığının azalması psikolojiyi etkiliyor Mevsim dönüşleri, beden sağlığı kadar ruh sağlığını da etkilemektedir. Duygusal, zihinsel, davranışsal ve bedensel bazı belirtiler bu dönemde artış gösterir. "Mevsimsel depresyon” olarak adlandırılan bu tablo, Eylül– Ekim aylarında kendini göstermeye başlar ve genelde kış aylarının bitimine kadar devam eder. Araştırmalara göre, mevsimsel depresyonda, özellikle sonbahar ve kış aylarında günlerin kısalması, gün ışığında azalma ve daha uzun süre karanlığa maruz kalma etkili olmaktadır. Ağır seyirli mevsimsel depresyona karşı önleminizi alın Mevsimsel depresyon, diğer depresyon tipleri ile benzer belirtiler gösterir. Genel bir hüzün ve üzüntü hali, ağlama krizleri, geleceğe dair umutsuzluk ve olumsuz düşünceler, gerginlik hali, öfke patlamaları, yoğun kaygı hissi, enerjide azalma, yorgunluk, halsizlik, sosyal hayattan kendini geri çekme, önceden zevk alınan aktivite ve ilişkilerden uzaklaşma, uyku problemleri, iştah ve yeme alışkanlığında değişiklikler, konsantrasyon güçlüğü ve performans düşüklüğü görülen belirtiler arasındadır. Bu belirtilerden hepsi görülebileceği gibi sadece bazıları da görülebilir. Mevsimsel depresyon belirtileri hafif, orta ve ağır derecede olabilir. Hafif derecede belirtiler kişinin günlük yaşantısını çok etkilemez ve aksatmazken, ağır derecede olan belirtiler kişinin günlük fonksiyonlarını çok engeller. Her belirti mevsimsel depresyon olmayabilir Mevsimsel depresyon tanısı için detaylı bir klinik değerlendirme gerekmektedir. Psikolojik değerlendirme, fiziksel muayene ve laboratuvar testlerinin ardından hasta için genel bir sonuç tablosu çıkartılabilir. Mevsimsel depresyon tanısı konulabilmesi için en az 2 yıl üst üste, yılın aynı dönemlerinde bu belirtilerin ortaya çıkması ve hem ruh halindeki hem de davranışlardaki değişiklikleri açıklayacak başka bir nedenin olmaması gerekir. Çevredeki çeşitli stres faktörlerinin ve fiziksel başka bozuklukların olması sonucu ortaya çıkan belirtiler ve şikayetler mevsimsel depresyondan ziyade başka tanıları düşündürebilir. Mevsimsel depresyonu önleyen 10 öneri - Kaliteli bir yaşam oluşturmak ve öngörülebilir şekilde yaşamak kişiyi mevsimsel depresyondan korumaktadır. Bunun için; - Gün ışığından mümkün olabildiğince faydalanın. Sabahları erken kalkmak size bu konuda yardımcı olacaktır. - Açık havada yapacağınız aktiviteleri artırın. Tempolu yürüyüşler, koşu ve açık havada yapılan egzersizler faydalıdır. - Uyku düzeninize dikkat edin. Çok geç yatıp, uykunuzu alamadan sabahları erken kalkmayın. - Düzenli, doğal ve sağlıklı beslenin. Ana ve ara öğünlerinizi atlamamaya özen gösterin. - Su tüketiminize dikkat edin ve suyu artırın. - Gün içerisinde kendiniz için ayırdığınız bir zaman dilimi belirleyin. Keyif aldığınız şeyleri yapmaya çalışın. - Ruhsal olarak kendinizi besleyin. - İlişkilerinize ve arkadaşlarınıza zaman ayırın. Birlikte programlar yaparak iletişimizi de güçlendirebilirsiniz. - Yeni planlar yapın ve hedefler belirleyin. Kısa süreli koyulan hedefler daha kolay ulaşılabilir olacağı için motivasyonunuzu artıracaktır. - Çalıştığınız ortamda ve evinizde anılarınıza yer verin. Tatil fotoğrafları ve küçük detaylar size keyif dolu anlarınızı hatırlatacaktır. Kaynak:www.kadinvekadin.net
Devamını Oku
Standard Post with Image

Uzmanlar tartışıyor: "Ruble ve lirayla ödeme, tur paketlerinde ne kadar düşüş sağlar?"

Rusya ile Türkiye arasında ödemelerde ulusal para birimlerine geçilmesi fikri Rusya’da da tartışılmaya devam ediyor. Rossiyskaya Gazeta, bazı uzmanların bu konudaki fikirlerine başvurdu. Konuyu değerlendiren Rusya Turizm Acenteleri Birliği Başkanı Andrey Gavrilov, “Bunu iki bölüme ayırmak lazım. Birincisi, turistlerin Türkiye’deki mekan ve mağazalardaki ödemeleri. İkincisi, tur paketlerinin ödemeleri. Mağazalardaki basit alışverişler kura bağlı olacak ve bunu yapmak çok kolay değil. Turizm sektöründe tur paketleri satışı  için ise bu mümkün” değerlendirmesini yaptı.  Rusya turizm endüstrisinin, Türkiye’ye ödemeleri özel hesaplara ruble cinsinden yapabileceğini belirten uzman, “Bu ruble kaynakları biriktirilip, daha sonra Türkiye tarafınca, belirli mal ve hizmetlerin ödemelerinde kullanılabilir. Böylece komisyon ödemelerinden, kur farkından ve banka hizmetleri için yapılan, tur fiyatlarının toplam yüzde 3-4’ünü bulan ödemeler kurtulmuş olunur. Örneğin 50 bin rublelik bir turda 2 bin ruble tasarruf sağlanır. Bu, hem tüketiciler hem de tur operatörleri için fena bir para değil” dedi. Stratejik Analiz Enstitüsü Müdürü İgor Nikolayev ise, “Bu tür uygulamalar daha çok, birbirlerine komşu olan, örneğin Çin ile Uzak Doğu Bölgesi gibi yerlerde uygulanıyor. Türkiye ise coğrafi olarak uzak. Reel ürünlerin ihracatı konusunda gerçekçi olmak gerekiyor. Herkes ürününü öncelikle dolar ve euro ile satmak ister. Bugün ruble kuru göz önünde bulundurulduğunda bu kazançlı. Kimse kar marjından feragat etmek istemez. Eğer bu mümkün olsaydı, şimdiye kadar yapılırdı. Ben henüz bu açıklamalarda ekonomiden çok, politikayı görüyorum” değerlendirmesinde bulundu. Kaynak: www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Piyasalarda Trump etkisi! Dolar ve Euro uçtu

Dolar, ABD'deki başkanlık seçiminin ardından büyük bir sıçrayış yaptı. Dolar fiyatları 3,30 seviyelerine kadar yükselirken şu sıralar 3,18 liradan işlem görüyor. Seçimlerinin ardından en ağır düşüşü ise Meksika Pesosu aldı. Euro ise 3,67 ile rekor kırdı. Şu sıralar 3,56 liradan işlem görüyor. Piyasalardaki Trump depremi etkisini ilerleyen günlerde dolar ve euro üzerinde nasıl göstereceği hakkında uzmanlar önemli uyarılarda bulunuyor. ABD'deki başkanlık seçimlerden Trump'ın zafer ile çıkması dolar/TL kuru, uluslararası piyasalarda 3,30 sınırına dayanarak tarihi seviyeleri gördü. Seçim sonuçlarından en ağır darbeyi ise Meksika Pesosu aldı. Donald Trump'ın yarışı önde bitirmesiyle birlikte Meksika pezosu tüm zamanların en düşük düzeyini gördü. Euro/dolar yüzde 2'nin üzerinde değerlendi. Euro/TL'de kendi rekorlarını alt üst ederek 3.6954'ü gördü. ABD DOLARI ÖNEMLİ PARA BİRİMLERİ KARŞISINDA DEĞER KAYBEDİYOR ABD başkanlık seçimlerinde Donald Trump'ın önde gittiği, çekişmeli Florida eyaletinin Trump'ın kazandığı haberleri ABD Doları'na değer kaybettiriyor. ABD Doları önde gelen para birimleri karşısında yüzde 3'e varan değer kayıpları yaşıyor. Euro, ABD Doları karşısında yüzde 2,18 değer artışıyla 1,1254 seviyesine yükselirken, İngiliz Sterlini de yüzde 1,11 artışla 1,2507 dolar seviyesini çıktı. ABD Doları, Japon Yeni karşısında yüzde 3,16 düşüşle 101,79 yeneve İsviçre Frangı karşısında yüzde 2,17 kayıpla 0,9571 CHF'ye geriledi. 'PİYASALARDAKİ YÜKSEK HAREKETLİLİĞE ÖNLEM ALABİLİRİZ' Japonya’da Kabine Sekreteri Yoshihide Suga, Japon Yeni’nin ABD Doları’na karşı yüzde 3 değer kazanmasının ardından bir açıklama yaparak, finansal piyasalardaki yüksek hareketliliğe karşı önlem alabileceklerini söyledi. TÜRK LİRASI DA DEĞER KAYBETTİ ABD’de seçimi Donald Trump’ın önde götürmesi, Türk Lirası’nın da uluslararası piyasalardaki değerini düşürdü.  TSİ 06:17 itibarıyla Dolar/TL kuru %2,5 yükselişle 3.23'e, Euro/TL ise %4'ün üzerinde primle 3.48'e çıktı. BORSA GÜNE DÜŞÜŞLE BAŞLADI Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, ABD başkanlık  seçiminde Donald Trump'ın zafere çok yakın olduğu haberlerinin ardından güne  yüzde 2,37 düşüşle 74.561,69 puandan başladı. Açılışta, BIST 100 endeksi 1.806,10 puan azalırken, bankacılık endeksi  yüzde 2,46, holding endeksi yüzde 2,13 değer kaybetti. Tüm sektör endeksleri  değer kaybederken, en çok gerileyen ise yüzde 3,85 ile tekstil, deri oldu. Dün ABD'de açıklanan son anketlere göre, Hillary Clinton'ın başkanlık  yarışında yaklaşık 3 puan farkla önde olmasının etkisiyle gün boyu pozitif bir  seyir izleyen BIST 100 endeksi yüzde 0,91 artışla 76.367,79 puandan kapanmıştı. ABD başkanlık seçiminde kesin olmayan sonuçlara göre Trump, başkanlık  için gerekli olan 270 temsilciye oldukça yaklaştı. Uzmanlar, bundan sonra açılan  sandıklarda görünümün değişmesinin pek mümkün olmadığını belirterek, yüzde 80  ihtimalle Trump'ın yeni ABD Başkanı olacağını kaydetti. Trump'ın uygulayacağı ekonomik ve siyasi politikalara ilişkin belirsizliğin küresel piyasalarda risk iştahını azalttığı ve yatırımcıların  güvenli liman arayışlarının öne çıktığı görülüyor. Analistler, piyasalarda ilk  anda oluşan panik havasının uzun soluklu olmayacağını ve gelmesi muhtemel tepki  alımlarının gücü ile ABD'den gelecek haberlerin piyasaların yönü üzerinde  belirleyici olacağını ifade ediyor. Kaynak:www.milliyet.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

ŞİÖ mü, yoksa AEB mi?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) yerine Şanghay İşbirliği Örgütü'ne (ŞİÖ) üye olabileceğine dair açıklamasının ardından başlayan ŞİÖ tartışmalarında asıl "AB muadili" kurumun Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) olduğu yorumları öne çıkıyor.  Konuyu yakından izleyenler, "ŞİÖ tam olmasa da, bir ölçüde güvenlik temelli bir anlaşma olarak NATO ile karşılaştırılabilir. Ama eğer AB'nin karşılığı olarak Rusya ile birlikte hareket edilecek bir Avrasya platformu kast ediliyorsa o zaman Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) anlaşılmalı" değerlendirmesini yapıyor. Erdoğan konuyu şu sözlerle gündeme taşımıştı: "Mesela, “Şanghay 5’lisi içerisinde Türkiye niye olmasın?” diyorum. Bunu sayın Putin’e olsun, Nazarbayev’e olsun, şu anda Şanghay 5’lisinin içerisinde olanlara da söyledim. Başlangıçta 5 ülkenin kurduğu Şanghay İşbirliği Örgütü’ne daha sonra Özbekistan, Pakistan, Hindistan gibi ülkeler de dahil oldu. İran da girmek istiyor. Sayın Putin, “Bunu değerlendiriyoruz” gibi bir ifade de kullandı. Temenni ederim ki orada olumlu bir gelişme olması halinde, yani Türkiye’nin Şanghay 5’lisi içerisinde yer alması, bu konuda çok daha rahat hareket etmesini sağlayacaktır diye düşünüyorum.” BBC Türkçe'den Onur Erem, uzman görüşlerine dayanarak konuyu analiz attiği yazıda şu değerlendirmeyi yaptı: "AB'nin ekonomi, politika, güvenlik ve insan hakları konusunda bağlayıcı bir müktesebatı, üye ülkelerden parlamenterlerin temsil ediği ve yasama gücü bulunan bir meclisi, mahkemesi, marşı ve tüm üye ülkelerin bayraklarının yanında kullandığı bir bayrağı bulunurken bunlar ŞİÖ'de mevcut değil. AB'nin üye ülkeleri arasında insan, sermaye ve ürünlerin serbest dolaşımı bulunurken ŞİÖ'de bunlar da yok. AB, diğer ülkelerle de serbest ticaret anlaşması imzalayabilirken ŞİÖ üyeleri kendi aralarında bile serbest ticaret anlaşmasına sahip değil. ŞİÖ'ye kıyasla, AB'ye daha çok benzeyen Asya örgütü ise Avrasya Ekonomik Birliği (AEB). Rusya, Kazakistan, Ermenistan, Belarus ve Kırgızistan'ın üye olduğu AEB'de insan, sermaye ve ürünlerin serbest dolaşımı bulunuyor. 2013 yılında "Türkiye hem NATO üyesi, hem de ABD'nin en yakın müttefiklerinden. ŞİÖ üyelerinin bu şartlarda Türkiye'yi tam üyeliğe kabul etmesi mümkün değil" diyen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in danışmanı Sergey Markov, bu yüzden Türkiye'nin ŞİÖ'ye değil AEB'ye üye olabileceğini söylemişti. Kazakistan lideri Nursultan Nazarbayev de 2014 yılında Türkiye'yi AEB üyeliğine davet etmişti." PUTİN DE DEĞİNMİŞTİ 2014 Aralık sonundan Kremlin Sarayı’nda yapılan Avrasya Ekonomik Yüksek Konseyi Toplantısında  Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Belarus Devlet Başkanı Aleksander Lukaşenko, Kırgızistan Devlet Başkanı Almazbek Atambayev, Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev ve Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan buluşmuştu. Toplantıda konuşan Rusya Devlet Başkanı Putin, "Ulaşılan noktada durmak tabii ki doğru olmaz. Geleceğe yönelik yeni büyük hedeflerimiz var" demişti. Putin devamında,  başka ülkelerin de birliğe ilgi duyduğuna işaret ederek, “Vietnam’la serbest ticaret sözleşmesi projesine hazırlık için final aşamasına gelindi. Türkiye, Hindistan ve İsrail ile de benzer sözleşmeler üzerinde çalışmalar yapılıyor” dedi.  Rusya resmi haber ajansı Sputnik, bu sözleri şöyle yorumlamıştı: "Türkiye önce de Avrasya Ekonomik Birliği ile işbirliği veya üyelik ihtimalini dile getirmişti. Başta Türkiye’nin bu isteği Türkiye’nin AB üyelik sürecini hızlandırmak amacıyla AB’ye baskı yapma çabası olarak algılanmıştı. Ama sonra Ankara daha pragmatik yaklaşım sergilemeye başladı. Türkiye Ukrayna’daki kriz yüzünden uygulanan Rusya karşıtı yaptırımlara katılmayı reddetti, Rusya ile ticari-ekonomik işbirliğini genişleterek karşılıklı ödemelerde ulusal para birimlerini kullanmaya hazır olduğunu açıkladı. 1 Aralık’ta gerçekleşen Rusya Devlet Başkanı Putin’in Türkiye ziyareti sırasında Güney Akım boru hattının rotasının değiştirilip Türkiye üzerinden geçeceği açıklanmıştı. Ayrıca Avrasya Ekonomik Birliği ile işbirliği Türkiye için ticari-ekonomik alanda çok büyük fırsatlar tanıyacak. Türk işadamları faaliyetlerini uluslararası ticaret şartlarına göre yürütebilecekler. Ayrıca Avrasya Birliği’nin üyelerinin Türkiye’den AB ile Avrasya Ekonomik Birliği arasında seçim yapmasını talep etmemeleri önemlidir. İleride iki birliğin mutlaka işbirliğini yapması gerekecek. Bütün bunlar Türkiye’nin Avrasya Ekonomik Birliği ile işbirliği için hazırlanan yol haritasında yansıtılacak." TARİHÇESİ 1994'te ilk kez Kazak lider Nazarayev tarafından dile getirilen "ortak pazar" fikri sonucunda Avrasya Ekonomik Birliği'nin (AEB) hukuki temeli, 29 Mayıs 2014'te Belarus, Kazakistan ve Rusya liderleri tarafından imzalanan bir antlaşma ile atılmıştı. AEB'ye Ermenistan'ı dahil eden antlaşma 9 Ekim 2014'te imzalandı. Birlik resmen 1 Ocak 2015'te kuruldu.  Kırgızistan'ın Avrasya Birliği'ne tam üyeliği de 1 Mayıs 2015 tarihinden itibaren geçerliliğini kazandı. Böylece bu ülkeler gümrüksüz "ortak pazar" uygulamasına geçti. Beş soruda Şanghay İşbirliği Örgütü Onur Erem, BBC Türkçe'ye derledi: 1. Şanghay İşbirliği Örgütü nedir? ŞİÖ, bölgesel bir işbirliği örgütü. Ana işbirliği konusu güvenlik olan ŞİÖ, ilk olarak 1996'da Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan tarafından "Şanghay Beşlisi" adıyla kuruldu. 2001'de Özbekistan'ın da katılmasının ardından adını Şanghay İşbirliği Örgütü olarak değiştirdi. Örgütün uluslararası yapısında düzenli olarak toplanan Devlet Başkanları Konseyi ve Hükümet Başkanları Konseyi'nin yanı sıra sekretarya, Bölgesel Anti-Terör Yapısı, Dışişleri Bakanları Konseyi gibi yapılar yer alıyor. Örgütün sekretaryası Çin'in başkenti Pekin'de, "Bölgesel Terörle Mücadele Kuruluşu" ise Özbekistan'ın başkenti Taşkent'te bulunuyor. Bugün örgütün 6 üyesinin yanı sıra 6 gözlemcisi ve 6 "diyalog ortağı" bulunuyor. Gözlemciler; Afganistan, Belarus, Hindistan, İran, Moğolistan ve Pakistan. 2006 yılında üyelik başvurusu yapan Pakistan ve 2014 yılında üyelik başvurusu yapan Hindistan'ın 2017'de ŞİÖ'ye üye olmaları bekleniyor. Örgütün diyalog ortakları ise Ermenistan, Azerbaycan, Kamboçya, Nepal, Sri Lanka ve Türkiye. ŞİÖ üyesi 6 ülke, dünya nüfusunun yaklaşık çeyreğini oluşturuyor. Buna gözlemciler ve diyalog ortakları da eklendiğinde ŞİÖ, dünya nüfusunun yaklaşık yarısını içeriyor. ŞİÖ üyesi 6 ülke, dünya nüfusunun yaklaşık çeyreğini oluşturuyor.   2. Hangi amaçla kuruldu? Hükümetler arası bir kurum olan ŞİÖ'nün kuruluşunda Çin ve Rusya'nın Asya'da güvenlik üzerine işbirliği yapma amacı bulunuyordu. Örgütün güvenlik konusundaki endişelerinden biri, Orta Asya'daki İslamcı örgütler ve uyuşturucu ticaretiydi. ŞİÖ üyeleri, bunlara karşı birbirileriyle istihbarat paylaşımında bulunuyor, ortak askeri tatbikat düzenliyor, "suçluları" birbirlerine iade ediyor. Örgüt, Rusya ve Çin'in Orta Asya'ya yönelik politikalarını koordine etmenin bir aracı olma özelliği taşıyor. Askeri bir ittifak ise değil. Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü'nün eski direktörü Bates Gill'e göre örgütün kuruluşunda Rusya ve Çin'in ABD'nin Asya'daki olası müdahalelerine karşı ortak hareket etme isteği de vardı. Gill, Brookings Enstitüsü için yazdığı makalede, örgüte üye ülkelerin imzaladığı anlaşmalarda yer alan "Diğer ülkelerin iç işlerine 'insani müdahale' veya 'insan haklarını koruma' gerekçesiyle yapılacak müdahalelere karşı çıkmak ile ülkelerin güvenlik meselelerinde birbirlerine yardım etmesi" ifadelerinin bunun kanıtı olduğunu söylemişti. Şangay İşbirliği Örgütü Batı'ya rakip mi? Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu Doğu Avrupa ve Orta Asya Direktörü Sacha Koulaeva ise ŞİÖ'yü "içe kapalı otoriter ülkeler kulübü" olarak tanımlıyor. Sacha Koulaeva, "Ülkelerin gizli servisleri diğer ülkere engellenmeden girip, hatta girdikleri ülkenin güvenlik güçlerinden yardım alarak 'suçlu' ilan ettikleri kişileri alıp geri götürebiliyorlar" diyor.   3. AB'den ne farkı var? Avrupa Birliği, üye ülkelerin üzerinde yer alan bir hükümetler üstü yapıyken ŞİÖ, işbirliği için kurulmuş hükümetler arası bir yapı özelliği taşıyor. AB'nin ekonomi, politika, güvenlik ve insan hakları konusunda bağlayıcı bir müktesebatı, üye ülkelerden parlamenterlerin temsil ediği ve yasama gücü bulunan bir meclisi, mahkemesi, marşı ve tüm üye ülkelerin bayraklarının yanında kullandığı bir bayrağı bulunurken bunlar ŞİÖ'de mevcut değil. AB'nin üye ülkeleri arasında insan, sermaye ve ürünlerin serbest dolaşımı bulunurken ŞİÖ'de bunlar da yok. AB, diğer ülkelerle de serbest ticaret anlaşması imzalayabilirken ŞİÖ üyeleri kendi aralarında bile serbest ticaret anlaşmasına sahip değil. ŞİÖ'ye kıyasla, AB'ye daha çok benzeyen Asya örgütü ise Avrasya Ekonomik Birliği (AEB). Rusya, Kazakistan, Ermenistan, Belarus ve Kırgızistan'ın üye olduğu AEB'de insan, sermaye ve ürünlerin serbest dolaşımı bulunuyor. 2013 yılında "Türkiye hem NATO üyesi, hem de ABD'nin en yakın müttefiklerinden. ŞİÖ üyelerinin bu şartlarda Türkiye'yi tam üyeliğe kabul etmesi mümkün değil" diyen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in danışmanı Sergey Markov, bu yüzden Türkiye'nin ŞİÖ'ye değil AEB'ye üye olabileceğini söylemişti. Kazakistan lideri Nursultan Nazarbayev de 2014 yılında Türkiye'yi AEB üyeliğine davet etmişti.   4. Neden Türkiye'nin gündeminde? Türkiye 2011 yılındaki başvurusunun ardından 2013'te ŞİÖ'nün diyalog ortağı konumuna gelmişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan bu tarihten sonra hem başbakanlığı hem de cumhurbaşkanlığı döneminde pek çok defa Türkiye'nin Şanghay İşbirliği Örgütü'ne üye olarak kabul edilmesi karşılığında AB'ye tam üyelik başvurusunu geri çekebileceğini açıklamıştı. Erdoğan'ın, son olarak geçen hafta "Türkiye bir defa kendini rahat hissetmeli. 'Benim için varsa, yoksa Avrupa Birliği' dememeli. Mesela, 'Şanghay Beşlisi içerisinde Türkiye niye olmasın?' diyorum. Temenni ederim ki orada olumlu bir gelişme olması halinde, yani Türkiye'nin Şanghay Beşlisi içerisinde yer alması, bu konuda çok daha rahat hareket etmesini sağlayacaktır diye düşünüyorum" açıklaması üzerine ŞİÖ üyeliği tekrardan gündem oldu.   5. Türkiye için AB'nin alternatifi olabilir mi? Peki ŞİÖ, Türkiye için AB'nin alternatifi olabilir mi? Avrupa Birliği ve Küresel Araştırmalar Derneği Başkan Yardımcısı Can Baydarol'a göre bu sorunun cevabı "Hayır". AB'nin kendine özgü bir entegrasyon süreci olduğunu, ŞİÖ'nün ise ekonomiden ziyade siyasetle ilgili ve NATO'ya alternatif olabilecek bir oluşum olduğunu söyleyen Baydarol, "Erdoğan'ın bu konudaki mesajı ŞİÖ'nün AB'ye alternatif olarak görülmesini değil, Erdoğan'ın Batı dünyasına bir alternatif arayışını ifade ediyor, NATO'yu tartışma haline getiriyor" diyor. Erdoğan'ın bugün NATO Parlamenterler Meclisi toplantısında ittifak üyelerine sert mesajlar verdiğini hatırlatan Baydarol, "Türkiye'nin Batı'yla entegrasyonu bırakıp ŞİÖ üyeliği yoluna girmesi çok çok zor. Türkiye'nin ekonomisi Batı'yla entegre. Bunu koparıp da yerine kısa vadede, hele böyle bir konjonktürde bir alternatif bulması olası gözükmüyor" uyarısında bulunuyor. Baydarol, NATO ile Rusya arasında gerginlik tırmanırken böyle mesajlar vermenin Türkiye için riskler taşıdığını düşünüyor: "Rusya ve NATO Ukrayna'da silahlarını birbirine çeviriyor. Türkiye eğer Rusya'nın kampına girerse Batı da silahlarını Türkiye'ye çevirir." Baydarol, Avrupa Birliği müktesebatının bir AB üyesinin ŞİÖ üyesi olmasına imkan tanımadığını, bu açıdan yasal ve teknik engeller olduğunu belirtirken "Batı dünyası içindeyseniz Çin ve Rusya ile yanyana yer alamazsınız" diyor. Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) Ekonomi Araştırmaları Direktörü Sadık Ünay ise ŞİÖ'yü Türkiye için AB'ye karşı hem siyasi hem de ekonomik olarak önemli bir denge unsuru olarak görüyor. ŞİÖ'nün siyasi olarak AB'nin net bir alternatifi olmadığını belirten Ünay, "ŞİÖ enerji güvenliği ve lojistik bağlantılar açısından yükselen Asya'yı temsil ettiği için, içinde dünya ekonomisinin yükselen güçleri olduğu için dünya sisteminin temel ekseninin kaymakta olduğu bir yörüngeyi temsil ediyor" diyor. Ünay'a göre Türkiye-AB ilişkisinin bozulduğu bir dönemde Türkiye'nin, yükselen bir ekonomi olarak diğer ekonomilerle yakın ilişkiler geliştirmesi anlaşılır bir tutum: "AB ile hem ekonomik hem de siyasi sorunlar yaşanıyor. Gümrük Birliği'nin mevcut yapısı Türkiye'nin dış politikasını istediği gibi dizayn etmesine engel oluyor. "Siyaseten de AB'den son dönemde terörle mücadele ve mülteci sorununda Türkiye'nin beklentilerinden uzak açıklamalar geliyor. "Üstelik kıtada aşırı sağ yükseliyor, Türkiye ve Erdoğan karşıtı, İslamofobik yaklaşımlar yükselişe geçiyor". Türkiye'nin ŞİÖ üyeliğinin Avrupa çıpasını tamamen terk etmek ve doğuya yönelik bir eksen kayması değil bir dengeleme olacağını söyleyen Ünay, "Türkiye AB ile ilişkileri kesmeden ŞİÖ üyesi olabilir" diyor ve ekliyor: "Türkiye-AB ilişkisi her zaman bir şekilde devam edecektir. Ama Türkiye'nin Asya'daki pazarlara erişimi açısından böyle açılımlara da ihtiyacı var". Kaynak:www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Uzmanlar tartışıyor: "Şanghay üyeliğinin Türkiye'ye ekonomik katkısı olur mu?"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamalarıyla Şanghay İşbirliği Örgütü'ne (ŞİÖ) üyelik konusu tekrar gündemde. Ekonomik açıdan da tartışılan ŞİÖ hakkındaki genel kanı, Türkiye'ye ticari ilişkiler açısından yeni bir vizyon vaat etmediği yönünde. Özge Özdemir, BBC Türkçe için derledi: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) yerine ŞİÖ'ye üye olabileceğini söylemiş; ŞİÖ üyeleri Çin ve Rusya'dan da bu yönde olumlu sinyaller gelmişti. Bölgesel bir işbirliği örgütü olan ŞİÖ'nün üyeleri, Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan ve Özbekistan. Örgütün, bugün altı üyesinin yanı sıra altı gözlemcisi ve Türkiye'nin de içinde bulunduğu altı "diyalog ortağı" bulunuyor. "Şanghay İşbirliği Örgütü, Türkiye'nin ticari ilişkilerine merhem olur mu?" sorusuyla ilgili uzmanların ilk çekincesi, örgütün yapısıyla ilgili olarak geliyor. BBC Türkçe'ye konuşan Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi Asya Çalışmaları Uzmanı Dr. Altay Atlı, örgütün ilk amacının "güvenlik ve terörizmle mücadele" konularında işbirliği olduğunu vurguluyor. Ancak Atlı'ya göre örgüt son zamanlarda Çin ve Rusya ekonomilerinin zora girmesi dolayısıyla ekonomik işbirliğine de yönelmiş durumda: "Ekonomisi petrol ve doğalgaz fiyatlarına aşırı derecede bağımlı olan Rusya, bir yandan fiyatların düşük seyretmesi, diğer yandan Avrupa'nın uyguladığı yaptırımlarla karşı karşıya kalması nedeniyle ekonomik bir darboğaza girdi. Çin ise ihracat ve yatırıma dayalı bir kalkınma modelinden iç tüketim ve yüksek katma değere dayalı bir modele geçmek için çaba gösteriyor ve bu süreçte ekonomik büyümesi hız kesiyor." Atlı, Pekin ve Moskova'nın bu yüzden ekonomik işbirliği projelerine giriştiğini belirtiyor. BBC Türkçe'nin sorularını yanıtlayan Enerji Piyasaları ve Politikaları Enstitüsü (EPPEN) Başkanı Dr. Volkan Özdemir ise örgütün ekonomik bir işbirliği değil, siyasi bir ittifak olduğuna dikkat çekiyor. Volkan Özdemir bu görüşünü, "Her şeyden önce ŞİÖ, gelişim sürecini henüz tamamlamamış olan ve iktisadi işbirliğinden ziyade üye ülkeler arası terörizmle mücadele, kaçakçılık, köktencilik gibi konularda siyasi ittifakın varolduğu uluslararası bir örgüttür" sözleriyle açıklıyor. Özdemir ayrıca, "NATO üyesi bir ülkenin resmi üyeliği söz konusu olamayacağı ve iktisadi birliktelik olmaması hasebiyle Türkiye'ye ek bir ticari fırsat oluşturmayacağını iddia edebiliriz" açıklamasında bulunuyor.   'Çin ile dengeli bir ticari ilişki kurulmalı' Türkiye'nin Çin ve Rusya ile ticari ilişkilerine baktığımızda büyük bir dengesizlik göze çarpıyor. Türkiye ile Çin arasındaki ticaret dengesi, Türkiye aleyhine işliyor. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerine göre 2016 Ocak-Eylül döneminde Türkiye'nin en büyük ithalat ortağı Çin. Türkiye, Çin'den 19,3 milyar dolarlık bir ithalat gerçekleştirirken ihracatı 1,5 milyar dolar seviyesinde. Asya uzmanı akademisyen Atlı da Çin ile ticaret açığının büyüklüğüne vurgu yaparak, "Sattığımız her bir dolarlık mal karşılığında bu ülkeden on doların üzerinde alım yapıyoruz. Çin ile açığı kapatamayız, ancak daha dengeli bir ekonomik ilişki kurabiliriz" açıklamasında bulunuyor.   'Rusya ile güven tesis edilmeli' Rusya ile de özellikle uçak krizinin ardından ticari dengesizliğin büyüdüğü fark ediliyor. TÜİK verilerine göre, Türkiye'nin 2016'nın Ocak-Eylül döneminde Rusya'ya ihracatı yaklaşık 1,2 milyar dolar iken bu ülkeden yapılan ithalat 11,3 milyar dolar seviyesinde. Türkiye sınırları içinde bir Rus uçağının 24 Kasım 2015'te düşürülmesinin ardından iki ülke ilişkileri neredeyse durma noktasına gelmişti. Rusya'nın Türkiye'ye uyguladığı ekonomik yaptırımlar ticari ilişkilere zarar verirken, normalleşme süreci kurulan diplomatik temasların ardından bu yılın ikinci yarısında başlamıştı. Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi Asya Çalışmaları'ndan Atlı'ya göre Türkiye ve Rusya arasında ekonomik ilişkileri iyileştirmek için güveni tesis etmek önemli bir yer tutuyor. Atlı, Rusya'dan doğalgaz alan ve Rusya'ya gıda ürünleri ve inşaat hizmetleri ihracatı yapan Türkiye için Rusya'nın önemli bir ticari ortak olduğunu vurguluyor. Rus lider Vladimir Putin, iki ülke ilişkilerinin normalleşme sürecine girmesinin ardından 10 Ekim'de Türkiye'yi ziyaret ederek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la bir basın toplantısı düzenledi. Atlı, "Uçak krizinden sonra, ekonomik yaptırımların da uygulanmasıyla büyüyen kriz, iki tarafa da ekonomik anlamda zarar verdi. Türkiye, turizm ve gıda pazarlarını kaybederken, Türkiye'den alım yapmamak Rusya'da enflasyonu tetikleyen bir etki yarattı" diyor.   'Türkiye, Avrasya Ekonomik Birliği'ne katılmalı' EPPEN Başkanı Dr. Volkan Özdemir ise ŞİÖ yerine Çin ve Rusya'nın başını çektiği farklı projelere yönelmenin daha iyi olacağı görüşünde. Özdemir, "Çin dünya ölçeğinde üretim ekonomisiyle mallarını pazarlara daha kolay ve çeşitli yollarla aktaracak başta Yeni İpek Yolu gibi projelere odaklanmaktadır" açıklanmasında bulunarak Çin ve Rusya arasındaki ticari vizyon farkına dikkati çekiyor. ŞİÖ'de kalkınma bankası ya da serbest ticaret bölgesinin kurulmasını uzak bir ihtimal olarak gören Özdemir, "Çin'in geliştirdiği ve odağında enerji ile ulaşım projeleri yer alan Yeni İpek Yolu'na aktif katılım Türkiye'ye yarar sağlar. Rusya ise ağırlığını daha çok Avrasya Ekonomik Birliği'ne vermektedir" diyor. Bu yüzden Özdemir'e göre Türkiye'nin Avrasya Ekonomik Birliği'ne katılımı daha pozitif olur. Ermenistan, Belarus, Kazakistan, Kırgızistan ve Rusya'nın üye olduğu bölgesel ve ekonomik bir işbirliğini temel alan Avrasya Ekonomik Birliği, 2014'te kuruldu. Üye ülkeler arasında bir serbest ticaret bölgesi yaratıldı. Özdemir, "Türkiye'nin bu birliğe katılımı mevcut üye ülkelere göre rekabetçi üretim yapısı nedeniyle kendisi için yararlı. Bu ülkelerle yapılacak gümrüksüz ticarette ihracatımız ithalatımıza oranla kat ve kat artacaktır. Bunun nedeni başta Rusya olmak üzere üye ülkelerin ihracatının enerjiye dayanması ve bunun zaten tarafımızca şu anda da ithal edilmesidir" diyor.   'ŞİÖ üyeliği, projelerde avantaj yaratabilir' Çin ve Rusya ile ticari ilişkilerin geliştirilmesi için Dr. Atlı halihazırda sürdürülen işbirliklerinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. "Rusya'nın başı çektiği 'Avrasya Ekonomik Topluluğu' ve Çin'in büyük yatırımlar yaptığı, Yeni İpek Yolu olarak da adlandırdığımız 'Bir Kuşak, Bir Yol' projesi oldukça iddialı; bu projeler özellikle Orta Asya'da coğrafi anlamda örtüşüyor" diyen Atlı, Türkiye'nin bu projelerde önemli roller üstlendiğine dikkati çekiyor. "Rusya ve Orta Asya'da Türkiye'nin büyük yatırımları ve inşaat projeleri var" açıklamasında bulunan Atlı, Türkiye ve Çin arasında altyapı konusunda ortak girişimlerin artacağı görüşünde. Atlı'ya göre Türkiye'nin ŞİÖ üyeliği bu projelerde Türkiye'yi avantajlı bir konuma geçirebilir.   'AB'ye alternatif olamaz' Diğer yandan iki uzman da Şanghay İşbirliği Örgütü'nün ticaret açısından Avrupa Birliği'ne alternatif oluşturamayacağını söylüyor. Türkiye'nin AB ile ticaret hacminin büyüklüğü ve gümrük birliği anlaşması göz önünde bulundurulduğunda ŞİÖ'nün küçük bir potansiyel teşkil ettiği vurgulanıyor. TÜİK verilerine göre Türkiye'nin 2016'nın Ocak-Eylül döneminde AB'ye ihracatı 50.5 milyar dolar seviyesinde. Atlı bu durumu, "Ticaret açısından baktığımızda Türkiye'nin halen ihracatının yarısını AB ülkelerine yaptığını, pazar büyüklüğü ve derinliği açısından ŞİÖ ülkelerinin AB ile yapılan ticarete bir alternatif oluşturabilmekten henüz çok uzakta olduğunu belirtmek lazım" diyerek özetliyor. (BBC) Kaynak:www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Türkiye'den Ukrayna'ya kredi yardımı

Siyasi olayların yaşandığı Ukrayna'ya 50 milyon dolar kredi yardımında bulunulacak. Ukrayna'da yaşanan siyasi olayların ülkeyi derinden etkilemesi sebebiyle ülkeye mali yardım sağlamak amacıyla 50 milyon dolar tutarında kredi sağlanmasına ilişkin 15 Şubat'ta imzalanan ekli kredi anlaşmasının yürürlüğe girmesi, Hazine Müsteşarlığının yazısı üzerine Bakanlar Kurulunca kararlaştırıldı. Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre, kredi, Ukrayna devlet bütçesinin finansmanı amacıyla kullanılacak. Anlaşma, kredinin ana parası veya tahakkuk etmiş faizi ya da bu kapsamda ödenmesi gereken herhangi bir tutar ödenmediği sürece tam olarak yürürlükte kalmaya devam edecek. Türkiye'den OECD'ye 160 bin avro hibe katkısı Öte yandan, Türkiye ile Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) arasındaki matrah aşındırma ve kar kaydırma projesine ilişkin katkı anlaşmasının yürürlüğe girmesi, Hazine Müsteşarlığının yazısı üzerine, Bakanlar Kurulunca kararlaştırıldı. Resmi Gazetede yayımlanan karara göre, Türkiye OECD'ye hibe kaydıyla 160 bin avro tutarında bir finansal katkı sağlayacak. Katkı, anlaşmanın yürürlüğe girmesinin ardından tek dilimde ödenecek. Kaynak:www.trthaber.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

TÜRK LİRASINDAN BAŞKA PARA KULLANMAYACAĞIZ!

Devamını Oku
Standard Post with Image

Geleceğin otelleri nasıl olacak?

Hotels.com, ünlü fütürist Dr. James Canton ile gelecekte otellerin nasıl olacağını araştırdı. İşte şaşırtıcı özellikleriyle 2060 yılının akıllı otelleri... Yapay zeka, artırılmış gerçeklik, kişiselleştirilmiş hizmetler ve elbette robotlar... Konuklar 2060 yılında bir otele adım attıklarında, bambaşka özellikler ve sıra dışı bir hizmet anlayışıyla karşılaşacak. Sektörde 25. yılını kutlayan Hotels.com®'un Global Gelecek Enstitüsü'nden ünlü fütürist Dr. James Canton ile birlikte hazırladığı "Geleceğin Otelleri Araştırması", akıllı otellere dair merak ettiğiniz tüm soruları yanıtlıyor. Araştırmanın en dikkat çekici maddeleri şöyle: 1- Robot Yardımcılar: Kendi başına hareket edebilen bu robotlar, siz otele adım atmadan önce konaklama deneyimini kişiselleştirmek için özel yeteneklerle donatılacak. Dilinizi konuşacak, aklınıza takılan sorulara cevap verecek ve tercih ettiğiniz diğer becerilere sahip olacaklar. Robotlar, misafirlerin havaalanında karşılanmasından, gurme yemek servisine, oda temizlemeden, eğitim, eğlence, iş danışmanlığı, concierge hizmeti ve hatta arkadaşlık desteğine kadar çeşitli alanlarda hizmet verebilecek. 2- Talebe göre dönüştürülen oteller:  Talep oluşturmanın yeni nesli olarak adlandırılan bir sistem ile oteller misafirlerin oylarına göre kendi kendine tasarlanıp, istediğiniz biçimde monte edilebilecek. Nanoteknoloji ve gelişmiş makineler sayesinde, hayalinizdeki veya sevdiğiniz filmdeki bir ortamı (Örneğin Jurassic Park) konakladığınız otele taşıyabileceksiniz. Üstelik tüm bunlar 2060'a gelmeden, önümüzdeki 20 yıl içinde mümkün olabilir. 3- Her odada üç boyutlu yazıcı:  Tatil için valiz hazırlamak tarih olacak ya da en azından fazlasıyla kolaylaşacak. Çünkü gelecekte konuklar üç boyutlu yazıcılar ile yeni bir çift ayakkabı, kıyafetler, ilaçlar, hatta bilgisayar veya giyilebilir telefona kadar arzu ettikleri her şeyi gerçek zamanlı olarak üretebilecek. Bu özellik her otel odası için standart haline gelecek. 4- Kendi rüyanı seç Gelecekte iyi bir uyku çekmenin tanımı değişecek. Geleceğin gezginleri güzel bir uyku için rahat bir otel yatağı yerine uykuya dalmadan rüyalarını seçebilecekleri yerleri tercih edecekler. Oteller misafirlerine nöroteknoloji programlarına erişim vererek kendilerini rahatlatacak, geliştirecek ya da eğlendirecek rüyaları seçmelerine imkan sunacak. Peki ya siz? Uzayda keşfe çıkmayı mı yoksa romantik bir maceraya atılmayı mı tercih edersiniz? 5- Pop-up oteller:  Yeni nesil pop-up otellerin temaları ve yerleri, mobil oylama ile halk tarafından belirlenecek. En fazla oyu alan otel tasarımları, nanoteknoloji özellikli olarak üç boyutlu yazıcılar ile kısa sürede inşa edilecek ve biyo-güneş pilleri kullanacak şekilde programlanacak. Bu oteller sınırlı süreyle hizmet verecek ve giyilebilir teknoloji uygulamalarıyla sayesinde dijital bir Blockchain para birimi olan HotelCoin'lerle ödeme alacak. 6- Ömür uzatan otel spa'ları: Basit cilt bakımı ya da masaj seçenekleri sunan spa'lar tarih olacak; yeni nesil spa merkezleri aklınızı başınızdan alacak. Otel spa'ları, DNA analizi yöntemiyle rahatsızlıklarınızı tespit edecek. Bir sonraki aşamada rahatsızlıklarınızı gidermek için, vücudunuza göre geliştirilmiş programlar sunacaklar ve size bugünkü imkanlarla karşılaştırılamayacak ölçüde etkili bir rahatlama sağlayacaklar. 7- Geleceğin havaalanı transferi: Tatillerin en stresli bölümlerinden biri, havaalanından otele ulaşana kadar geçen süreçtir. Gezginlerin bu stresi, yüksek teknolojiye ve hıza sahip havaalanı transfer seçeneklerinin geliştirilmesi ile son bulacak. Gelecekte transferler, sizi trafikten kurtarıp en kısa sürede otelinize ulaştıracak kendi kendine çalışabilen kapsüller ve hatta daha yüksek teknolojiye sahip, yüzlerce kilometreyi saniyeler içinde kat edebilen süpersonik hava yolculuğu araçları ile yapılacak. 8- Mobil DNA ödemesi:  DNA, nihai kişisel kimlik olacak ve kullanıcılar tatil rezervasyonları ile ödemelerini kimlik konfirmasyonu ile online olarak gerçekleştirebilecek. Ayrıca otelinize check-in yaptığınızda DNA parmak iziniz ile check-in yapacak ve işleminizi saniyeler içinde tamamlayarak sıra beklemekten kurtulacaksınız. 9- Seyahat avatarı desteği: Otel rezervasyonları, kendi dijital seyahat acenteniz gibi çalışan kişisel seyahat avatarınız tarafından yapılacak. Avatarınız, Apple'ın Siri'si veya Amazon'un Alexa'sının kişisel bir sürümü gibi rezervasyonları tasarlayacak, gerçekleştirecek ve yönetecek. Avatarlar, pazarlıktan iletişime, tatil tasarlamadan müşteri hizmetlerine tüm seyahat deneyiminizi planlayacak. 10- Eko-oteller: Günümüzde bazı otel sürdürülebilir ve çevre dostu olmaya odaklanıyor olsa da, gelecekte tüm oteller sürdürülebilir olacak. Enerji verimliliği artacak ve yenilebilir enerji platformları devreye girecek. Gelişmiş güneş enerjisi ve jeotermal enerji teknolojileri ile donatılacak eko-oteller, ürünlerinden çalışanlarına sosyal farkındalık oluşturarak topluma katkı sağlayacak. 11- Artırılmış gerçeklik otelleri:  Konuklar belirli bölgeleri gezmekle kalmayıp, otellerin kendilerine sunacağı diğer turistik bölgeleri sanal imkanlarla gezebilecek. Artırılmış gerçeklik sayesinde inovatif senaryolar geliştirilecek ve örneğin Avrupa'daki bir otelde kalsanız da otelinize gittiğinizde Afrika'da sanal bir geziye çıkabileceksiniz. 12- Farklı bir lezzet deneyimi:  Otel restoranları, DNA analizleri doğrultusunda damak tadınıza en uygun, en çok beğeneceğiniz yemekler servis edecek. Siz otelinize bile varmadan, DNA özelliklerinize göre sağlığınıza için optimize edilmiş, size özel diyet ve beslenme menünüz hazır olacak. Özel şefler tarafından yaratılan yemeğiniz, muhteşem tadına rağmen size kilo aldırmayacak. 13- Sürükleyici temalı oteller: Geleceğin otelleri sürükleyici temalar ve bugün sadece hayal edebileceğimiz deneyimler sunacak. Gezginler, gerçek zamanlı interaktif etkinliklere katılabilecek. Örneğin Roma ya da Rönesans döneminde vakit geçirebileceğiniz sanal gerçeklik deneyimlerine katılabileceksiniz. Peki, akıllı otel odasının içi nasıl olacak? 2060 yılı itibarı ile otel odalarında standart hale gelecek hizmetlerden bazıları şöyle: Odaya girişte yüz tanıma sistemi Sizi takip eden çoklu sensörler Konuşan ve size yanıt veren televizyonlar Tümüyle dokunmatik, reaktif ve interaktif yüzeyler Akıllı tuvaletler ve gerçek zamanlı haber akışı sunan aynalar Stres seviyesini algılayarak rahatlatıcı aromalarla odadaki havayı gevşeten, uykuyu rahatlatan interaktif duvarlar Kir tutmayan özel nano kaplamalı havlular Otomatik olarak ayarlanan, kablosuz sıcaklık kontrolleri Nöro-geribildirime dayalı kişiselleştirilmiş yatak ve yastıklar Hologram konser veya spor müsabakası izlemek gibi oda içi kişiselleştirilmiş deneyimler... Kaynak:www.turizmdebusabah.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Moskova’ya Özel Kriz Ziyareti

Rus pazarında yaşanan sıkıntıları yerinde tespit etmek ve çözüm üretmek amacıyla LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca’nın önerileri üzerine, İTHİB Başkanı İsmail Gülle öncülüğünde Moskova’da sektör temsilcileri ile bir araya gelindi. LASİAD adına Moskova’daki görüşmelere katılan Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca bir dizi temaslarda bulundu. Moskova’da gerçekleştirilen görüşmelere İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Başkanı İsmail Gülle, LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Mehmet Yasubuğa, Ahmet Turan, Basın Danışmanı Zerrin Yazıcı ile MESİAD Başkanı Yusuf Gecü, OTİAD Başkanı İlker Karataş, BATİAD Başkan Yardımcısı Şerafettin Kurt, TETSİAD Başkan Yardımcısı Abdülhadi Köseoğlu ve bir grup iş adamı katıldı. Sektör temsilcileri ile bir araya gelinen görüşmelerde kriz nedeniyle yaşanan sorunlar ile ilgili çözüm önerileri tartışıldı. Rusya’ya yapılan ihracatta değer kaybı yaşandığına dikkat çeken İTHİB Başkanı İsmail Gülle, “Bizim Rusya’ya yıllık 1 milyar 100 milyon dolarlık ihracatımız var. Aslında 2013 yılından itibaren sıkıntılar yaşanmaya başlandı. Rubledeki değer kaybıyla 2014’te bu rakam 750 milyon dolara geriledi. Bu yılın ilk 3 ayında ise dibe vurdu kayıp yüzde 50’lerde. Ancak Moskova ziyaretimizde krizin artık dip yaptığını gördük. Biz bu pazarda pek çok ülkeye göre daha iyi durumdayız. Ancak ülkedeki mevcut varlığımızı korumak ve yeni yatırımlar yapabilmemiz için bu pazara özel teşviklere ihtiyacımız var.” diye konuştu. Gülle ayrıca, Rusya pazarında yerleşik olarak faaliyet gösteren Türk hazır giyim ve ev tekstilcilerinin Moskova’da bir “Türk Shopping Fest” düzenlenmesi yolundaki taleplerini de Türk yetkililer ile değerlendireceklerini kaydetti. LASİAD Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca ise, Rusya ile yaşanan en büyük sorunun rubledeki değer kaybı ve Rus bankaların para transferinde yüksek miktarlarda komisyon alması olduğunu vurguladı. Eyyüpkoca, “İki ülke arasında sabit bir kurda anlaşılarak ruble kullanımının önünün açılması, gümrük vergilerinin aşağı çekilmesi, Laleli, Osmanbey, Merter’de yapılan yolcu beraberi satışların fatura karşılığında antrepo sistemine indirilerek ihracatın oradan yapılması ve Rusya’daki teşviklerin artırılması yeni teşviklerin verilmesi sağlanabilir.” açıklamasında bulundu. LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Yasubuğa’nın Süper Textil ve LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Turan’ın Arya firmasıyla katılımcı olarak yer aldığı 31 mart-3 Nisan 2015 tarihleri arasında düzenlenen MosBuild 2015 Fuarını da ziyaret eden heyet, temaslarının ardından yurda döndü.
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD FİNANS SEKTÖRÜ BULUŞMASI

LASİAD  birçok bankanın Laleli, Aksaray, Beyazıt Şube müdürleri ile bir araya geldi. LASİAD, Laleli, Aksaray, Beyazıt ve Laleli’ye yakın bölgelerde  hizmet veren bankaların şube müdürleri ile bir araya gelen LASİAD Yönetimi, bankalar ile ortaklaşa yapılacak çalışmaları değerlendirdi. 20 Nisan 2015 tarihinde, Wyndham Hotel'de düzenlenen toplantıya LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammed Sancaktar ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları; Ercan Hardal, Ercan Çelik, Mehmet Ocaklı, Erdem Soylu Karabağlı ile Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Murat Ramizoğlu ve Sekreterya katıldı. Laleli ve civarında  hizmet veren tüm banka şubelerinin müdürlerinin katıldığı toplantı akşam saat 19:00'da verilen akşam yemeği ile başladı. Toplantının açılış konuşmasını yapan Eyyüpkoca; 21. yy'da gelinen ekonomik düzende piyasanın gerçek sahiplerinin bankalar olduğunu ifade etti ve ekledi: "Bu Zor Zamanlarda Bankalar İle Birlikte Hareket Etmeliyiz" "Ticaretin herhangi bir kolu ile uğraşan iş adamları ve sanayiciler bugün geldiğimiz düzende piyasanın gerçek sahipleri değillerdir, çünkü bizler kobi ölçekli firmalarız. Bugün baktığımız zaman tüm ekonomik alanlara bankalar yön veriyor. Dolayısıyla paraya yön veren kurumlar olan bankalar, esnafın üzerinde hakimiyet kurabilecek güçtedirler. Bunun yanı sıra bugün hepimizin etkilerini yakından hissettiği Rusya krizini hiçbirimiz beklemiyorduk. Bu zor zamanlarda bankalar ile birlikte ortak akıl doğrultusunda hareket etmemiz gerektiğine inanıyorum. Birlikte üretilecek fikirler ile, feryat figan etmeden çözüme odaklanmalıyız. Bugün, burada toplanmamızdaki temel amaç da budur." "Tercihli Ticaret Anlaşması Üzerine Çalışmalar Yürütüyoruz" "Ben ve arkadaşlarım geçtiğimiz ay üç defa Rusya ziyaretinde bulunduk, oradaki piyasayı ve son durumu yakından takip ediyoruz. Bu nedenle yakın ve uzun vadede nasıl gelişmeler olacağını, nelerin olup biteceğini tahmin edebiliyoruz, bu durumlar üzerine değerlendirmeler yapıyoruz. Bu değerlendirmelerle birlikte vardığımız kesin sonuç ise, önümüzdeki süreçte bankalara çok fazla iş düşeceğidir. Garanti Bankası Laleli Şube Müdürü geçen ay bizlerle birlikte Moskova ziyaretimize katıldı, bu önemli girşim için Garanti Bankası'na yeniden çok teşekkür ederim. Garanti Bankası da bizlerle birlikte piyasayı yerinde gördü, değerlendirdi. Daha sonra birlikte yapmış olduğumuz ortak görüşmeler sonucunda varmış olduğumuz fikirlerden biri, Ruysa ile gerçekleşecek Tercihli Ticaret Anlaşması'dır. Bu anlaşma kesinlikle çözüme giden yolda olmazsa olmaz adımlardan biridir. Rusya'daki kurum ve kuruluşlar ile, dernekler ile yaptığımız görüşmeler sonucunda bu konuyu Bakanlar Kurulu'na taşıdık ve Başbakan'ın bizzat talimatı ile Tercihli Ticaret Anlaşması (Rusya) gündem maddelerinden biri haline geldi. Atılacak ileriki adımlarda bu konuyu sonuca bağlayarak, gerçekleştireceğimizi ümit ediyorum." "Rusya'nın Kendi Enerji Koridorunu Başkasına Kaptırmayacağına İnanıyorum" "Rusya krizi tahminlerimizin de ötesinde çok ağır bir durumdur. Bu ciddi krizi Rusya özelinde ele almak, sorunları daha iyi kavrayarak, çözüme daha iyi odaklanmamızı sağlayacaktır. Rusya'nın kendi enerji koridorunu, nefes aldığı kapıyı başkasına kaptırmayacağına inanıyorum. Dolayısıyla ülke menfaatleri ön plana çıktığında, kimse kimsenin gözünün yaşına bakmıyor. Biz komşularımızla var olan bir ülkeyiz. Komşularımızın hepsinde bir ateş var. Ancak biz birlik ve beraberlikle tüm sorunları çözecek bir toplumuz." Eyypkoca'nın konuşmasının  ardından söz alan bankaların şube müdürleri; Eyyüpkoca'nın değerlendirmeleri ve paylaştığı bilgiler temelinde Rusya krizini ele alarak fikirlerini sundular. Ekonomik krizleri ve bu krizlerin çözüm yollarını değerlendiren bankacılar, yaşanan sorunların birlikte çalışma ile çözülebileceğini belirttiler. Daha sonra banka şube müdürlerinin değerlendirmeleri üzerinden, toplantıya katılanlara fikirlerini sunan LASİAD Yönetim Kurulu birlik ve beraberliğe odaklanılması gerektiği mesajını verdi. Banka şube müdürlerinin değerlendirmelerinin ardından LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, B2B Görüşmeleri ve Laleli Fashion Shopping Festival hakkında bilgi sundu.
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD Başkanı Öğrencilerle Tecrübelerini Paylaştı

LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, konuşmacı olarak İstanbul Ticaret Üniversitesi Meslek Seminer Dersi’ne konuk oldu. Tekstil sektöründe 25 yılı geride bırakan Eyyüpkoca, meslek hayatında yaşadıklarını, tecrübelerini, öğrenciler ile paylaştı, başarıya giden yolda tüyolar verdi, LASİAD’ı anlattı. Kendini tanıtarak konuşmasına başlayan Eyyüpkoca, öncelikle öğrencilere Laleli hakkında bilgiler verdi. Laleli’yi “Dünyanın en büyük açık hava alışveriş merkezi” olarak tanımlayan Eyyüpkoca, dünyanın 55 ülkesine satış yapıldığını, bu ülkeler arasında ağırlıklı ticaret yapılan Rusya’nın dünyanın en büyük tüketici ülkelerinden biri olduğuna dikkat çekti. Son dönemde Rusya’da yaşanan gerginliklere değinen Eyyüpkoca, dünyanın tamamında ekonomik ve siyasal anlamda bir soğuk savaş yaşandığını, dünyada paranın el değiştirdiğini ifade etti. Firma kurmak, ticaret yapmak isteyenlerin işe başlamadan önce çok ciddi bir araştırma yapmaları gerektiğini belirten Eyyüpkoca “Muhatabınız kim ve neler seviyorlar? Ülkelerinin, pazarlarının özellikleri neler? çok iyi bilmelisiniz. Dünya var oldukça tekstil de var olmaya devam edecek. Ancak gelecekte katma değeri yüksek ürünler üretenler öne çıkacak” dedi. Özkaynak kullanımının başarıyı yakalamada önemli bir etken olduğunu belirten Eyyüpkoca öğrencilere “İnsanı, parayı ve zamanı” çok iyi yönetmeleri tavsiyesinde bulundu.
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD 2015 Yılı Yol Haritasını Belirledi

LASİAD, geleneksel Arama Konferansını 23-27 Aralık 2014 tarihleri arasında Antalya Mardan Palace Hotel’de Yönetim, Denetleme ve Disiplin Kurulu’nun katılımıyla gerçekleştirdi. Gelecek Vizyonu konulu Konferans, LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca’nın açılış konuşması ile başladı. Eyyüpkoca, komitelerin 2014 yılı içinde yapmış oldukları çalışmalar kapsamında değerlendirme yapıp, komitelerin görevlerini en iyi şekilde yerine getirdiklerine vurgu yaparak harcadıkları emekler için tüm komite üyelerine teşekkür etti. Program, LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammed Sancaktar’ın moderatörlüğünde devam etti. LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları komitelerin bir yıl boyunca gerçekleştirdikleri tüm faaliyetlerin sunumunu yaparak katılımcıların görüşlerini aldı. Konferans, Erguvan İletişim adına Zerrin Yazıcı’nın bilgilendirme sunumu ile devam etti. Yazıcı, sunumunda daha verimli ve stratejik pazarlama tekniklerinden bahsetti. Ardından LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, 2015 yılı plan ve hedefleri konusunda görüş ve önerileri aldı. Arama Konferansı’nın ikinci günü; ulusal ve uluslararası kapsamda büyük ses getiren III. Laleli Fashion Shopping Festival’inin genel bir değerlendirmesi ile başladı. Festival, LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Festival Komitesi Başkanı Muhammed Sancaktar’ın moderatörlüğünde geniş ve objektif bir şekilde tüm detaylarıyla değerlendirildi. Sancaktar “Her geçen yıl daha da profesyonel ve kapsamlı bir karnavala dönüşen Laleli Fashion Shopping Festivali’ni daha da ileriye taşıyacağız” dedi. Ardından 24-30 ağustos 2015 tarihlerinde düzenlenecek olan IV. Laleli Fashion Shopping Festival’i ile ilgili yeni projelerini ve yapmak istediklerini katılımcılara aktardı. 2015 yılında 4.sü düzenlenecek olan festivalin daha geniş kitlelere hitap etmesi ve daha fazla ses getirmesi adına katılımcılar ile fikir alışverişinde bulunuldu. Konferans Bloomberg HT Televizyonu Haber Koordinatoru-Gazeteci Ali Çağatay’ın ‘’Ukrayna-Rusya gerginliği ve Laleli piyasasına olan etkileri’’ konulu sunumuyla devam etti. Avrupa Birliği’nin Rusya’ya uyguladığı ambargo karşısında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in sergilediği tutuma değinen Çağatay “Rusya’ya uygulanan bu ambargonun Türkiye ve sizin için büyük getirileri olacaktır. Krizleri fırsata dönüştürebilirsiniz. Tavsiyem Rusya’daki mevcut yatırımlarınızı koruyun fakat yeni yatırımlar yapmayın” dedi. Çağatay konuşmasının devamında dünyadaki petrol krizinin ülkelere yansımalarından söz ederek  “Afrika’da da yatırımlar yapılabilir, özellikle Angola, Fildişi Sahili, Nijerya, Libya gibi ülkeler alternatif pazarlarınız olabilir” dedi. Türkiye ve dünya ekonomisi üzerinde duran Çağatay’ın katılımcıların sorularını cevaplamasının ardından LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca günün değerlendirmesini yaptı. Arama Konferansı’nın üçüncü günü LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammed Sancaktar’ın moderatörlüğünde başladı. Ardından Bloomberg HT Televizyonu Haber Koordinatörü - Gazeteci Ali Çağatay’ın sunumu ile devam etti. Çağatay, konuşmasına Türkiye’nin siyasi gelişimi ve bu gelişmelerin Türkiye ekonomisine yansımalarının nasıl olduğunu anlatarak başladı. 2008 ve 2014 krizleri üzerinde duran Çağatay, Türkiye ekonomisini kuvvetlendiren unsurlardan bahsetti. Şuan petrol fiyatlarındaki düşüşün Türkiye’nin cari açığına yansımadığını ve 2015 yılında Türkiye’nin çok iyi seviyelere geleceğinden bahsetti.  Çağatay, konferansın devamında katılımcılardan gelen soruları yanıtladı. Konferansın sonunda Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca,  Arama Konferansına ilişkin genel değerlendirmeler yaptı. Laleli Sanayici ve iş adamları olarak İlerleyen zamanlarda nasıl hareket edilmesi gerektiği üzerinde duran Eyyüpkoca,  uluslararası ekonomik dalgalanmalara karşı alınacak önlemlerden bahsetti. Teşekkürlerini sunarak konferansı kapattı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

FARUK SARAÇ, LASİAD’I OFİSİNDE AĞIRLADI

07 Ekim Pazartesi günü LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ercan Hardal ve Yönetim Kurulu Üyesi Sabri Akten, erkek giyiminde Türkiye’nin önemli modacılarından Faruk Saraç’ı ofisinde ziyaret ettiler. Türk tekstilinin dünyaya açılan kapısı olan Laleli Bölgesinin, Türkiye’de moda ve marka imajı üzerine istişarede bulundular. LASİAD tarafından 2014’te düzenlenecek olan  “Laleli Fashion Shopping Festival’in" hazırlıklarının konuşulduğu toplantıda, Faruk Saraç; Laleli bölgesinin Türkiye için çok önemli bir yere sahip olduğunu ve bunun içinde LASİAD’ın özenli çalışmaları sonucunda çok daha farklı bir boyut kazandığını ifade etti. Laleli’nin birçok marka ve tasarımcı için dünya pazarına çıkış kapısı olduğunu belirten Saraç, düzenlenecek olan festivalin de bu anlamda büyük kazanımlar sağlayacağını sözlerine ekledi.  Türk tekstili ve Türk modacılarının gelişmesi adına atılan adımlarla, Rusya, Ukrayna, Kazakistan, Romanya gibi ülkelerin kültürlerini de bir araya getirecek olan Laleli Fashion Shopping Festival organizasyonu için, birçok alanda destek olacağını, bu tür organizasyonların her zaman arkasında olduğunu belirti.  Saraç,  2014 yılında açılacak olan Faruk Saraç Tasarım Meslek Yüksek Okulu ile LASİAD’ın ilerleyen zamanlarda iş birliği yaparak,  tekstil ve moda sektörüne yön verecek genç modacıları ülkemize ve Laleli gibi önemli bölgelere kazandırmak için ortak çalışmalarda bulunabileceklerini, bu sayede markaların yurtdışından tasarımcı ithal etmelerine gerek kalmayacağını ifade etti. 
Devamını Oku
Standard Post with Image

MÜSİAD’IN 22. Olağan Genel Kurulu Haliç Kongre Merkezinde Yapıldı.

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) 22.Olağan Genel Kurulu T.C. Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımlarıyla 27 Nisan 2013 tarihinde Haliç Kongre Merkezi'nde gerçekleştirildi. Genel Kurul’a Başbakan Erdoğan’ın yanı sıra; T.C. Ekonomi Bakan Zafer Çağlayan, Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, LASİAD Genel Sekreteri Şerafettin Yüzüak ve çok sayıda davetli katıldı. Genel Kurulda konuşan MÜSİAD Genel Başkanı Nail Olpak, çözüm sürecine desteklerinin tam olduğunu belirterek, "Son 10 yılda hayata geçirilen önemli reformların arasında özel bir yeri olan çözüm sürecini, medeniyetimizin bize yüklediği tarihi bir sorumluluk olarak görüyoruz. Çözüm süreci Türkiye'nin ekonomik gelişimini hızlandıracak bir gelişmedir. Çözüm süreci, gelecek ve refah için prangaların sökülüp atılması demektir" diye konuştu. Başbakan Erdoğan, 22. Olağan Genel Kurulu'nun açılışında yaptığı konuşmada, MÜSİAD'ın, gerek bir sivil toplum örgütü olarak gerekse tek tek tüm mensuplarıyla Türkiye iktisadına yeni bir soluk ve iklim kazandırdığını söyledi. Erdoğan, "Türkiye ekonomisini sizler, kanaat kavramıyla tanıştırdınız. Türkiye ekonomisini sizler, bereket kavramıyla taçlandırdınız. Sizler, acımasız kapitalizmin, kıran kırana rekabetin, insanı insanın kurdu olarak gören anlayışın izinden değil, kanaatin, bereketin, zühdün ve takvanın izinden gittiniz" ifadelerini kullandı. MÜSİAD'ı çok iyi tanıdığını ve bildiğini ifade eden Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "MÜSİAD için insan, önce müşteri, önce tüketici, önce çalışan değil, MÜSİAD için insan, önce insandır, eşrefi mahlukattır, yaratılmışların en şereflisidir. MÜSİAD için ülke, büyük bir fabrika, büyük bir mağaza, bir tüketim arenası değil, her şeyden önce şehitlerimizin kanıyla sulanmış mübarek vatan toprağıdır. MÜSİAD için millet, bir para kaynağı, bir emek kaynağı, bir iş gücü yığını değil, tarihin ve ecdadın şanlı mirasını omuzlarında taşıyan, kader birliği yapan, aynı ufka bakan kardeşler topluluğudur. MÜSİAD'ı, Türkiye için değerli kılan, işte ekonomiye, iktisada, böyle farklı bir nazarla bakıyor olmasıdır. Başbakan Erdoğan'a, konuşmasının ardından MÜSİAD Başkanı Nail Olpak, hattat Ahmet Bursalı'nın yaptığı Hz. Muhammed'in özelliklerini anlatan Hilye-i Şerif takdim etti.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Dosso Dossi Fashion Show’da Adriana Lima Rüzgarı Esti

İş tatili konseptiyle dünyada ilk kez uygulanan bir satış modeline imza atan Dosso Dossi Fashion Show, ünlü isimlerle Türk tekstil sektörünü dünyaya tanıtıyor. Bu yıl Victoria’s Secret meleklerinden Adriana Lima’nın katılımıyla gerçekleştirilen organizasyona 5 bin yabancı tekstil alıcısı katıldı. Her bir firmanın en az 15 bin dolarlık alım garantisiyle katıldığı Dosso Dossi Fashion Show, tekstil sektörüne 40 milyon dolar, Antalya turizmine ise 5 milyon dolar gelir sağlıyor. Bir hafta süren Dosso Dossi Fashion Show, en durgun zamanında Laleli, Osmanbey, Merter ve Çağlayan tekstil piyasasına büyük bir canlılık getiriyor. Antalya Expo Center’da gerçekleşen Dosso Dossi Fashion Show organizasyonuna LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammed Sancaktar, LASİAD Yönetim Kurulu Üyeleri; Erdem Soylu Karabağlı, Murat Eraslan ve LASİAD Yönetim Kurulu Asistanı Nada İsmail de katılım gösterdi. Adriana tweet attı, 800 bin kişi Antalya ismini duydu Dosso Dossi Fashion Show’da bir hafta süre ile dünyaca ünlü sanatçıların konserleri gerçekleştirilirken, yaklaşık 400 mankenin görev aldığı 45 ayrı defile düzenlendi. Antalya’da Expo Center’da 9 Ocak’ta düzenlenen defileye dünyaca ünlü Top Model Adriana Lima katıldı. Norm, Life Time, Velvet ve Awoss firmalarının hazırladığı özel giysileri podyumda sergileyen Adriana Lima’ya Emina Sandal da şarkılarıyla eşlik etti. Lima’nın Antalya’ya gelmeden önce twitter’dan attığı mesaj yaklaşık 800 bin takipçisi tarafından görüldü. Organizasyonda; Dünyaca ünlü performans grubu Kazaky, Ruslar’ın en ünlü şarkıcısı Dima Bilan ve Türk pop müziğinin ünlü isimlerinden Mustafa Sandal sahne aldı. Gecenin sunuculuğunu ise Kızıl Ajan lakaplı Anna Chapman yaptı. Anadolu’dan ilk kez katılım sağlandı Dosso Dossi Fashion Show’a yabancı tekstil alıcılarının yanı sıra bu yıl ilk kez Anadolu’dan da firmaların alım için katıldığını belirten Dosso Dossi Fashion Show Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Eraslan “Yabancı tekstil alıcılarına sağladığımız tüm imkanları yerli butik sahiplerine de tanıyacağız. Yerli mağaza sahipleri kapı kapı günlerce dolaşarak ulaşamayacakları binlerce ürüne bir anda sahip olabilecekleri gibi sezona rakiplerinden daha karlı ve iyi bir vizyonla girecekler” dedi. Katılımcı firmaların yıllık cirolarının yaklaşık yüzde 40’ını sadece Dosso Dossi Fashion Show’da gerçekleştirdiğine dikkat çeken Eraslan, organizasyona Balizza, Gizia, Icon, Romano Botta, Behçetti gibi tekstil sektörünün önde gelen firmalarının katılım sağladığını söyledi. Sadece bu iş için kurulan firmalar var Dosso Dossi Fashion Show’un Osmanbey, Laleli, Çağlayan ve Merter’deki tekstilciler için ciddi öneme sahip olduğunu belirten Eraslan, “Dosso Dossi Fashion Show’a katılan, tekstil firmaları bir etkinlikte 100 bin dolar ile 2 milyon dolar arasında ciro yaparken alıcılar ise, 15 bin dolar ile 400 bin dolar arasında alım gerçekleştiriyorlar. Biz fuarımızdaki standları 25 bin dolara kiralıyoruz. Ancak 100 bin dolarlık alım garantisi veriyoruz. Bu kadar satış yapamayan olursa stand ücretinde yüzde 20 indirim yapıyoruz. Sistemimiz tekstilcilerden büyük ilgi görüyor. Sektörde sadece bize iş vermek için kurulan firmalar var. Hazır giyimcilerin yanı sıra yan sanayiciler de fuara katılmak istiyor, önümüzdeki yıllarda bu firmalara da yer vermeyi düşünüyoruz” dedi. Anında sipariş, anında ödeme kolaylığı Dosso Dossi Fashion Show’un normal fuarlardan farklı olduğuna dikkat çeken Eraslan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dosso Dossi Fashion Show, doğrudan alım yapılan, iş garantili ve tatille işi aynı anda sunabilen bir organizasyon. Bu yönümüzle dünyada bir ilki gerçekleştirdik. Fuar alanında kurulan kioslarda müşteri sipariş verir vermez, sipariş üretici firmaya ulaşıyor. Biz hemen tekstilciye siparişin parasını ödüyoruz. Ürünü de bizim garantimizde alıcıya ulaştırıyoruz. Böylece fuar süresince ne kadar ciro gerçekleştirdiğimizi dakikası dakikasına görebiliyoruz, her şey kayıt altında. Biz alıcıyla satıcı arasında bir nevi banka işlevi görüyoruz. Yılda 2 kez gerçekleştirdiğimiz organizasyonla tekstil sektörüne yılda 80 milyon dolar katkıda bulunuyoruz.”  
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD - Fatih Denetim İşbirliği ile E-Defter, E- Fatura, İş Sağlığı ve Güvenliği Semineri Düzenledi.

LASİAD, 30 Eylül 2013 tarihinde Fatih Denetim Mali Müşavirlik Hizmetleri, Avrasya Bağımsız Denetim ve Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş ve Bordro Eğitim Danışmanlık Ticaret A.Ş sponsorluğunda E-Defter, E- Fatura, İş Sağlığı ve Güvenliği Semineri düzenledi. Programa; İstanbul Milletvekili Ahmet Baha Öğütken, LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ercan Çelik, LASİAD Yönetim Kurulu Üyesi Münir Dinler, LASİAD Başkanı Özel Kalemi Nada İsmail ve çok sayıda firma yetkilisi katıldı. Fatih Denetim YMM A.Ş Yeminli Mali Müşaviri Fatma Mevhibe Özgün direktifliğinde başlayan program, LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca ve İstanbul Milletvekili Ahmet Baha Öğütken'in açılış konuşmaları ile devam etti. Ardından kürsüye çıkan İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Tahsilat ve Usul Grup Müdür Vekili Eyyüp İnce, öncelikle e-defter ve e-faturanın tanımını yaparak bu kapsamdaki yasal mevzuatı anlattı. Dünyada ve Türkiye'deki e-fatura kullanım oranlarına da değinen İnce, e-fatura ve e-defter kapsamına giren mükelleflerden bahsetti ve bu konularda sıkça sorulan sorulara cevap verdi. Soru-cevap şeklinde ilerleyen bu bölümün sonunda Ahmet Baha Öğütken, Eyyüp İnce'ye LASİAD logolu tabak takdim etti. Programın ikinci bölümünde konuşma yapan Sosyal Güvenlik Kurumu Baş Müfettişi ve İş Güvenliği Uzmanı Bekir Geçer de, İş Sağlığı ve Güvenliği hususunda yanlış bilinen birçok konuya değindi. İşyerlerini çok tehlikeli, tehlikeli ve az tehlikeli olmak üzere 3 sınıfa ayırdıklarını söyledi ve tehlike sınıfının tespitinde dikkate alınması gereken hususları dile getirdi. Tehlike sınıfına göre A,B ve C sınıfı belgeye sahip iş güvenliği uzmanı veya iş hekimi çalıştırma yükümlülüğünden de bahseden Geçer, konuşmasını İSG konusunda tüm çalışanlara eğitim verilmesi, bu eğitimde bir müfredatın oluşturulması ve bu oluşturulan müfredatın eksiksiz olması gerektiğini dile getirerek sonlandırdı. Konuşma sonunda LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Bekir Geçer'e LASİAD logolu tabak takdim etti.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Ünlü Modacı Hakan Akkaya İle LASİAD Bir Araya Geldi

“Bugün Ne Giysem?” programının başarılı jürilerinden biri olan Modacı Hakan Akkaya, 12 Kasım 2013 tarihinde Laleli’yi ziyaret ederek Darkhill Hotel’de LASİAD ile bir araya geldi. Sohbet havasında geçen görüşmeye; LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca başta olmak üzere; LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları; İsmail Dark, Erdem Soylu Karabağlı, LASİAD Yönetim Kurulu Üyesi Murat Özpehlivan, LASİAD Başkan Özel Kalemi Nada İsmail ve Yön Tanıtım Ekibi katıldı. Görüşmede; LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca,  Laleli piyasası hakkında değerlendirmeler yaparak, “Laleli, 57 dünya ülkesi tarafından alışveriş yapılan bir yer ve bu durum önem arz etmektedir.  Bizim piyasamızı diğer piyasalardan ayıran özellik ise hızlı ve kaliteli iş yapmamız. Bu süreç uzun ve emek isteyen bir süreçtir. Mesela hazırlanan defileler iki mankenin podyuma çıkıp 10 dakikalık yürümesinden ibaret değildir. Bizim  yaptığımız festival organizasyonu bir yıl boyunca yaptığımız hazırlığın sonucudur. Gün geçtikçe yelpazemizi geliştiriyoruz ve çalışmalarımızı yeniliyoruz.” dedi. Eyyüpkoca, LASİAD’ın gerek sosyal sorumluluk gerekse ticari projelerine dikkat çekerek bu yıl 3.sünü organize edecekleri Laleli Fashion Shopping Festival programı ve süreçleri hakkında da Ünlü Modacıya bilgiler verdi. “Laleli’nin Hızı İnanılmaz” Hakan Akkaya ise Laleli’nin imaj yenilenmesi adına yapılan veya yapılacak olan çalışmalarla ilgili bilgiler isteyerek, “ Laleli piyasasında Rusya coğrafyasının önemli katkılarını göz ardı etmemek gerekir. Bugün Rusya coğrafyası Laleli için önemli bir piyasa.  Diğer bir açıdan Laleli’ye baktığımızda üretim ve pazarlama hızı oldukça iyi. Laleli’nin hızı inanılmaz.  Laleli piyasası modayı takip eden insanlardan oluşuyor.  Ankara’da yapılan alışveriş festivali, İstanbul’da yapılan alışveriş festivalinin sadece 10’da 1’i kadar ses getirebildi” dedi. Akkaya  gelecek projelerinden de bahsederek, “ Hazırgiyim  sektöründe de iş yapmaya başlayacağım. Her kadının ihtiyaç duyacağı ürünlerle ilgili üretimler yapacağız. Daha sonra gece elbisesi alanı içinde bir şeyler yapmayı planlıyorum” dedi. Görüşmenin sonunda LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca , Hakan Akkaya’yı 3. Laleli Fashion Shopping Festival’e davet etti.  Görüşmenin akabinde Ünlü Modacı Akkaya ile LASİAD Yönetimi Laleli sokaklarında modanın öncü markalarının koleksiyonlarını değerlendirdiler.
Devamını Oku
Standard Post with Image

7. Halı Tasarım Yarışmasında Final Heyecanı

İHİB tarafından her yıl düzenlenen 7. Halı Tasarım Yarışması’nın finali bu yıl 7 Kasım 2013 tarihinde Domotex çatısı altında İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleşti. Final Gecesine; Tim Başkan Vekili Mustafa Çıkrıkçıoğlu, LASİAD Yönetim Kurulu Üyesi Münir Dinler ve çok sayıda sivil toplum kuruluşunun temsilcileri katıldı. Düzenlenen ödül gecesinde sekiz finalist tasarımcı yarıştı. İlk üçe kalan finalistler para ödülü ve birer MacBook Pro almaya hak kazandı. Ayrıca finalde yarışan 8 genç tasarımcı Almanya'da sektörün en önemli iki fuarı Heimtextil Frankfurt ve Domotex Halı ve Yer Kaplamaları Fuarı’nı ziyaret etme şansı yakaladı. Ayrıca finalistler 2014 yılı içerisinde 6 aylık yabancı dil kurs hakkı kazandı. Finale kalan 8 aday arasından en inovatif tasarıma sahip olan Seyit Ali Dönmez’e inovasyon ödülü verildi. İnovasyon ödülü almaya layık görülen finalist Fransa’nın önde gelen tasarım fuarı Maison&Objet’ye götürülüyor. Yarışmanın 3.sü “Saf Doku” teması ile Uğur Özdemir, 2.si “Küf” teması ile Miray Çakır ve yarışmanın 1.si “Hücre” teması ile Lokman Gençtürk oldu. İHİB Başkanı İbrahim Yılmaz yarışmayla ilgili olarak şöyle yorumda bulundu; “Bu yıl 7.sini düzenlediğimiz Halı Tasarım Yarışması’nın bizim için en önemli yanı, ülkemizi dünya sahnesinde temsil edecek tasarımcıları keşfetmek. İHİB olarak üniversite ve sektörle üçlü işbirliğine girip “10 yılda 10 tasarımcı” hedefi belirledik. Dünyada bu alanda artık tasarım fark yaratıyor. Gençlerimizi tasarıma yönlendirirken Türkiye’yi de bir kez daha halının merkezi yapmaya odaklanıyoruz.” 
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD Geleneksel İftarında AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış'ı Ağırladı

LASİAD, 10 Temmuz 2013 tarihinde Ataköy Sheraton Otel'de geleneksel iftar organizasyonu düzenledi. Tasavvuf müziği eşliğinde başlayan iftar yemeğine; Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış başta olmak üzere, İstanbul Vali Yardımcıları; İ. Hayrullah Sun, Kazım Tekin, AK Parti Fatih  İlçe Başkanı Ahmet Hamdi Görk, Ak Parti Fatih İlçe Başkan Yardımcısı Şenol Özdemir, Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, İTHİB Başkanı İsmail Gülle,TİM Başkan Vekili Ahmet Akbalık, İHKİB Başkan Yardımcısı Kemalettin Güneş, İHKİB Yönetim Kurulu Üyesi Sabri Sami Yılmaz,  İTO 19.Dönem Meclis Başkanı Şekib Avdagiç, İTO 19. Dönem Yönetim Kurulu Üyesi Servet Samsama, Rusya Federasyonu İstanbul Konsolosu Alexander Hapilov, İran İslam Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu Ekonomi Müsteşarı Ali Tusi, ASKON Tekstil Sektör Başkanı Nesim Ayyıldız,  BATİAD Başkanı Aydın Erten,  ÇSD Başkanı Hüseyin Öztürk, FAGİDER Başkanı Ayla Erdim, KYSD Başkan Vekili Hacı Turan Yolcu, MESİAD Başkanı Halit Tuna, OTİAD Başkanı Ali Ulvi Orhan, ÖRSAD Başkanı Fikri Kurt, TİGSAD Başkanı İrfan Özhamaratlı,  TRİSAD Başkanı Mustafa Balkuv, TÜGİAD Başkanı Özden Pelister, TÜMSİAD Başkan Yardımcısı Yakup Köç, LASİAD Yönetim Kurulu Üyeleri, LASİAD Üyeleri ve çok sayıda davetli katıldı. “Biz Birlikte Oldukça Daha Da Güçleneceğiz” İftar yemeğinin açılış konuşmasını yapan LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, LASİAD’ın kurulma amacının çok manidar olduğunu dile getirerek, “O yıllarda malum Türkiye’de yaşanan sıkıntılar, çevremizdeki komşularımızla yaptığımız ticarette yaşadığımız sıkıntılar çerçevesinde derneğimizin faaliyetleri köprü vazifesi gördü. Gerek Türkiye’deki kurumlar ve esnaf arasında köprü kurabilmek gerekse Rusya coğrafyasında çalıştığı ve ona benzer çalışılan ülkelerde yaşanılan sıkıntıları burada dile getirip çözüme varabilmek amacıyla kurulmuş bir derneğiz” dedi. Eyyüpkoca sözlerine şöyle devam etti; " Son dönemde yaşadığımız ve dünya nezdinde imajımızı ciddi manada zedeleyen olaylar, ne yazık ki ülke dinamiklerimizde telafisi güç yaralar açmıştır.Ticari açıdan 36 ila 40 milyar dolar arası olduğu düşünülen bir kaybın yanı sıra turizm sektörümüz de bu olaylardan büyük oranda etkilenmiştir.Özellikle ülkemize ziyaret amacıyla gelmeyi planlayan misafirlerimizin birçoğu ne yazık ki bu olaylar yüzünden seyahatlerini iptal etmişlerdir.En iyi ihtimalle eskiye dönüşün bir-iki ay sürmesi beklenirken, bu gelişmeler maalesef hassas dengeler içerisindeki ekonomimize büyük darbe vurmuştur.Gariptir ki, dinsel, tarihsel ve kültürel açıdan yeşilin ve doğanın en büyük savunucusu olan bizlerin, farklı mecraların elinde şiddete dönüşen bu olayların ülkemize yaşattığı zararları hissedenlerin de başında gelmemiz büyük bir çelişki olsa gerek.Temennimiz odur ki ülkemiz, taleplerin ortaya konulması ve bunların karşılanması hususunda anlayış ve karşılıklı empatinin hakim olduğu günleri kısa zamanda görür ve manasız iç çekişmelerle zaman kaybetmez.Her şeye rağmen bu güzel akşamımızı nurlu ışıltılarıyla aydınlatan Ramazan’ın ülkemize ve tüm dünyaya barış, huzur ve kardeşlik getirmesini diliyorum." dedi. “LASİAD Üyeleri Adeta Bizim Büyükelçilerimiz” Programa katılan Egemen Bağış ise Ramazan ayı ve gündeme dair konulara değindi. Bağış, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın selamını ileterek konuşmasına başladı. Başbakan'ın LASİAD’a ayrı bir önem verdiğini kaydeden Bağış, derneğin ekonomiye katkısının büyük olduğunu söyledi. AB Bakanı, LASİAD’ın sadece üyeleriyle buluşma mekanizması kurması dışında, çevresinde ihtiyaç sahiplerinin ihtiyaçlarına eğilmek, onların sorunlarını çözebilmek için elini taşın altına koymak gibi özelliklere sahip olduğunu da kaydetti. Bağış, konuşmasına şöyle devam etti: "LASİAD, bugün gerçekten dünyanın en güzel şehri olan İstanbul’un dünyaya açılmasında önemli bir rol oynuyor. LASİAD üyeleri adeta bizim büyükelçilerimiz gibi dünyanın farklı yerleriyle temaslar kuruyor. Bugün LASİAD’ın ticaret yapmadığı coğrafya kalmadı. Avrupa’ya, Asya’ya, Amerika kıtasına açılma potansiyeli ortaya koydu. Böyle bir derneğe sahip olduğumuz için gerçekten çok çok mutluyuz. Bugün bu Ramazan heyecanını bizim gibi yaşayamayan kardeşlerimiz var. Gerek Gazze’de, gerek Mısır’da, Arakan’da sıkıntı içinde olan kardeşlerimiz var. Dernek üyelerinin de oradaki kardeşlerimizin sorunlarıyla da dertlendiklerini biliyorum. Onlar için de ellerinden gelen çabayı ortaya koyacaklarına inanıyorum." Türkiye’de de kardeşin kardeşe düşürülmek istenildiğini fakat başarılamadığına dikkat çeken Bağış, "Dünyanın neresinde olursa olsun zalimin zulmüne karşı atılmış çığlıkları Türkiye duyar. İşte bugün Suriye’deki çığlıklarını duymamız o yüzden." şeklinde konuştu. İstanbul Vali Yardımcısı İbrahim Hayrullah Sun ise LASİAD’ın yaptığı çalışmaları takdir ettiklerini vurgulayarak “LASİAD durmadan güzelliklere imza atıyor. Bir sivil toplum kuruluşu olarak, bir dernek olarak belediye ile iş birliği yaparak yollar yapıyor, caddeler yapıyor. Festivaller düzenliyor. Laleliyi ve tüm güzelliklerini akıllara kazıyor. Binlerce kez teşekkür ediyorum” dedi. “Laleli varsa LASİAD sayesinde var” Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir ise konuşmasında Ramazan’ın öneminden ve LASİAD’ın çalışma prensibinden bahsederek, “ 9 yıllık Belediye Başkanıyım. Sivil toplum kuruluşları, dernekler üzerlerine düşenleri fazlasıyla yaptılar. LASİAD bu konularda tabiri caizse kendini aştı, tabiri caizse uçtu. LASİAD olmasaydı bugün alt Laleli böyle olmazdı, LASİAD olmasaydı üst Laleli böyle olmazdı, LASİAD olmasaydı Sultan hamam böyle olmazdı, LASİAD olmasaydı Tahtakale böyle olmazdı, LASİAD olmasaydı Sultanahmet böyle olmazdı. Kamunun kaynakları çok kısıtlı, halk destek olmazsa yolları ve yolların alt parklarını gümüşten yapsanız bir anlamı olmaz. LASİAD bu konuda herkese örnek oldu” dedi.
Devamını Oku
Standard Post with Image

İhracatçılar İTKİB Ödül Töreni'nde Buluştu

İTKİB’in Düzenlediği, İhracatın Yıldızlarına Ödül Töreni 1 Mayıs 2013 tarihinde Lütfi Kırdar Kongre Salonu’nda yapıldı. Geceye, T.C. Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Hikmet Tanrıverdi,  İstanbul Tekstil ve Hammadeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Başkanı İsmail Gülle, İstanbul Deri ve Deri Mamülleri İhracatçıları Birliği (İDMİB) Başkanı Lemi Tolunay, İstanbul Halı İhracatçıları Birliği (İHİB) Başkan Yardımcısı Cem Şengör, LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Yasubuğa, LASİAD Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Turan  ile yaklaşık 2 bin ihracatçı katıldı. Ödül töreninde konuşan Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan,  ihracatta hayal dahi edilemeyen bir başarıya imza attıklarını vurgulayarak, Türkiye’nin dünyada pek çok kimsenin adını dahi bilmediği sadece iki ülkeye ihracat yapmadığını söyledi. Mikronezya ve Nauro adındaki çok küçük iki ülkeye ihracat yapılmadığına dikkat çeken Bakan Çağlayan, ihracatçı birlik başkanlarına çağrı yaparak "Gelin o iki ülkeye de ihracat yapalım. Dünyada Türk malı girmeyen pazar bırakmayalım" dedi. Süper Tekstil’e Platin Ödülü Ece Vahapoğlu’nun sunduğu ödül töreninde ihracatta başarılı olan şirketlere farklı kategorilerde toplamda 133 ödül verildi, Platin kategorisindeki ödülleri Bakan Çağlayan, Büyükekşi ve ihracatçı birliklerin başkanları takdim etti. Ödül alanlar arasında LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Yasubuğa, Süper Tekstil firması ile platin ödülüne layık görüldü. İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri (İTKİB)  çatısı altında yer alan dört sektörden 2 bin davetlinin katıldığı  geceye sanatçı Candan  Erçetin şarkılarıyla renk kattı.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD’dan İTO Başkanı İbrahim Çağlar’a Ziyaret

LASİAD, 20 Haziran 2013 tarihinde İTO 19. Dönem Başkanı İbrahim Çağlar'ı makamında ziyaret etti. Ziyarete; LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları; Erdem Soylu Karabağlı, Ercan Çelik, İsmail Dark, Mehmet Yasubuğa, Mehmet Ocaklı, T. Selim Poşul, LASİAD Başkanı Özel Kalemi Nada İsmail ve LASİAD Proje Sorumlusu Fatih Akkoç katıldı. LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Laleli’nin ekonomik bazda önemine dikkat çekerek Laleli için LASİAD’ın yaptığı projelerden bahsetti.  Laleli Fashion Shopping festival hakkında da bilgi veren Eyyüpkoca, proje bazında İTO’dan da destek beklediklerine dikkat çekti. İTO Başkanı İbrahim Çağlar ise Laleli'nin bir marka olduğuna vurgu yaparak, "Laleli yurtdışındaki en büyük marka olduğunu vurgulayarak ve bu markanın daha da kuvvetlenmesi için Lalelideki esnafla en üst düzeyde iş birliği yaparak marka değerini katkı yapmaya hazır olduğunu belirtti. Laleli bizim için çok önemli, Laleli ile ilgili projelerinizi bize sunar bizler de o projelere katkı sağlayarak çok daha büyük işler yapabiliriz" dedi. Ziyaretin sonunda LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, İTO 19. Dönem Başkanı İbrahim Çağlar'ı 10 Temmuz'da gerçekleşecek olan LASİAD iftarına davet ederek LASİAD logolu tabak takdim etti.
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD'dan Muhteşem Sünnet Organizasyonu

LASİAD, Laleli Katip Kasım Mahallesinde ikamet eden 31 çocuğu sünnet ettirdi. 12 Eylül 2013 günü de Katip Kasım İlköğretim Okulu'nda bu çocuklar için sünnet şöleni düzenledi. Sünnet Şölenine, LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca başta olmak üzere LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammed Sancaktar, LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları; İsmail Dark, Mehmet Yasubuğa, Mehmet Ocaklı, Erdem Soylu Karabağlı, LASİAD Yönetim Kurulu Üyeleri; Ahmet Turan, İ. Murat Ramizoğlu, Benan Çalabakul, İrfan Akbaş, Rıfat Opan, LASİAD Denetleme Kurulu Üyeleri; G. Naci Polat, Zülfi Koç, LASİAD Disiplin Kurulu Üyesi  Ömer Demir, LASİAD Üyeleri; Mustafa Alpsoy, Fuat Ahmetoğlu, Muzaffer Doğan, LASİAD Genel Sekreteri Şerafettin Yüzüak,LASİAD Başkan Özel Kalemi Nada İsmail ve LASİAD Halkla İlişkiler Yöneticisi Muharrem Ay katıldı. Şölende sünnet ettirilen çocuklara altın ve para takılarak çeşitli hediyeler verildi.  Sünnet töreninin ardından konuşma yapan LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca sünnet olan çocukların ailelerine hayırlı olsun dileklerini iletti. Sünnet Şöleni çocuklara İllüzyonist Yılmaz ÇELİK'in gösterileri eşliğinde eğlenceli vakit geçirmeleri sağlandı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Vizesiz gidilebilen ülkeler

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye ile Ukrayna'nın sadece kimlik kartıyla seyahat için mutabakata vardığını belirtti. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye ile Ukrayna'nın sadece kimlik kartıyla seyahat için mutabakata vardığını belirterek, "Karşılıklı ziyaret ve turist sayısını artırmak istiyoruz. Haklarımız arasında daha fazla temas olsun istiyoruz. O nedenle bundan sonraki süreçte vatandaşlarımızının pasaporta ihtiyaç duymadan sadece kimlikleriyle ülkelerimizi ziyaret etmesi için hazırlıkları tamamladık. Yaz gelmeden bunu başaracağız" dedi. VİZESİZ GİDİLEBİLEN ÜLKELER  Andorra  Arjantin  Arnavutluk  Bahamalar  Barbados  Belarus   Belize  Bolivya  Bosna Hersek  Botsvana  Brezilya  Ekvador  El Salvador  Fas  Fiji  Filipinler  Guatemala  Gürcistan  Haiti  Honduras  Hong Kong  İran  Jamaika  Japonya  Karadağ  Kazakistan  KKTC  Kolombiya  Moldova  Güney Kore  Kosova  Karayipler  Kosta Rika  Libya  Kırgızistan  Lübnan  Makedonya  Makau Özel Bölgesi  Maldivler  Malezya  Mauritius  Moğolistan  Nikaragua  Palau Cumhuriyeti  Paraguay  Seyşeller  Saint Kitts and Nevis  St. Lucia  Sırbistan  Singapur  Suriye  Svaziland  Şili  Tayland  Tunus  Trinidad-Tobago    Tuvalu  Ukrayna  Uruguay  Ürdün  Venezuela  Filipinler  Yunan adaları  Sri Lanka   St. Vincent-Grenadines Sadece Diplomatik, Hususi ve Hizmet Pasaportu hamili Türk vatandaşları 90 güne kadar ikamet süreli seyahatlerinde vizeden muaftır.   Irak Sadece Diplomatik, Hizmet ve Hususi Pasaport hamilleri ise 180 gün içinde 90 günü aşmamak kaydıyla Irak'a yapacakları seyahatlerinde vizeden muaftır.   Slovakya Sadece Diplomatik, Hizmet ve Hususi Pasaport hamilleri Slovakya'ya yapacakları seyahatlerinde 90 gün için vizeden muaftır.  Kamerun Sadece resmi heyet mensubu olan Diplomatik, Hizmet ve Hususi Pasaport hamilleri her 180 günlük dönem içerisinde ilk giriş tarihinden itibaren toplam kalış süresi 90 günü aşmamak kaydıyla vizeden muaftır. Resmi heyet mensubu olmayan Diplomatik, Hizmet ve Hususi Pasaport hamilleri vizeye tabidir.  Pakistan (iş adamları vizeden muaf)  Sınır kapılarında vize alınabilen ülkeler arasında ise Dominik Cumhuriyeti  Sınır kapılarında vize alınabilen ülkeler arasında ise Endonezya  Sınır kapılarında vize alınabilen ülkeler arasında ise Güney Afrika Cumhuriyeti  Sınır kapılarında vize alınabilen ülkeler arasında ise Bahreyn   Sınır kapılarında vize alınabilen ülkeler arasında ise Doğu Timor  Sınır kapılarında vize alınabilen ülkeler arasında ise Katar  Sınır kapılarında vize alınabilen ülkeler arasında ise Sudan  Sınır kapılarında vize alınabilen ülkeler arasında ise Umman  Sınır kapılarında vize alınabilen ülkeler arasında ise Zambiya   Kaynak : www.haberturk.com    
Devamını Oku
Standard Post with Image

Genç Modacılara ödül gecesi

İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) tarafından düzenlenen "Koza Genç Moda Tasarımcıları Yarışması"nda ödüller sahiplerini buldu. Geçtiğimiz ay 25’incisi düzenlenen ve hepsi birbirinden iddialı 10 genç tasarımcının yarıştığı finalde Mehmet Emiroğlu birinciliğe değer görülürken Başak Koç ikinci, Nazlıcan Karahan ise üçüncü oldu. Ünlü modacıların jüriliğini yaptığı geceye çok sayıda moda sever katıldı. LASiAD adına geceye Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca ve Yönetim Kurulu Başkan yardımcısı Ercan Hardal katıldı. Jüri başkanlığını İHKİB Yönetim Kurulu Üyesi Cem Altan’ın yaptığı yarışmada birinciliği kazanan finalist 20 bin TL para ödülünün yanı sıra Ekonomi Bakanlığı’nın desteğiyle yurt dışında yüksek lisans eğitimi alma hakkını kazandı. İkinci 15 bin, üçüncü 10 bin TL para ödülünün sahibi oldu. İlk üçe giren yarışmacılar ayrıca birer yıl ücretsiz İngilizce eğitim hakkı elde etti. İHKİB Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Tanrıverdi, yaptığı açıklamada, “Türkiye’nin en köklü moda tasarım yarışmasında bugüne kadar 200’ün üzerinde gencimizi moda endüstrisine kazandırdık. Koza Genç Moda Tasarımcıları Yarışması ile tasarım dünyasına adım atan birçok isim bugün yerli ve yabancı markalar için koleksiyon hazırlıyorlar. Gücümüze güç katan genç yeteneklerimizin özgün tasarımlarının katkısıyla 30 yıl önce 1 milyar dolar civarında bulunan hazır giyim ihracatımızı 18,7 milyar dolarlara çıkardık. Türkiye’nin kilogram başına ihracat geliri ortalama 1,5 dolarlarda iken hazır giyim ve konfeksiyonda 23-24 dolarları konuşuyoruz. Katma değerli ihracatta zirvedeysek ve ülkemize her yıl 15 milyar dolar net döviz kazandırıyorsak tasarımın buradaki farkını unutmamamız gerekiyor. Genç yeteneklerimizle birlikte daha fazla tasarıma odaklanıp kilogram başına ihracat gelirimizi 40-50 dolarlara çıkarmak istiyoruz." dedi.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

Fed Başkan Yardımcısı Fischer istifa etti!

ABD Merkez Bankası (Fed) Başkan Yardımcısı Fischer istifa etti. ABD Merkez Bankası (Fed) Başkan Yardımcısı Stanley  Fischer'ın istifa ettiği bildirildi. Fed'den yapılan resmi açıklamada, bankanın başkan yardımcısı ve  yönetim kurulu üyesi olan Fischer'ın istifa mektubunu ABD Başkanı Donald Trump'a  sunduğu belirtildi. 73 yaşındaki Fischer, mektubunda, kişisel sebepler nedeniyle istifa  ettiğini ifade ederek, Fed'de görev almaktan ayrıcalık duyduğunu ve görev süresi  boyunca 2008 finansal krizinden toparlanan Amerikan ekonomisinin güçlenmeye devam  ettiğini vurguladı. Açıklamada görüşlerine yer verilen Fed Başkanı Janet Yellen,  Fischer'ın hizmetlerinin Fed'in para politikasına ve ülkede finansal istikrarın  sağlanmasına katkıda bulunduğunun altını çizdi. İstifası 13 Ekim tarihinden itibaren geçerli olacak Fischer'ın yönetim  kurulu üyeliği 31 Ocak 2020, başkan yardımcılığı ise 12 Haziran 2018'de  dolacaktı. Fischer, 28 Ocak 2014'ten beri Fed'in yönetim kurulunda bulunurken, 16  Haziran 2014'te de başkan yardımcılığı görevine başlamıştı. Kaynak:www.milliyet.com.tr
Devamını Oku
Standard Post with Image

İş hayatında her daim profesyonel kalabilmenin 5 yolu

İş yerlerimizde son zamanlarda durumlar değişti. Sosyal medya herkesin gerçek yaşamında nasıl biri olduğuna dair çok fazla bilgi verebileceğinden profesyonel iş yaşantısının da bundan nasibini alması kaçınılmaz oldu. Nasıl siz basit bir google aramasında çalışmak istediğiniz bir şirketin tüm bilgilerine ulaşabiliyorsanız insanlar da sizin bilgilerinize ve hakkınızda söylenenlere kolayca ulaşılabiliyor. Bu demek oluyor ki profesyonel duruşunuzu her daim korumak artık çok daha önemli. İşte bunu başarabilmek için bir kaç küçük ipucu. Toplantılarınızı çalışma saatleri içinde planlayın Artık çalışma saatleri 9-5’in çok ötesine uzanıyor görünse de toplantılarınızı mesai saatleri içerisinde planlamak son derece önemlidir. Aksi takdirde siz ve meslektaşlarınız toplantıya tamamen farklı amaçlarla gelebilirler. Cuma akşamına ayarlanan bir toplantı her iki taraf için de bir iş toplantısı olamayacaktır. Sosyal medyayı dikkatli yönetin Cumartesi gecesi o kafanızın çok güzel olduğu fotoğrafı yaynlamadan önce bunu herkesin görebileceğini unutmayın. Bununla birlikte profilinizde çalıştığınız markayı da rencide edecek paylaşımlarda bulunabilirsiniz. Bu nedenle profilinizi temizleyin. Evet, yanlış duymadınız. Erişilebilir ve çok kişisel olan şeyler için gizlilik ayarlarına başvurun ve sadece arkadaşlarınızın görebileceği paylaşımları ayırın. Kalan yerlerde ise sakıncalı gördüğünüz tüm içeriği temizleyin. Kişisel iletişim uygulamalarını ticari amaçla kullanmak özel hayatı ve iş hayatını birbirine karıştırmaktır ve trajik sonuçlar doğurabilir. Artık işletmelerin çoğu çabuk haberleşmek için Facebook Messenger, iMessage veya WhatsApp gibi kişisel iletişim uygulamalarını kullanıyor. Bunu hepimiz hızlı olmak için yapıyoruz ama müşterinize ‘Seni seviyorum bebeğim’ gibi bir mesajı yanlışlıkla atma riskinizi de yukarılara çıkarıyor. Bu nedenle kişisel mesajlaşma gereçleri yerine profesyonel iletişim araçlarınızı kullanmanız doğru olacaktır. Aşırıya kaçmayın İş ortamınız çok rahat olabilir. Ancak iş ortamında yaptığınız bir yorum ya da aşırı bir tepki insanlar tarafından yanlış algılanabilir ve beklenmedik sonuçlar doğurabilir. Açık fikirli ofis düzenlerine, masa tenisine ve rahat kıyfet kodlarına güvenmeyin ve profesyonel kimliğinizin her şeyin ötesinde olduğunu unutmayın. Ayrım yapmayı bilin İş hayatınız ve özel hayatınız arasında bir ayrım  yaparak başınıza gelebilecek utanç verici kazaları en aza indirmiş olursunuz. Kişisel iletişim mecralarının sizin için bir tehdit olabileceğini unutmayın ve mutlaka bu hesapları birbirinden ayırın. Kaynak:www.hurriyet.com.tr
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD, VI. Laleli Fashion Shopping Festivale Katılan Firmalarla Kahvaltıda Buluştu

LASİAD, 14 Eylül Perşembe günü Laleli Wyndham Hotel’de VI. Laleli Fashion Shopping Festival’e katılan firma yöneticileri ile değerlendirme toplantısı yaptı. Toplantının açılış konuşmasını yapan LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammed Sancaktar; Bu yıl 6. Festivalimizi düzenledik. İlk başta bu yola çıktığımız zaman en büyük amaç Lalelinin imajını, bilinirliğini ve Laleliyi tanıtmaktı. Yaptığımız organizasyon ile bir nebze yukarılara çıktığımıza inanıyoruz. Çünkü kanıtları da var” dedi ve sözlerine şöyle devam etti; Ulusal yerel, yazılı ve görsel basında Lalelinin reklamını yapmak isteseydik yaklaşık 1,5 Milyon Dolar para harcamamız gerekiyordu. Esnafa yansıyacak şeyler yapmak gerektiğini düşündük. İHKİB, İTO, Ekonomi Bakanlığı ile ortak hareket ederek alım heyetlerine karar verdik. İyi bir emeğin sonucunda alım heyetleri buraya geliyorlar. Biz bir kazanın içindeyiz. Bu kazan Laleli. Laleli ne kadar iyi tanıtılırsa hepimiz o kadar yararlanırız” dedi. Toplantı, firma yöneticilerinin görüşleri alınarak devam etti. Değerlendirme toplantısınaAlpiro, Alvan Kids, Arya, Carducci, Civil, Diamond Gold, Donarosa, DossoDossi, Fimka, İntersan, Kima, La Chere, Lasiea, Özkan Shoes, Sahra Foods ve Velvet firma yöneticileri katılım gösterdi. LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammed Sancaktar, Festival Komite Başkanı İbrahim Murat Ramizoğlu, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları, Barış Köseliören, Ahmet Turan, Yönetim Kurulu Üyeleri İrfan Akbaş, Arif Özkan, Coşkun Melengiç, Tarık Nayman, Rıfat Opan ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Brexit müzakereleri 'para'ya takıldı

Birleşik Krallık'ın Avrupa Birliği'nden ayrılmasına (Brexit) ilişkin müzakereler "para" konusuna takıldı Brüksel’in etkili düşünce kuruluşlarından Bruegel'in Müdür Yardımcısı Maria Demertzis, Birleşik Krallık'ın Avrupa Birliği'nden (AB) ayrılmasına (Brexit) ilişkin müzakerelerdeki son durum hakkında yaptığı açıklamada, Brexit müzakerelerinin 6'ncı turunun 9-10 Kasım'da Brüksel'de gerçekleştirileceğini hatırlatarak, görüşmelerin İngiltere Başbakanı Theresa May'in Floransa'da gerçekleştirdiği konuşma sonrasında ivme kazandığını söyledi.  Demertzis, İngiltere'de siyasi belirsizlikler ve May hükümetinde çalkantılar olduğuna işaret ederek, "Süreçte ciddi zorluklar mevcut. Buna rağmen müzakere sürecinde hem Birleşik Krallık hem de AB için ilerleme sağlamanın önemli olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle olabildiğince hızlı bir biçimde müzakerelerdeki ilk aşama geçilerek ticaret anlaşması görüşmelerine başlanmalı." ifadelerini kullandı. Mevcut durumda tarafların "diplomatik oyunlar" oynadığını, süreci geciktirmenin hiç kimseye fayda sağlamadığını belirten Demertzis, Birleşik Krallık'ın AB üyeliğinin Mart 2019'da son bulacağını hatırlattı. Demertzis, "Bu tip müzakerelerin başarılı olması için süre kritik öneme sahiptir. Burada olumlu bir sonuç almak için geriye çok uzun bir süre kalmadığının farkına varılmalı." dedi.  "BÜTÜN ÇABALARI BİR ANLAŞMA SAĞLAMAYA YOĞUNLAŞTIRMAK GEREKİYOR" Maria Demertzis, AB üyesi 27 ülkenin, İngiltere’den mali taahhütleri konusunda açıklık getirmesini talep ettiğini, Birleşik Krallık'ın ise söz konusu faturayı azaltmaya çalıştığını ifade ederek, şunları kaydetti: "Müzakerelerde artık ilerleme sağlandığını görmek istiyorum. 20-100 milyar avro aralığında bir ayrılık faturası tartışması devam ediyor. Bu rakam, ne olursa olsun ticaret anlaşması yapılmadan gerçekleşecek bir Brexit'le karşılaştırınca bir önem taşımıyor. Bütün çabaları, bir anlaşma sağlamaya yoğunlaştırmak gerekiyor." Söz konusu rakamların ekonomilerin boyutlarıyla karşılaştırıldığında çok önemli bir konu olmaması gerektiğini vurgulayan Demertzis, "Para konusu üzerinde bu kadar zaman kaybetmek iyi bir strateji değil. Taraflar arasında ayrılık sonrasında geçerli olacak ticaret anlaşması yapılması, ekonomik açıdan çok daha büyük öneme sahip." diye konuştu.  www.dunyabulteni.net
Devamını Oku
Standard Post with Image

Fatih Belediyesi ‘Kültürel Mirası İhya’’ Programında Tarihi Yarımadada Yapılan Restorasyon Projeleri Tanıttı.

Fatih Belediyesi, 2004 yılından itibaren Medreseler, Tekkeler, Sıbyan Mektepleri, Sarnıçlar, Anıt Yapılar, Tescilli Sivil Mimarlık örneği yapılar, Camiler ve Çeşmelerden oluşan toplam 320 adet orta ölçekli eseri Kültür ve Turizm Bakanlığı, İstanbul Valiliği, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve hayırsever vatandaşlar ile işbirliği yaparak restore işlemlerini gerçekleştirdi. Yapılan bu restore işlemleri için Fatih Belediyesi 11 Kasım Cumartesi günü Yenikapı Etkinlik Alanı’nda Cumhurbaşkanının katıldığı ve tüm halkın davetli olduğu bir tanıtım programı gerçekleştirdi. ‘320 Orta Ölçekli Eseri Restore Ettik’ Programın açılış konuşmasını Fatih Belediyesi Başkanı Mustafa Demir yaptı. Demir, “8.500 yıllık tarihi boyunca, üç kadim medeniyete ve imparatorluğa ev sahipliği yapan Fatih, binlerce yıldır medeniyetlerin, birbirleriyle yarışına sahne olmuş ve bu yarışta ecdadımız,medeniyet tasavvurunu mimariye yansıtarak, abidevi eserler vücuda getirmiş, şehre, adeta; mührünü vurmuştur.” dedi. Sözlerine şu şekilde devam eden Demir,“Camiler ve çeşmelerden oluşan 320 adet, orta ölçekli eseri restore ettik. Ayrıca hâlihazırda sayısı 480’i bulan ecdat yadigârı eserimizin bir kısmının projeleri tamamlandı, bir kısmının ise; proje süreci devam etmektedir. Bunlardan ayrı olarak; temeli Fatih Sultan Mehmet Han tarafından atılan, 2.776 parsel ve 3.125 dükkândan oluşan, şehrimizin simge eserlerinden Kapalıçarşı’yı da, zamanın acımasız ellerine bırakmadık ve restorasyon sürecini başlattık.” diye konuştu. ‘15 Yılda Hükümet İmkânlarıyla Tarihimizi Ayağa Kaldırmanın Mücadelesini Verdik’ Programa katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yaptığı konuşmada, tarihle ters düşülmemesi gerektiğini belirterek şunları kaydetti, "Biz tarihimizle ters düşmemeli, tarihimizle bütünleşirsek bir değer ifade eder. Bunu yapamıyorsak bir kaçak var demektir. Bugün ecdadımızın seviyesine ulaşabilmiş değiliz. Bir gün restorasyonun açılışını yaptığımız eserlerine bakalım bir de günümüz mimarisiyle yapılan eserlere bakalım. Ecdat ne kadar zamanda yapmış biz restorasyonu ne kadar zaman da yapmışız. Hangisi insan ruhuna daha iyi ifade ediyor. Hangisi gelecek nesillere iftiharla bırakacak nitelikte. Ecdadın yaptığı eserle bu özelliklere sahip. Zihniyeti ve uygulamamızı değiştirmeliyiz. Önce ihyayı gerçekleştirmeliyiz, sonra da onu aşacak yani inşayı gerçekleştirecek bir anlayışı hâkim kılmalıyız.” Erdoğan, "İstanbul'da yaşamanın anlamını ancak bu manayı kavrayarak anlarız. Geçtiğimiz 15 yılda hükümet imkânlarıyla tarihimizi ayağa kaldırmanın mücadelesini verdik. Yeniden ayağa kaldırdığımız eserleri tek tek saysam saatler sürer. ” dedi. Programa LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Erdem Soylu Karabağlı, Barış Köseliören, Ahmet Turan Yönetim Kurulu Üyeleri İsmail Dark, Turan Yavuz, İhsan Bıyıkbeyi, Arif Özkan, Yakup Samsama, Sebahattin Demir, Gökhan Karabulut ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak  ve 150 kişilik bir Laleli iş adamı grubu katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Beş büyük sanal para biriminden dördü düştü

İnternet aracılığıyla kullanılan ve herhangi bir merkezi otoriteye ya da aracı kuruma bağlı olmayan, ancak, son günlerde farklı ülkelerden gelen "düzenleme" haberleriyle sert dalgalanmalar yaşayan kripto para birimleri piyasasının en büyük beş para biriminden dördü düşerken, bu duruma bağlı olarak kripto para piyasası hacmi de yüzde 5.5 azalarak 783 milyar dolara indi. 1384 adet kripto paranın oluşturduğu kripto para birimleri piyasasının belirleyicisi Bitcoin son 24 saatte yüzde 5.39 düşerek 16 bin 107 dolara geriledi. Bitcoin 783 milyar dolarlık kripto para birimleri piyasasının yüzde 34.5'ini oluştururken, kripto para birimleri piyasasının son 24 saatlik işlem hacmi 44 milyar dolar olarak hesaplandı. Piyasa değeri sıralamasında ilk beşte yer alan kripto para birimlerindeki günlük değişimler ise şöyle: Bitcoin yüzde 5.39,  Ripple yüzde 18.91, Bitcoin Cash yüzde 14.81 ve Cardano yüzde 2.88 azalırken, Ethereum yüzde 10.25 arttı. Kaynak:www.milliyet.com.tr
Devamını Oku
Standard Post with Image

Siz Rusya'yı nasıl bilirsiniz?

Seveni de çok, korkanı da... Takdir edeni de çok, eleştireni de...  Ama ortak nokta, Rusya'nın her zaman dünyanın en çok merak edilen ülkelerinden biri olduğu gerçeği. Çoğu yabancı için, Rusya hakkında bilinenler ise bazen bu nispette yüzeysel. Bu da önyargılara, doğru bilinen yanlışlara, güncel ifadeyle söylemek gerekirse "steryotiplere", yani basmakalıp inanışlara kapı aralıyor. İşte Georgi Manayev'in derlediği bunlardan bazıları ve "doğru"lar: 1. En popüler Rus ismi İvan'dır: İvan aslen Rus ismi olmadığı gibi, en popüler isim de değildir. İvan eski bir Yahudi ismidir (Yohanan). Rusya'da en çok rastlanan erkek isimleri Aleksandr, Sergey ve Dmitri'dir. 2. Bira Rusya'da alkolden sayılmaz: Yaygın kanının aksine bira 2011'den beri Rusya'da alkollü içecek sınıfına girer. 3. Ruslar birbirine hep "yoldaş" der: Sovyet devrinin bu sıfatı hiç yaygın değildir. Genellikle, şaka yollu kullanılır. 4. Tüm Ruslar komünisttir: Hayır, Sovyetler Birliği'nin en kuvvetli yıllarında bile tüm Ruslar komünist değildi. En iyi zamanlarında bile parti üyesi 20 milyonu bulmamıştı. 5. Rusya çok soğuktur ve sürekli kar yağar: Rusya belirli bir iklim kalıbına sokulamayacak kadar büyük bir coğrafi alana yayılan bir ülkedir. Dört iklim bölgesine ayrılan ülkede hava sıcaklığı -41 ile +41 arasında değişir. 6. Ruslar diğer Slav dillerini kolayca anlayabilir: Bazılarını kısmen evet (Ukraynaca), bazılarını hayır (Lehçe, Çekçe). Türklerin Azericeyi kolay, Kazakçayı çok az anlaması gibi. 7. Rusya yoksul bir ülkedir: Rusya gelir dağılımının adaletsiz olduğu ülkeler arasında yer alır, ancak bir bütün olarak yoksul bir ülkedir denemez. Rusya dünyanın en büyük 12. ekonomisidir. 8. Rusya'da mağazalarda raflar boştur: Perestroyka döneminden kalan bu inanış kesinlikle yanlıştır. Rusya bugün tüketimin bol olduğu bir ülkedir. 9. Her Rus mafyayla biraz ilişkilidir: Ortalama Rusun kanunla derdi ödenmemiş bina hizmeti faturaları ve trafik cezalarından öteye geçmez. 10. Rusya sokaklarında ayılar gezer: Hayır. Sadece Sibirya'da ya da uzak bazı kasabalarda kışın yiyecek bulmak için şehre nadiren inen ayılar olursa bu da "büyük haber" olur.  11. Rusların gizemli bir ruhu vardır: XIX. yüzyıl edebiyatçıları tarafından "yaratılan" Rus ruhu kavramı Ruslara kendilerini özel hissettirir ve renk katar, ama ülkeye dair herhangi bir gizeme ışık tuttuğu şüphelidir. 12. Bütün Ruslar KGB tarafından izlenir: KGB'nin dağılmasının üzerinden neredeyse 30 yıl geçti, ismi FSB'ye döndü ama genel olarak sistem devam ediyor. "Herkes izleniyor" paranoyası yersizdir elbette ama yine de Rusya'da gizli servislerin hayat üzerindeki kontrolü Batılı demokrasilere göre daha fazladır. 13. Ruslar daçayı sever: Doğru. 1950'lerin sonunda Kruşçev'in toprak reformu ile birlikte Rusların daça edinme imkanı ortaya çıkmasaydı Sovyetler Birliği daha erken yıkılabilirdi. Hem ekonomik açıdan, hem özel alan yaratma olanakları bakımından daçalar Rusya vatandaşlarının "hayatını kurtardı" denebilir. Ancak daça kültürünün SSCB öncesine uzandığını da bilmeli. 14. Rusya'da yollar berbattır: Kısmen doğru. O yüzden Rusçada "Bizim iki derdimiz var; yıllar (darogi) ve aptallar (duraik)" derler. 15. Ruslar batıl inançlıdır: Evet. Uzaya ilk insan yollamış, bilim ve teknolojide bu kadar yol almış bir ülke ve toplum için umulmayacak kadar fazla batı inanç vardır. 16. Rusya'da bütün sürücülerin araç içinde kamerası vardır: Neredeyse tamamen doğru.  17. En iyi hackerlar Rusya'dan çıkar: Matematik geleneği kuvvetli bir ülke olarak Rusya iletişim teknolojilerinde de iyi bir yerdedir. Ve, evet, maceracı ruhla birleşince, Rusya'dan ve eski Sovyet cumhuriyetlerinden çok sayıda iyi hackerın çıktığı doğrudur. 18. Yolsuzluk Rusya'da yaygındır: Devlet görevlilerinin işlerini yapmaları için rüşvet verdiğini söyleyen Rusyalı sayısı Avrupalı sayısının dört katı olduğunu söylemekle yetinelim. 19. Ruslar çok votka içer: Yaygın kanının aksine Rusya dünyada içki tüketiminde 1. değil, 6. sıradadır. 20. Rusya babuşkalarla doludur: Gerçekten de Rusya'da yaşlı kadın sayısı yaşlı erkek sayısının bir buçuk katıdır.  Kaynak:www.turkrus.com
Devamını Oku