Arama HABERLERi

Standard Post with Image

Sonbahar depresyonunu önlemek için 10 öneri

İşte mevsimsel depresyondan korunmak için günlük yaşamda yapılması gereken değişiklikler... Bol güneşli ve sıcak günlere yavaş yavaş veda ediyoruz. Gri ve soğuk hava, dikkat edilmezse metabolizma kadar psikolojiyi de olumsuz yönde etkiyebiliyor. Özellikle bugünlerde sabahları yataktan kalkmak güçleşiyor, yorgunluk şikayetleri artıyor, kişi kendini daha az enerjik hissediyor ve uyku ihtiyacı artabiliyor. Memorial Şişli Hastanesi Psikoloji Bölümü'nden Uz. Psk. Didem Üngör, mevsimsel depresyondan korunmak için günlük yaşamda yapılması gereken değişiklikler hakkında bilgi verdi. Gün ışığının azalması psikolojiyi etkiliyor Mevsim dönüşleri, beden sağlığı kadar ruh sağlığını da etkilemektedir. Duygusal, zihinsel, davranışsal ve bedensel bazı belirtiler bu dönemde artış gösterir. "Mevsimsel depresyon” olarak adlandırılan bu tablo, Eylül– Ekim aylarında kendini göstermeye başlar ve genelde kış aylarının bitimine kadar devam eder. Araştırmalara göre, mevsimsel depresyonda, özellikle sonbahar ve kış aylarında günlerin kısalması, gün ışığında azalma ve daha uzun süre karanlığa maruz kalma etkili olmaktadır. Ağır seyirli mevsimsel depresyona karşı önleminizi alın Mevsimsel depresyon, diğer depresyon tipleri ile benzer belirtiler gösterir. Genel bir hüzün ve üzüntü hali, ağlama krizleri, geleceğe dair umutsuzluk ve olumsuz düşünceler, gerginlik hali, öfke patlamaları, yoğun kaygı hissi, enerjide azalma, yorgunluk, halsizlik, sosyal hayattan kendini geri çekme, önceden zevk alınan aktivite ve ilişkilerden uzaklaşma, uyku problemleri, iştah ve yeme alışkanlığında değişiklikler, konsantrasyon güçlüğü ve performans düşüklüğü görülen belirtiler arasındadır. Bu belirtilerden hepsi görülebileceği gibi sadece bazıları da görülebilir. Mevsimsel depresyon belirtileri hafif, orta ve ağır derecede olabilir. Hafif derecede belirtiler kişinin günlük yaşantısını çok etkilemez ve aksatmazken, ağır derecede olan belirtiler kişinin günlük fonksiyonlarını çok engeller. Her belirti mevsimsel depresyon olmayabilir Mevsimsel depresyon tanısı için detaylı bir klinik değerlendirme gerekmektedir. Psikolojik değerlendirme, fiziksel muayene ve laboratuvar testlerinin ardından hasta için genel bir sonuç tablosu çıkartılabilir. Mevsimsel depresyon tanısı konulabilmesi için en az 2 yıl üst üste, yılın aynı dönemlerinde bu belirtilerin ortaya çıkması ve hem ruh halindeki hem de davranışlardaki değişiklikleri açıklayacak başka bir nedenin olmaması gerekir. Çevredeki çeşitli stres faktörlerinin ve fiziksel başka bozuklukların olması sonucu ortaya çıkan belirtiler ve şikayetler mevsimsel depresyondan ziyade başka tanıları düşündürebilir. Mevsimsel depresyonu önleyen 10 öneri - Kaliteli bir yaşam oluşturmak ve öngörülebilir şekilde yaşamak kişiyi mevsimsel depresyondan korumaktadır. Bunun için; - Gün ışığından mümkün olabildiğince faydalanın. Sabahları erken kalkmak size bu konuda yardımcı olacaktır. - Açık havada yapacağınız aktiviteleri artırın. Tempolu yürüyüşler, koşu ve açık havada yapılan egzersizler faydalıdır. - Uyku düzeninize dikkat edin. Çok geç yatıp, uykunuzu alamadan sabahları erken kalkmayın. - Düzenli, doğal ve sağlıklı beslenin. Ana ve ara öğünlerinizi atlamamaya özen gösterin. - Su tüketiminize dikkat edin ve suyu artırın. - Gün içerisinde kendiniz için ayırdığınız bir zaman dilimi belirleyin. Keyif aldığınız şeyleri yapmaya çalışın. - Ruhsal olarak kendinizi besleyin. - İlişkilerinize ve arkadaşlarınıza zaman ayırın. Birlikte programlar yaparak iletişimizi de güçlendirebilirsiniz. - Yeni planlar yapın ve hedefler belirleyin. Kısa süreli koyulan hedefler daha kolay ulaşılabilir olacağı için motivasyonunuzu artıracaktır. - Çalıştığınız ortamda ve evinizde anılarınıza yer verin. Tatil fotoğrafları ve küçük detaylar size keyif dolu anlarınızı hatırlatacaktır. Kaynak:www.kadinvekadin.net
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD Başkanı Öğrencilerle Tecrübelerini Paylaştı

LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, konuşmacı olarak İstanbul Ticaret Üniversitesi Meslek Seminer Dersi’ne konuk oldu. Tekstil sektöründe 25 yılı geride bırakan Eyyüpkoca, meslek hayatında yaşadıklarını, tecrübelerini, öğrenciler ile paylaştı, başarıya giden yolda tüyolar verdi, LASİAD’ı anlattı. Kendini tanıtarak konuşmasına başlayan Eyyüpkoca, öncelikle öğrencilere Laleli hakkında bilgiler verdi. Laleli’yi “Dünyanın en büyük açık hava alışveriş merkezi” olarak tanımlayan Eyyüpkoca, dünyanın 55 ülkesine satış yapıldığını, bu ülkeler arasında ağırlıklı ticaret yapılan Rusya’nın dünyanın en büyük tüketici ülkelerinden biri olduğuna dikkat çekti. Son dönemde Rusya’da yaşanan gerginliklere değinen Eyyüpkoca, dünyanın tamamında ekonomik ve siyasal anlamda bir soğuk savaş yaşandığını, dünyada paranın el değiştirdiğini ifade etti. Firma kurmak, ticaret yapmak isteyenlerin işe başlamadan önce çok ciddi bir araştırma yapmaları gerektiğini belirten Eyyüpkoca “Muhatabınız kim ve neler seviyorlar? Ülkelerinin, pazarlarının özellikleri neler? çok iyi bilmelisiniz. Dünya var oldukça tekstil de var olmaya devam edecek. Ancak gelecekte katma değeri yüksek ürünler üretenler öne çıkacak” dedi. Özkaynak kullanımının başarıyı yakalamada önemli bir etken olduğunu belirten Eyyüpkoca öğrencilere “İnsanı, parayı ve zamanı” çok iyi yönetmeleri tavsiyesinde bulundu.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Norveç'te Türkiye kampanyası! 'Evet ben gidiyorum…'

Norveçliler, seyahat acentelerinin Türkiye'ye olan tur ve uçuş sayılarını azaltmasına, biletlerin de  pahalı satılmasına tepki gösterdi - Norveçliler, #EvetBenGidiyorum"  (#JaJegReiser) isimli kampanyayla şikayetlerini dile getirdi. Tepkiler üzerine turizm firmaları, 2018 için kapasitelerini artıracağını açıkladı Norveçliler, havayolu şirketleri ile seyahat acentelerinin Türkiye'ye olan tur ve uçuş sayılarını azalmasına, biletlerin de pahalı satılmasına tepki gösterdi. Sosyal medyada kampanya başlatan Norveçliler, turizm firmalardan  özellikle 2018 yılı için kapasitelerini artırmalarını istedi. Bu konudaki rahatsızlığı dile getirmek için Facebook'ta yürütülen  #EvetBenGidiyorum" (#JaJegReiser) isimli kampanya, şu ana kadar yarım milyon  kişiye ulaştı. Steinar Johansen (67) ile iletişim öğrencisi Çınar Şimşek'in  düzenlediği kampanyaya destek verenler, özellikle sefer sayısının az olması ve  fiyatların pahalılığından şikayetçi oldu. NORVEÇ BASINI İLGİSİZ KALMADI Kampanyanın yürütüldüğü 10 binden fazla üyesi olan Alanya İskandinav  Toplumu (Det Skandinaviske i Samfunn Alanya) adlı Facebook sayfasında bir  kullanıcı, "Havayolu ve charter şirketleri tüm yolları keserse ne yapabilirim"  diye yazarken, diğeri de seyahat firmalarına doğrudan şikayette bulunulmasını  istedi. Sayfada, "İnsanların Türkiye'de savaş olmadığını ve orayı ziyaret  etmenin güvenli olduğunu anlamasının zamanı geldi", "Burada (Norveç) kışlar  soğuk, uzak güneydeki ılık sahilleri öneririm", "İki hafta önce Alanya'dan  döndüm, tekrar gitmeyi sabırsızlıkla bekliyorum" şeklindeki görüşlere yer  verildi. Norveçlilerin şikayetlerini sıraladığı ve Türkiye'ye olan ilgilerini  gösterdiği kampanyaya, seyahat acenteleri ve Norveç basını da ilgisiz kalmadı. Norveç'in ulusal gazetelerinden ABC Nyheter haberlerinde kampanyaya  geniş bir şekilde yer verdi. "TURİZM İLE ŞEHİR HAYATI BİR ARADA" Gazeteye konuşan Johansen, kampanya ile seyahat acenteleri ve havayolu  şirketlerine Norveçlilerin Türkiye'ye gitmek istediğini söylemek istediğini ifade  etti. İlk defa 6 yıl önce Alanya'ya gittiğini, o günden sonra da hem yaz hem kış  Türkiye'yi ziyaret ettiğini vurgulayan Johansen, Türk halkının sıcak kanlılığına  ve yardımseverliğine vurgu yaptı. Alanya'nın kendine has bir atmosferi ve sıcaklığı olduğuna dikkati  çeken Johansen, "Burada turizm ile şehir hayatının doğal bir karışımını  buluyorsunuz. Pek çok güzel ve çocuklar için de uygun olan plajlar var. Ayrıca kendinizi modern bir Türk şehrindeki yerel şehir hayatının tam ortasında bulmak  için otelinizden veya dairenizden fazla uzaklaşmanız gerekmiyor." dedi. Norveç medyasında Türkiye hakkında çıkan olumsuz haberlerden seyahat  acentelerinin etkilendiğine işaret eden Johansen, terör saldırılarının yaşandığı  diğer ülkelere kıyasla Norveç basınında Türkiye haberlerinin aşırı derecede  olumsuz ele alındığını kaydetti. "2018'DE KAPASİTEMİZİ ARTIRACAĞIZ" Bir turizm şirketi temsilcisi olan Nora Aspegren ise yaz sonuna doğru  Türkiye'ye olan ilgide bir artış gözlemlediklerini, 2018 yazı için Türkiye  kapasitelerini yüzde 25 artıracaklarını söyledi. Başka bir turizm yetkilisi Tonje  Lokaas Fossum da Dagbladet gazetesine yaptığı açıklamada 2018 yılında bir artış  beklediğini ifade etti. Norveç havayolu şirketi Norwegian Air temsilcisi Lassa  Sandaker-Nielsen ise terör saldırıları nedeniyle yaza kadar talep ve arzda bir  düşüş olduğunu ancak yaz itibariyle Türkiye'ye yaptıkları seferlerde büyük ilgi  gördüklerini bildirdi. Kaynak:www.milliyet.com.tr
Devamını Oku
Standard Post with Image

Siz Rusya'yı nasıl bilirsiniz?

Seveni de çok, korkanı da... Takdir edeni de çok, eleştireni de...  Ama ortak nokta, Rusya'nın her zaman dünyanın en çok merak edilen ülkelerinden biri olduğu gerçeği. Çoğu yabancı için, Rusya hakkında bilinenler ise bazen bu nispette yüzeysel. Bu da önyargılara, doğru bilinen yanlışlara, güncel ifadeyle söylemek gerekirse "steryotiplere", yani basmakalıp inanışlara kapı aralıyor. İşte Georgi Manayev'in derlediği bunlardan bazıları ve "doğru"lar: 1. En popüler Rus ismi İvan'dır: İvan aslen Rus ismi olmadığı gibi, en popüler isim de değildir. İvan eski bir Yahudi ismidir (Yohanan). Rusya'da en çok rastlanan erkek isimleri Aleksandr, Sergey ve Dmitri'dir. 2. Bira Rusya'da alkolden sayılmaz: Yaygın kanının aksine bira 2011'den beri Rusya'da alkollü içecek sınıfına girer. 3. Ruslar birbirine hep "yoldaş" der: Sovyet devrinin bu sıfatı hiç yaygın değildir. Genellikle, şaka yollu kullanılır. 4. Tüm Ruslar komünisttir: Hayır, Sovyetler Birliği'nin en kuvvetli yıllarında bile tüm Ruslar komünist değildi. En iyi zamanlarında bile parti üyesi 20 milyonu bulmamıştı. 5. Rusya çok soğuktur ve sürekli kar yağar: Rusya belirli bir iklim kalıbına sokulamayacak kadar büyük bir coğrafi alana yayılan bir ülkedir. Dört iklim bölgesine ayrılan ülkede hava sıcaklığı -41 ile +41 arasında değişir. 6. Ruslar diğer Slav dillerini kolayca anlayabilir: Bazılarını kısmen evet (Ukraynaca), bazılarını hayır (Lehçe, Çekçe). Türklerin Azericeyi kolay, Kazakçayı çok az anlaması gibi. 7. Rusya yoksul bir ülkedir: Rusya gelir dağılımının adaletsiz olduğu ülkeler arasında yer alır, ancak bir bütün olarak yoksul bir ülkedir denemez. Rusya dünyanın en büyük 12. ekonomisidir. 8. Rusya'da mağazalarda raflar boştur: Perestroyka döneminden kalan bu inanış kesinlikle yanlıştır. Rusya bugün tüketimin bol olduğu bir ülkedir. 9. Her Rus mafyayla biraz ilişkilidir: Ortalama Rusun kanunla derdi ödenmemiş bina hizmeti faturaları ve trafik cezalarından öteye geçmez. 10. Rusya sokaklarında ayılar gezer: Hayır. Sadece Sibirya'da ya da uzak bazı kasabalarda kışın yiyecek bulmak için şehre nadiren inen ayılar olursa bu da "büyük haber" olur.  11. Rusların gizemli bir ruhu vardır: XIX. yüzyıl edebiyatçıları tarafından "yaratılan" Rus ruhu kavramı Ruslara kendilerini özel hissettirir ve renk katar, ama ülkeye dair herhangi bir gizeme ışık tuttuğu şüphelidir. 12. Bütün Ruslar KGB tarafından izlenir: KGB'nin dağılmasının üzerinden neredeyse 30 yıl geçti, ismi FSB'ye döndü ama genel olarak sistem devam ediyor. "Herkes izleniyor" paranoyası yersizdir elbette ama yine de Rusya'da gizli servislerin hayat üzerindeki kontrolü Batılı demokrasilere göre daha fazladır. 13. Ruslar daçayı sever: Doğru. 1950'lerin sonunda Kruşçev'in toprak reformu ile birlikte Rusların daça edinme imkanı ortaya çıkmasaydı Sovyetler Birliği daha erken yıkılabilirdi. Hem ekonomik açıdan, hem özel alan yaratma olanakları bakımından daçalar Rusya vatandaşlarının "hayatını kurtardı" denebilir. Ancak daça kültürünün SSCB öncesine uzandığını da bilmeli. 14. Rusya'da yollar berbattır: Kısmen doğru. O yüzden Rusçada "Bizim iki derdimiz var; yıllar (darogi) ve aptallar (duraik)" derler. 15. Ruslar batıl inançlıdır: Evet. Uzaya ilk insan yollamış, bilim ve teknolojide bu kadar yol almış bir ülke ve toplum için umulmayacak kadar fazla batı inanç vardır. 16. Rusya'da bütün sürücülerin araç içinde kamerası vardır: Neredeyse tamamen doğru.  17. En iyi hackerlar Rusya'dan çıkar: Matematik geleneği kuvvetli bir ülke olarak Rusya iletişim teknolojilerinde de iyi bir yerdedir. Ve, evet, maceracı ruhla birleşince, Rusya'dan ve eski Sovyet cumhuriyetlerinden çok sayıda iyi hackerın çıktığı doğrudur. 18. Yolsuzluk Rusya'da yaygındır: Devlet görevlilerinin işlerini yapmaları için rüşvet verdiğini söyleyen Rusyalı sayısı Avrupalı sayısının dört katı olduğunu söylemekle yetinelim. 19. Ruslar çok votka içer: Yaygın kanının aksine Rusya dünyada içki tüketiminde 1. değil, 6. sıradadır. 20. Rusya babuşkalarla doludur: Gerçekten de Rusya'da yaşlı kadın sayısı yaşlı erkek sayısının bir buçuk katıdır.  Kaynak:www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Moskova’da dün en soğuk gece yaşandı, 'daha beter' 2 gün bekleniyor: -32

Takvimler kışın son haftasını gösterirken, Meteoroloji Moskova ve çevresinde yaşayanları, yılın en soğuk günlerine karşı uyardı. Cumartesiyi pazara bağlayan gece merkezde -18,8 derece ile yaşanan "en soğuk gece” rekoru, dün gece -19.8 derece ile bir kez daha yenilendi. Bmlgelerde ise dün gece Klin'de -29,3 derece görüldü. Başkent sakinleri için “daha beter soğuklar” ise bugün ve yarın kapıda... Buna göre 26 ve 27 şubat (bugün-yarın) başkentte kış mevsiminin en soğuk günleri ve geceleri yaşanacak. Termometrenin gündüz -14 ila -16, gece ise merkezde -24, oblastta (bölge)  -32 dereceye kadar düşmesi bekleniyor. Ayazların etkisini hafta sonuna doğru hafifletmesi ve kar yağışının Moskova’ya geri dönmesi bekleniyor. Doktorlar, termometre -15 derecenin altına düşerse 3 yaşından küçük çocukları sokağa çıkarmama uyarısında bulunuyor. 1 Mart perşembe günü takvimler baharın ilk gününü gösterirken gündüz -8, gece -19 derece bekleniyor. Meteoroloji mart sonundan önce Moskova’da “bahar emareleri” beklemiyor. Kaynak:www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Azerbaycanlı Vekil: Geçmişte Yanımızda Olmayan Batı Bugün de Türkiye'nin Yanında Değil

Azerbaycan Milletvekili Ganire Paşayeva, sözde Ermeni soykırımını kabul eden Hollanda Parlamentosu'nun Hocalı soykırımıyla ilgili açıklama yapmadığını belirterek, "Geçmişte bizim yanımızda olmayan Batı bugün de Türkiye'nin yanında değil" dedi. Azerbaycan Milletvekili Ganire Paşayeva, sözde Ermeni soykırımını kabul eden Hollanda Parlamentosu'nun Hocalı soykırımıyla ilgili açıklama yapmadığını belirterek, "Geçmişte bizim yanımızda olmayan Batı bugün de Türkiye'nin yanında değil" dedi. Karabağ Savaşı sırasında 26 Şubat 1992 tarihinde Azerbaycan Cumhuriyeti'nin Dağlık Karabağ bölgesindeki Hocalı kasabasında yaşanan ve Azeri sivillerin Ermenistan'a bağlı kuvvetler tarafından toplu şekilde katledilmesinin 26. yıldönümünde Azerbaycan Milletvekili Ganire Paşayeva açıklamalarda bulundu. Paşayeva, "Hocali Soykırımı üzerinden 26 yıl geçti. O gün orada kar ve soğuk vardı. Ermenistan askeri güçleri sivil insanlarımızı çocuk, kadın, yaşlı demeden acımadan bu soykırımı yaptılar. İnsanların çoğunu katlettiler, çok az insan sağ kurtuldu. Onlar da ayakları ve elleri donarak, ağır hastalık ve travmalarla kurtuldular. İşgalci Ermenistan askerleri yeryüzünden Hocalı adında bir kent sildiler. Çoğunu da rehin aldılar, bazıları kayıp. Onlarda 26 yıldır kendi evlerine dönemiyorlar. Oradaki insanların tek suçu Türk Müslüman olmaktı. O insanlara yapılan soykırım tüm insanlığa yapılmıştır. Herkesin din, dil ve ırk fark etmeksizin Hocalının yanında olmalıdır. Bizim isteğimiz bu soykırımı yapanların adalet karşısında hesap vermesidir. Bunu yapanlar işgalci Ermenistan'da en üst düzeyde şu an görev yapıyorlar ve adalet karşısında cevap vermiş değiller. Dünyanın her yerinde bu çalışmaları yürütüyoruz. Tüm insanlığa Hocalı için adaletin yanında olmaya çağırıyoruz" dedi. "SÖZDE ERMENİ SOYKIRIMINI KABUL EDEN HOLLANDA, HOCALI'YLA İLGİLİ AÇIKLAMA YAPMADI" Ganire Paşayeva, "Biz bu konuda Batı'da çifte standartlarla karşılaşıyoruz. Sözde Ermeni soykırımını kabul eden Hollanda'nın bu kararını Türk evlatları olarak kabul etmeyeceğiz. Bu yalan ve iftiradır. Bu kararları kabul eden Hollanda Parlamentosu, Hocalı katliamıyla ilgili herhangi bir açıklama yapmadı. Neden yüzyıl önce olmamış olayları kabul edenler modern dünyanın gözü önünde olan Hocalı soykırımını görmek istemiyor. Fransa Cumhurbaşkanı Ermeni Diasporasıyla görüşerek, sözde Ermeni soykırımını anma günlerinin içerisinde ekleyeceklerini söyledi. Biz bunu kınıyoruz. Fransa'nın bu adımları atması çok yanlıştır. Ayrıca Fransa, Karabağ sorunun çözümünde rol oynayacak 3 ülkeden biridir. Tüm bunlar çifte standartı gösterir" ifadelerini kullandı. "GEÇMİŞTE BİZİM YANIMIZDA OLMAYAN BATI BUGÜN DE TÜRKİYE'NİN YANINDA DEĞİL" Paşayeva, "Azerbaycan'da Ermenistan destekli terör örgütleri metroları, parkları ve sivil insanları öldürdüklerinde Batılı ülkeler bizim yanımızda değillerdi. Bugün de terörle mücadele de Türkiye'nin yanında değiller. Uluslararası hukukun çöktüğü dünyada haklı olmak yeterli değil, güçlü olmak zorundayız. Hep birlikte kardeş ülkelerle beraber tüm haksızlıkların karşısında olacağız. Hollanda'da binlerce insanımız var. Evlerinizde oturmayın, itirazınızı Hollanda Parlamentosuna iletin. Seçimler geldiğinde de bu haksız adaletsiz karar kimler oy kullandıysa onlara oy kullanmayın. Herkese de bunu duyurun. Bu yalanlara destek verenlere bizim oyumuz yok. Yalanlara karşı en güzel mücadelenin yolu doğruları anlatmaktır. Gençlerimiz de sosyal medyada daha aktif olmalıdır" şeklinde konuştu. "-TERÖRLE BERABER MÜCADELE EDELİM- DİYEN BATI, TÜRKİYE'NİN YANINDA DEĞİL" Afrin harekatıyla ilgili de açıklamalarda bulunan Paşayeva, "Avrupa, 'terör insanlık aleyhine suçtur' diyor. Terörle mücadele etmek gerekir. Bizde doğrudur diyoruz. Terör her yerde terördür ve kınıyoruz. Aynı duruşu ve tavrı göremiyoruz. Türkiye'nin bugün Afrin'de yaptığı terörle mücadeledir. PKK'nın tüm kolları terör örgütüdür. Bu örgüt binlerce can aldı. Zeytin Dalı Harekatıyla batı ülkelerinin Türkiye'nin yanında olmadığını görüyoruz. Tam aksine Türkiye'nin aleyhine çalışan terör örgütlerini desteklediklerini görüyoruz. Terör kendilerine gelince beraber mücadele edelim derler. Bize gelince terör örgütlerinin arkasında durdukları için insanlık suçu derler. O yüzden biz Azerbaycan olarak kardeş Türkiye'nin yanındayız. Herkesin de Türkiye'nin yanında olması lazım. Terörle mücadele için canımızı vermeye hazırız. Amaçları Türkiye'nin gücünü zayıflatmaktır. Türkiye'nin gücü azalırsa, herkesin gücü azalır. Türkiye'nin gücü bizim gücümüzdür. Birlik ve beraber olma günüdür" diye konuştu. Kaynak:www.sondakika.com
Devamını Oku