Arama HABERLERi

Standard Post with Image

İTHİB, En Çok İhracat Yapan Firmaları Ödüllendirdi

İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB), 2015 yılında en fazla ihracat yapan başarılı firmaları ödüllendirdi. Tekstilin duayen isimlerinin katılımıyla sektör zirvesine dönüşen gecede, 36 firmaya Platin Ödülü, 55 firmaya Altın Ödülü takdim edildi. İTHİB Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Gülle ve Yönetim Kurulu Üyelerinin ev sahipliği yaptığı geceye, Ekonomi Bakan Yardımcısı Fatih Metin, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Yasubuğa, Ahmet Turan ve Murat Özpehlivan ile birlikte çok sayıda birlik başkanı, tekstil ve iş dünyasından temsilciler katıldı. Gecede İTHİB tarafından hazırlanan ve sektörün öncüsü 14 sanayicinin anılarını ve görüşlerini paylaştığı “Tekstilin Duayenlerinden Sanayinin Musikisi” adlı belgesel film gösterimi yapıldı. Ayrıca kitap haline de getirilen filmde yer alan isimler; Abdülkadir Konukoğlu, Ahmet Nazif Zorlu, Ahmet Topbaş, Atilla Alptekin, Erol Gülen, Esat Sivri, Halit Narin, Hasan Bilici, Hanifi Öksüz, Mehmet Balduk, Mustafa Kıvanç, Ömer Dinçkök, Şevket Sürek ve Zekeriya Tanrıverdi’den oluştu. Ödül törenine katılan duayenler arasından Abdülkadir Konukoğlu, Ahmet Nazif Zorlu ve Halit Narin gibi sanayiciler de anıları ile geceye renk kattılar.   Süper Tekstil’in Onurlu Gecesi Ödül törenindeki konuşmasına şehitleri rahmet ve minnetle anarak başlayan İTHİB Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Gülle, “Tekstil sektörü olarak biz de onların kutsal görevlerine layık olmaya çalışıyor, daha fazla ihracat daha fazla istihdam sağlayarak şehit ailelerine sahip çıkmaya ve şehitlerimizin gözünün arkada kalmamasına yardımcı olmaya çalışıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ile başlayan tekstilde sanayileşme ruhunu biz devraldık. Günümüzde bizi zirveye taşıyan da işte bu ruh” diye konuştu. Geçmişte Türkiye’nin tekstil sektöründen çıkacağı yönünde yapılan değerlendirmelerin sektörü üzdüğünün altını çizen Gülle, “Türkiye ekonomisinin 2023 hedeflerine adım adım yaklaştığımız bu dönemde, tekstil sektörümüz büyük bir özveriyle çalışıyor. Artan üretim, ihracat ve istihdam rakamlarına çok önemli katkılar sağlıyoruz. Ülke ekonomisi için katma değer yaratan sektörün daha fazla itibar görmesi gerektiğine inanıyoruz” dedi.  TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi konuşmasında, gıda ve hazır giyimden sonra en fazla istihdam yaratan sektörün tekstil olduğuna dikkat çekti. Tekstilin en fazla ihracat yapan altıncı sektör olduğunu belirten Büyükekşi, “Tekstil sektörümüzün 2023 hedefi 20 milyar dolar. Yüksek katma değer yaratmak için dört ana bileşen olan Ar-Ge, inovasyon, markalaşma ve tasarım büyük önem taşıyor” dedi.  Ödül töreninde konuşan Ekonomi Bakan Yardımcısı Fatih Metin de tekstil sektörünün Türkiye ekonomisinin gözbebeği olduğunu belirterek, “Türkiye’nin tekstil sektöründen çıkması gibi bir ihtimali yok. Tekstil, Türkiye sanayisinin ve kalkınmasının lokomotifidir. Böyle bir sektörü desteklemek ve daha ileri taşımak görevimiz. Sektörde katma değerin artırılması için önemli destek modellerini hayata geçirdik ve yenilerini de çok yakında açıklayacağız. Yeni marka desteklerimiz yolda. Sektörün derdine derman olacak kararları birlikte alacağız” dedi.  Gecede Platin ödül alan firmalar arasında ilk üç sırayı Ak-Pa Tekstil İhracat Pazarlama, Aksa Akrilik Kimya Sanayi ve Kordsa Global Endüstri Ticaret paylaşırken, Altın ödül kategorisinde ise Sepa Mensucat Sanayi, İleri Giyim Sanayi ve Polimer Plastik Sanayi ilk üçte yer aldılar. Altın ödül kategorisinde ödül alan Süper Tekstil adına ödülü firma sahibi LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Yasubuğa aldı.   
Devamını Oku
Standard Post with Image

ÇSD’den Çorap Tasarım Yarışması

Anadolu Bil Meslek Yüksekokulu Moda Tasarım Programı ve Çorap Sanayicileri Derneği (ÇSD) iş birliği ile "Farkında mısın Dünya" 1. Çorap Desen Tasarım Final Yarışması 28 Mayıs 2016 tarihinde Cemile Sultan Korusu'nda gerçekleşti. ÇSD kahvaltılı çorap tasarım yarışması ve ödül törenine İTO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Çağlar, İSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve TİGSAD Yönetim Kurulu Başkanı İrfan Özhamaratlı, LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, OTİAD Yönetim Kurulu Başkanı İlker Karataş ve sektör temsilcileri katıldı. ÇSD Yönetim Kurulu Başkanı Bülent İyikülah açılışta yaptığı konuşmada üniversitelerle işbirliğinin önemine değindi ve bu tür yarışmaların sektörü ileri noktalara taşıdığına vurgu yaptı.  Bu yıl birincisi düzenlenen ve 30 genç tasarımcının yarıştığı finalde, Göksu Şengeçer birinciliğe değer görülürken Nilgün Şimşek ikinci, Melike Meliha dönmez üçüncü oldu. Yarışmada birinciliği kazanan Göksu Şengeçer’e 2 bin lira para ödülünün yanı sıra bir de tablet hediye edildi. İkinci Nilgün Şimşek’e bin 500 lira ve tablet, 3. Melike Meliha Dönmez’e bin lira ve bir tablet ödül verildi.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

Genç Tasarımcılar Koza’da Ödüllendirildi

İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) tarafından sektörün tasarım gücüne güç katacak yetenekleri bulup ortaya çıkarmak amacıyla düzenlenen "Koza Genç Moda Tasarımcıları Yarışması" finalistlerin kreasyonlarının sergilendiği defile ile sona erdi. 24 Mayıs 2016 tarihinde Zorlu Center Raffles Hotel’de düzenlene geceye LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Ercan Hardal, Ahmet Turan, Murat Özpehlivan ve çok sayıda modacı katıldı. Bu yıl 24’üncüsü düzenlenen ve hepsi birbirinden iddialı 10 genç tasarımcının yarıştığı finalde Tuğçe Demiran birinciliğe değer görülürken Gökhan Yavaş ikinci, Müge Aras ise üçüncü oldu.  İHKİB Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Tanrıverdi, sonuçların açıklanmasının ardından yaptığı açıklamada rüştünü yıllar önce ispatlayan “Koza Genç Moda Tasarımcıları Yarışması”nın 24 yılda sektöre birbirinden iddialı tasarımcılar kazandırdığını hatırlattı. Koza ile tasarım dünyasına adım atan birçok ismin bugün yerli ve yabancı markalar için kreasyonlar hazırladığını bildiren Tanrıverdi, şunları söyledi: “İHKİB olarak çeyrek asra yakın süredir genç yetenekleri ortaya çıkarmanın ve yaratıcı beyinleri sektöre kazandırmanın hazzını yaşıyoruz. Türkiye’nin en köklü moda tasarım yarışmasında bugüne kadar yüzlerce genci moda endüstrisine kazandırdık. İlk kez Koza’da keşfedilen gençlerimizin özgün tasarımlarının katkısıyla 30 yıl önce 1 milyar dolar civarında bulunan hazır giyim ihracatımızı 18.7 milyar dolara çıkardık. Sektör için büyük katma değer yaratan tasarımcılarımız sayesinde hazır giyim üretiminden moda üretimine geçiş sürecinde emin adımlarla ilerliyor, 20 milyar dolar ihracata koşuyoruz. 2016’nın ilk dört ayında Türkiye’nin genel ihracatı yüzde 8.4 gerilerken tasarım odaklı üretim sayesinde hazır giyim ihracatında yüzde 8 artış yakaladık. İnanıyorum ki Koza ile sektöre kazandırdığımız tasarımcılarımızın katkılarıyla hazır giyimde halen 24 dolar olan kilogram başına ihracat gelirimizi 50 doların üzerine taşıyacağız. Dereceye giren genç kardeşlerimizi bir kez daha tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum.”   
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD, KYSD’nin1.Tekstil Aksesuarları Trend ve İnovasyon Etkinliğini Ziyaret Etti

Konfeksiyon ve Yan Sanayicileri (KYSD) tarafından bu yıl ilki düzenlenen “1. Tekstil Aksesuarları Trend ve İnovasyon Etkinliği” hazır giyim ve konfeksiyon alanında faaliyet gösteren firmalar ile yan sanayi sektör firmalarını bir araya getirdi. Katılımcı ve ziyaretçi profili açısından da oldukça önemli bir çeşitliliğe sahip olan etkinliği birçok üst düzey STK temsilcisi de ziyaret etti. Etkinliğe, İHKİB Başkanı Hikmet Tanrıverdi, LASİAD Başkan Yardımcısı Ercan Hardal, Ahmet Turan ve Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Ocaklı ziyaret ederek hem katılımcı firmalardan ürünler hakkında bilgi aldılar hem de KYSD Başkanı Murat Özpehlivanı tebrik ettiler. 23 Ağustos’ta İstanbul Hilton Bosphorus Hotel’de gerçekleşen etkinliğe katılan firmalar, trend ve inovasyon alanında sektörün geliştirdiği en yeni ve en kapsamlı teknik ürünlerini sergilediler. Hazır giyim ve konfeksiyon firmaları ile etkinlikte katılımcı olarak yer alan yan sanayi firmaları arasında gerçekleşen B2B görüşmeleri ise önemli iş ortaklıklarının kurulmasına aracılık etmiş oldu. 2017 yılı aksesuar trendleri hakkında sektörü bilgilendirici bir sergi görünümüne de sahip olan ve ülkemiz yan sanayi sektörünün gelecek projeksiyonuna yön vermesi adına planlanan bu etkinlikte sergilenen askı, düğme, fermuar, etiket, astar, dar dokuma, kapitone, tela, iplik gibi ürünler özellikle yenilikçi ve teknolojik yönleri ile büyük ilgi gördü. Böylece, önümüzdeki yıla ait trendürünlerinde sunulduğu organizasyonuziyaret eden misafirlergelecek projeksiyonlarını ve koleksiyonlarını hazırlama noktasında yepyeni fikirler elde etme şansına sahip oldular. “Hazır giyim ve tekstil aksesuarları sektörlerini bir araya getiren ve büyük bir sinerji oluşturacak bu etkinlik yoluyla iç ve dış ticaretimizi geliştirmeyi amaçlıyoruz”diyerek bir açıklamada bulunan KYSD Başkanı Murat Özpehlivan, etkinlik süresince aldıkları tepkinin gayet olumlu olduğunu dile getirdi. Özpehlivan, “Ziyaretçi profili olarak ülkemizde faaliyet gösteren mümessil firmalarımızın büyük ilgi gösterdi. Ayrıca yerel ve global anlamda markalaşmış hazır giyim firmalarımızdan çoğunlukla tasarım, ürün geliştirme ve satın alma departmanlarının da etkinliğimize büyük ilgi gösterdiğini söyleyebilirim.” dedi.
Devamını Oku
Standard Post with Image

2. Uluslararası Ayakkabı Tasarım Yarışması

İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği (İDMİB), Türk ayakkabı sektörünün yaratıcı gücünün yükselmesi, özgün tasarımlarını yaratma ve satma isteklerinin güçlendirilmesi  adına Ayakkabı Tasarım Yarışması düzenledi. Uluslar arası bir yarışma olan ve bu yıl 2.si organize edilen  yarışma, 26 Eylül 2016 günü Conrad İstanbul Bosphorus Hotelde  düzenlendi. Ayakkabı sektöründe tasarım ve inovasyona katkıda bulunup ihracatı artırmak maksatlı düzenlenen yarışmada onur jüriliğini Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi üstlendi. Asil jüri üyeliğini ise Barış Arduç, Ali Sabancı, Didem Çapa gibi önemli isimler yaptı. Ayakkabı sektöründe gelecek yılın modasının tanıtıldığı ve aynı zamanda Özge Ulusoy’un baş mankenlik yaptığı yarışmaya sektör temsilcileri katıldı. Yarışmaya LASİAD adına Yönetim Kurulu Üyesi Barış Köseliören katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Moda 360 Derece’ sergisi açıldı

Güzel sanatlar ve tasarım fakültesi moda ve tekstil tasarımı bölümü öğretim elemanları ‘Moda 360 Derece’ adlı sergi açtı. İzmir’deki Buca Kültür Sanat Merkezi’nde açılan sergide modadan illüstrasyona, seramikten keçeye dek birbirinden farklı çalışmalar 24 Ekim’e dek görülebilecek. İzmir’deki bir vakıf üniversitesinin öğretim elemanları sergi açtı. İzmir Ekonomi Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Moda ve Tekstil Tasarımı Bölümü’nünLitvanya, Hollanda, İrlanda gibi farklı ülkelerden gelen hocalarının açtığı ‘Moda 360 Derece’ adlı sergi, 24 Ekim’e kadar açık olacak. Bölüm Başkanı Prof. Dr. Elvan Özkavruk Adanır, Litvanya Hollanda, İrlanda gibi farklı ülkelerden öğretim üyelerinin bulunduğuna dikkat çekerek, “Bölümümüz, öğretim elemanlarımızın farklı ülkelerden olmasıyla farklı kültürlerin etkileşimini yoğun şekilde barındırıyor. Biz bölüm olarak modaya ve tasarıma tek taraftan değil kültürlerin, renklerin etkileşimiyle daha zengin bir açıdan bakıyoruz. Bu sergiyle de sadece moda değil farklı alanlarda neler yaptığımızı anlatmak istedik. Moda, illüstrasyon, lif sanatı, seramik, fotoğraf, keçe heykeller, dijital baskı üstüne işleme, steampunk gibi birbirinden farklı eserler ürettik. Bölümümüzdeki 10 öğretim elemanımızın 30’un üzerindeki eserlerini görmeye Buca ve İzmirli sanatseverlerimizi bekliyoruz” dedi. Sergi, İEÜ Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Moda ve Tekstil Tasarımı Bölümü öğretim elemanlarından Doç. Dr. Şölen Kipöz, Yrd. Doç. Dr. Duygu Ebru Öngen Corsini, Yrd. Doç. Dr. Dilek Himam Er, Özge Dikkaya Göknur, Jörn Fröchlich, Angela Burns, ElifTekcan, Duygu Kocabaş Atılgan, Jovita Kurnaz ve Prof. Dr. Elvan Özkavruk Adanır’ın çalışmalarından oluşuyor.  Kaynak:www.hürriyet.com.tr
Devamını Oku
Standard Post with Image

Gana Büyükelçisi LASİAD'I Ziyaret Etti

Gana Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi İbrahim Abass ile Ankara Ticari Ataşesi Dr. John Hawkins Asiedu, 5.Laleli Fashion Shopping Festival Organizasyonunda kendilerine gösterilen ilgi nedeniyle 11 Ekim'de LASİAD'a teşekkür ziyaretinde bulundu. LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Başkan Vekili Muhammed Sancaktar, Başkan Yardımcıları İrfan Akbaş, Murat Özpehlivan ile Yönetim Kurulu Üyeleri İbrahim Murat Ramizoğlu, TarıkNayman, Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak, Proje Sorumlusu Fatih Akkoç’un bulunduğu görüşmede Gana-Türkiye ticari ilişkileri ve karşılaşılan sorunlar ile bunlara ilişkin çözüm önerileri değerlendirildi. Türk ürünlerinin kalite, fiyat ve tasarımından çok etkilendik "Ganalı işadamları, Türk ürünlerinin kalite, fiyat ve tasarımından çok etkilendi" dediği konuşmasında Abass; ülkesi ile Türkiye arasındaki uçak fiyatlarının yüksekliği ve Türkiye'nin vize prosedürleri gibi zorluklara dikkat çekti. Abass; "Bu nedenle belki ülkemizde bir iletişim ofisi açıp ürünlerinizi numuneleriyle birlikte tanıtacağınız broşür-kataloglar hazırlayabilirsiniz" önerisinde bulundu. Abass'ın peşinden söz alan Eyyüpkoca da tüm bu meseleleri bildiklerini ve resmi yetkililere ilettiklerini, hatta bu sayede uçak ücretlerinde indirim sağlanmasına katkı sunduklarını belirttikten sonar asgariye indirilmesi ya da çözülmesinin takipçisi olacaklarını bildirdi.
Devamını Oku
Standard Post with Image

İstanbul Moda Haftası başladı

Mercedes-Benz Fashion Week Istanbul'un sekizinci sezonu, 11-15 Ekim 2016 tarihleri arasında Zorlu Performans Sanatları Merkezi'nde gerçekleşiyor. Berlin, Sydney, Tokyo, Miami gibi dünyanın önde gelen moda haftalarının isim sponsoru Mercedes-Benz, isim sponsorluğunu üstlendiği tüm moda haftalarında olduğu gibiİstanbul'da da ilk sezonundan itibaren bir tasarımcıyı belirleyerek, seçilen tasarımcının defilesini sunuyor. Bu uzun soluklu proje kapsamında Mercedes-Benz Türk, Türk moda sektörünün duayen isimlerinden başarılı tasarımcı Bahar Korçan'ın "Toz" koleksiyonunu Mercedes-Benz Fashion Week Istanbul davetlileri ile buluşturdu. Türkiye'de ilk moda tasarım ofisini açan,Moda Tasarımcılar Derneği'nin kurulmasına ve bugün Mercedes-Benz Fashion WeekIstanbul ile uluslararası bir etkinlik olarak yoluna devam eden moda haftasının temellerinin atılmasına öncülük eden, moda tasarımcılığının doğru algılanmasına veTürkiye'de moda kültürünün oluşmasına öncülük ederek kanaat önderliğini sürdürenBahar Korçan'ın ilham verici hikayesini kutlayan "Mercedes-Benz celebrates Bahar Korçan" sunumu, 11 Ekim Salı günü saat 20:30'da Zorlu PSM'de gerçekleştirildi. Sunumun ardından koleksiyon, sergi konseptinde hafta boyunca davetlilerin ziyaretine açık olacak. Bahar Korçan, bu işbirliğine dair düşüncelerini "Moda, çok güzel bir ifade şekli... Helemoda tasarımı ve İstanbul bir araya gelince bu ifade şekli çok daha geniş bir yelpaze... Bu coğrafyadan dünyaya bakmak ve dünyaya yaptığımız işleri tanıtmak çok önemli. İstanbulModa Haftası daha genç iken ve bu işe başlarken en büyük hayalimdi. Şimdi bu hayali Mercedes-Benz Fashion Week Istanbul çatısı altında devam ettirmek ve Mercedes-Benz Türk'ün desteği ile bu organizasyonun bir parçası olmak bana gerçekten gurur veriyor." sözleriyle özetledi. Mercedes-Benz Otomobil Grubu Pazarlama ve Satış Türkiye Direktörü Şükrü Bekdikhan ise "Mercedes-Benz Türk olarak Mercedes-Benz Fashion Week Istanbul'un ilk sezonundan bu yana farklı projeler çerçevesinde sektörün yaratıcı isimlerine destek vermeyi sürdürüyoruz. İlk 5 sezonda aralıksız olarak genç ve yetenekli tasarımcıları destekleyerek,Özlem Kaya, Zeynep Tosun, Gül Ağış, Hande Çokrak ve Gülçin Çengel'in defilelerini "Mercedes-Benz presents" projesi ile sunduk. Geçtiğimiz sezon Türkiye'de bir modakültürünün yaratılmasına büyük emek veren Mehtap Elaidi'nin 15 yılı geride bırakan modakariyerini onurlandırarak "Mercedes-Benz celebrates Mehtap Elaidi" defilesini sunduk. Bu sezon ise Türk moda sektörünün gelişmesinde mihenk taşı olarak nitelendirilebilecek her inisiyatifin arkasında yer alan, İstanbul'un bir moda haftasına kavuşması için büyük emek sarf eden ve Türkiye'de moda tasarımcılığı algısını inşa eden Bahar Korçan'ı onurlandırmaktan ve "Mercedes-Benz celebrates Bahar Korçan" sergisini sunmaktan ötürü çok heyecanlıyız." sözleriyle bu işbirliğinin Mercedes-Benz Türk için önemini vurguladı. Bahar Korçan, "Toz" isimli koleksiyonunda insanın tozdan yaratıldığı ve toza dönüşeceği düşüncesinden yola çıkıyor ve evrendeki her detayın büyük bir bütüne hizmet ettiğini, insanları birbirine bağlayan tek gücün sevgi olduğunu farklı disiplinlerin bir araya geldiği bir koleksiyon sergisi ile taçlandırıyor. Tasarımcı Bahar Korçan'ın kendi yazdığı bir şiirden yola çıkarak tablolara döktüğü desenlerden yarattığı koleksiyon, el boyaması ipekler, tabloları yansıtan desenler ve Bahar Korçan stilini taşıyan zamansız elbiselerden oluşuyor. 3 yıllık bir çalışmanın ürünü olan koleksiyon, resim, heykel ve modayı ilham verici bir sentezde birleştiriyor. 1992 yılında "Naturel" isimli koleksiyonuyla İTKİB'in düzenlediği yarışmayı kazanarak ismini duyuran Bahar Korçan, öncesinde uzun yıllar Vakko'da Vitali Hakko ile çalıştı. 1999 yılında İstanbul Moda Günleri'nde En İyi Tasarımcı ödülüne layık görüldü. Modern Dans Topluluğu ve Ankara Devlet Opera ve Balesi kostüm tasarımlarını üstlenmesinin yanı sıraTarkan ve Sezen Aksu'nun da aralarında bulunduğu ünlü isimleri giydirdi. ModaTasarımcıları Derneği'nin kurucularından ve İstanbul Moda Haftası'nın temelini atan isimlerden biri olan Bahar Korçan, aynı zamanda öykü ve şiir de yazıyor, sadeliğin başrolde olduğu tasarımlarında zamansız parçalara imza atıyor. Kaynak:www.haberler.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD Kumaş Tasarım Yarışması Final Gecesindeydi

İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği’nin (İTHİB) sektöre katma değer sağlamak amacıyla geliştirdiği en önemli projelerden olan “Kumaş Tasarım Yarışması”nın bu yıl 11.si düzenledi. Uluslararası Kumaş Tasarım Yarışması, 1 Kasım Salı günü FourSeasons İstanbulBosphorus Otel’de gerçekleşti. Görkemli gecede,finale kalan tasarımcıların tasarımlarını taşıyan Çağla Şikel, Ebru Şallı, Özge Ulusoy gibi birçok ünlü manken podyumda boy gösterdi. Öykü Sertel’in sunduğu, jüri üyeleri arasında Bengü ve Hakan Peker gibi pek çok  ünlü ismin yer aldığı defileye; LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca ve Proje Sorumlusu Fatih Akkoç katıldı.   
Devamını Oku
Standard Post with Image

Geleceğin otelleri nasıl olacak?

Hotels.com, ünlü fütürist Dr. James Canton ile gelecekte otellerin nasıl olacağını araştırdı. İşte şaşırtıcı özellikleriyle 2060 yılının akıllı otelleri... Yapay zeka, artırılmış gerçeklik, kişiselleştirilmiş hizmetler ve elbette robotlar... Konuklar 2060 yılında bir otele adım attıklarında, bambaşka özellikler ve sıra dışı bir hizmet anlayışıyla karşılaşacak. Sektörde 25. yılını kutlayan Hotels.com®'un Global Gelecek Enstitüsü'nden ünlü fütürist Dr. James Canton ile birlikte hazırladığı "Geleceğin Otelleri Araştırması", akıllı otellere dair merak ettiğiniz tüm soruları yanıtlıyor. Araştırmanın en dikkat çekici maddeleri şöyle: 1- Robot Yardımcılar: Kendi başına hareket edebilen bu robotlar, siz otele adım atmadan önce konaklama deneyimini kişiselleştirmek için özel yeteneklerle donatılacak. Dilinizi konuşacak, aklınıza takılan sorulara cevap verecek ve tercih ettiğiniz diğer becerilere sahip olacaklar. Robotlar, misafirlerin havaalanında karşılanmasından, gurme yemek servisine, oda temizlemeden, eğitim, eğlence, iş danışmanlığı, concierge hizmeti ve hatta arkadaşlık desteğine kadar çeşitli alanlarda hizmet verebilecek. 2- Talebe göre dönüştürülen oteller:  Talep oluşturmanın yeni nesli olarak adlandırılan bir sistem ile oteller misafirlerin oylarına göre kendi kendine tasarlanıp, istediğiniz biçimde monte edilebilecek. Nanoteknoloji ve gelişmiş makineler sayesinde, hayalinizdeki veya sevdiğiniz filmdeki bir ortamı (Örneğin Jurassic Park) konakladığınız otele taşıyabileceksiniz. Üstelik tüm bunlar 2060'a gelmeden, önümüzdeki 20 yıl içinde mümkün olabilir. 3- Her odada üç boyutlu yazıcı:  Tatil için valiz hazırlamak tarih olacak ya da en azından fazlasıyla kolaylaşacak. Çünkü gelecekte konuklar üç boyutlu yazıcılar ile yeni bir çift ayakkabı, kıyafetler, ilaçlar, hatta bilgisayar veya giyilebilir telefona kadar arzu ettikleri her şeyi gerçek zamanlı olarak üretebilecek. Bu özellik her otel odası için standart haline gelecek. 4- Kendi rüyanı seç Gelecekte iyi bir uyku çekmenin tanımı değişecek. Geleceğin gezginleri güzel bir uyku için rahat bir otel yatağı yerine uykuya dalmadan rüyalarını seçebilecekleri yerleri tercih edecekler. Oteller misafirlerine nöroteknoloji programlarına erişim vererek kendilerini rahatlatacak, geliştirecek ya da eğlendirecek rüyaları seçmelerine imkan sunacak. Peki ya siz? Uzayda keşfe çıkmayı mı yoksa romantik bir maceraya atılmayı mı tercih edersiniz? 5- Pop-up oteller:  Yeni nesil pop-up otellerin temaları ve yerleri, mobil oylama ile halk tarafından belirlenecek. En fazla oyu alan otel tasarımları, nanoteknoloji özellikli olarak üç boyutlu yazıcılar ile kısa sürede inşa edilecek ve biyo-güneş pilleri kullanacak şekilde programlanacak. Bu oteller sınırlı süreyle hizmet verecek ve giyilebilir teknoloji uygulamalarıyla sayesinde dijital bir Blockchain para birimi olan HotelCoin'lerle ödeme alacak. 6- Ömür uzatan otel spa'ları: Basit cilt bakımı ya da masaj seçenekleri sunan spa'lar tarih olacak; yeni nesil spa merkezleri aklınızı başınızdan alacak. Otel spa'ları, DNA analizi yöntemiyle rahatsızlıklarınızı tespit edecek. Bir sonraki aşamada rahatsızlıklarınızı gidermek için, vücudunuza göre geliştirilmiş programlar sunacaklar ve size bugünkü imkanlarla karşılaştırılamayacak ölçüde etkili bir rahatlama sağlayacaklar. 7- Geleceğin havaalanı transferi: Tatillerin en stresli bölümlerinden biri, havaalanından otele ulaşana kadar geçen süreçtir. Gezginlerin bu stresi, yüksek teknolojiye ve hıza sahip havaalanı transfer seçeneklerinin geliştirilmesi ile son bulacak. Gelecekte transferler, sizi trafikten kurtarıp en kısa sürede otelinize ulaştıracak kendi kendine çalışabilen kapsüller ve hatta daha yüksek teknolojiye sahip, yüzlerce kilometreyi saniyeler içinde kat edebilen süpersonik hava yolculuğu araçları ile yapılacak. 8- Mobil DNA ödemesi:  DNA, nihai kişisel kimlik olacak ve kullanıcılar tatil rezervasyonları ile ödemelerini kimlik konfirmasyonu ile online olarak gerçekleştirebilecek. Ayrıca otelinize check-in yaptığınızda DNA parmak iziniz ile check-in yapacak ve işleminizi saniyeler içinde tamamlayarak sıra beklemekten kurtulacaksınız. 9- Seyahat avatarı desteği: Otel rezervasyonları, kendi dijital seyahat acenteniz gibi çalışan kişisel seyahat avatarınız tarafından yapılacak. Avatarınız, Apple'ın Siri'si veya Amazon'un Alexa'sının kişisel bir sürümü gibi rezervasyonları tasarlayacak, gerçekleştirecek ve yönetecek. Avatarlar, pazarlıktan iletişime, tatil tasarlamadan müşteri hizmetlerine tüm seyahat deneyiminizi planlayacak. 10- Eko-oteller: Günümüzde bazı otel sürdürülebilir ve çevre dostu olmaya odaklanıyor olsa da, gelecekte tüm oteller sürdürülebilir olacak. Enerji verimliliği artacak ve yenilebilir enerji platformları devreye girecek. Gelişmiş güneş enerjisi ve jeotermal enerji teknolojileri ile donatılacak eko-oteller, ürünlerinden çalışanlarına sosyal farkındalık oluşturarak topluma katkı sağlayacak. 11- Artırılmış gerçeklik otelleri:  Konuklar belirli bölgeleri gezmekle kalmayıp, otellerin kendilerine sunacağı diğer turistik bölgeleri sanal imkanlarla gezebilecek. Artırılmış gerçeklik sayesinde inovatif senaryolar geliştirilecek ve örneğin Avrupa'daki bir otelde kalsanız da otelinize gittiğinizde Afrika'da sanal bir geziye çıkabileceksiniz. 12- Farklı bir lezzet deneyimi:  Otel restoranları, DNA analizleri doğrultusunda damak tadınıza en uygun, en çok beğeneceğiniz yemekler servis edecek. Siz otelinize bile varmadan, DNA özelliklerinize göre sağlığınıza için optimize edilmiş, size özel diyet ve beslenme menünüz hazır olacak. Özel şefler tarafından yaratılan yemeğiniz, muhteşem tadına rağmen size kilo aldırmayacak. 13- Sürükleyici temalı oteller: Geleceğin otelleri sürükleyici temalar ve bugün sadece hayal edebileceğimiz deneyimler sunacak. Gezginler, gerçek zamanlı interaktif etkinliklere katılabilecek. Örneğin Roma ya da Rönesans döneminde vakit geçirebileceğiniz sanal gerçeklik deneyimlerine katılabileceksiniz. Peki, akıllı otel odasının içi nasıl olacak? 2060 yılı itibarı ile otel odalarında standart hale gelecek hizmetlerden bazıları şöyle: Odaya girişte yüz tanıma sistemi Sizi takip eden çoklu sensörler Konuşan ve size yanıt veren televizyonlar Tümüyle dokunmatik, reaktif ve interaktif yüzeyler Akıllı tuvaletler ve gerçek zamanlı haber akışı sunan aynalar Stres seviyesini algılayarak rahatlatıcı aromalarla odadaki havayı gevşeten, uykuyu rahatlatan interaktif duvarlar Kir tutmayan özel nano kaplamalı havlular Otomatik olarak ayarlanan, kablosuz sıcaklık kontrolleri Nöro-geribildirime dayalı kişiselleştirilmiş yatak ve yastıklar Hologram konser veya spor müsabakası izlemek gibi oda içi kişiselleştirilmiş deneyimler... Kaynak:www.turizmdebusabah.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

İzmir Fashion Week Coşkusu Sona Erdi

İzmir'in en önemli moda etkinlikleri arasında yer alan İzmir Fashion Week, ünlü tasarımcılar ve firmaların yeni sezon kreasyonlarını sergilemesi ile sona erdi. Ege Giyim Sanayicileri Derneği (EGSD) ile Rönesans Ajans tarafından düzenlenen İzmir Fashion Week'in son günü, Sinem Mardi'nin "Karavaşların Özgürlüğü'' temalı defilesi ile başladı. İkinci defilede görücüye çıkan, Misette firmasının sahibi Ayşegül Köroğlu "Love& Soul'' temasıyla misafirleri büyülerken, Murat Acar'ın "Matador" temasıyla gerçekleştirdiği defile davetlilerden büyük alkış aldı. "İzmir moda başkenti olacak" İzmir'in moda başkenti olma yolunda emin adımlarla ilerlediğinin altını çizen EGSD Yönetim Kurulu Başkanı Mukadder Özden, nisan ayında bir moda etkinliği daha olduğunu hatırlatarak, "İzmir'in moda şehri olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini görmek hepimizi mutlu ediyor. Etkinliğimizin gerçekleşmesinde emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum" dedi. "Türkiye ekonomisinin dinamosuyuz" Genç tasarımcıların ve sektöre yeni girecek herkesin bu tarz etkinliklerle moral bulduğunu ifade eden Özden, "İzmir'in böyle etkinliklere ihtiyacı var. Hazır giyim ve tekstil sektörüTürkiye ekonomisinin dinamosu konumundadır. İhracat ve ithalat ortalamasında, ihracatı ithalatına göre en yüksek olan sektörler arasındayız. Cari açığı kapatma hedefinde en önemli katkıyı sağlıyoruz. Hem Türkiye ekonomisine hem de İzmir ekonomisine olan katkılarımız devam edecektir" diye konuştu. Üç günde 9 defile Üç gün boyunca gerçekleştirdikleri 9 defileyle Fashion Week organizasyonunu bitirmenin mutluluğunu yaşadıklarını ifade eden Rönesans Ajans Başkanı Akif Örük ise modanın merkezi İzmir hedefine her geçen yıl daha fazla yaklaştıklarını söyledi. Kaynak:www.haberler.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD BATİAD’ın Defilesine Katıldı

LASİAD, Bayrampaşa Tekstilci ve Sanayici İş Adamları Derneği tarafından organize edilen, Modacı Hakan Akkaya'nın tasarımlarının tanıtıldığı defileye katıldı. Ünlü moda tasarımcısı Hakan Akkaya ile iş birliği yapan BATİAD, 11 Şubat 2015 gecesi düzenlediği defile ile hazırladıkları koleksiyonu tanıttı. Defile iş, sanat, tekstil ve moda dünyasından davetlilerin katılımıyla Wow Hotel'de gerçekleşti. Defileye Bayrampaşa Belediye Başkanı Atila Aydıner, Bayrampaşa Kaymakamı Hasan Gözen ve birçok sektör temsilcisi katıldı. Defileye LASİAD adına katılan Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Ocaklı ile Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak; defileden önce Wow Hotel Kongre Merkezi önünde verilen kokteylde BATİAD Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Ertem ile bir araya gelerek, tebriklerini iletti. Televizyonların sevilen ismi Gonca Vuslateri ve Kaan Sekban'ın sunuculuğunu yaptığı defileden önce BATİAD Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Ertem bir konuşma yaptı. Konuşmasında modanın hızlı değişimine değinen Ertem; desteklerinden dolayı İTO, İTKİB, İHKİB, İSO ve MİDMAK'A teşekkür etti. Daha sonra İSO Başkanı Erdal Bahçıvan sahneye çıkarak, BATİAD'ı tebrik etti. Moda tasarımcısı Hakan Akkaya'nın tasarladığı, Bayrampaşalı tekstilcilerin ise üretimini yaptığı koleksiyonu Banu Noyan'ın hazırladığı koreografi eşliğinde manken Çağla Şikel ve Özge Ulusoy'un yanı sıra 30 manken tanıttı. Özge Ulusoy'un sunduğu, Kartopu Firması tarafından hazırlanan el örgüsü gelinlik büyük ilgi gördü.
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD Turizm Komitesi İstişare Toplantısı

LASİAD’ın düzenlediği Turizm Komitesi İstişare Toplantısı, 13 Mayıs 2015 tarihinde Laleli Wyndham Hotel’de gerçekleşti. EMİTT 2016 Fuarı hazırlıklarını ve Laleli Turizm Sektörünün sorunlarını değerlendirmek üzere düzenlenen kahvaltılı toplantı saat 9:30’da başladı. Toplantıya LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammed Sancaktar ile Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları; Ercan Hardal, Ercan Çelik, İsmail Dark, Erdem Soylu Karabağlı, Ahmet Turan, Mehmet Ocaklı ve Yönetim Kurulu Üyeleri; İbrahim Murat Ramizoğlu, İhsan Bıyıkbeyi, Münir Dinler, İrfan Akbaş, Mehmet Özbayrak, Sekreterya ve Laleli turizm sektörü temsilcileri katıldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan Giyasettin Eyyüpkoca sözlerine Soma faciasını anarak başladı. “Bugün Soma faciasının birinci yıl dönümü. Ölen tüm işçilerimizi rahmetle anıyorum. Bir daha böyle bir facianın yaşanmaması için çok sıkı çalışmalıyız” diyen Eyyüpkoca sözlerine şu şekilde devam etti: “Dev Gibi Eserler Bırakmak İçin Karıncalar Gibi Çalışmak Gerekir” “Bizler LASİAD olarak hiçbir sektöre ne çok yakınız ne de çok uzağız. LASİAD tüm sektörleri kendi bünyesinde barındıran bir kurum. LASİAD, topyekün Laleli’nin bir kurumudur. Bizler de zaten en başında bu düşünceyi kendimize vizyon alarak yola çıktık. Bu toplantı, dönem içerisinde diğer sektörler ile yaptığımız değerlendirme toplantısı gibi; Laleli’de bulunan turizmcilerinin sorunlarını tespit etmek ve bu sorunları çözmek amaçlı yapılan bir toplantıdır. Yapılmasını istediklerinizi bizlere iletirseniz, her zamanki gibi yetkili merciler ile iletişime geçerek sorunları çözüme kavuşturmak için çalışırız. Biz bu aşamada, yetkili kurumlar ile sizler arasında bir köprü görevi görmekteyiz. LASİAD sorunların tespiti ve çözümünde oldukça hızlı kararlar alan ve uygulayan bir kurum. Necip Fazıl Kısakürek’in çok büyük önem taşıyan bir sözü vardır: ‘Dev gibi eserler bırakmak için, karıncalar gibi çalışmak gerekir.’ Bizler de LASİAD olarak ve Laleli için çalışan tüm insanlar olarak bu sözü benimsiyoruz.” Konuşmasına, LASİAD’ın geçmiş dönemlerde gerçekleştirdiği ve gelecek dönemlerde gerçekleştireceği projeler hakkında bilgiler vererek devam eden Eyyüpkoca; Şubat ayında düzenlenen Tahran Fuarı’nın ve bu yıl 4.sü düzenlenecek olan Laleli Fashion Shopping Festival’in bölge turizmine olan katkılarını paylaştı. Eyyüpkoca; Laleli turizm sektörü için çok sıkı özveri ile çalışan İhsan Bıyıkbeyi ve İsmail Dark’a özel teşekkürlerini ileterek; birlikte çalıştıkları çok fazla projeleri olduğunu ifade etti. Daha sonra, “Laleli olarak birlik ve beraberlik içerisinde çalışarak, geçtiğimiz yıllarda yaşadığımız sıkıntıları aşacağımıza inanıyorum. Dünyada ve Türkiye’de yaşanan hiçbir felakete kayıtsız kalmadık, bundan sonra da kalmayacağız. Bunu ancak ve ancak sizlerden aldığımız güç ile yapabiliriz” ifadeleriyle sözlerini sonlandırdı. Toplantının sonraki aşamasında; EMİTT 2016 Fuarı’nda yeri şimdiden ayrılmış olan LASİAD standı hakkında bilgiler verildi. EMİTT Fuar alanındaki yeri, sunum aracılığı ile katılımcılara aktarılan standın tasarımı hakkında öneri ve görüşler beklediklerini ifade eden Eyyüpkoca, fuarda gerçekleştirilecek olan çalışmalar hakkında da bilgi verdi. Daha sonra, toplantıya katılan Laleli turizm sektör temsilcileri yaşadıkları sorunları ve çeşitli konular hakkındaki görüşlerini diğer katılımcılar ile paylaştı. Toplantıda genel olarak; İstanbul genelinde hızla artan otel sayıları, Laleli otellerinin yaşadığı çevresel sıkıntılar, otellerin ruhsatları ile ilgili yaşanan sorunlar konuşuldu. Katılımcıların dile getirdikleri sıkıntıları ve konuşmacılara yönelttikleri soruları yanıtlayan Eyyüpkoca, Başkan Vekili Muhammed Sancaktar ve Başkan Yardımcısı ve Turizm Komitesi Başkanı İsmail Dark; “Laleli’nin tanıtımı için projesi olan herkesin bizlerle ortak çalışmasını istiyoruz. Çünkü hepimiz için öncelik ve önem taşıyan konu, Laleli’dir” ortak şiarı ile toplantıyı sonlandırdı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD, The Core İstanbul’da Moda Tasarımcıları ve Markalarla Bir Araya Geldi

Ekonomi Bakanlığı'nın desteği ile İHKİB, Moda Tasarımcıları Derneği (MTD) ve İstanbul Moda Akademisi (İMA) organizasyonunda  44 marka ve tasarımcının 2015- 2016 Sonbahar/Kış Koleksiyonları, The Core İstanbul'da sergilenmeye başlandı. 17 Mart’ta Antrepo 7’de düzenlenen etkinliğe LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ercan Hardal katıldı. Hikmet Tanrıverdi ile tasarımcıların standlarını gezen ve koleksiyonları inceleyen Giyasettin Eyyüpkoca, daha sonra markaların standlarını ziyaret ederek moda severlerle sohbet etti. Açılıştan sonra İHKİB Başkanı Hikmet Tanrıverdi, BMD Başkanı Sami Kariyo, MTD Başkanı Mehtap Elaidi, İHKİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Volkan Atik, LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca ve diğer dernek başkanları bir araya gelerek basın toplantısı düzenledi. Hikmet Tanrıverdi’nin konuşmasıyla başlayan basın toplantısında Tanrıverdi,  “Tasarım Tebliği kapsamında; 3 yıl için 1 milyon 400 bin dolara kadar devlet desteği verilecek. Bu destek, İstanbul'un, tasarım ve modanın merkezi olması yolunda büyük bir adım olacak" dedi. The Core İstanbul, Mercedes Benz Fashion Week İstanbul ile eş zamanlı olarak 20 Mart'a kadar devam edecek.” dedi. 
Devamını Oku
Standard Post with Image

Dosso Dossi, Unutulmayacak Bir Şova Daha İmza Attı

Ünlü ABD'li model Lindsay Ellingson’ın podyuma çıktığı 19. Dosso Dossi Fashion Show, yine unutulmaz bir etkinliğe imza attı. Düzenlediği etkinlikle dünyanın sayılı moda organizasyonları arasında yer alan Dosso Dossi Fashion Show,  40 farklı ülkeden 200 farklı şehirden yaklaşık 7 bin kişiyi Antalya'da ağırladı. Türkiye’nin en büyük moda organizasyonu olan Dosso Dossi Fashion Show, dünyaca ünlü isimleri ağırlamaya devam ediyor. Antalya Expo Center’da 8-13 Ocak 2015 tarihleri arasında gerçekleştirilen Dosso Dossi Fashion Show kapsamında Antalya hareketli günler yaşadı. LASAİD her yıl olduğu gibi bu yıl da Dosso Dossi Fashion Show’da yer alarak ,24-30 ağustos 2015 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan IV.LALELİ FASHION SHOPPING FESTIVAL’in tanımını yaptı. LASİAD adına  Dosso Dossi Fashion Show’a  Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammed Sancaktar, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları; Erdem Soylu Karabağlı ve Ahmet Turan, Yönetim Kurulu Üyesi ve organizasyonun ev sahiplerinden Murat Eraslan,  Başkan Özel Kalemi Nada İsmail katıldı. Dossi Dossi yüzlerce davetlinin katılımıyla hafızalardan silinmeyecek bir organizasyon gerçekleştirdi. Organizasyon, 40 mankenin katılımı ile gerçekleştirilen defile ile taçlandı. Defilede, ünlü top model Lindsay Ellingson podyuma çıktı. İtalya'nın sahil kasabası Portofino'dan esinlenilerek dekore edilen sahnede Topcapy, Velvet, Sensiline ve Moda Larisa markalarının kıyafetlerini sunan Lindsay Ellingson büyük alkış aldı. Defilenin sürprizi ise dünyaca ünlü şarkıcı Dr. Alban'dı. “It’s My Life” adlı şarkısı ile 90’lı yıllarda fırtına gibi esen ve müzik kariyerine İşveç’in başkenti Stockholm’de devam eden Dr. Alban, defilede sahne alarak unutulmaz şarkısıyla konukları coşturdu. Ünlü Rusyalı şarkıcı Ivan Dorn ve Valeriy Meladze’de 19. Dosso Dossi Fashion Show’da sahne aldılar. Dorn ve Meladze, sahne performansları ile konuklara unutulmaz bir gece yaşattılar. Dosso Dossi’nin Renkli Dünyasını Asla Unutmayacağım 19. Dosso Dossi Fashion Show'da baş manken olarak podyuma çıkan dünyaca ünlü model Victoria Secret mankenlerinden Lindsay Ellingson, defilenin ardından Dosso Dossi CEO'su Hikmet Eraslan ile basın toplantısına katıldı. Antalya'ya ilk kez geldiğini söyleyen Ellingson, 10 yıldır mankenlik yaptığını ve 8 yıldır Victoria Secret mankeni olduğunu dile getirdi. Ellingson, "İşim gereği dünyanın farklı yerlerinde bulundum. Farklı aktivitelere katıldım. Antalya'da da çok enerjik ve büyük bir organizasyonda bulundum. Böyle büyük bir organizasyonda bulunduğum için çok mutluyum ve Dosso Dossi’nin renkli dünyasını asla unutmayacağım " dedi. ABD'li model Lindsay Ellingson, koleksiyonları çok beğendiğinin ve farklı olduğununda altını çizdi. Türkiye'yi çok beğendiğini ve tekrar gelmek istediğini kaydeden Ellingson, "Bu deneyimi daha fazla yaşamak istiyorum. Baklava yedim çay içtim. Çok hoşuma gitti. Antalya'ya yaz mevsiminde tatile gelmek istiyorum. İstanbul'un tarihi yerlerini görmek istiyorum. Çok güzel bir yer" şeklinde konuştu. Antalya'da İtalyan Esintileri Moda otoritelerinin dikkatini çeken ve son Victoria’s Secret defilesinde kendini ispat eden Lindsay Ellingston için Antalya’da çok özel bir podyum hazırlandı. Moda şovlarına çıkarttıkları top modeller kadar podyum tasarımlarıyla da dikkat çektiklerini belirten Dosso Dossi Fashion Show Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Eraslan, özellikle Akdeniz ülkelerinin vazgeçilmez yaşam alanları olan meydanlardan ve İtalya’nın ünlü sahil kasabası Portofino’dan esinlendiklerini belirtti.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

FARUK SARAÇ, LASİAD’I OFİSİNDE AĞIRLADI

07 Ekim Pazartesi günü LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ercan Hardal ve Yönetim Kurulu Üyesi Sabri Akten, erkek giyiminde Türkiye’nin önemli modacılarından Faruk Saraç’ı ofisinde ziyaret ettiler. Türk tekstilinin dünyaya açılan kapısı olan Laleli Bölgesinin, Türkiye’de moda ve marka imajı üzerine istişarede bulundular. LASİAD tarafından 2014’te düzenlenecek olan  “Laleli Fashion Shopping Festival’in" hazırlıklarının konuşulduğu toplantıda, Faruk Saraç; Laleli bölgesinin Türkiye için çok önemli bir yere sahip olduğunu ve bunun içinde LASİAD’ın özenli çalışmaları sonucunda çok daha farklı bir boyut kazandığını ifade etti. Laleli’nin birçok marka ve tasarımcı için dünya pazarına çıkış kapısı olduğunu belirten Saraç, düzenlenecek olan festivalin de bu anlamda büyük kazanımlar sağlayacağını sözlerine ekledi.  Türk tekstili ve Türk modacılarının gelişmesi adına atılan adımlarla, Rusya, Ukrayna, Kazakistan, Romanya gibi ülkelerin kültürlerini de bir araya getirecek olan Laleli Fashion Shopping Festival organizasyonu için, birçok alanda destek olacağını, bu tür organizasyonların her zaman arkasında olduğunu belirti.  Saraç,  2014 yılında açılacak olan Faruk Saraç Tasarım Meslek Yüksek Okulu ile LASİAD’ın ilerleyen zamanlarda iş birliği yaparak,  tekstil ve moda sektörüne yön verecek genç modacıları ülkemize ve Laleli gibi önemli bölgelere kazandırmak için ortak çalışmalarda bulunabileceklerini, bu sayede markaların yurtdışından tasarımcı ithal etmelerine gerek kalmayacağını ifade etti. 
Devamını Oku
Standard Post with Image

7. Halı Tasarım Yarışmasında Final Heyecanı

İHİB tarafından her yıl düzenlenen 7. Halı Tasarım Yarışması’nın finali bu yıl 7 Kasım 2013 tarihinde Domotex çatısı altında İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleşti. Final Gecesine; Tim Başkan Vekili Mustafa Çıkrıkçıoğlu, LASİAD Yönetim Kurulu Üyesi Münir Dinler ve çok sayıda sivil toplum kuruluşunun temsilcileri katıldı. Düzenlenen ödül gecesinde sekiz finalist tasarımcı yarıştı. İlk üçe kalan finalistler para ödülü ve birer MacBook Pro almaya hak kazandı. Ayrıca finalde yarışan 8 genç tasarımcı Almanya'da sektörün en önemli iki fuarı Heimtextil Frankfurt ve Domotex Halı ve Yer Kaplamaları Fuarı’nı ziyaret etme şansı yakaladı. Ayrıca finalistler 2014 yılı içerisinde 6 aylık yabancı dil kurs hakkı kazandı. Finale kalan 8 aday arasından en inovatif tasarıma sahip olan Seyit Ali Dönmez’e inovasyon ödülü verildi. İnovasyon ödülü almaya layık görülen finalist Fransa’nın önde gelen tasarım fuarı Maison&Objet’ye götürülüyor. Yarışmanın 3.sü “Saf Doku” teması ile Uğur Özdemir, 2.si “Küf” teması ile Miray Çakır ve yarışmanın 1.si “Hücre” teması ile Lokman Gençtürk oldu. İHİB Başkanı İbrahim Yılmaz yarışmayla ilgili olarak şöyle yorumda bulundu; “Bu yıl 7.sini düzenlediğimiz Halı Tasarım Yarışması’nın bizim için en önemli yanı, ülkemizi dünya sahnesinde temsil edecek tasarımcıları keşfetmek. İHİB olarak üniversite ve sektörle üçlü işbirliğine girip “10 yılda 10 tasarımcı” hedefi belirledik. Dünyada bu alanda artık tasarım fark yaratıyor. Gençlerimizi tasarıma yönlendirirken Türkiye’yi de bir kez daha halının merkezi yapmaya odaklanıyoruz.” 
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD, “MERTER 2013 MODA” ETKİNLİĞİNE KATILDI

1-2 Ekim’de düzenlenen Merter Sanayici ve İş adamları Derneği (MESİAD), 19. Kuruluş yıldönümü kutlamaları çerçevesinde gerçekleştirilen “MERTER 2013 Moda ve Tekstil Tasarım Yarışması'na 12 üniversiteden 46 genç tasarımcı katıldı. Etkinliğe; LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca,LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammed Sancaktar, LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları; Ercan HARDAL, Ercan Çelik, Erdem Soylu Karabağlı, Tuncay Selim Poşul, LASİAD Yönetim Kurulu Üyeleri; Münir Dinler ve Bayram Karataş,LASİAD Genel Sekreteri Şerafettin Yüzüak katıldı. Defile öncesi kokteylde bir araya gelen LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca ve LASİAD Yönetim Kurulu, Güngören Kaymakamı Zafer Orhan, Belediye Başkanı Şakir Yücel Karaman, Emniyet Müdürü Erkan Çamırcı, MESİAD Başkanı Halit Tuna ve Yönetim Kurulu üyeleri Hüseyin Kazıkkaya, İhsan Demir, Tevfik Bozkurt, Gürbüz Oruç, Faruk Güvenç,  derneklerin ve sektörün gelişimi hakkında görüş alışverişinde bulundular. MESİAD 2013 Moda ve Tekstil tasarım yarışmasında dereceye giren ilk 15 tasarımcının koleksiyonları  “Merter 2013 Moda” etkinliği çerçevesinde podyumdaki yerini aldı. Etkinlik için Merter’in en görkemli caddesinde yer alan Selvi Sokağı kapatılarak bir podyuma çevrilerek genç modacıların tasarımları sergilendi. Sunuculuğunu Sema Şimşek’in yaptığı defilede; Didem Soydan, Elif Ece Uzun ve Fatoş Kabasakal gibi tanınmış modellerden oluşan 30 kişilik bir kadro yer aldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

İhracat Hedefine Texbridge Dopingi

Texbridge Fuarı,  Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği Başkanı (UTİB) İbrahim Burkay, CNR Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ceyda Erem, CNR Holding CEO’su Cem Şenel, LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ercan Hardal, LASİAD Yönetim Kurulu Üyesi Münir Dinler, LASİAD Genel Sekreteri Şerafettin Yüzüak, LASİAD Proje Sorumlusu Fatih Akkoç ve sektör temsilcilerinin katılımıyla 13 Mart 2013 tarihinde açıldı. Fuarın açılışında konuşan  TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, “Ar-Ge, markalaşma, inovasyon, tasarım ve fuarlara büyük önem veren tekstil sektörü 2023 yılında önüne koyduğu 20 milyar dolar ihracat hedefini yakalayacak”dedi. Bir yılda 50 proje UTİB Başkanı İbrahim Burkay da bu yıl 4’üncüsü düzenlenen Texbridge’in, zengin içeriğiyle her geçen gün  dünyanın en önemli fuarları arasına girme hedefine yaklaştığını belirtti. Birlik olarak bir yıl içinde 50 proje yürüttüklerine ve sektörü iyice canlandırmak için önemli fuarlara öncülük ettiklerine dikkat çekti. Fuarda ayrıca Litvanya Tekstil ve Hazır Giyim Sanayi Birliği (LATIA) ile Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) arasında, karşılıklı işbirliğinin geliştirilmesi için Ortak Niyet Beyanı (MOU) Anlaşması imzalandı. İmza töreni TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, UTİB Başkanı İbrahim Burkay ve  Litvanya Tekstil ve Hazır Giyim Sanayi Birliği Başkanı Linas Lasiauskas’ın katılımıyla gerçekleşti.
Devamını Oku
Standard Post with Image

2017'de mutlaka denemeniz gereken 10 trend

Dizüstü çoraplar, iri küpeler, fırfırlar... 2017'de tüm bakışları üzerinizde toplayacak önerileri uygulamanın tam sırası... Yeni bir yılda trendler ve moda sayesinde kendimizi yenileme fırsatı bulabiliyoruz. Her sene olduğu gibi bu sene de çarpıcı ve özgün trendleri ile moda yenilikleri gardıroplarımızı güncellememiz için bizi fırsat sunuyor. İşte 2017'nin göze çarpan en iyi trendleri: 1. Diz üstü çoraplar Geçen sene kendini hissettiren ama bu sene sezonun tamamına yayılan trendlerin başında diz üstü çoraplar geliyor. 90'lı yılları çağrıştıran bu trendi kısa şort ve eteklerle birlikte kullanarak sezona iddialı bir giriş yapabilirsiniz. Ayakkabı seçimi olarak kalın tabanlı botlar veya loafer ayakkabılardan dilediğinizi seçebilirsiniz. 2. İri küpeler Sezonun en sevilen aksesuar trendleri arasında iddialı ve ihtişamlı küpeler bulunuyor. Değişik formlara sahip olan bu göz alıcı küpeleri arkadan toplanmış veya geriye taranmış saçlarla birlikte kullanarak daha çekici hale getirebilirsiniz. 3. Platform ayakkabılar Aksesuar trendlerindeki ihtişam ayakkabı modellerine de sıçarmış durumda. Bu sezonun en görkemli parçalarından biri de platformlu ayakkabılar. Özellikle sneaker veya loafer tipi ayakkabılarda bu trendi sıkça görmek mümkün. 4. Sweatshirt Her formda ve her boyutta sweatshirt 2017 sezonunda altın çağını yaşamaya hazırlanıyor. Uzunu kısası, logolusu yazılısı ve kapüşonlusu derken her tarzda sweatshirt oldukça moda. 5. Çizgiler İri çizgilere sahip tasarımlar bu sezon en gözde modeller arasında. İri çizgili elbise ve kıyafetleri siyah aksesuarlarla birlikte kombinleyerek sofistike ve klasik bir görüntü yakalayabilirsiniz. 6. Sarı Sarı renkte her türlü kıyafet ve aksesuar bu sezonun sıkı trendleri arasında bulunuyor. Sarı renk canlı ve enerjik bir görünüme kavuşmak isteyenler için biçilmiş kaftan. Sarı tonlarını özellikle bu yaz sıklıkla sokaklarda görebiliriz. 7. Spor üstler Spor salonlarından fırlama bir trend olan spor üst trendi ile ceket ve hırkalarınızın içine spor üstler giyerek trend sahibi bir görünüme imza atabilirsiniz. 2017 yaz aylarında bu trend daha görünür hale gelebilir. 8. Fırfır Hareketli ve canlı bir görünüm sunan fırfırlar bu sezon hemen hemen bütün elbise ve bluzları etkisi altına almış görünüyor. Kat kat tasarlanmış fırfır detaylı parçaları sakin ve minimal görünümlü parçalarla tamamlayarak denge oluşturun. 9. Sneaker Geçen sezonlardan farklı olarak bu sezon sneaker'larda kadife, leopar ve saten gibi alışılmadık ve görkemli detaylar öne çıkıyor. Yani minimal sneakerlar out, iddialı sneakerlar in! 10. Sanat efekti Bu sezonun en çarpıcı trendi ise sanat temalı ve bir ressamın elinden çıkmış gibi görünen baskılı kıyafetleri uygun parçalarla kombinlemek. Moda ile sanat yine iş birliği yapıyor.  Kaynak:www.hurriyet.com.tr
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD ve Laleli Dergisi, 32 Firma ile Çıkartma Yaptığımız CPM'deydi

20-23 Şubat'ta Moskova'da yapılan 28.Collection Premiere Moscow (CPM) Bay - Bayan ve Çocuk Hazırgiyim ve Aksesuarları Fuarı'nda Türkiye, İTKİB organizasyonunda Made in Turkey ulusal pavyonunda 32 firma ile yer aldı. 3 Türk firmasının da bireysel katılım gösterdiği, 24.000 ziyaretçinin ağırlandığı CPM Fuarı'na yaklaşık olarak 1.000 firmanın katıldığı bildiriliyor. Hazırgiyim hollerinin yanı sıra Tasarımcı, Aksesuar&Ayakkabı, Ayrıcalıklı, Çocuk ve Elişi adı altında 5 ayrı bölüm halinde düzenlenen fuara Türkiye'nin yanı sıra Fransa, Almanya, İtalya, İspanya, Finlandiya, Rusya ve Çin de ulusal katılım gerçekleştirdi. Laleli Dergimiz'in Fuar Özel 193.Sayısı'nın da sergilendiği etkinliğe LASİAD adına katılan Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca ve Başkan Yardımcısı Ercan Hardal standları gezip incelemelerde bulundu.   Türkiye'den 32 firma katıldı Fuara katılan özellikle deri, konfeksiyon ve kadın hazırgiyim Türk firmaları, son derece memnun kalarak gelecek dönemlerde de koleksiyonlarını büyüterek fuara daha güçlü bir şekilde katılmak istediklerini belirttiler. Bu markalar şu şekilde oldu: Albertini, Arda-Tex, Ay-Sel, Bisa, Boni Pelle, Cartigiano In Bogetta, Bovona, Cipo&Baxx, Climber, Darkmen, Eveline, Ezrah, Formenti, Gizia, Guzella, Jadore, Joggy, Kapris, Mees, Merkür Algore, Of White, Oxt And Fort, Perspective, Phardi, Platin, Ricardo, Samsara, Sergio Barone, Serianno, Simoni Carducci, Tornado Leather Fashion, Whitney.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

Mercedes-Benz Fashıon Week İstanbul Sonbahar/Kış 2017

Her sezon büyük bir heyecanla beklenen Türkiye’nin en önemli moda organizasyonu Mercedes-Benz Fashion Week İstanbul (MBFWI), dokuzuncu sezonunda da tasarımcıları, markaları, medya temsilcilerini, satın alma sorumlularını ve sektör profesyonellerini bir araya getirerek bölgenin en büyük uluslararası moda etkinliği olmak özelliğini sürdürdü. Bu sezon İstiklal Caddesi Grand Pera’da gerçekleşen MBFWI, şehrin tarihinde önemli bir yere sahip Beyoğlu semtini sahiplenerek Beyoğlu’nu moda ile buluşturmanın heyecanını yaşadı. 22 Mart Perşembe günü saat 14.00’da gerçekleşen Selen Akyüz ve Gökhan Yavaş’ın defilesi de oldukça ilgi gören defilelerin başında geldi. Birbirinden ilginç tasarımların sergilendiği defileye LASİAD  adına Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak katıldı.    
Devamını Oku
Standard Post with Image

Genç Modacılara ödül gecesi

İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) tarafından düzenlenen "Koza Genç Moda Tasarımcıları Yarışması"nda ödüller sahiplerini buldu. Geçtiğimiz ay 25’incisi düzenlenen ve hepsi birbirinden iddialı 10 genç tasarımcının yarıştığı finalde Mehmet Emiroğlu birinciliğe değer görülürken Başak Koç ikinci, Nazlıcan Karahan ise üçüncü oldu. Ünlü modacıların jüriliğini yaptığı geceye çok sayıda moda sever katıldı. LASiAD adına geceye Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca ve Yönetim Kurulu Başkan yardımcısı Ercan Hardal katıldı. Jüri başkanlığını İHKİB Yönetim Kurulu Üyesi Cem Altan’ın yaptığı yarışmada birinciliği kazanan finalist 20 bin TL para ödülünün yanı sıra Ekonomi Bakanlığı’nın desteğiyle yurt dışında yüksek lisans eğitimi alma hakkını kazandı. İkinci 15 bin, üçüncü 10 bin TL para ödülünün sahibi oldu. İlk üçe giren yarışmacılar ayrıca birer yıl ücretsiz İngilizce eğitim hakkı elde etti. İHKİB Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Tanrıverdi, yaptığı açıklamada, “Türkiye’nin en köklü moda tasarım yarışmasında bugüne kadar 200’ün üzerinde gencimizi moda endüstrisine kazandırdık. Koza Genç Moda Tasarımcıları Yarışması ile tasarım dünyasına adım atan birçok isim bugün yerli ve yabancı markalar için koleksiyon hazırlıyorlar. Gücümüze güç katan genç yeteneklerimizin özgün tasarımlarının katkısıyla 30 yıl önce 1 milyar dolar civarında bulunan hazır giyim ihracatımızı 18,7 milyar dolarlara çıkardık. Türkiye’nin kilogram başına ihracat geliri ortalama 1,5 dolarlarda iken hazır giyim ve konfeksiyonda 23-24 dolarları konuşuyoruz. Katma değerli ihracatta zirvedeysek ve ülkemize her yıl 15 milyar dolar net döviz kazandırıyorsak tasarımın buradaki farkını unutmamamız gerekiyor. Genç yeteneklerimizle birlikte daha fazla tasarıma odaklanıp kilogram başına ihracat gelirimizi 40-50 dolarlara çıkarmak istiyoruz." dedi.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

New York Moda Haftası'nda Afrika Esintisi

Moda dünyasına adeta yön veren New York Moda Haftası, her yıl olduğu gibi bu yıl da birbirinden farklı tasarımlara ev sahipliği yapıyor. İşte onlardan biri 2018 erkek hazır giyim koleksiyonunu görücüye çıkaran David Hart. Hart, Küba’ya henüz gitmediğini fakat yeni tasarımlarında Küba esintisini yansıttığını söylüyor: “Benim yansıttığım Küba, filmler, medya, fotoğraflar ve müzik yoluyla bizi etkisi altına alan Küba. New York Moda Haftası’nın öne çıkan bir diğer modacısı 18 yaşındaki Nijeryalı Aofeek Abıjako da tasarımlarında Afrika’nın tarihini de yansıtmaya çalışmış: “Bu koleksiyonda, batı Afrika’da sömürgecilik ve sömürgecilik sonrasından ilham aldım. Aynı zamanda gençlik kültürüne de atıfta bulundum. İlham kaynağım onlardı. Afrikalıların sömürge sonrası tutumlarını ve Batı etkisine nasıl tepki verdiğini yansıtmaya çalıştım.” Senede iki kere düzenlenen moda haftasında yeni kreasyonunun tanıtan deneyimli tasarımcı Michael Rubin’in moda severlerden tam not aldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

GENÇ LASİAD bir araya geldi

GENÇ LASİAD, buluşmaları sürüyor. 4 Ekim Çarşamba günü Laleli Sanayici ve İş Adamları Derneği’nde (LASİAD) toplanan Genç LASİAD Komitesi Laleli’nin değişimi, firmaların online satışı, e- ticaret uygulaması ve daha bir çok yenilik üzerinde durdu. Toplantıya Genç LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Erdem Soylu Karabağlı, Yönetim Kurulu Üyeleri Mehmet Muhammet Yaşar, Gökhan Karabulut, Özel Kalem Nada Ökten ve Proje Sorumlusu Fatih Akkoç katılırken Genç LASİAD Komitesi Üyelerinden Deniz Nayman,  Eren Varlık, Mustafa Samsama, Yılmaz Dorukoğlu, Yusufcan Eyyüpkoca katılım gösterdi.    ‘LALELİ PİYASASI YENİLENDİKÇE İYİYE GİDİYOR’ Son 5 yıl içerisinde Laleli’ de yaşanan değişim ve esnafa yansımaları gündeme alınarak görüşüldü. Gökhan Karabulut, kendi firması üzerinden istatistiklere baktığında,‘Son 3 seneye göre bu yıl güven ve umut veriyor. Piyasa yenilendikçe iyiye gidiyor.’ dedi. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Erdem Soylu Karabağlı, ‘Her kriz bir fırsat doğuruyor. Laleli’ de son yaşanan krizle yeni fırsatlar doğduğunu düşünüyorum. Esnaf kendini toparlamış ve değişimini sağlamış oldu. GENÇ LASİAD, bu süreçte üzerine düşeni yapmalı, yurt dışı ziyaretleri ve fuarlara katılmalı.’ Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Muhammet Yaşar konu ile ilgili şunları kaydetti, ‘İşlerimiz son günlerde iyiye gidiyor. Tasarım yapıyor, koleksiyon hazırlıyoruz ama müşterinin gelmesini bekliyoruz. Laleli’ye müşteri geldiğinde biz iş yapabiliyoruz. Önümüzdeki Sene için geniş kapsamlı plan henüz yapamıyoruz. Bunun önüne nasıl geçeceğimiz tartışılmalı’. Çocukluğunun Laleli’de geçtiğini belirten Deniz Nayman, ‘Laleli sokakları eskiden çok kalabalıktı. Şimdi o günlere oranla daha ölü bir caddede yürüyorum. Piyasanın hareketlenmesi için yeni şeyler yapmaya ihtiyaç var. Tasarımcılar ile iş birliği yapılmalı, Moda Akademisi kurulmalı. LASİAD bu yeniliklere ön ayak olabilecektir. Piyasa böylelikle canlanacaktır’. Mustafa Samsama, ‘Laleli, Türkiye ticaretinin merkezidir. Birçok firma burada ve birlikte iş yapıyor. GENÇ LASİAD’ın yeni fikirleriyle hareketlenme olacaktır’. Yusufcan Eyyüpkoca, trafik ile ilgili sorunların çözülmesi gerektiğine dikkat çektive ‘İnsan kalabalığının olduğu bir yer araç parklanması müşteriyi etkiliyor’. Eren Varlık, ‘Son yıllarda İran ve Arap turist çok fazla geliyor. Şuanda bir hareketlenme genelde var. Bizim toplantılarımızla birlikte eksikler ve yenilikler umarım masaya yatırılır.’ Yılmaz Dorukoğlu, ‘Eskiden yol yoktu ama müşteri çoktu. Müşteri sayısında azalma yok ama dağılma var. Şartların değişmesi uluslararası piyasada arz ve talebi değiştirdi.Laleli kabuğundan çıkmalı. Müşteri artık ayağa gelmiyor. Alıcı değişmedi ama dağıldı onu tekrardan yakalamak lazım’. Toplantının görselleri için tıklayınız
Devamını Oku
Standard Post with Image

12. İTHİB İstanbul Uluslararası Kumaş Tasarım Yarışması

İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) öncülüğünde bu yıl 12.si düzenlenen İstanbul Uluslararası Kumaş Tasarım Yarışması 24 Ekim Salı akşamı Raffles İstanbul Zorlu Center Balo Salonu’nda gerçekleştirildi. Öykü Serter’in sunuculuğunu yaptığı yarışma ve ödül töreni İTHİB Başkanı İsmail Gülle’nin konuşması ile başladı. Gülle; “Tasarıma ve tasarımcıya verilen devlet destekleri ile yükselen ihracatımız Ülke Ekonomisinin büyümesine %2.1 oranında katkı sağlamıştır” dedi. Gecede Hakan Akkaya finale kalan son 10 yarışmacının tasarladığı kumaşlarla muhteşem bir defileye imza attı. Çağla Şikel, Demet Şener ve Özge Ulusoy’un baş manken olarak yürüdüğü gecede Sebiha Alganer birinci oldu. Programa LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Ercan Hardal, Barış Köseliören katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

DESİGN WEEK TURKEY

Türk tasarımcıları dünyaya tanıtmak ve rekabetçi üstünlük sağlayarak gerek ekonomiye gerekse medeniyete sağlanabilecek katkının potansiyelini vurgulamak üzere önemli bir platform olan Türkiye Tasarım Haftası bu yılda oldukça kapsamlı bir programla T.C. Ekonomi Bakanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından 8-12 Kasım 2017 tarihleri arasında İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlendi. 8 Kasım Çarşamba akşamı Resmi Açılış ile başlayan Tasarım Haftası’nda İMMİB 2017 Endüstriyel Tasarım, İDDMİB Birlikte Tasarlayalım Tasarım Yarışması, İMMİB 4. Plastik Metal Ambalaj Tasarım Yarışması, OAİB 10. Ulusal Mobilya Tasarım Yarışması ve Design Turkey 2017 Endüstriyel Tasarım Yarışmaları kapsamında ödül töreni düzenlendi. Törene LASİAD adına Yönetim Kurulu Üyeleri Mehmet Muhammed Yaşar ve Gökhan Karabulut katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

4. Detay Deri Ürünleri Tasarım Yarışması’nın Ödülleri Sahiplerini Buldu

İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği bünyesinde, Ekonomi Bakanlığı’nın destekleriyle, deri sektöründe tasarım ve inovasyona katkıda bulunmak ve ihracatı artırmak amacıyla düzenlenen 4. Detay Deri Ürünleri Tasarım Yarışması’nın ödülleri sahiplerini buldu. Deri sektöründe 2017-2018 yılı sonbahar-kış döneminin modasının belirlendiği Detay Deri Tasarım Yarışması’nda Siran Ertan, Mehmet Ali Dinç, Simay Bülbül, Ruken Mızraklı, Hüseyin Buzrul, Murat Aytulum, Musa Evin, Can Oker, Güven Karaca, Fikriye Altunbaş, Cemal Aydın ve Hakan Güldağ gibi birbirinden değerli isimler jüri üyeliği yaptı. Yarışmanın ev sahipliğini yapan İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mustafa Şenocak’ın ev sahipliğini yaptığı geceye Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkan vekilleri Tahsin Öztiryaki, Mustafa Çıkrıkçıoğlu, ihracatçı birlikleri başkanları katıldı. LASİAD adına geceye Yönetim Kurulu Başkanı Barış Köseliören ve Yönetim Kurulu Üyesi Arif Özkan katıldı. Gecenin açılış konuşmasını yapan Şenocak “Öncelikle İTO Başkanımız, benim de değerli dostum, arkadaşım İbrahim Çağlar’ı son yolculuğuna uğurladık tüm iş dünyasın, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı dilerim” dedi. Tasarım yarışmalarının sektöre sağladığı katkılara vurgu yapan Şenocak, “Şimdi yeni bir tasarım yarışması ile karşınızdayız. Yarışmamızı bir gün ertelemiş olmamıza rağmen bugün çok yoğun bir katılım ile karşılaştık. Her geçen gün daha çok kişiye ulaşan yarışmamızda her iki kategoride de yoğun başvuru aldık ve başta Özge Ulusoy olmak üzere 26 mankenin taşıdığı 12 finalistimizin tasarımlarını puanlayarak yarışmamızı sonuçlandırdık. Bizler sektör olarak ihracatta katma değer için tasarımın, modanın, inovasyonun, Ar-Ge’nin, markanın önemini biliyoruz. Katma değeri artırabilmek için tasarımcılarımıza çok büyük görev düşüyor. Bizleri ileriye katma değeri yüksek ürünlere taşıyacak olan yine tasarımcıların getirdiği yeni bakış açıları olacak” diye konuştu.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

7. Arama Konferası’nda Laleli’nin Geleceği Tasarlandı

LASİAD, Gelecek Stratejisi, Hakim akımlar, Tehditler ve fırsatlar, Laleli’nin bütünleştirilmiş gelecek tasarımı grup çalışmaları ve sunumları, beyin fırtınası, fikir alış verişi ve değerlendirmelerinin yapıldığı 7. Arama Konferansını 20-23 Aralık tarihleri arasında Calista Luxury Resort Hotel’de düzenledi. Konferansa LASİAD Yönetim, Denetleme ve Disiplin kurulları üyeleri ile sekretarya katıldı. Ruslar Gelince Laleli Oluşmadı, Laleli Zaten Vardı Açış konuşmasını Yönetim kurulu başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca’nın yaptığı  arama konferansını Prof.Dr.Oğuz Babüroğlu’nun ekibi modere etti. Birçok fikir ve görüşün dile getirildiği arama konferansında söz alan Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammed Sancaktar; “Ürünlerimizin kalite ve üretimlerinde hiçbir sıkıntı yok. Bizim fiyatlarımızda sıkıntı var. Lalelide ana müşteri yine Ruslar. Başka ülkelerden gelen müşterilerimiz de var. Fiyatlarımız uygun duruma düştüğü zaman diğer ülkelerdeki çoğu müşteri Türkiye’ye tekrar gelmeye başladı. 2015-2016 krizinden sonra üretilenlerin fiyatlarının biraz daha düşmesinden dolayı çoğu müşteri geri gelmeye başladı. Laleli de fiyatlar yükseldiği zaman müşteri serbest dolaşımdan dolayı İtalya Fransa gibi ülkelere gidiyor. Ruslar geldi Laleli oluştu diye bir şey yok. Laleli zaten vardı. Laleli Ruslar ile genişledi” dedi. Arama konferansının 2. Oturumunda Hakim Akımların oluşturduğu tehdit ve fırsatları 4’er gruplar halinde çalışıldı ve sonuçları değerlendirildi. Yapılan değerlendirme sonucunda Hakim Akımlar – Tehditler ve Fırsatlar çalışmasından ortaya çıkan en önemli sonuç; LASİAD’ın bölge tanıtımı için önemli bir aktör olma potansiyeli oldu. Arama Konferansının 2. Gününde “Laleli’nin bütünleştirilmiş gelecek tasarımı ele alındı. LASİAD heyeti Laleli’nin gelecekteki tasarımı ile ilgili Arama Konferansı Ekibi’nin yönlendirmesi ile gruplara ayrılarak çalıştı. Ortaya çıkan projeler Arama Konferansının son oturumunda istişare edildi. “En Çok Keyif Aldığım Arama Konferansıydı” LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Erdem Soylu Karabağlı; “ Bu benim 7. Arama Konferansım ama en keyif aldığım ve en faydalı Arama Konferansı oldu. Oğuz Babüroğlu ve ekibine çok teşekkür ediyorum” dedi. “Biz tamamen amatör olarak yaşantımızı, işimizi idame etiğimiz bölgeyi nasıl ayakta tutabiliriz, ticaretimizi daha ileriye nasıl taşıyabiliriz onun üzerine konuştuk” LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca Arama Konferansının son gününde yaptığı konuşmada, “2 gün boyunca burada bir çalışma yaptık. Başta Arama Konferansı Ekibi olmak üzere katılımcı arkadaşlara teşekkür ediyorum. Arama Konferansı ekibi profesyoneldi biz tamamen amatör olarak yaşantımızı, işimizi idame etiğimiz bölgeyi nasıl ayakta tutabiliriz, ticaretimizi daha ileriye nasıl taşıyabiliriz onun üzerine konuştuk. Grup çalışması yaparken bazen güldük bazen ciddileştik bundan dolayı da sürç-i lisan ettiysek affola” dedi.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

KARİYER FASHİON SHOW 2017-2018

Moda Devleri Modanın Yeni Yıldızları İçin Buluştu. İstanbul Yılın En Görkemli Defilesine Şahit Oldu. Kariyer Eğitim Kurumları Moda bölümü mezunlarının hazırladığı koleksiyonlardan oluşan Kariyer Fashion Show 2017-2018, Swissotel The Bosphorus’ta gerçekleştirildi. Defilenin moda direktörü ve onur konuğu Özlem Süer bu yıl genç tasarımcılar için belirlediği HannahHöch ‘Pop’ (Dadaism), Giacoma Balla ‘Wekkend’(Futurism), Picasso ‘Avangarde’ (Cubism) ve Cezanne ‘HauteCasual’ (Naturmort) temalarında oluşan 120 parçalık dev koleksiyonla moda severlere görsel şölen yaşattı. Öğrencilerin yıl içindeki çalışmalarının bir özeti niteliğinde olan ve gelenekselleşen Kariyer Fashion Show, Moda duayenlerinin, iş ve cemiyet dünyasının seçkin konuklarının katılımı ile gerçekleşti. Etkinliğe, LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Üyesi Tarık Nayman  ve Genç LASİAD Üyesi Deniz Nayman katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

26. Koza Genç Moda Tasarımcıları Yarışması

İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği'nin (İHKİB) Ekonomi Bakanlığı'nın desteğiyle bu yıl 26'ncısı düzenlediği Koza Genç Moda Tasarımcıları Yarışması, 2 Mayıs Çarşamba akşamı İstanbul Lütfi Kırdar Kongre Merkezinde gerçekleşti. Genç tasarımcıların yarıştığı geceye moda ve tekstil dünyasının önde gelen isimleri katıldı. Sektörün önde gelen isimlerinin ilgi gösterdiği geceye, Ekonomi Bakan Yardımcısı Fatih Metin, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Mustafa Gültepe, LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ercan Hardal ve Yönetim Kurulu Üyesi Tarık Nayman katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Genç Modacılardan Şov!

İstanbul Bilgi Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu Moda Tasarımı Bölümü mezuniyet defilesi izleyenlerden tam not aldı. BİLGİ Moda Tasarımı Bölümü 2017-2018 mezunu 18 öğrencinin 50 tasarımının sergilendiği defile, 18 Temmuz Çarşamba günü santral İstanbul Kampüsü'nde düzenlendi. Geceye mezun öğrenciler, aileleri moda ve tekstil dünyasının tanınmış yüzleri katıldı. Defileye, LASİAD adına Yönetim Kurulu Üyeleri; Tarık Nayman, Turan Yavuz, Yakup Samsama katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

11. İstanbul Moda Konferansı başladı

TİM Başkanı İsmail Gülle:"Eylül ayında ithalatın ihracatı karşılama oranı yüzde 88 seviyesine çıktı. Bizim için gelişmişlik seviyesi, ithalat ve ihracatı dengelemiş, cari açık vermeyen bir ekonomi ve sonrasında da daha fazla gelişerek dış ticaret fazlası veren bir ülke olmaktır." dedi. İHKİB Başkanı Mustafa Gültepe:"Markalaşma stratejik programını, konsept fuar modelini, global algı yönetimi geliştireceğiz. Ülkemizden küresel ölçekte 5 büyük hazır giyim markasının alt yapısını oluşturacağız." açıklamalarında bulundu. TÜRKİYE İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle, eylül ayında ithalatın ihracatı karşılama oranının yüzde 88 seviyesine çıktığını belirterek, "Bizim için gelişmişlik seviyesi, ithalat ve ihracatı dengelemiş, cari açık vermeyen bir ekonomi ve sonrasında da daha fazla gelişerek dış ticaret fazlası veren bir ülke olmaktır." dedi. Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) tarafından Çırağan Palace Kempinski'de düzenlenen 11. İstanbul Moda Konferansı, sektör temsilcileri, moda tasarımcıları, yerli ve yabancı konukların katılımıyla bugün başladı. Bu yıl "Responsible Fashion" teması ile hayata geçirilen ve 2 gün sürecek konferansın, gerçekleşecek B2B görüşmelerle ihracatın yanı sıra iç pazar ve istihdama da büyük destek sağlaması hedefleniyor. TİM Başkanı İsmail Gülle, konferansın açılışındaki konuşmasında, Türk tekstil sektörünün son yıllarda çok yol katettiğini belirterek, her yıl düzenlenen konferansın sektöre büyük katkıda bulunduğunu söyledi. Tekstil sektörünün, otomotivden sonra Türkiye'de ikinci büyük ihracatçı sektör olduğunu anımsatan Gülle, "Tekstil sektörünün ihracatı 26 milyar dolar seviyesinde. Bu rakamları aşmamız gerekiyor. Bundan sonraki süreçte içimizden çıkan markaların yurt dışındaki çalışmalarıyla bunu yakalayacağız. Hala tekstil sektörü olarak yatırımlara devam ediyoruz. Dünyanın üçüncü büyük denim hazır giyim üreticisi olduk. Dünyanın beşinci büyük konfeksiyon üreticisiyiz. Avrupa'nın ikinci büyük tekstil üreticisiyiz. Bu kadar önemli sıfatlara sahip bu gücün daha fazlasını yapıyor olması gerekiyor. Bunu hep birlikte gerçekleştireceğiz." diye konuştu. Gülle, sektörün 1,5 dolarlık pamuğu alıp 25 dolarlar seviyesinde katma değere çıkardığını belirterek, sektörün cari açığın kapanmasına katkıda bulunduğunu anlattı.   Eylül ayı ihracat rakamlarına da değinen Gülle, hizmet ve diğer sektörel ihracat başarılarıyla gelecek dönemde yıllık 200 milyar dolarlık ihracat rakamına ulaşmayı hedeflediklerini aktardı.Gülle, TİM olarak tasarıma ve inovasyona önem verdiklerini vurgulayarak, inovasyon ve tasarımla daha fazlasını yapacaklarını belirtti.  TİM'in ihracat yapan sektörlerin sorunlarının çözümünde iş adamlarının yanında olduğunun altını çizen Gülle, Türkiye'de ihracatçı sayısının da gün geçtikçe arttığına dikkati çekti.Gülle, "Eylül ayında ithalatın ihracatı karşılama oranı yüzde 88 seviyesine çıktı. Bizim için gelişmişlik seviyesi, ithalat ve ihracatı dengelemiş, cari açık vermeyen bir ekonomi ve sonrasında da daha fazla gelişerek dış ticaret fazlası veren bir ülke olmaktır." dedi.       "HAZIR GİYİM ENDÜSTRİMİZ İÇİN YENİ HİKAYE YAZACAĞIZ"     İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Mustafa Gültepe de sektör temsilcilerinin başarılı çalışmalarıyla İstanbul'un moda merkezi, Anadolu'nun ise üretim üssü olacağını söyledi.Değer zincirinin tüm aşamalarını, dijital dönüşümle birbirine entegre edeceklerini dile getiren Gültepe, dijital dönüşümün küresel ligde tutunmak için en önemli araç olduğunu vurguladı. Gültepe, sektörde değer zincirinin her halkasında verimliliği artırabilmek için çalışmalar yaptıklarını belirterek, "Sektörün küresel algısı da bizim için çok önemli. Hazır giyim endüstrimiz için yeni hikaye yazacağız. Markalaşma stratejik programını, konsept fuar modelini, global algı yönetimi geliştireceğiz. Ülkemizden küresel ölçekte 5 büyük hazır giyim markasının alt yapısını oluşturacağız." şeklinde konuştu. Son 9 aylık ihracat verilerine de değinen Gültepe, gelecek üç ayda sektör olarak çok daha iyi bir performans sergileyerek 2018 için öngördükleri 19 milyar dolarlık ihracat hedefine yaklaşacaklarını ifade etti. "2023'TE HAZIR GİYİM İHRACATIMIZ 25 MİLYAR DOLARA ULAŞACAK" TGSD Yönetim Kurulu Başkanı Hadi Karasu ise konferansın amacının dünyanın önde gelen modacılarını, ünlü markaların kurucularını, mucitleri, inovasyon ve teknoloji uzmanlarını sektörün temsilcileri ile İstanbul'da buluşturarak, değişen trendleri, yeni akımları, oluşturdukları vizyon, strateji eylem planını tartışmalarını sağlamak olduğunu söyledi. Konferansın ikinci gününde dünyanın büyük alım grupları ile sanayicilerin B2B görüşmeleri gerçekleştireceklerini bildiren Karasu, şunları kaydetti: "Binin üzerinde iş görüşmesinin yapıldığı bu platformda, her yıl yeni iş bağlantıları kuruluyor, mevcutlar pekiştiriliyor. B2B etkinliğimiz ihracata ve iç pazar satışına doğrudan ölçülebilir katkı sağlıyor. Hızla günlük hayatımızın bir parçası olan online satış platformlarının en büyük alım grupları ile iş birliği görüşmelerimiz sürüyor, bu satış kanalını da sektörümüzün hizmetine sunmayı amaçlıyoruz. 2023 yılında yani 5 yıl sonra, 2012 -2017 dönemi kayıplarını da telafi edebilirsek ve gelecek beş yılda da dünya ihracat artış seviyesinde büyüme gösterirsek, hazır giyim ihracatımız 25 milyar dolara ulaşacaktır. Bu hedefe ulaşabilmek için sektörümüze sunduğumuz stratejik eylem planı; kaybettiğimiz pazarları geri kazanmak ve yeni hedef pazarlara girmek, katma değer artışı sağlamak ve nihayet büyümeyi sürdürülebilir hale getirmek olmalıdır."      Kaynak : http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/11-istanbul-moda-konferansi-basladi-40975555                          
Devamını Oku
Standard Post with Image

‘Trend İnovasyon’la Ülkemize Hizmet Ediyoruz’

"Konfeksiyon Yan Sanayicileri Derneği (KYSD) himayesinde bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilen ‘Tekstil Aksesuarları Trend ve İnovasyon Etkinliği’ Wow Airport Hotel Convention Center’da başladı. Sektör derneklerinin ve tasarım öğrencilerinin yoğun ilgi gösterdi. " Konfeksiyon Yan Sanayi’nin gelecek projeksiyonuna yön vermek amacıyla kurgulanan ve 2016 yılında ilki gerçekleştirilen ‘Tekstil Aksesuarları Trend ve İnovasyon Etkinliği’ bu yıl üçüncü kez hazır giyim ve yan sanayi firmalarını bir araya getirdi.  Wow Airport Hotel Convention Center’da gerçekleştirilen etkinliğin açılış programına sektör dernekleri, hazır giyim markaları, moda tasarımı öğrencileri ve tasarımcılar yoğun katılım gösterirken, Okan Üniversitesi Moda Tasarımı Bölümü öğrencilerinin yan sanayi ürünlerini kullanarak hazırladıkları kreasyon, ziyaretçilerin oldukça ilgisini çekti.  Bosna Sancak Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı ve LASİAD YK Başkan Yardımcısı Muhammed Sancaktar, OTİAD Başkanı Rıdvan Kandağ, MESİAD Başkanı Yusuf Gecü, BATİAD Başkanı Şerafettin Kurt, TRİSAD Başkanı Mustafa Balkuv, ÖRSAD Başkanı Fikri Kurt, Çorap Sanayicileri Derneği Başkanı İlker Öztaş ve Okan Üniversitesi Sanat Tasarım Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Demet Irklı Eryıldız ve diğer sektör temsilcilerinin hazır bulunduğu açılış programına, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da ‘etkinliğin amacına ulaşmasını temenni ettiğini ve emeği geçen herkesi tebrik ettiğini’ içeren bir mesaj gönderdi.   Yan Sanayiciler ‘Trend İnovasyon’la Moda Algısına Destek Veriyor KYSD Başkanı Murat Özpehlivan açılış konuşmasında Trend İnovasyon etkinliğinin üç ana başlığı olduğunu ifade ederek şunları söyledi: ‘Birincisi, yan sanayimizin trend ve inovasyon yönünü geliştirmek. İkincisi, Üniversite-Sanayi işbirliğini artırmak ki bunu Okan Üniversitesiyle uzun zaman önce başlatmıştık; kendileri hazırladıkları kreasyonlarla bizlere farklı bakış açıları kazandırıyorlar. Üçüncüsü ise, hazır giyim sektörümüzün moda algısına yan sanayiden destek olmaktır. Hep söylediğimiz gibi burada bir kez daha yinelemek istiyorum; yan sanayi olmadan tam sanayi olmaz. Dünyanın her tarafında fuarlar, etkinlikler ve B2B’ler düzenleniyor. Metrekaresi 500-600 Euro’lardan fuarlara, B2B’lere katılan sektör firmalarımıza, bugünkü değerleriyle 380 Dolar civarında bir rakama stant sunmak gerçek manada ülkeye hizmet etmek demektir bize göre. Bu anlamda alın teri döken fuar komitemizi ve yönetim kurulumuzu huzurunuzda alkışlamak istiyorum. Kompozisyon yazarken bir kural vardır; önce ana metni yaz, başlığı en son koyarsın! Bu etkinliğin ismi de Trend İnovasyon; giriş kısmında alın teri, emek, gayret, gelişme kısmında mücadele, azim ve kararlılık var. İnşallah sonucu da hayırlı ve bereketli olur diye ümit ediyoruz. Hepinize tekrar teşekkür ediyorum geldiğiniz ve bizleri desteklediğiniz için.’ Sanayi-Eğitim İşbirliği Sürdürülebilir Olmalı Okan Üniversitesi Sanat Tasarım Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Demet Irklı Eryıldız da konuşmasında sanayi-eğitim uyumunun önemine değinerek KYSD ile uzun yıllar işbirliğine devam etmek istediklerini dile getirdi: ‘Sanat Tasarım Mimarlık Fakültesi Moda Tasarımı Bölümü olarak bu etkinliğe ikinci kez katılıyoruz. Murat Özpehlivan başta olmak üzere dernek yönetimine teşekkür ediyorum. Onlar sayesinde öğrencilerimiz sektörün değerli sanayicilerinin ürettiği malzemeleri tanıyorlar, o malzemelerle kreasyonlar yapıyorlar. Böylelikle hem yaratıcı güçleri gelişirken hem de sektörle tanışmış oluyorlar. Ve biz bunu çok büyük bir kazanç olarak görüyoruz. Öğrencilerimizle, sektörle ve tüm yan sanayicilerimizle birlikte her türlü projeye açık olduğumuzu belirtmek istiyorum. Uzun yıllar bu iletişimimiz sürsün istiyoruz. Ülkemize bu zor dönemlerde yaptığınız katkılar için çok çok teşekkür ediyoruz. Sanayisi, tekstili, eğitimi olmayan ülke olmaz. Yeter ki biz bu işbirliklerini elden geldiğince geliştirmenin yollarını arayalım.’ Son Gün Vizyon 2030 Lansmanı Var Konuşmalardan sonra etkinliğin açılış kurdelesini sektör temsilcileri hep birlikte kesti. Sonrasında etkinlik alanına geçen Başkan Özpehlivan ve diğer sektör temsilcileri stantları dolaşarak katılımcılara hayırlı olsun dileklerini ilettiler. Etkinliğin son gününde KYSD tarafından hazırlanan ‘Konfeksiyon Yan Sanayi Vizyon 2030’ kitap çalışmasının lansmanı da yapılacak. İTO 42. Zümre toplantısıyla birleştirilecek lansman çerçevesinde ekonomik gelişmelerin de gündeme alınması bekleniyor. Konfeksiyon Yan Sanayi Sektörü Hakkında: Konfeksiyon yan sanayi, Türk hazır giyim ve konfeksiyon sanayinin en önemli yapı taşlarından biri olarak tamamlayıcı ve katma değer oluşturulmasında pay sahibi olan önemli bir sektördür. Toplam konfeksiyon maliyetinde yüzde 5-10 oranında bir maliyete sahip olup nihai üründe yüzde 5-15 oranında bir katma değer sağlamaktadır. Uluslararası rekabete açık yapısıyla ihracat deneyimine sahip olup yaklaşık yüzde 20 oranında direkt ve yüzde 50 oranında dolaylı ihracat gerçekleştirilmektedir. Sektör, bu yapısıyla ülkemize döviz girdisinin sağlanmasında önemli bir sorumluluk üstlenmiş ve üretim potansiyeli ile ciddi oranlarda istihdam sağlamış bir sektördür.   Konfeksiyon Yan Sanayicileri Derneği (KYSD) Hakkında: 1995 yılında kurulan Konfeksiyon Yan Sanayicileri Derneği, sektöre verdiği hizmetleriyle ülke içinde ve dışında önemli platformlarda yer alan saygın bir kuruluştur. Yedi gruptan oluşan ve bu grupların içerisinde faaliyet gösteren sektörün öncüsü sanayici üyeleriyle birlikte KYSD’nin gücü, her geçen yıl daha da artmaktadır. Yapılan yatırımlarla ülke ekonomisine katkı sağlayan dernek üyeleri, ürünleri ve verdiği hizmetleriyle de uluslararası pazarlarda aranılan firmalar haline gelmişlerdir. Türk Konfeksiyon Yan Sanayi’nin ülke içinde oluşan gücünü uluslararası platformlarda gösterme çalışmalarını başarıyla sürdüren dernek, Türk tekstilinin gelişmesi için çaba gösteren kurum ve kuruluşların da destekçisidir.   Yan Sanayideki Dönüşüm, “Trend İnovasyon”la Başlayacak Konfeksiyon Yan Sanayicileri Derneği (KYSD) tarafından bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilen ‘Tekstil Aksesuarları Trend ve İnovasyon Etkinliği’ sona erdi. İki gün boyunca Wow Hotel Airport Convention Center’da yerli ve yabancı misafirlerini ağırlayan KYSD, gelecek sene için şimdiden hazırlıklarına başladı. Konfeksiyon Yan Sanayi’nin en seçkin firmalarının iştirakiyle 25-26 Eylül 2018 tarihlerinde düzenlenen ‘III. Trend İnovasyon’ etkinliğinin ikinci ve son gününde, tasarımcıların ve sponsorların desteği, İsrail ile Rusya’dan gelen yabancı alım gruplarının katılımıyla oldukça verimli, renkli ve keyifli anlar yaşandı. Tasarımcılar Trend İnovasyona İnanıyor Moda Tasarımcıları Derneği’nden Can Yunus Çetinkaya, beklentisinin üzerinde bir organizasyonla karşılaşmaktan duyduğu mutluluğu dile getirirken, bir sonraki yıl etkinliğin içerisinde yer almayı düşünebileceğini ifade etti. Okan Üniversitesi öğrencilerinin düğme, fermuar, tela, etiket, vatka, dar dokuma gibi ürünleri kullanarak meydana getirdikleri ürünler, ziyaretçiler tarafından yine ilgiyle takip edildi. Firmaların ikinci günde daha yoğun bir şekilde görüşme yapmak amacıyla organizasyonu ziyaret etmeleri, Dernek yetkilileri ve katılımcılarca memnuniyetle karşılandı. Vizyon 2030 Hedeflerine Trend İnovasyonla Ulaşılacak III. Trend İnovasyon Etkinliği çerçevesinde İstanbul Ticaret Odası 42. Zümre Toplantısı da yapıldı. ‘Türkiye Konfeksiyon Yan Sanayi Sektörü: Vizyon 2030’ kitabının tanıtımının; hazırlık sürecinin ve sektöre kazandıracağı faydaların anlatıldığı toplantıda kitabın oluşmasında başrolü oynayan Prof. Dr. Bülent Özipek de söz alarak 2030 hedeflerinin önemine ve realize edilmesi için yapılması gerekenlere dikkat çeken bir konuşma yaptı. Kalite, fiyat, hız, tasarım, çevre ve sürdürülebilirlik hususlarının konfeksiyon yan sanayi için büyük önem arz ettiğini ifade eden Özipek, sınırlı olan direkt ihracatın artması için ‘Trend İnovasyon’ gibi etkinliklerin çok önemli olduğunu, bu sayede sektörün özgüveninin artacağını, dolayısıyla hazır giyim endüstrisine katma değer sunan yanının daha çok ön plana çıkabileceğini belirtti. Yapılan değerlendirmeler sonucunda sektör oyuncularının fikir birliği yaptığı başlıklar ise şöylece sıralandı: 1) Yan Sanayi Tedarik Denetim Sistemi kurulmalıdır. 2) Firma güvenliği ve denetimler için ilgili bakanlık içinde bir birim oluşturulmalıdır. 3) Yan sanayine yönelik Meslek Liseleri oluşturulmalı, kurulacak böyle bir lisede sektördeki uzmanların sektörle ilgili ana alanları belirleyerek ders vermesi, birikimlerini aktarması sağlanmalıdır. 4) Ortak numune, Tasarım Ofisleri ve Ar-Ge Merkezleri kurulmalıdır. 5) Fonksiyonel, sürdürülebilir, çevreye ve insan sağlığına duyarlı, geri kazanılmış malzemelerin kullanıldığı inovatif ürünler geliştirilmelidir ve bu yöndeki yapılanmalar desteklenmelidir. 6) Uluslararası müşterilerle direkt temas kuracak mekanizmalar geliştirilmelidir. 7) İTO’da Tekstil ve Yan Sanayi Borsası kurulmalıdır. 8) İstanbul sınırları içerisinde Uzman Yan Sanayi Bölgesi oluşturulmalıdır. Trend İnovasyon’un bu maddelerin hayata geçirilmesi için bir başlangıç olduğu noktasında hem fikir olan sektör temsilcileri, yan sanayinin gelecek projeksiyonuna yön verecek bu etkinliğin önümüzdeki yıllarda daha iyi anlaşılması ve sektördeki tüm firmalar tarafından sahiplenilerek Dünya çapında bir marka değerine sahip olması için bugünden itibaren çalışmalara başlayacakların söylediler. Trend İnovasyon Katılımcılarına Marka Tescil Desteği III. Tekstil Aksesuarları Trend ve İnovasyon Etkinliğinin sponsorlarından Adres Patent, etkinlik katılımcılarına özel olarak marka tescil işlemlerinde yüzde 25 civarında bir destek sunacağını açıkladı. Belirli bir süre zarfında yapılacak bu destek için ihtiyacı olan firmaların hemen kendileriyle irtibata geçmesi gerektiğini kaydeden Patent yetkilileri, Trend İnovasyon’un içerisinde olmaktan büyük onur ve mutluluk duyduklarını da ifade ettiler. Etkinlik, ‘Yan Sanayi Pastası’yla Sona Erdi Yine etkinlik sponsorlarından Pastan Burada, son günde, katılımcılara keyifli anlar yaşatan bir pasta hazırladı. Üzerinde yan sanayi ürünlerinin bulunduğu pasta, KYSD üyeleri ve katılımcılarla birlikte kesilerek misafirlere ikram edildi. KYSD Başkanı Dr. Murat Özpehlivan, bu ailenin bir parçası olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirirken, emeği geçen herkese sonsuz şükranlarını sunmayı bir borç bildiğini, gelecek senenin kurgusunu yapmaya şimdiden başladıklarını ve bunun heyecanını tüm yıl boyunca hissedeceklerini, böylece üretken bir STK olmanın hazzını hep birlikte yaşayacaklarını kaydetti. Özpehlivan ayrıca dernek fuar-etkinlik komitesi üyelerinden Osman Nuri Noyan ve İsmail Ali Şahin’e birer plaket vererek, gayret ve emekleri için kendilerinin şahsında tüm komite ve YK üyelerine teşekkürlerini iletti. Ayrıca KYSD Yönetim Kurulu üyeleri, Trend İnovasyon katılımcılarıyla sponsorlarının stantlarını tek tek dolaşıp hepsine desteklerinden ötürü teşekkür ederek, katılım belgelerini takdim ettiler. Konfeksiyon Yan Sanayi Sektörü Hakkında: Konfeksiyon yan sanayi, Türk hazır giyim ve konfeksiyon sanayinin en önemli yapı taşlarından biri olarak tamamlayıcı ve katma değer oluşturulmasında pay sahibi olan önemli bir sektördür. Toplam konfeksiyon maliyetinde yüzde 5-10 oranında bir maliyete sahip olup nihai üründe yüzde 5-15 oranında bir katma değer sağlamaktadır. Uluslararası rekabete açık yapısıyla ihracat deneyimine sahip olup yaklaşık yüzde 20 oranında direkt ve yüzde 50 oranında dolaylı ihracat gerçekleştirilmektedir. Sektör, bu yapısıyla ülkemize döviz girdisinin sağlanmasında önemli bir sorumluluk üstlenmiş ve üretim potansiyeli ile ciddi oranlarda istihdam sağlamış bir sektördür.   Konfeksiyon Yan Sanayicileri Derneği (KYSD) Hakkında: 1995 yılında kurulan Konfeksiyon Yan Sanayicileri Derneği, sektöre verdiği hizmetleriyle ülke içinde ve dışında önemli platformlarda yer alan saygın bir kuruluştur. Yedi gruptan oluşan ve bu grupların içerisinde faaliyet gösteren sektörün öncüsü sanayici üyeleriyle birlikte KYSD’nin gücü, her geçen yıl daha da artmaktadır. Yapılan yatırımlarla ülke ekonomisine katkı sağlayan dernek üyeleri, ürünleri ve verdiği hizmetleriyle de uluslararası pazarlarda aranılan firmalar haline gelmişlerdir. Türk Konfeksiyon Yan Sanayi’nin ülke içinde oluşan gücünü uluslararası platformlarda gösterme çalışmalarını başarıyla sürdüren dernek, Türk tekstilinin gelişmesi için çaba gösteren kurum ve kuruluşların da destekçisidir   Kaynak: http://www.gazetesonan.com/haber/trend-inovasyonla-ulkemize-hizmet-ediyoruz/18000/
Devamını Oku
Standard Post with Image

GENÇ LASİAD Buluşmaları Sürüyor

 4 Ekim Çarşamba günü Laleli Sanayici ve İş Adamları Derneği’nde (LASİAD) toplanan Genç LASİAD Komitesi Laleli’nin güncel piyasası, firmaların online satışı, e-ticaret uygulaması gibi konular üzerinde değerlendirme yapıp birtakım çalışmalara başladı. Toplantıya LASİAD Yönetiminden Başkan Yardımcısı Erdem Soylu Karabağlı, Yönetim Kurulu Üyeleri Gökhan Karabulut, Mehmet Muhammet Yaşar, Özel Kalem Nada Ökten ve Proje Sorumlusu Fatih Akkoç, Genç LASİAD Komitesi Üyelerinden ise; Deniz Nayman,  Eren Varlık, Mustafa Samsama, Yılmaz Dorukoğlu, Yusufcan Eyyüpkoca katıldı.     ‘Laleli Piyasası Yenilendikçe İyiye Gidiyor’ Son 5 yıl içerisinde Laleli’ de yaşanan değişim ve esnafa yansımaları genç bakış açışıyla gündeme alındı. Toplantıda konuşulan ara başlıklar arasında; Gökhan Karabulut konu ile ilgili şunları kaydetti: Son 3 seneyi istatistikler bazında karşılaştırdığımızda bu yıl satışlarda artış olduğunu ve piyasanın, firmalara güven ve umut verdiğini, değişen trendlere ayak uydurmamız gerektiğini ve Laleli’deki satışların önemli bir kısmının artık onlinesatıs bazında yapıldığını belirtti. Erdem Soylu Karabağlı: ‘‘Her kriz bir fırsat doğuruyor. Laleli’ de son yaşanan krizle yeni fırsatlar doğduğunu düşünüyorum. Esnaf kendini toparlamış ve değişimini sağlamış oldu.’’ dedi.  Mehmet Muhammet Yaşar: ‘‘İşlerimiz son günlerde iyiye gidiyor. Tasarım yapıyor, koleksiyon hazırlıyoruz. Laleli’nin potansiyeli büyük ve işlerin önümüzdeki sezon çok daha iyi olacağını inanıyoruz.’’ diye ifade etti.  Çocukluğunun Laleli’de geçtiğini belirten Deniz Nayman, ‘‘Laleli sokakları eskiye oranla daha az kalabalık, ancak bunun etkilerinden bazıları online satışların artması ve müşterilerin Laleli’ye sene içinde gelme sayılarının azalmasında yatıyor.’’ Genç LASİAD Laleli piyasasının değişen trendlere ayak uydurabilmesi için öneri ve projeler geliştirirken aynı zamanda sosyal yardımlaşma projelerine de başlayacağını bildirdi.
Devamını Oku
Standard Post with Image

İstanbul Moda Konferansı Gerçekleşti

Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği’nin ev sahipliğinde 11. Moda Konferansı, 3-4 Ekim tarihlerinde çok sayıda markanın katılımı ile gerçekleşti. 1500’den fazla B2B görüşmelerinin yapıldığı konferans, iç pazara 150 milyon dolar, ihracata 250 milyon dolar ek ciro hedefiyle yola çıkmıştı. İstanbul Moda Konferansı’nda ayrıca Aslı Filinta, Begüm Berdan, Belma Özdemir, Eda Güngör, Gamze Saraçoğlu, Giray Sepin, Gökay Gündoğdu, Kadir Kılıç, Mehtap Elaidi, Nihan Peker ve Özlem Kaya gibi moda dünyasının önde gelen isimlerinin geri dönüştürülebilir materyaller kullanarak oluşturdukları tasarımlar sergilendi. 2008 yılından bu yana gerçekleşen İstanbul Moda Konferansı, Çırağan Sarayı’nda yapıldı. Açılış galasına çok sayıda özel davetli katıldı. Sektörün önemli isimlerinin katıldığı geceye, LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak katıldı. Ertesi gün ki yapılan konferansa birçok modancı’nın da katıldığı güne LASİAD adına Yönetim Kurulu üyesi Tarık Nayman ve Genel sekreter Şeraffettin Yüzüak katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Hazır Giyimin Ardındaki Yerel Güç, ‘Trend İnovasyon’la Büyüyor

KYSD Başkanı Dr. Murat Özpehlivan: ‘Trend İnovasyon’la Ülkemize Hizmet Ediyoruz’ Konfeksiyon Yan Sanayicileri Derneği (KYSD) himayesinde bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilen ‘Tekstil Aksesuarları Trend ve İnovasyon Etkinliği’ Wow Airport Hotel Convention Center’da 25-26 Eylül tarihlerinde gerçekleşti. Yan Sanayiciler ‘Trend İnovasyon’la Moda Algısına Destek Veriyor KYSD Başkanı Murat Özpehlivan açılış konuşmasında Trend İnovasyon etkinliğinin üç ana başlığı olduğunu ifade ederek şunları söyledi: ‘Birincisi, yan sanayimizin trend ve inovasyon yönünü geliştirmek. İkincisi, Üniversite-Sanayi işbirliğini artırmak ki bunu Okan Üniversitesiyle uzun zaman önce başlatmıştık; kendileri hazırladıkları kreasyonlarla bizlere farklı bakış açıları kazandırıyorlar. Üçüncüsü ise, hazır giyim sektörümüzün moda algısına yan sanayiden destek olmaktır. Hep söylediğimiz gibi burada bir kez daha yinelemek istiyorum; yan sanayi olmadan tam sanayi olmaz. Dünyanın her tarafında fuarlar, etkinlikler ve B2B’ler düzenleniyor. Metrekaresi 500-600 Euro’lardanfuarlara, B2B’lere katılan sektör firmalarımıza,bugünkü değerleriyle 380 Dolar civarında bir rakama stant sunmak gerçek manada ülkeye hizmet etmek demektir bize göre. Bu anlamda alın teri döken fuar komitemizi ve yönetim kurulumuzu huzurunuzda alkışlamak istiyorum.’ Sanayi-Eğitim İşbirliği Sürdürülebilir Olmalı Okan Üniversitesi Sanat Tasarım Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Demet Irklı Eryıldız da konuşmasında sanayi-eğitim uyumunun önemine değindi. Eryıldız;‘Sayenizde öğrencilerimiz sektörün değerli sanayicilerinin ürettiği malzemeleri tanıyorlar, o malzemelerle kreasyonlar yapıyorlar. Böylelikle hem yaratıcı güçleri gelişirken hem de sektörle tanışmış oluyorlar. Ve biz bunu çok büyük bir kazanç olarak görüyoruz.’ Son Gün Vizyon 2030 Lansmanı Var Konuşmalardan sonra etkinliğin açılış kurdelesini sektör temsilcileri hep birlikte kesti. Sonrasında etkinlik alanına geçen Başkan Özpehlivan ve diğer sektör temsilcileri stantları dolaşarak katılımcılara hayırlı olsun dileklerini ilettiler. Birçok sektör temsilcisinin katıldığı etkinliğe LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammed Sancaktar, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Barış Köseliören, Ahmet Turan, Yönetim Kurulu Üyesi Rıfat Opan, Mehmet Ocaklı katıldı.    
Devamını Oku
Standard Post with Image

Ayakkabı Tasarımcılarından Muhteşem Şov

Ayakkabı sektöründe tasarım ve İnovasyona katkıda bulunmak ve katma değerli ürün ihracatını artırmak amacıyla düzenlenen "3.Uluslararası Ayakkabı Tasarım Yarışması" ödülleri sahiplerini buldu.10 Ekim akşamı Raffles Istanbul’ da İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği'nin (İDMİB) düzenlediği yarışmanın kreatif direktörlüğünü Hakan Yıldırım üstlendi. Jüri üyeleri arasında Gülşen ve Edis yer aldı. Ödül töreninde konuşan İDDMİB Başkanı Mustafa Şenocak, “Ayakkabı sektörümüzde çift başına 60 dolara varan çok yüksek ihracat değerlerine ulaştık. Bu rakamı daha da yukarılara taşımanın yolu tasarımdan geçiyor. 2018 yılının ilk dokuz ayında 170 ülkeye, 703 milyon dolar değerinde ayakkabı ihracatı gerçekleştirdik. Böylece 2016 yılı ihracat rakamını 9 ayda geçtik, 2017 rakamını ise Ekim’de geçeceğiz.” dedi. TİM Başkanı İsmail Gülle, katma değerli ihracatın önemli olduğunu belirterek, "Tasarımın gücüne ve Ar- Ge'ye her zaman inandık. Tasarım, malın artısı ve fikrin parasal karşılığı. Tasarım, Ar-Ge ve inovasyon ile ilgili söyleyecek ve yapılacak çok şey var. Böyle bir organizasyonu başlattıkları için İDMİB ailesine teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı. ‘Ayakkabıda dünyanın en büyük 6. üreticisiyiz’ Şenocak, “İhracatımızı sadece nicelik olarak değil, nitelik olarak da artırmak zorundayız. Türkiye, ayakkabı sektörü bugün dünyanın çift bazında en büyük 6. üreticisi, 8. ihracatçısı. Ancak değer bazında 25. sırada yer alıyoruz. Bu durumu değiştirmek zorundayız. Bunu da ancak katma değerli ihracatımızı artırarak yapabiliriz. Bunu yapmanın en etkili yolu da tasarım gücümüzü artırmak. Üçüncüsünü gerçekleştirdiğimiz bu yarışma ile bu amaca katkı sağlamaya çalışıyoruz.” diye konuştu. 10 tasarımdan altısına ödül Kadınlar kategorisinden birinci olan Dila Korkmaz 15 bin TL, ikinci Melih Öz 10 bin TL, üçüncü Gamze Gürtaşar 5 bin TL, Erkekler kategorisinde birinci olan Oya Cevizkaya 15 bin TL, ikinci Kaan Eratalay 10 bin TL, üçüncü Alparslan Şendağlı 5 bin TL ve yurt dışı eğitim ödülünün sahibi oldu. Ayrıca genç tasarımcılar eğitim süreçlerine katkıda bulunacak tasarım tabletleriyle de ödüllendirildi. LASİAD adına geceye, Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Hazır giyim ihracatı 18,5 milyar dolara koşuyor

Türkiye'nin 2018 yılı hazır giyim ve konfeksiyon ihracatının 18,5 milyar doları bulacağı tahmin ediliyor. İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Mustafa Gültepe, AA muhabirine, 2017 yılını yaklaşık 17 milyar dolarlık ihracatla kapatan hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün genel ihracatta yüzde 10,8 paya sahip olduğunu bildirdi. Yaptıkları ihracatın yaklaşık 14 milyar dolarını net ihracat geliri olarak ülkeye bıraktıklarını anlatan Gültepe, "Yani biz cari fazla veren bir sektörüz, dolayısıyla Türkiye'ye para bırakan bir sektörüz. İş gücü anlamında da özellikle kadın iş gücü anlamında, Türkiye'de hizmet sektöründen sonra ikinciyiz. Hazır giyim ve tekstil sektörlerini topladığınız zaman toplamda 28 milyar dolara yakın bir potansiyeli var, bu büyüklükle otomotiv sektöründen sonra ikinci büyük sektör." diye konuştu. Hazır giyim olarak Türkiye'nin dünyada 5'inci, Avrupa'da da 3'üncü büyük tedarikçi olduğunu kaydeden Gültepe, sektörün ve pazarın her geçen gün büyüdüğünü dile getirdi. Daha fazla katma değerli ürün satmak için tasarıma ağırlık verdiklerini dile getiren Gültepe, şöyle konuştu: "Artık eskisi gibi 'Ucuz mal satalım.' düşüncesi bizim sektörde hakim değil. Koleksiyonların yüzde 100'ünü firmalarımız kendileri oluşturdu. Gerek kumaş anlamında gerek aksesuar anlamında gerekse dikim anlamında ciddi bir emek var. Hedefimiz artık katma değerli ürün satmak. İhracatımızın kilogram değeri şu anda ortalama 20 dolar. Türkiye'nin ortalaması 1,3 dolar. Kilogram değeri bakımından savunma sanayi ve mücevherat sektöründen sonra biz geliyoruz. Amacımız inovatif ürünlerle ihracat kilogram değerini daha da yukarılara çıkarmak. Yakın vadede önce ihracat kilogram değerini 25 dolara, sonra da 30 dolara çıkarmayı hedefliyoruz." 2019 hedefi 20 milyar dolar Yılın ocak-eylül dönemindeki ihracatının yaklaşık 13,3 milyar dolar düzeyinde gerçekleştiğini belirten İHKİB Başkanı Mustafa Gültepe, "2018 sonunda ihracatın 18,5 milyar dolara ulaşacağını tahmin ediyoruz. 2019 yılı hedefimiz bu yılın rakamını en az yüzde 10 artırmak ve inşallah 19,5 - 20 milyar doları zorlamak." beklentisini dile getirdi. Türk hazır giyim ve konfeksiyon ürünlerinin batı Avrupa ve diğer komşu ülkelerde çok rağbet gördüğünü, komşu ülkelerde Türk markalarının mağaza sayısının 3 bine ulaştığını kaydeden Gültepe, "Her ay en az 10-15 mağaza açıyor bizim markalarımız. Rusya, Kazakistan, Özbekistan, Suudi Arabistan, Dubai, Irak, İran, Bulgaristan, Yunanistan, Romanya ve daha birçok ülkede Türk mağazaları var. Bunlar belli bir noktaya geldikten sonra Avrupa ülkeleri ve Amerika'ya doğru bir açılım olabilir." dedi. Gültepe, iç piyasaya üretim yapan firmaların fiyat konusunda biraz hassas davranmaları gerektiğine de işaret ederek, "En son hükümetimiz bir indirim kampanyası başlattı. 1-2 ay zam yapmadan kimseye bir şey olmaz. Sürekli fiyat artırmak, stokçuluk yapmak ülkeye hainlik yapmak demektir. O nedenle bir 'durun' diyorum." değerlendirmesinde bulundu.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Design Week Turkey 2018’de Moda Tasarımı Konuşulacak

Endüstriyel tasarımdan modaya, mimariden görsel iletişim tasarımına, Türkiye’yi tasarım dünyası ile buluşturan Design Week Turkey, bu yıl moda eksenli atölye ve panelleriyle dikkat çekecek. ‘Dünya Starlarının Yeni Modası: Türk Tasarımı’, ‘Tasarımın Işıldayan Yüzü: Mücevher’ başlıklı panellerde ve Design Talks’ta ünlü tasarımcılar, yerelden ulusala uzanan başarı hikâyelerini anlatacak. Etkinlik kapsamında renkleri tanımlamak ve kusursuz renk kombinasyonları oluşturmak amacıyla gerçekleşecek ‘Renk Uyumu 101 Atölyesi’ de katılımcılarını bekliyor. 16-18 Kasım’da Haliç Kongre Merkezi’nde ‘Tasarım Ekosistemi’ ana temasıyla gerçekleşecek Design Week Turkey 2018 (Türkiye Tasarım Haftası) için geri sayım başladı. 3 gün boyunca, 22 panel ve konferans, 50’den fazla konuşmacı, 19 sergi ve enstalasyon, 16 atölye çalışması, 100’ün üzerinde tasarımcı ve binlerce izleyicinin bir araya geleceği Design Week Turkey, bu yıl özellikle moda eksenli atölye ve panelleriyle de ilgi odağı olacak. T.C. Ticaret Bakanlığı koordinasyonu ile Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından bu yıl üçüncüsü gerçekleşen Design Week Turkey 2018’de bu yıl düzenlenecek ‘Dünya Starlarının Yeni Modası: Türk Tasarımı’, ‘Tasarımın Işıldayan Yüzü: Mücevher’ ve Design Talks bölümünde yer alan ‘Moda ve 3B Baskı’ panelinde ünlü tasarımcılar, yerelden ulusala uzanan başarı hikâyelerini izleyicilerle paylaşacak. Dünya Starlarının Yeni Modası: Türk Tasarımı Ana sahnede gerçekleştirecek ‘Dünya Starlarının Yeni Modası: Türk Tasarımı’ panelinin moderatörlüğünü ELLE Türkiye Genel Yayın Yönetmeni Zeynep Üner üstlenecek. Türk kimliği ile özellikle moda alanında kendi isimlerinden marka yaratan, tarzlarıyla dünya starlarının ilgisini çeken tasarımcılar yerelden küresele uzanan hikâyelerini anlatacak. Rekabetçi moda sektöründe Türk kimliğiyle var olabilmek için nelerin gerektiğini ve yurt dışında başarıya ulaştıran temel faktörleri inceleneceği panelin konuşmacıları ise Moda Tasarımcıları Dilara Fındıkoğlu, Raisa ve Vanessa Sason olacak.   Kaynak: http://www.guncelkadin.com.tr/design-week-turkey-2018de-moda-tasarimi-konusulacak
Devamını Oku
Standard Post with Image

13. Kumaş Tasarım Yarışmasına Yoğun İlgi

13. İTKİB İstanbul Uluslararası Kumaş Tasarım Yarışması ödülü sahiplerini buldu. 20 Kasım akşamı Raffles İstanbul otelde İstanbul Tekstil  ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği'nin (İTKİB) düzenlediği yarışmanın  kreatif direktörlüğünü Hakan Akkaya  üstlendi. "Türkiye ihracatla, ihracat tasarımla yükseliyor" sloganıyla tasarımcıları keşfetmek için yola çıkan yarışmanın jürisinde ise Aslı Filinta, Berrin Zorlu, Beyza Uyanoğlu, Canan Hancıoğlu, Fatih Bilici, Fırat Neziroğlu, Gülben Ergen, Gözde Sarar, Ivana Sert, Nihat Odabaşı, Ruken Mızraklı, Siren Ertan, Sitare Kalyoncuoğlu, Süleyman Orakçıoğlu, Yalçın Ayaydın, Yıldırım Mayruk, Zekeriya Tanrıverdi gibi isimler yer aldı. Yarışmanın birincisi İpek Aslanboy oldu. Ticaret Bakan Yardımcısı Fatih Metin’ in katıldığı gecede sektörün önemli isimleri biraraya geldi. Geceye LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca, katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Muhafazakâr Giyim Fuarı Gerçekleşti

Muhafazakâr giyim sektöründe tasarımcıları, üreticileri, toptancıları ve mağaza zincirlerini bir araya getiren, Lifestyle-Turkey, 17-19 Ocak tarihleri arasında İstanbul Kongre Merkezi'nde gerçekleşti. Fuarın açılışında konuşan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, "İstanbul olarak birçok fuara ev sahipliği yapıyoruz ama bu fuarı diğer fuarlar gibi değerlendirmiyoruz. Bu fuarı ortak kültürümüz ve geleceğimiz adına, aynı coğrafyanın, inancın, dünyanın, kültürün insanları olarak geleceğimize aynı duyguları paylaşabilme adına önemli görüyorum. Çeşitli ülkelerden gelen misafirlerimiz var. Ülkeler olarak değişik konularda ticaret ilişkilerimiz olabilir. Kültürümüzü yansıtacak ortak giyim adına bu fuarın önemli olduğunu düşünüyorum. "dedi.   Birçok uluslararası katılımcının konuşmasının ardından kurdele kesilerek fuarın açılışı gerçekleşti. LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammed Sancaktar katıldı.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

Moda otoritelerinin gözü Türkiye’de

Türkiye’de moda dünyası son 10 yılda atağa geçerek büyük bir gelişme kaydetti. Öyle ki birçok Türk tasarımcı aldıkları kredi ve teşviklerle küçük işletme olarak başladıkları sektörde dünya devleriyle yarışan markalar haline geldi. Türk tasarımcıların dünyaya açılmasıyla İstanbul, Avrupa ve Orta Doğu başta olmak üzere birçok müşteri grubunun da en gözde moda duraklarından biri oldu. Türk moda dünyasının bu cazibesini ve ağırlığını pekiştiren ise Türk modacıların tasarımlarını giyen dünyaca ünlü yıldızların sayısının her geçen gün artması oldu.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

‘Moda Tasarım Teknolojileri Beceri Yarışması’ Ödülleri Sahiplerini Buldu

İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği'nin (İHKİB) bu yıl ikincisini düzenlediği Moda Tasarım Teknolojileri Beceri Yarışması'nı kazanan "Genç Yeteneklere" ödülleri verildi. 53 liseden 212 öğrencinin en iyi modeli ortaya çıkarmak için zamana karşı kıyasıya yarıştığı Beceri Yarışmasında büyük ödülün sahibi Sultangazi Nene Hatun Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi oldu. Birincinin 20 bin, ikincinin 15 bin ve üçüncünün 10 bin TL ödül aldığı gecede "jüri özel ödülü" ve "en iyi takım çalışması" ödülüne değer görülenler de 5'er bin TL'nin sahibi oldu. Jüri özel ödülünün sahibi ise Hikmet Nazif Kurşunoğlu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi oldu. Yarışmada toplamda 55 bin TL'lik para ödülü verildi. LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ercan Hardal ve Murat Eraslan katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

‘Moda Tasarım Teknolojileri Beceri Yarışması’ Ödülleri Sahiplerini Buldu

İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği'nin (İHKİB) bu yıl ikincisini düzenlediği Moda Tasarım Teknolojileri Beceri Yarışması'nı kazanan "Genç Yeteneklere" ödülleri verildi. 53 liseden 212 öğrencinin en iyi modeli ortaya çıkarmak için zamana karşı kıyasıya yarıştığı Beceri Yarışmasında büyük ödülün sahibi Sultangazi Nene Hatun Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi oldu. Birincinin 20 bin, ikincinin 15 bin ve üçüncünün 10 bin TL ödül aldığı gecede "jüri özel ödülü" ve "en iyi takım çalışması" ödülüne değer görülenler de 5'er bin TL'nin sahibi oldu. Jüri özel ödülünün sahibi ise Hikmet Nazif Kurşunoğlu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi oldu. Yarışmada toplamda 55 bin TL'lik para ödülü verildi. LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ercan Hardal katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Türkiye'ye 1.8 milyar dolarlık yatırım

Azeri kamu enerji şirketi SOCAR'ın Turkey Enerji projesi direktörü Emil Alkhasly, BP ve SOCAR'ın 2020 sonunda Türkiye'de yeni petrokimya tesisinin inşasına başlamayı planladığını açıkladı. BP ve SOCAR, 2018 yılında tesisin yapımı için bir anlaşma imzalamıştı. Alkhasly, Reuters'e yaptığı açıklamada, "Tesisin tasarımı için bir ihale açıldı ve üç şirket katıldı. Sonuçlar gelecek ay açıklanacak" dedi. Alkhasly, tesisin yapımının 2023 yılına kadar tamamlanması beklendiğini söyledi. Tesisin kapasitesi 1.250 milyon ton saflaştırılmış tereftalik asit, 840 bin ton paraksilen ve 340 bin ton benzen olacak şekilde tasarlandı. Projenin maliyetinin 1.8 milyar dolar olması bekleniyor.   Kaynak: https://www.dunya.com/ekonomi/turkiyeye-18-milyar-dolarlik-yatirim-haberi-443932
Devamını Oku
Standard Post with Image

LALELİ’DE FESTİVAL ZAMANI

Gelenekselleşen ve bu yıl 8’incisi düzenlenen Laleli Fashion Shopping Festival’i  ile Laleli’de sokaklar festival alanına döndü. 5-9 Ağustos arasında gerçekleşen festivale 13 ülkeden 250’nin üzerinde alıcı katıldı. Rusya, Ukrayna, Kazakistan, Kırgızistan, Ermenistan, Polonya, Romanya, Belarus, Azerbaycan, Gürcistan, Bosna Hersek, Litvanya ve Lübnan başta olmak üzere çevre ülkelerin yoğun ilgi gösterdi. Yoğun ilgiyle gerçekleşen festivale Alvan Kids, Arya, Ay-Sel, Climber, Desibel, Diamond Gold, Dosso Dossi, Euro Fashion, Escetic, Fimka, Garanti Bankası,  Giotelli, İDL Lojistik, İntersan, Kargo 63, La Chere, Laleli Dergisi, L’asiea, Onur Express, PayPorter, Sahra Foods, Sassofono, Soccer, Solido, Spark Kargo, UPT ve White House markaları katılım gösterdi.   Laleli Bu Yıl Türkiye’nin Ticaretine 4,5 – 5 Milyar Dolarlık Katkı Yapacak 05 Ağustos 2019 Pazartesi günü Laleli Caddesi’nde yapılan açılışla startı verilen festivalin açılışında konuşan LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca, ‘’2019’un ilk 7 ayında geçen yılın aynı dönemine göre az da olsa daha iyi durumdayız. 8’incisini düzenlediğimiz festivali, bölgenin ticaretini ve turizmini canlandırmanın yanı sıra marka değerini çok daha yukarılara taşımamızı sağlayan bir etkinlik olarak değerlendiriyoruz.’’ dedi. Laleli Sanayici ve İşinsanları Derneği (LASİAD) Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca, Temmuz ayından itibaren başlayan mikro ihracat uygulaması ile bölgede yepyeni bir dönemin başladığını söyledi. Uygulamanın ticareti kayıt altına almanın yanı sıra bölgenin imajına da çok olumlu katkı yapacağının altını çizdi. Laleli’nin İstanbul ticaretinin kalbinin attığı merkezlerin başında geldiğini vurgulayan Eyyüpkoca, ‘’Bu yıl 13 ülkeden her biri en az 10 mağaza sahibi, 250’nin üzerinde alıcıyı ağırlıyoruz. Polonya, Romanya ve Litvanya’dan uzun bir aradan sonra ilk kez alım grupları geldi. Firmalarımız ile misafirlerimiz ticari bağlantıların yanı sıra, B2B görüşmeler yapma imkanı bulacaklar. Festivalin yaratacağı sinerji ile önümüzdeki 5 ayda daha iyi bir performans sergileyeceğimizi ve 2019’u 4,5 – 5 milyar dolar ciro ile kapatacağımızı tahmin ediyorum.’’ dedi. Festivalin açılış törenine katılan TİM Başkanı İsmail Gülle de konuşmasında Temmuz’da hem 7 aylık hem de 12 aylık dönemler için hesaplandığında Cumhuriyet tarihinin en yüksek ihracat değerlerine ulaşıldığını hatırlattı. Gülle, ‘’ Laleli’den ihracat yapanların devlet teşviklerinden yararlanmalarının ve yeşil pasaport almalarının önü açılacak. Ticaretin kayıt altına alınması Laleli’nin itibarını da arttıracak.’’ dedi . Fatih Belediye Başkanı Ergün Turan da Laleli’nin sadece Türkiye için değil, birçok ülke için ilham verici olduğunun altını çizdi, Fatih Belediyesi’nin Laleli’ye verdiği desteğin artarak devam edeceğini vurguladı. İTO Başkan Yardımcısı İsrafil Kuralay ise, Laleli’nin ve Laleli Fashion Shopping Festival’in küresel bir marka haline geldiğini söyledi. Kuralay, ‘’ İnanıyorum ki ‘Laleli Modadır’ sloganıyla yola çıkan bu festival, turizmde yeni rekorlara koştuğumuz bir dönemde hem ülkemize hem de İstanbul markasına güç katacaktır.’’ dedi.  İHKİB Başkanı Mustafa Gültepe ise moda endüstrisinin Türkiye ekonomisi için büyük önem taşıdığını vurguladı. ‘’Hazır giyim ihracatından elde edilen geliri daha da arttırmak için tasarım odaklı, markalı, yüksek katma değerli üretimi teşvik ediyoruz. Bölgenin ve Türk moda endüstrisinin tanıtımı için çok önemli olan Laleli Fashion Shopping Festival’i başından beri destekliyoruz.’’ dedi.  Eyyüpkoca, Laleli Fashion Shopping Festival’e destek veren Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), Fatih Belediyesi, İstanbul Ticaret Odası (İTO), İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB), İstanbul Tekstil ve Hammadde İhracatçıları Birliği (İTHİB) ve Garanti Bankası’na teşekkür ederek plaket takdim etti.        
Devamını Oku
Standard Post with Image

DÜNYANIN 2. BÜYÜK ULUSLARARASI AYAKKABI MODA FUARI KAPILARINI AÇTI

Alanında Türkiye ve Avrupa'nın en büyük, dünyanın ise ikinci büyük fuarı olan AYMOD, 62. kez gerçekleştirildi. CNR Holding kuruluşlarından Pozitif Fuarcılık tarafından Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD) iş birliği ve Türkiye Ayakkabı Sektörü Araştırma Geliştirme Eğitim Vakfı (TASEV) desteğiyle düzenlenen Uluslararası Ayakkabı Moda Fuarı (AYMOD), CNR Expo İstanbul Fuar Merkezi'nde gerçekleştirildi. Potansiyel ticaret fırsatlarının sunulduğu fuar, yapılan ikili görüşmelerle birlikte milyarlarca dolarlık iş bağlantılarına sahne oldu. Türkiye’nin yanı sıra Rusya, Ukrayna, Pakistan, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Gürcistan, İran, Irak ve Ürdün gibi yakın coğrafyada yaşayan 600 milyona yakın insanın ayakkabı ihtiyacını karşılayan fuarda, kadın-erkek ayakkabısından çocuk ayakkabılarına kadar klasik, spor ve el yapımı binlerce yeni model sergilendi. Fuara Rusya, İtalya, İsrail, Birleşik Arap Emirlikleri, Kazakistan, Polonya, Türkmenistan, Özbekistan, Ürdün, Macaristan, Çekya, Karadağ ve Lübnan’ın da olduğu ülkelerden 30 binin üzerinde ziyaretçi katıldı. LASİAD adına fuara katılan Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Turan ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak, stantları ziyaret edip firmalara iyi dileklerini sundu. Fuarda ayrıca Zahit Okurlar tarafından imal edilen 455 numarayla dünyanın en büyük ayakkabısı olarak Guinness Rekorlar Kitabı'na giren ayakkabı ve Layd Gaga’nın da ayakkabı tasarımcısı olan Kobi Levi’nin “Artistik Ayakkabılar” koleksiyonu sergilendi.
Devamını Oku
Standard Post with Image

OTİAD 20. YILINI KUTLADI

Osmanbey İş İnsanları Derneği (OTİAD)  kuruluşunun 20. Yılı münasebetiyle kutlama programı düzenledi. 16 Ekim Çarşamba   günü gerçekleştirilen programda TİM Başkanı İsmail Gülle, Şişli Kaymakamı Ali Fuat Türkel,  İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Mustafa Gültepe, İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ahmet Öksüz, STK’ların Başkan ve temsilcileri biraraya geldi. Programa LASİAD  adına Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca katıldı. Programda yaptığı konuşmada,Son 20 yıllık gelişimi değerlendiren OTİAD Başkanı Rıdvan Kandağ, Osmanbey'i, Türkiye'nin ve dünyanın en değerli markalarını ortaya çıkaran bölge haline geldiğini söyledi. Kandağ, tekstil sektörünün öncü sivil toplum kuruluşu OTİAD'ın 800'e yakın üyesi ve 2.600 şirkete yön verdiğini belirterek şunları söyledi: "Osmanbey Tekstilci İş İnsanları Derneği (OTİAD) 2 Ağustos 1999 yılında kuruldu. 800'e yakın üyesiyle Osmanbey'in değişimine öncülük etmektedir. Osmanbey bugün mevcut görünümü ile modern, temiz ve güvenilir bir açık hava alışveriş merkezidir. Osmanbey'i tasarım ve üretim anlamında İstanbul'un dünyaya açılan moda kapısıdır.’’ Sınır ilçesi Akçakale’de TSK’nın yürüttüğü Barış Pınarı Harekatı’na destek olmak amacıyla gerçekleştirilen ziyaretin ardından geceye katılan TİM Başkanı İsmail Gülle şunları kaydetti: ‘’Öncelikle sınırlarımızda gerçekleştirilen Barış Pınarı Harekatı’nda Türkiye İhracatçılar Meclisi, ihracatçı birliklerimiz ve derneklerimiz olarak Türk Silahlı Kuvvetleri’nin haklı mücadelesine destek vermek, onlara bu mücadelesinde yalnız olmadıklarını, bu mücadelenin memleketimiz için ne anlam ifade ettiğini hissettirmek ve birlik olmak gerekiyor. Çok kısa zaman içerisinde Allah onları zaferle taçlandırsın. Hep birlikte terörün olmadığı, iş konuştuğumuz böyle güzel atmosferleri yaşadığımız günler olsun.’’ 20. yılını kutlayan OTİAD’ı takdir ve tebrik eden Gülle, konuşmasına şöyle devam etti: ‘’45 yıldır bu sektörün içindeyim; Osmanbey’i, Merter’i, Laleli’yi tekstilin olduğu her yeri gezdim. Bugün, içimizden başarılı markalar, başarılı hazırgiyimciler çıktı ve onların başarısı ülkemizin ihracatını 180 Milyar Doların üzerine taşıdı. Bu başarının sahibi sizsiniz, sizin yaptığınız işe duyduğunuz saygı ve gösterdiğiniz sevgi sayesinde gerçekleşti. İhracatçılar meclisi olarak, başarınızı takdir ve tebrik ediyoruz. Yapmış olduğunuz güzel işleri bugün milyarlarca dolarlarla ölçülen katma değerli markalı ihracat haline getirdik. Hepinizi yürekten tebrik ediyorum’’  dedi.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

İTHİB Uluslararası Kumaş Tasarım Yarışması Finali Moda Dünyasını Buluşturdu

2005 yılından bu yana Türk Tekstil Sektörünün yaratıcı gücünün yükselmesi, yetenekli gençlerin sektöre hızla kazandırılması ve özgün tasarımlar yaratılarak katma değeri yüksek ürünlerin ihraç edilmesi amacıyla düzenlenen 14. İstanbul İTHİB Uluslararası Kumaş Tasarım Yarışması’nın finali Raffles İstanbul’da gerçekleşti. İTHİB Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Öksüz’ün ev sahipliği ile Tuvana Büyükçınar Demir’in organizasyonunu yürüttüğü, İTHİB tarafından düzenlenen geceye aralarında Azra Akın, Ebru Akel, Burcu Kara, Tuğçe Bayat, Yasemin Taciroğlu, Nefise Karatay, Sitare Akdilek, Günseli Kato, Emel Ayaydın, Zeynep Üstünel ve Jale Balcı’nın bulunduğu iş, sanat ve cemiyet hayatından çok sayıda davetli katıldı. Moda dünyasının önemli tasarımcıları ve influencerları geceye katıldı Final gecesine Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin düzenlediği Design Week Turkey’de yer alarak bilgilerini moda – iş dünyasıyla paylaşan Sertaç Ersayın, Jasjit Sing, Pia Pia, Alice Pegna, Ece Yalım ve Chun Ju Tseng gibi moda dünyasının önemli tasarımcıları ve influencerları arasında kabul edilen isimlerin katılımı damga vurdu.   Kaynak: https://www.maxihaber.net/14-istanbul-ithib-uluslararasi-kumas-tasarim-yarismasi-finali-moda-dunyasini-bulusturdu/
Devamını Oku
Standard Post with Image

DERİ SEKTÖRÜNDEN GELECEĞE YATIRIM

Deri sektöründe katma değerli ihracatı daha da artırmak için İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği (İDMİB) bünyesinde, Ticaret Bakanlığı'nın destekleriyle 5. Detay Deri ve Deri Ürünleri Tasarım Yarışması düzenlendi. Yarışmanın ev sahipliğini yapan İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği (İDMİB) Başkanı Mustafa Şenocak, gerçekleştirdikleri tasarım yarışmalarıyla sektöre çok değerli tasarımcılar kazandıklarını ve kazandırmaya devam edeceklerini vurguladı. İDMİB olarak öncelikli amaçlarının deri sektörünün tasarım gücünü ve katma değerini arttırmak olduğunu aktaran Şenocak, “Genç yeteneklerimizi de sektöre kazandırmak istiyoruz. Çünkü ülke olarak daha yüksek katma değerle ihracat yapmaya ihtiyacımız var.  Dünyada güncel akımları sektörümüze tanıtmak için trend seminerleri düzenliyoruz. 1 yıl ayakkabı, 1 yıl konfeksiyon ve saraciye olmak üzere her yıl tasarım yarışmaları organize ediyoruz. Yarışmalarımız her geçen yıl daha çok kişiye ulaşıyor. Finalistlerimizi çok önemli ödüller ile buluşturuyoruz. Çünkü biz ihracatta nitelikli insan kaynağının ve tasarımın gücüne inanıyoruz.” dedi. Sektör ve cemiyet hayatından seçkin davetlilerin katılım gösterdiği geceye LASİAD adına, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Turan Yavuz ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

GELECEĞİN TASARIMCILARI ÖDÜLLERİNİ ALDI

Ticaret Bakanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) destekleriyle İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) tarafından organize edilen ‘14. İstanbul İTHİB Uluslararası Kumaş Tasarım Yarışması’ ödülleri görkemli bir törenle sahiplerini buldu. 14.Uluslararası Kumaş Tasarım Yarışması’nın açılış konuşmasını yapan İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Öksüz: “Tekstil sektörü olarak makinelere yıllarca çok büyük yatırımlar yaptık, yapmaya da devam ediyoruz. İlerleyen süreçte artık insana daha fazla yatırım yapmamız gerektiğini anladık. Bu ihtiyacı sektörün en önemli nitelikli insan kaynağı olan tekstil mühendisliği bölümlerinin artık kapanma noktasına geldiği süreçte çok daha iyi bir şekilde anladık. Sektörün hak etmediği negatif algının yansıması olan bu durumu tekstil mühendisliğini tercih eden öğrencilere başarı kriterini göz önüne alarak verdiğimiz burs ile aştık. Bugün burada sektörümüzde katma değer yaratan en önemli unsurlardan tasarımın önemini ve tasarımcıya verilen değerin ortaya konduğu bu organizasyon aynı zamanda insana yaptığımız yatırımın bir kanıtı olmuştur. Bu organizasyonda emeği geçen başta Ticaret Bakanlığımız ve Türkiye İhracatçılar Meclisimiz olmak üzere tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum” dedi. Sektörün ve cemiyet hayatının önde gelen isimlerinin yoğun ilgi gösterdiği geceye, LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca, Başkan Vekili Muhammed Sancaktar, Başkan Yardımcısı Ahmet Turan ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak katıldı. Yarışmanın kazananları belli oldu Genç yetenekleri desteklemek ve tekstil sektöründe katma değerli ürün ihracatını artırmak amacıyla düzenlenen dünyanın dört bir yanından gelen tasarımcıların tasarımlarının değerlendirildiği yarışmada M. Fatih Bilici, M. Zekeriya Tanrıverdi, Ahu Yağtu, Alara Koçibey, Daan Roosegarde, Feryal Gülman, Filiz Tunca, Nejdet Ayaydın, Nomi Kleinman, Nur Bilen Yavuzer, Mustafa Sandal, Özgür Masur, Özlem Kaya, Sema Güral Sürmeli, Sinem Kınran Parlak, Siren Ertan, Süleyman Orakçıoğlu, Tamer Pala, Yıldırım Mayruk ve  Zeynep Üner Jüri koltuğunda oturdu. Jürinin değerlendirmeleri sonucu “Pele’nin Gözyaşları” tasarımıyla “Damla Güden” 1. olarak 50 bin TL. para ödülü almaya hak kazandı. Birinci seçilen Güden ödülünü Ticaret Bakan Yardımcısı Rıza Tuna Turagay, TİM Başkanı İsmail Gülle, İTHİB Başkanı Ahmet Öksüz’ün elinden aldı. Row And Refine Shine tasarımıyla Hale Yılmaz 2., Flawed Symmetry tasarımıyla Mithila Amy Mohan 3. oldu. Dereceye giren ilk üç finalist, dünyanın önde gelen fuarlarından Premiere Vision Paris Fuarını ziyaret etme hakkı elde etti ve 6 aylık dil eğitimi ile ödüllendirildi. Ayrıca ikincilik ödülünün sahibi Hale Yılmaz 25 bin TL, üçüncülük ödülünün sahibi Mithila Amy Mohan ise 12.500 bin TL kazandı. Bununla birlikte dereceye giren adaylar Ticaret Bakanlığı’nın onaylarıyla yurtdışında eğitim hakkına sahip oldular. SİNGER ise dev yarışmanın tüm finalistlerine dikiş makinası hediye ederken, Ceylan Şenkal isimli tasarımcı SİNGER Jüri Özel Ödülü ile ödüllendirildi.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Sigara paketlerinde yeni dönem

Tarım ve Orman Bakanlığı sigara paketlerinde düz ve standart paket uygulamasına 5 Aralık'ta geçileceğini duyurdu. Sigara paketlerinde yeni dönem 5 Aralık’ta başlıyor.  Tarım ve Orman Bakanlığınca yapılan düzenlemeyle "Tütün mamullerinde düz ve standart paket" uygulamasına 5 Aralık'ta geçiliyor. Yarından itibaren artık eski paketlerle tütün mamulleri üretilmeyecek. Bir aylık süreçte, yani 5 Ocak’a kadar yeni paketlerle üretim yapılacağı gibi mevcut paketlerin piyasadaki satışı devam edecek.  5 Ocak 2020 itibari ile ise sadece yeni standart paketlerin satışı yapılabilecek ve piyasada eski tip paket bulunmayacak. Düz ve standart paket uygulaması ile paketlerin çeşitli renklerinden ve grafik tasarımlarından kaynaklanan çekiciliğinin ve yanıltıcı özelliğinin ortadan kaldırılması, sağlık uyarıları mesajlarının caydırıcı etkisinin artırılması hedefleniyor. Yeni düzenleme ile tütün mamulleri paketlerin rengi, Pantone 448 C Mat bitişli tek renk olarak belirlendi. Marka, ayırt edici ibare ve diğer zorunlu bilgilerin yazım şekli, rengi, konumu standart hale getirildi, markanın logosu, simgesi veya sair işaretleri kaldırıldı. Tek tip ve tek renk olacak paketler üzerindeki birleşik (resimli) sağlık uyarıları alanı yüzde 65’ten yüzde 85’e çıkarıldı, resimli uyarı paketin ön yüzeyi yanı sıra arka yüzeyine de konuldu. 14 yeni birleşik (resimli) sağlık uyarısı belirlendi. Bütün paketlerde yer alacak ibarelerden biri de birleşik (resimli) sağlık uyarıları içerisinde yer alan ‘‘ALO 171 SİGARA BIRAKMA HATTI’’ mesajı olacak. Yeni düzenleme ile tütün mamulü çeşidini belirleyen ayırt edici ibare paketlerin ön yüzeyinde yer alacak. Nargilelik tütün mamulü paketlerinin iç ambalajı ile puro ve sigarillo paketlerinin varsa iç ambalajları üzerine marka ve ayırt edici ibare siyah renkle yazılacak. Üretim tarihi ve üretim kodlama bilgileri, siyah zemine beyaz renkte yazılacak. Ayrıca yeni paketlerde, yan yüzey alanlarının yüzde 50'sini kaplayan genel uyarı ve bilgi mesajı yer alıyor. Paketlerde, "Sigara içmek öldürür-hemen bırakın" genel uyarısı ile "Tütün dumanı, kansere yol açtığı bilinen 70'ten fazla madde içerir" bilgi mesajı bulunacak. Halihazırda mevcut sigara paketlerinin yan yüzeyinin birinde yüzde 10’unu kaplayan zifir, nikotin ve karbon monoksit bırakım değerlerine ilişkin bilgilendirme kaldırıldı, paketler üzerinde bulunan “18 yaşını doldurmayanlara satılamaz” şeklindeki uyarı, “18 yaşını doldurmayanlara satışının cezası hapistir” şeklinde değiştirildi. 14 yeni mesaj ve resim Paketlerde sigara içen insanlara ilişkin caydırıcı fotoğraflarla birlikte 14 ayrı yeni resimli uyarı mesajı da yer alacak. Resimli uyarılarda yer alan ifadelerden bazıları şöyle: Sigara içiyorsanız çocuğunuzun da sigara içme ihtimali iki kat fazladır. Yaşam boyu sigara içenlerde erken ölümlerin yarısı sigara içmekten kaynaklanmaktadır. Sigara içmek kan akışını yavaşlatır ve cinsel iktidarsızlığa neden olur. Sigara kullanımı gebelikte erken doğuma yol açarak bu bebeklerdeki ölüm, hastalık ve engellilik riskini artırır. Sigara kullanımı her aldığınız nefesi zorlaştıran kronik bronşite neden olmaktadır. Sigara en büyük inme nedenidir. Sigara dumanında benzen, nitrozamin, formaldehit ve hidrojensiyanit gibi kanser yapıcı maddeler bulunur. Sigara içmek ayakta kangrene neden olur. Sigara içenler genç yaşta ölür. Kaynak: https://www.azonceoldu.com/gundem/sigara-paketlerinde-yeni-donem-64700
Devamını Oku
Standard Post with Image

LeShow kapılarını açtı

LeShow Deri ve Moda Fuarı, ilk kez İstanbul Kongre Merkezi'nde gerçekleşti. 24 Ocak tarihinde görkemli bir ön gösterim ile açılışı yapılan fuara, yerli yabancı birçok firma ilgi gösterdi. 21 yıldır Moskova'da düzenlenen deri sektörünün en önemli fuarlarından LeShow Deri ve Moda Fuarı, 26 Ocak tarihine kadar İstanbul Kongre Merkezi'nde ziyaretçilerini ağırladı. Fuarda 2019'un trend ürünleri sergilendi. 24 Ocak akşamı koreografisini Asil Çağıl'ın sunuculuğunu da Jülide Ateş'in gerçekleştirdiği, ünlü tasarımcı ve modellerin yer aldığı defilede Sacha Pacha, Vlasta Kopylova Design, Lindi West, Steel Deri, Oksa Fashion, Panterrez ve Sansar Deri 2019/2020 koleksiyonlarını, Özge Ulusoy, Çağla Şıkel, Ece Gürsel ve Sema Şimşek başta olmak üzere daha birçok modelle trend deri kostüm ve aksesuarlarını tanıttı. LASİAD adına Yönetim Kurulu Üyesi Tarık Nayman katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Genç Tasarımcılardan Dikkat Çeken Defile

Niyazi Erdoğan’ın yeni tasarımcı adaylarına destek olmak için gönüllü eğitim verdiği Bayrampaşa Teknik Anadolu Lisesi yılsonu defilesi 2 Mayıs Perşembe günü Lionel Hotel’de gerçekleşti. Tekstil sektörüne kalifiye eleman yetiştirme amacıyla hazırlanan proje, öğrencilerin yıl boyunca ürettikleri tasarımlarından oluştu. İlhamını Pablo Picasso, Vincent van Gogh, Salvador Dali gibi dünyaca ünlü ressamların renkli dünyasından alan tasarımlar, podyumda renk şöleni yaşattı.   Niyazi Erdoğan, defile sonrasında genç yeteneklere imkan sağlanmasından  dolayı mutlu olduğunu söyledi. İTKİB ve İHKİB sponsorluğunda, BATİAD’ ın organize ettiği, koreografisini Akif Örük’ ün hazırladığı defilenin baş mankenleri Simge Tertemiz, Gizem Barlak oldu. Bayrampaşa Tekstilci ve İş Adamları Derneği'nin (BATİAD) katkısıyla yapılan defileye öğrencilerin özgün tasarımları damga vurdu. Defileye sektörün önde gelen temsilcileri, STK’lar, öğrenciler ve yakınları katıldı. LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Murat Özpehlivan ve Yönetim Kurulu Üyesi Tarık Nayman katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

‘’YAN SANAYİ OLMADAN TAM SANAYİ OLMAZ’’

Konfeksiyon Yan Sanayicileri Derneği (KYSD) tarafından bu yıl dördüncü kez gerçekleştirilen ‘’Tekstil Aksesuarları Trend ve İnovasyon Etkinliği’’ WowAirport Hotel Convention Center’da 19-20 Kasım tarihlerinde gerçekleşti. Yan Sanayi’nin gelecek projeksiyonuna yön vermek amacıyla organize edilen Tekstil ve İnovasyon Fuarı’na TİM Başkanı İsmail Gülle, İTO Yönetim Kurulu Üyesi Servet Samsama, İTHİB Başkanı Ahmet Öksüz ve İHKİB Başkanı Mustafa Gültepe katıldı. Yan sanayi olmadan tam sanayi olmayacağını vurgulayan İsmail Gülle şunları kaydetti: ‘’Tekstil ailesinin birliği, birlikteliği, desteği büyüyerek gider. İnsan, bu sektörde her zaman bir dostu arar birliktelikten güç alır. Bu birliktelik bizde çok şükür var ve birlikteliğimizle de önemli işler yapıyoruz. Hazırgiyim sektörünün kapasitesine, gücüne ve daha fazlasını yapabileceğimize inanıyoruz. Bu nedenle tasarımı destekliyoruz, yenilikler, modernizasyon pek çok şeyi işin içerisine katmaya çalışıyoruz. İstanbul önemli bir lokasyon, tarih ve kültür başkenti inşallah önümüzdeki yıl tasarım başkenti de olacak. Derneklerimizle birlikte bütün gücümüzle, bütün imkanlarımızla İstanbul’a ve tekstil sektörüne yakışır uluslararası arenada tüm sektörün temsil edildiği, özel alıcıların getirildiği verimli fuar çalışmalarına bugün söz verdik, inşallah önümüzdeki yıl gerçekleştireceğiz.’’ İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Üyesi Servet Samsama, ‘’Tekstil Aksesuarları Trend ve İnovasyon Etkinliği gibi sektörel güç birliği organizasyonlarıyla Türkiye hedeflediği büyüklüklere çok daha hızlı ulaşıyor. Bu kadar güçlü olduğumuz tekstil sektörünü daha da büyütmek, geleceğe taşımak için İstanbul Ticaret Odası olarak pek çok faaliyeti bir arada yürütüyoruz. İstiyoruz ki, tekstil, hazır giyim ve buna bağlı sektörlerde fuar denildiğinde Paris, Milano’daki birtakım fuarlar nasıl öne çıkıyorsa birkaç yıl içinde İstanbul da öyle akla gelsin. 4. Tekstil Aksesuarları Trend ve İnovasyon Etkinliği bu yolda atılan önemli bir adımdır.’’ Yan sanayi ve tekstil sektörünün temsilcilerinin bir araya geldiği etkinliğe LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammed Sancaktar, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Turan, Yönetim Kurulu Üyeleri Birol Fırat ve Yakup Samsama katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

CNR FASHIONIST’LE MODA İSTANBUL’DA

CNR Holding kuruluşlarından İstanbul Fuarcılık AŞ tarafından, Osmanbey Tekstilci İş İnsanları Derneği (OTİAD) iş birliği ve KOSGEB desteğiyle düzenlenen Türkiye'nin en büyük uluslararası Abiye, Gelinlik, Damatlık ve Moda Fuarı CNR Fashionist, CNR Expo İstanbul Fuar Merkezi'nde 19-21 Kasım tarihleri arasında sektör profesyonellerini ağırladı. Gelinlik, abiye, damatlık ve şık giyim tasarımının en güzel örneklerinin sergilendiği fuarda, birbirinden renkli defilelerle, 2020 sezonları tanıtıldı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle, fuarın açılışında yaptığı konuşmada, tekstil sektörünün geleceğine inandıklarını söyledi.İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Gültepe ise Türkiye'nin daha fazla üretime ve ihracata ihtiyacı olduğunu vurguladı. İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Üyesi Servet Samsama, Osmanbey'in, Türk tekstilinin markalarını ortaya çıkaran bir marka haline geldiğini belirterek, "Sadece Türkiye için değil, bölge ülkeleri için de çok önemli bir ticaret merkezi haline geldi. 135 ülke ile ticaret yapan Osmanbey, yıllık 1,5 milyar dolarlık ihracatıyla ülkemizi dünyaya açıyor. Fashionist için burada olduğumuz için mutluyuz. İhracatımızın yüzde 15'inden fazlasını gerçekleştiren tekstil sektörü Türkiye'nin ana ihracat güçlerinden birisidir." ifadelerini kullandı. Global ticaretin yanı sıra sektörün iç pazarındaki ticaretine de katkı sağlayan fuara, LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammed Sancaktar, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Turan, Yönetim Kurulu Üyeleri Birol Fırat, Yakup Samsama ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

DESİGN TURKEY ENDÜSTRİYEL TASARIM ÖDÜLLERİ SAHİPLERİNİ BULDU

T.C. Ticaret Bakanlığı koordinasyonu ile Türkiye İhracatçılar Meclisi ev sahipliğinde, Türkiye'nin tasarımla markalaşmasına katkı sağlamak amacıyla düzenlenen Design Week Turkey 2019 etkinliği kapsamında Design Turkey Endüstriyel Tasarım Ödülleri sahiplerini buldu. Yerli ve yabancı tasarımcılardan oluşan seçici kurul, başvuru yapan 286 tasarımı değerlendirdi. 13 kategoride, 8'i üstün, 36'sı iyi ve 18'i kavramsal ödül olmak üzere toplam 62 ödül dağıtıldı. Törende konuşan TİM Başkanı İsmail Gülle, katma değerli üretim için tasarımın önemine dikkat çekerek, “Dış Ticaret Fazlası Veren Türkiye hedefine ulaşmak için sürdürülebilir ihracatı ve katma değeri nasıl yaratacağımızı doğru şekilde tespit etmeliyiz. Katma değerli ürün yaratmak için marka ve tasarım olmazsa olmazlardan biri. Bu topraklardan daha fazla tasarımcı çıkartmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Tasarım yarışmamızla, sektörlerin yaratıcı gücünü artırırken öğrenci, sanayici, akademisyen ve girişimcileri bir araya getirerek, yetenekli gençlerin özgün tasarımlarını destekliyoruz. Gelecek yıl tasarım haftasını, tasarım ekosisteminin tüm paydaşları ile bir araya getirerek, İstanbul'un kıymetli bir küresel tasarım markası haline getirmeyi amaçlıyoruz" dedi. Ödül kazanan marka ve tasarımcılar ödüllerini Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ve TİM Başkanı İsmail Gülle'nin elinden aldılar. Yoğun katılımın gerçekleştiği ödül törenine LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Turan ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Fuat Oktay 2020 büyüme hedefini açıkladı!

Oktay, TBMM Genel Kurulunda görüşmelerine başlanılan 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2018 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin sunuş konuşmasını yaptı. Milli iradenin tecelligahı olan TBMM'deki bütçe görüşmelerinin,  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve kabinesinin vizyonunu ortaya koyma ve  millet önünde hesap verme mecrası olarak büyük bir fırsat olduğuna inandıklarını  söyleyen Oktay, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin ikinci, AK Parti  hükümetlerinin 18. bütçesi olan 2020 yılı merkezi yönetim bütçesinin devlete ve  millete hayırlı olmasını diledi. Ekonomide yaşanan dalgalanmalar, yaptırım tehditleri ve bölgesel  belirsizliklerinin, Türkiye'yi hedeflerinden uzaklaştırmadığını aksine  hedeflerine daha sıkı sarılmaya yönelttiğini vurgulayan Oktay, "2020 yılı  bütçesini, toplumumuzun tüm kesimlerini kapsayan sürdürülebilir ekonomik kalkınma  ve toplumsal refah artışı için bir fırsat olarak görüyoruz." dedi. Oktay, 2020 yılı bütçesinin, 11. Kalkınma Planı ile Yeni Ekonomi  Programı'nın hedeflerini merkeze aldığını, 82 milyonun bütçesi olduğunu belirtti. Küresel ekonomik görünüme değinen Oktay, 2020'de küresel büyüme  açısından ılımlı bir toparlanma beklendiğine işaret etti. Küresel ekonominin, ticari ve jeopolitik gerginliklerin yanı sıra  uluslararası ekonomik ve ticari iş birliğinin geleceğine yönelik  belirsizliklerdeki artışın, yatırımcı güvenini ve küresel ticari gelişmeleri  olumsuz etkilediğine dikkati çeken Oktay, bu kapsamda 2018'de küresel büyümenin  yüzde 3,8'den yüzde 3,6'ya gerileyerek ivme kaybettiğini dile getirdi. GELİŞMEKTE OLAN EKONOMİLERDE KÜRESEL TİCARET SAVAŞLARI Oktay, Türkiye'nin de aralarında bulunduğu gelişmekte olan  ekonomilerde küresel ticaret savaşları nedeniyle korumacılık eğilimlerinin  artması, güven ve yatırım ortamının zayıflaması ile Çin'de görülen belirgin  ekonomik yavaşlamanın, 2018'de olduğu gibi 2019'da da sürdüğüne dikkati çekti. Gelişmiş ekonomilerde 2019 ve 2020'de büyüme oranının yüzde 1,7  olmasının beklendiğinin altını çizen Oktay, geride kalan dönem ortalamalarına  göre düşük büyüme beklentisinin, başta ticari gerilimler kaynaklı olmak üzere dış  talebin zayıflamasına bağlı olarak öne çıktığını söyledi. Oktay, güçlü seyreden istihdam gelişmelerine rağmen ABD'nin ticaret  anlaşmazlıkları, büyüme üzerinde baskı oluşturduğunu, ticaret savaşının  etkilerinin birçok sektöre yayıldığını dile getirdi. Avro bölgesinde ekonomik büyümenin, 2018 ortasından itibaren  yavaşladığını ve 2019'un ilk yarısında da zayıf bir performans gösterdiğini  aktaran Oktay, ihracat kanalındaki yavaşlamanın, otomotiv sektörü başta olmak  üzere sanayi üretimine yansıdığını belirtti. Fuat Oktay, sonuç olarak küresel ekonomik büyümenin destekleyici  politikalar ve iktisadi faaliyette beklenen canlanmayla 2020'de 2019'a kıyasla  bir miktar daha yüksek olmasının ve yüzde 3,4'e yükselmesinin tahmin edildiğini  bildirdi. ABD VE ÇİN ARASINDA ARTAN TİCARET TANSİYONU Küresel büyümeyi etkileyen en önemli faktörün, ticaret hacmine yönelik  gelişmeler olduğuna işaret eden Oktay, ABD ve Çin arasında artan ticaret  tansiyonunun olumsuz etkilerinin, küresel ticaret hacmindeki artışı  sınırlandırdığını ve buna bağlı olarak dünyada korumacı politikaların artış  göstermesinin küresel büyüme oranlarını baskıladığını anlattı. ABD Merkez Bankasının (Fed), 2008 sonrasında ilk kez 2019 Temmuz  ayında faiz indirimine gittiğini, eylül ve ekim aylarında da faiz indirimlerine  devam ederek genişletici para politikasını sürdürdüğünü anımsatan Oktay, Fed'in  2020'de de faiz indirimine gidebileceğinin, Avrupa Merkez Bankasının politika  faizlerinin de sıfır seviyelerine yakın kalmaya devam edeceğinin  değerlendirildiğini vurguladı. Oktay, 2018'de işsizlik oranının küresel düzeyde yüzde 5 olarak gerçekleştiğini hatırlatarak, genç işsizliğin yanı sıra eğitim ve gelir düzeylerindeki eşitsizliklere de bağlı olarak işgücü piyasasının gerektirdiği  becerilere uygun yeterli işgücünün olmamasının, küresel iş gücü piyasasının  kronik problemleri arasında öne çıktığını aktardı. PETROL FİYATLARINDAKİ DALGALANMALAR Yılın başlarında petrol piyasalarının arz yönlü olarak baskılandığını  ve fiyatların yukarı yönlü hareket ettiğini belirten Oktay, İran ve Venezuela  yaptırımlarının yanı sıra Libya'da artan çatışmalar ile OPEC ve Rusya başta olmak  üzere OPEC dışı bazı ülkelerin üretim kısıntısı kararını yürürlüğe koyması  sonucunda, Brent petrolün varil fiyatının 70 dolar seviyesini aştığını aktardı. Mayıs ayıyla birlikte ticaret savaşı geriliminin yeniden  tırmanmasının, talep yönlü endişeleri tetikleyerek petrol fiyatlarını aşağı yönlü  baskıladığını anlatan Oktay, ortalama petrol fiyatlarının 2019'da 61,8, 2020'de  ise 60 doların altında olmasının beklendiğini belirtti. Türkiye ekonomisinin, küresel büyüme ve ticarete bağlı dış talepteki  toparlanma beklentisiyle genişletici para politikalarından olumlu etkilenmesinin  beklendiğini ifade eden Oktay, "Küresel finans piyasalarında ortaya çıkabilecek  dalgalanmalar ve petrol fiyatlarında meydana gelebilecek yukarı yönlü hareketler,  Türkiye ekonomisinde cari işlemler dengesi ve enflasyon üzerinde risk  oluşturabilecektir." diye konuştu. Son 17 yılda gerçekleştirilen temel icraat ve hizmetlere değinen  Oktay, "Ekonomideki başarılarımızın arkasında bütçe disiplinindeki istikrarlı  duruşumuz bulunmaktadır." dedi. Oktay, 2002'de yüzde 11,2 olan bütçe açığını 2018 sonunda yüzde 2'ye  indirdiklerinin, böylece vergi gelirlerinin daha etkin harcanabileceği mali  yapıya kavuşulduğunu altını çizdi. Mali alanla büyüme ve istihdamın desteklenmesinin yanı sıra başta  ulaştırma, Ar-Ge, eğitim ve sağlık gibi ekonomik ve sosyal alanlarda büyük  altyapı yatırımlarına imza atarak önemli gelişmeleri gerçekleştirdiklerini  anlatan Oktay, "2003-2018 döneminde yıllık ortalama yüzde 5,6 oranında büyüme  sağlayarak ekonomi genelinde toplamda 9,8 milyon, yıllık ortalama olarak ise  yaklaşık 610 bin yeni istihdam oluşturduk. Ar-Ge harcamalarının milli gelir  içindeki payını 2002'de yüzde 0,51'den 2018'de yüzde 1,03'e yükselttik. Söz  konusu harcama tutarı 2002'de toplamda 1,8 milyar lirayken 2018'de toplam 38,5  milyar liraya çıkmıştır." ifadelerini kullandı. ALT YAPI YATIRIMLARI Başta ulaştırma olmak üzere pek çok alanda önemli alt yapı yatırımları  oluşturduklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, "Bu kapsamda  havalimanı sayımızı 56'ya, bölünmüş yol uzunluğumuzu 2019 Kasım ayı itibarıyla 27  bin 123 kilometreye yükseltirken daha önce kullanımda olmayan hızlı trenlerin  kullanımı için bin 213 kilometrelik hat oluşturduk. Derslik sayısını toplamda 343  binden 721 bine çıkararak ilköğretimde derslik başına düşen öğrenci sayısını  36'dan 24'e indirdik." diye konuştu. Oktay, 10 bin kişiye düşen hastane yatağı sayısını 24,8'den 27,9'a  çıkarırken nitelikli yatak sayısını da 19 binden 145 bine yükselttiklerini  anlatarak, "Sağlık yatırımlarımızın sonucunda bin canlı doğumda bebek ölüm hızını  31,5'den 6,8'e, 100 bin canlı doğumda anne ölüm oranını ise 64'ten 13,6'ya  geriletmiş olduk. Söz konusu kazanımlarımıza imkan tanıyan bütçe disiplinine  yönelik istikrarlı tutumumuzu, büyümeye ve refaha daha fazla destek olmasını  sağlayacak şekilde ortaya koymaktayız." dedi. Türkiye ekonomisine ilişkin gelişmeleri aktaran Oktay, Türkiye'nin son  17 yılda yalnızca ekonomik değil, siyasi anlamda da dünyada ağırlığını  hissettirmeye başladığını ve dünyanın bölgesel güç merkezlerinden biri haline  geldiğini belirtti. Bu durumun Türkiye'nin siyasi ve iktisadi rakiplerinin dikkatinden  kaçmadığını ve Türkiye'nin, yapılan bilinçli hamlelerle çok sayıda iç-dış siyasi  ve iktisadi şoklarla karşı karşıya kaldığını ifade eden Oktay, bunların son  örneğinin, 2018 Ağustos ayında başlayan spekülatif kur saldırıları olduğunu  hatırlattı. "2020 YILI BÜYÜME HEDEFİMİZ YÜZDE 5 OLARAK BELİRLENDİ" Hükümetin, Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde her türlü açık tehdit ve  baskıya rağmen kararlı tutumuyla saldırılara boyun eğilmediğini ve alınan  tedbirlerle bu şokların etkisiz hale getirildiğini belirten Oktay, "Şokların  neticesinde yükselen enflasyonla oldukça kararlı bir mücadele ortaya konulmuş,  halkımızın desteği alınarak beklentiler iyi yönetilmiş ve enflasyonda belirgin  bir düşüş gerçekleştirilerek fiyat artışında katılaşmanın önüne geçilmiştir."  dedi. Mali disiplinden taviz vermeden vergi indirimleri, istihdam teşvikleri  ve kredi programlarıyla ekonomik büyümenin desteklendiğini vurgulayan Oktay,  uygulanan dış ticaret politikaları ve alınan tedbirlerle, ithalatın  kompozisyonunun ihracatı destekleyecek şekilde değişmeye başladığını, turizm  gelirlerinin desteğiyle cari işlemler fazlası veren bir ekonomiye doğru önemli  adımlar atıldığını söyledi. Yeni Ekonomi Programı'nda öngörülen para ve maliye politikalarının,  koordineli şekilde uygulanmayı sürdürüleceğini ifade eden Oktay, "Yargı reformu  stratejisi ve vergi reformu gibi temel alanlarda öngörülebilirliği güçlendirecek  adımlarla ekonomide yapısal dönüşüm, enflasyonu daha da aşağıya çekerken  ekonominin sürdürülebilir bir büyüme patikasına oturmasına da yardımcı olacaktır.  Bu kapsamda 2020 yılı büyüme hedefimiz yüzde 5 olarak belirlenmiştir." diye konuştu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, iş gücü piyasasına yönelik yapısal adımlar atılacağını, bu kapsamda iş gücü piyasası deneme ve denkleştirme süresi ve kısmi süreli çalışma konularının taraflar arasında mutabakatla esnekleştirilmesinin öngörüldüğünü belirtti. Oktay, TBMM Genel Kurulunda görüşmelerine başlanılan 2020 Yılı Merkezi  Bütçe Kanunu Teklifi ile 2018 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin  sunuş konuşmasında, döviz kurlarındaki yükselme sonucu oluşan maliyet baskısı ve  fiyatlama davranışlarında ortaya çıkan bozulma neticesinde 12 aylık tüketici  enflasyonunun ekimde yüzde 25,2 seviyesine ulaştığını söyledi. Para ve maliye politikaları arasındaki güçlü koordinasyon, petrol ve  diğer emtia fiyatlarındaki aşağı yönlü hareketin, kamu fiyatlama mekanizmalarıyla  kur kaynaklı fiyat dalgalanmalarının tüketici enflasyonu üzerindeki etkisinin  yumuşatılması ve enflasyonla mücadele çerçevesinde gösterilen toplumsal destek  neticesinde enflasyonun düşüş eğilimine girdiğini belirten Oktay, bu çerçevede  tüketici enflasyonunun, 2018 sonunda Yeni Ekonomi Programı tahminleriyle uyumlu  olarak yüzde 20,3 seviyesine ve 2019 Kasım ayı itibarıyla da yüzde 10,56  seviyesine gerilediğini ifade etti. Oktay, 2019 yıl sonunda TÜFE'nin Yeni Ekonomi Programı (YEP) hedefi  olan yüzde 12 seviyesinin altında gerçekleşmesinin öngörüldüğünü anımsattı. YEP'te öngörülen politikaların hayata geçirilmesiyle enflasyonun  kalıcı olarak düşük, tek haneli seviyelere indirilmesinin temel hedefleri  olduğuna işaret eden Oktay, bu çerçevede enflasyonun 2020 yılında yüzde 8,5'e,  2022 yılında ise yüzde 4,9'a düşmesinin beklendiğini de vurguladı. İhracatın, AB ekonomisindeki yavaşlamadan olumsuz etkilense de 2018'de  genel ticaret sistemine göre 176,9 milyar dolara yükseldiğine dikkati çeken  Oktay, yıllık ihracatın bu yıl sonunda 180 milyar doları aşmasını, 2020 yılı  ihracat hedefinin ise 190 milyar dolar olduğunu bildirdi. Oktay, bu yıl sonunda seyahat gelirlerinin 29 milyar dolara  ulaşılacağını tahmin ettiklerine dikkati çekerek, "Bu çerçevede turizmdeki  canlanmanın sürmesini beklediğimiz 2020 yılında da seyahat gelirleri hedefimizi  34,3 milyar dolar olarak öngörmekteyiz." diye konuştu. "YÜKSEK KATMA DEĞERLİ ÜRÜN İHRACATININ ARTIRILMASINI BEKLİYORUZ" Oktay, cari işlemler dengesinin YEP'te öngörüldüğü şekliyle 2020  yılında makul düzeylerde bir açık vermesinin beklendiğini dile getirdi. Enflasyondaki gerilemeyle birlikte risk primlerindeki düşüş ve  kaliteli sermaye girişleri için ortamın elverişli hale gelmesinin dış finansmanın  temel belirleyicisi olacağına işaret eden Oktay, bu kapsamda cari işlemler  açığının GSYH'ye oranının 2020 yılında yüzde -1,2 olarak gerçekleşmesinin  öngörüldüğünü anlattı. Oktay, üretimdeki dönüşüme bağlı olarak yüksek katma değerli ürün  ihracatının artırılmasını beklediklerini, bu durumun aynı zamanda yerlileştirme  yoluyla ithalata olan bağımlılığın azaltılmasıyla da destekleneceğini vurguladı. Seyahat gelirlerinin de önemli derecede artmasıyla cari işlemler  dengesinde kalıcı iyileşme sağlanacağına işaret eden Oktay, bu sayede dış  finansman ihtiyacının azalacağını, dengeli ve sürdürülebilir büyüme eğiliminin  korunacağını belirtti. Fuat Oktay, Türkiye'nin gelecek dönemde de yeni nesil uygulamalarla  hızlı ve kolay ticaretin adresi, bölgesinde güvenli bir liman olmaya devam  edeceğinin altını çizdi. Geçen yıl yaklaşık 550 bin kişilik ilave istihdamla işsizlik oranının  yüzde 11 seviyesinde gerçekleştiğini anlatan Oktay, büyümedeki gelişmelerin  istihdama da yansıdığını, işgücü piyasasının ekonomideki büyüme yönünden  etkilendiğini ve 2018'in ikinci yarısında başlayan ekonomik yavaşlama neticesinde  işsizlik oranının bu yıl sonunda yüzde 12,9 olarak gerçekleşmesinin öngörüldüğünü  söyledi. "3 YILDA İSTİHDAM 3,2 MİLYON KİŞİ ARTIRILACAK" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, 2020 yılında hedeflenen yüzde 5'lik  büyümeyle iktisadi faaliyette toparlanma ve bunun sonucunda işgücüne katılım ve  istihdam oranlarında iyileşme öngörüldüğünü belirtti. Oktay, "İstihdama yönelik olarak iktisadi güven ortamının güçlenmesi  sonucunda ertelenmiş yatırımların hayata geçirilmesi ve üretimdeki artışla  birlikte istihdam teşviklerinin etkili bir biçimde uygulanmaya devam edecektir.  Ayrıca işgücü piyasasına yönelik yapısal adımlar atılacaktır. Bu çerçevede,  işgücü piyasası deneme ve denkleştirme süresi ve kısmi süreli çalışma konularının  taraflar arasında mutabakatla esnekleştirilmesi öngörülmektedir." şeklinde  konuştu. Kadın istihdamı için 2020'de de güçlü bir destek paketinin hayata  geçirileceğini anlatan Oktay, kadınların çalışma hayatına girişini  kolaylaştıracak ve kadın istihdamını yükseltecek esnek çalışma imkanlarının  artırılması, kadın kooperatiflerinin güçlendirilmesi, çocuk bakım hizmetleri ve  ihtiyaca göre belirlenmiş mesleki eğitim programlarının yaygınlaştırılması için  teşvik uygulamalarının artırılarak sürdürüleceğine işaret etti. İstihdam teşviklerinin ihtiyaçlara göre yeniden tasarlanarak hayata  geçirilmesi ve gençlerin iş dünyasının ihtiyaçlarına uygun mesleki eğitim  programlarına dahil edilmesiyle genç işsizliğinin azaltılmasını sağlayacaklarını  belirten Oktay, bu çerçevede 2020 yılında bu yıla göre istihdamın 1 milyon 52 bin  kişi artmasının, işsizlik oranının ise yüzde 11,8’e gerilemesinin beklendiğini,  YEP'e göre de gelecek üç yılda istihdamın 3,2 milyon kişi artırılarak 2022'de  işsizliğin yüzde 9,8'e düşürülmesinin hedeflendiğini kaydetti. "FAİZ ÖDEMELERİNİN BÜTÇE İÇİNDEKİ PAYI AZALTILDI" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, kamu maliyesinde en önemli  kazanımlardan birinin faiz ödemelerinin bütçe içindeki payının azaltıldığını  vurguladı. Faiz harcamalarının bütçe giderleri içerisindeki payı, 2002'de yüzde  43,2 iken, 2020 yılı bütçesinde bu oranın yüzde 12,7 seviyesinde kalmasının  öngörüldüğünü dile getiren Oktay, bu çerçevede oluşturdukları mali alanla  vatandaşlara hizmet olarak ayrılan kaynakların miktarının önemli ölçüde  artırıldığına dikkati çekti. Oktay, vergi gelirleriyle faiz giderleri karşılaştırıldığında da  benzer bir görünümün ortaya çıktığına işaret ederek, şöyle konuştu: "2002'de toplanan her 100 liralık verginin 85,7 lirası faiz  harcamalarına giderken, 2020 bütçesinde yalnızca 17,7 lirasının faiz  harcamalarına ayrılacağı tahmin edilmektedir. Kamu maliyesinin bir diğer önemli  kazanımı ise borç stokunda ciddi oranda bir düşüşün sağlanmasıdır. 2000'li  yılların başında Gayri Safi Yurtiçi Hasıla içindeki payı yüzde 76,1 seviyesinde  bulunan AB tanımlı borç stoku seviyesi 2019 yılı ikinci çeyreği itibarıyla yüzde  32,2 seviyesindedir. Avrupa İstatistik Ofisi verilerine göre, aynı dönemde 28 AB  üyesi ülkenin borç stokunun Gayri Safi Yurtiçi Hasılaya oranı yüzde 80,5  düzeyindedir. 2019 Ekim ayı IMF Küresel Ekonomik Görünüm Raporu'na göre söz konusu  oran gelişmiş ülkeler için yüzde 103,1; gelişmekte olan ülkeler için ise yüzde  53,3 seviyesinde bulunmaktadır. Yüzde 32,2 ile borç stokumuzun düşük seviyelerde  bulunması maliye politikamızın işlevselliğini önemli ölçüde arttırmıştır. 2019  yılında yüzde 32,8 olması beklenen AB tanımlı genel yönetim borç stokunun Gayri  Safi Yurtiçi Hasılaya oranının 2020 yılı itibarıyla yüzde 33,2 ve Yeni Ekonomi  Programı dönemi sonunda ise yüzde 32,3 seviyesine gelmesini hedefliyoruz." "YEREL YÖNETİMLERİN ÖZ GELİRLERİNİN ARTIRILMASI DA ÖNGÖRÜLÜYOR" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, 11. Kalkınma Planı'na da değinerek,  Planda verimlilik odağında sanayi sektörünün itici güç rolünü üstlendiği,  ihracata dayalı istikrarlı bir büyüme modeli çerçevesinde hedeflerin  belirlendiğini anlattı. Belirlenen büyüme modelinde bir taraftan yatırımların üretken alanlara  yönlendirilmesinin, diğer taraftan yurt içi tasarrufların artırılmasının  amaçlandığını, bu kapsamda plan dönemi sonunda yurt içi tasarrufların milli  gelire oranının yüzde 30'un üzerine çıkarılmasını hedeflediklerini belirten  Oktay, Kalkınma Planı'nda yurt içi tasarrufların artırılması için hane halkı ve  firmaların tasarrufa özendirilmesinin yanında kamu tasarruflarının artırılmasının  ve bu tasarrufların ekonominin verimli alanlarındaki yatırımlara  yönlendirilmesinin öngörüldüğünü söyledi. Fuat Oktay, planda öngörülen büyümeyi destekleyici maliye  politikalarının hayata geçirilebilmesi için program bütçe sistemine geçilmesinin  yanı sıra maliye politikasının etkinliğini artırmak için harcamaların gözden  geçirildiğini anlatarak şöyle konuştu: "Buna ek olarak vergi adaletini güçlendirecek ve vergi tabanını  genişletecek revizyonların yanı sıra yerel yönetimlerin öz gelirlerinin  artırılması da öngörülmektedir. Ayrıca, sosyal güvenlik sisteminin  güçlendirilmesi için kayıtlı istihdamın artırılması, sistemin kapsadığı nüfusun  genişletilmesi ve prim tahsilatlarının artırılması sağlanarak emeklilik ve sağlık  harcamalarının kamu maliyesi üzerindeki baskısının kontrol altında tutulması  hedeflenmektedir." "EKONOMİDE KAYIT DIŞILIĞIN AZALTILMASINI HEDEFLİYORUZ" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, 2018 Ağustos'unda yaşanan kur şokundan  sonra uygulanan maliye politikalarının iktisadi faaliyetin yanı sıra cari açık ve  enflasyonla mücadeleyi desteklediğine işaret etti. Uygulanan etkin bütçe politikaları sayesinde 2018 yılında merkezi  yönetim bütçe açığının Gayri Safi Yurtiçi Hasılaya oranının yüzde 2 gibi makul  bir seviyede gerçekleştiğini hatırlatan Oktay, şunları kaydetti: "2020-2022 döneminde de mali disiplini kararlılıkla sürdüreceğiz. Bu  kapsamda, bütçenin gelir performansının yükseltilmesine yönelik; sürekli gelir  kaynakları ile vergi tahsilatında etkinliğin artırılması ve ekonomide kayıt  dışılığın azaltılmasını hedefliyoruz. Kaynakların verimli kullanılmasını ve  belirlenen alanlarda tasarrufların artırılmasını sağlayacak yapısal  değişiklikleri hayata geçireceğiz. Böylece kamu borçluluğu düşük düzeylerde  tutulacaktır. Yeni Ekonomi Programı'nın kapsadığı önümüzdeki üç yıllık dönemde de  bütçe açığının Gayri Safi Yurtiçi Hasılaya oranının yüzde 3'ün altında kalmasını  hedefliyoruz."   Geçen yıl bütçe giderlerinin 830,8 milyar, bütçe gelirlerinin 758  milyar lira olduğunu belirten Oktay, bütçe açığının 72,8 milyar, faiz dışı  fazlanın 1,1 milyar lira olarak gerçekleştiğini anlattı. 2018 yılı bütçe giderlerinin, bütçe başlangıç tahminine göre yüzde  10,8, yıl sonu gerçekleşme tahminine göre yüzde 1 arttığını dile getiren Oktay,  buna karşın bütçe gelirlerinin bütçe başlangıç tahminine göre yüzde 8,1, yıl sonu  gerçekleşme tahminine göre yüzde 1,1 arttığı bilgisini verdi. Oktay, "2018  yılında 72,8 milyar lira olarak gerçekleşen bütçe açığı başlangıçta öngörülen  açığın 6,9 milyar lira üzerinde, yıl sonu gerçekleşme tahmini ise 0,7 milyar lira  üzerinde gerçekleşmiştir." dedi. "BU YIL SONUNDA BÜTÇE AÇIĞININ 125 MİLYAR LİRA OLMASINI BEKLİYORUZ" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, 2019 yılı merkezi yönetim bütçe  gerçekleşmelerine ilişkin yıl sonu beklentilerine de değindi. Bu yıl merkezi yönetim bütçe giderlerinin 992,4 milyar, merkezi yönetim bütçe gelirlerinin ise 867,4 milyar lira olmasının öngörüldüğünü  vurgulayan Oktay, bu yıl sonunda bütçe açığının 125 milyar lira, faiz dışı açığın  21,9 milyar lira olarak gerçekleşmesini beklediklerini ifade etti. Fuat Oktay, 2019 yıl sonu bütçe açığının 125 milyar lira ile bütçe  başlangıç hedefinin 44,4 milyar lira üzerinde gerçekleşeceğini beklediklerini  aktararak, şöyle devam etti: "Bu açığın milli gelire oranının ise yüzde 2,9 olacağını  öngörmekteyiz. Bütçe giderlerinin detaylarına bakacak olursak, 2019 yılında  personel giderlerinin 250,7 milyar lira, sosyal güvenlik kurumlarına devlet primi  giderlerinin 43,7 milyar lira, mal ve hizmet alım giderlerinin 78,4 milyar lira,  cari transferlerin 397,1 milyar lira, sermaye giderlerinin 75,3 milyar lira,   sermaye transferlerinin 15,3 milyar lira, borç verme giderlerinin 28,8 milyar  lira, faiz giderlerinin 103,1 milyar lira olarak gerçekleşmesini beklemekteyiz." Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, 2019 yılında vergi gelirlerinin  yaklaşık 668 milyar lira, vergi dışı gelirlerin ise yaklaşık 200 milyar lira  olacağını öngördüklerini söyledi. 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nde bütçe giderlerinin  1 trilyon 95,5 milyar, faiz hariç giderlerin 956,5 milyar, bütçe gelirlerinin  956,6 milyar lira olduğunu belirten Oktay, gelecek yılın bütçesinde vergi  gelirlerinin 784,6 milyar lira, bütçe açığının 138,9 milyar lira olarak  öngörüldüğünü bildirdi. Oktay, 2020 bütçesinde personel giderlerinin 282,5 milyar, sosyal  güvenlik kurumlarına devlet primi giderlerinin 48,1 milyar, mal ve hizmet alım  giderlerinin 75,6 milyar, cari transferlerin 451,1 milyar, sermaye giderlerinin  56,6 milyar, sermaye transferlerinin 6,8 milyar, borç verme giderlerinin 27,1  milyar, yedek ödeneklerin 8,8 milyar, faiz giderlerinin 138,9 milyar lira olduğu  bilgisini verdi. Fuat Oktay, 2020 Yılında Merkezi Yönetim Bütçe gelirlerinin 2019 yılı  gelir hedefine göre yüzde 10,3 artışla 956,6 milyar lira, vergi gelirlerinin  yüzde 17,5 oranında yükselerek 784,6 milyar liraya çıkmasının öngörüldüğünü,  ayrıca vergi dışı gelirlerin 172 milyar liraya ulaşacağının tahmin edildiğini  dile getirdi. Bütçelerin ekonomideki gelişmelere göre şekillendirdikleri maliye  politikalarının bir yansıması olduğunun altını çizen Oktay, bu çerçevede 2020  yılı bütçesinin, ekonomide öngörülen "dengelenme", "disiplin" ve "değişim"  yaklaşımına uygun hazırlandığını vurguladı. Ekonomide dengelenme çerçevesinde elde ettikleri kazanımların  geliştirilmesi, üretim ve verimlilik odaklı sürdürülebilir büyüme ile adaletli  paylaşımın tesisinin 2020 yılı bütçenin temel amacı olduğunu vurgulayan Oktay,  sözlerini şöyle sürdürdü: "2020 yılı bütçesi, önceki 17 bütçemizde olduğu gibi bir hizmet  bütçesi olacaktır. Faiz ödemelerinin bütçe içindeki payı azalırken vatandaşa  hizmet olarak gidecek ödemelerin payının artması sağlanacaktır. Bütçedeki  kaynaklarımız, vatandaşlarımızın ihtiyaç duyduğu hizmetlerin karşılanmasında  kullanılacaktır. Yeni Ekonomi Programında öngördüğümüz üzere bütçenin sağlam ve  sürdürülebilir gelirlere dayanması, toplanan gelirlerin ise vatandaşlarımıza  hizmeti esas alan bir anlayışla kullanılması en temel önceliğimiz olacaktır." "EĞİTİMİN YAYGIN VE ERİŞİLEBİLİR OLMASINDA ÖNEMLİ İLERLEMELER SAĞLANDI" Oktay, Türkiye'nin beşeri kapasitesinin güçlenmesine yönelik tüm  kademelerde kapsayıcı ve kaliteli eğitim hamlesiyle bilgiyi ekonomik ve sosyal  faydaya dönüştüren, teknoloji kullanımına ve üretime yatkın, nitelikli ve mutlu  bireylerin yetiştirilmesinin her zaman temel önceliklerini olduğunu ifade etti. AK Parti hükümetleri döneminde temel kamu hizmeti olarak görülen  eğitim hizmetlerinin yaygın ve erişilebilir olması doğrultusunda önemli  ilerlemeler sağlandığına işaret eden Oktay, bu çerçevede öğretmen sayılarının  artırıldığını, başta kız çocukları ve dezavantajlı öğrenciler olmak üzere  eğitimin tüm kademelerinde okullaşma oranlarında artış sağlandığını ve derslik  başına düşen öğrenci sayısının önemli ölçüde azaltıldığını dile getirdi. Eğitime ilişkin hareket noktalarının, "güçlü öğretmen, güçlü gelecek"  olduğunu belirten Oktay, eğitim, kendileri için her zaman bir ülke ve millet  ödevi olduğunu söyledi. Oktay, "2020 yılı bütçemizde de eğitime her zamanki gibi  büyük önem veriyoruz. Eğitime ayırdığımız bütçe kaynaklarını, 2020 yılında 176,1  milyar liraya çıkarıyoruz. Böylelikle bütçe giderlerinin yaklaşık yüzde 16,1'ini  tek başına eğitime ayırıyoruz." ifadesini kullandı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, bütçede eğitimin her kademesinde  niteliğin artırılmasına yönelik; tekli eğitime geçilmesi, okul öncesi eğitimin  yaygınlaştırılması, mesleki ve teknik eğitim atölye ve laboratuvarlarının  modernizasyonu, tasarım ve beceri atölyelerinin kurulması, öğretmenlerin mesleki  gelişimlerinin desteklenmesine yönelik yapacakları yatırımların, 2020 yılında ön  plana çıkacağını vurguladı. Buna ilaveten, 2020 yılı bütçesinden öğrencilere doğrudan nakdi ve  ayni olarak önemli destekler sağlamayı sürdürdüğünü, bu kapsamda tahsis edilen  ödenek tutarının 26,4 milyar lira olduğunu anlatan Oktay, şöyle konuştu: "2 milyon öğrencimizin faydalandığı burs ve öğrenim kredisi için 12,5  milyar lira, 1 milyon 315 bin öğrencimizin faydalandığı taşımalı eğitim ve yemek  yardım programı için 4,5 milyar lira, 403 bin engelli evladımızın faydalanacağı  eğitim programları için yaklaşık 3,7 milyar lira, öğrencilerimize destekleme ve  yetiştirme kursu çerçevesinde 1,8 milyar lira, özel okullara giden yaklaşık 160  bin öğrencimize eğitim öğretim desteği kapsamında 804 milyon lira, pansiyonlarda  barınan 353 bin öğrencimize barınma desteği olarak 1,2 milyar lira,  üniversitelerde harcı kaldırmamız sonucunda 2 milyon 186 bin üniversite öğrencisi  için üniversitelerimize 602 milyon lira, ücretsiz kitap desteği kapsamında 1,3  milyar lira destek verilecektir." "YATIRIMLARA 64,1 MİLYAR LİRA KAYNAK AYIRIYORUZ" Sağlıklı nesillerin yetişmesi için sağlık alanındaki harcamaları da  yıllara sari olarak yükselttiklerini belirten Oktay, "Sağlığa 2020 yılı  bütçesinde 188,6 milyar lira kaynak ayıracağız. Böylece, 2002 yılında yüzde 11,3  olan sağlık harcamalarının bütçe içerisindeki payını 2020 yılında yüzde 17,2'ye  çıkarıyoruz." dedi. Oktay, 2020 yılında tedavi harcamaları için 98,4 milyar lira, ilaç  harcamaları için 47,3 milyar lira, aile hekimliği için 10,5 milyar lira kaynak  ayrılacağını bildirdi. Özel sektörün yenilikçi ve üretken yatırımlarını teşvik edecek altyapı  yatırımlarını desteklemeye devam edeceklerini, bu çerçevede, 2020 yılında merkezi  yönetim bütçesinden yatırımlara 64,1 milyar lira kaynak ayırdıklarını belirten  Oktay, "Yerel yönetimlere verdiğimiz önem doğrultusunda iktidarımız döneminde  yerel yönetimlere bütçeden ayrılan kaynak miktarı da artırılmıştır. Bu kapsamda  büyükşehir ve diğer belediyelerimiz ile il özel idarelerimize ayırdığımız kaynağı  2019 yılı bütçesine göre yüzde 18,2 artırarak 97,3 milyar lira seviyesine  ulaştırıyoruz." diye konuştu. Oktay, köylerin altyapısını güçlendirmek amacıyla oluşturdukları  KÖYDES projesi için 1,5 milyar lira, belediyelerin su ve kanalizasyon  altyapılarını güçlendirmek amacıyla oluşturdukları SUKAP projesi için 837 milyon  lira, sokak aydınlatmaları için 2,4 milyar lira kaynak ayırdıklarını dile  getirdi. Bütçede sosyal harcamalar için ayrılan kaynak miktarını 69,5 milyar  liraya çıkardıklarını bildiren Oktay, bu tutarın 2020 yılı bütçesinin yüzde  6,3'üne denk geldiğini, 2002 yılında bu oran yüzde 1,3 ve ayrılan kaynağın ise  sadece 1,6 milyar lira olduğunu söyledi. Ödeme gücü olmayan vatandaşların sağlık giderlerini karşılamak  amacıyla 13,4 milyar lira ayırdıklarını ifade eden Oktay, 65 yaş üstü yaşlılar,  bakıma ihtiyacı olan engelli vatandaşlar ve engelli vatandaşların yakınlarına  bağlanan aylıklar kapsamında 11,6 milyar lira, engelli vatandaşların evde  bakımına destek amacıyla 9,4 milyar lira, yoksul ailelere elektrik tüketim  desteği kapsamında 1,8 milyar lira, ekonomik yoksunluk içinde olan çocuk ve  gençlerin aileleri yanında yetişmelerine imkan sağlayan sosyal ve ekonomik destek  ödemeleri için 1,6 milyar lira kaynak ayırdıkları bilgisini verdi. "KADININ KONUMUNUN GÜÇLENDİRİLMESİ, TEMEL POLİTİKALARIMIZDAN BİRİDİR" "Kadının konumunun güçlendirilmesi, temel politikalarımızdan biridir."  diyen Oktay, bu kapsamda eğitim, sağlık, ekonomi, karar alma mekanizmalarına  katılım temel eksenleri üzerine inşa edilen Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi  ve Eylem Planı'nı uygulamaya devam ettiklerini vurguladı. Oktay, şöyle devam etti: "Kadın girişimciliğini geliştirmeye yönelik olarak kadın  kooperatifçiliğini destekleme konusunda yeni adımlar atıyoruz. 81 ilimizde kadın  kooperatifçiliği çalışma grupları oluşturduk. Teşvik ve desteklerimizin de  etkisiyle, 2023 yılında kadın istihdam oranını yüzde 34'e; kadın işgücüne katılım  oranını ise yüzde 38,5'e yükseltmeyi hedefliyoruz. Kadına yönelik şiddete karşı mücadelemizi 'sıfır tolerans' anlayışıyla  sürdürüyoruz. Bu çerçevede, 'Mercan Seferberliği'ni başlatarak Aile, Çalışma ve  Sosyal Hizmetler, Adalet, İçişleri, Milli Eğitim, Sağlık Bakanlıklarımız ve  Diyanet İşleri Başkanlığımız bir araya gelerek 2020-2021 Koordinasyon Planımızı  hazırlamıştır. 81 ilde hizmete açtığımız Şiddeti Önleme ve İzleme Merkezlerinden  bugüne kadar toplamda 514 bin kişi yararlanmıştır." Gençlerin, serbest zamanlarının değerlendirilmesi,  kişisel ve sosyal  gelişiminin desteklenmesi, zararlı alışkanlıklardan korunması ve karar alma  süreçlerine aktif katılımlarına imkan sağlanmasına yönelik çalışmaların aralıksız  devam ettiğinin altını çizen Oktay, "Gençlerimize bağımlılığın her türüyle  mücadele hakkında seminer ve eğitimler verilmekte, bağımlılıkla mücadele  konusunda projeler desteklenmektedir. Üniversite öğrencilerimizin ekonomik olarak  desteklenmesi ve modern ortamlarda barındırılması ile sağlıklı ve dengeli  beslenmelerinin sağlanması için çalışmalarımız sürdürülmektedir." şeklinde  konuştu. Spor alanında ise stadyumlar, yüzme havuzları, gençlik merkezleri,  spor salonları, atletizm pistleri ve benzeri gençlik ve spor tesislerinin yapımı  ve mevcut tesislerin modernizasyonlarının gerçekleştirildiğini anımsatan Oktay,  "Yatırım programında bulunan 37 adet stadyum, 294 adet spor salonu ve 79 adet  yüzme havuzu olmak üzere 1220 adet gençlik ve spor tesisi projesinden 962 tanesi  tamamlanarak hizmete sunulmuştur." dedi. TARIMSAL DESTEKTE YÜZDE 36,7 ARTIŞ Tarım ve orman alanının, her zaman önem verilen alanların başında  geldiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, şunları kaydetti: "Üreticimizin en önemli sorunu olan mazot kullanımını azaltarak yüzde  90'a varan tasarruf sağlayan, yüzde yüz yerli ve çevreci Elektrikli Traktör  prototipini geliştirdik. Buna benzer çalışmalarımızı artıracağız. 2020 yılında  bütçemizden tarım ve ormana ayırdığımız kaynağı 40,3 milyar liraya çıkartıyoruz.  Bu kapsamda, tarımsal destek programları için 22 milyar lira, tarım sektörü  yatırım ödenekleri için 5,1 milyar lira, tarımsal kredi sübvansiyonu, müdahale  alımları, tarımsal KİT'lerin finansmanı ve ihracat destekleri için 6,3 milyar  lira kaynak ayırıyoruz. Tarımsal destek programları için ayırdığımız kaynağı 2019  yılı ödeneklerine göre yüzde 36,7 oranında artırarak 22 milyar liraya  çıkarmaktayız." Türkiye'de artan enerji talebinin sorunsuz karşılanması amacıyla,  milli kaynakların öncelikli kullanılması hususuna dikkat ederek tüm enerji  kaynaklarını milletin hizmetine sunmak için çalışmaların aralıksız sürdüğünü  belirten Oktay, bu kapsamda, enerjinin yüksek verimle kullanılması, arz  güvenliğinin tahkim edilmesi ve cari açığın azaltılmasına katkı sağlanması  amacıyla yerli ve yenilenebilir kaynakları azami ölçüde değerlendirdiklerini  söyledi. Oktay, "Hazar'dan İtalya'ya uzanan TANAP ile Asya'yı Avrupa'ya  bağlayarak bölgede enerji üssü olma yönündeki iddiamızı gerçekleştirmeye devam  etmekteyiz. Ülkemize ve Avrupa'ya doğal gaz arz edecek TürkAkım projesinin de  inşaat ve imalatı tamamlanmıştır." diye konuştu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, Fatih ve Yavuz gemilerinin, Doğu  Akdeniz'deki sondaj faaliyetlerine devam ettiğini kaydederek, "Milli gemilerimiz  ile 2020 yılı içerisinde 5 kuyu daha açarak petrol ve doğal gaz arama  faaliyetlerinde aktif bir strateji izlemeye devam edeceğiz." ifadesini kullandı.   Oktay, TBMM Genel Kurulunda görüşmelerine başlanılan 2020 Yılı Merkezi Bütçe Kanun Teklifi ile 2018 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu'nun sunuş konuşmasında, "Reel kesim destekleri için bütçemizden 44,5 milyar lira kaynak ayırmaktayız. Böylece son iki yıl içinde önemli ölçüde arttırdığımız reel sektör desteklerine 2020 yılında da devam ederek özel sektör aracılığıyla büyüme  stratejimizi sürdürmekteyiz." dedi. İşletmelerin 2020 yılında sosyal güvenlik kurumuna ödenmesi gereken  25,3 milyar lira tutarındaki işveren priminin bütçeden karşılanacağını bildiren  Oktay, Hazine destekli kefaletle sağlanan krediler çerçevesinde 2020 yılı  bütçesinde 5 milyar lira kaynak ayrıldığını söyledi. "İhracatçımızın rekabetçi gücünü artırmak amacıyla bütçeden ihracat  destekleri kapsamında 3,8 milyar lira harcamayı hedeflemekteyiz." ifadelerini  kullanan Oktay, Ziraat Bankası aracılığıyla tarımsal kredilere verilen faiz  destek tutarını yaklaşık yüzde 23 artırarak 4,2 milyar liraya çıkaracaklarını  belirtti. "KOSGEB BÜTÇESİNE 1,4 MİLYAR LİRA" Oktay, Halk Bankası aracılığıyla 2020 yılında kullandırılacak esnaf  kredileri için faiz desteği olarak 2,2 milyar, KOSGEB bütçesine ise 1,4 milyar  lira kaynak ayıracaklarını dile getirdi. Oktay, 2020 yılı bütçesinden Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı  aracılığıyla kullandırılmak üzere teşvik ödemeleri kapsamında 1 milyar lira  kaynak ayırdıklarını belirterek, "Bütçemizden başta TÜBİTAK olmak üzere kamu ve  özel sektör Ar-Ge harcamalarına destek sağlarken, diğer taraftan vergi ve diğer  mevzuat düzenlemeleri vasıtasıyla özel sektör Ar-Ge yatırımları için önemli katkı  veriyoruz. Bu amaçlarla 2020 yılı bütçemizde yaklaşık 5,5 milyar lira kaynak  ayırmaktayız." ifadelerini kullandı. Dijital Türkiye Platformu üzerinde 9 Aralık 2019  itibarıyla 44  milyondan fazla kullanıcı sayısına erişildiğini,  638 kurum ve kuruluşa ait  toplam 5 bin 115 hizmet sunulduğunu kaydeden Oktay, sıfır belge politikası  çalışmaları kapsamında toplam 111 adet sürecin sadeleştirildiğini, hizmet başına  düşen ortalama belge sayısının 3,8 iken yapılan çalışmalar neticesinde talep  edilen ortalama belge sayısının 0,34'e düşürüldüğünü, hedeflerinin bunu sıfıra  indirmek olduğunu söyledi. "DEVLET KATKISI TUTARI 25,6 MİLYAR LİRAYA ULAŞACAK" Oktay, 2020 yılında Bireysel Emeklilik Sistemi kapsamında bütçeden  aktarılacak devlet katkısı tutarının 5,1 milyar liraya ulaşmasını öngördüklerini,  böylece 2020 yılı sonunda bütçeden karşılanan toplam devlet katkısı tutarının  25,6 milyar lira olacağını kaydetti. Oktay, 2002-2019 Ekim döneminde kamu görevlilerinin aylık ve  ücretlerinde enflasyonun oldukça üzerinde artış sağladıklarını belirterek,  konuşmasına şöyle devam etti: "Aile yardımı ödeneği dahil en düşük memur maaşı 2002 Aralık ayında  392 lira iken 2019 Ekim ayında 3 bin 707 liraya çıkarıldı, artış oranı yüzde  846'ya ulaştı. Aile yardımı ödeneği dahil ortalama memur maaşı 2002 Aralık ayında  578 lira iken 2019 Ekim ayında 4 bin 483 liraya çıkarıldı, artış oranı yüzde  676'ya ulaştı. Muhtar aylığı 2002 Aralık ayında 97 lira iken 2019 Ekim ayında 2  bin 027 liraya çıkarıldı, artış yüzde bin 982'ye ulaştı. Güvenlik korucularının  ücretleri 2002 Aralık ayında 236 lira iken 2019 Ekim ayında 2 bin 162 liraya  çıkarıldı, artış yüzde 815'e ulaştı." "BİRİNCİ YARGI PAKETİYLE BİRÇOK YENİLİK GETİRİLDİ" Yargı Reformu Strateji Belgesi'nin 30 Mayıs'ta Cumhurbaşkanı Recep  Tayyip Erdoğan tarafından açıklandığını hatırlatan Oktay, belgenin, toplumsal  taleplerin karşılanmasını, vatandaşların etkili ve daha kaliteli adalet hizmetini  makul sürede alabilmelerini sağlamak amacıyla katılımcı bir anlayışla  hazırlandığını söyledi. Strateji Belgesi'ne yönelik yoğun toplumsal ilginin, doğru istikamette  olunduğunun göstergesi olduğuna işaret eden Oktay, yasalaşan birinci yargı paketi  kapsamında birçok yeniliğin getirildiğini vurguladı. İfade özgürlüğünün güvencesinin artırılması, soruşturma aşamasında  tutukluluk sürelerine azami sınır getirilmesi, hukuk mesleklerine giriş sınavının  getirilmesi, yeni muhakeme ve yargılama usullerinin getirilmesi ve avukatlara  hususi damgalı pasaport verilmesinin bu yeniliklerden bazıları olduğunu anlatan  Oktay, "2020 yılında da yeni reform paketleriyle sistemimizi daha güçlü hale  getirmeyi hedeflemekteyiz. Bu konudaki kararlığımız tamdır." diye konuştu. "AÇIK KAPI POLİTİKASI EZBERLERİ BOZDU" Türkiye'nin sahada ve masada güçlü olmaya dayanan girişimci ve insani  dış politikasının milli menfaatlere, bölgenin ve dünyanın barış ve istikrarına,  insanın refah ve huzuruna odaklanan bir yaklaşımla uygulanmaya devam edeceğini  kaydeden Oktay şöyle konuştu: "Dünya, küresel düzeyde istikrarsızlık, belirsizlik ve ciddi  sınamalarla mücadele halindedir. Böylesi bir ortamda hayata geçirdiğimiz insani  dış politika ve Cumhurbaşkanımızın 'Dünya 5'ten büyüktür' söylemiyle küresel  sistemin çarpıklıklarına Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üzerinden  yönelttiğimiz eleştiriler, dünya çapında yankı bulmuştur. Suriye'de yaşanan  insani krize karşı yürüttüğümüz açık kapı politikası ve dünya mazlumlarına her  şartta kol kanat geriyor olmamız var olan ezberleri bozmuştur. Suriye meselesi,  en hayati dış politika başlıklarından birisi olarak gündemimizdeki yerini  korumaktadır. Ülkemizde bulunan sığınmacıların ülkelerine gönüllü ve güvenli geri  dönüşleri, ancak Suriye'nin yeniden huzura, güvene ve istikrara kavuşmasıyla  mümkündür." "HAREKAT, TERÖR TAMAMIYLA TEMİZLENENE KADAR SÜRECEK" Barış Pınarı Harekatı ile Türkiye'nin güvenlik endişelerinin  giderilmesi, bölge halkının PKK-YPG-PYD ve DEAŞ baskısından kurtarılması ve  Suriyeli sığınmacıların ülkelerine güven içerisinde dönmeleri için uygun ortamın  oluşturulması, Suriye'nin toprak bütünlüğünün muhafazasına katkı verilmesinin  hedeflendiğinin altını çizen Oktay, "Bu doğrultuda 4 bin  kilometrekareyi  aşkın  alanı bilfiil terörden arındırdık ve sahadaki kararlı duruşumuzu diplomatik  hamlelerle perçinledik. Aynı zamanda ABD ve Rusya ile sağlanan mutabakatlarla  harekatın meşruiyetinin tescil edilmesini ve güvenli bölgenin tanınmasını  sağladık. Barış Pınarı Harekatı bölgesinde terörle mücadelemiz bu alanda terör  tamamıyla temizlenene kadar sürecektir." değerlendirmesinde bulundu. "ÜLKEMİZİN İZLEDİĞİ TAVİZSİZ POLİTİKA" Oktay, "Dış politikada kararlı duruşumuzun bir diğer örneği, Doğu  Akdeniz'de son dönemde tırmanan hidrokarbon kaynaklarının paylaşım sorununa karşı  ülkemizin izlediği tavizsiz politikadır. Bu konudaki kararlılığımızı, etkin  diplomatik girişimlerimiz yanında sahada arama faaliyetlerimiz dahil  uygulamalarımızla da gösteriyoruz." yorumunu yaptı. Oktay şöyle devam etti: "Libya ile imzaladığımız Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına  İlişkin Mutabakat Muhtırası ile karşılıklı iki kıyıyı dostluk köprüsüyle  birbirine bağlamış durumdayız. Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilip Sayın  Cumhurbaşkanımızın onayının ardından Resmi Gazete'de yayımlanan bu anlaşma, dün  itibariyle Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti Başkanlık Konseyi tarafından da  onaylanmıştır. Türkiye ne Kıbrıs'ta ne Ege'de ne de Doğu Akdeniz'deki hak ve  çıkarlarından en küçük bir taviz vermeyecektir. Ülkemiz, bölgede yaşanan  belirsizliklerden yakından etkilenirken Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği ve  NATO gibi kuruluşlar bu süreçte Türkiye'ye karşı üzerlerine düşen  sorumluluklarını ne yazık ki yerine getirmemişlerdir. Tüm bunlara rağmen  Cumhurbaşkanımızın liderliğinde devletimiz 'kendi göbeğini kendi kesmeyi' bilmiş,  uluslararası alanda söz sahibi, güçlü bir aktör haline gelmiştir." "YURT DIŞINA KAÇAN HAİNLER HESAP VERMEKTEN KAÇAMAMAKTADIR" Yurt içinde ve yurt dışında terörle kararlılıkla mücadele ettiklerini  söyleyen Oktay, "Güvenlik güçlerimiz ve silahlı kuvvetlerimizin etkin, caydırıcı  ve saygın nitelikleriyle yurt içinde Kıran ve yurt dışında da Pençe gibi  operasyonları başarıyla sürdürerek terör tehdidini kaynağında yok etmektedir.  Türk milletine ihanet eden FETÖ üyeleri gibi yurt dışına kaçarak kurtulacağını  zanneden hainler de Türk adaletine hesap vermekten kaçamamaktadır. Nerede  olurlarsa olsunlar bulup adalete teslim etmeye devam edeceğiz." dedi. "Artık başka ülkelerin belirlediği çerçevede değil kendi menfaatleri  çerçevesinde hareket eden; hem masada hem sahada kazanan bir Türkiye vardır."  diyen Oktay, Türkiye'nin insan odaklı politikasını sürdüreceğini belirtti. "SAVUNMA VE HAVACILIK İHRACATI 2 MİLYAR 188 MİLYON DOLARA ULAŞTI" Fuat Oktay, milli güvenliğin temini maksadıyla milli savunma sanayinin  gelişiminin ne denli önemli bir mesele olduğunun son yıllarda yapılan yurt içi ve  yurt dışı operasyonlarda kendini bir kez daha gösterdiğini vurgulayarak, son  yıllarda Savunma Sanayii Başkanlığınca yürütülen projelerin güvenlik güçlerinin  her geçen gün gelişimine katma değer sağladığını ifade etti. Savunma sanayi cirosunun 2002 yılında 1 milyar dolar düzeyinde iken  günümüzde 8 milyar 760 milyon dolara ulaştığına dikkati çeken Oktay, dünyanın en  büyük 100 savunma sanayii şirketi arasında bu yıl itibariyle 5 Türk şirketinin  yer aldığını bildirdi. Savunma ve havacılık ihracatının, 2018 yılı sonunda 2 milyar 188  milyon dolara ulaştığını bildiren Oktay, "2019 yılı üçüncü çeyreğinde bir önceki  yıla kıyasla da yüzde 37,7'lik bir artış sağlanan ihracatımızın yıl sonunda rekor  bir düzeyde gerçekleşmesini beklemekteyiz." şeklinde konuştu. Yerli taarruz helikopteri ATAK'ın sayısının 50'yi aştığını, özgün  genel maksat helikopteri GÖKBEY'in de ilk uçuşunu gerçekleştirdiğini anımsatan  Oktay, "ANKA insansız hava aracı hizmete devam ederken, AKINCI taarruzi insansız  hava aracı ise test uçuşlarına başlamıştır. Yüksek faydalı yük kapasiteli  insansız hava aracımız AKSUNGUR ise bu yıl sonu itibarıyla kullanıma hazır hale  gelecektir. Bunların yanında, Milli gemimiz MİLGEM'in dördüncüsü TCG Kınalıada,  yerli gemisavar füzemiz ATMACA silah sistemi entegre edilmiş halde, bu yıl  içerisinde Deniz Kuvvetlerimize teslim edilerek göreve başlamıştır. TCG Anadolu  çıkarma gemimiz ise suya indirilmiştir." ifadelerini kullandı. Savunma sistemleri üzerine çalışmaların da yoğun şekilde devam  ettiğini belirten Oktay, savunma sanayinde yerlileşme ve millileşme hamlesinin  2020 bütçe döneminde de güçlenerek süreceğini kaydetti.   Oktay, TBMM Genel Kurulunda görüşmelerine başlanılan 2020 Yılı Merkezi Bütçe Kanun Teklifi ile 2018 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanun Teklifi'nin sunuş konuşmasında, 2020-2022 döneminde kamu gelir politikalarını büyümenin desteklenmesi, kamu harcamaları için finansman sağlanması, kalkınma ve gelir adaletinin desteklenmesi, ekonomimizin rekabet gücünün artırılması ve yurt içi  tasarruflara katkı sağlanması hedefleri doğrultusunda yürüteceklerini belirtti. "Ağustos 2018'de başlayan spekülatif kur saldırılarına karşılık  hükümetimizin proaktif bir yaklaşımla gelir politikalarıyla ilgili aldığı  tedbirler ekonominin canlanması için hayati rol oynamıştır." diyen Oktay,  bu  uygulamaların başında, akaryakıt ürünlerine yönelik uygulanan tavan fiyat sistemi  olan eşel mobil sisteminin geldiğini ifade etti. Petrol fiyatları veya döviz kurları kaynaklı akaryakıt fiyatlarının  artması durumunda ÖTV tutarının bu artış kadar azaltılması yoluyla pompa satış  fiyatlarını belirli seviyelerde tuttuklarını hatırlatan Oktay, şöyle devam etti: "Bu politikayla vatandaşlarımız ve üreticiler için fiyat yükünü  azaltmanın yanı sıra belli oranda kamu gelirinden vazgeçerek enflasyonun aşağıya  inme sürecine önemli oranda katkı sağladık. Buna ilaveten, 2019 yılında ekonomik  aktivitenin daha da canlanması için bir yıl süreyle uygulanmak üzere, tapu  harcında yüzde 25 indirim sağladık, konut ve bazı işyerleri alımında KDV'yi yüzde  18'den yüzde 8'e düşürdük. Beyaz eşya alımlarında ÖTV'yi sıfırladık, mobilyada  KDV'yi yüzde 18'den yüzde 8'e düşürdük. Ocak-Haziran dönemi için altı aylık  uygulanmak üzere, otomobil alımlarında yaklaşık yüzde 30 indirim sağladık. Ticari  araç alımlarında KDV'yi yüzde 18'den yüzde 1'e düşürdük." Bütçe disiplininden taviz vermeden belirli vergi indirimleriyle  büyümeyi ve dezenflasyon sürecini desteklendiği gibi, bütçenin gelir  performansını yükseltmek amacıyla kalıcı gelir kaynakları ile vergi tahsilatında  etkinliğin artırılması için çalışmaları devam ettirdiklerini vurgulayan Oktay, bu  çerçevede, kalkınma hedefleriyle uyumlu şekilde ihracat odaklı ve teknoloji  tabanlı bir üretim modeline geçmeyi öngördüklerini söyledi. "YENİ DÜZENLEMELERLE VERGİ TABANINI GENİŞLETECEĞİZ" Bu doğrultuda yüksek katma değerli üretime, nitelikli istihdama ve  ihracata dayalı bir büyüme modeli için 2019 yılında imalat sektörüne yönelik  ilave destekler sağladıklarına işaret eden Oktay, şöyle konuştu: "Önümüzdeki dönemde de ekonomi genelindeki rekabet ve verimliliği  artırmak üzere yüksek katma değerli üretim ve ihracatı artırmak için düzenlemeler  yaparak ekonomide öngördüğümüz yapısal dönüşümün temellerini sağlamlaştıracağız.  Buna yönelik olarak imalat sanayinde finansmana erişim kanallarını artıracağız.  KOBİ’lerden istenen teminat maliyetlerini hafifleteceğiz. Kredi Garanti Fonu  uygulamasını sanayi odaklı olarak geliştireceğiz. Katılım bankacılığı  enstrümanları ve bireysel emeklilik fonlarının sanayi projelerine yatırım  yapmasına yönelik düzenlemeleri uygulamaya koyacağız." Vergisel teşvikleri gelecek dönemde de tüm sosyo-ekonomik etkileriyle  ele alarak, vergi harcaması nitelikli tüm düzenlemeleri gözden geçireceklerini  dile getiren Oktay, mükerrer teşvik ve destekleri sadeleştirip, etkin olmayanları  kademeli olarak kaldıracaklarını bildirdi. Yeni düzenlemelerle vergi tabanını genişletecek, vergide adaleti  pekiştirerek, tahsilatta etkinliği artıracaklarını ifade eden Oktay, vergi  mevzuatının, daha basit ve anlaşılabilir hale getirilmesi amacıyla, mükellef  uyumunu da gözetecek şekilde sadeleştirilmesine yönelik çalışmaları da  kararlılıkla sürdüreceklerinin altını çizdi. Oktay, kayıt dışı ekonominin azaltılması için planlı bir mücadele  yürüterek kayıt dışı istihdam oranını, 2002 yılındaki yüzde 52,1 seviyesinden,  2018 yıl sonu itibarıyla yüzde 33,4'e indirdiklerini söyledi. "BÜTÇE, BÜYÜME VE KALKINMA HEDEFLERİNİ DESTEKLEYECEK" Oktay, 2020 yılı Merkezi Yönetim Bütçesi'nin, küresel düzeyde finansal  dalgalanmaların ve ticaret savaşlarının yaşandığı, Türkiye'nin jeopolitik risk ve  tehditlere maruz kaldığı bir ortamda hazırlandığına dikkati çekerek, "Önümüzdeki  dönemde de On Birinci Kalkınma Planı ve Yeni Ekonomi Programı’nda ortaya konulan  hedeflere ulaşmak üzere 2020 yılı bütçemizde olduğu gibi, gerekli kaynakları  kademeli bir biçimde ayıracak ve bütçenin büyümeyi ve kalkınma hedeflerimizi  desteklemesine yönelik politikalarımızı sürdüreceğiz." ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin getirdiği avantajları da  kullanarak kamu yönetiminin ve kamu maliyesinin etkinliğinin daha da  artırılmasını sağlayacaklarını vurgulayan Oktay, "2020 yılı bütçemizin nihai  amacı vatandaşlarımızın refahını artırmak ve onlara daha hızlı ve kaliteli hizmet  sunumunu sağlamaktır.  Uluslararası alanda ise hükümetimizin tüm dönemlerinde  olduğu gibi, bu dönemde de ülkemiz bölgesinde yükselen ekonomik ve siyasi bir güç  olmaya devam etmektedir." dedi. Fuat Oktay, bütçeyi, mali disiplinden taviz vermeyecekleri, kamu  gelirlerinin artırılacağı, kamu harcamalarında etkinliğin sürdürüleceği ve  tasarrufların üretken alanlara yönlendirileceği bir yapı üzerine inşa ettiklerini  kaydetti. Öte yandan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay'ın, 2020 yılı bütçesini  sunuş konuşmasını yaptığı sırada Genel Kurul Salonu'na giren CHP Genel Başkanı  Kemal Kılıçdaroğlu, CHP milletvekilleri tarafından ayakta alkışlandı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de bütçe görüşmelerini Genel  Kuruldaki yerinden takip etti. HDP Eş Genel başkanları Pervin Buldan ve Sezai  Temelli ile çok sayıda milletvekili, Bahçeli ile tokalaştı. Oktay bütçe sunumunu yaparken AK Parti TBMM Grup Başkanı Naci Bostancı, AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş da Genel Kurul Salonu'nda  yer aldı. Kaynak: http://www.milliyet.com.tr/siyaset/fuat-oktay-2020-buyume-hedefini-acikladi-6097009
Devamını Oku
Standard Post with Image

Türkiye'nin Otomobili'nden yeni detaylar belli oldu!

Türkiye'nin Otomobili Girişim Grubu'nun resmi Twitter sayfasından "Türkiye’nin Otomobili"nin elektrikle çalışma sistemini yansıtan 10 saniyelik bir video animasyon ve aracın iç kısmını gösteren bir fotoğraf yayımlandı. Türkiye'nin otomobilinde 1453 ve 1923 sürprizi  Bu paylaşımın ardından saat 14.53'te ise aracın direksiyonunu, ön konsolunu ve iç tasarımın bir kısmını gösteren bir fotoğraf paylaşıldı.  Türkiye'nin Otomobili'nden yeni görüntü Sosyal medyada yoğun ilgi gören paylaşım, dakikalar içerisinde binlerce beğeni aldı. Sosyal medya kullanıcıları fotoğrafın 14.53'te paylaşılmasının İstanbul'un fetih tarihi olan 1453'e atıfta bulunulduğu şeklinde yorum yaparken, bir sonraki fotoğrafın bugün saat 19.23'te paylaşılacağının duyurulması ise Cumhuriyet'in ilanı olan 1923 tarihiyle ilişkilendirildi. Türkiye'nin Otomobili Girişim Grubu'nun resmi Twitter sayfasından dün de "Türkiye’nin Otomobili"nin panjur ve ön tamponun bir bölümünü gösteren yeni bir fotoğraf yayınlanmış ve otomobilin panjur kısmında yer alan lale motifi de dikkati çekmişti. Hafta başından bu yana her gün saat 14.30'da yeni detaylarının Twitter'dan duyurulduğu "Türkiye’nin Otomobili"nin merakla beklenen ön gösteriminin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla yarın Gebze'de yapılması planlanıyor.  Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/turkiyenin-otomobilinden-yeni-detaylar-belli-oldu/1684529
Devamını Oku
Standard Post with Image

Bakan Varank: Türkiye'nin Otomobili'nin tasarımları için tescil başvuruları yapıldı

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Varank, "Avrupa, Rusya, ABD'nin de aralarında olduğu bazı yerlerde Türkiye'nin Otomobili'nin tasarımları için tescil başvuruları yapıldı." dedi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, AA Editör Masası toplantısında, gündeme ilişkin soruları yanıtladı ve değerlendirmelerde bulundu. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Varank, "Vatandaşlarımızın Türkiye'nin Otomobili'ni destekleme oranı yüzde 97,6, satın almak isteyenlerin oranı yüzde 89." diyen Bakan Varank, "Fabrika için ilk hedef Gemlik'te 2020'nin ilk yarısında temel atılıp inşaata başlanması." ifadesini kullandı. "Ön sipariş uygulaması daha başlamadı" Türkiye'nin Otomobili konusunda, tasarımlarla uyumlu, tescil edilebilecek marka için çalışmalar sürdüğünü, bu sürecin sene içinde tamamlanacağını belirten Varank, şöyle devam etti: "Ön para ödenerek ön sipariş uygulaması daha başlamadı. Bu, marka lansmanı sonrası şirketin uygulayacağı metot olacak. Bilişim Vadimizin lansmanından sonra çeşitli alanlarda 32 firmadan başvuru alındı. Burada akıllı mobilite teknolojileri geliştirmek istiyoruz. İlgili bakanlıklarla otomobilin şarj altyapısının kurulması için yol haritası hazırlıyoruz. Araç pazara çıktığında bu altyapı hazır olacak. İlgili bakanlıklarla otomobilin şarj altyapısının kurulması için yol haritası hazırlıyoruz. Araç pazara çıktığında bu altyapı hazır olacak. 100-150 prototip üretme aşamasındayız. Bunlarla testler yapılacak. 2022 başında fabrika seri üretime başlar." Alım garantisini sadece TOGG için uyguladıklarını dile getiren Varank, "2035 yılına kadar 30 bin araç için, bunun dışında hiçbir firmaya garanti vermedik." dedi. "Türkiye'nin Otomobili'nin tasarımları için tescil başvuruları yapıldı" Bakan Varank, "Avrupa, Rusya, ABD'nin de aralarında olduğu bazı yerlerde Türkiye'nin Otomobili'nin tasarımları için tescil başvuruları yapıldı." diye konuştu. Varank, "2019'da 137 milyar liralık 5 bin 691 proje için teşvik belgesi düzenledik. Bunlar tamamlandığında 210 binin üzerinde yeni istihdam bekliyoruz." ifadelerini kullandı. "127 araştırmacıyı destekleyeceğiz" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Varank, "Lider Araştırmacılar Programı'na başvuran 242 kişi arasından seçilen 98'i Türk, 29'u yabancı uyruklu 127 araştırmacıyı destekleyeceğiz." dedi. Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/politika/bakan-varank-turkiyenin-otomobilinin-tasarimlari-icin-tescil-basvurulari-yapildi/1693428
Devamını Oku
Standard Post with Image

TİM Başkanı Gülle: Bu yıl ihracatta hedefimiz 190 milyar dolar

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle, ihracatçılar olarak 2019'u başarıyla bitirdiklerini, özellikle geçen yılın son ayında önemli bir artış yakaladıklarını söyledi. Bu paralelde yılın 9. günü geride kalırken, ihracatta ocakta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 5'in üzerinde bir artışla gittiklerini aktaran Gülle, "Bu rakamları devam ettireceğiz gibi gözüküyor. İnşallah ocak ayına da geçen yılın üzerinde bir rekorla başlarız. Geçen yılki ocak ayı ihracatımız 14-15 milyar dolar civarındaydı. Şu anda buna göre bir yüzde 5 artış görünüyor." diye konuştu. Gülle, bu yıl ihracat hedeflerinin 190 milyar dolar olduğu bilgisini vererek, şunları kaydetti: "Biz bu yıl 190 milyar dolarlık ihracat hedefi bazında çalışacağız, bu rekoru genişletmek için üreteceğiz. Çok zorlu bir dünya ticaretinden geçiyoruz ama buna rağmen ihracatımızın artış trendinde gitmesi önemli. Ülkelerin ticaretlerini genişletmek için aldığı kararların etkisi mutlaka ticaretimize yansıyacak ama hayat devam ediyor. Dünyada insanlar tüketmeye devam ediyor. Küçülmek değil, artık bundan sonra bugüne kadar yaptığımız politika ve stratejilerin neticelerini alarak, daha katma değerli, daha moda tasarım ürünlerle, daha yüksek değerli ürünlerle ihracata devam edeceğiz. Hatta biz 190 milyar dolar değil, 200 milyar dolar seviyesindeki rakamları dile getiriyoruz. Hükümetimizin de desteğini alıyoruz. Biran evvel ikili rakamlara geçmemiz lazım." "Bu yıl sonunda ihracatımızı rekorla kapatacağız" İsmail Gülle, 2018'in Türkiye ekonomisi için önemli bir çelme olduğunu, bozulan dengelerin toparlanması ve tüm parametrelerin yerine konulmasının bir süreç aldığını ifade etti. Bu süreçte ihracat ailesinin büyüme ve gelişmeye verdikleri katkının son derece anlamlı olduğunu vurgulayan Gülle, "Gönül rahatlığı ile söylüyorum ki bu yıl sonunda ihracatımızı rekorla kapatacağız. Bunun altını dolduracak parametrelerimiz var, çalışmalarımız var. Bu çalışmaların neticesini biz rekor olarak görüyoruz. Dünyadaki konjonktürel gelişmelerin de çok anormal şeyler olmadığı takdirde ihracatımızı artıracağız." değerlendirmelerini yaptı. Gülle, ihracatın içerisinde yüksek teknolojili ürünlerin payının arttığına işaret ederek, bazı sektörlerde de değer olarak Avrupa ortalamasının üzerinde rakamların elde edildiğine dikkati çekti. Politikalar bazında ihracatın desteklendiğini anlatan Gülle, "Sayın bakanımızın açıkladığı gerek İVME, yani Türkiye'de üretilmeyen ürünlerin yatırımı bazında, gerekse diğer yatırım ve büyümelerle ilgili çok ciddi teşviklerin olduğunu görüyoruz. Bunların devreye girmesi de zaten bu söylediklerimizin altını dolduran önemli bir gösterge." dedi. Kurun ihracata etkisi Gülle, ihracatın 2019'u yüzde 2'nin üzerinde bir artışla kapattığını ifade ederek, "Yüzde 2 artışı miktar olarak çok daha fazla ama değer olarak bunu küçümsememek gerekiyor. Dünyanın belli büyük ekonomilerinin çok ciddi oranlarda düşüşlerle kapattığı bir ortamda yüzde 2 ile de bunu götürmek son derece önemli." dedi. Kurun ihracata etkisine de değinen Gülle, "Şu anda bizim ihracatımıza etkisi 5 milyar dolar seviyesinde. Bu son derece önemli. Sadece bir hesap yaparken kullandığınız bir çarpımdan dolayı kayıp. Diğer taraftan tabii maliyet bazıyla girdi maliyetlerinin dolar satışında Avrupa'ya satışında avro olduğu bir ortamda bir de böyle tersine durumla karşılaşıyoruz. Yani özellikle ABD'nin çelikle ilgili almış olduğu karar, Avrupa Birliği'nde otomobille ilgili yaşanan daralma var. Bu ikisinin üst üste koyduğunuz zaman yaklaşık iki kalem 10 milyar dolarlık bir ticaret kaybı çıkartıyor ortaya." değerlendirmelerini yaptı. "Türkiye, bu coğrafya için bir rol model" İsmail Gülle, ABD ile İran arasındaki gerilimin bölge ihracatına yansımasına ilişkin de değerlendirmede bulundu. Türkiye'nin çok zorlu bir coğrafi konumda bulunduğuna dikkati çeken Gülle, şunları söyledi: "Tarih boyunca hep böyle olmuş. Buradaki zenginlikleri, nimetleri, petrolü, enerji ve enerjiyle ilgili getirileri hiç bu bölge halkı yememiş, kullanamamıştır. Çok tezat bir görüntü var. Bu kadar değerli yer altı kaynakları var ama üstünde inanların fakirliği, kalkınmamışlığı var. O açından bu süreç öyle görünüyor ki en azından enerji burada olduğu sürece de devam edecek. Biz buna rağmen bu kadar olumsuz konjonktüre rağmen bir istikrar abidesi olarak hem yönetsel olarak hem de işlevsel olarak bunu koruyor olmamız bu bölge adına, bu bölgenin daha da kötü olmaması adına çok önemli bir duruştur." Gülle, Türkiye'nin bu coğrafya için bir rol model olduğunu belirterek, "Özellikle son yıllarda yapmış olduğu ataklar, yatırımlar, büyüme, teknoloji alanındaki, savunma sanayisindeki gelişmeler var. Biz yer altı kaynaklarımızla değil yer üstündeki insan kaynağımızla yatırımcımızla sanayicimizle bunu sağladık. O açıdan bu tür şeyler bize mutlaka ki istikrarın olduğu bölgeyle ilgili ticaretimizde bir avantaj getirir diye bekliyoruz. Özellikle bazı pazarlarla bunun olumlu etkilerini de kısa zamanda göreceğimiz kanaatindeyiz." diye konuştu. "Borsada kısa zamanda artış olması güzel, borsa istikrarın barometresi gibi" Bölgedeki ABD-İran gerginliğinin ihracata etkisine ilişkin soru üzerine Gülle, her gün yeni bir olayla karşılaşıldığını belirterek, "2019'da siyaset de ticaret de üzerine düşeni doğru yaptı. Herkes görevini iyi tamamladı. Dünyanın aklıselim liderlerin aklıselim başkanların yönetimine ihtiyacı var. Dünyanın çok kolaylıkla ayarının bozulduğunu görüyoruz. İki devlet başkanının açıkladığı olumlu hava hem bölgeyi hem de ekonomileri rahatlattı. Borsada kısa zamanda artış olması güzel. Borsa istikrarın barometresi gibi eğer orada artış varsa, güven ve huzur var demektir." diye konuştu.  Gülle, İngiltere'nin Brexit sürecini yönetmekte başarılı olamadığına işaret ederek, şunları kaydetti: "Bizler bu süreçten etkilendik. Bundan en çok otomotiv sektörümüz etkilendi. 500 milyon dolar seviyesinde ihracatımızda düşüş oldu. Bu kadar belirsizliğin olduğu ortamda ihracatımızı devam ettirmek de önemli. TİM ve bakanlık olarak sektörünü bilgilendirici çalışmalar yaptık ve yapmaya devam ediyoruz. Brexit'te artık anlaşmalı bir ayrılığın olacağı belli oldu. Eğer bu bizim kaldığımız pozisyonda kalarak çıkması durumunda çok sorunlu bir ayrılık değil. Bunun haricinde farklı bir ayrılıkla gelip sistemin dışında kalırsa bütün ülkelerle ticaret anlaşmalarına gideceği durum olursa bundan etkilenebiliriz. Ama bunu çok tercih edeceğini zannetmiyorum. Brexit'te fırsatlar olabilir. İngiltere'nin vereceği karar Türkiye'nin pozisyonunu belirleyecek. Gümrük Birliği açısından bunu iyi yönetmemiz bizler için önemli." "190 milyar dolar ihracatı 2019'da yapmamamız için hiçbir sebep yoktu" Avrupa Birliği (AB) ile olan Gümrük Birliği Anlaşması'nın güncellenmesi konusunda 2019 yılında hiçbir şey yapılmadığına dikkati çeken Gülle, bugün ihracat artışının sınırlı kalmasındaki en önemli etken Avrupa'daki daralma olduğunu kaydetti. Gülle, hem çelikte hem de otomobilde ciddi bir etkileşim görüldüğünü aktararak, "Hem otomotiv hem de çelik sektörümüzün negatif vermesinde AB ve ABD etkili oldu. Bu iki pazardaki etkileşimden dolayı negatif çıktı. 190 milyar dolar ihracat yapabilir miyiz? İnanın ki 190 milyar dolar ihracatı geçen sene yapmamamız için hiçbir sebep yoktu. Bu kadar olumsuzluğa rağmen ihracatı artı çıkarıyoruz. Olan işler elimizden kaydı gitti. Ama genel olarak siyaset siyasetini ticaret ticaretini yaptı." şeklinde konuştu. 'Faiz ve enflasyon dengesinin tek hanede tutulması gerekiyor' Gülle, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Murat Uysal'ı, geçen yıl faiz indirimi yönünde aldığı kararlardan ötürü kutlayarak, kendisini en yakın zamanda ihracatçılarla bir araya getirmek üzere davet edeceklerini söyledi. Gülle, faizlerin seviyesi konusunda görüş ve açıklamalarının çok net olduğunu ifade ederek, faizi; "bir ülkenin gelişmesi ve büyümesinde son derece etkili zararlı bir gösterge." şeklinde nitelendirdi. Yüksek faizin yatırım kararları, maliyet, finansmana erişim ve ihracatı negatif etkilediğini anlatan Gülle, şunları kaydetti: "Sayın Başkanın cesurca aldığı ve 4 toplantıda 1200 baz puan faiz indirdiği dönem önemliydi. Para Politikası Kurulu toplantı sayısını bu yıl için 8'den 12'ye yükselterek her aya yaymasını da 'Olayı izliyoruz, izlemeye de devam edeceğiz' mesajını vermesi açısından önemli buluyoruz. Bundan sonraki süreci daha ince yöneteceğini tahmin ediyoruz. Çünkü aldığı faiz kararlarının enflasyona, yatırıma, yatırımcıya, üretime çok ciddi etkisi var. İhracatçı olarak da olayın bir kur-faiz balansında gitmemesi adına, buradaki alınan faiz kararlarının da kur üzerinde baskı yaratmadan, kurun istikrarını sağlayacak yönünde götürmesi bizim önemli beklentimiz.  Spekülatif bir kur beklentisinde değil, dengeli bir kur beklentisindeyiz. Bundan sonraki süreçte, daha önceki gibi büyük değil de ayar ayar, tek haneli faiz rakamlarına kadar inmesi konusunda desteğimizi ve isteğimizi bildiriyoruz. Türkiye'nin bazı şeylere aşması ve istikrarlı göstergeleri yakalamasında tek haneli faiz dönemi son derece önemli. Faiz ve enflasyon dengesinin tek hanede tutulması gerekiyor. Bu da piyasa ve fiyat istikrarı açısından son derece önemli." "Teşviklerin çokluğu değil, cesaretlendirici ve teşvik edici olması önemli" İsmail Gülle, kur seviyesinin ihracata etkilerine ilişkin, "İhracatçılar olarak kurun spekülatif artışlarından çok büyük bir nemalanma gibi ya da 'kurlar arttı, ihracat patlayacak' gibi bir görüntünün olmadığını biliyoruz. İhracata kurun etkisi 15 ya da 30 günlük etkilerle sınırlı kalıyor. Sonrasında yan etkileri oluyor. İhracatçılar olarak istikrarlı ve dengeli bir kur istiyoruz. Bu ihracatçılar için önemli." değerlendirmelerinde bulundu.  Bu yıl ihracatçının enflasyonla ezilmeyeceği, enflasyonla paralel gidecek bir kur istediklerini vurgulayan Gülle, "Kuru yüksek bir kazanç kapısı ya da zarar ettirecek bir argüman olarak görmek istemiyoruz." dedi. Gülle, teşvik mekanizmasının ihracatçılar için önemine işaret ederek, şunları söyledi: "Teşviklerin çokluğu değil, cesaretlendirici ve teşvik edici olması önemli. Teşviklerin verilmesinde, çeşitlenmesinde amaç nedir? Devlet sen bu işi yaparken ben bunu destekliyorum. Bu konuda büyümen ve kalıcı olman adına seni teşvik ediyorum. Bu bir bakıma ihracatçının devleti yanında hissetmesinin en önemli argümanlarından biri teşvikler. Bunu ihracatçı son derece anlamlı buluyor. Bu teşviklerin karşılığı alınmıştır ve karşılığı da devletimize başarı, ihracat ve rekor olarak geri gelmiştir. O açıdan teşviklerin amacına ulaştığını gönül rahatlığıyla söyleyebiliyoruz." Teşviklerin kullanımının ve ulaşılabilirliğinin kolaylaştırılmasının öneminden bahseden Gülle, bu konuda kendilerine de önemli görevler düştüğünü ifade etti. Gülle, ihracatçıların pazarlarda başarılı olması ve başarısını devam ettirmesi adına teşviklerin önemli bir rol üstlendiğini belirterek, "Devletimiz de bu konuda ihracatçının yanında. Biz verilen teşviklerin karşılığını ülkeye ihracat ve döviz olarak getiriyoruz. Devlet ve sanayicinin iş birliği içerisinde götürüyoruz. Teşviklerin teşvik ediciliğinden hiç vazgeçilmemesi, bu sistemin daha da desteklenmesi, basitleştirilmesi ve ulaşımının kolaylaştırılması son derece önemli." diye konuştu. "2019'da 17 bin 544 firmamız ihracat merhaba dedi" İsmail Gülle, 2018'in son çeyreğinin ve 2019'un ihracatçılar açısından önemli bir dönem olduğunu ve geçen yıl göreve geldikten sonraki süreçte yaşanan dışsal ekonomik müdahale sonrasında ihracatçıların hep bir rekor açıkladığını dile getirdi.  İhracatçının duruşunun ve tutumunun son derece anlamlı olduğunu dile getiren Gülle, her ay rekor açıklamanın yanı sıra her ay ihracata merhaba diyen yeni firmalarımı da açıkladıklarını aktardı.  İhracatın tabana yayılması adına bun çalışmaların önemli olduğunu vurgulayan Gülle, "Her ay yaklaşık 1500 firmamız vardı. 2019 yılında 17 bin 544 firmamız ihracat merhaba demiş, ilk defa ihracat yapmış ve yaklaşık 4,5 milyar dolar seviyesinde de bir ihracatı gerçekleştirmiş. Bizim ihracatımızın yüzde 65'ini ilk bin firmamız gerçekleştiriyor. Bu yüzden ihracatın tabana yayılması adına bu çalışma ve bu netice son derece önemli." diye konuştu.  Bu noktada 2019'un hem küçük ve orta ölçekli ihracatçıların ihracata katılması açısından hem de bu ihracat bilincinin yayılması, gelişmesi açısından anlamlı olduğuna dikkati çeken Gülle, TİM olarak bu çerçevede 2019 senesinde başta Anadolu olmak üzere bir çok yerde oldukça yoğun bir çalışma yaptıklarını anlattı. "Bu sene daha çok sahada olacağız"  Gülle, ihracatçıların, 2020 yılı için pazar çeşitliliği anlamında dinamik bir şekilde sahada olacağını belirterek, "Biz bu sene daha çok sahada olacağız. Daha çok ülke ziyareti, daha çok üst düzeyde temas daha çok ticaret ilişkisi olacak. Tamamen bizzat sahada terimizi akıtacağız. Dünyada ürün satmadığımız ülke yok. Neredeyse bütün ülke ve bölgelerin hepsine ihracat gerçekleştiriyoruz. Bu pazar çeşitlendirmesi açısından AB'ye ihracatımız yüzde 47'ler seviyesine düştü. Ama hem bu Orta Doğu ve Körfez ülkelerindeki ihracat payımız arttı hem de Afrika'daki ihracat payımız attı. Diğer bölgelerde mesela Asya-Pasifik'te de arttı ama oralarda daha nispeten sınırlı." dedi.  Avrupa Birliği'nin Türkiye için çok önemli bir pazar olduğunu vurgulayan Gülle, şöyle devam etti:  "Oturmuş bir düzenimiz var. Ama bizim bu ticari düzeni aşağı düşürmekten ziyade daha da geliştirmemiz gerekiyor. AB'nin bu Gümrük Birliği'nin düzenlemesi bunun için çok önemli. Bunu mutlaka gerçekleştirmemiz gerekiyor. Yani 190 milyar dolar ihracatı yapabilir miyiz diye değil 200 milyar dolar niye yapmıyoruz diye sormalıyız. Bizim bu anlaşmaları yaptığımızda mutlaka bu rakamların üzerine çıkacağız. 1 trilyon dolarlık Afrika'dan yüzde 1-1,5 üzerinde bir pay alıyoruz. Biz oralarda lojistikle daha fazla konumlanma, daha fazla yer alma adına çalışmalar yapıyoruz. Bizim bizzat sahada olup oradaki karşı kuruluşlarımızla, oradaki devletin temsilcilileriyle, sanayicileriyle, ihracatçılarıyla daha fazla ilişkide bulunup bizim bu ihracatımızı yükseltmemiz gerekiyor."  Gülle, ihracatın artırılması noktasında devletin kendilerine her türlü çözümü ve desteği sunduğunu ifade ederek, bu kadar devletin desteklediği bir sistemde artık ihracatçıların da daha fazla sahada olup, daha fazla üretim ve ihracat yapmamız gerektiğini dile getirdi. "İhracat büyümede lokomotif olmayı devam ettirecek" Gülle, katma değerli ürün ihracatının önemine işaret ederek, yüksek teknoloji ürün ihracatının yaklaşık yüzde 4 seviyesine çıktığını, savunma sanayi ve medikal alanındaki ihracat haberlerinin kendilerini çok mutlu ettiğini söyledi.  Türkiye'nin doğru bir yönde olduğunu, çok doğru işler ürettiğini vurgulayan Gülle, "İHA'lar, SİHA'lar, helikopterler, gemiler, tanklar... Özellikle kısa süre önce tanıtılan 2022'de yollarda göreceğimiz Türkiye'nin Otomobili'nin ihracatını gerçekleştirmek adına bizim ihracatçı birliğimiz büyük bir heyecan ve beklenti içerisinde. Onun ihracatını gerçekleştirmek ve onu dünyaya tanıtarak satmak bizler için en büyük gurur vesilesi olacak. Türkiye'nin uzun zamandır hasretle beklediği bu önemli projenin ihracatını gerçekleştirecek olmaktan büyük gurur ve mutluluk duyuyoruz." diye konuştu.  "2020'de Türkiye ile ilgili hiçbir olumsuz bir şey yok" Gülle, 2019'un ilk yarısında negatif bir büyüme olduğunu, bu negatif büyümenin pozitife çevrilmesinde ihracatın büyük katkı sunduğunu anımsatarak, sözlerini şöyle sürdürdü: "Son çeyrekte büyüme rakamlarının pozitif gelmesini bekliyoruz. Yıl bazında sıfırın biraz daha üstünde bir büyüme ile 2019'u bitireceğimizi gösteriyor. 2020 ile ilgili büyüme beklentilerimiz Yeni Ekonomi Programı'nda belirtildiği gibi yüzde 5 seviyesinde. Bazı uluslararası değerlendirme kuruluşlarının da buna benzer veya biraz altında oranlarla bu büyüme rakamını desteklediğini görüyoruz. 2020'de Türkiye ile ilgili hiçbir olumsuz bir şey yok. Hemen hemen bütün göstergeler büyümenin pozitif olacağı yönünde. 2019'daki ekonomiye zarar veren etkileri 2020'de büyümeyle ortadan kaldırmış oluyor. İhracat büyümede lokomotif olmayı devam ettirecek." Geçen yıl, Cumhuriyet tarihinde ilk defa ihracatçı sayısının ithalatçı sayısını geçtiğini vurgulayan Gülle, "87 bin ihracatçı, 77 bin ithalatçı var. Bu da bizim için güzel oldu. İhracatçının maliyetini düşürmek adına bizler de bazı önemli yapısal kararlar alıyoruz. Biz de birliklerimize giriş aidatını kaldırdık. İhracatçı bir kez üye olacak hiç aidat vermeden, yıllık bazda yaptığı işlerden dolayı ücret ödeyecek." dedi. "Türkiye'nin Otomobili'ni satmada, pazara ulaştırmada çok avantajlıyız" Gülle, otomotiv ihracatının önemine işaret ederek, Türkiye'nin Otomobilini heyecanla beklediklerini ve beklentilerin üstünde bir çalışma olduğunun görüldüğünü dile getirdi. Türkiye'nin Otomobili'nin ülkede milli bir heyecan ve talep yarattığını aktaran Gülle, "Bizler de bu heyecanı desteklemek adına birliklerimizin bünyesindeki araçları yerliye çevirmek adına bir karar aldık. İnşallah ihracatçı birliklerinde yerli arabamız olacak. Türkiye'nin çok ciddi bir yan sanayi gücü var. Bu bizim önemli bir gücümüz. Otomotiv ihracatımıza büyük destek sağlayacak otomobilimizin hem pazarlama hem de ihracatı ile ilgili ciddi çalışmalar yapacağız. Bu aracı satmada, pazara ulaştırmada çok avantajlıyız. Katma değerli ihracatımıza en büyük otomotivden gelecek inşallah." diye konuştu. Demir Grup Sivasspor'un performansı Gülle, ligin ilk yarısını lider kapatan Demir Grup Sivasspor'un performansına ilişkin ise şunlar kaydetti: "Ben Sivaslıyım. Sivas'ı da Sivasspor'u da yürekten destekliyorum. İnşallah bir Fenerbahçeli olarak da Sivasspor'un şampiyon olmasını yürekten destekliyorum. Anadolu'da çok büyük değişiklikler var. İhracat anlamında, gelişme ve yatırımlar anlamında. Sporda da bunu taçlandırırsa Sivassporumuz'la iftihar ederiz. Bu da Türkiye'deki değişimin, Türkiye'deki spor kültürünün, Türkiye'deki anlayışın da ne kadar farklı bir noktaya getirdiğini göstermesi açısından önemli. Bir Sivaslı olarak Sivasspor'la gurur duyuyoruz. İnşallah onu sezon sonunda şampiyon görebilirsek Türkiye'de herkes en az Sivaslılar kadar sevinir diye inanıyorum." Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/tim-baskani-gulle-bu-yil-ihracatta-hedefimiz-190-milyar-dolar/1697272
Devamını Oku
Standard Post with Image

TİM, ilk yurt dışı temsilcilik ofisini Kıbrıs'ta açtı

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), inovasyon, küresel ticaretteki tecrübelerini aktarmak ve birlikte eğitim çalışmaları yürütmek üzere ilk yurt dışı temsilcilik ofisini, Kıbrıs Türk Sanayi Odası (KTSO) iş birliğiyle Lefkoşa'da hizmete açtı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), inovasyon, girişimcilik ve küresel ticaretteki tecrübelerini aktarmak ve birlikte eğitim çalışmaları yürütmek üzere ilk yurt dışı temsilcilik ofisini, Kıbrıs Türk Sanayi Odası (KTSO) iş birliğiyle Lefkoşa'da hizmete açtı. KTSO bünyesinde faaliyet gösterecek ofisin açılışına, KKTC Ekonomi ve Enerji Bakanı Hasan Taçoy, KTSO Başkanı Candan Avunduk, TİM Başkanı İsmail Gülle, ihracatçı birlik başkanları ve Kuzey Kıbrıs Türk iş dünyasından çok sayıda sanayici ile ihracatçı katıldı. Törende konuşan TİM Başkanı İsmail Gülle, iki kardeş ülke arasında bölgesel ticaretin geliştirilmesi adına hayati bir çalışmaya imza attıklarını söyledi. KTSO çatısı altında TİM'in ve ihracatçı birliklerinin 83 yıllık ihracat tecrübesini Kıbrıs'a taşıyacaklarını belirten Gülle, şunları kaydetti: "Dış ticaret mevzuat altyapısından pazara giriş stratejisine, finansmana erişim modellerinden inovasyon, Ar-Ge, dijital dönüşüm, e-ihracat ve girişimcilik alanındaki çalışmalara kadar biriktirdiğimiz know-how'ı, Kıbrıslı soydaşlarımızla, iş dünyamızla daha da ileriye taşımak için buradayız. İki kardeş ülkenin ticaretini daha da ileriye götürecek, Kıbrıs Türk sanayi ve ticaret dünyasıyla ilişkilerimizi daha da derinleştirecek, konjonktür doğrultusunda değişen şartların ötesine geçecek, üretimde, sanayide ve sınır ötesi ticarette sürdürülebilir yarınlara beraber yürüyeceğiz." "Tüm bu tecrübelerimizi Kıbrıs'a aktarmaya hazırız" İsmail Gülle, "dış ticaret fazlası veren Türkiye" hedefine ulaşmanın tek yolunun; inovasyon, Ar-Ge, teknoloji transferi, markalaşma ve girişimcilik ekosistemini geliştirmek, dolayısıyla yüksek katma değer üretmekten geçtiğini vurguladı. Bu anlamda 4 yıldır başarıyla sürdürdükleri "İnoSuit-İnovasyon Odaklı Mentorluk Programı"nı, TİM KKTC Ofisi'nde faaliyete geçirdiklerini bildiren Gülle, "Bu çalışmalardaki en önemli destekçimiz TEB ile iş birliği içerisinde, 5 yıldır girişimcilik ekosistemini Türkiye geneline yaymaya çalışıyoruz. Bugüne kadar 10 ilimizdeki TİM-TEB Girişim Evleri'mizde 900'den fazla girişimcimizi yetiştirdik. Bu ekosistemin Kıbrıs'ta da oluşturulması adına, tüm bu tecrübelerimizi buraya aktarmaya hazırız." diye konuştu. Gülle, düzenledikleri yeni nesil ticaret heyetlerini, firmaların yeni pazarlara girişlerini kolaylaştıracak şekilde gerçekleştirdiklerini ifade etti. KKTC Ofisi'nin de bu heyetler için çalışmalarını genişleteceğini, Kıbrıslı firmaların ticaret heyetlerine dahil edilmesini sağlayacağını belirten Gülle, şöyle devam etti: "Türkiye'de yürürlükte olan dahilde işleme rejimi, ihracatta KDV alacakları, ihraç kayıtlı satış, sözleşmeli tarım destekleri ve tarım ihracatının desteklenmesi gibi tüm mevzuatsal altyapı konusunda TİM'in tecrübeleri, TİM KKTC Ofisi tarafından Kıbrıslı ihracatçılarımızla ve KKTC hükümetiyle paylaşılacak. Ayrıca, Eximbank'ın faaliyetlerini buraya da taşımak adına çalışmalarımızı genişleteceğiz. e-ihracat, ürün-sektör raporları, kağıtsız ihracat gibi dijital dönüşüm uygulamaları... Bunların hepsi adım adım Kuzey Kıbrıslı dostlarımızın bilgilerine sunulacak." Gülle, TİM'in ulusal ve uluslararası ölçekte büyük organizasyonlara imza attığına işaret ederek, bu organizasyonlarda Kıbrıslı ihracatçıları da paydaş olarak görmek istediklerini söyledi. Gülle, "Bu vesileyle bir müjdeyi de burada vermek istiyorum; 8. yılına giren İnovasyon Haftası'nda ve Tasarım Haftası'nda Kıbrıslı firmalarımız, dostlarımız, bu yıl onur konuklarımız olacak." dedi. "TİM'in KKTC Ofisi, birçok kapıyı açabilecek nitelikte" KKTC Ekonomi ve Enerji Bakanı Hasan Taçoy da bugünün, kendileri için bir milat olduğunu belirterek, TİM'in KKTC Ofisi'nin birçok kapıyı açabilecek nitelikte olduğunu vurguladı. Dünyada birçok olumsuz gelişme yaşanmasına karşın KKTC'ye böyle bir girişimde bulunulmasının kendileri için mutluluk verici olduğunu dile getiren Taçoy, şunları kaydetti: "Gelişen dünya içinde savaşlar; toprak savaşı olmaktan çıkmış, daha fazla petrol, enerji savaşlarına dönüşmüştür. Bölgemiz, bu konuda çok önemli konumda. Güneydoğu Akdeniz ve Güneydoğu Akdeniz'in içinde yaşadığı durum bizleri çok yakinen ilgilendiren bir konudur. Özelikle KKTC'nin Kıbrıs sorununda içinde bulunduğu durum ve çözümsüzlüğün getirmiş olduğu tartışmaların ön koşulları bizleri çok daha farklı noktalara götürmektedir. Bugün Güneydoğu Akdeniz'de konuşulan 'bu bölge acaba bir Yunan-Rum gölüne dönüşebilir mi?' noktasında, ana vatan Türkiye'mizin attığı adımlarla daha farklı yerlere geldiğimizi hep birlikte idrak etmekteyiz. KKTC sınırları içerisinde, KKTC'nin birçok hakkının korunmasını ana vatan Türkiye ile daha düne kadar izledik. Bu sadece satranç oyununun belki de başlangıcıydı ve tek başına bu bölgeyi kendine ait ilan eden Rum ve Yunan'ın attığı adımlara karşı bir yanıttı. Akabinde Türkiye'nin Libya ile imzaladığı mutabakat, bu bölgede Türkiye'nin ağırlığını bir kez daha gündeme getirmiştir ve bölgenin önemini bir bu kadar daha artırmıştır. Bu bölge, net bir 50 yıl daha önemini devam ettirebilecek bölgedir. Çünkü enerji kaynaklarının tam üzerindedir." Taçoy, KKTC olarak 2020 için sektör seçip bu sektörlerdeki ihracatı artırmayı hedeflediklerini, bunu gerçekleştirebilmek için TİM gibi bir gücün yanlarında bulunmasının bir şans olduğunu vurguladı. TİM ile KKTC'de ihracat rekorlarına imza atmayı ve çift rakamlara ulaşmayı arzu ettiklerini dile getiren Taçoy, "Ar-Ge ve kuluçka merkezlerinin kurulması, teknolojinin geliştirilmesi, markalaşma gibi alanlarda Türkiye'nin destek sağlaması bizim için önemli. Ana vatan Türkiye, bizim dünyaya açılış kapımız. Biz de artık yavru vatan olmaktan çıktık, 36 yaşını doldurduk, bir yerde serhat vatan haline geldik. KKTC'nin sınırları ve ana vatan Türkiye'mizle imzaladığımız anlaşmalarla münhasır ekonomik bölge içerisinde en azından bu rüşdü ispat etmiş olduk." şeklinde konuştu. "Eximbank mekanizmalarından KKTC ihracatçılarının da yararlanmasını arzulamaktayız" KTSO Başkanı Candan Avunduk ise Türkiye'nin, 2019'da ihracatta rekor kırması, yıllardır sürdürülebilir bir şekilde ihracatını artırması ve yeni pazarlar bulma konusundaki başarılarının Kıbrıslı Türkleri gururlandırdığını ve cesaretlendirdiğini söyledi. Türkiye'nin son yıllarda örnek gösterilecek adımlarına karşın KKTC'nin ihracatında bir düşüş trendinin söz konusu olduğunu belirten Avunduk, KKTC'de 1980'lerde yüzde 50'lere kadar yükselen ihracatın ithalatı karşılama oranının, dışta Kıbrıslı Türklere karşı uygulanan haksız ambargolar, içte siyasilerin üretimle ilgili politikalara önem vermemesi ve ihracatla ilgili devlet politikası oluşturamaması nedeniyle yüzde 6'lara kadar düştüğünü anlattı. Bu anlamda KKTC olarak potansiyellerinin çok altında olduklarına işaret eden Avunduk, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bu durum, ülkemizin ihracatla ilgili kapasitesinin artırılmasının yanı sıra Türkiye'nin ihracatta yegane çatı kuruluşu olan TİM iş birliği içerisinde hareket edilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Bu çerçevede TİM KKTC Ofisi'nin açılmasının, KKTC'nin ihracatının artırılması açısından büyük bir milat ve şans olacağını düşünüyoruz. TİM'in bilgi ve tecrübesinden yararlanmak suretiyle KKTC'nin ihracatının geliştirilmesi yönünde devlet politikası oluşturulması, ihracatçıyı destekleyen ekosistemin yaratılması, Türkiye'deki ihracatçılara yönelik Eximbank'la ilgili mekanizmalardan KKTC ihracatçılarının da yararlanması ve KKTC için ulaşılabilir ve gerçekçi bir ihracat hedefi konulmasını da arzulamaktayız." KKTC için ihracatın ithalatı karşılama oranının 5 yıl içinde ikili hanelere çıkarılmasının hedeflenmesi önerisinde bulunan Avunduk, ülkenin sürdürülebilir büyümesinin ancak ve ancak üretimle mümkün olduğunu vurguladı. Avunduk, Doğu Akdeniz'deki gelişmelere değinirken, "Doğu Akdeniz'de Türkiye'miz ve Kıbrıslı Türkleri dışlamak suretiyle Yunanistan, İsrail, Mısır ve Kıbrıslı Rumların bölgedeki gerginliği tırmandıran girişimlerini kesinlikle kabul etmiyoruz." dedi. TİM KKTC Ofisi'nde yapılacak çalışmalar Verilen bilgiye göre, KKTC'de yatırım ortamının iyileştirilmesine katkı sağlanacak TİM'in KKTC Ofisi'nde, KKTC ihracatında yeni açılımlar sunacak olan mevzuatların geliştirilmesine yönelik know-how aktarımı yapılması sağlanacak. Öte yandan, KKTC’de ihracatın finansmanına yönelik imkanların artırılması için ortak çalışmalar yapılacak. Çalıştay, konferans, seminer, ortak komite, teknik heyet ziyaretleri, bilgi paylaşımları aracılığıyla mutabakata varılmış alanlarda ortak proje ve faaliyetler düzenlenecek. KKTC ve Türkiye'den ihracatçılar arasında iş birlikleri oluşturulması amacıyla diyalog kanalı oluşturulacak. Taraflarca mutabık kalınan devlet kurum ve kuruluşları nezdinde girişimleri gerektiren ekonomiye yeni ihracatçı kazandırılması, genç girişimciler yetiştirilmesi, inovasyona yönelik farkındalık oluşturulmasına yönelik eğitim ve mentorluk bazlı çalışmalarda TİM tarafından bilgilendirme desteği sağlanacak. TİM ayrıca, ticaretin dijitalleşmesi ve e-ticaret konusunda KTSO'ya teknik ve eğitim desteği verecek. KKTC'de katma değer, teknoloji ve rekabet edebilirlik seviyesi yüksek, ihracatı yapılabilecek yatırım alanları tespit edilecek.Türk ihracatçıların örgütlendirilmesi, Türk ihracatının artırılması, Türk ürünlerinin tanıtımı ve bilinirliğinin artırılması amacıyla KTSO tarafından duyuru, tanıtım, reklam çalışmaları yapılacak. Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/tim-ilk-yurt-disi-temsilcilik-ofisini-kibrista-acti/1700141
Devamını Oku
Standard Post with Image

Dijital parayı 'Merkezi müdahale ekibi' takip edecek

Avrupa, Kanada, İngiltere, Japonya ve İsviçre, merkez bankaları kanalıyla dijital paranın kullanım ve misyonuyla ilgili uzman bir ekip kurdu. Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS) ile dünyanın önde gelen merkez bankalarının, dijital para birimlerinin durumunu değerlendirmek üzere ekip oluşturduğu bildirildi. Avrupa Merkez Bankası (ECB) tarafından yapılan açıklamada, dijital para birimlerini incelemek için Kanada Merkez Bankası, İngiltere Merkez Bankası, Japonya Merkez Bankası, Avrupa Merkez Bankası, Riksbank ve İsviçre Merkez Bankası ile Uluslararası Ödemeler Bankası uzmanlarının içerisinde yer aldığı bir ekip oluşturulduğu belirtildi. Ekipte yar alanların, kendi ülkelerinde dijital para deneyimlerini incelemek, bulguları paylaşmak için önemli bir misyon üstlendiklerine vurgu yapılan açıklamada, İngiltere Merkez Bankası (BoE) Başkan Yardımcısı Jon Cunliffe ile Uluslararası Ödemeler Bankası İnovasyon Merkezi Başkanı Benoit Coeure'nin eş başkanlık yapacağı ifade edildi. Merkez Bankaları dijital para ekibi, paraların kullanım örneklerini, sınır ötesi birlikte çalışabilirlik dahil, ekonomik, işlevsel ve teknik tasarım seçeneklerini değerlendirirken gelişmekte olan teknolojiler hakkında da bilgi paylaşımında bulunacak. Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/dijital-parayi-merkezi-mudahale-ekibi-takip-edecek/1709411
Devamını Oku
Standard Post with Image

Türkiye'nin Otomobili'nin fabrika temeli mayısta atılacak

Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu (TOGG) Üst Yöneticisi (CEO) Gürcan Karakaş, "Fabrika inşaatı için çalışmalara başladık. Mayıs ayında temel atılacak. Kaba inşaatın 12 ay süreceğini öngörüyoruz. 2022 yılı itibariyle ön üretim araçlarımızı bantlardan indireceğiz." dedi. TOGG tarafından Bilişim Vadisi’nde Türkiye’nin Otomobili’ne ilişkin basın toplantısı düzenlendi. Karakaş, C-SUV modeli başta olmak üzere, fabrika yatırımı ve imalat gibi önemli konu başlıklarının ele alındığı toplantıda yaptığı konuşmada, yıllık 175 bin adetlik kapasitesiyle 2022 yılında üretime başlayacak Gemlik’teki fabrikanın temelinin mayıs ayında atılacağını dile getirdi.  "2032 yılına kadar 1 milyon aracı bantlardan indirmeyi hedefliyoruz"  Belirlemiş oldukları zaman çizelgesine sadık kalarak ilerlediklerini aktaran Karakaş, "Fabrika inşaatı için çalışmalara başladık. Baharda temel atılacak. Kaba inşaatın 12 ay süreceğini öngörüyoruz. 2022 yılı itibarıyla ön üretim araçlarımızı bantlardan indireceğiz. 22 milyar TL'lik yatırımla, yıllık ortalama 175 bin adetlik üretim kapasitesine ulaşacak fabrikamızda, 2032 yılına kadar 1 milyon aracı bantlardan indirmeyi hedefliyoruz." dedi. Kurulacak fabrikanın akıllı fabrika konseptinde olacağına dikkati çeken Karakaş, "Fabrikanın plan projesi hazır. İki binadan oluşacak ikonik bir tasarıma sahip olmasını hedefliyoruz. Öte yandan dünyada imalat hattı konusunda en iyi firmalar ile görüşüyoruz." diye konuştu.   "Marka ismini sonbaharda açıklayacağız"  Marka isminin belirlenmesi konusunda çalıştıklarını ve bu konudaki nihai kararlarını sonbaharda açıklayacaklarını bildiren Karakaş, "Olabilecek en doğru markayı belirlemek için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Dünyanın önde gelen tüm büyük pazarlarını da içine alacak şekilde en doğru ismin sadece Türkiye’de değil global ölçekte de kabul edilebilir bir isim olmasını hedefliyoruz. Araştırmalarımızı Norveç, Almanya, Rusya, Fransa ve Türkiye’de gerçekleştirdik. Markamızın ismini sonbaharda duyuracağız." ifadelerini kullandı.   "Avrupa’daki ilk tanıtım MWC’de" Karakaş, İspanya'nın Barselona kentinde düzenlenecek Mobile World Congress (MWC) etkinliğinde, otomotivin mobilite ekosistemine dönüştüğünün habercisi ön gösterim aracı C-SUV modelini ilk kez Avrupa'da dünya arenasına çıkaracaklarını söyledi. Türkiye'nin otomobilini geliştirirken önemli bir vizyon ortaya koyduklarını belirten Gürcan Karakaş, "Klasik bir otomobil şirketi değiliz. O nedenle yıkıcı teknolojilerin peşinden gidiyoruz. Kendimizi mobilite odaklı teknoloji şirketi olarak konumlandırıyoruz. TOGG olarak kabuk değiştiren otomotiv sektörüne çığır açan teknolojilerimizle öncülük edeceğiz." dedi. "Sadece otomobil yapmak üzere yola çıkanlar yolda kaldı" Otomobilden fazlasını yapmak üzere yola çıktıklarını anlatan Gürcan Karakaş, şunları söyledi: "Sadece otomobil yapmak üzere yola çıkanların çoğu yolda kaldı. Çünkü otomobilden sonrasını tasarlamadığınız sürece ürün sadece A noktasından B noktasına giden araçta kalıyor. Şu anda üreticilerin araç başına karı 300 ila 500 dolar arasında değişiyor. Doğru zamanda yola çıktık. Gelecekte kazanacakların kriterlerinin değiştiğini görüyoruz. Eski büyükler sadece büyük oldukları için kazanamayacak. Gelecek büyük olanlarda değil. Daha çevik yaratıcı, iş birliğine açık ve kullanıcı odaklı organizasyonlar başarılı olacak. Biz Türk mobilite sisteminin çekirdeğini oluşturmak üzere çalışmalarımızı sürdürüyoruz." "2022’de Türkiye'de ödenmiş sermayesi en yüksek otomobil şirketi olacağız" Karakaş, dünyanın her yerinde devletlerin de kurumların da bu tip projeleri desteklediklerini ifade ederek, şunları kaydetti: "Bu uzun vadeli bir proje ve yolculuk. 15 yıllık proje içinde finansmanın da sağlanmış olması lazım. Dünyanın en iyileriyle iş birliği yapıyoruz. Hata yapma lüksümüz yok. Fırsat penceresi 2023’ten itibaren daha hızlı kapanacak. Dolayısı ile başarı kriterlerinin hepsini dantel gibi işleyerek 2022’nin sonunda otomobilimizi çıkarmamız gerekiyor. Müşterilerin isteği doğrultusunda geliştirilmeyen her ürün ölü doğar. Dünyanın en iyileri ile çalışarak büyüyoruz. Belirli noktalarda ülkemizde henüz tecrübe yok. Olmaması sorun değil, biz onu yaratmak için uğraşıyoruz. 2022’de Türkiye’de ödenmiş sermayesi en yüksek otomobil şirketi olacağız. Kazandığımız parayı yeni yatırımlara yeni ürünlere harcayacağız." "En iyilerden danışmanlık alıyoruz" Belirli ürünlerin hedef maliyetlerini belirlemek ve üretim süreçlerini kısaltmak üzere profesyonel destek aldıklarını anlatan Karakaş, şöyle devam etti: "Araç entegrasyonu konusunda teknoloji partneri olarak Alman mühendislik firması EDAG’ı seçtik. Myra İngiltere’nin kabul gördüğü, özelikle mekanik akşamlarda şasi sistemleri konusunda partnerlerimizden birisi. Onlarla beraber bunları Türkiye’de nasıl yerleştirebiliriz diye de bakıyoruz. Tasarlarken bunu Türkiye’de kim uygulayabilir nasıl uygulayabilir bunlara da bakıyoruz. Ekiplerimiz aradığımız 105 farklı komponenti tek tek araştırdık. Varsa Türkiye’de, yoksa dünyanın en iyileri ile çalışıyoruz. Tedarikçi ile oturduğumuzda maliyet net bir şekilde hesaplanıyor, pazarlıklarımızı görüşmelerimizi gerçekleştirebiliyoruz. Biz 48 aylık süreç belirledik. Bizim yola çıkış noktamız başkalarının nasıl yapabildiğine bakıp öyle yola çıktık. Nisan mayıs gibi tedarikçi seçimlerimizi tamamlamış olacağız. Görüşmeleri sürdürdüğümüz ancak pazarlık gücümüzü azaltmasın diye henüz isimlerini açıklayamadığımız markalar da var." "Şarj altyapısı 2022’de oluşacak" Gürcan Karakaş, şarj altyapısı konusunda Norveç, Almanya, Fransa, İngiltere, ABD ve Çin'i yakından incelediklerini ifade etti. Bu bağlamda kendilerinin de bir sistem geliştirdiklerini aktaran Karakaş, "Türkiye’de kamudaki paydaşlarımızla paylaştık. Burada önemli olan başkalarının bu konuda yaptığı hataları tekrar etmemek. Şarj altyapısı 2022’de hazır olacak. TOGG olsun olmasın 2022’de Türkiye elektrikli araçlara girecek ve şarj altyapısını oluşturacak. Çünkü içten yanmalı motora sahip araçlar için pazar 2030'da yüzde 50’nin altına inecek. Bu da pazarın yüzde 50’den fazlasının elektrikli olacağı anlamına geliyor.” diye konuştu. "Kimse toz konduramayacak" Türkiye'den çok kaliteli bir otomobil çıkmasını kimsenin beklemediğini, bunun en önemli nedeninin 2022’deki EuroNCAP şartları olduğunu dile getiren Karakaş, "Savunma sanayisinden bize gelen arkadaşlarla birlikte modelleme ve simülasyonlarla beraber buna hazırlanıyoruz. Yurt dışına çıktığımız zaman kimsenin otomobile toz konduracak bir durumu kalmayacak. Direksiyonda biz varız. Bizim ihracat pazarı olarak ilk etapta gördüğümüz pazar Avrupa ve altyapısı hazır olduğu sürece bazı Türki Cumhuriyetler olacak. Bu süreç ölçek ekonomisi ile katlanabilir ve hızlandırılabilir." şeklinde konuştu. Şirketin genel merkezi için Bilişim Vadisi’ni bilinçli olarak seçtiklerini vurgulayan Karakaş, "Her şeyden önce yakın iş birliğini önemsiyoruz. Özellikle de startuplarla olan iş birliğinin öneminin daha fazla ön plana çıkacağını görmüştük. Bu nedenle biz genel merkezimizi buraya taşıdık. Çünkü buranın etrafında oluşturacağımız startuplarla, ekosistemle daha fazla bir dinamizm olacak. Fabrika yapılana kadar ve belki fabrika yapıldıktan sonra da bir süre buradayız." dedi. Tasarım için yola çıktıklarında 18 şirketle görüştüklerini, Murat Günak haricinde bazı Türk tasarımcılarla da görüşmeler gerçekleştirdiklerini aktaran Karakaş, Türkiye’nin Otomobili için şu ana kadar 4 kayıtlı patent ve 4 tescil alındığını ifade etti. "2022'de piyasaya girdiğimiz zaman en son teknoloji neyse onu istiyoruz" Gürcan Karakaş, konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Batarya konusunda yöneltilen soruya karşılık Karakaş, "Biz hiçbir zaman gidip de eski teknolojiyi biraz daha ucuz olacak diye buraya getirmiyoruz. Çünkü ucuz olan eski teknolojinin maliyetini tüketiciler çekiyor nihayetinde. Yeni teknolojiyle beraber eskiye göre 1-2 adım daha ileriye gidebiliyorsunuz. Bataryada da öyle. Bizim bataryada en önem verdiğimiz konu 2022'de piyasaya girdiğimiz zaman en son teknoloji neyse onu istiyoruz. Belki şu an onayı tamamlanmamışsa bile teknolojik olarak onu istiyoruz. Dünyada belli başlı 7 üretici var. Bunlar yaklaşık yüzde 95’ini yapar. Biz bu 7 üreticinin 6'sıyla gizlilik anlaşması imzaladık. Gizlilik anlaşması yaptığımız zaman bu şirketlerin uzun vadeli planlarını konuşabiliyorsunuz. Bu nedenle de geleceğe yönelik en son teknolojiyi görüşebiliyoruz." dedi. "Türkiye'de henüz oturmuş bir elektrikli otomobil piyasası yok"  Karakaş, otomobilin fiyatına ilişkin sorulara ise şu karşılığı verdi: "Şu aşamada bunun fiyatını söylemek hem pazarlama hem de rekabetçilik anlamında doğru değil. Çünkü benim rakibim ben pazara girmeden 2-3 ay önce yüzde 15 indirimle girer hayata girmemizi zorlaştırır. Türkiye'de henüz oturmuş bir elektrikli otomobil piyasası yok. Olmadığı için de kıyaslayabileceğimiz, baz alabileceğimiz bir şey yok. Bu nedenle biz kendi stratejimizi, oyun planımızı Türkiye'deki mevcut üreticilerden pazar payı alabilecek şekilde kuruyoruz." Karakaş ön siparişlerle ilgili ise henüz imalatın başlamasına yaklaşık 2,5 yıllık bir süre olduğunu anımsatarak, bu aşamada ön sipariş almanın doğru olmadığını vurgulayarak, C-SUV modeli piyasaya çıktıktan sonra sedan modelinin de 18 ay içinde piyasaya girmesinin planlandığını sözlerine ekledi. Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/turkiyenin-otomobilinin-fabrika-temeli-mayista-atilacak/1716010
Devamını Oku
Standard Post with Image

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Varank: Yeni iş birliklerini hayata geçireceğiz

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, TÜBİTAK'ta düzenlenen, Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK) ile TÜBİTAK Türkiye Sanayi Sevk ve İdare Enstitüsü (TÜSSİDE) arasında "Süreç İyileştirme Projesi" imza töreninde yaptığı konuşmada, halkın derdini dinleyen ve aldığı kararlarla idarelere yol gösteren Kamu Denetçiliği Kurumu ile iş birliği yapmaktan mutluluk duyduklarını söyledi. Söz konusu iş birliğine ilişkin bilgiler veren Varank, şöyle konuştu: "KDK ile yapılan iş birliğiyle halktan gelen şikayet başvurularına ilişkin yönetim süreçlerinin, uluslararası iyi uygulama örnekleri de referans alınarak iyileştirilmesi amaçlanıyor. Bu sayede kurum hizmetlerinin etkin bir şekilde yönetilebilmesi sağlanacak. Proje süresi boyunca 150 kurum çalışanımıza TÜSSİDE'de kurumsal gelişim ve değişim eğitimi vereceğiz. Böylece iş yükünün belirlenmesini ve şikayet başvurularının daha kısa sürede sonuçlandırılmasını hedefliyoruz." Varank, imzalanan protokolle geliştirilecek kurumsal kapasite ve etkin şikayet mekanizmasıyla KDK'nin, idarelerin hukuka ve hakkaniyete aykırı uygulamalarına karşı bireyi koruyacağını ve kamu hizmetlerinin iyi yönetişim ilkeleri çerçevesinde yürütülmesine katkı sağlayacağını aktardı. KDK'nin faaliyetleriyle, toplumda hak arama kültürünün gelişmesinin yanı sıra, yargı mercilerinin de iş yükünün azaldığını vurgulayan Varank, " Yargının üzerindeki yük çok fazla. Adalet Bakanlığımızda yargıya gitmeden uzlaştırma kültürünü geliştirici yeni mekanizmalar üzerinde çalışıyor. Halkımız, kamu kurumlarının her türlü eylem ve işlemlerine yönelik başvurularını KDK'ye yapabiliyor." diye konuştu. Varank, KDK'nin geçen yıl 21 binin üzerinde şikayet başvurusu aldığını dile getirerek, kurum uzmanları ve denetçilerin özveriyle çalıştığını anlattı. Yapılacak iş birliğinin, mevcut süreçleri, işleyişi daha da hızlandırmayı ve verimli hale getirmeyi amaçladığına işaret eden Varank, "TÜSSİDE'nin özgün iş yaklaşımının temelinde, kurumların iç dinamiklerinin hassasiyetle değerlendirilmesi ve kuruma özgü çözümler geliştirilmesi yatıyor. Enstitümüz bugüne kadar, pek çok kurumun hizmet sunumunun geliştirilmesinde ve kapasitelerinin artırılmasında etkin rol oynadı." değerlendirmesinde bulundu. "Yeni iş birliklerini hayata geçireceğiz" Varank, TÜSSİDE'nin yönetim bilimleri alanında uzmanlaştığının altını çizerek, enstitünün strateji oluşturma, operasyon modelleri geliştirme, kısıtlı kaynakları etkin şekilde kullanma konularında tecrübeye sahip olduğunu belirtti. Enstitünün, bugüne kadar 500'den fazla proje, bine yakın yönetici geliştirme programı ve 100 bin katılımcıya erişen eğitimler gerçekleştirdiğini hatırlatan Varank, "TÜSSİDE ile bakanlıklara, kamu kurumlarına, belediyelere ve KİT'lere, stratejik planlama, iş gücü analizi, entegre yönetim sistemleri, süreç yönetimi, iç kontrol ve risk yönetimi gibi konularda hizmetler sunduk." dedi. Varank, Milli Eğitim Bakanlığı ile Mesleki ve Teknik Eğitim Konusunda Liderlik ve Girişimcilik Eğitim Programı'nı hayata geçirdiklerini anlatarak, şöyle devam etti: "SAHA İstanbul iş birliğiyle SAHA MBA Yöneticilik Gelişim Programı'nı gerçekleştirdik. Geçen hafta mezunlara diplomalarını verdik. Biz sadece kamu kurumlarıyla değil özel sektörde de TÜSSİDE iş birliğiyle yeni programlar geliştirmek istiyoruz. Ayrıca 2012'den bu yana bin 500'e yakın gencin katılımıyla Gebze'deki yerleşkemizde bilim kampları düzenliyoruz. Böylece gençlerimiz yeni gelişen teknolojilerle tanışıyor, yazılım ve tasarımda kendilerini geliştirebiliyor. Bu kampları farklı zaman ve mekanlarda diğer kamu kurumları ve paydaşlarımızla gerçekleştirmek üzere yeni iş birliklerini hayata geçireceğiz." "Geleceğin teminatı çocuklara yatırım yapmayı sürdüreceğiz" Varank, "geleceğin teminatı çocuklara" yatırım yapmayı sürdüreceklerinin altını çizerek, "Çocuklarımız için düzenlediğimiz, TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi'nin organize ettiği Ulusal Gökyüzü Gözlem Şenliği'nin 23'üncüsünü 20-23 Ağustos'ta gerçekleştireceğiz. Şenliğe başvuruları bugün açıyoruz. 31 Mart'a kadar başvuruları alacağız." diye konuştu. Antalya Saklıkent'te düzenlenen şenlikte çocukların ve gençlerin aileleriyle, uzman astronomlar eşliğinde, teleskoplarla gökyüzünü yakından tanıma fırsatı bulduğunu dile getiren Varank, şenlikte gündüz saatlerinde bilim konferanslarının yanı sıra atölye faaliyetleri, sportif etkinlikler ve yarışmalar düzenlendiği bilgisini verdi. Varank, daha önce söz konusu şenliğe 300-350 kişinin katılabildiğini anımsatarak, geçen yıl organizasyonu bin 500 kişiyle gerçekleştirdiklerini söyledi. Gelecek dönemde bunu farklı illerde yapmak üzere hazırlık yaptıklarını ifade eden Varank, bu seneki şenliği uluslararası boyuta taşıyacaklarını vurguladı. "Yenilikçi çözüm üretmeye devam edeceğiz" Bakanlık olarak, yeni gelişen teknolojilerin etkilerinin anlaşılmasına, bu teknolojilerin insanlığın ve kurumların yararına kullanımına yönelik çalışmalar yaptıklarının altını çizen Mustafa Varank, "Bir yandan, yapay zeka, nesnelerin interneti, blok zincir ve robotik süreç otomasyonu gibi teknolojilerin geliştirilmesi için destekler verirken, diğer yandan bu teknolojilerin, kurumlarımızın iş yapışlarında ve yönetim süreçlerinde etkin kullanılmasını sağlayarak rekabet üstünlüğümüzü artırmayı hedefliyoruz." ifadelerini kullandı. Varank, gelecek dönemde TÜSSİDE'nin yenilikçi çözümler üretmeye devam edeceğini kaydetti. Proje 7 ay içinde tamamlanacak TÜBİTAK TÜSSİDE Müdürü İsmail Doğan da projenin 3 temel adımdan oluştuğunu dile getirdi. Projenin 7 ay içinde tamamlanacağını ifade eden Doğan, "Bunun neticesinde KDK'nin başvuru ve inceleme süreçlerini iyileştirmeyi hedefliyoruz." diye konuştu. Konuşmaların ardında iki kurum arasında "Süreç İyileştirme Projesi" imzalandı. Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/sanayi-ve-teknoloji-bakani-varank-yeni-is-birliklerini-hayata-gecirecegiz/1718962
Devamını Oku
Standard Post with Image

GELİNLİK SEKTÖRÜ IF WEDDİNG FASHION İZMİR 2020’DE BULUŞTU

İzmir'de modaya yön veren fuarlardan biri olan IF WEDDİNG FASHİON İZMİR 2020, 21-24 Ocak tarihleri arasında hem yurt içi hem de yurt dışından binlerce profesyoneli bir araya getirdi. Koridorlarında gelinlik, damatlık ve abiyede gelecek yıllarda moda olması beklenen tasarımların sergilendiği fuara, LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca, Başkan Vekili Muhammed Sancaktar, Başkan Yardımcısı Ahmet Turan ve Yönetim Kurulu Üyesi Ercan Çelik katıldı. LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Süleyman Kaya ve Yönetim Kurulu Üyesi Tayyar Günbeyi fuara firma olarak katılım gösterdi. LASİAD Heyeti, fuara katılan firmaları ziyaret ederek iyi dilek ve temennilerde bulundu. Avrupa'nın en büyüğü Kapladığı alan bakımından kendi sektöründe Avrupa'nın en büyük fuarı olarak nitelendirilen IF Wedding Fashion İzmir Fuarı'nda 5 ülkeden 202 katılımcı ürünlerini sergiledi. Fuar, Türkiye'nin 2019 yılında sırasıyla en fazla ihracat yaptığı Almanya, İngiltere, İtalya, Irak, ABD, Fransa, İspanya, Hollanda, Rusya ve İsrail’den alım heyetlerini ağırladı. Öte yandan fuar kapsamında EGSD tarafından bu yıl 11'incisi düzenlenen Gelinlik Tasarım Yarışmasının final defilesi gerçekleştirildi. Ülke genelinden 125 tasarımcının 350 tasarımla katıldığı yarışmada finale kalan 15 tasarımın sergilendiği defilede birinciliği Zehra Zayrek elde etti.      
Devamını Oku
Standard Post with Image

TİM'den ihracatçılara yeni mobil uygulama

TİM, ihracat hedeflerini yakalamak için Proje ve Dijital Dönüşüm Ofisi’ni açan TİM, 90 bini aşan ihracatçıya destek verecek. İhracatçılara yol haritası olacak İhracat 2020 Raporu’nu açıklayan TİM, Türk ihraç ürünlerinde Sürdürülebilirlik Kodu ve Etiket Sistemine ilişkin raporu da hazırladı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), ihracatçıların hayatını kolaylaştırmak için 2020 yılına yeni uygulamalarla başladı. TİM’in 2020 yılındaki yenilikleri niteliğinde olan Dijital Dönüşüm ve İhracat 2020 Raporu tanıtım toplantısında konuşan TİM Başkanı İsmail Gülle, “Türkiye ekonomisinin sürdürülebilirliği adına ihracatın vazgeçilmezliğinin tescil edildiği bir dönemdeyiz. Bu nedenle, ihracatımızın katma değerini ve hacmini artırmak, yeni pazarlara girişi hızlandırmak adına yeni nesil ticaret diplomasisine yönelik çalışmalara hız vermiş durumdayız" dedi. 2020 yılına da yeni rekorlarla başladıklarını vurgulayan Gülle, 2020 yılı ihracat hedefimiz olan 190 milyar doları yakalamak adına ihracatçımıza 7 gün 24 saat hizmet vereceğimiz önemli dönüşümlere imza atıyoruz” diye konuştu. "Yeni nesil ticari diplomasi odaklandığımızbir başlık olacak” İhracat 2020 Raporu’nu açıklayan Gülle şöyle konuştu: “Raporda öncelikle Türkiye ve Dünya Ekonomisini, küresel ticareti, ihracatımızın 2019 performansını ve 2020 yılında beklentileri, ekonomideki fırsatları ve riskleri analiz ettik. 2020 yılında özellikle odaklandığımız önemli başlıklardan birisi de Yeni Nesil Ticari Diplomasi faaliyetleri olacak. Bu bağlamda bu yıl yeni nesil ticaret heyetleri, e-ihracat, dijital platformlar ve Türkiye lojistik merkezleri gibi yeni nesil ticaret diplomasisinin sacayaklarına odaklandık. Raporumuzda, özel bir başlık olarak, geçen yılki RCA analizimiz gibi 2030 yılına doğru küresel trendleri ve gerek ticari gerekse ekonomik göstergelerin geleceğini mercek altına aldık. 2030’da dünyanın en fazla ithalat yapacak ülkelerini, bu ülkelerde hangi ürün ve sektörlerin daha fazla küresel ticarete konu olacağını detaylarıyla paylaştık. Mevcut ihracat performansımızın artırılması noktasında ihracatçılarımıza hem Türkiye’nin rekabet ettiği belli başlı ülkelerin hem de hedef pazar ülke ve ürün yoğunlaşması analizlerini yaptık." “2020 ajandamızı ‘5G’ vizyonumuz ekseninde şekillendirdik” Raporda analizler ve öngörülerin yanı sıra, TİM’in 2019 yılı faaliyetlerini ve 2020 yılı ajandasını da ekonomi çevrelerinin ilgilerine sunduklarını söyleyen Gülle, “2020 yılı ajandamızı Güçlü Türkiye, Güçlü Ekonomi, Güçlü İhracat, Güçlü İnsan Kaynağı ve Güçlü Altyapı ve İhracat Ekosistemini ifade eden, 5G vizyonumuz ekseninde şekillendirdik” ifadesini kullandı. Bu yıl da, Türkiye İnovasyon Haftası,Türkiye Tasarım Haftası gibi ulusal çapta yankı uyandıran etkinliklere devam edeceklerini ve uluslararası etkinlikleri de yeniden yapılandıracakları bir yıla girdiklerini dile getirdi. Fuar desteklerine de üyelik sorgulamaya da tek tuşla ulaşılıyor Dijitalleşmenin artık çağın bir gerçeği olduğuna ve dijital ortamda ticaret yapıldığına dikkat çeken Gülle, TİM’in bünyesinde kurulan Proje ve Dijital Dönüşüm Ofisi ile çağı yakalamak ve ihracatçıların yanında olmak adına projeler geliştirdiğini belirtti. Gülle, şöyle devam etti: “Bu kapsamda öncelikle TİM web sitemizi yeniden tasarlayarak ve kolay kullanım özellikleri kazandırarak web sitemiz üzerinden ihracatçıların ihtiyaç duyduğu pek çok işlemi online olarak yapabilir hale getirdik." Bunun yanı sıra ihracatçılar gümrük işlemlerinde kullandıkları en önemli belgelerinden “Üyelik Sorgulama ve Doğrulama Belgesi”ni artık web sitesi veya e-devlet üzerinden oluşturup saniyeler içinde alabilecek. Artık, yeşil pasaport hizmeti hakkında sorgulama yapmak isteyen firmalar hem TİM web sitesi, hem de mobil uygulamasında bulunan yeşil pasaport sorgulama testine katılarak yeşil pasaport haklarına ve yeşil pasaport almak için gereken belgelere ilişkin bilgilere de çok kısa sürede ulaşabilecek. TİM Mobil Uygulaması bir dokunuşla dünyaya ulaştırıyor Bir diğer dijital proje olan TİM mobil uygulamasıyla ihracatçılar, küresel pazarlara yönelik tüm ihracat ve piyasa verilerini, TİM’in hazırladığı yeni nesil hedef pazar analiz raporlarını, ülke bilgi notlarını ve diğer bilgilendirici yayınları görüntüleyebilecek. İhracatçılar ayrıca TİM’in Türk Standartlar Enstitüsü ile birlikte çalıştığı dijital platform üzerinden dünyanın hangi noktasına ürün sağlayacaklar ise bunun için gerekli olan tüm standartlara ve belgelere ulaşabilecek. Hem mobil uygulama hem de web sitesi için geliştirilen İhracat Radarı uygulaması ile ise ihracatçılar ürünleri hakkında detaylı analiz, veri ve grafiğe erişebilecek. İhracatçılar AloTİM uygulaması ile de soru ve sorunlarına 7/24 cevap bulabilecek. İhracatçıların sürdürülebilirlik uyumu sağlanacak Gerek gelecek nesiller, gerekse Türkiye’nin dünyanın geleceğindeki konumu açısından sürdürülebilir ihracata ayrı ve özel önem veren TİM bu kapsamda, Türk ihraç ürünleri için Sürdürülebilirlik Kodu ve Etiket Sistemine ilişkin kapsamlı teknik rapor çalışmasını da tamamladı. TİM Sürdürülebilirlik Raporu’nda sürdürülebilir ihracat, yeşil ekonomi, temiz üretim teknolojileri, finansal sistem özelinde sürdürülebilirlik gibi konularda ihracatçılara yol gösteriliyor. İhracatçıların hem maliyet tasarrufu ve verimlilik artışı sağlamaları, ihracatın katma değerinin artırılması hem de yeşil bir geleceği önceleyen bir imalat entegrasyonuna ulaşılması hedefleniyor. Kaynak: https://www.dunya.com/ihracat/timden-ihracatcilara-yeni-mobil-uygulama-haberi-463063
Devamını Oku
Standard Post with Image

İmar Kanunu'nda değişiklik Resmi Gazete'de

Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kanuna göre, Ulusal Coğrafi Veri Sorumluluk Matrisinde yer alan coğrafi verilerin, Ulusal Coğrafi Veri Paylaşım Matrisine göre, kamu kurum ve kuruluşları arasında paylaşımı, erişimi ve kullanımı bedelsiz olacak. Yerli-yabancı gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerin söz konusu coğrafi verileri toplayabilmesine, üretebilmesine, paylaşabilmesine ve satabilmesine yönelik düzenleme yapılacak, bu düzenlemelere uyulmaması durumunda idari para cezası belirlenecek. Gecekondu Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce eski Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca oluşturulan alanlar ile söz konusu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra belediye sınırları içinde veya dışında Gecekondu Kanunu'na göre Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından oluşturulan veya oluşturulacak alanlardaki uygulamalarda TOKİ yetkili olacak. Belediyelerce Gecekondu Kanunu'na göre oluşturulan veya oluşturulacak alanlardaki uygulamalarda ise ilgili belediye yetkili olacak. Belediyeler bu hak, yetki ve görevlerini yetkili organları eliyle kullanacak. Büyükşehirlerde bu kanunun tatbikatı, büyükşehir belediyelerinin koordinatörlüğünde ilçe belediyelerince yapılacak. TOKİ tarafından satış ve kira sözleşmesine konu edilen taşınmazlar hariç olmak üzere, mülkiyetinde bulunan arsa ve arazilerin, gerçek veya tüzel kişilerce işgali halinde TOKİ ecrimisil istemeye, ecrimisilin tahsiline ve taşınmazın tahliyesine ilişkin işlemleri uygulamaya veya Milli Emlak Genel Müdürlüğü eliyle uygulatmaya yetkili olacak. Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanun kapsamında alınacak ecrimisiller ve taşınmazın tahliyesiyle ilgili tahsil edilen tutarların yüzde 50'si genel bütçeye gelir kaydedilecek ve yüzde 50'si tahsilatı takip eden ayın sonuna kadar Toplu Konut İdaresi Başkanlığına aktarılacak. Kesinleşen planların kopyaları Çevre ve Şehircilik Bakanlığına elektronik ortamda gönderilecek ve ilgili idaresi tarafından elektronik arşiv ortamına yüklenecek. Böylelikle Bakanlığın taşra birimlerinin Mekansal Veri Arşiv Sistemi (MVAS) benzeri bir yapıya doküman yükleme yükü azaltılacak. Planlar, plan değişiklikler ve plan revizyonları e-plan otomasyon sistemi üzerinden "plan işlem numarası" alacak ve planların sayısal verileri bu ortamda toplanacak. Böylelikle plan verilerinin erişilebilirliğinin artırılması, kontrollü ve doğru şekilde izleme ve arşivleme işlemlerinin yapılması planlanıyor. Onaylanan imar planlarının hak sahipleri ve kamuoyunca haberdar olunması için ilgili muhtarlıklarda planın askıya çıkarıldığına dair ilan ile değişikliğin yapıldığı alanda da tabela ile bilgilendirme yapılacak. Kentsel tasarım projeleri, uygulama imar planlarıyla birlikte hazırlanabilecek. Bina yüksekliklerine sınır İmar planlarının ve imar uygulamalarının sürüncemede kalmaması, mülkiyet haklarının kısıtlanmaması ve idari işlemlerin istikrarının sağlanması amacıyla kesinleşmiş planlara ve parselasyon planlarına karşı kesinleşme tarihinden itibaren 5 yıl içinde dava açılabilecek. İmar planlarında bina yükseklikleri serbest olarak belirlenemeyecek. Sanayi alanları, ibadethane alanları ve tarımsal amaçlı silo yapıları hariç olmak üzere meri imar planlarında serbest (Yençok) olarak belirlenmiş yükseklikler, emsal değerde değişiklik yapılmaksızın çevredeki mevcut teşekküller ve siluet dikkate alınarak, imar planı değişiklikleri/revizyonları yapılmak suretiyle ilgili idare meclis kararı ile belirlenebilecek. Bu şekilde ilgili idare tarafından belirlenmeyen yükseklikler, maliyetleri döner sermaye işletmesi gelirlerinden karşılanmak üzere Bakanlıkça belirlenecek. Oluşacak maliyetlerin yüzde 100 fazlası ilgili idareden tahsil edilecek. Büyükşehir belediyesi sınırlarının il sınırı olması nedeniyle mahalleye dönüşen ve nüfusu 5 binin altında kalan yerlerin, kırsal yerleşim özelliğinin devam edip etmediğine büyükşehir belediye meclisince karar verilecek. Büyükşehirlerde il özel idareleri kaldırıldığından ve büyükşehirlerde yer alan köyler mahalleye, muhtarlar da artık mahalle muhtarlarına dönüştüğünden ve bu alanlar ilçe belediyelerinin hizmet alanına girmesi nedeniyle, il özel idaresi ve muhtarların görevleri ilçe belediyelerince yürütülecek. İmar uygulamalarının mahkeme kararıyla iptal edilmesi durumunda davaya konu parselin hak sahiplerine muvafakati alınmak kaydıyla uygulama sahası içinde idarece uygun bir yer tahsis edilecek. Hak sahibine, anlaşma olmaması halinde davacı hak sahibinin kök parseldeki yeri dikkate alınarak, uygulamadaki düzenleme ortaklık payı kesintisi düşüldükten sonraki taşınmazın rayiç bedeli üzerinden değeri ödenecek. Köylerdeki konut projelerine valilik onay verecek Köylerde ve mezralarda yapılacak konut ve yapıların projeleri valilik tarafından onaylanacak, ardından muhtarlığa bildirilecek. Projeye aykırı yapılar, muhtarlık tarafından valiliğe iletilecek. Kırsal yerleşik alanı ve civarı sınırları, belediye sınırı il sınırı olan yerlerde ilçe belediye meclisinin teklifi üzerine büyükşehir belediye meclisi kararıyla, diğer yerlerde ise il genel meclisi kararıyla belirlenecek. Onaylı üst kademe planlarda aksine hüküm bulunmadığı hallerde köy yerleşik alan sınırları içinde taşkın, heyelan ve kaya düşmesi gibi afet riski olan, sıhhi ve jeolojik açıdan üzerinde yapı yapılmasında mahzur bulunan alanlar ile köyün ana yolları ve genişlikleri, halihazır harita veya kadastro paftaları üzerinde belediye sınırı il sınırı olan yerlerde ilgili ilçe belediye meclisi kararı ile diğer yerlerde ise il genel meclisi kararıyla belirlenecek. Kırsal yerleşik alanı ve civarı sınırlarının tespitinde ve bu alanlarda ruhsata tabi olmadan yapılabilecek yapılara ilişkin ilgili kurum veya kuruluşlarca yapılan etüt, proje, proje uygunluk görüşü için resim, harç, ücret, döner sermaye ücreti ve herhangi bir ad altında bedel alınmayacak. İleri tasarım yöntemleri ve teknolojileri gerektiren özellik arz eden binaların projeleri, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca çıkarılan yönetmelik çerçevesinde yeterli uzmanlığı haiz mühendislerin gözetiminde yapılacak. Ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak başladığı gerekçesiyle inşaatı durdurulan yapının imar mevzuatına aykırı olduğuna dair bilgi, tapu kayıtlarının beyanlar hanesine kaydedilmek üzere ilgili idaresince tapu dairesine en geç 7 gün içinde yazılı olarak bildirilecek. Aykırılığın giderildiğine yönelik ilgili idaresince tapu dairesine bildirim yapılmadan, beyanlar hanesindeki kayıt kaldırılamayacak. Muhtara bırakılan yapının durdurulduğuna ilişkin tebligatın bir nüshası da Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne gönderilecek. Yapı tatil tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren 1 ay içinde yapı sahibi tarafından yapının ruhsata uygun hale getirilmediğinin veya ruhsat alınmadığının ilgili idaresince tespit edilmesine rağmen 2 ay içinde hakkında yıkım kararı alınmayan yapılar ile hakkında yıkım kararı alınmış olmasına rağmen 6 ay içinde ilgili idaresince yıkılmayan yapılar, yıkım maliyetleri döner sermaye işletmesi gelirlerinden karşılanmak üzere Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yıkılabilecek veya yıktırılabilecek. Yıkım maliyetleri yüzde 100 fazlasıyla, ilgili idaresinden tahsil edilecek. Bu şekilde tahsil edilememesi halinde il özel idarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun gereğince aktarılan paylarından kesilerek tahsil olunacak. Tahsil olunan tutarlar, Bakanlığın döner sermaye işletmesi hesabına gelir olarak kaydedilecek. Mükellefiyetleri yerine getirmeyen veya ilgili maddelere aykırı davranan yapının gözetmenlerine de ceza getirildi. Ruhsata tabi tarım ve hayvancılık maksatlı yapılardaki aykırılıklar için verilecek olan idari para cezası, 1000 liradan az olmamak üzere uygulanacak. Ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibi, yapı müteahhidi veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesul hakkında yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre verilecek para cezası 500 liradan en az 1000 liraya çıkarılıyor. Köy ve mezralarda ruhsat aranmayan yapılar için de aynı ceza miktarı geçerli olacak. Bakanlıkça belirlenen yapı sınıflarına ve gruplarına göre yapının inşaat alanı üzerinden hesaplanmak üzere, mevzuata aykırılığın her bir metrekaresi için verilen idari para cezasına, mevzuata aykırılığa konu alanın arsa payına isabet eden arsa alanı ile emlak vergisine esas arsa ve arazi asgari metrekare birim değerinin çarpımı ile bulunan bedel kadar idari para cezası ayrıca ilave edilecek. Bina yüksekliğini artıran imar planı değişiklikleri yapılamayacak Plan değişiklikleri, plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak şekilde ve teknik gerekçeleri sağlamak şartıyla yerleşmenin özelliğine uygun olarak yapılacak. Plan değişikliği tekliflerinde ihtiyaç analizini içeren sosyal ve teknik altyapı etki değerlendirme raporu hazırlanarak planı onaylayacak idareye sunulacak. Parsel bazında; nüfusu, yapı yoğunluğunu, kat adedini, bina yüksekliğini artıran imar planı değişiklikleri yapılamayacak. Bin metrekareden az olmamak kaydıyla oluşan adalarda; ada bazında nüfusu, yapı yoğunluğunu, kat adedini, bina yüksekliğini artıran veya fonksiyon değişikliği getiren plan değişikliklerinde ihtiyaç duyulan kültürel tesis, sosyal ve teknik altyapı kullanımları, adanın merkezine en fazla 500 metre yarı çaplı alanda karşılanmak zorunda olacak. Taşınmaz maliklerinin tamamının talebi üzerine ada bazında yapılacak imar planı değişikliği sonucunda değerinde artış olan arsanın artan değerinin tamamı değer artış payı olarak alınacak. İmar planı değişikliği ile taşınmazda meydana gelecek değer artışının tespiti Sermaye Piyasası Kanunu'na göre, yetkilendirilmiş en az iki lisanslı gayrimenkul değerleme kuruluşu tarafından plan değişikliği açıklama raporunda belirtilen mer'i plan koşullarındaki değer tespiti ile değişiklik sonrası değer tespiti yapılmak suretiyle belirlenen ortalama yeni değerden az olmamak üzere, idarece oluşturulan kıymet takdir komisyonu tarafından belirlenecek. Değer artış payı, en geç taşınmazın ilk satışında veya ruhsat aşamasında taşınmaz maliklerince ödenecek. Kıymet takdir komisyonunca belirlenen değer artış payı, ödeme tarihinde her takvim yılı için, bir önceki yıla ilişkin olarak tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında takvim yılı başından geçerli olmak üzere artırılarak uygulanacak. Taşınmazın değer artışına tabi olduğu, tapu kütüğüne şerh edilecek. Emsal, inşaat alanı, yapı yüksekliği ve kullanım amacı değiştirilmemek kaydıyla yapılacak ruhsat tadilatları hariç, değer artış payı ödenmeden yapı ruhsatı düzenlenemeyecek. Yatırılan tutarların, büyükşehir belediyesinin olduğu illerde yüzde 25'i büyükşehir belediyesinin ilgili hesabına, yüzde 25'i ilgili ilçe belediyesinin ilgili hesabına, yüzde 25'i Bakanlığın Dönüşüm Projeleri Özel Hesabına; büyükşehir belediyesi olmayan illerde ise yüzde 40'ı imar planı değişikliğini onaylayan idarede açılacak ilgili hesaba, yüzde 30'u Bakanlığın Dönüşüm Projeleri Özel Hesabı'na aktarılacak. Bakanlıkça onaylanan imar planı değişikliğinden kaynaklanan değer artışının yüzde 75'i Bakanlığın Dönüşüm Projeleri Özel Hesabı'na, kalan değer artış payının; büyükşehir belediyesinin olduğu illerde yüzde 15'i büyükşehir belediyesinin ilgili hesabına, yüzde 10'u ilgili ilçe belediyesinin hesabına; büyükşehir belediyesi olmayan yerlerde ise Bakanlık payının dışındaki kalan değer artış payının tamamı plan değişikliğinin yapıldığı yerdeki ilgili idarenin açılacak ilgili hesabına 5 iş günü içinde aktarılacak. Büyükşehir belediyesinin olduğu illerde kalan değer artış payının yüzde 25'i, büyükşehir belediyesi olmayan illerde kalan değer artış payının yüzde 30'u ile Bakanlıkça onaylanan imar planı değişikliğinden kaynaklanan değer artışında imar planı değişikliğinin diğer genel bütçeli idareler tarafından onaylanması durumunda değer artış payının tamamı genel bütçeye gelir olarak kaydedilecek. Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamındaki alanlarda, kamu yatırımları ile kamu mülkiyetindeki alanlarda, mazbut ve mülhak vakıflara ait alanlarda yapılacak plan veya plan değişiklikleri ile imar planlarında serbest (Yençok) olarak belirlenmiş yükseklikler, planların hazırlanması ve yürürlüğe konulmasındaki esaslara ilişkin düzenlemeye göre yapılacak plan değişikliklerinde uygulanmayacak. İmar Kanunu'na eklenen geçici maddeyle, planlarda yer alan serbest olarak belirlenmiş yükseklikler, 1 Temmuz 2021'e kadar değiştirilecek. İlgili idaresince gerekli düzenleme yapılmadığı takdirde ise değişiklik yapılmadan yapı ruhsatı düzenlenemeyecek. Islahı mümkün yapılara güçlendirme Hasar görmüş olmakla birlikte ıslahının mümkün olduğu tespit edilen yapılarda, ilave inşaat alanı ihdas edilmemek şartıyla, Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre güçlendirme kararı alınarak güçlendirme yapılabilecek. Bu yapılarda güçlendirme izni, bu kanunda ve ilgili diğer mevzuatta öngörülen şartlara ve kısıtlamalara tabi olmaksızın, güçlendirme projesine istinaden ilgili idaresince verilecek. Güçlendirilecek yapının üzerinde bulunduğu taşınmazın mülkiyetinin belediyeye veya Hazineye ait olması durumunda, taşınmaz satın alınmadıkça güçlendirme yapılamayacak. Güçlendirilecek yapının üçüncü kişilere ait taşınmazlara tecavüzlü olması durumunda güçlendirme için taşınmazına tecavüzlü üçüncü şahısların muvafakati aranacak. Yapılacak güçlendirme iş ve işlemleri Yapı Denetimi Hakkında Kanun kapsamında yapı denetim kuruluşlarının denetimine tabi olacak. Yapı denetim kuruluşlarından bu madde kapsamındaki denetim görevini yerine getirmedikleri tespit edilenlere idari ve cezai müeyyideler uygulanacak. Güçlendirme izni verilen yapıların herhangi bir sebeple yıkılmaları halinde, bu alanlarda yeniden yapılacak yapılar için yürürlükteki plan ve mevzuat hükümleri uygulanacak. Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamındaki yapılara söz konusu hükümler uygulanmayacak. Gecekondu Kanunu'nda yapılan değişiklikle gecekondu alanlarında TOKİ ile belediyeler arasındaki yetki çakışmasının giderilecek. Değerli konut vergisine düzenleme Değeri 5 milyon liraya kadar olan mesken nitelikli taşınmazlar "Değerli Konut Vergisi"ne tabi olmayacak. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından değer belirleme uygulamasına son verilecek, Emlak Vergisi Kanunu'na göre belirlenen bina vergi değeri esas alınacak. TOKİ Başkanlığının sahip olduğu mesken nitelikli taşınmazların, tek meskeni olanların ve birden fazla değerli konut kapsamına giren taşınmazı olanların en düşük değerli taşınmazı değerli konut vergisinden muaf olacak. Değeri 5 milyon ila 7,5 milyon lira arasında olan konutlarda, 5 milyon lirayı aşan kısım için binde 3; değeri 7,5 milyon ila 10 milyon lira arasında olan konutlarda, 7,5 milyon lira için 7 bin 500 lira, aşan kısım için binde 6; değeri 10 milyon liradan fazla olan konutlarda 10 milyon lirası için 22 bin 500 lira, fazlası için ise binde 10 oranında vergilendirme yapılacak. Paylı mülkiyette ve el birliği mülkiyette matrahın hesabında mesken nitelikli taşınmazın toplam değeri esas alınacak. Değerli konut vergisine ilişkin mükellefiyet 2020'nin başından itibaren geçerli olacak. 2020'ye ilişkin 2020'de verilmesi gereken beyanname verilmeyecek, vergi tahakkuk ettirilmeyecek. Cumhurbaşkanı, bu hükümde yer alan süreleri 1 yıla kadar uzatmaya yetkili olacak. Değerli konut vergisine ilişkin mükellefiyet 2021'in başından itibaren başlayacak. Değerli konut vergisinin uygulanmasında Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenen değerler dikkate alınmayacak. Kanun yürürlüğe girmeden önce yıkım kararı alınan ancak ilgili yerel idarelerce yıkımı gerçekleştirilmeyen binalar, kanun yürürlüğe girdikten sonra Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yıkılacak. İmar planı kararıyla kıyılarda da millet bahçeleri yapılabilecek Kanun ile Kıyı Kanunu'nda yapılan değişikliğe göre, kıyının kumluk veya çakıllık olduğu alanlarda denize girme, güneşlenme, amatör su sporları gibi faaliyetlerin gerçekleştirilmesine yönelik rekreatif amaçlı iskele yapılamayacak. Ancak kıyının kayalık karakter gösterdiği ya da kıyının kumluk veya çakıllık olmasına rağmen niteliği gereği su alanından başka türlü faydalanmanın mümkün olmadığı zorunlu hallerde genişliği üç metreyi geçmeyen ve platform niteliği taşımayan rekreatif amaçlı iskeleler kurulabilecek. Buna ilişkin usul ve esaslar Turizmi Teşvik Kanunu kapsamındaki alanlarda Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından müştereken, diğer alanlarda ise Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenecek. Kıyılarda imar planı kararıyla millet bahçeleri oluşturulabilecek. Bitlis Ahlat'ta, kanunda sınır ve koordinatları gösterilen, Kıyı Kanunu'na tabi bölgede, imar planı kararıyla resmi kurum alanları yapılabilecek. Belediye sınırları içinde olanlar dahil köy statüsünü koruyan, köy yerleşme alanlarının sahil şeridinde kalan ve yapıldığı tarihteki mevzuatına uygun olarak 11 Temmuz 1992 tarihinden önce yapılmış yapılar mevcut haliyle korunacak. Bu yapılar, kat mülkiyeti tesis edilmemek ve herhangi bir müktesep hak teşkil etmemek ve mevcut kontur ve gabari aşılmamak kaydıyla yöreye uygun cephe değişikliği ve onarımıyla can ve mal güvenliği için güçlendirme yapılarak kullanılabilecek. Bu nitelikteki köy yerleşme alanlarının sahil şeridinde kalan kısımlarında yeni yapı yapılamayacak. İdari müeyyideler ve para cezalarına düzenleme Yapı Denetimi Hakkında Kanun'da yapılan değişikliklere göre, yapı denetim kuruluşlarına ödenecek hizmet bedeli, endüstri bölgeleri, teknoloji geliştirme bölgeleri, organize sanayi bölgeleri, serbest bölgeler ve sanayi siteleri onaylı sınırı içerisinde yer alan tüm yapılar için yüzde 30'u geçmemek üzere indirimli uygulanacak. Kanunla, mevzuata uymayanlara yönelik idari müeyyideler ve idari para cezaları da yeniden düzenlendi. Buna göre Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca, mevzuata uygun hareket etmeyen yapı denetim şirketlerine, İl Yapı Denetim Komisyonunun teklifi üzerine 1 yıl yeni iş almaktan men cezası verilebilecek. Yapı denetim kuruluşunda ortak veya görevliyken başkaca mesleki ve inşaat işleriyle ilgili ticari faaliyette bulunan veya laboratuvarlarda ortak olan ya da görev alan yapı denetimi kuruluşunun ortakları, denetçi mimar ve mühendisleri ile diğer teknik elemanlarına 10 bin lira idari para cezası verilecek. Yeni iş almaktan men cezası alan yapı denetim kuruluşunun ortakları ceza süresince, faaliyete son verme cezası alan yapı denetim kuruluşunun ortakları ise üç yıl süreyle herhangi bir yapı denetim veya laboratuvar kuruluşunda teknik bir görev alamayacak, başka bir yapı denetim veya laboratuvar kuruluşunun ortağı olamayacak. Yapı denetim kuruluşlarına üç ayrı teknik inceleme raporu kapsamında üç idari müeyyide uygulanmasına sebebiyet vererek kayıtları tutulan denetçi mimar ve denetçi mühendisler ile diğer teknik personel, Merkez Yapı Denetim Komisyonunun kararı ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığının onayıyla üç yıl herhangi bir yapı denetim veya laboratuvar kuruluşunda teknik bir görev alamayacak, başka bir yapı denetim veya laboratuvar kuruluşunun ortaklığını yapamayacak. Laboratuvarlara uygulanan para cezası 19 bin liraya çıkarılacak Laboratuvar kuruluşuna kalite sistemine ilişkin şartlar bakımından tespit edilen aykırılıklar için uyarma cezası verilecek. Alet ve cihaz kalibrasyonları zamanında yaptırmayan, taze betondan numune alınması, şantiye mahallinde saklanması, laboratuvarda kürlenmesi, deneylerinin yapılması ve raporlanması, izlenmesi ve denetlenmesi süreçlerinde ilgili standartlara ve mevzuata uymayan, karot numunesi alınması sırasında laboratuvar denetçisi hazır bulunmayan, laboratuvarın deney kapsam listesinde bulunmayan deney raporlarında Çevre ve Şehircilik Bakanlığının logosunu kullanan, numune kayıt ve rapor defterinde aralarda boş satır bırakan, numuneleri kayıt defterine kaydetmeyen, laboratuvar kuruluşunun faaliyet gösterdiği il dışındaki illerden kendi numune toplama istasyonunun bulunduğu il veya iller hariç olmak üzere faaliyet gösterdiği il dışından taze beton numunesi alan ve laboratuvar kuruluşunda görev yapan idari veya teknik personel veya laboratuvar adres değişikliğini zamanında bildirmeyen laboratuvarlara uygulanan idari para cezası 10 binden 19 bin 30 liraya çıkarılıyor. Laboratuvar kuruluşuna söz konusu nedenlerle son üç yıl içinde üç ayrı idari para cezası verilmesi halinde, Bakanlıkça bir yıl yeni iş almaktan men cezası verilecek. Yeni iş almaktan men cezası alan laboratuvar ortakları ceza süresince, faaliyete son verme cezası alan laboratuvarın ortakları ise üç yıl süreyle herhangi bir yapı denetim veya laboratuvar kuruluşunda teknik bir görev alamayacak ve başka bir yapı denetim veya laboratuvar kuruluşunun ortağı olamayacak. Laboratuvar kuruluşunun, idarelere veya şahıslara verdiği deney raporlarının gerçeği yansıtmayan sonuçlar ihtiva ettiğinin tespit edilmesi halinde izin belgesinin iptaline veya laboratuvar kuruluşuna üç ayrı değerlendirme raporu kapsamında üç idari para cezası uygulanmasına sebebiyet vererek kayıtları tutulan denetçi mühendisler ile teknik personel üç yıl süreyle herhangi bir yapı denetim veya laboratuvar kuruluşunda teknik bir görev alamayacak, başka bir yapı denetim veya laboratuvar kuruluşunun ortağı olamayacak. Görevini yerine getirmediği tespit edilen mimar ve mühendisler hakkında meslek odaları, kendi mevzuatı uyarınca cezai işlem yaparak neticesini Bakanlığa bildirecek. Bakanlıkça yapı denetim kuruluşları ve laboratuvarlara izin belgesi için alınan teminat bedeli haczedilemeyecek ve üzerine ihtiyati tedbir konulamayacak. Kanun'a göre, Yapı Denetimi Hakkında Kanun'un ceza hükümlerinde değişiklik yapılacak. Değişiklik kapsamında, şantiye şeflerine de görevlerini yerine getirmemeleri halinde yaptırım uygulanacak. Kanun hükümlerinin uygulanması sırasında, yapı denetim kuruluşunun icrai veya ihmali davranışla yeni iş almaktan men cezası uygulanmasını gerektiren fiiller nedeniyle; görevini kötüye kullanan ortakları, yöneticileri, mimar ve mühendisleri, yapı müteahhidi, şantiye şefi, proje müellifi gerçek kişiler ile laboratuvar görevlileri, 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacak. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, laboratuvarların denetimini de yapacak. Bakanlıkça hazırlanan yönetmelikte, yapı denetim kuruluşu ve laboratuvar kuruluşu sayısı, yapı denetim izin belgesinin geçici olarak geri alınmasına ilişkin şartlar yer alacak. Kanun, idari müeyyidelere ilişkin geçiş hükümleri de getiriyor. Buna göre, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce düzenlemeye aykırı olarak işlenmiş fiiller nedeniyle uygulanması gereken ancak henüz tesis edilmemiş idari müeyyidelerde lehe olan hükümler uygulanacak. Yüksek Fen Kurulu Başkanlığı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'na eklenen maddeyle, yapım ve yapım ile ilgili danışmanlık hizmet işlerine ilişkin sözleşme uyuşmazlıklarında karşılaşılan ihtilafların çözümü için ilgili idarenin talebiyle anlaşmazlıkları incelemek üzere Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bünyesinde yer alan Yüksek Fen Kurulu görevli ve yetkili olacak. Yüksek Fen Kurulu Başkanlığı; sözleşmede bulunmayan veya fiyatı belirli olmayan işlerin fiyatının tespiti, ihale dokümanını oluşturan belgeler arasındaki uyumsuzluk, iş programı ihtilafları, fiyat farkı ödenmesi ve hesaplanması, sürenin uzatılması ve ödenek aktarılması, geçici ve kesin kabul işlemleri, gecikme halinde uygulanacak cezalar, yaptırılabilecek ilave işler ve iş eksilişlerinde sözleşme anlaşmazlıklarını inceleyecek. Yüklenici veya idareler, sözleşmenin uygulanmasından kaynaklanan anlaşmazlıklar nedeniyle yargılama veya Sayıştay incelemesine konu edilmemiş olmak şartıyla anlaşmazlığın çözümü için Yüksek Fen Kuruluna başvurabilecek. Yüklenici itirazları, sözleşmeyi düzenleyen idarelere, kesin kabul aşaması tamamlanıncaya kadar yazılı olarak yapılacak. İtirazlar, ilgili idareler tarafından en geç 30 gün içinde Yüksek Fen Kuruluna gönderilecek. Kurul, itirazları en geç 60 gün içinde karara bağlayacak. Lisanslı harita ve kadastro mühendisleri, Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Hakkında Kanun kapsamındaki faaliyetlerini yürüttükleri süre içerisinde, serbest harita ve kadastro mühendislik ve müşavirlik faaliyeti yürütemeyecek, harita ve kadastro mühendislik müşavirlik hizmetlerini yerine getiren şirketlere ortak olamayacak. Lisansın iptali şartları arasına, lisanslı mühendisin 65 yaşını doldurmuş olması şartı da eklenecek. Lisanslı mühendislik faaliyetini sürdürenler hakkında bu madde, yayımı tarihinden 2 yıl sonra uygulanacak. İskanda aile kabul edilecekler Çevre ve Şehircilik Bakanlığının, Türk soyundan ve Türk kültürüne bağlı olan göçmen ailelerin kalıcı olarak iskan edilinceye kadar beslenme ve barınma gibi temel ihtiyaçlarına yönelik görevleri İçişleri Bakanlığınca yürütülecek. İskanda aile kabul edileceklerle ilgili de değişiklik yapıldı. Mevcut düzenlemede, "anasız ve babasız kardeş çocuklar birlikte ve eşit hisselerle, bir aile olarak iskan edilirken" değişiklikle, "anasız ve babasız bekar kardeş çocuklar birlikte ve eşit hisselerle; bekar kardeşi olmayan ya da tek kalan çocuklar başlı başına" bir aile olarak iskan edilmesi öngörülüyor. Yapılacak yapılara ilişkin ruhsat ve izinler, Belediye Gelirleri Kanunu'na göre alınan bina inşaat harcı ve imarla ilgili harçlardan muaf olacak. Bu yapılara ilişkin belediyece ve il özel idaresince verilen hizmetlerden ücret alınmayacak. Kaynak: https://www.dunya.com/ekonomi/imar-kanununda-degisiklik-resmi-gazetede-haberi-463042
Devamını Oku
Standard Post with Image

TİM, 90 bin ihracatçıyı tek tuşla dünyaya açtı

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), ihracatçıların hayatını kolaylaştırmak için 2020 yılına yeni uygulamalarla başladı. TİM’in yeniliklerinden biri olan Dijital Dönüşüm ve İhracat 2020 Raporu tanıtım toplantısında konuşan TİM Başkanı İsmail Gülle, “Türkiye ekonomisinin sürdürülebilirliği adına ihracatın vazgeçilmezliğinin tescil edildiği bir dönemdeyiz. Bu nedenle, ihracatımızın katma değerini ve hacmini artırmak, yeni pazarlara girişi hızlandırmak adına yeni nesil ticaret diplomasisine yönelik çalışmalara hız vermiş durumdayız” dedi. 2020 yılına da yeni rekorlarla başladıklarını vurgulayan Gülle, “2020 yılı ihracat hedefimiz olan 190 milyar doları yakalamak adına ihracatçımıza 7 gün 24 saat hizmet vereceğimiz önemli dönüşümlere imza atıyoruz” diye konuştu. Yeni Nesil Ticari Diplomasi Toplantıda, İhracat 2020 Raporu’nu açıklayan Gülle şöyle konuştu: “2020 yılında özellikle odaklandığımız önemli başlıklardan biri Yeni Nesil Ticari Diplomasi faaliyetleri olacak. Bu bağlamda bu yıl yeni nesil ticaret heyetleri, e-ihracat, dijital platformlar ve Türkiye lojistik merkezleri gibi yeni nesil ticaret diplomasisinin sacayaklarına odaklandık.” Raporda, özel bir başlık olarak, geçen yılki RCA analizi gibi 2030 yılına doğru küresel trendleri ve gerek ticari gerekse ekonomik göstergelerin geleceğini mercek altına aldıklarını kaydeden Gülle, “2030’da dünyanın en fazla ithalat yapacak ülkelerini, bu ülkelerde hangi ürün ve sektörlerin daha fazla küresel ticarete konu olacağını detaylarıyla paylaştık. Mevcut ihracat performansımızın artırılması noktasında ihracatçılarımıza hem Türkiye’nin rekabet ettiği belli başlı ülkelerin hem de hedef pazar ülke ve ürün yoğunlaşması analizlerini yaptık” açıklamasında bulundu. “Ajandamızı ‘5G’ vizyonu ekseninde şekillendirdik” Raporda analizler ve öngörülerin yanı sıra, TİM’in 2019 yılı faaliyetlerini ve 2020 yılı ajandasını da ekonomi çevrelerinin ilgisine sunduklarını söyleyen Gülle, “2020 yılı ajandamızı 5G vizyonumuz ekseninde şekillendirdik” dedi. Bu yıl da, Türkiye İnovasyon Haftası, Türkiye Tasarım Haftası gibi ulusal çapta yankı uyandıran etkinliklere devam edeceklerini ve uluslararası etkinlikleri yeniden yapılandıracakları bir yıla girdiklerini dile getiren Gülle, artık dijitalleşmenin çağın bir gerçeği olduğuna ve dijital ortamda ticaret yapıldığına dikkat çekti. TİM’in bünyesinde kurulan Proje ve Dijital Dönüşüm Ofisi ile çağı yakalamak ve ihracatçının yanında olmak adına projeler geliştirdiklerini belirten Gülle, şöyle devam etti: “Bu kapsamda öncelikle TİM web sitemizi yeniden tasarladık ve kolay kullanım özellikleri kazandırdık. Siteyi, ihracatçıların ihtiyaç duyduğu pek çok işlemi online yapabileceği hale getirdik.” Bunun yanı sıra ihracatçıların gümrük işlemlerinde kullandığı en önemli belgelerden ‘Üyelik Sorgulama ve Doğrulama Belgesi’ni artık web sitesi veya e-devlet üzerinden oluşturup saniyeler içinde alabileceğini belirten Gülle, şunları söyledi: “Artık, yeşil pasaport hizmeti hakkında sorgulama yapmak isteyen firmalar, hem TİM web sitesi, hem de mobil uygulamamızda bulunan yeşil pasaport sorgulama testine katılarak, yeşil pasaport haklarına ve yeşil pasaport almak için gereken belgelere ilişkin bilgilere çok kısa sürede ulaşabilecek.” TİM Mobil Uygulaması, bir dokunuşla dünyaya ulaştırıyor TİM’in bir diğer dijital projesi olan TİM Mobil Uygulaması’yla ihracatçılar, küresel pazarlara yönelik tüm ihracat ve piyasa verilerini, yeni nesil hedef pazar analiz raporlarını, ülke bilgi notlarını ve diğer bilgilendirici yayınları görüntüleyebilecek. İhracatçılar ayrıca TİM’in Türk Standartları Enstitüsü ile birlikte çalıştığı dijital platform üzerinden dünyanın hangi noktasına ürün sunacaklar ise bunun için gerekli tüm standartlara ve belgelere ulaşabilecek. İhracatçılar ayrıca, hem mobil uygulama hem de web sitesi için geliştirilen İhracat Radarı ile ürünleri hakkında detaylı analiz, veri ve grafiğe erişebilecek. İhracatçılar AloTİM uygulaması ile de soru ve sorunlarına 7/24 cevap bulabilecek. Kaynak: https://www.dunya.com/ihracat/tim-90-bin-ihracatciyi-tek-tusla-dunyaya-acti-haberi-463129
Devamını Oku