Arama HABERLERi

Standard Post with Image

TRİSAD, Bahara Kahvaltı Etkinliği İle “Merhaba” Dedi

Türkiye Triko Sanayicileri Derneği (TRİSAD) üyeleri Cemile Sultan Korusu’ndaki kahvaltılı toplantıda bir araya geldi. Kahvaltıya, LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca, TİGSAD Yönetim Kurulu Başkanı İrfan Özhamaratlı, OTİAD Yönetim Kurulu Üyeleri Ahmet Tunçman, Sarven Okçu, Sinan Gümüş ve Nevzat Ataman ve diğer sektör temsilcileri katıldı. TRİSAD Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Balkuv yaptığı kısa açılış konuşmasında; “Bahar günlerinin heyecanını birlikte yaşamak, birbirimizle kaynaşmak ve dayanışma içinde olmak için bugün burada toplanmış bulunuyoruz” dedi.   
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD Heyeti Tarihi Yarımada’yı Bisikletle Dolaştı

Fatih Belediyesi tarafından hayata geçirilen “Tarihi Yarımada Bisikletle Kültür ve Sağlık Turları” kapsamında gerçekleşen bisiklet turunun bir ayağını da LASİAD oluşturdu. 14 Mayıs 2016 tarihinde  Sanat Tarihçisi ve  Turizm rehberi Talha Uğurluel’in rehberlik ettiği turda LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları ve Yönetim Kurulu Üyeleri tarihi yarım adayı bisikletle gezdi. Vatan Caddesi Fatih Belediye Başkanlığı Binası önünden başlayıp Can Kurtaran Sosyal Tesisleri’nde sona eren turda tüm katılımcılar “sağlık ve kültür” için birlikte pedal çevirdi. Tur sırasında tarihçi Talha Uğurluel, bölgede yer alan tarihi eserler ve mekanlar hakkında bilgiler verdi. Fatih Belediyesi Sosyal Tesisleri’nde turu sonlandıran heyet, verilen yemeğin ardından buradan ayrıldı. Bu proje geçtiğimiz yıl Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Prof. Dr. Erman Tuncer, Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir ve İstanbul’daki 30 hastanenin başhekiminin katıldığı ilk turla başlamıştı. Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir tarafından hayata geçirilen, Tarihi Yarımada’da bisiklet kullanımını teşvik etmek ve sağlıklı yaşamı desteklemek amacıyla başlatılan, “Tarihi Yarımada Bisikletle Kültür ve Sağlık Turları”nın ilk ayağı, İstanbul’daki başhekimlerin katılımıyla gerçekleştirilmişti.
Devamını Oku
Standard Post with Image

YÜCE TÜRK MİLLETİ’NE

Türk halkının özgür iradesiyle seçilen Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne, Hükümetimize ve milletimize yönelik darbe girişimini nefretle kınıyor, bu alçak saldırıya kalkışanları lanetliyoruz. Demokrasi ve milli iradenin parlamentodaki yansıması olan seçilmiş hükümetin dışında hiç bir iradeyi tanımıyoruz. Demokrasi tarihimize kara bir leke olarak geçecek 15 Temmuz kalkışması, aynı zamanda sivil hayatın da zaferi olarak anılacaktır. Darbe girişimine karşı demokrasi nöbeti tutan hükümetimizin, siyasi partilerimizin, medyamızın ve halkımızın kararlı duruşu geleceğe olan inancımızı daha da güçlendirdi. Hiç bir baskı, hiç bir güç Türkiye’mizi layık olduğu hedeflere ulaşma yolundan alıkoyamayacaktır. Gün, demokrasiye sahip çıkma ve birlik olma günüdür. Canı pahasına darbeci hainlerle mücadele eden ulusumuzun gözbebeği Türk Silahlı Kuvvetleri’mize demokrasiye olan bağlılıklarından dolayı şükranlarımızı sunuyoruz. Bu uğurda yaşamını yitiren demokrasi şehitlerimizi rahmet, saygı ve minnetle anıyor, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Türk tekstil ve hazırgiyim endüstrisinin temsilcileri olarak demokrasiye olan inancımızı vurgularken, yüce Türk ulusuna geçmiş olsun diyoruz. Saygılarımızla... LALELİ SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
Devamını Oku
Standard Post with Image

Sonbahar depresyonunu önlemek için 10 öneri

İşte mevsimsel depresyondan korunmak için günlük yaşamda yapılması gereken değişiklikler... Bol güneşli ve sıcak günlere yavaş yavaş veda ediyoruz. Gri ve soğuk hava, dikkat edilmezse metabolizma kadar psikolojiyi de olumsuz yönde etkiyebiliyor. Özellikle bugünlerde sabahları yataktan kalkmak güçleşiyor, yorgunluk şikayetleri artıyor, kişi kendini daha az enerjik hissediyor ve uyku ihtiyacı artabiliyor. Memorial Şişli Hastanesi Psikoloji Bölümü'nden Uz. Psk. Didem Üngör, mevsimsel depresyondan korunmak için günlük yaşamda yapılması gereken değişiklikler hakkında bilgi verdi. Gün ışığının azalması psikolojiyi etkiliyor Mevsim dönüşleri, beden sağlığı kadar ruh sağlığını da etkilemektedir. Duygusal, zihinsel, davranışsal ve bedensel bazı belirtiler bu dönemde artış gösterir. "Mevsimsel depresyon” olarak adlandırılan bu tablo, Eylül– Ekim aylarında kendini göstermeye başlar ve genelde kış aylarının bitimine kadar devam eder. Araştırmalara göre, mevsimsel depresyonda, özellikle sonbahar ve kış aylarında günlerin kısalması, gün ışığında azalma ve daha uzun süre karanlığa maruz kalma etkili olmaktadır. Ağır seyirli mevsimsel depresyona karşı önleminizi alın Mevsimsel depresyon, diğer depresyon tipleri ile benzer belirtiler gösterir. Genel bir hüzün ve üzüntü hali, ağlama krizleri, geleceğe dair umutsuzluk ve olumsuz düşünceler, gerginlik hali, öfke patlamaları, yoğun kaygı hissi, enerjide azalma, yorgunluk, halsizlik, sosyal hayattan kendini geri çekme, önceden zevk alınan aktivite ve ilişkilerden uzaklaşma, uyku problemleri, iştah ve yeme alışkanlığında değişiklikler, konsantrasyon güçlüğü ve performans düşüklüğü görülen belirtiler arasındadır. Bu belirtilerden hepsi görülebileceği gibi sadece bazıları da görülebilir. Mevsimsel depresyon belirtileri hafif, orta ve ağır derecede olabilir. Hafif derecede belirtiler kişinin günlük yaşantısını çok etkilemez ve aksatmazken, ağır derecede olan belirtiler kişinin günlük fonksiyonlarını çok engeller. Her belirti mevsimsel depresyon olmayabilir Mevsimsel depresyon tanısı için detaylı bir klinik değerlendirme gerekmektedir. Psikolojik değerlendirme, fiziksel muayene ve laboratuvar testlerinin ardından hasta için genel bir sonuç tablosu çıkartılabilir. Mevsimsel depresyon tanısı konulabilmesi için en az 2 yıl üst üste, yılın aynı dönemlerinde bu belirtilerin ortaya çıkması ve hem ruh halindeki hem de davranışlardaki değişiklikleri açıklayacak başka bir nedenin olmaması gerekir. Çevredeki çeşitli stres faktörlerinin ve fiziksel başka bozuklukların olması sonucu ortaya çıkan belirtiler ve şikayetler mevsimsel depresyondan ziyade başka tanıları düşündürebilir. Mevsimsel depresyonu önleyen 10 öneri - Kaliteli bir yaşam oluşturmak ve öngörülebilir şekilde yaşamak kişiyi mevsimsel depresyondan korumaktadır. Bunun için; - Gün ışığından mümkün olabildiğince faydalanın. Sabahları erken kalkmak size bu konuda yardımcı olacaktır. - Açık havada yapacağınız aktiviteleri artırın. Tempolu yürüyüşler, koşu ve açık havada yapılan egzersizler faydalıdır. - Uyku düzeninize dikkat edin. Çok geç yatıp, uykunuzu alamadan sabahları erken kalkmayın. - Düzenli, doğal ve sağlıklı beslenin. Ana ve ara öğünlerinizi atlamamaya özen gösterin. - Su tüketiminize dikkat edin ve suyu artırın. - Gün içerisinde kendiniz için ayırdığınız bir zaman dilimi belirleyin. Keyif aldığınız şeyleri yapmaya çalışın. - Ruhsal olarak kendinizi besleyin. - İlişkilerinize ve arkadaşlarınıza zaman ayırın. Birlikte programlar yaparak iletişimizi de güçlendirebilirsiniz. - Yeni planlar yapın ve hedefler belirleyin. Kısa süreli koyulan hedefler daha kolay ulaşılabilir olacağı için motivasyonunuzu artıracaktır. - Çalıştığınız ortamda ve evinizde anılarınıza yer verin. Tatil fotoğrafları ve küçük detaylar size keyif dolu anlarınızı hatırlatacaktır. Kaynak:www.kadinvekadin.net
Devamını Oku
Standard Post with Image

ŞİÖ mü, yoksa AEB mi?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) yerine Şanghay İşbirliği Örgütü'ne (ŞİÖ) üye olabileceğine dair açıklamasının ardından başlayan ŞİÖ tartışmalarında asıl "AB muadili" kurumun Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) olduğu yorumları öne çıkıyor.  Konuyu yakından izleyenler, "ŞİÖ tam olmasa da, bir ölçüde güvenlik temelli bir anlaşma olarak NATO ile karşılaştırılabilir. Ama eğer AB'nin karşılığı olarak Rusya ile birlikte hareket edilecek bir Avrasya platformu kast ediliyorsa o zaman Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) anlaşılmalı" değerlendirmesini yapıyor. Erdoğan konuyu şu sözlerle gündeme taşımıştı: "Mesela, “Şanghay 5’lisi içerisinde Türkiye niye olmasın?” diyorum. Bunu sayın Putin’e olsun, Nazarbayev’e olsun, şu anda Şanghay 5’lisinin içerisinde olanlara da söyledim. Başlangıçta 5 ülkenin kurduğu Şanghay İşbirliği Örgütü’ne daha sonra Özbekistan, Pakistan, Hindistan gibi ülkeler de dahil oldu. İran da girmek istiyor. Sayın Putin, “Bunu değerlendiriyoruz” gibi bir ifade de kullandı. Temenni ederim ki orada olumlu bir gelişme olması halinde, yani Türkiye’nin Şanghay 5’lisi içerisinde yer alması, bu konuda çok daha rahat hareket etmesini sağlayacaktır diye düşünüyorum.” BBC Türkçe'den Onur Erem, uzman görüşlerine dayanarak konuyu analiz attiği yazıda şu değerlendirmeyi yaptı: "AB'nin ekonomi, politika, güvenlik ve insan hakları konusunda bağlayıcı bir müktesebatı, üye ülkelerden parlamenterlerin temsil ediği ve yasama gücü bulunan bir meclisi, mahkemesi, marşı ve tüm üye ülkelerin bayraklarının yanında kullandığı bir bayrağı bulunurken bunlar ŞİÖ'de mevcut değil. AB'nin üye ülkeleri arasında insan, sermaye ve ürünlerin serbest dolaşımı bulunurken ŞİÖ'de bunlar da yok. AB, diğer ülkelerle de serbest ticaret anlaşması imzalayabilirken ŞİÖ üyeleri kendi aralarında bile serbest ticaret anlaşmasına sahip değil. ŞİÖ'ye kıyasla, AB'ye daha çok benzeyen Asya örgütü ise Avrasya Ekonomik Birliği (AEB). Rusya, Kazakistan, Ermenistan, Belarus ve Kırgızistan'ın üye olduğu AEB'de insan, sermaye ve ürünlerin serbest dolaşımı bulunuyor. 2013 yılında "Türkiye hem NATO üyesi, hem de ABD'nin en yakın müttefiklerinden. ŞİÖ üyelerinin bu şartlarda Türkiye'yi tam üyeliğe kabul etmesi mümkün değil" diyen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in danışmanı Sergey Markov, bu yüzden Türkiye'nin ŞİÖ'ye değil AEB'ye üye olabileceğini söylemişti. Kazakistan lideri Nursultan Nazarbayev de 2014 yılında Türkiye'yi AEB üyeliğine davet etmişti." PUTİN DE DEĞİNMİŞTİ 2014 Aralık sonundan Kremlin Sarayı’nda yapılan Avrasya Ekonomik Yüksek Konseyi Toplantısında  Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Belarus Devlet Başkanı Aleksander Lukaşenko, Kırgızistan Devlet Başkanı Almazbek Atambayev, Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev ve Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan buluşmuştu. Toplantıda konuşan Rusya Devlet Başkanı Putin, "Ulaşılan noktada durmak tabii ki doğru olmaz. Geleceğe yönelik yeni büyük hedeflerimiz var" demişti. Putin devamında,  başka ülkelerin de birliğe ilgi duyduğuna işaret ederek, “Vietnam’la serbest ticaret sözleşmesi projesine hazırlık için final aşamasına gelindi. Türkiye, Hindistan ve İsrail ile de benzer sözleşmeler üzerinde çalışmalar yapılıyor” dedi.  Rusya resmi haber ajansı Sputnik, bu sözleri şöyle yorumlamıştı: "Türkiye önce de Avrasya Ekonomik Birliği ile işbirliği veya üyelik ihtimalini dile getirmişti. Başta Türkiye’nin bu isteği Türkiye’nin AB üyelik sürecini hızlandırmak amacıyla AB’ye baskı yapma çabası olarak algılanmıştı. Ama sonra Ankara daha pragmatik yaklaşım sergilemeye başladı. Türkiye Ukrayna’daki kriz yüzünden uygulanan Rusya karşıtı yaptırımlara katılmayı reddetti, Rusya ile ticari-ekonomik işbirliğini genişleterek karşılıklı ödemelerde ulusal para birimlerini kullanmaya hazır olduğunu açıkladı. 1 Aralık’ta gerçekleşen Rusya Devlet Başkanı Putin’in Türkiye ziyareti sırasında Güney Akım boru hattının rotasının değiştirilip Türkiye üzerinden geçeceği açıklanmıştı. Ayrıca Avrasya Ekonomik Birliği ile işbirliği Türkiye için ticari-ekonomik alanda çok büyük fırsatlar tanıyacak. Türk işadamları faaliyetlerini uluslararası ticaret şartlarına göre yürütebilecekler. Ayrıca Avrasya Birliği’nin üyelerinin Türkiye’den AB ile Avrasya Ekonomik Birliği arasında seçim yapmasını talep etmemeleri önemlidir. İleride iki birliğin mutlaka işbirliğini yapması gerekecek. Bütün bunlar Türkiye’nin Avrasya Ekonomik Birliği ile işbirliği için hazırlanan yol haritasında yansıtılacak." TARİHÇESİ 1994'te ilk kez Kazak lider Nazarayev tarafından dile getirilen "ortak pazar" fikri sonucunda Avrasya Ekonomik Birliği'nin (AEB) hukuki temeli, 29 Mayıs 2014'te Belarus, Kazakistan ve Rusya liderleri tarafından imzalanan bir antlaşma ile atılmıştı. AEB'ye Ermenistan'ı dahil eden antlaşma 9 Ekim 2014'te imzalandı. Birlik resmen 1 Ocak 2015'te kuruldu.  Kırgızistan'ın Avrasya Birliği'ne tam üyeliği de 1 Mayıs 2015 tarihinden itibaren geçerliliğini kazandı. Böylece bu ülkeler gümrüksüz "ortak pazar" uygulamasına geçti. Beş soruda Şanghay İşbirliği Örgütü Onur Erem, BBC Türkçe'ye derledi: 1. Şanghay İşbirliği Örgütü nedir? ŞİÖ, bölgesel bir işbirliği örgütü. Ana işbirliği konusu güvenlik olan ŞİÖ, ilk olarak 1996'da Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan tarafından "Şanghay Beşlisi" adıyla kuruldu. 2001'de Özbekistan'ın da katılmasının ardından adını Şanghay İşbirliği Örgütü olarak değiştirdi. Örgütün uluslararası yapısında düzenli olarak toplanan Devlet Başkanları Konseyi ve Hükümet Başkanları Konseyi'nin yanı sıra sekretarya, Bölgesel Anti-Terör Yapısı, Dışişleri Bakanları Konseyi gibi yapılar yer alıyor. Örgütün sekretaryası Çin'in başkenti Pekin'de, "Bölgesel Terörle Mücadele Kuruluşu" ise Özbekistan'ın başkenti Taşkent'te bulunuyor. Bugün örgütün 6 üyesinin yanı sıra 6 gözlemcisi ve 6 "diyalog ortağı" bulunuyor. Gözlemciler; Afganistan, Belarus, Hindistan, İran, Moğolistan ve Pakistan. 2006 yılında üyelik başvurusu yapan Pakistan ve 2014 yılında üyelik başvurusu yapan Hindistan'ın 2017'de ŞİÖ'ye üye olmaları bekleniyor. Örgütün diyalog ortakları ise Ermenistan, Azerbaycan, Kamboçya, Nepal, Sri Lanka ve Türkiye. ŞİÖ üyesi 6 ülke, dünya nüfusunun yaklaşık çeyreğini oluşturuyor. Buna gözlemciler ve diyalog ortakları da eklendiğinde ŞİÖ, dünya nüfusunun yaklaşık yarısını içeriyor. ŞİÖ üyesi 6 ülke, dünya nüfusunun yaklaşık çeyreğini oluşturuyor.   2. Hangi amaçla kuruldu? Hükümetler arası bir kurum olan ŞİÖ'nün kuruluşunda Çin ve Rusya'nın Asya'da güvenlik üzerine işbirliği yapma amacı bulunuyordu. Örgütün güvenlik konusundaki endişelerinden biri, Orta Asya'daki İslamcı örgütler ve uyuşturucu ticaretiydi. ŞİÖ üyeleri, bunlara karşı birbirileriyle istihbarat paylaşımında bulunuyor, ortak askeri tatbikat düzenliyor, "suçluları" birbirlerine iade ediyor. Örgüt, Rusya ve Çin'in Orta Asya'ya yönelik politikalarını koordine etmenin bir aracı olma özelliği taşıyor. Askeri bir ittifak ise değil. Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü'nün eski direktörü Bates Gill'e göre örgütün kuruluşunda Rusya ve Çin'in ABD'nin Asya'daki olası müdahalelerine karşı ortak hareket etme isteği de vardı. Gill, Brookings Enstitüsü için yazdığı makalede, örgüte üye ülkelerin imzaladığı anlaşmalarda yer alan "Diğer ülkelerin iç işlerine 'insani müdahale' veya 'insan haklarını koruma' gerekçesiyle yapılacak müdahalelere karşı çıkmak ile ülkelerin güvenlik meselelerinde birbirlerine yardım etmesi" ifadelerinin bunun kanıtı olduğunu söylemişti. Şangay İşbirliği Örgütü Batı'ya rakip mi? Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu Doğu Avrupa ve Orta Asya Direktörü Sacha Koulaeva ise ŞİÖ'yü "içe kapalı otoriter ülkeler kulübü" olarak tanımlıyor. Sacha Koulaeva, "Ülkelerin gizli servisleri diğer ülkere engellenmeden girip, hatta girdikleri ülkenin güvenlik güçlerinden yardım alarak 'suçlu' ilan ettikleri kişileri alıp geri götürebiliyorlar" diyor.   3. AB'den ne farkı var? Avrupa Birliği, üye ülkelerin üzerinde yer alan bir hükümetler üstü yapıyken ŞİÖ, işbirliği için kurulmuş hükümetler arası bir yapı özelliği taşıyor. AB'nin ekonomi, politika, güvenlik ve insan hakları konusunda bağlayıcı bir müktesebatı, üye ülkelerden parlamenterlerin temsil ediği ve yasama gücü bulunan bir meclisi, mahkemesi, marşı ve tüm üye ülkelerin bayraklarının yanında kullandığı bir bayrağı bulunurken bunlar ŞİÖ'de mevcut değil. AB'nin üye ülkeleri arasında insan, sermaye ve ürünlerin serbest dolaşımı bulunurken ŞİÖ'de bunlar da yok. AB, diğer ülkelerle de serbest ticaret anlaşması imzalayabilirken ŞİÖ üyeleri kendi aralarında bile serbest ticaret anlaşmasına sahip değil. ŞİÖ'ye kıyasla, AB'ye daha çok benzeyen Asya örgütü ise Avrasya Ekonomik Birliği (AEB). Rusya, Kazakistan, Ermenistan, Belarus ve Kırgızistan'ın üye olduğu AEB'de insan, sermaye ve ürünlerin serbest dolaşımı bulunuyor. 2013 yılında "Türkiye hem NATO üyesi, hem de ABD'nin en yakın müttefiklerinden. ŞİÖ üyelerinin bu şartlarda Türkiye'yi tam üyeliğe kabul etmesi mümkün değil" diyen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in danışmanı Sergey Markov, bu yüzden Türkiye'nin ŞİÖ'ye değil AEB'ye üye olabileceğini söylemişti. Kazakistan lideri Nursultan Nazarbayev de 2014 yılında Türkiye'yi AEB üyeliğine davet etmişti.   4. Neden Türkiye'nin gündeminde? Türkiye 2011 yılındaki başvurusunun ardından 2013'te ŞİÖ'nün diyalog ortağı konumuna gelmişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan bu tarihten sonra hem başbakanlığı hem de cumhurbaşkanlığı döneminde pek çok defa Türkiye'nin Şanghay İşbirliği Örgütü'ne üye olarak kabul edilmesi karşılığında AB'ye tam üyelik başvurusunu geri çekebileceğini açıklamıştı. Erdoğan'ın, son olarak geçen hafta "Türkiye bir defa kendini rahat hissetmeli. 'Benim için varsa, yoksa Avrupa Birliği' dememeli. Mesela, 'Şanghay Beşlisi içerisinde Türkiye niye olmasın?' diyorum. Temenni ederim ki orada olumlu bir gelişme olması halinde, yani Türkiye'nin Şanghay Beşlisi içerisinde yer alması, bu konuda çok daha rahat hareket etmesini sağlayacaktır diye düşünüyorum" açıklaması üzerine ŞİÖ üyeliği tekrardan gündem oldu.   5. Türkiye için AB'nin alternatifi olabilir mi? Peki ŞİÖ, Türkiye için AB'nin alternatifi olabilir mi? Avrupa Birliği ve Küresel Araştırmalar Derneği Başkan Yardımcısı Can Baydarol'a göre bu sorunun cevabı "Hayır". AB'nin kendine özgü bir entegrasyon süreci olduğunu, ŞİÖ'nün ise ekonomiden ziyade siyasetle ilgili ve NATO'ya alternatif olabilecek bir oluşum olduğunu söyleyen Baydarol, "Erdoğan'ın bu konudaki mesajı ŞİÖ'nün AB'ye alternatif olarak görülmesini değil, Erdoğan'ın Batı dünyasına bir alternatif arayışını ifade ediyor, NATO'yu tartışma haline getiriyor" diyor. Erdoğan'ın bugün NATO Parlamenterler Meclisi toplantısında ittifak üyelerine sert mesajlar verdiğini hatırlatan Baydarol, "Türkiye'nin Batı'yla entegrasyonu bırakıp ŞİÖ üyeliği yoluna girmesi çok çok zor. Türkiye'nin ekonomisi Batı'yla entegre. Bunu koparıp da yerine kısa vadede, hele böyle bir konjonktürde bir alternatif bulması olası gözükmüyor" uyarısında bulunuyor. Baydarol, NATO ile Rusya arasında gerginlik tırmanırken böyle mesajlar vermenin Türkiye için riskler taşıdığını düşünüyor: "Rusya ve NATO Ukrayna'da silahlarını birbirine çeviriyor. Türkiye eğer Rusya'nın kampına girerse Batı da silahlarını Türkiye'ye çevirir." Baydarol, Avrupa Birliği müktesebatının bir AB üyesinin ŞİÖ üyesi olmasına imkan tanımadığını, bu açıdan yasal ve teknik engeller olduğunu belirtirken "Batı dünyası içindeyseniz Çin ve Rusya ile yanyana yer alamazsınız" diyor. Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) Ekonomi Araştırmaları Direktörü Sadık Ünay ise ŞİÖ'yü Türkiye için AB'ye karşı hem siyasi hem de ekonomik olarak önemli bir denge unsuru olarak görüyor. ŞİÖ'nün siyasi olarak AB'nin net bir alternatifi olmadığını belirten Ünay, "ŞİÖ enerji güvenliği ve lojistik bağlantılar açısından yükselen Asya'yı temsil ettiği için, içinde dünya ekonomisinin yükselen güçleri olduğu için dünya sisteminin temel ekseninin kaymakta olduğu bir yörüngeyi temsil ediyor" diyor. Ünay'a göre Türkiye-AB ilişkisinin bozulduğu bir dönemde Türkiye'nin, yükselen bir ekonomi olarak diğer ekonomilerle yakın ilişkiler geliştirmesi anlaşılır bir tutum: "AB ile hem ekonomik hem de siyasi sorunlar yaşanıyor. Gümrük Birliği'nin mevcut yapısı Türkiye'nin dış politikasını istediği gibi dizayn etmesine engel oluyor. "Siyaseten de AB'den son dönemde terörle mücadele ve mülteci sorununda Türkiye'nin beklentilerinden uzak açıklamalar geliyor. "Üstelik kıtada aşırı sağ yükseliyor, Türkiye ve Erdoğan karşıtı, İslamofobik yaklaşımlar yükselişe geçiyor". Türkiye'nin ŞİÖ üyeliğinin Avrupa çıpasını tamamen terk etmek ve doğuya yönelik bir eksen kayması değil bir dengeleme olacağını söyleyen Ünay, "Türkiye AB ile ilişkileri kesmeden ŞİÖ üyesi olabilir" diyor ve ekliyor: "Türkiye-AB ilişkisi her zaman bir şekilde devam edecektir. Ama Türkiye'nin Asya'daki pazarlara erişimi açısından böyle açılımlara da ihtiyacı var". Kaynak:www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Dosso Dossi, Unutulmayacak Bir Şova Daha İmza Attı

Ünlü ABD'li model Lindsay Ellingson’ın podyuma çıktığı 19. Dosso Dossi Fashion Show, yine unutulmaz bir etkinliğe imza attı. Düzenlediği etkinlikle dünyanın sayılı moda organizasyonları arasında yer alan Dosso Dossi Fashion Show,  40 farklı ülkeden 200 farklı şehirden yaklaşık 7 bin kişiyi Antalya'da ağırladı. Türkiye’nin en büyük moda organizasyonu olan Dosso Dossi Fashion Show, dünyaca ünlü isimleri ağırlamaya devam ediyor. Antalya Expo Center’da 8-13 Ocak 2015 tarihleri arasında gerçekleştirilen Dosso Dossi Fashion Show kapsamında Antalya hareketli günler yaşadı. LASAİD her yıl olduğu gibi bu yıl da Dosso Dossi Fashion Show’da yer alarak ,24-30 ağustos 2015 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan IV.LALELİ FASHION SHOPPING FESTIVAL’in tanımını yaptı. LASİAD adına  Dosso Dossi Fashion Show’a  Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammed Sancaktar, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları; Erdem Soylu Karabağlı ve Ahmet Turan, Yönetim Kurulu Üyesi ve organizasyonun ev sahiplerinden Murat Eraslan,  Başkan Özel Kalemi Nada İsmail katıldı. Dossi Dossi yüzlerce davetlinin katılımıyla hafızalardan silinmeyecek bir organizasyon gerçekleştirdi. Organizasyon, 40 mankenin katılımı ile gerçekleştirilen defile ile taçlandı. Defilede, ünlü top model Lindsay Ellingson podyuma çıktı. İtalya'nın sahil kasabası Portofino'dan esinlenilerek dekore edilen sahnede Topcapy, Velvet, Sensiline ve Moda Larisa markalarının kıyafetlerini sunan Lindsay Ellingson büyük alkış aldı. Defilenin sürprizi ise dünyaca ünlü şarkıcı Dr. Alban'dı. “It’s My Life” adlı şarkısı ile 90’lı yıllarda fırtına gibi esen ve müzik kariyerine İşveç’in başkenti Stockholm’de devam eden Dr. Alban, defilede sahne alarak unutulmaz şarkısıyla konukları coşturdu. Ünlü Rusyalı şarkıcı Ivan Dorn ve Valeriy Meladze’de 19. Dosso Dossi Fashion Show’da sahne aldılar. Dorn ve Meladze, sahne performansları ile konuklara unutulmaz bir gece yaşattılar. Dosso Dossi’nin Renkli Dünyasını Asla Unutmayacağım 19. Dosso Dossi Fashion Show'da baş manken olarak podyuma çıkan dünyaca ünlü model Victoria Secret mankenlerinden Lindsay Ellingson, defilenin ardından Dosso Dossi CEO'su Hikmet Eraslan ile basın toplantısına katıldı. Antalya'ya ilk kez geldiğini söyleyen Ellingson, 10 yıldır mankenlik yaptığını ve 8 yıldır Victoria Secret mankeni olduğunu dile getirdi. Ellingson, "İşim gereği dünyanın farklı yerlerinde bulundum. Farklı aktivitelere katıldım. Antalya'da da çok enerjik ve büyük bir organizasyonda bulundum. Böyle büyük bir organizasyonda bulunduğum için çok mutluyum ve Dosso Dossi’nin renkli dünyasını asla unutmayacağım " dedi. ABD'li model Lindsay Ellingson, koleksiyonları çok beğendiğinin ve farklı olduğununda altını çizdi. Türkiye'yi çok beğendiğini ve tekrar gelmek istediğini kaydeden Ellingson, "Bu deneyimi daha fazla yaşamak istiyorum. Baklava yedim çay içtim. Çok hoşuma gitti. Antalya'ya yaz mevsiminde tatile gelmek istiyorum. İstanbul'un tarihi yerlerini görmek istiyorum. Çok güzel bir yer" şeklinde konuştu. Antalya'da İtalyan Esintileri Moda otoritelerinin dikkatini çeken ve son Victoria’s Secret defilesinde kendini ispat eden Lindsay Ellingston için Antalya’da çok özel bir podyum hazırlandı. Moda şovlarına çıkarttıkları top modeller kadar podyum tasarımlarıyla da dikkat çektiklerini belirten Dosso Dossi Fashion Show Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Eraslan, özellikle Akdeniz ülkelerinin vazgeçilmez yaşam alanları olan meydanlardan ve İtalya’nın ünlü sahil kasabası Portofino’dan esinlendiklerini belirtti.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

Forum İstanbul 2013 Ödülleri Sahiplerini buldu

TİM’in desteklediği, Dünya ve Türkiye ekonomisindeki gelişmelerin değerlendirildiği, ve bu  yıl 12.’si düzenlenen Forum İstanbul 2013 gala yemeği ve ödül töreni 06 Mayıs 2013 tarihinde Swissotel The Bosphorus İstanbul’da gerçekleşti. Geceye;  TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, FİBA Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Özyeğin, LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Giyasettin Eyyüpkoca, OTİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ulvi Orhan, Ekonomi Yazarı Meliha Okur ve çok sayıda davetli katıldı. Bu yıl ‘’Yaşam Boyu Başarı’’ Ödülü; Altan Öymen ve Prof. Dr. Mustafa Aysan’a verilirken, ‘’Ulusal onurumuzu Uluslararası Boyuta Taşıma Başarısı Gösterenler Ödülünü’’  Dr. Ahmet Lokurlu, Bitlis ilinde lise ve üniversite yapımı ile öğrencilere sağladıkları burslar nedeniyle Eğitim Ödülü’nü Ahmet Eren aldı. Diyarbakır Gürünlü Köyü ve Yüzyıllık Markalar Derneği’ne de teşekkür plaketleri takdim edildi.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Ünlü Modacı Hakan Akkaya İle LASİAD Bir Araya Geldi

“Bugün Ne Giysem?” programının başarılı jürilerinden biri olan Modacı Hakan Akkaya, 12 Kasım 2013 tarihinde Laleli’yi ziyaret ederek Darkhill Hotel’de LASİAD ile bir araya geldi. Sohbet havasında geçen görüşmeye; LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca başta olmak üzere; LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları; İsmail Dark, Erdem Soylu Karabağlı, LASİAD Yönetim Kurulu Üyesi Murat Özpehlivan, LASİAD Başkan Özel Kalemi Nada İsmail ve Yön Tanıtım Ekibi katıldı. Görüşmede; LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca,  Laleli piyasası hakkında değerlendirmeler yaparak, “Laleli, 57 dünya ülkesi tarafından alışveriş yapılan bir yer ve bu durum önem arz etmektedir.  Bizim piyasamızı diğer piyasalardan ayıran özellik ise hızlı ve kaliteli iş yapmamız. Bu süreç uzun ve emek isteyen bir süreçtir. Mesela hazırlanan defileler iki mankenin podyuma çıkıp 10 dakikalık yürümesinden ibaret değildir. Bizim  yaptığımız festival organizasyonu bir yıl boyunca yaptığımız hazırlığın sonucudur. Gün geçtikçe yelpazemizi geliştiriyoruz ve çalışmalarımızı yeniliyoruz.” dedi. Eyyüpkoca, LASİAD’ın gerek sosyal sorumluluk gerekse ticari projelerine dikkat çekerek bu yıl 3.sünü organize edecekleri Laleli Fashion Shopping Festival programı ve süreçleri hakkında da Ünlü Modacıya bilgiler verdi. “Laleli’nin Hızı İnanılmaz” Hakan Akkaya ise Laleli’nin imaj yenilenmesi adına yapılan veya yapılacak olan çalışmalarla ilgili bilgiler isteyerek, “ Laleli piyasasında Rusya coğrafyasının önemli katkılarını göz ardı etmemek gerekir. Bugün Rusya coğrafyası Laleli için önemli bir piyasa.  Diğer bir açıdan Laleli’ye baktığımızda üretim ve pazarlama hızı oldukça iyi. Laleli’nin hızı inanılmaz.  Laleli piyasası modayı takip eden insanlardan oluşuyor.  Ankara’da yapılan alışveriş festivali, İstanbul’da yapılan alışveriş festivalinin sadece 10’da 1’i kadar ses getirebildi” dedi. Akkaya  gelecek projelerinden de bahsederek, “ Hazırgiyim  sektöründe de iş yapmaya başlayacağım. Her kadının ihtiyaç duyacağı ürünlerle ilgili üretimler yapacağız. Daha sonra gece elbisesi alanı içinde bir şeyler yapmayı planlıyorum” dedi. Görüşmenin sonunda LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca , Hakan Akkaya’yı 3. Laleli Fashion Shopping Festival’e davet etti.  Görüşmenin akabinde Ünlü Modacı Akkaya ile LASİAD Yönetimi Laleli sokaklarında modanın öncü markalarının koleksiyonlarını değerlendirdiler.
Devamını Oku
Standard Post with Image

2017'de mutlaka denemeniz gereken 10 trend

Dizüstü çoraplar, iri küpeler, fırfırlar... 2017'de tüm bakışları üzerinizde toplayacak önerileri uygulamanın tam sırası... Yeni bir yılda trendler ve moda sayesinde kendimizi yenileme fırsatı bulabiliyoruz. Her sene olduğu gibi bu sene de çarpıcı ve özgün trendleri ile moda yenilikleri gardıroplarımızı güncellememiz için bizi fırsat sunuyor. İşte 2017'nin göze çarpan en iyi trendleri: 1. Diz üstü çoraplar Geçen sene kendini hissettiren ama bu sene sezonun tamamına yayılan trendlerin başında diz üstü çoraplar geliyor. 90'lı yılları çağrıştıran bu trendi kısa şort ve eteklerle birlikte kullanarak sezona iddialı bir giriş yapabilirsiniz. Ayakkabı seçimi olarak kalın tabanlı botlar veya loafer ayakkabılardan dilediğinizi seçebilirsiniz. 2. İri küpeler Sezonun en sevilen aksesuar trendleri arasında iddialı ve ihtişamlı küpeler bulunuyor. Değişik formlara sahip olan bu göz alıcı küpeleri arkadan toplanmış veya geriye taranmış saçlarla birlikte kullanarak daha çekici hale getirebilirsiniz. 3. Platform ayakkabılar Aksesuar trendlerindeki ihtişam ayakkabı modellerine de sıçarmış durumda. Bu sezonun en görkemli parçalarından biri de platformlu ayakkabılar. Özellikle sneaker veya loafer tipi ayakkabılarda bu trendi sıkça görmek mümkün. 4. Sweatshirt Her formda ve her boyutta sweatshirt 2017 sezonunda altın çağını yaşamaya hazırlanıyor. Uzunu kısası, logolusu yazılısı ve kapüşonlusu derken her tarzda sweatshirt oldukça moda. 5. Çizgiler İri çizgilere sahip tasarımlar bu sezon en gözde modeller arasında. İri çizgili elbise ve kıyafetleri siyah aksesuarlarla birlikte kombinleyerek sofistike ve klasik bir görüntü yakalayabilirsiniz. 6. Sarı Sarı renkte her türlü kıyafet ve aksesuar bu sezonun sıkı trendleri arasında bulunuyor. Sarı renk canlı ve enerjik bir görünüme kavuşmak isteyenler için biçilmiş kaftan. Sarı tonlarını özellikle bu yaz sıklıkla sokaklarda görebiliriz. 7. Spor üstler Spor salonlarından fırlama bir trend olan spor üst trendi ile ceket ve hırkalarınızın içine spor üstler giyerek trend sahibi bir görünüme imza atabilirsiniz. 2017 yaz aylarında bu trend daha görünür hale gelebilir. 8. Fırfır Hareketli ve canlı bir görünüm sunan fırfırlar bu sezon hemen hemen bütün elbise ve bluzları etkisi altına almış görünüyor. Kat kat tasarlanmış fırfır detaylı parçaları sakin ve minimal görünümlü parçalarla tamamlayarak denge oluşturun. 9. Sneaker Geçen sezonlardan farklı olarak bu sezon sneaker'larda kadife, leopar ve saten gibi alışılmadık ve görkemli detaylar öne çıkıyor. Yani minimal sneakerlar out, iddialı sneakerlar in! 10. Sanat efekti Bu sezonun en çarpıcı trendi ise sanat temalı ve bir ressamın elinden çıkmış gibi görünen baskılı kıyafetleri uygun parçalarla kombinlemek. Moda ile sanat yine iş birliği yapıyor.  Kaynak:www.hurriyet.com.tr
Devamını Oku
Standard Post with Image

TGSD Happy Hour Kokteyli

Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD), bu yılın ilk Happy Hour’unu şehrin yeni deniz semti Büyükyalı’nın destekleriyle, ‘iyi yaşam’ temalı kokteyli ile 28 Mart Salı akşamı gerçekleştirdi. Prof. Dr. Osman Müftüoğlu’nun iyi yaşama dair ipuçlarını paylaştığı kokteyle LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dr.Murat Özpehlivan ve Yönetim Kurulu Üyesi Tarık Nayman katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Ukrayna hükümeti, Türkiye ile pasaportsuz seyahat anlaşmasını onayladı

Ukrayna hükümeti, Türkiye ile Ukrayna arasında pasaportsuz olarak yeni kimlik kartları ile karşılıklı seyahat imkanı sağlayacak anlaşmayı onayladı. Kırım Haber Ajansı QHA’nın haberine göre, Ukrayna Bakanlar Kurulu bugün yaptığı toplantıda, Türkiye ile Ukrayna arasında imzalanan iki ülke arasında pasaportsuz, yeni kimlik kartları ile karşılıklı seyahat imkanı sağlayacak anlaşmayı onayladı. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Ukrayna Bakanlar Kurulu Arasında Vatandaşların Karşılıklı Seyahatlerine İlişkin Usullere Dair Anlaşma, 14 Mart 2017 tarihinde Ankara’da Dışişleri Bakanlığı Konsolosluk İşleri Genel Müdürü Büyükelçi Mehmet Samsar ile Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Andriy Sıbiga tarafından imzalanmıştı. İKİ ÜLKE ARASINDA KİMLİKLE SEYAHAT DÖNEMİ Anlaşmaya göre yeni kimlik kartları kullanan Ukrayna ve Türkiye vatandaşları, iki ülke topraklarına giriş, çıkış ve transit geçiş yapabilecekler ve bu ülkelerde 180 gün için 90 güne kadar vizesiz kalabilecekler. Ukrayna hükümeti resmi internet sitesinde yapılan açıklamada söz konusu anlaşmanın ülkeler arasındaki ikili ilişkilerin geliştirilmesine ve sosyal, ekonomik, kültür, insani alanlardaki ilişkilerin yoğunlaştırılmasına yardımcı olacağı ifade edildi. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, anlaşmayla ilgili “Karşılıklı ziyaret ve turist sayısını artırmak istiyoruz. Halklarımız arasında daha fazla temas olsun istiyoruz. O nedenle bundan sonraki süreçte vatandaşlarımızın pasaporta ihtiyaç duymadan sadece kimlikleriyle ülkelerimizi ziyaret etmesi için hazırlıkları tamamladık. Yaz gelmeden bunu başaracağız” diye konuşmuştu.   Kaynak için tıklayınız
Devamını Oku
Standard Post with Image

İstanbul'da sansar alarmı

İstanbul sokaklarının kirpilerden sonra yeni misafiri sansarlar. Forum sitelerinde İstanbul’da sansar görenlerin paylaşımları yer alıyor. Yaban Hayvan Veterineri Ahmet Emre Kütükçü, bazı ilçelerde sansar yavruları bulduklarını açıklamıştı. Geceleri dolaşıp kedilerin mamalarını yiyorlar. İstanbul'da kirpilerden sonra  sansar alarmı. Gazete Habertürk'ten Uzay Kesmen'in haberine göre; İstanbul’da kirpilerin yanı sıra sansarlar da sıklıkla görülüyor. Sansarlar, özellikle geceleri binaların çatılarında ve bahçelerde dolaşıyor. Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF) üyesi ve Yaban Hayvan Veterineri Ahmet Emre Kütükçü, İstanbul’da görülen türün daha çok ‘kaya sansarı’ olduğunu açıkladı. AHŞAP EVLERDE YAŞIYORLAR Sansarların özellikle ahşap ya da müstakil evlerin çatı aralarında barındıklarını belirten Kütükçü, “Geceleri beslenmeye çıkıyorlar. İstanbul’da sıçan ve güvercinler gibi avlayabilecekleri çok hayvan var. Tatlıya da düşkünler. Bazen açık pencere bulurlarsa evlere girebilirler. Yumurtayı da severler. Burunlarıyla kırıp içerisinden emerler. İstanbul’da sansarlar için hem barınma hem de beslenme imkânı geniş. Daha önce Fatih ve Beyoğlu’ndan çok ihbar geldi. Bu bölgelerde bir sürü yavru sansar bulduk. Sansarlar, şehirde yaşamaya ayak uydurmuş bir hayvan. Ancak yeni yapıların yüksek ve betonarme olması bu hayvanların farklı alanlara yönelmesine neden oluyor” diye konuştu. Kütükçü, son olarak 18 Temmuz’da Sarıyer’de ormanlık alandan kente inen domuzlarla ilgili ise “Eğer ormanlık alan yetmiyorsa bu sefer domuzlar daha geniş alanları taramaya başlıyorlar. Bazen yiyecek aramak için şehir içine giriyorlar. Bu domuzların artık şehirde yiyecek aramaya başladığını ve ormanın yetmediğini bize söylüyor” dedi. GÖRENLER SOSYAL MEDYADA PAYLAŞIYOR Cerrahpaşa Mahallesi’nde, evimin arkasındaki okul bahçesinde sansarlar var. Kedilere verdiğim mamaları yiyorlar. Şehremini’de oturuyorum. 17 yıldır ve hâlâ arka bahçedeki tek katlı eski yapıda sansarlar yaşıyor. Gece karanlığında bağrıştıklarını sık sık duyarım. Fındıkzade Haseki Sultan Mahallesi’nde arabaların altından aniden karşınıza çıkabilir. Üsküdar Devlet Acil’de çalışıyorum. Geçen gece 2.5 civarlarında arabayla sigara almaya çıktığımda sansar gördüm. Altunizade Koşuyolu civarlarında da aralıklarla görüyoruz. Kirpiler de var. Validebağ’da da sincaplarımız var. Kaynak: www.milliyet.com.tr
Devamını Oku
Standard Post with Image

30 Ağustos Zafer Bayramı 95’inci Yıldönümü Resepsiyonu

İstanbul Valisi Vasip Şahin, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 95’inci yıldönümünde Haliç Kongre Merkezi’nde resepsiyon verdi. Resepsiyona 1. Ordu Komutanı Orgeneral Musa Avsever, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, İstanbul protokolü, şehit aileleri ve gaziler katıldı. LASİAD adına Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak katılım gösterdi. Resepsiyonda verilen kokteylin ardından konuşan Vali Şahin; “Bugün 19 Mayıs 1919’da başlayan istiklal destanının, 30 Ağustos 1922’de Başkomutanlık Meydan Muharebesi zaferiyle tamamlandığı şanlı tarihin 95. Yıldönümünü kutlamaktayız. Her bir karışı aziz şehitlerimizin kanıyla yoğrulmuş vatan toprağında, hür bir milletin evlatları olarak yaşamanın gururuyla hepinizi saygı ve sevgi ile selamlıyorum.” dedi.
Devamını Oku
Standard Post with Image

İş hayatında her daim profesyonel kalabilmenin 5 yolu

İş yerlerimizde son zamanlarda durumlar değişti. Sosyal medya herkesin gerçek yaşamında nasıl biri olduğuna dair çok fazla bilgi verebileceğinden profesyonel iş yaşantısının da bundan nasibini alması kaçınılmaz oldu. Nasıl siz basit bir google aramasında çalışmak istediğiniz bir şirketin tüm bilgilerine ulaşabiliyorsanız insanlar da sizin bilgilerinize ve hakkınızda söylenenlere kolayca ulaşılabiliyor. Bu demek oluyor ki profesyonel duruşunuzu her daim korumak artık çok daha önemli. İşte bunu başarabilmek için bir kaç küçük ipucu. Toplantılarınızı çalışma saatleri içinde planlayın Artık çalışma saatleri 9-5’in çok ötesine uzanıyor görünse de toplantılarınızı mesai saatleri içerisinde planlamak son derece önemlidir. Aksi takdirde siz ve meslektaşlarınız toplantıya tamamen farklı amaçlarla gelebilirler. Cuma akşamına ayarlanan bir toplantı her iki taraf için de bir iş toplantısı olamayacaktır. Sosyal medyayı dikkatli yönetin Cumartesi gecesi o kafanızın çok güzel olduğu fotoğrafı yaynlamadan önce bunu herkesin görebileceğini unutmayın. Bununla birlikte profilinizde çalıştığınız markayı da rencide edecek paylaşımlarda bulunabilirsiniz. Bu nedenle profilinizi temizleyin. Evet, yanlış duymadınız. Erişilebilir ve çok kişisel olan şeyler için gizlilik ayarlarına başvurun ve sadece arkadaşlarınızın görebileceği paylaşımları ayırın. Kalan yerlerde ise sakıncalı gördüğünüz tüm içeriği temizleyin. Kişisel iletişim uygulamalarını ticari amaçla kullanmak özel hayatı ve iş hayatını birbirine karıştırmaktır ve trajik sonuçlar doğurabilir. Artık işletmelerin çoğu çabuk haberleşmek için Facebook Messenger, iMessage veya WhatsApp gibi kişisel iletişim uygulamalarını kullanıyor. Bunu hepimiz hızlı olmak için yapıyoruz ama müşterinize ‘Seni seviyorum bebeğim’ gibi bir mesajı yanlışlıkla atma riskinizi de yukarılara çıkarıyor. Bu nedenle kişisel mesajlaşma gereçleri yerine profesyonel iletişim araçlarınızı kullanmanız doğru olacaktır. Aşırıya kaçmayın İş ortamınız çok rahat olabilir. Ancak iş ortamında yaptığınız bir yorum ya da aşırı bir tepki insanlar tarafından yanlış algılanabilir ve beklenmedik sonuçlar doğurabilir. Açık fikirli ofis düzenlerine, masa tenisine ve rahat kıyfet kodlarına güvenmeyin ve profesyonel kimliğinizin her şeyin ötesinde olduğunu unutmayın. Ayrım yapmayı bilin İş hayatınız ve özel hayatınız arasında bir ayrım  yaparak başınıza gelebilecek utanç verici kazaları en aza indirmiş olursunuz. Kişisel iletişim mecralarının sizin için bir tehdit olabileceğini unutmayın ve mutlaka bu hesapları birbirinden ayırın. Kaynak:www.hurriyet.com.tr
Devamını Oku
Standard Post with Image

Fatih Belediyesi ‘Kültürel Mirası İhya’’ Programında Tarihi Yarımadada Yapılan Restorasyon Projeleri Tanıttı.

Fatih Belediyesi, 2004 yılından itibaren Medreseler, Tekkeler, Sıbyan Mektepleri, Sarnıçlar, Anıt Yapılar, Tescilli Sivil Mimarlık örneği yapılar, Camiler ve Çeşmelerden oluşan toplam 320 adet orta ölçekli eseri Kültür ve Turizm Bakanlığı, İstanbul Valiliği, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve hayırsever vatandaşlar ile işbirliği yaparak restore işlemlerini gerçekleştirdi. Yapılan bu restore işlemleri için Fatih Belediyesi 11 Kasım Cumartesi günü Yenikapı Etkinlik Alanı’nda Cumhurbaşkanının katıldığı ve tüm halkın davetli olduğu bir tanıtım programı gerçekleştirdi. ‘320 Orta Ölçekli Eseri Restore Ettik’ Programın açılış konuşmasını Fatih Belediyesi Başkanı Mustafa Demir yaptı. Demir, “8.500 yıllık tarihi boyunca, üç kadim medeniyete ve imparatorluğa ev sahipliği yapan Fatih, binlerce yıldır medeniyetlerin, birbirleriyle yarışına sahne olmuş ve bu yarışta ecdadımız,medeniyet tasavvurunu mimariye yansıtarak, abidevi eserler vücuda getirmiş, şehre, adeta; mührünü vurmuştur.” dedi. Sözlerine şu şekilde devam eden Demir,“Camiler ve çeşmelerden oluşan 320 adet, orta ölçekli eseri restore ettik. Ayrıca hâlihazırda sayısı 480’i bulan ecdat yadigârı eserimizin bir kısmının projeleri tamamlandı, bir kısmının ise; proje süreci devam etmektedir. Bunlardan ayrı olarak; temeli Fatih Sultan Mehmet Han tarafından atılan, 2.776 parsel ve 3.125 dükkândan oluşan, şehrimizin simge eserlerinden Kapalıçarşı’yı da, zamanın acımasız ellerine bırakmadık ve restorasyon sürecini başlattık.” diye konuştu. ‘15 Yılda Hükümet İmkânlarıyla Tarihimizi Ayağa Kaldırmanın Mücadelesini Verdik’ Programa katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yaptığı konuşmada, tarihle ters düşülmemesi gerektiğini belirterek şunları kaydetti, "Biz tarihimizle ters düşmemeli, tarihimizle bütünleşirsek bir değer ifade eder. Bunu yapamıyorsak bir kaçak var demektir. Bugün ecdadımızın seviyesine ulaşabilmiş değiliz. Bir gün restorasyonun açılışını yaptığımız eserlerine bakalım bir de günümüz mimarisiyle yapılan eserlere bakalım. Ecdat ne kadar zamanda yapmış biz restorasyonu ne kadar zaman da yapmışız. Hangisi insan ruhuna daha iyi ifade ediyor. Hangisi gelecek nesillere iftiharla bırakacak nitelikte. Ecdadın yaptığı eserle bu özelliklere sahip. Zihniyeti ve uygulamamızı değiştirmeliyiz. Önce ihyayı gerçekleştirmeliyiz, sonra da onu aşacak yani inşayı gerçekleştirecek bir anlayışı hâkim kılmalıyız.” Erdoğan, "İstanbul'da yaşamanın anlamını ancak bu manayı kavrayarak anlarız. Geçtiğimiz 15 yılda hükümet imkânlarıyla tarihimizi ayağa kaldırmanın mücadelesini verdik. Yeniden ayağa kaldırdığımız eserleri tek tek saysam saatler sürer. ” dedi. Programa LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Erdem Soylu Karabağlı, Barış Köseliören, Ahmet Turan Yönetim Kurulu Üyeleri İsmail Dark, Turan Yavuz, İhsan Bıyıkbeyi, Arif Özkan, Yakup Samsama, Sebahattin Demir, Gökhan Karabulut ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak  ve 150 kişilik bir Laleli iş adamı grubu katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Şemsudin Kuçeviç Bayrampaşa’da Anıldı

Bayrampaşa Belediyesi ve Bosna Sancak Kültür ve Yardımlaşma Derneği 12 Ekim 2017 günü elim bir trafik kazası sonucu yaşamını yitiren Tutin Belediye Başkanı Şemsudin Kuçeviç için 18 Kasım Cumartesi akşamı Bayrampaşa Belediyesi Mehmet Akif Ersoy Kültür Merkezi’nde anma töreni düzenledi. Yoğun katılım ile gerçekleşen Anma Programına T.C.Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu, Bosna Hersek Millet Meclisi Başkanı Süleyman Ugıjanin, Karadağ Cumhuriyeti Başbakan Yardımcısı Rafet Husoviç, Sırbistan Cumhuriyeti Başbakan Yardımcısı Rasim Lajiç, Bayrampaşa Belediye Başkanı Atilla Aydıner, Tutin Belediye Başkanı Kenan Hot, Bosna Sancak Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı ve LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammed Sancaktar,Şemsudin Kuçeviç’in ailesi ve çok sayıda Boşnak vatandaş katıldı. Kur’anı kerim tilavetiyle başlayan program, Şemsudin Kuçeviç’in hayatından kesitlerin sunulduğu kısa film gösterimiyle devam etti. Ardından Gülistan isimli Boşnak ses grubunun seslendirdiği ilahiler sonrası protokol konuşmalarına geçildi. Anma programında konuşan Başbakan yardımcısı Hakan Çavuşoğlu, “Merhum Şemsudin Bey, erken kaybettiğimiz bir dostumuz olarak sıcak ve samimi hatıralarıyla inşallah hep dualarımızda yer alacaktır. Şemsudin Bey, 6 dönem gibi uzun bir süre Tutin Belediye Başkanlığı görevini de sürdürerek Sancak’ın efsane devlet ve millet adamlarından biri olarak tarihteki yerini almıştır” dedi. Programda konuşan Bosna Sancak Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı aynı zamanda LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammed Sancaktar, Şemsudin Kuçeviç’i andı, salonu dolduran vatandaşlara teşekkür etti.  Programa LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkova ve LASİAD Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Muhammet Yaşar katıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

3. Bosna Sancak Kültür Günleri’ne yoğun ilgi

Bosna-Sancak Kültür ve Yardımlaşma Derneği ile Bosna-Sancak Akademik Kültür ve Tarih Vakfı'nın organize ettiği, İstanbul Anadolu Yakası Bosna Sancak Sosyal Yardımlaşma ve Kültür Derneği'nin desteklediği "3. Bosna Sancak Kültür Günleri" gerçekleşti. Beşiktaş'taki Deniz Müzesi'nde yapılan açılış törenine Bosna Hersek’in Ankara Büyükelçisi Bakir Sandovıc, CHP Genel Sekreteri Mehmet Akif Hamzaçebi, İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca, Başkan Yardımcısı Barış Köseliören, Yönetim Kurulu Üyeleri Tarık Nayman, Mehmet Ocaklı ve Sebahattin Demir ile Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak katıldı. CHP Genel Sekreteri Mehmet Akif Hamzaçebi, İstanbul'un üç imparatorluğa başkent olduğunun altını çizerek, dünya kenti olmanın birtakım şartları olduğunu söyledi. Şehirlerin durup dururken dünya kenti olmadığını aktaran Hamzaçebi, sözlerini şöyle sürdürdü:"Bizim bugün sanata, kültüre daha çok ihtiyacımız var. Kültürü, sanatı güçlü olan ülkeler, toplumlar, milletler yıkılmıyorlar. Tam tersine daha güçlü bir şekilde yollarına devam ediyor. Onların demokrasileri çok daha güçlü." diye konuştu. "Kültürümüzü yok etmek isteyenlere, en iyi cevabı burada veriyoruz" İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç de Boşnakların sanatın her alanında yer aldığına işaret ederek, "Sinemadan müziğe, sanattan yayına kadar birçok alanda dünya çapında ses getiren eserlerimiz ve isimlerimiz var. Bizim kimliğimizi ve kültürümüzü yok etmek isteyenlere, 50-60 yıl sonra en iyi cevabı burada veriyoruz. Bosna Sancak Kültür Günleri'nin benim için böylesine önemli bir anlamı var." dedi. "Gönül köprülerini daha da güçlendirmiş olmayı ümit ediyoruz" Bosna Sancak Kültür Ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Muhammed Sancaktar, ‘Bu yıl 3. düzenleyeceğimiz ve 13-28 Ekim tarihleri arasında gerçekleşecek Bosna Sancak Kültür Günleri ile Türkiye ile Bosna Hersek ve Sancak arasında var olan köklü tarih, kültür ve gönül köprüsünü daha da güçlendirmiş olmayı ümit ediyoruz. Kültür günlerimiz bu program içeriği ve Bosna Sancak'ın güçlü kültür geleneğinden gelen sanatçıları ile İstanbul'un sanat yaşamına renk katacak yeni bir soluk getirecek Bosna-Sancak'ı tanıtacak, sevdirecek, sevenlerin sevgisini artıracak bir esinti olacaktır.’ şeklinde konuştu. "Boşnakların kültürünün ne olduğunu tanıtmak gibi bir hedefimiz var" Bosna Sancak Akademik Kültür ve Tarih Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Elmas Orak da bu etkinliğin hayallerinden biri olduğunu söyleyerek, "Türkiye'de Boşnaklar kılık kıyafetleri ve düğünleriyle tanınıyorlar ama bizim kültürümüz burada hiç bilinmiyor. Biz vakfı kurduğumuzda, sadece İstanbul'a değil, tüm Türkiye'ye Boşnakların kültürünün ne olduğunu tanıtmak gibi bir hedefimiz vardı. Bu hedefe kilitlenerek 2016'da ilkini yaptık. Bu yıl 3'üncüsünü tertiplediğimiz etkinlik kapsamında Bosna'dan getirdiğimiz misafirleri Türkiye'de ağırlıyoruz. Etkinliğimizin temelinde, Bosna'da yetişmiş olan ressamlar, yönetmenler ve müzisyenleri Türkiye'de misafir ederek, onların eserlerinin halkımıza takdim edilmesi var." diye konuştu.
Devamını Oku
Standard Post with Image

ALS ile Mücadele Eden Eski Futbolcuya Ziyaret

LASİAD Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca ALS hastası İsmail Gökçek’in kurduğu ALS – MNH Derneğini 24 Ekim Çarşamba günü ziyaret etti. Trabzonsporlu eski futbolcu İsmail Gökçek, yıllar içinde ilerleyen sinir sistemi hastalığı sebebiyle tüm hareket kabiliyetini zamanla yitiriyor. Yaşadığı zorlu sürece rağmen eski futbolcu, yaşam enerjini kaybetmek yerine açtığı dernekle benzer durumda olan kişilere yardım ve güç oluyor. Ziyaret sırasında bilgisayar ekranından söylemek istediklerini yazan Gökçek, teşekkürlerini iletti. LASİAD, ALS – MNH Derneğine Vodafone 40. İstanbul Maratonu tişört sponsoru oldu.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

Dosso Dossi Residence Açılışı

Dünyaca ünlü top modelleri podyuma çıkartarak Türkiye’nin en büyük moda şovuna adını yazdıran Dosso Dossi, inşaat sektöründe de dev bir projeye imza attı. Çengelköy'de yapımı tamamlanarak satışa sunulan Dosso Dossi Residence ve Villalarda yaşamın başlaması nedeniyle seçkin bir davetli topluluğunun katılımıyla bir parti düzenlendi. Davete, LASİAD Yönetim Kurulu Üyeleri Birol Fırat ve Ahmet Turan katıldı. Dosso Dossi Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Eraslan'ın açılış konuşması ve “hoş geldin kokteyli” ile başlayan partide pop müziğin sevilen ismi Mustafa Sandal sahne aldı. Deniz Akkaya'nın da aralarında bulunduğu davetlilerin coşkulu alkışları arasında sahneye çıkan Sandal, farklı konseptlerde inşa edilen evlerin her birinin çok güzel ve konforlu olduğunu söyledi.
Devamını Oku
Standard Post with Image

TÜRKİYE İHRACATÇILAR MECLİSİ’NDEN İNSANİ YARDIM

Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM), Barış Pınarı Harekatı'na sınırı olan bölgelerde yaşayanlara insani yardım sağlamak amacıyla "Birliklerimiz Birlikteliğimizdir" sloganıyla başlattığı kampanya kapsamında toplanan 35 tır insani yardımın bir kısmı Şanlıurfa'nın Akçakale ilçesi ile Kilis'te dağıtıldı. 26 - 27 Ekim tarihlerinde gerçekleşen ziyaretlerde TİM Başkanı İsmail Gülle, törende yaptığı konuşmada, kampanyayı düzenlemekten onur duyduklarını söyledi. Türkiye İhracatçılar Meclisi sektör temsilcileri ile birlikte geldiği Kilis'te, Vali Recep Soytürk'ü makamında ziyaret eden Gülle, Barış Pınarı Harekatı’na destek vermek amacıyla bölgeye geldiklerini ifade ederek, "Türkiye İhracatçılar Meclisi 27 ayrı sektörü temsil ediyor. Kızılay'ımız ile birlikte yardım dağıtmak için geldik. Burada zorluklar içerisinde görev yapıyorsunuz. Türkiye çok önemli bir süreçte, çok önemli dönemeçtedir. Terör belasından kurtulmasına az kaldı. İnşallah bu sıkıntıdan da kurtulacağız” dedi. Gülle, Türkiye'nin dört bir tarafında temsil edilen ihracatçı birliklerin, kampanyaya destek verdiklerini aktararak, şunları kaydetti: "İhracatçılar olarak 35 tırla buradayız. İhtiyaç sahiplerine, çocuklarımıza hediyeler getirdik. İhracatçı birlikleri olarak bu gönül harekatında burada olmaktan sonra derece mutluyuz ve gururluyuz. Ülkemizin terörden kurtulması adına verilen mücadeleyi bir kez daha tebrik ediyoruz. Temsil etmekten büyük gurur duyduğum ihracat ailesinin bu kadirşinaslığını, desteğini buralarda göstermekten dolayı da son derece mutluyuz." Türk Kızılay Yönetim Kurulu Üyesi Ercan Tan ise, "Biz Türkiye olarak birimize yeteriz." düşüncesiyle yola çıktıklarını ve bir hafta içerisinde 35 tırın hazırlandığını belirterek, tırların içerisinde temel gıda maddelerinin yanı sıra yaşam malzemelerinin yer aldığını söyledi. Gaziantep Valisi Davut Gül, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, TİM Başkanı İsmail Gülle, Türk Kızılay Yönetim Kurulu Üyesi Ercan Tan, İhracatçı Birlik Başkanları ve TİM Üyelerinin katıldığı törene, LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları  Ahmet Turan ve Süleyman Kaya katıldı.  
Devamını Oku