Arama HABERLERi

Standard Post with Image

Dolar güçlü duruşunu sürdürüyor

Siyasi risklerin tekrar ön plana çıkması ve küresel satış baskısı ardından geçen hafta sert yükselişe geçen dolar/TL bu sabah 2.94’ün üzerinde güne başladı. Dün piyasaların kapanış saatlerinde 2.9350/2.9360 seviyesinde olan dolar/TL, bu sabah 2.9444/2.9450 seviyesinde bulunuyor. Dolar/TL geçen haftaya dolardaki küresel zayıf seyre paralel altı ayın en düşük seviyeleri olan 2.80’in altında başlamış ancak artan risklerle yönünü yukarı çevirerek 2.9765 seviyesini test etmişti. Dün aynı saatte 3.1380/3.1395 seviyesinde olan sepet bazında TL bu sabah 3.1470/3.1484, 3.3419/3.3435 seviyesinde olan euro/TL ise 3.3500/3.3517 seviyesinde işlem gördü. Bankacılar önümüzdeki dönemde siyasi gelişmelerin nasıl seyredeceği, ekonomi yönetimi ve politikalarının nasıl şekilleneceği netleşene kadar TL’de gelişmekte olan ülke para birimlerinin de üzerindeki satış baskısının sürebileceğini belirtiyor. TEB Stratejisti Erkin Işık, bu sabahki notunda global risk algısının Çin büyümesine yönelik endişeler, geçen hafta beklentilerin altında gelen ABD tarımdışı istihdam verisi ardından baskı altında kaldığını söyleyerek, “TL geçen hafta artan politik tansiyon nedeniyle 16 gelişmekte olan ülke para biriminin oluşturduğu sepet karşısında yüzde 3 zayıf seyrederken, dün benzer para birimlerine paralel bir seyir görüldü” dedi. Işık politik tansiyonun yanı sıra ekonomi politikalarında daha genişlemeci yönde değişim olasılılığının da piyasalar için bir endişe kaynağı olduğunu söyleyerek, “Bu çerçevede 24 Mayıs’taki PPK kararı, oluşacak yeni kabine önemli olacak. TL’nin performansı da bu konulara bağlı olacak” dedi. AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun yerini Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın işaret edeceği bir başka siyasiye bırakacak olmasının siyasi riskleri artırmasıyla geçen hafta kur ve faiz sert yükselmişti. Bu çerçevede AK Parti’nin 22 Mayıs’ta yapılacak olağanüstü kongresi en önemli gündem maddesi olarak öne çıkıyor. Öte yandan kongrenin hemen ardından 24 Mayıs’ta yapılacak PPK toplantısında faiz indirimlerinin devam edip etmeyeceği de önemli olacak. Kaynak: www.dunya.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Meydanı lale bahçesine çeviren halı

Yerli ve yabancı turistlerin büyük ilgi gösterdiği Lale Halısı, bu yıl ikinci kez Sultanahmet Meydanı’nda sergilendi. Bin 728 metrekarelik alana döşenen halı için 563 bin canlı lale kullanıldı. İstanbul’da Lale Festivali kapsamında bu yıl ikinci kez düzenlenen ve yerli yabancı pek çok turistin ilgiyle izlediği Lale Halı, Sultanahmet Meydanı’nda görücüye çıktı. Yaklaşık yarım milyon canlı lale kullanılarak hazırlanan ve bin 728 metrekarelik alana döşenen halı, aynı zamanda İstanbul’un fethinin 563. yıldönümü için yapılacak kutlamalar için de tasarlandı.   TURİSTLERİN İLGİ ODAĞI Sultanahmet Meydanı’nda görsel şölen sunan Lale Halı, pek çok ülkeden gelen yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı olmuştu. Geçen sene ilk kez yapılan halı, bu yılki festival etkinliklerinin en önemli bölümlerinden birini oluşturdu. Geçen seneki halıdan daha büyük ve daha fazla lale barındıran halı için bin 728 metrekarelik alan ayrıldı. Sultanahmet Meydanı’nı lale bahçesine çeviren halı için 563 bin canlı lale kullanıldı.   30 NİSAN SON TARİH Sultanahmet Meydanı’ndaki canlı Lale Halısı 30 Nisan’a kadar ziyaretçilere açık olacak.   BAHARIN MÜJDECİSİ İBB Meclis Başkanvekili Ahmet Bilal Kıymaz, 2005’te başlatılan ‘Lale Evine Dönüyor’ kampanyasıyla bu topraklardan göç eden lalenin yeniden İstanbul’un her köşesinde açmaya başladığını söyledi. Kıymaz, “Artık halkımız ilkbaharın gelmesiyle İstanbul’un her köşesinde laleleri görmeye alıştı. Adeta baharın müjdecisi oldu. Bu güzelliğin yanında Türkiye’de lale endüstrisi kuruldu. Bu sayede ülkemiz lale ihraç eden ülkeler arasına girdi” dedi.   EN GÜZELİ SEÇİLECEK İstanbul’un parklarında, bahçelerinde, korularında ve köşklerinde açan laleler, ‘En Güzel Lale’ fotoğraf yarışması ile seçilecek. Bu yıl 11’incisi düzenlenen İstanbul Lale Festivali kapsamında park ve bahçeleri gezen vatandaşlar, lalelerle fotoğraf çektirip, özçekim yaptı.   kaynak: www.itohaber.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD, Polonya Tekstil Pazarını Değerlendirdi

LASİAD Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca ve LASİAD Yönetim Kurulu Üyeleri Şişhane DaruSultan Otel’de Varşova Ticaret Baş müşaviri Koray Akgüloğlu’nu ağırladı. Akgüloğlu Polonya ticari potansiyeli ve Polonya’da yapılacak ticari fırsatlar hakkında başkan ve yönetim kurulu üyelerine bilgilendirme sunumu yaptı. Akgüloğlu, Polonya’daki ticari potansiyeli ve tekstilciler için fırsatları değerlendirdi. Sunum sonrasında Başkan Eyyüpkoca ve yönetim kurulu üyeleri Polonya’ya yapılacak yatırımlar ve tekstil sektöründe Polonya Ticaret Müşavirliği ile yapılabilecek iş birlikleri hakkında Akgüloğlu ile fikir alışverişinde, bulunarak karşılıklı görüşler paylaşıldı. Toplantı sonrasında Başkan Giyasettin Eyyüpkoca sunumlarını yapan Koray Akgüloğlu’na teşekkürlerini ileterek lale motifli porselen tabak takdim etti.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD 22. İrantex Fuarı Tanıtım Toplantısı’na Katıldı

İran’ın Başkenti Tahran’da 3-6 Eylül 2016 tarihlerinde düzenlenecek olan 22.İrantex Fuarı’nın lansmanı 22 Temmuz 2016 tarihinde İTO Merkez Binası’nda gerçekleştirildi. Fuartanıtım toplantısına LASİAD Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, LASİADYönetim Kurulu Üyeleri ve birçok sektör temsilcisi katıldı. İTO Başkan Yardımcısı Dursun Topçu İran’daki tekstil sektörünün durumu ve yapılan girişimler hakkında katılımcılara bilgiler verdi. Dursun Topçu’nun ardından konuşma yapan İTO Fuarlar Kordinotörü Aysun Yılmaz 3-6 Eylül’de Tahran’da yapılacak olan fuar hakkında bilgiler vererek, katılımcıların sorularını cevapladı. Toplantıda konuşma yapan LASİAD Başkanı Eyyüpkoca 15 Temmuz’da gerçekleşen darbe girişimini kınayarak hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara ise acil şifalar diledi. Giyasettin Eyyüpkoca konuşmasında İrantex Fuarı’nda emeği geçecek olan herkese teşekkürlerini iletti.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

6 Türk bankasından Galataport imzası

Galataport projesi için 6 Türk bankası 1 milyar euro’luk finansmana imza attı. Ferit Şahenk, İstanbul’un sembolü olacak proje için atılan imzanın zamanlamasına dikkat çekerek, Türkiye’nin geleceğine duyulan güveni vurguladı. İstanbul’da Karaköy ve Tophane’yi birbirine bağlayan bölgede yer alan Galataport projesi için 1 milyar 20 milyon euro’luk finansman sağlandı. Ziraat Bankası,Garanti Bankası,Yapı Kredi,İş Bankası, TSKB ve Finansbank’ın oluşturduğu konsorsiyumla imzalanan anlaşması sonrasında, proje 2018’in son çeyreğinde tamamlanacak.  Yüzde 81’i Doğuş, kalanı Bilgili ortaklığıyla yapılacak projeyle ilgili konuşan Doğuş grubunun Başkanı Ferit Şahenk, ‘eşsiz İstanbul'’un simgesel projesi olacak’ dediği Galataport’un finansmanının Türkiye’nin gücüne inancın en önemli göstergesi olduğunu söyledi. Şahenk, “Finansmanın 6 Türk bankası tarafından sağlanması çok önemli. Ölçek, 14 yıllık vade bizlerin ve finans sektörünün gücü bakımından önemli. Memleketimize bugün, dünden daha çok güveniyoruz” dedi. 5 bin kişilik istihdam Galataport’un Karaköy’ün tarihi ve mimari yapısına uygun olacağını belirten Şahenk, projedeki iki hedefini de açıkladı: “İlk olarak 200 yıldır İstanbul halkının erişimine kapalı olan rıhtım ve deniz kenarı 1.2 kilometre boyunca halka açılacak ve sahil şeridi bir yürüyüş yolu haline getirilecek. İkinci olarak kruvaziyer turizminde İstanbul hak ettiği yere yükselecek.” Bilgili Holding'in Başkanı Serdar Bilgili ise, projenin İstanbul’un tüm sosyal yaşantısını değiştireceğini söyledi.    Finansman, 3,5 yıl anapara geri ödemesiz yatırım dönemi olmak üzere toplam 14 yıl vadeli olarak imzalandı. Toplam 4.5 milyar liralık yatırım planlanan Galataport’un, proje aşamasında 5 bin, proje tamamlanıp hayata geçtiğinde ise 4.500 kişiye istihdam sağlaması öngörülüyor. Finansman yapısı, Yapı Kredi 275 milyon euro, Garanti Bankası 255 milyon euro, İş Bankası 150 milyon euro, Ziraat Bankası 130 milyon euro, TSKB 110 milyon euro, Finansbank 100 milyon euro şeklinde oluştu. Doğuş Grubu CEO'su Hüsnü Akhan, Galataport’un yılda 3 milyon kruvaziyer yolcu olmak üzere 7 milyon yabancı ziyaretçiyle, ülkenin turizm gelirlerine 5 milyar lira civarında katkı sağlayacağı öngörüsünde bulundu.  30 bin metrekare ‘yeşil alan’ olacak - 200 adet yeme-içme ve mağaza noktası olacak. - Kiralanabilir alanın büyüklüğü 45 bin metrekare. - Ofis alanları 40 bin metrekare. - Proje toplam 112 bin metrekarelik planlama alanına sahip. - 1.200 metre uzunluğunda bir rıhtım kurulacak. - Projede 30 bin metrekarelik bölüm yeşil alana ayrılacak. - Kamuoyunda “Galataport” olarak bilinen Salı Pazarı Kurvaziyer Limanı Projesi, Karaköy Rıhtımı’ndan Mimar Sinan Üniversitesi Fındıklı Kampüsü’ne kadar uzanan 1.2 kilometrelik sahil şeridini, 112 bin 147 metrekarelik alanı kapsıyor.  - Bu alandaki tüm binaların turistik ve ticari amaçlarla onarılması ya da yıkılarak yeni binalara yer açılması amaçlanıyor.  - Doğuş Grubu ihaleyi 702 milyon dolara tek başına almıştı. Ardından Bilgili grubu ile ortaklığa gidilmişti. Ünlü, The Peninsula Türkiye yolcusu Hong Kong kökenli The Peninsula Hotels Grubu ile projede, Karaköy tarafındaki tarihi binalar için bir anlaşma yapıldı. Bu ortaklık kapsamında sadece işletme değil aynı zamanda Salıpazarı Liman İşletmeciliği ile birlikte 500 milyon liralık bir yatırım yapacaklar. Böylece doğrudan yabancı yatırım da söz konusu olacak. Yapı Kredi Bankası Genel Müdürü Faik Açıkalın  En büyük finansör olarak yer almaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. Bizler Türkiye’nin parlak ve güçlü geleceğine yürekten inanıyoruz. Finansbank Yönetim Kurulu Bşk. Ömer Aras Olağanüstü dönemde bu olağanüstü projeyi finanse etmekten banka olarak gurur duyuyoruz. İstanbul’da böyle bir yerin ikincisi yok. Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın Biz ülkeye güvenenlere güvenmeye devam ediyoruz. Türk bankacılık sektörü çok önemli sınavları başarıyla veriyor. Vermeye devam edecek.    İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali Gerek turizm, gerekse sosyal doku açısından Galataport çok önemli bir proje. Daha da önemlisi zamanlaması. Bu dönemin sembol işi olacak. Garanti Bankası Genel Müdürü Ali Fuat Erbil İlk günden elini taşın altına koyan her zaman yerli bankalar olur. Biz de Türk bankaları olarak projelere destek olmaya devam edeceğiz. TSKB Genel Müdürü Suat İnce Projede bulunmaktan onur duyuyoruz. Bulunduğu bölgeye yapılacak yatırımları hayal edince ayrı bir heyecan duydum.   Kaynak: www.milliyet.com.tr
Devamını Oku
Standard Post with Image

Putin: "Yapılacak çok şey var"

Çin'de G20 Zirvesi'nde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir araya gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, charter seferlerinin yeniden başlamasıyla ilgili olarak Rus lidere teşekkür etti.  G20 Zirvesi için Çin’in Hangzhou kentinde bulunan Putin ve Erdoğan’ın görüşmesi, cumartesi günü TSİ 18.10’da başladı.  Görüşmenin basına açık bölümünde konuşan Putin, "Yaptığımız son telefon görüşmesinde, daha önce alınan kararların beklenenden yavaş uygulandığını söylediniz. Özellikle charter seferleriyle ilgili anlaşmanın yerine getirilmediğini ifade ettiniz. Sizin de gördüğünüz gibi Rusya hükümeti, 28 Ağustos'ta yasağı kaldıran kararnameyi imzaladı ve Rus turistleri taşıyan ilk charter uçağı Türkiye'ye uçtu" dedi.   Putin'e "Evet, gerçekten de dün charter seferleri başladı ve ilk uçak Türkiye'ye geldi" sözleriyle yanıt veren Erdoğan, Rus lidere teşekkürlerini sundu.  PUTİN: TAM KAPSAMLI İŞ BİRLİĞİ İÇİN YAPILACAK ÇOK ŞEY VAR  İki ülke arasındaki iş birliğinin tam kapsamlı olarak yeniden başlaması için yapılacak çok şey bulunduğunu kaydeden Putin, bugün Erdoğan ile bu konuları ele alacaklarını belirtti. Erdoğan ise enerji alanındaki konuların masaya yatırılacağını ifade etti. Cumhurbaşkanı, enerji alanda birtakım ilerlemeler kaydedildiğini anımsatarak, gelinen noktanın daha da ilerisine gitmek için atılması gereken adımlar bulunduğunu vurguladı. İki lider 9 Ağustos'ta St. Petersburg'da bir araya gelmiş, 26 Ağustos'ta da telefonda görüşmüştü.  Kaynak:www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Putin 11 Ekim'de İstanbul'da

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in olası Türkiye ziyareti ile ilgili ayrıntılar belli olmaya başladı. Putin'in 11 Ekim'de İstanbul'a gelmesi, hem Dünya Enerji Kongresi'ne katılması, hem de Türkiye-Rusya Karma Ekonomik Komisyon (KEK) toplantısı kapsamında Türk iş dünyası ile buluşması planlanıyor.   Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak  yaptığı son açıklamada Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in de Dünya Enerji Kongresi'ne katılacağını söyledi.  Böylece Putin'in Türkiye gezisi ile ilgili ilk kez resmi bir ağızdan açıklama ve teyit geldi. Albayrak açıklamasında kongre sırasında Türk Akımı doğal gaz boru hattı projesi konusunda gelişmeler yaşanabileceğine dikkat çekti. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak şunları söyledi: "23. Dünya Enerji Kongresi çok önemli bir organizasyon. Bu kongrede 'iki taraf olumlu adım atılabilir mi?' ile ilgili müzakereler devam ediyor. Şahsi kanaatim, önümüzdeki hafta İstanbul'da yapılacak enerji kongresine kadar önemli bir mesafe kat edeceğimiz yönünde." 9-13 Ekim tarihlerinde  Enerji Bakanlığı'nın ev sahipliğinde İstanbul'da gerçekleşecek olan kongre, enerji sektörünün en önemli oyuncularını buluşturacak. İran ve Suudi Arabistan enerji bakanlarının aralarında bulunduğu 60 devlet bakanın katılacağı kongreye Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in de katılacağı duyuruldu. İstanbul Kongre Merkezi ve Lütfi Kırdar Kongre Merkezi'nde düzenlenecek kongreye 100 ülkeden 60 devlet başkanı, enerji bakanı ve CEO katılacak. Konuşmacılar arasında Suudi Arabistan Enerji, Endüstri ve Doğal Kaynaklar Bakanı Khalid Al-Falih, İran Enerji Bakanı Hamid Chitchian, BP Grup Şirket İcra Kurulu Başkanı Bob Dudley, ayrıca Saudi Aramco, Gazprom, Shell, Total, Socar, Lukoil, OMV, EDF, EnBW, ENGIE, E.ON CEO'ları ile Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol bulunuyor. Bu arada Putin'in İstanbul gezisi planında 10-11 Ekim’de İstanbul’da yapılacak Karma Ekonomik Komisyon (KEK) toplantısıın da olduğu bildiriliyor. Kremlin Basın Sözcüsü Dmitriy Peskov da Putin’in ziyaretini konusunda “Tüm hazırlıklar tamamlandığında gerekli açıklamayı yapacağız” ifadelerini kullandı. Putin ve Erdoğan, St.Petersburg’ta ilişkilerin normalleşmesi sürecini başlatmışlardı. Putin, Türkiye’ye son olarak, 2015 yılı Kasım ayında G20 için gelmişti" denildi. Bu arada Dış Ekonomik İlişkiler Konseyi (DEİK) tarafından yapılan açıklamaya göre, Karma Ekonomik Komisyon (KEK) toplantısına  12 Ekim Çarşamba günü Intercontinental İstanbul otelinde yapılacak.  Kaynak: www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Petrole ve rubleye Putin dopingi: "Üretimi kısacağız" dedi, petrol 53 dolara koştu!

Petrol piyasaları Putin'in İstanbyul'daki Enerji Zirvesi'nde yaptığı konuşma ile çalkalandı. Putin'in konuşmasında, Rusya adına ilk kez ve açıkça  "Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ülkelerinin aldığı petrol üretimini kısma kararına Rusya'nın da katılacağını" açıklaması sonrası Brent petrolünün varil fiyatı bu yıl ilk kez 53,2 doların üzerine çıktı. Dolar da uzun aradan sonra 61 dolarlı rakamı görüp, 61,9 rubleye indi. Euroa de 69,1 rubleye indi. Putin Dünya Enerji Kongresi'nde yaptığı konuşmada OPEC ülkelerinin eylülde Cezayir'de yapılan toplantıda sekiz yıl aradan sonra ilk kez aldıkları üretimi azaltma kararına gönderme yapıp, Sputnik'in aktardığına göre şunları söylemişti: "Rusya petrol üretimini sınırlandırmak için alınacak ortak önlemlere katılmaya hazır ve diğer petrol üreticilerini de aynısını yapmaya davet ediyor. Petrol üretiminin dondurulması muhtemelen enerji piyasalarında istikrarı korumak için yapılacak tek doğru şey." OPEC ülkelerinin Cezayir'de aldıkları kararın ayrıntılarını kasım ayında yapılacak toplantıda açıklamaları bekleniyor. Kaynak:www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD ‘Rekabetçi Sektörler’ Programına Katıldı

Rekabetçi Sektörler Programı 12 Ekim Çarşamba günü Swiss Otel’de gerçekleştirildi. Etkinliğe LASİAD adına; Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak katıldı. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından uygulanan program Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü’nün açılış konuşmasıyla başladı. Program kapsamında; imalat sanayisinde dönüşüm, hizmetler ve yaratıcı endüstriler, AR-GE ve yenilikçilik, teknoloji transferi ve ticarileşme ekseninde geliştirilecek projeler ve projelere yapılacak desteklerin hangi alanlarda geliştirileceği konuşuldu. Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti eş finansmanıyla gerçekleştirilen, 81 ili kapsayacak program 2007-2013 yıllarını içeren birinci döneminde, Türkiye’nin görece daha az gelişmiş 43 ilinde uygulandı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD Alleather-IDF Lansmanı’ndaydı

‘Deri’de Yüksek Ritm’ mottosuyla, Türkiye Deri Vakfı ve UBM işbirliğiyle düzenlenecek Alleather – IDF İstanbul Deri Fuarı’nın tanıtım toplantısı 17 Ekim Pazartesi günü Ataköy Sheraton Otel’de gerçekleşti. Türk ekonomisi içinde katma değeri yüksek sektörler arasında önemli bir ayrıcalığa sahip olan deri sektörünün dünya pazarına açılan kapısı niteliğinde olacak fuarın tanıtım toplantısına, LASİAD adına; Yönetim Kurulu Üyeleri Tarık Nayman ve Turan Yavuz katılım gösterdi. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi’nin açış konuşması ile başlayan etkinlik Türkiye Deri Vakfı (TÜRDEV) Başkanı Kıyasettin Temuçin, fuar şirketi UBM EMEA (İstanbul) Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Tığlıoğlu ve sektör temsilcilerinin konuşmaları ile devam etti. Fuar 1-3 Şubat 2017 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde yapılacak.
Devamını Oku
Standard Post with Image

ŞİÖ mü, yoksa AEB mi?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) yerine Şanghay İşbirliği Örgütü'ne (ŞİÖ) üye olabileceğine dair açıklamasının ardından başlayan ŞİÖ tartışmalarında asıl "AB muadili" kurumun Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) olduğu yorumları öne çıkıyor.  Konuyu yakından izleyenler, "ŞİÖ tam olmasa da, bir ölçüde güvenlik temelli bir anlaşma olarak NATO ile karşılaştırılabilir. Ama eğer AB'nin karşılığı olarak Rusya ile birlikte hareket edilecek bir Avrasya platformu kast ediliyorsa o zaman Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) anlaşılmalı" değerlendirmesini yapıyor. Erdoğan konuyu şu sözlerle gündeme taşımıştı: "Mesela, “Şanghay 5’lisi içerisinde Türkiye niye olmasın?” diyorum. Bunu sayın Putin’e olsun, Nazarbayev’e olsun, şu anda Şanghay 5’lisinin içerisinde olanlara da söyledim. Başlangıçta 5 ülkenin kurduğu Şanghay İşbirliği Örgütü’ne daha sonra Özbekistan, Pakistan, Hindistan gibi ülkeler de dahil oldu. İran da girmek istiyor. Sayın Putin, “Bunu değerlendiriyoruz” gibi bir ifade de kullandı. Temenni ederim ki orada olumlu bir gelişme olması halinde, yani Türkiye’nin Şanghay 5’lisi içerisinde yer alması, bu konuda çok daha rahat hareket etmesini sağlayacaktır diye düşünüyorum.” BBC Türkçe'den Onur Erem, uzman görüşlerine dayanarak konuyu analiz attiği yazıda şu değerlendirmeyi yaptı: "AB'nin ekonomi, politika, güvenlik ve insan hakları konusunda bağlayıcı bir müktesebatı, üye ülkelerden parlamenterlerin temsil ediği ve yasama gücü bulunan bir meclisi, mahkemesi, marşı ve tüm üye ülkelerin bayraklarının yanında kullandığı bir bayrağı bulunurken bunlar ŞİÖ'de mevcut değil. AB'nin üye ülkeleri arasında insan, sermaye ve ürünlerin serbest dolaşımı bulunurken ŞİÖ'de bunlar da yok. AB, diğer ülkelerle de serbest ticaret anlaşması imzalayabilirken ŞİÖ üyeleri kendi aralarında bile serbest ticaret anlaşmasına sahip değil. ŞİÖ'ye kıyasla, AB'ye daha çok benzeyen Asya örgütü ise Avrasya Ekonomik Birliği (AEB). Rusya, Kazakistan, Ermenistan, Belarus ve Kırgızistan'ın üye olduğu AEB'de insan, sermaye ve ürünlerin serbest dolaşımı bulunuyor. 2013 yılında "Türkiye hem NATO üyesi, hem de ABD'nin en yakın müttefiklerinden. ŞİÖ üyelerinin bu şartlarda Türkiye'yi tam üyeliğe kabul etmesi mümkün değil" diyen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in danışmanı Sergey Markov, bu yüzden Türkiye'nin ŞİÖ'ye değil AEB'ye üye olabileceğini söylemişti. Kazakistan lideri Nursultan Nazarbayev de 2014 yılında Türkiye'yi AEB üyeliğine davet etmişti." PUTİN DE DEĞİNMİŞTİ 2014 Aralık sonundan Kremlin Sarayı’nda yapılan Avrasya Ekonomik Yüksek Konseyi Toplantısında  Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Belarus Devlet Başkanı Aleksander Lukaşenko, Kırgızistan Devlet Başkanı Almazbek Atambayev, Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev ve Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan buluşmuştu. Toplantıda konuşan Rusya Devlet Başkanı Putin, "Ulaşılan noktada durmak tabii ki doğru olmaz. Geleceğe yönelik yeni büyük hedeflerimiz var" demişti. Putin devamında,  başka ülkelerin de birliğe ilgi duyduğuna işaret ederek, “Vietnam’la serbest ticaret sözleşmesi projesine hazırlık için final aşamasına gelindi. Türkiye, Hindistan ve İsrail ile de benzer sözleşmeler üzerinde çalışmalar yapılıyor” dedi.  Rusya resmi haber ajansı Sputnik, bu sözleri şöyle yorumlamıştı: "Türkiye önce de Avrasya Ekonomik Birliği ile işbirliği veya üyelik ihtimalini dile getirmişti. Başta Türkiye’nin bu isteği Türkiye’nin AB üyelik sürecini hızlandırmak amacıyla AB’ye baskı yapma çabası olarak algılanmıştı. Ama sonra Ankara daha pragmatik yaklaşım sergilemeye başladı. Türkiye Ukrayna’daki kriz yüzünden uygulanan Rusya karşıtı yaptırımlara katılmayı reddetti, Rusya ile ticari-ekonomik işbirliğini genişleterek karşılıklı ödemelerde ulusal para birimlerini kullanmaya hazır olduğunu açıkladı. 1 Aralık’ta gerçekleşen Rusya Devlet Başkanı Putin’in Türkiye ziyareti sırasında Güney Akım boru hattının rotasının değiştirilip Türkiye üzerinden geçeceği açıklanmıştı. Ayrıca Avrasya Ekonomik Birliği ile işbirliği Türkiye için ticari-ekonomik alanda çok büyük fırsatlar tanıyacak. Türk işadamları faaliyetlerini uluslararası ticaret şartlarına göre yürütebilecekler. Ayrıca Avrasya Birliği’nin üyelerinin Türkiye’den AB ile Avrasya Ekonomik Birliği arasında seçim yapmasını talep etmemeleri önemlidir. İleride iki birliğin mutlaka işbirliğini yapması gerekecek. Bütün bunlar Türkiye’nin Avrasya Ekonomik Birliği ile işbirliği için hazırlanan yol haritasında yansıtılacak." TARİHÇESİ 1994'te ilk kez Kazak lider Nazarayev tarafından dile getirilen "ortak pazar" fikri sonucunda Avrasya Ekonomik Birliği'nin (AEB) hukuki temeli, 29 Mayıs 2014'te Belarus, Kazakistan ve Rusya liderleri tarafından imzalanan bir antlaşma ile atılmıştı. AEB'ye Ermenistan'ı dahil eden antlaşma 9 Ekim 2014'te imzalandı. Birlik resmen 1 Ocak 2015'te kuruldu.  Kırgızistan'ın Avrasya Birliği'ne tam üyeliği de 1 Mayıs 2015 tarihinden itibaren geçerliliğini kazandı. Böylece bu ülkeler gümrüksüz "ortak pazar" uygulamasına geçti. Beş soruda Şanghay İşbirliği Örgütü Onur Erem, BBC Türkçe'ye derledi: 1. Şanghay İşbirliği Örgütü nedir? ŞİÖ, bölgesel bir işbirliği örgütü. Ana işbirliği konusu güvenlik olan ŞİÖ, ilk olarak 1996'da Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan tarafından "Şanghay Beşlisi" adıyla kuruldu. 2001'de Özbekistan'ın da katılmasının ardından adını Şanghay İşbirliği Örgütü olarak değiştirdi. Örgütün uluslararası yapısında düzenli olarak toplanan Devlet Başkanları Konseyi ve Hükümet Başkanları Konseyi'nin yanı sıra sekretarya, Bölgesel Anti-Terör Yapısı, Dışişleri Bakanları Konseyi gibi yapılar yer alıyor. Örgütün sekretaryası Çin'in başkenti Pekin'de, "Bölgesel Terörle Mücadele Kuruluşu" ise Özbekistan'ın başkenti Taşkent'te bulunuyor. Bugün örgütün 6 üyesinin yanı sıra 6 gözlemcisi ve 6 "diyalog ortağı" bulunuyor. Gözlemciler; Afganistan, Belarus, Hindistan, İran, Moğolistan ve Pakistan. 2006 yılında üyelik başvurusu yapan Pakistan ve 2014 yılında üyelik başvurusu yapan Hindistan'ın 2017'de ŞİÖ'ye üye olmaları bekleniyor. Örgütün diyalog ortakları ise Ermenistan, Azerbaycan, Kamboçya, Nepal, Sri Lanka ve Türkiye. ŞİÖ üyesi 6 ülke, dünya nüfusunun yaklaşık çeyreğini oluşturuyor. Buna gözlemciler ve diyalog ortakları da eklendiğinde ŞİÖ, dünya nüfusunun yaklaşık yarısını içeriyor. ŞİÖ üyesi 6 ülke, dünya nüfusunun yaklaşık çeyreğini oluşturuyor.   2. Hangi amaçla kuruldu? Hükümetler arası bir kurum olan ŞİÖ'nün kuruluşunda Çin ve Rusya'nın Asya'da güvenlik üzerine işbirliği yapma amacı bulunuyordu. Örgütün güvenlik konusundaki endişelerinden biri, Orta Asya'daki İslamcı örgütler ve uyuşturucu ticaretiydi. ŞİÖ üyeleri, bunlara karşı birbirileriyle istihbarat paylaşımında bulunuyor, ortak askeri tatbikat düzenliyor, "suçluları" birbirlerine iade ediyor. Örgüt, Rusya ve Çin'in Orta Asya'ya yönelik politikalarını koordine etmenin bir aracı olma özelliği taşıyor. Askeri bir ittifak ise değil. Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü'nün eski direktörü Bates Gill'e göre örgütün kuruluşunda Rusya ve Çin'in ABD'nin Asya'daki olası müdahalelerine karşı ortak hareket etme isteği de vardı. Gill, Brookings Enstitüsü için yazdığı makalede, örgüte üye ülkelerin imzaladığı anlaşmalarda yer alan "Diğer ülkelerin iç işlerine 'insani müdahale' veya 'insan haklarını koruma' gerekçesiyle yapılacak müdahalelere karşı çıkmak ile ülkelerin güvenlik meselelerinde birbirlerine yardım etmesi" ifadelerinin bunun kanıtı olduğunu söylemişti. Şangay İşbirliği Örgütü Batı'ya rakip mi? Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu Doğu Avrupa ve Orta Asya Direktörü Sacha Koulaeva ise ŞİÖ'yü "içe kapalı otoriter ülkeler kulübü" olarak tanımlıyor. Sacha Koulaeva, "Ülkelerin gizli servisleri diğer ülkere engellenmeden girip, hatta girdikleri ülkenin güvenlik güçlerinden yardım alarak 'suçlu' ilan ettikleri kişileri alıp geri götürebiliyorlar" diyor.   3. AB'den ne farkı var? Avrupa Birliği, üye ülkelerin üzerinde yer alan bir hükümetler üstü yapıyken ŞİÖ, işbirliği için kurulmuş hükümetler arası bir yapı özelliği taşıyor. AB'nin ekonomi, politika, güvenlik ve insan hakları konusunda bağlayıcı bir müktesebatı, üye ülkelerden parlamenterlerin temsil ediği ve yasama gücü bulunan bir meclisi, mahkemesi, marşı ve tüm üye ülkelerin bayraklarının yanında kullandığı bir bayrağı bulunurken bunlar ŞİÖ'de mevcut değil. AB'nin üye ülkeleri arasında insan, sermaye ve ürünlerin serbest dolaşımı bulunurken ŞİÖ'de bunlar da yok. AB, diğer ülkelerle de serbest ticaret anlaşması imzalayabilirken ŞİÖ üyeleri kendi aralarında bile serbest ticaret anlaşmasına sahip değil. ŞİÖ'ye kıyasla, AB'ye daha çok benzeyen Asya örgütü ise Avrasya Ekonomik Birliği (AEB). Rusya, Kazakistan, Ermenistan, Belarus ve Kırgızistan'ın üye olduğu AEB'de insan, sermaye ve ürünlerin serbest dolaşımı bulunuyor. 2013 yılında "Türkiye hem NATO üyesi, hem de ABD'nin en yakın müttefiklerinden. ŞİÖ üyelerinin bu şartlarda Türkiye'yi tam üyeliğe kabul etmesi mümkün değil" diyen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in danışmanı Sergey Markov, bu yüzden Türkiye'nin ŞİÖ'ye değil AEB'ye üye olabileceğini söylemişti. Kazakistan lideri Nursultan Nazarbayev de 2014 yılında Türkiye'yi AEB üyeliğine davet etmişti.   4. Neden Türkiye'nin gündeminde? Türkiye 2011 yılındaki başvurusunun ardından 2013'te ŞİÖ'nün diyalog ortağı konumuna gelmişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan bu tarihten sonra hem başbakanlığı hem de cumhurbaşkanlığı döneminde pek çok defa Türkiye'nin Şanghay İşbirliği Örgütü'ne üye olarak kabul edilmesi karşılığında AB'ye tam üyelik başvurusunu geri çekebileceğini açıklamıştı. Erdoğan'ın, son olarak geçen hafta "Türkiye bir defa kendini rahat hissetmeli. 'Benim için varsa, yoksa Avrupa Birliği' dememeli. Mesela, 'Şanghay Beşlisi içerisinde Türkiye niye olmasın?' diyorum. Temenni ederim ki orada olumlu bir gelişme olması halinde, yani Türkiye'nin Şanghay Beşlisi içerisinde yer alması, bu konuda çok daha rahat hareket etmesini sağlayacaktır diye düşünüyorum" açıklaması üzerine ŞİÖ üyeliği tekrardan gündem oldu.   5. Türkiye için AB'nin alternatifi olabilir mi? Peki ŞİÖ, Türkiye için AB'nin alternatifi olabilir mi? Avrupa Birliği ve Küresel Araştırmalar Derneği Başkan Yardımcısı Can Baydarol'a göre bu sorunun cevabı "Hayır". AB'nin kendine özgü bir entegrasyon süreci olduğunu, ŞİÖ'nün ise ekonomiden ziyade siyasetle ilgili ve NATO'ya alternatif olabilecek bir oluşum olduğunu söyleyen Baydarol, "Erdoğan'ın bu konudaki mesajı ŞİÖ'nün AB'ye alternatif olarak görülmesini değil, Erdoğan'ın Batı dünyasına bir alternatif arayışını ifade ediyor, NATO'yu tartışma haline getiriyor" diyor. Erdoğan'ın bugün NATO Parlamenterler Meclisi toplantısında ittifak üyelerine sert mesajlar verdiğini hatırlatan Baydarol, "Türkiye'nin Batı'yla entegrasyonu bırakıp ŞİÖ üyeliği yoluna girmesi çok çok zor. Türkiye'nin ekonomisi Batı'yla entegre. Bunu koparıp da yerine kısa vadede, hele böyle bir konjonktürde bir alternatif bulması olası gözükmüyor" uyarısında bulunuyor. Baydarol, NATO ile Rusya arasında gerginlik tırmanırken böyle mesajlar vermenin Türkiye için riskler taşıdığını düşünüyor: "Rusya ve NATO Ukrayna'da silahlarını birbirine çeviriyor. Türkiye eğer Rusya'nın kampına girerse Batı da silahlarını Türkiye'ye çevirir." Baydarol, Avrupa Birliği müktesebatının bir AB üyesinin ŞİÖ üyesi olmasına imkan tanımadığını, bu açıdan yasal ve teknik engeller olduğunu belirtirken "Batı dünyası içindeyseniz Çin ve Rusya ile yanyana yer alamazsınız" diyor. Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) Ekonomi Araştırmaları Direktörü Sadık Ünay ise ŞİÖ'yü Türkiye için AB'ye karşı hem siyasi hem de ekonomik olarak önemli bir denge unsuru olarak görüyor. ŞİÖ'nün siyasi olarak AB'nin net bir alternatifi olmadığını belirten Ünay, "ŞİÖ enerji güvenliği ve lojistik bağlantılar açısından yükselen Asya'yı temsil ettiği için, içinde dünya ekonomisinin yükselen güçleri olduğu için dünya sisteminin temel ekseninin kaymakta olduğu bir yörüngeyi temsil ediyor" diyor. Ünay'a göre Türkiye-AB ilişkisinin bozulduğu bir dönemde Türkiye'nin, yükselen bir ekonomi olarak diğer ekonomilerle yakın ilişkiler geliştirmesi anlaşılır bir tutum: "AB ile hem ekonomik hem de siyasi sorunlar yaşanıyor. Gümrük Birliği'nin mevcut yapısı Türkiye'nin dış politikasını istediği gibi dizayn etmesine engel oluyor. "Siyaseten de AB'den son dönemde terörle mücadele ve mülteci sorununda Türkiye'nin beklentilerinden uzak açıklamalar geliyor. "Üstelik kıtada aşırı sağ yükseliyor, Türkiye ve Erdoğan karşıtı, İslamofobik yaklaşımlar yükselişe geçiyor". Türkiye'nin ŞİÖ üyeliğinin Avrupa çıpasını tamamen terk etmek ve doğuya yönelik bir eksen kayması değil bir dengeleme olacağını söyleyen Ünay, "Türkiye AB ile ilişkileri kesmeden ŞİÖ üyesi olabilir" diyor ve ekliyor: "Türkiye-AB ilişkisi her zaman bir şekilde devam edecektir. Ama Türkiye'nin Asya'daki pazarlara erişimi açısından böyle açılımlara da ihtiyacı var". Kaynak:www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Uzmanlar tartışıyor: "Şanghay üyeliğinin Türkiye'ye ekonomik katkısı olur mu?"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamalarıyla Şanghay İşbirliği Örgütü'ne (ŞİÖ) üyelik konusu tekrar gündemde. Ekonomik açıdan da tartışılan ŞİÖ hakkındaki genel kanı, Türkiye'ye ticari ilişkiler açısından yeni bir vizyon vaat etmediği yönünde. Özge Özdemir, BBC Türkçe için derledi: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) yerine ŞİÖ'ye üye olabileceğini söylemiş; ŞİÖ üyeleri Çin ve Rusya'dan da bu yönde olumlu sinyaller gelmişti. Bölgesel bir işbirliği örgütü olan ŞİÖ'nün üyeleri, Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan ve Özbekistan. Örgütün, bugün altı üyesinin yanı sıra altı gözlemcisi ve Türkiye'nin de içinde bulunduğu altı "diyalog ortağı" bulunuyor. "Şanghay İşbirliği Örgütü, Türkiye'nin ticari ilişkilerine merhem olur mu?" sorusuyla ilgili uzmanların ilk çekincesi, örgütün yapısıyla ilgili olarak geliyor. BBC Türkçe'ye konuşan Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi Asya Çalışmaları Uzmanı Dr. Altay Atlı, örgütün ilk amacının "güvenlik ve terörizmle mücadele" konularında işbirliği olduğunu vurguluyor. Ancak Atlı'ya göre örgüt son zamanlarda Çin ve Rusya ekonomilerinin zora girmesi dolayısıyla ekonomik işbirliğine de yönelmiş durumda: "Ekonomisi petrol ve doğalgaz fiyatlarına aşırı derecede bağımlı olan Rusya, bir yandan fiyatların düşük seyretmesi, diğer yandan Avrupa'nın uyguladığı yaptırımlarla karşı karşıya kalması nedeniyle ekonomik bir darboğaza girdi. Çin ise ihracat ve yatırıma dayalı bir kalkınma modelinden iç tüketim ve yüksek katma değere dayalı bir modele geçmek için çaba gösteriyor ve bu süreçte ekonomik büyümesi hız kesiyor." Atlı, Pekin ve Moskova'nın bu yüzden ekonomik işbirliği projelerine giriştiğini belirtiyor. BBC Türkçe'nin sorularını yanıtlayan Enerji Piyasaları ve Politikaları Enstitüsü (EPPEN) Başkanı Dr. Volkan Özdemir ise örgütün ekonomik bir işbirliği değil, siyasi bir ittifak olduğuna dikkat çekiyor. Volkan Özdemir bu görüşünü, "Her şeyden önce ŞİÖ, gelişim sürecini henüz tamamlamamış olan ve iktisadi işbirliğinden ziyade üye ülkeler arası terörizmle mücadele, kaçakçılık, köktencilik gibi konularda siyasi ittifakın varolduğu uluslararası bir örgüttür" sözleriyle açıklıyor. Özdemir ayrıca, "NATO üyesi bir ülkenin resmi üyeliği söz konusu olamayacağı ve iktisadi birliktelik olmaması hasebiyle Türkiye'ye ek bir ticari fırsat oluşturmayacağını iddia edebiliriz" açıklamasında bulunuyor.   'Çin ile dengeli bir ticari ilişki kurulmalı' Türkiye'nin Çin ve Rusya ile ticari ilişkilerine baktığımızda büyük bir dengesizlik göze çarpıyor. Türkiye ile Çin arasındaki ticaret dengesi, Türkiye aleyhine işliyor. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerine göre 2016 Ocak-Eylül döneminde Türkiye'nin en büyük ithalat ortağı Çin. Türkiye, Çin'den 19,3 milyar dolarlık bir ithalat gerçekleştirirken ihracatı 1,5 milyar dolar seviyesinde. Asya uzmanı akademisyen Atlı da Çin ile ticaret açığının büyüklüğüne vurgu yaparak, "Sattığımız her bir dolarlık mal karşılığında bu ülkeden on doların üzerinde alım yapıyoruz. Çin ile açığı kapatamayız, ancak daha dengeli bir ekonomik ilişki kurabiliriz" açıklamasında bulunuyor.   'Rusya ile güven tesis edilmeli' Rusya ile de özellikle uçak krizinin ardından ticari dengesizliğin büyüdüğü fark ediliyor. TÜİK verilerine göre, Türkiye'nin 2016'nın Ocak-Eylül döneminde Rusya'ya ihracatı yaklaşık 1,2 milyar dolar iken bu ülkeden yapılan ithalat 11,3 milyar dolar seviyesinde. Türkiye sınırları içinde bir Rus uçağının 24 Kasım 2015'te düşürülmesinin ardından iki ülke ilişkileri neredeyse durma noktasına gelmişti. Rusya'nın Türkiye'ye uyguladığı ekonomik yaptırımlar ticari ilişkilere zarar verirken, normalleşme süreci kurulan diplomatik temasların ardından bu yılın ikinci yarısında başlamıştı. Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi Asya Çalışmaları'ndan Atlı'ya göre Türkiye ve Rusya arasında ekonomik ilişkileri iyileştirmek için güveni tesis etmek önemli bir yer tutuyor. Atlı, Rusya'dan doğalgaz alan ve Rusya'ya gıda ürünleri ve inşaat hizmetleri ihracatı yapan Türkiye için Rusya'nın önemli bir ticari ortak olduğunu vurguluyor. Rus lider Vladimir Putin, iki ülke ilişkilerinin normalleşme sürecine girmesinin ardından 10 Ekim'de Türkiye'yi ziyaret ederek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la bir basın toplantısı düzenledi. Atlı, "Uçak krizinden sonra, ekonomik yaptırımların da uygulanmasıyla büyüyen kriz, iki tarafa da ekonomik anlamda zarar verdi. Türkiye, turizm ve gıda pazarlarını kaybederken, Türkiye'den alım yapmamak Rusya'da enflasyonu tetikleyen bir etki yarattı" diyor.   'Türkiye, Avrasya Ekonomik Birliği'ne katılmalı' EPPEN Başkanı Dr. Volkan Özdemir ise ŞİÖ yerine Çin ve Rusya'nın başını çektiği farklı projelere yönelmenin daha iyi olacağı görüşünde. Özdemir, "Çin dünya ölçeğinde üretim ekonomisiyle mallarını pazarlara daha kolay ve çeşitli yollarla aktaracak başta Yeni İpek Yolu gibi projelere odaklanmaktadır" açıklanmasında bulunarak Çin ve Rusya arasındaki ticari vizyon farkına dikkati çekiyor. ŞİÖ'de kalkınma bankası ya da serbest ticaret bölgesinin kurulmasını uzak bir ihtimal olarak gören Özdemir, "Çin'in geliştirdiği ve odağında enerji ile ulaşım projeleri yer alan Yeni İpek Yolu'na aktif katılım Türkiye'ye yarar sağlar. Rusya ise ağırlığını daha çok Avrasya Ekonomik Birliği'ne vermektedir" diyor. Bu yüzden Özdemir'e göre Türkiye'nin Avrasya Ekonomik Birliği'ne katılımı daha pozitif olur. Ermenistan, Belarus, Kazakistan, Kırgızistan ve Rusya'nın üye olduğu bölgesel ve ekonomik bir işbirliğini temel alan Avrasya Ekonomik Birliği, 2014'te kuruldu. Üye ülkeler arasında bir serbest ticaret bölgesi yaratıldı. Özdemir, "Türkiye'nin bu birliğe katılımı mevcut üye ülkelere göre rekabetçi üretim yapısı nedeniyle kendisi için yararlı. Bu ülkelerle yapılacak gümrüksüz ticarette ihracatımız ithalatımıza oranla kat ve kat artacaktır. Bunun nedeni başta Rusya olmak üzere üye ülkelerin ihracatının enerjiye dayanması ve bunun zaten tarafımızca şu anda da ithal edilmesidir" diyor.   'ŞİÖ üyeliği, projelerde avantaj yaratabilir' Çin ve Rusya ile ticari ilişkilerin geliştirilmesi için Dr. Atlı halihazırda sürdürülen işbirliklerinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. "Rusya'nın başı çektiği 'Avrasya Ekonomik Topluluğu' ve Çin'in büyük yatırımlar yaptığı, Yeni İpek Yolu olarak da adlandırdığımız 'Bir Kuşak, Bir Yol' projesi oldukça iddialı; bu projeler özellikle Orta Asya'da coğrafi anlamda örtüşüyor" diyen Atlı, Türkiye'nin bu projelerde önemli roller üstlendiğine dikkati çekiyor. "Rusya ve Orta Asya'da Türkiye'nin büyük yatırımları ve inşaat projeleri var" açıklamasında bulunan Atlı, Türkiye ve Çin arasında altyapı konusunda ortak girişimlerin artacağı görüşünde. Atlı'ya göre Türkiye'nin ŞİÖ üyeliği bu projelerde Türkiye'yi avantajlı bir konuma geçirebilir.   'AB'ye alternatif olamaz' Diğer yandan iki uzman da Şanghay İşbirliği Örgütü'nün ticaret açısından Avrupa Birliği'ne alternatif oluşturamayacağını söylüyor. Türkiye'nin AB ile ticaret hacminin büyüklüğü ve gümrük birliği anlaşması göz önünde bulundurulduğunda ŞİÖ'nün küçük bir potansiyel teşkil ettiği vurgulanıyor. TÜİK verilerine göre Türkiye'nin 2016'nın Ocak-Eylül döneminde AB'ye ihracatı 50.5 milyar dolar seviyesinde. Atlı bu durumu, "Ticaret açısından baktığımızda Türkiye'nin halen ihracatının yarısını AB ülkelerine yaptığını, pazar büyüklüğü ve derinliği açısından ŞİÖ ülkelerinin AB ile yapılan ticarete bir alternatif oluşturabilmekten henüz çok uzakta olduğunu belirtmek lazım" diyerek özetliyor. (BBC) Kaynak:www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Başbakan Yıldırım Anayasa için tarih verdi

Başbakan Binali Yıldırım Anayasa değişikliği konusunda netleşen noktaları anlattı ve süreçle ilgili tarih verdi. 15 maddelik değişiklik teklifinin ocak ayı sonunda meclis gündemine gelmesi, mart sonunda ise referanduma gidilmesi bekleniyor. Başbakan Binali Yıldırım MHP ile müzakeresi süren yeni Anayasa teklifinin ayrıntılarını ilk kez paylaştı. TRT Haber'de gazetecilerin sorularını yanıtlayan Başbakan Binali Yıldırım geçici maddelerle birlikte 15 maddeden oluşması beklenen teklifin meclis takvimini de anlattı.  Başbakan Yıldırım teklifin Meclis serüveni için ocak ayı sonunu, referandum için ise mart sonunu işaret etti.  Başbakan Yıldırım, "Çok kısa sürede günler mesafesinde bir mutabakata varacağız ve bu teklif Meclis'e gelecek. Sonra Genel Kurul'a gider. Referandum için yasal süre 60 gün, diyelim mart sonu yapacağız. Ocak ayı sonuna kadar Meclis'teki çalışmaları tamamlamayı hedefliyoruz" dedi.  Başbakan Binali Yıldırım hükümet sisteminin adının da MHP ile mutabakat sonucu belirlendiğini anlatarak, "Sistemin adı cumhurbaşkanlığı" dedi.  Başbakan Yıldırım Anayasa teklifinin önce Meclis ardından referandumda kabul edilmesinin ardından ilk seçimin 2019'da yapılacağını söyledi.  Başbakan Yıldırım, "Milletvekili seçimi ile cumhurbaşkanlığı seçimi birlikte 2019'da yapılacak. 2019'dan sonra fiilen yüzde yüz cumhurbaşkanlığı sistemi uygulanacak ve bu arada geçiş süreci tamalanacak. Yüzlerce binlerce mevzuat değişecek" şeklinde konuştu. Kaynak:www.ntv.com.tr
Devamını Oku
Standard Post with Image

Geleceğin otelleri nasıl olacak?

Hotels.com, ünlü fütürist Dr. James Canton ile gelecekte otellerin nasıl olacağını araştırdı. İşte şaşırtıcı özellikleriyle 2060 yılının akıllı otelleri... Yapay zeka, artırılmış gerçeklik, kişiselleştirilmiş hizmetler ve elbette robotlar... Konuklar 2060 yılında bir otele adım attıklarında, bambaşka özellikler ve sıra dışı bir hizmet anlayışıyla karşılaşacak. Sektörde 25. yılını kutlayan Hotels.com®'un Global Gelecek Enstitüsü'nden ünlü fütürist Dr. James Canton ile birlikte hazırladığı "Geleceğin Otelleri Araştırması", akıllı otellere dair merak ettiğiniz tüm soruları yanıtlıyor. Araştırmanın en dikkat çekici maddeleri şöyle: 1- Robot Yardımcılar: Kendi başına hareket edebilen bu robotlar, siz otele adım atmadan önce konaklama deneyimini kişiselleştirmek için özel yeteneklerle donatılacak. Dilinizi konuşacak, aklınıza takılan sorulara cevap verecek ve tercih ettiğiniz diğer becerilere sahip olacaklar. Robotlar, misafirlerin havaalanında karşılanmasından, gurme yemek servisine, oda temizlemeden, eğitim, eğlence, iş danışmanlığı, concierge hizmeti ve hatta arkadaşlık desteğine kadar çeşitli alanlarda hizmet verebilecek. 2- Talebe göre dönüştürülen oteller:  Talep oluşturmanın yeni nesli olarak adlandırılan bir sistem ile oteller misafirlerin oylarına göre kendi kendine tasarlanıp, istediğiniz biçimde monte edilebilecek. Nanoteknoloji ve gelişmiş makineler sayesinde, hayalinizdeki veya sevdiğiniz filmdeki bir ortamı (Örneğin Jurassic Park) konakladığınız otele taşıyabileceksiniz. Üstelik tüm bunlar 2060'a gelmeden, önümüzdeki 20 yıl içinde mümkün olabilir. 3- Her odada üç boyutlu yazıcı:  Tatil için valiz hazırlamak tarih olacak ya da en azından fazlasıyla kolaylaşacak. Çünkü gelecekte konuklar üç boyutlu yazıcılar ile yeni bir çift ayakkabı, kıyafetler, ilaçlar, hatta bilgisayar veya giyilebilir telefona kadar arzu ettikleri her şeyi gerçek zamanlı olarak üretebilecek. Bu özellik her otel odası için standart haline gelecek. 4- Kendi rüyanı seç Gelecekte iyi bir uyku çekmenin tanımı değişecek. Geleceğin gezginleri güzel bir uyku için rahat bir otel yatağı yerine uykuya dalmadan rüyalarını seçebilecekleri yerleri tercih edecekler. Oteller misafirlerine nöroteknoloji programlarına erişim vererek kendilerini rahatlatacak, geliştirecek ya da eğlendirecek rüyaları seçmelerine imkan sunacak. Peki ya siz? Uzayda keşfe çıkmayı mı yoksa romantik bir maceraya atılmayı mı tercih edersiniz? 5- Pop-up oteller:  Yeni nesil pop-up otellerin temaları ve yerleri, mobil oylama ile halk tarafından belirlenecek. En fazla oyu alan otel tasarımları, nanoteknoloji özellikli olarak üç boyutlu yazıcılar ile kısa sürede inşa edilecek ve biyo-güneş pilleri kullanacak şekilde programlanacak. Bu oteller sınırlı süreyle hizmet verecek ve giyilebilir teknoloji uygulamalarıyla sayesinde dijital bir Blockchain para birimi olan HotelCoin'lerle ödeme alacak. 6- Ömür uzatan otel spa'ları: Basit cilt bakımı ya da masaj seçenekleri sunan spa'lar tarih olacak; yeni nesil spa merkezleri aklınızı başınızdan alacak. Otel spa'ları, DNA analizi yöntemiyle rahatsızlıklarınızı tespit edecek. Bir sonraki aşamada rahatsızlıklarınızı gidermek için, vücudunuza göre geliştirilmiş programlar sunacaklar ve size bugünkü imkanlarla karşılaştırılamayacak ölçüde etkili bir rahatlama sağlayacaklar. 7- Geleceğin havaalanı transferi: Tatillerin en stresli bölümlerinden biri, havaalanından otele ulaşana kadar geçen süreçtir. Gezginlerin bu stresi, yüksek teknolojiye ve hıza sahip havaalanı transfer seçeneklerinin geliştirilmesi ile son bulacak. Gelecekte transferler, sizi trafikten kurtarıp en kısa sürede otelinize ulaştıracak kendi kendine çalışabilen kapsüller ve hatta daha yüksek teknolojiye sahip, yüzlerce kilometreyi saniyeler içinde kat edebilen süpersonik hava yolculuğu araçları ile yapılacak. 8- Mobil DNA ödemesi:  DNA, nihai kişisel kimlik olacak ve kullanıcılar tatil rezervasyonları ile ödemelerini kimlik konfirmasyonu ile online olarak gerçekleştirebilecek. Ayrıca otelinize check-in yaptığınızda DNA parmak iziniz ile check-in yapacak ve işleminizi saniyeler içinde tamamlayarak sıra beklemekten kurtulacaksınız. 9- Seyahat avatarı desteği: Otel rezervasyonları, kendi dijital seyahat acenteniz gibi çalışan kişisel seyahat avatarınız tarafından yapılacak. Avatarınız, Apple'ın Siri'si veya Amazon'un Alexa'sının kişisel bir sürümü gibi rezervasyonları tasarlayacak, gerçekleştirecek ve yönetecek. Avatarlar, pazarlıktan iletişime, tatil tasarlamadan müşteri hizmetlerine tüm seyahat deneyiminizi planlayacak. 10- Eko-oteller: Günümüzde bazı otel sürdürülebilir ve çevre dostu olmaya odaklanıyor olsa da, gelecekte tüm oteller sürdürülebilir olacak. Enerji verimliliği artacak ve yenilebilir enerji platformları devreye girecek. Gelişmiş güneş enerjisi ve jeotermal enerji teknolojileri ile donatılacak eko-oteller, ürünlerinden çalışanlarına sosyal farkındalık oluşturarak topluma katkı sağlayacak. 11- Artırılmış gerçeklik otelleri:  Konuklar belirli bölgeleri gezmekle kalmayıp, otellerin kendilerine sunacağı diğer turistik bölgeleri sanal imkanlarla gezebilecek. Artırılmış gerçeklik sayesinde inovatif senaryolar geliştirilecek ve örneğin Avrupa'daki bir otelde kalsanız da otelinize gittiğinizde Afrika'da sanal bir geziye çıkabileceksiniz. 12- Farklı bir lezzet deneyimi:  Otel restoranları, DNA analizleri doğrultusunda damak tadınıza en uygun, en çok beğeneceğiniz yemekler servis edecek. Siz otelinize bile varmadan, DNA özelliklerinize göre sağlığınıza için optimize edilmiş, size özel diyet ve beslenme menünüz hazır olacak. Özel şefler tarafından yaratılan yemeğiniz, muhteşem tadına rağmen size kilo aldırmayacak. 13- Sürükleyici temalı oteller: Geleceğin otelleri sürükleyici temalar ve bugün sadece hayal edebileceğimiz deneyimler sunacak. Gezginler, gerçek zamanlı interaktif etkinliklere katılabilecek. Örneğin Roma ya da Rönesans döneminde vakit geçirebileceğiniz sanal gerçeklik deneyimlerine katılabileceksiniz. Peki, akıllı otel odasının içi nasıl olacak? 2060 yılı itibarı ile otel odalarında standart hale gelecek hizmetlerden bazıları şöyle: Odaya girişte yüz tanıma sistemi Sizi takip eden çoklu sensörler Konuşan ve size yanıt veren televizyonlar Tümüyle dokunmatik, reaktif ve interaktif yüzeyler Akıllı tuvaletler ve gerçek zamanlı haber akışı sunan aynalar Stres seviyesini algılayarak rahatlatıcı aromalarla odadaki havayı gevşeten, uykuyu rahatlatan interaktif duvarlar Kir tutmayan özel nano kaplamalı havlular Otomatik olarak ayarlanan, kablosuz sıcaklık kontrolleri Nöro-geribildirime dayalı kişiselleştirilmiş yatak ve yastıklar Hologram konser veya spor müsabakası izlemek gibi oda içi kişiselleştirilmiş deneyimler... Kaynak:www.turizmdebusabah.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Abhazya Hükümetinden LASİAD’a Yatırım Daveti

Abhazya Cumhuriyeti Başbakan Yardımcısı ve yatırımlardan sorumlu Devlet Bakanı Beslan T.Butba, 14 Mayıs 2015 tarihinde LASİAD’ı ziyaret etti. Abhazya ile Laleli arasındaki dostluk ilişkilerinin gelişmesine yönelik yapılan ziyaret saat 12:00’de Laleli Sanayici ve İş Adamları Derneği’ne gerçekleşti. Abhazya Cumhuriyeti Başbakan Yardımcısıve yatırımlardan sorumlu Devlet Bakanı Beslan T.Butba, Ahbazya Özerk Cumhuriyeti İstanbul Temsilcisi İnarGitsba ve Akva Şirketler Genel Müdürü Ahmet Ceylan’ı; LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca ile Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları; İsmail Dark, Ercan Hardal, Mehmet Ocaklı, Ahmet Turan, Erdem Soylu Karabağlı ve Sekreterya karşıladı. “Sizleri burada ağırlamaktan çok büyük mutluluk duyuyoruz. Türkiye her zaman yeni ilişkilere açık bir ülke olmuştur. Dolayısıyla sizlerle dostluk kurmak ve birlikte yeni iş kolları geliştirmekten büyük mutluluk duyuyoruz” şeklinde konuşan Eyyüpkoca, Türkiye’nin komşusu olan Abhazya’ya karşı her zaman misafirperver olduklarını dile getirdi. Laleli bölgesi ile birçok alanda ortak ticaret yapmak istediklerini dile getiren ve bu amaçla Laleli’yi ziyaret eden Butba; küçük bir ülke olan ve henüz gelişim aşamasında olan Abhazya’nın Türkiye ile yapacağı ticari anlaşmaları sonuna kadar desteklediğini dile getirdi. “Sizin Yaptıklarınız Doğrultusunda Yeni Projeler Geliştiriyoruz” “Öncelikle bizleri kabul ettiğiniz için hepinize çok teşekkür ederim. Laleli hakkında birçok düşüncem vardı ancak burada sizleri tanıdıktan sonra bu bölge hakkında daha büyük düşünmeye başladım. Abhazya birçok açıdan çok zengin bir ülkedir. Ancak bölgemizde ve çevremizde gerçekleşen savaşlardan sonra uygulanan yoğun ambargolardan dolayı ticari anlamda gelişim gösterememiş bir ülkedir, Abhazya. Benim görevim ise, Abhazya’ya yatırım yapabilecek olan ülke ve şirketlerle dostluk bağlarımızı geliştirmek. Böylece Abhazya’nın kendi ekonomisini oluşturmasını ve geliştirmesini sağlamış olacağız. Ben özellikle son zamanlarda Asya’ya yoğun ziyaretler gerçekleştiriyorum. Çünkü Avrupa ile henüz ticari ilişkiler kurabilecek yapıda olmadığımızı biliyorum. Abhazya; üniversite mezunu çalışanları ile, toplam işçi kapasitesi ile, ucuz elektrik gücü ile, otelleri, konaklamaları, turizmi ile her açıdan zengin ve yatırım yapıldığı zaman bu zenginliği dört bir yana dağıtabilecek kapasiteyi bünyesinde barındıran bir ülke. Bizlerin istediği; yapılacak yatırımlar ile birlikte herkesin eşit oranda kazanmasıdır. Yalnızca tekstil değil, birçok farklı sektör ile yeni ticari ilişkiler kurmak üzere Türkiye’ye gerçekleştirdiğimiz bu ziyarette gördük ki; Laleli bölgesi pek çok farklı sektörü kendi bünyesinde barındırmasıyla bizlerin ortaklık kurmak isteyeceği önemli ve büyük bir bölge. Bizler Abhazya’da sizin işlerinizi analiz ederek, yeni projeler üretmek üzere çalışmalar sürdürüyoruz. Umarım LASİAD gibi değerli ve başarılı bir kurum aracılığı ile Laleli bölgesi Abhazya’ya açılır ve böylece iki ülke arasındaki dostluk bağları en temelden, sağlam bir şekilde kurulmuş olur.” Şeklinde konuşan Abhazya Cumhuriyeti Başbakan Yardımcısı Beslan T.Butba, LASİAD ve Laleli ile yapılmasını desteklediği ticari ortaklıklar hakkında bilgi verdi. LASİAD’ı, Abhazya’ya davet eden Butba; yatırımcıların yeni yatırımlar yapacakları yerleri birebir görmeleri için ellerinden gelen tüm misafirperverliği sağlayacaklarını belirtti. Toplantının ardından LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Abhazya Cumhuriyeti Başbakan Yardımcısı’na LASİAD’ın simgesi olan lale figürlü plaket takdim etti.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD, Gana İle Afrika’ya Açılıyor

Gana Ticari Ateşesi ile görüşen LASİAD’ın yeni hedef pazarı; Afrika. Tekstil dünyasında Afrika’nın hedef pazar haline gelmesinde ve yeni ticari ilişkiler kurulmasında önemli rol oynayan LASİAD, Gana Ticari Ateşesi’ni ağırlayarak ilk adımları attı. LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca ve Yönetim Kurulu Üyesi Tarık Nayman 19 Mart 2015 tarihinde Gana Ticari Ateşesi John-Hawkins Asıedu ile bir araya geldi. LASİAD’ta gerçekleşen toplantıda, Gana ile yapılması öngörülen yeni ticari anlaşmalar üzerinde duruldu. Dünya ticari pazarlar arasında oldukça zengin bir altyapıya sahip olan Afrika ile karşılıklı ticari ilişkiler kurmak için adımlar atan Başkan Eyyüpkoca, bu yolda altyapıyı sağlayabilmek için çalışmalara başlayacaklarını belirtti. Eyyüpkoca; 13 ülke ile Serbest Ticari Anlaşması olan Gana önderliğinde, bu ülkelerin temsilcilerini Laleli’ye davet etti. Bu ülkeleri; birlikte gerçekleştirilecek çalışmalar ışığında Laleli’de ağırlamaktan büyük onur duyacaklarını ifade eden Eyyüpkoca, Gana’nın her açıdan çok zengin bir ülke olduğunu söyledi. Gana’da her yıl Mayıs ayında düzenlenen Genel Ticaret Fuarı’na katılan tekstilcilerin sayısının çok az olduğunu belirten Asıedu ise LASİAD’ı fuarlarına davet ederek mevcut potansiyelin artması için ortak çalışmalar düzenleyebileceklerini ifade etti. Asıedu; her yıl Mayıs ayında Afrika ülkelerinin katılımıyla Ankara’da gerçekleştirilen tanıtım fuarına, bu yıl LASİAD’ın da katılmasının yapılacak yatırımlar için son derece olumlu bir adım olacağını vurguladı.  Başkan Eyyüpkoca; bu yıl 25 Mayıs 2015 tarihinde düzenlenecek fuarda Laleli’nin tanıtımını en iyi şekilde yapacaklarını dile getirdi.
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD FİNANS SEKTÖRÜ BULUŞMASI

LASİAD  birçok bankanın Laleli, Aksaray, Beyazıt Şube müdürleri ile bir araya geldi. LASİAD, Laleli, Aksaray, Beyazıt ve Laleli’ye yakın bölgelerde  hizmet veren bankaların şube müdürleri ile bir araya gelen LASİAD Yönetimi, bankalar ile ortaklaşa yapılacak çalışmaları değerlendirdi. 20 Nisan 2015 tarihinde, Wyndham Hotel'de düzenlenen toplantıya LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammed Sancaktar ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları; Ercan Hardal, Ercan Çelik, Mehmet Ocaklı, Erdem Soylu Karabağlı ile Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Murat Ramizoğlu ve Sekreterya katıldı. Laleli ve civarında  hizmet veren tüm banka şubelerinin müdürlerinin katıldığı toplantı akşam saat 19:00'da verilen akşam yemeği ile başladı. Toplantının açılış konuşmasını yapan Eyyüpkoca; 21. yy'da gelinen ekonomik düzende piyasanın gerçek sahiplerinin bankalar olduğunu ifade etti ve ekledi: "Bu Zor Zamanlarda Bankalar İle Birlikte Hareket Etmeliyiz" "Ticaretin herhangi bir kolu ile uğraşan iş adamları ve sanayiciler bugün geldiğimiz düzende piyasanın gerçek sahipleri değillerdir, çünkü bizler kobi ölçekli firmalarız. Bugün baktığımız zaman tüm ekonomik alanlara bankalar yön veriyor. Dolayısıyla paraya yön veren kurumlar olan bankalar, esnafın üzerinde hakimiyet kurabilecek güçtedirler. Bunun yanı sıra bugün hepimizin etkilerini yakından hissettiği Rusya krizini hiçbirimiz beklemiyorduk. Bu zor zamanlarda bankalar ile birlikte ortak akıl doğrultusunda hareket etmemiz gerektiğine inanıyorum. Birlikte üretilecek fikirler ile, feryat figan etmeden çözüme odaklanmalıyız. Bugün, burada toplanmamızdaki temel amaç da budur." "Tercihli Ticaret Anlaşması Üzerine Çalışmalar Yürütüyoruz" "Ben ve arkadaşlarım geçtiğimiz ay üç defa Rusya ziyaretinde bulunduk, oradaki piyasayı ve son durumu yakından takip ediyoruz. Bu nedenle yakın ve uzun vadede nasıl gelişmeler olacağını, nelerin olup biteceğini tahmin edebiliyoruz, bu durumlar üzerine değerlendirmeler yapıyoruz. Bu değerlendirmelerle birlikte vardığımız kesin sonuç ise, önümüzdeki süreçte bankalara çok fazla iş düşeceğidir. Garanti Bankası Laleli Şube Müdürü geçen ay bizlerle birlikte Moskova ziyaretimize katıldı, bu önemli girşim için Garanti Bankası'na yeniden çok teşekkür ederim. Garanti Bankası da bizlerle birlikte piyasayı yerinde gördü, değerlendirdi. Daha sonra birlikte yapmış olduğumuz ortak görüşmeler sonucunda varmış olduğumuz fikirlerden biri, Ruysa ile gerçekleşecek Tercihli Ticaret Anlaşması'dır. Bu anlaşma kesinlikle çözüme giden yolda olmazsa olmaz adımlardan biridir. Rusya'daki kurum ve kuruluşlar ile, dernekler ile yaptığımız görüşmeler sonucunda bu konuyu Bakanlar Kurulu'na taşıdık ve Başbakan'ın bizzat talimatı ile Tercihli Ticaret Anlaşması (Rusya) gündem maddelerinden biri haline geldi. Atılacak ileriki adımlarda bu konuyu sonuca bağlayarak, gerçekleştireceğimizi ümit ediyorum." "Rusya'nın Kendi Enerji Koridorunu Başkasına Kaptırmayacağına İnanıyorum" "Rusya krizi tahminlerimizin de ötesinde çok ağır bir durumdur. Bu ciddi krizi Rusya özelinde ele almak, sorunları daha iyi kavrayarak, çözüme daha iyi odaklanmamızı sağlayacaktır. Rusya'nın kendi enerji koridorunu, nefes aldığı kapıyı başkasına kaptırmayacağına inanıyorum. Dolayısıyla ülke menfaatleri ön plana çıktığında, kimse kimsenin gözünün yaşına bakmıyor. Biz komşularımızla var olan bir ülkeyiz. Komşularımızın hepsinde bir ateş var. Ancak biz birlik ve beraberlikle tüm sorunları çözecek bir toplumuz." Eyypkoca'nın konuşmasının  ardından söz alan bankaların şube müdürleri; Eyyüpkoca'nın değerlendirmeleri ve paylaştığı bilgiler temelinde Rusya krizini ele alarak fikirlerini sundular. Ekonomik krizleri ve bu krizlerin çözüm yollarını değerlendiren bankacılar, yaşanan sorunların birlikte çalışma ile çözülebileceğini belirttiler. Daha sonra banka şube müdürlerinin değerlendirmeleri üzerinden, toplantıya katılanlara fikirlerini sunan LASİAD Yönetim Kurulu birlik ve beraberliğe odaklanılması gerektiği mesajını verdi. Banka şube müdürlerinin değerlendirmelerinin ardından LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, B2B Görüşmeleri ve Laleli Fashion Shopping Festival hakkında bilgi sundu.
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD’IN ANKARA TEMASLARI

LASİAD  bazı temaslarda bulunmak ve programlara katılmak üzere 21 nisan 2015 günü  Ankara’ya ziyaret gerçekleştirdi. Ziyarete LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Başkan Vekili Muhammed Sancaktar, Başkan Yardımcısı Ercan Çelik, Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak katıldı. LASİAD’ın  Ankara programı Ekonomi Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Veysel Parlak’la yapılan görüşmeyle başladı. Veysel Parlak’ın İhracat Genel Müdürlüğündeki makam odasında yapılan toplantıya İhracat Genel Müdür Yardımcısı Hakan Kızartıcı, Dış Ticaret Uzman Yardımcısı Hacı Hasan Kaygısız da katıldı. Görüşmede; LASİAD Y önetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca ,  2014 yılında yapılan III.Laleli Fashion  Shopping Festival kapsamında, Ekonomi Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü Ticaret Organizasyonları Daire Başkanlığı ve İTO ile ortaklaşa gerçekleştirdikleri ‘’Alım Heyeti organizasyonu’’ ile ilgili düşüncelerini dile getirildi. Ve bu yıl da yapılacak olan alım heyeti organizasyonu ile ilgili destek talebinde bulundu. Ukrayna-Rusya gerginliğine ve bu gerginliğin ekonomiye olan yansımalarına da değinen  Eyyüpkoca ;Türkiye ile Rusya Federasyonu hükümetleri arasında bir yakınlaşma olduğunu ve iki ülke arasında tercihli ticaret anlaşma yapılması gerektiğini  söyledi. Veysel Parlak ;bu konunun gündemde olduğunu, ancak bunun o kadar da kolay olmayacağını belirtti. LASİAD’ın alım heyeti organizasyonunu geçen yıl olduğu gibi bu yıl da destekleyeceklerini belirten Parlak’’ bize projelerle gelin. Uygun olan her projenizi destekleyeceğiz. İhracatın arttırılması için elimizden gelen her şeyi yapacağız’’ dedi. Toplantının sonunda LASAİD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca ,İhracat Genel Müdürü Veysel Parlak’a ,LASİAD’ın simgesi haline gelen Lale  motifli tabak takdim etti. LASİAD heyeti buradaki  görüşmenin ardından TOBB’un düzenlediği  VIII.Türkiye Sektörel Ekonomi Şurasına katıldı. Başbakan Ahmet Davutoğlu, Maliye, Orman ve Su, Çalışma ve Sosyal Güvenlik, Gıda Tarım ve Hayvancılık ve Ekonomi Bakanlarının katıldığı şuranın açılış konuşmasını TOBB başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu  yaptı. Geçmiş yıllarda yapılan şuralardan söz eden Hisarcıklıoğlu desteklerinden ötürü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a,Başbakan Ahmet Davutoğlun’a ve bakanlara teşekkür etti. Hisarcıklıoğlu’ndan sonra kürsüye Başbakan Ahmet Davutoğlu geldi.Türkiye ekonomisin kat ettiği mesafeyi anlatan başbakan’’  hayaliniz olacak, iddianız olacak. Ancak bu hayal fizıbıl olacak. Yani gerçekleştirilebilir olacak’’ dedi.13 Yıllık hükümetlerinin en büyük başarısının gerçekleştiremeyecek vaatte bulunmamak, bulundukları vaatleri de gerçekleştirmek olduğunu belirten Davutoğlu İş dünyasına şöyle seslendi ’’sizlere de çok iş düşüyor. Bu güne kadar olduğu gibi, bundan sonra ülkemizin ve milletimizin kalkınması için durmadan çalışın. Biz sizlerden aldığımız güç ve destekle bu işleri başarıyoruz. İktidarımız döneminde 17.000 km duble yol yapıldı. Şimdi bu yolları otobana dönüştüreceğiz. Harap olmuş bir demir yolu ağı teslim aldık. Bunu önce rehabilite ettik. Sonra hızlı trene dönüştürdük.Şimdi ide Yüksek Hızlı Trene dönüştüreceğiz. Ankara İstanbul arasını 3,5 saate düşürdük. Şimdi 1,5 saate düşüreceğiz’’ dedi. Başbakan Davutoğlu’nun konuşmasından sonra sektör meclisleri başkanları kısa birer sunum yaptılar. LASİAD heyeti  temasların ardından  Ankara’dan ayrıldı.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Başkan Eyyüpkoca’nın Projesi Olumlu Karşılandı

LASİAD ve İTHİB arasında düzenlenen ‘Ortak Akıl Toplantısı’nda; LASİAD Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca tarafından Rusya krizine yönelik sunulan çözüm projesi sektör temsilcileri ile görüşüldü. Geçtiğimiz hafta LASİAD ve İTHİB iş birliği ile organize edilen Ortak Akıl Toplantısı’nda alınan kararlar; 23 Mart 2015 tarihinde sektör dernekleri ve temsilcileri ile görüşüldü. LASİAD’tan toplantıya Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Ercan Hardal, Mehmet Yasubuğa, Ahmet Turan ve Genel Sekreter Şerafettin Yüzüak ile Zerrin Yazıcı katıldı. Dış Ticaret Kompleksi’ndeki toplantının ev sahipliğini İTHİB Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Gülle ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Şerafettin Demir yaptı. OTİAD Yönetim Kurulu Başkanı İlker Karataş, MESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Gecü, BATİAD Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Erten ve dernek üyelerinin katıldığı toplantı kahvaltı ile başladı. Toplantının açılış konuşmasını yapan İTHİB Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Gülle, ” LASİAD ile yaptığımız toplantıda Sayın Giyasettin Eyyüpkoca Rusya’da ki krizi aşmak üzerine hepimizin dahil olabileceği bir çözüm önerisi sundu. Sunulan bu projeyi değerlendirmek üzere buradayız. Sorunları hep konuşuyoruz ancak çözüm önerilerini daha sık konuşmalıyız. Rusya’da tekstil ihracatçıları ile bir araya gelip, söz konusu sorunları yerinde tespit etmek üzere Moskova’ya yapılacak bu ziyaret umarım ki krizi bir parça olsun aşmamızda bizlere fayda sağlar” diye konuştu. Gülle’nin konuşmasının ardından İTHİB tarafından hazırlanan “Rusya ve İran Pazarına Yönelik Ortak Akıl Toplantısı” başlıklı sunum gerçekleştirildi. “Atılan Her Adım Maraş’ta Ki İplikçiyi Etkiliyor” Sunumun ardından söz alan dernek başkanları Rusya ve İran pazarlarının bugünkü durumunu değerlendirerek, krizin çözüm yollarını tartıştı. LASİAD’ın önerisi ile gündeme gelen bu projeyi değerlendiren temsilciler, atılabilecek diğer adımları konuştu. Daha sonra söz alan Mehmet Yasubuğa konuşmasına:” Sayın Başkanımız Giyasettin Eyyüpkoca kayınpederinin vefatından dolayı bu toplantıya katılamadı ancak herkese sevgilerini iletti” sözleriyle başladı. Krizi yerinde tespit etmek ve Rusya’da ki tekstilciler ile birebir masaya oturmanın herkes açısından olumlu bir adım olacağını söyleyen Yasubuğa; bu adımın ardından Başbakanlığa sunmak üzere bir rapor hazırlanacağını belirtti. “Dünyada Türkiye ile ticaret yapmak isteyenler, bugün Türkiye’nin demokrasisini de sorgular durumda. Tüm bunları göz önüne alarak hareket etmeli ve attığımız her adımı iyice değerlendirmeliyiz. Çünkü atılan her adım Maraş’ta ki iplikçiyi, Antep’te ki dokumacıyı etkiliyor” diye konuşan Yasubuğa, Rusya ile ilgili izlenecek diğer yolları değerlendirdi. Mehmet Yasubuğa’nın sözlerinin ardından; katılımcılar söz konusu proje ile ilgili fikirlerini sunarak, genel değerlendirmelerde bulundular.  
Devamını Oku
Standard Post with Image

Başkanlar LASİAD’ın Çözüm Önerisi Üzerine Toplandı

Rusya’da yaşanan krizle ilgili gerçekleşen istişare toplantısında LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin  Eyyüpkoca’nın hazırladığı çözüm raporu değerlendirildi. Rusya’da yaşanan krizi değerlendirmek ve bu konuda çözüm önerileri üretmek için istişare toplantısı düzenlendi. İstanbul Ticaret Odası’nda gerçekleşen ve LASİAD  adına Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca’nın  katıldığı toplantıya, İTO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Çağlar, İTO Yönetim Kurulu Üyesi Servet Samsama, İTHİB Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Gülle, OTİAD Yönetim Kurulu Başkanı İlker Karataş, MESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Gecü, BATİAD Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Erten, TGSD Yönetim Kurulu Başkanı Şeref Fayat ve sektör temsilcileri katıldı. Akşam yemeği ile başlayan toplantının açılış konuşmalarını Çağlar ve Gülle yaptı. Çağlar konuşmasında; mevcut krizi aşmak adına birlik ve beraberlikle hareket etmenin önemine değindi. Çağlar, İTHİB’in düzenlediği toplantıyı örnek göstererek; “Yapmış olduğunuz bu organizasyonu duyunca hemen harekete geçerek sorunları hep birlikte çözmenin yollarını aramamız gerektiğini düşündük. Geldiğimiz bu aşamada güçlerimizi birleştirmeli, ne yapacaksak birlikte yapmalı ve sorunları hep birlikte aşmalıyız. Rusya krizi ile ilgili olarak yetkili mercilerle toplantılar gerçekleştiriyoruz. Hepimiz el ele verip, sektör temsilcisi arkadaşlarımızı da yanımıza alarak büyük ve zengin bir organizasyon yapmalı ve bundan iyi sonuç almalıyız. Yapacağımız bu eylem birliği ile sorunları rahatlıkla aşacağımızı düşünüyorum. Bu konuda Giyasettin Eyyüpkoca’nın hazırlamış olduğu rapor son derece kapsamlı. Bu rapordaki maddeleri masaya yatırdığımız zaman tüm sorunları kapsamlıca değerlendirmiş oluruz” ifadelerini kullandı. İTHİB Başkanı İsmail Gülle ise, Giyasettin Eyyüpkoca’ya çözüm aşamasına gösterdiği ilgi ve çabadan dolayı özellikle teşekkür etti. Çözüm odaklı çalışmalara devam edilmesi gerektiğinin altını çizen Gülle: “Çok güvendiğimiz, çok itibar ettiğimiz o büyük ve Avrupalı markaların kağıttan kale gibi yıkıldıklarını görüyoruz. Bu nedenle korkmadan, güçlü adımlar atmalıyız. Bugünün resmini iyi okuyarak, iyi hamleler yapmalıyız. Bu aşamada hepinizin değerli fikirlerine ihtiyacımız var” şeklinde konuştu. “Tok Tavrımız İle Durumun Üstesinden Gelmeliyiz” Açılış konuşmalarından sonra ilk sözü alan Eyyüpkoca, “Yaşanan krizleri ancak birlik olarak yapılacak organizasyonlarla çözüme kavuşturabileceklerine vurgu yaptı. Eyyüpkoca: “Krizleri ancak ve ancak topyekün hareket ederek çözebiliriz. Söylemlerimizde ve duruşumuzda tok bir tavır sergilemeliyiz. Gerekirse bu aşamada ser verip sır vermeyen bir tutum sergileyerek, son derece hassas davrandığımızı belli etmeliyiz.” sözleriyle durumun ciddiyetine dikkat çekti. Laleli Fashion Shopping’in bu yıl dördüncüsünü düzenleyeceklerini belirten Eyyüpkoca, bu büyük organizasyonun tek amacının eğlence olmadığını ifade etti. Bu tür organizasyonları düzenli olarak gerçekleştirmelerinin bir diğer nedenin ise, yaşanan bu krizleri ön görmüş olmaları olduğunu belirten LASİAD Başkanı: “Bu tür krizler ticaret sektöründe her zaman olabilecek şeylerdir. Bizler değişen dünya ve siyasi tabloları doğru okuyarak gerçekleşebilecek herhangi bir krizi ön gördük ve bu tür organizasyonlarla bunun önüne geçmeye çalıştık” ifadelerini kullandı. Bu aşamada izlenecek önemli yollardan birinin de hedef pazar arayışlarına devam ederek, yeni hedef pazarlar üretmek olduğunu söyleyen Eyyüpkoca: “Dünyadaki büyük pazarlardan birinin de Afrika olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu anlamda Gana yaptığımız ikili görüşmelerde, Afrika’nın yeni hedef pazarımız olmaya açık olduğu sonucuna vardık. Gana bölgedeki en güvenilir ülkelerden biri olmasının yanı sıra bölgenin merkezi. Bu tür yeni pazarlar ile Rusya’daki açığı kapatma şansımız oldukça yüksek” şeklinde konuştu. Daha sonra söz alan katılımcılar, Eyyüpkoca’nın sunmuş olduğu çözüm raporu kapsamında mevcut sorunları değerlendirdi ve krizi aşmak için önerilerde bulundu.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Birinci Yerel Önleme ve Güvenlik Toplantısı Yapıldı

İç Güvenlik sektörünün sivil gözetiminin geliştirilmesi projesi kapsamında birinci yerel önleme ve güvenlik komisyon toplantısı 18 Nisan 2013 tarihinde Fatih Kaymakamlığı’nda yapıldı. Toplantıya; Fatih Kaymakamı Ahmet Ümit,  Baş Teknik Danışman Prof Dr. Sebastian ROCHE, LASİAD Yönetim Kurulu Üyeleri; Mehmet Özbayrak, Sabri Akten ve çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı. Toplantıda konuşan Prof Dr. Sebastian ROCHE, Yerel Önleme ve Güvenlik Komisyonu’nun  Kurulma gerekçesinden bahsetti. Toplantıda suç istatistikleri, güvenlik ile ilgili kurumların ihtiyaçları, farkındalık arttırma etkinlikleri ile ilgili konulara da yer verildi. AB Fonlu, BM Kalkınma Programı tarafından teknik destek verilen, T.C. İçişleri Bakanlığı tarafından organizasyonu yapılan "İç Güvenlik Sektörünün Sivil Gözetiminin Geliştirilmesi" projesinin amaçları, hedefler hakkında katılımcılara bilgi verildi. Proje 7 ilde uygulanacak. İstanbul'da 4 ilçede yürütülecektir. Bu ilçelerden birisi de Fatih. Proje kapsamında Yerel Önleme ve Güvelik Komisyonları kurularak, komisyon üyeleri kamu ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinden oluşturulacağı bilgisi verildi. Komisyon günlük hayatı etkileyen yerel sorunlarımız dile getirilecek ,fikir alışverişi yapılacak ve yaşanan sıkıntıların sorununa çözüm için "Eylem Planları" düzenlenip, bu planların hayata geçirileceği dile getirildi. Toplantı soru-cevap kısmı ile son buldu.
Devamını Oku
Standard Post with Image

AK Parti İstanbul İl Başkan Aziz Babuşcu Suriçi’nde Konuştu

AK Parti İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşcu,31 Mart 2013 tarihinde Topkapı Eresin Otel’de İstanbul Suriçi Grubu Derneği tarafından düzenlenen ‘İstanbul Toplantıları’ programına konuk oldu. Toplantıya Başkan Babuşçu’nun yanı sıra Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, İstanbul Suriçi Grubu Derneği Genel Başkanı Nedim Abi, LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Vedat Toy, LASİAD Yönetim Kurulu Üyesi Sabri Akten ve çok sayıda davetli katıldı. Burada gündeme ilişkin konularda değerlendirmelerde bulunan Başkan Babuşçu, 2014 yılında yapılacak olan seçim sürecine ilişkin de bilgiler verdi. AK Parti İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşcu, “2014 tarihi bir seçimdir. Herhangi bir seçim değildir. 2014 bu merkez ile çevre arasındaki mücadelenin finalidir. Bu seçimin ortaya çıkaracağı sonucun 2014"ü 2015"i ve geleceği hazırlayacak bir sonuç olacağını bu nedenle de 2014 çıtasının asla aşağıya düşmeyeceği tarzda yukarıya olması gerektiğini, çünkü oransal anlamdaki çok küçük bir sonucun siyasi anlamda doğuracağı sonuçların daha çok büyük olacağını biliyoruz” dedi. Program, İstanbul Suriçi Grubu Derneği’nin AK Parti İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşçu’ya katılımlarından dolayı bir tablo hediye etmesiyle son buldu.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Ünlü Modacı Hakan Akkaya İle LASİAD Bir Araya Geldi

“Bugün Ne Giysem?” programının başarılı jürilerinden biri olan Modacı Hakan Akkaya, 12 Kasım 2013 tarihinde Laleli’yi ziyaret ederek Darkhill Hotel’de LASİAD ile bir araya geldi. Sohbet havasında geçen görüşmeye; LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca başta olmak üzere; LASİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları; İsmail Dark, Erdem Soylu Karabağlı, LASİAD Yönetim Kurulu Üyesi Murat Özpehlivan, LASİAD Başkan Özel Kalemi Nada İsmail ve Yön Tanıtım Ekibi katıldı. Görüşmede; LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca,  Laleli piyasası hakkında değerlendirmeler yaparak, “Laleli, 57 dünya ülkesi tarafından alışveriş yapılan bir yer ve bu durum önem arz etmektedir.  Bizim piyasamızı diğer piyasalardan ayıran özellik ise hızlı ve kaliteli iş yapmamız. Bu süreç uzun ve emek isteyen bir süreçtir. Mesela hazırlanan defileler iki mankenin podyuma çıkıp 10 dakikalık yürümesinden ibaret değildir. Bizim  yaptığımız festival organizasyonu bir yıl boyunca yaptığımız hazırlığın sonucudur. Gün geçtikçe yelpazemizi geliştiriyoruz ve çalışmalarımızı yeniliyoruz.” dedi. Eyyüpkoca, LASİAD’ın gerek sosyal sorumluluk gerekse ticari projelerine dikkat çekerek bu yıl 3.sünü organize edecekleri Laleli Fashion Shopping Festival programı ve süreçleri hakkında da Ünlü Modacıya bilgiler verdi. “Laleli’nin Hızı İnanılmaz” Hakan Akkaya ise Laleli’nin imaj yenilenmesi adına yapılan veya yapılacak olan çalışmalarla ilgili bilgiler isteyerek, “ Laleli piyasasında Rusya coğrafyasının önemli katkılarını göz ardı etmemek gerekir. Bugün Rusya coğrafyası Laleli için önemli bir piyasa.  Diğer bir açıdan Laleli’ye baktığımızda üretim ve pazarlama hızı oldukça iyi. Laleli’nin hızı inanılmaz.  Laleli piyasası modayı takip eden insanlardan oluşuyor.  Ankara’da yapılan alışveriş festivali, İstanbul’da yapılan alışveriş festivalinin sadece 10’da 1’i kadar ses getirebildi” dedi. Akkaya  gelecek projelerinden de bahsederek, “ Hazırgiyim  sektöründe de iş yapmaya başlayacağım. Her kadının ihtiyaç duyacağı ürünlerle ilgili üretimler yapacağız. Daha sonra gece elbisesi alanı içinde bir şeyler yapmayı planlıyorum” dedi. Görüşmenin sonunda LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca , Hakan Akkaya’yı 3. Laleli Fashion Shopping Festival’e davet etti.  Görüşmenin akabinde Ünlü Modacı Akkaya ile LASİAD Yönetimi Laleli sokaklarında modanın öncü markalarının koleksiyonlarını değerlendirdiler.
Devamını Oku
Standard Post with Image

Türk iş dünyasından Putin-Erdoğan zirvesi yorumu: Bundan sonraki işimiz yolumuza devam etmek

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeleri Sputnik’e değerlendiren Türk iş dünyası temsilcileri, "Türkiye-Rusya ilişkileri dondurulmuş bir döneme girmişti. Bu dönemi atlattık. Artık iş dünyası bundan sonra yoluna devam edecek" dedi. Türk iş dünyası temsilcileri Soçi kentinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeleri Sputnik’e değerlendirdi. Rus-Türk İşadamları Birliği (RTİB) Başkanı Naki Karaaslan şunları söyledi: “Tabii yasakların kalkması çok iyi oldu. Türkiye-Rusya ilişkileri dondurulmuş bir döneme girmişti. Bu dönemi atlattık. Artık iş dünyası bundan sonra yoluna devam edecek. Herkes artık işine gücüne bakacak.” SAVAŞIR: 6-7 MAYIS GÖRÜŞMELERİNİ UMUTLA BEKLİYORUZ   © REUTERS/ ALEXANDER ZEMLİANİCHENKO Rus uzman: Türk-Rus ilişkilerinde kriz öncesi döneme yaklaşıldı DTİK Avrasya Komitesi Başkanı Ali Galip Savaşır konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı: “Erdoğan ve Putin’in Soçi görüşmesi ve tüm yasakların kısa sürede kaldırılacağı, Putin’in ortaklık döneminin başladığını açıklayarak normalleşme ve partnerlik vurgusunu çok önemsiyorum. Ana konusu Suriye olan görüşmede diğer sorunların da çözülme sürecine gireceğini değinilmesi çok umutverici idi. 6-7 Mayıs’ta Başbakan Yardımcıları düzeyindeki Ankara’da yapılacak müzakereler beklentilerimizi yükseltti. Umutla 6-7 Mayıs’ı bekleyeceğiz.”   YANGIN: BÖLGEDEKİ BARIŞ VE HUZURA KATKI SAĞLAYACAK   © AFP 2017/ ALEXANDER NEMENOV Erdoğan ve Putin, Soçi'de görüştü: Vize ve domates dışındaki kısıtlamalar kalkıyor Azerbaycan Türkiye İşadamları Birliği (ATİB) Başkanı Cemal Yangın ise şöyle değerlendirmede bulundu: “İki liderin ileriye dönük adımları ülkeler arasındaki ticaretin en iyi anlamda en iyi şekilde gelişmesine sebep olacaktır. Rusya ve Türkiye iki güçlü ve geleneği olan devletler. Liderlerin aldığı kararların ilişkilerin gelişmesine, bölgede barış ve huzura önemli katkı sağlayacağına inanıyorum.”   Laleli Sanayici ve İşadamları Derneği (LASİAD) Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca da şu ifadeleri kullandı: “Erdoğan-Putin görüşmesinin neticeleri bizi memnun etti. Zira Türk iş dünyası olarak alınan bu kararlardan, varılan mutabakattan memnunuz. Bundan sonra bize düşen çalışmaktır. 2016 yılının sonlarında ikili ekonomi ilişkilerde az da olsa başlayan artış, gelecek yıllarda daha iyi olacağının göstergesi.” DİNÇ: ÖNEMLİ OLAN YUVAYI TEKRAR KURMAK   © AFP 2017/ ALEXANDER ZEMLİANİCHENKO Putin’den Erdoğan’a: Seninkiler çalışmak istemiyor İstanbul Deri ve Deri Mamülleri İhracatçıları Birliği (İDMİB) Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Dinç de, “Tabii biz iki liderin perde arkasında neler konuştuğunu çok iyi bilmiyoruz. Ama basına yansıyan kısmıyla son derece umutverici. Güzel gelişmeler. Tabii ben bu durumu şöyle açıklıyorum: Rusya ve Türkiye arasında çok iyi ilişkiler vardı. Durup dururken birileri evimizi yaktı. Bizler şuanda bu yangını söndürdüğümüze seviniyoruz. Önemli olan bu evi, yuvayı tekrar kurmak. Bunun da ortak akıl ve sağduyu ile sağlanacağına inanıyoruz. İkili ilişkiler mutlaka eski günlerine dönecektir. İkili sıkıntılar da geride kalacaktır” ifadeleri kullandı.   Türkiye Kürk Sanayicileri ve İş Adamları Derneği (KSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ayfer Gümrük de “Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Sayın Putin’in ikili görüşmesinin ülkelerin çıkarları için son derece olumlu olacağına inanıyorum. Vize ile ilgili sorunların bir an önce kaldırılmasını da temenni ediyoruz” dedi. Kaynak: https://tr.sputniknews.com/turkiye
Devamını Oku
Standard Post with Image

TÜBİTAK'tan tarihinin en yüksek hibe desteği

TÜBİTAK'ın Bireysel Genç Girişim Programı 2017 yılı 1. dönemi kapsamında girişimcilere yaklaşık 30 milyon liralık hibe desteği sağlanacak. Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumunun (TÜBİTAK) Bireysel Genç Girişim (BiGG) Programı 2017 Çağrısı 1. Dönem Sonuçları belirlendi. Program, 2012 yılında başlatıldı ve bu kapsamda desteklenen 557 girişimci, şirketlerini kurarak iş fikirlerini hayata geçirdi. Geçen yıl, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca yürütülen "Teknogirişim Sermayesi Desteği" ile birleştirilen programın 1. aşamasında, TÜBİTAK tarafından desteklenen 20 uygulayıcı kuruluş, girişimcilere eğitim, mentorluk, kuluçka, işbirliği ağlarının kullanımı ve müşteri doğrulama desteklerini içerecek şekilde hızlandırıcı hizmeti sağladı. ÜSTÜN BAŞARILI GİRİŞİMCİLERE ÇİFTE BURS FIRSATI Konuya ilişkin soruları yanıtlayan TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Arif Ergin, program sayesinde Türkiye'de ilk kez yenilikçi fikirlerini hayata geçirme noktasında girişimcilere kapsamlı destek sunulduğunu söyledi. Ergin, Bireysel Genç Girişim Programının 2. aşamasında TÜBİTAK tarafından başarılı bulunan girişimcilere, 150 bin liraya kadar sermaye desteği sağlanacağına ve isteyen her girişimciye iş rehberi atanacağına dikkati çekerek, "Bireysel Genç Girişim Programı desteği alan üstün başarılı girişimcilerin, Türkiye ve İngiltere'nin birlikte yürüttüğü 'Katip Çelebi-Newton Fonu' çerçevesinde, İngiltere'de İnovasyonun Liderleri Burs (Leaders in Innovation Fellowships) Programından faydalanmaları da sağlanıyor" diye konuştu. Bireysel Genç Girişim Programı 2017 yılı çağrısı 1. dönemine 20 uygulayıcı kuruluş aracılığıyla, 3 bin 327 girişimci iş fikri başvurusu yapıldığını bildiren Ergin, bunlardan bin 457 girişimcinin 1. aşama desteği almaya uygun görüldüğünü belirtti. Uygulayıcı kuruluşların 1. aşama desteği alan girişimcilerden 320'sinin 2. aşamaya başvurmasını onayladığını kaydeden Ergin, bunlarda da 312'sinin başvuru şartlarına uygun bulunarak panel değerlendirmesine kabul edildiğini aktardı. "TÜBİTAK TARİHİNİN EN YÜKSEK HİBE DESTEĞİNİ VERİYORUZ" Ergin, TÜBİTAK tarafından yapılan panel değerlendirmeleri sonucunda, 206 girişimcinin Teknogirişim Sermayesi Desteği almasının uygun bulunduğunu açıklayarak, "Teknogirişim Sermayesi Desteği almaya hak kazanan 206 girişimci, ağustos ve eylül aylarında şirketlerini kurmaları sonucu TÜBİTAK'la sözleşme imzalayarak, 1 Ekim'de iş planlarını gerçekleştirmek için çalışmalarına başlayacak. Bireysel Genç Girişim Programı 2017 yılı 1. dönemi kapsamında girişimcilere yaklaşık 30 milyon liralık hibe destek sağlanacak" ifadesini kullandı. Bireysel Genç Girişim Programı 2017 yılı 2. dönem iş fikri başvurularının, "bigg.tubitak.gov.tr" web adresinde duyurulan 20 uygulayıcı kuruluş tarafından 1-15 Ağustos'ta alındığına değinen Ergin, iş planı başvurularının ise 16-29 Ağustos'ta toplanacağını dile getirdi. TÜBİTAK tarafından eylül-kasımda yapılacak 2. aşama değerlendirme sonuçlarının 30 Kasım'da açıklanması planladıklarına işaret eden Ergin, şunları kaydetti: "Programın 2017 yılı 2. döneminde, 4 binin üzerinde iş fikri ve 400'ün üzerinde iş planı başvurusu bekliyoruz. Bireysel Genç Girişim Programı 2017 yılı 1. ve 2. dönemi kapsamında, Türkiye'de girişimciliğe yönelik TÜBİTAK tarihinin en yüksek hibe desteğini veriyoruz. Bu noktada genç ve yenilikçi girişimcilerimizden temennimiz, özellikle savunma, enerji ve biyoteknoloji gibi alanlarda dışa bağımlılığımızı azaltacak katma değeri yüksek projeleri hayata geçirmeleri. TÜBİTAK olarak, kamu kaynaklarının etkin olarak kullanılacağı bu programda, Türkiye'yi daha ileriye taşıyacak projelerin desteklenmesi için çalışıyoruz." dedi. Kaynak: www.milliyet.com.tr
Devamını Oku
Standard Post with Image

LASİAD İstanbul Valisi Vasip Şahin’i makamında Ziyaret Etti

Laleli Sanayici ve İş Adamları Derneği (LASİAD), İstanbul Valisi Vasip Şahin’i 3 Ağustos Perşembe günü makamında ziyaret etti. Ziyarete LASİAD adına Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammed Sancaktar, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ercan Hardal, Sayman İbrahim Murat Ramizoğlu, Yönetim Kurulu Üyelerinden İrfan Akbaş veGenel sekreter  Şerafettin Yüzüak katıldı.Ziyarette  LASİAD başkanı Eyyüpkoca  Vali Şahin’i 7-13 Ağustos 2017 tarihlerinde yapılacak  olan VI LALELİ FASHION SHOPPING FESTIVAL davet ederek  Laleli piyasasının son durumu ve VI.LALELİ FASHION SHOPPING FESTIVAL hakkında bilgi sundu.    
Devamını Oku
Standard Post with Image

Sigara yasağında yeni düzenleme!

Sigara yasağı genişliyor. Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Teşkilat Yasası değişiyor ve toplu taşıma araçlarında uygulanan sigara içme yasağı, özel araçları da kapsayacak şekilde genişletiliyor. Gazete Habertürk'ten Fatmanur Boylu'nun ulaştığı yasa taslağında, milyonlarca sürücüyü ilgilendiren kritik bir düzenleme de yer alıyor. Buna göre toplu taşıma araçlarında uygulanan sigara içme yasağı, özel araçları da kapsayacak şekilde genişletiliyor. Yeni düzenleme ile “hususi araçların sürücü koltuklarında oturanların” da sigara içmeleri yasaklanıyor. TEK TİP PAKET Yapılacak düzenleme ile Türkiye’de üretilen veya ithal edilen tütün ürünleri; markanın yazım şekli, yazı karakteri, punto boyutu, paket üzerindeki konumu, paketlerin rengi, diğer yazı, ibare ve şekiller dahil tek tip tasarlanmış düz standart paket biçiminde piyasaya sürülecek. Marka; paketin tek bir yüzeyine ve yüzeyin yüzde 5’ini aşmayacak şekilde yazılacak. Paketlerin üzerine markanın logosu, simgesi veya sair işaretleri konulamayacak. TEŞKİLAT YAPISI Sağlık Bakanlığı teşkilatı, kamu hastaneleri kurumu ve bazı bağlı kurumların yapısında bazı değişiklikler de yapılacak. İl sağlık müdürlerine daha fazla yetki verilecek. Taslağa göre; Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterlikleri ile bağlı hastanelerde görevli sözleşmeli personelin sözleşmeleri, ilgili maddenin yayımlanmasından sonra sona erecek. Sözleşmeli pozisyonlara kamu kurum ve kuruluşlardan görevlendirilenler kadro görevlerine dönecek, açıktan atananların ilişikleri kesilecek. Sağlık çalışanlarının nöbet ücretleri artırılacak. Normal doğuma bağlı, kadın ve çocuğun uğrayacağı zararlara karşı yapılacak özel sigortanın poliçesi 3 yıl süreyle Sağlık Bakanlığı’nca temin edilecek. Süre 6 yıla kadar uzatılabilecek. Aile hekimleri, 72 yaşına kadar çalışabilecek. ŞİRKET KURULUYOR Uluslararası sağlık hizmetlerine ilişkin politika ve stratejiler geliştirmek, hizmet sunum standartlarını ve akreditasyon kriterlerini belirlemek, ülkenin sağlık turizmine yönelik faaliyetlerini desteklemek üzere Uluslararası Sağlık Hizmetleri unvanı ile bir anonim şirket (USHAŞ) kurulacak. Bu şirket, uluslararası sağlık hizmetlerinin fiyat tarifelerini hazırlayarak bakanlığın onayına sunacak.  Kaynak:www.milliyet.com.tr
Devamını Oku
Standard Post with Image

Türkiye-Rusya İş Konseyleri toplantısı 30 Kasım'da Voronej'de yapılacak

Bu yıl 19’uncusu yapılacak olan Türkiye-Rusya ve Rusya-Türkiye İş Konseyleri Ortak Toplantılarının 30 Kasım  tarihinde Rusya Federasyonu’nun Voronej şehrinde düzenlenmesi kararlaştırıldı. Konu ile ilgili Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu DEİK'ten yapılan açıklama şöyle: "Türkiye ile Rusya arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerinde yaşanan kısa süreli düşüşten sonra, ikili ticaretimizde önceki yıllarda yakalanan yaklaşık 33 milyar USD gibi yüksek seviyeye en kısa zamanda tekrar gelinmesi ve 100 milyar USD hedefine ulaşılması amacıyla yeni dönemde hem hükümetler, hem de iş çevreleri olarak gerekli çabayı sarf etmemiz önem taşımaktadır. Zira, 21 Ekim 2017 tarihinde Kazan’da gerçekleştirilen Hükümetlerarası Karma Ekonomik Komisyonu (KEK) 15. Dönem Toplantısında imzalanan KEK Prokotolünde yer verilen diğer önemli hususuların yanı sıra, gündeme aldığı sorunlar ve katılımcıların nitelik ve niceliği açısından özel sektörde iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari işbirliğinin kilometre taşlarını oluşturan en önemli etkinliklerden biri olan ve  bu yıl 19’uncusu yapılacak Türkiye-Rusya ve Rusya-Türkiye İş Konseyleri Ortak Toplantılarının 30 Kasım 2017 tarihinde Rusya Federasyonu’nun Voronej şehrinde düzenlenmesi maddesi derç edilmiştir. Bu bağlamda, ekteki taslak program çerçevesinde düzenlenecek olan Voronej ziyaretine katılmayı arzu eden üyelerimizin en geç 15 Kasım 2017 Çarşamba günü, saat 18:00’a kadar https://portal.deik.org.tr/KatilimFormu/519/9385 adresli internet bağlantısı üzerinden kayıt yaptırmaları; İstanbul – Voronej – İstanbul uçak biletleri, Voronej’de 3 gece konaklama, havaalanı ve şehir içi transferler, rehber tercüman hizmetleri ve diğer organizasyon giderlerinin dahil olduğu katılım bedeli avans tutarını kayıt sayfasında belirtilen hesaba yatırmaları gerekmektedir.  Söz konusu etkinliğe kendi imkânları ile katılmayı arzu eden firma temsilcilerinin ise https://portal.deik.org.tr/KatilimFormu/520/9385 adresli internet bağlantısından kayıt yaptırmaları mümkün olup; her iki katılım şeklinde Rusya’ya giriş için iş vizesi katılımcılar tarafından münferit olarak temin edilecektir. Rusya Federasyonu’na giriş vizesi işlemleri hakkında detaylı bilgiye http://www.vhs-turkey.com/ adresli bağlantıdan ulaşılabilmektedir. Vize işlemlerin hızlandırılması amacıyla, kayıt formunda iş vizesine ihtiyacı olduğunu belirten katılımcıların isimleri Rusya’daki makamlara bildirilerek karşı taraftan davet yazıları talep edilecek olup, ilgili yazılar Rusya Federasyonu Ankara Büyükelçiliği ve İstanbul Başkonsolosluğuna tarafımızdan iletilecektir. Anılan ziyaret programına ilişkin her türlü  güncelleme ve detay bilgi katılım teyidi veren firma temsilcilerine bilahare iletilecektir." Bu arada  Rusya Federasyonu’nun Kuzey Batı Kafkasya bölgesindeki Adıgey Cumhuriyeti’nin başkenti Maykop’ta 9 Kasım  tarihinde “Adıgey Yatırım Forumu” düzenleneceği açıklandı. DEİK'in açıklaması şöyle: "Söz konusu Yatırım Forumuna kendi imkanları ile katılmayı arzu eden firma temsilcilerinin https://portal.deik.org.tr/KatilimFormu/493/9416 adresli internet bağlantısından kayıt yaptırmaları mümkün olup, taslak programda tavsiye niyetinde belirtilen uçuşlara gidiş dönüş biletleri ve Rusya’ya giriş için iş vizesi katılımcılar tarafından münferit olarak temin edilecektir.  Kayıt formunda iş vizesine ihtiyacı olduğunu belirten katılımcıların isimleri Adıgey Cumhuriyeti yetkili makamlarına bildirilerek karşı taraftan davet yazıları talep edilecek olup, işlemlerin hızlandırılması amacıyla ilgili yazılar RF Ankara Büyükelçiliği ve İstanbul Başkonolosluğuna tarafımızdan iletilecektir. Ayrıca, arzu eden katılımcılar uçak bileti ve vize işlemleri için, ekte bilgileri yer alan Adıgey tarafınca tavsiye edilen  tur acentesi hizmetinden yararlanabilirler. " www.turkrus.com
Devamını Oku
Standard Post with Image

Başbakan Yıldırım ABD'ye gidecek

Yıldırım, 7-10 Kasım'da ABD'ye bir ziyaret gerçekleştirecek, ABD Başkan Yardımcısı Pence ile görüşecek. Görüşmede terörle mücadele, ikili siyasi, ekonomik ve askeri ilişkilerin yanı sıra vize sorununun çözümü ele alınacak Başbakan Binali Yıldırım, 7-10 Kasım'da ABD'ye bir ziyaret gerçekleştirecek, ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence ile görüşecek. Başbakanlık kaynaklarından alınan bilgiye göre, Yıldırım, 7-10 Kasım'da Washington ve New York'ta bazı temaslarda bulunacak. Söz konusu ziyaret, ABD'de yeni yönetimin göreve gelmesinden sonra Türkiye'den ABD’ye başbakan düzeyinde gerçekleştirilecek ilk ziyaret olacak. Ziyaret sırasında Başbakan Yıldırım'a Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak eşlik edecek. Yıldırım'ın, ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence ile yapacağı görüşmenin yanı sıra, Washington ve New York'ta kanaat önderleri, Türk ve akraba toplulukları ile Müslüman ve Yahudi toplumu temsilcileri, medya mensupları, yatırımcılar ve iş adamlarıyla bir araya gelmesi öngörülüyor. Başkan Yardımcısı Pence ile yapılacak görüşmelerde, ikili siyasi, ekonomik ve askeri ilişkilerle, Suriye, Irak dahil bölgesel konuların yanı sıra ortak gündemde yer alan başta FETÖ, DEAŞ, PYD/YPG olmak üzere terörle mücadele, sığınmacılar meselesi ve vize sorununun çözümü konularında görüş alışverişinde bulunulması planlanıyor. Görüşmelerin, ABD ile bazı konulardaki görüş farklılıklarının giderilmesi ve iş birliğinin ilerletilmesi yönündeki ortak çabaların sürdürülmesine katkı sağlaması hedefleniyor. Başbakan Yıldırım'ın ziyareti, Türkiye'nin dış politikasına ilişkin temel mesajlar ile Türkiye'nin bölgesinde ve dünyadaki rolü ile ekonomik ve ticari potansiyelinin vurgulanması açısından da önemli bir fırsat oluşturacak. www.dunyabulteni.net
Devamını Oku