728 x 90

Bizi Biz Yapan Kardeşliğimizdir

Ülkemiz özellikle son beş yıla yayılan dış kaynaklı yoğun bir krizler silsilesinin içerisinde mücadelesini veriyor. Bu mücadeleyi devletimizle, özel sektörümüzle, STK’larımız ve milletimizle birlikte verirken ardı arkası kesilmez saldırılar bir türlü son bulmuyor. Küresel yaşamı alt üst eden Pandemi’nin getirdiği olumsuzluklar bir yana, gelişen ve büyüyen Türkiye’den rahatsız olan cenah ve çevreler örtülü hücumlarını artık açıkça göstermeye başladılar. Özellikle geçtiğimiz günlerde ABD Başkanı Joe Biden’ın tarihten ve hukuktan yoksun, ön yargılı ve mesnetsiz açıklamaları bu mütecaviz tutumu bir kez daha gözler önüne serdi. Bölgesinde her geçen gün daha aktif rol alan, bağımsız ve küresel anlamda söz sahibi bir Türkiye’ye tahammülleri olmayan böylesi güruhların açıklamaları her zaman olduğu gibi bizler adına lafügüzaftan ibaret olacaktır. Tarihiyle barışık ender ülkelerden birisi olan Türkiye böylesi ithamlar karşısında kendisini savunabilecek gerekli done ve belgeye fazlasıyla sahiptir. Bu konuda yıllardır arşivlerin açılmasına dönük yapılan çağrıların cevapsız kalması da bu temelsiz iddiaların yersiz olduğunun en önemli kanıtıdır. Birinci Dünya Savaşı’nın zorlu şart ve koşullarında kuşatılan, toprakları işgale uğrayan ve halkı sistematik bir biçimde katledilen bir devletin kendisini ve ayırt etmeksizin tüm milletini koruma adına giriştiği bir uygulamayı tüm tarihsel kayıt ve belgeleri açık bir biçimde sunduğu halde sözde soykırımla itham etmek en hafif tabiriyle haksızlıktır, aymazlıktır. Bu konuda komşumuz Ermenistan’ın ve de diasporanın, geçmişi ve elleri kanla, sömürüyle, irinle bezenmiş Batılı devletlerin başkanlarından iç politikada avantaj sağlama, dış politikadaysa Türkiye’yi zora sokma adına telaffuz edecekleri birkaç kelimeden medet umarcasına uğraş vermeleri ise bir başka üzücü durumdur.

Yüzyıllara yayılan birlikte yaşama kültürü ve kardeşlik anlayışı ile bölgemizi bir barış havzasına çevirebilmemiz Türkiye düşmanlarının söylemleriyle değil ancak bölge ülkelerinin bir araya gelmesi ve insanlık temelinde buluşup konuşmasıyla mümkündür. Özellikle Pandemi süreciyle birlikte birbirine komşu ülkelerin kötü günde dayanışma ve yardımlaşmalarının ne kadar önemli olduğu bir kez daha görülmüştür. Bu toprakların ruhunda kardeşlik, birlik, beraberlik ve hürmet vardır. Bu toprakların mayasında din, dil, ırk, mezhep gözetmeksizin insana insan olduğu için değer vermek vardır. Bu toprakların kalbinde en ağır yokluklar içinde bile yedi düvele meydan okuyabilmiş yiğitlerin kanı vardır. Bu topraklarda saygı vardır, sevgi vardır, şefkat vardır, hoşgörü vardır. Suçlamalarla, meydan okumalarla ve de güç gösterileriyle bu toprakların insanlarına diz çöktürülemez, boyun eğdirilemez. Bu gerçeği tarihin tozlu sayfalarında onlarca, yüzlerce defa görmek mümkündür. Bu millet yoldaşını, kader birliği yaptığı arkadaşını asla satmaz, yarı yolda hiç bırakmaz. Geçilen bu kritik tarihsel süreçte özellikle bölge ülkelerinin bu gerçeği bilmesinde yarar vardır. Kardeşlik ekseninde buluşmanın ve geleceği birlikte inşa etmenin tam zamanıdır. Geçmişin acılarını hatırlayalım ama karşılıklı yaşanan bu acıların geleceğimizi karartmasına asla izin vermeyelim. Hele de bunu sömürge iştahları kesilmemiş diş bileyen düşmanlarımıza basit fırsatlar vererek kesinlikle yapmayalım. Bunun kimseye ama kimseye faydası olmayacaktır. Zaman ve küresel güçler değişse de bizler bu toprakların çocukları olarak birbirimize her daim ihtiyaç duyacak her an bu kadim iklimi soluyacağız. Bu kader birliğine en az ekmek kadar su kadar ihtiyacımız olduğu açıktır.

Sözlerimi sonlandırırken Ramazan Bayramının ülkemize ve dünyaya sağlık, huzur ve barış getirmesini diliyor, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nızı kutluyorum.

Başkandan


Haberler

Duyurular

Tüm Duyurular

Etkinlikler

Tüm Etkinlikler

Etiketler