Bir yılı daha geride bırakırken, yaşadığımız süreci yalnızca takvimde bir yaprak değişimi olarak değil; hep birlikte verdiğimiz bir sınav, gösterdiğimiz bir dayanışma ve sahip olduğumuz ticari vizyonun bir yansıması olarak görüyorum. Bu yıl, küresel ekonomiden bölgesel krizlere, değişen müşteri davranışlarından dijitalleşmenin zorunluluk haline gelişine kadar pek çok alanda önemli eşiklerden geçtik. Tüm bu zorluklara rağmen, birlik ve kararlılıkla ayakta durmayı başardık. İbn Haldun’un da belirttiği gibi: “Toplumların kaderini belirleyen, karşılaştıkları güçlükler karşısındaki duruşlarıdır.” Biz de bu yıl, Laleli olarak nasıl bir duruşa sahip olduğumuzu güçlü bir şekilde gösterdik.
Geride bıraktığımız yıl boyunca LASİAD çatısı altında onlarca toplantı, etkinlik, panel, uluslararası misyon ziyareti ve sektör buluşması gerçekleştirdik. Sektörümüzün nabzını tuttuk, üyelerimizin taleplerini ve sorunlarını dikkatle dinledik. Kamu kurumlarımızla yakın temas halinde çalışarak çözüm odaklı bir yaklaşım sergiledik. Bu çabalarımız sayesinde hem sektörümüzün görünürlüğünü artırdık hem de Laleli’nin Türk ekonomisindeki yerini daha güçlü bir şekilde ifade etme fırsatı bulduk. Bugün şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim: Laleli artık yalnızca bir ticaret ve tekstil merkezi değil; aynı zamanda uluslararası moda akımlarını belirleyen, trend oluşturan, tasarım gücü ve lojistik avantajıyla fark yaratan bir dünya markasıdır. Bölgedeki her işletme, her ferdimiz, her üretici bu büyük yapının temel direklerinden biridir.
Bununla beraber, küresel ticaretin içinden geçtiği dönemin zorluklarını da hep birlikte yaşıyoruz. Rusya–Ukrayna savaşı, bölgesel gerilimler, uluslararası taşıma maliyetleri ve küresel talepteki dalgalanmalar, tüm dünyada olduğu gibi bizim bölgemizde de etkisini gösterdi. Bunun doğal sonucu olarak zaman zaman ticari akışımızda yavaşlamalar yaşadık. Fakat Mevlânâ’nın “Sabır, incitmeden dayanmak ve daralmadan beklemektir.” sözünü kendimize rehber edinerek, bu sürecin geçici bir tablo olduğunu biliyor ve geleceğe olan inancımızı koruyoruz. Özellikle 2026 yılının ikinci yarısından itibaren güçlü bir toparlanma, talepte canlanma ve Laleli’nin ticari ivmesinde belirgin bir artış bekliyoruz. Türkiye ekonomisi son dönemde kontrollü şekilde soğudu; bu süreç artık yerini yeni bir hareketlenmeye ve büyüme hazırlığına bırakmak üzere. Dünyada yeniden şekillenen tedarik zincirleri, Türkiye’nin stratejik konumu, üretim kapasitesi ve ticari tecrübesiyle birleştiğinde karşımıza güçlü fırsatlar çıkacak. Savaşın sona ermesiyle oluşacak normalleşme sürecinin ise en büyük kazananlarından biri şüphesiz Laleli ve ülkemiz olacaktır.
Bu noktada, sektörümüzün geleceği için önemle vurgulamamız gereken başlıklar elbette ki var. Daha rekabetçi olmak zorundayız. Fiyat, kalite, hız ve hizmetten oluşan dörtlü rekabet ekseninde kendimizi sürekli yenilemeliyiz. Satış kanallarımızı çeşitlendirmeliyiz. Tek pazara bağlı kalmak artık mümkün değil; Afrika’dan Orta Asya’ya, Orta Doğu’dan Balkanlar’a kadar geniş bir hedef haritası belirlemeliyiz. Dijitalleşmeye hız vermeliyiz. E-ticaret, dijital showroomlar, yapay zekâ destekli satış sistemleri ve veri odaklı iş modelleri artık bir seçenek değil; zorunluluk. Markalaşmadan vazgeçmemeliyiz. Farabi’nin “En büyük iyilik, insanın kendi emeğini değerli kılmasıdır” sözü bize şunu hatırlatıyor: Kendi markalarımızı güçlendirdiğimiz ölçüde hem kendimize hem ülkemize fayda sağlarız. Markalaşma uzun soluklu bir süreç olsa da bu yoldan asla dönmeyeceğiz, yılmayacağız. Kamu ile iş birliği içinde çözüm üretmeliyiz. Tespit ettiğimiz tüm sorunları ilgili kurumlarla paylaşarak ortak akılla çözüm üretmeye devam edeceğiz.
Laleli’nin gücü, sadece ticaretten değil; insanından, dayanışmasından, birlik kültüründen ve yenilikçi yapısından geliyor. Bu özellikler bizi dünya sahnesinde ayrıcalıklı kılıyor ve geleceğe daha güvenle bakmamızı sağlıyor. 2025 boyunca turizmde önemli başarılar elde ettik. Ticaret ve lojistik tarafında atacağımız adımlar, daha modern bir altyapı, daha etkili tanıtım çalışmaları ve daha güçlü uluslararası ilişkilerle desteklendiğinde Laleli’nin geleceğinin çok parlak olduğuna inanıyorum. Bu vesileyle, her bir üyemize, esnafımıza, üreticimize, iş insanımıza, çalışanımıza ve bu büyük yapıyı ayakta tutan tüm Laleli ailesine gönülden teşekkür ediyorum. Birlikte çalıştığımızda neleri başarabileceğimizi her yıl yeniden kanıtlıyoruz.
Yeni yılın hepimiz için bereket, huzur, sağlık, bolluk ve başarı getirmesini diliyorum. 2026’nın, Laleli’ye ve ülkemize yeni fırsatlar, yeni kapılar ve yeni başarılar sunmasını temenni ediyorum.
Hepinize sevgi, saygı ve muhabbetlerimi sunuyorum.
Giyasettin Eyyüpkoca
LASİAD Başkanı