Kıymetli Laleli Sanayicileri ve İş İnsanları,
“İnsan, karşılaştığı engellerle değil; o engeller karşısındaki duruşuyla büyür.” Marcus Aurelius’un bu yaklaşımı, içinde bulunduğumuz dönemi anlamamız açısından önemli bir rehberdir. Rusya-Ukrayna savaşı ne yazık ki beşinci yılına girmiş bulunmaktadır. 24 Şubat 2022’de başlayan geniş çaplı savaş, yalnızca iki ülkeyi değil; Avrupa’yı, bölgemizi ve dünya ekonomisini de derinden etkilemiştir. Rusya ve Ukrayna’nın enerji, maden, tarım ve yer altı kaynakları bakımından güçlü ülkeler olması, savaşın etkilerini çok daha geniş bir coğrafyaya taşımaktadır. Enerjiden gıdaya, lojistikten hammaddeye kadar birçok alanda yaşanan dalgalanmalar, küresel ticaretin dengelerini zorlaştırmaktadır. Bu olumsuz tablonun etkilerini Laleli’de ve ülkemizin ihracat merkezlerinde de hissediyoruz. Rusya ve Ukrayna, Laleli ticareti açısından önemli pazarlar arasında yer almaktadır. Savaşın neden olduğu ekonomik belirsizlik, tüketici talebindeki daralma, ödeme riskleri ve lojistik sorunlar sektörümüzü doğrudan etkilemektedir.
Ancak bizler, moralimizi kaybetmeden gerçekleri doğru okumak zorundayız. Yüksek faiz oranları, artan üretim ve işletme maliyetleri, döviz kurlarındaki düşük seyir ve yükselen genel giderler firmalarımızın rekabet gücünü ciddi biçimde zorlamaktadır. Türkiye, hazır giyim üretiminde maliyetleri yüksek bir ülke hâline gelmiştir. Firmalarımızın önemli bir bölümü borçlanmış durumdadır. Bu nedenle uygun maliyetli kredi imkânlarının artırılması, borçların yapılandırılması ve işletmelerimizin finansmana erişiminin kolaylaştırılması artık ertelenemez bir ihtiyaçtır. Ekonomide adeta mikro cerrahi titizliğiyle hareket etmemiz gereken bir dönemden geçiyoruz. Her sektörün, her işletmenin ve her üretim alanının ayrı ayrı analiz edilmesi; hızlı, hedefli ve uygulanabilir çözümler geliştirilmesi gerekiyor. Aksi hâlde bugün yönetilebilir olan bazı sorunlar, yarın çok daha büyük ekonomik kayıplara dönüşebilir.
Eylül ayı ile birlikte yıl sonuna kadar devam edecek yoğun iş sezonuna giriyoruz. Bu dönemi en verimli şekilde değerlendirmeli, müşterilerimizle ilişkilerimizi güçlendirmeli, tahsilat ve finans yönetimimize daha fazla önem vermeliyiz. İşletmelerimizde gereksiz maliyetleri azaltırken kalite, teslimat güvenilirliği ve müşteri memnuniyetinden taviz vermemeliyiz.
Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen IFCO – Istanbul Fashion Connection Fuarı, sektörümüz adına önemli bir başarıya sahne oldu. Avrupa’nın en büyük hazır giyim ve moda fuarı olan IFCO, dünyanın farklı ülkelerinden çok sayıda alıcıyı İstanbul’da buluşturdu. 2026 Ağustos edisyonuna birçok farklı ülkeden binlerce profesyonel ziyaretçinin katılması, İstanbul’un ve Türkiye’nin küresel moda ticaretindeki gücünü bir kez daha ortaya koymuştur. Fuarın gerçekleşmesinde emeği geçen tüm kurumlarımızı, organizasyon ekiplerini, katılımcı firmalarımızı ve ziyaretçileri gönülden kutluyorum. Laleli firmalarımızın fuarda sergilediği başarı ve profesyonel duruş bizleri gururlandırmıştır. Bu tür organizasyonlar yalnızca ürünlerimizi sergilemek için değil, Türkiye’nin üretim kabiliyetini, tasarım gücünü ve ticari güvenilirliğini dünyaya anlatmak için de büyük önem taşımaktadır.
Charles Darwin’in şu sözü, günümüz rekabet ortamını çok iyi özetlemektedir: “Hayatta kalanlar en güçlüler ya da en zeki olanlar değil, değişime en iyi uyum sağlayanlardır.” Bu nedenle markalarımızın katma değerli ürünlere yönelmesi, tasarım ve marka yatırımlarını artırması, dijitalleşmeyi iş süreçlerinin merkezine alması gerekiyor. Sadece fiyat rekabetiyle ayakta kalmamız mümkün değildir. Daha özgün koleksiyonlar hazırlamalı, markalaşmalı, e-ticaret ve dijital pazarlama kanallarını etkin kullanmalı, yurt dışı ziyaretlerini ve uluslararası fuar katılımlarını artırmalıyız. Laleli’nin geleceği; üretim, ticaret, tasarım, lojistik ve finans alanlarında birlikte hareket edebilmemize bağlıdır. Firmalarımızın birbirinden güç alması, deneyim paylaşması ve ortak çözümler geliştirmesi bu zorlu dönemde büyük önem taşımaktadır.
Elbette önümüzde kolay bir süreç yok. Fakat bizler krizleri yönetme, değişime uyum sağlama ve yeniden güçlenme iradesine sahibiz. Moralimizi bozmayacağız; ancak tedbirlerimizi de geciktirmeyeceğiz. Bu zor dönemi elbirliğiyle aşacağız. En önemli hedefimiz ise yalnızca bu süreci geride bırakmak değil, en az hasarla ve daha güçlü bir yapıyla çıkmaktır. Konfüçyüs’ün sözleriyle ifade edecek olursak: “Zor zamanlar güçlü insanlar yetiştirir.” Laleli’nin sanayicileri ve iş insanları olarak dayanışmamızı koruyacak, ülkemizin üretimine, istihdamına ve ihracatına katkı sunmaya devam edeceğiz.
Saygılarımla,
Giyasettin Eyyüpkoca